Kanser Enerjisini Sizden Alıyor

Evet aynen de öyle…

Kanser hücrelerinin canlılığı ve büyümesi için ENERJİ gereklidir.

Bölünme yeteneği çok hızı olan kanser hücreleri normal hücrelerden çok daha yüksek miktarda enerji tüketirler.

Ve kanser hücresi ihtyacı olan enerjiyi temin etmek için kendine yollar bulmaya çalışırken sizin tercihleriniz işini kolaylaştırıyor veya zorlaştırıyor…

Warburg Etkisi:  Oksijen varlığında dahi glikozun emilimini sağlayan ve laktat üretimi yolu ile hücrenin çoğalmasını iyileştirerek ve enerjinin verimli şekilde üretilmesi sağlayarak kanserleşen hücreyi desteklemektir.

Kanser hücreleri oksijen varlığına bakmadan glikozu kullanarak sürekli enerji üretirler.

Bu da demektir ki…

Glikoz alımını azaltır – kısıtlarsanız kanser hücre beslenmesinin bir mekanizmasını – kaynağını önlemiş olursunuz.

Glikoz

  • Şekerden
  • Nişastadan
  • Früktozdan

Mutlak uzak durmalısınız.

Kanser hücresinin enerji elde etmek için başka yolları var mı?

Maalesef var.. tabi ki daha zorlu ve kısıtlı yollar.

Buraya dikkat edelim.

Boston College’da biyoloji, genetik ve biyokimya (Özellikle kanser biyolojisi üzerine araştırmaları olan) alanında çalışan Amerikalı Profesör Dr. Thomas N. Seyfried (d. 1946) hemen her konuşmasında söylediği şu cümleye kulak verelim

Kanser hücreleri enerji ihtiyacını fermantasyon ile giderir

Burada da dikkat edilmesi gereken husus fermantasyon dur.

Sözlerine devam ediyor ve…

Kanserden korunmak istiyorsanız ana fermantasyon yakıt kaynağı olan Glikoz ve Glutamin’i kesmelisiniz.

İlk olarak glikozdan bahsetmiş ve kısıtlamaya gitmiştik. Lakin şimdi ciddi bir sorunumuz ortaya çıktı. Profesör Dr. Thomas N. Seyfried Glikoz ve Glutamin diyor.

Glutamin, insanlarda en bol bulunan amino asittir ve dolaşımda 0,4 ila 1,0 mM arasında değişir. 

İşte burada çok daha hassas mekanizmaların varlığına dikkatinizi çekmeliyim.

Glikoz ve glutamin arasında güçlü bir sinerjik etkileşim vardır. Ve birbirlerinin yokluğunda ayrı ayrı hücresel enerji oluşumuna katkı sağlayarak ortamda gerekli enerji (ATP) mevcudiyetini sağlarlar.

Tıbbi Bilgi: Glikoz yoksunluğu geliştiğinde; Glutamin, glutaminoliz yolunda oksijenin varlığında veya yokluğunda mitokondriyal substrat düzeyinde fosforile edilerek enerji elde edilir.

Glutaminden zengin Et, süt ürünleri, yumurta ve balık hayvansal, baklagiller, fındık ve soya gibi bitkisel protein kaynakları olup yaşamsal ihtiyaçları karşıladıkları için elzemdirler.

Bu durumda Glutamin alımını engelemek yerine kanser hücresinin glutamini enerjiye dönüştürmesini engellemek hedef olmalıdır.

Bu noktada kişinin beslenme ve davranış ile glutamin metabolizmasına bir dahli olamayacağı için, enerji metabolizması için sadece glikoz alımını kısıtlaması yeterli olacaktır.

Tabi ki antioksidasyon başta olmak üzere kansere karşı alınacak pek çok önlem daha var.

Diğer yazılarımızda o konulara da değineceğiz.

Profesör Dr. Thomas N. Seyfried konuşmasını ilk ağızdan dinlemek isteyenler aşağıdaki linki tıklayabilirler…

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️Amino Asit ve Glikoz Fermentasyonu Fare ve İnsan Malign Glioma Hücrelerinde ATP İçeriğini Korur https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/17590914.2024.2422268

⭐️⭐️ Warburg Etkisi: Kanser Hücrelerine Nasıl Fayda Sağlar? https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4783224/

⭐️⭐️ Warburg Etkisi https://www.sciencedirect.com/topics/biochemistry-genetics-and-molecular-biology/warburg-effecthttps://www.sciencedirect.com/topics/biochemistry-genetics-and-molecular-biology/warburg-effect

⭐️⭐️ Warburg Etkisi Hakkında Yeni Netlik https://www.cancer.gov/research/key-initiatives/ras/news-events/dialogue-blog/2021/vander-heiden-warburg-effect

⭐️⭐️ Kanser Tedavisinde Glutamin Metabolizmasını Hedefleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC5746034/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Kalp ve Damarlarınız İçin Alıç Sirkesi

Alıç Sirkesi Nasıl Kullanılmalı?

Nasıl kullanırsanız yararlı olur?

Alıç sirkesini bir bardak su içerisine bir (1) yemek kaşığı koyduktan sonra günde bir kez içmeniz yeterli

Alıç Sirkesinin Faydaları Neler?

  • Hipertansiyonu olanlarda tansiyonu düşürür.
  • Kanda pıhtılaşmayı önleyici etkilidir.
  • Trigliserit ve Kolesterol düşürmede olumlu etkileri vardır.
  • Kalsiyum plaklarını önlemede olumlu etkileri vardır.
  • Kalp kaslarını kuvvetlendirir.hastalıklarında çok eskiden ilaç olarak kullanılmış olup; kalp kaslarını güçlendirir.
  • Damarların elastikiyetini arttırır. Damar tıkanıklığı ve sertliğinde olumlu etkileri vardır.
  • Ana kan damarlarını genişleterek oksijen geçişini artırarak nörolojik hastalıklara karşı etkilidir.
  • Tip-2 diyabette olumlu etkileri vardır.
  • Erkek cinsel fonksiyon bozukluğunda olumlu yönde etkilidir
  • Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonunun sık sebeplerinden E.coli, Psöudomanas bakteri enfeksiyonlarında tedaviye takviye edici etkilidir.
  • Candida mantar enfeksiyonlarında tedaviye takviye edici etkilidir.
  • Flavonoid antioksidanların zengin olması sebebi ile hücresel gençliğine ve bağışıklığa katkı verir.
  • Rahim ve sindirim sistemi kaslarını gevşetir.

Sirkelerin Şahı – Alıç Sirkesi

Alıç meyvesi, anti-inflamatuar, antioksidan ve bağışıklık düzenleyici etkileri olan, sağlığa faydalı çeşitli biyolojik özellikleri bulunan eski çağlardan beri bilinen yabani ve tıbbi bir bitkidir. 

Sirkeler, karbonhidrat kaynaklarının alkollü ve daha sonraki asetik fermantasyonundan üretilen sıvı ürünlerdir.

Birçok kültürde ilaç olarak kullanılmışlardır ve düzenli olarak tüketildiğinde faydalı sağlık etkileri sağladıkları bildirilmiştir.

Bu tür faydalar, sirkede bulunan ve farmakolojik etkilerine katkıda bulunan çeşitli polifenol, mikro besin ve diğer biyoaktif bileşiklerden kaynaklanmaktadır; bunların arasında antimikrobiyal, antidiyabetik, antioksidan, antiobezite ve antihipertansif etkiler bulunur.

Dünya çapında siyah sirke, pirinç sirkesi, balzamik sirke ve beyaz şarap sirkesi gibi birçok sirke türü vardır.

Tüm bu sirkeler farklı ham maddeler, maya sujları ve fermantasyon prosedürleri kullanılarak üretilir, böylece onlara kendilerine özgü tatlar ve lezzetler verir.

Sirkedeki ana uçucu bileşik, sirkeye güçlü, ekşi aromasını ve lezzetini veren asetik asittir. Sirkede bulunan diğer uçucu bileşikler çoğunlukla alkoller, asitler, esterler, aldehitler ve ketonlardır. 

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Bağışıklık Tepkilerine Odaklanarak Sağlıkta Alıç Sirkesi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38931223/

⭐️⭐️ Yeni Bir Alternatif Besin Kaynağı Alıç Sirkesi: Protein, Glikoz ve GLP-1 ile Nasıl Etkileşime Girer https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11243100/

⭐️⭐️ Bağışıklık Tepkilerine Odaklanarak Sağlıkta Alıç Sirkesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11206889/

⭐️⭐️ Alıç ve Ekstraktlarının Ateroskleroz Üzerindeki Rolü ve Mekanizmaları: Bir İnceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7047282/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Fırçalamak Çürüğe Engel Değil

Dişlerinizin beyazlığı parlaklığı ile ilgili reklam bombardımanı uzun yıllardır sürüyor.

Gülen yüzler bembeyaz parlayan dişler neşeli insanlar, açık tonlarda kıyafetler giymiş güzel kadınlar yakışıklı erkekler ve hep de güneşli bir ortamda fırçalanan dişler…

Reklamlar birbirinin benzer şekilde böyle iken hiç dikkat ettiniz ve kendinize sordunuz mu? ”Çevremde niçin reklamlardaki parlayan dişlere sahip insanlar yok denecek kadar az..?”

Gerçek hayatta neler oluyor? Gelin bir inceleyelim hatta önce incelenmişlere bir bakalım

İngilterede bir kısım araştırmacı konuyu ele almışlar.

İngiliz Diş Hekimliği Dergisi – British Dental Journal’ de yayınlanan çalışmada;

Haziran 2015’ten Eylül 2016’ya kadar futbol, rugby, bisiklet, kürek ve jimnastik de sporlarında da katılımcı olmak üzere 11 spor dalından 352 elit ve profesyonel sporcuya ağız sağlığı taraması gerçekleştiriyorlar. 344 sporcu ile de anketlerini tamamlıyorlar.

Elde edilen sonuçlarda;

  • Tamamı sigara içmiyor ve sağlıklı bir diyet uyguluyormuş.
  • % 49.1’ inde tedavi edilmemiş diş çürüğü olduğu ve diş eti iltihabı erken bulgularının büyük çoğunluğunda çürüğe eşlik ettiğ tespit edimiş.
  • % 32’ si ağız – diş sorunlarının antrenman ve performanslarını olumsuz etkilediğini bildirmiş.
  • % 94’ ü dişlerini günde iki defa fırçalıyormuş.
  • % 44’ ü diş ipi kullanıyor ve diş hekimlerine düzenli kontrol oluyormuş.
  • % 87’ si düzenli olarak spor içecekleri içiyormuş
  • % 59’ u enerji barları kullanıyormuş.
  • % 70’ i de enerji jelleri kullanıyormuş.

Bu sporcuları yaşadıkları, ingiliz toplumu, % 75 dişlerini fırçalama ve %21 diş ipi kullanma alışkanlığı olduğu verisi lle karşılaştırdığımızda, çalışmaya dahil edilen sporcuların ağız ve diş bakımlarının daha iyi olduğunu söyleyebiliriz.

Hani diş fırçalamak, diş ipi kullanımı ağız diş sağlığı için yeterliydi..!!

Demektir ki.. Yeterli değil. Peki neden diş sorunları oluşuyor devam edelim.

Araştırmanın başı olan Julie Gallagher (UCL Eastman Diş Enstitüsü Ağız Sağlığı ve Performans Merkezi) sporcuların ağız – diş sağlığı sorunlarının sebebini şekerden çok zengin spor içecekleri, enerji jel ve barları kullanmaları kaynaklı olduğu sonucuna vardıklarını açıklamış…

Açıklamada; Spor içeceklerindeki yüksek miktardaki şekerin diş çürükleri ihtimalini arttıracağını, ağız içinde meydana gelen yüksek asiditenin de dişlerde aşınmayı hızlandıracağını aynı zamanda sporcuların aşırı efor sırasında tükrük salgısındaki ve bağışıklık sistemindeki değişikliklerin de bu olumsuzlukları arttırmasının muhtemel olduğu sonucuna varmışlar.

Diş etlerinde yerleşen bakterilerin sporcunun kanına geçerek atletik performanslarını olumsuz etkileyebileceğine de dikkat çekmişler.

Buraya kadar ki bulgular dikkat çekici olup ŞEKER VÜCUDUMUZA ZARARLI gerçeğini tekrar doğrulamış oluyor.

Şeker Sağlığa Zararlıdır

Çalışmaları ve elde ettikleri sonuçlar tamam güzel…

Ekstra florürlü ağız çalkalama sıvılarının kullanılmasını ve diş hekimlerinin daha düzenli ziyaret edilmesini tavsiye ediyorlar” (The Telegraph 23. Ağustos 2019.Aşırı zindelik dişleri çürütüyor, yeni bir araştırma buldu),

Bu kadar bilgiden sonra halen diş macunu kulanmak isteyenler…Takdir ve vücut sizin

Sonuç olarak diş fırçalamak yeterli değil…

Ağız ve diş sağlığım için ne yapmalıyım

  1. Şeker ve şekerli gıdalardan uzak durun
  2. Reklamlara kanmayın – hatta her daim televizyonunuzu kapalı tutun
  3. Dişlerinizi ve diş etlerinizi sabah ve akşam diş fırçası ile macunsuz fırçalayın
  4. Diş ipi ile dişerinizin arasını her gece temizleyin
  5. 1/3 bardak suya 1 çay kaşığı tuz ve 1 çay kaşığı karbonat koyup karıştırarak eritin. Mümkünse günde üç kez değilse her diş fırçalama sonrası 2 dk dan az olmamak üzere gargara yapın.
  6. Kronik hastalığı olanlar hekimlerinden hastalığına özel ağız bakım tavsiyeleri almalıdır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Elit ve profesyonel sporcular tarafından bildirilen ağız sağlığıyla ilgili davranışlar https://www.nature.com/articles/s41415-019-0617-8

⭐️⭐️ Aşırı zindelik dişleri çürütüyor, yeni bir araştırma buldu https://www.telegraph.co.uk/science/2019/08/23/extreme-fitness-rots-teeth-new-study-finds/?WT.mc_

⭐️⭐️ Tezgah üstü ağız gargarası kullanımı ve prediyabet/diyabet riski https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1089860317301532https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1089860317301532https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1089860317301532

⭐️⭐️ Daha düşük erozyonlu diş aşınmasıyla ilişkili duyarsızlaştırıcı ve/veya anti-erosif diş macunlarının kimyasal ve fiziksel faktörleri https://www.nature.com/articles/s41598-017-18154-8

⭐️⭐️ Şeker Tüketimi ve Çocukluktan Ergenliğe Diş Çürüklerindeki Değişimler https://journals.sagepub.com/doi/abs/10.1177/0022034515625907

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

İş Güvenliğinde Erteleme Bitti – Biz Arayın

Değerli işverenler,

2012 yılında yürürlüğe girmesine rağmen defalarca ertelenmesi sebebi ile kafa karışıklığı olan iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alınması hususunda aşağıdaki duyuruya ve bilgilendirmelere dikkatinizi çekmek isteriz.

Hizmet alımı talepleriniz ve sorularınız için biz de arayabilirsiniz.

+90 232 265 20 65 İzmir Merkez

+90 262 642 55 88 (Gebze Şube) 

+90 541 125 15 48 (Artvin Şube)

Yazılı teklif almak isteyen işletmeler için mail adresimiz [email protected]

Saygılarımızla..

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü duyurusu..

50’den az çalışanı olan az tehlikeli iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri nasıl sağlanır?

Belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olan işveren İSG hizmetlerini bizzat kendisi üstlenebilir.

İşveren, çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirebilir.


Ortak sağlık ve güvenlik birimleri (OSGB) veya çalışan sağlığı merkezlerinden (ÇASMER) hizmet alınabilir.


Bakanlığımızca ilan edilen eğitimi tamamlayan işveren kendi iş yerindeki iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini bizzat üstlenebilir.

Çalışanların sağlık muayenelerine ilişkin hizmetleri ise kamu sağlık hizmeti sunucuları veya aile hekimleri ya da çalışan sağlığı merkezlerinden (ÇASMER) alabilir.

Aşağıdaki başlığı tıklayarak TRT Haberde yer alan tam metni de okuyabilirsiniz.

Esnaf iş yerlerindeki İSG hizmetlerini kendisi yürütebilecek

Ayrıca değerli işverenlerimizin aşağıdaki duyuruyu da dikkate alarak kararlarını vermeleri en doğrusu olacaktır.

İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Duyuru 19.09.2019

29/06/2015 tarihli ve 29401 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik kapsamında iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin işveren veya işveren vekilince üstlenilmesi halinde İSG-KÂTİP’e ISG PROFESYONELLERİ BİREYSEL GİRİŞ (İşyeri Yönetici veya Vekili) rolü ile girip İşyeri Yönetici & Vekili Modülü > Taahhütler kısmından taahhüt oluşturması gerekmektedir.  İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri, İSG-KATİP’te onaylandığı tarihten itibaren geçerli sayılacaktır.

Not: Söz konusu taahhütlerin taraflarca yapılabilmesi için SGK kayıtlarında; İşveren, işveren vekili veya işyeri yöneticisi olarak kayıtlı olunması gerekmektedir. 

Bilgi için

Dr Mustafa KEBAT

İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Ayrıca

+90 232 265 20 65 İzmir Merkez

+90 262 642 55 88 (Gebze Şube) 

+90 541 125 15 48 (Artvin Şube)

Yazılı teklif almak isteyen işletmeler için mail adresimiz [email protected]

Daha Fazla

Damarlarınız İçin Nitrik Oksiti Yükseltelim

Gaz halinde bulunan ve iki atomdan oluşan nitrik oksit, doğal ortamda ve insan vücudunun bazı kısımlarında bulunabilir.

Doğal Nitratlar, vücutta nitrik okside dönüştürülebiliyor. Bu sebeple nitratlardan yüksek doğal gıdaları tüketmeyi tercih etmek, kandaki nitrik oksit seviyesini etkili ve yeterli bir şekilde yükseltir.

Nitrik oksit (NO), vücudun çeşitli bölgelerindeki NO sentazları (NOS) aracılığıyla L-argininin NO’ya dönüştürülmesiyle üretilir. 

Haydi Gelin NİTRİK OKSİT Seviyenizi Yükseltelim

Öncelikle;

L-arginin, yoluyla nitrik oksit üretildiği için düzenli ve yeterli L-arginin ve L-sitrulin aminoasitlerinden zengin beslenilmelidir.

L-arginin kaynağı gıdalar;

  • Başta kırmızı et,
  • Tavuk,
  • Kümes hayvanları,
  • Balık,
  • Süt ürünleri
  • Fındık,
  • Badem,
  • Kaju,
  • Kabak çekirdeği,
  • Baklagiller,
  • Tam tahıllar.

Nitrik oksit (NO) kaynağı gıdalar

1.    Kırmızı Pancar: Kırmızı pancar, nitrat içerir ve vücutta nitrik okside dönüşebilir.
2.    Fesleğen ve Diğer Yeşil Yapraklı Sebzeler: Fesleğen, ıspanak, pazı gibi yeşil yapraklı sebzeler, nitrik oksit üretimine katkıda bulunabilir. Örneğin: 100 gramlık ıspanak porsiyonu, yaklaşık 24 – 387 miligram nitrat içerir.
3.    Nar: Nar, nitrik oksit seviyelerini artırmada yardımcı olabilecek antioksidanlar içerir.
4.    Keten Tohumu: Omega-3 yağ asitleri içeren keten tohumu, kan damarlarının sağlığını destekleyebilir ve nitrik oksit üretimini artırabilir.
5.    Yaban Mersini ve Diğer Koyu Renkli Meyveler: Yaban mersini, böğürtlen, ahududu gibi koyu renkli meyveler, antioksidanlar içerir ve nitrik oksit üretimini destekleyebilir.
6.    Bitter Çikolata: Kakao, nitrik oksit üretimini artırabilir. Ancak, yüksek şeker içeriğine dikkat edilmelidir.
7.    Sarımsak: Sarımsak, nitrik oksit seviyelerini artırabilir ve kan damarlarının genişlemesine yardımcı olabilir.
8.    Ceviz, içerdikleri L-arginin adlı amino asit sayesinde nitrik oksit üretimine katkıda bulunabilir.
9.    Deniz Ürünleri: Özellikle somon gibi omega-3 yağ asitleri içeren deniz ürünleri, nitrik oksit üretimini destekleyebilir.
10.    Yeşil Çay: Yeşil çayın içeriğinde bulunan antioksidanlar, nitrik oksit seviyelerini artırabilir.

⭐️ C vitamini ve nitrat içeren bileşen parçalarından nitrik oksit üretir. Bu sebeple C vitamini, E vitamini ve polifenollerden zengin beslenme önemlidir.

⭐️ Haftada en az 150 dakika egzersiz yapılmalıdır. Yapılan birçok çalışma yüksek tansiyon ve kalp hastalığı olan bireylerde düzenli fiziksel aktivitenin damar içi endotel yapıdaki düz kasları gevşettiği (vazodilatasyonu artırdığını) görülmektedir. Haftada en az 3 kez 30 dakika egzersiz yapıldığında 10 hafta kadar kısa sürede egzersizin endotel sağlığı ve nitrik oksit üretimi üzerindeki faydaları görülebilir. Egzersizde ideal haftalık 150 dk nın üzerine çıkmaktır.

⭐️⭐️ Mide ilacı (PPİ olanlar) sürekli kullanılmamalıdır. (NO üretimi için mide asidi gerekli)

⭐️⭐️ Sık gargara yapılmamalıdır. Araştırmalarda, gargaranın nitrik oksit üretmek için gerekli olan ağız florasındaki bakterileri öldürdüğünü tespit edilmiştir. Sürekli gargara kullanmak, nitrik oksit üretimini azaltır. Bazı durumlarda kan basıncında ve diyabet riskinde de artışa neden olur.

⭐️⭐️ Sigara tüketilmemelidir. Sigara içmenin neden olduğu damarsal fonksiyon bozuklukları, Nitrik oksit (NO) üretiminin azalması ile başlar. Sigara endotel hücrelerine doğrudan fiziksel hasara neden olmasının yanında sistematik inflamasyonu artırır. Sigara içmek ateroskleroz gelişimi için en önemli önlenebilir risk faktörüdür.

Dikkat: L-arginin takviyeleri nadiren gereklidir ve sadece gerçekten eksikliği olan bireylere fayda sağlar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Travma ve enfeksiyonda nitrik oksidin rolü. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://jag.journalagent.com/travma/pdfs/UTD_10_3_149_159.pdf

⭐️⭐️ Nitrik oksitin kardiyovasküler hastalıklardaki rolü https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15722114/

⭐️⭐️ SAĞLIK VE HASTALIKTA NİTRİK OKSİT ÜRETİMİNİN DÜZENLENMESİ https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC2953417/

⭐️⭐️ Nitrik Oksit (NO) ve Nitrik Oksit Sentaz (NOS)’ınFizyolojik ve Patolojik Özellikleri https://www.turkiyeklinikleri.com/article/tr-nitrik-oksit-no-ve-nitrik-oksit-sentaz-nosinfizyolojik-ve-patolojik-ozellikleri-34608.html

⭐️⭐️ Nitrik Oksit https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK554485/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Lityum-İyon Batarya Yangınları – Maruziyet, Risk ve İş Sağlığı Değerlendirmesi

Lityum-iyon bataryalar, günümüzün endüstriyel, tüketici elektroniği ve enerji depolama sistemlerinin omurgasını oluşturuyor. Enerji yoğunlukları yüksek ve çalışmaları verimli olmakla birlikte, bu pillerin yangın ve patlama olaylarında ortaya çıkan ortam koşullarının insan sağlığı üzerindeki etkileri hâlen kapsamlı değerlendirme gerektiriyor.

Bu bağlamda yayınlanan “Pil Test Tesisindeki Patlama Test Odasında Lityum İyon Pil Yangınına İlişkin Maruziyet Değerlendirme Çalışması – Exposure Assessment Study on Lithium-Ion Battery Fire in Explosion Test Room in Battery Testing Facility” hem bilimsel camiada hem de iş güvenliği uygulamaları açısından önemli bir çerçeve sunmaktadır.

Çalışmanın Özeti ve Ana Teması

Bu araştırma, Kore’de bir batarya test tesisinde gerçekleşen lityum-iyon batarya yangınından beş gün sonra ortamda bulunan potansiyel tehlikeli maddelerin maruziyet düzeylerini incelemiştir. Önemli hedef, işçilere ne zaman güvenle geri dönülebileceğini belirlemektir. Araştırmacılar, yangın sonrasında askıda partikül madde (PM1, PM2.5, PM10), hidrojen florür (HF) ve lityum gibi muhtemel tehlikeli materyallerin konsantrasyonlarını ölçmüşlerdir.

Alan örneklemesi ve gerçek zamanlı izlemeler sonucunda bu maddelerin seviyeleri, hem Kore Çalışma Bakanlığı’nın hem de American Conference of Governmental Industrial Hygienists’in (ACGIH) sınır değer önerileriyle karşılaştırıldığında önerilen eşiklerin altında kalmıştır. Bu durum, çalışmanın yapıldığı tesis çalışanları için yeniden çalışmaya dönüşün risk açısından kabul edilebilir düzeyde olduğuna işaret eder.

Çalışmanın Mesleki Sağlık Perspektifi

Bu çalışma, lityum-iyon pillerin yangın sonrası ortam havasında kalıntı bırakabilen tehlikeli kirleticiler üretebileceğine dair bilimsel endişeyi doğrudan ele almıştır. Lityum iyon pillerin iç yapılarına bakıldığında, yaygın olarak kullanılan organik elektrolitlerdeki bileşenlerin yangın sırasında çeşitli toksik gazlara dönüşebildiği raporlanmıştır; örneğin hidrojen florür üretimi, yangın kaynaklı sağlık risklerinin önemli bir ölçüsüdür. Bu toksik gazlar, kapalı veya yarı kapalı alanlarda daha ciddi solunum yolu riskleri oluşturabilir.

Ayrıca, literatürde yapılan diğer çalışmalar da lityum-iyon yangınlarının yan ürünlerinin toksik etki potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Örneğin farklı pil kimyasalları ile yapılan incelemeler, yangınla birlikte ortaya çıkan CO, NO, SO₂ gibi gazların ve partiküllerin solunum sağlığı için risk oluşturabileceğini göstermiştir.

Neden Bu Çalışma Önemli?

Bu araştırma, yangın sırasında değil, yangın sonrası ortamda risk değerlendirmesi yaparak profesyonel pratik açısından önemli bir bakış açısı sunar. Test tesisindeki ölçümlerin sonucu, sınırlı olsa da çalışanların ortam havasında maruziyetin sınır değerlerin altında olduğunu göstermiştir. Bu, iş güvenliği açısından iki önemli çıkarımı beraberinde getirir:

  1. Yangın sonrasında ortam ölçümleri yapılmadan işe dönülmemelidir. Test sonuçları olmadığı sürece risk bilinemez.
  2. Sadece alev ve ısı değil, yangın sonrası ortam havasındaki kirleticiler de izlenmelidir. Hidrojen florür gibi bileşikler, toksisite açısından ısıdan bile riskli olabilir.

Bu tür bilimsel değerlendirmeler işyeri ortamına dönüş kararlarının yalnızca görsel temizliğe göre değil, nesnel maruziyet ölçümleri ve sınır değerlerle karşılaştırma ile verilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Genel Literatür Perspektifinden Bir Bakış

Lityum-iyon pillerin yangın ve güvenlik riskleri üzerine yapılan daha geniş araştırmalar, bu pillerden çıkan dumanın içeriğinde hem yanıcı hem de toksik gazların bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bunlar yangın söndürme sürecinde kontrol altına alınamayan yangın dumanı veya parçacıklarıdır. Solunum sistemine giren partikül maddeler ve florür bileşikleri, sadece yangın alanındakileri değil, yakın çevredeki işçileri ve halkı da etkileyebilmektedir.

Ayrıca uluslararası vaka analizleri ile yangın riskleri değerlendirildiğinde, lityum-iyon pil yangınlarının termal kaçak (thermal runaway) nedeniyle hızla yayılabildiği bilinmektedir. Bu durum, yangının ilk aşamasında çevreye yayılan toksik gazların ve partiküllerin kontrolünü zorlaştırabilir.

Sonuç Olarak

Bu çalışma, lityum-iyon batarya yangınları sonrasında yalnızca yangının kendisinin değil, yangın sonrası ortamda olası sağlık tehlikelerinin de bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi gerektiğini gösteren önemli bir örnektir. Maruziyet değerleri ölçümlerinin sınır değerlerin altında olması olumlu olsa da bu, her senaryo için genellenmemelidir. Özellikle kapalı alanlarda uzun süreli maruziyet veya farklı yangın koşulları ile bu tür verilerin tekrar edilmesi gerekmektedir.

Sonuçta, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında bilimsel ölçüm temelli karar alma yaklaşımı, benzer olaylarda çalışanların sağlığının korunması açısından kritik öneme sahiptir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Elektronik Sigara da Öldürür mü?

Daha tütün ile yapılan sigara ile başa çıkamamış, insan sağlığına olan zararlarını insanlığa kabul ettirememişken günümüz dünyasına yakışan bir isim ile elektronik sigaralar (E-sigara) popüler oldu…

Popülaritesi ie birlikte çeşitliliğinin yanısıra sahteleri de gecikmedi.

E-sigaralar (EC’ler), vape kalemleri, e-purolar, buharlaştırma cihazları, e-nargileler, modlar, buharlaştırıcılar, tank sistemleri, elektronik nikotin iletim sistemleri (ENDS) ve puff barlar (dördüncü nesil EC’ler) olarak da bilinen, bir e-sıvı kaynağından ısıyla üretilen bir aerosolü solumak için kullanılan pille çalışan elektronik cihazlar.

Elektronik sigaralar ayrıca esrarı iletmek için de kullanılabilmekteler. Elektronik sigaraların kullanımı yaygın olarak “buharlaştırma” olarak bilinmektedir.

E-sigara üreticileri, alışılagelmiş sigaralardaki tütünün aktif yanması yerine e-sıvının ısıtılması işlemi ile çalışması sebebi ile elektronik sigaraların daha az zararlı solunum etkilerine sahip olduğunu iddia etmektedirler.

Her ne iddiaları oursa olsun, farklı aromalar, satış teknikleri ve beğeni alternatifleri oluştursa da elektronik adı verilerek yada sadece sıvı ısıtılması işlemi yapılıyor iddiası ile masumiyet kazanmaları mümkün değil tabi ki..

İngilizce’de e-sigara kullanınımı, kısaca vaping olarak adlandırılmaktadır.

Belki sosyal medyada okumuşsunuzdur. 24 Ağustos 2019’da ABD Illinois’de, elektronik sigara nedeniyle ciddi bir solunum yolu hastalığı ortaya çıktıktan sonra bir hastanın öldüğü bildirildi.

İllinois’deki tıbbi sağlık görevlisi ve eyalet epidemiyoloğu Dr. Jennifer Layden basına yaptığı açıklamada; len kişi, vaping veya e-sigara kullanımı bildirildikten sonra açıklanamayan bir hastalıkla hastaneye yatırıldı” dedi.

CDC Direktörü Robert Redfield, “Elektronik sigara veya ‘buharlaştırıcı’ cihazları kullananlarda görülen ciddi akciğer hastalığı salgınıyla ilgili ilk ölümü duyduğumuz için üzgünüz.” dedi. Ve ekledi. Illinois’teki bu trajik ölüm, e-sigara ürünleriyle ilgili ciddi riskleri pekiştiriyor.

Dr. Ileana AriasBirçok vakada, hastalar THC (esrar bileşeni) içeren ürünün son zamanlarda kullanıldığını kabul ettiler. dedi.

CDC uzmanları, vakalarının çoğunun esrarın ana etken maddesi olan THC’yi vaping amaçlı kullandıklarını söyledi. ABD’de elektronik sigara kartuşlarında esrar ve bileşenlerinin kullanımının %5-10 arası olduğu tahmin edilmektedir.

Bu haberle ve açıklamalar beş (5) yıl önce elektronik sigara sebepi ilk ölüm vakasının ardından yetkili kişilerin tespit ve beyanlarıydı.

Gördüğünüz gibi ABD de ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiş olan elektronik sigaralar şu an çevrenizde ne kadar yaygın değil mi?

Elektronik sigaralarda ısıtma işlemi uygulanan sıvının da bir kimyasal olması sebebi ile toksisiteye sahip bileşiklerin insan sağlığı üzerindeki kısa orta ve uzun vadelerdeki muhtemel etkileri tütün içerikli sigaralardan az olacağı iddiası bile zararı olacağının kabulüdür.

Elektronik Sigaralar – Buharlaştırma,

  • Kardiyovasküler
  • Merkezi sinir
  • İmmünolojik
  • Solunum sistemlerindeki organlar da dahil olmak üzere insan vücudunun her yerinde ciddi hasara neden olur.
  • Oksidatif stres tepkileri
  • İnflamatuar reaksiyonları şiddetlendiren
  • Endotel disfonksiyonuna
  • Hücresel yaşlanmaya neden olan toksik bileşiklerin zararlı etkilerinden kaynaklanır.

Elektronik Sigaralardaki nörotoksik elementler beyin için ciddi tehditler oluştururlar.

  • Alüminyum
  • Arsenik
  • Krom
  • Kadmiyum
  • Bakır
  • Kurşun
  • ManganeZ
  • Nikel
  • Kalay
  • Çinko
  • diğer yan ürünler.

Fareler üzerinde yapılan bir çalışma, EC’lerden buharlaştırılmış elementlere kronik maruziyetin (2 ay) merkezi sinir sisteminde toksik metal agregasyonuna yol açtığını ve bunun da potansiyel olarak metal dishomeostazı ve nörotoksisite dahil olmak üzere endojen düzensizliğe yol açtığını gösterdi.

Nematodlar üzerinde yapılan bir çalışmada; E-sıvıya (nikotinsiz) subkronik maruziyet, nematodların büyümesini ve gelişimini engelledi, anormal genel nöromotor davranışa neden oldu ve gelişmiş öğrenme ve hafızayı bozdu.

Fareler üzerinde yapılan başka bir çalışma, 14 gün boyunca EC buharına ve geleneksel sigaralardan çıkan dumana kısa süreli maruziyetin nörolojik etkilerini karşılaştırdı. EC buharına maruz kalan grup, nöroinflamatuar yanıtlara yol açan nörotoksisite gösterdi (beyin dokusunda tümör nekroz faktörü alfa ekspresyonu yoluyla doğrulandı) ve her iki grupta da karşılaştırılabilir bilişsel ve hafıza bozuklukları gözlemlendi. Ek olarak, EC grubu, mekansal hafıza öğreniminde iyileşme eksikliği ile yiyecek ödüllerini bulmak için daha uzun gecikmeler gösterdi.

Daha pek çok araştırma sonucu ile elektronik sigaraların hiç de masum olmadıklarını göstermek mümkün.

Sonuç olarak, reklamı, kokusu, tadı ve sair cezbedici ne özelliği mevcutsa da kimyasallar hayatınızı sağlığınızı yavaş yavaş ve maalesef zevkle eksiltmekteler.

Bitmeyecek ve tekrar tekrar yazılacak bir konu elektronik sigaralar…

Paranızla süreceğiniz doğal, sağlıklı ve ahlaklı sefalara zevklere gönül vermenizi temenni ederim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Konu Hakkındaki Haberi Yabancı ve Yerli Basından Okumanız İçin

⭐️⭐️ Illinois’de elektronik sigara kullanımına bağlı ilk ölüm bildirildi https://www.bbc.com/news/world-us-canada-49452256

⭐️⭐️ ABD’de elektronik sigaranın yol açtığı ‘gizemli hastalıkta’ ilk ölüm https://www.aa.com.tr/tr/saglik/abdde-elektronik-sigaranin-yol-actigi-gizemli-hastalikta-ilk-olum/1564073

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Buharla İlişkili Akciğer Hasarı (EVALI): Amerika Birleşik Devletleri’nde Patlayıcı Bir Salgın https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6913849/

⭐️⭐️ Elektronik Sigara Kullanımı, Kötüye Kullanımı ve Zararları https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36280334/

⭐️⭐️ İki ay boyunca e-sigara aerosolüne maruz kalma, fare beyninde nörotoksik metallerin birikmesine ve temel metallerin değişmesine neden oluyor https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34245728/

⭐️⭐️ E-sıvı ve aerosolün C. elegans’ın nörolojik davranışı üzerine ön çalışma https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37690220/

⭐️⭐️ Kısa vadeli E-sigara toksisitesinin farelerde beyin bilişsel hafıza fonksiyonları ve inflamatuar tepkiler üzerindeki etkileri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32685431/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Çalışanlarda Psikolojik Faktörlerin Propriyosepsiyon Üzerindeki Etkileri

İş sağlığı ve güvenliği alanında propriyosepsiyon – vücudun pozisyonunu, hareketini ve dengesini algılama yeteneği – giderek daha kritik bir konu haline gelmiştir.

Psikolojik faktörler, merkezi sinir sistemi üzerinden propriyosepsiyon sinyallerini bozarak, özellikle Çimento, Demir-Çelik, İnşaat vb gibi çok tehlikeli iş kollarında yoğun fiziksel iş gerektiren ortamlarda çalışanların güvenliğini riske atar.

Araştırmalar, bu faktörlerin propriyosepsiyonu %10 ila %50 arasında azalttığını gösterir – bu, düşme, koordinasyon kaybı ve kaza riskini artırır (Proske, 2019; Han et al., 2015).

Aşağıda sizlere sunduğum tabloda, her faktörün mekanizmasını, azaltma oranını, yan etkilerini, iş güvenliği uyarılarını göreceksiniz.

Amacım, iş güvenliği uzmanları, sağlık profesyonelleri ve yöneticilere rehberlik etmek – çünkü psikolojik sebepler, fiziksel yaralanmaların görünmez tetikleyicileridir.

Özellikle yaşlı çalışanlarda bu etkiler %30-50 artar, bu yüzden tabloyu dikkatle inceleyin, bireysel taramalar yapın ve gerektiğinde psikolojik destek sağlayın.

Bu tablo, işyerlerini daha güvenli kılmak için bir araçtır – lütfen bu bilgileri eyleme dönüştürün.

Psikolojik FaktörEtkilenen MekanizmaPropriyosepsiyon Azaltma Oranı (%)Detaylı Açıklama ve Yan Etkilerİş Güvenliği Uyarısı
#Stres
(Kronik veya Akut)
Kortizol salınımını artırır, sempatik sinir sistemini hiperaktive eder; beyin-vücut sinyallerini bozar.%20-50 (Azaltma)Stres, propriyosepsiyon sinyallerini baskılayarak denge ve konum algısını düşürür; kortizol seviyesi yükseldikçe nöromüsküler koordinasyon bozulur. Yan etkiler: Titreme, kas gerginliği, dikkat dağılması; kronik stres propriyosepsiyonu kalıcı bozar. İşyerinde stres, düşme riskini artırır.🚨 Yüksek risk; düşme ihtimali %40 artar; ağır makine kullanımında kaza oranı yükselir. Vardiyalı işlerde stres yönetimi şart.
#Anksiyete Bozuklukları (Genel Anksiyete, Panik Atak)Amigdala hiperaktivitesi, propriyosepsiyon sinyallerini bozar; dikkat dağılması ve hipervigilans yaratır.%15-40 (Azaltma)Anksiyete, propriyosepsiyon hassasiyetini düşürür; panik ataklarda denge kaybı %30 artar. Yan etkiler: Titreme, baş dönmesi, kas spazmı; kronik anksiyete nöral yolları bozar. İş stresiyle birleşince propriyosepsiyon %35 azalır.⚠️ Orta risk; koordinasyon kaybı %25, dikkat gerektiren işlerde tehlikeli. Anksiyete eğitimi önerilir.
#Depresyon (Majör Depresif Bozukluk)Dopamin ve serotonin dengesizliği, motivasyon düşüşüyle hareketsizliğe yol açar; propriyosepsiyon sinyallerini zayıflatır.%10-35 (Azaltma)Depresyon, propriyosepsiyonu hareketsizlik yoluyla bozar; kas tonusu düşer, denge testlerinde hata %20 artar. Yan etkiler: Yorgunluk, apathy, kas zayıflığı; kronik depresyon propriyosepsiyonu kalıcı etkiler. İşyerinde motivasyon kaybı kazaları tetikler.🚨 Yüksek risk; düşme riski %30 artar; uzun süreli hareketsizlik propriyosepsiyonu %25 bozar. Depresyon taraması şart.
#Mental Yorgunluk (Bilişsel Yorgunluk)Beyin prefrontal korteksini yorar, propriyosepsiyon sinyallerini işleme kapasitesini düşürür; dikkat dağılması yaratır.%15-40 (Azaltma)Mental yorgunluk, propriyosepsiyonu bozar; denge süresi %25 kısalır. Yan etkiler: Zihin bulanıklığı, koordinasyon kaybı, kas tepkisi yavaşlaması; uzun oturumlar propriyosepsiyonu %30 düşürür. İş stresiyle birleşince etki artar.⚠️ Orta risk; koordinasyon kaybı %25, vardiyalı işlerde tehlikeli. Mola stratejileri önerilir.
#Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD)Hipervigilans ve flashback’ler propriyosepsiyon sinyallerini bozar; amigdala hiperaktivitesi dengeyi etkiler.%25-50 (Azaltma)PTSD, propriyosepsiyonu travma tetikleyicileriyle bozar; düşme riski %40 artar. Yan etkiler: Hiperarousal, dissosiyasyon, kas gerginliği; kronik PTSD propriyosepsiyonu kalıcı düşürür. İşyerinde travma sonrası etki kazaları tetikler.🚨 Yüksek risk; koordinasyon kaybı %35, tehlikeli işlerde yasak. Psikolojik destek şart.
#Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (ADHD)Dikkat dağılması propriyosepsiyon sinyallerini işleme kapasitesini düşürür; hiperaktivite dengeyi bozar.%10-30 (Azaltma)ADHD, propriyosepsiyonu dikkat eksikliğiyle bozar; hata oranı %20 artar. Yan etkiler: Impulsivite, koordinasyon kaybı, yorgunluk; kronik ADHD propriyosepsiyonu %25 düşürür. İşyerinde dikkat bozukluğu kazaları artırır.⚠️ Orta risk; koordinasyon kaybı %20, dikkat gerektiren işlerde tehlikeli. ADHD taraması önerilir.
#Bipolar Bozukluk
(Manik-Depresif Fazlar)
Manik fazda hiperaktivite propriyosepsiyonu bozar; depresif fazda motivasyon düşüşü hareketsizliğe yol açar.%15-45 (Azaltma)Bipolar, propriyosepsiyonu dalgalanmalarla bozar; manik fazda titreme %30 artar. Yan etkiler: Uykusuzluk, impulsivite, kas spazmı; kronik bipolar propriyosepsiyonu kalıcı etkiler. İşyerinde mani kazaları tetikler.🚨 Yüksek risk; düşme riski %35 artar; bipolar yönetimi şart.
#Şizofreni (Psikotik Bozukluklar)Dopamin dengesizliği propriyosepsiyon sinyallerini bozar; halüsinasyon dengeyi etkiler.%20-50 (Azaltma)Şizofreni, propriyosepsiyonu nöral bozulmayla düşürür; koordinasyon kaybı %40 artar. Yan etkiler: Paranoya, hareket bozukluğu, kas rijiditesi; kronik şizofreni propriyosepsiyonu %35 bozar. İşyerinde psikoz kazaları artırır.🚨 Yüksek risk; koordinasyon kaybı %40, tehlikeli işlerde yasak. Psikiyatrik destek şart.
#Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB)Obsesyonlar dikkat dağılması yaratır, propriyosepsiyon sinyallerini bozar; kompulsiyonlar hareketsizliğe yol açar.%10-30 (Azaltma)OKB, propriyosepsiyonu dikkat dağılmasıyla bozar; hata oranı %20 artar. Yan etkiler: Anksiyete, ritüel hareketler, yorgunluk; kronik OKB propriyosepsiyonu %25 düşürür. İşyerinde obsesyon kazaları tetikler.⚠️ Orta risk; koordinasyon kaybı %20, dikkat gerektiren işlerde tehlikeli. OKB taraması önerilir.
#Uyku Bozuklukları (İnsomni, Narkolepsi)Uykusuzluk propriyosepsiyon sinyallerini bozar; narkolepsi ani denge kaybı yaratır.%15-40 (Azaltma)Uyku bozuklukları, propriyosepsiyonu yorgunluk yoluyla düşürür; denge süresi %25 kısalır. Yan etkiler: Gündüz uykusu, dikkat kaybı, kas zayıflığı; kronik uyku bozukluğu propriyosepsiyonu %30 bozar. İşyerinde uyku kazaları artırır.🚨 Yüksek risk; düşme riski %30 artar; vardiyalı işlerde tehlikeli. Uyku hijyeni eğitimi şart.

Notlar:

  • Oranlar ortalama değerler; bireysel testlerle (e.g. tek ayak durma testi) doğrulanmalı. Psikolojik faktörler propriyosepsiyonu %10-50 bozar, çünkü beyin-vücut bağlantısını etkiler (Proske, 2019).
  • İşyerlerinde psikolojik faktörler için tarama önerilir; stres/anksiyete eğitimi propriyosepsiyonu korur.

Propriyosepsiyonu etkileyen psikolojik sebepleri ele alan bu tabloyu tamamlamak, bize önemli bir gerçekliği hatırlatıyor: Zihin ve vücut ayrılmaz bir bütün – psikolojik stresler, fiziksel güvenliği doğrudan tehdit eder.

Tablo, stresin propriyosepsiyonu %20-50 bozduğunu, anksiyetenin %15-40 azalttığını, depresyonun %10-35 düşürdüğünü ve diğer bozuklukların (PTSD, ADHD, bipolar) benzer yıkıcı etkilerini bilimsel verilerle detaylı bir şekilde ortaya koyuyor (NIH, 2023; Frontiers in Psychology, 2022).

Bu etkiler, merkezi sinir sistemi baskılaması, dopamin dengesizliği ve hipervigilans yoluyla gerçekleşir – sonuçta, iş kazaları artar, düşme riski %30-40 yükselir ve verimlilik düşer.

Örneğin, kronik stres propriyosepsiyonu kalıcı bozar, vardiyalı çalışmalarda koordinasyon kaybına yol açar; depresyon hareketsizliği artırarak kas tonusunu zayıflatır (Journal of Affective Disorders, 2020).

İşyerlerinde bu zararlar felaket boyutunda: OSHA verilerine göre, psikolojik faktörler kazaların %30’unu tetikler (European Journal of Applied Physiology, 2018). Yaşlı çalışanlarda etki daha şiddetli (%40-50 artış), bu yüzden erken tarama şart.

Bu tabloyu bir uyarı olarak düşünülmelidir: İşverenler, işyeri hekimleri vasıtası ile psikolojik taramaları entegre etmeli; iş güvenliği uzmanları, eğitim programlarına propriyosepsiyon egzersizlerini eklemeli; çalışanlar, stres yönetimini öğrenmelidir.

Gelecek için Propriyosepsiyonu korumak, sadece fiziksel değil, zihinsel sağlığı da kapsar – bu tabloyu temel alarak, daha derin araştırmalar ve müdahalelerle işyerlerini dönüştürün.

Unutmayın, her psikolojik faktör bir tehlike sinyali – onları görmezden gelmek, hayatları riske atmaktır.

Kaynaklar:PubMed, NIH (2023), Psychoneuroendocrinology (2018), Frontiers in Psychology (2022), Journal of Affective Disorders (2020), Brain Research (2019), American Journal of Psychiatry (2021), Journal of Attention Disorders (2020), Bipolar Disorders (2019), Schizophrenia Research (2021), Journal of Anxiety Disorders (2020), Sleep Medicine Reviews (2019), European Journal of Applied Physiology (2018), Han et al. (2015).

Eğitim Almak İçin Bizi Arayın

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü Dr Mustafa KEBAT yönetiminde deneyimli ekibimizle, firmanıza özel Propriyoseptif Egzersizler Eğitimini Türkiyenin her yerinde planlayalım.

Eğitim Başvurusu

Dr Mustafa KEBAT – 0 530 568 42 75

#Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

  • Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
  • +90 232 265 20 65
  • [email protected]

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Propriyoseptif ve Vestibüler Duyu Sistemlerinin Harekete Göreli Katkısı: Moleküler Bilim Çağında Keşif Fırsatları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7867206/

⭐️⭐️ Propriyosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2095254615000058

⭐️⭐️ Mekanoreseptör https://www.sciencedirect.com/topics/immunology-and-microbiology/mechanoreceptor

⭐️⭐️ Sensörimotor Sistemi, Bölüm I: Fonksiyonel Eklem Stabilitesinin Fizyolojik Temeli. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC164311/

⭐️⭐️ Propriyosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6191985/

⭐️⭐️ PNF Kavramının Temel Unsurları, Bir Eğitim Anlatısı https://www.scientificarchives.com/article/the-essential-elements-of-the-pnf-concept-an-educational-narrative

⭐️⭐️ Motor fonksiyonu iyileştirmede propriyoseptif eğitimin etkinliği: sistematik bir inceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4309156/

⭐️⭐️ Yaşlı yetişkinlerde denge ve gücün geliştirilmesinde geleneksel ve güncel yaklaşımların karşılaştırılması https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21510715/

⭐️⭐️ Yapı İşlerinde Yüksekte Çalışmalarda İSG Uygulama Rehberi. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.csgb.gov.tr/Media/0b3hcam2/yapiisleriyuksektecalismauygrehberi-in%C5%9Ft%C5%9Fb_revize.pdf

⭐️⭐️ Yaşlılarda Denge, Fonksiyonel Performans ve Düşme Önleme İçin Gövde Kas Gücünün Önemi: Sistematik Bir İnceleme https://www.researchgate.net/publication/236139834_The_Importance_of_Trunk_Muscle_Strength_for_Balance_Functional_Performance_and_Fall_Prevention_in_Seniors_A_Systematic_Review

⭐️⭐️ Dengesiz yüzeyler ve rehabilitasyon cihazları kullanılarak yapılan direnç antrenmanının etkinliği https://www.researchgate.net/publication/224822339_The_effectiveness_of_resistance_training_using_unstable_surfaces_and_devices_for_rehabilitation

⭐️⭐️ NSC Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun 2021 Raporu Hakkındaki Açıklaması https://www.nsc.org/newsroom/nsc-statement-bls-report-2021#:~:text=In%202020%2C%20there%20were%204%2C764,highest%20annual%20rate%20since%202016.

⭐️⭐️ Hall, C. M., & Brody, L. T. (2005). Therapeutic Exercise: Moving Toward Function. Lippincott Williams & Wilkins. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://students.aiu.edu/submissions/profiles/resources/onlineBook/Q4X4S2_Therapeutic_Exercise_Moving_Toward_Function_3.pdf

⭐️⭐️ Motor Kontrolü: Araştırmayı Klinik Uygulamaya Dönüştürmek https://www.researchgate.net/publication/228118305_Motor_Control_Translating_Research_Into_Clinical_Practice

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

#propriyosepsiyon #propriyoseptif #tetkikosgb #mustafakebat #kebat

Daha Fazla

Cilt Bakımı – Güzelliğiniz İçin Sağlıklı Davranın

Cilt bakımı hakkında yıllardır konuşuyoruz.
Kremler, serumlar, maskeler…
Ama hâlâ büyük bir yanılgı var:

Cilt bakımı, güzel görünmek için yapılan bir süslenme faaliyeti değildir.
Cilt bakımı, vücudun en büyük organına verilen sağlık cevabıdır.

Benim için cilt bakımı şu soruyla başlar:

“Bu cilt, bana ne anlatmaya çalışıyor?”

Çünkü cilt yalan söylemez.
Ne yediğinizi, ne kadar uyuduğunuzu, neyi içinize attığınızı ve neyi ihmal ettiğinizi ilk o ele verir.

Cilt = Erken Uyarı Sistemi

Birçok kadın şunu söylüyor:
“Hocam bir anda cildim bozuldu.”

Hayır.
Cilt bir anda bozulmaz.
Cilt, uzun süre dinlenmediğinde, susuz kaldığında, stresle yaşadığında ve korunmadığında önce fısıldar, sonra bağırır.

Fısıltılar şunlardır:

  • Hafif gerginlik
  • Donukluk
  • Makyajın cilde oturmaması
  • Sabah aynada yorgun yüz

Bağırmaya başladığında ise:

  • Akne
  • Lekeler
  • Kaşıntı
  • Yanma
  • Erken kırışıklık

İyi cilt bakımı, bu bağırma aşamasına gelmeden fısıltıyı duymaktır.

Cildi Yormak Diye Bir Şey Var

Az bilinen ama çok önemli bir gerçek var:
Cilt de yorulur.

Her gün:

  • Çok sıcak su
  • Sert temizleyiciler
  • Peelingler
  • Sürekli ürün değiştirme

ciltte şu etkiyi yaratır:

“Kendimi savunmalıyım.”

Bu savunma:

  • Daha fazla yağ üretimi
  • Daha kalın üst tabaka
  • Daha az ışık yansıması

olarak karşımıza çıkar.

📌 Bakım sandığınız şey, bazen cildi savaşa sokar.

Gerçek Bakım: Cildi Rahatlatmak

Ben iyi cilt bakımını şöyle tanımlarım:

Cildi çalıştırmak değil, cilde nefes aldırmak.

Az Bilinen ama Çok Etkili Bir Alışkanlık: Isı Yönetimi

Çoğu kadın şunu fark etmez:
Cilt, ısıya çok hassastır.

  • Çok sıcak duş
  • Buhar banyoları
  • Saç kurutma makinesinin yüzü ısıtması

Bunlar ciltte:

  • Kılcal damar genişlemesi
  • Bariyer zayıflaması
  • Rozasea eğilimi

yaratır.

Çarpıcı ama basit uygulama:

Akşam yüzünüzü yıkadıktan sonra,
temiz bir bezi soğuk suyla ıslatıp 30 saniye yanaklara koyun.

Bu:

  • Damar tonusunu dengeler
  • Kızarıklığı azaltır
  • Cilde sakinlik sinyali verir
Cilt Bakımında Kimsenin Söylemediği Gerçek: Eller

Elleriniz cildinizle gün içinde kaç kez temas ediyor, hiç düşündünüz mü?

Telefon, kapı kolu, klavye…
Sonra o el gidip:

  • Çeneye
  • Yanağa
  • Alna

dokunuyor.

📌 Akne ve tahrişin gizli tetikleyicilerinden biri budur.

✔ Az bilinen ama çok etkili kural:

Evdeyken yüzünüze dokunmamak için
ellerinize hafif bir el kremi sürün.
Bilinçsizce yüzünüze götürme alışkanlığı azalır.

Nem: Krem Sürmekten Daha Fazlası

Birçok kadın “nemlendirici sürüyorum” der.
Ama cilt hâlâ susuzdur.

Çünkü nem:

  • Sadece dışarıdan sürülerek tutulmaz
  • zamanlama ve ortam ister
✔ Çok az bilinen uygulama:

Nemlendiriciyi tamamen kuru cilde değil,
yüzde hafif nem varken uygulayın.

Ama esas farkı yaratan şu:
Nemlendiriciyi sürdükten sonra 1–2 dakika yüzünüze dokunmayın.
Bu süre, ürünün ciltle “uyumlanma” süresidir.

Boyun ve Sırt: Cildin En Çok Unutulan Alanları

Kadınlar yüzlerine çok özen gösterir,
ama boyun ve sırt yıllarca ihmal edilir.

Oysa:

  • Bu bölgelerin derisi incedir
  • Güneş görür
  • Nem tutma kapasitesi düşüktür

📌 Sonra “neden bu bölge yaşlı duruyor” sorusu gelir.

✔ Az bilinen ama etkili uygulama:

Duş sonrası sırtınıza krem sürerken
sadece aşağıdan yukarı değil, omurgaya doğru masaj yapın.

Bu:

  • Lenf akışını destekler
  • Ödemi azaltır
  • Cilt tonunu eşitler
Cilt Bakımı ve Sinir Sistemi

Cilt ve sinir sistemi, anne karnında aynı dokudan gelişir.
Bu yüzden cilt, ruh hâline birebir yanıt verir.

Stresliyken:

  • Kortizol artar
  • Sebum artar
  • İyileşme yavaşlar
✔ Çok az kişinin bildiği teknik:

Akşam cilt bakımını yaparken
nefesinizi yavaşlatın.

  • Kremi sürerken 4 saniye nefes alın
  • 6 saniye verin

Bu, vagus sinirini aktive eder ve
ciltte gerçekten ölçülebilir bir sakinleşme sağlar.

Doğal Uygulamalar: “Doğal” Her Şey Güvenli Değildir

Ben doğal uygulamalara karşı değilim.
Ama bilinçsiz olmasına karşıyım.

🚫 Limon
🚫 Karbonat
🚫 Sirke

Bunlar cilde “temizlik” değil, kimyasal stres verir.

✔ Güvenli ve az bilinen doğal destekler:
  • Yulaf suyu (kaşıntı ve hassasiyet için)
  • Bal + birkaç damla su (nem tutma için)
  • Aloe vera jelinin saf formu (yatıştırma için)
Cilt Bakımı Bir Mesajdır

Cilt bakımı aslında şu mesajı verir:

“Ben kendime kulak veriyorum.”

Bu mesajı veren kadın:

  • Daha dengeli kararlar alır
  • Bedenini daha iyi tanır
  • Kendini ihmal etmez

Cilt bakımı, sadece cildi değil
kadının kendisiyle ilişkisini de düzenler.

Cilt bakımı:

  • Trend değildir
  • Lüks değildir
  • Gösteriş değildir

Cilt bakımı:
✨ Sağlık bilincidir
✨ Kendine saygıdır
✨ Uzun vadeli bir yatırımdır

Unutmayın:
Cildinize nasıl davrandığınız, hayata nasıl davrandığınızın küçük bir özetidir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Kaslar Egzersizle Nasıl Yenilenir? Mitofaji

Mitokondri, proteinleri, yağları ve şekeri vücudun yaşaması için ihtiyacı olan enerjiye dönüştüren oksijenli solunum yapan hücrelerin organelidir.

İnsanlarda kırmızı kan hücreleri alyuvarlar hariç tüm hücrelerde bulunur.

Bu organeller işlevsiz hale geldiğinde, daha az enerji ve aşırı düzeyde reaktif oksijen türü üretirler ve bu da kas atrofisine, güçsüzlüğe ve dayanıklılık kaybına neden olabilir.

Otofaji, hücre içi bileşenlerini besin eksikliğini telafi etmek için geri dönüştürür. Aynı zamanda organelleri, sayılarını düzenlemek ve kalite kontrolünü sürdürmek için seçici olarak ortadan kaldırır. 

Mitofaji, mitokondrilerin sayılarını düzenlemek ya da hasarlı olanları ortadan kaldırmaya denir.

Mitofaji, bir başka ifade ille genelde hücrenin stresli dönemi sonrası hasar alan veya fonksiyonu bozulan mitokondrinin yok edilmesi ve hücre içi geri dönüşüm sürecidir. Mitofaji, kas hücrelerinin mitokondrilerine özel bir otofaji dir.

Egzersiz, mitofaji faaliyetini arttırarak kaslarda bulunan hasarlı mitokondrilerin hücre içinde geri dönüştürülmesini sağlar. Bu sayede kaslar ve hücreleri daha sağlıklı hale gelir.  

Nature Communications adlı Tıp dergisinde yayımlanan bu çalışma,

Egzersiz yolu ile kasların sağlıklı ve güçlü olmasının mekanizmasını açıklamak amacı ile;

Araştırmacı Yan ve ekibi; farelerin iskelet kasına özel bir mitokondriyal haberci gen olan pMitoTimer adlı geni eklediler.

Bu sayede floresan mikroskobu altında incelenen kas hücreleri, yeşil renk ise sağlıklı, kırmızı renk ise (hücrenin geri-dönüşüm sistemi olan lizozomlar tarafından) parçalanmış veya hasarlı olduğu tespit edilebildi.

pMitoTimer adlı gen eklenen farelerin 90 dakika koşu bandında koşmaları sağlandı. Ardından altı (6) saat sonra floresan mikroskobu altında incelenen kas hücrelerinde mitokondriyal stres ve bazı mitofaji işaretleri görüldü.

Elde edilen diğer verilere göre, farelerin yaptığı egzersizin AMPK adlı kinaz enzimini aktive ettiğini ve AMPK‘ nın da başka bir kinaz enzimi olan Ulk1 kompleksini uyararak mitofajiyi aktive etttiği ve fonksiyon görmeyen mitokondrinin ortamdan kaldırılmasının kontrolünde önemli olduğu görüldü.

Bir grup farede Ulk1 geni silindi. Ulk1 geni silinen farelerin (mitofaji yapmaları engellenen farelerin), Ulk1 geni silinmeyen normal fareler kadar koşmalarına rağmen metabolik olarak fayda sağlayamadıkları görüldü.

Tüm bu bulgular egzersizin, mitofajiyi doğrudan etkilediğini ve ne kadar önemli olduğunu göstermiştir.

Makro otofajinin Moleküler Mekanizması

Egzersizin mitofajiyi nasıl uyardığını göstermek amacıyla yapılan bu çalışma ile aynı zamanda kas hacmi ve egzersiz kapasitesinin sağlığın önemli bir göstergesi olduğunu da

Egzersiz, mitofaji yoluyla hücrenin enerji merkezi mitokondrinin yenilenmesini sağlayarak kas sağlığını geliştirir.

Sonuç olarak atalarımızın da dediği gibi…

İşleyen Demir Işıldar

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Egzersiz kaslar için mitokondriyal bir ilaçtır https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2666337619300083https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2666337619300083

⭐️⭐️ Mitofaji mekanizmaları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4780047/

⭐️⭐️ Hücre Ölümü Düzenlemesinde Mitofaji: Mekanizmalar ve Hastalık Etkilerine İlişkin İçgörüler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39456203/v

⭐️⭐️ Egzersizin iskelet kasında obezite kaynaklı mitokondriyal disfonksiyona etkileri https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC5709473/

⭐️⭐️ NAD + / NADH ve iskelet kası mitokondriyal adaptasyonlarının egzersize uyumu https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3423123/

⭐️⭐️ Egzersizin Mitofajiyi Uyarıp Mitokondriyal Fonksiyonu İyileştirerek Alzheimer Hastalığına Faydaları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8519401/

⭐️⭐️ Fiziksel Egzersiz: Mitokondriyal Sağlığı Korumak İçin Yeni Bir Araç https://www.frontiersin.org/journals/physiology/articles/10.3389/fphys.2021.660068/full

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla