Yalnızlığınızın Kanınızdaki İzi

Kanınızdaki yalnızlığın izini merak ettiniz değil mi?

Aslında bir de sosyal izolasyon var ve o da kanınızda iz bırakıyor.

Aklıma gelmişken paylaşayım..

Anladım sonu yok yalnızlığın, Her gün çoğalacak, Her zaman böyle miydi bilmiyorum, Sanki dokunulmazdı çocukken ağlamak, Alışır her insan alışır zamanla, Kırılıp incinmeye, Çünkü olağan yıkılıp yıkılıp, Yeniden ayağa kalkmak, Yalnızlığım yollarıma, Pusu kurmuş beklemekte, Acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette, Bekliyorum bekliyorum, Hadi gelin üstüme korkmuyorum, Bulutlar yüklü, Ha yağdı ha yağacak üstümüze hasret, Yokluğunla ben başbaşayız nihayet

Bu sözleri hatırladınız değil mi? Evet… “Yalnızlık Senfonisi” Sezen Aksu’dan…

Yalnızlık, günümüz yaşamının gerçeği…

Şehirler kalabalıklaşırken insanlar yalnızlaşıyor.. Ve tabi ki bir de sosyal izolasyon var.

Yalnızlık ve Sosyal İzolasyon nedir bunlar? Anlamları aynı mı farklı mı?

İnceleyelim…

Nedir Sosyal İzolasyon?

İnsanların bir kısmı diğer insanlara göre daha çekingendir. Sosyal ortamlara karışmaktan ve farklı insanlarla iletişim kurmaktan kaçınabilirler. Kendilerini topluluklara ait hissetmeyebilirler. Kalabalıklardan kaçınma, yalnızlığı seçme, sosyal ortamlardan uzaklaşma yani kendilerini izole etme tercihi gösteren davranışlarına Sosyal İzolasyon denir.

Sosyal İzolasyonu Nasıl Anlarız?

  • Sevilmeme hissiyatı
  • Değersizlik hissetme
  • Karar verme korkusu
  • İnsanları hak etmediği düşüncesi
  • İlişkilerde güvensiz ve şüpheli olma

Yalnızlık Nedir?

Yalnızlık, kişinin diğer insanlarla olan ilişkilerinin sosyal ihtiyaçlarını karşılamaması sonucunda yaşadığı oumsuz duygulanımdır.

Yalnızlık, kişinin tanıdığı insan sayısı, sahip olduğu arkadaş sayısı veya sosyal ortamlarda çevrsindeki kişiler değidir. Diğer insanlarla olan iletişiminin ve ilişkilerinin haz – tatmin duyabileceği düzeyde – kalitede olmaması durumudur.

Yalnızlığı Nasıl Anlarız?

  • Kişinin stres seviyesi yükselmiştir
  • Kişinin yorguluk hissi artmıştır
  • İçine kapanma vardır
  • Enerjisiz hissetme mevcuttur

Yalnızlık ve sosyal izolasyonun kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, kanser ve erken ölüm gibi olumsuz sağlık sonuçları ile ilişkili olduğu bağlantılı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Lakin altta yatan biyolojik süreçler halen netleşmemiştir.

Eveeett gelelim kanınızdaki yalnızlığın izini bulmaya geldik..!!

Sosyal İzolasyonun Vücudunuzdaki Moleküler İzleri

Cambridge Üniversitesi ve Şanghay’daki Fudan Üniversitesi araştırmacıları,  İngiltere Biyobankasındaki veritabanındaki 2.920 plazma proteinindeki 42.062 katılımcının verilerini kullanarak yalnızlık ve sosyal izolasyonun kan düzeyindeki proteinlerle ilişkili olduğunu ortaya koydu.

Çalışma 3 Ocak 2025’te Nature Human Behavior dergisinde yayımlandı. (Mavi yazıları tıklayarak çalışmaya ulaşabilirsiniz.)

Çalışmada Yer Alan Katılımcılar Hakkında Veriler

  • %9’u sosyal olarak izole olduğunu bildirmiş.
  • %6’sı kendisini yalnız hissettiğini bildirmiş.

Katılımcıların Ortalama 14 Yıllık Takibinde

  • 892 kişi demansa yakalanmış
  • 1521 kişi depresyon geçirmiş
  • 1703 kişide Tip 2 diyabet teşhis edilmiş
  • 2695 kişi kardiyovasküler hastalık teşhisi konmuş
  • 983 kişi felç geçirmiş
  • 4255 kişi hayatını kaybetmiş

Kanınızda Yalnızlık ve Sosyal İzolasyon İle İlişkili Proteinler Tespit Edildi

  • Sosyal izolasyonla ilişkilendirilen 175 protein tespit edilmiş.
  • Yalnızlıkla ilişkilendirilen 26 protein tespit edilmiş.
  • Yalnızlık ile sosyal izolasyonun biyolojik mekanizmaları %85 oranında birbiri ile aynı bulunmuş.
  • Tespit edilen proteinlerin büyük çoğunluğu vücuttaki iltihaplanma, anti viral savunma ve bağışıklık tepkilerinde de yer alıyorlarmış.

Yalnızlık ile İgili Beyin Kaynaklı Proteinler

  • GFRA1
  • ADM
  • FABP4
  • TNFRSF10A
  • ASGR1 proteinlerinin düzeylerinin yükseldiği gözlemlendi.

Bu proteinler, beynin duygusal ve sosyal işlevleri yöneten bölgelerindeki değişimlerle bağlantılı bulundu.

Araştırmanın yazarlarından Prof. Barbara Sahakian,

Beyinden Esinlenen Zeka Bilim ve Teknoloji Enstitüsü, Fudan Üniversitesi, Şanghay, Çin

Psikiyatri Bölümü, Cambridge Üniversitesi, Cambridge, İngiltere

Davranışsal ve Klinik Sinirbilim Enstitüsü, Cambridge Üniversitesi, Cambridge, İngiltere”

yalnızlıkla mücadelede “sosyal reçete” kavramına dikkat çekiyor:

  • Doktorlar, yalnızlık hisseden hastaları yerel sosyal etkinliklere, spor gruplarına ya da gönüllü organizasyonlara yönlendirebilir.
  • Grup aktivitelerine katılmak hem sosyal destek sistemini güçlendirir hem de stresi azaltır.

Hekimler Yalnızlık ve Sosyal İzolasyon İçin de Reçete Yazmalı mı?

Yalnızlık ve sosyal izolasyonun insan sağlığı üzerindeki etkilerini biyolojik düzeyde inceleyen ve açıklayan ilk geniş kapsamlı araştırmadan öğrendiğimiz, hekimlerin reçetelerine hastaları için sosyalleşmeyi de eklemeleri gerektiği…

Tabi ki uzun bir süreç var önümüzde hazmetmek için…Lakin erken davranan hekimlerin hastalarına daha faydalı olacağını söyleyebilirim.

Sonuç

Hastaya – insana bütüncül yaklaşım gerektiğini gösteren yeni bir kanıt daha..

Günümüz tıp uygulamalarının giderek artan popülaritesi olan uzmanlığın da uzmanlığı bilimsel araştırmalar ve üçüncü basamak sağlık hizmetler için elbette önemli lakin hekimliğin, halk sağlığının ilk ve ana hedefinin hastalanmayı önlemek olduğunu da unutmamak kaydı ile…

Doğal Yaşayın – Doğal Beslenin – Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

Sosyal İzolasyon ve Yalnızlıkla İlişkili Proteinlerlerin Şeması

Sonuç olarak sosyal izolasyon veya yalnızlığı kullanarak, 2.920 plazma proteinini içeren PWAS’lar için lojistik regresyon gerçekleştirilmiş.

Yaş, cinsiyet, bölge, teknik faktörler ve ilk 20 genetik temel bileşeni (PC) yardımcı değişkenler olarak içeren basit modellerde, sosyal izolasyonla önemli ölçüde ilişkili 776 protein ve yalnızlıkla ilişkili 519 protein bulumuş. ( P  < 0,05/(2.920 × 2) = 8,6 × 10 −6 )

Etnik köken, eğitim düzeyi, hane geliri, sigara kullanımı, alkol tüketimi ve vücut kitle indeksi (VKİ) için ek ayarlamalar yapıldıktan sonra, sosyal izolasyonla ilişkili 175 protein (Aşağıdaki Şekil 1a ) ve yalnızlıkla ilişkili 26 protein (Aşağıdaki Şekil 1b  ) Bonferroni düzeltilmiş eşikte anlamlılığını korumuş.

Analiz edilen 2.920 protein için ortalama örneklem büyüklüğü 30.778 ile 41.396 arasında değişen 37.704’tür.
Bonferroni düzeltmesinden sonra sosyal izolasyon ve yalnızlıkla önemli ölçüde ilişkili olan proteinler için örneklem büyüklükleri ( P  < 0,05/(2.920 × 2) = 8,6 × 10 -6 ) Lojistik regresyon modelleri yaş, cinsiyet, yer, parti, kan toplama ve protein ölçümü arasındaki zaman aralığı, etnik köken, eğitim düzeyi, hane geliri, sigara içme, alkol tüketimi, BMI ve ilk 20 genetik PC için ayarlandı. Tüm istatistiksel testler iki taraflıydı. 

a , Protein bolluğunun sosyal izolasyonla korelasyonunu gösteren bir volkan grafiği. 
X ekseni OR’leri ve y ekseni −log 10’u ( P değerleri) temsil eder. Kesikli çizgiler, sosyal izolasyon ve yalnızlık aynı anda dikkate alındığında Bonferroni ve FDR düzeltmeleri için eşikleri (q < 0,05) göstermektedir. Pasta grafikleri, dört ayrı panelde tanımlanan proteinlerin oranlarını göstermektedir. 

b , Protein bolluğunun yalnızlıkla ilişkisini gösteren bir volkan grafiği. 

c , Bonferroni düzeltmesinden sonra önemli olan 179 proteini görselleştiren bir saçılma grafiği. 
x ekseni, sosyal izolasyon için PWAS’tan gelen OR’leri ve y ekseni, yalnızlık için PWAS’tan gelen OR’leri temsil etmektedir. Venn diyagramı, sosyal izolasyon veya yalnızlıkla ilişkili proteinlerin örtüşmesini göstermektedir. 

d , 179 tanımlanmış protein için bir PPI ağı. Düğüm boyutu, MCC yöntemi ile tahmin edilen modülerlik düzeyini yansıtır ve çizgi kalınlığı etkileşim puanını temsil eder. 

e , Sosyal izolasyon ve yalnızlıkla ilişkili proteinler için en zenginleştirilmiş beş GO biyolojik süreci (BP) ve moleküler işlevi (MF). X ekseni, -log 10’u (FDR q değerleri) temsil eder. Diğer yapı ile ilişkili proteinlerle de ilişkili olan işlevsel zenginleştirmeler işaretlenmiştir. 

f , Sosyal izolasyon ve yalnızlıkla ilişkili proteinler için en iyi beş zenginleştirilmiş KEGG yolu. PPAR, peroksisom proliferatör aktiveli reseptör.

⭐️⭐️ Morbidite ve mortalite ile ilişkili sosyal izolasyon ve yalnızlığın plazma proteomik imzaları https://www.nature.com/articles/s41562-024-02078-1

⭐️⭐️ Yaşlılarda Sosyal İzolasyon ve Yalnızlık: Sağlık Sistemi İçin Fırsatlar 1-Giriş https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557969/

⭐️⭐️ Yaşlılarda Sosyal İzolasyon ve Yalnızlık: Sağlık Sistemi İçin Fırsatlar 2-Sosyal İzolasyon, Yalnızlık ve Sosyal Bağlantının Diğer Yönlerinin Ölüm Oranı Üzerindeki Etkilerine İlişkin Kanıtların Değerlendirilmesi https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557977/

⭐️⭐️ Yaşlılarda Sosyal İzolasyon ve Yalnızlık: Sağlık Sistemi İçin Fırsatlar 3-Sosyal İzolasyon ve Yalnızlığın Morbidite ve Yaşam Kalitesi Üzerindeki Sağlık Etkisi https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557983/

⭐️⭐️ Yaşlılarda Sosyal İzolasyon ve Yalnızlık: Sağlık Sistemi İçin Fırsatlar 4-Sosyal İzolasyon ve Yalnızlık İçin Risk ve Koruyucu Faktör https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557971/

⭐️⭐️ Yaşlılarda Sosyal İzolasyon ve Yalnızlık: Sağlık Sistemi İçin Fırsatlar 5-Arabulucu ve Moderatör https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557965/

⭐️⭐️ Yaşlılarda Sosyal İzolasyon ve Yalnızlık: Sağlık Sistemi İçin Fırsatlar 6-Araştırmada Sosyal İzolasyon ve Yalnızlığın Değerlendirilmesi https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557967/

⭐️⭐️ Yaşlılarda Sosyal İzolasyon ve Yalnızlık: Sağlık Sistemi İçin Fırsatlar 7-Sağlık Bakım Sisteminin Rolü https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557964/

⭐️⭐️ Yaşlılarda Sosyal İzolasyon ve Yalnızlık: Sağlık Sistemi İçin Fırsatlar 8-Eğitim ve Öğretim https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557980/

⭐️⭐️ Yaşlılarda Sosyal İzolasyon ve Yalnızlık: Sağlık Sistemi İçin Fırsatlar 9-Müdahale https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557966/

⭐️⭐️ Yaşlılarda Sosyal İzolasyon ve Yalnızlık: Sağlık Sistemi İçin Fırsatlar 10-Yaygınlaştırma ve Uygulama https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557982/

⭐️⭐️ Yalnızlık Önemlidir: Sonuçlar ve Mekanizmaların Teorik ve Ampirik İncelemesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3874845/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Mitokondrilerinize İyi Bakın

Mitokondriler hem sağlıkta hem de hastalıkta önemli bir rol oynar.

Mitokondrinin çok eskiden, bugünden farklı olarak doğada “serbest bir şekilde takılırken”, neden olduğu henüz bilinmeyen bir neden ile ortamdaki hücreler ile birleştiği düşünülmektedir.

Peki neden böyle düşünülmektedir?

Çünkü; Mitokondrinin, hücrenin DNA’sı dışında kendine ait mtDNA denilen bir DNA’sı vardır. Diğer hücre bileşenleri arasında sadece mitokondriler için mevcut olan bu durum “Ayrı iken bir araya gelme” düşüncesinin sebebidir.

Mitokondrilerin işlevleri enerji üretimiyle sınırlı değildir, demir ve kalsiyum dengesinden melatonin gibi hormon ve nörotransmitter üretimine kadar değişen birden fazla mekanizmaya hizmet eder.

Mitokondrilerin anormal dağılımı, organlardan organlara değişebildiği gibi hücrelerin içindeki mitokondrilerin çoğalması ile de değişebilir.

Mitokondriyel hastalıklar, bozuk mitokondri sayısı hücre içinde belirli bir sınırı aştığında organın fonksiyonlarının bozulması ile birlikte klinik olarak ortaya çıkar. Genetik hastalıkların geneli hem anne hem de baba kaynaklı iken, mitokondrinin DNA’sı (mtDNA) yalnızca yumurta hücresinden aktarılır. Yani mitokondriyel hastalıklar anneden kalıtsal olarak geçer.

Diğer hücre içi organellerle, çekirdekle ve dış çevreyle etkileşim yoluyla tüm fiziksel düzeylerde iletişimi sağlar ve etkiler.

Literatür, mitokondri ile sirkadiyen saatler, bağırsak mikrobiyotası ve bağışıklık sistemi arasında çapraz iletişim mekanizmaları olduğunu öne sürmektedir. Hatta tüm bu alanlardaki aktiviteyi destekleyen ve bütünleştiren merkez bile olabilirler.

Mitokondri Ne İşe Yarar

  • Amino asit metabolizması ve homeostasi
  • Bağışıklık sistemi görevleri
  • Apoptosis ve otofaj düzenlemesi
  • Demir metabolizması ve heme sentezi
  • Nörotransmitter sinyalleri düzenleyicisi
  • Kalsiyum dengesi
  • Lipid metabolizması
  • Sinyal molekülleri (ROS ve H2O2)
  • Steroid sentezi
  • Termogenesis

Tüm bu işlevleri gerçekleştirmek ama en başta da oksijenli solunum kapsamında vücudumuzun temel yakıtı adenozin trifosfat (ATP) üretmek (sentezlemek) için her hücrede en az bir mitokondri bulunmaktadır.

Bununla birlikte kas hücreleri ve kalp hücrelerimizin ise daha çok ATP’ye gereksinim duymaları nedeniyle birden çok mitokondriye sahip olduğunu bilinmektedir.

Mitokondri İşlevi Bozulduğunda

  • Kanser
  • Yaşlanma
  • Obezite
  • Alzeheimer
  • Bunalım
  • Diyabet
  • Fibromiyalji
  • İnsülin direnci
  • Karaciğer Yağlanması
  • Kardiovasküler rahatsızlıklar 
  • Kronik yorgunluk
  • Kronik böbrek rahatsızlığı
  • Bipolar bozukluk
  • Parkinson
  • Psikiyatrik sorunlar
  • Üreme sistemi sorunları
  • Nörodejeneratif rahatsızlıklar

Gibi rahatsızlıklar ve sorunlar gelişir.

Mitokondrilerilerin İyiliği İçin Ne Yapalım?

Mitokondrilerin sağlığını ve onlara bağlı olarak da insanın sağlığını korumak için öncelikli olarak sigara, tütün mamülleri ve hava kirliliği olmak üzere toksik ve kimyasal maddelere maruziyeti ve yüksek stresi engellemek gerekir.

Nabzı yükseltecek, özellikle güç ve kas kitlesini arttırıcı egzersizler, yaş ve sağlık durumuna uuygun yüksek şiddetli aralıklı antrenmanlar hücrelerdeki mitokondrilerin sağlığını ve sayılarını arttırır.

Ayrıca aralıklı oruç ve ketojenik beslenme de mitokondri sağlığını arttırmaktadır.

Mitokondri Sağlığı İçin Ne Yiyelim?

Mitokondri sağlığı için en önemli etken gıda tercihidir.

Özellikle şekerli yiyecekler, unlu gıdalar ve işlenmiş gıdalar gibi besinler yüksek enerji içerikli ve düşük kalitelidir.

Bu tür gıda tercihleri antioksidan, yararlı yağlar, proteinler, lifler ve fitokimyasal gibi yararlı bileşenlerden zayıf olduğu gibi hızlı sindirilmeleri sebebiyle yararlı besin ögelerinden önce mitokondrilerden ATP üretimine neden olur. Hücreye ve dolasıyla bedene “çöp enerji” elde edilmesine neden olur

Besin değeri yüksek yiyecekleri tercih etmek mitokondri sağlığı için çok önemlidir. Antioksidanları yeterli miktarda alabilmek için, yeşil (brokoli, ıspanak v.b.) ve açık renkli (havuç, pancar v.b.) sebzeler ve sülfür açısından zengin (karnabahar, lahana v.b.) sebzelerin tüketilmesi önemlidir.

Yemle değil doğal otlarla beslenmiş hayvanlardan elde edilen etler, çiftlik değil olta balıkları, avokado, bitki tohumları, fındık, badem ve ceviz gibi kuruyemişler ise yağ asitleri açısından zengindir ve mitokondrilerin sağlığı için gereklidir.

Yeterli miktarda

  • B1 vitamini (thiamin)
  • B2 vitamini (riboflavin) 
  • B3 vitamini (niacin)
  • B5 vitamini (pantothenic acid) 
  • B6 vitamini (pyridoxine)
  • B7 vitamini (biotin)
  • B9 vitamini (folate)
  • B12 vitamini (cobalamin)
  • Karnitin (L-karnitin veya asetil-L-karnitin)
  • CoQ10
  • Kreatin

Antioksidan olarak da,

  • ALA (Alfa Lipoik Asit)
  • Karotenler (özellikle Likopen)
  • Epigallocatechin gallate (EGCG)
  • Glutatyon
  • Melatonin
  • Polifenoller
  • Proantosiyanitler
  • Selenyum
  • C vitamini
  • E vitamini
  • Bakır

Alınması gerekmektedir.

Sonuç olarak

Mitokondrinin önemi ve görevleri bu kısa yazıya sığmayacak kadar çok…

Siz siz olun mitokondrilerinize iyi bakın.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Sağlık ve Hastalıklarda Mitokondri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32397376/

⭐️⭐️ Mitokondri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12933917/

⭐️⭐️ Mitokondriyal disfonksiyon: mekanizmalar ve tedavideki gelişmeler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38744846/

⭐️⭐️ Mitokondriyal Havva diye bir şey var mıdır? https://www.talkorigins.org/faqs/homs/mitoeve.html

⭐️⭐️ İNSAN HASTALIKLARINDA MİTOKONDRİAL DNA MUTASYONLARI https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC1762815/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Yanlış Ölçümle Tansiyon Hastası Olursunuz

Koş koş çabucak ölçelim tansiyonunu işimiz çok…

İçim bir hoş oldu ölçüver hemen şu tansiyonumu..

İstediğiniz zaman istediğiniz pozisyonda tansiyonunuzu ölçtürüp yüksek çıkınca da ben de tansiyon hastası oldum diye düşünmeyin… Hatta bu sebeple ilaç kullanmaya kalkmayın sakın.

Çünkü çoğunlukla tansiyonlarınızı doğru ölçmüyor – ölçtürmüyorsunuz. Ölçüm sırasında kolunuz doğru pozisyonda değilse tansiyon olduğundan fazla çıkar.

Nasıl mı?

Yapılan bir araştırma Jama Network de 07.10.2024 de yayınlandı. Bir göz atalım;

133 yetişkinin katıldığı çalışmada, kolu kucakta durması büyük tansiyonu 3,9 ve küçük tansiyonu 4,0 mm Hg kadar fazla gösterdiği tespit edimiş.

Göğsün yan tarafında desteklenmeyen kolda yapılan ölçümlerde büyük tansiyon 6,5 mm Hg ve küçük tansiyon 4,4 mm Hg fazla çıktı ve alt gruplar arasında tutarlı sonuçlar elde edildi.

Peki tamam… Doğru ölçmek için ne yapmalısınız?

Orta kısmı kalp hizasında olacak şekilde masa üzerinde kol desteği sağlanmalıdır.

Tansiyon Ölçümünde Nelere Dikkat Edilmelidir?

İdeal tansiyon öçümü için 21 maddeyi daha önce ayrıntılandırmıştım.

http://Tansiyon Ölçümünde Nelere Dikkat Edilmelidir? okuyabilirsiniz.

Hipertansiyonda Son Durum

Bir süredir çok çabuk hipertansiyon teşhisi konup ilaç başlandığına şahit oluyorum. Hemen de raporrlar çıkıyor ve ömür boyu ilaç kullanması gerektiği hastalara empoze ediliyor.

Lakin bir soluklanalım…

Teşhislerin aceleye gelmesi hem hastalar hem ekonomi açısından oldukça zararlı.

Başlangıçta tansiyonun doğru ölçülmesi çok önemli. Ve tansiyon değerlerinin takibi de bir o kadar ehemmiyetlidir.

Ölçüm sırasında tansiyon aletinin manşonu kalp hizasında olmalı ki bu önemli husus gözden kaçtığında, yanısıra bir de kol desteklenmemiş ise tansiyonun yüksek çıkması çok normaldir.

Br başka husus da

Normal Tansiyon Ne Kadar Olmalı?

O kadar çelişkiler tartışmalar var ki bu hususta. Yıllar içinde değişen normlar ve değerler kafa karıştırıcı ve güven sarsıcı oluyor.

Klavuzlar değişiyor. Hangi ilaçla başlayacağız? İlaç başlamalı mıyız?

Farz edelim ki eldeki son klavuza göre tansiyonunuz yüksek çıktı.. Niye hemen ilaç başlayalım ?

Sebebi araştıralım? Kişinin yaşam tarzını, beslenme alışkanlıklarını sorgulayalım

Tansiyon yüksekliğine sebep olabilecek;

  1. Beslenme hataları
  2. Hareketsizlik
  3. Uykusuzluk
  4. Stres
  5. Sigara-alkol kullanımı gibi hayat tarzı yanlışları öncelikle düzeltilmelidir.

İlaç başlanan kişilerin yanlış alışkanlıklarını değiştirmelerini beklemek hayalcilik olur.

Hastanın takibi ile ilaçsız tansiyon değerleri düşebileceği gibi, ilaç kullananlarda ilacın sayısı ve dozu da düşürülebilmektedir.

İleri seviyede tansiyon yüksekliği olan hastalarımız pek tabiki yaşam alışkanlıklarını idealize etmelerine rağmen ilaç kullanmaları gerekebilmektedir. Lakin bu grup hastaların sayısı çok azdır.

Öneriler

Tansiyonunuz mu yükseliyor?

Şikayetiniz veya şüpheniz olduğu her durumda hekiminize danışın..!!

Tansiyon Ölçümünde Nelere Dikkat Edilmelidir? yazısını dikkatle okuyarak kendi tansiyon takibinizi yapın.

7-10 günlük takibinizi yapıp listenizi hekiminize danışın.

Hayat tarzınızı – beslenme alışkanlıklarınızı doğal ve doğru hale getirin

Sporu hayatınızın doğal bir parçası haline getirin.

Uyku düzeninizi güneşe göre ayarlayın.

Kendinizi topraklayın

Doğal yaşayın Aklınıza Mukayyet Olun

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Kol Pozisyonu ve Kan Basıncı Ölçümleri ARMS Çapraz Rastgele Klinik Denemesi https://jamanetwork.com/journals/jamainternalmedicine/article-abstract/2824754

T⭐️⭐️ ansiyon Ölçümünde Nelere Dikkat Edilmelidir? https://tetkik.com.tr/2024/08/17/tansiyon-olcumunde-nelere-dikkat-edilmelidir/

⭐️⭐️ Çalışma, yaygın olarak kullanılan kol pozisyonlarının kan basıncı ölçümlerini önemli ölçüde abartabileceğini buldu https://medicalxpress.com/news/2024-10-commonly-arm-positions-substantially-overestimate.html

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Nedir Bu İdrar Tahlili ?

Kanın, içeriğindeki organik – inorganik maddelerin ve hacminin dengelenmesini sağlamak için böbreklerde filtrelenmesiyle oluşan sıvı atığa idrar denir.

Tanıma bakılırsa idrar sadece sıvı bir atık değil..

Bilmelisiniz ki idrar kesinlikle ve kesinlikle sadece sıvı bir atık değil.

Mesela;

Birçok yerde duyduğunuz ”Günlük 3 litre su için”, ”Günlük 5 litre su için”,‘Yazın şu kadar su için, kışın bu kadar su için” , ” örnekleri uzatmak mümkün.

İşte idrarın bir özelliğini öğrenme vakti geldi.

Ne kadar su içmelisiniz sorusunun cevabını idrarınız verir.

Nasıl mı?

İdrar yaparken rengine bakın;

⭐️ Eğer idrarınız su gibi şeffaf veya çok açık sarı ise vücudunuzun suya ihtiyacı yoktur. Yeterli su içmişsiniz.

⭐️ Eğer idrarınız sarı renkli ise vücudunuzun suya ihtiyacı vardır. Hemen bir büyük bardak su için ve bir saat sonra tekrar bir büyük bardak su için. Yeterli olup olmadığını ilk idrarınızda göreceksiniz.

⭐️ Eğer idrarınız koyu sarı renkli ise vücudunuzun suya çok ihtiyacı vardır ve vücudunuza eziyet ediyorsunuz demektir. Hemen bir büyük bardak su için, yarımşar saat ara ile birer büyük bardak su daha için. Yeterli olup olmadığını ilk idrarınızda göreceksiniz.

Kendi kendinize değerlendirmenizi idrarınıza bakarak yaptınız… Süpersiniz.

⭐️ Tuvalete gittiniz.

İdrar yaparken meyve kokusu yada Aseton kokusu geldi. Ohhh mis gibi demeyeceksiniz tabi ki..

Aklınıza ilk gelen Şeker Hastalığı (Diabetes Mellitus) olmalı…

Kesin mi ? Değil tabi ki lakin ihtimal büyük.

⭐️ Tuvalete gittiniz.

İdrar yaparken yada tuvalette terli ayak kokusu aldınız… Neler olabilir.. Hadi biliyorsunuz düşünün..!!

Eveet bildiniz… İzovalerik Asidemi “terli ayak sendromu” veya Glutarik Asidemi düşünülmeli. İç Hastalıkları uzmanından randevu almayı unutmayın.

⭐️ Bebeğinizin bezini açtınız.

Buram buram Akçaağaç Şurubu kokusu (Çemen Kokusu) geldi. Dallı zincirli amino asitleri (Lösin, İzolösin ve Valin) ve zincirli bir-α-keto asit işiyor muhtemelen. Metabolik bir sorunu olabilir. Çocuk Hastalıkları uzmanından randevu almayı unutmayın.

Şu kokuları ve olası hastalıkları şöyle bir listeleyelim

Küf – fare idrarı kokusu — Fenilketonüri

İdrarda lahana kokusu — Herediter Tirozinemi

İdrarda kedi idrarı kokusu — 3-metilkrotonilglisinüri

İdrarda Yüzme Havuzu Kokusu — Hawkinsinüri

İdrarda kokmuş balık kokusu — Trimetilaminüri

Kaynamış Lahana Kokusu — Hipermetiyonemi

Dikkatinizden kaçmamıştır.

Metabolik hastalıkların idrarda hem de koku vasıtası ile belirtilleri mevcut.

Lakin dahası da var.

Yedikleriniz içtikleriniz ile de koku ve renginde değişiklikler olmakta.

Daha analiz bile yapmadık… Baktık..! Kokladık..!

Biraz da eskilere gidelim mi?

Hadi gidelim..

Lancelot Hogben isimli ingiliz biyolog 1930 yılında başladığı çalışmaları 1940 a geldiğinde genel kullanıma girmişti. Neydi bu ?

Gebelik şüphesi olan kadından alınan idrarı dişi kurbağanın (Xenopus cinsi) cilt altına enjekte edildikten sonra kurbağa 12 – 24 saat içerisinde yumurtlarsa kadının gebe olduğunu gösteriyordu.

Çok çok geriye gidelim…İdrar nelere neden olmuş.

Tarihin bir döneminde idrar vergisi çıkarılmış…!!

İdrar vergisi sebebi ile de tüm dünyada çokça söylenen söz ilk kez söylenmiş… “Pecunia non olet..!

Romalı tarihçi Gaius Suetonius Tranquillus, On iki Sezar’ın Hayatı adını taşıyan eserinde;

Roma İmparatoru Nero’ndan sonra tahta geçen imparator Vitellius’un halefi Vespasian; Roma çamaşırhanelerinde amonyak kaynağı kullanılan idrarı, tuvaletlerden ve lağım sistemlerinden toplayıp satanlara vergi koyar.

Vespasian’ ın oğlu Titus, pis kokulu idrardan vergi alınmasının tiksindirici / iğrenç olduğunu düşündüğü için babasını eleştirir.

Bunun üzerine Vespasian lağım odalarından idrar toplayan tüccarların önündeki altın sikkelerden birisini alır ve oğlu Titus’un burnuna yaklaştırarak “bak bakalım oğlum, kötü kokuyor mu?” diye sorar.

Titus, akıllıca ve muzip bir bakışla halen kullanılan çok bilindik cümleyle cevap verir.

Pecunia non olet..!

İşte o günden bu yana bu söz “para kokmaz..!” ya da “paranın kokusu olmaz..!” dillere pelesenk olmuştur.

Daha bitmedi… İdrarın tarih boyunca çok uzun bir serüveni var..

Sibirya’da deriler idrara batırılarak dayanıklı kılınıyordu.

Antik Yunan ve Roma devrinde demirciler kızdırılmış çeliği sertleştirmek için üzerine idrar da döktüler.

Romalılar, Orta Amerika Kızılderilileri ve Afgan halkı yünlü eşyanın rengini korumak ve temizlemek için idrar kullandılar

Himalayalar’da inek idrarı dini törenlerde günahlardan arınmak için kullanılır

Ortaçağ Avrupasın’da fırıncılar mayalanması için hamura idrar kattıkları bilinir.

Antik Mısır’da kadın idrarına yatırılarak yumuşatılan tütünler tercih edilirdi

Kuzey Afrika ülkeleri ve Afganistan’da, halen halıların renklerinin daha parlak olmasını sağlamak için deve idrarı ile yıkanmaktadır

Daha neler var neler. Lakin biz idrar tahlili diyorduk.. Devam edeyim

Yukarıda da kısmen okuduğunuz gibi idrar hastalıkların teşhisinde hem kişinin kendisine hem de hekime yol gösteren önemli bulgular içeriyor.

Kan içeriğinin böbreklerde filtre edilip idrar vasıtası ile atılan her türlü maddeyi laboratuvar testleri yoluyla tespit edebilmekteyiz.

Şimdi genel olarak bir bakalım.

Neden İdrar Tahlili Taparız?

  • Genel sağlık taraması amacı ile yapılan idrar tahlilleri: Bilinen bir hastalığı olmadan rutin muayene veya genel kontrol (Check – Up) sırasında yapılır. Bu sayede birçok hastalığa ilk kez tanı konmasında, cerrahi bir işlem öncesi ve sonrası takiplerde, gebelik kadınların sağlığının takip edimesinde, spora vee okula başlamadan önceki genel muayenelerle birlikte ve benzeri birçok durumda genel sağlık durumunu gösteren önemli bir testtir.

  • Hastalık tanısı için yapılan idrar tahlilleri: Öncelikle böbrek ve idrar yolu hastalıkları – enfeksiyonları gibi hastalıkların teşhis edilmesinde idrar tahlili önemli role sahiptir.

  • Hastalıkların takibi, tedavinin takibi amacıyla: diyabet, böbrek hastalıkları, cerrahi girişim sonrası, metabolik hastalıklar, kronik hastalıklar vb gibi hastalıklarda tedaviye verilen cevabı görmek için idrar tahlili istenir. Yine gebelik testi, uyuşturucu testi gibi durum tespiti yapılması gereken süreçlerde idrarda bakılır.

Son demiyorum. Çünkü basit gibi görünen idrar, üzerine kafa yorulması ve dikkate alınması gereken çok önemli atığımız. Anlayacağınız idrar konulu yazılar bitmedi.

Doğal yaşayın Aklınıza Mukayyet Olun

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Astımlılar Nasıl Dalış Yapmalı ?

Astım, küçük bronşların ve bronşiollerin, çeşitli uyaranlara aşırı tepki vermesinin sonucu ortaya çıkan, solunum yolu daralmasına sebep olan kronik bir rahatsızlıktır. 

Yakın zamana kadar astım hastalığı olanların dalış yapmaları uygun bulunmuyordu.

Halen farklı görüşler ve uygulamalar olsa da artık dalışlara daha çok katılabiliyorlar.

Astım Hastalığı ve Astım Atağı Belirtileri

Astım hastalarında oluşan bronşiyal daralma iki (2) etki meydana getirir.

  1. Akciğerlere girip çıkabilen hava miktarında azalması ile egzersiz kapasitesini azalabilir. Scuba dalışlarında tüp – regülatör direnci ve derine inildikçe yükselen solunum gazı yoğunluğu sebebiyle artan iç direnç, azalmış solunum kapasitesi olan bir dalgıç için zorlanma ve bronşiyal daralma sebebidir.
  2. Dalgıcın daralan hava yolları, yüzeye çıkış esnasında akciğerlerde gaz sıkışmasına neden olabilir. Sıkışan gaz, eğer daralmış hava yollarından dışarı verilebilenden daha hızlı genişlerse, akciğerlerde yırtılma meydana gelebilir. Bu ise potansiyel olarak arteriyel gaz embolisi veya pnömotoraks’ a (akciğer çökmesi) yol açabilir.

Dalış yapan astımlı kişilerde tek risk gaz sıkışması değildir. Eş zamanlı olarak astım sebebi ile azalmış egzersiz kapasitesi de önemli bir risk oluşturur. Bu riskler kişinin doğal yaşamında egzersiz yaparken meydana geldiğinde durabilir, dinlenebilir ve nefes alış verişini dengeleyebilir. Scuba dalış sırasında hem sakinliğini koruyamayabilir hem de su altı ortamı sebebi ile fiziksel olarak nefes alış verişini dengeleyemeyebilir.

Astımlı dalgıcın akut bronkospazm riskine yol açabilecek mekanizmalar;

  • Dalış boyunca soğuk ve kuru hava solumak.
  • Tuzlu deniz suyunun aspirasyonu.
  • Arızalı regülatörlerden kaynaklanan aerosolize hipertonik tuzlu suyun solunması.
  • Özellikle eğitimsiz bir dalgıçta dalış sırasında aşırı efor sarf etmek.
  • Dalgıcın alerjik olabileceği polenler içeren filtrelenmemiş havanın kullanımıyla hava tankının kirlenmesi. 

Astım Hastalığı

Astımı kişide meydana getirdiği etkiye göre ayırarak incelediğimizde;

  • Hafif Aralıklı Astım: 
    • Hafif aralıklı astım, haftada 2 günden az aralıklı hırıltılı solunum, kısa alevlenmeler ve semptomsuz dönemler olarak tanımlanır.
    • Bu kişilerde pik akışta (nefesin ciğerlerden dışarı çıkışı sırasındaki maksimum hava akış hızı) %20’nin altında bir azalma mevcuttur.
    • Semptomları – alevlenme dönemleri birkaç saatten birkaç güne kadar süren kısa sürer.
    • Gece semptomları – alevlenme dönemleri ayda iki kereden az görülür
    • Akut ataklar arasında kişi normal akciğer fonksiyonuyla asemptomatiktir.
    • Tedavisi sadece ihtiyaç duyulduğunda kısa etkili bronkodilatör kullanımı şeklindedir.

  • Hafif Kalıcı Astım: 
    • Pik akış (nefesin ciğerlerden dışarı çıkışı sırasındaki maksimum hava akış hızı) %20’den az varyasyonla normale yakındır
    • Semptomlar – alevlenme dönemleri haftada birden fazla görülür.
    • Alevlenme uykuyu etkiler, gece semptomları – alevlenme dönemleri genellikle ayda ikiden fazla görülür.
    • Tedavisi gündüz kısa etkili bronkodilatör, gece uzun etkili bronkodilatör kullanımı şeklindedir.

  • Orta Şiddette Kalıcı Astım: 
    • Öksürüğü de içerebilen semptomlar – alevlenme dönemleri günlük görülebilir. Sıklıkla fizik aktiviteleri veya uykuları etkilenir.
    • Düzenli kısa etkili bir bronkodilatör kullanmaları gerekebilir.
    • Pik akımarı (nefesin ciğerlerden dışarı çıkışı sırasındaki maksimum hava akış hızı) genellikle normal değerlerin %60 – %80’i arasındadır.
    • Bu safha astımın klasik göstergesi egzersiz sırasında veya geceleri öksürmektir.
    • Genellikle günlük inhalasyonla alınan steroidler kullanırlar.
    • Akut ataklar için kısa etkili bronkodilatörler gerekebilir.
    • Bu safhadakilerin önemli bir kısmı astımları olduğunu kabul etmezler.

  • Şiddetli Kalıcı Astım: 
    • Süreklilik arz eden semptomlar – alevlenme dönemleri görülür.
    • Normalin %60’ı ve daha az olan pik akım (nefesin ciğerlerden dışarı çıkışı sırasındaki maksimum hava akış hızı) görülür.
    • Semptom – alevlenme dönemleri şiddetinde artışlar sıktır. Bu sebepe fiziksel aktivite sınırlanır ve gece semptomları sıklıkla görülür.
    • Uzun etkili bronkodilatörlerin ve oral steroidlerin düzenli kullanımı vardır.
    • Akut ataklarda kısa etkili bronkodilatör kullanmaları gerekir.

Özellikle egzersizden sonraki akciğer fonksiyon test sonuçları normal çıkması durumunda, dalış sırasında zorlu egzersizi yapabilecekleri için, astımlı kişilere dalış için uygunluk verilebilir.

Astım Hastalarında Amatör Dalış

Dalış sırasında astımlı dalgıç, bronkospazm ve akut astım atağı gelişme riskini artırabilecek çeşitli çevresel faktörlere maruz kalabilir. Akut astım atağı paniğe ve boğulmaya yol açabilir. 

İngiltere Spor Dalış Tıbbi Komitesi, şu anda iyi kontrol edilen ve normal akciğer fonksiyon testleri olan astımlı bireylerin negatif egzersiz testleri varsa dalış yapabileceklerini önermektedir.

Birleşik Krallık‘ta, astımı iyi kontrol edilen kişiler, 48 saat içinde bronkodilatöre ihtiyaç duymadıkları ve soğuk, egzersiz veya duygu kaynaklı astımları olmadığı sürece dalış yapabilirler.

ABD’deki Denizaltı ve Hiperbarik Tıp Derneği, kurtarma ilacı gerektiren astımlıların dalış yapmamasını önermektedir. Bir hastanın normal tarama spirometrisi ile hafif ila orta derecede astımı varsa, o zaman dalış için aday olarak kabul edilebilir. Ancak, bir hasta astım krizi geçiriyorsa, spirometrideki hava yolu işlevi normale dönene kadar dalış yapmamalıdır. Bir egzersiz meydan okuma testi yapılabilir.

Avustralya ve Yeni Zelanda Torasik Derneği, son 5 yılda aktif hastalığı olan astımlı hastaların eğlence amaçlı dalışa katılmamasını önermektedir. Bu konuda en muhafazakar ülke Avustralya’dır. Tüm dalgıçlarının sertifikasyon öncesinde astımı ekarte etmek için bir spirometri (akciğer fonksiyonu testi) testinden geçmeleri zorunludur.

Görüldüğü gibi ülkelerin astımlı kişilerin dalış yapıp yapamayacağına dair görüş ayrılıkları mevcut. Her biri farklı kurallar koymaktadır.

Ülkemizde amatör dalış için belirlenmiş – uygulanan muayene kriterleri bulunmamaktadır.

Bu sebeple; astım hastası olan amatör dalgıç adayları hem akciğer fonksiyonlarının değerlendirilmesi hem de astım şiddetinin ölçülmesi için egzersiz testinden geçmeli ve dalış ve astım konusunda yetkin bir uzman hekim tarafından değerlendirilmesi sağlanmalıdır.

Astım hastasıysanız ve dalış muayenesinde onay aldıysanız bile dalış günü inhalerinizi ve varsa diğer tüm ilaçlarınızı kullanıma hazır bir şekilde yanınızda bulundurmalısınız. Dalışta birlikte olacağınız bady’nizi ve dalış amirini astım hastalığınız, kullandığınız ilaçlar ve olası komplikasyonlar konusunda bilgilendirmelisiniz. Mümkünse dalış yaptığınız teknede hekim veya ilk yardım eğitimi almış birinin olmasını sağlamalısınız.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Astımlılar dalış yapabilir mi? https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9487249/

⭐️⭐️ Hafif Aralıklı Astım https://www.sciencedirect.com/topics/medicine-and-dentistry/mild-intermittent-asthma

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Kansızlık…!

Bir düşünün…

Anemi (kansızlık) tanısı ile size ilaç yazılmış.

Evet…Ruhsatlı bir ilaç. Hekiminiz reçeteye yazmış ve gidip eczaneden almışsınız..

Eve geliyorsunuz ilacın Bilgi Formunu (Prospektüsü) okuyorsunuz.

Yardımcı maddeler: Askorbik asit, mikrokristalin selüloz (Avisel PH 102), metilhidroksipropil selüloz (Metosel 50), hidroksipropil selüloz (Klucel LF), metakrilik asit kopolimer (Eudragit L 30 D), O-asetiltrietilsitrat (Citroflex A-2), talk, eritrosin, kinolin sarısı, titanyum dioksit, indigo karmin, jelatin (sığır jelatini).

Yazıyor..

Eveeettt... dikkatinizi kırmızı olanlar çekti sanırım. (Prospektüste renk ayrımı yok.)

Şimdi isterseniz yazının devamını okuyun isterseniz googleda o kırmızı kelimeleri araştırın. Tercih sizin.

Lakin bu 4 (dört) yardımcı madde de kanserojen…!!!

  1. Titanyum dioksit (E171)
  2. Eritrosin (E127)
  3. Talk (E553B)
  4. Kinolin sarısı – Tartrazin (E102)

Ne oluyor? Neden oluyor? Niye oluyor?

Bunların cevaplarını vermeyeceğim, yorumlamaya da girmeyeceğim.

Okuyan herkesin anlayacağı ve kendi kararını verebileceği bir konu.

Bu yazıyı muhakkak okumalısınız..Hiperaktif Değil Gıda Boyalı Çocuklar. https://tetkik.com.tr/2024/12/19/hiperaktif-degil-gida-boyali-cocuklar/

Tartrazin – Kinolin sarısı

Titanyum dioksit (E171) Hakkında: Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi, E171’in genotoksik olma olasılığı nedeniyle artık bir gıda katkı maddesi olarak güvenli olarak kabul edilemeyeceğini ve E171 uygulamasının fare modellerinde kolon tümörü oluşumunu şiddetlendirdiğine dair kanıtlar olduğunu belirtti.

Talk, IARC tarafından “insanlar için muhtemelen kanserojen” olarak sınıflandırılmıştır

TALK, 4 yıl, 16 bin 800 kanser davası… Johnson & Johnson havlu attı, ABD ve Kanada’da bebek pudrası satışlarını durduruyor https://www.indyturk.com/node/182751/ekonomi%CC%87/4-y%C4%B1l-16-bin-800-kanser-davas%C4%B1%E2%80%A6-johnson-johnson-havlu-att%C4%B1-abd-ve-kanada%E2%80%99da

Eritrosin, gıda ve yem katkılarında kullanılan bir boyadır. ABD ve Norveç’te yasaklanmıştır. FD&C Kırmızı No. 3 https://www.fda.gov/industry/color-additives/fdc-red-no-3#:~:text=The%20FDA%20determined%20that%20the,that%20occurs%20in%20male%20rats

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirle

⭐️⭐️ Titanyum Dioksit: Yapı, Etki ve Toksisite https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9104107/

⭐️⭐️ Gıda sınıfı titanyum dioksit birikimi, 24 saatlik maruziyetin kaldırılmasından sonra kolon hücrelerinde hücresel değişikliklere yol açar https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35973603/

⭐️⭐️ Ksanten gıda boyası olan eritrosin B’nin HepG2 hücreleri üzerindeki genotoksik ve mutajenik etkileri. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22847138/https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22847138/

⭐️⭐️ Tartrazinin (E102) oral yoldan uygulanması, sıçanlarda 7,12-dimetilbenz(a) antrasen (DMBA) kaynaklı meme kanserinin oluşumunu ve gelişimini hızlandırır. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8720219/

⭐️⭐️ Tartrazin DNMT ve HDAC Genlerinin Aktivitesini Değiştiriyor – Bu Kanser ve Nörolojik Bozukluklar Arasındaki Bir Bağlantı mı? https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10346749/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Damarlarınızın Tıkanıklığı Ne Durumda?

Hemen herkesin sağlık dendiğinde aklına ilk gelen, lakin beslenme ve yaşam tarzı ile ihmal ettiği kalp ve damar sağlığı durumunu anlamak için ne yapmalıyız?

Öncelikle, kalp ve damarlarda olabilecek tıkanıklıklar hayati riskler içermesi sebebi ile önlenmesi için çaba harcanması gereken asıl hedef olmalıdır.

Tabi ki içinde bulunduğunuz an itibari ile kalp ve damarlarınızın ne durumda olduğunu bilmek de önemlidir.

Bu yazımızda hedefim damar tıkanıklığınızın olup olmadığı ve ne durumda olduğunu tespit etmek için neler yapıldığını ve neden yapıldığını inceleyeceğiz.

Yeri gelmişken hatırlayalım…

Aterosklerozun patofizyolojisi büyük ölçüde inflamasyonla birlikte lipid taşınımına bağlıdır.

Kalp ve damarlarda tıkanıklıkları anlamanın en kesin yolu anjiyografi dir. Lakin anjiyografi invaziv bir işlemdir. Ve her invaziv işlemde olduğu gibi riskleri mevcuttur.

Güncel tıbbi imkanlarımız farklı testler yolu ile damar tıkanıklıkları tespit edilebiliyor.

Maalesef günümüzde hastaların değerlendirilmesinde öncelik verilmekte olan testlerden çok daha önemli olan hekimin muayenesi ve bulguları olmalıdır…

Peki nedir bu olması gereken hekim muayenesi önce ona bir bakalım.

Hekimler,

Hastayı dinler, sorular sorarak şikayetlerini ve yaşantısına etkilerini sorgulayarak öyküsünü öğrenir buna anamnez denir.

Hastayı tam bir muayene ile değerlendirir. Bu muayene günümüzde genelde gördüğünüz gibi değildir. Muayenenin aslı;

  • İnspeksiyon: Hastanın muayene odasına girdiği andan itibaren başlayan ve şikayetlerine odaklanarak devam eden hekimin gözle hastayı değerlendirmesidir.
  • Palpasyon: Hastanın şikayetlerinin odağı olan vücut bölgesini ve ilgili diğer bölgelerini hekimin elle dokunarak değerlendirmesidir.
  • Perküsyon: Hekimin sol elinin orta parmağını hastanın muayene edeceği bölgesinin orta noktasına gelecek şekilde koyması ve sağ elinin orta parmağı ile sol elin orta parmak ortasına parmağını oynatmadan bilek hareketi ile vurması ile dokudan gelen sesi ve titreşimi değerlendirmesidir.
  • Oskültasyon: Hastanın söz konusu bölgesinin steteskop aracılığıyla dinlenmesidir. Bu yöntem genelde göğüs ve karın bölgesi muayenesinde kullanılır ve değerlendirilir.
  • Olfaksiyon: Hekmiin koku alma duyusu koklama hissi ile muayene ve değerlendirmesidir. Bu kimi alanlarda ayrı kimi alanlarda genel muayene içinde kabul edilir.

Yukarıda saydıklarım hekimliğin esaslarıdır.

Testleri incelerken özellikle aklınızda tutmanız gereken yapılan tüm tetkikler hastayı değerlendirmede hekimin muayenesine yardımcı unsurlardır.

Peki nedir bu testler şimdi de onları inceleyelim…

Kalp Hastalığı Riskini Belirleme ve Damar Tıkanıklığı Testleri

Kanda Lipoprotein (a)

Lipoprotein (a) veya Lp (a), daha yapışkan olan bir tür LDL veya düşük yoğunluklu lipoproteindir.

Lipoprotein (a) nın daha yapışkan olması atardamarlarda tıkanıklıklara ve kan pıhtılarına neden olma olasılıkları daha yüksektir.

Bu sebeplerle, kanda lipoprotein (a) seviyesinin bakılması, toplam LDL kolesterol seviyesine bakılmasından daha spesifik sonuç verdiği için günümüzde öncelikli tercih olma eğilimindedir.

Sonuç olarak, yüksek lipoprotein (a) seviyesi olan kişilerde, atardamarlarında tıkanıklıklar ve kan pıhtılarıyla ilişkili kalp hastalığı, felç ve diğer ciddi rahatsızlıklar için çok yüksek risk taşıdığı düşünülür.

Kanda Apo-B – 100

Karaciğerde üretilen Apolipoprotein B -100, lipitleri gidecekleri yere götürür. Lakin sadece LDL (düşük yoğunluklu lipoprotein), VLDL (çok düşük yoğunluklu lipoprotein) ve şilomikronları taşırken, HDL (yüksek yoğunluklu lipoproteinleri) taşınmaz.

Bağırsaklarda üretilen Apolipoprotein B – 48 ise yağ ve kolesterolü karaciğere taşır.

Apolipoprotein B proteini hücrelerdeki reseptörlere bağlanır ve bu da lipoproteinin veya LDL – VLDL hücreye girmesine izin verir. İçeri girdiğinde parçalanır ve yağ ve kolesterolün kana salınmasını sağlar.

Sonuç olarak, yüksek Apolipoprotein B -100 seviyesi olan kişilerde, atardamarlarında tıkanıklıklar ve kan pıhtılarıyla ilişkili kalp hastalığı, felç ve diğer ciddi rahatsızlıklar için yüksek risk taşıdığı düşünülür.

Kanda Açlık kan şekeri

Açlık kan şekeri (glikozu), diyabet sınırının altı (126 mg/dl) dahil olmak üzere tüm konsantrasyonlarda kardiyovasküler hastalık riski ile ilişkilidir.

Diyabetes mellitus (DM), hem makrovasküler yapıyı (aterosklerotik değişiklikler yoluyla) hem de mikrovasküler yapıyı (lipohiyalinozis yoluyla) etkileyerek serebral damar sistemine zararlı bir etki uygular.

Sonuç olarak, yüksek açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri seviyeleri atardamarlarda tıkanıklıklar ve kan pıhtılarıyla ilişkili kalp hastalığı, felç ve diğer ciddi rahatsızlıklar için yüksek risk taşır.

Kanda HbA1c

Hemoglobin A1c testi, glikozlanmış hemoglobin, HbA1c veya kısaca A1c olarak da bilinir ve kişinin son 60-90 güne ait ortalama şeker (glikoz) seviyesini yüzde olarak ifade eder. 

Yukarıda yazılı olan açlık kan şekeri (glikozu) ile aynı sebeplerle HbA1c ölçümü önemlidir.

Sonuç olarak, yüksek açlık kan şekeri ve tokluk kan şekeri seviyeleri atardamarlarda tıkanıklıklar ve kan pıhtılarıyla ilişkili kalp hastalığı, felç ve diğer ciddi rahatsızlıklar için yüksek risk taşır.

Sonuç olarak, yüksek açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri ve HbA1c seviyeleri, atardamarlarda tıkanıklıklar ve kan pıhtılarıyla ilişkili kalp hastalığı, felç ve diğer ciddi rahatsızlıklar için yüksek risk taşır.

Kanda Açlık insülin

Aşırı kilo ve obezite (özellikle viseral); hareketsiz yaşam tarzı, aşırı karbonhidrat alımı lehine dengesiz beslenme, kronik stres, diyabet oluşturan ilaçların uzun süreli kullanımı, genetik nedenler vb. nedenlerle vücut hücrelerinin insüline duyarlılığı azalır. Hücreler, insüline normal şekilde yanıt vermedikleri için kandaki şekeri (glikozu) hücre içine almazlar yada yeteri kadar almazlar ve bu nedenle pankreas, normal kan şekeri seviyelerini korumak için daha fazla insülin salgılar.

Zamanla (yıllar içinde), pankreas artık insülin salgılanmasını artırma telafi edici manevrasında başarılı olmayacaktır, bu nedenle başlangıçtaki insülin direnci önce prediyabete ve ardından belirgin tip 2 diyabet’e dönüşür.

Yukarıda yazılı olan açlık kan şekeri (glikozu) ve HbA1c ile aynı sebeplerle açlık insülin ölçümü önemlidir.

Sonuç olarak, yüksek açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri, HbA1c ve insülin seviyeleri, atardamarlarda tıkanıklıklar ve kan pıhtılarıyla ilişkili kalp hastalığı, felç ve diğer ciddi rahatsızlıklar için yüksek risk taşır.

HOMA-IR değeri

Homeostasis Model Assessment Insulin Resistance (HOMA-IR), açlık glukoz değerinin açlık insülin ile çarpılıp bu değerin 405’e bölünerek elde edilir. Bu formül ile, 2.5 üstü bir değer, insülin direncinin varlığını gösterir.

Yukarıda yazılı olan açlık kan şekeri (glikozu, HbA1c ve açlık insülin ile aynı sebeplerle açlık HOMA-IR hesaplanması önemlidir.

Sonuç olarak, yüksek açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri, HbA1c, insülin ve HOMA-IR seviyeleri, atardamarlarda tıkanıklıklar ve kan pıhtılarıyla ilişkili kalp hastalığı, felç ve diğer ciddi rahatsızlıklar için yüksek risk taşır.

Kanda HDL

Lipoprotein HDL’nin iki önemli rolü vardır: İlki ters kolesterol taşınmasını destekler. İkincisi, iltihabı düzenler.

HDL kolesterol seviyelerinin kardiyovasküler olay riskiyle ters orantılı olduğunu görülmektedir.

Lakin aksi durumlar da görülmesi sebebi ile tek başına değil diğer testlerle birlikte anlamlı bir yargı kurulması mümkündür.

Damarlarda tıkanma enflamasyon kaynaklıdır. HDL’nin hücrelerden kolesterolün dışarı atılmasını destekleme yeteneği mevcuttur. Bu süreç, atardamar duvarında köpük hücrelerinin birikmesini en aza indiriri.

Lakin, HDL’nin ayrıca antiaterojenik olabilen ek özellikleri vardır.

Örneğin, HDL etkili bir antioksidandır.

HDL’nin başlıca proteinleri olan apoA-I ve apoA-II ile plazmada HDL ile birlikte taşınan paraoksonaz gibi diğer proteinlerin antioksidan özelliklere sahip olduğu iyi bilinmektedir.

Sonuç olarak, HDL, bu lipoproteinlerin aterojenliğini azaltan bir süreçte düşük yoğunluklu lipoproteini (LDL) engelleme kapasitesine sahiptir.

HDL ayrıca diğer antiinflamatuar özelliklere de sahiptir.

Endotel hücrelerinde yapışma moleküllerinin ifadesini engelleme yetenekleri sayesinde, kan monositlerinin atardamar duvarına alınmasını azaltırlar.

HDL’nin bu antioksidan ve antiinflamatuar özellikleri, ateroskleroz gelişimine karşı koruma açısından kolesterol dışarı atma fonksiyonu kadar önemlidir.

Kanda Trigliserid

Trigliserid / HDL-C Oranı oranı = 4 > olması istenir.

”Bildiğiniz Gibi Değil Bu Trigliserid” üzerine tıklayarak yazımızı okuyabilirsiniz

Kanda Troponin Testi

Troponin, kalp kaslarında bulunan bir enzimdir. Kalp kaslarında hasar meydana geldiğinde bu enzim zarar gören hücrelerden kana karışır.

Kalp krizi, miyokardit gibi durumlarda troponin seviyeleri yükselir.

Göğüs ağrısıyla acile başvuran hastalarda EKG normal çıksa bile troponin testi yüksekse, kalp krizi ön tanısı ile takibe alınır.

Kanda troponin bakılması kalp damar tıkanıklığı ve kalp krizi tanısında önemlidir.

Kanda CK-MB (Kreatin Kinaz-Miyokard Band) Testi

Kreatin kinaz (CK), iskelet kası, miyokard ve beyinde en fazla miktarda bulunan hücre içi bir enzimdir.

CK-MB testi, kalp kasına özgüdür. (CK–MM, CK–MB ve CK–BB izoenzimleri mevcuttur.)

CK-MB testi, troponin kadar sıklıkla kullanılmasa da göğüs ağrısıyla hastaneye başvuran hastalarda tanıya yardımcı olması için istenmektedir.

Kanda Yüksek Duyarlıklı CRP (hs-CRP) Testi

CRP testi genellikle enfeksiyonları tespit etmek için kullanılır.

Lakin yüksek duyarlıklı CRP (hs-CRP) testi, damar tıkanıklığına işaret eden enflamasyonu ölçer.

Vücutta enfeksiyon olmamasına rağmen hs-CRP değeri yüksekse, kalp damarlarında inflamasyon riski yüksektir.

hs-CRP, kalp damar hastalığı riskini değerlendirmede çok etkilidir.

Kanda D-Dimer Testi

D-Dimer, kan pıhtılarının varlığını gösteren bir testtir. Genellikle pıhtılaşma bozukluklarının tanısında kullanılır. Ancak, kalp krizlerinde ve pulmoner emboli (akciğere pıhtı atması) gibi durumlarda da D-Dimer testi yüksek çıkabilir. Göğüs ağrısıyla birlikte bu testin yüksek çıkması, kalp krizi veya aort yırtılması gibi ciddi problemlerin göstergesi olabilir.

Kanda PLAC Testi

PLAC testi, kanda Lp-PLA2 enzim aktivitesini ölçen ve koroner kalp hastalığı riskini belirlemek, damarlarınızda bulunan plakların risk durumunu ve reaktivitesini ölçmek için kullanılır.

PLAC testi, şah damarı ve büyük damar tıkanıklıklarını önceden tespit edebilmek için kullanılır.

PLAC testi, yüksek çıktığında damarlarda plak olmasa bile, kanda plak oluşumu için risk faktörleri bulunduğunun göstergesidir.

Gördüğünüz gibi testlerin hiçbiri tek başına kesin değil.

Bu testlerin yanı sıra damar tıkanıklığı durumunuzu öğrenmek için görüntüleme yöntemleri de mevcuttur.

  • Bilgisayarlı tomografi anjiyografi (BT Anjiyo)
  • MR anjiyografi
  • Ekokardiyografi

Hekiminizin gerek görmesi durumunda bu yöntemler de uygulanmaktadır.

Doğal Yaşayın Doğal Beslenin Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Lipoprotein (a) https://my.clevelandclinic.org/health/articles/25226-lipoprotein-a

⭐️⭐️ Lipoprotein (a): Genel Bir Bakış ve Çeşitli Hastalıklarla İlişkisi https://dergipark.org.tr/tr/pub/totm/issue/13147/158560

⭐️⭐️ Apo B Testi https://my.clevelandclinic.org/health/diagnostics/24992-apolipoprotein-b-test

⭐️⭐️ APOB geni https://medlineplus.gov/genetics/gene/apob/

⭐️⭐️ Troponin https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK507805/

⭐️⭐️ Kardiyovasküler bir risk faktörü olarak diyabet: Makro ve mikro vasküler komplikasyonların küresel eğilimlerine genel bir bakış https://academic.oup.com/eurjpc/article/26/2_suppl/25/5925419

⭐️⭐️ Diyabetlilerde küçük damar tıkanıklığı ile büyük atardamar aterosklerotik inmeler: Hasta özellikleri, sonuçlar ve inme mekanizmasının öngörücüleri https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6301229/

⭐️⭐️ Diyabetik hastalarda karotis aterosklerozunun yaygınlığı. Karotis arterlerinde ultrason yüksek çözünürlüklü B-mod görüntüleme https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/1425091/

⭐️⭐️ Hiperinsülinemi https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/24178-hyperinsulinemia

⭐️⭐️ Ateroskleroz https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/16753-atherosclerosis-arterial-disease

⭐️⭐️ İnsülin bağımlı diyabetiklerde insülin duyarlılığı ve damar hastalığı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/5646096/

⭐️⭐️ Diyabeti olmayan yetişkinlerde insülin direnci ve kardiyovasküler olay riski: meta-analiz https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23300589/

⭐️⭐️ İnsülin direnci/hiperinsülinemi: Uzun zamandır hafife alınan önemli bir kardiyovasküler risk faktörü https://www.frontiersin.org/journals/cardiovascular-medicine/articles/10.3389/fcvm.2024.1380506/full

⭐️⭐️ HDL kolesterolü kalp hastalığına karşı koruma sağlamadığında https://www.nih.gov/news-events/nih-research-matters/when-hdl-cholesterol-doesnt-protect-against-heart-diseasehttps://www.nih.gov/news-events/nih-research-matters/when-hdl-cholesterol-doesnt-protect-against-heart-disease

⭐️⭐️ HDL Kolesterol Hakkında Sorular https://www.nih.gov/news-events/nih-research-matters/questions-about-hdl-cholesterol

⭐️⭐️ HDL ve kardiyovasküler hastalık: Aterojenik ve ateroprotektif mekanizmalar https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21304474/

⭐️⭐️ HDL’nin Antiinflamatuar Özellikleri https://www.ahajournals.org/doi/10.1161/01.res.0000146094.59640.13

⭐️⭐️ HDL kolesterol, çok düşük LDL kolesterol seviyeleri ve kardiyovasküler olaylar https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/17898099/

⭐️⭐️ Metabolik Sendrom ve Kardiyovasküler Hastalıklar İçin Bir Risk Belirteci Olarak Trigliserid/Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein Kolesterol (TG/HDL-C) Oranı https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10001260/

⭐️⭐️ Trigliseridler ve Kardiyovasküler Hastalık. https://www.ahajournals.org/doi/full/10.1161/cir.0b013e3182160726?ct=39994

⭐️⭐️ Trigliseridlerin HDL-Kolesterole Oranının Yüksek Olması Yaygın Koroner Hastalığı Öngörüyor https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC2664115/

⭐️⭐️ Trigliseridler + yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol dislipidemisi, yaşlı kadınlarda koroner risk faktörüdür: Yaşlılarda Kardiyovasküler Çalışma https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16207260/

⭐️⭐️ Koroner Kalp Hastalığını Tahmin Etmek İçin Lp-PLA2 Aktivitesi İçin PLAC Testi https://www.aafp.org/pubs/afp/issues/2020/0101/p44.html

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Öksürüğe Bitter Çikolata

Çikolata… İşte keyif.

Okuyup da yutkunmayan oldu mu acaba?

Ne de güzel bir tad değil mi?

Bu güzel tadın içerisinde neler var neler biliyor musunuz?

Mesela; Öksürüyor musunuz?

O zaman bitter çikolata atın ağzınıza..

Neden mi?

Çünkü; Bitter çikolatanın içerisinde bulunan “teobrominetkili bir öksürük kesicidir.

Teobrominin, inatçı öksürüğün temel bir özelliği olan vagus sinirinin uygunsuz ateşlemesini inhibe ettiği gösterilmiştir.

Teobromin, Kobay modelinde sitrik asitle tetiklenen öksürüğü engellemede kafeinden önemli ölçüde daha etkilidir ve en azından teofilin ve doksofilin kadar etkili olduğu tespit edilmiştir”

Öksürük

Öksürük refleksi karmaşıktır.

Öksürüğün mekanizması, merkezi ve çevresel sinir sistemini ve bronş ağacının düz kasını içerir.

Teobromin

Teobromin konsantrasyonu çikolatanın türüne göre değişir.

Kakao tozu, pişirme çikolatası ve bitter çikolata, sütlü çikolataya kıyasla daha yüksek seviyelerde teobromin içerir.

Teobromin, adı kakao ağacı olan Theobroma’dan gelmektedir.

Maya dilinde; ”theo – tanrı” ve ”broma – içecek’ anlamına gelir. Maya halkı için kutsal olan çikolata tanrılara özel bir içecektir.

İngilizcesinde (Teobromine)sonuna eklenen ‘ine‘ Türkçede ”in”kimyasalların adlandırılmasındaki kural sebebiyledir. Benzer şekilde Kafein, Nikotin ve Morfin gibi birçok başka alkaloidde bulunabilir.

Teobromin kimyasal olarak kafeine çok benzer. 

Teobromin (yukarıdaki şeklin solunda) ve kafein (yukarıdaki şeklin sağında) kimyasal olarak yalnızca bir metil grubu farklıdır.

Teobromin ve kafein aynı miktarda alındığında kişinin beyninde aynı uyarıcı etkilerin çoğuna sahiptir.

Teobromin, çikolata yediğinizde algıladığınız lezzetin yükselmesine bu uyarıcı etkisi ile katkı sağlar.

Hazır Teobromin konusunu yazmışken dikkatinizi çekmek istediğim önemli bir konu daha var.

Hayvanlarda Teobromin

Hayvanlarda Teobromin konusu biraz daha farklı…

Çünkü, yarış atlarında performans arttırıcı etkisi olması sebebi ile hem kafein hem de teobromin yasaktır.

Tabi ki dostlarımız da unutmayalım… Evet

Köpeğiniz – kediniz ve diğer evcil hayvanlarınızın çikolata yemeleri miktara bağlı olarak ölümlerine dahi yol açabilir.

Tabi ki köpeğinizin ve diğer evcil hayvanlarınızın büyüklüğü de yedikleri çikolatanın miktarı da türü de farklı toksik etki yaratabilir.

Çikolata – Teobromin yiyen dostalarınızda;

  • Huzursuzluk
  • Heyecan
  • Hiperaktivite
  • Sinirlilik
  • Titreme
  • Kusma
  • İshal
  • Aşırı içme ve idrara çıkma
  • Kalp atış hızında artış
  • Kas titremeleri
  • Nöbetler
  • Ölüm

Gibi etkileri ve sonuçları görülebilir.

Köpeğinizin veya diğer evcil hayvanlarınızın çikolata yediğini fark ederseniz miktarı ne olursa olsun muhakkak veterinerinize danışmalısınız

Gördüğünüz gibi keyif aldığınız çikolata bitter olduğunda öksürüğünüzü kesmede etkili olabileceği gibi o sırada yanlışlıkla yere düşürdüğünüz çikolata parçalarını yiyen köpeğinizin veya evcil hayvanınızın hayatına mal olabilir.

Doğal Yaşayın Doğal Beslenin Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Teobromin https://pubchem.ncbi.nlm.nih.gov/compound/theobromine

⭐️⭐️ Çikolata tüketimi ve tip 2 diyabet riski: prospektif kohort çalışmaları. https://www.bmj.com/content/387/bmj-2023-078386

⭐️⭐️ Kalıcı öksürüğün tedavisinde teobromin: randomize, çok merkezli, çift kör, plasebo kontrollü klinik çalışma https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC5542984/

⭐️⭐️ Yeni ksantin türevi 1H-purin-2,6-dion, 3,7-dihidro-3-metil-7[(5-metil-1,2,4-oksadiazol-3-il)metil]’in antitussif özellikleri üzerine deneysel çalışmalar. 1. bildirim: öksürük ve mukosiliyer klirens hayvan modelleri üzerindeki etkilerinin in vivo gösterimi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/9150860/

⭐️⭐️ Dünyanın en eski çikolatası 5300 yıl önce Güney Amerika’daki bir yağmur ormanında üretildi https://www.science.org/content/article/world-s-oldest-chocolate-was-made-5300-years-ago-south-american-rainforest

⭐️⭐️ Kakao tüketiminin faydalı etkileri açısından teobrominin önemi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4335269/

⭐️⭐️ Öksürük Bastırıcı Olarak Çikolata: Yaklaşan Bir Klinik Denemenin Mantığı ve Gerekçesi https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1543291213600284

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Kalp Dostu Nitrik Oksit ve Vitamin – Mineraller

Vitaminler

C, A, E vitaminleri, Folik Asit; K vitamini ve Karotenoidler

Vitamin C, A, E ve folik asit endotel hücrelerinde Nitrik Oksit üretimini artırır.

Vitamin A ve vitamin E beyin (Nöronal) hücrelerde Nitrik Oksit üretimini artırır.

Vitamin C, Vitamin A, Vitamin E ve folik asit anti-aterosklerotik etki gösterirler. (Kolesterol yüksek hastalarda damar endoteli yolu ile gevşeme – genişlemeyi sağlar.

Vitamin C, Nitrik Oksit üretimini arttır ve mikro damarların endotel hücrelerinde birikirler. Bu sayede mikrobik süreçlerde mikro damarların fonksiyonlarını iyileştirirler.

Vitamin C, BH4’ü stabilize ederek ve reaktif oksijen türlerini temizleyerek etki eder.

Vitamin A, ADMA’yı azaltır ve NOS1’i artırır ayrıca çeşitli hücrelerde NOS2 üzerindeki farklı etkileri mevcuttur.

Vitamin K ve karotenoidler NOS2’yi engeller.

Mineraller

Kalsiyum

Hücre dışı ve hücre içi Ca 2+’nin artması endotel hücreleri tarafından Nitrik Oksit üretimini uyarır.

Yüksek kalsiyumlu diyet hipertansiyon gelişimini azaltır.

Demir

Demir mevcudiyeti Nitrik Oksit üretimini düzenler. (demir içeren hem, NOS’un temel bir bileşenidir)

Demir, diğer moleküllerle etkileşim NOS2 yapı ve aktivitelerinin (ekspresyonunun) düzenlenmesini etkiler

Demir eksikliği Nitrik Oksit sentaz (NOS) aktivitesini azaltır.

Çinko

Çinko, Nitrik Oksit Sentaz (NOS)’a bağlanarak Nitrik Oksit üretimini düzenler; Nitrik Oksit üretimi daha yüksek seviyelerde inhibe edilir. (NOS2 ekspresyonunu inhibe eder)

Çinko, vasküler, immünolojik ve bağırsak fonksiyonlarını düzenlemede etkin rol alır.

Magnezyum

Magnezyum, Endotel hücreleri tarafından Nitrik Oksit üretiminin doza bağlı uyarılmasını sağlar.

Magnezyum, Vazodilatör etkilidir.

Diğer

Glukozamin (Glikoz ve glutaminin metaboliti)

Hücresel serbest NADPH kullanılabilirliğini azaltarak Nitrik Oksit üretimini engeller; NOS2 bağımlı Nitrik Oksit üretimini azaltır

Diyabetik ve obez kişilerde endotel insülin direnci ve kardiyovasküler komplikasyonlar açısından etkileri olabilir; artrit gibi Nitrik Oksit aracılı kronik inflamatuar hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde faydalı olabilir.

Bitki Kaynaklı İzoflavonlar (Fitoöstrojenler)

Arttırılmış NOS3 aracılı Nitrik Oksit üretimi ve endotel bağımlı gevşeme

Kalp koruyucu etkileri mevcuttur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

İdrarımızı Tanıyalım – Tanımlayalım

Öncelikle gerçekten idrar nedir biliyor musunuz?

İnternette bir dolaşın yada varsa kitaplarınıza bir bakın… İdrar için bir tanım yok…

Evet.. İdrarın tanımını bulmanız çok kolay değil… Çokça tarif edilmiş..

Bolca idrar analizi vb gibi veriler var. Lakin tanım yok. Ben yazayım tanımını…

İdrarın Tanımı

Kanın, içeriğindeki organik – inorganik maddelerin ve hacminin dengelenmesini sağlamak için böbreklerde filtrelenmesiyle oluşan sıvı atığa idrar denir.

Vücutta, idrarın artması ve azalması bir çok sebebe dayalı olup, sonucunda kanın içeriğindeki organik – inorganik maddelerin ve hacminin dengesini sağlanmaya çalışır.

İdrarın genel olarak içeriği; %91 – 96’sı su, kalan % 9 – 4 ’lük kısmı gıda ve metabolizma sonucu oluşan çözünmeyen inorganik tuzlar, üre, (üre, katı maddelerin yaklaşık yarısını oluşturur) organik bileşikler ve organik amonyum tuzlarından oluşur.

İdrarın içeriğini daha da ayrıtılı olarak görelim.

Sağlıklı Bir Erişkinde Normal İdrar Değerleri Nasıldır

  • Görünüm: Çok hafif sarı renkli olup, saman sarısı renginden kehribar rengine kadar değişebilir
  • Berraklık: Şeffaf – berrak görümlüdür.(Enfeksiyonlarda bulanık görülür)
  • Asitlilik – Alkalilik Durumu: pH 4,5 – 8 arasındadır
  • Spesifik Gravitesi (Dansitesi): 1.005 – 1.025 arasındadır.
  • Glikoz (Şeker): <130 mg / dL
  • Keton: Yok
  • Nitrit: Yok
  • Lökosit Esteraz: Negatif
  • Bilirubin: Negatif
  • Ürobilinojen: Eser miktarda (0,5 – 1 mg/dL)
  • Eritrosit: Mikroskopik incelemede, Her sahada 3-4 eritrosit normal
  • Protein: < 150 mg / gün normal
  • Lökosit: Mikroskopik incelemede, Her sahada 2-5 lökosit normal
  • Epitel: Mikroskopik incelemede, Her sahada 15-20 yassı epitel normal
  • Silendir: 0-5 hyalen silendir görmek normal
  • Kristal: Nadir oksalat kristalleri görülebilir
  • Bakteri: Görülmemeli
  • Mantar- maya hücreleri: Görülmemelidir

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla