Yakın Geleceğin Nöroergonomi Tabanlı Uygulama Protokolleri

Dünyanın bir kısmının halen Endüstri 3.0 da önemli bir kısmının Endüstri 4.0 yaşadığı ve küçük bir kısmının da Endüstri 5.0 çağının kapılarını araladığı günümüzde, teknolojinin yalnızca makinelerle sınırlı olmadığı, insanın fizyolojik ve bilişsel kapasitesini anlamaya yönelik akıllı sistemlerle bütünleştiği bir dönüşüm yaşanıyor. Bu dönüşümün merkezinde, insanın sadece “çalışan” değil, aynı zamanda “algılayan, düşünen ve hisseden” bir varlık olarak ele alındığı nöroergonomi yer alıyor.

Geleneksel iş güvenliği yaklaşımları; baret, gözlük, ikaz levhası ve fiziksel önlemlerle sınırlandırılmışken, nöroergonomi, zihinsel yorgunluğu algılayan algoritmalar, stresin yükselişini önceden bildiren giyilebilir teknolojiler, refleksleri eğiten dijital sistemlerle yeni bir güvenlik modeli sunmaktadır.

Tehlike sadece gözle görünende değil, dikkatin dağılması, bilişsel yükün artması ve duygusal tükenmişlik gibi görünmeyen risklerden de kaynaklanmaktadır.

Sizlere sumakta olduğum nöroergonomi tabanlı uygulama protokolleri, özellikle inşaat, maden, enerji ve ulaşım gibi yüksek riskli sektörlerde; hem kazaları azaltmak hem de çalışan performansını sürdürülebilir kılmak amacıyla tasarlanmış örneklerdir.

Protokoller; EEG, GSR, VR/AR, refleks sistemleri ve denge teknolojileriyle zenginleştirilmiş olup, yalnızca bir güvenlik önlemi değil, aynı zamanda bir insan-merkezli üretim ve yaşam kültürüdür.

Amacımız, yakın geleceğin işyerlerini yalnızca daha güvenli değil, aynı zamanda daha duyarlı, daha zeki ve daha insani kılmak… Çünkü biliyoruz ki: Zihin güvende değilse, bedenin güvenliği eksiktir.

1. Beyin Yorgunluğu ve Dikkat Takibi Protokolü (EEG Tabanlı)

Hedef Grup

Vinç operatörleri, kule çalışanları, makinistler, türbin bakım ekibi

Uygulama Adımları

  1. Çalışma öncesi EEG baret takılarak 3 dakikalık dikkat ve yorgunluk taraması yapılır.
  2. Dikkat düzeyi düşük çıkan çalışan için çalışma süresi kısaltılır, dinlenme önerilir.
  3. Geribildirim sistemi sayesinde çalışanın kendisi de anlık dalgınlık/yorgunluk farkındalığı kazanır.

Ekipman

EEG sensörlü akıllı baret, analiz paneli, mobil bildirim uygulaması

2. Stres ve Duygusal Tükenmişlik Tespit Protokolü (GSR + Nabız Tabanlı)

Hedef Grup

Vardiyalı çalışanlar, kapalı alan personeli, tünel işçileri, uzun yol sürücüleri

Uygulama Adımları

  1. Giyilebilir GSR sensörü ve nabız monitörü takılır.
  2. Stres verileri gün içinde izlenir, belirlenen eşiğin aşılması durumunda mola verilir.
  3. Psikososyal destek gerektiğinde devreye alınır.

Ekipman

Giyilebilir stres ölçer (GSR), nabız bandı, mobil uygulama

3. Reaksiyon Süresi ve Refleks Eğitimi Protokolü

Hedef Grup

Yüksek irtifa çalışanları, sürücüler, tünel işçileri

Uygulama Adımları

  1. Haftada 2 gün sabah vardiya öncesi, refleks antrenman sistemi kullanılır.
  2. Çalışan, ışık sinyalleri veya sesli komutlara mümkün olan en hızlı şekilde yanıt verir.
  3. Sonuçlar sistemde kaydedilir, gelişim takibi yapılır.

Ekipman

Işıklı refleks tahtası, mobil refleks aplikasyonları, göz takip sensörü (isteğe bağlı)

4. Görsel Algı ve Bilişsel Yük Yönetimi Protokolü (VR + AR Destekli)

Hedef Grup

Yüksekte çalışanlar, türbin içi bakım personeli, tünel açma ekibi

Uygulama Adımları

  1. VR gözlük ile senaryo bazlı eğitim: “Dikkat hataları ve bilişsel yük” simülasyonları uygulanır.
  2. Çalışanın karar verme süresi, dikkat odaklılığı analiz edilir.
  3. Uygulama sonrası kişiselleştirilmiş bilişsel yük yönetim önerisi sunulur.

Ekipman

VR gözlük, özel nöroergonomik senaryo yazılımı, performans değerlendirme sistemi

5. Duruş Kontrolü ve Statik Denge Takip Protokolü

Hedef Grup

Yüksekte çalışanlar, vinç-tavan yürüyen vinç operatörleri, bakım-onarım ekipleri

Uygulama Adımları

  1. Haftada 2 gün, 15 dakikalık denge pedi ve BOSU egzersizi yapılır.
  2. Duruş simetrisi, ayakta kalma süresi, mikro-tremor gözlemi değerlendirilir.
  3. Riskli dengesizlik yaşayan personele bireysel egzersiz reçetesi sunulur.

Ekipman

Denge pedi, BOSU topu, ayakta durma analizi platformu, fizyoterapist rehberliği

6. Bilişsel Yük Dengeleme ve Görev Dağılımı Protokolü

Hedef Grup

Yüksek zihinsel stres altında çalışan tüm personel (şantiye şefleri, kontrol mühendisleri)

Uygulama Adımları

  1. Haftalık görev bazlı bilişsel yük analizi yapılır.
  2. Aşırı yüklenen personele görev rotasyonu önerilir.
  3. İş akışı içinde “mikro-mola alanları” ve zihin dinlendirme teknikleri entegre edilir.

Ekipman

Bilişsel analiz yazılımı, mikro-mola zamanlayıcıları, VR meditasyon gözlükleri

Uygulama Takvimi Örneği (Haftalık)

GünSabah Vardiyası ÖncesiGün OrtasıHafta Sonu
PazartesiEEG taraması + denge egzersiziGSR stres takibi
SalıRefleks eğitimiGörev yükleme analizi
ÇarşambaVR bilişsel simülasyonZihin dinlendirme teknikleri
PerşembeDenge egzersiziGSR takibi + bireysel öneri
CumaEEG taraması + refleks ölçümüGeri bildirim değerlendirme toplantısı

Bilmeliyiz ki

İnsan bedeni bir makine değildir; dalgalanan duyguların, değişken dikkat düzeylerinin ve sınırlı kaynakların canlı bir sistemidir. İşte bu yüzden nöroergonomi, yalnızca bir bilim değil, aynı zamanda bir insan onuru savunusudur.

Zihinsel yükü hafifletmeye, refleksleri geliştirmeye, dikkat süresini uzatmaya ve çalışma ortamını bilişsel olarak optimize etmeye yönelik her adım; sadece iş kazalarını değil, aynı zamanda insana dair değerin görünürlüğünü artırır.

Yakın geleceğin iş yerlerinde sadece çelik burunlu botlar, gözlükler ve baretler değil; zihin okuyan sensörler, anlık stres izleyiciler ve davranışsal analiz algoritmaları da yerini alacaktır. Bu dönüşüm, tehlikeyi yalnızca bertaraf etmekle kalmayacak, tehlikenin oluşma ihtimalini zihinsel düzeyde tanıyıp önleme becerisi kazandıracaktır. Bu, bireysel farkındalığı kurumsal güvenlik kültürüne dönüştüren bir evrimin ifadesidir.

Bugün attığımız bu nöroergonomik adımlar, yarının güvenli, bilinçli ve sürdürülebilir iş ortamlarının temelini atmaktadır. İnsan, artık üretimin sadece nesnesi değil; zihinsel süreçleriyle, duygusal dengesiyle ve nörofizyolojik hassasiyetiyle üretimin öznesidir.

Çünkü geleceğin güvenliği, sadece güçlü yapılarda değil, güçlü zihinlerde inşa edilecektir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ İnsan Zihinsel İş Yükü: Bir Araştırma ve Yeni Bir Kapsayıcı Tanım https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9201728/#s4

⭐️⭐️ Hareket Halindeyken Nöroergonomi: İşyeri Değerlendirmesi ve Tasarımı için Mobil EEG’nin Potansiyelinin Değerlendirilmesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9846382/

⭐️⭐️ Nöroergonomi: Fiziksel ve bilişsel çalışmalara yönelik uygulamaların gözden geçirilmesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3870317/https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3870317/

⭐️⭐️ Zihinsel İş Yükü, Katılım ve İnsan Performansına Nöroergonomi Yaklaşımı https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7154497/https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7154497/

⭐️⭐️ Çalışanların Psikolojik Güvenlik Algısı ve Politik Taktik Davranışları http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1193579?utm_source=chatgpt.com

⭐️⭐️ Acil durum ve güvenlik yönetiminde nöroteknolojinin kullanımıyla daha güvenli bir çalışma ortamı yaratmak https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37270412/

⭐️⭐️ Beyinden işyerine: fNIRS’in bilişsel çalışmalarda ve işçi güvenliğindeki rolü https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10634210/

⭐️⭐️ Nörogüvenlik bilimi: Güvenlik sorunlarının sinirsel mekanizmalarını ortaya çıkarmak için ortaya çıkan yeni bir disiplin https://www.frontiersin.org/journals/neuroscience/articles/10.3389/fnins.2023.1190995/full

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Günlük Yaşam – Yoga – Taekwondo Propriyosepsiyon, Interosepsiyon Nörosepsiyon

Bedenimizin çevreyle etkileşimi, içsel durumlarımızı algılama yeteneği ve çevresel tehditleri değerlendirme becerisi, hem günlük yaşamımızda hem de spor aktivitelerimizde kritik bir rol oynar. Propriyosepsiyoninterosepsiyon ve nörosepsiyon, bu etkileşimlerin temel bileşenleridir.

Propriyosepsiyon – Bedenin boşluktaki algısı, Bedenin Konumu ve Hareketi

Propriyosepsiyon, vücudun konumunu, hareketini ve bu hareketlerin hangi kas ve eklemlerle yapıldığını algılamamıza yardımcı olan duyusal bir mekanizmadır. Propriyoseptif algı, kaslarda ve eklemlerde bulunan özel reseptörler aracılığıyla sağlanır ve vücudun uzay içindeki pozisyonunu, denge durumunu ve hareketlerin kontrolünü sağlar. Bu sayede, hareket ederken vücudumuzun nereye gittiğini, hangi kasların aktif olduğunu ve dengenin nasıl sağlandığını anlarız.

Bu mekanizmanın günlük yaşam, yoga ve taekwondo ile olan bağlantıları şu şekildedir:

Günlük Yaşam:

  • Denge ve Koordinasyon: Yürüyüş, merdiven çıkma veya spor yapma gibi temel aktivitelerde propriyoseptif algı, dengeyi sağlamaya yardımcı olur. Günlük hayatta dengeyi korumak, yaralanma riskini azaltır.
  • Postür: İyi bir postür korumak, bel ve sırt ağrılarını önler. Doğru duruş alışkanlıkları geliştirmek, günlük yaşam kalitesini artırır.

Yoga:

  • Duruşların Uygulanması: Yoga pratiği, propriyosepsiyonun en iyi şekilde kullanıldığı bir alandır. Pozlar arasında geçiş yaparken ve dengede dururken, bedenin konumunu doğru bir şekilde algılamak önemlidir.
  • Farkındalık Geliştirme: Bireyler, postürlerini ve hareketlerini daha iyi hissederek kendi bedenlerini tanıma fırsatı bulurlar. Bu, hem fiziksel hem de zihinsel esneklik kazandırır.

Taekwondo:

  • Teknik Uygulamalar: Taekwondo’da tekniklerin doğru bir şekilde uygulanması, proprioseptif farkındalığa dayanır. Savunma ve saldırı hareketlerinde vücudun konumunu doğru bir şekilde algılamak, performansı artırır.
  • Denge ve Hız: Hızlı hareketler ve döngüsel tekniklerin uygulanması, iyi bir proprioseptif algı gerektirir. Bu, sporcunun etkili bir şekilde rakibine karşı koyabilmesini sağlar.

Yoga Bağlantısı: Yoga pratiği sırasında propriyosepsiyonun önemi büyüktür. Aşağıdaki örnekler, yoga pozlarının uygulanmasında propriyoseptif algının nasıl kullanıldığını göstermektedir:

  • Baş Duruşu (Sirsasana):Poz sırasında, başın üstünde dururken bacakların pozisyonunu algılamak önemlidir. Propriyoseptif algı, bacakların başın üstünde dengede durmasını sağlamaya yardımcı olur. Bu, dengeyi korumak için gereken kasları aktif hale getirir.
  • İkinci Savaşçı (Virabhadrasana II): Bu pozda, kolların omuzlarla hizalanması gerektiğini hissetmek önemlidir. Propriyoseptif algı, kol ve omuz kaslarının duruşunu ve hizalanmasını kontrol etmeye yardımcı olur, bu da pozun bütünlüğünü korur.
  • Omuz ve Kalça Hizalaması: Omuzların kalçaların üzerinde olup olmadığını algılamak, vücudun duruşunu ve dengesini etkiler. Propriyoseptif algı, bu hizalamanın sağlanmasına yardımcı olur.
  • Meditasyon Postürü: Meditasyon sırasında dik oturmak, bedenin dengede kalmasını sağlar.

Interosepsiyon – İçsel Duyum ve Farkındalık

Interosepsiyon, vücudun iç durumunu algılamamıza yardımcı olan duyusal mekanizmadır. Bu mekanizma, iç organlardan ve bedenin diğer bölümlerinden gelen sinyalleri kullanarak açlık, tokluk, ağrı, sıcaklık gibi duygusal ve fiziksel durumları algılamamıza olanak tanır. Interosepsiyon, bedensel farkındalığı artırır ve bireylerin duygusal durumlarını anlamalarına yardımcı olur.

Interosepsiyon, bedenin iç durumunu algılama yeteneğidir. Bu duyunun günlük yaşam, yoga ve taekwondo ile bağlantısı şunlardır:

Günlük Yaşam:

  • Duygusal Farkındalık: İçsel durumumuzu algılamak, stres ve kaygı ile başa çıkmamıza yardımcı olur. Duygusal tepkilerin farkında olmak, kişisel ilişkilerimizi geliştirebilir.
  • Beslenme: Açlık ve tokluk sinyallerini algılamak, sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmemizi sağlar. İçsel işaretleri dinlemek, aşırı yemeyi önler.

Yoga:

  • Nefes ve Meditasyon: Nefes teknikleri ve meditasyon, interoseptif farkındalığı artırır. Bireyler, bedenlerinin iç durumunu daha iyi anlayarak zihinsel rahatlama sağlarlar.
  • Farkındalık Pratiği: Yoga pratiği, bireylerin içsel duyumlarını keşfetmelerine ve duygusal durumlarını anlamalarına yardımcı olur. Bu, stres yönetimi için etkilidir.

Taekwondo:

  • Stres Yönetimi: Taekwondo gibi mücadele sporları, stresli durumlarla başa çıkmayı gerektirir. İçsel durumun farkında olmak, sporcuların anlık tepkilerini yönetmelerine olanak tanır.
  • Fiziksel ve Zihinsel Hazırlık: Sporcular, içsel durumlarını algılayarak zihinsel olarak müsabakalara daha iyi hazırlanabilirler. Bu, performanslarını artırır.

Nörosepsiyon – Güvenlik ve Tehdit Algısı

Nörosepsiyon, çevredeki tehditleri algılamamıza ve bu tehditlere uygun yanıt vermemize yardımcı olan bir mekanizmadır. Bu sistem, beynin çevresel sinyalleri değerlendirerek güvenli veya tehditkar bir durum olup olmadığını belirlemesine olanak tanır. Nörosepsiyon, bireylerin ruh hali ve stres seviyeleri üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

Günlük Yaşam:

  • Güvenli Ortam Algısı: Güvende hissetmek, genel ruh halimizi iyileştirir. Güvenli bir ortamda olmak, sosyal ilişkilerimizi olumlu yönde etkiler.
  • Kriz Yönetimi: Anlık tehditlere karşı doğru tepkiler verebilmek, stres seviyelerini yönetmek için önemlidir. Bu, iş ve sosyal yaşamda başarılı olmaya yardımcı olur.

Yoga:

  • Güvenli Alan Oluşturma: Yoga pratiği, bireylere güvenli bir ortam sunarak, içsel huzuru artırır. Meditasyon ve nefes çalışmaları, stres ve kaygıyı azaltır.
  • Farkındalık Geliştirme: Bireyler, güvenli alanlarda çalışarak kendilerini daha iyi ifade eder ve içsel huzurlarını artırır.

Taekwondo:

  • Hızlı Tehdit Algısı: Taekwondo gibi mücadele sporları, çevredeki tehditleri hızlı bir şekilde algılamak ve yanıt vermek için nöroseptif algıyı gerektirir. Bu, sporcunun başarılı bir şekilde rakibine karşı koyabilmesini sağlar.
  • Stresle Baş Etme: Nörosepsiyon, taekwondo sporcularının stresli durumlarla başa çıkmalarına ve anlık tepkilerini yönetmelerine yardımcı olur.

Propriyosepsiyon, interosepsiyon ve nörosepsiyon, günlük yaşamımızın yanı sıra yoga ve taekwondo gibi disiplinlerle sıkı bir şekilde bağlantılıdır.

Bu duyusal mekanizmaların farkında olmak, bedenimizi ve içsel durumumuzu daha iyi anlamamıza, sağlıklı ilişkiler kurmamıza ve stresle başa çıkmamıza yardımcı olur.

Yoga ve taekwondo pratiği, bu kavramları geliştirmek için harika birer araçtır. Bedenimizi ve zihnimizi daha iyi tanıyarak, hem spor hayatımızda hem de günlük yaşamda daha dengeli, sağlıklı ve tatmin edici bir yaşam sürdürmek mümkündür.

Propriyosepsiyon, Interosepsiyon, Nörosepsiyon Eğitim Almak İçin Bizi Arayın

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü Dr Mustafa KEBAT yönetiminde deneyimli ekibimizle, firmanız beyaz yaka çalışanlarına özel – Yüksekte Çalışanlara Denge – Propriyoseptif Egzersizler Eğitimini Türkiyenin her yerinde planlayalım.

Eğitim Başvurusu

Dr Mustafa KEBAT – 0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

  • Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
  • +90 232 265 20 65
  • [email protected]

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Proprioseptif ve Vestibüler Duyu Sistemlerinin Harekete Göreli Katkısı: Moleküler Bilim Çağında Keşif Fırsatları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7867206/

⭐️⭐️ Propriosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2095254615000058

⭐️⭐️ Mekanoreseptör https://www.sciencedirect.com/topics/immunology-and-microbiology/mechanoreceptor

⭐️⭐️ Sensörimotor Sistemi, Bölüm I: Fonksiyonel Eklem Stabilitesinin Fizyolojik Temeli. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC164311/

⭐️⭐️ Propriosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6191985/

⭐️⭐️ PNF Kavramının Temel Unsurları, Bir Eğitim Anlatısı https://www.scientificarchives.com/article/the-essential-elements-of-the-pnf-concept-an-educational-narrative

⭐️⭐️ Motor fonksiyonu iyileştirmede proprioseptif eğitimin etkinliği: sistematik bir inceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4309156/

⭐️⭐️ Yaşlı yetişkinlerde denge ve gücün geliştirilmesinde geleneksel ve güncel yaklaşımların karşılaştırılması https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21510715/

⭐️⭐️ Yapı İşlerinde Yüksekte Çalışmalarda İSG Uygulama Rehberi. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.csgb.gov.tr/Media/0b3hcam2/yapiisleriyuksektecalismauygrehberi-in%C5%9Ft%C5%9Fb_revize.pdf

⭐️⭐️ Yaşlılarda Denge, Fonksiyonel Performans ve Düşme Önleme İçin Gövde Kas Gücünün Önemi: Sistematik Bir İnceleme https://www.researchgate.net/publication/236139834_The_Importance_of_Trunk_Muscle_Strength_for_Balance_Functional_Performance_and_Fall_Prevention_in_Seniors_A_Systematic_Review

⭐️⭐️ Dengesiz yüzeyler ve rehabilitasyon cihazları kullanılarak yapılan direnç antrenmanının etkinliği https://www.researchgate.net/publication/224822339_The_effectiveness_of_resistance_training_using_unstable_surfaces_and_devices_for_rehabilitation

⭐️⭐️ Futbolda duruş kontrolüne uzmanlık ve görsel katkının etkisi https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/j.1600-0838.2005.00502.x

⭐️⭐️ Spor veya günlük yaşamdaki fiziksel aktiviteler ile dik duruştaki duruş bozukluğu arasındaki ilişkinin sistematik bir incelemesi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23955562/

⭐️⭐️ NSC Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun 2021 Raporu Hakkındaki Açıklaması https://www.nsc.org/newsroom/nsc-statement-bls-report-2021#:~:text=In%202020%2C%20there%20were%204%2C764,highest%20annual%20rate%20since%202016.

⭐️⭐️ Hall, C. M., & Brody, L. T. (2005). Therapeutic Exercise: Moving Toward Function. Lippincott Williams & Wilkins. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://students.aiu.edu/submissions/profiles/resources/onlineBook/Q4X4S2_Therapeutic_Exercise_Moving_Toward_Function_3.pdf

⭐️⭐️ Motor Kontrolü: Araştırmayı Klinik Uygulamaya Dönüştürmek https://www.researchgate.net/publication/228118305_Motor_Control_Translating_Research_Into_Clinical_Practice

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

#propriyosepsiyon #interosepsiyon #nörosepsiyon #tetkikosgb #kebat

Daha Fazla

Stresi Süz, Uykuyu Demle! Lavanta Çayı

Geceleri yatağa yattığınızda zihniniz susmuyor mu?

Günün telaşı, iş stresi, kafadaki bitmeyen düşünceler… İşte böyle zamanlarda doğa bize şifa dolu bir bardak sunuyor: Lavanta çayı.

Güzelliğiyle olduğu kadar kokusuyla da büyüleyen lavanta, sadece gözlere hitap etmez; ruhu da sakinleştirir, beyni dinlendirir. Özellikle uyku problemi yaşayanlar, kaygı bozukluğu olanlar ve sinir sistemini dengelemek isteyenler için lavanta çayı adeta doğal bir rahatlama anahtarıdır.

🌿 🌿 🌿
Lavanta Bitkisinin İçeriği Şifa Dolu Moleküller

Lavanta (Lavandula angustifolia), uçucu yağlar ve güçlü aromaterapik bileşenler açısından zengin bir bitkidir.

🌸 🌸 🌸

İşte lavantanın mucizevi etkilerini sağlayan başlıca içerikler:

1. Linalool
  • Ana aktif bileşendir.
  • GABA reseptörlerini uyararak sinir sisteminde yatıştırıcı etki yapar.
  • Kaygıyı azaltır, kas gevşemesi sağlar.

2. Linalil Asetat
  • Linalool ile birlikte çalışarak kortizol seviyelerini düşürür.
  • Vücuda sakinlik ve dinginlik verir.

3. Flavonoidler (apigenin, luteolin)
  • Antioksidan özelliktedir.
  • Serbest radikalleri temizleyerek hücre yenilenmesini destekler.
  • Uyku sırasında beyin onarımına katkıda bulunur.

4. Tanenler ve Kumarin
  • Hafif sedatif etkileri vardır.
  • Aşırı uyarılmış sinir sistemini dengeler.

5. Geraniol, Borneol ve Cineol
  • Nefes açıcı ve gevşetici etkileriyle rahatlatıcı uyku öncesi ortam hazırlar.
🧠 🧠 🧠
Lavanta Çayının Uykuya Etki Mekanizması

Lavanta, merkezi sinir sistemi üzerinde doğrudan etkili bir bitkidir. Uykuya geçişte ve derin uykuda üç temel etkiyi birlikte sunar:

🔹 1. Kortizol Baskılama
  • Stres hormonu olan kortizol, uykunun en büyük düşmanıdır.
  • Lavanta içindeki linalil asetat bu hormonu baskılayarak vücudu gevşetir.

🔹 2. GABA Arttırma
  • GABA (Gamma-Aminobütirik Asit), beyni “sakinleştiren” bir nörotransmitterdir.
  • Lavanta, GABA’nın etkisini artırarak kaygıyı azaltır, zihni “sessize” alır.

🔹 3. Parasempatik Sistem Aktivasyonu
  • Vücudu “dinlen ve sindir” moduna geçirir.
  • Kalp atışını yavaşlatır, nefesi derinleştirir, uykuya hazır hale getirir.
🛌 🛌 🛌
Bilimsel Veriler Ne Diyor?
  • 2015 yılında yapılan bir çalışmada, yatmadan önce lavanta çayı içen bireylerin, daha çabuk uyuduğu ve daha az uyanarak sabaha daha dinç kalktığı gösterilmiştir.
  • Bir başka araştırmada, lavanta aromasıyla desteklenen çay tüketiminin, özellikle anksiyetesi yüksek bireylerde kaygı düzeylerini %35’e kadar düşürdüğü görülmüştür.
☕ ☕ ☕
Lavanta Çayı Nasıl Hazırlanır?
Klasik Lavanta Çayı

Malzemeler:

  • 1 tatlı kaşığı kurutulmuş lavanta çiçeği
  • 1 su bardağı (200 ml) kaynar su

Hazırlanışı:

  1. Lavanta çiçeğini fincana koyun.
  2. Üzerine kaynar suyu dökün.
  3. Ağzı kapalı şekilde 5 dakika demlenmeye bırakın.
  4. Süzün ve ılıkken tüketin.

Kullanım:
Uyumadan yaklaşık 30-60 dakika önce içilmesi önerilir. Günde 1 kez yeterlidir.

🧪 🧪 🧪
Farklı Tüketim ve Hazırlama Yöntemleri
1. Lavanta + Papatya Çayı (Çift Sakinleştirici)

Malzemeler:

  • 1 tatlı kaşığı lavanta
  • 1 tatlı kaşığı kurutulmuş papatya
  • 1 su bardağı sıcak su

Hazırlık:

  • 5-7 dakika demleyin.
  • Özellikle uyku öncesi sinirsel gerginliği azaltmak için birebirdir.

2. Lavantalı Süt (Çocuklar İçin Uygun)

Malzemeler:

  • 1 çay bardağı süt
  • ½ çay kaşığı lavanta
  • 1 çay kaşığı bal

Hazırlık:

  • Lavantayı sütün içinde kısık ateşte 3 dakika ısıtın.
  • Süzün, bal ekleyin ve ılık olarak içirin.
  • Yatmadan 1 saat önce verildiğinde uykuya geçiş kolaylaşır.

3. Lavanta Balı ile Limonlu Çay

Malzemeler:

  • 1 tatlı kaşığı lavanta
  • 1 tatlı kaşığı lavanta balı (Su ılıdıktan sonra lavanta balını ilave edin)
  • 2-3 damla limon suyu
  • 1 su bardağı sıcak su

Hazırlık:

  • Demleme süresi: 6 dakika.
  • Bal ve limon ekleyerek hafif bir aroma ile gece içimi kolay bir çay elde edebilirsiniz.
🔍 🔍 🔍
Kullanımda Dikkat Edilmesi Gerekenler
  • Hamileler, emziren anneler ve kronik ilaç kullananlar doktora danışmadan kullanmamalıdır.
  • Fazla tüketimi mide hassasiyetine veya baş dönmesine neden olabilir.
  • Günlük önerilen miktar: 1-2 fincanı geçmemelidir.
⚡ ⚡ ⚡
Lavanta Çayı + Ortam Desteği – Uyku Ritüelinizi Oluşturun

Lavanta çayını içmek tek başına bile etkili olsa da ortamınızı da destekleyerek uyku kalitenizi artırabilirsiniz:

  • Işıkları loş yapın.
  • Lavanta esansiyel yağıyla 1-2 damla yastığınıza damlatın.
  • Hafif bir meditasyon veya nefes egzersizi ekleyin.

Lavanta çayı, zihni boşaltmak ve uykuya geçişi doğal hale getirmek için mükemmel bir araçtır.

🌙 🌙 🌙
Uykuya Bir Demlik Doğallık Katın

Yorgun bir günün ardından, zihni susturmak ve bedeni gevşetmek kolay değildir. Ancak doğanın bize sunduğu lavanta, bu noktada sessiz ama etkili bir dost gibidir. Kaygıyı söndürür, kalp ritmini yavaşlatır, beyni sarıp sarmalar… Ve sonunda sizi yumuşak bir uykuya teslim eder.

Unutmayın: Uyku, sadece dinlenmek değil; bedenin yeniden doğmasıdır. Lavanta ise bu yeniden doğuşun nazik rehberidir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Lavanta https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK548221/

⭐️⭐️ Lavanta ve Sinir Sistemi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3612440/https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3612440/

⭐️⭐️ Uyku Bozukluğu Yaşayan Doğum Sonrası Kadınlarda Lavanta Çayının Yorgunluk, Depresyon ve Anne-Bebek Bağlanması Üzerindeki Etkileri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26523950/

⭐️⭐️ Lavanta bitki çayının yaşlılarda anksiyete ve depresyon üzerine etkisi: Rastgele klinik çalışma https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32444033/

⭐️⭐️ Lavanta ve çay ağacı esansiyel yağları ile pediatrik endokrin bozuklukları arasındaki ilişki: Literatürün sistematik bir incelemesi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32147050/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Kopenhag Psikososyal Risk Değerlendirme Ölçeği (KOPSOR)

Kopenhag Psikososyal Risk Değerlendirme Ölçeği (KOPSOR) Nedir?

KOPSOR (COPSOQ – Copenhagen Psychosocial Questionnaire), iş yerindeki psikososyal riskleri sistematik ve bilimsel bir şekilde değerlendirmek için geliştirilmiş uluslararası bir ölçektir.

Danimarka’da 1990’lı yıllarda geliştirilmiş ve daha sonra birçok ülke tarafından kültürel ve dilsel uyarlamalarla kullanıma alınmıştır. Türkiye için de uyarlanmış Türkçe sürümü bulunmaktadır.

🎯 🎯 🎯
Amacı Nedir?
  • Çalışma yaşamındaki stres kaynaklarını, psikolojik yükleri, iş tatmini düzeylerini ve iş-yaşam dengesi sorunlarını ölçmek.
  • İşyeri psikososyal ortamı hakkında veri toplayarak, müdahale planları geliştirmek.
  • İşverenin sorumluluğunu yerine getirmesi için bilimsel dayanak sunmak.
🧩 🧩 🧩
KOPSOR’un Yapısı

KOPSOR’un farklı versiyonları mevcuttur:

  • Kısa Versiyon (KOPSOR-K)
  • Orta Versiyon (KOPSOR-O)
  • Geniş Versiyon (KOPSOR-G)

Türkiye’de genellikle orta uzunluktaki versiyon tercih edilmektedir. Ölçek genelde 20–40 dakika arasında uygulanır.

🧠 🧠 🧠

KOPSOR, telif korumalı bir psikososyal ölçektir. Yasal ve etik sınırlar içinde, içerik paylaşımı aynı şekilde korunur. Bu sebeplerle ölçeğin tamamı yerine anlaşılmasını sağlamak için örneklem sorular iki farklı açıdan aşağıda verilmiştir.

🧠 🧠 🧠
Ana Boyutlar – Örnek Alt Başlıklarla
BoyutAçıklamaÖrnek Soru
İş TalepleriZihinsel, duygusal, fiziksel yükler“İş yükünüz zihinsel olarak sizi zorluyor mu?”
Çalışan Kontrolü (Özerklik)Kendi kararlarını verebilme düzeyi“İşinizi nasıl yapacağınızı siz mi belirlersiniz?”
Sosyal DestekYöneticilerden ve çalışma arkadaşlarından alınan destek“Zor zamanlarda yöneticiniz size destek olur mu?”
İş-Yaşam Dengesiİşin özel hayat üzerindeki etkisi“İşiniz, özel yaşamınızı olumsuz etkiliyor mu?”
Rol Açıklığı ve ÇatışmasıGörev tanımlarının netliği, çelişkili beklentiler“Yaptığınız işin sizden tam olarak ne beklendiğini biliyor musunuz?”
İş Güvenliği ve Gelecekİş güvencesi algısı ve kariyer devamlılığı“İşinizi kaybetme korkusu taşıyor musunuz?”
İşyerinde AdaletYönetsel kararların adil olup olmadığı“Yöneticiniz herkese adil davranıyor mu?”
Duygusal TaleplerDuygusal emek yükü, müşteri ilişkilerinin yoruculuğu“İşinizde duygusal olarak yıpranıyor musunuz?”
Mobbing ve Tacizİşyerinde olumsuz davranışlara maruz kalma durumu“İş arkadaşlarınız tarafından dışlandığınızı hissediyor musunuz?”
İş Tatminiİşten genel memnuniyet“İşinizden genel olarak memnun musunuz?”
🧠 🧠 🧠
KOPSOR‑O’nun Yapısı

KOPSOR‑O, 17 temel boyuttan ve bu boyutlara ait 45–60 arası maddeden oluşur. Türkiye’de uygulanan uyarlanmış sürümde yaklaşık 52 madde vardır.

KOPSOR‑O: Ölçek Boyutları ve Örnek Sorular

Aşağıda, KOPSOR‑O’nun ana boyutları ve her birinden seçilmiş örnek sorular yer almaktadır. Bu yapı, anketin neyi ölçtüğünü ve nasıl kurgulandığını anlamanızı sağlar.

BoyutÖrnek Madde
Zihinsel Talepler“İşiniz zihinsel olarak sizi ne kadar yoruyor?”
Duygusal Talepler“Gün boyunca duygusal anlamda kendinizi yıpranmış hissediyor musunuz?”
Fiziksel Talepler“Çalışma pozisyonunuz vücudunuzda ağrıya neden oluyor mu?”
Çalışma Hızı ve Yoğunluğu“İşlerinizi zamanında yetiştirmekte zorlanıyor musunuz?”
Karar Özgürlüğü (Kontrol)“İşinizi kendi yöntemlerinizle yapma imkânınız var mı?”
Gelişim İmkanları“İşiniz mesleki gelişime uygun fırsatlar sunuyor mu?”
İşin Anlamlılığı“Yaptığınız işin topluma fayda sağladığını düşünüyor musunuz?”
Rol Netliği“Görev ve sorumluluklarınız açıkça tanımlanmış mı?”
Rol Çatışması“İş yerinde çelişkili istekler alıyor musunuz?”
Sosyal Destek – Yönetici“Yöneticiniz zor durumda olduğunuzda yanınızda mı?”
Sosyal Destek – Meslektaş“İş arkadaşlarınız zor zamanınızda destek oluyor mu?”
İş Güvencesi“İşinizi kaybetme korkusu hissediyor musunuz?”
İş Tatmini“İşinizden genel olarak memnun musunuz?”
Ödül ve Tanıma“Yaptığınız başarılı işler takdir ediliyor mu?”
Adalet Algısı“Dairenizde herkes adil şekilde muamele görüyor mu?”
Mobbing / Taciz“Meslektaşlarınız tarafından psikolojik tacize uğradığınızı hissediyor musunuz?”
İş-Yaşam Dengesi“İşiniz özel hayatınızı düzenlemenizi zorlaştırıyor mu?”
📊 📊 📊
Uygulama Biçimi
  • Likert Tipi Ölçek: Genellikle 5’li veya 7’li skalada (örneğin: hiç – bazen – sık sık – her zaman) puanlama yapılır.
  • Anonim ve Gönüllü: Katılımcılar dürüst yanıt verebilsin diye anonimlik esastır.
  • Toplu veya Bireysel Uygulama: Kâğıt-kalem yöntemiyle ya da çevrim içi anket olarak uygulanabilir.
🔍 🔍 🔍
Neden KOPSOR Kullanılmalı?
AvantajıAçıklama
Bilimsel Geçerlik ve GüvenirlikUluslararası araştırmalarla test edilmiştir, geçerliliği kanıtlanmıştır.
Kültürel UyarlanabilirlikTürkiye dâhil birçok ülkede dil ve kültüre uygun hale getirilmiştir.
Çok BoyutlulukTek bir testle iş yerindeki birçok psikososyal faktörü değerlendirme imkânı sunar.
Kıyaslama İmkânıKurum içi birimler arasında ya da sektörler arası karşılaştırma yapılabilir.
Erken Uyarı MekanizmasıMüdahale gerektiren psikososyal riskleri önceden tespit etmeye yardımcı olur.
🎯 🎯 🎯
Kopenhag Psikososyal Risk Değerlendirme Ölçeği (KOPSOR) Nasıl Uygulanır?
Uygulama Yöntemi:
  • Kağıt-kalem anket veya çevrim içi form (Google Forms, SurveyMonkey, vb.)
  • Bireysel veya grup ortamında
  • Anonimlik garanti edilir
  • 25–35 dakika sürer
  • Ortalama 52 soru sorulur

Ölçek Biçimi:

5’li Likert Tipi
1 = Hiç katılmıyorum
2 = Katılmıyorum
3 = Ne katılıyorum ne katılmıyorum
4 = Katılıyorum
5 = Tamamen katılıyorum

Bazı maddelerde ters puanlama yapılabilir (örneğin: “Yaptığım iş anlamsız geliyor.” → yüksek puan = olumsuz)

Puanlama ve Değerlendirme
Puanlama
  • Her alt boyut için soruların puanları toplanır ve ortalaması alınır.
  • Boyutlar 1 ile 5 arasında puanlanır.
  • Yüksek puan = Olumlu algı (bazı boyutlar hariç: mobbing, rol çatışması gibi).
  • Bazı maddeler ters puanlanır → (5 – madde puanı)
📈 📈 📈
Değerlendirme Aralıkları (örnek olarak)
Alt Boyut1.00–2.002.01–3.003.01–4.004.01–5.00
Sosyal DestekDüşükOrta DüşükOrta YüksekYüksek
Rol ÇatışmasıYüksek RiskOrta RiskDüşük RiskYok
MobbingYüksek RiskOrta RiskDüşük RiskYok
İş TatminiÇok DüşükDüşükİyiÇok İyi

Bu sınıflandırma, her kurumun yapısına göre özelleştirilebilir.

Raporlama ve Kullanım
Raporlama İçeriği
  • Genel memnuniyet ve stres düzeyleri
  • Hangi birimlerde hangi boyutlarda risk yüksek
  • Çalışanlar hangi destekleri eksik hissediyor
  • Müdahale gerektiren alanlar
🔧 🔧 🔧
Müdahale Önerileri
Risk AlanıOlası Müdahale
Yüksek iş yüküİş planlamasının yeniden düzenlenmesi, iş bölümü
Düşük sosyal destekLiderlik eğitimi, ekip çalışması programları
Rol belirsizliğiGörev tanımlarının yeniden yazılması
İş-yaşam dengesi zayıfEsnek çalışma saatleri, evden çalışma olanakları
Yüksek mobbing riskiKurumsal davranış politikaları, psikolojik danışmanlık hattı kurulması
🎯 🎯 🎯
Etik ve Hukuki Dikkatler
  • Anonim ve gönüllülük esasına göre uygulanmalıdır.
  • Çalışanlar sonuçlara göre etik dışı muameleye uğramamalıdır.
  • Kişisel veri korunmalı, analizler toplu yapılmalıdır.
🎓 🎓 🎓
KOPSOR’un Sonuçlarının Kullanımı
  1. Raporlama: İstatistiksel analizlerle birim bazlı risk düzeyleri çıkarılır.
  2. Müdahale Planı: Yüksek riskli boyutlar için özel çözümler geliştirilir (ör. rol tanımlarının netleştirilmesi, stres yönetimi eğitimi).
  3. Eğitim ve Farkındalık: Riskin görüldüğü alanlarda eğitim çalışmaları başlatılır.
  4. İzleme: 6 ay ya da 1 yıl sonra tekrar ölçüm yapılarak iyileşme seviyesi kontrol edilir.

Vermiş olduğum bilgileri esas alarak kurumsal iç anketler hazırlayabilirsiniz.

Örneğin:

  • “İşim beni zihinsel olarak çok yoruyor mu?”
  • “Yaptığım işler için yeterince takdir görüyor muyum?”
  • “Ev ve iş yaşamımı dengede tutabiliyor muyum?”

Bu şekilde, kendi “mini KOPSOR” versiyonunuzu oluşturabilir ve erken aşamada psikososyal riskleri tespit edebilirsiniz.

📌 📌 📌
Sonuç

KOPSOR, iş yaşamında giderek önem kazanan psikososyal risk yönetimi için güçlü, bilimsel ve uygulaması kolay bir araçtır. İşverenler için hem çalışan sağlığını desteklemek, hem de verimliliği artırmak açısından etkili sonuçlar üretir. Türkiye’de Türkçeye çevrilmiş ve uyarlanmış versiyonu sayesinde artık yerel koşullara göre uygulanabilir durumdadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Sağlık ve Davranış: Biyolojik, Davranışsal ve Toplumsal Etkilerin Etkileşimi https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK43750/

⭐️⭐️ Psikososyal riskler ve çalışan sağlığı https://oshwiki.osha.europa.eu/tr/themes/psychosocial-risks-and-workers-health

⭐️⭐️ Çalışma Yaşamında Esenlik ve Psikososyal Riskler: Değişen Dinamiklerle Başa Çıkma Stratejileri İşyerinde Refah ve Psikososyal Riskler: Değişen Dinamikleri Yönetme Stratejileri https://www.researchgate.net/publication/377014012_Calisma_Yasaminda_Esenlik_ve_Psikososyal_Riskler_Degisen_Dinamiklerle_Basa_Cikma_Stratejileri_Well-being_and_Psychosocial_Risks_in_the_Workplace_Strategies_for_Navigating_Changing_Dynamics

⭐️⭐️ İş Stresi Kardiyovasküler Hastalıklar İçin Bir Risk Faktörüdür https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26238744/

⭐️⭐️ İşyerinde psikososyal riskler ve ruh sağlığı https://osha.europa.eu/en/themes/psychosocial-risks-and-mental-health

⭐️⭐️ Çalışma Yaşamında Esenlik ve Psikososyal Riskler: Değişen Dinamiklerle Başa Çıkma Stratejileri https://dergipark.org.tr/tr/pub/ohsacademy/issue/85769/1393212

⭐️⭐️ Fazla Saatlerle Çalışmanın Iş Sağlığı ve Güvenliği Üzerine Etkileri https://www.proquest.com/openview/29e975929e3587a0d68322e2e822c18e/1?cbl=2026366&diss=y&pq-origsite=gscholar

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Hep Yorgunsunuz… Değil mi? Çünkü…

Evet.. Çünkü…
Vücudunuz serbest radikallerle dolu…

💢 💢 💢

Binlerce yıldır insanlık evrildi; yaşam biçimimiz değişti, hedeflerimiz çeşitlendi. Ama bazı şeyler değişmedi:
Dertler hep çoğaldı, hem de biraz daha karmaşık hale gelerek…

On bin yıl önce bir insanın derdi, o gün ne yiyeceğiyle sınırlıydı.
Geceleri başını sokacak bir mağara ya da rüzgâr almayan bir kayanın yanı yeterdi.

Kimse yaz tatili planı yapmıyordu, doğalgaz faturasını düşünmüyordu, çocuk için özel öğretmen tutmak gibi kaygılardan bihaberdi.

Zaman aktı…

İnsan çakmak taşını yonttu, ateşi kontrol etmeye başladı.
Avcılıktan tarıma geçişle toprak işlenmeye başlandı.
Bu kez sorunlar da evrim geçirdi: Ürünü zararlılardan korumak, komşunun hayvanını tarladan uzak tutmak gibi…
Mülkiyet kavramı doğdu. Sahip olma arzusu kök saldı.
İlk defa “benim” kelimesi, bir kavganın bahanesi oldu.

Sonra…

Demir dövüldü, makine icat edildi.
İş bölümü başladı. Biri üretirken diğeri yönetti.
Savaşlar çıktı; kim daha çok silah yaparsa o daha güçlü oldu.
Çocuklar, yarış pistine dönmüş okul sistemine atıldı.
Ebeveynler, çocuğun ödevini mi yapsın, faturayı mı düşünsün diye gece uyuyamaz hale geldi.

Ve artık…

Elektrik faturası, kira ödemesi, yakıt masrafı, servis ücreti…
Taksitli cep telefonları, yeni model arabalar, daha gösterişli düğün salonları…
Sabah ezanı okunurken evden çıkan; akşam yorgunluktan gökyüzüne bile bakmadan yatağa giren insanlar…
Büyüyen çocuk, işsizlikle tanışır; evlense dert, evlenmese ayrı dert…
Yıllar geçer, umut şuna dönüşür: “Bir gün emekli olurum da, küçük bir yerde bahçeyle uğraşırım.”

Ama şöyle bir dur, düşün:

🔍Bu kadar yıl geçti, icatlar yapıldı, şehirler büyüdü, teknoloji gelişti. Ama özde ne değişti?
İnsan, yine kendi kendine yeni sıkıntılar üretmekte ustalaştı.

Üstelik henüz tartışma programlarında harcanan sinirleri, sosyal medyada tüketilen akıl sağlığını, “haklı çıkma” çabasının yarattığı kavgaları bile konuşmadık…

Demek ki mesele, ne kadar geliştiğimiz değil…
Mesele, bu gelişimden ne kadar huzur devşirebildiğimiz…

Belki de en başta bıraktığımız sadelik, aslında en büyük zenginlikti. Ama o çark bir kez döndü mü, durdurmak zor…

💧 💧 💧

Peki bu dertleri düşünürken vücudumuz ne yapıyor?

Enerji harcıyoruz.

🧬 🧬 🧬

Bu enerji, hücrelerimizdeki mitokondriler tarafından sağlanıyor.
Ama her enerji üretimi bir yan ürün üretir.
Tıpkı odunu yakınca ortaya kül ve duman çıkması gibi…

Ve bir de stres var:
Azı faydalı ama fazlası zararlı.
Çünkü fazla stres = fazla kortizol
Fazla kortizol = fazla serbest radikal

🩸 🩸 🩸
Serbest Radikaller Nedir?

Eksik elektrona sahip, dengesiz moleküllerdir.
Bir tür “bir kolu eksik” molekül gibi düşünebilirsin.
Bu elektronu tamamlamak için hücre zarından, DNA’dan, proteinlerden çalarlar.
Sonuç: Sağlıklı hücreler bozulur.

İşte buna Oksidatif Stres diyoruz.

Ve bu oksidatif stres:

🔸 Kalp-damar hastalıklarından
🔸 Alzheimer, Parkinson gibi nörolojik rahatsızlıklara
🔸 Mide-bağırsak hastalıklarına
🔸 Kanserlere
🔸 Tip 2 diyabete
🔸 Otoimmün hastalıklara
🔸 Hızlı yaşlanmaya kadar birçok sağlık sorununa yol açıyor.

🧬 🧬 🧬
Oksidatif Stresin Yol Açtığı Başlıca Sorunlar


1️⃣ Kalp-Damar Hastalıkları

Damar duvarları zarar görür, sertleşir. Pıhtı atma ve kalp krizi riski artar.

2️⃣ Nörolojik Hastalıklar

Sinir hücreleri zarar görür. Alzheimer, MS, Parkinson gibi hastalıklar tetiklenir.

3️⃣ Mide-Bağırsak Sorunları

Ülseratif kolit, IBS, huzursuz bağırsak, gastrit… Hepsinde serbest radikaller rol oynar.

4️⃣ Kanser

DNA hasarı mutasyona yol açar. Bu da kontrolsüz hücre çoğalması, yani kansere davetiye çıkarır.

5️⃣ Tip-2 Diyabet

Pankreas ve hücre zarları zarar görür. İnsülin etkisizleşir.

6️⃣ Hızlı Yaşlanma – Cilt Hasarları

Kırışıklık, sarkma, lekeler… Hepsi serbest radikallerin işidir.

7️⃣ Otoimmün Hastalıklar

Romatoid artrit, sedef, lupus gibi hastalıklarda dokulara saldırı başlar.

🛡️ 🛡️ 🛡️
Peki Ne Yapmalı?

Vücudumuzun serbest radikallerle savaşan doğal savunma sistemi var.
En önemlisi: Glutatyon

Ama 25 yaşından sonra üretimi azalır.
İşte bu yüzden takviyeler ve beslenme devreye girer

💊 💊 💊
Güçlü Antioksidan Takviyeler
  • Glutatyon
  • R-Lipoik Asit
  • Resveratrol
  • N-asetil sistein
  • C vitamini
  • E vitamini
🥗 🥗 🥗
Antioksidan Zengini Besinler
  • Nar
  • Karanfil
  • Kırmızı pancar
  • Mor lahana
  • Yeşil çay
😴 😴 😴
UYKU En Etkili Antioksidan Yenileme Süreci

Gecede 7.5–8 saat uyumak şart.
(İtiraf edelim, pek çoğumuz bunu beceremiyoruz…)

🏃‍♀️ 🏃‍♀️ 🏃‍♀️
Egzersiz

Hafif egzersiz yararlıdır.
Ağır egzersiz ise serbest radikal üretimini artırır. Dikkatli olun!

🔚 🔚 🔚

Ya o taşları birbirine vurup ateşi ilk yakan veya tekerleği ilk döndüren kişiden şikayet olacağız…
Ya da yaşam kalitemizi artırmak için bilinçli ve dengeleyici seçimler yapacağız.

⭐️ Antioksidanları artıracağız.
⭐️ Kendimize “alışılmışın dışında” meşguliyetler bulacağız.

💡AVM ye kafeye gitmek, internetten film izlemek değil…
💡Evde, bahçede, saksıda bir şeyler (çiçek, fesleğen, biber vb gibi) yetiştirmek, dikiş dikmek, gidip bir tarlada çapa yapmak, el emeği eşyalar üretmek… bulun kendinize göre bir şeyler yani..

Zihni dağıtmak için farklılık gerekir.

Ve unutmayın

Mal kavgasına bu kadar düşmeyin boşuna…
Çünkü başrolünüz sona erdiğinde 10 -12 metre bez ile 1,5 metre derinlikte toprağa kavuşacaksınız…

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Serbest radikaller, antioksidanlar ve fonksiyonel gıdalar: İnsan sağlığına etkileri https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3249911/

⭐️⭐️ Serbest Radikaller, Hastalık ve Sağlıkta Antioksidanlar https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3614697/

⭐️⭐️ Serbest Radikaller ve Dışsal Cilt Yaşlanması https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3299230/

⭐️⭐️ Bitkilerden Elde Edilen Antioksidanlar Cildin Foto Yaşlanmasına Karşı Korur https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6098906/

⭐️⭐️ Diabetes mellitus ve diyabetik kardiyovasküler hastalıkta eritrosit membranının dinamik ve elektrokinetik davranışı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/18035063/

⭐️⭐️ İnsan vücudunun topraklanması (topraklanması) kan viskozitesini azaltır – kardiyovasküler hastalıklarda önemli bir faktördür https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22757749/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Kan Akışını Hızlandıran Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Kan akışını hızlandırmak ve dolaşım sisteminizi sağlıklı tutmak için yaşam tarzınızda yapabileceğiniz önemli değişiklikler şunlardır:

Düzenli Egzersiz: Haftada en az 3-4 gün, 30 dakika süreyle yürüyüş, hafif koşu, bisiklet sürme veya yüzme gibi aerobik aktiviteler yapmak kalp atış hızını artırır, damarları güçlendirir ve kan dolaşımını hızlandırır. Özellikle bacak kaslarını çalıştıran egzersizler, bacaklardaki kan akışını iyileştirir ve dolaşım bozukluklarını önler.

Sağlıklı ve Dengeli Beslenme: Omega-3 yağ asitleri (somon, ceviz, keten tohumu), antioksidanlar (meyve ve sebzeler), potasyum, magnezyum ve lif açısından zengin besinler tüketmek damar sağlığını destekler ve kan akışını iyileştiri. Herhangi tuz tüketimi doğru değildir. Kaya tuzu tüketmelisiniz. Tabi ki tuz tüketiminizi terleminiz ile orantılı olarak dengelemelisiniz. Ve meyve-sebze ağırlıklı beslenmek kan basıncını dengeler.

Yeterince Su İçmek: Günlük en az ……. bardak su tüketmek gibi bir yanılgıya düşmeyin.İdrarınız su renginde veya çok açık sarı olmasını sağlayacak şekilde tüketiğinz su miktarını günlük ayarlamalısınız. Yeterli su içmek,kanın akışkanlığını artırır ve dolaşımın yavaşlamasını önler.

Sigara ve Alkolü Sınırlamak: Sigara damarları (nitrik oksit miktarını azaltarak) daraltır ve kan akışını olumsuz etkiler; alkolün aşırı tüketimi de dolaşım sistemine zarar verir. Bu alışkanlıklardan kaçınmak veya sınırlandırmak önemlidir.

Uzun Süre Hareketsiz Kalmamak: Özellikle masa başı çalışanlar veya uzun yolculuk yapanlar, sık sık ayağa kalkıp kısa yürüyüşler yapmalı, bacakları hareket ettirmelidir. Uzun süre oturmak veya ayakta kalmak kan dolaşımını zorlaştırır.

Bacakları Yüksekte Tutmak: Gün içinde bacakları 15-20 dakika yüksekte tutmak, kanın kalbe geri dönüşünü kolaylaştırır ve şişlikleri azaltır.

Kompresyon Çorapları Kullanmak: Dolaşım bozukluğu riski yüksek kişilerde kan akışını desteklemek için kompresyon çorapları önerilir.

Kilo Kontrolü ve Sağlıklı Vücut Ağırlığı: Fazla kilo damarlar üzerinde baskı oluşturur ve kan akışını zorlaştırır. Sağlıklı kilo aralığında kalmak dolaşımı iyileştirir.

Stres Yönetimi: Kronik stres damar sağlığını olumsuz etkiler. Meditasyon, nefes egzersizleri ve düzenli uyku ile stres kontrolü kan akışına olumlu katkı sağlar.

Bu yaşam tarzı değişiklikleri, damarlarınızın esnekliğini artırır, kanın daha rahat akmasını sağlar ve kalp-damar hastalıkları riskini azaltır.

Sağlıklı alışkanlıklarla kan dolaşımınızı güçlendirerek daha enerjik ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilirsiniz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Kanı Sulandıran / Pıhtılaştıran Gıdalar https://tetkik.com.tr/2024/10/23/13056/

⭐️⭐️ Kalp Damar Sisteminiz İçin Muhteşem Sarımsak https://tetkik.com.tr/2025/05/09/muhtesem-sarimsak/

⭐️⭐️ K Vitamini https://tetkik.com.tr/2025/02/15/22042/

⭐️⭐️ Pıhtı – Kan Sulandırıcı https://tetkik.com.tr/2024/10/31/13845/

⭐️⭐️ Uyku Sorununuza Zerdaçal Keyfi https://tetkik.com.tr/2025/04/13/24343/

⭐️⭐️ Biyokimya, Pıhtılaşma Faktörleri https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK507850/

⭐️⭐️ Endotel hücreleri ve pıhtılaşma https://link.springer.com/article/10.1007/s00441-021-03471-2

⭐️⭐️ Enfeksiyon ve inflamasyon ve pıhtılaşma sistemi https://academic.oup.com/cardiovascres/article/60/1/26/321951

⭐️⭐️ Kanı Sulandıran / Pıhtılaştıran Gıdalar https://tetkik.com.tr/2024/10/23/13056/

⭐️⭐️ Hesperdin https://tetkik.com.tr/2024/09/23/hesperidin-p-vitamini/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Denize Girmenin İnsan Vücudu Üzerindeki Etkileri

Deniz, insanlık tarihi boyunca yalnızca bir geçim kaynağı değil; aynı zamanda fiziksel, zihinsel ve ruhsal iyileşmenin doğal bir sahnesi olmuştur.

Modern tıbbın ve bilimsel araştırmaların ilerlemesiyle birlikte, deniz suyunun ve deniz ortamının insan sağlığı üzerindeki etkileri daha derinlemesine anlaşılmaya başlanmıştır.

Gerek içerdiği mineraller, gerekse düşük yerçekimi ortamı ve negatif iyonların yoğunluğu, denize girmenin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin temelini oluşturmaktadır.

🌊 🌊 🌊

Denize Girmenin İnsan Vücudu Üzerindeki Sağlık Etkileri

Kardiyovasküler Sistem Üzerine Etkileri

Denize girme, özellikle yüzme gibi aktif hareketlerle birleştiğinde kalp-damar sistemi üzerinde önemli fizyolojik etkiler yaratır:

Dolaşımın Hızlanması: Su, vücut üzerinde hafif bir basınç uygular. Bu basınç, yüzeyel venöz dönüşü destekleyerek venöz dolaşımı hızlandırır, kalbin yükünü azaltır.

Kardiyak Kondisyonun Artması: Düzenli deniz yüzmesi, kalp kasını güçlendirir, istirahat nabzını düşürür, kalbin pompa verimini artırır.

Kan Basıncını Düzenleme: Soğuk deniz suyu, periferik damarları daraltarak başlangıçta kan basıncını artırsa da, adaptasyon sonrası uzun vadede kan basıncında dengeleyici bir etki oluşturabilir.

Kolesterol ve Trigliserid Düzeyleri: Deniz yüzmesi, HDL düzeyini artırabilirken LDL ve trigliserid düzeylerinin düşmesine katkıda bulunur.

Bağışıklık Sistemi Üzerine Etkileri

Soğuk Su Adaptasyonu (Hardening Etkisi): Düzenli olarak soğuk denize giren bireylerde lökosit (akyuvar) düzeylerinin arttığı, fagositik aktivitenin yükseldiği ve sitokin dengesinin iyileştiği gösterilmiştir.

Lenf Dolaşımını Artırma: Su basıncı ve hareketin birleşimi, lenf drenajını hızlandırarak vücudun toksinleri uzaklaştırmasına ve immüniteyi artırmasına yardımcı olur.

Doğal Antiviral ve Antibakteriyel Etki: Tuzlu deniz suyu, ciltteki mikrobiyal yükü azaltarak ikincil enfeksiyonların önlenmesine destek verir.

Cilt Sağlığı Üzerine Etkileri

Mineral İçeriği: Deniz suyu sodyum, magnezyum, kalsiyum, potasyum, iyot gibi minerallerce zengindir. Bu mineraller, cildin pH’ını dengeler, epidermal yenilenmeyi destekler.

Antiseptik Özellik: Tuzlu su, yara iyileşmesini hızlandırır, akne ve egzama gibi inflamatuar cilt sorunlarının yatışmasına yardımcı olur.

Peeling Etkisi: Deniz suyu ve kumun birleşimi, doğal bir eksfoliyan (ölü deri temizleyici) görevi görür.

Not: Hassas ciltlerde deniz sonrası duş alınmaması durumunda tuz tahrişe neden olabilir. Bu yüzden kontrollü kullanım önemlidir.

Psikolojik ve Nöropsikolojik Etkiler

Stres Azaltıcı Etki: Deniz sesleri, mavinin sakinleştirici etkisi ve serin su, parasempatik sinir sistemini aktive eder. Bu, stres hormonlarının (kortizol, adrenalin) azalmasına yol açar.

Endorfin ve Serotonin Artışı: Yüzme veya serbest dalış gibi aktiviteler, beynin mutluluk hormonlarını salgılamasına neden olur.

Dikkat ve Zihinsel Açıklık: Soğuk suya ani maruz kalma, noradrenalin salınımını artırır. Bu da zihinsel uyanıklığı ve bilişsel performansı kısa süreli olarak yükseltir.

Depresyon ve Anksiyete Üzerindeki Etkisi: Klinik gözlemler ve bazı vaka raporları, düzenli soğuk su banyolarının depresif semptomları azalttığını ve duygu durumunu düzenlediğini göstermiştir.

Kas-İskelet Sistemi ve Fiziksel Fonksiyonlar

Ağırlıksızlık Etkisi: Su içindeki kaldırma kuvveti, eklem stresini azaltarak ağrısız hareket imkânı sunar. Bu etki özellikle artrit ve fibromiyalji gibi rahatsızlıkları olan bireylerde fizyoterapiye yardımcıdır.

Kas Gücünü Artırma: Su direnci, kasların farklı açılardan çalışmasını sağlar. Düzenli deniz yüzmesi, tüm kas gruplarını dengeli şekilde çalıştırır.

Esneklik ve Denge: Yüzme ve su içinde hareket, proprioseptif farkındalığı ve motor koordinasyonu geliştirir.

Solunum Sistemi Üzerine Etkiler

Nefes Egzersizi Olarak Yüzme: Deniz yüzmesi, akciğer kapasitesini artırır ve diyafram kaslarını güçlendirir.

Negatif İyonların Etkisi: Deniz kenarı ortamında bulunan negatif iyonlar, solunum yollarında rahatlatıcı etki yaparak astım, bronşit gibi hastalık semptomlarının azalmasına yardımcı olabilir.

Hormon Düzeyleri ve Metabolizma

Metabolizma Hızlandırıcı Etki: Soğuk su teması, kahverengi yağ dokusunu aktive ederek termogenez yoluyla kalori harcamasını artırır.

Tiroid Fonksiyonları: Deniz suyu iyot içerdiğinden, yüzeysel emilim yoluyla tiroid sağlığını destekleyici bir etki sağlayabilir (özellikle iyot eksikliği olan bireylerde).

⏱️ ⏱️ ⏱️

İdeal Denizde Kalma Süresi

Denize girmenin süresi; su sıcaklığı, kişinin sağlık durumu ve fiziksel kondisyonuna bağlıdır. Ancak genel olarak:

Su SıcaklığıDenizde Kalma Süresi
18–21 °C10–15 dakika
22–26 °C15–30 dakika
27–30 °C30–45 dakika
  • Çocuklar ve yaşlılar için süre daha kısa tutulmalıdır.
  • Uzun süre kalmak hipotermi, kas krampları veya tuz dengesizliğine yol açabilir.

✅ ✅ ✅

İnsan Sağlığı İçin İdeal Deniz Özellikleri

Temiz ve Akıntılı Olmalı: Kirli, durağan sularda mikrobiyolojik risk artar.

Tuz Oranı Dengeli Olmalı: Aşırı tuzlu sular (örneğin Ölü Deniz) ciltte tahrişe neden olabilir. Orta düzey tuzluluk idealdir.

Sıcaklık: 24–27 °C arası deniz suyu hem rahatlatıcı hem de tedavi edicidir.

Doğal Kıyı Şartları: Kumlu ya da çakıllı zemin, taşlı ve ani derinleşen yerlere göre daha güvenlidir.

Kimyasal Temizliği: Ağır metallerden ve deterjan kalıntılarından arındırılmış sular sağlıklıdır.

Deniz Canlıları Açısından Güvenli: Zehirli deniz canlılarının olmadığı bölgeler tercih edilmelidir.

🌍 🌍 🌍

Dünya Üzerinde İnsan Sağlığı İçin İdeal Denizler

1. Adriyatik Denizi (Hırvatistan – Dalmaçya Sahilleri)

  • Temiz, mineralli, bol oksijenli ve yumuşak dalgalarıyla ünlü.

2. Ege Denizi (Türkiye Yunanistan)

  • Orta tuzluluk, berraklık ve sıcaklık bakımından idealdir. Özellikle Çeşme, Bodrum ve Gökçeada sahilleri öne çıkar.

3. İzlanda Jeotermal Kıyıları (Mavi Lagün)

  • Mineraller açısından zengin; özellikle cilt hastalıkları için faydalı.

4. Karayipler (Barbados, Bahamalar)

  • Tropikal sular; sıcaklık, tuzluluk ve mikrobiyolojik temizlik açısından mükemmel.

5. Kızıldeniz (Mısır, Ürdün, İsrail)

  • Yoğun mineral içeriği ve sıcak suları ile romatizmal hastalıklar için tercih edilir.

⭐️⭐️⭐️

Denize girmek, yalnızca yaz aylarının vazgeçilmez bir keyfi değil, aynı zamanda bilimsel olarak da desteklenen çok boyutlu bir sağlık pratiğidir.

Düzenli ve bilinçli deniz banyoları, fiziksel direnci artırmakla kalmaz; ruhsal dengeyi destekler, stres düzeylerini azaltır ve yaşam kalitesini yükseltir. Ancak her sağlık uygulamasında olduğu gibi, bireysel sağlık durumu ve çevresel koşullar göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir.

Sonuç olarak, denizin iyileştirici gücü doğru şekilde kullanıldığında, modern yaşamın getirdiği pek çok sağlık sorununa karşı doğal ve bütüncül bir destek sunmaktadır. İnsan ile doğa arasındaki bu kadim bağın yeniden keşfi, geleceğin sağlık yaklaşımlarında giderek daha fazla yer bulacaktır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Derin Deniz Suyunun Potansiyel Sağlık Faydaları: Bir İnceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC5221345/

⭐️⭐️ Deniz suyu iletkenliğinin üç aşamalı dikey dağılımı https://www.nature.com/articles/s41598-018-27931-y

⭐️⭐️ Ölü Deniz Suyunun Cilt Sağlığındaki Biyolojik Rolü: Bir İnceleme https://www.mdpi.com/2079-9284/10/1/21

⭐️⭐️ Doğada yüzme: Açık su yüzmenin zihinsel sağlık ve refah faydalarına ilişkin kapsamlı bir inceleme https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0272494423001214

⭐️⭐️ Dayanıklılık Yarışmalarında Sporcular İçin Deniz Suyu Tüketimi Fizyolojik Faydaları ve Performansı: Sistematik Bir İnceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9657671/

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Visseral Yağ Fazlalığınız Var mı?

Visseral yağ, (İç Yağ) karın boşluğu içinde yer alan karaciğer, pankreas ve bağırsaklar gibi hayati iç organların çevresinde biriken yağ dokusudur.

Bu yağ türü, deri altı (subkutan) yağlardan farklıdır, gizlidir, bu da onu daha da tehlikeli hale getirir. Çünkü metabolik olarak daha aktif olup normal organ fonksiyonlarını engellediği, Hormonal dengesizliğe, inflamasyona neden olur, kalp hastalığı, tip 2 diyabet, hipertansiyon, insülin direnci, yağlı karaciğer hastalığı, inme, uyku apnesi, bilişsel gerileme ve bazı kanser türleri (Meme ve kolon kanserleri vb) gibi birçok kronik hastalıkla da ilişkili olduğu için tehlikelidir.

Visseral yağın aşırı birikimi, sadece estetik bir sorun değil, aynı zamanda ciddi bir sağlık riski olarak da değerlendirilmelidir.

Visseral Yağ Artış Sebepleri

Visseral yağ, başta yaşam tarzı faktörlerine olmak üzere daha az da genetik faktörlere bağlı olarak birikir.

Genetik Yatkınlık

Visseral yağ oluşumunda genetik faktörler önemli rol oynar. Bu durumu en raha bir şekilde aile öyküsü ile anlayabilirsiniz. Aile bireylerinde abdominal obezite bulunan bireylerde, visseral yağlanmaya daha sık rastlanır.

Genetik yatkınlık, vücudun yağ depolama biçimini, enerji metabolizmasını, iştah düzenlemesini ve insülin hassasiyetini etkileyerek kişinin karın içi yağ birikimine (visseral yağ) eğilimli hale gelmesine neden olabilir.

Örneğin,

Fazla alınan kalorilerin yağ olarak depolanması bazı kişilerde daha çok visseral bölgede olurken, bazı kişilerde de deri altı (subkutan) bölgede olmaktadır.

Bazı kişilerde kas kütlesi genetik olarak düşük olup bazal metabolizma hızı da düşük olması durumunda alınan fazla kaloriler visseral yağ artışına neden olabilir.

Dengesiz ve Yüksek Kalorili Beslenme

Günümüzde, visseral yağlanmanın en önemli nedeni beslenme alışkanlıklarıdır. Özellikle endüstriyel – işlenmiş gıdalar içerikleri sebebi ile visseral yağlanmanın ana sebeplerindendir.

Yüksek şeker tüketimi (özellikle fruktoz) – Fruktozun fazla tüketimi, lipogenez (yağ üretimi) yoluyla karaciğerde trigliserid sentezini artırarak visseral yağ depolanmasını tetikler.

Basit karbonhidrat ağırlıklı diyet – Rafine karbonhidratlar (Beyaz ekmek, pirinç, makarna ve şekerli yiyecekler) kan şekerinde ani yükselmelere neden olur. Bu da insülin salımını artırır ve insülinin lipogenez (yağ üretimi) etkisiyle karaciğerde trigliserid sentezini artırarak visseral yağ depolanmasını tetikler.

Yüksek yağlı ve işlenmiş gıdalar – Trans yağlar ve doymuş yağ asitleri içeren işlenmiş gıdalar (fast food, cips, paketli gıdalar) inflamasyonu artırarak visseral yağ birikimini kolaylaştırır.

Protein eksikliği – Protein, tokluk hissi sağlar ve metabolizmayı hızlandırır. Düşük proteinli diyetler, enerji dengesini bozarak visseral yağ birikimine neden olabilir.

Hareketsiz Yaşam Tarzı (Sedanter Davranışlar)

Günümüzde moder yaşam adı altında teknolojinin ve araçlarınn daha yoğun ve genel kullanımı ile insanların hareketliliği oldukça azalmıştır. Hareket eksikliği – azlığı (sedanter yaşam) visseral yağlanma için önemli bir risk faktörüdür.

Egzersiz eksikliği, alınan kalorilerin enerjiye dönüştürülemeden depolanmasına yol açar. Aynı şekilde hareket azlığı kas kütlesinde de azalmaya yol açarak bazal metabolizmanın düşmesine ve bu durum da enerji dengesizliğine yol açar.

Düzenli egzersiz, özellikle aerobik (yürüyüş, koşu, yüzme) ve direnç egzersizleri, visseral yağ dokusunu azaltmak için etkilidir. Sedanter yaşam tarzına sahip bireylerde ise visseral yağ oranı önemli ölçüde yüksektir.

Stres ve Kortizol Salınımı

Kronik stres, hipotalamus-hipofiz-adrenal (HHA) aksını aktive ederek kortizol hormonunun artmasına neden olur.

Kortizol, vücudu “savaş ya da kaç” durumuna hazırlar; ancak sürekli yüksek kortizol seviyeleri yağ metabolizmasını bozarak özellikle karın bölgesinde yağ depolanmasını tetikler.

Kortizol, lipoprotein lipaz enziminin aktivitesini artırarak visseral bölgede yağ depolamasını teşvik eder. Ayrıca, insülin direncini artırarak glikozun yağ asidi sentezine yönelmesini sağlar. Bu nedenle stresle başa çıkamayan bireylerde visseral yağlanma daha yaygındır.

Hormon Düzensizlikleri

Hormonal değişiklikler, visseral yağ birikimini büyük ölçüde etkileyebilir:

Menopoz: Östrojen seviyeleri menopoz sonrası azaldığında, kadınlarda yağ dağılımı subkutan bölgeden visseral bölgeye kayar.

Andropoz: Erkeklerde yaşla birlikte testosteron seviyeleri azalır, bu da kas kaybına ve visseral yağ artışına neden olur.

İnsülin direnci: Hücrelerin insüline yanıtı azaldığında, glikozun enerjiye dönüştürülmesi zorlaşır ve bu fazla enerji yağ olarak özellikle karın çevresinde depolanır.

Leptin ve ghrelin dengesizliği: Leptin, tokluk hissi sağlarken ghrelin açlık sinyali verir. Obez bireylerde leptin direnci gelişebilir; bu durumda beyin tokluk sinyalini algılamaz ve yeme eğilimi artar.

Yaşlanma

Yaş ilerledikçe metabolizma yavaşlar, kas kütlesi azalır ve hormon dengeleri bozulur. Bu durum visseral yağ artışını kolaylaştırır. Ayrıca yaşla birlikte fiziksel aktivitenin azalması, visseral yağlanmanın daha belirgin hale gelmesine neden olur.

Uyku Bozuklukları

Yetersiz ve kalitesiz uyku, iştah hormonlarını etkileyerek ghrelin artışına ve leptin azalmasına neden olur. Bu durum daha fazla yeme eğilimine ve dolayısıyla visseral yağlanmaya yol açar.

Ayrıca, uyku apnesi, gece boyunca vücudun oksijenlenmesini bozar ve stres hormonlarını artırarak visseral yağ depolanmasını teşvik eder.

Alkol Tüketimi

Alkol, yüksek kalorili bir içecektir ve metabolize edilirken yağ yakımını yavaşlatır. Aynı zamanda karaciğerde yağ sentezini artırarak visseral yağlanmayı tetikler.

Özellikle “bira göbeği” olarak bilinen durum, visseral yağ birikiminin klasik bir örneğidir.

Bağırsak Mikrobiyotası ve İnflamasyon

Son yıllarda yapılan araştırmalar, bağırsaklardaki mikrobiyal dengenin bozulmasının (disbiyozis) obezite ve visseral yağ artışıyla ilişkili olduğunu göstermektedir.

Zararlı bakterilerin baskın hale gelmesi, bağırsak geçirgenliğini artırarak sistemik inflamasyona neden olur. Bu da visseral yağ dokusunda sitokin salınımını ve yağ depolanmasını artırır.

Probiyotik ve prebiyotik zengin diyetlerin, bu dengenin yeniden kurulmasına yardımcı olarak visseral yağlanmayı azaltabileceği düşünülmektedir.

Sigara Kullanımı

Sigara içmek, vücutta oksidatif stres ve inflamasyon düzeyini artırır. Aynı zamanda iştah baskılayıcı etkisi nedeniyle sigarayı bırakan bireylerde kısa vadede kilo artışı olabilir. Ancak ilginç biçimde, düzenli sigara içenlerde visseral yağ oranı subkutan yağa göre daha yüksek bulunmuştur. Bu da sigaranın visseral yağlanmayı spesifik olarak artırabileceğini düşündürmektedir.

Metabolik Sendrom ve İnsülin Direnci

Visseral yağ, metabolik sendromun hem sebebi hem de sonucu olabilir.

Yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, yüksek trigliserid, düşük HDL ve abdominal obezite, metabolik sendromun beş bileşenidir. Visseral yağ dokusu, adipokin adı verilen hormonları ve inflamatuar sitokinleri salgılayarak bu parametreleri olumsuz etkiler.

Özellikle TNF-α, IL-6 gibi sitokinler insülin sinyal yolaklarını bozar ve bu durum bir kısır döngü yaratarak visseral yağ artışını pekiştirir.

Psikolojik Etmenler ve Yeme Bozuklukları

Emosyonel yeme, yani stres, depresyon, anksiyete gibi duygusal durumlarla başa çıkmak için yemek yeme davranışı, genellikle yüksek kalorili ve işlenmiş gıdalara yönelimi artırır. Bu da zamanla karın içi yağ (visseral yağ) birikimine neden olabilir.

Binge eating (aşırı yeme atakları) ve gece yeme sendromu da visseral yağlanmaya katkı sağlar.

Viseral Yağınız Var mı Yok mu Nasıl Anlarsınız?

Zayıf görünebilirsiniz…Lakin viseral yağlarınız fazla olabilir.

Kendinizi kontrol edebilir ve rahatlıkla viseral yağ durumunuz konusunda yorum yapabilirisiniz.

  • Artan bel çevresi (>Kadınlar için 88,90 santimetre, >Erkekler için 101,60 santimetre)
  • Bel Kalça Oranı
  • Göbekli veya elma tipi vücut
  • Yorgunluk ve uyku eksikliği
  • Yüksek kan şekeri veya tansiyon
  • Vücut yağ taramaları
  • Kan testleri

Bel Kalça Oranı

Bel Kalça Oranı Ölçümü Nasıl Yapılır?

  • Bel çevresi: Göbek deliğinin hemen üstünden (genellikle en dar yerden).
  • Kalça çevresi: Kalçanın en geniş yerinden.

Ölçüm esnasında:

  • Ayakta durulmalı.
  • Nefes verildikten sonra ölçüm yapılmalı.
  • Mezura ciltle temas etmeli ama bastırmamalı.

Bel Kalça Oranı = Bel ç​evresi (cm) / Kalça ç​evresi (cm)

İdeal Bel-Kalça Oranı (Dünya Sağlık Örgütü – WHO’ya göre)

CinsiyetDüşük RiskOrta RiskYüksek Risk (Tehlikeli)
Kadın< 0.800.80–0.85> 0.85
Erkek< 0.900.90–1.00> 1.00

Kadınlarda > 0.85, erkeklerde > 1.00 olması yüksek visseral yağlanma ve kalp hastalığı riski anlamına gelir.

Ne kadar düşükse o kadar iyi demek değildir; çünkü çok düşük oranlar da beslenme yetersizlikleri veya kas kaybı ile ilişkili olabilir.

Bel Kalça Oranı, VKİ’den (vücut kitle indeksi) daha iyi bir göstergedir çünkü kas kütlesi ve visseral yağın dağılımını dikkate alır.

Visseral Yağları Azaltmak İçin 10 Altın Kural

İç yağları eritmek kıyafetlerinize sığmaktan daha önemlidir, ancak bu da yardımcı olur.

StratejiAçıklama
Şekerden uzak durFruktoz ve rafine karbonhidratları azalt
Lif tüketimini artırTokluk süresini uzatır, kan şekerini dengeler
Düzenli egzersiz yapKardiyo + direnç antrenmanı kombinasyonu
Yeterli uyku al7–9 saat kaliteli uyku şart
Alkolü sınırlı tutÖzellikle bira, visseral yağı artırır
Stresi azaltKortizol seviyelerini düşür
Protein ağırlıklı beslenKas koruyucu, tokluk artırıcı etki
İnflamasyonu düşürTrans yağ, işlenmiş gıdadan kaçın
Bağırsak sağlığını koruPrebiyotik ve probiyotik tüketimi
BKO ve bel çevresini takip etGelişimi izlemek için önemlidir

Visseral Yağ Yakımı Örnek Antrenman Programı

Aşağıda 70 kg’lık, herhangi bir hastalığı olmayan – ilaç kullanmayan sağlıklı ortalama kondisyon seviyesinde bir erkek için visseral yağları hedef alan, 1 haftalık egzersiz programı örneği göreceksiniz. Bu programda yağ yakımını hızlandırmak, metabolizmayı canlandırmak ve kas kütlesini korumak hedeflenmiştir.

Visseral Yağ Yakma Programının Ana Hatları

  • Haftada 5 gün egzersiz (2 gün dinlenme)
  • Kombinasyon:
    • 3 gün Kardiyo (yağ yakımı)
    • 2 gün Ağırlık/Direnç Antrenmanı (kas koruma/arttırma)
    • 2 gün aktif dinlenme veya tam dinlenme (stres ve kortizol kontrolü)
  • Süre: Günde ortalama 30–45 dakika

Hareketlerin – Egzersizlerin teknik adlarını yazdım. Bilemediğinizde o egzersizi nasıl yapacağınıza dair bilgileri ve görüntüleri Youtube da videolarını bulabilirsiniz.

Visseral Yağ Yakma Haftalık Egzersiz Programı

Pazartesi – Kardiyo + Core (Karın)

Isınma (10 dk):

  • 5 dk tempolu yürüyüş veya hafif koşu
  • 5 dk dinamik esneme (kol-diz çevirme, kalça açma)

Ana Antrenman (25 dk):

  • 30 saniye jumping jack
  • 30 saniye dinlen
  • 30 saniye mountain climber
  • 30 saniye dinlen
  • 30 saniye squat jump
  • 30 saniye dinlen
    ⮕ Bu seti 3 tur yap. Aralarda 1 dk dinlen.

Core (Karın) (10 dk):

  • Plank (3 set x 30 saniye)
  • Russian twist (3 set x 20 tekrar)
  • Leg raise (3 set x 12 tekrar)
  • Bicycle crunch (3 set x 15 tekrar)

Salı – Ağırlık + Direnç Antrenmanı (Üst Vücut Odaklı)

Isınma (5–7 dk):

  • Dairesel kol hareketleri, mekik, şınav, ip atlama

Antrenman (3 set x 10–12 tekrar):

  • Şınav (diz üstü olabilir)
  • Dumbbell shoulder press (evde su şişesi/dumbbell)
  • Dumbbell bench row
  • Dumbbell biceps curl
  • Triceps dips (sandalye destekli)

Soğuma:
5 dk esneme – göğüs, sırt, omuzlar

Çarşamba – HIIT Kardiyo (Yüksek Yoğunluklu Interval)

Isınma (5–10 dk):

  • Tempolu yürüyüş → koşuya geçiş
  • Dinamik esneme hareketleri

HIIT (Toplam 20 dk):

  • 30 saniye sprint (veya hızlı ip atlama)
  • 90 saniye yavaş yürüyüş/dinlenme
    ⮕ 8 tur yap.

Core (5–10 dk):

  • Plank varyasyonları + karın mekikleri

Perşembe – Dinlenme / Aktif Dinlenme

Alternatifler:

  • 30 dk yürüyüş
  • 20 dk yoga / nefes egzersizi
  • Hafif esneme ve meditasyon

Cuma – Ağırlık / Direnç Antrenmanı (Alt Vücut Odaklı)

Isınma (5 dk): Hafif yürüyüş + diz çekme egzersizi

Ana Egzersiz (3 set x 10–15 tekrar):

  • Squat
  • Lunge (her bacak)
  • Glute bridge
  • Deadlift (dumbbell veya su şişesiyle)
  • Calf raise (topuk kaldırma)

Core:

  • Leg raise (3 set)
  • Plank (1 dakika)

Cumartesi – Kardiyo + Mobilite

Kardiyo (30 dk):

  • Hafif tempo bisiklet / yürüyüş / yüzme
    ⮕ Nabzı orta seviyede tut (110–130 bpm civarı)

Mobility ve Esneme (15 dk):

  • Kalça açıcılar, bel-sırt-germe, hamstring

Pazar – Tam Dinlenme

  • Yeterli uyku ve su alımı
  • Hafif esneme yapılabilir
  • Film, kitap, doğa yürüyüşü gibi rahatlatıcı aktiviteler

Göbek yağları sadece kozmetik bir sorun değil, vücudunuzun içinde gizlenen, hormonlarınızı bozan ve kaos yaratan sessiz bir katildir.

Bölgesel olarak azaltamazsınız ancak sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek bunu yenebilirsiniz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Visseral adiposopati: vasküler bir bakış açısı https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4442778/

⭐️⭐️ Visseral yağ: NAFLD gelişimi ve ilerlemesinin temel aracısı https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2666149723000270

⭐️⭐️ Visseral Obezite ve Kanser ve Kardiyovasküler Hastalıklardaki Ortak Rolü: Patofizyoloji ve Farmakolojik Tedavilerin Kapsamlı Bir İncelemesi https://www.mdpi.com/1422-0067/21/23/9042

⭐️⭐️ Visseral Yağ Dokusu: Tip 2 Diyabetin Gizli Suçlusu https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11013274/

⭐️⭐️ Antropometrik ve obezite göstergeleri ve tip 2 diyabet riski: Kohort çalışmalarının sistematik incelemesi ve doz-cevap meta-analizi https://www.bmj.com/content/376/bmj-2021-067516

⭐️⭐️ Klinik uygulamada hayati bir bulgu olarak bel çevresi: IAS ve ICCR Visseral Obezite Çalışma Grubu’ndan bir Konsensüs Beyanı https://www.nature.com/articles/s41574-019-0310-7

⭐️⭐️ Epikardiyal yağ: özellikleri, işlevi ve obeziteyle ilişkisi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/17444966/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Yüksekte Çalışanlarda Gelişen Psikolojik Sorunlar

Yüksekte çalışma, inşaat, enerji, bakım-onarım, temizlik ve çeşitli endüstriyel sektörlerde çalışan bireyler için yaygın bir faaliyettir.

Yüksekte çalışma yapılan işlerde genellikle fiziksel riskler ön planda tutularak değerlendirilse de, psikolojik etkiler de en az fizyolojik tehlikeler kadar önemlidir.

Yüksekte çalışmak, kişinin bilişsel, duygusal ve davranışsal tepkilerini etkileyebilir; bu durum zaman içinde çeşitli psikolojik sorunların gelişmesine zemin hazırlayabilir.

1. Yüksekte Çalışmanın Psikolojik Yükü

1.1. Tehdit Algısı ve Sürekli Stres

Tehdit Algısı (Perceived Threat)

Tehdit algısı, bireyin bulunduğu ortamda bir tehlike ya da zarar görme ihtimalini zihinsel olarak değerlendirmesi ve buna karşı bilinçli ya da bilinçsiz olarak verdiği psikolojik tepkidir.

Yüksekte çalışan işçilerde Tehdit algısı;

  • Düşme riski
  • İş ekipmanlarının arızalanması
  • Zemin desteğinin kaybolması
  • Hava koşullarının ani değişimi
  • Kendi fiziksel yetersizliği veya dikkatsizliği gibi durumlardan kaynaklanabilir.

Bu tür durumlar, zihinde sürekli bir “hazır olma” ya da “kaç ya da savaş” tepkisi oluşturur.

🧷 Örnek: Bir işçinin 20 metrelik bir iskelede çalışırken zeminin esnemesiyle panik yaşaması, zihinsel olarak “Düşebilirim” düşüncesinin tehdit algısını tetiklediğinin göstergesidir.

Tehdit algısı yüksek olduğunda, beden sürekli alarm modundadır. Bu da doğrudan sürekli strese yol açar.

Sürekli Stres (Chronic Stress)

Sürekli stres, bireyin uzun süre boyunca yüksek düzeyde stres faktörlerine maruz kalması ve zihinsel-fiziksel olarak gevşeyememesi durumudur. Yüksekte çalışan bireylerde bu stres, işin doğası gereği sürekli mevcuttur.

Sürekli Stres Belirtileri;

  • Kronik yorgunluk
  • Odaklanma zorluğu
  • Uyku problemleri
  • Sinirlilik, sabırsızlık
  • Kas gerginliği ve çarpıntı
  • Motivasyon düşüklüğü

Yüksekte çalışmak, doğrudan hayatı tehdit edebileceği için çalışan kişi bilinçli ya da bilinçsiz şekilde hep tetikte olur. Bu tetikte olma hali, zamanla zihinsel kaynakların tükenmesine ve kişinin fiziksel olarak da yıpranmasına neden olur.

Bu durum sempatik sinir sistemini uyarır ve sürekli bir “alarm” durumu yaratır.

Günlük olarak stres yüküne maruz kalan bireylerde zaman içinde:

  • Tükenmişlik
  • Kaygı bozuklukları
  • Uyku problemleri gibi belirtiler gözlemlenebilir.

1.2. Bilişsel Yüklenme

Yüksekte çalışma, sadece fiziksel değil aynı zamanda ciddi bilişsel talepler içeren bir süreçtir.

Dengeyi koruma, dikkat dağıtıcı unsurları filtreleme, çevresel tehditleri algılama ve eş zamanlı olarak görevleri yerine getirme gibi beceriler, beynin sürekli aktif olmasını gerektirir.

Bu durum, çalışan üzerinde bilişsel yüklenmeye yol açabilir.

Bilişsel yüklenme; kişinin zihinsel kapasitesinin, görev ve çevresel talepler karşısında zorlanması durumudur. Yüksekte çalışan bireyler için bu yüklenme, özellikle tehlikeye karşı tetikte kalma ihtiyacı nedeniyle daha da artar. Denge kaybı yaşama korkusu, ekipman kullanımı, zaman baskısı ve güvenlik kurallarını eş zamanlı uygulama çabası, zihinsel kaynakların tükenmesine neden olabilir.

Bilişsel yüklenme, dikkat dağınıklığı, karar verme hataları, problem çözmede yavaşlama ve reaksiyon süresinde uzamayla sonuçlanabilir. Bu da iş kazası riskini artırır. Ayrıca uzun vadede zihinsel yorgunluk, tükenmişlik ve stres bozuklukları gibi psikolojik sorunlara zemin hazırlar.

Bu nedenle yüksekte çalışanlara yönelik eğitimlerde sadece fiziksel değil, bilişsel dayanıklılığı artırmaya yönelik stratejilere de yer verilmesi gerekir. Mola düzenlemeleri, görev rotasyonu, mindfulness çalışmaları ve dikkat geliştirme egzersizleri, bilişsel yüklenmeyi azaltmada etkili olabilir.

2. Sık Görülen Psikolojik Sorunlar

2.1. Yükseklik Kaygısı (Akrofobi)

Akrofobi, bireyin yüksek bir yerde bulunurken ya da yüksekte olma fikriyle karşılaştığında aşırı, mantıksız ve yoğun bir korku ya da kaygı yaşaması durumudur. Bu durum sadece gerçek bir yükseklik ortamında değil, bazı durumlarda yükseklik hayal edildiğinde bile tetiklenebilir.

Akrofobi; klasik anlamda bir spesifik fobi türüdür ve kişinin günlük yaşamını, mesleki performansını ya da sosyal aktivitelerini kısıtlayacak düzeyde yoğun kaygılara yol açabilir.

Yüksekten korkmak, evrimsel olarak doğal bir tepki olsa da, bazı bireylerde bu korku yoğun ve işlev bozucu hale gelebilir. Akrofobi, yüksekte çalışan bireylerde şu şekilde kendini gösterebilir.

Fiziksel Tepkiler

  • Dizlerde titreme
  • Kalp çarpıntısı
  • Baş dönmesi
  • Nefes darlığı
  • Terleme
  • Bulantı

Psikolojik Tepkiler

  • Düşme korkusu (gerçekçi olmasa bile)
  • Kontrolünü kaybetme hissi
  • Kaçma isteği
  • Panik hissi
  • Ölecekmiş gibi düşünmek

Bu tür belirtiler, iş sırasında büyük bir tehlike oluşturabilir.

Yüksekte çalışmak zorunda olan bir işçide akrofobi varsa:

  • Dikkat dağınıklığı yaşanabilir
  • Panik anında refleks davranışlarla düşme riski artabilir
  • Çalışma kalitesi ve güvenliği ciddi şekilde etkilenebilir
  • Kişi görevden kaçınabilir ya da işi bırakabilir

Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği kapsamında, çalışanların yükseklik korkusu olup olmadığı işe alım öncesi ya da periyodik değerlendirmelerde test edilmelidir. Mümkün şartlarda yükseklik korkusu olanlar bu tür işlerde çalıştırılmamalı, zorunluluk hallerinde psikolojik destek sağlanmalıdır.

2.2. Genelleşmiş Anksiyete Bozukluğu

Genelleşmiş Anksiyete Bozukluğu, bireyin günlük yaşamında karşılaştığı olaylara ve durumlara karşı sürekli, aşırı ve kontrol edilemeyen bir kaygı ve endişe hali yaşadığı uzun süreli bir anksiyete (kaygı) bozukluğudur. Bu durum, kişide hem zihinsel hem de fiziksel belirtilerle kendini gösterir ve yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir.

Bu kaygı hali belirli bir olayla sınırlı değildir; sağlık, iş, para, aile, gelecek gibi birçok konuda orantısız ve sürekli endişe duyulur.

Yüksekte çalışmanın getirdiği sürekli stres ve belirsizlik, zaman içinde genelleşmiş anksiyeteye yol açabilir. Kişi sadece yükseklikle değil, hayatının diğer alanlarında da kontrolsüz kaygılar yaşamaya başlar. Bu durum:

Zihinsel ve Duygusal Belirtiler:

  • Sürekli endişeli ya da tedirgin hissetme
  • Kötü bir şey olacakmış hissi
  • Konsantrasyon güçlüğü
  • Karar vermekte zorlanma
  • Aşırı düşünme (overthinking)

Fiziksel Belirtiler:

  • Kas gerginliği
  • Mide rahatsızlıkları
  • Terleme
  • Titreme
  • Uyku problemleri
  • Yorgunluk, halsizlik

gibi bulgularla kendini gösterebilir.

2.3. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), kişinin yaşamını veya bütünlüğünü tehdit eden ağır bir travmatik olay (örneğin ciddi iş kazası, doğal afet, savaş, fiziksel saldırı, tanık olunan bir ölüm vb.) yaşadıktan sonra, bu olayı zihninde sürekli tekrar yaşaması, kaçınma davranışları sergilemesi ve yüksek uyarılmışlık hali içinde olmasıyla karakterize edilen ciddi bir ruhsal bozukluktur.

Bu bozukluk, yalnızca olay anında değil, aylar hatta yıllar sonra da etkisini gösterebilir.

Daha önce bir düşme tehlikesi atlatan ya da meslektaşının düşüşüne tanık olan bireylerde travma sonrası stres bozukluğu gelişebilir. Bu bozuklukta kişi:

1. Yeniden Yaşantılama

  • Olayı rüyalarda ya da gündüz aniden tekrar yaşamak (flashback)
  • Olayla ilgili görüntü, ses, koku gibi tetikleyicilerle yoğun rahatsızlık hissetmek

2. Kaçınma Davranışları

  • Travmayı hatırlatan yer, kişi ya da konuşmalardan uzak durma
  • Duygusal uyuşma, insanlara karşı yabancılaşma

3. Artmış Uyarılmışlık

  • Sürekli tetikte olma hali
  • Uyku sorunları
  • Sinirlilik, öfke patlamaları
  • Konsantrasyon güçlüğü
  • Aşırı irkilme tepkileri

Bu tür bireylerin iş verimliliği ciddi şekilde düşer.

2.4. Depresyon

Depresyon, kişinin duygu durumunu, düşüncelerini, davranışlarını ve fiziksel işlevselliğini olumsuz yönde etkileyen, yaygın ve ciddi bir duygudurum bozukluğudur.

Kişi kendini uzun süreli olarak üzgün, boşlukta, umutsuz ya da değersiz hisseder ve bu durum günlük yaşam aktivitelerini sürdürmesini zorlaştırabilir.

Depresyon sadece “mutsuzluk” ya da “moral bozukluğu” değildir; ruhsal, zihinsel ve bedensel belirtileri olan klinik bir durumdur ve çoğu zaman hekim müdahalesi gerektirir.

Sürekli stres, sosyal izolasyon, fiziksel yorgunluk ve kontrolsüz çalışma saatleri, zamanla depresyona neden olabilir.

Yüksekte çalışan kişi depresyonda ise:

  • Sürekli üzgün ya da çökkün ruh hali
  • Günlük aktivitelere karşı ilgi ve zevk kaybı
  • Enerji eksikliği, yorgunluk hissi
  • Uyku bozuklukları (az ya da aşırı uyuma)
  • İştah değişiklikleri (azalma ya da artma)
  • Değersizlik ya da suçluluk hissi
  • Konsantrasyon güçlüğü
  • Hareketlerde yavaşlama veya huzursuzluk
  • Umutsuzluk hissi
  • Ölüm ya da intihar düşünceleri

geliştirebilir.

2.5. Performans Kaygısı

Yüksekte çalışırken hata yapma korkusu, işini kaybetme kaygısıyla birleştiğinde, kişilerde performans anksiyetesi gelişebilir. Bu durum bireyin işine dair sürekli olarak “yetersizim, hata yapacağım” şeklinde düşünmesine neden olur.

3. Psikolojik Sorunların Nedenleri

3.1. Çevresel Faktörler

  • Yetersiz güvenlik önlemleri
  • Düzensiz çalışma saatleri
  • Gürültü, sıcaklık, rüzgâr gibi çevresel zorluklar

3.2. Kişisel Faktörler

  • Önceden travma öyküsü
  • Düşük stres toleransı
  • Kişilik yapısı (mükemmeliyetçilik, obsesif özellikler)

3.3. Kurumsal Faktörler

  • Psikolojik destek hizmetlerinin olmaması
  • Yetersiz iş güvenliği eğitimi
  • Mobing veya yönetici baskısı

4. Psikolojik Etkilerin İş Güvenliğine Yansıması

Yüksekte çalışmak, sadece fiziksel bir denge ve koordinasyon meselesi değil; aynı zamanda bireyin zihinsel dayanıklılığını, duygusal kontrolünü ve psikolojik sağlamlığını doğrudan etkileyen bir durumdur. Bu psikolojik etkiler, çalışanın güvenli davranışlarını doğrudan şekillendirir ve iş güvenliği uygulamalarının başarısını belirleyen temel faktörlerden biri haline gelir.

Psikolojik Etkiler Nelerdir?

  • Kaygı ve korku (örneğin yükseklik korkusu / akrofobi)
  • Kronik stres ve baskı altında hissetme
  • Dikkat dağınıklığı ve zihinsel yorgunluk
  • Tükenmişlik ve motivasyon eksikliği
  • Tehdit algısında artış ve panik davranışlar

Bu etkiler; çalışanın zihinsel yükünü artırarak doğru karar alma, tehlikeleri fark etme, iş ekipmanlarını dikkatli kullanma gibi kritik becerilerde bozulmaya neden olabilir.

İş Güvenliğine Yansıması Nasıldır?

Kazaların Artışı: Psikolojik olarak zorlanan çalışan, hata yapmaya daha yatkındır. Bu durum düşme, ekipman hatası veya çevresel riskleri görmeme gibi kazaları artırır.

Güvenlik Prosedürlerine Uyumsuzluk: Aşırı stres ya da korku yaşayan kişi, güvenlik donanımlarını doğru kullanmayabilir ya da prosedürleri ihmal edebilir.

İletişim Sorunları: Psikolojik baskı altındaki çalışanlar, ekip arkadaşlarıyla iletişimde zorlanabilir ve bu durum grup güvenliğini tehdit eder.

İşe Devamsızlık ve Verimlilik Düşüşü: Sürekli stres altında olan kişilerde iş bırakma, devamsızlık ve motivasyon kaybı gibi durumlar görülebilir.

Çözüm – Psikolojik Güvenlik Kültürü

İşverenler, sadece fiziksel güvenlik önlemleriyle değil; aynı zamanda çalışanların psikolojik iyilik halini koruyacak uygulamalarla da iş güvenliğini desteklemelidir. Desteklemelerini sağlamak için gerekli – yeterli bilgilendirme ve motivasyon işyeri hekimi – İş Güvenliği Uzmanı tarafından verilmelidir.

  • Psikolojik dayanıklılık eğitimleri
  • Düzenli psikolojik değerlendirme ve destek hizmetleri
  • Tehlike algısını düşüren simülasyonlar ve uygulamalı eğitimler
  • Kazalardan sonra “psikolojik ilk yardım” programları

5. Koruyucu ve Önleyici Yaklaşımlar

5.1. Psikolojik Dayanıklılık Eğitimi

Psikolojik Dayanıklılık Eğitimi, yüksekte çalışan bireylerin yüksek riskli ve stresli ortamlarda zihinsel esnekliklerini artırmak, duygusal tepkilerini düzenleyebilmek, olumsuz düşüncelerle başa çıkmak ve kriz anlarında soğukkanlılıkla hareket edebilmek amacıyla verilen yapılandırılmış psikoeğitim programıdır.

Bu eğitim, çalışanların sadece ruhsal sağlığını desteklemekle kalmaz, aynı zamanda iş güvenliği davranışlarını güçlendirerek iş kazalarının önlenmesine de katkı sağlar.

Eğitimin Temel Amaçları

  1. Stresle başa çıkma becerisi kazandırmak
  2. Tehlike algısı ve duygusal kontrolü güçlendirmek
  3. Özgüven, odaklanma ve sakin kalabilme yetisini geliştirmek
  4. Panik yerine çözüm odaklı düşünmeyi öğretmek
  5. Travmatik olaylardan sonra toparlanma sürecini hızlandırmak

Neden Yüksekte Çalışanlara Bu Eğitim Gerekli?

  • Yüksekte çalışmak, fiziksel riskin yanı sıra ciddi psikolojik baskılar da yaratır (yükseklik korkusu, düşme endişesi, yoğun dikkat gereksinimi vb.)
  • Psikolojik olarak hazırlıksız olan çalışan, panikleyebilir, hatalı kararlar verebilir ya da güvenlik kurallarını ihmal edebilir.
  • Eğitim sayesinde çalışanlar, bu baskılar karşısında kontrolü kaybetmeden, soğukkanlılıkla ve güvenli davranışlarla süreci yönetebilir.

5.2. Psikolojik Destek Mekanizmaları

  • Psikolojik danışmanlık
  • Grup terapileri
  • İşyeri psikoloğu hizmeti

5.3. Düzenli Psikolojik Değerlendirme

Çalışanların periyodik olarak duygusal durumları gözden geçirilmeli; erken müdahale imkânı sağlanmalıdır.

5.4. İş Ortamında Destekleyici İletişim

Yöneticilerin empatik yaklaşımı, destekleyici liderlik tarzı ve çalışanla etkili iletişim kurulması kaygı düzeylerini önemli ölçüde düşürür.

Yüksekte Çalışanlar İçin Psikolojik Dayanıklılık Eğitim Programı

Firmalarımız Tetkik OSGB ve Tetkik Danışmanlık bünyelerinde, yüksekte çalışan personellere yönelik eğitimlerimiz mevcuttur. https://tetkik.com.tr/iletisim/ Bize ulaşabilirsiniz.

  • Eğitim içeriği: Yükseklik kaygısı ile baş etme, gevşeme teknikleri, grup çalışmaları
  • Uygulama süresi: 6 hafta boyunca haftada 1 gün
  • Sonuç: Kaygı düzeylerinde %30 azalma, iş memnuniyetinde artış, kaza oranlarında düşüş

Uygulamda hedefimiz hem çalışan sağlığını hem de iş verimliliğini olumlu yönde arttırmak, işverenin çalışanınan olan özen borcunu yerine getirmesinde destek olmaktır.

Eğtim başvurusu için bizi arayabilirsiniz.

Eğitim Koordinatörümüz Dr Mustafa KEBAT yönetiminde açılan eğitimlere personelinizin dahil olmasını yada firmanıza özel eğitim programı düzenlenmesini talep edebilirsiniz.

Yüksekte çalışmak, fiziksel beceriler kadar psikolojik dayanıklılığı da gerektiren bir süreçtir.

Sürekli tehlike altında olmak, zihinsel ve duygusal dengeyi bozabilir. Bu bağlamda; yüksekte çalışanların psikolojik açıdan desteklenmesi, yalnızca bireysel değil kurumsal bir sorumluluktur.

Unutulmamalıdır ki, “İş güvenliği” emniyet kemeri takmakla değil, zihne yerleştirmekle başlar.

Personelinizin zihnine güvenlik kültürünün yerleştirilmesine destek olalım.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Yüksekte Çalışanlarda İş Kazalarını Önlemek Amaçlı Uygulanacak Bilişsel ve Psikomotor Testlerin Geliştirilmesi. https://openurl.ebsco.com/EPDB%3Agcd%3A13%3A9849677/detailv2?sid=ebsco%3Aplink%3Ascholar&id=ebsco%3Agcd%3A149702645&crl=c&link_origin=scholar.google.com.tr

⭐️⭐️ Yükseklik Korkusu https://www.sciencedirect.com/topics/psychology/fear-of-heights

⭐️⭐️ Belirli Fobiler https://www.msdmanuals.com/professional/psychiatric-disorders/anxiety-and-stressor-related-disorders/specific-phobias

⭐️⭐️ Akrofobi ve görsel yükseklik tahammülsüzlüğü: Epidemiyoloji ve mekanizmalardaki gelişmeler https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7718183/

⭐️⭐️ Yükseklik tahammülsüzlüğü fizyolojik mekanizmalar ve psikolojik sıkıntı arasında: literatür taraması ve deneyimlerimiz https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6734202/

⭐️⭐️ Yükseklik baş dönmesi ve insan duruşu https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/484362/

⭐️⭐️ Yükseklikten mi düştünüz? Üç kişiden biri görsel yükseklik tahammülsüzlüğü yaşıyor https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23070463/

⭐️⭐️ Yüksekliğin vücudun mekansal yönelimi ve dengesi üzerindeki etkisi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/11020194/

⭐️⭐️ Yüksekte Güvenli Çalışma Eğitimi Çalıştayı 12 ARALIK 2017 ÇASGEM / ANKARA http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.csgb.gov.tr/Media/um0hn5n5/yuksekte_guvenli_calisma.pdf

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

İşyerinde Stresli mi Hissediyorsunuz? Propriyoseptif Teknikleri Deneyin

Propriyoseptif Etkinlikler Nedir?

Propriyosepsiyon, sıklıkla “altıncı duyumuz” olarak adlandırılan, vücudumuzun kendi konumunu uzayda algılama yeteneğidir. Bu duyu, klavyede bakmadan yazmamızı veya tökezlemeden yürümemizi sağlar. Propriyoseptif etkinlikler, kaslarımızı ve eklemlerimizi harekete geçirerek beyne sinyaller gönderen fiziksel egzersizlerdir.

Bu etkinlikler sadece fiziksel fayda sağlamaz; zihinsel durumumuzu da güçlü bir şekilde etkiler. Kas ve eklemleri harekete geçirerek sinir sistemimizi düzenleyen bu hareketler, aşırı uyarılmış bir sinir sistemini sakinleştirir, birikmiş enerjiyi boşaltır veya zihin ve vücudu görevlere daha iyi odaklanmaya hazırlar. Bunu, zihin ve vücudunuz için doğal bir “yeniden başlatma” düğmesi olarak düşünün.

Propriyoseptif Etkinlikler Kimler İçin?

Propriyoseptif etkinlikler, sadece duyusal işlem bozukluğu veya Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu – DEHB gibi tanı almış kişiler için değil, neredeyse herkes için faydalıdır.

Özellikle aşağıdaki kategorilerden birine veya birkaçına uyuyorsanız, bu etkinlikler sizin için özellikle yararlı olabilir:

  1. Odak ve Dikkat Sorunları Olanlar: Zihniniz dolaşıyor veya bir göreve odaklanmakta zorlanıyorsanız, propriyoseptif giriş beyin uyarısını artırarak dikkat sürenizi uzatır. Duvar itme veya stres topu sıkma gibi etkinlikler, beyne ekstra stimulasyon sağlayarak odaklanmayı kolaylaştırır.
  2. Anksiyete ve Stres Yaşayanlar: Yüksek stresli işler veya ortamlar sinir sisteminizi aşırı yükleyebilir. Propriyoseptif egzersizler, beyinde sakinleştirici etki yaratarak daha dengeli hissetmenizi sağlar. Bu etkinlikler, stres anlarında hızlı bir rahatlama aracıdır.
  3. Duyusal İşlem Zorlukları Olanlar: Parlak ışıklar, gürültü veya sürekli hareket gibi duyusal uyaranlara aşırı duyarlıysanız, ofis ortamı bunaltıcı gelebilir. Propriyoseptif giriş, duyusal bilgileri filtreleyerek daha dengeli bir algı yaratır.
  4. Hiperaktif veya Huzursuz Kişiler: Fazla enerjiniz varsa ve oturmakta zorlanıyorsanız, bu etkinlikler enerjiyi güvenli bir şekilde boşaltır. Özellikle sessiz ve hareketsiz kalmanız gereken toplantılarda faydalıdır.
  5. Kronik Ağrı veya Sertlik Yaşayanlar: Uzun süre oturmak kas sertliğine veya ağrıya yol açabilir. Propriyoseptif hareketler, bu rahatsızlığı gidererek daha rahat çalışmanızı sağlar.

Propriyoseptif Etkinliklere İhtiyacınız Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Propriyoseptif etkinliklere ihtiyacınız olup olmadığını anlamak, performansınızı artırmanın anahtarıdır. Aşağıdaki işaretleri gözlemleyin:

  • Huzursuzluk veya Hiperaktivite: Masanın altında bacaklarınızı sürekli sallıyorsanız veya yerinizde duramıyorsanız, vücudunuz hareket ihtiyacı sinyali veriyor.
  • Konsantrasyon Zorluğu: Görevlerde zihniniz dağılıyorsa veya konuşmaları takip etmekte güçlük çekiyorsanız, propriyoseptif giriş beyin enerjinizi yenileyebilir.
  • Yüksek Stres Düzeyleri: Omuzlarınız gergin, nefesiniz sığ veya titreme hissediyorsanız, sinir sisteminiz aşırı yüklü demektir.
  • Duyusal Aşırı Yüklenme: Ofis gürültüsü, ışıklar veya hareketlilik sizi bunaltıyorsa, propriyoseptif etkinlikler duyusal filtrelemeyi sağlar.
  • Vücut Rahatsızlığı: Uzun oturmalardan sonra sırt veya boyun ağrısı hissediyorsanız, bu etkinlikler kasları rahatlatır.

İşyerinde Uygulayabileceğiniz Propriyoseptif Etkinlikler

Bu etkinlikler, ofis ortamına uygun, hızlı ve dikkat çekmeyen şekilde tasarlandı.

Mola sırasında veya masanızda deneyin:

  1. Sandalye İtme
  2. Duvar İtme
  3. Stres Topu Sıkma
  4. İzometrik Tutuşlar
  5. Ağır Nesne Taşıma
  6. Ağırlıklı Yastık Kullanımı

İşyerinde Propriyoseptif Etkinliklerin Faydaları

Bu etkinlikleri düzenli uygulamak, şu faydaları sağlar:

  1. Odak ve Dikkat Artışı: Duyusal giriş, beyin katılımını artırır, hataları azaltır.
  2. Duygusal Denge: Stresi azaltır, direnç kazandırır.
  3. Huzursuzluk Azaltma: Enerjiyi kanalize eder, dikkat dağılmasını önler.
  4. Kas Gerilimi Giderme: Sertliği azaltır, ergonomik sorunları önler.
  5. Kendini Düzenleme İyileşmesi: Vücut farkındalığını artırır, duygusal kontrol sağlar.

Ek Yardım Ne Zaman Alınmalı?

Bu etkinlikler faydalı olsa da, kalıcı sorunlarda profesyonel yardım alın. Duyusal ihtiyaçlar iş hayatını etkiliyorsa, bir ergonomi terapisti veya hekiminizle görüşün. Altta yatan sorunları (anksiyete gibi) teşhis edebilirler.

Küçük adımlarla başlayın – bir veya iki etkinlik seçin. Zamanla daha dengeli bir çalışma günü yaşayacaksınız. Kişiselleştirilmiş tavsiyeler için terapistlerimizle iletişime geçin. Sağlığınız önemli!

Eğitim Almak İçin Bizi Arayın

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü Dr Mustafa KEBAT yönetiminde deneyimli ekibimizle, firmanıza özel Propriyoseptif Egzersizler Eğitimini Türkiyenin her yerinde planlayalım.

Eğitim Başvurusu

Dr Mustafa KEBAT – 0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

  • Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
  • +90 232 265 20 65
  • [email protected]

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Proprioception https://www.physio-pedia.com/Proprioception

⭐️⭐️ Effects of a Specific Proprioceptive Training Program on Injury Prevention and Stress in Basketball Players: A Pilot Study https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC12194737/

⭐️⭐️ The Power of Proprioception——A Vital Tool in Reducing the Risk of Musculoskeletal Disorders in the Workplace https://ohsonline.com/articles/2019/10/24/the-power-of-proprioception.aspx

⭐️⭐️ Proprioception and Anxiety Grounding https://mountainvalleytreatment.org/zacks-hacks-proprioception/

⭐️⭐️ Feeling Stressed at Work? Try These Proprioceptive Techniques https://envisiontherapydfw.com/feeling-stressed-at-work-try-these-proprioceptive-techniques/

⭐️⭐️ Proprioceptive Rehab: 30 Practical Ideas And Interventions For The Neuro Patient https://www.occupationaltherapy.com/articles/proprioceptive-rehab-30-practical-ideas-5694

⭐️⭐️ Proprioception https://my.clevelandclinic.org/health/articles/proprioception

⭐️⭐️ Proprioceptive Sense And Deep Pressure https://www.sensorydirect.com/blog/proprioception-deep-pressure/?srsltid=AfmBOoqCVI9Zcl0d3JKWVo8inQzV0zow4c0BJvCGLfctlmqXg31j1Nzx

⭐️⭐️ Propriyoseptif ve Vestibüler Duyu Sistemlerinin Harekete Göreli Katkısı: Moleküler Bilim Çağında Keşif Fırsatları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7867206/

⭐️⭐️ Propriyosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2095254615000058

⭐️⭐️ Mekanoreseptör https://www.sciencedirect.com/topics/immunology-and-microbiology/mechanoreceptor

⭐️⭐️ Sensörimotor Sistemi, Bölüm I: Fonksiyonel Eklem Stabilitesinin Fizyolojik Temeli. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC164311/

⭐️⭐️ Propriyosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6191985/

⭐️⭐️ PNF Kavramının Temel Unsurları, Bir Eğitim Anlatısı https://www.scientificarchives.com/article/the-essential-elements-of-the-pnf-concept-an-educational-narrative

⭐️⭐️ Motor fonksiyonu iyileştirmede propriyoseptif eğitimin etkinliği: sistematik bir inceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4309156/

⭐️⭐️ Yaşlı yetişkinlerde denge ve gücün geliştirilmesinde geleneksel ve güncel yaklaşımların karşılaştırılması https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21510715/

⭐️⭐️ Yapı İşlerinde Yüksekte Çalışmalarda İSG Uygulama Rehberi. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.csgb.gov.tr/Media/0b3hcam2/yapiisleriyuksektecalismauygrehberi-in%C5%9Ft%C5%9Fb_revize.pdf

⭐️⭐️ Yaşlılarda Denge, Fonksiyonel Performans ve Düşme Önleme İçin Gövde Kas Gücünün Önemi: Sistematik Bir İnceleme https://www.researchgate.net/publication/236139834_The_Importance_of_Trunk_Muscle_Strength_for_Balance_Functional_Performance_and_Fall_Prevention_in_Seniors_A_Systematic_Review

⭐️⭐️ Dengesiz yüzeyler ve rehabilitasyon cihazları kullanılarak yapılan direnç antrenmanının etkinliği https://www.researchgate.net/publication/224822339_The_effectiveness_of_resistance_training_using_unstable_surfaces_and_devices_for_rehabilitation

⭐️⭐️ NSC Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun 2021 Raporu Hakkındaki Açıklaması https://www.nsc.org/newsroom/nsc-statement-bls-report-2021#:~:text=In%202020%2C%20there%20were%204%2C764,highest%20annual%20rate%20since%202016.

⭐️⭐️ Hall, C. M., & Brody, L. T. (2005). Therapeutic Exercise: Moving Toward Function. Lippincott Williams & Wilkins. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://students.aiu.edu/submissions/profiles/resources/onlineBook/Q4X4S2_Therapeutic_Exercise_Moving_Toward_Function_3.pdf

⭐️⭐️ Motor Kontrolü: Araştırmayı Klinik Uygulamaya Dönüştürmek https://www.researchgate.net/publication/228118305_Motor_Control_Translating_Research_Into_Clinical_Practice

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

#propriyosepsiyon #propriyoseptif #isg #psikoloji #stres #tetkikosgb #kebat

Daha Fazla