İş Ayakkabısında Metatarsal Koruma Nasıl Olmalı

Metatarsal Bölge Nedir ve Neden Korunmalıdır?

Metatarsal bölge, ayağın üst ön kısmında, parmaklar ile ayak bileği arasında yer alan beş uzun kemikten (metatars kemikleri) oluşur. Bu kemikler vücut ağırlığını taşır, yürüyüş ve koşu sırasında denge sağlar. Ancak anatomik olarak oldukça narin ve travmaya açıktır.

İş ortamlarında, bu bölge; özellikle ağır cisim düşmeleri, darbe etkileri ve sıkışma riskleri karşısında savunmasızdır. Yapılan araştırmalar, ayak yaralanmalarının önemli bir bölümünün burun korumalı ayakkabılarda bile metatarsal alana yöneldiğini göstermektedir.

Mevzuat ve Standardizasyon

Metatarsal koruma, Avrupa’da EN ISO 20345 standardında “M” harfi ile tanımlanır. Bu işaret, ayakkabının metatarsal bölgeye yönelik 25 ± 0.2 kg ağırlığında bir cismin 0,2 m yüksekten bırakılmasıyla yapılan darbe testini başarıyla geçtiği anlamına gelir.

ABD’de ASTM F2413 standardı, metatarsal korumayı daha da detaylandırır. Burada test yükü ve mesafe farklılık gösterebilir; ancak testin amacı aynıdır: Ayağın üst kısmının ani darbelere karşı korunup korunmadığını tespit etmek.

Metatarsal Koruma Tipleri
a) Dahili (Internal) Metatarsal Koruma
  • Koruyucu parça, ayakkabının sayası ile astarı arasında yer alır.
  • Genellikle termoform veya polimer esaslı darbe emici malzemeden yapılır.
  • Avantajları:
    • Dıştan görünmez ve estetik kaygı yaratmaz.
    • Ekstra hacim oluşturmaz.
  • Dezavantajları:
    • Esneklik sınırlı olabilir.
    • Terlemeyi artırabilir, iç hacmi kısıtlayabilir.

b) Harici (External) Metatarsal Koruma
  • Ayakkabının üst kısmına monte edilmiş dış koruyucu kaplamadır.
  • Metal veya kompozit olabileceği gibi sabit ya da çıkarılabilir olabilir.
  • Avantajları:
    • Daha yüksek darbe dağıtma kapasitesine sahiptir.
    • Aşırı ağır işler için daha uygundur.
  • Dezavantajları:
    • Görsel olarak kaba görünebilir.
    • Bazı kullanıcılar için esneklik ve yürüyüş konforu sınırlı olabilir.

Hangi Sektörlerde Metatarsal Koruma Gereklidir?

Metatarsal koruma, aşağıdaki sektörlerde özellikle önerilir ya da zorunlu hale getirilmiştir:

  • Ağır sanayi / dökümhaneler / çelik üretimi
  • İnşaat sahaları (özellikle büyük inşaat makineleriyle temas riski olan alanlar)
  • Tersaneler ve limanlar
  • Depolama ve lojistik (yüksek raflı istifleme)
  • Madencilik ve taş ocakları
  • Demiryolu ve raylı sistem bakım işleri

Bu sektörlerde; iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin risk değerlendirmesi sırasında “ayağın üst kısmına cisim düşme ihtimali” kriterini özellikle dikkate alması gerekir.

Metatarsal Koruma ile İlgili Test Süreci

EN ISO 20344 standardına göre test süreci şu şekilde işler:

  • Test aygıtı, metatarsal koruyucu alan üzerine 0.2 m yükseklikten 25 kg’lık ağırlığı bırakır.
  • Düşme hızı yaklaşık 2 m/s olacak şekilde ayarlanır.
  • Darbe sonrası koruyucu iç yüzeyde oluşan deformasyonun ölçülmesiyle değerlendirme yapılır.
  • Maksimum iç deformasyon sınırı 40 mm ile sınırlandırılmıştır.

ASTM F2413’te ise darbe enerjisi 101,7 joule olarak belirlenmiştir.

Kullanıcı Konforu ve Ergonomik Etkiler

İş ayakkabısına metatarsal koruma eklendiğinde:

  • Ayakkabının toplam ağırlığı artabilir.
  • Ayağın esneme kapasitesi sınırlanabilir.
  • Sıcak ortamlarda terleme eğilimi yükselebilir.

Bu nedenle iş güvenliği uzmanlarının koruma-konfor dengesi kurması esastır. Gereksiz metatarsal koruma, bazı mesleklerde verimi düşürebilirken, gerekli olduğu halde kullanılmaması ciddi yaralanmalara yol açabilir.

Metatarsal Koruma Seçim Kriterleri

İş güvenliği uzmanları ve satın almacılar için metatarsal koruma içeren ayakkabı seçiminde şu kriterler göz önünde bulundurulmalıdır:

  • Standardizasyon: EN ISO 20345 – M işareti veya ASTM F2413 – Mt işareti aranmalıdır.
  • Tasarım türü: İç koruma mı, dış koruma mı tercih edilecek? (estetik, dayanım ve kullanıcı profiline göre)
  • Ayak numarası ve hacmi: İç koruma kullanılıyorsa, dar kalıptan kaçınılmalıdır.
  • Tavan yüksekliği: Ayakta esneme için yeterli boşluk olup olmadığı denenmelidir.
  • Ortam sıcaklığı: Poliüretan bazı koruyucular 40 °C üzerindeki ortamlarda formunu yitirebilir.
  • SRC özelliğiyle birlikte kullanım: Metatarsal korumalı ayakkabının kayma direncinin de yeterli olması gerekir.
Metatarsal Koruma Bakım ve Kullanım Önerileri
  • Harici metatars korumalı modellerde, dış koruyucunun vida veya cırt sistemiyle sabit olduğuna emin olunmalı.
  • İç korumalı modellerde ayakkabının burun ve metatars bölgesinde içe çökme, aşırı ezilme, deformasyon gibi belirtiler gözlemlendiğinde yenisiyle değiştirilmelidir.
  • Aşırı darbe almış metatarsal koruyucular görünürde hasarsız olsa bile yapısal bütünlüğünü kaybetmiş olabilir.
Metatarsal Korumalı İş Ayakkabısı Denetim ve Eğitim Boyutu

İş güvenliği uzmanları, çalışanlara metatarsal korumanın neden gerekli olduğunu görsel materyallerle ve örnek vakalarla anlatmalıdır.

Eğitim içeriklerinde özellikle şu başlıklara yer verilmelidir:

  • Gerçek vaka analizleri (örneğin forklift kazalarında ayağın üstüne yük düşmesi)
  • Korumasız ayakkabılarla yaşanan yaralanmaların röntgen görüntüleri
  • Ayakkabı etiketinde M işaretinin ne anlama geldiği

Ayrıca KKD zimmet formlarında “Metatars koruma içeren iş ayakkabısı” ibaresi açıkça belirtilmeli ve kullanım talimatnamesiyle birlikte zimmetlenmelidir.

Metatarsal koruma, iş ayakkabılarında yalnızca opsiyonel bir özellik değil, bazı iş kollarında hayati bir gerekliliktir. Doğru seçilmeyen veya kullanılmayan metatarsal koruma, basit bir ayak ezilmesinden, yaşam boyu sürebilecek fonksiyon kayıplarına kadar çok ciddi sonuçlara yol açabilir.

İş güvenliği uzmanlarının, riske maruz kalma düzeyini teknik analizlerle ortaya koyarak, çalışanlara uygun korumayı sağlaması ve bu korumanın kullanımına dair davranışsal farkındalık yaratması gerekmektedir. Sadece donanımı sağlamak değil, doğru kullanımı ve denetimi sürdürmek de iş güvenliği kültürünün temelini oluşturur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ KİŞİSEL KORUYUCU DONANIMLARIN İŞYERLERİNDE KULLANILMASI HAKKINDA YÖNETMELİK https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18540&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

⭐️⭐️ EU-OSHA – Kişisel koruyucu ekipmanlara ilişkin (AB) 2016/425 sayılı Yönetmelik https://osha.europa.eu/en/legislation/directive/regulation-eu-2016425-personal-protective-equipment

⭐️⭐️ OSHA – Genel Endüstri için Kişisel Koruyucu Donanım https://www.osha.gov/laws-regs/federalregister/1994-04-06

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Epilepsi İle Çalışmak

“Bir nöbet her şeyi değiştirir… ama bilgiyle, anlayışla ve güvenli bir ortamla her şey mümkün olur.”

Görünürde sağlıklı ve işinin ehli bir çalışan, bir anda bilincini kaybedip yere düşerse ne yaparsınız?

Panikler misiniz?

Yoksa ne yapılacağını biliyor musunuz?

İşte bu yazı, sadece bir sağlık durumu değil, aynı zamanda çalışma hayatında sıkça göz ardı edilen bir gerçekliği gündeme taşıyor: Epilepsi ile çalışmak ve çalıştırmak.

Dünyada her 100 kişiden 1’inin epilepsi hastası olduğu düşünülmektedir. Ve bu bireylerin çok büyük bir kısmı, uygun tedavi ve çevresel destekle aktif bir iş hayatı sürdürebiliyor. Lakin işyerlerinde hâlâ yanlış bilgilendirme, önyargı ve eksik düzenlemeler nedeniyle epilepsi hastaları ya çalışamıyor ya da kendileri ve iş arkadaşları için ciddi risklerle baş başa kalıyor.

Oysa bir epilepsi hastasının çalışma yaşamına katılması ne mucize ne de tehlikedir. Doğru planlama, teknik bilgi ve insan odaklı yaklaşımla bu bireyler üretken, güvenli ve özgüvenli bir biçimde görev alabilir. Bu noktada sorumluluk sadece işverende değil, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, yöneticiler ve tüm çalışma arkadaşlarındadır.

Sadece epilepsili bireyler için değil, tüm çalışanlar için daha bilinçli, daha sağlıklı ve daha kapsayıcı bir iş ortamının var olması mümkündür.

Unutmayın: Epilepsi, engel değil; doğru bilgi eksikliği engeldir.

⚡⚡⚡
Epilepsi ve Çalışma Yaşamı

Epilepsi, farklı tiplerde nöbetlerle karakterize kronik bir nörolojik hastalıktır. Dünyada yaklaşık 50 milyon kişiyi etkileyen bu durum, çoğu zaman uygun tedavi ve önlemlerle kontrol altına alınabilir.

Weller ve ark.’ın belirttiği gibi, epilepsi hastaları normal çalışanlara kıyasla iş verimliliğinde ve kazaya karışma oranı bakımından farklılık göstermemektedir. Bu nedenle epilepsi, iş sağlığı ve güvenliği açısından önyargılardan arındırılarak, kontrollü bir ortamda desteklenmelidir.

⌛ ⌛ ⌛
İşe Alım Öncesi – İşverenin Sorumluluğu
a) Ayrımcılık Yapmamak (6331 & Anayasa)

2709 Sayılı Kanun ile yayınlanan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası:

Madde 10: Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

Birleşmiş Milletlerin Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme

(h) bendinde; Bir kişinin engelli olduğu için ayrımcılığa maruz kalmasının her bireyin doğuştan sahip olduğu insanlık onuru ve değerinin de ihlal edilmesi anlamına geldiğini de kabul ederek,

6331 Sayılı Kanun,

Risk değerlendirmesi, Kontrol, Ölçüm ve Araştırma başlıklı 10. Maddesinde; “İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Risk değerlendirmesi yapılırken;

“ç) bendinde; Genç, yaşlı, engelli, gebe veya emziren çalışanlar gibi özel politika gerektiren gruplar ile kadın çalışanların durumu hususlarını dikkate alır.”

5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanun

İstidam Bölümü – Madde 14 de; İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz.

b) Eğitim

İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanınca, tüm çalışanlara epilepsi ve acil müdahale eğitimi verilmelidir. Bu, talepler doğrultusunda sürekli güncellenmelidir. Engelli Çalışanlar İçin İş Sağlığı ve Güvenliği Rehberi 2016

Risk Değerlendirmesi – Ortam ve Görev Uyumu
Risk Değerlendirme Yönetmeliği (2012)

İşveren, risk değerlendirmesini yaparken “engelli” ve “özel durumlu” çalışanları değerlendirmelidir. (Engelli çalışanlar için iş sağlığı ve güvenliği rehberi) csgb.gov.tr.

Epilepsi hastası çalışan için görev seçimi yapılmalı, düşme, yükselti, su, makineler, araç kullanımı gibi potansiyel tehlikeler analiz edilmelidir .

Uygun Görev Tasarımı

Gözetim – Periyodik Sağlık Kontrolleri

İşyeri Hekimi, epilepsi hastası çalışanı periyodik olarak kontrol etmeli; nöbet sıklığı, ilaç etkinliği, uyku kalitesi gibi parametreleri izlemelidir .

Aile hekimlerinin yönlendirmesiyle sürdürülen tedavi planına uygun testler (EEG, nöroloji konsültasyonu vb.) önerilmelidir .

Eğitim – Hem Hastalar Hem İş Arkadaşları İçin
Acil Müdahale Eğitimi
  • Epilepsi hakkında temel bilgi, nöbet tanıma, pozisyon beslemesi, 112 arama, kriz sonrası ilk adım eğitimleri uygulamalıdır .

İş Arkadaşlarına Yönelik Eğitim
  • Yasal temel, olay anında neler yapılmaz (zorlama, kimyasal müdahale), kişisel gizlilik ve önyargısız davranış esasları konusunda eğitim verilmeli; artırılmalıdır .

Uygulama – Acil Durum Prosedürleri ve İşyeri Düzeni
Acil Durum Planı
  • Acil müdahale zincirinin içinde epilepsi hastası çalışanlar yer almalı; nöbet anında kim devreye girer, çağrı sistemi nasıl işler gibi detaylar net olmalı .

Fiziksel Düzenlemeler
  • Düşmeleri önleyici tedbirler (bant, kaymaz zemin), tehlike oluşturabilecek makinelerle mesafe, açık alan tuzaklarından kaçınılmalıdır.

Yalnızlık Yönetimi
  • Nöbet aklı kaybolmuş kişinin bulunduğu yerde yalnız kalmaması sağlanmalı; gerektiğinde iş arkadaşına eşlik yapılmalı .

Haklar – Yasal Esaslar ve Koruyucu Kabuller
İstihdam Hakkı ve Kahramanlık Yok
  • Epilepsi hastalarının iş başvurusunda bu sağlık durumu tek başına ret nedeni olamaz; yasa eşitlikçi istihdamı hedefler. (Epilepsi ve İş Hayatı)

Özürlü Statüsü ve Sakat Kotası

Korumalı İş Yeri ve Teşvikler

Sorumluluklar ve Cezai Yaptırımlar

Süreklilik – İzleme, Güncelleme ve Yeni Yaklaşımlar

Gelişen Trend – Dijital Destek ve Self‑Management
  • Bireylerin kendi nöbetlerini kayıt altına alması, yakınlarını uyarması gibi dijital cihazlar (VNS stimulator, telefon uygulamaları) işyerinde de entegrasyonla süreçlerin güvenliğini artırabilir .

Sonuç Olarak;
  • Epilepsi, doğru yönetildiğinde iş yaşamından dışlanmaması gereken sağlık durumudur.
  • Yukarıda detayları ile açıklandığı gibi, yasal düzenlemeler, iş güvenliği önlemleri, fiziki düzenlemeler, eğitimler, dijital destek ve sürekli gözetim kapsamında, epilepsi hastası çalışanların:
    • Güvenli bir şekilde çalışmaları,
    • İş kazalarına karşı korunmaları,
    • Herhangi bir ayrımcılığa uğramadan performans gösterip verimli çalışmaları
      tam anlamıyla mümkündür.

Bu sistematik yaklaşım, hem çalışan hakları hem işveren yükümlülükleri hem de toplum faydası açısından sürdürülebilir bir çözüm sağlar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️

⭐️⭐️

⭐️⭐️

⭐️⭐️

⭐️⭐️

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Epilepsi ve İş Hayatı https://turkepilepsi.org.tr/menu/38/epilepsi-ve-is-hayati?utm_sourcehttps://turkepilepsi.org.tr/menu/38/epilepsi-ve-is-hayati?utm_source

⭐️⭐️ İşyerinde Epilepsi ve ADA https://www.eeoc.gov/laws/guidance/epilepsy-workplace-and-ada?utm_source

⭐️⭐️ Uzun Çalışma Saatleri, Uzatılmış veya Düzensiz Vardiyalar ve İşçi Yorgunluğu https://www.osha.gov/worker-fatigue/hazards

⭐️⭐️ İşyerinde Epilepsi Ayrımcılığının Yasal Sonuçları: Ayrımcılığı Nasıl Tanırsınız ve Kendinizi Nasıl Savunursunuz https://www.kingsiegel.com/blog/legal-ramifications-of-epilepsy-discrimination-in-the-workplace/

⭐️⭐️ Epilepsi ve Aile Hekimliği https://turkishfamilyphysician.com/makaleler/derleme/epilepsi-ve-aile-hekimligi/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

İşyeri Revirinizdeki Oksijen Tüpüne Dikkat!!

Oksijen tüpleri, hem sağlık amaçlı hem de acil müdahalelerde hayat kurtarıcı niteliğe sahip basınçlı gaz ekipmanlarıdır. Ancak içerdiği yüksek basınç ve yanıcı ortamlarla etkileşime açık olması nedeniyle, doğru muhafaza edilmediğinde ve bilinçsizce kullanıldığında ciddi iş sağlığı ve güvenliği risklerine neden olabilir.

Bu nedenle, işletmelerimizde genellikle kullanılan 8–12 kg’lık taşınabilir oksijen tüplerinin kontrolü, muhafazası, kullanımı ve değiştirilmesi konularında tüm çalışanlarımızın dikkatli ve bilinçli hareket etmesi büyük önem taşır.

Sağlık personeli olmayan çalışanlarımızın dahi, temel güvenlik kurallarını anlayarak oksijen tüpleri ile ilgili işlemleri güvenli şekilde yerine getirebilmeleri amacıyla hazırladığım bu yazıda, sadece bir ekipmanı kullandırmak değil, aynı zamanda riski yönetebilen bilinçli bireyler yetiştirmektir.

Aşağıda işyerinizdeki oksijen tüpünün güvenli muhafaza edilmesi, kontrol edilmesi, kullanılması ve değiştirilmesi konularında sağlık personeli olmayan bir çalışan tarafından da kolayca anlaşılabilecek şekilde hazırlanmış eğitici ve hatırlatıcı bir yazılı bilgi dokümanı bulacaksınız.

Saygılarımla

Dr. Mustafa KEBAT

Oksijen Tüpü Nedir?

Oksijen tüpleri, tıbbi veya acil durumlarda kullanılmak üzere basınç altında saf oksijen gazı içeren çelik silindirlerdir. İşyeri ortamında, acil müdahale durumları için kullanılabilir. Ancak bu tüpler yüksek basınç altında olduğu için tehlikeli gaz ekipmanları sınıfına girer ve özel dikkat gerektirir.

Oksijen Tüpü Güvenli Muhafaza Kuralları

Dik Konumda Sabitlenmeli: Tüp daima dik konumda ve devrilmeyecek şekilde bir zincir veya kelepçe ile sabitlenmelidir.
Isı Kaynağından Uzak: Güneş ışığı, soba, kaynak kıvılcımı, fırın gibi ısı kaynaklarından en az 1,5 metre uzakta tutulmalıdır.
Kimyasallardan Ayrı Tutulmalı: Yanıcı, parlayıcı ya da kimyasal maddelerin bulunduğu yerlerden uzakta depolanmalıdır.
Kapalı, Kuru ve Havalandırmalı Alan: Oksijen tüpleri kuru, iyi havalandırılmış, tercihen kilitli bir alanda muhafaza edilmelidir.
“Oksijen Tüpü” Uyarı Etiketi: Tüpün bulunduğu alanda “Tıbbi Oksijen – Ateş ve Kıvılcım Yasaktır” etiketi görünür olmalıdır.

Oksijen Tüpü Günlük / Haftalık Kontrol Listesi

🔸 Tüp dik ve sabit durumda mı?
🔸 Vanası kapalı mı ve güvenlik başlığı takılı mı?
🔸 Gövde yüzeyinde pas, çatlak, darbe izi var mı?
🔸 Tüp bağlantı noktaları sızdırmaz mı?
🔸 Manometre basınç seviyesi normal aralıkta mı (yaklaşık 150–200 bar arası dolu)?
🔸 Etiketler okunabilir ve güncel mi?

📅 Haftalık kontrol yapılmalı, uygunsuzluklar amire bildirilmelidir.

Oksijen Tüpü Temel Kullanım Talimatı

‼️ Bu işlemler sadece eğitimli ve yetkilendirilmiş kişiler tarafından yapılmalıdır.

  1. Tüp dik ve sabit olmalı.
  2. Manometre kontrol edilir. (Boş veya az ise kullanılmaz)
  3. Regülatör takılır. (Kırık, çatlak varsa kesinlikle kullanılmaz)
  4. Vana yavaşça açılır. Ani açma patlama riskine neden olabilir.
  5. Oksijen maskesi ya da hortum takılır.
  6. Kullanım sonrası vana kapatılır ve hortumlar ayrılır.
  7. Güvenlik başlığı takılır.

Boş Oksijen Tüpü Değiştirme Talimatı

🟢 Her tüpün üzerinde “Boş/Dolu” etiketi olmalıdır.
🔁 Tüpün içindeki basınç 40 bar altına düştüyse “BOŞ” kabul edilir.

Adımlar:

  1. Vanayı kapat.
  2. Hortum ve regülatörü çıkar.
  3. Tüpü yerinden dikkatle çıkar.
  4. Yeni tüpü sabitle, regülatörü tak.
  5. Sızdırmazlık kontrolü yap.
  6. Manometre basıncını kontrol et (>150 bar normaldir).
  7. “DOLU” etiketi varsa görünür olsun.

🛑 Boş tüplerle dolu tüpler aynı alanda karışmamalı, ayrı yerlerde saklanmalıdır.

Oksijen Tüpü Dikkat Edilmesi Gereken Güvenlik Noktaları

🚫 Asla tüpü sürükleme, yuvarlama, yatırma.
🚫 Tüpü açarken yağlı, kirli eldiven ya da alet kullanma.
🚫 Yanında sigara içme, kıvılcım oluşturma.
🚫 Tüpün vanasına darbe alma riskini önle.
🚫 Tüp içinde kaçak hissedersen hemen vanayı kapat ve amirine bildir.

🧠 🧠 🧠
BUNLARI UNUTMA!
  • Tüp basınçlı kap olduğu için potansiyel bir tehlike barındırır.
  • Eğitimli olsan bile her zaman dikkatli olmalısın.
  • Aylık bakım ve yıllık periyodik kontroller yetkili firma tarafından yapılmalıdır.
  • Tüp üzerinde son test tarihi ve üretim tarihi etiketini kontrol et.
  • 10 yıldan eski tüpler kullanılmaz.
✅ ✅ ✅

Oksijen Tüpü ile Çalışırken
SABİTLE – KONTROL ET – KULLAN – KAPAT – EMNİYETE AL!”

Unutulmamalıdır ki; oksijen hayat verirken aynı zamanda yanlış ellerde ölümcül sonuçlara da neden olabilir. Bu sebeple, sadece tüpün içindeki gazı değil, çevresel güvenliği ve insan hayatını da taşıdığımızı bilerek hareket etmeliyiz.

Bu bilgi formu, işyerinde görevli ve sağlık personeli olmayan bir çalışanın oksijen tüplerini güvenle kullanmasını, kontrol etmesini ve gerektiğinde değiştirmesini amaçlamaktadır. Bu belge eğitimin yerini tutmaz, ancak kişisel sorumluluklarını ve doğru davranışları öğretmek için hazırlanmıştır. Düzenli aralıklarla yeniden okunmalı ve gerektiğinde sorumlu kişiden destek alınmalıdır.

Yapılan her kontrol, alınan her küçük önlem, büyük tehlikeleri önlemenin anahtarıdır. Bu dokümandaki bilgiler, sizleri hem bireysel hem ekip düzeyinde güvenli davranışlara teşvik etmek için hazırlanmıştır. Lütfen periyodik tekrarlar yaparak bilgilerinizi güncel tutunuz ve gerektiğinde bu dokümana başvurmaktan çekinmeyiniz. Güvenli bir çalışma ortamı, dikkatli ve bilgili çalışanlarla mümkündür.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Yüksekte Çalışma – Head Shake Nystagmus (HSN) Testi – Propriyosepsiyon

Yüksekte Çalışma Öncesi Vestibüler Fonksiyonun Dinamik Değerlendirilmesi
1. Denge Sisteminin Dinamik Doğası

İnsan vücudu, başın ve gözlerin koordineli hareketi sayesinde uzayda yönelimini koruyabilir. Bu karmaşık denge mekanizmasının kalbinde vestibüler sistem bulunur. İç kulaktaki yarım daire kanalları, utrikül ve sakkül gibi yapılar; yerçekimine, ivmeye ve baş hareketlerine duyarlıdır.

Dengeyi koruma süreci üç temel kaynaktan veri alır:

  1. Görsel sistem (gözlerden gelen konum bilgisi),
  2. Proprioseptif sistem (kas ve eklemlerden gelen pozisyon verileri),
  3. Vestibüler sistem (iç kulaktan gelen hız, ivme ve yönelim bilgisi).

Bu üç sistemin entegrasyonu, beyin sapı, beyincik ve serebral korteks aracılığıyla gerçekleşir.
Head Shake Nystagmus (HSN) Testi, bu entegrasyonun özellikle vestibüler bileşenini dinamik koşullar altında değerlendiren bir yöntemdir.

2. HSN Testinin Tanımı ve Amacı

Head Shake Nystagmus (HSN) Testi, başın hızlı ritmik hareketleri sonrasında ortaya çıkan nistagmus (istem dışı ritmik göz hareketi) varlığını ve yönünü değerlendiren bir vestibülo-oküler refleks (VOR) testidir.

Amaç, iki taraflı vestibüler sistemin asimetrik çalışmasını tespit etmektir. Sağ ve sol yarım daire kanallarından gelen uyarıların eşit olmaması durumunda, başın hızlı hareketinden sonra gözlerde istemsiz hareketler gözlenir. Bu hareket, denge sisteminde bir tarafın baskın ya da zayıf çalıştığını gösterir.

Temel ilke:
Baş hızla sallandığında iç kulakta bulunan endolenf sıvısı hareket eder. Sağ ve sol lateral yarım daire kanallarından gönderilen sinyaller beyin sapında karşılaştırılır. Bu sinyaller arasında fark varsa (örneğin bir kulakta hipofonksiyon), sistem yanlış yön bilgisi üretir ve gözlerde nistagmus gelişir.

3. HSN Testinin Nörofizyolojik Temeli

Vestibülo-oküler refleks (VOR), baş hareketi sırasında gözlerin sabit bir noktaya odaklanmasını sağlar. Baş hızla sağa döndüğünde, gözler refleks olarak sola hareket eder ve görsel stabilite korunur.

Bu refleksin üç temel bileşeni vardır:

  • Reseptör düzeyi: Yarım daire kanallarındaki kupula ve endolenf hareketi,
  • Sinyal iletimi: Vestibüler sinir (VIII. kranial sinir) aracılığıyla beyin sapına aktarım,
  • Motor yanıt: Ekstraoküler kasların kasılmasıyla gözlerin kompansatuvar hareketi.

Eğer bir taraftaki vestibüler sinyal azalmışsa (örneğin labirentit, vestibüler nörit veya kronik ototoksisite sonrası), başın ritmik sallanması sonrası VOR dengesi bozulur ve gözler bir yöne saparak nistagmus oluşturur.

4. Testin Klinik Önemi

HSN testi, özellikle subklinik vestibüler asimetrileri ortaya çıkarma açısından çok değerlidir. Romberg veya Unterberger testi gibi statik denge testlerinde normal sonuç alınan bireylerde bile, Head Shake Nystagmus testi dinamik bozuklukları gösterebilir.

Bu durum özellikle yüksekte çalışan bireyler için kritik öneme sahiptir; çünkü yükseklik ortamında baş hareketleri ani, tekrarlayıcı ve yön değiştirici niteliktedir.

5. Testin Uygulanma Ortamı
Ortam Koşulları:
  • Sessiz, dikkat dağıtıcı uyaranlardan arındırılmış bir klinik ortam.
  • Zemin düz ve güvenli olmalı.
  • Işık orta düzeyde olmalı; aşırı parlak veya karanlık ortam göz hareketlerinin değerlendirilmesini zorlaştırır.
Kullanılan Ekipmanlar:
  1. Frenzel gözlüğü veya video-okülografi sistemi (göz hareketlerini büyüterek incelemek için),
  2. Sandalye veya sabit oturma alanı,
  3. Zaman ölçer veya metronom (baş hareket hızını ayarlamak için),
  4. Gözlem formu (nistagmus yönü, süresi ve tipi kaydı).

6. Testin Uygulama Basamakları
Adım 1: Başlangıç Pozisyonu

Kişi oturur pozisyondadır. Baş düz, bakış karşıya sabitlenmiş durumdadır.

Adım 2: Gözlük Takılması

Frenzel gözlüğü takılarak hastanın fiksasyon yeteneği (bir noktaya odaklanma) engellenir. Bu sayede nistagmusun bastırılması önlenir.

Adım 3: Başın Sallanması
  • Muayene eden kişi, deneğin başını yaklaşık 30° öne eğdirir.
  • Ardından baş, ±30°’lik açılarla (yani sağa-sola toplam 60°) ritmik şekilde 2 Hz frekansla (yaklaşık saniyede iki kez sağ-sol) 20 defa sallanır.
  • Bu işlem yaklaşık 10 saniye sürer.

Adım 4: Hareketsizlik ve Göz İzlemi

Baş hareketi durdurulur ve deneğin başı yeniden nötral pozisyona getirilir.
Uygulayıcı, ilk 30 saniye boyunca gözleri dikkatle izler.

Adım 5: Göz Hareketlerinin Değerlendirilmesi

Gözlerde ortaya çıkan istemsiz hareketlerin yönü, frekansı ve süresi kaydedilir.

7. Nistagmusun Tipleri ve Klinik Yorumu

HSN testinde gözlenebilecek nistagmus tipleri aşağıdaki gibidir:

Nistagmus TürüÖzellikOlası NedenKlinik Anlam
YokGözler sabit, hareket yokNormal vestibüler dengeSağlıklı birey
Sağa atımlı nistagmusGözler hızlı fazda sağa saparSol vestibüler hipofonksiyonSol labirent zayıf
Sola atımlı nistagmusGözler hızlı fazda sola saparSağ vestibüler hipofonksiyonSağ labirent zayıf
Değişken yönlü (alternan)Sağ-sol dönüşümlü hareketMerkezi (serebellar) tutulumBeyincik etkilenimi
Vertikal nistagmusYukarı veya aşağı yönlü hareketBeyin sapı veya santral patolojiCiddi nörolojik bozukluk

8. Ölçüm Parametreleri
  • Latans: Nistagmusun baş hareketi durduktan sonra başlamasına kadar geçen süre. (Normalde 0,5–3 sn)
  • Süre: Göz hareketinin devam ettiği toplam süre (normal ≤10 sn).
  • Amplitüd: Gözün sapma açısı (derece cinsinden).
  • Frekans: Saniye başına salınım sayısı.

9. Testin Fizyolojik Yorumu

Normal bireylerde, iki yarım daire kanalından gelen sinyaller dengelidir.
Baş hızlı şekilde sallandığında endolenf hareketi her iki tarafta da eşit olur, bu nedenle net bir nistagmus oluşmaz.

Ancak bir tarafta vestibüler hipofonksiyon varsa:

  • Baş hareketi sırasında daha güçlü tarafın uyarısı baskın çıkar.
  • Beyin sapında yanlış “dönme hissi” algılanır.
  • Bu yanlış algı, gözlerde hızlı fazı sağlam tarafa doğru olan nistagmusa yol açar.

Örneğin:

  • Sağ vestibüler fonksiyon zayıf → Sağa atımlı nistagmus oluşur.

10. Örnek Klinik Uygulamalar
Örnek 1: Tek Taraflı Vestibüler Hipofonksiyon

Bir kaynak ustası, yüksekte çalışırken başını hızlı şekilde çevirdiğinde kısa süreli baş dönmesi yaşadığını belirtir. HSN testi sırasında sağa-sola 20 kez sallama sonrası sağa atımlı nistagmus izlenmiştir.
Yorum: Sol labirent hipofonksiyon; yüksekte ani baş hareketlerinde denge kaybı riski yüksek.

Örnek 2: Merkezi Patoloji (Serebellar Disfonksiyon)

Test sonrası nistagmus yön değiştirmiş ve süresi 20 saniyeyi aşmıştır.
Yorum: Beyincik tabanlı koordinasyon bozukluğu olasılığı; nörolojik inceleme gerekir.

Örnek 3: Normal Birey

Yüksekte çalışan bir vinç operatöründe test sonrası nistagmus gözlenmemiştir.
Yorum: Vestibüler sistem dengelidir; dinamik baş hareketlerinde oryantasyon kaybı riski düşük.

11. Yüksekte Çalışacak Kişilerde Uygulama ve Değerlendirme

Yüksekte çalışma, insan vücudunun proprioseptif ve vestibüler sistemlerini maksimum düzeyde kullandığı bir faaliyettir.

Bu tür çalışmalarda dengeyi bozan en küçük vestibüler asimetri bile ciddi düşme riskine yol açabilir.
HSN testi bu nedenle ön değerlendirme protokolüne dahil edilmelidir.

Değerlendirme Basamakları:
  1. Anamnez:
    • Daha önce geçirilen kulak enfeksiyonları, travmalar, denge bozuklukları sorgulanır.
  2. HSN Uygulaması:
    • Yukarıda belirtilen standart prosedür ile test yapılır.
  3. Sonuçların Kaydı:
    • Nistagmus yönü, süresi, tipi formlara kaydedilir.
  4. Risk Analizi:
    • Nistagmus pozitif olan bireyler; “yüksekte çalışma için geçici uygun değil” kategorisine alınır.
  5. İleri Değerlendirme:
    • Vestibüler Rehabilitasyon, Elektronistagmografi (ENG) veya Video Head Impulse Test (vHIT) gerekebilir.

12. Yüksekte Çalışmada Denge Riskleriyle İlişkilendirme

Denge Bozukluğu TürüHSN Bulgusuİş Güvenliği EtkisiÖnerilen Önlem
Tek taraflı vestibüler kayıpTek yönlü nistagmusBaş dönmesi, oryantasyon kaybıYüksek çalışma ertelenmeli, medikal tedavi
Bilateral vestibüler kayıpZayıf veya yok nistagmusGörsel odak kaybıSık mola, düşük hızda çalışma
Merkezi koordinasyon bozukluğuAlternan/vertikal nistagmusBeklenmedik düşme riskiNörolojik muayene önerilir
Normal vestibüler yanıtNistagmus yokGüvenli çalışma olasılığı yüksekRutin takip

13. Testin Güvenirliği ve Sınırlamaları

Güvenirlik:

  • Klinik olarak yüksek özgüllük (>%85).
  • Subklinik vestibüler asimetrileri yakalama duyarlılığı yüksektir.

Sınırlamalar:

  • Testin sonucu, yorgunluk veya ilaç etkisiyle değişebilir.
  • Gözlemci deneyimi büyük rol oynar.
  • Göz kası spazmları veya görsel sabitleme yeteneği güçlü bireylerde sonuç bastırılabilir.

14. Diğer Denge Testleriyle Karşılaştırma
Test AdıDeğerlendirdiği AlanStatik/DinamikHSN ile İlişkisi
Romberg TestiPropriosepsiyon + Vestibüler entegrasyonStatikStatik dengeyi değerlendirir, HSN dinamik farkları ortaya koyar
Unterberger TestiVestibülospinal refleksDinamikHSN ile birlikte uygulanırsa sistematik analiz sağlar
Head Thrust TestiVOR fonksiyonu (hızlı baş hareketi)DinamikHSN testine tamamlayıcıdır
Dix-Hallpike TestiPosterior kanal BPPVPozisyonelHSN, pozisyonel olmayan asimetrileri gösterir

15. İş Sağlığı ve Güvenliği Perspektifinden Sonuçların Yorumlanması

Yüksekte çalışma, denge kaybının ölümcül sonuçlara yol açabileceği bir alandır.
HSN testi, bu nedenle sadece medikal bir test değil; aynı zamanda önleyici iş güvenliği aracı olarak düşünülmelidir.

Pozitif HSN (Nistagmus Var):
  • Çalışan geçici olarak “yüksekte çalışma için uygun değildir”.
  • Vestibüler rehabilitasyon veya medikal tedavi sonrası yeniden değerlendirme gerekir.

Negatif HSN (Nistagmus Yok):
  • Vestibüler sistem dengelidir.
  • Yüksek riskli görevlerde baş hareketi kaynaklı oryantasyon kaybı riski düşüktür.

Raporlama Biçimi:
  • “Head Shake Nystagmus testi sonucuna göre vestibüler asimetri saptanmamıştır / saptanmıştır.”
  • “Yüksekte çalışma açısından vestibüler denge yeterlidir / yetersizdir.”

16. Pratik Uygulama Örneği – Tersane Ortamında Değerlendirme

İzmit Körfezi’ndeki bir tersanede çalışan vinç operatörleri ve iskele ustaları arasında yapılan denge testlerinde şu sonuçlar elde edilmiştir:

  • 30 kişilik grupta 4 kişide HSN testi pozitif bulunmuştur.
  • Bu çalışanların üçü, başı hızlı çevirdiklerinde kısa süreli baş dönmesi bildirmiştir.
  • Detaylı muayenede, ikisinde sol vestibüler hipofonksiyon, birinde geçirilmiş labirentit öyküsü belirlenmiştir.

Sonuç olarak bu kişiler rehabilitasyon programına alınmış, tedavi sonrası yeniden test edilmiş ve nistagmus kaybolunca yüksekte çalışma izni verilmiştir.

Bu yaklaşım, düşme oranlarını ve vestibüler kaynaklı dengesizlik şikayetlerini belirgin biçimde azaltmıştır.

17. Testin Standardizasyonu İçin Öneriler
  1. Baş sallama frekansı dakikada 120 hareket (2 Hz) olacak şekilde metronomla kontrol edilmelidir.
  2. Test her iki baş yönünde eşit genlikte yapılmalıdır.
  3. Gözlem süresi mutlaka 30 saniyeyi geçmemelidir.
  4. Test öncesi kafein, alkol veya vestibüler sistemi etkileyen ilaçlar kullanılmamalıdır.
  5. Uygulayıcılar testin santral ve periferik nistagmus farklarını ayırt edebilmelidir.

18. Sonuç: HSN Testinin İş Sağlığı Alanındaki Önemi

Head Shake Nystagmus Testi, dinamik denge sisteminin gerçek performansını ölçen, uygulaması kolay ve bilimsel temele dayalı bir tarama aracıdır.

Yüksekte çalışacak bireylerde:

  • Ani baş hareketleri,
  • Görsel odak değişimleri,
  • Mekanik titreşimler ve yön kaybı durumları sık yaşandığından,
    vestibüler sistemin sağlamlığı hayati önem taşır.

HSN testi, bu açıdan erken uyarı sistemi görevi görür.
Bir çalışanda nistagmus saptanması, potansiyel bir düşme veya kazanın önceden fark edilmesi anlamına gelir.

Dolayısıyla;

  • İşe giriş muayenelerinde,
  • Periyodik sağlık kontrollerinde,
  • Denge şikâyeti bildiren çalışanlarda
    rutin olarak uygulanması önerilir.

19. İSG Uygulamasıda Genel Değerlendirme Tablosu
Test SonucuYorumÇalışma UygunluğuÖneri
Nistagmus yokNormal vestibüler fonksiyonUygunRutin kontrol
Nistagmus 5 sn’den kısaHafif asimetriKoşullu uygunYavaş baş hareketi önerilir
Nistagmus 5–15 snBelirgin vestibüler farkUygun değilRehabilitasyon önerilir
Nistagmus 15 sn’den uzun veya yön değiştirenSantral köken olasılığıKesinlikle uygun değilNörolojik inceleme gerekir

Head Shake Nystagmus Testi, basit görünmesine rağmen iş sağlığı alanında yüksek öngörü gücüne sahip nörovestibüler bir testtir.
Yüksekte çalışma, denge sistemini sürekli sınayan bir faaliyettir; bu nedenle HSN testiyle belirlenen en küçük vestibüler dengesizlik bile ciddi kazaların önüne geçebilir.

Sonuç olarak:

  • HSN testi, vestibüler sistemin dinamik simetrisini değerlendirir.
  • Pozitif bulgu, bir tarafın zayıf veya baskın olduğunu gösterir.
  • Yüksekte çalışanlar için bu durum, potansiyel düşme riski demektir.
  • Testin düzenli uygulanması, hem iş güvenliği performansını artırır hem de çalışan sağlığını korur.

HEAD SHAKE NYSTAGMUS (HSN) TESTİ UYGULAMA FORMU

1. KİMLİK BİLGİLERİ

  • Adı Soyadı: …………………………………………………………………………………………………….
  • T.C. Kimlik No: ……………………………………………………………………………………………….
  • Yaş: …………. Cinsiyet: …………. Tarih: ……………..
  • İş Kolu / Görev: ………………………………………………………………………………………………
  • Testi Uygulayan Uzman: ………………………………………………………………………………..

2. TESTİN UYGULAMA ŞARTLARI

  • Test Ortamı: □ Sessiz □ Aydınlık □ Sabit Zemin
  • Kullanılan Ekipman: □ Frenzel Gözlüğü □ Video-Okülografi □ Zamanlayıcı
  • Test Pozisyonu: □ Oturur □ Ayakta
  • Baş Öne Eğimi: 30°
  • Baş Sallama Açısı: ±30° (Toplam 60°)
  • Hız: Yaklaşık 2 Hz (dakikada 120 hareket)
  • Tekrarlama Sayısı: 20

3. TEST UYGULAMA BASAMAKLARI

AşamaİşlemUygulayıcı Onayı
1Baş nötral pozisyonda iken gözler gözlükle izlenir□ Evet □ Hayır
2Baş 30° öne eğilir□ Evet □ Hayır
3Baş sağa-sola 20 kez ritmik şekilde sallanır□ Evet □ Hayır
4Hareketsizlik sonrası göz hareketleri 30 sn boyunca izlenir□ Evet □ Hayır

4. GÖZLEM ALANLARI

Gözlem KriteriSağ GözSol GözAçıklama / Not
Nistagmus varlığı□ Var □ Yok□ Var □ Yok
Nistagmus yönü□ Sağa □ Sola □ Yukarı □ Aşağı □ Alternan□ Sağa □ Sola □ Yukarı □ Aşağı □ Alternan
Hızlı faz yönü……………..……………..
Latans süresi (sn)……………..……………..
Süre (sn)……………..……………..
Amplitüd (°)……………..……………..
Frekans (Hz)……………..……………..
Görsel fiksasyon etkisi□ Bastırıyor □ Bastırmıyor□ Bastırıyor □ Bastırmıyor

5. KLİNİK DEĞERLENDİRME

BulgularOlası YorumUygunluk
Nistagmus yokNormal vestibüler denge□ Uygun
Sağa atımlı nistagmusSol vestibüler hipofonksiyon□ Koşullu uygun
Sola atımlı nistagmusSağ vestibüler hipofonksiyon□ Koşullu uygun
Alternan / vertikal nistagmusMerkezi patoloji olasılığı□ Uygun değil
Uzun süreli (>15 sn) nistagmusBelirgin asimetri□ Uygun değil

6. RİSK DEĞERLENDİRME VE AÇIKLAMA

Risk DüzeyiTanımÖnerilen İşlem
DüşükNistagmus yok veya 5 sn’den kısaRutin kontrol
Orta5–15 sn arası tek yönlü nistagmusVestibüler rehabilitasyon önerilir
Yüksek15 sn’den uzun veya yön değiştiren nistagmusNörolojik inceleme / geçici işten uzaklaştırma

7. TEST SONUCU

  • Genel Değerlendirme: ………………………………………………………………………………………………….
  • Test Sonucu: □ Negatif (normal) □ Pozitif (anormal)
  • Vestibüler Asimetri: □ Yok □ Var (Sağ / Sol)
  • Çalışma Uygunluğu: □ Uygun □ Koşullu □ Uygun Değil

8. TESTİ UYGULAYANIN GÖRÜŞÜ
……………………………………………………………………………………………………………………………………..
……………………………………………………………………………………………………………………………………..

Uygulayıcı Adı – Soyadı: …………………………………………………….
Unvanı: …………………………………………………….
İmza / Kaşe: …………………………………………………….


Not:
Bu test sonucu yalnızca vestibüler denge sisteminin değerlendirmesi için kullanılmalı, pozitif sonuçlar klinik tanı anlamına gelmemektedir. Pozitif bulgularda nörolojik veya otolojik inceleme önerilir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

#propriyosepsiyon #headshakenystagmus #yüksekteçalışma #tetkikosgb #kebat

Daha Fazla

Lityum-İyon Batarya Yangınları Üzerine Deneysel Bir Değerlendirme ve Söndürme Stratejileri

A new experimental approach to lithium-ion battery fires in electric vehicles: Investigation of fire behavior and effectiveness of extinguishing agents adlı makale, elektrikli araçlarda kullanılan lityum-iyon bataryaların yangın davranışlarını ve farklı söndürme ajanlarının etkinliğini kontrollü deneysel koşullarda inceleyen önemli bir çalışmadır. Bu çalışma, özellikle elektrikli araç bataryalarının yangın güvenliği alanında hem bilimsel hem de uygulamalı yanıtlar üretme amacı taşımaktadır.

Çalışmanın Temel İçeriği ve Bulguları

Makalede, 18,650 NMC (Nikel-Manganez-Kobalt Oksit) tip bataryalar, özel bir güvenlik test düzeninde aşırı ısıtma kullanılarak tutuşturulmuştur. Bu süreç, batarya yangınlarının meydana geldiği termal kaçak (thermal runaway) sürecini taklit etmek için seçilmiştir. Ardından yangınlara Su, BIOVERSAL, NOVEC 1230 ve COG tipi yüksek viskoziteli sıvı söndürme ajanları uygulanmıştır.

Testlerde elde edilen bulgular şunlardır:

  • Lityum-iyon bataryalar, iç kimyasal yapıları nedeniyle yangına oldukça dirençli ve uzun süre yanabilen yangın davranışı göstermektedir.
  • Söndürme ajanlarının etkisi söndürme süresi, alev yayılımı, ve ortam gaz bileşimini (O₂, CO, CO₂) kontrol altına alma performansına göre değerlendirildi.
  • Çalışmada hem batarya yangınının yayılma karakteristiği hem de söndürme ajanlarının performans ölçütleri deneysel olarak değerlendirilmiş, farklı ajanların güçlü ve zayıf yönleri tanımlanmıştır.

Bu yaklaşım, yalnızca yangının başlatılmasıyla sınırlı kalmayıp, söndürme ajanlarının gerçek mühendislik uygulamalarında nasıl performans göstereceğini araştırmasıyla da alandaki literatüre katkı sağlıyor.

Yangın Davranışının Bilimsel Perspektiften Ele Alınması

Lityum-iyon bataryaların yangın riski, elektromobilite alanının en kritik güvenlik konularından biridir. Özellikle “termal kaçak” olarak adlandırılan süreç, batarya hücresinin kontrolsüz ısınması ve enerji salınımıyla yangına dönüşmesi anlamına gelir. Bu süreç, batarya kimyası ve tasarımına bağlı olarak hızla ateşlenebilir ve yangının yayılma hızı ile ısı şiddeti diğer yangın türlerinden farklı dinamikler gösterir. Bu durum, termal kaçak mekanizmasının detaylı incelenmesi gerektiğini ortaya koyan literatürle de desteklenmiştir.

Bir başka değerlendirme, lityum-iyon yangınlarının söndürülmesinin diğer yangın türlerine göre daha zor olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun temel nedeni, bataryanın kapalı hücre yapısı ve yangının içten kontrollü olmasıdır. Bu yüzden dıştan müdahale başarıyı sınırlı kılabilir ve yangın yeniden alevlenme riski taşır. Bu konu üzerine yapılan ön çalışmalarda da benzer riskler tanımlanmıştır.

Söndürme Ajanları Üzerine Literatürdeki Diğer Çalışmalar ve Karşılaştırmalar

Makalenin denediği söndürme ajanları, literatürde geniş bir şekilde incelenen çeşitli söndürme stratejilerinin parçasıdır:

🔹 Su Bazlı Sistemler

Su bazlı uygulamalar, literatürde bataryanın soğutulması ve ısı dağılımını azaltması açısından en yaygın kullanılan yöntemlerden biridir. Bazı çalışmalarda, suyun termal kaçak propagasyonunu yavaşlattığı, ancak tek başına yangını tamamen söndürmede yetersiz kaldığı bulunmuştur.

🔹 Gaz Bazlı Söndürme Ajanları

Gaz söndürme ajanları (örneğin CO₂ veya özel gaz bileşikleri), yanma odasına girmekte zorluk yaşayabilir ve batarya içindeki reaksiyonu durdurmakta sınırlı kalabilir. Buna rağmen bazı bileşiklerin duman ve toksik gaz oluşumunu düşürdüğüne dair raporlar vardır.

🔹 Aerosol ve Özel Sıvılar

Literatürde batarya yangınları için özel aerosol söndürme teknolojileri de önerilmiştir. Bu yaklaşımlar, yangını kimyasal olarak baskılayarak, klasik söndürme yöntemlerinden daha etkin sonuç verebilmektedir. Bu teknoloji, elektrikli araç batarya bölmelerinde yaşam alanı gibi kapalı hacimlerde daha etkili performans sunabilir.

🔹 Sinerjik Çözümler

Bazı araştırmalar, gaz söndürme ile su serpme kombinasyonlarının özellikle büyük ölçekli batarya modüllerinde etkili olabileceğini göstermiştir. Bu strateji, her bir tekniğin zayıf yönlerini telafi edebilir ve yangının yayılmasını en aza indirebilir.

Pratik Sonuçlar ve Uygulama Önerileri

Bu deneysel çalışma, yangın kontrol mühendisleri ve itfaiye toplumuna iki önemli yönlü katkı sağlar:

  1. Yangın davranışı hakkında laboratuvar verisi: Bataryanın yangına verdiği tepki ve büyüme karakteristiği deneysel olarak belgelendi.
  2. Söndürme ajanlarının performans kıyaslaması: Farklı ajanlar arasındaki etkinlik farkları olasılıkla uygulamadaki seçimleri etkileyebilir.

Aynı zamanda, bu sonuçlar yangına müdahale protokollerinin yeniden değerlendirilmesine işaret eder. Elektrikli araç bataryalarının yangın güvenliği, klasik yangın söndürme pratiklerinden farklıdır ve özel eğitim, ekipman ve stratejiler gerektirir.

Değerlendirme ve Literatürdeki Yeri

Bu makale, lityum-iyon batarya yangınlarında söndürme ajanlarının performansını sistematik olarak inceleyen nadir deneysel çalışmalardan biridir ve literatürdeki diğer deneysel çalışmaları destekler. Özellikle yangın yangın davranışını anlamak ve yeni söndürme teknolojilerini test etmek isteyen araştırmacılar için değerli referans niteliğindedir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

KAYNAKLAR

⭐️⭐️ Onur Mammacıoğlu ve G. Coşkun, A new experimental approach to lithium-ion battery fires in electric vehicles… https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2214157X25008147?utm_source=chatgpt.com

⭐️⭐️ Ü. Şenyürek, Elektrikli Araçlarda Batarya Kaynaklı Yangınlar…http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2178381?utm_source

⭐️⭐️ X. Gao ve ark., Experimental study on fire suppression… https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S2352152X25026994?utm_source

⭐️⭐️ S. Yuan ve ark., A review of fire-extinguishing agent on suppressing lithium-ion… http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://hct-world.com/wp-content/uploads/2023/08/TR_F5_AM_L_Beijing-Institute-of-Technology-2021.pdf?utm_source

⭐️⭐️ Aerosol-based methods discussion. https://www.alasfire.com/blog/lityum-iyon-arac-bataryalari-yangininda-aerosol-ile-sondurme-teknolojisi/71?utm_source

⭐️⭐️ Lityum-iyon batarya yangın güvenliği literatür değerlendirmesi. https://www.mdpi.com/2076-3417/11/3/1247?utm_source

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Kalp – Damarlar ve Su – Küçük Gençlere

Sınıfta dersin en heyecanlı anlarından biriydi. Öğrencilerden biri defterine kalp şekli çizerken Hatice öğretmen gülümsedi. O sırada Zehra merakla parmağını kaldırdı:

Zehra: “Öğretmenim, geçen derste akciğerlerin suyla ilişkisini öğrendik. Peki ya kalbimiz? Kalbimiz de suya ihtiyaç duyar mı?”

Hatice öğretmen biraz düşündü, sonra göz kırptı.

Hatice Öğretmen: “Harika bir soru! Gelin bunu yine sihirle öğrenelim. Ellerimi üç kez çarpınca Sihirli Profesör gelecek ve bizi kalbin dünyasına götürecek.”

Sınıf sessizleşti, herkes nefesini tuttu. Hatice öğretmen avuçlarını şak şak şak diye birbirine vurdu. Bir anda ışıklar döndü, havada kıvılcımlar uçuştu ve rengârenk pelerinli, gözlüklerinin arkasından bakan koca gözleriyle Sihirli Profesör Su ortaya çıktı.

Profesör Su: “Genç araştırmacılar, tekrar buluştuk! Bugün kalbinizin ve damarlarınızın suya nasıl bağlı olduğunu göreceğiz. Hazır mısınız?”

Hep bir ağızdan “Hazııır!” diye bağırdılar.

Profesör asasını salladı. Sınıf bir anda küçücük oldu, herkes sanki kar tanesi kadar küçülmüştü. Kendilerini dev gibi atan kırmızı bir kasın içinde buldular. Evet, kalbin odacıklarındaydılar!

Elif: “Vay canına! Şu kocaman duvarlar kalp kası mı? Çok güçlü görünüyor.”

Profesör Su: “Evet Elif. Kalbiniz, günde yaklaşık yüz bin kez kasılıp gevşer. Bunun için de çok suya ihtiyaç duyar. Kasların kasılması için enerji gerekir, enerji için de suyun yardımıyla oluşan kimyasal reaksiyonlar şarttır.”

Atlas: “Benim aklıma bir şey geldi. Eğer su bu kadar önemliyse, kalp susuz kalınca ne olur? Hemen yorulur mu?”

Profesör Su: “Çok iyi bir nokta Atlas. Susuzluk, kanın daha koyu ve yoğun olmasına neden olur. Yani kalbiniz kanı pompalarken daha çok zorlanır. Bu da tıpkı çamurlu suyu hortumdan geçirmek gibi zordur.”

Asya Naz: “Benim babam tansiyon hastası. Tansiyonun da suyla ilgisi var mı?”

Profesör Su: “Kesinlikle! Tansiyon dediğimiz şey, kanın damarların duvarına yaptığı basınçtır. Eğer vücudunuzda su azsa, kan miktarı da azalır. Bu da bazen tansiyonun düşmesine yol açar. Ama tam tersi, çok fazla tuzlu su içerseniz, kan basıncınız yükselebilir.”

Öğrenciler hayranlıkla etraflarına bakarken dev gibi kapakçıklar çıt çıt diye açılıp kapanıyordu.

Ege: “Şunlar kapı gibi hareket eden şeyler mi? Sanki kalbin içinde kapılar var!”

Profesör Su: “Aferin Ege! Onlara kalp kapakçıkları diyoruz. Kanın tek yönlü ilerlemesini sağlarlar. Yani kalp her kasıldığında kanın geri kaçmasını önlerler. Bu kapakların düzgün çalışması için de kanın akışkan olması gerekir. Ve bunun sırrı yine sudur.

Tam o sırada öğrenciler damarların içine doğru çekildiler. Kendilerini hızla kayan kırmızı kayıkların üzerinde buldular. Aslında bunlar kırmızı kan hücreleriydi.

Ela: “Ben kayığa bindim! Bu kırmızı hücreler ne taşıyor?”

Profesör Su: “Onlar oksijen taşıyorlar Ela. Oksijen, suyun da yardımıyla hücrelere enerji üretimi için ulaştırılır. Kırmızı hücrelerin içinde hemoglobin adlı özel bir protein var. Bu molekül oksijeni yakalar ve taşır.”

Defne Yaz: “Hemoglobin deyince aklıma hemşireler geliyor, ama bu bambaşka bir şeymiş!”

Profesör Su: “Haklısın, kulağı benziyor. Hemoglobin demir içerir ve bu sayede kan kırmızı renktedir. Ama eğer vücutta yeterince su olmazsa, bu hücreler oksijeni gerektiği gibi taşıyamaz.”

Kıvanç: “Ben biraz ileriye baktım, yollar dallara ayrılıyor. Bunlar damar mı?”

Profesör Su: “Doğru Kıvanç. Şimdi sana üç çeşit damarı tanıtacağım:

  • Atardamarlar: Kalpten kanı dışarı pompalar, basınçlıdır.
  • Toplardamarlar: Kanı tekrar kalbe taşır.
  • Kılcal damarlar: Hücrelerin yanında minicik borular gibidir. Oksijen ve besinleri hücrelere verir, atıkları toplar.

Ve hepsinin içinde kanın büyük kısmını oluşturan plazma bulunur. Plazmanın %90’ı sudur!”

Mercan: “Yani damarlarımızda aslında su mu dolaşıyor?”

Profesör Su: “Çok güzel yakaladın Mercan! Evet, kanın akışkanlığını sağlayan sudur. Su olmasa, kan hücreleri birbirine yapışır ve dolaşım yavaşlar.”

Ali: “Profesör, ben terleyince çok su kaybediyorum. Bu kalbimi etkiler mi?”

Profesör Su: “Evet Ali. Terleme yoluyla su kaybettiğinde, damarlardaki kan azalır. Kalbin aynı miktarda oksijen taşımak için daha hızlı atması gerekir. Bu yüzden çok susuz kaldığımızda çarpıntı hissederiz.”

Nilda: “Benim annem hep ‘su iç, cildin güzel olsun’ der. Ama kalbimiz için de aynı şey mi geçerli?”

Profesör Su: “Kesinlikle. Su, sadece cildi değil kalbi de genç tutar. Su sayesinde damarlar esnek kalır. Eğer damarlar kuruyup sertleşirse kalp daha çok yorulur.”

Öğrenciler damarların içinde hızla yol alırken pırıl pırıl ışıklarla çevrili bir yerden geçtiler.

Çınar: “Burası çok aydınlık, neden böyle?”

Profesör Su: “Çünkü burası oksijenin yoğun olduğu bölge. Şimdi suyun bir başka işlevini öğrenelim: Su, oksijenin ve karbondioksitin çözünmesini kolaylaştırır. Bu sayede akciğerlerden gelen oksijen kana karışabilir.”

Yaman: “Yani su olmazsa oksijen de hücrelere ulaşamaz mı?”

Profesör Su: “Aynen öyle Yaman. Su, oksijen taşınmasında görünmez bir yardımcıdır.”

Defne Ebrar: “Benim kafam karıştı. Hem su içiyoruz, hem de kanımızda zaten su var. Hangisi önemli?”

Profesör Su: “Çok iyi soru Defne Ebrar! Su içmek, vücudun deposunu doldurmak gibidir. Kanın akışkanlığını korumak için düzenli olarak su içmeliyiz. Yani ikisi birbirini tamamlar.”

Can: “Benim babam koşuya gidince yanında hep su şişesi taşıyor. Kalp çok mu su harcıyor spor yaparken?”

Profesör Su: “Evet Can. Spor yaparken kalbin atış hızı artar. Daha çok kan pompalar. Daha çok terlersin ve su kaybedersin. Bu yüzden sporda su içmek çok önemlidir.”

Mila: “Ben şimdi anladım! Eğer çok susarsak kalp yoruluyor, damarlar zorlanıyor, bütün vücut etkileniyor.”

Profesör Su: “Bravo Mila. İşte dolaşım sisteminizin sırrı budur: Su, kanın yakıtıdır.”

Aziz: “Ben bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum. Yani biz su içince aslında kalbimize yardım ediyoruz.”

Profesör Su: “Aynen öyle Aziz. Kalbiniz sizin için hiç durmadan çalışan bir pompa. Ona verebileceğiniz en güzel hediye, temiz ve yeterli sudur.”

Öğrenciler yolculuğun sonunda kalbin büyük bir odasında toplandılar. Duvarlar dum dum dum diye ritmik seslerle atıyordu.

Hatice Öğretmen: “Çocuklar, gördünüz mü? Kalp ve damarlarımız da tıpkı böbrekler gibi suya bağımlı. Onsuz çalışamazlar.”

Profesör Su: “Ve bu sadece başlangıç! Sırayla susuzluğun kalp ve damar sağlığına nasıl zarar verdiğini, tansiyonun sırlarını, hatta kanın mikroskobik dünyasını göreceğiz.”

Çocuklar heyecanla birbirine baktılar. Macera henüz bitmemişti.

Sınıf kalbin içinde geçirdiği ilk yolculuktan döndüğünde herkes heyecanlıydı. Kalbin ritmik sesi kulaklarında hâlâ çınlıyordu. Fakat Hatice öğretmen gülümseyerek eliyle “sessizlik” işareti yaptı.

Hatice Öğretmen: “Çocuklar, yolculuğumuz burada bitmedi. Gerçek dünyaya döndük teneffüs zamanı.. Su içmek ve tuvalete gitmek isteyenler için 10 dk ara vereceğiz. Döndüğünüzde profesörle birlikte kalbin su olmadığında nasıl zorlandığını göreceğiz.”

10 dk sonra tüm sınıf heyecanla sıralarında bekliyorlardı…

Profesör Su asasını yeniden salladı. Çocuklar bu kez kalbin yanındaki dev bir ekranda, suyun eksildiği durumlarda neler olduğunu gösteren bir simülasyona çekildiler.

Zehra: “Ooo, ekrana bakın! Damarların içi önce doluydu, şimdi boşalmış gibi oluyor. Neden böyle?”

Profesör Su: “Çünkü susuzluk başladığında kanın sıvı kısmı, yani plazma azalır. Plazmanın büyük çoğunluğu sudur. Su azalınca kan koyulaşır, damarlarda daha zor akar.”

Tibet: “Yani kalp daha çok çalışmak zorunda mı kalıyor?”

Profesör Su: “Evet Tibet. Kalbin pompaladığı kan daha yoğun olduğunda, adeta çamurlu bir suyu hortumdan geçirmek gibi zordur. Kalp aynı işi yapmak için daha çok enerji harcar.”

Asya Naz: “Benim aklıma bir şey geldi. Tansiyon ölçerken hep ‘büyük tansiyon, küçük tansiyon’ deniyor. Onların da suyla ilgisi var mı?”

Profesör Su: “Kesinlikle. Büyük tansiyon, kalbin kanı pompalarken oluşturduğu basınçtır. Küçük tansiyon ise kalp gevşediğinde damarlarda kalan basınçtır. Eğer su azsa, kan hacmi de azalır. Bu durumda tansiyon bazen düşebilir. Ama çok tuzlu yiyeceklerle birlikte az su içerseniz, bu kez damarlar fazla su tutar ve tansiyon yükselebilir.”

Atlas: “O zaman su aslında tansiyonu dengeliyor. Yani çok yüksek olmaması, çok da düşük olmaması için gerekiyor.”

Profesör Su: “Bravo Atlas, tam isabet!”

Çocuklar ekranda kan hücrelerinin birbirine yapıştığını gördüler.

Elif: “Aa, hücreler neden kümelenmiş gibi? Böyle olursa oksijen taşıyamazlar ki!”

Profesör Su: “Harika gözlem Elif. Susuzlukta kan yoğunlaştığı için kırmızı hücreler birbirine yapışabilir. Bu, oksijenin taşınmasını zorlaştırır. Hücreler enerjiye aç kalır. İşte bu yüzden susuzlukta halsizlik hissedersiniz.”

Eylül: “Peki profesör, kalp yeterince oksijen taşıyamayınca ne olur?”

Profesör Su: “Kalp kası da bir kas sonuçta. O da oksijenle çalışır. Eğer kanla gelen oksijen azalırsa kalp yorulur, çarpıntı olur, bazen baş dönmesi bile yaşanır.”

Ege: “Ben futbol oynarken çok terliyorum. Sonra başım dönüyor. Bu anlattığınız şey mi oluyor?”

Profesör Su: “Evet Ege. Terleme yoluyla su kaybettiğinde, damarlarında dolaşan sıvı azalıyor. Kalbin aynı işi yapmak için daha çok çaba sarf ediyor. Bu yüzden spor yaparken su içmek çok önemlidir.”

Defne Yaz: “Ben bazen oyun oynarken su içmeyi unutuyorum. Sonra çok yorgun hissediyorum. Demek ki kalbim yoruluyor o sırada.”

Profesör Su: “Aynen öyle Defne. Kalp senin için hiç durmadan çalışan bir motor. Ona su vermezsen, motor zorlanır.”

Kıvanç: “Profesör, ben televizyonda sporcuların su içtiğini görüyorum. Hatta bazen özel içecekler içiyorlar. Onlar neden farklı?”

Profesör Su: “Çok iyi bir soru Kıvanç. Sporcular sadece su değil, aynı zamanda elektrolit dediğimiz mineralleri de kaybeder. Elektrolitler; sodyum, potasyum, magnezyum gibi minerallerdir. Bu mineraller suyla birlikte kalbin elektriksel atımlarını düzenler. Yani kalbin ritmi de suya ve bu minerallere bağlıdır.”

Mercan: “Vay canına! Yani kalbimizin elektrikle çalıştığını mı söylüyorsunuz?”

Profesör Su: “Evet Mercan. Kalbinizin içinde minicik elektrik sinyalleri oluşur. Bu sinyaller kalp kasını sırayla kasılmaya zorlar. Eğer yeterince su ve mineral olmazsa bu elektriksel düzen bozulabilir.”

Ali: “Benim babam bazen ‘kalbim sıkıştı’ diyor. Su içmek bunu önler mi?”

Profesör Su: “Kalp sıkışması farklı nedenlerle olabilir Ali. Ama susuzluk da kalbi zorlar. Su içmek kalbin daha rahat çalışmasını sağlar. Tabii sağlıklı yaşamın diğer parçaları da çok önemlidir.”

Nilda: “Profesör, damarlar su az olunca sertleşiyor mu?”

Profesör Su: “Çok güzel bir nokta Nilda. Evet, uzun süre susuz kalan damarlar esnekliğini kaybeder. Su, damarların elastik liflerini nemli ve sağlıklı tutar.”

Çınar: “Benim kafam karıştı. Yani su sadece kanı sıvılaştırmıyor, aynı zamanda damarları da esnek tutuyor. Doğru mu?”

Profesör Su: “Bravo Çınar, tam doğru. Su hem kanın içindedir hem de damarların duvarında görev yapar.”

Ela: “Ben şimdi anladım. Susuzluk kalbi hem içeriden hem dışarıdan yoruyor.”

Profesör Su: “Harikasın Ela. Çok güzel özetledin.”

Yaman: “Profesör, peki suyu fazla içersek kalbimize zarar verir mi?”

Profesör Su: “İlginç bir soru Yaman. Normal koşullarda böbrekler fazla suyu dışarı atar. Ama çok aşırı su içilirse, kan fazla sulanır, mineraller seyrelir. Bu da kalbin elektriksel ritmini bozabilir. Yani her şeyin dengesi önemlidir.”

Defne Ebrar: “Ben annemden duydum, su içmeyince kan pıhtılaşabiliyormuş. Bu doğru mu?”

Profesör Su: “Evet Defne Ebrar. Su azsa, kan daha koyu olur. Koyu kan pıhtı oluşumuna daha yatkındır. Bu da damarlarda tıkanıklık riski demektir. O yüzden düzenli su içmek çok önemlidir.”

Can: “Benim aklıma bir şey geldi. Kalp durmadan çalışıyor, hiç mola vermiyor. Suyu azaldığında hiç mi dinlenemiyor?”

Profesör Su: “Çok akıllıca bir soru Can. Kalp hiç mola vermez, sadece kasılıp gevşer. Ama su azsa, gevşeme sürecinde de zorlanır. Yani aslında kalbin ‘dinlenme anı’ bile suya bağlıdır.”

Mila: “Ben bazen çok susadığımda dudaklarım kuruyor. Kalbim de aynı şekilde kuruyor mu?”

Profesör Su: “Kalp kuruyamaz ama suyunu kaybettiğinde kasları daha sertleşir. Yani kalbin çalışması zorlaşır.”

Aziz: “Benim kafama şu takıldı: Eğer suyun %70’i vücudumuzdaysa, neden bu kadar sık su içmemiz gerekiyor?”

Profesör Su: “Çünkü Aziz, vücudun her gün nefesle, terle, idrarla su kaybediyor. Kalp bu kaybı telafi edemez. Sadece dışarıdan aldığın suyla yerine koyabilirsin.”

Çocuklar simülasyonda terleyen bir bedenin nasıl su kaybettiğini, damarların nasıl daraldığını ve kalbin nasıl hızlandığını gördüler.

Zehra: “Kalp hızlanınca neden kalbim çarpıyor gibi hissediyorum?”

Profesör Su: “Çünkü su azaldığında kalbin daha hızlı atar. Bu hızlanma göğsünde ‘pıt pıt pıt’ diye hissedilir. Buna çarpıntı diyoruz.”

Tibet: “Ben bazen çok hızlı koşunca kalbim ağzımdan çıkacak gibi oluyor. Bu da aynı şey mi?”

Profesör Su: “Evet Tibet. Koşarken hem su kaybediyorsun hem de kalbin çok hızlı çalışıyor. Eğer yanında suyun yoksa bu his daha da artar.”

Asya Naz: “Benim annem diyor ki, kalbin çalışması için kanın oksijen taşıması lazım. Peki oksijenin suyla ne ilgisi var?”

Profesör Su: “Çok güzel bir soru Asya Naz. Oksijen, kanda çözünmek için suya ihtiyaç duyar. Su, oksijenin kırmızı hücrelere bağlanmasını kolaylaştırır. Yani oksijenin hücrelere gitmesi için su şarttır.”

Atlas: “Yani aslında su, oksijenin yol arkadaşı gibi!”

Profesör Su: “Aynen öyle Atlas, çok güzel bir benzetme.”

Elif: “Ben artık suyu sadece susayınca içmek istemiyorum. Çünkü susamak demek, kalbimizin çoktan zorlanmaya başlaması demekmiş.”

Profesör Su: “Harika farkındalık Elif. Susamadan su içmek kalbinize en büyük hediyedir.”

Eylül: “Profesör, peki kalbimiz su sayesinde ne kadar güçlü kalır? Ömür boyu çalışabilir mi?”

Profesör Su: “Evet Eylül, kalbiniz ömür boyu çalışmak üzere tasarlanmıştır. Ama bu uzun ömrün sırrı, yeterli su, dengeli beslenme ve hareketli yaşamdır.”

Ege: “Ben artık futbol maçına çıkarken su içeceğim. Çünkü anladım ki sadece kaslarım değil, kalbim de su istiyor.”

Defne Yaz: “Ben de sabahları su içeceğim. Çünkü gece boyunca çok su kaybediyoruz.”

Kıvanç: “Benim yeni keşfim şu: Su içmek sadece susuzluğu gidermiyor, kalbimizin elektrik ritmini bile koruyor.”

Mercan: “Benim için en şaşırtıcı olan, kanın çoğunun sudan oluşması oldu.”

Ali: “Benim öğrendiğim şey: Susuz kalınca kalp çarpıntısı olabilir.”

Nilda: “Ben de damarların esnekliğini suyun koruduğunu öğrendim.”

Çınar: “Ben suyun tansiyonu dengelediğini öğrendim.”

Ela: “Benim için en önemlisi, suyun oksijen taşımayı kolaylaştırması.”

Yaman: “Su çok fazlaysa da zararlı olabiliyormuş, bunu hiç bilmiyordum.”

Defne Ebrar: “Ben pıhtılaşma riskini öğrendim.”

Can: “Ben kalbin hiç durmadan çalıştığını ama su olmazsa zorlandığını öğrendim.”

Mila: “Ben kalbin kuruyamasa da susuz kalınca sertleştiğini öğrendim.”

Aziz: “Ben suyun sürekli kaybolduğunu ve yerine konması gerektiğini öğrendim.”

Profesör Su asasını havaya kaldırdı, tüm çocukların etrafında su damlacıklarından oluşan bir kalp şekli belirdi.

Profesör Su: “İşte çocuklar, gördüğünüz gibi kalp ve damarlarınız için su, sadece bir içecek değil; yaşamın anahtarıdır. Onu dengeli içerseniz, kalbiniz size güçlü, sağlıklı ve uzun bir hayat armağan eder.”

Çocuklar alkışladı, kalp ritmiyle uyumlu bir şekilde “dum dum dum” sesiyle tempo tuttu.

Hatice öğretmen gülümseyerek ekledi:

Hatice Öğretmen: “Çocuklar, bugünkü dersimizden sonra artık hepiniz kalbinize suyla dost olmayı öğrendiniz. Şimdi kimin canı bir bardak su ister?”

Hepsi aynı anda bağırdı: “Beeeennn!”

Ve sınıf kahkahalarla doldu.

Dr. Mustafa KEBAT

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Yukarıda yer alan hikaye firmalarımız Tetkik OSGB – Tetkik Danışmanlık tarafından sosyal sorumluluğumuz olan çocuklarımızı bilgilendirmek, okumaya, çalışmaya, doğal hayata heveslendirmek ülkemize ve geleceğimize yararlı bireyler olabilmelerine katkı sağlamak maksadı ile yayınlanmıştır.

Dr Mustafa KEBAT

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz. Varsa hatalarımızı bildirmeniz daha faydalı olmamıza desteğiniz bizim için çok değerli.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Lipoprotein(a), Kolesterol ve Kalp Krizi

Kalbin Sessiz Düşmanı
Kolesterol Denilince Aklımıza Sadece “LDL” Gelmesin

Kolesterol dendiğinde genellikle herkesin aklına “iyi” ve “kötü” kolesterol gelir:

  • HDL (High Density Lipoprotein) → Vücudunuz Üretir
  • LDL (Low Density Lipoprotein) → Vücudunuz Üretir
İyi Kolesterol – Kötü Kolesterol Olmaz

HDL ve LDL vücudunuz tarafından üretilir. Vücudunuz ihtiyaç duyduğu maddeleri üretir. Siz vücudunuzun sistemini bozduğunuzda ihtiyacından fazla üretmeye başladığı maddeler yine vücuda zarar verebilir.

Dikkat; fazla üretilen maddeye (Burada LDL) kötü demek bilimsellikten ve doğruluktan uzak bir yaklaşımdır.

Kötü olan: Vücudun düzenini bozan davranış yada vücudunun düzenini bozandır.

Asıl gözden kaçan tehlike, bir kolesterol alt türü olan ve genetik geçişli bir risk faktörü olarak kalp krizlerinin perde arkasındaki suçlusu sayılan: Lipoprotein(a) [kısaca Lp(a)]

🩸 🩸 🩸
Lipoprotein(a) Nedir?

Lp(a), LDL kolesterolüne çok benzer bir yapıya sahiptir, ancak bir farkla:
ApoB100 proteinine ek olarak, üzerinde apolipoprotein(a) denilen özel bir protein daha taşır. Bu yapı:

  • Yapışkan ve yoğun hale gelmesine neden olur
  • Damarlarda birikme eğilimini artırır
  • Fibrinolizi engelleyerek pıhtı oluşumuna zemin hazırlar

🔎 Lipoprotein(a) – Lp(a) = LDL + Apo(a) = Aterojen + Trombojenik yapı

Lipoprotein(a) – Lp(a) ve Kalp Krizi Arasındaki Bağlantı
Lipoprotein(a) – Lp(a)’nin 3 Ölümcül Etkisi
  1. Endotelyal hasarı kolaylaştırır
  2. Damarda kolesterol plaklarının oluşumunu artırır
  3. Pıhtılaşma sistemini sabote eder (Plazminojen ile yapısal benzerliği nedeniyle fibrin yıkımını engeller)

Bunlar bir araya geldiğinde:

  • Koroner damar duvarlarında sertleşme
  • Daralmış damar lümeni
  • Ani pıhtı oluşumu

💥 Sonuç: Miyokard enfarktüsü (kalp krizi)

👨‍⚕️ 👨‍⚕️ 👨‍⚕️
Çarpıcı Bir Örnek – Genetik Yükle Gelen Tehlike

Ahmet, 42 yaşında, zayıf, sigara içmiyor, spor yapıyor.
Ancak ailesinde 3 kişi 50 yaş altı kalp krizi geçirmiş.
Tüm kan değerleri normal, sadece bir tanesi dışında: Lipoprotein(a)Lp(a): 165 mg/dL (Referans: <30 mg/dL)

🔴 Ne oldu?
Ahmet koşu sırasında göğüs ağrısı yaşadı. Anjiyografi sonucu:
Sol ön inen arter (LAD) %90 tıkalı.
Ve buna sebep olan şey neydi? Lipoprotein(a)- Lp(a)’nin damarda yaptığı sinsi birikimler ve pıhtılaşma eğilimi.

Lipoprotein(a) – Lp(a) vs. Diğer Kolesterol Türleri
ÖzellikLDLHDLLp(a)
Aterojenik mi?EvetHayırEvet
Genetik mi?KısmenHayır%90 Genetik
Diyetle değişir mi?EvetEvetHayır!
Pıhtı riskini artırır mı?DolaylıHayırEvet – direkt olarak
İlaçla düşürülmesi kolay mı?Statinlerle evet
(Bedeli olduğunu unutmadan)
Niacin vb.Zor – çoğu ilaca dirençli

Lipoprotein(a) – Lp(a) Neden Tehlikeli?

Lipoprotein(a) – Lp(a)’nin üzerinde taşıdığı Apo(a), vücutta doğal olarak bulunan plazminojen proteini ile yapısal benzerlik gösterir.
Ancak plazminojen normalde pıhtıları çözmekle görevliyken, Apo(a) bu sistemin işleyişini bozar.

➡️ Yani Lipoprotein(a) – Lp(a) yüksek olduğunda:

  • Damar daralması + pıhtı oluşumu aynı anda gerçekleşebilir
  • Kalp krizi riski normal LDL seviyesi olsa bile yüksek olabilir
🔬 🔬 🔬
Lipoprotein(a) – Lp(a) Testi Neden Herkese Yapılmalı?
Ne yazık ki:
  • Rutin kolesterol panellerinde Lipoprotein(a) – Lp(a) ölçülmez
  • LDL’si normal olan bireylerde bile gizli risk olabilir
  • Ailesel kalp hastalığı öyküsü olan bireylerde özellikle bakılmalıdır

📌 Amerikan Kalp Derneği (AHA) ve Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC), Lipoprotein(a) – Lp(a) ölçümünü özellikle:

  • Genç kalp krizi geçirenlerde
  • Aile öyküsü güçlü olanlarda
  • Sebepsiz yüksek LDL görülenlerde
    öneriyor.
🍏 🍏 🍏
Peki Ne Yapabiliriz?
Kötü Haber:
  • Lipoprotein(a) – Lp(a) seviyesi çoğunlukla genetik belirlenmiştir
  • Diyetle veya egzersizle Lipoprotein(a) – Lp(a) ciddi oranda düşmez

İyi Haber:
  • LDL ve inflamasyon kontrol altına alınarak risk azaltılabilir
  • Yeni nesil ilaçlar (örneğin antisens oligonükleotid tedavileri, Pelacarsen gibi) geliştirilme aşamasında
  • Niasin (B3 vitamini) bazı kişilerde Lipoprotein(a) – Lp(a)’yı %20-30 oranında azaltabilir
  • Omega-3 yağ asitleri, damar sağlığı üzerinde koruyucu etki sağlar
🥗 🥗 🥗
Beslenme ve Yaşam Önerileri
StratejiAçıklama
Trans yağlardan uzak durEndotelyal inflamasyonu ve LDL oksidasyonunu artırır
Anti-inflamatuar gıdalarZeytinyağı, yeşil yapraklılar, yaban mersini
Sigarayı kesinlikle bırakLipoprotein(a) – Lp(a) etkisini katlar
Kilo kontrolü sağlaİnsülin direnciyle birleştiğinde risk ikiye katlanır
Günde en az 30 dk yürüyüşHDL’yi artırır, vasküler fonksiyonu destekler
🔚 🔚 🔚
Sessiz ama Güçlü Bir Risk Faktörü

Lipoprotein(a), yüksek tansiyon ya da kolesterol kadar medyada yer bulmasa da, kalp krizlerinin %20-25’inde bağımsız risk faktörü olarak karşımıza çıkar.
Üstelik bu durum, zayıf, aktif, sağlıklı bireylerde bile görülebilir.

🧠 🧠 🧠

Unutmayın:

“Kalbinizi sadece LDL’den değil, Lipoprotein(a) -Lp(a)’den de koruyun. Genetik yatkınlık kader değildir; ama fark edilmezse felaket olabilir.”

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Lipoprotein A https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34033383/

⭐️⭐️ Lipoprotein A https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK570621/

⭐️⭐️ Lipoprotein(a) hakkında bilmemiz gereken her şey https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38759878/

⭐️⭐️ Çok Etnikli Birleştirilmiş Prospektif Kohortta Lipoprotein(a) ve Uzun Vadeli Kardiyovasküler Risk https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38631771/

⭐️⭐️ Lp(a) – göz ardı edilen bir risk faktörü https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36681362/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Yüksekte Çalışma – Position Sense (Pozisyon Algısı) Testi – Propriyosepsiyon

Position Sense (Pozisyon Algısı Testi) – Yüksekte Çalışmalarda Propriyoseptif Dengenin Anahtarı
1.Dengenin Görünmeyen Duyusu – Propriyosepsiyon

İnsan vücudunun konumunu, hareketini ve kas tonusunu algılayabilmesi, üç temel sistemin koordineli çalışmasına dayanır: vestibüler sistem, görsel sistem ve somatosensoriyel sistem (propriyoseptif sistem). Bu üçlü, merkezi sinir sisteminde özellikle beyincik (serebellum) ve parietal korteks üzerinden entegre edilir.
Propriyosepsiyon, bu sistemin en az farkında olunan ama en kritik bileşenidir. Kas, tendon, eklem kapsülü ve deri altındaki reseptörler aracılığıyla uzuvlarımızın uzayda nerede olduğunu “görmeden” bilebiliriz.
Bu yeti, özellikle yüksekte çalışma yapan kişilerde –örneğin iskele, vinç, gemi güvertesi ya da kule platformlarında çalışanlarda– hayati öneme sahiptir. Çünkü yüksek irtifada dengenin görsel girdilerden çok vücut konum algısı ile korunması gerekir.

Position Sense (Pozisyon Algısı) Testi, bu algısal mekanizmayı doğrudan değerlendiren, basit ama bilimsel olarak güçlü bir testtir. Test, bir ekstremitenin (genellikle kol veya bacak) pasif olarak belirli bir pozisyona getirilip, diğer ekstremiteyle aynı konumun taklit edilmesi prensibine dayanır.
Amaç, bireyin eklem pozisyon farkındalığını ve bu farkındalığı motor yanıtla eşleştirme becerisini ölçmektir.

2. Testin Fizyolojik Temeli

Pozisyon algısı, üç ana kaynak üzerinden beynin somatosensoriyel korteksine iletilir:

  1. Kas iğcikleri (muscle spindles): Kasın uzunluğundaki değişimleri ve değişim hızını algılar.
  2. Golgi tendon organları: Kasın ürettiği gerilimi algılar.
  3. Eklemsel ve cilt reseptörleri: Eklem açısı, yön ve hız hakkında geri bildirim sağlar.

Bu duyusal bilgiler dorsal kolon üzerinden parietal lobda (Brodmann alanı 3a, 2) işlenir.
Normal bir bireyde bu sistem, milisaniyelik zaman ölçeğinde refleksif düzeyde işler. Ancak vestibüler bozukluk, periferik nöropati, serebellar hasar ya da yaşa bağlı proprioseptif kayıplar durumunda bu hassas denge bozulur.
Yüksekte çalışanlarda yorgunluk, titreşim, alkol, uyku eksikliği veya kas-iskelet zorlanmaları da geçici proprioseptif hatalara neden olabilir. Bu nedenle pozisyon algısı testi, bu riskleri erken fark etmek için güçlü bir araçtır.

3. Testin Amacı

Position Sense Testi’nin temel amacı:

  • Uzuv konum farkındalığını ölçmek,
  • İki taraflı (sağ/sol) proprioseptif eşgüdümü değerlendirmek,
  • Görsel kontrol olmadan motor planlama yeteneğini gözlemlemek,
  • Duruş, denge ve güvenli hareket kapasitesi hakkında çıkarım yapmaktır.

Yüksekte çalışma yapacak kişilerde bu testin amacı, çalışanın:

  • Vücut farkındalığının yeterli olup olmadığını,
  • Kas-iskelet sisteminin refleksif tepkilerinin hızını,
  • Denge bozulduğunda doğru düzeltici hareketleri yapabilme becerisini ölçmektir.

4. Gerekli Malzemeler ve Ortam
  • Sessiz, düz ve güvenli bir ortam (örn. muayene odası, eğitim alanı)
  • Göz bandı (görsel girdileri elimine etmek için)
  • Standart bir sandalye veya muayene yatağı
  • Dereceli gonyometre veya işaret çubuğu (ölçüm için)
  • Test formu (gözlem kaydı ve puanlama için)

5. Uygulama Basamakları
A. Üst Ekstremite İçin (Kol Pozisyon Algısı)
  1. Başlangıç pozisyonu: Çalışan oturur pozisyonda, gözler kapalı veya göz bandı takılı halde olmalıdır.
  2. Pasif hareket: Uygulayıcı, sağ kolu belirli bir açıya (örneğin 45° abduksiyon, 90° fleksiyon) getirir ve o pozisyonda birkaç saniye tutar.
  3. Hedefin hatırlatılması: “Bu konumu hatırlayın.” denir.
  4. Diğer tarafın hareketi: Sol kol serbest bırakılır ve çalışandan, “Şimdi diğer kolunuzu aynı pozisyona getirin.” istenir.
  5. Gözlem:
    • Açı farkı (gonyometreyle ölçülür).
    • Hedefe yaklaşım süresi.
    • Kas koordinasyonu (aşırı ya da yetersiz hareket).
  6. Tekrar: Her iki taraf için 3 deneme yapılır, ortalama hata derecesi alınır.

B. Alt Ekstremite İçin (Bacak Pozisyon Algısı)
  1. Çalışan sırtüstü pozisyondadır.
  2. Uygulayıcı, sağ bacağı belirli bir açıya (örneğin kalça 30°, diz 45° fleksiyon) getirir.
  3. Bu pozisyon 3 saniye korunur.
  4. Çalışandan diğer bacağını aynı pozisyona getirmesi istenir.
  5. Gonyometre ile açı farkı ölçülür (örneğin 0–5°, 6–10°, 10°+ gibi kategoriler).
  6. 3 tekrardan ortalama hata hesaplanır.

6. Değerlendirme ve Puanlama
Açı FarkıPuanDeğerlendirmeİş Sağlığı Yorumu
0–5°0NormalGüvenli proprioseptif kontrol
6–10°1Hafif bozulmaUyarı, tekrar eğitim önerilir
11–15°2Orta düzey hataDenge eğitimi gerektirir
16°+3Belirgin proprioseptif kayıpYüksekte çalışma uygun değil

Ayrıca şu gözlemler niteliksel olarak değerlendirilir:

  • Hedefe ulaşmadan durma (hipometrik hareket)
  • Hedefi aşma (hipermetrik hareket)
  • Sürekli düzeltici mikro hareketler
  • Görsel telafi girişimi (göz açma eğilimi)

7. Yüksekte Çalışma Değerlendirmelerinde Uygulama
A. Testin İşe Alım Aşamasında Kullanımı

İşe giriş muayenelerinde, özellikle şu görevlerde uygulanması önerilir:

  • İskele montajı / sökümü
  • Vinç operatörlüğü
  • Kule ve direk bakım personeli
  • Gemi üst güvertesi çalışanları
  • Tersane donatım işçileri

Bu test, Romberg ve Unterberger testleriyle birlikte uygulandığında çalışanın hem vestibüler hem proprioseptif denge sistemleri hakkında bütüncül bir profil oluşturur.

B. Yorgunluk ve Gece Vardiyası Etkilerinin İzlenmesi

Pozisyon algısı, yorgunlukla bozulabilen bir parametredir. Bu nedenle vardiya öncesi rastgele testlerle anlık performans izlenebilir.
Örneğin:

  • Gündüz vardiyasında ortalama hata 4° iken,
  • Gece vardiyasında 9°’ye çıkmışsa, bu refleks gecikmesi ve proprioseptif zayıflama olarak yorumlanabilir.

C. Eğitim ve Rehabilitasyon Uygulamaları

Bozukluk saptanan kişilerde şu eğitimler önerilir:

  • Kapalı gözle hedefleme egzersizleri,
  • Denge tahtası (balance board) uygulamaları,
  • Göz kapalı merdiven inip çıkma eğitimleri (gözetim altında),
  • Kas kuvvetlendirme ve core stabilizasyon çalışmaları.

8. Testin Güvenlik ve Etik Boyutu
  • Test sırasında düşme riski olan bireylerde destek alınmalıdır.
  • Aşırı yorgun, alkol veya ilaç etkisi altındaki kişilerde test geçerli sonuç vermez.
  • Test, yalnızca hekim veya fizyoterapist gözetiminde yapılmalıdır.
  • Veriler gizlilik kapsamında işlenmeli, çalışan mahremiyeti korunmalıdır.

9. Klinik Örneklerle Değerlendirme
Örnek 1 – Hafif Hata (5°)

Bir vinç operatörü sağ kolunu 90° fleksiyonda doğru eşleştirmiş ancak sol kol 95°’de kalmış.
Yorum: Normal sınırda fark. Refleks ve proprioseptif duyum iyi.

Örnek 2 – Orta Hata (12°)

Bir iskele işçisi gözleri kapalıyken sağ bacak pozisyonunu taklit ederken 12° fark göstermiş.
Yorum: Denge eğitimi önerilir. Kas yorgunluğu veya nöromüsküler yavaşlama olabilir.

Örnek 3 – Belirgin Hata (20°+)

Gemi üst güvertesi çalışanı sol kolda hedef pozisyonu belirgin şekilde kaçırmış.
Yorum: Vestibüler-propriyoseptif koordinasyon zayıf.
Karar: Yüksekte çalışma geçici olarak uygun değil. Tekrar test ve uzman değerlendirmesi şart.

10. Testin Kombine Kullanımı

Position Sense Testi, tek başına değil; aşağıdaki testlerle kombinasyon halinde denge profili oluşturur:

Kombine TestÖlçtüğü SistemKlinik Yorum
RombergVestibüler + PropriyoseptifStatik denge kontrolü
Past PointingVestibüler yön farkındalığıYön sapması
UnterbergerVestibüler asimetriRotasyonel denge kaybı
Heel-to-ShinSerebellar koordinasyonMotor doğruluk
Position SensePropriyoseptif farkındalıkUzuv konum kontrolü

Bu testlerin birlikte uygulanması, yüksekte çalışma uygunluk değerlendirmesi için altın standart bir “denge tarama paketi” oluşturur.

11. Testin Avantajları ve Sınırlılıkları

Avantajları:

  • Basit, ekipmansız, hızlı uygulanabilir.
  • Subjektif şikayetlerden bağımsız objektif ölçüm sağlar.
  • Eğitimli sağlık personeli tarafından kolay yorumlanabilir.
  • Denge rehabilitasyonuna yön verir.

Sınırlılıkları:

  • Gözlemci hatası olasılığı vardır.
  • Dikkat ve yorgunluk gibi faktörler sonucu etkiler.
  • Gonyometrik ölçüm deneyim gerektirir.
  • Tek testle tanısal karar verilmemelidir (kombine test önerilir).

12. Sonuç – Yüksekte Çalışma İçin Güvenli Duruşun Temeli

Position Sense (Pozisyon Algısı) Testi, insan vücudunun farkında olma kapasitesini ölçen en yalın ama en güçlü klinik araçlardan biridir.
Yüksekte çalışma gibi denge, refleks ve yön oryantasyonunun kritik olduğu görevlerde, çalışanların proprioseptif sistemlerinin yeterliliği bu testle kolayca saptanabilir.
Testin düzenli uygulanması, sadece bireysel güvenliği değil, tüm çalışma alanının sistemsel güvenliğini artırır.

Propriyoseptif sistemin sağlıklı işlemesi, bir çalışanın gözleri kapalı bile nerede durduğunu, ne kadar eğildiğini ve ne kadar güç kullandığını doğru hissetmesi anlamına gelir.
Bu his kaybolduğunda, düşme riski, refleks gecikmesi ve yanlış düzeltici hareketler kaçınılmaz olur.

Dolayısıyla, yüksekte çalışma öncesi Position Sense Testi, yalnızca bir nörolojik değerlendirme değil; bir hayat koruma önlemi olarak görülmelidir.

İSG’ de Position Sense (Pozisyon Algısı) Testi Uygulama ve Değerlendirme Formu
1. ÇALIŞAN BİLGİLERİ
AlanBilgi
Adı Soyadı___________________________
Yaş / Cinsiyet___________________________
Görev Ünvanı___________________________
Bölüm / Birim___________________________
Test Tarihi___________________________
Testi Uygulayan (Hekim/Fizyoterapist)___________________________

2. TESTİN AMACI VE TANIMI

Pozisyon Algısı (Position Sense) Testi, çalışanın görsel girdiler olmadan uzuv konumunu doğru algılama ve karşı ekstremiteyle eşleştirme becerisini değerlendirir.
Yüksekte çalışma gibi hassas motor kontrol gerektiren işlerde bu test, propriyoseptif duyarlılığın yeterliliğini belirlemede kullanılır.

3. TEST ORTAMI VE GEREÇLER
GereçAçıklama
Göz bandıGörsel girdiyi devre dışı bırakmak için
Sandalye veya muayene yatağıÜst/alt ekstremite uygulamaları için uygun pozisyon
GonyometreEklem açısı farkını ölçmek için
Test formuGözlem ve puanlama kaydı için

4. TEST UYGULAMA BASAMAKLARI
A. Üst Ekstremite (Kol Pozisyon Algısı)
  1. Çalışan oturur pozisyonda, göz bandı takılı olmalıdır.
  2. Uygulayıcı bir kolu (örneğin sağ) belirli bir açıda (örn. 90° omuz fleksiyonu, 45° abduksiyon) pasif olarak konumlandırır.
  3. 3 saniye bekletilip “Bu pozisyonu aklınızda tutun.” denir.
  4. Diğer koldan aynı pozisyonu taklit etmesi istenir.
  5. Gonyometreyle iki kol arasındaki açı farkı ölçülür.
  6. Aynı işlem 3 tekrar yapılır, ortalama fark hesaplanır.

B. Alt Ekstremite (Bacak Pozisyon Algısı)
  1. Çalışan sırtüstü pozisyonda olur.
  2. Uygulayıcı sağ bacağı belirli bir açıda (örneğin kalça 30°, diz 45° fleksiyon) tutar.
  3. Diğer bacakla aynı pozisyonun yapılması istenir.
  4. Açı farkı ölçülür, 3 tekrardan ortalama fark bulunur.

5. DEĞERLENDİRME TABLOSU
Ölçüm AlanıHedef PozisyonOrtalama Açı Farkı (°)Puan (0–3)Gözlem / Not
Sağ Kol___________________________________________
Sol Kol___________________________________________
Sağ Bacak___________________________________________
Sol Bacak___________________________________________

6. PUANLAMA KRİTERLERİ
Ortalama Fark (°)PuanDeğerlendirmeİş Sağlığı Yorum
0–5°0NormalGüvenli proprioseptif kontrol
6–10°1Hafif hataEğitim/izlem önerilir
11–15°2Orta hataRehabilitasyon önerilir
≥16°3Belirgin hataYüksekte çalışma uygun değil

7. NİTELİKSEL GÖZLEM (Klinik Notlar)
Gözlenen DavranışVar (✔) / Yok (✖)Açıklama
Hedef öncesi durma (hipometri)
Hedefi aşma (hipermetri)
Sürekli düzeltici mikro hareketler
Görsel kontrol girişimi (göz açma eğilimi)
Kas tonusunda asimetri
Dikkat dağınıklığı / tepki gecikmesi

8. SONUÇ VE İŞ SAĞLIĞI YORUMU
KategoriDeğerlendirmeKarar
NormalPropriyoseptif farkındalık tam, motor eşleştirme başarılıYüksekte çalışmaya uygun
Hafif bozuklukDenge kontrolü hafif zayıfTekrar eğitim ve izlem önerilir
Orta düzey bozuklukDuyusal–motor koordinasyon zayıfUzman değerlendirmesi gerekir
Belirgin bozuklukUzuv konum farkındalığı ciddi azalmışYüksekte çalışma geçici olarak uygun deği

9. SONUÇ ÖZETİ
  • Genel Test Sonucu: _______________________________
  • Ortalama Açı Farkı: _______°
  • Toplam Puan: _______
  • Yüksekte Çalışma Uygunluk Kararı: _______________________________
  • Öneriler / Rehabilitasyon Planı: _______________________________
  • Tekrar Test Tarihi: _______________________________

10. TEST GÜVENLİK NOTLARI
  • Test sırasında düşme riski olan bireyler desteklenmelidir.
  • Yorgunluk, alkol, ilaç kullanımı varsa test geçerli değildir.
  • Sonuçlar sadece klinik gözlem amaçlıdır; tanısal değer taşımaz.
  • Tüm bilgiler kişisel verilerin korunması kapsamında gizli tutulur.

Uygulayan İmza: ___________________________
Çalışan İmza: ___________________________
Tarih: ___________________________

Pozisyon Algısı Testi – Ayrıntılı Klinik Notlar ve Eğitim/Öneri Tablosu
1. Klinik Notlar Kategorileri
KategoriTanımGözlemlerKlinik İpuçları
Normal0–5° ortalama açı farkıUzuvlar hızlı ve doğru eşleşiyor; minimal düzeltici hareketYüksekte çalışma için tam uygun; standart iş güvenliği önlemleri yeterli
Hafif Bozukluk6–10°Hafif sapmalar; hedefe yaklaşım gecikmeli; göz açma eğilimiRefleks ve proprioseptif farkındalık hafif zayıf; kısa süreli ek denge egzersizi önerilir
Orta Bozukluk11–15°Tekrarlayan düzeltici mikro hareketler; hipermetri/hipometriDenge ve proprioseptif eğitim programı gerekli; yüksekte çalışmada dikkatli gözlem gerekir
Belirgin Bozukluk≥16°Uzuv konumunu doğru algılayamıyor; eşleştirme başarısızYüksekte çalışma uygun değil; fizik tedavi veya nörolojik değerlendirme önerilir

2. Eğitim / Rehabilitasyon Öneri Tablosu

Bu tablo, test sonucu bozuk çıkan çalışanlara özel hedefe yönelik egzersiz ve eğitim planlarını içermektedir.

Hedef AlanÖnerilen Egzersiz / EğitimUygulama YöntemiSıklık / Süreİzleme / Ölçüm
Propriyoseptif FarkındalıkKapalı gözle hedef uzuv eşleştirmeOturur pozisyonda veya yerde, göz bandı takarak kol/bacak eşleştirmeGünde 2–3 set, 5–10 tekrarAçı farkı ölçümü; gözlem notları
Denge ve Postür StabilizasyonDenge tahtası (balance board) uygulamalarıAyakta, gözler açık ve kapalı, hafif eğimler10 dk / gün, 3–5 gün/haftaDuruş stabilitesi, düşme riski gözlemi
Kas-İskelet KoordinasyonuDiz-bacak fleksiyon/ekstansiyon, hafif ağırlıklarlaGözler kapalı veya açık3 set x 12 tekrarKas tonusu, hareket doğruluğu
Göz-Kol KoordinasyonuHedef takip egzersizi (hareketli hedefe el uzatma)Kapalı gözle veya ışıklı hedefle2–3 set, 10 tekrarTepki süresi, doğruluk ölçümü
Fonksiyonel Yüksekte Çalışma SimülasyonuPlatform veya iskele üzerinde basit hareketlerGöz bandı veya kapalı gözle, gözetim altında5–10 dk / seansDenge kaybı, mikro düzeltici hareketler
Refleks ve Duyusal Yanıt Hızının ArtırılmasıAyak tabanı farkındalık egzersizleri (topuk-burun yürüyüşü, tek ayak denge)Yavaş ve kontrollü hareketGünde 2–3 dk, 2–3 tekrarSüre ve stabilite ölçümü

3. Klinik İzleme ve Yeniden Değerlendirme
  1. Başlangıç Ölçümü: İlk test sonucu kaydedilir (açı farkı ve puan).
  2. Ara Değerlendirme: 2–4 hafta sonra egzersiz programı tekrar test edilir.
  3. İlerleme Notu: Gelişim ≥ %50 ise yüksekte çalışma kademeli olarak artırılır.
  4. Eğitim Sonrası Test: Ortalama açı farkı ≤5° olduğunda tam uygunluk sağlanmış kabul edilir.
  5. Düşük İlerleme Durumu: Eğer fark ≥10° ise, ek fizyoterapi veya nörolojik değerlendirme gerekir.

4. Örnek Klinik Not Kaydı
Çalışan AdıBaşlangıç Açı FarkıPuanEğitim BaşlangıcıAra TestSon TestKarar
Ahmet Y.Sağ kol: 12°, Sol kol: 10°2Kapalı gözle kol eşleştirme, denge tahtası1 hafta sonra: 8°3 hafta sonra: 4°Yüksekte çalışmaya uygun, izlem devam ediyor
Ayşe K.Sağ bacak: 18°, Sol bacak: 16°3Refleks ve proprioseptif eğitim + göz bandı egzersizi1 hafta sonra: 14°3 hafta sonra: 9°Yüksekte çalışma kısıtlı; eğitim sürüyor

5. İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamaları
  • Eğitim programı her çalışan için kişiselleştirilmelidir.
  • Tüm egzersizler gözetim altında yapılmalıdır.
  • Güvenli ortam ve ekipman (denge tahtası, destek çubukları) sağlanmalıdır.
  • Test sonuçları periyodik olarak izlenmeli ve işyeri hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
  • Dokümantasyon: Tüm test ve eğitim notları güvenli şekilde arşivlenmelidir.

Pozisyon algısı testi, insan vücudunun en temel ve hayati duyularından biri olan propriyosepsiyonu doğrudan değerlendiren, klinik olarak güvenilir ve iş sağlığı uygulamaları için kritik bir testtir. Yüksekte çalışma ortamlarında, bireyin sadece gözlerine veya deneyimine güvenmesi yeterli değildir; vücut konumunu, eklem açısını ve uzuvların koordinasyonunu doğru algılayabilme yetisi, olası kazaların önlenmesinde hayati bir rol oynar. Bu bağlamda, pozisyon algısı testi, çalışanların kendine güvenli ve refleksif hareket edebilme kapasitesini objektif bir şekilde ölçer.

Test, sadece bir ekstremitenin konumunu diğer ekstremite ile eşleştirme yeteneğini değerlendirmekle kalmaz; aynı zamanda beyin, serebellum ve somatosensoriyel sistem arasındaki entegrasyonu, merkezi sinir sisteminin hızlı adaptasyon ve düzeltici yanıt yetisini de gözlemler. Bu nedenle, pozisyon algısı testi, yalnızca bireysel performansı değil, işyeri güvenlik kültürünü ve risk yönetimini de doğrudan etkileyen bir parametredir.

Yüksekte çalışacak kişilerde, proprioseptif farkındalığın azalması; küçük hataların bile ciddi düşme, yaralanma ve iş kazalarına dönüşmesine yol açabilir. Bu test, söz konusu riskleri önceden tespit etmeye ve gerekli önleyici eğitim ve rehabilitasyon planlarını oluşturmaya olanak sağlar. Örneğin, hafif hatalar gösteren çalışanlar, basit denge ve proprioseptif egzersizlerle uyum sağlayabilirken; orta ve belirgin bozukluk gösteren çalışanlar için ise sistematik rehabilitasyon ve gözetimli eğitim gereklidir. Bu sayede, iş sağlığı uygulamaları sadece reaktif değil, proaktif bir güvenlik yaklaşımıyla yürütülmüş olur.

Form ve değerlendirme sistemi, hem kantitatif (açı farkları, puanlama) hem de niteliksel (düzeltici hareketler, göz açma eğilimi, mikro stabilizasyon davranışları) gözlemleri içerir. Bu bütüncül yaklaşım, yalnızca basit bir test sonucu elde etmekle kalmaz; çalışanın motor ve duyusal kapasitesinin kapsamlı bir profilini sunar. Böylece, yüksekte çalışma kararı verirken, sadece gözleme dayalı subjektif değerlendirme değil, bilimsel ve objektif veriye dayalı karar alınabilir.

Sonuç olarak, pozisyon algısı testi, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında bir “erken uyarı sistemi” olarak işlev görür. Düzenli uygulama, çalışanların proprioseptif yeteneklerindeki değişimleri izlemenin yanı sıra, eğitimlerin etkinliğini de ölçer. Ayrıca test sonuçları, yüksekte çalışma öncesi risk değerlendirmeleri ve periyodik sağlık gözetimi süreçlerinde standart bir referans oluşturur.

Bu form ve testin etkin kullanımı, sadece bireysel güvenliği artırmakla kalmaz; işyeri ortamında toplam güvenlik kültürünü güçlendirir, olası iş kazalarının önlenmesine ve çalışanların güvenli, bilinçli bir şekilde görev yapmasına doğrudan katkı sağlar.

Bu nedenle, Position Sense Testi, yüksekte çalışmalarda hem bir değerlendirme aracı hem de bir eğitim ve geliştirme platformu olarak benimsenmeli, tüm iş sağlığı uygulamaları ve periyodik muayenelerde standart bir bileşen haline getirilmelidir. Testin sonuçları, doğru yorumlandığında ve uygun önlemlerle desteklendiğinde, çalışanların güvenliğini maksimize eder, iş kazalarını minimize eder ve işyeri performansını optimize eder.

Son söz olarak, pozisyon algısı testi, yalnızca bir nörolojik değerlendirme değil; çalışanların yaşamını ve iş güvenliğini koruyan bir önlem olarak görülmeli ve İş Sağlığı ve Güvenliği uygulama protokollerinde kritik bir rol oynamalıdır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

#propriyosepsiyon #positionsense #yüksekteçalışma #tetkikosgb #kebat

Daha Fazla

İşletmelerin Deprem Riskine Karşı İş Sağlığı ve Güvenliği Tedbirleri – I (Yasal ve Organizasyonel Tedbirler)

İşletmelerin Deprem Riskine Karşı İş Sağlığı ve Güvenliği Tedbirleri yazımın – çalışmamın birinci bölümünü değerlendirmenize sunuyorum…

Türkiye aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle yüksek deprem riski taşıyan bir ülke. Bu nedenle, ülkemizdeki işletmelerin iş sağlığı ve güvenliği (İSG) kapsamında deprem öncesi, sırası ve sonrası alınması gereken önleyici ve koruyucu tedbirleri çok ayrıntılı şekilde uygulaması hayati önem taşır.

Aşağıda işletmelerin İSG perspektifiyle almaları gereken ayrıntılı deprem tedbirleri, yasal yükümlülükler, eğitim, altyapı, acil durum planlaması ve personel yönetimi gibi başlıklar altında detaylandırılmıştır:

🏛️ 🏛️ 🏛️
1. Yasal ve Organizasyonel Tedbirler
✔️ 1.1. Yasal Uyum
🏛️ 1.1.1. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

Bu yasa, Türkiye’de tüm kamu ve özel sektör işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili yükümlülükleri tanımlar.

İşverene düşen yükümlülükler:

  • Risk değerlendirmesi yapmak (Madde 10)
  • Acil durum planı hazırlamak (Madde 11)
  • İlk yardım, yangınla mücadele, tahliye ve benzeri acil durum organizasyonunu kurmak
  • Çalışanları bilgilendirmek ve eğitmek (Madde 16)
  • İş sağlığı ve güvenliği hizmeti almak (işyeri hekimi ve İş Güvenliği uzmanı görevlendirmek)

🛑 Deprem, doğrudan “acil durum” olarak tanımlandığı için işverenin tüm bu önlemleri alma zorunluluğu vardır.

📄 📄 📄

1.1.2. İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Yönetmeliği
  • Binaların yapısal güvenliği, tahliye yolları, toplanma alanları, acil aydınlatma ve yönlendirme sistemleri gibi konular düzenlenir.
  • Deprem bölgesindeki işletmeler, yapı ruhsatlarının ve kullanım izinlerinin bu yönetmeliğe uygun olmasına dikkat etmelidir.

🧯 🧯 🧯

1.1.3. Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik

Deprem, yangın, gaz kaçağı, kimyasal sızıntı gibi durumları kapsar.

Bu yönetmeliğe göre:

  • Deprem riskine özgü acil durum eylem planı hazırlanmalı,
  • Acil durum ekipleri kurulmalı (ilkyardım, arama-kurtarma, yangın),
  • Yılda en az bir kez tatbikat yapılmalı,
  • Planlar ve görevlendirmeler yazılı olarak belgelenmeli.

🏗️ 🏗️ 🏗️

1.1.4. Deprem Yönetmeliği (Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve Ekleri)

İşyeri binaları ve eklentileri için:

  • Deprem dayanıklılığı raporu istenebilir.
  • Riskli yapıların tespiti ve güçlendirilmesi gerekir.
  • İzmir gibi 1. derece deprem bölgelerinde, bu raporların olmaması ağır idari ve cezai sorumluluklara neden olabilir.

📌 📌 📌

1.1.5. İşyeri Tehlike Sınıfı ve İSG Profesyoneli Atamaları
  • Az Tehlikeli, Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan tüm işletmelerde yönetmeliğe uygun sınıfta (C-B-A) İş Güvenliği uzmanı ile işyeri hekimi görevlendirilmesi yasal zorunluluktur.
  • Bu profesyonellerin görev tanımları içinde doğal afetlere hazırlık da bulunur.

📋 📋 📋

1.1.6. İşyeri Risk Değerlendirme Yönetmeliği

İşverenin, faaliyet alanı ve bölgesine göre doğal afetleri (örneğin deprem) risk etkeni olarak değerlendirmesi zorunludur.

Risk Değerlendirmesinde aşağıdakiler yer almalıdır:

  • Yapı güvenliği
  • Deprem sırasında devrilme/çökme riski olan ekipmanlar
  • Elektrik-gaz-patlama riskleri
  • Tahliye süreleri
  • Toplanma alanlarının erişilebilirliği
  • Engelli çalışanların durumu

🧾 🧾 🧾

1.1.7. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatları Yönetmeliği
  • İşyerinin bulunduğu binanın depreme dayanıklı olması gereklidir.
  • Belediyeler ruhsat vermeden önce bu uygunluğu teknik raporlarla denetleyebilir.

🧑‍⚖️ 🧑‍⚖️ 🧑‍⚖️

1.1.8. Yasal Sorumluluklar ve Cezai Yaptırımlar
  • Deprem sonrası yaşanacak iş kazalarında veya can kaybında, alınmayan önlemler belgelenirse:
    • İşveren hakkında TCK 85 (taksirle yaralama) ve TCK 81 (taksirle ölüm) hükümleri uygulanabilir.
    • SGK’ya bildirilmeyen risk değerlendirmesi ve planlar varsa, idari para cezaları uygulanır.

📈 📈 📈

1.1.9. İSG Kayıt ve Belgelendirme Yükümlülükleri
  • Deprem tatbikatları, eğitimler, ekip görevlendirmeleri, plan ve raporlar kayıt altına alınmalı.
  • Denetimlerde sunulmak üzere iş güvenliği dosyasında saklanmalı.

📊 📊 📊

1.1.10. Yasal Uyumun Kurumsal Faydaları
  • Denetimlerde “hazırlıklı işletme” puanı alarak prestij sağlar.
  • Afet sonrası iş sürekliliği sağlar.
  • Çalışanların güven duygusunu artırır, moral motivasyonu yükseltir.
  • SGK ve yargı süreçlerinde cezai yükümlülüklerden korur.

✔️ 1.2. İSG Kurulunun Deprem Riskine Karşı Görevleri

İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kurulu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik kapsamında kurulması zorunlu olan ve işyerinde İSG faaliyetlerinin planlanmasını, denetlenmesini ve iyileştirilmesini sağlayan yasal bir organdır.

1.2.1. Deprem Risk Analizi ve Acil Durum Planlamasına Katkı Sağlamak
  • Deprem riskiyle ilgili risk değerlendirmesi çalışmasının yapılmasını sağlar.
  • Depreme özgü acil durum planlarının (tahliye, toplanma alanı, acil ekip görevleri) hazırlanmasını denetler.
  • Binaların statik yapı analizleri yapılıyor mu diye kontrol eder; gerekli görülen takviye ve güçlendirme önerilerini gündeme taşır.

📌 📌 📌

1.2.2. Deprem Acil Durum Eylem Planlarının Oluşturulması
  • İşyerinde görevli acil durum ekiplerinin belirlenmesini sağlar (yangın, ilkyardım, kurtarma, tahliye).
  • Acil durum senaryolarının içine deprem özel senaryolarını dahil eder.
  • Toplanma alanları ile ilgili yönlendirme levhaları, ulaşım yolları, aydınlatmalar, tahliye rotalarının sürekli kontrolünü sağlar.

🎗️ 🎗️ 🎗️

1.2.3. Eğitim ve Farkındalık Faaliyetleri Yürütmek
  • Tüm çalışanlara yönelik deprem farkındalık eğitimleri verilmesini sağlar.
    • Güvenli davranışlar (çök-kapan-tutun),
    • Bina içinde güvenli alanların seçimi,
    • Deprem anı ve sonrası yapılacaklar.
  • Acil durum ekipleri için özel, uygulamalı tatbikatlar ve görev tanımlı eğitimlerin periyodik olarak yapılmasını organize eder.

🧯 🧯 🧯

1.2.4. Deprem Tatbikatlarını Planlamak ve İzlemek
  • En az yılda bir kez deprem tatbikatı yapılmasını önerir ve takip eder.
  • Tatbikat sonrası gözlemlerle iyileştirme önerileri geliştirir.
  • Toplanma alanına varış süresi, panik seviyesi, tahliye sırasındaki aksaklıklar gibi konuları raporlar.

👀 👀 👀

1.2.5. Yapısal ve Yapısal Olmayan Tehlikelerin Belirlenmesini Sağlamak
  • Binada devrilebilecek makineler, raflar, panolar, cam yüzeyler gibi yapısal olmayan tehlikeleri tespit ettirir.
  • Sabitleme, koruma bariyeri, raf sabitleyici, yangın önleyici sistem kontrolü gibi teknik önlemleri gündeme alır.
  • Asma tavan, aydınlatma elemanları, elektrik panoları gibi düşme riski olan parçaların kontrolünü düzenli hale getirir.

🔥 🔥 🔥

1.2.6. Deprem Sonrası Müdahale Planlarını Geliştirmek
  • Deprem sonrası iletişim zinciri, görev dağılımı, ilk müdahale ve hasar tespit görevlerinin tanımlanmasını sağlar.
  • İlk yardım dolaplarının, arama kurtarma malzemelerinin düzenli kontrol edilmesini gündeme alır.
  • Deprem sonrası personel yoklaması, yaralı ve kayıp tespiti gibi prosedürleri içeren yazılı planları oluşturur.

🎯 🎯 🎯

1.2.7. Depremle İlgili Malzeme, Ekipman ve Altyapı Kontrolünü Denetlemek
  • Acil durum çantaları, el fenerleri, megafonlar, telsizler, çadırlar ve içme suyu gibi malzemelerin işyerinde bulunup bulunmadığını denetler.
  • Bu malzemelerin erişilebilir, düzenli ve çalışanlarca bilinir olmasını sağlar.
  • Jeneratörlerin, acil aydınlatmaların, yangın sistemlerinin ve asansörlerin deprem anında otomatik kapanma sistemlerinin kontrolünü takip eder.

🏵️ 🏵️ 🏵️

1.2.8. İş Sürekliliği Planlamasında Destek Sağlamak
  • İşletmenin deprem sonrası ne kadar sürede faaliyet gösterebileceğiyle ilgili analizlerin yapılmasını önerir.
  • Kritik üretim süreçlerinin yedeklenmesi, veri yedekleme, uzaktan erişim sistemleri gibi iş sürekliliği adımlarının planlanmasını destekler.
  • Çalışanların psikolojik etkilenmelerine karşı destek sistemleri kurulmasını önerir (psikolojik ilk yardım gibi).

♟️ ♟️ ♟️

1.2.9. Kurumsal Sorumluluk ve Yasal Uyum Takibi
  • İşverenin 6331 sayılı kanun kapsamında deprem riskine karşı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini izler.
  • Belediyelerden veya yapı denetim firmalarından alınması gereken risk raporları, zemin etütleri ve bina güvenlik belgeleri konularında hatırlatmalar yapar.
  • Yılda en az bir kez kurula özel olarak “deprem hazırlıkları gündemiyle” toplanılmasını önerir.

🔆 🔆 🔆

1.2.10. Çalışanların Katılımını ve Geri Bildirimini Sağlamak
  • Çalışanlardan gelen depremle ilgili tehlike bildirimlerini değerlendirir.
  • Binalarda hissedilen sarsıntılar, çatlak gözlemleri gibi konularda çalışanların gözlemlerini kayıt altına aldırır.
  • Depremle ilgili anketler, öneri kutuları, kurum içi eğitim forumları düzenlenmesini destekler.

🎯 🎯 🎯

Kurulun Deprem Görevlerini Sürdürmek İçin Ek Araçlar
  • 📊 Aylık Deprem Takip Çizelgesi (önlemler ve kontroller için)
  • 🗂️ Acil Durum Görev Kartları (kişiye özel sorumluluk dağılımları)
  • 📷 Görsel Risk Haritaları (riskli alanların işaretlendiği planlar)
  • 📋 Tatbikat Gözlem ve Değerlendirme Formları
  • 📚 Eğitim Kayıt Defteri (katılım, süre, içerik takibi)

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ İşyerinde Deprem Güvenliği https://www.acgov.org/cao/rmu/programs/safety/topics/earthquakes.htm

⭐️⭐️ OSHA İşyerleri için Acil Durum Hazırlığı ve Afet Güvenliği Rehberi https://www.oshaeducationcenter.com/emergency-disaster-safety-guide/

⭐️⭐️ OSHA Deprem Hazırlığı ve Müdahale. https://www.osha.gov/earthquakes/preparedness

⭐️⭐️ OSHA Deprem Rehberi. https://www.osha.gov/emergency-preparedness/guides/earthquakes#:~:text=What%20can%20I%20do%20to,likely%20you%20will%20be%20injured.

⭐️⭐️ Deprem Öncesinde, Sırasında ve Sonrasında Ne Yapmalıyım? https://www.mtu.edu/geo/community/seismology/learn/earthquake-take-action/

⭐️⭐️ OSHA’nın Acil Durum Hazırlığı ve Müdahalesindeki Rolü: Krizde Çalışanları Koruma https://udshealth.com/blog/osha-emergency-preparedness-response-guide/

⭐️⭐️ Deprem https://ehs.stanford.edu/manual/emergency-response-guidelines/earthquake

⭐️⭐️ Deprem Hazırlığı https://www.caloes.ca.gov/office-of-the-director/operations/planning-preparedness-prevention/seismic-hazards/earthquake-preparedness/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Görme Bozuklukları ve Gözlük Kullanımının Propriyosepsiyon Üzerindeki Etkileri

1. Propriyosepsiyon

Propriyosepsiyon, vücudun uzayda nerede olduğunu, hangi kasın ne kadar gerildiğini ve hareketlerin koordinasyon düzeyini beyne bildiren “içsel konum duyusu”dur. Bu sistem; kas iğcikleri, tendon organları, eklem reseptörleri ve vestibüler yapıların sürekli olarak gönderdiği sinyallerin görsel ve işitsel girdilerle bütünleşmesiyle işler.
Görme sistemi, propriyoseptif döngünün “harici kalibrasyon” mekanizmasıdır — yani bedenin kendi konum algısını çevreden gelen görsel referanslarla sürekli karşılaştırır. Dolayısıyla, görme bozuklukları veya optik düzeltmeler (gözlük, lens, cerrahi müdahaleler) bu dengeyi doğrudan etkileyebilir.

2. Görme Bozukluklarının Propriyosepsiyon Üzerindeki Etkileri
2.1. Miyopi (Uzağı Görememe)

Miyop bireylerde uzak mesafedeki nesnelerin bulanık algılanması, uzaysal farkındalığın daralmasına neden olur.

Bu durum:

  • Derinlik algısının azalmasına,
  • Hareket eden nesnelerin hız ve yön tayininde zorluklara,
  • Özellikle yürürken veya yük taşırken çevresel engellerin yanlış tahmin edilmesine
    yol açar.
    Sonuçta, kişi vücudunun hareketlerini içsel duyularla değil, tahminle yönlendirmeye başlar. Bu da propriyoseptif hata payını artırır.

2.2. Hipermetropi (Yakını Görememe)

Hipermetrop bireyler özellikle yakın mesafe işlerde (okuma, montaj, makine göstergesi takibi) göz kaslarını fazla kullanır. Gözdeki sürekli akomodasyon (odaklanma çabası), oküloomotor kaslar ve boyun kasları arasında gerilim zinciri oluşturur.
Bu kas zincirindeki gerilim, boyun propriyoseptörlerinin sinyal doğruluğunu bozar. Boyun propriyoseptörleri, vücut-uzay oryantasyonunda önemli rol oynadığından, bu durum genel denge hissini zayıflatır.

2.3. Astigmatizma

Astigmatta kornea veya lens yüzeyinin düzensizliği, gelen ışığın retina üzerinde net bir odak oluşturmasını engeller. Görsel alanın farklı bölgelerinde netlik farkı oluştuğu için, bireyin beyninde “sabit olmayan bir çevresel harita” oluşur.
Bu sürekli mikrodüzeydeki görsel uyumsuzluk, beynin propriyoseptif sistemdeki güvenilirlik sıralamasını değiştirir: Görsel veriler az güvenilir hale geldiği için kişi daha çok kas ve eklem duyularına bağımlı olur — bu da koordinasyon bozukluklarını tetikleyebilir.

2.4. Strabismus (Göz Kayması) ve Binoküler Dengesizlik

Her iki gözün aynı noktaya odaklanamaması sonucu oluşan binoküler kaymalar, görsel-vestibüler entegrasyonu zayıflatır. Bu durumda:

  • Gözlerden biri baskın hale gelir (monoküler kompansasyon),
  • Denge, baş pozisyonu ve yön tayininde hatalar artar,
  • Vestibüler sistem propriyosepsiyonu “fazla düzeltme” eğilimiyle dengelemeye çalışır.
    Bu kişilerde baş dönmesi, yürüme sırasında sapma veya yavaş postür değişimlerine adaptasyon güçlüğü sık görülür.

3. Gözlük Kullanımının Propriyoseptif Sisteme Etkileri
3.1. Yeni Gözlük Adaptasyon Süreci

Yeni reçeteli gözlükler özellikle ilk 1–3 gün içinde propriyoseptif sistemde “geçici kararsızlık” yaratır. Çünkü:

  • Görsel büyütme veya küçültme oranı (magnifikasyon) değişir,
  • Çevresel alanın kıvrımı (prizma etkisi) farklılaşır,
  • Beyin eski kas-eklem verilerini yeni görsel referansla eşleştirmekte zorlanır.

Örneğin, yüksek astigmatizmalı gözlüklerde zeminin eğik veya merdivenlerin kaykılmış algılanması, proprioseptif sistemin yeniden kalibrasyon sürecinin tipik göstergesidir.

3.2. Multifokal veya Progresif Camlar

Bu tip gözlüklerde farklı bölgeler farklı odak uzaklıklarına sahiptir. Baş ve göz hareketlerinin koordinasyonu bu nedenle değişir.
Progresif cam kullanıcıları ilk günlerde genellikle:

  • Baş döndürme refleksinde gecikme,
  • Boyun sertliği,
  • Hafif yön tayini bozukluğu
    yaşarlar. Bu da servikal propriyoseptif algı ile görsel referans arasındaki senkronu geçici olarak bozar.

3.3. Yanlış Gözlük Kullanımı veya Eski Reçeteler

Yanlış derece veya hizasız cam merkezleri, sürekli mikrodüzeyde bir “optik stres” yaratır.

Bu stres:

  • Göz kaslarının tonus dengesini değiştirir,
  • Boyun kaslarında kompansatuar kasılmalara yol açar,
  • Bu da postüral propriyosepsiyonun sapmasına neden olur.

Bu tür kronik mikrostresler, özellikle ayakta uzun süre çalışan (örneğin çimento torbalama, forklift sürücüsü, operatör vb.) kişilerde bel-boyun ağrısı ve dengesizlik hissine dönüşebilir.

4. İş Sağlığı Bağlamında Sonuçlar ve Öneriler
Risk FaktörüPropriyoseptif Etkisiİş Ortamı SonucuÖnerilen Önlem
MiyopiDerinlik algısı azalırNesneye çarpma, dengesiz taşımaAydınlatma optimizasyonu, mesafe belirteçleri
AstigmatGörsel alan bozukluğuBasamak, platform hatasıGözlük uyum sürecinde görev değişimi
Progresif gözlükGörsel-fiziksel senkron kaybıBaş dönmesi, postüral dengesizlikEğitimli adaptasyon süreci, deneme alanı
Eski gözlük kullanımıKas tonusu asimetrisiBoyun ve sırt yorgunluğuPeriyodik göz muayenesi
StrabismusGörsel-vestibüler entegrasyon bozukBaş pozisyon hatalarıRehabilitasyon desteği, egzersiz

5. Sonuç

Görme sistemi propriyosepsiyonun “görsel kalibratörü”dür. Görsel bozukluklar veya optik düzeltmelerdeki değişimler, vücudun uzaydaki konum hissini doğrudan etkiler.
Bu nedenle propriyoseptif performansın değerlendirildiği her durumda (denge testleri, refleks ölçümleri, postür analizi vb.) katılımcının görsel durumu, gözlük kullanımı ve adaptasyon süresi mutlaka kayıt altına alınmalıdır.

Ayrıca çimento fabrikası, tersane, demir-çelik fabrikaları veya endüstriyel alanlarda çalışan bireylerde propriyoseptif güvenliğin sağlanması için:

  • Gözlük değişimi sonrası 1–2 günlük adaptasyon izni,
  • Görme ve denge testlerinin birlikte yapılması,
  • Aydınlatma – zemin kontrast optimizasyonu
    önemli koruyucu uygulamalardır.
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla