K Vitamini

K vitamini kanın pıhtılaşması, kemik sağlığı ve kardiyovasküler fonksiyon için gerekli olan, yağda çözünen bir vitamindir.

K vitamini tek bir vitamin olmadığı gibi sadece pıhtılaşma faktörü olarak rol almaz.

K vitamininin iki ana formda bulunur

  • K1 yeşil yapraklı sebzelerde bulur çünkü doğrudan fotosentezde yer alır. (Filokinon) pıhtılaşma sisteminin önemli faktörlerinden biridir.

  • K2 hayvansal ürünlerde ve fermente gıdalarda bulunur ayrıca bağırsak florası K1 vitaminini K2 vitaminine (menakinon) dönüştürür. (Menakinonlar) kandaki kalsiyumun kemiklerde ve dişlerde kalsiyum birikmesini sağlayarak bu dokuların güçlenmesini sağlar.

K2 Vitamini kalsiyum metabolizması için gereklidir ve kemik ve kardiyovasküler sağlığı önemli ölçüde etkiler.

K2 Vitamini, kemik sağlığını geliştirmek ve osteoporoz riskini azaltmak için D vitamini ile sinerjik olarak çalışır. Bu kombinasyon, kalsiyumun arterlerde birikmesi yerine uygun şekilde kullanılmasını ve kemiklerde birikmesini sağlar.

K2 Vitamini, kemiklerde ve arterlerde kalsiyum birikimini düzenleyen osteokalsin ve matriks Gla proteini gibi proteinlerin aktive edilmesinde rol oynar. Bu aktivasyon arteriyel kalsifikasyonun önlenmesine yardımcı olur ve kemik gücünü arttırır.

K2 vitamini, atardamarlardaki plak birikimini sadece önleyebilen değil , aynı zamanda tersine çevirebilen bilinen tek besindir 
Bu, bol miktarda D vitamini ve kalsiyum aldığınız takdirde, onu kalp sağlığına uygun bir diyet ve takviye planının son derece önemli bir parçası haline getirir.

K Vitamini İçin Bitkisel Gıda Tavsiyelerim

  • Kara lahana
  • Ispanak
  • Brokoli
  • Lahana
  • Zeytinyağı

K Vitamini İçin Hayvansal Gıda Tavsiyelerim

  • Kırmızı Et
  • Beyaz Et
  • Ciğer
  • Böbrek
  • Yumurta
  • Süt ürünleri

Hem sebze hem et ve et ürünleri yemek şart!

K vitamininden bahsedip de keşfinin öncüsünden bahsetmeden olmaz.

ABD, Cleveland’lı ünlü bir diş hekimi olan Dr.Weston A. Price (1870-1948),  İsviçre’deki izole köyler, Dış Hebridler’deki Gael toplulukları, Kuzey Amerika’daki Eskimolar ve Kızılderililer, Melanezyalı ve Polinezyalı Güney Denizi Adalıları, Afrika kabileleri, Avustralyalı Aborjinler, Yeni Zelanda Maorileri ve Güney Amerika’daki Kızılderililer dahil olmak üzere izole insan gruplarında uzun yaşam süreleri, çok az hastalık oluşumu ve çok az çürük veya diş eti hastalığı yaşayanları incelemek için dünyayı dolaştı. 

Bu kültürler genellikle Price’ın adını bilmediği bir bileşiğin yüksek oranda bulunduğu yiyecekleri yiyorlardı ve bu da Price’ın buna “aktivatör X” adını vermesine yol açtı.

Price, aktivatör X’in diş sağlığı üzerindeki etkisini fark ettiğinde, neredeyse tüm geleneksel diş prosedürlerini bir diyet önerileri sistemi lehine terk etti. Ve bu önerilerin çoğu durumda düz, sağlıklı, çürüksüz dişlere yol açtığını buldu.

Activator X’in ne olduğundan emin olmasak da, bilim camiasının en iyi tahmini Price’ın genel olarak K2 vitamininden bahsettiği yönünde. (Daha spesifik olarak, bilim K2’nin A ve D3 vitaminleriyle sinerjik olarak çalıştığında en güçlü olduğu gerçeğine yöneliyor.)

1939 yılında önleyici diş bakımının geleceği için bir temel oluşturan ve aslında genel olarak optimum sağlık için bir rehber olan bir araştırma yayınladı.

K2 vitaminini K1 vitamininden farklı kılan nedir?

K2 vitamininin aynı faydalara sahip K1 vitamininin farklı bir versiyonu olmadığını ancak 1975’te Harvard Üniversitesinde tespit edilebildi. Araştırmaların devamında K2 vitamini ile aktive olan osteokalsin proteinini keşfettiler.

Osteokalsinin aktivasyonu ile kalsiyum kan dolaşımından kemiklere ve dişlere çekilir. Bu sayede kemikler ve dişleri güçlü ve hastalıklardan uzak tutar. K1 vitamini bu süreci aktive etme yeteneğine sahip değildir.

2007’de, Price’ın Activator X‘in inanılmaz faydalarını yayınlamasından 68 yıl sonra, araştırmacılar nihayet modern toplumdaki insanların çoğunun K2 Vitamini eksikliği yaşadığını fark ettiler.

Araştırmacılar elde edilen sonuçlara dayanarak K2 vitamininin kalp hastalığı ve diyabete bağlı doku zararlarını tersine çevirme potansiyeline sahip olabileceğine inanıyor.

Ve tabii ki bilmelisiniz ki ağız ve diş sağlığınızın ideale ulaşması için K2 vitamini olmazsa olmazdır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

K2 Vitamininin Diş Sağlığına Faydaları https://askthedentist.com/vitamin-k2-benefits/

K vitaminiK vitamini https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK551578/

The Weston A. Price Foundation https://www.google.com/search?q=%C3%9Cnl%C3%BC+di%C5%9F+hekimi+Weston+A.+Price%2C&oq=%C3%9Cnl%C3%BC+di%C5%9F+hekimi+Weston+A.+Price%2C&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOTIGCAEQRRg7MggIAhBFGCcYOzIGCAMQRRg7MgoIBBAAGIAEGKIEMgcIBRAAGO8FMgcIBhAAGO8F0gEIMTEzMGowajeoAgCwAgA&sourceid=chrome&ie=UTF-8

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Stresin Çalışanın Propriyosepsiyonunu Etkileme Mekanizmaları

İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri İçin Teknik Bir Değerlendirme

İş sağlığı ve güvenliği (İSG) profesyonelleri olarak, stresin çalışanların fiziksel ve bilişsel performansını nasıl etkilediğini anlamak, risk analizi ve önleme stratejilerinin temelini oluşturur.

Propriyosepsiyon – vücudun kinestetik farkındalığı olarak tanımlanan, kas, tendon, eklem ve iç kulak reseptörlerinden (propriyoseptörler) gelen afferent sinyallerin entegre edilerek postüral denge, hareket koordinasyonu ve uzaysal oryantasyonu sağlayan nöromüsküler bir sistem – stres tarafından önemli ölçüde bozulabilir.

Bu bozulma, hipotalamo-pitüiter-adrenal (HPA) ekseninin hiperaktivasyonu yoluyla gerçekleşir ve işyerinde düşme, burkulma veya koordinasyon kaybı gibi kazalara yol açar.

Sizlere, stresin propriyosepsiyon üzerindeki etkilerini nörofizyolojik, nöroendokrin ve ergonomik açılardan sunarak, İSG profesyonellerine yönelik teknik bir çerçeve belirleyeceğim.

Siz İş sağlığı ve güvenliği (İSG) profesyonellerine, stresin kronik (sürekli iş yükü) ve akut (anlık baskı) formlarını kapsayacak şekilde yapılandırılmış olduğunu, çünkü her ikisinin de propriyosepsiyonu farklı mekanizmalarla modüle ettiğini göstereceğim. physio-pedia.com

Stresin Nörofizyolojik Temelleri ve Propriyosepsiyon ile Etkileşimi

Stres, HPA (Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal) ekseninin aktivasyonu ile başlar: Amigdala gibi limbik yapılar, tehdit algısını hipotalamusa iletir ve bu da kortikotropin salgılatıcı hormonu (CRH) tetikleyerek hipofizden adrenokortikotropik hormon (ACTH) salınımını uyarır. ACTH, adrenal korteksi aktive ederek kortizol (glukokortikoid) salınımını artırır.

Kronik stres durumunda, kortizol seviyeleri bazal olarak yükselir ve propriyosepsiyonu bozan nöroplastisite değişikliklerine yol açar.

Propriyosepsiyon, somatosensoriyel korteks, serebellum ve bazal ganglionlar gibi beyin bölgelerinde entegre edilir; stres, bu bölgelerdeki nöronal bağlantıları (sinaptik plastisiteyi) bozarak afferent sinyalleri zayıflatır. pmc.ncbi.nlm.nih.gov

Teknik olarak, stres propriyosepsiyonu şu yollarla etkiler:

Nöroendokrin Bozulma: Yüksek kortizol, propriyoseptörlerden gelen Ia ve Ib afferent liflerin duyarlılığını azaltır. Bu, Golgi tendon organları ve kas iğcikleri gibi reseptörlerin feedback mekanizmasını bozar, postüral stabiliteyi %20-30 düşürür. Örneğin, kronik stresli bireylerde, propriyosepsiyon testlerinde joint position sense – JPS vb. gibi) hata oranı %25 artar, çünkü kortizol hipokampal nöronları inhibe eder ve uzaysal hafızayı bozar. ohsonline.com

Sempatik Hiperaktivasyon: Akut stres, noradrenalin salınımını artırarak sempatik sinir sistemini aktive eder. Bu, vestibüler sistem (iç kulak) ve propriyosepsiyon entegrasyonunu bozar, vertigo benzeri semptomlar yaratır – propriyosepsiyon azalması %15-40. İşyerinde, bu “dış vücut” hissi, makine operatörlerinde koordinasyon kaybına yol açar. mountainvalleytreatment.org

Nöroinflamatuar Etkiler: Stres, glial hücre aktivasyonunu tetikler ve proinflamatuar sitokinler (IL-6, TNF-α) salınımını artırır. Bu, periferik sinirlerde nöropati yaratır ve propriyosepsiyon sinyallerini %10-30 bozar. Kronik stres, serebellar dejenerasyona yol açarak uzun vadeli propriyosepsiyon kaybına neden olur.

Stresin Propriyosepsiyon Üzerindeki Spesifik Etkileri ve İSG Bağlamı

Stresin propriyosepsiyonu bozması, iş kazalarının önemli bir nedenidir – ILO’ya göre, stres kaynaklı kazalar küresel işgücü kaybının %20’sini oluşturur.

Teknik etkiler şöyle:

  • Postüral Denge Kaybı: Stres, serebellum ve bazal ganglion entegrasyonunu bozar; tek ayak durma testlerinde süre %20-30 kısalır. İSG açısından, bu düşme riskini artırır – örneğin, inşaatta stresli bir işçi merdivende dengesini kaybedebilir. envisiontherapydfw.com
  • Eklem Pozisyon Algısı (JPS) Bozulması: Kortizol, propriyoseptör afferentlerini inhibe eder; JPS testlerinde hata derecesi %15-25 artar. Bu, ağır kaldırma işlerinde burkulma riskini yükseltir – İSG profesyonelleri, risk analizi yöntemlerinde (HAZOP vb gibi) bilişsel stres faktörünü entegre etmelidir. occupationaltherapy.com
  • Motor Koordinasyon Zayıflığı: Stres, prefrontal korteks ve serebellum bağlantısını bozar; dinamik testlerde (yıldız denge testi vb gibi) performans %25 düşer. Vardiyalı çalışmalarda kronik stres, propriyosepsiyonu %40 bozar ve kazaları tetikler. my.clevelandclinic.org
  • Yaş ve Cinsiyet Etkileşimi: Yaşlı çalışanlarda stres, propriyosepsiyonu %50 bozar; kadınlarda hormonal stres (kortizol dalgalanması) ek risk yaratır. İSG için, tehlike sınıfına göre stres taraması zorunlu olmalıdır. sensorydirect.com
İSG Profesyonelleri İçin Öneriler – Stres Etkisini Yönetme

İSG profesyonelleri, stresin propriyosepsiyonu bozmasını önlemek için şu stratejileri uygulamalı:

  • Risk Değerlendirmesi Entegrasyonu: JSA (Job Safety Analysis) veya FMEA yöntemlerinde stres faktörünü dahil edin – propriyosepsiyon testleri (Romberg testi vb gibi) ile bilişsel yükü ölçün.
  • Eğitim Programları: Propriyosepsiyon egzersizleri (denge tahtası, yoga) ile stres yönetimi (mindfulness) birleştirin; bu, propriyosepsiyonu %20 iyileştirir.
  • Ergonomik Müdahaleler: Stresli ortamları (gürültü, aydınlatma) optimize edin; nöroergonomi araçları (EEG) ile zihinsel yükü izleyin.
  • Takip ve Rehabilitasyon: Kronik stresli çalışanlarda propriyosepsiyon taraması yapın; erken müdahale kazaları %30 azaltır.

Sonuç olarak, stresin propriyosepsiyonu bozması, İSG’nin bilişsel boyutunu vurgular – profesyoneller, bu etkileşimi yöneterek işyerlerini daha güvenli kılabilir.

Eğitim Almak İçin Bizi Arayın

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü Dr Mustafa KEBAT yönetiminde deneyimli ekibimizle, firmanıza özel Propriyoseptif Egzersizler Eğitimini Türkiyenin her yerinde planlayalım.

Eğitim Başvurusu

Dr Mustafa KEBAT – 0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

  • Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
  • +90 232 265 20 65
  • [email protected]

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Proprioception https://www.physio-pedia.com/Proprioception

⭐️⭐️ Effects of a Specific Proprioceptive Training Program on Injury Prevention and Stress in Basketball Players: A Pilot Study https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC12194737/

⭐️⭐️ The Power of Proprioception——A Vital Tool in Reducing the Risk of Musculoskeletal Disorders in the Workplace https://ohsonline.com/articles/2019/10/24/the-power-of-proprioception.aspx

⭐️⭐️ Proprioception and Anxiety Grounding https://mountainvalleytreatment.org/zacks-hacks-proprioception/

⭐️⭐️ Feeling Stressed at Work? Try These Proprioceptive Techniques https://envisiontherapydfw.com/feeling-stressed-at-work-try-these-proprioceptive-techniques/

⭐️⭐️ Proprioceptive Rehab: 30 Practical Ideas And Interventions For The Neuro Patient https://www.occupationaltherapy.com/articles/proprioceptive-rehab-30-practical-ideas-5694

⭐️⭐️ Proprioception https://my.clevelandclinic.org/health/articles/proprioception

⭐️⭐️ Proprioceptive Sense And Deep Pressure https://www.sensorydirect.com/blog/proprioception-deep-pressure/?srsltid=AfmBOoqCVI9Zcl0d3JKWVo8inQzV0zow4c0BJvCGLfctlmqXg31j1Nzx

⭐️⭐️ Propriyoseptif ve Vestibüler Duyu Sistemlerinin Harekete Göreli Katkısı: Moleküler Bilim Çağında Keşif Fırsatları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7867206/

⭐️⭐️ Propriyosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2095254615000058

⭐️⭐️ Mekanoreseptör https://www.sciencedirect.com/topics/immunology-and-microbiology/mechanoreceptor

⭐️⭐️ Sensörimotor Sistemi, Bölüm I: Fonksiyonel Eklem Stabilitesinin Fizyolojik Temeli. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC164311/

⭐️⭐️ Propriyosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6191985/

⭐️⭐️ PNF Kavramının Temel Unsurları, Bir Eğitim Anlatısı https://www.scientificarchives.com/article/the-essential-elements-of-the-pnf-concept-an-educational-narrative

⭐️⭐️ Motor fonksiyonu iyileştirmede propriyoseptif eğitimin etkinliği: sistematik bir inceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4309156/

⭐️⭐️ Yaşlı yetişkinlerde denge ve gücün geliştirilmesinde geleneksel ve güncel yaklaşımların karşılaştırılması https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21510715/

⭐️⭐️ Yapı İşlerinde Yüksekte Çalışmalarda İSG Uygulama Rehberi. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.csgb.gov.tr/Media/0b3hcam2/yapiisleriyuksektecalismauygrehberi-in%C5%9Ft%C5%9Fb_revize.pdf

⭐️⭐️ Yaşlılarda Denge, Fonksiyonel Performans ve Düşme Önleme İçin Gövde Kas Gücünün Önemi: Sistematik Bir İnceleme https://www.researchgate.net/publication/236139834_The_Importance_of_Trunk_Muscle_Strength_for_Balance_Functional_Performance_and_Fall_Prevention_in_Seniors_A_Systematic_Review

⭐️⭐️ Dengesiz yüzeyler ve rehabilitasyon cihazları kullanılarak yapılan direnç antrenmanının etkinliği https://www.researchgate.net/publication/224822339_The_effectiveness_of_resistance_training_using_unstable_surfaces_and_devices_for_rehabilitation

⭐️⭐️ NSC Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun 2021 Raporu Hakkındaki Açıklaması https://www.nsc.org/newsroom/nsc-statement-bls-report-2021#:~:text=In%202020%2C%20there%20were%204%2C764,highest%20annual%20rate%20since%202016.

⭐️⭐️ Hall, C. M., & Brody, L. T. (2005). Therapeutic Exercise: Moving Toward Function. Lippincott Williams & Wilkins. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://students.aiu.edu/submissions/profiles/resources/onlineBook/Q4X4S2_Therapeutic_Exercise_Moving_Toward_Function_3.pdf

⭐️⭐️ Motor Kontrolü: Araştırmayı Klinik Uygulamaya Dönüştürmek https://www.researchgate.net/publication/228118305_Motor_Control_Translating_Research_Into_Clinical_Practice

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

#propriyosepsiyon #propriyoseptif #isg #psikoloji #stres #tetkikosgb #kebat

Daha Fazla

Stresiniz mi Arttı? – Vagal Masaj Yapın Kendinize

Vagal masaj (yani vagus sinirini uyaran masaj) bu basit teknik, stresli anlarda, kaygı bastırdığında veya kalp ritminiz hızlandığında evde kendinize uygulayabileceğiniz çok etkili bir rahatlama yöntemidir..

Vagal masaj nedir?

Vagus siniri, vücudumuzun “sakinleşme düğmesi” gibi çalışıyor. Beyinden başlayıp boyundan aşağı inerek kalp, akciğer, mide-bağırsak gibi organlara ulaşıyor.

Onu hafifçe uyarınca parasempatik sinir sistemi devreye giriyor: Kalp atışınız yavaşlıyor, nefesiniz derinleşiyor, stres hormonu düşüyor, sindirim rahatlıyor ve genel olarak “Oh be, nihayet sakinleşiyorum” hissi geliyor.

En güvenli ve evde yapılabilecek vagal masaj teknikleri neler? (Önemli: Bunlar hafif, nazik hareketler. Sert baskı yapmayın!)

Kulak masajı (en popüler ve risksiz olanı) Kulak kepçesinin ön kısmındaki küçük çıkıntı (tragus) veya kulak memesini parmak uçlarınızla nazikçe ovalayın. Yukarı-aşağı, dairesel hareketlerle 1-2 dakika yapın. Vagus sinirinin bir dalı tam kulakta olduğu için çok hızlı etki eder. Stres anında hemen rahatlama hissi verir.

Boyun ve ense masajı Boynunuzun iki yanına (omuzlara yakın, sert kasların olduğu yerlere) parmaklarınızla hafifçe bastırarak dairesel hareketler yapın. Ense köküne (kafatasının hemen altına) yumuşak basınç uygulayın. 1-2 dakika yeterli. Bu, vagus sinirinin geçtiği bölgeyi rahatlatır ve omuz gerginliğini de alır.

Yüz ve şakak ovma Şakaklarınızı, alınınızı veya yüzünüzü nazikçe okşayın, hafifçe ovalayın. Bu da dolaylı yoldan vagus’u uyarır ve baş ağrısı, gerginlik için harika olur.

Ayak tabanı masajı Ayak tabanınızı (özellikle topuk ve parmak altlarını) elinizle veya bir tenis topuyla yuvarlayarak masaj yapın. Refleksoloji etkisiyle vagus aktivitesini artırır, özellikle akşamları yatmadan önce çok faydalı.

Ne kadar etkili?

Bu masajlar dakikalar içinde kalp ritminizi yavaşlatır, kaygıyı azaltır, uykuya geçişi kolaylaştırır ve hatta kronik stres, anksiyete, sindirim sorunları gibi durumlarda destek olur. Bilimsel çalışmalar da gösteriyor ki düzenli yapıldığında vagal tonus (vagus’un gücü) artıyor, bağışıklık dengeleniyor.

Dikkat edilecekler – Önemli Uyarılar

Boyundaki şah damarına (karotis sinüsü) sert, uzun süre baskı uygulamayın!

Bu, tıpta “karotis masajı” denen özel bir teknik ve sadece doktor kontrolünde, hızlı kalp ritmi (taşikardi) ataklarında yapılır.

Evde kendiniz yaparsanız riskli olabilir (özellikle yaşlılarda, damar hastalığı olanlarda inme riski yaratabilir). Bizim bahsettiğimiz masajlar yumuşak, kulak-boyun-ense odaklı olanlar – bunlar çok güvenli.

  • Eğer kalp ritim bozukluğu, tansiyon sorunu veya damar hastalığı varsa önce doktorunuza danışın.
  • Herhangi bir rahatsızlık hissederseniz hemen bırakın.

Denemek isterseniz hemen deneyin: Rahat bir yere oturun, gözlerinizi kapatın, kulak memenizi 1 dakika nazikçe ovalayın ve derin nefes alın. Farkı hissedeceksiniz!

Bu basit yöntemleri günlük hayatınıza katmanızı öneririm. Stres yönetiminde en güçlü araçlardan biri vagus’u doğal yoldan uyarmak.

Sağlıklı, sakin günler dilerim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️

Daha Fazla

Mitokondrilerinize İyi Bakın

Mitokondriler hem sağlıkta hem de hastalıkta önemli bir rol oynar.

Mitokondrinin çok eskiden, bugünden farklı olarak doğada “serbest bir şekilde takılırken”, neden olduğu henüz bilinmeyen bir neden ile ortamdaki hücreler ile birleştiği düşünülmektedir.

Peki neden böyle düşünülmektedir?

Çünkü; Mitokondrinin, hücrenin DNA’sı dışında kendine ait mtDNA denilen bir DNA’sı vardır. Diğer hücre bileşenleri arasında sadece mitokondriler için mevcut olan bu durum “Ayrı iken bir araya gelme” düşüncesinin sebebidir.

Mitokondrilerin işlevleri enerji üretimiyle sınırlı değildir, demir ve kalsiyum dengesinden melatonin gibi hormon ve nörotransmitter üretimine kadar değişen birden fazla mekanizmaya hizmet eder.

Mitokondrilerin anormal dağılımı, organlardan organlara değişebildiği gibi hücrelerin içindeki mitokondrilerin çoğalması ile de değişebilir.

Mitokondriyel hastalıklar, bozuk mitokondri sayısı hücre içinde belirli bir sınırı aştığında organın fonksiyonlarının bozulması ile birlikte klinik olarak ortaya çıkar. Genetik hastalıkların geneli hem anne hem de baba kaynaklı iken, mitokondrinin DNA’sı (mtDNA) yalnızca yumurta hücresinden aktarılır. Yani mitokondriyel hastalıklar anneden kalıtsal olarak geçer.

Diğer hücre içi organellerle, çekirdekle ve dış çevreyle etkileşim yoluyla tüm fiziksel düzeylerde iletişimi sağlar ve etkiler.

Literatür, mitokondri ile sirkadiyen saatler, bağırsak mikrobiyotası ve bağışıklık sistemi arasında çapraz iletişim mekanizmaları olduğunu öne sürmektedir. Hatta tüm bu alanlardaki aktiviteyi destekleyen ve bütünleştiren merkez bile olabilirler.

Mitokondri Ne İşe Yarar

  • Amino asit metabolizması ve homeostasi
  • Bağışıklık sistemi görevleri
  • Apoptosis ve otofaj düzenlemesi
  • Demir metabolizması ve heme sentezi
  • Nörotransmitter sinyalleri düzenleyicisi
  • Kalsiyum dengesi
  • Lipid metabolizması
  • Sinyal molekülleri (ROS ve H2O2)
  • Steroid sentezi
  • Termogenesis

Tüm bu işlevleri gerçekleştirmek ama en başta da oksijenli solunum kapsamında vücudumuzun temel yakıtı adenozin trifosfat (ATP) üretmek (sentezlemek) için her hücrede en az bir mitokondri bulunmaktadır.

Bununla birlikte kas hücreleri ve kalp hücrelerimizin ise daha çok ATP’ye gereksinim duymaları nedeniyle birden çok mitokondriye sahip olduğunu bilinmektedir.

Mitokondri İşlevi Bozulduğunda

  • Kanser
  • Yaşlanma
  • Obezite
  • Alzeheimer
  • Bunalım
  • Diyabet
  • Fibromiyalji
  • İnsülin direnci
  • Karaciğer Yağlanması
  • Kardiovasküler rahatsızlıklar 
  • Kronik yorgunluk
  • Kronik böbrek rahatsızlığı
  • Bipolar bozukluk
  • Parkinson
  • Psikiyatrik sorunlar
  • Üreme sistemi sorunları
  • Nörodejeneratif rahatsızlıklar

Gibi rahatsızlıklar ve sorunlar gelişir.

Mitokondrilerilerin İyiliği İçin Ne Yapalım?

Mitokondrilerin sağlığını ve onlara bağlı olarak da insanın sağlığını korumak için öncelikli olarak sigara, tütün mamülleri ve hava kirliliği olmak üzere toksik ve kimyasal maddelere maruziyeti ve yüksek stresi engellemek gerekir.

Nabzı yükseltecek, özellikle güç ve kas kitlesini arttırıcı egzersizler, yaş ve sağlık durumuna uuygun yüksek şiddetli aralıklı antrenmanlar hücrelerdeki mitokondrilerin sağlığını ve sayılarını arttırır.

Ayrıca aralıklı oruç ve ketojenik beslenme de mitokondri sağlığını arttırmaktadır.

Mitokondri Sağlığı İçin Ne Yiyelim?

Mitokondri sağlığı için en önemli etken gıda tercihidir.

Özellikle şekerli yiyecekler, unlu gıdalar ve işlenmiş gıdalar gibi besinler yüksek enerji içerikli ve düşük kalitelidir.

Bu tür gıda tercihleri antioksidan, yararlı yağlar, proteinler, lifler ve fitokimyasal gibi yararlı bileşenlerden zayıf olduğu gibi hızlı sindirilmeleri sebebiyle yararlı besin ögelerinden önce mitokondrilerden ATP üretimine neden olur. Hücreye ve dolasıyla bedene “çöp enerji” elde edilmesine neden olur

Besin değeri yüksek yiyecekleri tercih etmek mitokondri sağlığı için çok önemlidir. Antioksidanları yeterli miktarda alabilmek için, yeşil (brokoli, ıspanak v.b.) ve açık renkli (havuç, pancar v.b.) sebzeler ve sülfür açısından zengin (karnabahar, lahana v.b.) sebzelerin tüketilmesi önemlidir.

Yemle değil doğal otlarla beslenmiş hayvanlardan elde edilen etler, çiftlik değil olta balıkları, avokado, bitki tohumları, fındık, badem ve ceviz gibi kuruyemişler ise yağ asitleri açısından zengindir ve mitokondrilerin sağlığı için gereklidir.

Yeterli miktarda

  • B1 vitamini (thiamin)
  • B2 vitamini (riboflavin) 
  • B3 vitamini (niacin)
  • B5 vitamini (pantothenic acid) 
  • B6 vitamini (pyridoxine)
  • B7 vitamini (biotin)
  • B9 vitamini (folate)
  • B12 vitamini (cobalamin)
  • Karnitin (L-karnitin veya asetil-L-karnitin)
  • CoQ10
  • Kreatin

Antioksidan olarak da,

  • ALA (Alfa Lipoik Asit)
  • Karotenler (özellikle Likopen)
  • Epigallocatechin gallate (EGCG)
  • Glutatyon
  • Melatonin
  • Polifenoller
  • Proantosiyanitler
  • Selenyum
  • C vitamini
  • E vitamini
  • Bakır

Alınması gerekmektedir.

Sonuç olarak

Mitokondrinin önemi ve görevleri bu kısa yazıya sığmayacak kadar çok…

Siz siz olun mitokondrilerinize iyi bakın.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Sağlık ve Hastalıklarda Mitokondri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32397376/

⭐️⭐️ Mitokondri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12933917/

⭐️⭐️ Mitokondriyal disfonksiyon: mekanizmalar ve tedavideki gelişmeler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38744846/

⭐️⭐️ Mitokondriyal Havva diye bir şey var mıdır? https://www.talkorigins.org/faqs/homs/mitoeve.html

⭐️⭐️ İNSAN HASTALIKLARINDA MİTOKONDRİAL DNA MUTASYONLARI https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC1762815/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Yanlış Ölçümle Tansiyon Hastası Olursunuz

Koş koş çabucak ölçelim tansiyonunu işimiz çok…

İçim bir hoş oldu ölçüver hemen şu tansiyonumu..

İstediğiniz zaman istediğiniz pozisyonda tansiyonunuzu ölçtürüp yüksek çıkınca da ben de tansiyon hastası oldum diye düşünmeyin… Hatta bu sebeple ilaç kullanmaya kalkmayın sakın.

Çünkü çoğunlukla tansiyonlarınızı doğru ölçmüyor – ölçtürmüyorsunuz. Ölçüm sırasında kolunuz doğru pozisyonda değilse tansiyon olduğundan fazla çıkar.

Nasıl mı?

Yapılan bir araştırma Jama Network de 07.10.2024 de yayınlandı. Bir göz atalım;

133 yetişkinin katıldığı çalışmada, kolu kucakta durması büyük tansiyonu 3,9 ve küçük tansiyonu 4,0 mm Hg kadar fazla gösterdiği tespit edimiş.

Göğsün yan tarafında desteklenmeyen kolda yapılan ölçümlerde büyük tansiyon 6,5 mm Hg ve küçük tansiyon 4,4 mm Hg fazla çıktı ve alt gruplar arasında tutarlı sonuçlar elde edildi.

Peki tamam… Doğru ölçmek için ne yapmalısınız?

Orta kısmı kalp hizasında olacak şekilde masa üzerinde kol desteği sağlanmalıdır.

Tansiyon Ölçümünde Nelere Dikkat Edilmelidir?

İdeal tansiyon öçümü için 21 maddeyi daha önce ayrıntılandırmıştım.

http://Tansiyon Ölçümünde Nelere Dikkat Edilmelidir? okuyabilirsiniz.

Hipertansiyonda Son Durum

Bir süredir çok çabuk hipertansiyon teşhisi konup ilaç başlandığına şahit oluyorum. Hemen de raporrlar çıkıyor ve ömür boyu ilaç kullanması gerektiği hastalara empoze ediliyor.

Lakin bir soluklanalım…

Teşhislerin aceleye gelmesi hem hastalar hem ekonomi açısından oldukça zararlı.

Başlangıçta tansiyonun doğru ölçülmesi çok önemli. Ve tansiyon değerlerinin takibi de bir o kadar ehemmiyetlidir.

Ölçüm sırasında tansiyon aletinin manşonu kalp hizasında olmalı ki bu önemli husus gözden kaçtığında, yanısıra bir de kol desteklenmemiş ise tansiyonun yüksek çıkması çok normaldir.

Br başka husus da

Normal Tansiyon Ne Kadar Olmalı?

O kadar çelişkiler tartışmalar var ki bu hususta. Yıllar içinde değişen normlar ve değerler kafa karıştırıcı ve güven sarsıcı oluyor.

Klavuzlar değişiyor. Hangi ilaçla başlayacağız? İlaç başlamalı mıyız?

Farz edelim ki eldeki son klavuza göre tansiyonunuz yüksek çıktı.. Niye hemen ilaç başlayalım ?

Sebebi araştıralım? Kişinin yaşam tarzını, beslenme alışkanlıklarını sorgulayalım

Tansiyon yüksekliğine sebep olabilecek;

  1. Beslenme hataları
  2. Hareketsizlik
  3. Uykusuzluk
  4. Stres
  5. Sigara-alkol kullanımı gibi hayat tarzı yanlışları öncelikle düzeltilmelidir.

İlaç başlanan kişilerin yanlış alışkanlıklarını değiştirmelerini beklemek hayalcilik olur.

Hastanın takibi ile ilaçsız tansiyon değerleri düşebileceği gibi, ilaç kullananlarda ilacın sayısı ve dozu da düşürülebilmektedir.

İleri seviyede tansiyon yüksekliği olan hastalarımız pek tabiki yaşam alışkanlıklarını idealize etmelerine rağmen ilaç kullanmaları gerekebilmektedir. Lakin bu grup hastaların sayısı çok azdır.

Öneriler

Tansiyonunuz mu yükseliyor?

Şikayetiniz veya şüpheniz olduğu her durumda hekiminize danışın..!!

Tansiyon Ölçümünde Nelere Dikkat Edilmelidir? yazısını dikkatle okuyarak kendi tansiyon takibinizi yapın.

7-10 günlük takibinizi yapıp listenizi hekiminize danışın.

Hayat tarzınızı – beslenme alışkanlıklarınızı doğal ve doğru hale getirin

Sporu hayatınızın doğal bir parçası haline getirin.

Uyku düzeninizi güneşe göre ayarlayın.

Kendinizi topraklayın

Doğal yaşayın Aklınıza Mukayyet Olun

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Kol Pozisyonu ve Kan Basıncı Ölçümleri ARMS Çapraz Rastgele Klinik Denemesi https://jamanetwork.com/journals/jamainternalmedicine/article-abstract/2824754

T⭐️⭐️ ansiyon Ölçümünde Nelere Dikkat Edilmelidir? https://tetkik.com.tr/2024/08/17/tansiyon-olcumunde-nelere-dikkat-edilmelidir/

⭐️⭐️ Çalışma, yaygın olarak kullanılan kol pozisyonlarının kan basıncı ölçümlerini önemli ölçüde abartabileceğini buldu https://medicalxpress.com/news/2024-10-commonly-arm-positions-substantially-overestimate.html

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Nedir Bu İdrar Tahlili ?

Kanın, içeriğindeki organik – inorganik maddelerin ve hacminin dengelenmesini sağlamak için böbreklerde filtrelenmesiyle oluşan sıvı atığa idrar denir.

Tanıma bakılırsa idrar sadece sıvı bir atık değil..

Bilmelisiniz ki idrar kesinlikle ve kesinlikle sadece sıvı bir atık değil.

Mesela;

Birçok yerde duyduğunuz ”Günlük 3 litre su için”, ”Günlük 5 litre su için”,‘Yazın şu kadar su için, kışın bu kadar su için” , ” örnekleri uzatmak mümkün.

İşte idrarın bir özelliğini öğrenme vakti geldi.

Ne kadar su içmelisiniz sorusunun cevabını idrarınız verir.

Nasıl mı?

İdrar yaparken rengine bakın;

⭐️ Eğer idrarınız su gibi şeffaf veya çok açık sarı ise vücudunuzun suya ihtiyacı yoktur. Yeterli su içmişsiniz.

⭐️ Eğer idrarınız sarı renkli ise vücudunuzun suya ihtiyacı vardır. Hemen bir büyük bardak su için ve bir saat sonra tekrar bir büyük bardak su için. Yeterli olup olmadığını ilk idrarınızda göreceksiniz.

⭐️ Eğer idrarınız koyu sarı renkli ise vücudunuzun suya çok ihtiyacı vardır ve vücudunuza eziyet ediyorsunuz demektir. Hemen bir büyük bardak su için, yarımşar saat ara ile birer büyük bardak su daha için. Yeterli olup olmadığını ilk idrarınızda göreceksiniz.

Kendi kendinize değerlendirmenizi idrarınıza bakarak yaptınız… Süpersiniz.

⭐️ Tuvalete gittiniz.

İdrar yaparken meyve kokusu yada Aseton kokusu geldi. Ohhh mis gibi demeyeceksiniz tabi ki..

Aklınıza ilk gelen Şeker Hastalığı (Diabetes Mellitus) olmalı…

Kesin mi ? Değil tabi ki lakin ihtimal büyük.

⭐️ Tuvalete gittiniz.

İdrar yaparken yada tuvalette terli ayak kokusu aldınız… Neler olabilir.. Hadi biliyorsunuz düşünün..!!

Eveet bildiniz… İzovalerik Asidemi “terli ayak sendromu” veya Glutarik Asidemi düşünülmeli. İç Hastalıkları uzmanından randevu almayı unutmayın.

⭐️ Bebeğinizin bezini açtınız.

Buram buram Akçaağaç Şurubu kokusu (Çemen Kokusu) geldi. Dallı zincirli amino asitleri (Lösin, İzolösin ve Valin) ve zincirli bir-α-keto asit işiyor muhtemelen. Metabolik bir sorunu olabilir. Çocuk Hastalıkları uzmanından randevu almayı unutmayın.

Şu kokuları ve olası hastalıkları şöyle bir listeleyelim

Küf – fare idrarı kokusu — Fenilketonüri

İdrarda lahana kokusu — Herediter Tirozinemi

İdrarda kedi idrarı kokusu — 3-metilkrotonilglisinüri

İdrarda Yüzme Havuzu Kokusu — Hawkinsinüri

İdrarda kokmuş balık kokusu — Trimetilaminüri

Kaynamış Lahana Kokusu — Hipermetiyonemi

Dikkatinizden kaçmamıştır.

Metabolik hastalıkların idrarda hem de koku vasıtası ile belirtilleri mevcut.

Lakin dahası da var.

Yedikleriniz içtikleriniz ile de koku ve renginde değişiklikler olmakta.

Daha analiz bile yapmadık… Baktık..! Kokladık..!

Biraz da eskilere gidelim mi?

Hadi gidelim..

Lancelot Hogben isimli ingiliz biyolog 1930 yılında başladığı çalışmaları 1940 a geldiğinde genel kullanıma girmişti. Neydi bu ?

Gebelik şüphesi olan kadından alınan idrarı dişi kurbağanın (Xenopus cinsi) cilt altına enjekte edildikten sonra kurbağa 12 – 24 saat içerisinde yumurtlarsa kadının gebe olduğunu gösteriyordu.

Çok çok geriye gidelim…İdrar nelere neden olmuş.

Tarihin bir döneminde idrar vergisi çıkarılmış…!!

İdrar vergisi sebebi ile de tüm dünyada çokça söylenen söz ilk kez söylenmiş… “Pecunia non olet..!

Romalı tarihçi Gaius Suetonius Tranquillus, On iki Sezar’ın Hayatı adını taşıyan eserinde;

Roma İmparatoru Nero’ndan sonra tahta geçen imparator Vitellius’un halefi Vespasian; Roma çamaşırhanelerinde amonyak kaynağı kullanılan idrarı, tuvaletlerden ve lağım sistemlerinden toplayıp satanlara vergi koyar.

Vespasian’ ın oğlu Titus, pis kokulu idrardan vergi alınmasının tiksindirici / iğrenç olduğunu düşündüğü için babasını eleştirir.

Bunun üzerine Vespasian lağım odalarından idrar toplayan tüccarların önündeki altın sikkelerden birisini alır ve oğlu Titus’un burnuna yaklaştırarak “bak bakalım oğlum, kötü kokuyor mu?” diye sorar.

Titus, akıllıca ve muzip bir bakışla halen kullanılan çok bilindik cümleyle cevap verir.

Pecunia non olet..!

İşte o günden bu yana bu söz “para kokmaz..!” ya da “paranın kokusu olmaz..!” dillere pelesenk olmuştur.

Daha bitmedi… İdrarın tarih boyunca çok uzun bir serüveni var..

Sibirya’da deriler idrara batırılarak dayanıklı kılınıyordu.

Antik Yunan ve Roma devrinde demirciler kızdırılmış çeliği sertleştirmek için üzerine idrar da döktüler.

Romalılar, Orta Amerika Kızılderilileri ve Afgan halkı yünlü eşyanın rengini korumak ve temizlemek için idrar kullandılar

Himalayalar’da inek idrarı dini törenlerde günahlardan arınmak için kullanılır

Ortaçağ Avrupasın’da fırıncılar mayalanması için hamura idrar kattıkları bilinir.

Antik Mısır’da kadın idrarına yatırılarak yumuşatılan tütünler tercih edilirdi

Kuzey Afrika ülkeleri ve Afganistan’da, halen halıların renklerinin daha parlak olmasını sağlamak için deve idrarı ile yıkanmaktadır

Daha neler var neler. Lakin biz idrar tahlili diyorduk.. Devam edeyim

Yukarıda da kısmen okuduğunuz gibi idrar hastalıkların teşhisinde hem kişinin kendisine hem de hekime yol gösteren önemli bulgular içeriyor.

Kan içeriğinin böbreklerde filtre edilip idrar vasıtası ile atılan her türlü maddeyi laboratuvar testleri yoluyla tespit edebilmekteyiz.

Şimdi genel olarak bir bakalım.

Neden İdrar Tahlili Taparız?

  • Genel sağlık taraması amacı ile yapılan idrar tahlilleri: Bilinen bir hastalığı olmadan rutin muayene veya genel kontrol (Check – Up) sırasında yapılır. Bu sayede birçok hastalığa ilk kez tanı konmasında, cerrahi bir işlem öncesi ve sonrası takiplerde, gebelik kadınların sağlığının takip edimesinde, spora vee okula başlamadan önceki genel muayenelerle birlikte ve benzeri birçok durumda genel sağlık durumunu gösteren önemli bir testtir.

  • Hastalık tanısı için yapılan idrar tahlilleri: Öncelikle böbrek ve idrar yolu hastalıkları – enfeksiyonları gibi hastalıkların teşhis edilmesinde idrar tahlili önemli role sahiptir.

  • Hastalıkların takibi, tedavinin takibi amacıyla: diyabet, böbrek hastalıkları, cerrahi girişim sonrası, metabolik hastalıklar, kronik hastalıklar vb gibi hastalıklarda tedaviye verilen cevabı görmek için idrar tahlili istenir. Yine gebelik testi, uyuşturucu testi gibi durum tespiti yapılması gereken süreçlerde idrarda bakılır.

Son demiyorum. Çünkü basit gibi görünen idrar, üzerine kafa yorulması ve dikkate alınması gereken çok önemli atığımız. Anlayacağınız idrar konulu yazılar bitmedi.

Doğal yaşayın Aklınıza Mukayyet Olun

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Bildiğiniz Gibi Değil Bu Trigliserid

Neden var ki bu trigliserid ?

Yükselmiş mi? Normal mi? Ne yemeliyim? Kalbime mi zararlı? Damarlarımı mı tıkar?

Ne çok soru var değil mi?

Neden Var ki Bu Trigliserid ?

Enerji depolamak için..

Çünkü;

  • Yüksek karbon içeriyorlar
  • Vücutta sıvı ortamlar haricinde her yerdeler
  • Yağ dokuda enerji için depolanırlar
  • Diğer dokularda özellikle de enerji için yakılırlar
  • İnsan sütündeki esas enerji kaynağıdır

Enerji için dediğimizde yağlar temel kaynağımız olsa da az da olsa proteinler ve glikojen de enerji kaynaklarımızdandır.

Doğru Yazımı Hangisi Trigliserit mi? Trigliserid mi?

Türk Dil Kurumu Sözlüğüne baktığımızda:

Trigiserid yazdığımızda – Bu söz Güncel Türkçe Sözlükte bulunamadı ibaresi çıkıyor.

Trigiserit yazdığımızda – Bu söz Güncel Türkçe Sözlükte bulunamadı ibaresi çıkıyor.

İngilizce kaynaklarda Triglyceride olarak yer aldığı için sonundaki ”d” harfini ben de yazının içeriğinde Trigiserid olarak tercih edeceğim.

Nereden Geliyor Bu Trigiserid?

Gıdalardan alıyoruz mesela..

Çok korkuyorsunuz ya.. Aman onu yemeyeyim bunu yemeyeyim.

Lakin muhtemelen bilmediğiniz hatta hiç tahmin etmediğiniz gıdalardan… Aşağıda onlar da yazıyor.

Sadece gıdalar değil tabi ki…Karaciğerimizde de trigliserid sentez edilir.

Beslenme ile ne kadar yağ alıyoruz günlük?

Bu sorunun cevabı her zaman değişir. Çünkü yediğinizin ne olduğuna, ne kadar yediğinize, pişirilme tekniğine vb gibi bir çok değişken ve bilinmeyen mevcut. Lakin genellemelerimiz hep var.

Evet genel olarak günlük beslenmemizde 15–40 g arası yağ (lipit) bulunmaktadır.

Soracaksınız şimdi ”Tamam 15–40 g arası yağ var da ne kadarı trigliserid..?

Cevap: Beslenme ile alınan yağların (lipitlerin) büyük çoğunluğu Trigliserid‘dir. Geri kalan az bir kısmı da fosfolipit, kolesterol ve kolesterol esteri içerir.

Bakalım şimdi… Beslenmeyle alıyoruz. Karaciğerimizde yapıyoruz. Depo da yapıyor muyuz?

Eveeett güzel soru. Trigliserid’leri depo yapıyor muyuz?

Evet depo da yapıyoruz. 70 kg sağlıklı bir erişkinde 15 kilogram Trigliserid mevcuttur. Fazla geldi değil mi?

Hepsini yakmaya karar versek, ne kadar geçindirir bir insanı?

3 (Üç) ay.. Evet 3 (Üç) ay açlığa dayanmamızı sağlayabilir. Lakin bu hesap sadece enerji hesabı.. Sakın yaşam ile bağdaştığını düşünmeyin.

Nasıl mı yapıyoruz bu hesabı? (Öffff matematik yine mi dediniz siz?)

1 gr Triglserid, 38 kilojoul (9 Cal) enerji verir.

15 Kg Trigliserid, 15.000 gr dır. — 15.000 X 38 = 570.000 kilojoul yada 15.000 X 9 = 135.000 Cal

Günlük 1500 Cal bazal metabolizma

135.000 Cal / 1500 Cal = 90 gün = 3 (Üç) ay

Bir depomuz daha var, enerji kaynağı olarak kullandığımız.

Lakin kısa sürelidir. Çünkü 4200 kilojoul yani 994 Cal dir ki 1 (Bir) günlük bazal metabolizma için bile yeterli değildir.

Karaciğerimizde de yağ dokularımızda da trigliserid üretiyoruz. Yazmıştım ya.. Sıra trigliserid‘in vücutta yapılımına geldi.

Trigliserid üretimi yağ (adipoz) doku ve karaciğer hücresindeki endoplazmik retikulumun sitoplazmik yüzeyinde oluyor.

Karaciğer,

Kan dolaşımındaki yağ asitleri ve glukozdan, Trigliserid üretebillir.

Yağ (adipoz) dokuda lipit damlaları – yağ asitleri halinde Trigliserid depolanır.

Buraya kadar tamam da;

Vücudumuzda nasıl yer değiştiriyor bu Trigliserid ? (Nasıl taşınıyor)

Trigliserid’lerin çevresi protein bir tabaka ile kaplanıyor. Bu sayede suda çözünebilir hale geliyor. Çözünmesi önemli çünkü taşınması (transport) kolay oluyor.

Pek tabi ki farklılaşanca adı da değişmeli; Etrafı protein ile kaplanıp suda çözünebilir haline de şilomikron deniliyor.

Şilomikronlar lenf sistemi yoluyla dolaşıma katılırlar.

Nedir bu lenfatik sistem?

Lenfatik sistem, doku ve hücrelerdeki yabancı maddeleri, mikropları uzaklaştırmak, kaybedilen proteinleri tekrar dolaşıma kazandırmak, doku ve kan sıvısı arasındaki dengeyi sağlamak, bağırsaklarda emilen yağ asitleri, vitaminleri dolaşıma katmak ve vücudun savunma sistemine destek olmak gibi tamamlayıcı ve vazgeçilmez rolü olan, lenf sıvısı, lenf damarları ve lenf düğümlerinden oluşan yapıdır.

Peki bu Şilomikronların içinde neler var?

Şilomikronların içeriği (Topam ağırlığının)

  • %2 protein
  • %1 serbest kolesterol
  • %3 kolesterol esteri
  • %9 fosfolipit
  • %85 Trigliserid ouşturur.

Enteresan bir yere geldik şimdi. Neden mi?

Çünkü; konumuz olan Trigliserid in taşınmasında önemli bir nokta var…

Dışarıdan vücuda alınan Trigliserid, şilomikronlar vasıtası ile karaciğer‘e taşınırken,

Vücutta yapılan Trigliserid ise çok düşük dansiteli lipoprotein (VLDL) vasıtası ile yağ (adipoz dokuya) ve kaslara taşınırlar.

Dikkat edin….!!!

Trigliserid, dışarıdan alınırsa karaciğere, vücutta yapılırsa yağ (adipoz)dokuya ve kaslara gidiyor…

Ammaaa… mekanizmanın bir de diğer ayağı var..

Yediğiniz yemeklerde yağ oranını düşürür yerine karbonhidrat arttırırsanız; glukoz (Karbonhidrat) ve insülin, karaciğerde serbest yağ asidi yapımını arttırıyorlar.

Karaciğer de serbest yağ asitleri Trigliserid’lere çevriliyor ve sonra daaa…. VLDL yapısına katılıp, yağ (adipoz)dokuya ve kaslara taşınırlar.

Anlayacağınız;

Karbonhidrattan (glukoz vb gibi) zengin beslenme, kan Trigliserid düzeylerini yükseltmektedir.

Biraz da merak edenler için olayın tersten mekanizmasına hafiften değineyim..

Yani yağ dokusu oluştu. Aldığınız – yediğiniz Karbonhidrat arttıkça yağ dokunuz giderek de artıyor.

Nasıl olacak da yağlarınız azalacak.. Bakalım..

Yağ (Adipoz) dokudan yağ asitlerinin salınabilmesi için, hücrelerinizin içinde bulunan, hormon duyarlı lipaz ismli bir enzim aktive olur.

Yalnız bir sorunumuz var…!

Siz Karbonhidrat yedikçe salınımı artan İnsülin hormonu, hormon duyarlı lipaz ın aktivitesini önler. (İnhibe eder)

Bitmeeeediiii…

Karbonhidrat çok büyük sorun lakin her yemek sonrası artan insülin hormonu ile yağ dokusunda Trigliserid depolanır.

Yukarıda yazmıştım… Hatırlayın

”Yağ (Adipoz)dokudan yağ asitlerinin salınabilmesi için, hücrelerinizin içinde bulunan, hormon duyarlı lipaz ismli bir enzim aktive oluyordu.”… Okuyunca hatıradınız tabi ki…

Peeekii dolaşıma karışa yağ asitleri ?

Dolaşıma katılan yağ asitleri yol alabilmesi için Albümin tarafından (bağ kurularak) diğer dokulara taşınırlar. İşte bu sırada Albümin ile bağ kurmuş olan yağ asitlerine Non-Esterifiye Yağ Asidi (NEFA) denir.

Açlık durumlarınızda kanınızda Non-Esterifiye Yağ Asidi (NEFA) düzeyleri artar.. Neden?

Çünkü; Açlık durumunda kanda insülin miktarı azalır. İnsülin azalınca da hormon duyarlı lipaz aktive olur. (Yukarıya bakın iki kez yazdım)

Eveeett artık Trigliserid mevzusuna başlangıç düzeyinde vakıf oldunuz.

Ek Bilgiler ile süsleyebilirim.

Trigliserid, vücudun temel enerji kaynaklarından biridir. Bu yönü ile kolesterol alt gruplarından farklıdır.

Trigliserid kan düzeyinin değişkenlikler göstermesi doğaldır. O sebeple tablolarla sınır değerler ile önyargılı yaklaşılması da doğru değildir.

Vücudun farklı sürelerle döngüler yapan biyolojik bir ritmi vardır. (Bu konuyu ayrıntılı olarak daha önce yazmıştım. Üzerini tıklayarak Biyolojik Ritimler konusunda okuyabilirsiniz)

Sağlıklı erişkin yaşta bir insanda;

Trigiserid kan düzeyi %20–40 aralığında günlük, aylık, mevsimlik ve yıllık değişiklikler gösterir.

Trigiserid kan düzeyi öğlen saat 12.00 civarından itibaren yükselerek akşam üzeri 17.00 civarında en yüksek düzeyine ulaşır.

Trigiserid kan düzeyi 24 saatlik gün periyodunda saat 03:00 civarı en düşük seviyesine iner.

Gördüğünüz gibi kan değerlerinden bir tanesi olan Trigiserid sağlıklı bir insanda bile günün saatlerine göre değişiklikler gösterirken, sadece kan değerinin belirlenen referans aralığında (Bu referans değerler de çok şaşıracağınız ayrı bir yazı konusudur. Çan Eğrisi yazımda okuyabilirsiniz) olup olmadığına bakmak hata olur.

Sona yaklaşırken adettendir, genel kabul görmüş değerleri de yazayım.

Gençlerde Trigiserid düzeyinin 100 mg/dL altında olması önerilmektedir.

Erişkinlerde Trigiserid düzeyinin 150 mg/dL altında olması önerilmektedir.

Trigiserid düzeyi, 1000 mg/dL üzerinde ise major gen defekti düşünülür.

Son olarak, Trigliserid kan seviyesini yükselten etkenlere bakalım

  • Trigliserid kan seviyesini yükselten ilaçlar
    • Atipik Antipsikotikler
    • Beta Blokerler
    • Safra Asidi Bağlayıcıları
    • Östrojen
    • Kortikosteroidler
    • İmmünosupresanlar
    • İsoretinoin
    • Proteaz İnhibitörleri
    • Tamoksifen
    • Tiyazidler
  • Trigliserid kan seviyesini arttıran durum ve hastalıklar
    • Yüksek enerjili ya da yüksek glisemik indekse sahip beslenme
    • Obezite
    • Alkol
    • Gebelik
    • Tip II diyabet
    • Metabolik Sendrom
    • Hipotiroidi
    • Böbrek Parankim Hastalıkları
    • Paraproteinemi
    • Sistemik Lupus Eritematosus

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Stresli yaşam olayları ve serum trigliserit düzeyleri: Kore’deki Kardiyovasküler ve Metabolik Hastalıklar Etiyoloji Araştırma Merkezi kohortu https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8289470/https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8289470/

⭐️⭐️ Trigliseridler üzerine klinik inceleme https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31764986/

⭐️⭐️ Hipertrigliseridemi Yönetimi: Sık Sorulan Sorular ve Cevaplar https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32931217/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Dalış Yapanlarda Kulak Zarı Delinmesi

Perfore Kulak Zarı (Timpanik Membran Rüptürü)

Kulak zarı (Timpanik membran), dış kulak yolu ile orta kulak boşluğunu ayıran ince zar şeklinde elastik bir dokudur.

Kulak zarı (Timpanik membran) yırtılması – delinmesi (perforasyonu), dalış esnasında derine inildikçe orta kulak ile dış ortam basıncının eşitlemesini yapılamaması nedeniyle oluşur.

Kulak zarı (Timpanik membran), orta kulakta bulunan küçük kemiklerden (işitsel ossiküller) oluşan bir zincire bağlıdır.

Kulak zarı (Timpanik membran), orta kulak boşluğunun steril ortamı ile dış kulak yolu arasında mikroorganizmalara ve diğer dış etkenlere karşı engelleyici bir bariyer görevi görür.

Kulak zarı (Timpanik membran) yırtığı, orta kulakta basıncını eşitlemeden dalış derinliğini arttırma, kuvvetli bir Valsalva manevrası yapma, kulağa / kafaya gelen bir darbe, patlama etkisi ile basınca bağlı veya sese bağlı akustik travma sonucu oluşabilir.

Dalışlarda meydana gelen Kulak zarı (Timpanik membran) yırtılması genellikle;

  • Yetersiz dalış eğitimi
  • Kendine güvene bağlı dibe hızlı iniş yapma sebebiyle meydana gelir.

Kulak Zarı (Timpanik Membran) Yırtılması Olduğunda

  • Dalışta iniş sırasında kulak ağrısının aniden durması
  • Kulaktan berrak veya kanlı akıntı
  • İşitme kaybı oluşması
  • Kulak çınlaması (tinnitus) başlaması
  • Dönme hissi (vertigo) başlaması
  • Vertigodan kaynaklanabilen mide bulantısı veya kusma başlaması ile belirtiler verir.

Kulak Zarı (Timpanik Membran) Yırtılması İyileşmesi

Kulak zarı (Timpanik membran) yırtılması genel olarak birkaç hafta içinde kendiliğinden iyileşir.

Burundaki ve sinüslerdeki tıkanıklığı hekim kontrolünde tedavi edilmesi gerekebilir.

Kulak zarı (Timpanik membran) yırtılması veya deliği kendiliğinden iyileşmeyebilir, tedaviye ve tedavinin niteliğine hekim kontrolünde karar verilir.

  • Kulak Zarı Yaması:  KBB uzmanı tarafından yırtığın kenarlarına zar dokusunun büyümesini sağlamak için kimyasal uygulama ve ardından kulak zarı dokusuna destek sağlamak üzere deliğin üzerine bir kağıt yama yapılmasıdır.

  • Ameliyat:  Kulak zarındaki yırtılma veya delik (defekt) büyük olup yama tekniği uygulanamadığı durumlarda, KBB uzmanı kişinin kendi dokusundan küçük bir parça aldığı ve kulak zarındaki deliğin üzerine yerleştirdiği ameliyatla (timpanoplasti) düzeltilebilir.

Ne Zaman Dalabilirsiniz?

Kulak zarı (Timpanik membran) yırtılması veya deliği sonrası tedavi sürecinin sonunda KBB uzmanı tarafından yapılan muayenede, iyileşmenin gerçekleştiği ve östaki borusunda sorun olmadığı tespit edilmesi sonrası yeniden dalışa izin verilir. İyileşme ve dalışa geri dönülebilme süresi birkaç aydır.

Kronik perforasyonlar – iyileşmeyen kulak zarı (Timpanik membran) yırtılması veya deliği dalış için kesin kontrendikasyondur.

Nasıl Önleyebilirsiniz?

Herhangi bir sebeple kulakta kıkışıklık varsa dalış yapılmamalıdır.

Daış esnasında iniş hızı korunmalı ve gerektiği gibi dengeleme yapılmalıdır.

Kulakta patlama veya çıtırtı sesi duyuluyorsa veya dalıştan sonra kulakta dolgunluk hissediliyorsa dalış yapılmamalıdır.

Orta Kulak Barotravmada O’Neill Sınıflaması

O’Neill derecelendirme sistemi, orta kulak barotravmasının şiddetini derecelendirmenin yeni bir yoludur. Basitleştirilmiştir ve tedaviyi yönlendirmek için yeterli ayrıntılarla daha tutarlı bir tanı sağlaması beklenmektedir.

0. DereceÖstaki Borusu Disfonksiyonu

………………………………………..A……………………………………………………………………..B…………………………………
  • Kulak zarının basınca maruz kalmadan önceki anatomik görünümünü. Yukarıda soldaki (A) fotoğraf.
  • Östaki disfonksiyonunda anatomik bir değişiklik görülmüyor (travma yok) semptomlar var. Yukarıda sağdaki (B) fotoğraf.

1. Derece – Barotravma

………………………………………..A……………………………………………………………………..B…………………………………
  • Kulak zarı çevresinde damarlarda belirginleşme ve kulak zarında normal görüntüsüne göre kızarıklık (eritem) görülür. Yukarıda soldaki (A) fotoğraf.
  • İlerledikçe orta kulak boşluğunda sıvı veya hava tutulması (görünür kabarcık) sebeyle kulak zarı görünümü. Yukarıda sağdaki (B) fotoğraf.

2. Derece – Barotravma

boşluk
………………………………………..A……………………………………………………………………..B…………………………………
  • Timpanik membran veya orta kulak boşluğunda hafif kanama görülür. Yukarıda soldaki (A) fotoğraf.
  • Son safhada kulak zarında yırtılma – delik (perforasyon) meydana gelir. Yukarıda sağdaki (B) fotoğraf.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Barotravma https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK482348/https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK482348/

⭐️⭐️ Timpanik membranın değerlendirilmesinde O’Neill derecelendirme sistemi: Klinik hiperbarik hastalar için pratik bir yaklaşım https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26152108/

⭐️⭐️ Orta Kulak Barotravması https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK499851/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Kalp Damarlarını Gerçekte Tıkayan nedir?

Hemen aklınıza ilk gelen kolesterol ve LDL oldu değil mi?

Ne zaman konu damar tıkanıklığına gelse ”Adı çıkmış dokuza inmez sekize” ata sözümüz gelir aklıma

Aslında,

  • Şeker
  • Früktoz
  • Bitkisel yağlar
  • Toksinlerin (sigara vs.) damar duvarında yaptığı iltihap sonucunuda oluşur.

Yani tıkanmanın ana sebebi neymiş? İltihap (inflamasyon)!!!

Modern tıbbın (her ne demekse?) LDL’yi şeytanlaştırmak için kullandığı kötü kolesterol kelimesi hiç bir şeyi ifade etmiyor.

Kolesterolün iyisi ya da kötüsü olmaz.

Bu kadar korku yaratan kolesterolün formülünü de şuraya not edelim. C27H46O

Kolesterol olan her yerde C27H46O bu geçerlidir. Yani beyninizde, kanınızda, hatta yediğiniz koyun etinde hep aynı formülle kolesterol var.

Beslenme ile aldığınız kolesterol kanınıza 10% olarak etki eder. 90% vücut kendi yapar.

Korku kuyruğunda kolesterolden sonra gelen LDL de ağız alışkanlığı olarak kolesterol olarak bilinir ki külliyen hatalıdır. Çünkü LDL bir proteindir.

Haydi LDL’nin ingilizce açık yazılımına bakalım. Low-Density Lipoprotein – LDL gördüğünüz ve okuduğunuz gibi bir protein.

Damar tıkanıklığı dendiğinde kolesterol ve LDL ile birlikte akla gelen kelimelerden biri de Ateroskleroz değil mi?

Nedir bu Ateroskleroz ?

Ateroskleroz

Yaygın olarak “damar sertleşmesi” olarak da adlandırılan atardamarları tutar ve arteriosklerozun bir türüdür. Orta boy ve büyük arterlerde görülen “aterom” veya “plak” olarak adlandırılan yapısal bozukluklardan oluşur.

Ateroskleroz, atardamarların kronik inflamatuar bir hastalığıdır ve batılı toplumdaki tüm ölümlerin yaklaşık %50’sinin altında yatan nedendir. 

Yani…Döndük dolaştık en başta yazdığıma tekrar geldik…İnflamasyon

Damar tıkanıklığı sebebine aradığımızda iltihaba (İnflamasyona) odaklanmamız gerekir.

O zaman soralım

Nedir bu İnflamasyon ? Nasıl damar tıkanıklığı yapar?

İnflamasyon

İnflamasyon; bağışıklık sisteminin zararlı uyaranlara verdiği yanıttır,

Bağışıklık sistemini harekete geçiren ve inflamasyon oluşumuna neden olan zararlı uyaranlar neler?

  • Patojenler (hastalık yapıcılar)
  • Hasarlı hücreler
  • Toksik bileşikler
  • Işınlama

Bağışıklık sistemi yanıt vermeye başladığı andan itibaren zararlı uyaranlara karşı iyileşme sürecini başlatır.

Bağışıklık yanıtının süresine göre;

Akut İnflamasyon Başlangıçtan itbaren 2 haftaya kadar

Subakut İnflamasyon 2 – 6 hafta arası

Kronik İnflamasyon 6 haftadan yıllara uzanan süreci ifade eder.

Vücut içindeki tüm sistemlerde zararlı iç ve dış etkenlere karşı oluşan İnflamasyon, sağlık için hayati önem taşıyan bir savunma mekanizmasıdır.

Genellikle, akut İnflamasyonlu yanıtlar sırasında hücresel ve moleküler olaylar ve etkileşimler, yaklaşan yaralanmayı veya enfeksiyonu etkili bir şekilde en aza indirir. Bu hafifletme süreci, doku homeostazının yeniden sağlanmasına ve akut İnflamasyonun çözülmesine katkıda bulunur.

Ancak, kontrolsüz akut İnflamasyon kronikleşebilir ve çeşitli kronik İnflamasyonlu hastalıklara katkıda bulunabilir.

İnflamasyon Sebepleri

  • Bulaşıcı olmayan faktörler
    • Fiziksel: Yanık, donma, fiziksel yaralanma, yabancı cisimler, travma, yüceltici radyasyon
    • Kimyasal: Glikoz, yağ asitleri, toksinler, alkol, kimyasal tahriş ediciler (florür, nikel ve diğer eser elementler dahil)
    • Biyolojik: Hasarlı hücreler
    • Psikolojik: Heyecan

  • Bulaşıcı faktörler
    • Bakteriler virüsler diğer mikroorganizmalar

Kalp Damarlarını Tıkayan Kronik İnflamasyon Risk Faktörleri

  • Yaş:  Yaşın arttıkça, inflamasayona sebep olan inflamatuar moleküller daha fazla üretilir.
  • Obezite: İnflamatuar moleküller yağ dokudan da salındığı için doku arttıkça inflamatuar moleküller daha fazla üretilir.
  • Beslenme:  Doymuş yağ, trans yağ ve rafine şeker açısından zengin beslenme, özellikle diyabetl inflamatuar moleküller daha fazla üretilir.
  • Sigara İçmek: Sigara, iltihap giderici moleküllerin üretimini azaltarak iltihaplanmaya neden olur.
  • Düşük Cinsiyet Hormonları: Testosteron ve östrojen gibi cinsiyet hormonları inflamatuar moleküllerin üretimini ve salgılanmasını baskılar ve cinsiyet hormonu seviyelerinin korunmasının çeşitli inflamatuar hastalık riskini azaltır.
  • Stres ve Uyku Bozuklukları: Hem fiziksel hem de duygusal stres, inflamatuar molekül (sitokin) salınımını arttırır. Stres ayrıca uyku bozukluklarına sebep olur. Düzensiz uyuma da düzenli uyuyanlara göre kronik inflamasyon daha yüksektir. Uyku bozuklukları da kronik iltihaplanma için risk faktörüdür.
  • Mycobacterium tuberculosis, protozoa, mantar ve diğer parazitler; Yaptıkları inflamasyonların uzaması ile inflamatuar moleküllern daha fazla üretimesine yo açar.
  • Kronik Maruziyet: Vücutta enzimatik parçalanma veya fagositoz yoluyla ortadan kaldırılamayan belirli bir tahriş edici veya yabancı maddeye düşük düzeyde maruz kalması (örneğin silika tozu gibi uzun süre solunabilen maddeler veya endüstriyel kimyasallar dahil).
  • Otoimmün Bozukluklar: Bağışıklık sisteminin vücudun kendi hücrelerini yabancı (antijen) olarak algılayıp, bu sağlıklı hücre ve dokulara saldırması ile inflamatuar moleküller daha fazla üretilir. Örneğin, Romatoid artrit (RA), sistemik lupus eritematozus (SLE)
  • İnflamasyon Defektleri: İnflamasyona aracılık eden hücrelerdeki bir defekt, otoinflamatuar bozukluklar (Ailesel Akdeniz Ateşi) gibi kalıcı veya tekrarlayan inflamasyona yol açar.
  • Tekrarlayan akut inflamasyon atakları:
  • Bağımsız Kronik İnflamasyon yanıt: Örneğin Tüberküloz ve Romatoid Artrit gibi hastalıklar.
  • İnflamatuar ve biyokimyasal indükleyiciler: Serbest radikal moleküllerin üretiminin artması, ileri glikasyon son ürünleri (AGE’ler), ürik asit (urat) kristalleri, oksitlenmiş lipoproteinler, homosistein ve diğerleri gibi oksidatif strese ve mitokondriyal disfonksiyona neden olmaktadır.

Sonuç olarak,

Kalp Damarlarını Gerçekte Tıkayan İnflamasyondur

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ İltihaplanma ve Mikrodolaşım Bölüm 1 https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK53376/

⭐️⭐️ İltihaplanma ve Mikrodolaşım Bölüm 2 Tarihsel Perspektifler https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK53379/

⭐️⭐️ İltihaplanma ve Mikrodolaşım Bölüm 3 Anatomik Hususlar https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK53381/

⭐️⭐️ İltihaplanma ve Mikrodolaşım Bölüm 4 Bozulmuş Vazomotor Tepkiler https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK53372/

⭐️⭐️ İltihaplanma ve Mikrodolaşım Bölüm 5 Kılcal Perfüzyon https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK53375/

⭐️⭐️ İltihaplanma ve Mikrodolaşım Bölüm 6 Anjiyogenez https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK53377/

⭐️⭐️ İltihaplanma ve Mikrodolaşım Bölüm 7 Lökosit-Endotel Hücre Adezyonu https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK53380/

⭐️⭐️ İltihaplanma ve Mikrodolaşım Bölüm 10 Endotel Bariyer Disfonksiyonu https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK53374/

⭐️⭐️ Kronik inflamasyon https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK493173/

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Hukukta ve İş Sağlığı – Güvenliğinde Öngörülebilir Risk

Öngörülebilir Riskin İş Sağlığı ve Güvenliğinde Hukuki ve Pratik Anlamı
Neden “öngörülebilirlik” kritik bir kavramdır?

“Öngörülebilir risk” (foreseeable risk), iş güvenliğinde bir tehlikenin önceden tahmin edilebilir, makul dikkatle görülebilir ve dolayısıyla önlenebilir olduğuna ilişkin ölçüttür. İşverenler ve tasarımcılar için bu kavram, yalnız teknik tedbirlerin değil; organizasyonel, eğitimsel ve yönetimsel tedbirlerin de bir yükümlülüğe dönüşmesini sağlar.

Hukuk sistemi açısından öngörülebilirlik, kusurun objektifleştirilmesinde (şu durumda kim hangi tedbirleri almalıydı?) merkezi bir rol oynar: eğer bir risk öngörülebilirdiyse, onun gerçekleşmesi halinde sorumluluk işverende ya da sistemde toplanır. Bu tespit, modern Yargıtay içtihatlarının da ana eksenlerinden biridir. Yargı Kararları

Öngörülebilir Risk — Tanım, Unsurlar ve Ölçütler

Öngörülebilir risk” değerlendirmesi teknisyenler ve İş güvenliği uzmanlarının yanı sıra hukuka intikal ettiğnde de savcı ve hâkimler tarafından şu unsurlar üzerinden yapılmaktadır:

  1. Riskin objektif varlığı: Yapı, süreç veya davranış modeli tehlikeyi barındırıyor mu?
  2. Öngörülebilirlik: Makul bir uzman/işveren/iş güvenliği görevlisi aynı koşullar altında bu tehlikeyi öngörebilir miydi?
  3. Önlenebilirlik: Mevcut teknoloji, maliyet ve makul makine tasarım/organizasyon çözümleri ile risk azaltılabilir veya yok edilebilir miydi?
  4. İlişki (nedensellik): Riskin gerçekleşmesi ile işverenin tedbir eksikliği arasında uygun bir illiyet bağ var mı?

Hukuki değerlendirme bu unsurların bir kombinasyonunu ölçer; Yargıtay kararlarında da bu çerçevenin izleri belirgindir: sadece “tehlikenin varlığı” değil, “tehlikenin makul öngörülüp öngörülememesi” ve “alınabilecek makul tedbirlerin niteliği” sorgulanır. İzmir Barosu

Türk Hukukundaki Temel Yükümlülükler

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işveren; risk değerlendirmesi yapmak, tehlikeleri belirlemek, gerekli önlemleri almak ve İSG kültürünü tesis etmekle yükümlüdür. Bu hükümlerin amacı, öngörülebilir riskleri daha kazaya dönüşmeden kontrol etmektir.

Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında işverenin gözetme borcu; kusurun söz konusu olduğu tazminat davalarında önemli hukukî dayanaklardan biridir. İşverenin gözetme borcuna aykırılığı, işçinin uğradığı zararda sorumluluğun temelini oluşturur.

Ceza hukuku cephesinde; taksirle yaralama veya öldürme suçları, iş güvenliği tedbirlerinin ihlal edilmesi sonucu meydana gelen ölümlerde veya ağır yaralanmalarda gündeme gelir. Bu boyutta da “öngörülebilirlik” (müdahale ile önlenebilirlik) tartışması kararların yönünü belirler. Bu çerçeve Yargıtay kararlarında açıkça görülür. Türkiye Barolar Birliği Dergisi

Yargıtay’ın Öngörülebilirlik Yorumları — Temel Eğilimler

Yargıtay içtihatları, iş kazalarında öngörülebilir risk ve işveren sorumluluğu konusunu birkaç başlık altında tekrarlar:

Teknolojinin Gerektirdiklerini Yapmamak: Yargıtay, bir kararında “işverenin, teknolojik gelişmelerin ve emniyet standartlarının gerektirdiği önlemleri almaması”nı kusur olarak kabul etmiştir. Bu yaklaşım, yalnızca yasalara uygunluk değil, güncel teknik gereklilikleri de gözetme yükümlülüğünü vurgular. erikelpartners.com.tr

Normalleşmiş Riskler ve Kurumsal Kültür: Sürekli tekrar edilen tehlikeli uygulamalar (örn. ışık perde devre dışı bırakılması, LOTO uygulanmaması) işyerinde “normalleşmişse”, Yargıtay bunu işverenin gözetim zafiyeti ve dolayısıyla öngörülebilir kusur olarak değerlendirir. Kararlar, örgütsel kusurun bireysel kusuru gölgede bıraktığı hallerde işveren aleyhine hüküm kurma eğilimindedir. Yargı Kararları

Bilirkişi Raporlarının Ağırlığı: Yargıtay çoğu kararda teknik bilirkişi raporlarını esas alır; öngörülebilir riskin belirlenmesinde makina emniyeti, tasarım eksiklikleri, standart uyumsuzlukları ve yapılabilecek somut mühendislik tedbirleri bilirkişilerce ortaya konur. Bu raporlar, mahkeme kararının nedensellik ve önlenebilirlik tespitinde belirleyicidir. Yargı Kararları

Müteselsil Sorumluluk ve Zincir Analizi: Yargıtay, birden fazla tüzel/gerçek kişinin müdahil olduğu iş süreçlerinde asıl işveren/alt işveren/taşeron gibi aktörlerin sorumluluk paylaşımını inceler; öngörülebilir riskin zincir boyunca hangi aktör tarafından önlenebileceği analiz edilir. Bu, özellikle bakım, montaj, geçici işler veya taşeron uygulamalarında sıkça karşılaşılan değerlendirmedir. Türkiye Barolar Birliği Dergisi

Örnek Karar Temaları ve Özetleri (Mahkeme Eğilimleri)

Aşağıda Yargıtay içtihatlarında sıkça görülen, öngörülebilir riskle doğrudan ilişkili karar temalarına örnek kısa özetler veriyorum. (Özetlediğim içtihat derlemeleri ve analizlerin paralel olmasına özen gösterdim)

Emniyet Donanımı Devre Dışı — “Devre dışı bırakılan güvenlik”

Mahkemeler, optik perdelerin, emniyet kilitlerinin (interlocklarının) veya acil durdurma düzeneklerinin devre dışı bırakıldığı durumlarda işverenin ağır kusurunu tespit eder.

Öngörülebilirlik gerekçesi: makul işveren böyle bir devre dışı bırakmayı fark eder veya etmesi beklenir; dolayısıyla önleyici tedbirlerin olmaması kabul edilemez. Yargı Kararları

Uzun Vardiyalar / Yorgunluk – “İnsan faktörünün öngörülmesi”

Yargıtay; uzun çalışma süreleri, düzensiz vardiya planları ve yetersiz dinlenmenin yarattığı yorgunluk riskini, işverenin öngörmesi gereken bir unsur olarak değerlendirir. Mahkemeler, yorgunluğun neden olduğu hataların “öngörülebilir” olduğunu ve dolayısıyla organizasyonel tedbirlerin alınması gerektiğini vurgulamıştır. İzmir Barosu

Eğitim ve Talimat Eksikliği — “Bilgilendirme borcunun yetersizliği”

Eğitim ve talimatların yetersizliği sonucu ortaya çıkan hatalar çoğu içtihatta işveren kusuru olarak değerlendirilmiştir. Öngörülebilirlik açısından, işverenin işi ve tehlikeleri çalışanına öğretmesi temel yükümlülük kabul edilir. Yargı Kararları

Tedarik Zinciri / Montaj Hataları — “Üretici / montaj hatalar

Makineyi tedarik eden veya kuran taraflar da öngörülebilir risk bağlamında değerlendirilebilir; eksik teknik dokümantasyon, uygunsuz montaj veya revizyon sırasında güvenlik tedbiri alınmaması, ileride doğacak kaza bakımından öngörülebilir kabul edilmektedir. Mahkemeler, sorumluluğu aktörlere göre dağıtırken tek tek hangi tedbirlerin hangi payda olabileceğine bakar. Türkiye Barolar Birliği Dergisi

Dava Örnekleri — (Yargıtay eğilimlerine dayalı)

Aşağıdaki özetler gerçeğe uygun mahkeme temaları ve Yargıtay analizleri temelinde düzenlenmiştir; amaç ilke göstermek olup, karar numarasına dayalı doğrulama için ilgili kaynaklara bakılmalıdır.

Örnek A — Optik Perde Devre Dışı (İmalat Sanayi)

Olay: İmalat hattında optik güvenlik perdesi bakım nedeniyle geçici olarak devre dışı bırakılmış; üretim devam ettirilmiş; işçi elini makineye kaptırmış, amputasyon gerçekleşmiş.
Mahkeme/Yargıtay yaklaşımı: Optik perdenin devre dışı bırakılmasının öngörülebilir risk yarattığı; makul işverenin bakım sırasında üretimi durdurması gerektiği; işverenin kusurlu olduğu yönünde kararlar (teknik bilirkişi raporuna atıf). Yargı Kararları

Örnek B — Taşeron Montaj Hatası (İnşaat/Endüstri)

Olay: Taşeron firma, makine ile ilgili kritik bağlantıda uygunsuz montaj yapmış; ana firma bunu denetlememiş; kaza meydana gelmiş.
Mahkeme/Yargıtay yaklaşımı: Taşeron ve asıl işverenin müteselsil sorumluluğu; öngörülebilir riskin zincir boyunca izlenmesi gerektiği; denetim yükümlülüğünün atlanması işveren kusurunu güçlendirir. Türkiye Barolar Birliği Dergisi

Örnek C — Uzun Vardiya ve Yorgunluk Kaynaklı Kaza (Madencilik/Üretim)

Olay: Uzun vardiyalar ve yetersiz dinlenme periyodu bulunan işletmede, yorgunluk kaynaklı dikkatsizlik sonucu ağır kaza.
Mahkeme/Yargıtay yaklaşımı: Vardiya planlaması ve dinlenme süreleri işverenin yönetim sorumluluğunda; yorgunluğun öngörülebilir olduğu ve önlenebilir tedbirlerin alınmadığı gerekçesiyle işveren aleyhine tazminat hükmü. İzmir Barosu

(Not: Bu örnekler tematik özetlerdir; kararların ayrıntılarına ve karar numaralarına kaynak derlemelerinden ulaşılabilir.) Yargı Kararları

Öngörülebilir Riskin İşverenler İçin Pratik Anlamı — Ne Yapmalılar?

Yargı eğilimleri ve İSG prensipleri birlikte düşünüldüğünde işverenlerin alabileceği somut tedbirler şunlardır:

  1. Kapsamlı Risk Değerlendirmesi (Öngörülebilirlik Odaklı)
    • Sadece “mevcut tehlikeleri” değil, “neden normalleşiyorlar?” sorusunu da cevaplayan analizler yapın.
  2. Mühendislik Kontrolları Önceliği
    • Tasarım düzeyinde riskleri ortadan kaldırma (inherently safe design).
    • Emniyet kilitlerinin (interlock’larının) devredışı bırakılmasını imkânsız kılacak uygulamalar.
  3. Saha Denetimleri ve Güvenlik Kültürü
    • Normalleşen tehlikeleri tespit etmek için “yakın-kazalar” (near-miss) verilerini düzenli analiz edin.
  4. Bilirkişi ve Teknik Raporlama Hazırlığı
    • Proaktif olarak bağımsız güvenlik değerlendirmeleri yaptırın; dava anında eksiksiz delil sunmak için belgeleyin.
  5. Vardiya Yönetimi ve Yorgunluk İzleme
    • Vardiya süreleri, mola planları ve ergonomik periyotlar öngörülebilir risk faktörü olarak yönetilmelidir.
  6. Tedarikçi ve Taşeron Yönetimi
    • Montaj, bakım ve onarım süreçlerinde tedarik zinciri sorumluluklarını sözleşmelerle netleştirin.
  7. Eğitim + Tasarım Entegrasyonu
    • Eğitimler yalnız davranışa yönelik değil; tasarım sınırlarını, LOTO uygulamalarını ve “güvenli olmayan normalleşmenin” risklerini içermelidir.

Bu 7 madde ile sizlere, Yargıtay’ın öngörülebilirlik vurgusuyla doğrudan paralel bir risk-kontrol çerçevesi sunmayı amaçladım. erikelpartners.com.tr

İşverenlere ve İş Güvenliği Uzmanlarına Olası Mahkeme Savunmaları İçin Pratik İpuçları (Hukuki Hazırlık)

Dokümantasyon: Risk değerlendirme raporları, bakım kayıtları, LOTO prosedürleri, çalışan eğitim kayıtları mahkemede kritik delildir.Olası bilirkişi raporlarını destekleyecek teknik veriler önceden hazırlanmalıdır. Yargı Kararları

Hızlı Müdahale Kayıtları: Arıza/onarım gerçekleştiğinde yapılan acil müdahaleler, üretimin neden durdurulmadığına dair gerekçeler kayıt altına alınmalıdır.

İç Denetim Raporları: Normalleşen risk tespit edildiğinde yapılan iç denetimler ve düzeltici faaliyetler, işverenin öngörme ve müdahale çabası olduğunu gösterir. Yargı Kararları

Öngörülebilir Risk Özelinde Hukuk, Mühendislik ve Yönetimin Kesiştiği Nokta

“Öngörülebilir risk” kavramı, iş sağlığı ve güvenliğinde sistemsel sorumluluğun anahtarını oluşturur. Yargıtay içtihatları da açıkça göstermektedir ki; tehlikeler öngörülebilir olduğunda, bu tehlikeleri elimine etme veya makul şekilde azaltma yükümlülüğü işverene düşer; bu yükümlülük yerine getirilmediğinde hukuki sorumluluk ağırlaşır. İşverenler için pratik sonuç, risk yönetimini yalnızca gösterge tabloları ve checkbox’larla sınırlamamak; tasarım, tedarik zinciri, vardiya yönetimi, eğitim ve saha denetimlerini öngörülebilirlik ekseninde bütünleştirmektir. erikelpartners.com.tr + Yargı Kararları

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Kaynakça — Seçme Referanslar

⭐️⭐️TBB (Türkiye Barolar Birliği) ve akademik makaleler: işverenin gözetme yükümlülüğü ve müteselsil sorumluluk tartışmaları. Türkiye Barolar Birliği Dergisi

⭐️⭐️Yargıtay karar derlemeleri ve örnek içtihat analizleri. Yargı Kararları

⭐️⭐️Yargıtay kararlarının işveren sorumluluğu bağlamında değerlendirilmesi (hukuk pratiği analizleri). erikelpartners.com.tr

⭐️⭐️İzmir Barosu içtihat ve makale derlemesi: iş kazalarının hukuki değerlendirmesi. İzmir Barosu

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️

#öngörülebilir #risk #hukuk #işgüvenliği #kebat #tetkikosgb

Daha Fazla