Orlistat, bağırsaktan yağ emilimini yaklaşık %30 oranında engelleyen bir ilaçtır.
Bu nedenle obezite ve Tip-2 diyabet tedavisinde yardımcı ajan olarak kullanılır.
Ancak…
Bu etki, “masum” bir etki değildir.
Doğrudan sindirim biyokimyası ile oynar ve bunun doğal sonucu olarak önemli yan etkiler üretir.
Bu nedenle Orlistat’ı anlamanın tek yolu mekanizmasını doğru kavramaktır.
Mekanizma
Orlistat; pankreastan ve ince bağırsaktan salgılanan lipaz enzimlerini geri dönüşsüz olarak bloke eder.
Lipaz enzimi normalde:
Trigliseritleri
→ 2 serbest yağ asidi + 1 monogliserid haline parçalar.
Bu parçalanma olmadan yağlar emilemez.
Bu serbest yağ asitleri ve monogliseridler, safra tuzları ile birleşerek misel oluşturur.
Miseli “sabun köpüğü” gibi düşünebilirsiniz:
Elleriniz yağlıdır.
Sabunla yıkadığınızda köpük oluşur.
Köpüklerin içinde yağ parçacıkları hapsolur.
Köpükler sürekli patlar, söner ve yeniden oluşur; her seferinde yağları yakalar.
Bağırsakta da safra tuzlarının yaptığı tam olarak budur.
Safra tuzları, lipazın parçaladığı yağları misel içine alır.
Bu miseller bağırsak fırçamsı yüzeye gelir, parçalanır ve yağlar emilir.
Orlistat bu zinciri en başından kırar.
Lipaz çalışamaz.
Trigliserit parçalanamaz.
Miseller oluşamaz.
Yağ emilemez.
Sonuç:
Yağ, olduğu gibi bağırsaktan aşağı iner.
Yan Etkiler
1) Yağda çözünen vitaminlerin emilememesi
Bağırsaktan sadece yağ emilmez.
Yağla birlikte emilen çok kritik maddeler vardır:
A – D – E – K vitaminleri
Orlistat lipazı yaklaşık %30 bloke ettiğinde,
yağlarla birlikte bu vitaminlerin emilimi de yaklaşık %30 azalır.
Bu vitaminler vücutta depolanan vitaminlerdir.
Bu yüzden eksiklik hemen ortaya çıkmaz.
Ama depolar giderek boşalır.
Ve bir süre sonra:
A vitamini eksikliği
D vitamini eksikliği
E vitamini eksikliği
K vitamini eksikliği
klinik olarak görülmeye başlar.
Özellikle K vitamini eksikliği çok kritiktir.
K vitamini düşerse → pıhtılaşma faktörleri azalır → INR yükselir.
Bu durum özellikle:
- Kan sulandırıcı kullananlarda
- Karaciğer hastalarında
- Pıhtılaşma problemi olanlarda
hayati risk oluşturur.
Bu nedenle:
Orlistat kullananlarda belirli aralıklarla INR takibi yapılmalıdır.
Uzun süreli kullanımda:
A, D, E, K vitamin desteği zorunludur.
Özellikle D ve K vitamini birlikte düşünülmelidir.
2) Gastrointestinal yan etkiler
Yağ emilemediği için bağırsakta kalır.
Bunun sonucu olarak:
- Steatore (yağlı dışkı, parlak, yapışkan dışkı)
- Aşırı gaz oluşumu
- İshal
- Sürekli tuvalete çıkma isteği
- Karın ağrısı
- Kramp
- Anal kaçırma hissi
görülebilir.
Bu yan etkiler özellikle:
yağlı yemeklerden sonra dramatik şekilde artar.
Orlistat kullanan biri yağlı beslendiğinde, ilacın “bedelini” bağırsak öder.
Bu yüzden:
Orlistat = zorunlu yağ kısıtlaması demektir.
3) Böbrekte oksalat taşı oluşumu
Bu konu çoğu zaman göz ardı edilir.
Ama uzun vadede en ciddi risklerden biridir.
Gıdalarla oksalat alırız:
Çay
Çikolata
Ispanak
Pancar
Pazı
Kuruyemişler
Kahve
Kepekli ürünler
Normalde oksalat bağırsakta kalsiyumla birleşir.
Ve dışkı ile atılır.
Eğer oksalat kalsiyumla bağlanamazsa:
Kana geçer.
Böbreğe gider.
Orada kalsiyumla birleşir.
Ve kalsiyum oksalat taşı oluşur.
Orlistat kullanımında ne olur?
Emilemeyen yağlar bağırsakta kalsiyumu bağlar.
Kalsiyum yağ asitlerine gider.
Oksalat boşta kalır.
Kana emilir.
Böbreğe taşınır.
Ve taş oluşur.
Bu nedenle Orlistat, özellikle:
- Kum dökenlerde
- Taş öyküsü olanlarda
- Yetersiz sıvı tüketenlerde
böbrek taşı riskini belirgin artırır.
Koruyucu Yaklaşımlar
Bu riskleri azaltmak için:
1) Magnezyum
Magnezyum bağırsakta oksalatı bağlar.
Kana geçmesini azaltır.
Kronik taş öyküsü olanlarda magnezyum desteği çok değerlidir.
2) Sitrat (Limon)
Sitrat böbrekte kalsiyuma bağlanır.
Kalsiyumun oksalatla birleşmesini engeller.
Bu nedenle:
Günlük yarım limon suyu, taş riskini anlamlı azaltır.
Ayrıca sitrat:
İdrar pH’ını yükseltir.
Urik asit taşları asidik idrarda oluşur.
pH 6’nın üzerine çıktığında çözülür.
Bu yüzden:
Sitrat ve potasyum sitrat,
hem kalsiyum oksalat taşlarını engeller,
hem de urik asit taşlarının çözülmesine yardım eder.
Evet…
Orlistat kilo kaybına yardımcı olur.
Ama:
- Tek başına çözüm değildir.
- Mutlaka diyet gerekir.
- Mutlaka yaşam tarzı değişikliği gerekir.
Yan etkileri özellikle yağlı beslendiğinde artar.
Bu nedenle yağ alımı ciddi şekilde sınırlandırılmalıdır.
Uzun süre kullanılacaksa:
- A, D, E, K vitamin desteği şarttır.
- INR takibi ihmal edilmemelidir.
Böbrek taşı öyküsü olanlarda:
- Günlük yarım limon
- Düşük doz kalsiyum
- Magnezyum desteği
ciddi şekilde düşünülmelidir.
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Doğal Yaşayın
Doğal Beslenin
Aklınıza Mukayet Olun
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Sayın okuyucu,
Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.
Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75
Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

