Karnınız Neden Sabah Düz, Akşam Davul Gibi?

Birçoğumuz şu sahneyi çok iyi biliriz:

Sabah kalkarsınız… Aynaya bakarsınız… Karnınız dümdüzdür. Kendinizi hafif, enerjik ve mutlu hissedersiniz. Pantolonunuz rahatça üzerinize oturur. Hatta “İşte bu!” dersiniz.

Ama…

İlk öğünü yedikten sonra işler değişmeye başlar. Öğleden sonra karın bölgesinde bir gerginlik, pantolon düğmesinde zorlanma, sanki bir anda birkaç kilo almış gibi bir şişkinlik oluşur. Akşama doğru bu durum daha da artar. Gaz, guruldama, baskı hissi ve rahatsızlık…

Ve şunu düşünürsünüz:

“Ben sağlıklı besleniyorum, peki neden karnım hep şiş?”

Asıl şaşırtan şey ise şudur: Sokakta fast-food yiyen, gazlı içecek içen insanlar dümdüz karınla yürüyorken… Siz yeşillik, lif, bakliyat ve “clean beslenme” ile karnınızı artık saklamak ister hale gelirsiniz.

İşte tam burada, sorunun yağlılık veya kilo değil, büyük ölçüde bağırsakların çalışma biçimi ile ilgili olduğu gerçeği ortaya çıkar.

Bu şişkinliğin nedeni çoğu zaman gazdır.
Ve bu gazın oluşmasının arkasında sandığımızdan daha karmaşık ama bir o kadar da anlaşılır bir mekanizma vardır.

Bağırsaklarda Gaz Nasıl Oluşur?

Gaz oluşumunun birkaç temel nedeni vardır ve bunlar çoğu kişide aynı anda birden fazla şekilde çalışır.

Mide Asidinin Yetersizliği (Hipoklorhidri)

Yediğimiz besinlerin sindirimi midede başlar. Burada güçlü bir mide asidi devreye girer. Bu asidin görevleri şunlardır:

  • Besinleri parçalamaya başlamak
  • Zararlı mikroorganizmaların büyük kısmını öldürmek
  • Sindirim için sinyal mekanizmasını başlatmak

Ancak günümüzde çok yaygın olarak kullanılan asit baskılayıcı ilaçlar (özellikle PPI grubu ilaçlar) bu doğal süreci bozabilir.

Mide asidi azalınca:

  • Besinler tam parçalanmaz
  • Yiyecekler midede daha uzun süre kalır
  • Fermente (mayalanır) olmaya başlar
  • Bakteriler mide ortamında hayatta kalabilir

Yeterince parçalanmamış besinler ve hayatta kalan bakteriler ince bağırsağa doğru ilerler. Bu ise zincirleme bir sorunu başlatır.

Sonuç?
Gaz, şişkinlik, reflü, huzursuz bağırsak tablosu…

İnce Bağırsakta Olmaması Gereken Bakteriler – SIBO

Normal şartlarda, bağırsak bakterilerinin büyük çoğunluğu kalın bağırsakta yaşar. Çünkü onların görevi daha çok artık maddelerin işlenmesi ve bazı vitaminlerin üretimidir.

Ancak mide asidi düşerse, sindirim düzgün çalışmazsa, bağırsağın hareket kabiliyeti (motilite) azalırsa…

Bazı bakteriler ince bağırsağa yerleşmeye başlar.

Bu duruma:
SIBO – Small Intestinal Bacterial Overgrowth (İnce Bağırsakta Bakteriyel Aşırı Çoğalma) denir.

Sorun şudur:

İnce bağırsak, besinlerin emildiği ana bölgedir.
Burada bakterilerin yoğun şekilde besinleri fermente etmesi:

  • Daha erken ve daha fazla gaz üretir
  • Şişkinliği artırır
  • Besin emilimini bozar
  • Vitamin-mineral eksikliklerine yol açabilir
  • Sürekli tokluk ve huzursuzluk hissi oluşturur

Üstelik ironik bir durum ortaya çıkar:

En çok şişkinliği yapanlar genellikle “sağlıklı” olarak bildiğimiz yiyeceklerdir.

Yeşillikler, lifli besinler, baklagiller, bazı meyveler…
Bunlar kalın bağırsakta fermente edilmeliyken, SIBO varsa ince bağırsakta parçalanırlar ve gaz oluştururlar.

Bu yüzden bazı insanlar şöyle der:

“Fast-food yiyince şişmiyorum ama salata yiyince karnım balon gibi oluyor.”

Bu bir tesadüf değildir. Bu, bağırsak florasının ve sindirim sürecinin bozulduğunun bir işaretidir.

Sindirim Enzimlerinin Eksikliği

Yediğimiz birçok besin, tek başına vücutta emilemez. Önce en küçük yapı taşlarına ayrılmaları gerekir.

Örneğin:

  • Laktoz (süt şekeri) → glikoz + galaktoz
  • Sakkaroz (sofra şekeri) → glikoz + fruktoz
  • Maltaz, sükraz, laktaz gibi enzimler bu parçalamayı yapar

Eğer:

  • Bu enzimler yetersizse
  • Bağırsak duvarı hasar görmüşse
  • İnflamasyon varsa

Karbonhidratlar parçalanmadan ilerler. Bakteriler bu şekerleri besin olarak kullanır ve gaz üretimi artar.

Bu durum bazı kişilerde:

  • Sürekli guruldama
  • Karın içinde basınç
  • İshal veya kabızlık
  • Şekerden sonra artan şişkinlik
    şeklinde ortaya çıkar.

Bağırsak Florasının Bozulması

Bağırsaklarımızda trilyonlarca bakteri yaşar. Ancak burada asıl önemli olan sayı değil, dengedir.

Antibiyotik kullanımı,
Hatalı beslenme,
Aşırı stres,
Uyku bozukluğu

gibi faktörler bu dengeyi bozar.

Bazı bakteri türleri aşırı çoğalırken, faydalılar azalır. İşte bu dengesizlik, sindirimi doğrudan etkiler ve gaz üretimini artırabilir.

Bu nedenle şişkinlik sadece bir “gıda sorunu” değil, çoğu zaman bir mikrobiyota sorunudur.

Her Sağlıklı Besin, Her İnsan İçin Sağlıklı Değildir

Modern dünyada bize sürekli şu öğretiliyor:

  • Lif ye
  • Yeşillik ye
  • Süt iç
  • Bakliyat tüket
  • Tahıl ye

Ama gerçek şu ki:

Her sağlıklı besin, her vücut için sağlıklı değildir.

Bazı insanlar süt tükettiğinde hiçbir sorun yaşamazken, bazıları için bu tam anlamıyla bir felakettir. Çünkü laktaz enzimi herkeste aynı miktarda değildir.

Bazı insanların fazla lif tüketmesi bağırsaklarını rahatlatırken, bazılarını şişirir ve yorar.

Bu yüzden “herkes için tek tip doğru beslenme” diye bir şey yoktur. En doğru beslenme, senin vücudunun iyi hissettiği beslenmedir.

Bağırsaklar Sadece Sindirim Değildir

Bağırsaklar sadece yemek yediğimiz bir boru değildir.

  • Mutluluk hormonlarının büyük kısmı burada üretilir
  • Bağışıklık sistemimizin merkezi burasıdır
  • Düşünce yapımız ve ruh haliyle yakından ilişkilidir

Bu nedenle sürekli şiş ve huzursuz bir bağırsak, sadece karın görüntüsünü değil; ruh halini, enerjini ve hayata bakışını bile etkiler.

Sonuç Olarak

Eğer:

  • Sabah karnın düz, gün boyu şiş ise
  • Sürekli gaz sorunu yaşıyorsan
  • Sağlıklı beslendiğini düşündüğün halde kendini kötü hissediyorsan
  • Yediklerin sana iyi gelmiyorsa

Bu durum tembellik değil, açgözlülük değil, oburluk hiç değil.

Bu sadece vücudunun senden daha fazla anlaşılma ve doğru yaklaşım istediğinin bir işaretidir.

Ve bazen çözüm daha fazla lif değil…
Daha fazla vitamin değil…
Daha fazla yasak da değil…

Bazen sadece vücudunu dinlemek ve onu zorlamayı bırakmaktır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ SIBO’nun patofizyolojisi, tanı ve tedavisi üzerine güncel bir özet: “Small Intestinal Bacterial Overgrowth (SIBO)” — MSD Manuals

⭐️⭐️Düşük mide asidinin — bakteriyel aşırı büyüme (SIBO) riskini nasıl artırdığı üzerine açıklamalar: “Low gastric acid secretion → risk of SIBO” gibi makaleler. Ulusal Biyoteknoloji Bilgi Merkezi+2Ideal Nutrition+2

⭐️⭐️ Sindirim sisteminde gaz oluşumu, gazın bileşimi, gaz + şişkinlik mekanizmaları üzerine gastro-fizyoloji incelemesi. Güncel Gastroenteroloji Dergisi

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Aslında Reflü…

Midem asitlendi. Hemen bir hap yutayım – çiğneyeyim” sık sık duyarsınız…!!

Off reflüm azdı çiğneme hapım nerede?? Bir de mide koruyucu yutayım bir tane” Bu da hiç yabancı değil sanırım…

Şimdi bildiklerinizin aksi gerçekleri okumaya hazırsanız devam edin…!!

Midemizin iç pH değeri 1 – 3 arasındadır. Yani asidiktir. Bırakın yedikleriniz eritmeyi yemek tabağınızı eritecek güçte asitlidir.

Bir örnek vereyim: HCl güçlü bir asittir. Hidroklorik Asit bildiğiniz Tuz Ruhu. Hani evlerde kullandığınız. Hidroklorik asit pH’ı 1,5 ila 3,5 arasındadır.

Bağırsaklara baktığımızda da tam tersi bir durum görürüz. Evet. Bağırsaklar baziktir. Neden bazik?

Çünkü bağırsaklar asitli olursa yararlı bakterilerin çoğu ölürken aynı zamanda enzimlerin de çoğu işlevini yerine getiremez.

En baştan başlayalım

Gıdaları ağzımıza aldığımız anda sindirim başlar.

Nasıl mı?

Amilaz

Tükrük bezlerinden salınan salyadaki amilaz enzimiyle beraber sindirim başlar.

(Amilaz tükürük bezi ve pankreastan salgılanır. Karbonhidratları sindirir)

Ağızda amilaz enzimi salınımı ile eş zamanlı mideye sinyal gider ve mide çalışarak mide asidi hidroklorik asit(HCI) salgılanmaya başlar.

Reaksiyon zincirleme devam eder…

Midede asit artınca midenin duvarından pepsinojen salgılanır

Pepsin

Pepsinojen tek başına bir işlevsizdir. Laki mide asidi ile reaksiyona girerek pepsin enzimini meydana getirir.

Pepsin enzimi proteinlerin sindirimi – parçalanmasını sağlar

  • Et
  • Yumurta
  • Peynir
  • Balık
  • Bakliyat vs

☆☆☆☆

Burada muazzam bir sistemin örmeğini görüyoruz.

Midenin kendi kendini sindirmesini önleyen midenin duvarında bulunan pepsinojen enzimi

☆☆☆☆

Mekanizma devam ediyor.

Mide asidi salgılanması sonrasında

Safra kesesi de safra tuzlarını salgılar

Pankreas amilaz, lipaz (Yağları parçalama görevleri mevcut) salgılar.

Mide Asidi Yoksa Safra Kesesi ve Pankreas Salgı Yapmaz
Mide Asidi Yoksa Pepsinojen Salınıp Pepsin Olmaz

Şimdi düşünün…!!

Ağızda Amilaz tükrükte mevcut ve gıda ağıza girer girmez salınıyor.. Orası tamam.

Lakin

Midede asit yoksa pankreastan AMİLAZ salınmaz — Karbonhidratlar sindirilemez

Midede asit yoksa pankreastan LİPAZ salınmaz — Yağlar sindirilemez

Midede asit yoksa mideden PEPSNOJEN salınmaz — PEPSİN oluşmaz — Proteinler sindirilemez.

Mayalanma

Besinler midede lakin sindirim yok bu durumda mayalanma başlayacak. Besinlerin mayalanması demek fermentasyon yapıyoruz anlamıına gelir.

Yenilen bütün gıdalar midede fermente olurken gaz ortaya çıkar bu da şişkinliğe neden olur.

Burada duralım..

Basit bir anatomi bilgisi burada reflü gerçeğini anlamanızda çok işinize yarayacak.

Yemek borusu ile mide arasında bir kapak var. Bu kapağa Özefageal Sfinkter denir.

Bu kapağın (Özefageal Sfinkter) sıkıca kapanması için midenin asidinin artması gerekir. Mide asidi azaldığında kapak gevşer.

Yine mide asidi… Ne kadar da önemliymiş değil mi Mide Asidi ?

Bitmedi tabi ki..

Midenin barsaklara giden kısmında da bir kapak var. Bu kapağa da Pilorik Sfinkter denir.

Bu kapak da midede asit yükselmediğinde ”daha sindirim olmadı diye” açılmaz.

Şimdi tekrar düşünün…

Mide asidi var lakin sindirim için yeterli değil;

Mide içeriğinde hazım süreci duruyor mayalanma – fermente olma – gaz oluyor.

Üst kapak gevşiyor.

Alt kapak sımsıkı.

Oluşan gaz ile birlikte yiyecekler de tabi ki yukarı yemek borusuna doğru çıkar.

Tabi ki az da olsa mide bulunan asit yemek borusunun kapağının (Özefageal Sfinkter) üzerine hatta ses tellerine doğru çıkarak yakmaya başlar…!!!

Eveeettt…

Hatırlayın yemekten öne asit azalsın diye içtiğiniz ”pazarlama ismi mide koruyucu olan” ilaçları…

Hele yemekten sonra boğazınızdaki yanma için çiğnediğiniz asit gidericileri…

Mide Asidi Azaldıkça Reflü Artar

Ayrıca

Bağırsaklarda asit olursa yararlı bakterilerin öldüğünü yukarıda okumuştunuz.. Hatırlayın…

Peki ya mide de asit az olursa?

Helikobakteri Pylori

İşte o zamanda midede zararlı bakteriler çoğalmaya başlar ki bunların başında Helikobakteri Pylori gelir. Asit çoğaldıkça Helikobakteri Pylori azalır.

Ağız Kokusu

Mideki asit azaldıkça Ağız kokusu ve vücutta – terde kötü koku olur.

Mide Asidi Az Olduğunda

  • Egzema sorunu olabilir.
  • Gül Hastalığı gelişebilir.
  • Otoimmun hastalıklargelişir.
  • Romatoid artrit.
  • B12 emilimi olmaz.
  • Demir emilimi çok zorlaşır.
  • Magnezyum emilimi çok zorlaşır.
  • Çinko emilimi çok zorlaşır.

Mide Asidi Testinizi Kendiniz Yapın

Bir su bardağı suya yarım çay kaşığı karbonat atıp bunu aç karna içtiğimizde 3-5 dakika içinde geğirip dolu bir şekilde gaz çıkarıyorsanız mide asidiniz yeterli demektir.

☆☆☆☆

Sodyum karbonat ile mide asiti (HCI) birleşince karbondioksit CO2 oluşur ve Gaz çıkarırsınız

☆☆☆☆

Sonuç

Mide asidinin öneminin bir kısmını okudunuz – umarım öğrendiniz ve anladınız.

Ne yapmalısınız?

Öncelikle pazarlama ambalajları mide koruyucu olan ilaçları kullanırken bir daha düşünmelisiniz..

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Şehir Efsanesi Reflü – Çikolata İlişkisi

Korku…Gizli salgın…

Kuyuya taşı atan belli değil lakin doğruları anlatmak için çabalayan akıllıların sesleri sosyal medyadaki yalan çığlıkları arasında kayboluyor.

Çikolata reflüye sebep olur. Reflü de astıma sebep olur.” ardından teorik haklı gerekçeler sıralayarak ver coşkuyu ver coşkuyu da iş pratiğe gelince her zaman hayata – gerçeğe uymuyor.

Öksürük var, sesi kısılmış bir de boğazı ağrıyorsa, neredeyse her astımlıya reflü hastası muamelesi yapılır oldu. Kolay yolu herkes sever.

Propaganda üstadı ilaç endüstrisi mi fısıldadı kendiliğinden mi ortaya yuvarlandı bilinmez “Sessiz reflüdiye bir tanı peydahlandı.

ICD 10 Tanı kodlarında (Hastalıkların isimleri ve karşılarında 3 veya 4 basamaklı kod verilmiş uluslar arası kullanılan tanı listesi). “Sessiz reflü yazmasa da çok tuttu bu teşhis.

Ardından,

Sessiz reflü olabilir, bu da astımı ağırlaştırabilir” diye cümleye de döndü mü..! Eyvah. Eyvah.

Aylarca bu cümle ile tedavisi düzenlenen hastaların çoğu hem kullandıkları ilaçlardan hiç fayda göremediler hem de ilaçların yan etkileri ile boğuştular.. (Vitamin B12 eksikliğinden, Böbrek hastalıklarına, hatta kansere neler var neler bu yan etkilerin içinde..)

Reflünün ne öksürük nöbetlerinin ne astım krizlerinin sebebi olamayacağını söyleyenlerin sesleri pek dikkate alınmadı.

İlaç kullanımını azaltanlara ”ilaç karşıtı” ”Alternatif Tıpçı” yaftasını yapıştırmak zaten son yılların klişesi. Karşılığına da ”Modern tıp” ambalajı çıkınca süreç taraf olmaya evrildi.

Yahu Tıp tanımı unutuldu sanki… Yeri gelmişken iliştireyim tanımı;

TIP: Tıp, hastalıkların teşhisi, prognozu, tedavisi ve önlenmesi bilimi ve uygulamasıdır.

(“Tıp” kelimesi Arapça ṭbb kökünden gelen ṭibb “hekimlik mesleği ve ilmi” kelimesinden türetilmiştir.

Zaman her zaman doğruyu haklı çıkartır.

Lakin geçen zamanda madur olanlara üzülmemek elde değil.

O çok etkili olduğu iddia edilen reflü ilaçlarının ne astım tedavisine ne de öksürük üzerine en ufak etkisi olmadığını ortaya koyan araştırmalar yayınlanmaya başladı. Ve giderek de artıyor.

Benim de Kişisel Görüşüm Reflü astım ataklarına yol açmaz, reflü astımı ağırlaştırmaz

Akla hemen “özofajit” gelebilir.

Özofajit, reflüye bağlı olarak yemek borusu alt ucunda iltihap gelişmesidir.

Tabi ki “özofajit” meydana geldiğinde hastanın astımı olsun veya olmasın reflü tedavisi görmesi elzemdir.

Reflüyü arttıran yiyeceklerin uzun bir listesi var. Reflü anlatırken yazarım.

Fakat bu listeye bitter çikolatanın eklenmesini doğru bulmuyorum. Özellikle de teobromin alkoloidini öksürüğü kesmek için kullanırken ve bitter çikolatada teobromin mevcutken..

Aklınızda olması gerekli bir diğer husus stres astımı şiddetlendirir. Çikolata yiyenlerde beyninde – kanında mutluluk hormonu olarak bilinen “serotonin” artar; serotoninin stresi – depresyonu önleyici etkileri vardır.

Reflü sebepleri arasında midenin fazla doldurulması da mevcut. Yani her gıda için geçerli olduğu gibi abartıya kaçmadan ”bir parça yenilecek bitter çikolata reflü yapacak o da astımı azdıracak” artık size bile pek mantıklı gelmiyor değil mi?

Bitter çikolata solunum yolları enfeksiyonlarına bağlı öksürüğe karşı faydalı olabilecek yararlı bir gıdadır.

Siz siz olun doğaya güvenin…

Her derdin çaresi doğada mevcut.

Lakin aklınızdan çıkarmayın. Dozu ayarlayacak olan hekiminiz olmalı.

Doğal Yaşayın – Doğal Beslenin – Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Kalıcı boğaz semptomlarını tedavi etmek için proton pompası inhibitörlerinin kullanımı: çok merkezli, çift kör, randomize, plasebo kontrollü çalışma https://www.bmj.com/content/372/bmj.m4903

⭐️⭐️ Kalıcı boğaz semptomları mide asidini azaltan haplarla tedavi edilmemelidir. https://evidence.nihr.ac.uk/alert/throat-symptoms-should-not-be-treated-with-ppis/

⭐️⭐️ Gastroözofageal Reflü Hastalığı Olan Hastalarda Kronik Öksürüğün Asit Baskılayıcı Tedaviye Yanıtı https://journal.chestnet.org/article/S0012-3692(13)60137-3/abstract

⭐️⭐️ Lansoprazol, CYP2C19 Zayıf Metabolizör Fenotipine Sahip Çocuklarda Astım Kontrolünün Kötüleşmesiyle İlişkilidir https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4590024/

⭐️⭐️ Zayıf Kontrollü Astımlı Çocuklarda Lansoprazol Rastgele Kontrollü Bir Deneme https://jamanetwork.com/journals/jama/fullarticle/1104902

⭐️⭐️ Asit reflü için 9 evde tedavi (Harvard Sağlık Yayıncılık) https://www.health.harvard.edu/newsletter_article/9-ways-to-relieve-acid-reflux-without-medication

⭐️⭐️ Mide Asidi Sizin İçin İyidir https://www.midwesterndoctor.com/p/stomach-acid-is-good-for-you

⭐️⭐️ Proton pompası inhibitörleri ve akut interstisyel nefrit https://www.bmj.com/content/341/bmj.c4412

⭐️⭐️ Asit baskılayıcı ilaçlar ve mide kanseri: Gözlemsel çalışmaların meta analizi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3646149/

⭐️⭐️ Proton Pompası İnhibitörü ve Histamin 2 Reseptör Antagonisti Kullanımı ve B12 Vitamini Eksikliği https://jamanetwork.com/journals/jama/fullarticle/1788456https://jamanetwork.com/journals/jama/fullarticle/1788456

⭐️⭐️ Proton pompası inhibitörlerinin kullanımı ve kalça kırığı riski, diyet ve yaşam tarzı faktörleriyle ilişkili: prospektif bir kohort çalışması https://www.bmj.com/content/344/bmj.e372

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla