B1 vitamini

Vitamin B1 (Tiamin) nedir?

Vitamin B1 (Tiamin) diğer suda eriyen sekiz B vitamininden ilk keşfedilenidir.
Hücrelerimizin tamamına yakınında olup, besinlerin enerjiye çevrilmesinde rol alır.

Vitamin B1 (Tiamin),

  • Hücrelerin büyümesinde, gelişmesinde ve fonksiyonunda
  • Sinir sisteminin sağlığında
  • Enerji metabolizmasında
  • Zihinsel sağlıkta

Önemli rol oynar.

Vücutta Vitamin B1 (Tiamin) depolanması sınırlıdır. Bu sebeple besinler (Tam buğday ürünlerinde, bezelye, fasulye, balık, et ve süt ürünleri, meyve ve yumurta) yolu ile düzenli Vitamin B1 (Tiamin) alımı gereklidir.

Magnezyum, Vitamin B1 (Tiamin)‘ in aktif formuna dönüşümü için gereklidir.

Vitamin B1 (Tiamin) Ne İşe Yarar?

Tiamin Pirofosfataz Enzimi, enerji üretimi, karbonhidrat metabolizması, sinir hücrelerinin işlevleri için gereklidir. Tiamin Pirofosfataz Enziminin kofaktörü de Vitamin B1 (Tiamin)dir.

Vitamin B1 (Tiamin)
  • Esansiyel aminoasitlerin (Lösin, izolösin ve valin gibi) metabolizmasında rol oynar.
  • Sinir hücrelerinin membranlarından sodyum iyonlarının geçişini sağlar.
  • Asetilkolin sentezi için gereklidir.
  • Beyinde enerji üretimi için mutlak gereklidir.
  • Fetinoin alan epileptik hastalarda da kullanılır.
  • Leigh hastalığı, MSUD (akçaağaç şurubu idrar hastalığı) gibi genetik hastalıklara bağlı metabolik bozuklukların giderilmesine yardımcı olur.

Vitamin B1 (Tiamin), hafızada görevli nörotransimitterleri (asetilkolin gibi) taklit eder.

Alzheimer hastalarında, beynin çeşitli bölgelerinde asetilkolin aktivitesinde ciddi azalma ortaya çıkar. Vitamin B1 (Tiamin), beyinde asetilkolinin etkisini hem arttırır hem de taklit eder.

Klinik çalışmalarda 3-8 g/gün dozunda Vitamin B1 (Tiamin), Alzheimer hastalarına ve yaşa bağlı mental fonksiyonları bozulanlara verildiğinde bu hastalarda mental fonksiyonların düzeldiği görülmüştür.

Fenitoin alan epilepsi hastalarında da tiamin desteği ile mental fonksiyonlarda düzelme görülmektedir.

Yapılan bir saha çalışmasında; Dört yıldan uzun süredir fenitoin alan 72 epilepsi hastası dört gruba ayrılmıştır. Altı ay boyunca;

  • Birinci gruba sadece plasebo
  • İkinci gruba 5 mg folik asit
  • Üçüncü gruba 50 mg Vitamin B1 (Tiamin)
  • Dördüncü gruba 5 mg folik asit + 50 mg Vitamin B1 (Tiamin)

Verilmiş ve vakalar takip edilmiştir.

Altı ay süren çalışmanın sonucuna göre; Vitamin B1 (Tiamin) IQ testlerinde mental fonksiyonları düzeltirken, folik asit etkisiz bulunmuştur.

Vitamin B1 (Tiamin) Eksikliği

B1 vitamini eksikliği gelişmiş ülkelerde oldukça nadirdir. Beslenme ile yakından ilişkilidir.

  • Diyabet
  • Crohn hastalığı
  • Multipl Skleroz da eksilir. Takviyesi gerekir.
  • Mental fonksiyonlarda bozulma ve ciddi eksiklikte ise psikoz gelişir.

Psikiatri servisine yatırılan hastaların %30’dan fazlasında Vitamin B1 (Tiamin) eksikliği belirlenmiştir.

Wernicke-Korsakoff sendromu

Wernicke-Korsakov Sendromu (WKS), görme değişiklikleri, ataksi ve bozulmuş bir hafıza kaybı ile seyreden, birbiriyle yakından ilişkili olan Wernicke ensefalopatisi ile alkolizme bağlı Korsakov Sendromu’nun (AKS) birlikte görüldüğü bir durumdur.

Wernicke-Korsakov Sendromu (WKS) nedeni, Vitamin B1 (Tiamin) eksikliği olup, Wernicke ensefalopatisinde, birlikte veya yalnız başlarına ortaya çıkan yeme bozuklukları, malnütrisyon ve uzun süreli alkol suistimaline bağlı ikincil bir durum olarak gelişebilir.

Alkoliklerin% 30 ila% 80’inin Vitamin B1 (Tiamin) eksikliği görülmektedir.

Diyette Vitamin B1 (Tiamin) alımının yüksek olması, katarakt gelişme riskinin azaltmaktadır.

Diyabetli kişilerde idrardaki albümin, böbrek hasarının bir göstergesidir.

Yapılan araştırmalarda, 3 ay boyunca yüksek doz Vitamin B1 (Tiamin) (günde üç kez 100 mg) alan tip 2 diyabetli kişilerin idrarlarında albümin miktarını azaldığı görülmüştür.

12-21 yaş arası kızların 90 gün boyunca düzenli olarak Vitamin B1 (Tiamin) takviyesi almaları durumunda ağrılı adet görmenin azaldığı veya kesildiği görülmüştür.

Vitamin B1 (Tiamin) eksikliği riskini artıran durumlar
  • Obezite cerrahisi geçirenler
  • Yüksek doz diüretik kullanımı
  • Alkol bağımlılığı
  • Şeker hastalığı
  • HIV / AIDS
  • Yaşlılık
  • Diyaliz

Vitamin B1 (Tiamin) eksikliği belirtileri
  1. Kollarda ve Bacaklarda Karıncalanma hissi
  2. Kalp Atım Hızındaki Değişiklikler
  3. Azalmış Refleksler
  4. Bulantı ve Kusma
  5. Bulanık Görme
  6. Nefes darlığı
  7. Kas Zayıflığı
  8. İştah Kaybı
  9. Yorgunluk
  10. Sinirlilik
  11. Delirium

Beriberi 

Ciddi Vitamin B1 (Tiamin) eksikliği hastalığına neden olur.

  • Nörolojik dejenerasyon
  • Müsküler dejenerasyon
  • Sıvı birikimi
  • Kan basıncı yüksekliği
  • Yürüme zorluğu
  • Kalp rahatsızlığı gelişebilir.

Vitamin B1 (Tiamin) Fazlalığı

Tiamine bağlı toksisite bildirilmemiştir.

* Food and Nutrition Board, Institute of Medicine, National Academies göre yetişkinlerde önerilen günlük Vitamin B1 (Tiamin) alım değeri erkekler için 1,2 mg, kadınlar için 1,1 mg olarak belirlenmiştir.

** T.C. Tarım,Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı‘na göre yetişkinler için Vitamin B1 (Tiamin) günlük referans alım değeri 1,1 mg olarak belirlenmiştir.

Tabloda Vitamin B1 (Tiamin)‘in çeşitli besin kaynakları listelenmiştir.

*DV = Günlük Değer.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), tüketicilerin toplam diyet bağlamında gıdaların ve diyet takviyelerinin besin içeriklerini karşılaştırmalarına yardımcı olmak için DV’leri geliştirdi.

Tiamin için DV, yetişkinler ve 4 yaş ve üzeri çocuklar için 1,2 mg’dır.

FDA, gıdaya tiamin eklenmediği sürece gıda etiketlerinde tiamin içeriğinin listelenmesini gerektirmez. DV’nin %20 veya daha fazlasını sağlayan gıdalar, bir besin maddesinin yüksek kaynakları olarak kabul edilir, ancak DV’nin daha düşük yüzdelerini sağlayan gıdalar da sağlıklı bir diyete katkıda bulunur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Tiamin https://ods.od.nih.gov/factsheets/Thiamin-HealthProfessional/#h5

⭐️⭐️ Tiamin eksikliği hipotalamik AMPK’yi inhibe ederek anoreksiyaya neden olur https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24607345/

⭐️⭐️ Kronik yorgunluk sendromu olan hastalarda B vitamini durumu https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC1297139/

⭐️⭐️ Yüksek doz tiamin felç sonrası yorgunluğu iyileştiriyor: Üç vaka raporu https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25192035/

⭐️⭐️ Beslenme Nöropatileri https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4199287/

⭐️⭐️ Uzun süreli diyet eksikliği olmaksızın tiamin eksikliğinde görme kaybı ve optik sinir başı şişmesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4039400/

⭐️⭐️ Alkol kötüye kullanımında B vitamini eksikliği ve nöropsikiyatrik sendromlar https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/9719389/

⭐️⭐️ Tiamin eksikliğinde miyopati: Bir vaka analizi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16920153/

⭐️⭐️ Kronik ishalli hastalarda Wernicke ensefalopatisi ile ilişkili tiamin eksikliğine bağlı optik nöropati https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23473530/

⭐️⭐️ Tahıl tüketimindeki etnik farklılıklar ve B vitamini alımına katkıları: Çok Etnikli Kohort Çalışmasının sonuçları https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23688109/

⭐️⭐️ Nörodejenerasyonda tiamin bağımlı süreçler ve tedavi stratejileri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/17685850/

⭐️⭐️ Alkol bağımlısı hastalarda tiamin uygulaması https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15550446/

⭐️⭐️ Wernicke ensefalopatisi: 400 AIDS hastasından oluşan bir serideki oluşum ve patolojik yönler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/1340667/

⭐️⭐️ Tiaminin kanser üzerindeki rolü: olası genetik ve hücresel sinyal mekanizmaları https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23893925/

⭐️⭐️ Yüksek doz tiamin takviyesi hiperglisemik bireylerde glikoz toleransını iyileştirir: randomize, çift kör çapraz geçişli bir çalışma https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23715873/

⭐️⭐️ Alzheimer tipi demansta yüksek doz tiaminin ön bulguları https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/8251051/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.







Daha Fazla

Sınai ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum Ve Depolama Eğitimi – Belgesi

Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum Ve Depolama Eğitimi Belgesini Firmamızdan Alabilirsiniz.

Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Eğitimi Belgesi için;

Başvuru Mail: [email protected]

Merkez Tel.: +90 232 265 20 65

Başvuru Tel: 0 530 568 42 75

  • Eğitim 232 saattir.
  • Eğitim sonrasında verilen sertifika ömür boyu geçerli
  • Sertifika e-devlette kayıtlıdır.
  • Sertifika Karekodlur.
  • Sertifika Üniversite onaylıdır.
  • Sertifikanın kaybedilmesi halinde e-devletten yenisini kendiniz de çıkartılabilirsiniz.

Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Eğitimi Belgesini nerede alabilirsiniz?

  • Çalışanlarınızı İzmir – Karabağlarda merkezimize eğitim için yollayabilirsiniz.
  • Firmanızda toplu eğitimlere katılabilirsiniz.
  • Uzaktan eğitimlerimize katılım sağlayabilirsiniz.
  • Türkiyenin her yerinden Başvurabilirsiniz.

Hastanelerde – Tıp Merkezlerinde Tıbbi Gazları Üretimi, Dolumu ve Depolamasının yapıldığı her yerde bu işlerde çalışan tüm personelin belgesi olması zorunludur

Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Eğitimi İçeriği

Eğitim içeriği MEB tarafından yayınlanan modüllerin, güncel bilgiler ve firmanız özelinde yaptığınız işlemlerin eklenmesi ile sektör deneyimi olan eğitmenlerimiz tarafından verilmektedir.

Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Eğitimi zorunlu mu?

Aşağıda verilen yönetmeliklerde belirtilen mesleklerde çalışanlarının Mesleki Eğitim Belgesi alması zorunluluğu bulunmaktadır.

13.07.2013 tarih ve 28706 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine Dair Yönetmelik.

15.05.2013 tarihli ve 28648 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik

Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Eğitimi kimlere zorunlu?

Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama işlerinden herhangibirinde çalışan herkes için zorunludur.

İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Sertifikası, Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Eğitimi Belgesi Yerine geçer mi?

Hayır. Yerine geçmez.

İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Sertifikası yasal düzenlemelerle belirlenmiş ve her çalışanın yaptığı işin tehlike sınıfına ve niteliğine göre İş Güvenliği uzmanları tarafından verilen ve süreli belgelerdir. Mesleki Eğitim belgesi değilerdir.

Biz arayın 0 530 568 42 75

Çalışanlarınız en kısa zamanda Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Mesleki Eğitim belgesine sahip olsunlar.

Merkez Adres: Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR

Merkez Telefon: +90 232 265 20 65

Tetkik Danışmanlık

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Havuz Suyu Operatörlüğü Mesleki Eğitim Belgesi

Havuz Suyu Operatörlüğü

Mesleki Eğitim Belgesini Firmamızdan Alabilirsiniz

Havuz Suyu Operatörlüğü Mesleki Eğitim Belgesi için;

Başvuru Mail: [email protected]

Merkez Tel.: +90 232 265 20 65

Başvuru Tel: 0 530 568 42 75

  • Eğitim 232 saattir.
  • Eğitim sonrasında verilen sertifika ömür boyu geçerli
  • Sertifika e-devlette kayıtlıdır.
  • Sertifika Karekodlur.
  • Sertifika Üniversite onaylıdır.
  • Sertifikanın kaybedilmesi halinde e-devletten yenisini kendiniz de çıkartılabilirsiniz.

Havuz Suyu Operatörlüğü Mesleki Eğitimi nerede alabilirsiniz?

  • Çalışanlarınızı İzmir – Karabağlarda merkezimize eğitim için yollayabilirsiniz.
  • Firmanızda toplu eğitimlere katılabilirsiniz.
  • Uzaktan eğitimlerimize katılım sağlayabilirsiniz.
  • Türkiyenin her yerinden Başvurabilirsiniz.

Havuz Suyu Operatörlüğü Mesleki Eğitim İçeriği

Eğitim içeriği MEB tarafından yayınlanan modüllerin, güncel bilgiler ve firmanız özelinde yaptığınız işlemlerin eklenmesi ile sektör deneyimi olan eğitmenlerimiz tarafından verilmektedir.

Havuz Suyu Operatörlüğü Mesleki Eğitimi zorunlu mu?

Aşağıda verilen yönetmeliklerde belirtilen mesleklerde çalışanlarının Mesleki Eğitim Belgesi alması zorunluluğu bulunmaktadır.

13.07.2013 tarih ve 28706 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine Dair Yönetmelik.

15.05.2013 tarihli ve 28648 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik

Havuz Suyu OperatörlüğüMesleki Eğitimi kimlere zorunlu?

Havuz Suyu Operatörü olarak çalışan herkes için zorunludur.

İş Güvenliği eğitimi, Havuz Suyu Operatörlüğü Mesleki Eğitimi Belgesi Yerine geçer mi?

Hayır. Yerine geçmez.

İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Sertifikası yasal düzenlemelerle belirlenmiş ve her çalışanın yaptığı işin tehlike sınıfına ve niteliğine göre İş Güvenliği uzmanları tarafından verilen ve süreli belgelerdir. Mesleki Eğitim belgesi değilerdir.

Biz arayın 0 530 568 42 75 Çalışanlarınız en kısa zamanda Havuz Suyu Operatörlüğü Mesleki Eğitim belgesine sahip olsunlar.

Merkez Adres: Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR

Merkez Telefon: +90 232 265 20 65

Tetkik Danışmanlık

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

A Vitamini

A Vitamini Nedir?

A vitamini tek bir besin maddesi değildir. β-karoten ve diğer karotenoidlerden sentezlenen, retinol, retinal ve retinil esterleri (retinil palmitat vb gibi) gibi yağda çözünen çeşitli molekülleri kapsayan genel bir terimdir.

A vitamini, yiyeceklerde iki farklı türde bulunur.

Önceden oluşturulmuş A vitamini – Retinol ve Retinil Esterler – (Süt ürünleri, Karaciğer, Et, Balık, Tavuk, yumurta ve Balık gibi hayvansal ürünlerde bulunur)

Provitamin A – Karotenoidler – (Renki meyve, sebze ve yağlar gibi bitkisel gıdalarda bol miktarda bulunur.) 

Vücudumuz her iki formu da direk kullanamaz.

Aktif formları olan Retinal ve Retinoik Aside dönüştürmesi gerekir.

Retinol ciltte ilk adımda Retinal‘ dönüşür. Retinal sonra Retinoik Aside dönüşür.

Bu sebeple Retinal, Retinol‘den daha hızlı etkilidir.

Vücut, Retinolün %75 ila %100’ünü ve çoğu durumda β-karotenin %10 ila %30’unu gıdalardan emebilir. Pişirme ve ısıl işlem, gıdalardanβ-karoten‘in biyoyararlanımını artırabilir.

1 İU A vitamini = 0.3 mikrogram Retinol » ~ 0.344 mikrogram Vitamin A asetattır.

1 IU A vitamini = 0.3 mikrogram Retinol » = 0.6 mikrogram beta karoten » = 1.2 mikrogram diğer karotenoidler’e eşittir. 

A Vitamini Ne İşe Yarar?

  • Antioksidandır. Yaşlanmaya ve kanserli hücrelere karşı savaşır.
  • A vitamini olmadan proteinler kullanılamaz.
  • Metabolizmamızın sorunsuz çalışmasında
  • Embriyo gelişiminde
  • Büyümede, üremede
  • Çocuklarda boy uzamasında çok önemlidir.
  • Koku duyusu reseptörlerinde çok fazla miktarda vardır.
  • Kan yapımında
  • Bağışıklık sisteminde
  • Doku hücre büyümesinde
  • Dokuların ve hücrelerin yenilenmesinde görev alır, kemik ve diş yapısına katılır.
  • Bağırsak ve deri epitel doku yapımı, gelişimi ve korunmasında
  • Görmede gerekli olup, göz sinir yapısında yüksek miktarda bulunur.
  • Eksikliğinde ilk belirti göz kuruluğu, göz yaşı eksikliğidir. Korneada bozulmaya sebep olur.
  • Eksikliği Sperm ve Kalitesiz yumurtaya neden olur. Doğurganlık düşer, düşüklere sebep olur.
  • Demirin emilimine ve salınımında dolayısıyla hem vücudun oksijen (satürasyon) dengesinde, hemde demir eksikliği tedavisinde önemlidir.
  • Cilt sorunlarında *sivilce, iltihaplı sivilce, siyah noktalar, gözenekli yüz yapısı* çinko ile birlikte tedavi edicidir.
  • Ağız, mide ve ince bağırsakların ve idrar yollarındaki deri ve dokuların sağlıklı bir şekilde devamlılığını sağlayarak, enfeksiyonlara karşı koruyan karbon içerikli bir moleküldür.
  • Vücuda giren virüs, bakteri, mantar gibi patojenlerle ilk karşılasan ve savaşan mukoza yapıda, normal bağışıklık hücrelerinde bulunur. Eksikliğinde vücut enfeksiyona açık hale gelir.

Yeri gelmişken bir yanlışı düzeltelim: ”Havuç A vitamini deposudur” sözü sanıldığı gibi doğru degildir. Havuca o turuncu rengi veren β-karoten‘in yaklaşık %12 si A vitaminine dönüştürülür. Yediğimiz zaman da direkt A vitamini içermez.

Vitamin A eksikliği sağlığı olumsuz yönde etkileyebildiği gibi, fazlalığı da tehlikeli olabilir.

1. Potansiyel Antioksidandır

Provitamin A – Karotenoidlerβ-karoten (güçlü bir antioksidandır), alfa-karoten ve β-kriptoksantin (Renki meyve, sebze ve yağlar gibi bitkisel gıdalarda bol miktarda bulunurlar.) Bu karotenoidler, vitamin A öncülleri olup oksidasyonu (en iyi O2 temizleyicidir) önlemede görev alırlar.

Karotenoidler, oksidatif stres meydana getirerek, DNA’ya zarar veren ve kanserin başlangıç aşamasında etkili olan serbest radikallerin etkisini yok ederler ve vücut dışına atılmasında etkili rol oynarlar.

Oksidatif stres; vücuda alınan oksijenin kullanımı ve metabolizması sırasında serbest radikal adı verilen hücre ve dokulara zararlı moleküllerin meydana getirdiği ortam zararına denir. Oksidatif stres diyabet, kanser, kalp hastalığı ve bilişsel gerileme gibi çeşitli kronik hastalıklarla ilişkilidir. Bu sebeple karotenoidlerden zengin beslenme kalp hastalığı, akciğer kanseri ve diyabet gibi hastalıkların oluşma riskini azaltmaktadır. 

Serbest radikal; dış etkenlerle nedeniyle ortaya çıkarak hücre ve dokularla reaksiyona girip hasara neden olabilen ve vücutta doğal olarak üretilen moleküllerdir.

Sigara ve alkol kullanımı, β- karoten’in kandaki oranını % 20 civarında düşürmektedir.

2. Gözün temel besinidir

β-karoten retinada retinol‘e dönüşür ve karanlıkta görüş için gereklidir.

Aktif formu olan retinal, renk görme ve az ışıklı görme için gerekli bir molekül olan, Rodopsin oluşturmak için opsin proteini ile birleşir. 

Kornea (gözün en dış tabakası) ve konjonktiva (gözün yüzeyini ve göz kapaklarının içini kaplayan ince zar) korunmasında ve beslenmesinde önemli rol oynar.

A vitamininin vücutta yeterli düzeyde olması “sarı nokta hastalığı” olarak bilinen yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) gibi bazı göz hastalıkları oluşumunu önler.

Yüksek β-karoten, alfa-karoten ve beta-kriptoksantin düzeylerinin oksidatif stres seviyelerini düşürerek maküler dokuyu koruması nedeniyle “sarı nokta hastalığı” olarak bilinen yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) riskini % 25’e kadar azaltabilmektedir.

Klinik çalışmalarda sentetik Vitamin A göz damlası, kuru göz tedavisinde etkili sonuç vermiştir. Diğer tedavilerin aksine, kuru gözün altta yatan nedeni olan, hücresel değişikleri tersine çevirmektedir.

3. Antikanserojendir

Vitamin A, antioksidan özellikleri nedeniyle, karotenoid bakımından zengin meyve ve sebzeler belirli kanser türlerine karşı koruma sağlayabilir.

Yapılan bir çalışmada, 10.000’den fazla erişkinin içinde;

1.grup Sigara içen ve kanında yüksek alfa-karoten ve beta-kriptoksantin olanlar

2.grup Sigara içmeyen ve kanında düşük alfa-karoten ve beta-kriptoksantin olanlar

1. gruptakilerin akciğer kanserinden ölüm riskinin % 46 – % 61 oranında daha düşük olduğu görülmüştür. 

Deneysel test tüpü çalışmalarında; retinoidlerin mesane, meme ve yumurtalık kanseri gibi bazı kanser hücrelerinin büyümesini engelleyebildiği gözlenmiştir. 

Yapılan çalışmalarda, pek çok besinde bulunan alfa karoten, β- karoten, likopen, lutein, kriptoksantin ve zeaksantin gibi belli başlı karotenoidlerin oluşumunu tamamlayıp depolandığı organlarda antikarsinojen olarak etki gösterdiği saptanmıştır.

β- karotenin başlangıçta bildirilen antikarsinojenik potansiyeli, tekli oksijeni söndürme, oksi-radikalleri temizleme ve serbest radikal reaksiyonlarını sonlandırma konusundaki özgül kapasitesine dayanıyordu. Ancak, yüksek oksijen basıncında ve oksidatif stres altında pro-oksidanlar olarak hareket ederek belirli diyet koşulları altında UV karsinogenezini şiddetlendirdikleri bildirilmiştir.

Bu yüzden β- karoten gibi provitamin A aktivitesi gösteren karotenoidlerin yanında kantaksantin, likopen lutein gibi provitamin A aktivitesi olmayan karotenoidler de antioksidan özelliklere sahiptir ve kanser oluşumunu bu şekilde engeller.

4. Doğurganlık ve Bebeğin Gelişiminde Etkilidir

Dişilerde, A vitamini eksikliğinin üreme sonuçları üzerindeki etkisi, eksikliğin ortaya çıktığı zamana ve şiddetine bağlıdır. Çiftleşmeden önce şiddetli A vitamini eksikliği ortaya çıktığında, vajinal yaymalarda sürekli olarak kornifiye hücreler bulunur ve üreme implantasyondan önce başarısız olur. 

Gebe kişilerin fetal büyüme ve doku bakımı ve kendi metabolizmalarını desteklemek için ekstra A vitaminine ihtiyaçları vardır.

Tüm – trans retinoik asidin (RA) hem erkek hem de dişi üremeyi ve embriyonik gelişimi destekleyen A vitamini formudur.

A vitamini hem erkek hem de dişi üreme için esastır, çünkü sperm ve yumurta gelişiminde rol oynar.

A vitamini eksikliğinde epididim, prostat ve seminal vezikülün epitelinin tabakalı skuamöz keratinize epitel ile yer değiştirdiğini ve spermatogenezin durduğunu göstermiştir.

Yeterli A vitamini alımı olan emziren kişilerin anne sütü, bebeklerin yaşamlarının ilk 6 ayındaki ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli miktarda A vitamini içerir. Lakin, A vitamini eksikliği olan kişilerde, anne sütündeki A vitamini içeriği, yalnızca anne sütüyle beslenen bebeklerde yeterli A vitamini depolarını korumak için yeterli değildir.

Plasenta sağlığı, fetal doku gelişimi ve büyümesi için de kritik olması sebebiyle anne ve cenin sağlığının ve de gebe kalmaya çalışanların çok önemli ihtiyacıdır.

5. Bağışıklığı Güçlendirir

A Vitamini, vücudunuzu hastalıklardan ve enfeksiyonlardan koruyan tepkileri uyararak bağışıklık sağlığını etkiler.

Retinoid asit, doğuştan gelen bağışıklık sisteminin hücrelerinin farklılaşması, olgunlaşması ve işlevlerinin düzenlenmesinde önemli roller oynar.

Doğuştan gelen bağışıklık hücreleri, fagositoz ve sitotoksik aktivite yoluyla immün düzenleyici işlevler gerçekleştiren doğal öldürücü T hücrelerinin aktivasyonu yoluyla patojen istilasına anında yanıtlar başlatan makrofajlar ve nötrofillerden oluşur.

Hastalıklara karşı korunan immün yanıtlarda merkezi rol oynayan B ve T hücreleri de dahil olmak üzere belirli hücrelerin oluşturulmasında rol oynar.

Eksikliği, bağışıklık sisteminin tepkisini ve işlevini azaltan pro-inflamatuar moleküllerin seviyesinin yükselmesine neden olur. 

HIV enfeksiyonlu hastalarda vitamin A eksikliğine sık rastlanır. Araştırmalarda HIV enfeksiyonlu kişilerin %15 den fazlasında vitamin A eksikliği saptanmıştır. Vitamin A eksikliği olan HIV’li hastalarda, olmayanlara göre yardımcı T hücre sayısı daha düşük saptanır. Vitamin A eksikliği HIV enfeksiyonu olanlarda ölüm oranlarının daha fazla olmasıyla da ilişkilidir. (34)

Vitamin A, oksidatif stresi kontrol altında tutarak, bağışıklık sisteminizi güçlendirerek ve bazı hastalıklara karşı koruyarak sağlığı olumlu yönde etkiler.

6.Kistik Fibroziz ve A Vitamini

Kistik fibrozlu kişilerin %90’ına kadarında pankreas yetersizliği vardır ve bu durum yağ emilimindeki zorluk nedeniyle A vitamini eksikliği riskini artırır. Sonuç olarak, kistik fibroz için standart bakım, A vitamini, diğer yağda çözünen vitaminler ve pankreas enzimleriyle ömür boyu tedaviyi içerir.

7. Gastrointestinal Rahatsızlıklar ve A Vitamini

Crohn hastalığı ve ülseratif kolitli çocukların yaklaşık dörtte birinde A vitamini eksikliği vardır; bu rahatsızlıklara sahip yetişkinlerde, özellikle de bu rahatsızlığa birkaç yıldır sahip olanlarda, A vitamini eksikliği riski daha yüksektir.

Yeni teşhis konmuş çölyak hastalığı olan bazı çocuklarda ve yetişkinlerde de A vitamini eksikliği vardır; glütensiz diyet bu eksikliği ortadan kaldırabilir, ancak her zaman ortadan kaldırmaz. 

A Vitamini Eksikliğinde Neler Olur?

Kronik A vitamini eksikliğinin önemli etkisi enfeksiyonların (özellikle kızamık ve enfeksiyonla seyreden ishal) şiddetinin ve ölüm riskinin artmasıdır.

Çocuklarda önlenebilir körlüğün önde gelen nedeni Vitamin A eksikliğidir.

A vitamini seviyesi düşük çocuklarda solunum sistemi hastalıklarının en sık rastlanan virüslerden biri Respiratuar Sinsisyal Virüstür (RSV).

Vitamin A eksikliği, hamile kadınlarda anemi ve ölüm riskini arttırmakta, büyüme ve gelişmeyi yavaşlatarak fetüsü olumsuz yönde etkilemektedir. 

Hiperkaratoz

Hiperkeratoz: epidermisin en dış kısmı olan stratum corneum’un kalınlaşmasıdır. Bu seviyede hücreler, kuru ve çok sert olmalarına yol açan bir protein olan keratinde yüksek oranda yüklüdür. Keratin derideki gözenekleri tıkayarak kaz derisi etkisi yapan bir proteindir. Bazı durumlarda, küçük veya büyük kuru ve pürüzlü cilt lekeleri oluşturan anormal bir keratin birikimi vardır.

Vitamin A eksikliğinin daha az ciddi belirtileri arasında hiperkeratoz ve akne gibi cilt sorunları bulunur. 

Sivilce, sedef hastalığı, iktiozis, liken planus, Darrier Hastalığı, palmoplantar keratoderma, pitriazis rubra, pilaris Hiperkeratoz ile ilgili cilt sorunlarından bazılarıdır.

Bu hastalıkların tedavisi yüksek doz vitamin A dır. Vitamin A etkinliği retinol seviyesi, serum retinol bağlayıcı proteinin kapasitesini aşarak zarların düzgün yapısını bozup keratin üreten hücrelerde parçalanmaya yol açmasıyla oluşmaktadır. Bu durum hücresel bozulma ile oluşan yan etkilerini azaltmak için karotenlerin kulanımı da denenmektedir.

Vitamin A eksikliği derinleştikçe etkilenen solunum, gastrointestinal ve üriner sistem, mukozal bariyerler ile sorunlar artar.

Kseroftalmi

Kuru göz veya tıbbi adıyla kseroftalmi, gözyaşı üretiminin yetersiz olması veya gözyaşlarının hızla buharlaşması sonucu meydana gelir.

Vitamin A eksikliğine bağlı göz ile ilgili bütün bulgular için kseroftalmi terimi kullanılır.

Enfeksiyonlara uygun bir ortam oluşarak keratit, konjuktivit görülebilir.

Körlük vitamin A eksikliğinin en önemli komplikasyonlarından biridir.

A Vitamini Fazlalığında Neler Olur?

A vitamini yağda çözünen bir vitamin olup, fazlası karaciğerde depolanır ve birikir.

Akut A vitamini toksisitesi, Günlük Alınması Gereken Değer (RDA)’in 100 katından fazla aldıktan sonra günler ila haftalar içinde şiddetli baş ağrısı, bulanık görme, eklem ve kemik ağrısı, iştahsızlık, mide bulantısı ve kusma, baş dönmesi, kurumuş cilt, karaciğer hasarı, sarılık, gecikmiş büyüme, ciltte kırışıklık, kaşıntı, kas ağrıları ve koordinasyon sorunları ortaya çıkar.

Kronik toksisite, Günlük Alınması Gereken Değer (RDA)’in 10 katından daha fazla dozlar uzun süre boyunca alındığında karaciğer hasarı, artmış kranial basınç – beyin omurilik sıvısı basıncı artabilir, uyuşukluğa ve sonunda komaya ve hatta ölüme yol açabilir

Vitamin A toksisitesi annenin ve fetüs’ün sağlığını olumsuz etkile ve doğum kusurlarına neden olur 

Besinlerle yüksek oranda karotenoid alımı toksisite ile ilişkili değildir, lakin araştırmalarda β-karoten takviyelerinin sigara içenlerde akciğer kanseri ve kalp hastalığı riskini artırdığı görülmüştür.

Kaza ile Vitamin A nın 100.000-300.000 IU (yüksek doz) alınması çocuklarda çok hızlı toksititeye yol açıp, kafa içi basınç artışına yol açar. Buna bağlı olarak baş ağrısı, kusma, eklem ağrısı, papil ödemi görülür. Vitamin dozu azaltıldığında şikayetler hızlıca geriler, tam iyileşme görülür.

Günlük A Vitamini Dozu

Önerilen günlük alım miktarı (RDA),’na uygun bir beslenme düzeni ile kolayca ulaşılabilir.

⭐️ * Erkekler için günde 900 mcg Vitamin A alımı önerilir.

⭐️ * Kadınlar için günde 700 mcg Vitamin A alımı önerilir.

Yetişkinlerde toksisite sınırı 10.000 IU (3.000 mcg) olarak kabul edilir.

Karaciğer gibi hayvansal kaynaklarla önceden oluşturulmuş A vitaminini tüketilmesi toksisiteye götürebilir lakin nadir bir süreçtir.

Toksisite en yaygın olarak aşırı takviye alımı ve Isotretinoin tedavisinde görülür.

A vitamini aktivitesi I.U (İnternasyonel Ünite) olarak ölçülür.

Bir IU, 3 mikrogram retinol ya da 6 mikrogram β-karoten eşittir.

1 mikrogram retinol= 1 retinol eşdeğeri (Retinol Eşdeğeri),

6 mikrogram β-karoten 1 Retinol Eşdeğeri’ ne eşit olmaktadır.

* Food and Nutrition Board, Institute of Medicine, National Academies göre yetişkinlerde önerilen günlük A vitamini alım değeri erkekler için 900 mcg, kadınlar için 700 mcg olarak belirlenmiştir.

** T.C. Tarım,Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı‘na göre yetişkinler için A vitamini günlük referans alım değeri 800 mcg olarak belirlenmiştir.

Vitamin A Nerelerden Alalım?

A vitamini içeriğini azaltmamak için besinlerin aşırı pişirilmemesi gerekir,

Ultraviyole ışık da gıdanın A vitamini içeriğini azaltabilir. (Mango gibi meyvelerin kurutulması doğrudan güneş ışığı altında yapılmamalıdır.)

Önceden oluşturulmuş A vitamini (retinol, retinil esterler) bakımından zengin çok fazla besin kaynağı vardır. Yumurta sarısı, Sığır eti karaciğeri, Ciğer, Tereyağı, Morina karaciğeri yağı, Tavuk ciğeri, Somon, Çedar peyniri, Karaciğer, Uskumru, Alabalık.

Provitamin A Karotenoidler (β-karoten gibi) bakımından zengin çok fazla besin kaynağı vardır. Tatlı patates, Kabak, Havuç, Lahana, Ispanak, Karahindiba, Kırmızı Biber, Balkabağı

Önceden oluşturulmuş Vitamin A, bitki kaynaklı provitamin A karotenoid kaynaklarına göre vücudunuz tarafından daha kolay emilir ve kullanılır.

Vücudunuzun β-karoten gibi karotenoidleri aktif A vitaminine etkili bir şekilde dönüştürme yeteneği, genetik, beslenme, genel sağlık durumu ve ilaçlar gibi birçok faktöre bağlıdır.

Çeşitli yiyecekler ve porsiyon başına A vitamini içerikleri aşağıda listelenmiştir.

Tablodaki hayvansal kaynaklı yiyecekler öncelikli olarak önceden oluşturulmuş A vitamini içerir, bitki bazlı yiyecekler provitamin A içerir ve hayvan ve bitkilerden gelen bileşenlerin bir karışımı olan yiyecekler hem önceden oluşturulmuş A vitamini hem de provitamin A içerir.

Bu liste Amerika Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı web sitesinden alınmıştır.

DV = Günlük Değer. Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), tüketicilerin toplam diyet bağlamında gıdaların ve diyet takviyelerinin besin içeriklerini karşılaştırmalarına yardımcı olmak için DV’leri geliştirmiştir.

A vitamini için DV, yetişkinler ve 4 yaş ve üzeri çocuklar için 900 mcg RAE’dir.

Burada 1 mcg RAE = 1 mcg retinol, takviyelerden 2 mcg beta-karoten, gıdalardan 12 mcg beta-karoten, 24 mcg alfa-karoten veya 24 mcg beta-kriptoksantindir.

DV’nin %20 veya daha fazlasını sağlayan gıdalar yüksek besin kaynağı olarak kabul edilir, ancak DV’nin daha düşük yüzdelerini sağlayan gıdalar da sağlıklı bir diyete katkıda bulunur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ A vitamini https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29493984/

⭐️⭐️ A vitamini nedir ve neden gereklidir? https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24782580/V

⭐️⭐️ A Vitamini Eksikliği Okul Çağı Çocuklarında Gastrointestinal ve Solunum Yolu Hastalıklarıyla İlişkilidir https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3952623/

⭐️⭐️ Sigara içenlerde beta-karoten ve akciğer kanseri: hipotezlerin gözden geçirilmesi ve araştırma durumu https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/20155614/

⭐️⭐️ A Vitamini Yetersizliği Hastalıkları ve Önlenmesinde Beslenme Yaklaşımları 2020 https://dergipark.org.tr/tr/pub/tusbad/issue/56037/734206

⭐️⭐️ A vitamini depolayan hücreler (yıldız hücreleri) https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/17368315/

⭐️⭐️ WHO Kılavuzu: Gebe kadınlarda A vitamini takviyesi. Cenevre: WHO, 2011; WHO Kılavuzu: Doğum sonrası kadınlarda A vitamini takviyesi. Cenevre: WHO, 2011 https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22516730/V

⭐️⭐️ A Vitamini, K Vitamini, Arsenik, Bor, Krom, Bakır, İyot, Demir, Manganez, Molibden, Nikel, Silisyum, Vanadyum ve Çinko için Diyet Referans Alımları https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25057538/

⭐️⭐️ KAROTENOİDLERİN İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMİ http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/191536

⭐️⭐️ Retinol Bağlayıcı Protein ve Transtiretin ile Etkileşimi https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK6223/https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK6223/

⭐️⭐️ A Vitamininin Bağışıklık Sistemindeki Rolü https://www.mdpi.com/2077-0383/7/9/258

⭐️⭐️ DERMATOLOJİDE DİYET: GÜNCEL PERSPEKTİFLER https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC2965901/

⭐️⭐️ T hücresiyle ilişkili bağışıklıkta A vitamini ve retinoik asit https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3471201/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.






Daha Fazla

Köpüklü (AFFF – Aqueous Film Forming Foam) Yangın Tüplerinin Üzerindeki İşaretlerin Anlamları

AFFF Tüplerindeki Kodların Şifrelerini Çözmek

Yangınla mücadelede kullanılan söndürücü sistemlerin, yalnızca içerdikleri kimyasal maddelerle değil; taşıdıkları teknik bilgilerle de hayati önem taşıdığı unutulmamalıdır. Özellikle Aqueous Film Forming Foam (AFFF) gibi köpüklü yangın söndürücüler, yalnızca bir yangını bastırma aracı değil, aynı zamanda üzerlerinde yer alan semboller, değerler ve kodlarla donatılmış taşınabilir bir güvenlik sistemidir.

Köpüklü yangın söndürücülerin dış yüzeyinde yer alan işaretlerin anlamları yanı sıra bu sembollerin altında yatan mühendislik hesapları, uluslararası standartlara dayalı uygunluk kriterleri, kullanım limitleri ve bakım gereklilikleri hakkında da sizleri bilgilendirmeyi hedeflediğim bu yazı ile yangınla mücadelede başarının anahtarının sadece doğru ekipmana sahip olmak değil, bu ekipmanın sınırlarını, fonksiyonlarını ve uyarı sistemlerini eksiksiz anlayarak kullanmak olduğunu tekrar hatırlatacağım.

AFFF yangın tüpleri, genellikle A ve B sınıfı yangınlar (katı yanıcılar ve yanıcı sıvılar) için uygundur ve içinde hem fiziksel hem kimyasal işlev gören karmaşık bir söndürücü sistem barındırır. Ancak bu sistemin doğru basınçla çalışıp çalışmadığını, karışım oranının uygunluğunu, etki menzilini, boşaltma süresini, hatta periyodik test tarihlerini gösteren işaretler kullanıcı için adeta sessiz bir güvenlik rehberidir.

Bu bağlamda, köpüklü yangın tüpü üzerindeki işaretlerin detaylı anlamlandırılması, yalnızca teknik personel için değil; acil müdahale ekipleri, iş güvenliği uzmanları ve yangın güvenlik eğitimcileri için de stratejik önem taşır. Bu yazıda sizlere sunduğum her sembol, her basınç değeri ve her sınıflandırma, bir felaketin öncesinde veya ortasında hayat kurtarabilecek detaylardır.

Uluslararası Standartlar ve Kimyasal Altyapı – Köpüğün Arkasındaki Bilim

AFFF yangın söndürücülerinin etiketleri, yalnızca içeriğin tanımını yapmakla kalmaz; aynı zamanda Avrupa Standardı EN 3’e uygunluk beyanı da içerir. EN 3 standardı, taşınabilir yangın söndürücülerin emniyet, güvenilirlik, işaretleme, performans ve uygulama gereksinimlerini tanımlar. Etiket üzerindeki CE işareti ve EN 3-7 gibi alt kodlar, tüpün bu teknik standartları karşıladığını ve düzenli testlerden geçirildiğini gösterir.

Köpük kısmına gelince, AFFF’nin formülasyonu esas olarak sulu film oluşturan yüzey aktif maddeler (sürfaktanlar) içerir. Bu bileşenler, yangının yüzeyinde su bazlı bir film tabakası oluşturarak hem buharlaşmayı engeller hem de oksijenin yanıcı madde ile temasını keser. Söz konusu film, hidrokarbon temelli sıvı yangınlarda (örneğin benzin, tiner) alevi boğar, yeniden tutuşmayı engeller ve soğutucu etki gösterir. Bazı tüplerin etiketlerinde “%3” ya da “%6” gibi ifadelerle belirtilen oranlar, köpük konsantresinin su ile ne oranda karıştırıldığını ifade eder – bu oranlar, etkin söndürme performansı için kritik önemdedir.

Ayrıca, boşaltma süresi (discharge time), etki menzili (throw range) ve test basıncı (test pressure) gibi parametreler de etiket üzerinde sembol veya değer olarak belirtilir ve periyodik kontrol sırasında bu sınırlar referans alınır. Boşaltma süresi, özellikle dar alanlarda ve sıvı yangınlarda etkin müdahale için dikkatle izlenmelidir.

Köpüklü (AFFF – Aqueous Film Forming Foam) yangın söndürücülerinin (tüplerin) üzerinde genellikle yer alan işaretlerin ayrıntılı anlamlarını birlikte inceleyelim.

Köpük Sembolü

  • Tüp üzerinde köpük sembolü bulunur ve bu, tüpün köpüklü yangın söndürücü olduğunu gösterir.
  • AFFF köpükleri, özellikle A (katı maddeler: odun, kağıt vb.) ve B (yanıcı sıvılar: benzin, mazot, yağ gibi) sınıfı yangınlar için uygundur.
  • Köpük, yanan sıvının yüzeyini kaplayarak oksijenle temasını keser ve yangını boğar. Ayrıca yanıcı sıvının buharlaşmasını engelleyen film tabakası oluşturur.

Yangın Sınıfı İşaretleri

  • A Sınıfı: Katı yanıcı maddeler için uygundur.
  • B Sınıfı: Yanıcı sıvılar için uygundur.
  • AFFF köpük tüpleri genellikle A ve B sınıfı yangınlarda kullanılır ve bu sınıflara uygunluk işaretlenir.

Kullanım Talimatları ve Karışım Oranları

  • AFFF köpük konsantresi, su ile %1, %3 veya %6 oranlarında karıştırılarak kullanılır.
  • Tüp üzerinde bu karışım oranları veya kullanım şekline dair bilgiler bulunabilir.

Uyarılar ve Kısıtlamalar

  • Köpüklü yangın söndürücülerin elektrik yangınlarında kullanılmaması gerektiği genellikle belirtilir, çünkü su bazlıdır ve elektrikle temas ettiğinde tehlike oluşturabilir.
  • Tüp üzerinde elektrik yangınlarında kullanılmaması gerektiğine dair uyarılar olabilir.

Basınç Göstergesi

  • Tüpün üzerinde basınç göstergesi bulunur; bu, tüpün kullanıma hazır olup olmadığını gösterir.

Kimyasal İçerik ve Çevresel Bilgiler

  • AFFF köpüklerin içeriği ve çevresel etkileri hakkında kısa bilgiler veya semboller yer alabilir.
  • Modern AFFF köpükler, yangını hızlı söndürürken sağlık ve çevre açısından daha güvenli hale getirilmiştir.

Bu işaretler, kullanıcıların doğru yangın türünde doğru söndürücüyü kullanmasını sağlar ve güvenli müdahaleyi destekler

🧯 🧯 🧯

AFFF Yangın Tüpleri Üzerindeki İşaretlerin Teknik Anlamları

Etiket/İşaretAnlamı ve Teknik Açıklama
Tüp Kapasitesi (Lt / kg)Tüpün alabileceği toplam sıvı hacmi. Örneğin “9 Lt” ifadesi, 9 litre köpük çözeltili karışım (genellikle %6 AFFF + su) içerdiğini gösterir.
Söndürücü Madde TipiGenellikle “AFFF %6” veya “AFFF %3” olarak yazılır. Bu, köpük konsantresinin ne oranda suyla seyreltilmiş olduğunu belirtir. %6, daha yoğun çözelti anlamındadır.
Yangın Sınıfı UyumluluğuA, B sınıfı yangınlara uygundur. “A” sınıfı: Katı yanıcılar; “B” sınıfı: Yanıcı sıvılar. Etikette genellikle şu ifade olur: “Uygunluk: A ve B sınıfı yangınlar”.
Çalışma Basıncı (bar)Tüp içindeki normal gaz basıncıdır. Genellikle 12–15 bar aralığındadır. Bu basınç altında köpük çözeltisi dışarı püskürtülür.
Test Basıncı (bar)Tüpün periyodik olarak uygulanması gereken dayanıklılık testindeki basınçtır. Genellikle 25 bar’dır. Her 5 yılda bir hidrostatik test yapılır.
Boşaltma Süresi (saniye)Köpük çözeltisinin tamamının dışarı verilme süresidir. Tüp kapasitesine göre değişmekle birlikte genellikle 20–60 saniye aralığındadır.
Etki Menzili (metre)Tüpün püskürttüğü köpüğün etkili olduğu uzaklık. Genellikle 3–6 metre arasıdır. Yangına güvenli mesafeden müdahale için kritiktir.
Şarj TarihiTüpün ilk doldurulduğu veya yeniden şarj edildiği tarihi belirtir. Denetim ve bakım planlaması için önemlidir.
Son Test TarihiEn son hidrostatik testin uygulandığı tarih. Tüpün yapısal sağlamlığı için bu test periyodik olarak yapılır.
Sonraki Test TarihiBir sonraki yapılması gereken test tarihi (genellikle 5 yıl sonra). Bu tarih geçmişse tüp, kullanıma uygun değildir.
CE / TSE İşaretiTüpün Avrupa (CE) ve/veya Türkiye (TSE) standartlarına uygun üretildiğini gösterir. Tüplerin yasal satış ve kullanım uygunluğunun kanıtıdır.
Üretici / Marka BilgisiÜretici firma adı, üretim yeri ve iletişim bilgileri. Geri çağırma, servis ve garanti takibi için gereklidir.
Kullanım Talimatı (piktogramlı)Genellikle resimli 3-4 adımda anlatım yer alır: Emniyet pimini çek, hortumu yönlendir, tetikleyici kola bas, yangının tabanına uygula.
Depolama Sıcaklık AralığıTüpün güvenle saklanabileceği sıcaklık aralığıdır (örneğin: -10 °C ile +50 °C). Köpüğün donmaması ve performans kaybı yaşamaması için önemlidir.
Net Ağırlık / Toplam AğırlıkKöpük çözeltisinin net ağırlığı ile tüpün toplam dolu ağırlığı ayrı ayrı belirtilir. Dolu-boş kontrolleri bu bilgilerle yapılır.
Basınç Göstergesi (Manometre)Tüp üzerindeki manometre, iç basıncı gösterir. Yeşil alan: normal, kırmızı alan: düşük veya aşırı basınç (tehlike) anlamındadır.
Tehlike Sembolü (Uyarı İkonları)Genellikle “basınçlı kap”, “cilt göz tahrişi”, “çevreye zararlı” gibi uyarı ikonları bulunur. Kimyasal güvenlik açısından önemlidir.
🧯 🧯 🧯
  • AFFF köpüğü, yanıcı sıvıların yüzeyinde su/film tabakası oluşturarak buharlaşmayı engeller ve oksijenle teması keserek yangını bastırır.
  • Elektriksel yangınlarda kullanılmaz! Köpük, iletken olduğu için elektrikli ekipmanlarda kullanılmamalıdır.
  • Ters çalkalanmamalıdır. Köpük karışımı bozulabilir. Bu, basınç ve püskürtme performansını düşürür.
🧯 🧯 🧯

AFFF Yangın Tüpü Etiketi – Örnek İnceleme Tablosu

Etiket Üzerindeki Bilgi / SembolAçıklamaTeknik Detay / Not
Tipi: AFFFSulu film oluşturan köpük tipi. Hidrokarbon bazlı yangınlarda etkilidir.Genellikle Class A (katı madde) ve Class B (sıvı) yangınlarda kullanılır.
Kapasite: 6 litreTüpün içindeki toplam sıvı hacmi.6 litre AFFF, ortalama 10–12 m² yüzey alanına müdahale edebilir.
Boşaltma Süresi: 45 snSürekli tetik basımında tüpün tamamen boşalması için geçen süre.Yangına doğrudan ve kısa sürede müdahale için kritik öneme sahiptir.
Boşaltma Basıncı: 14 barİç basınç altında püskürtme gücü.12-15 bar arası genellikle endüstriyel tip AFFF’lerde normal kabul edilir.
Test Basıncı: 25 barTüpün dayanıklılık kontrolü için uygulanan hidrostatik test basıncı.TS EN 3-7 gereği periyodik kontrollerde uygulanır.
Kullanım Sıcaklığı: -5°C ~ +60°CTüpün güvenle çalışabileceği ortam sıcaklığı aralığı.Köpüğün donmaması ve buharlaşmaması için önemlidir.
Köpük Konsantrasyonu: %6Tüp içindeki köpük konsantresinin suya oranı.%3 ve %6 yaygındır. %6 daha yoğundur, endüstriyel sıvı yangınlarda tercih edilir.
Etki Menzili: 4 metreKöpüğün püskürtüldüğü maksimum mesafe.Yakın mesafe uygulamalarda (kapalı alan, motor bölmeleri) güvenli çalışma sağlar.
Uygunluk: CE / EN 3-7Avrupa standardına uygunluk ve CE güvenlik işareti.EN 3-7 standardı taşınabilir yangın tüplerinin teknik performans gereklerini belirtir.
Yangın Sınıfları: A ve BUygun olduğu yangın tipleri: Katı maddeler (A) ve sıvı yanıcılar (B).Elektrik yangınları (Class C) için uygun değildir.
Üretim Tarihi: 03 / 2023İmalat tarihi.Yangın tüplerinin maksimum 10 yıl ömrü vardır. Bu tarih kritik öneme sahiptir.
Son Kontrol Tarihi: 03 / 2024Periyodik bakım / dolum kontrolü tarihi.TS ISO 11602-2’ye göre yılda en az 1 kez kontrol zorunludur.
Sertifikalar: TSE – ISO 9001Kalite belgeleri ve ulusal onaylar.İmalatçı firmanın kalite güvence sistemine sahip olduğunu gösterir.
Kullanım Talimatı (Piktogramlarla)1. Pimi çek. 2. Hortumu yönlendir. 3. Kolu sık.Evrensel sembollerle anlatılır, söndürücüyü ilk defa kullanan biri için hayat kurtarıcıdır.
Depolama UyarısıDirekt güneş ışığına maruz bırakmayın, donma riskine karşı koruyun.Köpük bileşimi yüksek ısıda bozulabilir, düşük sıcaklıkta donarak işlevsizleşebilir.
Kod No / Parti NoÜreticiye özel tanımlama kodu.Geri çağırma, garanti, üretici takibi için gereklidir.
🔍 🔍 🔍

DİKKAT

  • Etiket üzerindeki bilgilerin silinmiş, okunamaz ya da eksik olması durumunda söndürücü mevzuata göre kullanılamaz sayılır.
  • Köpük tüplerinde baskı altında sıvı bulunduğundan, yetkili teknik servislerce periyodik bakım ve test şarttır.
  • AFFF maddesi çevreye zararlı bazı florlu bileşenler içerebilir; yeni nesil “fluorine-free foam” ürünlere geçiş trendi başlamıştır.

Köpüğün Sessiz Dili – Etiketten Okunan Güvenlik

Yangın tüplerinin üzerindeki işaretler, çoğu zaman göz ardı edilen ancak müdahale anında fark yaratabilecek kritik teknik bilgilerdir. Özellikle AFFF (Aqueous Film Forming Foam) tipi yangın söndürücüler, kimyasal yapıları kadar, etiketlerinde kodlanan teknik göstergeleri ile de değerlendirilmeye muhtaçtır. Çünkü bu cihazlar yalnızca birer söndürme aracı değil, aynı zamanda sistematik planlama, güvenlik mühendisliği ve standart uyumunun taşınabilir birer örneğidir.

Her bir sembol, her bir rakam; doğru ellerde okunduğunda, önceden önlem almayı sağlar, ekipmanın kullanılabilirliğini garanti eder ve acil durumda hata payını sıfıra yaklaştırır. Etikette yer alan; köpük konsantrasyonu, boşaltma süresi, test basıncı, kullanım sıcaklık aralığı ve standardizasyon kodları gibi veriler, yalnızca teknik personel için değil – aynı zamanda bu cihazları doğru yerde, doğru zamanda, doğru şekilde kullanması gereken herkes için hayati bilgi taşıyan işaretlerdir.

Özellikle endüstriyel tesislerde, akaryakıt depolama alanlarında, gemilerde, kimyasal proses bölümlerinde ve otoparklarda kullanılan köpüklü yangın tüplerinin bakımı ve kullanımı sırasında, bu işaretlerin anlaşılması bir lüks değil, zorunluluktur. Etiketsiz veya etiketi eksik tüpler, yangın güvenliği yönetmeliğine göre kullanılamaz sayılır; çünkü yangın anında bilgi eksikliği, müdahale gecikmesine ve dolayısıyla can kaybına kadar uzanan zincirleme sonuçlara yol açabilir.

Unutulmamalıdır ki; yangın söndürücülerin en büyük düşmanı paslanma değil, bilinçsizliktir. Köpüğün yangını bastırdığı kadar, üzerindeki işaretlerin de bilgiyle donanmış kullanıcıyı güçlendirdiği gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Tüm teknik personel, iş güvenliği uzmanları ve yangınla mücadele birimleri için çağrımız şudur: Sadece söndürücüye değil, etikete de bakın. Çünkü bazen hayat, bir sembolün doğru okunmasına bağlıdır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️

⭐️⭐️

⭐️⭐️

⭐️⭐️

⭐️⭐️

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

İlkyardım Eğitimi

İzmir’ de İlkyardım Eğitimi

İlkyardım Eğitimi, ilkyardım yönetmeliği ile iş sağlığı ve güvenliği kapsamında alınması zorunlu olan bir eğitimdir.

Toplumumuzun tüm fertlerinin yasal zorunluluğu beklemeden bir gün ailelerine veya çevrelerine hayat olabileceleri bilinciyle Temel İlkyardım Eğitimi almalarını tavsiye ediyoruz.

İlkyardım Eğitimi ile tüm vatandaşlarımıza temel ilkyardım bilgisi ve bilincinin kazandırılması amaçlanmaktadır.

İnsanın veya insanların sağlıklarını tehdit eden acil durumlarda doğru ve yeterli eğitim almış bireyler tarafından yapılacak doğru müdahaleler hayat kurtaracaktır.

İlkyardım, kaza veya acil durum yaşanan yerde sağlıkları tehdit altında olan kişilere sağlık ekibi ulaşana kadar ilaç kullanmaksızın ilkyardım eğitimi almış kişiler tarafından yapılana müdahalelerdir.

İlkyardım Eğitimi, yasal düzenlemeler (İlkyardım Yönetmeliği) kapsamında zorunlu olarak alınması gereken eğitimler arasında bulunmaktadır.

İZMİR TETKİK AKADEMİ bünyesinde İzmir Tetkik İlkyardım T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ilkyardım eğitim kurumu olarak yetkilendirilmiştir. Tecrübeli ve sertifika sahibi ilk yardım eğitmenlerimiz tarafından Temel İlk Yardım Eğitimi ve diğer İlk Yardım Eğitimi programları başarıyla verilmektedir.

İZMİR TETKİK AKADEMİ

İlkyardım Yönetmeliği 19. Maddesine göre ve İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında;

  • Az tehlikeli işyerlerinde Firmanın her 20 çalışan için 1 ilkyardımcı,
  • Tehlikeli işyerlerinde Firmanın her 15 çalışanı için 1 ilk yardımcı,
  • Çok tehlikeli işyerlerinde Firmanın her 10 çalışanı için 1 ilkyardımcı

bulundurması zorunludur.

İzmir Tetkik OSGB Tecrübelerimiz

İşyerlerinde ilgili bakanlıklar tarafından yapılan denetimlerde;

Çalışanın ilkyardım eğitimi almış olmasının yeterli olmadığı, İlkyardım Sertifikası sahibi olması gerektiği müfettişler tarafından vurgulanmaktadır.

İşyerinde olması zorunlu sayıdaki ilkyardımcı sertifikalarının denetim sırasında veya verilen mühlet sonunda ibraz edilmemesi durumunda ilgilli işyeri para cezasına çarptırılmaktadır.

İzmir Tetkik İlkyardım Eğitim

Bünyemizde verdiğimiz İlk Yardım Eğitimi programları;

  • Temel İlk Yardım Eğitimi
  • İlkyardım Güncelleme Eğitimi
  • İlk Yardım Eğitici Eğitimi
  • Oed Eğitimi
  • Özel İlk Yardım Eğitimi

Yer almakta olup ayrıca sosyal farkındalık ve bilinçlenme için örnek eğitimler de vermekteyiz.

İzmir’ de İlkyardım Eğitimi İçin Bizi Arayın

Tüm sorularınızın cevapları telefonunuz kadar yakın.

Başvuru Telefon ve Whatsapp hattı: 0 541 125 15 31

Mesül Müdürümüz ve İlk Yardım Eğitmen

İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörümüz

Dr.Mustafa KEBAT Telefonu: 0 530 568 42 75

[email protected] 

[email protected]

Daha Fazla

Güneş Panelleri ve Fotovoltaik Sistemleri Kurulum Bakım ve Onarımı Mesleki Eğitim

Güneş Panelleri ve Fotovoltaik Sistemleri Kurulum Bakım ve Onarımı Mesleki Eğitim Belgesini Firmamızdan Alabilirsiniz.

Güneş Panelleri Ve Fotovoltaik Sistemleri Kurulum Bakım Ve Onarımı Mesleki Eğitim Belgesi için;

Başvuru Mail: [email protected]

Merkez Tel.: +90 232 265 20 65

Başvuru Tel: 0 530 568 42 75

  • Eğitim 232 saattir.
  • Eğitim sonrasında verilen sertifika ömür boyu geçerli
  • Sertifika e-devlette kayıtlıdır.
  • Sertifika Karekodlur.
  • Sertifika Üniversite onaylıdır.
  • Sertifikanın kaybedilmesi halinde e-devletten yenisini kendiniz de çıkartılabilirsiniz.

Güneş Panelleri ve Fotovoltaik Sistemleri Kurulum Bakım ve Onarımı Mesleki Eğitimi nerede alabilirsiniz?

  • Çalışanlarınızı İzmir – Karabağlarda merkezimize eğitim için yollayabilirsiniz.
  • Firmanızda toplu eğitimlere katılabilirsiniz.
  • Uzaktan eğitimlerimize katılım sağlayabilirsiniz.
  • Türkiyenin her yerinden Başvurabilirsiniz.

Güneş Panelleri ve Fotovoltaik Sistemleri Kurulum Bakım ve Onarımı Mesleki Eğitim İçeriği

Eğitim içeriği MEB tarafından yayınlanan modüllerin, güncel bilgiler ve firmanız özelinde yaptığınız işlemlerin eklenmesi ile sektör deneyimi olan eğitmenlerimiz tarafından verilmektedir.

Güneş Panelleri ve Fotovoltaik Sistemleri Kurulum Bakım ve Onarımı Mesleki Eğitimi zorunlu mu?

Aşağıda verilen yönetmeliklerde belirtilen mesleklerde çalışanlarının Mesleki Eğitim Belgesi alması zorunluluğu bulunmaktadır.

13.07.2013 tarih ve 28706 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine Dair Yönetmelik.

15.05.2013 tarihli ve 28648 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik

Güneş Panelleri vve Fotovoltaik Sistemleri Kurulum Bakım ve Onarımı Mesleki Eğitimi kimlere zorunlu?

Güneş Panelleri Ve Fotovoltaik Sistemleri Kurulum Bakım Ve Onarımında çalışan herkes için zorunludur.

Güneş Panelleri ve Fotovoltaik Sistemleri Kurulum Bakım ve Onarımı Mesleki Eğitimi Belgesi Yerine geçer mi?

Hayır. Yerine geçmez.

İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Sertifikası yasal düzenlemelerle belirlenmiş ve her çalışanın yaptığı işin tehlike sınıfına ve niteliğine göre İş Güvenliği uzmanları tarafından verilen ve süreli belgelerdir. Mesleki Eğitim belgesi değilerdir.

Biz arayın 0 530 568 42 75 Çalışanlarınız en kısa zamanda Güneş Panelleri ve Fotovoltaik Sistemleri Kurulum Bakım ve Onarımı Mesleki Eğitim belgesine sahip olsunlar.

Merkez Adres: Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR

Merkez Telefon: +90 232 265 20 65

Tetkik Danışmanlık

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Dalış Öncesi Hematolojik Muayene ve Seçim Kriterleri

Dalış Muayenesi

Dalıcının sağlık durumunun dalışa uygunluğu değerlendirebilmek için; sualtının yoğun ve viskoz bir ortam olduğunu, derinliğin artışı ile birlikte dalıcının basınca maruziyetindeki değişimi, ortam (özellikle düşen) sıcaklıklığının insanlar üzerindeki etkisi bilmek gerekir.

Bilinmelidir ki dalıcının bazı tıbbi ve psikolojik durumları tüplü dalışa kesin veya geçici süreyle engel teşkü etse de sportif – keyif amaçlı dalışların kuralları, ticari veya askeri amaçlı dalışın katı kurallarından daha esnektir.

Scuba (Su altı tüplü dalış) dalışlarda gerekli tüm şartlar yerine getirildiğinde amatör dalıcılar için de profesyonel dalgıçlar için de riskler düşüktür.

Risklerin düşürülmesi için gereken şartların başında kişinin sağlık durumu gelir.

Bu sebeple dalış yapacak amatörlere de ve profesyonellere de sağlık durumlarının su altındaki şartlara uygun olup olmadığı açısından doğru bir değerlendirme – muayeneye yapımalıdır.

Dalış öncesi muayenenin amacı, dalış yapacak kişinin sualtı dalışını sağlığı açısından tehlikeye düşürecek bir sağlık sorunu olup olmadığını araştırmaktır.

Ayrıca dalıcıların su altına adaptasyonu için disiplinli olması ve uygun ekipmanla dalış yapması gerekir.

Her ne maksatla olursa olsun dalıcılar su altına ilk kez dalışın öncesinde ve sonra da yıllık periyodik olarak scuba dalışı konusunda hekimlik tecrübesi olan;

  • KBB
  • Göğüs Hastalıkları
  • Kalp Damar, Psikiyatri
  • Nöroloji
  • Dahilliye (Endokrin-Kan-Sindirim Sistemi açısından değerlendirecek)
  • Göz uzmanları değerlendirmelidir.

Dalıcını sorunu varsa ayrıca;

  • Ortopedi
  • Plastik Cerrahi
  • Cerrahi vb gibi bölümler değerlendirmelidir.

Tüm hekimlerin raporları ile birlikte Su Altı Uzmanı Hekim tarafından son değerlendirme yapılmalıdır.

Hemotolojk Hastalıklar

Anemi (kansızlık)

Gelişmiş ülkelerde hastanelere başvuran hastaların %30’undan fazlasında anemi saptanmaktadır. Bu kadar yaygın olan ve dalıcının gene kondisyonu yanı sıra kalp damar performansını da yakından ilgilendirdiği için; Anemi (kansızlık) düşünüldüğünde, sebebi muhakkak araştırılmalıdır. Tedavi edilene kadar dalış izni verilmemelidir.

Ortalama hemoglobin değeri 12 g üstünde olmalıdır.

Kadınlardaki hemoglobinin alt sınırı 10.5 gr olarak kabul edilebilmektedir.

Rutin tüplü dalış sonrasında dalıcıların kanında kırmızı kan hücresi (RBC) sayısında, hemoglobin ve hematokritte azalma olmaktadır. Hali hazırda Anemi’si (kansızlık) olan dalıcılarda zaten düşük olan bu değerler dalışla birlikte daha da düştüğünde vücudun tolere edebileceği sınırları zorlaması ihtimali vardır.

Orak Hücreli Anemi ve Dalış

Orak hücreli anemi (homozigot ve heterozigot) iki tiptir.

Orak hücreli anemili (homozigot); kişilerin, hipoksiden kaçınmaları gerekir. Düşük oksijenli ortamda orak hücreli anemili kişilerde anormal bir Hb tipi olan mutant Hemoglobin S (HbS) proteini kırmızı hücrelerde şekil değişikliğine neden olarak uzamış yarım ay şeklini ya da başka bir deyişle orak şeklini alırlar ve bu durum küçük damarlarda kümelenerek tıkanıklığa sonuçta dolaşımın akışkanlığının bozulmasına neden olur.

Orak hücreli anemide heterozigot (sickle cell trait) kişilerde hematolojik ve klinik büyük değişiklikler yoktur.

Tüplü dalışta ortam koşulları hiperbariktir.

Dalton kanunu, gaz karışımının içinde yer alan her bir gazın sahip olduğu basınca kısmi basınç demekte ve her bir gaz kısmi basıncı değerinin de toplam gaz karışımı içindeki oranlar ile belirlendiğini ifade etmektedir.

Matematiksel olarak,reaktif olmayan gazların basıncı aşağıdakilerin toplamı şeklinde ifade edilir:

Ptoplam=∑n=1npn

{\displaystyle P_{\text{toplam}}=\sum _{n=1}^{n}{p_{n}}}

ya da     Ptotal=p1+p2+⋯+pn

{\displaystyle P_{\text{total}}=p_{1}+p_{2}+\cdots +p_{n}}

 pn=Ptoplamyn

{\displaystyle \ p_{n}=P_{\text{toplam}}y_{n}}

Örneğin deniz seviyesinde soluduğumuz havanın toplam gaz basıncı 1 bar ise ve bu karşımda %21 oranında oksijen bulunuyorsa, oksijen gazının kısmi basıncı da 0,21 bar olur. Oksijenin sahip olduğu bu değere kısmi basınç değeri denir ve “p” işareti ile gösterilir.

Hava gibi gaz karışımlarının toplam kısmi basınçları arttığında, içlerindeki her bir gazın da aynı oranda kısmi basınçları artar.

Buna farklı bir örnek daha verilecek olursa; 10 metre derinlikte soluduğumuz hava 2 bar basınçtadır ve bunun içindeki oksijen kısmi basıncı da 2 x 0,21 = pO2 0,42 bar dır. İşte bu özellikleri ile gazlar sualtında solunduğunda vücuda daha yoğun miktarda ulaşır ve fizyolojik etkileri de farklılaşır. Bu dekompresyon hastalığı, nitrojen narkozu ve solunum havasında bulunan bazı gazların zehirleyici özellikleriyle yakından ilgilidir.

Yani ortam basıncı arttıkça, solunan havadaki oksijenin parsiyel basıncı da artar. Dalış esnasındaki hipoksinin esas sebepleri tüpteki havanın CO ile kontaminasyonu ve boğulmadır.

Bu yüzden heterozigot dalıcı adaylarında buna bağlı dalış yasağı getirilmesi tartışılabilir. Bu yüzden heterozigot kişilerin normal hemoglobin konsantrasyonunda ve daha önce anemi gözlenmemişse, özellikle dekompresyon limitleri içinde dalışına izin verilebilir.

Literatür taraması, orak hücreli anemi (heterozigot) özelliğinin komplikasyonlarının nadir olduğunu ve dalışla ilişkili yaralanmaya dair hiçbir rapor olmadığını ortaya koymaktadır.

Durumla ilgili dalış fizyolojisinin analizi ve bildirilen vakaların olmaması, spor ve teknik sivil dalışlarda minimal artmış risk olduğunu göstermektedir. Askeri dalışa uygunluk hakkındaki görüşler çeşitlidir.

Travma, doku ve intavasküler ortamda kabarcıkların büyümesi başlıca risklerdendir. Ayrıca beyin, içkulak, spinal korddaki disbarik patoloji hemoraji ile büyüyebilir.

Orak hücreli anemi (homozigot), lösemi, polisitemi gibi kan hastalıklarında doku perfüzyonunun bozulmasından dolayı dekompresyon hastalığı riski de arttığından dalışa izin verilmez.

Kan içeriği ile ilgili hastalıklarda, kanın viskozitesi ve akışkanlığı değişir. Bu değişim dekompresyon hastalığı, multi organ infarktı ve benzeri risklere neden olur.

Polisitemi ve Dalış

Polisitemi veya eritrositoz, vücuttaki mutlak kırmızı kan hücresi (RBC) kütlesinde bir artışa işaret eder. Fizyolojik olarak kabul edilenin üzerinde hemoglobin seviyelerinde veya hematokritinde bir artışla yansıtılır. Kanın yoğunluğu (hiperviskozitesi) nedeniyle akışkanlığı bozularak pıhtılaşma (trombotik olayların) riski yükselir. Dekompresyon hastalığı, multi organ infarktı ve benzeri sorunlara neden olur. Bu sebeple dalışa kesin engel bir durumdur.

Hemofili ve Dalış

Hemofili kanın pıhtılaşamaması hastalığıdır. Vücutta kanın pıhtılaşma sisteminde rol alan ve pıhtılaşma faktörleri olarak adlandırılan proteinlerin eksikliği veya yokluğu nedeniyle ortaya çıkan, kalıtsal bir hastalıktır.

Normal bir kişinin kan plazmasının her 100 mililitresinde % 50-150 ünite arasında faktör bulunur. Bu düzeyin %40’ın altında indiği durumda hemofili hastalığı ortaya çıkmaktadır.

Faktörün kandaki oransal miktarına göre; hafif, orta ve ağır olarak derecelendirilen hemofili özellikle eklemlerin zorlanması – travması ile belirti verir.

Hemofili, faktör VIII veya IX eksikliği sonucunda gelişen nadir bir kalıtsal kanama bozukluğu olup, eklem içi (hemartroz) ve kas içi (hematom) kanamalarla kendini gösteren bir grup hastalıktır. Faktör VIII eksikliği Hemofili A, faktör IX eksikliği ise Hemofili B olarak adlandırılır.

Dalış gibi eklemlere özellikle su üzerinde iken yük binen ve zorlanmalara sebebiyet veren yine dalış esnasında olası zorlanmalar ve basıncın etkisi ile vücudun genelinde kanama riski oluşturması sebebi ile dalışa kesin engel bir durumdur.

Dalışa Kesin Engel Hematolojik Hastalıklar
  1. Orak hücreli anemi (homozigot)
  2. Polisitemi
  3. Lösemi, lenfoma
  4. Hemofili (hem amatör hem de profesyonel dalıcılar için)
  5. Von Willebrand vb kanama-pıhtılaşma mekanizmasını etkileyen hastalıklar (hem amatör hem de profesyonel dalıcılar için)
Dalışa Göreceli Engel Hematolojik Hastalıklar
  1. Orak hücreli anemi (heterozigot)
  2. Akut anemi
Dalışa Geçici Engel Hematolojik Hastalıklar
  1. Demir eksikliği anemisi
  2. B12 vitamin eksikliğine bağlı anemi
  3. Folik asit eksikliği anemisi

Hematolojik Hastalıklar Tanı Yöntemleri

Anemi tanısında          Tam kan sayımı

Anemi tipi tayini          Periferik kan yayması

Anemi tipi tayini          Retikülosit sayımı

Hemolitik anemi          Serum bilirübin düzeyi

Fe eksikliği anemisi    Fe, Fe bağlama, Ferritin

Megaloblastik, pernisiyözanemi Folik asit, B12

Hemoglobinopati (Orak hücre anemisi) Hemoglobin elektroforezi

Lösemi, infeksiyon      Sedimantasyon

Kanama pıhtılaşma mekanizması ile ilgili hastalıklar   Kanama pıhtılaşma zamanı

Anemi tipi tayini         Dışkıda gizli kan

⭐️⭐️⭐️⭐️

⭐️⭐️ Tüplü dalış: Sizin ve hastalarınızın bilmesi gerekenler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16913196/

⭐️⭐️ Dalış tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/378050/

⭐️⭐️ Çevresel Fizyoloji ve Dalış Tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29456518/

⭐️⭐️ Ticari Satürasyon Dalışından Sonra Hemoglobin ve Eritropoietin https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6113572/

⭐️⭐️ Rekreasyonel tüplü dalışın rutin hematolojik parametreler üzerinde klinik açıdan anlamlı bir etkisi var mıdır? https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28694723/

⭐️⭐️ Orak hücre özelliği ve dalış: inceleme ve öneriler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24984317/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Yukarıdaki Tüm Bilgiler farkındalık yaratmak maksadı ile olup hekiminizin muayenesi veya görüşleri yerini tutamaz.

Bu sebeple hekiminize / hekimlerinize düzenli periyodik muayene olun ve yönlendirmelerine uyun.

Sağlıklı dalışlar dilerim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

CO₂ Yangın Tüplerinin Üzerindeki İşaretlerin Anlamları

Yangınla mücadele ekipmanlarının doğru ve etkin kullanımı, sadece eğitimli müdahale personeline değil, aynı zamanda bu ekipmanların teknik özelliklerini anlayabilen ve değerlendirebilen personelin varlığına da bağlıdır. Karbondioksit (CO₂) esaslı yangın söndürücüler, özellikle elektriksel ve sıvı kaynaklı yangınlarda etkili olmaları nedeniyle endüstriyel tesislerde, laboratuvar ortamlarında ve hassas ekipmanların bulunduğu alanlarda yaygın olarak tercih edilmektedir.

Bu söndürücülerin güvenli, etkili ve mevzuata uygun şekilde kullanılabilmesi için üzerlerinde yer alan teknik işaretlerin doğru okunması ve yorumlanması şarttır. Etiketler, kullanıcıya sadece içeriğin miktarını değil; aynı zamanda boşaltma süresi, etki mesafesi, çalışma ve test basınçları, üretim tarihi, son test tarihi gibi operasyonel ve yapısal parametreleri de sunar. Bu bilgiler; iş güvenliği, periyodik bakım, yangın tatbikatı planlaması ve denetim süreçlerinde kritik öneme sahiptir.

Yanlış değerlendirilen bir net ağırlık değeri, eksik gaz şarjı anlamına gelebilir. Görmezden gelinen bir test tarihi, yüksek basınca dayanım güvenliğini tehlikeye atabilir. Üstelik, CO₂ tüpleri -78,5 °C’ye kadar ani soğuma yapabilen gazlar içerdiğinden, fiziksel temasla oluşabilecek soğuk yanıkları gibi ikincil tehlikeler açısından da profesyonel farkındalık gerektirir.

Özellikle, CO₂’nin sıvı fazdan gaz faza geçişinde ortaya çıkan genleşme oranları, tüp içindeki basınç dalgalanmaları ve emniyet valfleri gibi kritik unsurlar ele alınarak, yangın anında operatörlerin ve bakım personelinin doğru bilgiye dayalı kararlar alabilmesi çok önemlidir ve bu yazının da maksadıdır. Bu bağlamda, teknik düzenlemeler ışığında tüplerin kullanım talimatları ve uyarı işaretlerinin ayrıntılı açıklamaları; acil müdahale senaryoları ve bakım/denetim süreçleri için referans niteliğinde sunmayı amaçladım.

🔥 🔥 🔥

CO₂ Yangın Tüplerinin Üzerindeki İşaretlerin Anlamları ve Hesaplamaları

🔹 1. Tüp Kapasitesi (Brüt Ağırlık / Net Ağırlık)

Tüpler üzerinde genellikle aşağıdaki gibi ifadeler bulunur:

  • Net: 5 kg → İçerdiği sadece CO₂ gazının ağırlığıdır.
  • Tüp Ağırlığı: 12.3 kg (T) → Tüpün boşkenki (yalnızca metal kısmının) ağırlığıdır.
  • Brüt: 17.3 kg → Tüp + gaz = toplam ağırlık.

📌 Kontrol Hesabı:
Brüt – Tüp = Gaz
17.3 kg – 12.3 kg = 5 kg CO₂

🔥 🔥 🔥

🔹 2. Yangın Sınıfı Uyumluluğu

CO₂ tüplerinin hangi tür yangınlar için uygun olduğunu gösterir:

  • Class B: Yanıcı sıvılar (benzin, alkol, solventler)
  • Class C: Elektrik yangınları
  • 🔥 Not: CO₂ Class A (katı madde) yangınları için genellikle etkili değildir, çünkü soğutucu etkisi kısa sürer ve yeniden alevlenme olabilir.
🔥 🔥 🔥

🔹 3. Boşaltma Süresi (Discharge Time)

Bu, tüpün içinde gazın ne kadar sürede tamamen boşalacağını gösterir.

Örnek:

  • Boşaltma Süresi 15 sec

Bu, 5 kg CO₂’nin 15 saniyede boşaldığı anlamına gelir.
Bu süre, hem yangınla mücadele planlaması hem de tahliye süresi açısından önemlidir.

📌 İpucu: Büyük tüpler uzun süreli yangınlar için daha uygundur. Küçük CO₂ tüpleri kısa süreli, anlık müdahaleler içindir.

🔥 🔥 🔥

🔹 4. Boşaltma Mesafesi (Discharge Range)

Tüpten çıkan CO₂’nin etkili olduğu mesafeyi ifade eder.

  • Boşaltma Mesafesi: 2–3 m → CO₂ gazı bu mesafede yoğun ve etkili şekilde çıkar.

📌 Not: Açık alanlarda veya rüzgârlı bölgelerde bu mesafe kısalabilir. Bu nedenle CO₂ tüpleri kapalı alanlarda elektrik yangınlarına müdahalede daha uygundur.

🔥 🔥 🔥

🔹 5. Test Basıncı (Test Pressure / PT)

Tüpün dayanıklılık testi sırasında uygulanan basınçtır.

Örnek:

  • PT: 250 bar

Bu tüp, 250 barlık bir iç basınca dayanacak şekilde test edilmiştir. Bu değer, tasarım dayanım sınırıdır.

🔥 🔥 🔥

🔹 6. Çalışma Basıncı (Working Pressure / WP veya PW)

CO₂ tüpü kullanım sırasında ortalama olarak bu basınçta çalışır:

  • WP: 56 bar (genellikle 50–60 bar arası)
    CO₂ normalde sıvılaştırılmış halde saklanır. Kullanım sırasında tüp içindeki sıvı hızla gaz hâline geçer ve bu sırada basınç yükselir.

📌 Tehlike Uyarısı: Tüp sıcak bir ortama maruz kalırsa basınç artar ve emniyet valfi açılabilir.

🔥 🔥 🔥

🔹 7. Üretim Tarihi ve Periyodik Kontrol

Örnek:

  • Üretim Tarihi: 2021/06
  • Bir sonraki test: 2026/06

CO₂ tüpleri genellikle her 5 yılda bir hidrostatik teste tabi tutulur.
Bu, tüpün dayanıklılığının hala geçerli olup olmadığını kontrol etmek içindir.

📌 Türkiye’de bu kontrollerin yapılması TS EN 1968 standardına göre zorunludur.

🔥 🔥 🔥

🔹 8. Emniyet Valfi / Tahliye Deliği Bilgisi

CO₂ tüplerinde, ani basınç artışında patlamayı önlemek için emniyet valfi bulunur. Üzerinde şu bilgiler olabilir:

  • Patlama Basıncı: 175 bar
    Bu, valfin açılarak fazla gazı tahliye edeceği kritik basınçtır.
🔥 🔥 🔥

🔹 9. Kullanım Talimatları ve Sembol İşaretleri

Genellikle piktogram şeklindedir:

  • 🔌 Elektrik yangını simgesi
  • 🧯 Bir yangına doğru sıkılan tüp simgesi
  • ❌ İnsan üzerine sıkmayın → CO₂ boğucu etki yapar!

Ayrıca şunlar da olabilir:

  • “Elektrik panoları için uygundur”
  • “Camla çevrili alanlarda dikkatle kullanın”
  • “Kapalı ortamda uzun süreli kullanım tehlikeli olabilir”
🔥 🔥 🔥

🔹 10. Standartlar ve Sertifikasyonlar

Tüplerin çoğunda aşağıdaki gibi bilgiler olur:

  • EN3: Avrupa yangın söndürücü standardı
  • CE 0036: Avrupa uygunluk işareti ve onay numarası
  • TS ISO 9809-1: Basınca dayanıklı çelik tüp standardı
  • TPED (Transportable Pressure Equipment Directive): Taşınabilir basınçlı ekipman güvenliği
🔧 🔧 🔧

Hacim Hesaplama ve Gaz Genleşme Oranı

CO₂ gazı sıvı hâlde saklanır, gaz hâline geçtiğinde yaklaşık 1:500 oranında genişler.

Örnek:

  • 5 kg CO₂ → yaklaşık 2.5 m³ gaz

Bu hacim, küçük bir ofis odasında ciddi bir boğucu atmosfer yaratmaya yeterlidir.

🔥 🔥 🔥

CO₂ Yangın Tüplerindeki İşaretlerin Anlamı – Açıklamalı Tablo

İşaret / BilgiAçıklamaÖrnek Değer / Not
Net Ağırlık (Net Weight)İçindeki CO₂ gazının ağırlığıdır.5 kg
Tüp Ağırlığı (Tare / Empty Weight)Tüpün boşkenki metal ağırlığıdır.12.3 kg
Brüt Ağırlık (Gross Weight)Tüp + gaz = toplam ağırlıktır.17.3 kg
Yangın Sınıfı (Fire Class)Hangi tür yangınlara karşı etkili olduğunu belirtir.Class B (yanıcı sıvılar), Class C (elektrik)
Boşaltma Süresi (Discharge Time)Tüpün tamamının ne kadar sürede boşalacağını gösterir.15 saniye
Boşaltma Mesafesi (Range)Gazın etkili olduğu maksimum mesafedir.2–3 metre
Çalışma Basıncı (Working Pressure)Kullanım sırasındaki tipik iç basınç değeridir.56 bar (50–60 bar arası)
Test Basıncı (Test Pressure)Tüpün test edildiği maksimum dayanım basıncıdır.250 bar
Patlama Basıncı (Burst Pressure)Emniyet valfinin açılacağı kritik basınç.175 bar
Üretim Tarihi (Manufacture Date)Tüpün imal edildiği tarih.2021/06
Sonraki Test TarihiPeriyodik hidrostatik testin yapılması gereken tarih.2026/06 (5 yılda bir)
StandartlarTüpün üretildiği ve test edildiği uluslararası teknik standartlar.EN3, CE 0036, TS ISO 9809-1, TPED
Kullanım Talimatları ve UyarılarPiktogramlar ya da yazılarla kullanıcıya yönelik bilgilendirmeler içerir.Elektrik yangını simgesi, “Kapalı alanda dikkat” vb.
Gaz Genleşme OranıCO₂ sıvı hâlde saklanır; gaz hâline geçtiğinde büyük hacme yayılır.1:500 → 5 kg CO₂ ≈ 2.5 m³ gaz
🔥 🔥 🔥

Etiketin Arkasındaki Hayati Gerçekler

  • CO₂ yangın tüpleri elektrik ve sıvı yangınlarında oldukça etkilidir.
  • Kapalı ortamda uzun süreli kullanımı solunum riski oluşturur.
  • Tüplerin üzerindeki teknik bilgileri kullanım öncesi ve sonrası mutlaka kontrol edin.
  • Herhangi bir sızdırma, etiket silinmesi veya periyodik bakım eksikliği, tüpün kullanım dışı bırakılmasını gerektirir.

Karbondioksit (CO₂) yangın tüpleri, yüksek riskli ortamlarda yangına ilk müdahalenin kritik bileşenlerindendir. Ancak bu ekipmanların gerçek güvenlik değeri, yalnızca fiziksel varlıklarından değil; aynı zamanda üzerlerindeki teknik verilerin doğru okunması, yorumlanması ve uygulanmasından kaynaklanır. Çünkü bu işaretler; cihazın etkinliği, emniyet seviyesi, kullanım süresi ve bakım gereksinimlerini somut verilerle tanımlar.

Net ve brüt ağırlık farkı, cihazın boş mu dolu mu olduğunu anlamak için yalnızca bir gözlem değil, aynı zamanda periyodik kontrolün ilk adımıdır.

Çalışma ve test basınçları, tüpün hangi koşullarda güvenle işlev görebileceğini ve hangi durumlarda devre dışı bırakılması gerektiğini belirler.

Boşaltma süresi ve menzil, kullanıcıya zaman yönetimi ve konumlandırma stratejisi sunar.

Üretim ve test tarihleri, tüpün yasal ve teknik ömrünü ifade eder; zamanında yenilenmeyen bir tüp, kriz anında işlevini yitirebilir ve geri dönüşü olmayan sonuçlara neden olabilir.

Endüstriyel yangın güvenliği yaklaşımında, bu tür ayrıntılar sadece teknik personel için değil, yangınla mücadele prosedürlerinin tasarımı, denetimi ve uygulanmasında görevli tüm paydaşlar için yüksek öneme sahiptir. Özellikle İş Güvenliği uzmanları, saha mühendisleri, bakım birimleri ve yangın ekipleri, CO₂ tüplerinin etiket verilerini periyodik olarak gözden geçirmeli; ihtiyaç duyulan düzeltmeleri veya yenilemeleri vakit kaybetmeden gerçekleştirmelidir.

Unutulmamalıdır ki, etiketteki bir ihmal, gerçek yangın anında müdahaleyi başarısızlığa uğratabilir. Bu sebeple, yangın söndürücü etiketleri yalnızca bilgi değil, aynı zamanda hayati uyarı sistemleridir. Her bir satır, teknik bir veri olmanın ötesinde, insan hayatını ve ekipman bütünlüğünü korumaya yönelik somut bir güvenlik manifestosudur.

Gelecekteki güvenli müdahalelerin temeli, bugün doğru anlaşılan ve uygulanan teknik detaylarla atılır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Tetanoz Aşısı Olmak Zorunlu mu?

SORU: Çalışanlara istemedikleri – kabul etmedikleri halde Tetanoz aşısı yapabilir miyiz? / Yaptırabilir miyiz? / Tetanoz Aşısı olmaları için zorlayabilir miyiz?

CEVAP: HAYIR YAPTIRAMAZSINIZYAPILMASI İÇİN DE ZORLAYAMAZSINIZ

NEDEN: Neden zorlayamayacağınızın cevabını ayrıntıları ile inceleyelim.

Tetanoz aşılaması koruyucu sağlık hizmeti niteliğinde bir tıbbi müdahaledir.

Tıbbi müdahalenin hukuka uygun olup olmadığına ve hekimin sorumluluğunun sınırlarına, ülkemizdeki yasal düzenlemeler ve imzaladığımız uluslararası sözleşmelere göre karar verilmesi gerekmektedir.

Herhangi bir salgın hastalık veya bir başkasını olumsuz etkileyebilecek hastalık olmadığı müddetçe kişinin veya velisinin rızası alınmaksızın tıbbı müdahalede bulunulamaz.

Tetanoz aşılaması da buna dâhildir.

Sırayla başlayalım..

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu‘ na Göre

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu Madde 72. maddede aşılamaya yönelik hükümler geçmektedir.

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu 72. Maddesi: “57’nci maddede zikredilen hastalıklardan biri zuhur ettiği veya zuhurundan şüphelenildiği takdirde aşağıda gösterilen tedbirler tatbik olunur:

1- Hasta olanların veya hasta olduğundan şüphe edilenlerin ve hastalığı neşrü tamim eylediği tetkikatı fenniye ile tebeyyün edenlerin… tecrit ve müşahede altına vaz’ı. 

2- Hastalara veya hastalığa maruz bulunanlara serum veya aşı tatbiki.

7- Dâhilinde sari ve salgın hastalıklardan biri zuhur eden umumi mahallerin tehlike zail oluncaya kadar set ve tahliyesi.

Dikkat edilmesi gereken husus 72. madde de herkese her durumda aşı yapılacağı gibi bir zorunluluk yoktur. Sadece salgın hastalık durumunda alınacak tedbirlere dair hükümler yer almaktadır

72. Maddenin 2. Bendinde dikkat edilmesi gerekenHastalara veya hastalığa maruz bulunanlarayazdığıdır; 57. maddede sayılan hastalıkların ortaya çıkması veya çıkacağından şüphe edilmesi durumunda hastalar, hasta olduğundan şüphe edilenler öncelikle tecrit edilip müşahede altına alınacak ve sonra hastalara veya hastalığa maruz kalanlara serum ve aşı uygulanacaktır.

Söz konusu bu maddede herkese her durumda aşı yapılacağı gibi bir zorunluluktan bahsedilmemektedir.

Lakin önemli bir husus da Umumi Hıfzıssıhha Kanunu Madde 72 de geçen uygulamaların yine Umumi Hıfzıssıhha Kanunu Madde 57 de belirlenmiş hastalıklar için geçerli olduğudur. Ve Sadece salgın hastalık durumunda alınacak tedbirleri olduğu da hatırdan çıkartılmamalıdır.

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu 57. Maddesi: “Kolera, veba (Bübon veya zatürre şekli), lekeli humma, kara humma (hummayi tiroidi) daimi surette basil çıkaran mikrop hamilleri dahi – paratifoit humması veya her nevi gıda maddeleri tesemmümatı, çiçek, difteri (Kuşpalazı)- bütün tevkiatı dahi – sari beyin humması (İltihabı sahayai dimağii şevkii müstevli), uyku hastalığı (İltihabı dimağii sari), dizanteri (Basilli ve amipli), lohusa humması (Hummai nifası) ruam, kızıl, şarbon, felci tıfli (İltihabı nuhai kuddamii sincabii haddı tifli), kızamık, cüzam (Miskin), hummai racia ve malta humması hastalıklarından biri zuhur eder … vak’ayı haber vermeye mecburdurlar…. ”

Görüldüğü gibi

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu Madde 57 de belirlenmiş hastalıklar içinde tetanoz YOKTUR.

T.C. Anayasası‘na Göre

Bu konuda en temel düzenleme T.C. Anayasası’nın 17/II. MaddesiTıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz” Görüldüğü gibi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasamızda kişinin vücut bütünlüğü ve sağlığı üzerindeki haklarının en temel haklardan biri olduğu belirtilmiş ve hükme bağlanmıştır.

Anayasa Mahkemesi; 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanun ve (Aslen konumuz çalışanlara yapılan tetanoz aşılaması olsa da) 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu değerlendirdiğinde zorunlu görülen bütün çocukluk çağı aşılarına yeterli bir yasal dayanak oluşturmadıkları görüşünü şu şekilde yazılı hale getirmiştir;

“… doğan her çocuğa belirli bir yaş periyoduna bağlı olarak ve ebeveynin rızası hilafına, ilgili idarece belirlenecek olan her türlü aşının tatbiki yetkisi verildiği şeklinde anlaşılması olanaklı değildir. Aksinin kabulü hâlinde uygulanacak tıbbi müdahalenin tür ve kapsamı belirsiz olacak şekilde, rıza verilmeyen müdahale türlerinin gündeme gelmesi muhtemeldir.

Resmî Gazete Tarihi: 02.11.2011 Resmî Gazete Sayısı: 28103 ile yayınlanan 663 Sayılı KHK  dikkatle incelendiğinde Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna, bağışıklama konusunda verilen görev ve yetkiler verildiği lakin tetanoz aşılaması konusunda temel hakları sınırlandırabilecek bir kanuni düzenleme olmadığı görülecektir.

Türk Medeni Kanunu‘ na Göre

Resmî Gazete Tarihi: 08.12.2001 Resmî Gazete Sayısı: 24607 olan 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 24: “…Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.” hükmü bulunmaktadır.

Tababet Ve Şuabatı San´Atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ‘una Göre

Resmî Gazete Tarihi: 14.04.1928 Resmî Gazete Sayısı: 863 olan Tababet Ve Şuabatı San´Atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ‘un 70. maddesi: “Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar….” hükmünü zorunlu kılar.

Hasta Hakları Yönetmeliği’ne Göre

Resmî Gazete Tarihi: 01.08.1998 Resmî Gazete Sayısı: 23420 olan Hasta Hakları Yönetmeliği’nin (H.H.Y) 5, 22, 24, 25, 26. maddeleri konumuzla yakından ilgilidir.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 5. maddesi: “Sağlık hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki ilkelere uyulması şarttır:

d) Tıbbi zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller dışında, rızası olmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz…”

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 22. Maddesi: “Kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, kimse, rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi ameliyeye tabi tutulamaz…” hükmünü taşımaktadır.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin “Hastanın rızası ve izin” başlıklı 24/1. maddesinde ise: “Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir. Hasta küçük veya mahcur ise velisinden veya vasisinden izin alınır…”hükmü yer almaktadır.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 25. Maddesi: “Kanunen zorunlu olan haller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu hastaya ait olmak üzere; hasta kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetmek veya durdurulmasını istemek hakkına sahiptir….” hükmü yer almaktadır.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 26. Maddesi: “Kanuni temsilcinin muvafakatinin gerektiği ve yeterli olduğu hallerde dahi, mümkün olduğu ölçüde küçük veya mahcur olan hastanın dinlenmesi suretiyle tıbbi müdahaleye iştiraki sağlanır.hükmü yer almaktadır.

16 – 18 yaş arası genç çalışanlar için ise bakılması gereken ayrıca hükümler de mevcuttur.

Türk Ceza Kanunu’nuna Göre

Türk Ceza Kanunu’nun “Kasten yaralama” başlıklı 86/1 maddesinde: “Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.

“…Hekimin, hastanın rızasını almaksızın, hastayı aydınlatmaksızın veya endikasyon bulunmaksızın yaptığı her türlü tıbbi müdahale kasten yaralama suçunu oluşturur…

Çocuk Hakları Evrensel Bildirgesin‘e Göre

(Aslen konumuz çalışanlara yapılan tetanoz aşılaması olsa da)

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul ettiği, 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe giren ve Türkiyenin 14 Ekim 1990 tarihinde imzaladığı ve 27 Ocak 1995’te yürürlüğe giren, Çocuk Hakları Evrensel Bildirgesinin 2. ilkesine göre: “Çocuklar özel olarak korunmalı, yasa ve gerekli kurumların yardımı ile fiziksel, zihinsel, ahlaki, ruhsal ve toplumsal olarak sağlıklı normal koşullar altında özgür ve onurunun zedelenmeyecek şekilde yetişmesi sağlanmalıdır. Bu amaçla çıkarılacak yasalarda çocuğun en yüksek çıkarları gözetilmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’sinin 17, 29 ve 30. maddeleri hükümlerini T.C. Anayasası ve 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Anlaşması hükümlerine ve ruhuna uygun olarak yorumlama hakkını saklı tutmaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘ne Göre

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından verilen Codarcea/Romanya, No. 31675/04, (European Court of Human Rights) 2 Haziran 2009 tarihli kararda; “ hekimlerin, uygulanması düşünülen tıbbi müdahalenin hastaların fiziksel bütünlüğüyle ilgili olarak meydana getirebileceği öngörülebilir sonuçlar hakkında hastalarını aydınlatarak, rıza göstermelerini sağlayacak şekilde hastalarını bu tıbbi müdahale hakkında önceden bilgilendirmeleri gerektiği “ yazılıdır.

Hekimlik Meslek Etiği Kuralları‘na Göre

Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının 26. maddesinde düzenleme yapılmış ve “Hekim hastasını, hastanın sağlık durumu ve konulan tanı, önerilen tedavi yönteminin türü, başarı şansı ve süresi, tedavi yönteminin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler, verilen ilaçların kullanılışı ve olası yan etkileri, hastanın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastalığın yaratacağı sonuçlar, olası tedavi seçenekleri ve riskleri konularında aydınlatır. Yapılacak aydınlatma hastanın kültürel, toplumsal ve ruhsal durumuna özen gösteren bir uygunlukta olmalıdır. Bilgiler hasta tarafından anlaşılabilecek biçimde verilmelidir….”

Görüldüğü gibi yukarıya alınan Anayasa, Yasa ve Yönetmelik hükümleri uyarınca vücut bütünlüğünün dokunulmazlığı, insan haklarının en önemli parçasıdır.

Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında ancak kişiden aydınlatılmış onam/muvafakat alınarak, çocuklara ise velisinin aydınlatılmış onamı alınmak ve çocuğun da iştiraki sağlanmak şartıyla tıbbi müdahalede bulunulabilecektir. Aydınlatma ve onam/ muvafakat, tıbbi müdahaleyi hukuka uygun hale getiren ayrı birer unsurdur.

Yasa ve yönetmeliklerimizde tetanoz aşısına, genel kuraldan farklı bir hukuki nitelik kazandıran veya farklı uygulama getiren bir hüküm yoktur. Yani tetanoz aşısı için aydınlatılmış onam aranmayacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Tetanoz aşısı ile ilgili düzenleme Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda mevcuttur.

HANGİ AŞI ZORUNLU

Uluslararası Sağlık Tüzüğü tarafından belirlenen zorunlu aşı sadece sarı humma aşısı dır. Sarı humma aşısı zorunluluğu sadece hastalığın yaygın olduğu ülkelere seyahat eden kişiler içindir.

SONUÇ

  1. Tıp biliminin kuralları uygulanmak suretiyle yapılan her türlü müdahale, tıbbi müdahaledir.
  2. Tıbbi müdahalelerin tamamında aydınlatma ve rıza şartı vardır.
  3. Tetanoz aşısı da tıbbi müdahaledir ve dolayısıyla, aydınlatma ve rıza alınması zorunludur.
  4. Tetanoz aşısının önleyici nitelikte olması tıbbi müdahale olmadığı anlamına gelmez.
  5. Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda açık bir şekilde zorunlu olduğu belirtilenler dışında hiçbir aşı zorunlu değildir.
  6. Dolayısıyla, bu kanun dışındaki bütün aşılar bakımından aydınlatma ve rıza zorunluluğu vardır.
  7. Bir yasal hüküm ile aşı zorunluluğu getirilse dahi, haklı gerekçeleri olmadığı takdirde bu yasa hükmü, Avrupa Biyotıp Sözleşmesi ile Anayasa’ya aykırı olabilir.

Türkiye Cumhuriyeti ve tabi olduğumuz uluslar arası sözleşmeler, genel bir aşı yükümlülüğü için bir yetkilendirme içermemektedir. Bu nedenle kanunda açıkça düzenlenmediği sürece herhangi bir aşı zorunlu tutulamayacaktır.

Her ne kadar iyi niyet ve bilimsel uygunluk olsa da hiçbir çalışanın muvafakatı olmaksızın tetanoz aşılaması ve benzeri aşılama yapmak mümkün değildir.

Aksi davranışlar hukuksuz olacağı için sorumluların cezai durumlarla karşılaşması söz konusudur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

01.12.2024 tarihi itibari ile yürürlükteki kanun ve yönetmeliklerden yararlanılmıştır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Derleyen

DR MUSTAFA KEBAT

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla