İş Ayakkabısında Kayma Direnci SRA, SRB ve SRC

İş Ayakkabılarında Kayma Direnci – SRA, SRB ve SRC Test Standartlarının Teknik ve Mevzuat Temelli Analizi
Kayma Riski ve İş Güvenliği Bağlamı

İş kazalarının önemli bir kısmını kayma, takılma ve düşmeler oluşturmaktadır. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ve SGK verilerine göre, kaymaya bağlı iş kazaları; düşmeye neden olan ikinci büyük kazalanma biçimidir ve ciddi uzuv yaralanmalarına, uzun süreli iş göremezliğe veya ölümlere neden olabilmektedir.

İş ayakkabısı, bu tür kazaların önlenmesinde en önemli kişisel koruyucu donanımlardan biridir. Ancak yalnızca “koruyucu burunlu” olmak yeterli değildir. Özellikle kaymaz taban özelliği, iş ayakkabısının performansını belirleyen kritik bir teknik kriterdir.

Bu bağlamda SRA, SRB ve SRC kodlamaları; ayakkabının uluslararası standartlara göre hangi yüzey ve koşullarda kaymazlık testlerini başarıyla geçtiğini gösteren sistematik sınıflamalardır.

EN ISO 20345 ve Kayma Direnci Test Süreci

İş ayakkabılarında kaymazlık testleri, EN ISO 20344:2021 standardının ilgili bölümlerinde tanımlanmış test metodolojilerine göre gerçekleştirilir. EN ISO 20345, koruyucu ayakkabıların özelliklerini belirlerken, EN ISO 20344 bu ürünlerin test yöntemlerini tarif eder.

Bu testlerde; ayakkabının dış tabanının, belirli eğimde ve farklı yüzey kaplamalarında, kontrollü basınç ve hızla kayma eğilimi ölçülür. Testler iki farklı düzlemde yapılır:

  • Düz test: Ayakkabı zemine düz şekilde yerleştirilir ve öne doğru kaydırılır.
  • Topuk testi: Ayakkabı zemine yaklaşık 7° eğimle yerleştirilir; bu test özellikle merdiven ve eğimli yüzey senaryolarını simüle eder.

SRA Sertifikası – Seramik Zemin + Sabun Çözeltisi

SRA sertifikası, ayakkabının seramik karolara benzeyen pürüzlü bir yüzey üzerinde, seyreltilmiş sabun çözeltisi (sodyum lauril sülfat) ile test edildiği anlamına gelir.

  • Test ortamı: Seramik karo + %0,5 sodyum lauril sülfat içeren solüsyon.
  • Minimum gereksinimler:
    • Düz yüzey: Sürtünme katsayısı (µ) ≥ 0,32
    • Topuk eğim testi: µ ≥ 0,28

SRA sertifikalı ayakkabılar, genellikle ıslak ve sabunlu ortamlar için uygundur. Gıda sektörü, mutfaklar, temizlik hizmetleri gibi alanlarda tercih edilir.

Ancak SRA yalnızca bir tür kayganlaştırıcı ile yapılan testi ifade eder. Yağ, dizel veya farklı kimyasalların bulunduğu ortamlarda yeterli güvenlik sunmayabilir.

SRB Sertifikası – Çelik Zemin + Gliserin

SRB sertifikası, daha zorlu bir yüzey ve kayganlaştırıcı ile yapılan testleri ifade eder.

  • Test ortamı: Endüstriyel çelik levha + %90 oranında gliserin çözeltisi (yoğun, kaygan sıvı)
  • Minimum gereksinimler:
    • Düz yüzey: µ ≥ 0,18
    • Topuk eğim testi: µ ≥ 0,13

SRB sınıfı ayakkabılar, yağlı-metalik yüzeylerde çalışılan sanayi alanlarında, örneğin ağır imalat, otomotiv atölyeleri, torna-tezgâh ortamları gibi zeminlerde performans gösterir.

Gliserin; gres, hidrolik yağ ve makine sıvılarının kayganlık seviyesine benzer nitelikte olduğu için, SRB testi daha agresif ve gerçekçi bir değerlendirme sunar.

SRC Sertifikası – SRA + SRB Birleşimi

SRC etiketi, bir ayakkabının hem SRA hem de SRB testlerini başarıyla geçtiği anlamına gelir. Bu da hem sabunlu seramik zeminlerde hem de yağlı çelik yüzeylerde minimum sürtünme katsayılarını sağladığını gösterir.

SRC kodlaması; çok amaçlı, kayganlık riski yüksek ve değişken zemin koşulları olan iş yerleri için en güvenli tercihtir.

  • Test sonuçları:
    • Sabunlu seramik yüzey (SRA): Düz: ≥ 0.32 / Topuk: ≥ 0.28
    • Gliserinli çelik yüzey (SRB): Düz: ≥ 0.18 / Topuk: ≥ 0.13

SRC iş ayakkabıları; gıda üretim tesisleri, tersaneler, yağ işleme alanları, kimya sektörü, inşaat şantiyeleri gibi karmaşık zemin türlerinin bulunduğu yerlerde önerilir.

Sertifika Karşılaştırma Tablosu
SertifikaTest ZeminiKayganlaştırıcıKullanım Alanı
SRASeramik karoSabun çözeltisiIslak, hijyenik alanlar (mutfak, temizlik)
SRBÇelik levhaGliserinYağlı, metalik zeminler (atölye, sanayi)
SRCHer ikisiSabun + GliserinKarmaşık ortamlar, yüksek riskli işler

Sıklıkla Karşılaşılan Hatalar

İş güvenliği uzmanları açısından, ayakkabı seçiminde sık yapılan hatalar şunlardır:

  • Sadece CE işaretine bakılması: CE tek başına kayma direncini garanti etmez.
  • SRC etiketi olmayan ayakkabıların yağlı zeminlerde kullanımı: Yetersiz sürtünme katsayısı, sahada ciddi kaza riskine neden olabilir.
  • Ayakkabı tabanının aşınmasının göz ardı edilmesi: SRC performansı, zamanla taban yüzeyindeki mikro yapının bozulmasıyla kaybolur.

Bu nedenle, SRC sertifikası tek başına yeterli değildir; ayakkabının periyodik kontrolü ve taban dokusunun bütünlüğünün korunması gerekir.

Alternatif Sertifikalar ve Gelişmiş Testler

Bazı üreticiler, EN ISO normları dışında kendi geliştirdikleri test sistemlerini veya ASTM F2913, SATRA TM144 gibi uluslararası test yöntemlerini kullanmaktadır.

  • ASTM F2913: Farklı eğim ve hızlarla sürtünme katsayısını ölçer; daha gelişmiş veri sağlar.
  • SATRA TM144: Gerçek yaşam senaryolarına göre test edilen İngiliz menşeli yöntemdir.

Ancak Türkiye’de resmi olarak tanınan kaymazlık sınıflandırmaları, EN ISO 20344 ile uyumlu olan SRA, SRB ve SRC test sonuçlarıdır.

Mevzuat Dayanağı ve Denetim Sorumluluğu

İşveren, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereği, çalışanın maruz kalabileceği risklere karşı uygun kişisel koruyucu donanımı sağlamakla yükümlüdür. 28695 sayılı KKD Yönetmeliğine göre:

“KKD’lerin riskin türüne ve büyüklüğüne uygun olması ve ilgili teknik düzenlemeye (standardizasyona) göre test edilmiş olması zorunludur.”

Ayrıca, ayakkabının etiketleme bilgileri, sertifikasyon belgeleri, uygunluk beyanı ve kullanım kılavuzu gibi evraklar, denetimlerde iş güvenliği uzmanlarının kontrolünde olmalıdır.

Sonuç ve Uygulama Önerileri

Saha koşulları ne kadar karmaşık ve riskli ise, ayakkabının kaymazlık performansı o kadar kritik hâle gelir. Bu nedenle:

  • SRC sertifikası, karmaşık zemin risklerinde varsayılan tercih olmalıdır.
  • Sertifika bilgisi mutlaka teknik dokümanla teyit edilmelidir; sadece ürün kutusundaki işaretleme yeterli değildir.
  • Kullanım süresi sonunda taban aşınma seviyesi kontrol edilmelidir.
  • İş güvenliği uzmanları, KKD zimmet sürecine SRC belgesini ve test sertifikalarını da dahil etmelidir.

Unutulmamalıdır ki; iyi bir ayakkabı sadece koruma sağlamaz, sürdürülebilir emniyet kültürünün bir parçasıdır. Saha gözlemi, kullanıcı geri bildirimi ve periyodik değerlendirme ile desteklenmeyen hiçbir KKD, istenilen güvenlik düzeyini tek başına sunamaz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ KİŞİSEL KORUYUCU DONANIMLARIN İŞYERLERİNDE KULLANILMASI HAKKINDA YÖNETMELİK https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18540&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

⭐️⭐️ EU-OSHA – Kişisel koruyucu ekipmanlara ilişkin (AB) 2016/425 sayılı Yönetmelik https://osha.europa.eu/en/legislation/directive/regulation-eu-2016425-personal-protective-equipment

⭐️⭐️ OSHA – Genel Endüstri için Kişisel Koruyucu Donanım https://www.osha.gov/laws-regs/federalregister/1994-04-06

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Kilitleme – Etiketleme (EKED / LOTO) Sistemi Nedir, Nasıl Yapılır?

“Kapatmadığın Enerji, Açık Bir Tehlikedir!”
Önce Temel Soru

Bir makineyi kapattım, fişini çektim. Bu yeterli mi?
Cevap: Hayır!

Çünkü birçok makine sadece elektrikle çalışmaz. İçinde hava, hidrolik basınç, yay, buhar veya mekanik gerilim olabilir.
Ve bu enerjiler, makine kapalı olsa bile ani olarak boşalabilir.
Yani siz çalışırken, bir kol inebilir, bir parça dönebilir, bir bıçak kapanabilir.

İşte bu yüzden sadece “durdurmak” değil, enerjiyi kilitlemek ve o kilidi etiketlemek gerekir.

🎯 🎯 🎯
EKED / LOTO Nedir?

EKED (Enerji Kontrol Etiketle-Denetle) ya da İngilizce adıyla LOTO (Lockout – Tagout):
Bakım, temizlik, onarım gibi işlemler sırasında makinenin kazara çalışmasını engellemek için yapılan sistematik güvenlik uygulamasıdır.

Bu sistem sayesinde:

  • Makineye enerji gitmesi engellenir (kilitleme),
  • Başkalarının o ekipmana müdahale etmesi önlenir (etiketleme),
  • Çalışan bakım sırasında korunur.
🧰 🧰 🧰
EKED – LOTO Adımları (Basitçe 6 Adımda)
  1. Hazırlık:
    Makinenin enerji kaynakları (elektrik, hava, hidrolik, vs.) belirlenir.
  2. Kapatma:
    Makine standart prosedürle kapatılır.
  3. Enerji Kesme:
    Tüm enerji kaynakları devre dışı bırakılır.
  4. Kilitleme:
    Enerji kaynakları üzerine kilit yerleştirilir (her çalışanın kendi kişisel kilidi!).
  5. Etiketleme:
    “Bakım Var – Açma!” gibi uyarı etiketleri takılır (isim, tarih, işlem bilgisiyle birlikte).
  6. Enerji Testi:
    Makine başlatma komutu verilir. Tepki yoksa güvenlidir. Enerji tamamen kesildiği doğrulanır.
🔄 🔄 🔄
Çarpıcı Bir Gerçek Olay

📍 Yer: İstanbul’da bir gıda fabrikası
📍 Olay: Temizlik işçisi, paketleme makinesini kapatıp temizlik yapmaya başladı.
Başka bir çalışan, durdu sandığı makineyi açtı.
Temizlikçi kolunu kaptırdı, maalesef kolu ampute (kesildi) edildi.

📍 Neden?
Makineye kilit ve etiket uygulanmamıştı.
Yani sistem durdurulmuştu ama enerji kontrol edilmemişti.

🔑 🔑 🔑
Neden KİLİTLEME (Lockout) Olmazsa Olmaz?
  • Her çalışanın kendi kilidi olmalı.
    Başkasının kilidi açılmamalı!
  • Sadece fişi çekmek yetmez. Enerji birikebilir.
  • Etiket uyarı içindir ama kilit fiziksel engel sağlar.
  • Kilit takılmadan o makineye dokunulmamalı!
📎 📎 📎
ETİKETLEME (Tagout) Ne İşe Yarar?
  • Makinenin bakıma alındığını gösterir.
  • Kimin müdahale ettiğini, ne zaman başladığını yazar.
  • Bilgi verir ama kilit kadar etkili değildir.
  • Yalnızca kilitleme ile birlikte kullanıldığında güven sağlar.
🧠 🧠 🧠
Unutmayın Enerji Görünmez Ama Tehlikesi Gerçektir!

Makine sessiz olabilir ama içinde:

  • Elektrik birikmiş olabilir,
  • Pistonlar sıkışmış olabilir,
  • Yaylar gergin olabilir.

Bir düğmeye yanlışlıkla basıldığında
veya biri ne olduğunu bilmeden sistemi açtığında
geri dönüşü olmayan kazalar olabilir.

💬 💬 💬
“LOTO Yapmamak, Kapıyı Açık Bırakmaktır”

İş güvenliği sadece “uyaralım” ya da “dikkat edelim” demek değildir.
LOTO – EKED bir güvenlik kuralı değil, hayat kurtaran sistemdir.

Her çalışan bilmelidir ki:

“Makineyi durdurduysan yetmez. Kilitle – Etiketle – Test Et!”

Her yönetici bilmelidir ki:

“Sahada bir kişi bile LOTO uygulamıyorsa, sisteminiz eksiktir.”

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Bijon Tork Kontrol Prosedürü

“Torklanmayan Her Bijon, Potansiyel Bir Kazadır”

Günümüz iş makineleri, hizmet araçları ve filo taşıtları, işyerlerinin dinamosudur. Ancak bu dev mekanik sistemlerin yol alabilmesi, çoğu zaman birkaç parmak kalınlığındaki bijonlara bağlıdır. Ne yazık ki, bijonların doğru torkla sıkılmaması, hem iş güvenliği açısından hem de operasyonel süreklilik yönünden yüksek risk taşır.

İş kazalarının, ölümlü trafik olaylarının ve ciddi araç hasarlarının birçok örneğinde, tekerleğin yerinden çıkması, bijonların gevşemesi ya da yanlış montajın payı büyüktür. Tüm bu riskler, yalnızca doğru bir “Bijon Tork Kontrol Prosedürü” ile ortadan kaldırılabilir.

Bu prosedür, yalnızca teknik bir kılavuz değil; çalışanların, sürücülerin ve yolcuların can güvenliğini sağlayan bir emniyet zincirinin halkasıdır. Her işletmenin, her araç için bu kontrolleri bir refleks haline getirmesi, yasal bir zorunluluk kadar ahlaki bir sorumluluktur.

Bijon Tork Kontrol Prosedürü

Prosedür No: ARK-TRK-001 – bu kısmı firmanızın kalite belgelerine göre kodlayabilirsiniz
Yürürlük Tarihi: [Tarih]
Hazırlayan: İş Güvenliği Uzmanı
Onaylayan: İşletme Müdürü
Revizyon No / Tarihi: 01 / [Tarih]

🔧 🔧 🔧
1. AMAÇ

Bu prosedür, işletme bünyesindeki tüm motorlu kara taşıtlarının (binek, hafif ticari, ağır vasıta) tekerlek bijonlarının doğru torkla sıkılmasını sağlamak ve bu yolla mekanik arızaları, iş kazalarını ve can kayıplarını önlemek amacıyla hazırlanmıştır.

2. KAPSAM

Bu prosedür, işletmede bulunan:

  • Tüm araçlar (firma mülkiyetindeki veya kiralık)
  • Bakım-onarım birimleri
  • Sürücüler / filo kullanıcıları
    üzerinde uygulanır.

3. TANIMLAR
TerimTanım
BijonTekerlekleri göbeğe bağlayan somun veya civatalar
TorkBijonun sıkılma kuvveti (Nm – Newton metre)
Tork AnahtarıAyarlanabilir ve kalibreli sıkma aracı
Çapraz SıkmaBijonların yıldız şeklinde sırayla sıkılması
Kontrol Torklamasıİlk sıkmadan sonra kısa mesafe kullanım sonrası tekrar torklanması

4. SORUMLULUKLAR
  • Araç Bakım Personeli:
    • Tekerlek montajı sonrası torklamayı yapar.
    • Kalibrasyonlu tork anahtarı kullanır.
    • Tork değerini kayıt altına alır.
  • İş Güvenliği Uzmanı:
    • Sürecin denetimini sağlar.
    • Prosedürün güncelliğini ve uygulanmasını takip eder.
  • Araç Kullanıcısı (Sürücü):
    • 50–100 km sonra aracını tekrar torklama için bakım birimine getirir.
    • Sürüş sırasında bijon gevşemesi belirtilerini (titreşim, ses vs.) izler.

5. UYGULAMA ADIMLARI
5.1. Torklama Gerektiren Durumlar
  • Yeni lastik takıldığında
  • Tekerlek sökülüp takıldığında
  • Jant değişimlerinde
  • Rotasyon/dengeleme sonrası
  • Yolda zıplama, çukur, kaza vs. yaşandıysa
  • Periyodik bakım sırasında (en az 3 ayda bir)

5.2. Torklama Süreci
  1. Araç düz zemine alınır, el freni çekilir.
  2. Tork anahtarı kullanılır.
  3. Üretici katalog değerine göre tork ayarı yapılır.
    • Örnek: Binek araç ➜ 110 Nm
  4. Bijonlar yıldız şeklinde sıkılır.
  5. İlk torklama sonrası araç 50–100 km kullanılmalı; sonra tekrar torklanmalıdır.

5.3. Kayıt ve Etiketleme
  • Torklamayı yapan kişi, “Bijon Tork Kontrol Formu”nu doldurur.
  • Torklanan tekerleğe “kontrol etiketi” yapıştırılır.

5.4. Uygunluk Kriterleri
KriterUygunluk
Tork anahtarı kalibrasyonu yapılmış mı?
Doğru Nm değeri kullanılmış mı?
Çapraz sıkma uygulanmış mı?
Araç sahibine 2. torklama bildirimi yapılmış mı?

6. TORK DEĞERLERİ TABLOSU (Örnek)
Araç TipiBijon Tork Değeri
Binek Araç90–120 Nm
Hafif Ticari110–140 Nm
Ağır Vasıta450–650 Nm
Forklift (standart)150–200 Nm

Bu değerler, üreticiye göre değişebilir. Her araç tipi için teknik katalog kontrol edilmelidir.

7. KONTROLLER VE KAYITLAR
  • Tüm torklamalar “Bijon Tork Kontrol Formu”na yazılır.
  • Tork anahtarlarının kalibrasyon kayıtları yıllık arşivde saklanır.
  • Aylık tork kontrol denetimi yapılır.

8. ACİL DURUMLARDA TESPİT
  • Araçtan gelen çatırtı, titreme, teker boşluğu varsa:
    • Kullanım durdurulur.
    • Araç kontrol noktasına çekilir.
    • Tüm bijonlar torklanır ve kontrol formuna işlenir.

9. İLGİLİ DÖKÜMANLAR
  • Bijon Tork Kontrol Formu (FRK-TRK-01 – bu kısmı firmanızın kalite belgelerine göre kodlayabilirsiniz)
  • Tork Anahtarı Kalibrasyon Sertifikası
  • Araç Teknik Kılavuzu
  • İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği

10. EĞİTİM

Bakım personeli yılda en az 1 kez “Tekerlek Torklama ve Güvenli Lastik Montajı” eğitimi almalıdır. Yeni başlayan personele oryantasyon eğitimi verilir.

“Sıkılmamış Bijon, Gevşek Güvenliktir”

Araçlarınızın lastikleri yolda değil, genellikle bakım noktasında yerinden çıkar. Ama hatalı torklamayla çıkarlarsa, bunun geri dönüşü olmayabilir.

Tekerlek bijonlarının uygun torkla sıkılması; trafik kazalarının önlenmesi, çalışan sağlığının korunması ve işletme araçlarının uzun ömürlü kullanımı açısından kritik öneme sahiptir. Bu prosedürün düzenli olarak uygulanması; hem yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesini hem de güvenliğin sürekliliğini sağlar.

Bijon Tork Kontrol Prosedürü, bakım ekibine teknik bir referans; sürücüye güven hissi; işletmeye ise riski yönettiğini gösteren bir sigortadır. Bu nedenle, her bijon sıkıldığında aslında sadece somun değil, bir güvenlik taahhüdü de yerine getirilmiş olur.

Unutulmamalıdır:
Bijonları doğru torklamayan bir işletme, aslında tüm güvenlik sistemini gevşek bırakmış olur.

Bu prosedür; uygulanması kaydı ile sadece vidaları değil, hayatı sıkı tutmak içindir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️

Daha Fazla

Sihirli Lokmaların Yolculuğu – Küçük Gençlere

Güneş ışıkları pencerenin arasından sınıfa sızıyordu. Hatice öğretmen tahtaya tebeşirle birkaç matematik işlemi yazmıştı. Fakat öğrencilerin aklı pek derste değildi. Özellikle İpek ve Duru’nun. İkisi de teneffüste yedikleri simitleri hatırlıyor, hâlâ midelerinde dönen o garip hisleri anlamaya çalışıyordu.

İpek parmağını kaldırdı.
— Hatice öğretmenim, biz biraz önce simit yedik. Ama şimdi o simit nereye gitti?

Sınıfta bir uğultu yükseldi. Çocukların çoğu aynı şeyi merak ediyordu.

Duru da atıldı:
— Ben de hep merak ediyorum öğretmenim. Yemekleri ağzımıza atıyoruz, sonra… Sonra ne oluyor? Midemiz mi yiyor onları?

Hatice öğretmen gülümsedi. Çocukların meraklı gözlerine bakınca, sıradan bir cevap vermenin yetersiz kalacağını biliyordu. Tam o anda, sınıfta çok tuhaf bir şey oldu.

Tahtadaki tebeşir kendi kendine titremeye başladı. Ardından tahtadan bembeyaz bir duman yükseldi. Dumanın içinden sivri uçlu büyük bir şapka, yuvarlak gözlükler ve rengârenk peleriniyle tuhaf bir adam belirdi.

— Selam küçük kâşifler! Ben Sihirli Profesör! Siz az önce çok güzel bir soru sordunuz. Hatice öğretmenim de izin verirse (gülümseyerek) yemeklerin yolculuğunu gerçekten öğrenmek ister misiniz?

İpek ve Duru birbirlerine baktılar. Kalpleri hızla atıyordu. Hatice öğretmen de şaşkındı ama gözlerinde hafif bir gülümseme vardı. Belki de bu profesörün geleceğini önceden biliyor gibiydi.

Sınıftan kocaman bir “Eveeet!” sesi yükseldi. Ve Hatice öğretmenlerine yalvaran gözlerle bakmaya başladılar.

Hatice Öğretmen; ”Durduğumuz kabahat… Haydi hep beraber” dedi

Sihirli Profesör bastonunu yere vurdu. Bastondan kıvılcımlar çıktı. Bir anda tüm sınıf küçülmeye başladı! Çocuklar masaların üstünde minik böcekler kadar kalmıştı. Önlerinde kocaman bir lokma simit belirdi.

— Hazırsanız, dedi profesör. Lokmaların büyülü yolculuğuna çıkıyoruz!

Çocuklar gözlerini kocaman açtı. Lokmanın üzerine binmişlerdi. Sanki dev bir gemiye binmişler gibiydiler. Bir anda kendilerini karanlık ama nemli bir mağaranın içinde buldular: Ağız!

İpek şaşkınlıkla etrafına baktı.
— Burası da ne böyle?

Profesör gözlüğünü düzeltti:
— Burası ağzımızın içi. Bakın, kocaman dişler bir fabrikanın öğütücü makineleri gibi lokmaları parçalıyor.

O sırada dev gibi görünen bir diş yanlarından geçti, lokmayı ezmeye başladı. Çocuklar sarsıldı.

Duru kahkahalarla bağırdı:
— Aman dikkat edin, dişler bizi çiğnemesin!

Profesör gülerek devam etti:
— Dişler sadece parçalamaz. Tükürük bezleri de devreye girer. Bakın, şu damlacıklar… İşte onlar tükürük. İçinde “amilaz” adlı özel bir enzim var. Bu enzim, nişastayı şekerlere dönüştürmeye başlıyor.

İpek merakla sordu:
— Yani daha yutmadan yiyecekler değişmeye mi başlıyor?

— Aynen öyle! diye yanıtladı Profesör. Sindirimin ilk durağı ağızdır.

Birden dev bir kaydırak açıldı. Lokmalar kayarak boğaza doğru ilerledi. Çocuklar da lokmanın üstünde kayıyorlardı.

Duru bağırdı:
— Vuhuuu! Sanki lunaparktayız!

Profesör ciddiyetle ekledi:
— Bu gördüğünüz yer yemek borusu. Ama dikkat edin, burası sadece düz bir boru değil. Kaslar yiyecekleri aşağıya doğru itiyor. Bu harekete “peristaltizm” denir.

Kaslar dalga dalga hareket ediyor, lokmayı mideye doğru gönderiyordu. Çocuklar dalgaların üzerinde zıplaya zıplaya ilerlediler.

İpek gözlerini kocaman açtı:
— Yani yemeğimiz aşağıya düşmüyor mu, kaslar mı itiyor?

— Doğru bildin! dedi profesör. Eğer sadece düşseydi, baş aşağı durduğumuzda yemek geri kaçar, değil mi? Ama kaslar sayesinde yiyecekler hep doğru yönde ilerler.

Bir anda önlerinde kocaman bir mağara açıldı. Duvardan duvara dalgalanan kaslar, köpüren sıvılar ve baloncuklar vardı. Çocuklar şaşkınlıktan ağızlarını kapatamadılar.

— Burası mide! dedi profesör.

Midenin duvarları kasılıp gevşiyor, yiyecekleri çalkalayıp yoğuruyordu. Köpüren sıvılar lokmayı eritmeye başlamıştı.

Duru biraz korktu:
— Bu köpükler çok asitli görünüyor.

Profesör başını salladı:
— Haklısın. Mide asidi oldukça güçlüdür. Yiyecekleri parçalar ama aynı zamanda mikropları da öldürür. Yani mide hem güvenlik görevlisi hem de karıştırıcı bir kazan gibidir.

İpek sorusunu patlattı:
— Ama bu kadar güçlü asit midemize zarar vermez mi?

Profesör göz kırptı:
— Normalde vermez. Çünkü midemizin iç yüzeyi özel bir mukus tabakasıyla kaplıdır. Tıpkı kalın bir yağlı battaniye gibi mideyi korur.

Çocuklar etrafa bakarken mide kaslarının lokmayı yoğurup püre haline getirdiğini gördüler.

— Artık bu yiyecekler “kimus” adını alır, dedi profesör. Ve yolculuğun bir sonraki durağına hazırdır.

Lokmalar yavaşça mide kapısından geçip ince bağırsağa doğru ilerledi. Çocukların karşısına rengârenk, uzun kıvrımlarla dolu dev bir tünel çıktı. Duvarlar mercan gibi minik çıkıntılarla kaplıydı.

Duru hayran kaldı:
— Vaaay! Burası sanki sihirli bir şehir gibi.

Profesör bastonunu salladı:
— Hoş geldiniz İnce Bağırsak Şehri’ne! Burada çok önemli yardımcılar var. Şu yeşil şelaleye bakın, bu safra. Safra yağları parçalayarak sindirimi kolaylaştırır.

İpek işaret etti:
— Peki şu minik işçiler?

— Onlar pankreasın enzimleri. Proteinleri, karbonhidratları, yağları küçücük parçacıklara ayırırlar. Sonra şu mercanlara benzeyen çıkıntılar var ya, işte onlar villuslar. Villuslar bütün besinleri emerek kana geçirir.

Çocuklar villusların üzerine çıkıp baktılar. Küçük emici parmakçıklar yiyeceklerden şekerleri, amino asitleri ve yağ asitlerini çekiyordu.

Duru şaşkınlıkla sordu:
— Yani biz yediğimiz yemekleri burada mı vücudumuza gönderiyoruz?

Profesör gururla gülümsedi:
— Bravo! İşte sindirimin en önemli kısmı budur. Enerji ve besinler buradan kana karışır, tüm hücrelere dağılır.

Birden çocukların önünde kocaman bir nehir belirdi. Kırmızı kan hücreleri küçük kayıklar gibi nehrin üzerinde yüzüyordu. Her kayık besin paketleri taşıyordu.

İpek hayran kaldı:
— Bu kayıklar glikoz mu taşıyor?

— Evet! dedi profesör. İşte bu glikozlar kaslarımıza, beynimize enerji sağlar. Proteinlerden gelen amino asitler de vücudumuzun yapı taşlarını oluşturur.

Duru sevinçle bağırdı:
— Yani biz şimdi gerçek enerjinin yolculuğunu görüyoruz!

Çocuklar yeterince öğrendiklerini hissettiklerinde profesör bastonunu yeniden salladı. Rengârenk bir ışık sınıfın içine yayıldı. Bir anda herkes yeniden eski boyutlarına döndü, sıralarına oturmuşlardı.

Sanki hiçbir şey olmamış gibiydi ama herkesin gözleri parlıyordu.

Hatice öğretmen gülümseyerek sınıfa baktı.
— İşte çocuklar, merak etmek öğrenmenin ilk adımıdır. Siz merak ettiniz, sordunuz ve harika bir yolculuk yaptınız. Unutmayın, bilim her zaman böyle bir maceradır. Ne kadar sorarsanız, o kadar çok şey öğrenirsiniz.

İpek ve Duru birbirlerine baktılar. Artık simidin nerede olduğunu biliyorlardı: Vücutlarının içinde, enerjiye dönüşmüştü.

Sınıfta alkışlar yükseldi. Sihirli Profesör göz kırptı ve bir anda kayboldu. Ama çocuklar biliyordu ki merak ettikleri her an, o yeniden karşılarına çıkabilirdi.

Dr. Mustafa KEBAT

Sayın okuyucu,

Yukarıda yer alan hikaye firmalarımız Tetkik OSGB – Tetkik Danışmanlık tarafından sosyal sorumluluğumuz olan çocuklarımızı bilgilendirmek, okumaya, çalışmaya, doğal hayata heveslendirmek ülkemize ve geleceğimize yararlı bireyler olabilmelerine katkı sağlamak maksadı ile yayınlanmıştır.

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz. Varsa hatalarımızı bildirmeniz daha faydalı olmamıza desteğiniz bizim için çok değerli.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

İş Güvenliği – Bijonlar – Torklama

Görünen Vidaların, Hayata Görülmeyen Bağları

Bir aracın hareketi; mühendislik, metal, yakıt ve insan etkileşiminin mükemmel bir uyumla birleşmesidir. Ancak bazen bu denklemi en küçük parçalardan biri bozar: bijonlar. Tekerleği taşıyan bu dört ya da beş vida, gözden kaçtığında yalnızca bir mekanik soruna değil, ölümlü kazalara kadar uzanan bir felakete dönüşebilir.

İşletmelerin envanterindeki araçlar, sadece taşıma aracı değil; içinde çalışan, yolcu, sürücü gibi pek çok canı barındıran mobil platformlardır. Bu yüzden bijonların uygun torkla sıkılması sadece teknik bir görev değil, aynı zamanda insan hayatını koruma sorumluluğudur.

Torklama işlemi doğru yapılmadığında ya da atlandığında, hızla seyreden bir aracın tekerleği yerinden çıkabilir. Bu basit gibi görünen ihmal, işletme için prestij ve maliyet kaybına, bir aile için ise geri dönülmez acılara neden olabilir.

İşletmelere ait tüm araçların – ister binek, ister hafif ya da ağır ticari olsun – tekerlek bijonlarının (lastiği sabitleyen vidaların) torklanması hem araç güvenliği hem de insan hayatı açısından kritik öneme sahiptir.

Bu konu, araç bakımının sadece teknik değil, aynı zamanda iş güvenliği kapsamına da giren bir alandır. Vurgulamaya çalıştığım, bijon torklamanın yalnızca bir atölye görevi değil, önleyici bir iş güvenliği pratiği olduğunu hatırlatmaktır.

Aşağıda bu konuyu teknik ve anlaşılır şekilde detaylı olarak açıklayalım:

🔧 🔧 🔧
Neden Torklama Gerekir?

Bijon vidalarının torklanması, lastiğin tekerleğe uygun kuvvetle sabitlenmesini sağlar.

  • Aşırı sıkma ➜ Vida/çelik jant zarar görebilir, hatta bijon kopabilir.
  • Eksik sıkma ➜ Lastik gevşeyebilir, hareket halindeyken çıkabilir.

Her iki durum da işletmelerde hem araç devrilmelerine, hem de ölümlü trafik kazalarına sebep olabilir.

⚠️ Bu nedenle, her lastik değişiminden sonra ve periyodik olarak bijonlara tork uygulanması, bir iş sağlığı ve güvenliği tedbiridir.

🔩 🔩 🔩
Tork Değeri Nedir? Nasıl Belirlenir?

Her aracın üretici firması tarafından önerilen bijon sıkma tork değeri (Nm – Newton metre) vardır. Bu değer:

  • Araç servis kitapçığında
  • Araç üreticisinin teknik dökümanlarında
    bulunur.

Örnek tork değerleri:

Araç TürüBijon Tork Değeri (Yaklaşık)
Binek otomobil90 – 120 Nm
Hafif ticari120 – 140 Nm
Kamyon/otobüs450 – 650 Nm

⚙️ Torklama, özel “tork anahtarı” (torque wrench) ile yapılmalıdır. Darbeli hava tabancasıyla sıkılan bijonlar asla güvenli tork kabul edilmez.

🔄 🔄 🔄
Hangi Durumlarda Torklama Kesinlikle Yapılmalıdır?

İşletme bünyesindeki araçların aşağıdaki durumlarında mutlaka tork uygulanmalıdır:

  1. Yeni lastik değişiminden sonra (özellikle yedek lastik takıldığında)
  2. Lastik rotasyonu (mevsimlik değişim)
  3. Araç bakımı sırasında tekerlek söküldüyse
  4. Araca yeni jant takıldıysa
  5. Yeni alınan araçlarda teslim alındıktan sonra ilk sürüşten sonra
  6. Araç yolda zıpladıysa / yüksek titreşim aldıysa
⏰ ⏰ ⏰
Torklama Ne Zaman Tekrar Edilmelidir?

İlk torklama: Lastik takıldıktan hemen sonra yapılmalıdır.

Kontrol torklaması (yeniden sıkma):

  • 50 – 100 km sonra
  • En geç ilk 2 gün içinde

Periyodik torklama:

  • Her bakımda
  • En az 3 ayda bir
  • Şüpheli durumlarda (örneğin titreşim, ses, gevşeme şüphesi varsa)
🛠️ 🛠️ 🛠️
Torklama Nasıl Yapılmalıdır?

Adım Adım Uygulama:

  1. Tork anahtarı kalibre edilmiş olmalı.
  2. Araç düz zemine alınmalı, el freni çekilmeli.
  3. Bijonlar çapraz şekilde (yıldız formunda) sıkılmalı.
  4. Tork değeri üreticiye göre ayarlanmalı (örneğin 110 Nm).
  5. Torklama sonrası bijonlar markörle işaretlenebilir.
📌 📌 📌
Uygun Olmayan Durumlarda Oluşabilecek Riskler
DurumOlası Riskler
Yetersiz torkLastik çıkabilir, araç devrilebilir, ölümlü kazalar olabilir
Aşırı torkBijon, jant ya da göbek kırılabilir, fren sistemi zarar görebilir
Kalibre edilmemiş anahtarYanlış tork ölçümü ➜ sahte güvenlik duygusu
Periyodik kontrol eksikliğiZamanla gevşeme ➜ titreşim, bijon kopması, sürüş esnasında teker kaybı
📘 📘 📘
İş Güvenliği Uzmanları İçin Öneriler
  • Tork kontrolü bakım formuna eklensin.
  • Araç kullanıcılarına bijon gevşemesi belirtileri anlatılsın (titreşim, çatırtı vs.).
  • İşletme araç bakım prosedürüne “bijon tork protokolü” dahil edilsin.
  • Bakım personeline yılda en az 1 defa bijon torklama eğitimi verilsin.
  • Tork anahtarlarının kalibrasyon takibi yapılmalı (her yıl önerilir).

Tekerin Emniyeti, Hayatın Emniyetidir

İş kazalarının çoğu, “önemsiz görünen” ayrıntıların zamanında dikkate alınmamasından kaynaklanır. Bijon torklaması da bu ayrıntılardan biridir. İşletmeler için bu işlem; sadece bir sıkma değil, hayatla mekanik arasında kurulan güvenlik köprüsüdür.

Lastik bijonlarının doğru torkla sıkılması, işletmelerde görünmeyen ama hayati öneme sahip bir iş güvenliği uygulamasıdır.

  • Gereksiz gibi görünen birkaç Newton-metrelik eksiklik, bir aracı tekerleksiz bırakabilir.
  • Gereğinden fazla tork ise ciddi mekanik hasarlarla sonuçlanabilir.

Bu yüzden her araç bakımında, her lastik değişiminde, her kontrol listesinde tork anahtarının sesini duymak; aslında kazaların, ölümlerin, maddi kayıpların önüne geçen sessiz bir güvenlik önlemidir.

Unutulmamalı ki; bir aracın yolu, güvenle başlar.
Ve bu güven, bijon torkuyla sıkılaştırılır.

Unutmayın: Tork doğruysa, güvenlik yerindedir.
İş güvenliği uzmanları olarak bu küçük ayrıntıyı göz ardı etmek büyük bedellere yol açabilir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Tork ve Torklamanın Tarihi

Tork Nedir ve Neden Önemlidir?

Tork, bir kuvvetin bir dönme noktasına göre yarattığı dönme etkisidir — bir anlamda “döndürme gücüdür”. Kelimenin kökeni Latince “torquere” (burmak, döndürmek) fiiline dayanır.

Günlük hayatımızda somut olarak kavramamız zor olsa da, tork; kapak açmaktan uçak kanadına, bir yaşam destek sisteminden rüzgâr türbini pervanesine kadar geniş bir alanda hayatı ve güvenliği etkiler.

Tarih boyunca tork kavramı, insanlar kuvveti kontrol etmeyi öğrenince önem kazanmış, endüstri ile birlikte araç güvenliğini sağlamak için “torklama” adıyla sistematik kontrol yöntemlerine dönüşmüştür.

Tork Kavramının Ortaya Çıkışı
🏺 🏺 🏺
Antik Zamanlar – Kaldıraçlardan Tork’a İlk Adımlar

Torkun temelleri, tekerleğin icadı ve kaldıraç ilkeleriyle başlar. MÖ 3. yüzyılda (MÖ 287–212), Arşimet, kaldıraç prensipleri üzerine çalışmalar yaparken “Az kuvvetle büyük yüklerin kaldırılabileceğini” göstermiştir ki bu, tork kavramının bedensel öncüsüdür.

Arşimet’in “Bana bir dayanak noktası verin, Dünya’yı yerinden oynatayım.” (Latince: “Dos mihi, ubi consistam, et terram movebo.”) sözü, kaldıraç ve moment (tork) prensibine duyduğu güvenin etkileyici bir ifadesidir. Aslında insanlık, tekerlek, kaldıraç ve pratik kuvvet bilgisiyle torku binlerce yıl önce sezgisel olarak kullanmıştır.

Orta Çağ – Rönesans – Mekanik Biliminin Doğuşu

Endüstri öncesi dönemde yaşamın büyük kısmı tarım ve hayvancılık ile geçiyordu. Su değirmenleri, yel değirmenleri gibi mekanik sistemler torkun uygulanmasını pratik hale getirmiş, ancak bu insan sezgisine dayalı, doğrudan ölçümsüz uygulamalardı. Rönesans’ta Leonardo da Vinci gibi bilim insanları, kaldıraç ve kuvvet merkezleri üzerine ilk çizimler yapmış, torku kavramadan da olsa bu kavramların temelini hazırlamışlardır.

Modern Bilimin Başlangıcı – Newton ve Kuvvetin Tanımı

Isaac Newton (1643–1727), “Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica” eseriyle fizik biliminin temellerini atarak, kuvvet, moment ve dönüş hareketleri gibi kavramları matematiksel olarak sistemleştirmiştir. Bu sayede tork, sadece tanımlanmış bir bilmece değil — simetri teorisine ve matematiksel fiziğe dayanan araştırma konusu haline gelmiştir. Teorik olarak tork, dönme momenti olarak yer alsa da uygulamaya dökülmesi 18. ve 19. yüzyıla kalmıştır.

Sanayi Devrimi – Mekaniğin Evrimi ve Tork’un Pratiğe Dönüşü

18. ve 19. yüzyıllarda makineleşme; buharlı makineler, vinçler, lokomotifler, tekstil makineleri enerjisini kuvvet ve moment düzenlemeleriyle yavaşça öğrenirken, bazı sorunlar da ortaya çıkmaya başladı: somun ve boltlar, yanlış sıkıldığında mekanizma yavaşlıyor, fazla sıkıldığında kırılıyor; yetersiz sıkıldığında gevşeyip düşüyorlardı. “Yeteri kadar kuvvet uygulamak” hedefi ile ilk tork uygulamaları, elle yapılmaya çalışıldı lakin bilimsel doğruluk gerektiriyordu.

Tork Anahtarının İcadı – Hooke’un Dehası

Tork anahtarı için ilk patent konusunda çelişkili bilgiler mevcuttur.

Bir görüşe göre; 1918 yılında ABD’li mühendis Conrad Bahr tarafından alınmıştır.

Diğer görüşe göre de; 1931 yılında Chicago’dan John H. Sharp tarafından alındı.

Bu anahtara tork ölçüm anahtarı adı verildi ve bugün gösterge tork anahtarı olarak sınıflandırılıyordu.

1935’te Conrad Bahr ve George Pfefferle ayarlanabilir bir cırcırlı tork anahtarı patenti aldı. Alet, istenen torka ulaşıldığında sesli geri bildirim ve geri cırcırlı hareketin kısıtlanması özelliklerine sahipti.

Bunun neticesinde somun ve civatalar artık sadece elle değil, kesin değerde sıkılabilir hâle geldi. İşte “torklama” terimi sistematik olarak bu mekanik cihazla hayatımıza girdi.

Standardizasyon – ISO / DIN / ASTM ve Tork Değerleri

1950–1970 arasında, ISO, DIN, ASTM gibi uluslararası kuruluşlar “her araç tipi için bijon tork değerini”, “kalibrasyon sıklığını”, “açıya dayalı sıkma yöntemlerini” tanımladı.

Endüstri süreçleri bu standartlarla birleşerek torklamayı yalnızca teknik bir zorunluluk değil — bir güvenlik adımı, kalite kültürü hâline getirdi.

Elektronik Çağ – Data ve İzlenebilirlik

1990’lar ve sonrasında mekanik anahtarlar yerini dijital kontrollü, doğruluğu yüksek cihazlara bırakmaya başladı. Bu cihazlar; uygulanan tork değerini kaydediyor, üretim sistemlerine entegre oluyor, hata ve sapma alarmı verebiliyordu. Özellikle otomotivde torklama işlemi; izlenebilirlik, otomasyon ve raporlama ile birlikte güvenlik kritiği hâline geldi.

Gerçek Dünya Uygulamaları – Otomotivden Uçağa

Otomotiv: Bijon torkları, tekerlek dengesini, fren tutuşunu ve sürüş güvenliğini doğrudan etkiler. Binek araçlarda 90–120 Nm; ticari araçlarda 140–180 Nm.

Havacılık: Uçak kanat bağlantılarında tork ±1 Nm hassasiyet ister. Somunda gevşeme, kanat titreşimi ve kritik sistem arızası açığa çıkabilir.

Petrol & Gaz: Boru flanşlarında düşük/ yüksek basınç sızıntısı ile patlama riski torklamanın mantığını kolay anlatır.

Nükleer Tesisler: Ayar civataları atom basıncıyla temas ettiğinde, sızdırmazlık sağlanmalı, zamanla gevşeme takip edilmelidir.

Otomotivde, petrol&gaz, türbin, rafineriler gibi kritik alanlarda “tork etiketi” ve “kalibrasyon kodu” zorunlu.

Çevrimiçi eğitim platformlarında “rotate bolt to torque spec” = “Cıvatayı belirlenen tork (sıkma kuvveti) değerine kadar döndürün.” eğitimi standartlaştı.

Dijital kayıtlar, bakım programı entegrasyonları sayesinde insan hatası minimize edildi.

Güncel Standart ve Güvenlik Kültürü

ISO 9001, ISO/TS 16949, ISO 45001 gibi sistemlerde torklama “izlenebilirlik” ve “süreklilik” açısından şart sayılıyor.

CE belgesi, tork kontrol kayıtlarının yönetilebildiğini şart koşar.

Kalibrasyon: Tork anahtarlarının yıllık kalibrasyonu sertifikalandırılır.

Prosedür: Her bakım senaryosunda kontrol listesinde “torklama” maddesi olmalıdır.


Gelecek – Otonom Ve Akıllı Sistemlerde Tork Yönetimi

Endüstri 4.0 ile birlikte otonom araçlar “tork validation” algoritmalarıyla periyodik tork kontrol yapabiliyor. Robotik sistemler, API verisi üzerinden tork sapmalarını analiz ediyor, insan kaynaklı hatayı ortadan kaldırıyor. Bu sayede “mekanik güvenlik kültürü” dijitalleşiyor.

Torklamanın Evrensel Değeri

Tork, aslında bir kuvvetin sistemsel kontrolü; torklama ise bu kuvvetin güvenlik ve insan hayatıyla etkileşime geçtiği noktadır. Antik çağdan bugüne kadar uzanan bu serüven; rastgele değil — bilinçli güç yönetimidir.

Günümüzde hâlâ atölyelerde “elini tork anahtarı yerine geçir, ne kadar sıkacağını biliyor musun?” gibi soruların geçerliliği, bu disiplinin kültürel önemiyle alakalıdır.

İnsanlık şu soruyu yanıtlıyor:

“Yeterince sıkmak mı? Yoksa olması gereken değeri aşmamak mı?”

İşte torklamayı hatırlamak, insanları ve sistemleri ayıran çizgi, insanın “kuvvetle güvenliği buluşturma” serüvenidir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Kritik Risk Yönetimi Programının Temel Amacı

Günümüzde iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemleri, yalnızca yasal uyumun ötesine geçerek sıfır kaza vizyonuna ulaşmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda geliştirilen Kritik Risk Yönetimi Programı, yüksek olasılıkla ölümcül veya kalıcı yaralanma ile sonuçlanabilecek durumları sistematik biçimde tanımlamak, kontrol etmek ve önleyici kültürü iş süreçlerine entegre etmek amacıyla kurgulanmıştır.

Kritik Risk Yönetimi Programı‘nın temel amacı; geleneksel risk değerlendirme yaklaşımlarının çoğu zaman gözden kaçırabildiği, düşük sıklıklı ancak yüksek etkili olayları önceden öngörerek, bu olaylara karşı yaşam kurtaran kritik kontrolleri sahada tutarlı ve doğrulanabilir biçimde uygulamaktır. Program, sektörlere özgü kritik riskleri analiz ederek bu risklere yönelik ölçülebilir ve davranış temelli kontrol sistemlerini geliştirir; böylece çalışanların maruz kalabileceği ölümcül risklerin en aza indirilmesini sağlar.

İşletmelerin yalnızca mevzuata değil, aynı zamanda etik sorumluluklara da cevap verebilmesi için Kritik Risk Yönetimi Programı, proaktif bir güvenlik kültürünün kurumsallaşmasında anahtar bir rol oynar. Bu sistematik yaklaşım sayesinde, kritik görevlerde çalışan personelin korunması, liderlik sorumluluğunun pekiştirilmesi ve güvenli operasyonların sürekliliği sağlanmış olur.

Kritik Risk Yönetimi, güvenliğin bir seçenek değil, operasyonel bir ön koşul olduğunu hatırlatan, mühendislik ve davranış biliminin kesiştiği noktada konumlanan stratejik bir programdır.

  • Saha operasyonlarında hayati tehlike oluşturan riskleri özel olarak ele almak
  • Bu risklere karşı alınan kontrollerin gerçekten uygulandığını sürekli doğrulamak
  • İş kazalarını önceden kestirilebilir hale getirip, sıfır kaza hedefine yaklaşmak
📌 📌 📌
Kritik Risk Nedir?

Kritik risk, gerçekleştiği takdirde:

  • Ölümcül kazaya,
  • Ciddi yaralanmaya,
  • Kalıcı sakatlığa,
  • Çok ciddi çevre veya mülkiyet zararına neden olabilecek tehlikedir.
📌 📌 📌
Kritik Kontrol Nedir?

Kritik riskin gerçekleşmesini engelleyen, gerçekleşse bile etkisini azaltan, kesin, uygulanabilir ve denetlenebilir kontrol önlemidir.

Örnek: Yüksekten düşme riskinde, çift kancalı düşüş durdurucu sistemin aktif ve doğru şekilde kullanılması kritik kontroldür.

🧱 🧱 🧱
Kritik Risk Yönetimi Programının Bileşenleri
1. Kritik Risklerin Tanımlanması
  • Organizasyonun iş koluna özel olarak
  • Ölümcül kaza istatistiklerine ve geçmiş olaylara göre belirlenir
  • Genelde aşağıdaki başlıklarda gruplanır:
    • Yüksekten düşme
    • Kapalı alanda çalışma
    • Enerji altında çalışma (LOTO eksikliği)
    • Hareketli araç/makine çarpması
    • Elektrik teması
    • Patlama/yangın
    • Kazı çökmesi
    • Vinçle yük kaldırma
    • Zehirli gaz, solunabilir toz maruziyeti

2. Kritik Kontrollerin Tanımlanması
  • Her risk için “olmazsa olmaz” kontroller tanımlanır
  • Kontrol şu soruları net yanıtlamalıdır:
    • Risk gerçekleşmeden önce mi uygulanıyor?
    • Doğrudan riski ortadan kaldırıyor mu?
    • Gözle görülür şekilde denetlenebilir mi?

3. Sorumlulukların Belirlenmesi
  • Hangi kontrolü kim uygulayacak, kim doğrulayacak net tanımlanır
  • Saha çalışanı, formen, şef, saha güvenliği sorumlusu gibi roller açıkça belirlenir

4. Doğrulama ve Denetleme Süreci
  • Kritik kontrollerin sahada gerçekten uygulanıp uygulanmadığı düzenli olarak kontrol edilir
  • “Yapılmış gibi gösterilen” kontrol önlemleriyle mücadele edilir
  • Dijital platformlar veya checklist sistemiyle kayıt tutulur

5. Kritik Olay Bildirim Sistemi
  • Kritik kontrol eksikliği ile karşılaşan çalışan bunu gizli şekilde bildirebilir
  • Kurum içi kültür desteklenir: “Dur – Değerlendir – Devam Et” anlayışı geliştirilir

6. Eğitim ve Davranışsal Güçlendirme
  • Kritik risk odaklı eğitimler (örneğin: sadece kapalı alan farkındalık eğitimi)
  • Liderlik bazlı saha gözlemleri (Stop Work Authority – İş Durdurma Yetkisi)
  • Olay sonrası kök neden analizleri: “Kontrol eksikliği”ne odaklanır
📊 📊 📊
Kritik Risk Yönetimi Programı’nın Farkı – Klasik Risk Değerlendirmesinden Ayıran Özellikler
KriterKlasik Risk DeğerlendirmesiKritik Risk Yönetimi
AmaçTüm riskleri değerlendirmekHayati tehlikeleri önlemek
Riskin sıklığına bakışSık gerçekleşen olaylara odaklıSeyrek ama ölümcül olasılıklara odaklı
Kontrol seviyesiGenel kontrol önlemleriKritik (hayati) kontrol önlemleri
İzleme mekanizmasıNadiren denetlenirSık sık doğrulama ve kayıt
Eğitim yaklaşımıGenel bilgilendirmeRisk bazlı, hedefli, uygulamalı
Davranışsal kültürUyum zorunluluğuKatılım ve sorumluluk alma
🌍 🌍 🌍
Uluslararası Uygulama Örnekleri
Avustralya – ICAM ve Kritik Risk Yönetimi Programı
  • Yüksekten düşmelerde ölüm oranlarının azaltılmasında kritik risk kontrol listeleri kullanılmıştır.

ABD – OSHA & High Hazard Focus
  • OSHA’nın “Fatal Four” olarak adlandırdığı dört temel ölümcül riske karşı şirketlerin Kritik Risk Yönetimi Programı temelli program kurmaları istenir.

Avrupa – ISO 45001 ve Kritik Risk Yönetimi Programı Uyumu
  • ISO 45001:2018 standardı, kuruluşlara “önleyici kontrol sistemleri” kurmayı zorunlu kılmakta, Kritik Risk Yönetimi Programı Kritik Risk Yönetimi Programı bu ihtiyaca doğrudan cevap verir.
🔧 🔧 🔧
Kritik Risk Yönetimi Programında Kullanılan Bazı Araçlar
  • Kritik Kontrol Doğrulama Listeleri (Checklist)
  • İş Öncesi Risk Gözden Geçirme (JHA/Toolbox Talk)
  • Dijital Saha Denetim Uygulamaları (Web tabanlı kontrol)
  • Görsel Denetim Panoları (Her kritik risk için panolarda durum izleme)
  • İş Durdurma Yetkisi Eğitimleri (Yönetim ve denetim ekiplerine)
📈 📈 📈
Kritik Risk Yönetimi Programı Kurmanın Kuruma Faydaları
  • Ölümcül ve ağır yaralanmalı kazalarda %60’a kadar azalma
  • Davranış temelli güvenlik kültürü gelişimi
  • Yönetici ve saha çalışanları arasında iletişim artışı
  • ISO 45001 denetimlerinde olumlu geri bildirim
  • Yasal yükümlülüklerin proaktif şekilde karşılanması
🔚 🔚 🔚
Kritik Risk Yönetimi Programı Bir Güvenlik Davranışıdır

Kritik Risk Yönetimi sadece bir prosedür ya da liste değil, aynı zamanda iş yerlerinde hayatı koruyan davranış kültürünün temelidir. Kontrol listeleri değil, bu listelerin ne kadar içselleştirildiği ve günlük operasyonlara ne kadar yerleştiği kritik başarı göstergesidir.

Kritik Risk Yönetimi Programı, iş kazalarının çoğunlukla önlenebilir olduğunu hatırlatan güçlü bir sistematiği temsil eder. İstatistiksel veriler, ölümcül iş kazalarının büyük kısmının az sayıda risk kategorisine bağlı olduğunu göstermektedir. Bu gerçek, sahadaki kontrol çabalarının kritik riskler üzerine odaklanmasının ne denli stratejik bir tercih olduğunu ortaya koyar.

Kritik Risk Yönetimi Programı, sadece bir kontrol listesi ya da prosedür dokümanı değil; organizasyonun en tepe yönetiminden en alt operasyonel kademeye kadar, herkesin hayati tehlikeleri tanıdığı, kritik kontrolleri uyguladığı ve doğrulama sorumluluğunu sahiplendiği yaşayan bir sistemdir. Bu sistemin başarısı; teknik kontrollerin sürekliliği kadar, çalışan farkındalığı, liderlik kararlılığı ve güvenlik kültürünün içselleştirilmesi ile mümkündür.

Unutulmamalıdır ki, kritik risklerin her biri potansiyel bir trajedidir; ancak doğru kontrol önlemleriyle bu riskler bir daha yaşanmayacak olaylara dönüşebilir. Bu nedenle Kritik Risk Yönetimi Programı, sadece güvenli bir iş yeri yaratmanın değil, aynı zamanda her bir çalışanın sağ salim evine dönebilmesinin teminatıdır.

Kritik Risk Yönetimi Programı‘nın kararlılıkla uygulanması, sıfır kaza hedefini ulaşılabilir bir gerçekliğe dönüştürmenin en somut adımlarından biridir.

Kritik Risk Yönetimi Programı Eğitimi – Kurulumu Almak İçin Bizi Arayın

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü Dr Mustafa KEBAT yönetiminde deneyimli ekibimizle, firmanıza özel Kritik Risk Yönetimi Programı Eğitimini – Kurulumunu Türkiyenin her yerinde planlayalım.

Eğitim Başvurusu

Dr Mustafa KEBAT – 0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

  • Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
  • +90 232 265 20 65
  • [email protected]

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Paraşüt Tipi Emniyet Kemeri Yardımcı Aparatlarını Kullanacakların Fiziksel Sınırlarını Biliyor muyuz?

Paraşüt tipi emniyet kemerlerinin (tam vücut emniyet kemeri) yardımcı aparatlarını kullanacak kişilerin fiziksel sınırları, güvenli ve verimli bir kullanım sağlamak için önemli bir faktördür. Bu sınırlar, kullanıcının güvenliği ve yardımcı aparatlar arasındaki uyum için dikkate alınmalıdır.

İşte bu fiziksel sınırlarla ilgili genel bilgiler:

1. Fiziksel Sınırlar ve Kullanıcı Özellikleri

Paraşüt tipi emniyet kemerlerinin ve yardımcı aparatlarının doğru çalışabilmesi için kullanıcıların belirli fiziksel özelliklere uygun olmaları gerekir.

Bu sınırlar şunlardır:

1.1. Ağırlık
  • Alt sınır: 40 kg
  • Üst sınır: 120 kg
    • Kemerin ve yardımcı aparatlarının tasarımı, bu ağırlık aralığına göre yapılır. Bu sınırların dışındaki ağırlıklar, kemerin düzgün çalışmamasına veya aparatların arızalanmasına yol açabilir.
1.2. Boy
  • Alt sınır: 150 cm
  • Üst sınır: 190 cm
    • Bu boy aralığı, kemerin tüm özelliklerinin vücuda uyumlu olmasını sağlar. Daha kısa veya daha uzun kullanıcılar için özel tasarımlar gerekebilir.
1.3. Bel Çevresi
  • Alt sınır: 65 cm
  • Üst sınır: 105 cm
    • Kemerin bel kısmı, kullanıcının bel ölçüsüne göre ayarlanabilmelidir. Bu sınırların dışında olan kullanıcılar için farklı ölçülerde kemerler gerekebilir.
1.4. Omuz Çevresi
  • Alt sınır: 85 cm
  • Üst sınır: 120 cm
    • Omuz askıları, kullanıcının omuz ölçüsüne göre uyum sağlamalıdır. Bu sınırlar, kemerin omuz kısmının rahat oturması ve vücuda zarar vermemesi için belirlenmiştir.

2. Fiziksel Sınırların Aşılması Durumunda Olası Sonuçlar
2.1. Ağırlık Sınırının Aşılması
  • Sonuçlar:
    • Kemerin kapasitesini aşan kullanıcılar, kemerin dikişlerinden, karabinadan veya şok emici sistemlerden gelen baskılar nedeniyle kemerin kopması riski ile karşılaşabilirler.
    • Bağlantı noktaları veya halat sistemleri de aşırı ağırlık nedeniyle arızalanabilir.
    • Düşüş sırasında şok emici sistemler yeterince etkili olmayabilir, bu da ciddi yaralanmalara yol açabilir.
2.2. Boy Sınırının Aşılması
  • Sonuçlar:
    • Çok kısa kullanıcılar için kemerin uzunluğu yetersiz olabilir ve bel ile omuz kısımları düzgün oturmayabilir, bu da kemerin kaymasına neden olabilir.
    • Çok uzun kullanıcılar için kemer, omuz ve bel kısmında yeterli destek sağlamayabilir ve kemer rahat bir şekilde yerinde durmayabilir, bu da düşüş sırasında zarar görme riskini artırabilir.
2.3. Bel Çevresi Sınırının Aşılması
  • Sonuçlar:
    • Çok büyük bel çevresi olan kullanıcılar için kemerin bel kısmı sıkı olmayabilir veya yeterince sabitlenmeyebilir. Bu durum, kemerin kaymasına veya gevşemesine neden olabilir.
    • Kemer düzgün bir şekilde oturmadığında, emniyet fonksiyonları tam olarak çalışmayabilir ve güvenlik riski oluşturabilir.
2.4. Omuz Çevresi Sınırının Aşılması
  • Sonuçlar:
    • Omuz askıları, çok küçük bir omuz çevresi olan kullanıcılarda rahat olmayabilir, bu da kemerin kaymasına yol açabilir.
    • Çok büyük omuz çevresi olan kullanıcılar için omuz askıları yetersiz olabilir ve kemerin rahat bir şekilde vücuda oturması engellenebilir, bu da güvenlik risklerine yol açabilir.

3. Eğitim ve Bilinçlendirme
3.1. Eğitim Verilmesi Gereken Konular
  • Kullanıcıların Fiziksel Sınırları: Kişilerin kemer ve yardımcı aparatları kullanmadan önce, fiziksel sınırlarını bilmeleri ve bu sınırlar içinde kullanmaları gerektiği öğretilmelidir.
  • Fiziksel Uygunluk: Kullanıcılar, kemerin ve yardımcı aparatların doğru şekilde kullanılabilmesi için uygun fiziksel ölçülere sahip olmalıdır. Eğitmenler, kullanıcıları bu konuda bilgilendirip, kemerin kullanımı öncesinde fiziksel sınırları gözden geçirmelidir.
  • Sınır Aşımı Durumunda Güvenlik Protokolleri: Eğer kullanıcılar fiziksel sınırlarını aşıyorsa, alternatif emniyet kemeri veya yardımcı aparatları hakkında bilgilendirme yapılmalı ve bu tür durumlar için güvenlik protokolleri oluşturulmalıdır.

Sonuç olarak, paraşüt tipi emniyet kemerinin yardımcı aparatları, sadece fiziksel sınırları içinde olan kullanıcılara uygun olmalıdır. Bu sınırların aşılması, kemerin verimliliğini azaltabilir ve ciddi güvenlik riskleri oluşturabilir. Bu nedenle, her kullanıcıdan önce uygunluk kontrolü yapılmalı ve eğitim süreçlerinde bu sınırların dikkate alınması sağlanmalıdır.

Paraşüt Tipi Emniyet Kemeri Yardımcı Aparatlarını Kullanacakların Fiziksel Sınırlarını İçeren Tablo
Fiziksel ÖzellikAlt SınırÜst SınırAçıklama
Ağırlık40 kg120 kgKemerin tasarımı, bu ağırlık aralığına göre yapılır. Ağırlık dışındaki kullanıcılar için özel tasarımlar gerekebilir.
Boy150 cm190 cmBu boy aralığı, kemerin uyumlu olmasını sağlar. Daha kısa veya daha uzun kullanıcılar için farklı tasarımlar gerekebilir.
Bel Çevresi65 cm105 cmKemeri düzgün bir şekilde oturtmak için bel çevresi bu sınırlar içinde olmalıdır.
Omuz Çevresi85 cm120 cmOmuz askıları, kullanıcının omuz ölçüsüne göre ayarlanmalıdır. Bu sınırlar dışındaki kullanıcılar için farklı ayar mekanizmaları gerekebilir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Paraşüt Tipi Emniyet Kemeri ile İlgili Mevzuatımız

1. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (6331 Sayılı Kanun)

  • Madde 4 – İşverenin Yükümlülükleri:
    İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Riskleri önlemek, risklerden kaçınmak, riskleri kaynağında yok etmek gibi temel ilkeler çerçevesinde, yüksekte çalışmalarda emniyet kemeri gibi uygun KKD (Kişisel Koruyucu Donanım) sağlamak zorundadır.
  • Madde 5 – Risklerden Korunma İlkeleri:
    Yüksekte çalışmalarda riskler mümkün olduğunca toplu koruma önlemleriyle bertaraf edilmeli, bu yeterli değilse kişisel koruyucu donanım kullanılmalıdır.

2. Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği (Resmî Gazete: 01.05.2019 / 30761)

Bu yönetmelik, 89/686/EEC sayılı AB Direktifi ile uyumludur.

Tanım:

Paraşüt tipi emniyet kemeri, çalışanı düşme tehlikesine karşı korumaya yönelik “düşmeye karşı koruyucu sistemler” kapsamında bir KKD olarak tanımlanır.

Madde 7 – Uygunluk:

Emniyet kemeri CE belgeli olmalı, TS EN 361 standardına uygun şekilde üretilmeli ve piyasaya arz edilmeden önce uygunluk değerlendirme işlemlerinden geçirilmelidir.

Madde 10 – Kullanım ve Bilgilendirme:

İşveren, çalışanlara KKD’yi doğru kullanabilmeleri için gerekli bilgileri ve eğitimi sağlamakla yükümlüdür. Bu eğitim dokümante edilmelidir.

3. TS EN 361 – Düşmeyi Önleyici Sistemler – Beden Tipi Emniyet Kemerleri Standardı

Bu standarda göre paraşüt tipi emniyet kemerlerinde bulunması gerekenler:

  • Omuz, bel ve bacak destek noktaları
  • Sırtta yer alan “D” tipi bağlantı halkası (düşme durumunda yükü dengelemek için)
  • Taşıyıcı bantlarda 15 kN çekme dayanımı
  • Kullanıcının ağırlığı ve düşme faktörüne göre sistem testleri
  • CE işareti ve üretici beyanı
  • Türkçe kullanım kılavuzu ve periyodik kontrol talimatı

4. Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik(Resmî Gazete: 02.07.2013 / 28695)

Madde 6 – KKD’nin Kullanımı:

  • KKD, kullanıcıya uygun ebatlarda olmalıdır.
  • Kullanım süresi, fiziki hasar, üretici talimatı ve periyodik kontrol sonuçlarına göre değerlendirilmelidir.
  • Emniyet kemerleri düşme yaşanmışsa kullanımdan çıkarılmalı ve üreticiye danışılmalıdır.

5. İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği (Resmî Gazete: 25.04.2013 / 28628)

Ek-II Madde 4.3 – Yüksekte Kullanılan Ekipmanlar:

Paraşüt tipi emniyet kemerleri gibi kişisel koruyucuların periyodik kontrolleri, uzman kişilerce yapılmalı; kontrol sonuçları belgelenmeli ve arşivlenmelidir.

Periyodik Kontrol ve Muayene

6331 sayılı Kanun ve İş Ekipmanları Yönetmeliği uyarınca:

  • Emniyet kemerleri, yılda en az 1 kez yetkin kişi tarafından kontrol edilmelidir.
  • Bu kontroller kayıt altına alınmalı, herhangi bir deformasyon, esneme, dikiş bozulması tespit edilirse ürün derhal kullanımdan kaldırılmalıdır.
  • Düşme sonrası tek kullanımlık kabul edilir.
🧭 🧭 🧭

Türk mevzuatı, paraşüt tipi emniyet kemerinin yalnızca kullanılmasını değil; uygun şartlarda seçilmesini, uygun beden ölçülerine göre verilmesini, CE belgesine ve standartlara uygun olmasını, düzenli kontrol edilmesini ve doğru biçimde eğitilerek kullanılmasını zorunlu kılmaktadır.

Bu donanımın, düşme gibi ölümcül risklere karşı hayat kurtarıcı olabilmesi için sadece takılması değil, yukarıdaki tüm süreçlere uygun olarak sistemli kullanımı zorunludur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ TS EN 361 – Kişisel koruyucu donanım – Belirli bir yükseklikten düşmeye karşı – Tam vücut kemer sistemleri https://intweb.tse.org.tr/standard/standard/Standard.aspx?081118051115108051104119110104055047105102120088111043113104073082083083075105069114047049121122

⭐️⭐️ ANSI/ASSP Z359.2-2023: Düşmeye Karşı Koruma Programı Gereksinimleri https://blog.ansi.org/ansi-assp-z359-2-2023-fall-protection-program/

⭐️⭐️ İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık Ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18318&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Ayakkabını Çıkar, Elektriğini Yenile

“Toprak Ana’ya Dönüş – Ayakkabını Çıkar, Elektriğini Yenile”

Binlerce yıl boyunca insan, yeryüzüne çıplak ayak bastı. Çünkü başka bir seçeneği yoktu. Lakin farkında olmadan her temasında bir şey aldı: denge.

Ne zaman ki toprağı terk etti, o andan itibaren sadece ayakları değil, sağlığı, ruhu ve dengesi de havada kaldı.

⚡️ ⚡️ ⚡️
Yeryüzünün Elektriği, Vücudun Şarjı

Dünya, sıradan bir taş yığını değil. Yüzeyi serbest elektronlarla dolup taşan dev bir enerji bankasıdır. Bu elektronlar sürekli atmosferik elektrik çevrimiyle yenilenir. Yani yeryüzü kendi kendini şarj eden bir pil gibidir. Bu pile dokunduğumuzda, biz de onunla birlikte dolarız.

Günümüz dünyasında ise çoğumuz bu kaynağa tamamen kör hale geldik:

  • Sentetik tabanlı ayakkabılar,
  • Beton zeminler,
  • Yalıtkan binalar,
  • Ekran ışıkları altında geçen geceler…

Ve sonra soruyoruz: “Neden bu kadar yorgun hissediyorum?”, “Neden çocuklar alerjik?”, “Neden uykularımız delik deşik?”

🧬 🧬 🧬
Bilim Ne Diyor?

Son 30 yılda yapılan yüzlerce araştırma, topraklamanın (İngilizce: Earthing) fiziksel ve psikolojik sağlık üzerinde düşündüğümüzden çok daha güçlü etkileri olduğunu gösterdi.

İşte bazı sonuçlar:

  • Vücut iltihapları azalıyor.
  • Kortizol dengeleniyor (stres hormonu).
  • Kanın akışkanlığı artıyor, hücrelere oksijen daha iyi taşınıyor.
  • Uyku kalitesi belirgin şekilde iyileşiyor.
  • Kas ve eklem ağrılarında azalma gözleniyor.
  • Bağışıklık sistemi daha düzenli çalışıyor.

Bütün bunlar sadece çıplak ayakla toprağa basmakla mı oluyor? Evet. Çünkü bu temas bir “antioksidan transferi” süreci.

🧪 🧪 🧪
Serbest Radikaller ve Toprak

Vücudumuz sürekli olarak serbest radikallerle savaşır. Bunlar hücreleri yıpratan, yaşlandıran, mutasyona uğratan moleküllerdir. Normalde antioksidanlarla dengelenir.

Ama modern yaşamın:

  • Sigara,
  • GDO’lu gıdalar, (Genetiği Değiştirilmiş Organizma)
  • Hava kirliliği,
  • Stres ve ekran ışığı bombardımanı

gibi etkenleri bu savaşı iyice kızıştırır.

Toprakla temas ettiğimizde, yeryüzünün negatif yüklü elektronları vücudumuza geçer ve bu zararlı radikalleri nötralize eder. Tıpkı bir mıknatısın metalleri çekmesi gibi.

Yani aslında, toprak en doğal ve en güçlü antioksidandır. Hem de bedava.

🦶 🦶 🦶
Nasıl Topraklanırsınız?

Her gün en az 30-80 dakika, doğrudan yerle temas kurmalısın. İşte uygun zeminler:

✅ Islak toprak
✅ Deniz kenarındaki kum
✅ Çim alanlar
✅ Islak beton (yüzey yalıtkan değilse)

❌ Asfalt
❌ Ahşap döşeme
❌ Sentetik fayans
❌ Sentetik tabanlı ayakkabılar

🔍 İpucu: Deri tabanlı ayakkabılar elektron geçişine izin verir. Yani her zaman çıplak ayak şart değildir.

❤️❤️❤️
Vücutta Ne Değişir?

Topraklandığınızda:

✔️ Kalp daha ritmik çalışır.
✔️ Sinir sistemi gevşer, beyin frekansları dengeye gelir.
✔️ Yüz kaslarınız gevşer, mimikleriniz bile değişir.
✔️ Kan dolaşımı artar, kılcal damarlar açılır.
✔️ Hücre zarlarının elektrik potansiyeli güçlenir.

Birçok kronik hastalığın altında yatan problem: hücresel elektrik dengesizliğidir. Bu dengeyi yeniden kurmanın yolu ayaklarımızın altındadır.

⏰ ⏰ ⏰
Ne Zaman Topraklanmalı?

En etkili zaman dilimi: sabahın erken saatleri ile gün batımı arasıdır.

Çünkü yeryüzünün manyetik alanı gün içinde değişir. Sabahları güneşle birlikte artan iyon hareketi, hücresel enerji üretimini de destekler.

Sabahları 20 dakika çimlerde çıplak ayakla yürümek, bir fincan kahveden daha etkili bir enerji verir. Bu bir doğa dopingi gibidir.

👶 👶 👶
Kimler İçin Gerekli?
  • Çocuklar (dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik)
  • Yetişkinler (stres, uykusuzluk, yorgunluk)
  • Yaşlılar (denge problemleri, dolaşım sorunları)
  • Hamileler (duygusal dalgalanmalar, ödem)
  • Masa başı çalışanlar (elektronik manyetik yüklenme)
🌿 🌿 🌿
Doğanın Bilge Cümlesi

“İnsan toprağa ne kadar yakınsa, o kadar sağlıklıdır.”
Bir Aborjin Atasözü

🛑 🛑 🛑
Unutmayın

📌 Topraklama tıbbi bir tedavi yerine geçmez.
📌 Kan sulandırıcı ilaç kullananlar hekim kontrolü olmadan aşırı topraklama yapmamalıdır.
📌 Alerjik cilt hastalıkları veya açık yaralar varsa önce dermatolog görüşü alınmalıdır.

🌞 🌞 🌞
Ayaklarınla Şifa Bul

Hastane koridorlarında, eczane kuyruklarında, sağlık paketlerinde aradığın şey belki de evinin yanındaki çimlerdeydi.

Tek yapman gereken: Ayakkabını çıkar.

Bir süreliğine cep telefonunu, klavyeni, yapay ışıkları bırak. Sessiz bir yere geç. Ayaklarını toprağa bastığında bir şey fark edeceksin: Sadece vücudun değil, aklın da hafifliyor.

Yani aslında…

“Kendine dönüyorsun.”

🧘‍♂️ 🧘‍♂️ 🧘‍♂️
Uygulaması Kolay 3 Topraklanma Önerisi
  1. Sabah kahvenizi içmeden önce 10 dakika çimlere basın.
  2. Haftada 2 gün sahilde çıplak ayakla 30 dakika yürüyün.
  3. Balkonda ıslattığınız doğal taşlara çıplak ayakla 15 dakika çıkın.

“Topraktan geldik, toprağa döneceğiz” diyoruz ya hep…
Belki de mesele sadece sonunda değil…
Yaşarken de toprağa dokunmamız gerekiyor.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Topraklama: İnsan Vücudunun Dünya Yüzey Elektronlarına Yeniden Bağlanmasının Sağlık Üzerindeki Etkileri https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3265077/

⭐️⭐️ Kendinizi Topraklayın https://tetkik.com.tr/2024/12/31/topraklayin-kendinizi/

⭐️⭐️ Topraklamanın (topraklanma) iltihaplanma, bağışıklık tepkisi, yara iyileşmesi ve kronik iltihaplı ve otoimmün hastalıkların önlenmesi ve tedavisi üzerindeki etkileri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25848315/

⭐️⭐️ Sağlığı desteklemek için topraklamanın pratik uygulamaları https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36481428/

⭐️⭐️ Yeryüzüne inmek – Yeni bir hijyen türü https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36773844/

⭐️⭐️ Bütünleştirici ve yaşam tarzı tıbbı stratejileri şunları içermelidir: Topraklama (topraklama): Araştırma kanıtlarının ve klinik gözlemlerin incelenmesi https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1550830719305476

⭐️⭐️ Topraklamanın (topraklanma) iltihaplanma, bağışıklık tepkisi, yara iyileşmesi ve kronik iltihaplı ve otoimmün hastalıkların önlenmesi ve tedavisi üzerindeki etkileri https://www.tandfonline.com/doi/full/10.2147/JIR.S69656

⭐️⭐️ Topraklama: İnsan Vücudunun Dünya Yüzey Elektronlarına Yeniden Bağlanmasının Sağlık Üzerindeki Etkileri https://www.osti.gov/etdeweb/biblio/21542764

⭐️⭐️ Topraklama: Zorlu Zamanlarda Daha İyi Sağlık ve Dayanıklılık İçin Topraklama Uygulaması https://www.researchgate.net/publication/376091680_Earthing_A_Practice_of_Grounding_for_Improved_Health_and_Resilience_in_Challenging_Times

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

İş Ayakkabısında Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Değerli Çalışanlar,
“İyi bir iş ayakkabısı sadece rahatlık değil, aynı zamanda hayat kurtarır!”

İş yerinde güvenliğinizin temel taşlarından biri de doğru iş ayakkabısı seçimi ve kullanımıdır. Ayaklarınız, gün boyu beden yükünü taşır; darbe alabilir, ezilebilir, kayabilir ya da kesici-delici risklere maruz kalabilir. Bu yüzden, iş ayakkabısı sıradan bir giysi değil, kişisel koruyucu donanımdır (KKD) ve özen ister.

🥾 🥾 🥾
İş Ayakkabısı Seçiminde Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Ayakkabıyı alırken ilk sorulması gereken soru şudur:
👉 “Benim yaptığım işin ne tür riskleri var?”

Çünkü her ayakkabı her işe uygun değildir. İşte bazı temel riskler ve uygun ayakkabı tipleri:

Risk TürüAyakkabı Özelliği
Ağır cisim düşme/ezilmeÇelik veya kompozit burun koruyuculu (S1, S3)
Kaygan zeminKaymaz taban (SRC sertifikalı)
Elektrik riskiAntistatik/elektriksel izolasyonlu
Islak ve çamurlu ortamSu geçirmez (WR veya S3 sınıfı)
Delici cisimler (çivi vs.)Delinmeye dayanıklı taban (S1P veya S3)
Kimyasal temasKimyasala dayanıklı özel malzeme

👉 CE Belgesi ve EN ISO 20345 gibi standartlara uygunluk mutlaka kontrol edilmelidir.
Bu belgeler, ayakkabının gerçekten koruma sağladığını gösterir.

Ayakkabıyı Elinize Aldığınızda Neleri Kontrol Etmelisiniz?

Bir iş ayakkabısını elinize aldığınızda sadece dış görünüşüne bakmak yeterli değildir.

Şunlara dikkat edin:

🔹 Çelik burun sertliği: Parmağınızla bastırarak içten dışa çelik korumanın sağlam olduğunu hissedin. Eğilmiyor, esnemiyorsa iyidir.
🔹 Taban yapısı: Sert ama esnek olmalı. Bükmeye çalışın; tamamen sertse rahat hareket ettirmez, çok esnekse güvenlik zayıftır.
🔹 Dikiş ve yapıştırma kalitesi: Dikişler düzgün ve sağlam olmalı, taban gövdeden ayrılmamalı.
🔹 Koku: Aşırı keskin plastik ya da kimyasal kokular, kalitesiz ve zararlı malzeme kullanımına işaret edebilir.
🔹 Etiketler: İç kısmında CE, EN ISO ve S1, S2, S3 gibi sınıflar yazmalı. Bunlar yoksa kullanmamalısınız.

Ayakkabıyı Denerken Nelere Bakmalısınız?

Ayakkabıyı sadece giyip “ayağıma oldu” demek yeterli değildir.

Denerken şunları mutlaka kontrol edin:

🔸 Ayakta boşluk bırakmalı: Ayağınızla ayakkabı arasında küçük bir boşluk olmalı ama çok büyük olmamalı. Sıkarsa gün boyu kan dolaşımınızı bozar, gevşekse yürürken bileğinizi burkabilirsiniz.
🔸 Ayakta 10 dakika yürüyün: Ayakkabıyla bir süre dolaşın. Topuk vurması, burun baskısı, taban rahatsızlığı varsa değiştirin.
🔸 İş çorabıyla deneyin: Gün içinde kullanacağınız kalın iş çorabıyla ayakkabıyı deneyin. Çıplak ayakla denemek yanıltıcı olur.
🔸 Ayak terlemesi hissediliyorsa: Ayakkabının hava geçirgenliği kötü olabilir. Uzun saatlerde koku ve mantar oluşabilir.
🔸 Ayağı tam kavramalı: Topuk kısmı ayağı sabitlemeli ama ayak parmakları serbest kalmalı.

Ayakkabıyı Kullanırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

🥾 Doğru ayakkabıyı aldınız, peki kullanırken nelere dikkat etmelisiniz?

🔹 Bağcıkları sıkı bağlayın: Gevşek bağcıklı ayakkabılar ayağı sabitlemez, düşme riskini artırır.
🔹 Her gün kontrol edin: Taban ayrılmış mı? Çivi batmış mı? Su alıyor mu? Ayakkabıyı her gün giymeden önce kısa bir gözden geçirme yapın.
🔹 Islak ayakkabıyı hemen giymeyin: Kurumadan giyilen ayakkabılar mantara davetiye çıkarır.
🔹 Sadece işe özel kullanın: İş ayakkabısını günlük hayatta kullanmayın. Hem koruyucu etkisi azalır, hem de aşınma artar.

Ayakkabıyı Kullanmadığınız Zamanlarda Nasıl Saklamalısınız?

İş ayakkabısı da tıpkı kask gibi korunması gereken bir ekipmandır.

🔸 Serin ve kuru bir yerde saklayın: Nemli ortamda bırakılan ayakkabılar kısa sürede küflenebilir.
🔸 Güneş altında bırakmayın: Aşırı güneş ısısı ayakkabının malzemesini çatlatır, deformasyona neden olur.
🔸 Havalandırın: Gün sonunda içine gazete kâğıdı koyarak nemini alabilirsiniz.
🔸 Tozdan koruyun: Ayakkabıyı kutusunda ya da bez torbada saklayın.
🔸 Deforme olmuşsa atın: Çizik, taban kopması, iç astar yırtılması varsa tamir etmeye çalışmayın, yenisini talep edin.

✅ ✅ ✅
Ayaklarınız Güvendedir, Siz de Güvendesiniz!

Unutmayın, doğru iş ayakkabısı sizi sadece çividen, sıvıdan ya da düşen malzemeden korumaz; bir ömür sağlıklı ayaklarla çalışmanıza ve yaşamanıza katkı sağlar. Bu yüzden seçiminden saklamasına kadar dikkatli olmalı, iş ayakkabısını sadece giysi değil, güvenliğinizin bir parçası olarak görmelisiniz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ KİŞİSEL KORUYUCU DONANIMLARIN İŞYERLERİNDE KULLANILMASI HAKKINDA YÖNETMELİK https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18540&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

⭐️⭐️ EU-OSHA – Kişisel koruyucu ekipmanlara ilişkin (AB) 2016/425 sayılı Yönetmelik https://osha.europa.eu/en/legislation/directive/regulation-eu-2016425-personal-protective-equipment

⭐️⭐️ OSHA – Genel Endüstri için Kişisel Koruyucu Donanım https://www.osha.gov/laws-regs/federalregister/1994-04-06

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla