Çok Karışık Bu Trigliserid

Vücudumuzda Yağ ve Şeker Nasıl Dönüşür?

Yediğimiz besinler yalnızca enerji vermez; aynı zamanda vücudumuzda karmaşık biyokimyasal (kimyasal yaşam süreçleri) olaylara yol açar. Bu sürecin temel aktörlerinden biri de trigliseridlerdir (triglycerides). Trigliseridler, vücudun ana yağ depolama şeklidir ve aynı zamanda kandaki en yaygın yağ türüdür.

Bugün birçok kişi sadece “kolesterol” kavramını bilir; oysa ki trigliserid metabolizması, kalp-damar hastalıklarından (kardiyovasküler hastalıklar – cardiovascular diseases), karaciğer yağlanmasına (non-alcoholic fatty liver disease), obeziteye ve diyabete (diabetes mellitus) kadar birçok önemli hastalığın temelinde yer alır.

Bu nedenle trigliserid metabolizmasını anlamak, sağlıklı bir yaşam için büyük bir adımdır.

Yediğimiz Yağlar ve Şekerler Vücuda Nasıl Girer?

Bir öğün yediğinizde, özellikle yağ içeren besinler (et, süt ürünleri, kızartmalar, tatlılar), sindirim sisteminizde parçalanarak ince bağırsağa (intestinum tenue) ulaşır. Buradaki hücreler (enterositler), yağları ve kolesterolü emerek özel paketler haline getirir.

Bu paketlere şilomikron (chylomicron) denir. Şilomikronlar, besinlerle aldığınız yağları (trigliseridleri) ve kolesterolü taşımak için üretilen büyük yağ tanecikleridir.

Bu yeni oluşan şilomikronların içeriğinin yaklaşık %80-95’i trigliseridden oluşur. Yani oldukça “yağ yüklü” yapılardır.

Bu yağ paketleri doğrudan kana değil, önce lenf sistemi (lymphatic system) içine verilir, daha sonra boyun bölgesindeki damarlar aracılığıyla kan dolaşımına katılır.

Kanda Trigliseridleri Kim Taşır?

Kan dolaşımına geçen şilomikronlar, farklı yardımcı proteinler (apolipoproteinler) kazanır:

  • Apo C-II (Apolipoprotein C2)
  • Apo C-III
  • Apo E (Apolipoprotein E)
  • Apo AV (Apolipoprotein AV)

Bu proteinlerin her biri, trigliseridlerin parçalanması, taşınması ve dokulara alınmasında çok önemli roller üstlenir.

Şilomikronlar özellikle:

  • Yağ dokusu (adipose tissue)
  • Kas dokusu (muscle tissue)

üzerindeki küçük damarlarla (kılcallar) temas eder.

Bu noktada çok önemli bir enzim devreye girer:

Lipoprotein Lipaz (LPL – Lipoprotein Lipase)

Bu enzim, şilomikronların içindeki trigliseridleri parçalayarak onları:

👉 Serbest yağ asitlerine (Free Fatty Acids – FFA) ve
👉 Gliserole (Glycerol) dönüştürür.

Ortaya çıkan serbest yağ asitleri ya:

  • Enerji için kas hücrelerinde kullanılır
  • Ya da yağ hücrelerinde tekrar trigliserid olarak depolanır

İşte vücudun yağ depolama mekanizması tam olarak burada çalışır.

Bazı proteinler bu süreci hızlandırırken bazıları ise yavaşlatır:

LPL’yi artıranlar (aktivatorler):

  • Apo C-II
  • Apo A-IV
  • Apo A-V
  • LMF1 (Lipase Maturation Factor 1)

LPL’yi baskılayanlar (inhibitörler):

  • Apo C-III
  • ANGPTL-3 ve ANGPTL-4 (Angiopoietin-like proteins)

Bu proteinlerde oluşan genetik bozukluklar bazı insanlarda ağır hipertrigliseridemi (şiddetli yağ yüksekliği) ve şilomikronemi gibi ciddi hastalıklara yol açabilir.

Şilomikron Kalıntıları ve Karaciğer

Şilomikronların trigliseridleri boşaltıldıktan sonra geriye daha küçük bir yapı kalır:

👉 Şilomikron Kalıntısı (Chylomicron Remnant – CMR)

Bu kalıntılar artık daha fazla kolesterol içerir ve karaciğer (liver) tarafından temizlenir.

Karaciğer, bu parçaları:

  • LDL reseptörü (LDL-R)
  • LRP (LDL receptor related protein)
  • HTGL (Hepatik trigliserid lipaz – Hepatic Triglyceride Lipase)

gibi mekanizmalarla yakalar ve parçalar.

Ancak özellikle Tip 2 diyabet (T2DM) durumunda, HTGL seviyesi artabilir ve bu da HDL (iyi kolesterolün) düşmesine neden olabilir.

VLDL: Karaciğerin Ürettiği Yağ Araçları

Karaciğer, aynı zamanda yeni yağ taşıyıcıları üretir.

Bunlara:

👉 VLDL (Very Low Density Lipoprotein – Çok Düşük Yoğunluklu Lipoprotein) denir.

VLDL’ler karaciğerin içinde (endoplazmik retikulum) sentezlenir ve içerikleri şunlardan oluşur:

  • Trigliseridler
  • Kolesterol
  • Fosfolipitler
  • Apo B-100 (en önemli taşıyıcı protein)

Bu trigliseridlerin kaynağı:

  • Kandan gelen serbest yağ asitleri
  • Karaciğerde yeni yapılan yağlar (de novo lipogenez)
  • Şilomikron kalıntılarından gelen yağlar

VLDL kana salındığında, yine LPL enzimi sayesinde trigliseridlerini kaybederek küçülür:

VLDL → IDL (Intermediate Density Lipoprotein) → LDL

IDL’nin bir bölümü karaciğer tarafından temizlenirken bir kısmı LDL’ye dönüşür.

LDL Neden Tehlikeli?

LDL (Low Density Lipoprotein – Düşük Yoğunluklu Lipoprotein) kandaki kolesterolü dokulara taşır. Ancak fazla miktarda olduğunda:

  • Damar çeperine yapışır
  • Oksitlenir (zarar görür)
  • Plak oluşumuna neden olur
  • Damar tıkanıklıklarına ve kalp krizlerine yol açar

Özellikle küçük ve yoğun LDL parçacıkları (small dense LDL) çok daha tehlikelidir. Bunlar daha kolay oksitlenir ve damar duvarına daha hızlı zarar verir.

Trigliserid Yüksekliği (Hipertrigliseridemi) Neden Oluşur?

Hipertrigliseridemi genellikle şu durumlarda ortaya çıkar:

  • Aşırı şeker tüketimi
  • Aşırı fruktoz (özellikle mısır şurubu)
  • İnsülin direnci (Insulin Resistance – IR)
  • Obezite
  • Hareketsizlik
  • Alkol
  • Tikrarlı yüksek kalori alımı

İnsülin direnci varlığında, yağ hücrelerinden karaciğere daha fazla serbest yağ asidi taşınır ve karaciğer daha fazla VLDL üretir.

Bu da:

✔ Daha yüksek trigliserid
✔ Daha düşük HDL (iyi kolesterol)
✔ Daha fazla küçük LDL

anlamına gelir.

Sonuç: Daha yüksek kalp krizi ve damar hastalığı riski.

Trigliserid / HDL Oranı: Gizli Ama Çok Önemli Bir Gösterge

Çoğu kişinin bilmediği ama çok önemli bir oran vardır:

Trigliserid / HDL-C oranı

Bu oranın 4’ün altında olması istenir.

Eğer oran:

  • 4’ün üzerindeyse → İnsülin direnci ihtimali yüksektir
  • 6’nın üzerindeyse → Metabolik sendrom riski çok yüksektir
  • 10’un üzerindeyse → Çok ciddi bir metabolik bozukluk vardır

Bu oran, çoğu zaman LDL’den bile daha güvenilir bir göstergedir.

Friedewald Formülü Neden Bazen Yanıltır?

LDL genellikle Friedewald formülü ile hesaplanır:

LDL = Total Kolesterol – HDL – (Trigliserid / 5)

Ama trigliserid değeri çok yükseldiğinde ( >400 mg/dL) bu formül doğru sonuç vermez. Çünkü VLDL’nin yapısı değişir ve LDL değeri olduğundan daha düşük hesaplanır.

Bu nedenle hipertrigliseridemi olan kişilerde;

✅ Apo B ölçümü
✅ Non-HDL Kolesterol
✅ Direkt LDL ölçümü

çok daha değerli hale gelir.

Vücudunuz Size Mesaj Veriyor

Yüksek trigliserid, sadece “kan yağı yüksek” anlamına gelmez. Bu durum:

  • Hücresel düzeyde bozulma
  • Hormonal dengesizlik
  • Damar hasarı
  • Karaciğer yükü
  • Beyin fonksiyonlarında azalma

anlamına da gelebilir.

Yani vücut size sessizce şunu söylüyor olabilir:

❝ Fazla şeker, fazla stres, az hareket, fazla yük… ❞

Peki Ne Yapmalı?

✔ Şeker ve rafine karbonhidratları azalt
✔ Şekerli içecekleri kes
✔ Günlük hareketi artır
✔ Lifli besin tüket (sebze, bakliyat, tam tahıl)
✔ Omega-3 alımını artır
✔ Trigliserid / HDL oranını takip et

Unutmayın:

Sağlıklı bir vücutta yağlar düşman değildir.
Düzensizlik düşmandır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️Triglycerides and metabolic syndrome: from basic to mechanism – A narrative review (2025) – Trigliseridin metabolik sendrom, damar sağlığı, nörovasküler etkiler üzerindeki mekanizmalarını detaylı inceliyor. PubMed

⭐️⭐️ Triglycerides and cardiovascular disease (2021) – Trigliserid içeren lipoproteinlerin (remnant parçacıklar vb.) kalp-damar hastalık riskindeki rolünü değerlendiriyor. PubMed

⭐️⭐️ Causes and Consequences of Hypertriglyceridemia (2020) – Hipertrigliseridemi nedenleri, lipoprotein metabolizması bozuklukları, remnant lipoproteinler ve ateroskleroz ilişkisi. PubMed

⭐️⭐️ Hypertriglyceridemia: Molecular and Genetic Landscapes (2024) – Trigliserid metabolizmasının moleküler/genetik temelleri; genetik varyantların TG düzeyi ve kardiyovasküler risk ile bağlantısı. PubMed

⭐️⭐️ Serum triglycerides and risk of cardiovascular disease (2011) – Kan trigliserid düzeyleri ile kalp hastalığı riskine dair epidemiyolojik veriler; TG’nin bağımsız risk faktörü olduğu görüşü. PubMed

⭐️⭐️ Pathophysiology of hypertriglyceridemia (2012) – Trigliserid yüksekliğinin altında yatan mekanizmalar: VLDL ve şilomikron yapımı, LPL işlev bozukluğu, remnant temizliği vs. PubMed

⭐️⭐️ Clinical review on triglycerides (2019) – Hipertrigliserideminin epidemiyolojisi, komplikasyonları (kalp-damar hastalığı, pankreatit), tedavi yaklaşımları. PubMed

⭐️⭐️ Triglyceride-lowering trials (2018) – Trigliserid düşürücü tedavilerin (ilaç, yaşam biçimi, yeni terapiler) kalp-damar hastalıklarına etkisi üzerine derleme. PubMed

⭐️⭐️ Triglycerides as Determinants of Global Lipoprotein Derangement: Implications for Cardiovascular Prevention (2023) – Yüksek TG’nin lipoprotein profilini (VLDL artışı, küçük LDL/HDL partikülleri vs.) nasıl bozduğunu analiz ediyor. PubMed

⭐️⭐️ Triglyceride-glucose index and heart failure: a systematic review and meta-analysis (2023) – TG-glukoz indeksi (TyG) ile kalp yetmezliği ve kardiyovasküler hastalık riski arasındaki bağlantıyı değerlendiriyor. SpringerLink

⭐️⭐️ Triglyceride-glucose-body mass index and the incidence of cardiovascular diseases: a meta-analysis of cohort studies (2025) – TyG-BMI indeksi ve kardiyovasküler hastalıklara yatkınlık üzerine yeni meta-analiz. SpringerLink

⭐️⭐️ Prevalence of dyslipidemia and associated risk factors in Turkish adults (2014) – Türkiye’de dislipidemi (kolesterol & trigliserid bozuklukları) prevalansı ve risk faktörlerinin analizi. PubMed

⭐️⭐️ Hipertrigliseridemiye Güncel Yaklaşım – Hipertrigliseridemi Nedenleri ve Sınıflaması (2025, Türkiye Klinikleri) – Hipertrigliseridemi tipleri, nedenleri, sınıflandırılması ve tedavi amaçlı genel yaklaşım. Türkiye Klinikleri

⭐️⭐️ Metabolik Sendrom ve Dislipidemi (derleme) – Metabolik sendromda trigliserid, VLDL, HDL, LDL gibi lipid parametrelerindeki bozulmaların nasıl geliştiğini tanımlıyor. Türkiye Klinikleri

⭐️⭐️ Hipertrigliseridemili Olguya Yaklaşım (derleme / görüş) – Klinik pratikte hipertrigliseridemi yönetimi, risk değerlendirmesi, yaşam tarzı ve tedavi stratejileri. Türkiye Klinikleri

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Kolesterol Yüksekliğinden Karaciğerde Yağlanmaya Oradan Kalp Krizine Giden Yol

Çalışanımız evinde akşam yemeğinden iki saat sonra (saat 22.00 gibi) kanepede uzanırken, çocuklarının yaptığı patates kızarmasından canı çekti ve büyük bir tabak yedi.(Tokluk halinde karbonhidrat aldı.) Zaten toktu ve karnı iyice şişti. Ardından tekrar kanepeye uzandı. Maalesef bunu sık sık yapıyordu.

Gece saat 23.50 civarı göğsünde ve sol koluna vuran ağrı sonrası fenalaştı. Ambulansla hastaneye götürülürken yolda kalbi durdu. Yapılan müdahale ile hastaneye sağ olarak ulaştırıldı. Kalp krizi geçirdiği için yatışı yapıldı. Hastanede üç gün yattıktan sonra taburcu edildi.

Şimdi…

Çalışanımızda gelişen bu durumu baştan inceleyelim..

Çalışanımız karbonhidrattan zengin beslenmesi sonucunda karaciğerinde bir lipid (yağ) paketi olan VLDL oluştu.

Çünkü..

Tokluk durumunda karbonhidrat alımı ya da sürekli ağır karbonhidrat tüketimi VLDL üretimini artırır. (obezite, damar sertliği, damar tıkanıklığı)

VLDLVery Low Density LipoproteinÇok Düşük Yoğunluklu Lipoprotein: Karaciğerde bulunan lipid gruplarının yağ dokusuna ve kaslara taşınmasında görev alır.

Karaciğerde VLDL üzerine bir tane plaka takılır. Buna Apolipoprotein B100 (Apo B100) denir.

Apolipoprotein B vücudunuzda yağ ve kolesterolü taşımaya yardımcı olan bir proteindir. İki tür Apolipoprotein B vardır. Bağırsaklarınızda üretilen apo B-48 ve karaciğerinizde üretilen apo B-100. Apo B-48, yağ  ve kolesterolü karaciğerinize taşır, burada yeniden paketlenir ve apo B-100 ile birleştirilir. Buradan vücudunuzun her yerine yayılır.

Aynı zamanda yine karaciğerde mikrozomal TAG transfer proteini (MTP) ile bu VLDL ye Trigliserit katılır. TAG ve Apo B100 takılı VLDL’yi kana salınır.

Kanda HDL ile karşılaşır.(Halk arasında iyi kolesterol adı ile bilinir) HDL de Apo E ve Apo C2 isimli iki tane plakayı VLDL‘ye takar.

Damar duvarında endotel hücrelerinde lipopretein lipaz ve heparan sülfat iki enzim var. Bu enzimler HDL’nin taktığı Apo C2 ile aktif olur ve VLDL’yi tutarak sindirirler. VLDL küçülür.

Damar duvarındaki endotelde meydana gelen hasarlarda VLDL sindirimi bozulur ve VLDL kanda kalır. Endotelde hasar oluşumunu önlemek önemlidir. Bu hasarı önlemek için Hesperidin ve Resveratrol kullanımı çok önemlidir.

Küçülen VLDL’den Apo C2 tekrar HDL’ye geri gider.

Apo E ve ilk takılan Apo B100 ortada kaldı mı?

Tabi ki hayır...

Karaciğer küçülen VLDL’nin bir kısmını Apo E kısmından tutarak geri çeker ve hayatını sonlandırır.

VLDL’nin bir kısmını karaciğer çekti, kalan kısmı ise ilerler. Önce IDL sonra ise LDL oluşur.

Oooo halk arasından kötü kolesterol olarak bilinenlerden biri daha ortaya çıktı. LDL

LDL üzerinde ilk başlarda karaciğerde takılan Apo B100 plakası takılı kalmış durumdadır. Hem karaciğerde, hem periferik dokularda Apo B100 reseptörü (giriş kapıları) var.

Apo B100 reseptörü ile eşleşen LDL üzerindeki Apo B100 plakası ile LDL’ yi hücreye alır.

Eğer Apo B100 reseptörleri azalırsa veya oksitlenirler. ve bozulurlarsa LDL kanda yükselir. Karaciğerde ve perifer dokularda hücreye giremez kanda serbestçe dolaşır.

Bazı insanlarda bu Apo B100 reseptörleri doğuştan (genetik olarak) bozuktur. Bunlara tip-2 hiperlipidemi hastası diyoruz. Bu hastalığın görülme olasılığı oldukça düşüktür.

Fakat Apo B100 reseptörleri doğuştan sağlıklı olduğu halde biz insanların hataları ile bozulması çok sık görülmektedir.

Mesela; sürekli ağır karbonhidrat ile beslenmemiz, tok olduğumuz halde karbonhidrat almamız LDL miktarını artırır.

Sürekli LDL yüksekliği Apo B100 reseptörlerini duyarsız hale getirir ve bir sür sonra LDL üzerindeki Apo B100 plakasını tanımamazlıktan gelmeye başlar.

Antioksidan (glutatyon) eksikliğinde, Omega-3, selenyum eksikliğinde reseptörlerin sayısı azalır ve oksitlenir. Yine LDL kanda kalır ve kan seviyesi yükselir.

PCSK9 isimli enzimimiz Apo B100 reseptörlerini yıkar – parçalar.

Bu Apo B100 reseptörleri olmazsa LDL kana giremez ve kanda yüksek seviyede kalır.

Eğer bu PCSK9 enzimimizi bir miktar engellersek Apo B100 reseptörleri sayısı fazla olur ve kandaki LDL gidip ona yapışır hücreye girer.

PCSK9’u durdurmak için Evolocumab, Alirocumab gibi monoklonal antikor ilaçları var. Lakin henüz yeni ve herkese de reçete edilmiyorlar.

FAKAT

BENFOTİAMIN ilacı PCSK9 enzimini inhibe ederek hücrelerdeki giriş kapısını (Apo B100 reseptörü) yakmasını engeller.

Çoban Çantası Bitkisi Kökü ekstresi PCSK9 enzimini bir miktar inhibe eder ve kandaki LDL hücrelere daha rahat girer.

Altınmühür bitkisi kökleri ekstreside Benfotiamin kadar olmasa da PCSK9’u inhibe eder.

Eveeeet….PCSK9 ‘u inhibe ettik. Hücre üzerindeki Apo B100 reseptörleri de sağlam. Döndük yine LDL üzerinde karaciğerde takılan Apo B100 plakasına. Apo B100 reseptörleri görüp LDL’yi kana çeker.

FAKAT

Ya plaka okunmuyorsa, küflenmişse, oksitlenmişse ?

Mümkün mü?

Malesef yine biz insanlardan kaynaklı mümkün. Eğer;

  • Beslenme şeklimiz kötü, fast-food, kızartma ve ağır karbonhidrat ağırlıklı ise
  • Sigara ve alkol kullanıyorsak
  • Aşırı geçirgen bağırsak sendromu varsa
  • Ülseratif kolit, crohn, diyebet, SİBO varsa
  • Stresli bir hayatımız varsa
  • Gece tok yatıyorsak
  • Ağır meyal, tarım ilacı, kirli havaya maruz kalıyorsak,

LDL oksitlenir. Oksidasyon oluşur.

Oksidasyonu önlemenin yolu var mı?

Tabi ki var.

Öncelikle hayat tarzımızı (doğruları yapmaya başlayarak) değiştirmek.

Yukarda listelediğim yanlışlardan yaptıklarınız var ise önce onları düzeltmekle başlamalısınız.

Antioksidan içerikli beslenmelisiniz. Hatta bellki antioksidan takviye kullanmalısınız.

LDL oksidasyonunu önlemek için;

  • Glutatyon
  • Resveratrol
  • Omega-3
  • Vitamin C çok önemlidir.

Eğer bu oksidayon önlenmezse okside LDL damar duvarına yapışır ve damar tıkanıklığına neden olur.

Bu okside LDL‘yi yok etmek için damar içinde makrofajlar harekete geçer. SR-A reseptörü ile okside LDL’yi yakalar ve fagosite eder, yer, eritir.

Lakin bu durum köpük hücreye neden olur.

İşte köpük hücre nedenli kalp krizinin en büyük sebebi budur.

Çalışanımızın kalp krizi geçirmesinin bir nedenini okudunuz.. Bu nedene eşlik eden pek çoğunu da ileriki yazılarda okuyabilirsiniz.

Sonuç Olarak Çalışanlarımıza Tavsiyeler

  • Özellikle tok iken karbonhidrat alınmamalı.
  • Açken beslenme ve öğünlerde karbonhidrat miktarı azaltılmalıdır.
  • Damarlarda endotel hasarı ve oksidasyon olursa, VLDL sindirilip LDL ‘ye dönüşemez. Bu sıkıntıdır, endotel hasar için flavonoidlerden Hesperidin ve Resveratrol kullanımı önemlidir.
  • PCSK9 hücrelerdeki LDL’nin gireceği kapıyı bozar. Bu PCSK9 ‘u önlemek için; Benfotiamin, Çoban Çantası kökü ekstresi, Altın mühür kökü ekstresi kullanılabilir.
  • LDL oksidasyonu makrofajları harekete geçirir. Makrofajlar bunları yok ederken köpük hücre oluşur ve kalp krizine neden olur. Ayrıca okside LDL damarları tıkar, bunu önlemek için; Aşırı geçirgen bağırsak önlenmeli. Gece asla tok uyunmamalıdır. Glutatyon, Resveratrol, Omega-3, Vitamin C, LDL oksidasyonunu önlemede önemlidir.
  • HDL…okside LDL yi temizlemede gorevlidir. Bu gorevi Paraoksonaz enzimi ile yapar. Bu enzimin aktivitesi ve sentezi için Kalsiyum, Benfotiamin, N-asetil sistein, Alfa lipoik asit, Glutatyon, melatonin kullanımı önemlidir.

Bilim insanlarının Hepatit C virüsünün karaciğerde yağlanma yapmasından ilham alarak kolesterol ilacı yaptıklarını biliyor muydunuz?

Hepatit C virüsü TAG transfer proteini (MTP) bozar. Dolayısı ile TAG karaciğerde kalır, Trigliserit içine giremediği için VLDL tamamlanıp kana salınamaz ve kanda LDL düşer. Bu durumda yağlar organda kaldığı için karaciğerde yağlanma oluşur. (Hepatit C de karaciğer yağlanma yapar)

Yani anlayacağınız bulunan bu ilacı (Lomitapid)ve benzer etki mekanizmalı kolesterol düşürücüleri kullananların aralıklarla karaciğerlerini kontrol ettirmeleri gerekir.

Bunun harici yöne kolesterol ilacı olan STATİNLER ise Karaciğerde “Koenzim Q10 ” sentezini bloke ederek mitokondride enerji üretimini düşürür.

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla