Ne Zaman Kanser Yapar?

Ne zaman” kanser yapar?

Sorusunu okuduğunuzda akla ilk gelen yine bir soru ”Kim?” veya ”Ne?

Burada olması gereken soru ”Ne?

Ne?” kanser yapar?

Karsinojen kanser yapar ve Karsinojen, kanser yapıcı şeylerin genel adıdır.

Karsinojen” kelimesi, “Carcino-genesis” den (kanser oluşumu) gelmektedir. Yani “kanser oluşturan” da diyebiliriz.

Karsinojen, kanser yapıcı “şeyler” bir madde de olabilir bir yaşam tarzı şekli de (sigara, Human Papilloma Virüs, güneş ışınları, kuaförlük mesleği vb).

Eveeeet girişi yaptık asıl soruya dönelim…

Ne zaman kanser yapar?

Doğal ve yapay kanser yapıcı etkisi olan o kadar çok madde ile birlikte yaşamaktayız ki.. Neden bu kadar az kanser hastası var diyebilirsiniz…

İşte geldik sorduğumuz ”Ne zaman kanser yapar?”sorusunun cevabının anahtarına…

Karsinojenin Dozuna ve Maruz Kalma Süresine Bağlıdır

Karsinojenlerin ortak özelliği doza ve maruz kalma süresine bağlı kanser meydana getirmeleridir.

Zararlı / toksik olmanın ana belirleyicisi “Doz (şiddet) X Süre” dir. Lakin konumuz insan olduğu için işimiz bu kadar basit olmuyor maalesef. Çünkü insanın yapısının karmaşıklığının yanı sıra yaşamın her anında sayılamayacak kadar çok etkene maruziyetin olması belirsizliğin artmasına yol açmaktadır.

Karsinojenlerin öncelikli etkisi olan DNA’nın hücresel tamir kapasitesi de insandan insana farklıdır. Temeli genetik farklılıklarımızdır.Bu farklılık karsinojenlerden daha az veya fazla etkilenmenin de sebebidir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) bir alt kuruluşu olan Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (International Agency of Research Cancer-IARC), karsinojen – ürünlerin içeriklerinin veya yaşam biçimlerinin kanser riskini belirlemekle sorumludur. Pek tabi ki birçok ülke kendi ulusal örgütlenmeleri ile çalışmalar yaptığını da hatırlatmalıyım.

Başa dönüp kanser için yapılmış tanımlardan birini tekrar okuyalım…

Kanser, doğal seçilim yoluyla evrime tabi olan dönüştürülmüş hücreler tarafından kontrolsüz çoğalma hastalığıdır.”

Yada

“Kanser, doğal seçilim yoluyla evrimleşen, dönüşmüş hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan bir hastalıktır” 

Kontrolsüz çoğalma…!! Evet..kritik nokta burası – – ”Kontrolsüz çoğalma…!!’

Ne zaman kanser yapar? diye sorarak başlamıştım…

Hatırlayın ”DNA’nın hücresel tamir kapasitesi” kişisel farklıklar gösteriyor yazmıştım…

Kontrolsüz çoğalma, DNA’nın hücresel tamir kapasitesi‘ ni geçtiği anda artık kritik eşik aşılmıştır. Sistem yenilmiştir. Ve işte o an kanser başlar.

Ne zaman kanser yapar? sorusunun cevabını bulduk.

O aşamadan sonra giderek artan bir hızla kanser hücreleri hakimiyeti alır. Bu süreci Hanahan ve Weinberg 2000 yılında sıralamışlardı.

Hanahan ve Weinberg kanser hücresinin temel fonksiyonel özelliklerini 6 maddede özetlediler;

  1. Kanser hücresi kendi çoğalma sinyallerini kendisi oluşturur (otokrin stimülasyon),
  2. Büyümeyi baskılayan sinyallere karşı duyarsızdır,
  3. Sınırsız çoğalma potansiyeli vardır,
  4. Apoptozisten kaçar,
  5. Doku invazyonu ve metastaz yapar,
  6. Kendisine yeni damar oluşturur.

Yeri gelmişken hayal etmek yerine gözünüzde canlanması için devam edin…Bilimsel kelimelere de çok da takılmayın..

Şematik olarak hücrelerin kansere dönüşümünü izleyin…

Kanser Öncü Hücreleri ve Metastatik Kanserin İlerlemesi

a : Sarı noktalı altıgenler normal hücreleri temsil eder;
b : Soluk yeşil, sarı noktalı bozuk altıgenler kanser öncü hücrelerini temsil eder; 
c : Öncü hücrelerin sayısı artmaktadır; 
d : Yıldız benzeri kahverengi hücreler kanser hücrelerinin metastatik formunu, öncü ve yetişkin hücrelerin karışık bir popülasyonunu temsil eder; 
e : Metastatik hücrelerin aşırı büyümesi; 
f : Hem metastatik hem de yetişkin öncü hücreler bölgeyi terk eder. İlerleme: Kanser öncü hücreleri normal hücrelerden gelişir (a’dan b’ye );

Büyüme sonrasında (b’den c’ye ),  

EMT’ye uğrarlar (c’den d’ ye);

Farklılaşma sinyalleri azalır ve büyüme sinyalleri artar, öncü ve yetişkin metastatik kanser hücrelerinin bir kombinasyonunu üretir (d’ den e’ye );

Metastatik hücrelerin büyümesinden sonra uzak bir yere taşınma meydana gelir (e’den f’ye); 

Dereceye özgü kanserlerin gelişimi için modeli aşağıda.

Kanser öncü hücreleri her farklılaşma derecesinde duraklar ve daha fazla farklılaşma yeteneğini korurken o dereceden itibaren çoğalır

Dereceye özgü kanserlerin gelişimine ilişkin model aşağıda.

Bazı hücreler diğerlerinden daha fazla farklılaşma yoluyla ilerler, farklılaşmayı durdurur ve sonra çoğalır ve farklı derecelerde klonlanmış kanser hücresi popülasyonlarına yol açar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Karsinojen Ne ki?

Karsinojen – kanser yapıcı (carcinogenesis – ”Kanserleşme süreci” kelimesinden Türkçe’mize eklenmiştir.

Karsinojen – Hücrelerde kanserleşmeye neden olacak mekanizmaları tetikleyen, ağır gen hasarlarına neden olan maddelere ve maruziyetlere denir.

Kanser sebebi sorulduğunda çoğu kişinin aklına ilk olarak “kimyasal” maddeler gelir. Öncelikle her kimyasal karsinojen olmadığı gibi karsinojen maddeler arasında kimyasalların oranı düşünüldüğü kadar da yüksek değildir.

Aşağıdaki pastada şematize edilmiş şekilde kanserin ana nedenleri görebilirsiniz

Yukarıdaki şemada da görüleceği gibi %50 sebep çevresel nedenler olup “kimyasal” karsinojenler ise çevresel nedenlerin sadece bir kısmıdır.

Çevresel nedenlere bağlı kanser gelişimine odaklandığımızda aynı zamanda önlenebilir kanser nedenlerine odaklanmış olacağız. Mesela ilk akla gelen;

  • Sigara maruziyetini engellemekle akciğer kanserlerinin %90’ını,
  • Güneşten korunmakla cilt kanserlerinin büyük kısmını,
  • HPV ve hepatit virüs enfeksiyonlarını engellemekle rahim ağzı ve karaciğer kanserlerinin büyük kısmını,
  • İşlenmiş gıdalar ve alkolden uzak durulduğunda mide barsak kanserlerininin önemli bir kısmını daha oluşmadan engelleyebiliriz.

Kanserde Çevresel Faktör Ne Demek?

Hücre DNA’sının iç veya dış etkilerle değişimi sonucu kanser oluşur. Eğer kişinin anne ve/veya babasından geçen sebeplerle kansere sebebiyet veren değişimler meydana gelirse bunlara kalıtsal kanserler denir. Geri kalan kanserler dış etkilerle yani çevresel faktörler sonucu oluşur.

Çevresel Kanser Nedenleri

  • Yaşanılan çevreye bağlı meydana gelen kaçınılamaz maruziyetler (güneşin ultraviyole ışınları, radon gazı, enfeksiyon ajanları vb gibi)
  • Çalışma ortamından kaynaklanan (maruz kalınan) kimyasallar (asbest, boya ve çözücüler, bazı tarım ilaçları vb gibi)
  • Yaşam tercihlerine bağlı (kötü beslenme, sigara, fiziksel olarak hareketsiz sedanter yaşam tarzı vb gibi)
  • Hava kirliliği (dizel motor egzoz dumanı)

Karsinojenlere maruziyet kesin kanser olunacağı anlamına gelmez. Her karsinojen maddenin farklı derecelerde kanser yapma potansiyeli mevcuttur.

Her Sigara İçen Niçin kanser olmuyor?

Herkesin hem fikir olduğu konulardan biri de sigaranın akciğer kanserine sebep olduğudur. Çevrenizden hemen tersine örnekler duyacaksınız.

”Bir tanıdık 60 yıl sigara içti de ne kanser oldu ne de ciğerlerinden hasta oldu”

”Benim ….. yakınım 12 yaşından beri sigara içer halı saha maçında da bizden iyi koşuyor”

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün lakin unutmayın ki ölenler konuşamadığı gibi ölenin ardından da konuşulmuyor.

Karsinojenlerin hücrenin DNA’sına hasar verdiğini yukarıda yazmıştım. Tüm canlılar ve hücreleri yaşam savaşı içerisinde sonuna kadar mücadele ederler. Karsinojen bir madde ”sigara” vücuda girdiğinde hücrenin DNA’sına zarar vermeye başladığı andan itibaren de hücre içerisinde DNA tamir mekanizmaları harekete geçer. Sigara içeriğindeki karsinojen kimyasallar hep aynı olsa da ve herkese hep aynı zararlı etkileri yapsalar da herkesin DNA tamir mekanizması birbirinden farklı çalışmaktadır.

Aziz Sancar ve ekibinin dünya genelinde büyük yankı uyandıran karsinojenlere bağlı DNA hasarını haritalandırmasını merak edenler okuyabilir (yazının üzerini tıklamanız yeterli)

DNA tamir sistemi kişiden kişiye farklı kapasite ve yetkinlikte olduğu için bazı kişiler kansere daha meyillidir.

Nasıl ve Kimler Karsinojenik Kararı Veriyor?

Kansere neden olan etkenleri bulabilmenin en zor tarafı, nedenin insan üzerindeki etkisini, insan üzerinde denemeden bumaya çalışmaktan gelmektedir.

Bu sebeple;

Şüphelenilen bir nedenin karsinojen olup olmadığını anlayabilmek için hücre kültürü ve hayvan çalışmaları gereklidir.

Maddenin karsinojen olup olmadığı her zaman laboratuvar çalışmalarında net olarak belirlenemeyebilir. Lakin insanlarda karsinojen sınıfına alınmış tüm kimyasallar laboratuvarda hayvanlarda kansere neden olmuştur.

Unutulmaması gereken laboratuvar hayvanları ile insanların fizyolojileri aynı değildir. Bu sebeple etkenlere verdikleri biyolojik yanıtlar da farklı omaktadır.

Yine hayvanların maruz bırakıldığı dozlar insanların karşılaştıklarından oldukça yüksektir. Bu dozlarda karsinojenik etki olması daha düşük dozlarda olacağı anlamına da gelmemektedir. Bu da ilgili etken hakkında kesin bir yargıya varılmasını zorlaştırmaktadır.

Maruz kalınan yol da çok önemlidir. Solunum yolu ile maruziyet ile deri yoluyla maruziyet sonrası etki de çok farklı olacaktır.

Hayvanlarda yüksek dozlarda kansere yol açan bir etken insanda da kanser sebebi sayılmasındaki soru işareti..”Hangi dozlarda karsinojen olduğunu bilmenin mümkün olmamasıdır” Bu sebeple hayvanlarda karsinojen olan etkenlerle maruziyeti mümkün ise kesmek değilse en aza indirmek gerekir.

İnsanlarla Kanser Çalışması Yapılıyor mu?

Evet yapılıyor… Lakin filmlerde gördüğünüz gibi canavarca deneyler yaparak değil elbet..

Epidemiyolojik çalışmalar yolu ile insanlarda kanser çalışması yapılmaktadır.

Epidemiyolojik Çalışma Nedir

Toplumu, toplumun içerisinde bir bölümü hedeflenen doğrultuda inceleyerek – takip ederek hangi faktörlerin araştırılan kanser ile ilişkili olduğunu belirlemektir.

Her ne kadar elde edilen veriler faydalı olsa da insanların yaşamı içerisinde çok farklı çeşit ve sayıda etkene maruz kalmaları net bir sonuca ulaşılmasına engel olmaktadır. İnsan ömrünün uzunluğu yine karsinojene maruziyet ve kanserleşmenin uzun yıllarda oluşması ilgili etken hakkında kesin yargıya varımasının önünde ciddi engellerdir.

Her ne kadar sürerse sürsün elde edilen veriller tasniflenerek etkenler karsinojenlik açısından sınıflandırılır.

Güçlü kanıtların varlığında etken – madde “karsinojen” olarak sınıflandırılır.

Kanıtlar tartışmalı ise “muhtemel karsinojen” olarak tanımlanır.

Karsinojen etkenler üzerine çalışma yapan birçok ulusal ve uluslararası kuruluş vardır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) bir bölümü olan Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), Dünya Sağlık Örgütü’ne üye tüm ülkelerin ortak kabul ettiği bir kuruluştur.

Kanser Araştırmaları Uluslararası Ajansı (International Agency for Research on Cancer = IARC)

Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) kanser nedenlerini ve karsinojenleri belirlemek ana hedeflerinden biridir. Karsinojenlerin sınıflandırılması için oluşturduğu sistem en yaygın kullanıma. sahiptir.

Kanser Yapma Potansiyeline Değerlendirme

  • Grup 1: İnsanlar için karsinojen
  • Grup 2A: İnsanlar için muhtemelen / büyük ihtimalle karsinojen
  • Grup 2B: İnsanlar için kansinojen olma ihtimali var
  • Grup 3: İnsanlarda karsinojen olarak sınıflandırılamaz, çalışmalarla bunun gösterilmesi lazım
  • Grup 4: Muhtemelen insanlar için karsinojen değildir

Hayatınızın her anında maruziyetlerinize dikkat etmeli ve mümkün olduğunca engellemelisiniz.

Unutmayın ki maruz kalmak kesin kanser olacağınız anlamına gelmemektedir. Maruziyetin süresi, miktarı ve kişisel genetik özellikleriniz de kanser gelişiminde etkili belirleyiciler olduğu hatırlanmalıdır.

Aşağıdaki tablo ve sonrasında bulunan listeyi inceleyerek yaşamınız içerisinde maruz kaldıklarınızın kanser riskinizi artırıp artırmadığını öğrenebilirsiniz

İnsanlar İçin Bilinen Karsinojenler

Kanser Araştırmaları Uluslararası Ajansı – IARC Listesi

Grup 1: İnsanlar İçin Karsinojen

  • Acetaldehyde – asetaldehit (alkollü içkilerden)
  • Acheson process – acheson süreci (mesleki maruziyetle ilişkili)
  • Aflatoxins – aflatoksinler
  • Alcoholic beverages – alkollü içecekler
  • Aluminum production – alüminyum üretimi
  • 4-Aminobiphenyl – 4-aminobifenil
  • Areca nut – areca somunu
  • Aristolochic acid – aristoloşik asit (ve ihtiva eden bitkiler)
  • Arsenic and inorganic arsenic compounds – arsenik ve inorganik asit bileşikleri
  • Asbest (tüm formları) ve asbest içeren mineral maddeler ( talk = pudra veya vermikülit gibi )
  • Auramine production – auramin üretimi
  • Azathioprine – azatioprin
  • Benzene – benzen
  • Benzidine and dyes metabolized to benzidine – benzidin ve benzidine metabolize boyalar
  • Benzo[a]pyrene (2017 yılına ait çalışmalarda elektronik sigarada bu madde tespit edilmiştir)
  • Beryllium and beryllium compounds – berilyum ve berilyum bileşikleri
  • Betel quid, with or without tobacco – betel gzı, tütünlü veya tütünsüz
  • Bis(chloromethyl)ether and chloromethyl methyl ether (technical-grade) – Bis (klorometil) eter ve klorometil metil eter
  • Busulfan – busulfan
  • 1,3-Butadiene – 1,3-Bütadien
  • Cadmium and cadmium compounds – Kadmiyum ve kadmiyum bileşikleri
  • Chlorambucil – Klorambusil
  • Chlornaphazine – Klornapazin
  • Chromium (VI) compounds – Krom (VI) bileşikleri
  • Clonorchis sinensis – klonorşiz sinezi (enfeksiyon ile) aynı zamanda Çin karaciğeri kurdu olarak da bilinir
  • Coal – kömür, ev içi yanmadan kaynaklı kapalı emisyonlar
  • Coal gasification – kömür gazına maruziyet
  • Coal-tar – kömör katranı, kok kömür üretimi
  • Cyclophosphamide – siklofosfamid
  • Cyclosporine – siklosporin
  • 1,2-Dichloropropane – 1,2-dikloropropan
  • Diethylstilbestrol – dietilstilbestrol
  • Engine exhaust, diesel – dizel motor egzozu
  • Epstein-Barr virus – Ebsttein bar virüsü EBV (enfeksiyon ile)
  • Erionite – eriyonit
  • Ethanol in alcoholic beverages – alkollü içeceklerde etanol
  • Ethylene oxide – etilen oksit
  • Etoposide – etoposid
  • Fission products, including strontium-90 – Stronsiyum-90 dahil olmak üzere fisyon ürünleri
  • Fluoro-edenite fibrous amphibole – fluoro-edenite lifli amfibol
  • Formaldehyde – formaldehit
  • Haematite mining (underground) – Hematit madenciliği (yeraltı)
  • Helicobacter pylori (infection with) – Helicobacter pylori (enfeksiyon ile)
  • Hepatitis B virus (chronic infection with) – Hepatit B virüsü (kronik enfeksiyon ile)
  • Hepatitis C virus (chronic infection with) – Hepatit C virüsü (kronik enfeksiyon ile)
  • Human immunodeficiency virus type 1 (HIV-1) (infection with) – insan immün yetmezlik virüsü tip 1 (HIV-1) (enfeksiyon ile)
  • Human papilloma virus (HPV) types 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59 (infection with) (Note: The HPV types that have been classified as carcinogenic to humans can differ by an order of magnitude in risk for cervical cancer) – insan papilloma virüsü (HPV) tip 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59 (enfeksiyon ile birlikte) (Not: İnsanlar için karsinojen olarak sınıflandırılan HPV tipleri, rahim ağzı (serviks) kanseri riski büyüklük sırasına göre
  • Human T-cell lymphotropic virus type I (HTLV-1) (infection with) – insan T hücresi lenfotropik virüs tip 1 (HTLV-1) (enfeksiyon ile
  • Ionizing radiation (all types) – iyonize radyasyon (her tip) 
  • Iron and steel founding (workplace exposure) – demir ve çelik kurucu (iş yerinde maruz kalma) 
  • Isopropyl alcohol manufacture using strong acids – izopropil alkol, güçlü asitler kullanılarak imal edilir
  • Kaposi sarcoma herpesvirus (KSHV), also known as human herpesvirus 8 (HHV-8) (infection with) – insan herpesvirüs 8 (HHV-8) olarak da bilinen kaposi sarkomu herpes virüsü (KSHV) (enfeksiyon ile) 
  • Leather dust – deri tozu
  • Lindane – lindan 
  • Magenta production – macenta üretimi
  • Melphalan – melfalan
  • Methoxsalen (8-methoxypsoralen) plus ultraviolet A radiation, also known as PUVA – metoksalen (8-metoksipüralen) artı ultraviyole A ışını, ayrıca PUVA olarak da bilinir
  • 4,4′-Methylenebis(chloroaniline) (MOCA) – 4,4′-Metilenbis (kloroanilin) (MOCA) 
  • Mineral oils, untreated or mildly treated – Mineral yağlar, işlenmemiş veya hafifçe işlenmiş 
  • MOPP and other combined chemotherapy including alkylating agents – MOPP ve alkilleyici maddeler de dahil olmak üzere diğer kombine kemoterapi 
  • 2-Naphthylamine – 2-Naftilamin 
  • Neutron radiation – Nötron radyasyonu 
  • Nickel compounds – Nikel bileşikleri
  • N’-Nitrosonornicotine (NNN) and 4-(N-Nitrosomethylamino)-1-(3-pyridyl)-1-butanone (NNK) – N’-Nitrosonornikotin (NNN) ve 4- (N-Nitrosomethylamino) -1- (3-pyridyl) -l-butanone (NNK)
  • Opisthorchis viverrini (infection with), also known as the Southeast Asian liver fluke – Opisthorchis viverrini (enfeksiyon ile), aynı zamanda Güneydoğu Asya karaciğer kurdu olarak da bilinir
  • Outdoor air pollution (and the particulate matter in it) – Dış hava kirliliği (ve içerisindeki partiküler madde)
  • Painter (workplace exposure as a) – boyacılık (olarak işyerinde maruz kalma)
  • 3,4,5,3′,4′-Pentachlorobiphenyl (PCB-126) 
  • 2,3,4,7,8-Pentachlorodibenzofuran 
  • Phenacetin (and mixtures containing it) – fenasetin (ve karışımları içeren karışımlar) 
  • Phosphorus-32, as phosphate – fosfor-32, fosfat olarak 
  • Plutonium – plütonyum 
  • Polychlorinated biphenyls (PCBs), dioxin-like – dioksin benzeri poliklorlu bifeniller
  • Processed meat (consumption of) – işlenmiş et (tüketim)
  • Radioiodines, including iodine-131 – radyoiyodinler, iyot-131 dahil
  • Radionuclides, alpha-particle-emitting – radyonüklidler, alfa parçacık yayan
  • Radionuclides, beta-particle-emitting – radyonüklidler, beta partikül yayan
  • Radium-224 and its decay products – Radyum-224 ve bozunma ürünleri
  • Radium-226 and its decay products – Radyum-226 ve bozunma ürünleri
  • Radium-228 and its decay products – Radyum-228 ve bozunma ürünleri
  • Radon-222 and its decay products – Radyum-222 ve bozunma ürünleri
  • Rubber manufacturing industry – kauçuk imalat sanayi 
  • Salted fish (Chinese-style) – tuzlu balık (Çin usulü)
  • Schistosoma haematobium (infection with) – şistozoma hematobium (enfeksiyon ile)
  • Semustine (methyl-CCNU) – semustin (metil-CCNU)
  • Shale oils – şist yağları
  • Silica dust, crystalline, in the form of quartz or cristobalite – silika tozu, kristal, kuvartz veya kristobalit şeklinde
  • Solar radiation – güneş radyasyonu
  • Soot (as found in workplace exposure of chimney sweeps) – Kurum (baca artıklarının iş yerinde bulunması gibi)
  • Sulfur mustard – kükürt hardal
  • 2,3,7,8-Tetrachlorodibenzo-para-dioxin 
  • Thiotepa
  • Thorium-232 and its decay products – Toryum-232 ve bozunma/çürüme ürünleri
  • Tobacco, smokeless – tütün, dumansız
  • Tobacco smoke, secondhand – sigara pasif içicilik 
  • Tobacco smoking – sigara (her türlü tütün ve tütün ürünü) 
  • ortho-Toluidine – orto-Toluidin 
  • Treosulfan – treosülfan
  • Trichloroethylene – trikloroetilen
  • Ultraviolet (UV) radiation, including UVA, UVB, and UVC rays – UVA, UVB ve UVC ışınlarını da içeren ultraviyole (UV) ışınım 
  • Vinyl chloride – vinil klorür
  • Wood dust – tahta tozu 
  • X- and Gamma-radiation – X ve Gama radyasyonu

Grup 2A: İnsanlar İçin Muhtemelen / Büyük İhtimalle Karsinojen

  • Acrylamide
  • Adriamycin (doxorubicin)
  • Androgenic (anabolic) steroids
  • Art glass, glass containers, and press ware (manufacture of)
  • Azacitidine
  • Biomass fuel (primarily wood), emissions from household combustion
  • Bischloroethyl nitrosourea (BCNU), also known as carmustine
  • Captafol
  • Carbon electrode manufacture
  • Chloral
  • Chloral hydrate
  • Chloramphenicol
  • alpha-Chlorinated toluenes (benzal chloride, benzotrichloride, benzyl chloride) and benzoyl chloride (combined exposures) 
  • 1-(2-Chloroethyl)-3-cyclohexyl-1-nitrosourea (CCNU)
  • 4-Chloro-ortho-toluidine
  • Chlorozotocin
  • Cisplatin
  • Cobalt metal with tungsten carbide 
  • Creosotes 
  • Cyclopenta[cd]pyrene 
  • DDT (4,4′-Dichlorodiphenyltrichloroethane) 
  • Diazinon
  • Dibenz[a,j]acridine
  • Dibenz[a,h]anthracene
  • Dibenzo[a,l]pyrene
  • Dichloromethane (methylene chloride)
  • Diethyl sulfate
  • Dimethylcarbamoyl chloride
  • 1,2-Dimethylhydrazine
  • Dimethyl sulfate
  • Epichlorohydrin
  • Ethyl carbamate (urethane)
  • Ethylene dibromide
  • N-Ethyl-N-nitrosourea
  • Frying, emissions from high-temperature
  • Glycidol
  • Glyphosate
  • Hairdresser or barber (workplace exposure as) – kuaförlük veya berberlik (meslek olarak)
  • Human papillomavirus (HPV) type 68 (infection with)
  • Indium phosphide 
  • IQ (2-Amino-3-methylimidazo[4,5-f]quinoline) 
  • Lead compounds, inorganic – kurşun bileşikleri, inorganik 
  • Malaria (caused by infection with Plasmodium falciparum) – sıtma 
  • Malathion
  • Merkel cell polyomavirus (MCV) 
  • 5-Methoxypsoralen
  • Methyl methanesulfonate
  • N-Methyl-N´-nitro-N-nitrosoguanidine (MNNG)
  • N-Methyl-N-nitrosourea
  • Nitrate or nitrite (ingested) under conditions that result in endogenous nitrosation
  • 6-Nitrochrysene 
  • Nitrogen mustard
  • 1-Nitropyrene
  • N-Nitrosodiethylamine
  • N-Nitrosodimethylamine
  • 2-Nitrotoluene
  • Non-arsenical insecticides (workplace exposures in spraying and application of) 
  • Petroleum refining (workplace exposures in) 
  • Pioglitazone
  • Polybrominated biphenyls (PBBs)
  • Procarbazine hydrochloride
  • 1,3-Propane sultone
  • Red meat (consumption of) – yoğun kırmızı et tüketimi
  • Silicon carbide whiskers
  • Styrene-7,8-oxide
  • Teniposide
  • Tetrachloroethylene (perchloroethylene) 
  • Tetrafluoroethylene 
  • Trichloroethylene 
  • 1,2,3-Trichloropropane 
  • Tris(2,3-dibromopropyl) phosphate 
  • Very hot beverages (above 65 degrees Celsius) – çok sıcak içecekler (65 derecenin üstü)
  • Vinyl bromide

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ AZİZ SANCAR – Sigara dumanı kanserojeni benzo[a]pirenin neden olduğu DNA hasarının insan genomu çapında onarım haritası https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.1706021114

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Kaslar Egzersizle Nasıl Yenilenir? Mitofaji

Mitokondri, proteinleri, yağları ve şekeri vücudun yaşaması için ihtiyacı olan enerjiye dönüştüren oksijenli solunum yapan hücrelerin organelidir.

İnsanlarda kırmızı kan hücreleri alyuvarlar hariç tüm hücrelerde bulunur.

Bu organeller işlevsiz hale geldiğinde, daha az enerji ve aşırı düzeyde reaktif oksijen türü üretirler ve bu da kas atrofisine, güçsüzlüğe ve dayanıklılık kaybına neden olabilir.

Otofaji, hücre içi bileşenlerini besin eksikliğini telafi etmek için geri dönüştürür. Aynı zamanda organelleri, sayılarını düzenlemek ve kalite kontrolünü sürdürmek için seçici olarak ortadan kaldırır. 

Mitofaji, mitokondrilerin sayılarını düzenlemek ya da hasarlı olanları ortadan kaldırmaya denir.

Mitofaji, bir başka ifade ille genelde hücrenin stresli dönemi sonrası hasar alan veya fonksiyonu bozulan mitokondrinin yok edilmesi ve hücre içi geri dönüşüm sürecidir. Mitofaji, kas hücrelerinin mitokondrilerine özel bir otofaji dir.

Egzersiz, mitofaji faaliyetini arttırarak kaslarda bulunan hasarlı mitokondrilerin hücre içinde geri dönüştürülmesini sağlar. Bu sayede kaslar ve hücreleri daha sağlıklı hale gelir.  

Nature Communications adlı Tıp dergisinde yayımlanan bu çalışma,

Egzersiz yolu ile kasların sağlıklı ve güçlü olmasının mekanizmasını açıklamak amacı ile;

Araştırmacı Yan ve ekibi; farelerin iskelet kasına özel bir mitokondriyal haberci gen olan pMitoTimer adlı geni eklediler.

Bu sayede floresan mikroskobu altında incelenen kas hücreleri, yeşil renk ise sağlıklı, kırmızı renk ise (hücrenin geri-dönüşüm sistemi olan lizozomlar tarafından) parçalanmış veya hasarlı olduğu tespit edilebildi.

pMitoTimer adlı gen eklenen farelerin 90 dakika koşu bandında koşmaları sağlandı. Ardından altı (6) saat sonra floresan mikroskobu altında incelenen kas hücrelerinde mitokondriyal stres ve bazı mitofaji işaretleri görüldü.

Elde edilen diğer verilere göre, farelerin yaptığı egzersizin AMPK adlı kinaz enzimini aktive ettiğini ve AMPK‘ nın da başka bir kinaz enzimi olan Ulk1 kompleksini uyararak mitofajiyi aktive etttiği ve fonksiyon görmeyen mitokondrinin ortamdan kaldırılmasının kontrolünde önemli olduğu görüldü.

Bir grup farede Ulk1 geni silindi. Ulk1 geni silinen farelerin (mitofaji yapmaları engellenen farelerin), Ulk1 geni silinmeyen normal fareler kadar koşmalarına rağmen metabolik olarak fayda sağlayamadıkları görüldü.

Tüm bu bulgular egzersizin, mitofajiyi doğrudan etkilediğini ve ne kadar önemli olduğunu göstermiştir.

Makro otofajinin Moleküler Mekanizması

Egzersizin mitofajiyi nasıl uyardığını göstermek amacıyla yapılan bu çalışma ile aynı zamanda kas hacmi ve egzersiz kapasitesinin sağlığın önemli bir göstergesi olduğunu da

Egzersiz, mitofaji yoluyla hücrenin enerji merkezi mitokondrinin yenilenmesini sağlayarak kas sağlığını geliştirir.

Sonuç olarak atalarımızın da dediği gibi…

İşleyen Demir Işıldar

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Egzersiz kaslar için mitokondriyal bir ilaçtır https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2666337619300083https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2666337619300083

⭐️⭐️ Mitofaji mekanizmaları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4780047/

⭐️⭐️ Hücre Ölümü Düzenlemesinde Mitofaji: Mekanizmalar ve Hastalık Etkilerine İlişkin İçgörüler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39456203/v

⭐️⭐️ Egzersizin iskelet kasında obezite kaynaklı mitokondriyal disfonksiyona etkileri https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC5709473/

⭐️⭐️ NAD + / NADH ve iskelet kası mitokondriyal adaptasyonlarının egzersize uyumu https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3423123/

⭐️⭐️ Egzersizin Mitofajiyi Uyarıp Mitokondriyal Fonksiyonu İyileştirerek Alzheimer Hastalığına Faydaları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8519401/

⭐️⭐️ Fiziksel Egzersiz: Mitokondriyal Sağlığı Korumak İçin Yeni Bir Araç https://www.frontiersin.org/journals/physiology/articles/10.3389/fphys.2021.660068/full

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

KOŞMAK MI?…TEMPOLU YÜRÜMEK Mİ?

Cevabı baştan vereyim: Tabi ki tempolu yürümek.

Gelelim nedenine..

Anlaşılabilmesi için ”HÜCRE HASARI” nedir onu hatırlayalım.

Hücre hasarının en büyük nedenlerinden biri “İSKEMİ” dir.

İskemi; sıklıkla belirli bir dokudaki kan akışının zayıflaması veya tamamen kesilmesi sonucu dokunun başta oksijen olmak üzere hayati önem taşıyan moleküllere erişiminin engellenmesine bağlı olarak gelişen doku hasarına verilen isimdir.

İskemi ile birlikte;

  • Oksijen
  • Vitamin
  • Mineral
  • Glikoz
  • Aminoasit
  • Yağ asiti vs geçişinin azalıp dokuların beslenmemesidir.

Sistemimiz Nasıl Çalışıyor?

Hücrede Sodyum-potasyum pompası bulunur. Bu pompa 3 tane sodyumu dışarıya atar, 2 potasyum içeriye alır. AMA Bunları yapabilmek için enerji harcar. Yani ATP gerekir..

ATP (enerji) oluşması için ise mitokondriye OKSİJEN gerekir.

🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️ Koşuyoruz…

Koşarken daha çok enerji lazım. Enerjiyi üreten mitokondri olduğu için enerji santrali mitokondriye daha çok oksijen lazım

Bu durumda oksijeni daha çok alabilmek için solunum sayısı hızlanıyor. Oksijen yetmedikçe daha hızlı nefes alıyoruz. Kısa ve derin olmayan solunumlar başlıyor, Oksijen yetmedikçe Sodyum / potasyum pompası çalışmamaya başlıyor.

Hani 3 sodyum (NA) dışarı atıyordu ya pompa, oksijen yetersiliğinde sodyum (NA) dışarı atamıyor. Sodyum hücrede kalıyor. Bu durumda ne olacak?

Düşünün Sodyum ne yapar? Su tutar. su çeker.

Suyu hücre içine çekiyor.

Koşarken hem terleme hem suyun hücreye çekilmesi olduğunda SUSARIZ.

Su hücre içini şişirmeye başlar. Eyvah ki eyvah. Bu duruma HIDROPİK DEJENERASYON denir.

Hücre şişince içerde miyelin figür denilen fosfolipid yağ parçaları kopmaya başlar. (Bu süreçte halen hücre çeperi saglamdır)

Hücre şiştiği için hücre üzerindeki MİKROVİLLÜSLERDE ve RESEPTÖRLERDE kayıplar olur.

İnsülin reseptörü, D3, Magnezyum, çinko, B12 vb gibi hepsinin reseptörü var.

Hücre kendini kurtarmaya çalışır..

Oksijen olsa oksijenli solunum yapacaktık ama Oksijen yetersiz.

Oksijensiz solunuma yönelir.

Oksijensiz solunumla sadece 2 ATP elde etmek için glikozu yıkmaya başlar.

Oksijensiz solunumda son ürün. LAKTİK ASİT. (Kaslar taş gibi olur, ağrır. Ağır egzersiz sonrası oluşan ağrı)

Adı üstünde laktik ASİT. Hücre pH seviyesi düşer, asidik olur.

Hücre içinde protein üreten bir organel var. RİBOZOM. Bunlar protein üretemez hale gelir.

Protein üretilmeyince yağlar işaretlenip hücre dışına atılamaz. Kötü, çok kötü. Lipid birikimi var. Bu birikim en çok KARACİĞER ve KALP’te olur.

Buraya kadar olanlar. Eğer kısa süreli olursa, oksijen geri gelirse, oksijensiz halde zorlamazsak, geri döndürülebilir.

Diyelimki oksijensizlik devam ediyor.(IRREVERSIBLE) geri döndürülemez hücre hasarı.

İlk bulgu hücre membranı, bütünlüğü bozulur ve duvar çatlar.

İçeriye bol miktarda KALSİYUM girer ve enzimler aktifleşir ve yıkıma başlar. VE HÜCRE ÖLÜR

İLLE DE KOŞACAĞIM DİYORSANIZ

Nefes nefese kalmayın sakın.

Dikkat ederseniz en önemli konu hipoksi. Lakin damarın daralması/bozulması da bir hipoksi nedenidir.

Her yerde parmaktan ölçüm cihazları var. Hatta telefonlarla ble ölçülüyor. Satürasyonum 97 iyiyim diyemezsiniz. Çünkü arka plan var.

Diyelim kılcal damarlarınızda ENDOTEL HASAR var. Ve birçok organı besliyor o kılcallar.

İlk aklımıza gelen organın adı KALP olmalı.

Kalpte dokulara oksijen gitmiyor. Oksimetre isterse 100 göstersin. Kalpteki kılca damarlarıın durumunu GÖSTERMEZ.

Sonra genç kalp krizi geçirdi…!! Çünkü o kadar zorladı ki kendini

DEMİR ya da B12, B9 eksikliğine bağlı ANEMİ.

Özellikle demir eksikliğine bağlı anemide; Eritrosit içerisindeki Hemoglobin yetmiyor ve OKSİJEN TAŞIYAMIYOR. Görüldüğü gibi ANEMİ de önemli.

TRİGLİSERİT – LDL-a

Bunlar damarların içini tıkar. Oksijen yine geçmez. Ve bunların tıkama sebebi ise tükettiğimiz yağlar değil AĞIR KARBONHİDRATLAR

Bu oksijen yetersizliği endotel hasarları sebebi ile BEYINDE de olur ve beyin sisi dahil nörolojik semptomlar oluşur.

Daha Fazla