REAKTİF HİPOGLİSEMİ

Zaman zaman, yemek yedikten sonra yaklaşık 1-3 saat içerisinde aşağıdaki şikayetleri yaşıyor musunuz?

  • Terleme
  • Bulanık görme
  • Tükenmişlik hissi
  • Konsantre olamama
  • Baş ağrısı, baş dönmesi
  • Ağır uyku hali, el-kol titremesi
  • El ve ayaklarda cansızlık denilen güçsüzlük

Bu durum topumda yaygın olmasına rağmen genellikle çok veya ağır yemek yemeğe yada yemeğin içindekilere bağlanır. Aslında kanda glikoz (şeker) seviyesinin düşmesinden kaynaklanan bir durumdur. Ve bu durumun ana sebebi de son yıllarda çok popüler olan bazı yanlış yeme davranışlarıdır.

Aklınıza şu soru gelebilir daha yeni yemek yemişim kan şekerim yükselmesi gerekirken yemekten 1 (Bir) saat sonra niye düşsün?

Bu sorunuzu vücutta neler olduğunu inceleyerek cevaplayalım.

Yemeğimizi yedik, midemizde ve barsaklarımızda karbonhidratlar amilaz enzimi ile disakkarite kadar parçalanır.

Disakkarit, iki monosakkaritin glikozit bağı ile birleşmesi ile oluşan şekerdir. Monosakkaritler gibi suda çözünürler ve basit şekerlerdir. Maltoz (malt şekeri), sakkaroz (çay şekeri) ve laktoz (süt şekeri) disakkaritlere örnek verilebilir.

Sakkarit kelimesi, “şeker” anlamına gelen Eski Yunanca’da σάκχαρον (sákkharon) kelimesinden gelmektedir.

En son bağırsağımızda geldiğinde “Maltoz, sakkaroz, laktoz” disakkaritleri de ikiye parçalanır ve glikoz olarak emilir ve kana karışır.

Lakin glikozun kanda olması yetmez. Glikozu hücre içine almamız lazım ki, mitokondride enerjiye dönüşsün ve vücudumuz ihtiyacı olan enerjiye ulaşsın.

Glikozun vücuda girmesi ile birlikte pankreasımız insülin salgılar. İnsülin kas hücresinin kapısını (Glut-4) açar, glikoz içeriye girer ve enerjiye dönüşüm döngüsü başlar.

NAD, glikoz ile parçalanan hidrojeni (H) alır, mitokondriye taşır ve burada enerjiyi elde eder.

Normal işleyen sistemin kısa ve basit özeti bu…

Lakin kişide ne Tip-2, ne Tip-1 diyabet olmamasına rağmen yemekten bir süre sonra glikoz aniden düşüyordu.. Çünkü..

Alınan gıdalar çok hızlı sindirildi ve aşırı insülin salgılandı…

Konunun özü bu ve de çok da önemli

Besinler hızlıca sindirildiğinde kana da çok hızlı glikoz geliyor. Pankreas bu durumda ani uyarılarak gereğinden fazla insülin salgılıyor. Bunun sonucu olarak da glikoz çok hızlı hücre içine alınıyor. Tabi ki kandaki şekerde önce 70 mg/dl ardından da kritik sınır olan 55 mg/dl nin altına düşüyor.

Kan şekeri 55 mg/dl nin altına düştüğünde;

  • Terleme
  • Bulanık görme
  • Tükenmişlik hissi
  • Konsantre olamama
  • Baş ağrısı, baş dönmesi
  • Ağır uyku hali, el-kol titremesi
  • El ve ayaklarda cansızlık denilen güçsüzlük gibi bulguların hepsi veya bir kısmı görüldüğü gibi aynı zamanda açlık da hissedilir.

Acıkınca bir daha yediğimizde yine hızlı sindirilir ve bbu döngü devam eder. Tabi ki kana gelen glikozun enerjiye çevrilemeyen kısmı yağa dönüşür ve kilo alırız.

Burada merak edilecek önemli bir husus da hangi gıdaların hızlı sindirileceğidir❓❓❓

Tabi ki tahmin ettiğiniz gibi Karbonhidratlar

Yukarıda ”popüler olan bazı yanlış yeme davranışları” yazmıştım. Şimmdii oraya geliyoruz.

Kan şekeri sık düşenlere veya başka bir deyişle bu şikayetleri olanlara ne tavsiye ediliyor❓Popüler diyetlerde de sık duyduğunuz ”AZ AZ YE SIK SIK YE” cümlelerini hatırlayın.

Mantıkları ne; ”sık yersen her şekerin düştüğünde yemiş olursun ve semptomlar görülmez” İnsanlara nasıl zararlı olurum diye kafa yorsanız en iyi sonuç olarak bu cümleye ulaşırsınız.

Kulağınıza hoş gelse de sağlığınız için hiç de hoş değil.

Bu ”AZ AZ YE SIK SIK YE” tavsiyesi kişinin kısa vadede sorununu çözse de tedavi olmadığı gibi her yemek yediğimizde insülin salınımına sebep olduğu için hücrelerin zaman içerisinde insüline duyarsız hale gelmesine ve insülini tanımaz olmasına yol açıyor.

İşte bu duruma İNSULİN DİRENCİ denir. Kendi kendinize neler yaptığınıza bakın.

İnsülin Direnci ile başlayan süreç kişiyi TİP-2 DİYABET’e götürür. Nereden nereye getirdiniz kendinizi.

”AZ AZ YE SIK SIK YE” ile başladığının yanlış beslenme ile insülin direnci gelişti artık glikozu hücreye sokamaz olduğumuz için de şeker hastası oluyoruz.

Yani anlayacağınız Reaktif hipoglisemi var diye ”AZ AZ YE SIK SIK YE” gibi vücudumuza zararlı beslenme şekli uygulanmaz.

Bu güne kadar bilmiyordunuz. Lakin artık biliyorsunuz.

Çözüm olarak ne yapmalısınız? Şimdi de çözümü okuyun..

Yukarıdaki sakıncalı beslenmenin mekanizmasında hızlı sindirilme vardı. Yerine yavaş sindirilen bir besin tüketseydik, hızlı parçalanamayacak kana glikoz hızlı girmeyecek, insülin ani ve çok salınmadığı için de glikoz hücreye hızlı giremeyecek ve kanda glikoz (şeker) düşüklüğü olmayacaktı.

Buradan yola çıktığımızda hızlı sindirilen karbonhidratları azaltıp yavaş sindirilen protein ve sağlıklı yağ tüketimini arttırmak gerekiyor.

Yağ olarak kuyruk yağı, hayvani iç yağ, tereyağı ve zeytinyağı düşünmelisiniz.

Sabahları 2 yemek kaşığı Zeytin yağı + 1/2 tatlı kaşığı Tereyağı karışımını tüketen kisilerde Reaktif hipoglisemi semptomlarının oldukça azaldığı görülmektedir.

Protein olarak ilk akla gelmesi gereken yumurtadır. Yumurtayı beslenmemizde eksik etmememiz gerekiyor, en sağlıklı ve geç sindirilip hızlı insülin salgılatmayan besinlerin başında gelir.

Diğer proteinler; ET,BALIK,TAVUK vb gibi..

Kuru fasulye ,mercimek, nohut, buğday, çavdar vs gibi bakliyat ve hububatlar protein yanında karbonhihidrat içerir ve hızlı sindirilir. Bu sebeple yumurta, et, tavuk, balık önemli.

Meyvelerin %90’dan fazlası karbonhidrat. Bu sebeple çok tüketmemek gerekiyor.

Sebzeler; özellikle yeşil yapraklı ve renkli sebzeler.

  • Marul
  • Bamya
  • Brokoli
  • Lahana
  • Ispanak
  • Semiz otu
  • Maydonoz
  • Karnabahar
  • Taze fasulye vb gibi sebzeleri proteinlerle birlikte almak gerekir.

Süt ve Süt ürünleri şeker içerir ve %3 yağı hariç diğerleri ile aynı etkiyi gösterir. Özellikle sek süt %4.8 şeker içerdiği için uzak durmak gerekir.

Takviye alımını da düşünürsek;

Mitokondri sahibi olmayan hücrelerin glikozu kullanmasnda ve oksidasyonu engellemede ALFA LİPOİK ASİT önemlidir.

Hücre zarlarının oksidasyonu ve elastikiyeti, insülin direnci ve Omega-3/6 dengesi için OMEGA-3 önemlidir.

Tüm hücrelerin oksidasyonunu, pankreastaki Beta hücreleri ve Langerhans adacıklarının oksidasyonunu önlemede GLUTATYON ve RESVERATROL oldukça onemlidir.

İnsülin reseptörlerinin duyarlılığı için VİTAMİN E ve KROM önemlidir. (glut-4)

Besinlerin enerji olarak kullanılması için şart olan, gençliğin sırrı olarak bilinen SIRT6 genlerini aktive eden, glutatyon ile beraber önemli takviyelerden birisi NAD+ dir.NAD yaş ile beraber azalır.

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Çimento Fabrikalarında Toz & Gürültüden Kalbe Giden Yol

Çimento üretimi günlük yaşamımızı ayakta tutuyor; ama bu süreçte çalışanlar toz (özellikle ince partikül, PM2.5/respirable toz, silika) ve yüksek düzeyde gürültüye maruz kalıyor. Yeni araştırmalar bu iki maruziyetin yalnızca akciğerleri değil; kan basıncı, damar sağlığı, iltihap düzeyleri ve sonuçta kalp krizi/stroke riskini artırdığını gösteriyor. Yani iş güvenliği sadece “toz maskesi” ve “kulaklık” meselesi değil; doğru önlemler alınmazsa fabrikanızda erken ölümler ve uzun vadeli sakatlık riskleri artar.

PM2.5, çapı 2.5 mikrometrenin altında olan, gözle görülemeyecek kadar ince hava partikülleridir. Akciğerlerin en derin bölgelerine kadar inebilir ve oradan kana karışarak tüm vücutta etkiler (vücudu kronik bir iltihap halinde tutuyor) yaratabilir. Kronik iltihap damar duvarlarını zarar veriyor, kan basıncını yükseltiyor ve damar sertleşmesini hızlandırıyor. Bu nedenle yalnızca solunum hastalıklarına değil, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, inme ve kronik iltihap gibi sorunlara da yol açabilir. Özellikle çimento, maden ve endüstriyel üretim tesislerinde PM2.5 maruziyeti düzenli ölçüm ve koruyucu ekipman gerektirir

Sürekli yüksek gürültü (ör. >85 dB içinde uzun vardiyalar) ise stres hormonlarını (adrenalin, kortizol) sürekli yükseltiyor; bu da hipertansiyona ve ritim bozukluklarına yol açıyor. Gürültü, ayrıca uykuyu bozarak onarım mekanizmalarını baskılıyor — uzun vadede kalp için kötü bir yük oluşturuyor.

Toz, damarları içeriden yıpratıyor; gürültü, damarları dışardan baskı ile yoruyor. İkisi beraber hareket ettiğinde risk daha da büyüyor.

Cement dust (çimento tozu): Kireç, silika/quartz ve ince uçucu partiküller içerir. Özellikle respirable (ciğer derinliğine inen) tozlar tehlikeli.

PM2.5 / ultrafine partiküller: Bu incelikteki parçacıklar akciğer-blood bariyerini geçip sistemik etkiye neden olabilir.

Gürültü: Presler, öğütme makineleri, kırıcılar, nakliyat ekipmanları; sürekli maruziyet hipertansiyon riskini artırır.

İş kombinasyonu: Toz + gürültü + uzun vardiya + yetersiz dinlenme = kümülatif kardiyovasküler yük.

Aşağıdaki çalışmalar doğrudan veya dolaylı olarak bize şunu söylüyor: toz ve gürültü maruziyeti kalp-damar riskini artırabilir.

Partikül (PM2.5) ve kalp-damar: Amerikan Kalp Derneği ve çok sayıda uluslararası inceleme, PM2.5 maruziyetinin hem kısa hem uzun vadede kalp krizi, inme ve kalp yetmezliği riskini artırdığını bildiriyor. (Circulation, AHA güncellemesi).

İşyerinde gürültü: İşyerindeki kronik gürültü maruziyeti ile hipertansiyon ve genel CVD risk artışı arasındaki ilişkiyi gösteren meta-analizler mevcut (WHO / ILO ortak değerlendirmeleri ve sistematik incelemeler). Gürültü hipertansiyon için güçlü bir risk faktörü olarak görülüyor.

Çimento işçileri özelinde: Birden fazla saha çalışması çimento işçilerinde inflamasyon göstergelerinin (örn. CRP), bazı kardiyak belirteçlerin (troponin, CK-MB) ve olumsuz lipid profillerinin (LDL, TG artışı) daha yüksek olduğunu gösteriyor; bu da uzun vadede kardiyovasküler riskin arttığına işaret ediyor.

Toplam etki: Toz ↔ kronik inflamasyon ↔ ateroskleroz; Gürültü ↔ kronik stres/hipertansiyon ↔ akut olay tetiklenmesi. Bu yollar birbirini güçlendiriyor.

Personelde artmış dispne (nefes darlığı), kronik öksürük ve sabah balgamı şikayetleri. Bu, solunum sağlığı kötü demektir ve kardiyovasküler riskle bağlantılıdır.

Periyodik sağlık taramalarında yüksek CRP, anormal lipid profili veya artmış kan basıncı bulguları. Bunlar erken uyarı işaretleri.

Gürültü ölçümleri yapılmamış veya kulak koruyucular etkin kullanılmıyor.

İşçiler “kısa iş” için koruyucu ekipmanı çıkarmayı normalleştirmişse (ör. filtre maskeleri, yüz siperi), maruziyet aslında kağıt üzerinde kontrol altında ama sahada kontrolsüz demektir.

Sahada her biri net maliyet/yarar hesabı ile tercih edilebilecek / yapılabilecek uygulamalardan örnekler vereyim;

1) Kaynağında mühendislik kontrolü

İlk ve öncelikli yapılması gereken riski kaynağında engellemek olması gerekir ki bu sebeple öncelikli olan kaynağında mühendislik kontrolü olmalıdır.

  • Toz bastırma sistemleri (su püskürtme, lokal egzoz / dust collectors, kapalı konveyör hatları).
  • Gürültü kaynağı izolasyonu, kapak ve sönümleme.

Neden öncelikli: Maruziyeti azaltmak en ucuz ve en etkili yaklaşımdır; sağlık giderleri ve iş gücü kaybı azalır.

2) Çalışma ortamı ölçümleri ve sürekli izleme
  • PM2.5 ve respirable toz düzenli ölçümü (saha bazlı).
  • Gürültü haritalaması (dB).

Raporlama KPI: aylık PM2.5 ortalaması, % zaman > limit (örn. 85 dB).

3) Hedeflenmiş sağlık taramaları
  • Periyodik muayeneler, riskli grupların düzenli takibi, riskli operasyonlar öncesi değerlendirmeler – sağllık iş izin onay süreçlerinin prosedürlere dahil edilmesi.
  • Kan basıncı, lipid profili, CRP gibi temel belirteçlerin risk profiline göre belirlenmiş aralıklarla ölçümü ve geçmiş ile değerlendirilmesi.
  • Yüksek riskli pozisyonlar için EKG/kalp-damar değerlendirme aralıklarının sıklaştırılması.
  • Risk skorlamaları ile kardiyovasküler risklerin 10 yıl sonrasına kadar öngörülerinin yapılması.

Yönetici argümanı: erken saptama maliyetleri düşürür; uzun vadede fonksiyon kaybı ve tazminat riskini azaltır.

4) KKD ve davranış değişikliği programı
  • N95/FFP2 uygun maskeler, düzenli eğitim ve fit-test.
  • Gürültü zayıflatıcı kulak koruyucuları + kullanım takibi.
  • Özendirme: “koruyucu kullanan” ekipleri ödüllendirin;
  • Uyumsuzluğa eğitim-eylem yaklaşımı uygulayın.

5) Vardiya ve dinlenme yönetimi
  • Yüksek maruziyetli operasyonlarda vardiya rotasyonu, maruziyet süresini azaltır.
  • Uykuyu koruyan vardiya planları stres yükünü azaltır.

6) Veri yönetimi ve şeffaf raporlama
  • Sağlık KPI’larını yönetim kurulu toplantısına dahil edin: iş gücü sağlığı = operasyonel güvenlik.
  • Yatırım talep ederken beklenen azaltılmış hastalık/gün kaybı ile ROI hesabı sunun.

6) Hukuki ve itibar riski

Çalışan sağlığına yönelik ihmalkârlık (ölçüm yok, koruyucu yok, eğitim yetersiz) ciddi tazminat ve itibar riskine dönüşür. Sağlık verilerini yönetim raporlarına sokmak, yönetim kurulunun doğrudan sorumluluğudur. Proaktif olmak hem maliyet etkin hem de kurumsal sürdürülebilirlik açısından zorunludur.

Toz ve gürültü, çimento fabrikalarında kalp-damar hastalıkları riskini artıran, birbirini güçlendiren iki önemli faktördür.

Mühendislik kontrolleri + hedeflenmiş sağlık taramaları + KKD ve vardiya yönetimi = somut yara azaltma.

Yönetim olarak yapılması gereken yatırım, sadece işi “yasal” yapmak değil; çalışan sağlığını koruyarak üretkenliği ve kurumsal itibarı yükseltmek demektir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

  1. Particulate Matter Air Pollution and Cardiovascular Disease: An Update — American Heart Association / Circulation (2010).
    https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/20458016/
  2. Systematic review of the cardiovascular effects of occupational noise — Occupational Medicine (2016).
    https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26732793/
  3. The effect of occupational exposure to noise on ischaemic heart disease, stroke and hypertension: WHO/ILO systematic review and meta-analysis (2021).
    https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33612311/
  4. Investigating the effects of occupational and environmental noise on cardiovascular diseases: systematic review and meta-analysis (2021).
    https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34562216/
  5. Cardiopulmonary Impact of Particulate Air Pollution in High-Risk Populations: JACC State-of-the-Art Review (2020).
    https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33303078/
  6. Health hazards of cement dust — Review article summarizing cement dust effects (2004).
    https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15448758/
  7. Mortality and cancer morbidity among cement production workers: a meta-analysis (2016) — çalışma örneği ve tartışma.
    https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27604876/
  8. Evidence of seasonal changes in airborne particulate matter concentration and occupation-specific variations in pulmonary function and haematological parameters among some workers in Enugu (Cement workers) (2022).
    https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36138426/
  9. Occupational particle exposure and chronic kidney disease: a cohort study in Swedish construction workers (2024) — partikül maruziyetinin sistemik etkilerine örnek.
    https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38811167/
  10. Occupational exposure to fine particulate matter in reinforced concrete production and its association with respiratory symptoms and lung function — BMC Public Health (2023).
    https://bmcpublichealth.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12889-023-16753-x

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️

#çimento #fabrika #pm2.5 #gürültü #toz #kebat #tetkikosgb

Daha Fazla

Biyolojik Ritimler

Döngü sürelerine göre 4 ana gruptur

1. Ultradian Ritimler Gün içerisinde birden fazla döngüsü olan ritimlerdir. Solunum sayısı, nabız, yeme, içme, mide hareketleri, idrar çıkarma ve defekasyon, REM/non-REM uyku dönemleri başlıca örneklerdir.

2. Sirkannular Ritimler Yaklaşık bir yıl süren memelilerdeki doğum ve kuş göçleri gibi döngüleri kapsayan ritimlerdir.

3. İnfradiyen Ritimler Haftalar veya aylar süren döngüleri içeren ritimlerdir. Adet (mensturasyon) döngüsü ve 21-28 günlük testosteron salınım (erkeklerde) döngüsü yer alır.

4. Sirkadiyen Ritimler Circa = yaklaşık ve dies = bir gün latince karşılığıdır. Dünyanın kendi ekseni etrafında yaklaşık 24 saat süren dönüşünün canlılar üzerinde oluşturduğu biyokimyasal, fizyolojik ve davranışsal ritimlerin tekrar edilmesi olarak tanımlanmaktadır.

⭐️⭐️ Jeffrey C. Hall, Michael Rosbasch ve Michael Young bu endojenik ritmi kontrol eden mekanizmaları keşfederek Nobel Ödülü sahibi oldular.

Sirkadiyen sistem birbirleri ile ilişkili olan iki ana bölümden oluşur.

Bu sistemlerden ilki Hipotalamusun üst kiyazmatik çekirdeğinde (SCN, Suprakiazmatik Nükleus) yer alan merkezi saat; ikincisi ise karaciğer, pankreas, bağırsaklar, iskelet kası ve adipoz doku gibi diğer vücut dokularında yer alan bir dizi periferik saattir.

Hipotalamus, sinir sistemini endokrin sisteme bağlayan, vücut için hayati işleve sahip olan vücut ısısı, kalp atış hızı ve açlığı düzenleyen hormonların üretimi ve salımından sorumlu beynin merkezinde yer alan küçük bir alandır.

Suprakiasmatik Çekirdek veya Çekirdekler ( SCN )optik kiazmanın hemen üzerinde yer alan hipotalamustaki beynin küçük bir bölgesidir. Memelilerde başlıca sirkadiyen ritim düzenleyicisidir ve sirkadiyen ritimleri oluşturmaktan sorumludur. Işığa duyarlı retinal ganglion hücrelerinden gelen ışık girdilerinin alınması, vücudun alt hücresel saatlerini koordine etmesini ve ortama uyum sağlamasını sağlar. Oluşturduğu nöronal ve hormonal aktiviteler, yaklaşık 24 saatlik bir döngüde birçok farklı vücut fonksiyonunu düzenler.

Biyolojik yeni döngülerin başlayabilmesi için ritm sıfırlanmalıdır. Biyolojik ritmini sıfırlayan uyaranlara zeitgeber denir.

Işık en önemli zeitgeberlerden biridir.

Düzenli zeitgeberlerin düzeni ile günlük yirmi dört saatimizi endojen saatimiz, senkronize eder.

Beslenme düzeni, sıcaklık, iş hayatı, egzersiz, jet lag de zeitgeberlerdendir.

Biyolojik ritimlerin düzenlenmesinde yer alan çevresel ipuçlarına “zeitgeber” (Almanca zeit=zaman geber=verici) veya “ritim verici” adı verilmektedir. Bu ritim verici faktörler arasında en önemlisi ışıktır. Ay, mevsimler, güneş durumu da önemli faktörler arasındadır.

Genel olarak insan vücudunun 24 saatlik sirkadiyen ritmi aşağıdaki gibidir

  • 05:00 – 07:00 kortizol sizi uyandırmak için yükselir
  • 09:00 Testosteron zirvesi
  • 10:00 – 11:00 en yüksek uyanıklık
  • 14:00 – 15:00 motor koordinasyonun en güzel olduğu saatler
  • 16:00 – 17:00 en yüksek kas kuvveti ve gücü
  • 18:00 – 19:00 en yüksek tansiyon ve vücut ısısı
  • 22:00 – 23:00 melatonin üretimi artmaya başlar
  • 23:00 – 02:00 arası büyüme hormonunun en yüksek salgılandığı dönem
  • 01:00 – 02:00 arası en derin uyku
  • 04:00 En düşük vücut ısısı
  • 03:00 – 06:00 En fazla REM uykusu

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Aşağıdaki Yazılarla Devam Edebilirler

Sirkadiyen ritim anormallikleri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23385698/

Sirkadiyen saat ve cilt hastalıkları https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC8515909/

Sirkadiyen ritim uyku bozukluklarına klinik yaklaşım https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/17395535/

Uzun Ömür Üzerine Güncel Yaklaşımlar: Sirkadiyen Ritim ve Diyet Müdahaleleri https://dergipark.org.tr/en/pub/tjhr/issue/84826/1345580

Yaşlanma ve Sirkadiyen Ritmin Moleküler Mekanizmaları. https://openurl.ebsco.com/EPDB%3Agcd%3A7%3A5557607/detailv2?sid=ebsco%3Aplink%3Ascholar&id=ebsco%3Agcd%3A141043615&crl=c

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

D-DİMER

D-Dimer, çapraz bağlı fibrinin en küçük yıkım ürünüdür.

Koagulasyon ve fibrinolizin global bir aktivasyonunu yansıtır ve bu nedenle trombotik aktivitenin indirekt bir belirtecidir.

D-dimer; venöz tromboembolizm (VTE) tanısı, ilk trombotik olay (arteryal ve venöz) ve tekrarlayan VTE riski artmış bireylerin tesbiti, gebelik ve yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) takibi gibi bir dizi trombozla ilişkili klinik tablonun tanı ve takibinde en değerli laboratuvar testi olarak kabul edilebilir.

Bazı ilaçlar, toksinler, bakteri-virüsler, bazı aşılar, beslenme alışkanlıkları damarlarda hasara neden olur.

Damarlarımızda kan içerisinde sadece alyuvar, akyuvar, trombosit, vitamin, mineral, aminoasitler vs dolaşmaz.

  • Toksinler
  • Fazla kolesterol/Trigliserit
  • Kullanılan ilaç molekülleri
  • Otoimmun tepkiye neden olan antikorlar
  • Bazı aşılar ile oluşturulan antikorlar ve aşıya ait moleküller de dolaşır

Bunların bazıları damar iç duvarına (endotel hücrelere) hasar verir.

Bu etkenlerin haricinde;

  • Diyabet
  • Hipertansiyon
  • Romatizmal hastalıklar
  • Sigara, alkol de damarlara hasar verir

Endotelde oluşan hasar alanın onarılması için trombositler (platet) harekete geçerek bu yaralı yer üzerinde toplanır.

Kanda PLT bakarız. Kan tetkikinde trombosit (PLT) yüksekse (450-500 üzeri) pıhtılaşmayı düşünürüz.

Bir bahçe hortumunun iç kısmı hasar almış, su dışarıya çıkmasın diye içeriden sakız yapıştırdığımızı düşünün. Trombosit bu sakız.

Fakat tek başına yetmiyor, dağılır gider bunu sağlamlaştırmak için üzerine bir ağ öreriz. Buna Fibrin Ağ denir.

Kanda Fibrinojen yükselir ve biz yine pıhtılaşma düşünürüz.

Haliyle bu yaralı alanda onarım olunca bir yükseklik oluşur. (Fibrinoid Nekroz)

Bu yüksekliği traşlarız.

Bu traşlama sonrası ortamda kalan son ürün D-DİMER. İşte D-dimer dedigimiz mevzu kısaca bundan ibaret.

D-DİMER yüksekse pıhtılaşmayı düşünürüz.

D-dimer kanda sıfır olsun isteriz ama mutlaka bir miktar olur. Çünkü Damarlarımızda minimal hasarlar hep oluşur. Yaş ilerledikçe hasar çoğalır.

D-DİMER 0 ile 0.5 mg/L arası normaldir.

Şimdi Kana bakıyoruz pıhtılaşma var. Örneğin aspirin veriyoruz. Trombositlerin toplanmasını engelliyoruz ve pıhtı oluşmuyor.

Oh Süper değil mi?

Aklınıza geldiğine kanım sulansın iyi gelir diye aspirin kullanıyorsunuz zaten.

Peki ya damarlarınızda hasar varsa, hasar ne olacak? Trombositler bir birine yapışmaz, toplanmazsa hasarlı yeri onaramayız.

Akıllı olan; Hasarın Oluşmasını Önler..

Hasarı önlemediğimiz sürece o trombositler toplanacak, pıhtı atacak, d-dimer yükselecek. Kaçış yok

Hasarlı alan çoğaldıkça ve büyüdükçe damar dışına sızma olacak, beyin kanaması gibi hiç istemediğimiz durumlar oluşacak. Çünkü hasarlı damarın yırtılma ihtimali hep vardır..

Ne Yapmamız Gerekiyor ?

1 – En Önemlisi Beslenme

  • Karbonhidrat ağırlıklı beslenme alışkanlıkları bırakılmalıdır.
  • Geceleri 19.00 sonrası enerji değeri olan gıda ve sıvı alımı yapılmamalıdır.
  • Günlük 16 saat açlık periyodu olmalıdır. Tercihen 19.00 – 11.00 arası.
  • Fazla meyve tüketimi olmayacak. Fazla meyve TRİGLİSERİT yükseltir.
  • Kötü yağlar tüketilmeyecek. Kuyruk yağı, Hayvani iç yağı, Tereyağı, Zeytinyağı ve Hindistan cevizi yağı harici yağlardan uzak durulmalıdır. https://tetkik.com.tr/wp-admin/post.php?post=12002&action=edit

2 – Düzenli Yapılacak Testler ile Sağlığın Takibi Yapılmalıdır

  • HbA1c
  • Açlık insulin ve glikoz
  • HOMA-IR
  • LDL
  • TRİGLİSERİT devamlı kontrol altında tutmalıdır.
  • PLT
  • D-DIMER
  • aPTT
  • Fibrinojen
  • Faktör 8, 9, 10
  • Troponin I
  • CK ise belirli aralıklarla baktırılmalıdır.

3 – Antioksidan Beslenme ve Takviyeler

Glutatyon ve Resveratrol

Serbest radikaller damar duvarına (endotel) zarar verir. Bu serbest radikalleri antioksidanlar ile önlemek gerekir. Damar için Bunlardan en önemlileri Glutatyon ve Resveratrol. Bunları uygun dozlarda kullanmak gerekir.

Damarlarda bu duvarların yapısı büyük oranda Colajen proteininden oluşur. Uygun colajen kullanımı sadece cilt, kemik yapı değil damarlar için de önemlidir.

Hesperidin

“Amacımız hasarı onarmak” Hesperidin endotel hasarın onarılmasında oldukça önemlidir.

“İskemi – Reperfüzyon” (dokulara kan, oksijen, gerekli moleküller gidip onarılması), inflamasyon oluşumunda nötrofil birikimini önlemek için kullanılır.

4- Vitamin ve Mineraller

Vitaminler enerji vermez. Lakin enzimlerin çalışması, metabolik olayların olması için eksik olmaması şart.

Canlılarda oksijenin diğer moleküllerle olan reaktivitesi oldukça sınırlıdır. Bunun adı SPİN Kısıtlaması.

Endotel hasarını onarmada özellikle aşağıdakiler önemlidir.

  • Çinko (glukonat)
  • Magnezyum (Sitrat, Glisinat)
  • Selenyum
  • Demir (sadece eksikse)
  • Alfa lipoik asit
  • Vitamin D3
  • Vitamin B12
  • Vitamin B9
  • Vitamin B6
  • Vitamin C

5 – Egzersiz

İnsan vücudu hareketsiz kalmaya uygun değildir. Lakin “Ağır egzersize de” uygun değil.

Haftada üç gün (birer gün arayla) hafif aç olarak 40 dakikalık tempolu yürüyüş yapılmalıdır.

D-DİMER’ın arttığı Patolojik (Hastalık Sebepli) ve Fizyolojik (Doğal) Sebepler

Özet olarak;

Kan sulandırıcılar pıhtılaşmayı önlemek için kullanılır.

FAKAT

Endotel (damar iç duvarı) hasarını önlemek için de “yaralı bölgede” pıhtılaşma olması gerekir.

Yani kan sulandırıcı kullanmak pıhtılaşmayı önlerken, damarlarda sürekli olan hasarların iyileşmesini engeller. (Bu sebeple damar dışına sızıntı çok olur)

Bu nedenle asıl olan Hasarın Oluşmasını Önlemek olmalıdır.

Özellikle Hipertansiyon, diyabet, bazı otoimmun ve enfeksiyona bağlı hastalıklar, bazı ilaç ve aşılara bağlı hasarların önlenmesi gerek.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

D-dimer, kan pıhtılaşma ve parçalanma sürecinin bir yan ürünüdür ve bir kan örneğinin analizi yoluyla ölçülebilir. D-dimer, bir kan pıhtısı parçalanmaya başladığında serbest kalır.

Daha spesifik olarak, kandaki trombositler bir D alt birimine bağlıdır. Kan pıhtıları oluştuğunda, iki trombosit arasındaki D grubu bir bağ oluşturur. D-Dimerler (fibrin gibi diğer faktörlerle birlikte) aracılığıyla birbirine bağlanan birçok trombosit bir pıhtı oluşturur.

Vücudun iyileşme sürecinin bir parçası olarak, oluşan pıhtılar oluştukları anda parçalanmaya başlar. Pıhtı bağları koptuğunda, D-dimer (D==D) trombositten (P) ayrılır:

Ç–P–D + Ç–P–D → Ç–P–D==Ç–P–D → Ç–P + Ç==Ç + Ç–D

Duyarlılık ve özgüllük, istenen test türüne göre değişir. Ancak, D-dimerler düşük riskli popülasyonlarda pulmoner emboli veya derin ven trombozunu tespit etmek için yüksek duyarlılığa ancak düşük özgüllüğe sahiptir.

⭐️ Hastadan flebotomi yoluyla kan alınır ve sodyum sitrat içeren bir şişeye alınarak ters çevrilerek karıştırılarak laboratuvarda analiz edilmek üzere saklanır.

Normal bir D-dimer 0,50’den düşük kabul edilir.

Pozitif bir D-dimer 0,50 veya daha yüksektir. Bu bir tarama testi olduğundan, pozitif bir D-dimer pozitif bir taramadır. Bir D-dimer için mutlaka kritik bir seviye yoktur.

Yanlış negatifler ve yanlış pozitifler meydana gelebilir. Yanlış negatiflerin sıklığı nedeniyle, bir D-dimer yalnızca pulmoner emboli (PE) için düşük şüphe veya derin ven trombozu (DVT) olarak da bilinen venöz tromboembolizm (VTE) için düşük şüphe durumunda kullanılmalıdır. Ayrıca, yaygın intravasküler koagülasyonun (DIC) değerlendirilmesinde de rol oynar.   

Dikkat çekici bir şekilde, PE, DVT veya DIC yokluğunda hastalarda yüksek D-dimer’e neden olabilecek birkaç fizyolojik durum veya tıbbi durum vardır.

Bunlara hamilelik, malignite, sigara içimi, travma, enfeksiyon veya sepsis dahildir, ancak bunlarla sınırlı değildir. Ayrıca, yaşlı hastalar, hareketsiz hastalar, otoimmün bozuklukları olan hastalar veya yakın zamanda ameliyat geçiren hastalarda yüksek D-dimer olabilir. Dikkat çekici bir şekilde, patoloji olmasa bile bir D-dimer yaşla birlikte artabileceğinden, D-dimerler için yaşa göre ayarlanmış kesme değerlerinin kullanılmasını öneren yeni araştırmalar var. D-dimer testinin zamanlaması yanlış negatife yol açabilir. Örneğin, antikoagülan aldıktan sonra alınan kan negatif olabilir. Örnekleme çok erken yapılırsa, pıhtı oluşumu sırasında veya pıhtı organize olduğunda.

Pulmoner Emboli (PE) İçin D-Dimer

Pulmoner emboli, pulmoner damarlar içinde bulunan ve pıhtının aşağı akışında kan akışının azalmasına neden olan bir kan pıhtısını ifade eder. Bazı hastalarda az semptoma neden olan küçük pulmoner emboli olabilirken, bazılarında ana pulmoner arteri veya arterleri tıkayan büyük pulmoner emboli olabilir. Pulmoner emboli iki taraflı olarak ana pulmoner arterlerde yer aldığında eyer embolisi olarak adlandırılır. Eyer embolisi olan bir hastada kardiyopulmoner arrest ve ölüm riski yüksektir. D-dimer elde etmek, göğüs ağrısı, nefes darlığı veya hipoksi gibi semptom veya bulgular gösteren hastalarda ayırıcı tanıyı araştırmada yardımcı olabilir.

Wells Kriterlerine göre hastalar PE için düşük riskli, orta riskli veya yüksek riskli olarak risk sınıflandırmasına tabi tutulabilir. Wells Kriterleri, derin ven trombozu (DVT) belirtileri veya semptomları, PE için klinik şüphe, taşikardi varlığı, yakın zamanda immobilizasyon (yakın zamanda ameliyat), daha önce teşhis edilmiş PE veya DVT, hemoptizi ve malignite dahil olmak üzere PE’nin çeşitli risk faktörlerini veya semptomlarını dikkate alır. Başka bir puanlama sistemi Cenevre Skoru veya revize edilmiş Cenevre Skoru’dur (rGeneva). Hastaları PE için düşük riskli, orta riskli veya yüksek riskli olarak sınıflandırır. Bu skor hastanın yaşını (65 yaşından büyükse), önceki PE veya DVT’yi, yakın zamandaki ameliyatı veya alt ekstremite kırığını, aktif maligniteyi, hemoptiziyi, tek taraflı ekstremite subjektif ağrısını, palpasyona karşı tek taraflı ekstremite hassasiyetini ve yüksek kalp hızını dikkate alır.

Wells Kriterleri veya Cenevre/rCenevre skorlarına sahip bir hastayı puanladıktan sonra D-dimer siparişi verip vermemeniz ve sonuçlarla ne yapacağınız konusunda lütfen ekteki tablo 1 ve 2’ye bakın. 

Özetle, düşük riskli hastalarda D-dimer istenmeli ve negatif D-dimer düşük riskli hastalarda PE’yi makul bir şekilde ekarte edebilir. Yüksek riskli hastalarda (PE için yüksek klinik şüpheniz olanlar dahil), tarama testi olarak D-dimer’den geçmek yerine görüntüleme yapılmalıdır. Orta riskli hastalarda, bir D-dimer elde edilebilir (negatif D-dimer PE’yi ekarte eder) veya klinik şüphe yüksek kalırsa doğrudan görüntülemeye geçilebilir.

PE riski yüksek olan veya D-dimer pozitifliği olan hastalarda ileri değerlendirme için görüntüleme BT anjiyogramı veya ventilasyon-perfüzyon taramasını içermelidir.

PE için düşük risk taşıdığı belirlenen kişilerde pulmoner emboliyi ekarte etmek için tasarlanmış ek bir puanlama sistemi vardır, buna Pulmoner Emboli Eleme Kuralı (PERC) kuralı denir. Bir hasta PERC kuralında listelenen özelliklerden veya belirtilerden hiçbirine sahip değilse, PE’yi ekarte etmek için D-dimer elde etmek gerekmez. Bu hastalarda D-dimer elde etme ihtiyacını ortadan kaldırmak, yanlış pozitiflerin sayısını azaltacak ve böylece pulmoner emboliyi radyografik olarak eleştirmek için radyasyona maruz kalmayı gerektiren hasta sayısını azaltacaktır.  

Derin Ven Trombozu (DVT) İçin D-Dimer

DVT, kollar veya bacaklardaki derin venöz sistemde bulunan bir kan pıhtısıdır. En sık bacaklarda bulunurlar. DVT semptomları arasında eritem, ağrı, şişlik ve etkilenen ekstremitede artan sıcaklık yer alabilir. Ayrıca DVT için Wells Kriterleri olan bir risk sınıflandırma puanı da vardır. Bu puanlama sistemi yakın zamanda geçirilmiş kötü huylu tümörleri, yakın zamanda geçirilmiş immobilizasyonu (yakın zamanda geçirilmiş cerrahi müdahaleler dahil), asimetrik bacak şişliğini, kollateral damarların varlığını, şüpheli damarların bulunduğu yer boyunca hassasiyeti, daha önce teşhis edilmiş DVT’yi ve DVT için yüksek klinik şüpheyi dikkate alır. Bu puanlama sistemiyle, kişi DVT “olası” veya “olası değil” olarak sınıflandırılabilir veya düşük riskli, orta riskli veya yüksek riskli olarak daha da ayrılabilir. Her iki durumda da, düşük riskli veya “olası değil” gruplarında negatif D-Dimer ile DVT ekarte edilebilir. Orta riskli, yüksek riskli veya “olası” gruplarında, pozitif bir D-Dimer, DVT’yi değerlendirmek için Ultrason ile görüntüleme gerektirir. Ancak yine de, DVT için yüksek klinik şüphe varsa, D-Dimer elde etmeden ultrason istenebilir.  

Yaygın İntravasküler Koagülasyon (DIC) İçin D-Dimer

Yaygın intravasküler koagülasyon, koagülasyon kaskadı ile ilgili bir sorundan kaynaklanır. Bu, yavaş gelişirse aşırı pıhtı oluşumuna veya süreç başlangıçta akutsa kanamaya yol açabilir. DIC’nin yüksek bir ölüm oranı vardır. DIC’nin tanısal çalışmasında istenebilecek birçok farklı çalışmadan biri de D-dimer’dir. Bir hasta DIC’deyse D-dimer önemli ölçüde yükselecektir. Birinin sipariş etmeyi düşünebileceği diğer laboratuvarlar arasında fibrinojen (normalden düşük), trombosit sayısı (düşük), PT/INR (normalden uzun süreliye) ve PTT (normal veya yüksek) yer alır. Bu laboratuvarlar ayrıca, iyileşme ve umarım DIC ile normal değerlere doğru eğilim göstermeleri gerektiğinden DIC tedavisine verilen yanıtı izlemeye yardımcı olabilir. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK431064/

Yüksek D-dimer’i nasıl yönetiyoruz? https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37881856/

D-dimer testi: Anlatısal bir inceleme https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37268332/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Yukarıdaki Tüm Bilgiler farkındalık yaratmak maksadı ile olup hekiminizin muayenesi veya görüşleri yerini tutamaz.

Bu sebeple hekiminize / hekimlerinize düzenli periyodik muayene olun ve yönlendirmelerine uyun.

Sağlıklı günler dilerim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Dalış Öncesi Kulak-Burun-Boğaz Muayenesi ve Seçim Kriterleri

Dalış Muayenesi

Dalıcının sağlık durumunun dalışa uygunluğu değerlendirebilmek için; sualtının yoğun ve viskoz bir ortam olduğunu, derinliğin artışı ile birlikte dalıcının basınca maruziyetindeki değişimi, ortam (özellikle düşen) sıcaklıklığının insanlar üzerindeki etkisi bilmek gerekir.

Bilinmelidir ki dalıcının bazı tıbbi ve psikolojik durumları tüplü dalışa kesin veya geçici süreyle engel teşkü etse de sportif – keyif amaçlı dalışların kuralları, ticari veya askeri amaçlı dalışın katı kurallarından daha esnektir.

Scuba (Su altı tüplü dalış) dalışlarda gerekli tüm şartlar yerine getirildiğinde amatör dalıcılar için de profesyonel dalgıçlar için de riskler düşüktür.

Risklerin düşürülmesi için gereken şartların başında kişinin sağlık durumu gelir.

Bu sebeple dalış yapacak amatörlere de ve profesyonellere de sağlık durumlarının su altındaki şartlara uygun olup olmadığı açısından doğru bir değerlendirme – muayeneye yapımalıdır.

Dalış öncesi muayenenin amacı, dalış yapacak kişinin sualtı dalışını sağlığı açısından tehlikeye düşürecek bir sağlık sorunu olup olmadığını araştırmaktır.

Ayrıca dalıcıların su altına adaptasyonu için disiplinli olması ve uygun ekipmanla dalış yapması gerekir.

Her ne maksatla olursa olsun dalıcılar su altına ilk kez dalışın öncesinde ve sonra da yıllık periyodik olarak scuba dalışı konusunda hekimlik tecrübesi olan;

  • KBB
  • Göğüs Hastalıkları
  • Kalp Damar, Psikiyatri
  • Nöroloji
  • Dahilliye (Endokrin-Kan-Sindirim Sistemi açısından değerlendirecek)
  • Göz uzmanları değerlendirmelidir.

Dalıcını sorunu varsa ayrıca;

  • Ortopedi
  • Plastik Cerrahi
  • Cerrahi vb gibi bölümler değerlendirmelidir.

Tüm hekimlerin raporları ile birlikte Su Altı Uzmanı Hekim tarafından son değerlendirme yapılmalıdır.

Dalış sırasında dalıcının Kulak Burun Boğaz bölgesindeki bir sorunun denge kaybına veya basınç eşitleyememe gibi bir duruma yol açması hem kendisi hem de dalış eşi için hayati bir sorun teşkil eder.

Kulak Burun Boğaz bölgesi hastalıkları veya yetersizlikleri normal şartlarda fark edilmemiş olabilir. Önceden herhangi bir belirti vermemiş olan bir durum su altında ortaya çıkabilir. Su altında gelişebilecek bir sorun ise dalıcının zor anlar geçirmesine hatta boğulmasına neden olabilir.

Dalışlarda en yoğun ve sık sorunların yaşandığı Kulak Burun Boğaz bölgesidir.

KULAK-BURUN-BOĞAZ MUAYENESİ

Anamnez

 Dalış için sağlık muayenesi olan kişilerin tümünün sağlık özgeçmişi ayrıntılı olarak sorgulanmalıdır.

Fizik Muayene

Dalış için sağlık muayenesi olan kişilerin tümünün;

  1. Dış kulak yolu; Gözle ve otoskop ile dış Kulak yolu, Timpanik zarı ve Tuba Eustachi fonksiyonu açısından değerlendirilmelidir.
  2. Otoskop ile oto-inflamasyon açısından zar hareketinin gözlenmelidir.

Gerek görülürse;

  1. Timpanometrik ve Odyometrik inceleme,
  2. Hiperbarik odada 50 psi basıncı dengeleme testi yapılır.
  3. Burun ve sinüsler açısından: Nazal endoskopi ve nazofarenks endoskopisi yapılması burun pasajlarını, sinüs girişlerini ve tuba Eustachi ağzını tehdit eden bir patoloji açısından önemlidir.
  4. Larenks, Solunum yolları ve Boyun açısından: İndirekt larengoskopi ve boyun palpasyonu yapılması uygun olur.

Odyolojik İncelemeler

Timpanometrik tetkik (Orta kulak basınç ölçümü) hem zarda gözle görülemeyen yada gözden kaçan olası bir deliği hem de kulağın eşitleme yetersizliği hususunda bilgi vereceği için değerli bir yöntemdir.

Odyometrik tetkik, (İşitme ölçümü) şart olmamakla beraber, hem olası bir orta kulak patolojisini hem de olası bir işitme kaybını hususunda bilgi vereceği için değerli bir yöntemdir.

Radyolojik İncelemeler

Water’s pozisyonunda paranazal sinüslerin grafileri hava hapsine neden olacak bulguları değerlendirmek değerlendirilmelidir.

Schüller grafi,de (kulağın radyolojik incelenmesinde) havalanma bozukluğu olduğunda ya da teşhisinde radyolojik kronik mastoidit olan dalıcının otoskopik ve diğer muayene bulguları normal ise dalışa engel bir durum oluşturmaz. Lakin çocukluktan başlayan tuba Eustachi fonksiyonu bozukluğunu gösterir.

Laboratuar İncelemeleri

  • Hemogram (CBC /Tam Kan Sayımı)
  • Rutin Kan Kimyası (Kan Şekeri, ALT, AST vb gibi)
  • Tam İdrar tahlilleri

Dalıcının metabolik hastalıkları, kansızlıkları (anemi) ve enfeksiyon hastalıklarını da araştırmak için gereklidir.

Dalış için gerekli Kulak-Burun-Boğaz muayenesi ve tanı yöntemleri standartları aşağıda gösterilmiştir.

Dalıcılarda KBB Muayenesi ve Tanı Yöntemleri Özeti

Dalıcının Durumu                                                           Tanı yöntemi

Normal görünümde dış kulak yolu ve kulak zarı      Otoskopi

Normal burun ve tuba Eustachi fonksiyonu             Eşitleme manevraları ve timpanometrik tetkik    

Yeterli işitme                                                                Odyometri

Normal periferik vestibüler fonksiyon                       Anamnez, fizik muayene, gerekirse kalorik test

Stapez ameliyatı hikayesi olmaması                          Anamnez

Dalışta Yaşanan Kulak – Burun – Boğaz Sorunları

Dalışlarda meydana gelen tüm sorunların %50 si Kulak-Burun-Boğaz kaynaklı olup vücudun en çok etkilenen sistemidir.

Barotravma, Kulak-Burun-Boğaz sorunlarının temel nedenidir.

Barotravma, dış basınç değişikliklerine bağlı olarak vücut içindeki kapalı hava boşluklarında, değişen gaz hacmine bağlı meydana gelen doku hasarı ile seyreden klinik (tıbbi) bir durumdur.

Dalış sırasında en sık görülen sağlık sorunu sebebi Barotravma olup en çok etkilenen yer orta kulaktır.

Dalışta en çok etkilenen kapalı hava boşlukları kemiklerin içindeki boşlukları sırası ile aşağıdaki gibidir.

  1. Orta kulak ve tuba Eustachi – Temporal kemik
  2. Frontal sinüs – Frontal kemik
  3. Etmoid sinüs – Etmoid kemik, Maksiller sinüs – Maksiller kemik, Sfenoid sinüs – Sfenoid kemikler

Orta kulak, kulak zarı hariç, sert bir boşluktur. Bu nedenle basınç arttığında, hacmin azalmasının tek yolu kulak zarının orta kulak boşluğuna doğru eğilmesidir (boşluğa gaz eklenmediği sürece).

Kulak zarı sınırlarına kadar gerildikten sonra, orta kulak boşluğu hacminde daha fazla azalma mümkün değildir; eğer alçalma devam ederse, orta kulak boşluğundaki basınç çevresinden daha düşük kalır.

Orta düzeyde bir basınç farkı, kulak zarından ve orta kulak boşluğunu kaplayan mukozadan sıvı sızmasına ve kanamaya neden olur (Kulak Barotravması O’Neil Derece 1).

Basınç farkı 5 PSI’ye (0,35 bar) ulaştığında, bazı dalgıçlarda kulak zarı yırtılabilir;

10 PSI’den (0,75 bar) daha büyük bir basınç farkında, çoğu dalgıçta yırtılma meydana gelir (Kulak Barotravması O’Neil Derece 2).

Ayrıca, ani ve büyük basınç değişiklikleri iç kulak yaralanmasına neden olabilir.

Normal bir orta kulağın ek gaz kaynağıyla yalnızca bir fiziksel iletişimi vardır ve bu da burun boşluğuna (Rinofarenks) bağlanan östaki borusudur.

Normal koşullar altında östaki boruları kapalıdır, ancak her yutkunduğumuzda veya esnediğimizde boğazımızdaki kaslar orta kulağımızı havalandırmak ve basıncı telafi etmek için yeterli olan küçük bir geçici açıklığa izin verir.

Hiçbir şey kulaklarımızı ve östaki borularımızı tüplü dalış ve nefes tutma dalışından daha fazla zorlayamaz.

Yükselişte, çevredeki basınç azalır ve gazın orta kulak boşluğunu terk etmesinin bir yolu yoksa, ortadaki basınç daha yüksek kalır.

Orta kulaktaki basınç, çevredeki basıncı 15-80 santimetre su (cm H 2 O) aştığında, bu da 0,5-2,5 fit suda bir yükselişe karşılık gelir, östaki boruları açılır ve fazla gaz dışarı çıkar. Kulaklarınız aynı oranda eşitlenmezse ve basınç farkı yaklaşık 66 cm H 2 O’ya (2 fit) ulaşırsa, eşit olmayan basınç uyarısına bağlı baş dönmesi (Alternobarik vertigo) meydana gelebilir.

Güvenli bir tüplü dalgıç olmak ve orta kulak yaralanmalarından kaçınmak (Barotravma ve Alternobarik vertigo oluşumunu anlamak) için Boyle yasasının etkilerini anlamanız ve östaki boruları aracılığıyla orta kulaklarınıza havayı aktif olarak nasıl alacağınızı öğrenmeniz önemlidir.

Boyle Yasası matematiksel olarak şu şekilde ifade edilebilir;

{\displaystyle P\propto {\frac {1}{V}}}

Basınç hacimle ters orantılıdır.

Veya PV = k Basınç ve hacmin çarpımı sabit bir sayıdır (burada k olarak gösterilir)

Burada 
P – gazın basıncı 
V – gazın hacmi ve 
k – belirli bir sıcaklık ve gaz miktarı için sabittir.

Boyle yasası, belirli bir gaz kütlesinin sıcaklığı sabit olduğunda, basıncı ve hacminin çarpımının da sabit olduğunu belirtir. Aynı maddeyi iki farklı koşul kümesi altında karşılaştırırken, yasa şu şekilde ifade edilebilir:

{\displaystyle P_{1}V_{1}=P_{2}V_{2}.}

Bir gazın hacmi arttıkça basıncının orantılı olarak azaldığını ve bunun tersinin de geçerli olduğunu göstermektedir.

Dalışın her 10 metresinde basınç 1 atmosfer artar.

Bu hesaba göre su yüzeyindeki herhangi bir hava boşluğunun hacmi 10. metresinde yarıya, 20 m de üçte birine, 30 m de dörtte birine iner.

Genellikle derinlikler endişe verici görülse de aslında ilk 10 m de en büyük hacim değişikliği olur. Bu sebeple sığ dalışlar bile oldukça tehlikelidir.

Atrofik kulak zarı, ya da stapes ameliyatı olmuş olanlar, aktif allerjik nezlesi, üst solunum yolu enfeksiyonu, septum deviasyonu, nazal polipozis gibi hastalıkları olanlar sığ sularda da risk altındadırlar.

Kulak-Burun-Boğaz yollarında barotravma’ya bağlı olarak oluşabilecek sorunlar;

  • Dış ve Orta Kulak barotravması
  • İç Kulak barotravması Paranazal sinüs barotravması
  • Diş barotravması
  • Alternobarik vertigo

Dalışlarda basınç değişimlerinden en sık etkilenen bölgeler orta kulak ve sinüslerdir.

Eustachi borusu tıkanıklığı ya da sinüs girişlerinin tıkanıklığı durumlarında dalışlarda kulağı eşitlemenin (basıncı) mümkün değildir.

Eustachi borusu tıkanıklığı ya da sinüs girişlerinin tıkanıklığı ilaç tedavisi ya da cerrahi tedavi ile giderilmesi gereken geçici bir dalış engeli durumlarıdır.

Dalışta Kulak – Burun – Boğaz Sahasına Ait Risk Faktörler

Dış Kulak Yolu Buşonu

Serumen, dış kulak yolunun sağlığı açısından çok gerekli kulağın doğal salgısıdır.

Lakin bazı durumlarda aşırı serumen oluşması ya da yeterince dışarıya atılamaması sebebiyle dış kulak yolunda birikip, buşon (tıkaç) oluşturabilir. Sıklıkla kulağı temizlemek maksadı ile yapılan eylemler daha da fazla tıkanmasına yol açar.

Dalış sırasında kulağa kaçan su hali hazırda dış kulak yolunda var olan buşon tarafından emilerek dış kulak yolu iltihaplarına yol açabilir.

Yine kulak yolunun tam tıkanıklığında dalış yapılan ortam suyunun serinliği tıkalı kulak yolu ile tıkalı olmayan kulak yolu arasında ısı farkına ve dolayısı ile baş dönmesine yol açar.

Buşon ile kulak zarı arasındaki alanda sıkışan havanın hacmi dış kulak yolu barotravmasına yol açmak açar.

Rutin her dalışta dış kulak yoluna su ile dolar. Dalıcı farklı manevralara orta kulak basıncını çevredeki su basıncına eşitlemeye çalışır. Muvaffak olduğunda da sorun yaşamaz.

Ancak, dalıcının dış kulak yolunda tıkayıcı herhangi bir madde (buşon, yabancı cisim, kulak tıkacı, vs..) varsa, yukarıda da bahsi geçen (bu tıkaç ile kulak zarı arasında hapsolmuş) havalı alan oluşur. Yüzeyde herhangi bir sorun yoktur.

Fakat dalıcı dalış esnasında alçalma safhasında çevre basıncı artacağından bu alandaki hapsolmuş havalı alanın hacmi azalır ve kulak zarı dışarı doğru (bu havalı alana doğru) itilmiş olur.

Bu durum ağrı, kanama ve zarda yırtılmaya neden olabilir.

Bunun için gerekli basınç farkı sadece 150 mmHg kadardır ve 2 m lik derinlikte oluşabilir.

Çözümü, dalış öncesi aile hekimi veya işyeri hekimi tarafından muayene edilmesi gerekli gördüğü takdirde buşon’un çıkarılmasıdır. Aile hekimi veya işyeri hekimi gerekli gördüğü durumlarda KBB uzmanına da muayene olunması gerekebilir.

İşitme Kayıpları

İşitme eşiği sınırı amatör dalıcılar için önemli değildir. Lakin rutin konuşmaları işitip anlayabilecek “yeterli işitme”sinin olması gerekmektedir. Tabi ki dalış öncesi hayatında işitme kaybı olan dalıcılara dalış etkinliğinin işitme sistemi üzerine zararlı etkileri olabileceği bilgisi verilmelidir. Özellikle bir kulağı işitme kayıplı olan tek kulağı ile işiten dalıcılara işitmelerinin kötüleşebileceği konusundaki riskler anlatılmalıdır. Özellikle işitme yetenekleri ile hayatlarını kazananlar, mesleklerini icra edenler (Müzisyenler, Ses – Sonar Operatörleri, Pilotllar vb gibi) için bu bilgilendirme önemli bir husustur.

Dalış yapanlarda İşitmenin bozul sebepleri;

  • Barotravma
  • İç kulak dekompresyon hastalığı
  • Basınca bağlı koklear dejenerasyon

Kulak Zarında Çökmeler ve Retraksiyon Poşları

Eustachi borusu fonksiyon bozukluğu ve/veya geçirilmiş orta kulak hastalığı olduğunu gösterir. Ki bu durum dalış için göreceli bir yasak oluşturur.

Dış Kulak Yolu Ekzostozları

Egzostoz dış kulak yolunun zara yakın olan kemik kısmındaki düzensizliktir.

Daha çok soğuk sularda yüzen ve dalan kimselerde oluştuğu varsayılır. Dış kulak yolunun kısmi tıkanması yoluyla serumen birikmesini ve onunla ilgili problemleri kolaylaştırır. Geniş ve tıkayıcı ekzostoz’lar cerrahi müdahale ile giderilebilir.

Kulak Zarı Delinmesi ve Timpanoplasti Ameliyatı

Kulak zarının delinmesi ya da yokluğu, dalışa kesin enge bir durumdur.

Çünkü; kulak zarı dış kulak yolu ile orta ve iç kulağı ayıran bir bariyerdir. Olmaması yada delik olması orta ve iç kulağa su kaçması ile enfeksiyona neden olur. Aynı zamanda sağlam kulak ile arasında basınç farkı ve/veya ısı farkı oluşması nedeniyle şiddetli baş dönmesi bulantı ve kusmaya neden olması sebebiyle su altında hayatı tehdit edicidir.

Geçici kulak zarı delinmelerinde, yırtılmalarında ise iyileşmenin düzeyi değerlendirilmeli, klinik iyileşme izlenmeli ve ilk 4-6 hafta dalış geçici olarak engellenmelidir.

Timpanoplasti, (zardaki deliğin kapatılması ameliyatı) sonrasında bazı KBB uzmanları dalışı yasaklarken, diğer bir kısmı da dalışa onay verirler. (Onay veren KBB Uzmanları, ameliyat sonrasında, bilinçli ve tecrübeli dalgıcın, orta kulak sıkışmasına engel olabileceği ve dalışa devam edebileceği yorumunu yapmaktadır.)

Orta Kulak Operasyonları

Orta kulağın büyük ameliyatları dalışa kesin engel bir durumdur.

Diğer orta kulak ameliyatları sonrasında, özellikle ameliyatı yapan KBB uzmanı mümkün değilse başka KBB uzmanı dalış yapıp yapamayacağı kararı vermelidir.

Basit masteidektomi geçirilmiş olması dalış için aykırılık oluşturmaz.

Effüzyonlu Otit (Orta kulakta sıvı birikmesi) ve Grommet (kulak havalandırma tüpleri)

Effüzyon (orta kulak sıvıları) oluşma sebepleri;

  • Eustachi borusunun iyi çalışmaması.
  • Orta kulağın iyi havalanamaması ve basıncın düzenlenememesi. Dalış yasaktır.

Kulak zarına havalandırma tüpü takılması durumunda da hem açık olan tüpten orta kulağa su kaçıp enfeksiyona ya da baş dönmesine neden olabileceği, hem de tüpün tıkalı olabileceği ve bu durumda basıncın dengelenemeyeceği nedenleriyle dalış önerilmez.

Otoskleroz ve Stapedektomi Ameliyatı

Otoskeroz, kulak zarında delik, kulakta ağrı ya da akıntı olmadan, işitmenin genç / orta yaşlarda bozulmasıyla ve sesin iç kulağa iletiminin engellenmesiyle karakterize bu durumda, Stapedektomi operasyonu ile hareket yeteneğini kaybeden stapes (özengi) kemikciği çıkarılıp yerine protez (piston) konur.

Bu ameliyattan sonra hastanın işitmesinin tam düzelmesine ve hiçbir denge şikayeti olmamasına rağmen kesin dalış yasağı vardır.

Aksi halde dalış derinliği ile artan dış ortam basıncı, takılan pistonu iç kulağa iterek, çok şiddetli baş dönmesi, bulantı ve kusma sonucunda hayatı tehdit edici bir durum oluşturabileceği gibi; olası bir kulak enfeksiyonu da işitmede tam ve geri dönmez kayıplara (sağırlığa) yol açabilir.

Yuvarlak Pencere Yırtılması

Dalışlarda iniş sırasında şiddetli Valsalva manevrası ile ya da yükselme sırasında orta kulak basıncının dengelenememesi sonucu oldukça nadiren meydana gelir. Sualtında olduğunda dalıcının hayatıtehdit eden ciddi bir risktir. Acil bir kulak ameliyatı gerekir.

Meydana geldiğinde işitmede kayıp, şiddetli baş dönmesi, bulantı ve kusma ile seyreder.

Yırtık tamiri sonucunda işitme ve denge sorunları tamamen giderilebilir.

Ameliyat başarılı da olsa da; KBB hekimlerinin bir kısmı dalış önermezken. (Dalış yasağına rağmen dalışa devam edenlerin sorun yaşamaması sebebi ile) bazı KBB hekimleri dalışa izin vermektedir.

İç Kulak Dekompresyon Hastalığı

Dekompresyon hastalığı iç kulakta da oluşabilir ve gerek işitmede gerek dengede kalıcı bozukluklara yol açabilir. Sportif dalışlar açısından sorun olmasa da profesyonel dalışlar önerilmez.

Meniere Hastalığı – Ani işitme kaybı (İç kulak hastalıkları)

Meniere hastalığı, iç kulaktaki endolenf sıvısının miktarındaki artış nedeniyle baş dönmesine yani denge bozukluğu ve iştime kaybına yol açabilen bir iç kulak hastalığıdır.

Ani işitme kaybı, daha önce herhangi bir problem olmadan, 72 saat içinde gelişen, işitme testinde birbirini takip eden üç frekansta en az 30 dB ‘den fazla kayıp görülen ve işitme siniriyle iç kulak dokusu üzerinde hasar oluşmasına denir.

Kulak işitme organı olduğu gibi iç kulak aynı zamanda denge organıdır. Bu sebeple iç kulağın tüm hastalıklarında dalış tehlikeli olması sebebi ile kesin dalış yasağı vardır.

Yarık Damak

Damak Yarığı olanlar (tamir edilmiş de olsa), sık rastlanan tuba Eustachi fonksiyon bozuklukları nedeniyle dalış öncesi dikkatli kontrolden geçirilmelidirler.

Burun İçi Tıkanıklıkları

Septum Deviasyonu (Burun orta bölme eğriliği) ve Konka hipertrofileri gibi burun içi tıkayıcı nedenlerle cerrahi girişim de gerekebilir. Dalışa Göreceli Engeldir.

Allerjik Nezle

Allerji, burun ve kulak içinde ödem meydana getirerek kulakta ve sinüslerde barotravmalar açısından dalışta belirgin risk oluşturur. Dalışa Göreceli Engeldir.

Polipler

Polipler, (Sinüslerdeki) hem kulak hem de sinüs barotravmaları açısından dalışta belirgin risk oluşturur. Dalışa Göreceli Engeldir.

Üst Solunum Yolları Enfeksiyonu ve Sinüzit

Nezle durumunda orta kulak ve sinüs sıkışmaları dikkate alınarak dalış önerilmez. Dalışa Göreceli Engeldir.

Üst Solunum Yolları Enfeksiyonu olan dalıcılar hem orta kulak ve sinüs sıkışmaları dikkate alınarak hem de olası bronş ve Akciğer sıkışmaları nedenleriyle dalış yapmamalıdır. Dalışa Göreceli Engeldir.

Sinüs barotravması en çok tutulan sinüsler, klinik açıdan maksiller sinüsler, radyolojik açıdan frontal sinüslerdir.

Dalışın alçalma safhasında, sinüs ostium’unun tıkanıklığı nedeniyle oluşur. Sinüs boşluğunda oluşan göreceli vakum ödem ve kanamaya yol açar. Ağrı ortaya çıkar. Yükselme safhasında, sinüslerde genişleyen havanın bu kanı dışarı atmasına bağlı olarak burundan kan gelir.

Trakeostomi

Soluk borusuna bir çok sebeple delik açılması (Trakeostomi) gerekebilir. Yine Gırtlak kanseri sonrasında gırtlağın çıkarılması (Total Larenjektomi) gibi durumlarda dalış sporu zaten olanaksızdır.

Felç ve Kanser

Yüz Siniri Felçleri Ve Baş-Boyun Kanserleri Radyoterapisi sonrasında dalış sporuna devam edilmesi önerilmez.

Diş Sorunları

Diş çürükleri, diş eti abseleri, dolgu ve kaplama altı boşluklar, kanal tedavisi sonrası oluşan boşluklar, tam ya da kısmi hareketli protezler gibi durumlarda dişin içine hava girmesi yoluyla, derinlikte oluşacak basınç değişikliklerinde sıkışma ve ağrı yapabilecek hastalıklarda dalış yasaklanmalıdır.

⭐️⭐️ Dişi olmayan dalgıçlar regülatörü rahat kavramak için özel ağızlık yaptırmalıdır.

KBB MUAYENESİ SONUÇLARINA GÖRE DALIŞ ONAY DURUMU

Dalış nedeniyle sakatlık ve ölüm şeklinde yüksek risk olan tıbbi bulgularda kesin dalış yasağı vardır ve dalışa kesin engel durumlar” başlığı altında aşağıda ayrıntılandırılmıştır.

Zamanla ya da uygun tedavi ile normale dönebilecek olanlar veeya belli koşullarda dalış yapılabilecek tıbbi durumlarda göreceli dalış yasağı vardır ve “dalışa göreceli engel durumlarbaşlığı altında aşağıda ayrıntılandırılmıştır.

Zamanla kendiliğinden veya ilaç tedavisi ile ya da cerrahi tedavi ile iyileşecek geçici tıbbi durumlar düzelene kadar dalış yasaklanmalı, düzelme sonrası dalış yapılmalıdır ve “dalışa geçici engel durumlarbaşlığı altında aşağıda ayrıntılandırılmıştır.

DALIŞA KESİN ENGEL DURUMLAR

Kulak

  1. Kronik orta kulak hastalıkları (Kolesteatoma…vs)
  2. İç kulak hastalıkları (Meniere hastalığı…vb)
  3. Geçirilmiş yuvarlak pencere yırtıkları
  4. Geçirilmiş ossiküloplasti ameliyatları
  5. Geçirilmiş Stapedektomi ameliyatı
  6. Geçirilmiş iç kulak ameliyatları

Baş-boyun

  1. Trakeostomi (Boyunda solunum deliği) varlığı
  2. Üst solunum yolları darlıkları ve tıkanıklıkları
  3. Larengosel (Gırtlak hava kistleri)
  4. Larenjektomi ameliyatları
  5. Gırtlakta paralizi
  6. Gırtlakta stenoz
  7. Gırtlakta tümör

DALIŞA GÖRECELİ ENGEL DURUMLAR

Kulak

  1. Orta kulak basıncını dengeleme sorunları (Yüzeyde ya da dalışın ilk metrelerinde eşitleme problemi olması)
  2. Kulak zarı havalandırma tüpleri (Grommet kısa süreli kulak tüpü)
  3. Kulak zarı delikleri
  4. Effüzyonlu otit

Burun ve sinüsler

  1. Septum deviasyonu
  2. Allerjik nezle
  3. Nazal polip
  4. Ü.S.Y.E.
  5. Sinüzit
  6. Nezle
  7. Grip

DALIŞA GEÇİCİ ENGEL DURUMLAR

Kulak

  1. Orta kulak basıncı dengelenme sorunları (Eustachi borusu fonksiyon bozuklukları)
  2. Geçirilmiş kulak kepçesi donmaları, tekrarlayan dış kulak iltihapları
  3. Aşırı ince (monomenik) timpan zarı, timpan zarı retraksiyonları
  4. Geçirilmiş kulak zarı delikleri, kulak ameliyatları
  5. Geçirilmiş iç kulak dekompresyon hastalığı
  6. Benign Paroksismal Postural Vertigo
  7. Tekrarlayan orta kulak iltihapları
  8. Dış kulak yolunun aşırı darlıkları
  9. Belirgin işitme kayıpları

Burun ve sinüsler

  1. Burun orta bölme eğrilikleri (septal deviasyonlar)
  2. Tekrarlayan sinüzitler

Baş-boyun

  1. Geçirilmiş yüz kırıkları
  2. Geçirilmiş radyoterapi
  3. Geçirilmiş fasial paralizi

⭐️⭐️⭐️⭐️ Profesyonel Sualtı adamlarında ⭐️⭐️⭐️⭐️

  • Orta kulak basınç eşitlemesini engelleyen patolojisi olanlar
  • Orta kulak cerrahi operasyonu geçirmiş (stapedektomi, protez vb.) olanlar
  • İşitme frekanslarında her iki kulakta ortalama 30 dB tek kulakta 50 dB kaybı olanlar dalamazlar.

İlk ve kontrol muayenelerinde odiolojik vestibüler ve odiometrik muayene zorunludur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Dalış tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/378050/

⭐️⭐️ Çevresel Fizyoloji ve Dalış Tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29456518/

⭐️⭐️ Uçuş ve dalışla ilişkili sağlık tehlikeleri. KBB yönleri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/2210584/

⭐️⭐️ Kulak Burun Boğaz ve spor tüplü dalış. Güncelleme ve yönergeler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/2857546/

⭐️⭐️ KBB tıbbında dalışın sağlık yönleri. Bölüm I: Dalışla ilişkili hastalıklar https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15221085/

⭐️⭐️ Dalış sporlarının kulak burun boğaz yönleri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/8407383/

⭐️⭐️ Kulak burun boğazda dalışın tıbbi yönleri. I. Barotravma ve dekompresyon hastalığı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/11199465/

⭐️⭐️ SCUBA Dalgıçlarında İç Kulak Rahatsızlıkları: Bir İnceleme https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34100753/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Yukarıdaki Tüm Bilgiler farkındalık yaratmak maksadı ile olup hekiminizin muayenesi veya görüşleri yerini tutamaz.

Bu sebeple hekiminize / hekimlerinize düzenli periyodik muayene olun ve yönlendirmelerine uyun.

Sağlıklı dalışlar dilerim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Çalışanın İşyerinde Kalp Krizi Sebepli Ölümünde İş Güvenliği Uzmanının Ceza Alacağı Kusurları

Bir çalışanın işyerinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesi, çoğu zaman “doğal ölüm” başlığı altında geçiştirilmeye çalışılır. Ancak ben bu tür olaylara baktığımda şunu çok net görüyorum: Bu tür ölümler, iş sağlığı ve güvenliği sistemi doğru kurulmuş olsaydı, büyük ölçüde önlenebilir ölümler sınıfındadır.

Bu nedenle olay sadece işvereni değil; tam zamanlı ya da yarı zamanlı fark etmeksizin iş güvenliği uzmanını da doğrudan ilgilendirir. Çünkü iş güvenliği uzmanı artık yalnızca “evrak düzenleyen” bir teknik personel değildir. Hukuken; riskleri gören, bildiren, yazan ve gerekirse durduran kişidir.

Sizlere, bir çalışanın işyerinde kalp krizi geçirerek ölmesi halinde tam zamanlı ve yarı zamanlı iş güvenliği uzmanının hangi durumlarda suçlu bulunabileceğini, hangi kanun ve maddeleri ihlal etmiş sayılacağını ve hangi cezalarla karşılaşabileceğini aşağıda ayrı ayrı değerlendireceğim.

1. OLAYIN HUKUKİ ÇERÇEVESİ: KALP KRİZİ VE İŞ KAZASI

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
Madde 13 açık:

Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen ve ölümle sonuçlanan olay iş kazasıdır.

Dolayısıyla işyerinde geçirilen kalp krizi, çoğu durumda iş kazasıdır.

Bu tespitten sonra soru şudur:
“Bu ölümde kim kusurlu?”

İşte burada iş güvenliği uzmanının yaptığı ya da yapmadığı her şey masaya yatırılır.

BÖLÜM 1
Tam Zamanlı İş Güvenliği Uzmanının Sorumluluğu

Tam zamanlı iş güvenliği uzmanı, işyerinde sürekli bulunan, iş organizasyonunu bilen, süreçlere hâkim olan kişidir. Bu nedenle sorumluluk alanı çok daha geniştir.

Tam Zamanlı Uzmanın Temel Hukuki Dayanağı

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
Madde 8

İş güvenliği uzmanı:

  • Risk değerlendirmesine katılmak
  • Tehlikeleri belirlemek
  • Önlem önerilerini yazılı sunmak
  • Uygulanıp uygulanmadığını izlemek
  • Hayati tehlike varsa bildirim yapmak

zorundadır.

Risk Değerlendirmesi Kusuru (Tam Zamanlı)

Kalp krizine yol açabilecek riskler:

  • Aşırı sıcak ortam
  • Ağır fiziksel efor
  • Uzun mesai
  • Gece vardiyası
  • Psikososyal stres
  • Gürültü
  • Kimyasal maruziyet

Eğer risk değerlendirmesinde:

  • “Kardiyovasküler riskler” yoksa
  • Vardiya ve mesai etkisi değerlendirilmemişse
  • Psikososyal riskler yazılmamışsa

tam zamanlı uzman doğrudan kusurludur.

İhlal edilen mevzuat:
  • 6331 Md.10
  • Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği Md.6
Yazılı Uyarı Yapmamak (En Kritik Kusur)

Benim gördüğüm davalarda en yıkıcı soru şudur:

“Uzman bu riski yazılı olarak bildirdi mi?”

Eğer tam zamanlı uzman:

  • Aşırı çalışmayı biliyor
  • Ağır iş yükünü görüyor
  • Sağlık risklerini fark ediyor
    ama yazılı bildirim yapmıyorsa, artık “ihmal” değil kusur vardır.

İhlal:

  • 6331 Md.8
  • İş Güvenliği Uzmanlarının Görev Yetki Yönetmeliği
Çalışmayı Durdurma Sürecini İşletmemek

6331 sayılı Kanun
Madde 13

Hayati tehlike varsa çalışma durdurulur.

Kalp krizi riski:

  • Bilinen kalp hastası
  • Aşırı sıcak + ağır iş
  • Uzun vardiya

birlikteyse hayati tehlikedir.

Buna rağmen tam zamanlı uzman susmuşsa:

→ Ağır kusur oluşur.

Tam Zamanlı Uzman İçin Ceza Senaryoları
Senaryo 1

Riskler yazılmamış, ölüm gerçekleşmiş

  • TCK 85 – Taksirle ölüme neden olma
  • 2–6 yıl hapis
Senaryo 2

Risk biliniyor, yazılı bildirim yok

  • TCK 22 – Bilinçli taksir
  • Ceza %50 artırılır
  • 3–9 yıl hapis
Senaryo 3

Birden fazla ihmal

  • TCK 85/2
  • 2–15 yıl hapis
BÖLÜM 2
Yarı Zamanlı İş Güvenliği Uzmanının Sorumluluğu

Şimdi çok kritik bir noktaya geliyorum.

Yarı zamanlı iş güvenliği uzmanları arasında çok yaygın bir yanlış inanış var:

“Ben ayda birkaç saat geliyorum, sorumluluğum sınırlı.”

Bu hukuken doğru değildir.

Yarı Zamanlı Uzmanın Hukuki Statüsü

Mevzuat, tam zamanlı–yarı zamanlı ayrımı yapmaz.
Sorumluluk görev alanı ve yapılan iş üzerinden değerlendirilir.

Yani:

  • Risk değerlendirmesine imza attıysan
  • Deftere yazdıysan
  • Tespit–öneri sunduysan

sorumlusun.

Yarı Zamanlı Uzmanın En Büyük Riski: İmza

Yarı zamanlı uzman genellikle:

  • Risk değerlendirmesine imza atar
  • Yıllık planları onaylar

Ama sahayı yeterince görmez.

Eğer imza attığı risk analizinde:

  • Kardiyak risk yoksa
  • Vardiya etkisi yoksa

ölüm halinde uzman doğrudan sorumlu olur.

“Görmedim” Savunması Neden Çöküyor?

Mahkemelerin yaklaşımı nettir:

“İmza attıysan, gördün sayılırsın.”

Yarı zamanlı uzmanın:

  • İşyerine az gelmesi
  • İşverene bağımlı olması

mazeret sayılmaz.

Yarı Zamanlı Uzman İçin Ceza Senaryoları
Senaryo 1

Eksik risk analizi + ölüm

  • TCK 85
  • 2–6 yıl hapis
Senaryo 2

Risk biliniyor, yazılı uyarı yok

  • Bilinçli taksir
  • 3–9 yıl hapis
Senaryo 3

Sahaya hiç girmeden imza

  • Ağır kusur
  • Belge iptali + hapis
Belge ve Meslek Sonuçları (Her İki Uzman İçin)
  • Yetki askıya alma
  • Belge iptali
  • OSGB sözleşme feshi
  • Mesleki itibar kaybı

Bunlar çoğu zaman hapis cezasından daha yıkıcı olur.

İş güvenliği uzmanı, “Ben söyledim ama dinlemediler” deme lüksüne sahip değildir.
Bunu yazılı hale getirmediyse, hukuken söylememiş sayılır.

Tam zamanlı ya da yarı zamanlı fark etmez.
İmza atan, sorumludur.

Bir çalışanın işyerinde kalp krizi geçirerek ölmesi halinde mahkeme şu soruyu sorar:

“Bu risk öngörülebilir miydi?”

Cevap “evet” ise, dosya kapanmaz.
Cevap “evet ama uzman yazmadıysa”, artık bu bir meslek sorumluluğu değil, ceza dosyasıdır.

Benim için en çarpıcı gerçek şudur:

İş güvenliği uzmanlığı artık teknik bir görev değil, yüksek cezai sorumluluk taşıyan bir meslektir.
Ve bu sorumluluk, sahaya girildiği gün değil; imza atıldığı an başlar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Eked – Loto’da Yapılan 20 Ölümcül Hata

Bu yazıyı yazmamızın nedeni teorik eksiklikler değil.
Bu yazıyı yazıyoruz çünkü aynı hataların tekrar tekrar yapıldığını, buna rağmen herkesin “bizde LOTO var” demeye devam ettiğini görüyoruz.

Şunu en baştan netleştirelim:

EKED-LOTO uyguladığını söyleyen ama aşağıdaki hataları yapan her işletme, aslında hiçbir şey uygulamıyordur.

Aşağıda sıraladığımız 20 hata; sahada, bakımda, duruşta, revizyonda ölümle sonuçlanmış veya sonuçlanmaya ramak kalmış olaylardan süzülmüştür.

1. “Makine Kapalı” Varsayımı

En ölümcül hata budur.

Makine kapalı olabilir.
Ama enerji kapalı değildir.

Kumandadan kapatılan hiçbir sistem izole edilmiş sayılmaz. Bu hata, bakım kazalarının başlangıç noktasıdır.

2. Tek Enerji Kaynağı Olduğunu Sanmak

Makinenin yalnızca elektrikle çalıştığını düşünmek, sahadaki en yaygın körlüktür.

Hidrolik, pnömatik, mekanik, termal veya yerçekimi enerjileri hesaba katılmadığında EKED-LOTO yarım bırakılmıştır.

Yarım bırakılan LOTO, hiç yapılmamış sayılır.

3. Artık Enerjiyi Yok Saymak

Kapatılmış ama boşaltılmamış sistemler sessizdir.
Ve sessiz sistemler en tehlikelileridir.

Basınçlı hatlar, kondansatörler, yaylar, sıcak yüzeyler…
Artık enerji dikkate alınmadığında kilit yalnızca bir aksesuar olur.

4. Kilidi Ortak Kullanmak

“Bu kilidi herkes kullanıyor.”

Bu cümle, EKED-LOTO’nun ruhuna ihanettir.

Kilit kişiseldir.
Ortak kilit, ortak ölüm riskidir.

5. Etiketsiz Kilitleme

Etiket yoksa iletişim yoktur.
İletişim yoksa kaos vardır.

Kimin, ne zaman, neden kilitlediği bilinmeyen her kilit; başkası tarafından açılabilir varsayılır.

6. Standart Dışı Etiket Kullanımı

Silinmiş, okunmayan, eksik veya el yazısıyla yazılmış etiketler etiket değildir.

Etiket, sahadaki herkes için aynı dili konuşmalıdır.

7. Denetleme (Test Etme) Aşamasını Atlamak

Enerjinin kesildiğini varsaymak, denetlemek değildir.

Makineyi çalıştırmaya zorlamadan, basıncı ölçmeden, hareketi test etmeden yapılan her LOTO tahmindir.

Tahminler insan öldürür.

8. “Hemen Yapıp Çıkacağım” Mantığı

En tehlikeli bakım cümlesi:

“İki dakikalık iş.”

Kazaların süresi yoktur.
İki dakika, iki saniyeye yeter.

9. Yetkisiz Personelin LOTO Yapması

EKED-LOTO bir refleks değil, yetkinlik işidir.

Eğitim almamış, yetkilendirilmemiş personelin yaptığı her kilitleme; sistemin bütünlüğünü bozar.

10. Grup LOTO’yu Bireysel Gibi Yönetmek

Birden fazla kişinin çalıştığı yerde tek kilit kullanmak, organizasyonel intihardır.

Grup LOTO; kilit kutusu, isim listesi ve eş zamanlı kontrol gerektirir.

11. Kilidin Anahtarını Saklamak

Anahtar cebinizde değilse, kilit sizin değildir.

Anahtarın bir yere bırakılması, kilidin sembolik gücünü yok eder.

12. Başkasının Kilidini Açmak

Hiçbir gerekçe, başkasının kilidini izinsiz açmayı meşrulaştıramaz.

Bu bir “iş hızlandırma” değil, potansiyel adam öldürme girişimidir.

13. LOTO’yu Sadece Bakım İçin Sanmak

Temizlik, ayar, kalibrasyon, arıza giderme…
Bunların hepsi LOTO gerektirir.

Bakım tanımını daraltmak, risk alanını genişletir.

14. Enerji İzolasyon Noktalarını Bilmemek

Makineyi tanımadan LOTO yapılamaz.

Enerji kaynakları, vanalar, şalterler, akümülatörler net değilse; yapılan işlem rastgeledir.

15. Prosedürü Kopyala-Yapıştır Yapmak

Başka tesisin LOTO prosedürü, sizin tesisinizde çalışmaz.

Her makine için özgün enerji izolasyon analizi yapılmalıdır.

16. Yönetimin LOTO’yu “Zaman Kaybı” Görmesi

Yönetimin inanmadığı bir sistem sahada uygulanmaz.

LOTO’ya tolerans tanıyan yönetim, kazaya zımni onay vermiştir.

17. LOTO İhlallerini Görmezden Gelmek

Bir kere göz yumulan ihlal, standart haline gelir.

Standartlaşan ihlal, istikrarlı kazaya dönüşür.

18. Kilidi Sökmeden Enerji Vermek

Bazı kazalar kilit varken olur.
Çünkü biri “kilidi görmezden gelmiştir”.

Bu, prosedür değil disiplin çöküşüdür.

19. LOTO’yu Kağıt Üzerinde Yapmak

İmzalanmış formlar, sahada kilit yoksa hiçbir anlam taşımaz.

EKED-LOTO masa başında değil, enerji noktasında yapılır.

20. EKED-LOTO’yu Kültür Haline Getirmemek

En büyük hata budur.

LOTO bir belge değil, reflekstir.
Refleks olmayan hiçbir güvenlik uygulaması kalıcı değildir.

SONUÇ
EKED-LOTO HATA KABUL ETMEZ

Benim için EKED-LOTO’nun özeti şudur:

Enerji affetmez.
Prosedür tolerans kaldırmaz.
İnsan hayatı pazarlık konusu değildir.

Bu 20 hatadan biri bile varsa, o tesiste EKED-LOTO yoktur.
Sadece adı vardır.

Hemen Başvurun

Türkiye ve Yurt dışı eğitimlerimiz devam etmektedir.

📞 Bilgi ve kayıt için:

📍 Tetkik Eğitim Merkezi : Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
📞 Eğitim Koordinatörü Telefonu: +90 530 568 42 75

📞 Tetkik Merkez Telefonu: +90 232 265 20 65
🌐 Web sitemiz: https://tetkik.com.tr/
📧 Bilgi: [email protected]

🔔 Unutmayın: Bir enerji kaynağını güvenli hale getirmeden yapılan her müdahale, ciddi kaza riski demektir.
EKED – LOTO, iş güvenliğinde hayati bir kalkandır!

EKED – LOTO hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için bizi arayabilir yada internet sitemizdeki kaynakları okuyabilirsiniz..

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Reaktif Zaman Testi – Uygulama Kılavuzu

I. BU YAZININ AMACI

Reaktif Zaman Testi (RZT), bir bireyin görsel, işitsel veya dokunsal uyarana karşı tepki başlatma süresini nesnel olarak ölçen nöromotor bir performans değerlendirme yöntemidir.

Yazımın amacı; iş sağlığı ve güvenliği, ergonomi, spor performansı, sürücü değerlendirmeleri, askeri personel taramaları ve nörolojik rehabilitasyon alanlarında güvenli, standardize edilmiş ve tekrarlanabilir bir test protokolü hazırlayabilmeniz için hatırlatma yapmaktır.

II. REAKTİF ZAMAN KAVRAMININ TEMELİ

Reaktif zaman (RT), sinir sisteminin 3 aşamalı bir süreçte verdiği cevaptır:

  1. Uyarının algılanması (sensory acquisition)
  2. Karar süreci (central processing)
  3. Motor cevabın başlatılması (motor execution)

Bu süreç hem beyin fonksiyonlarının bütünlüğü hem de kas-sinir iletim hızının sağlığı hakkında kritik bilgiler verir.

III. TESTİN KAPSAMI VE KULLANIM ALANLARI

RZT aşağıdaki klinik/saha alanlarında yaygın olarak kullanılmaktadır:

1. İş Sağlığı & Güvenliği / Operatör Değerlendirmeleri
  • Forklift, vinç, pres operatörleri
  • Yüksek riskli makine kullanıcıları
  • Reaksiyon hızı kritik olan işlerde periyodik tarama
  • Uykusuzluk, alkol, yorgunluk ve ilaç etkilerinin tespiti

2. Trafik ve Sürücü Yeterlilik Testleri
  • Ticari araç sürücüleri
  • Askeri sürüş testleri
  • Yaşlı sürücü bilişsel değerlendirmeleri

3. Spor Performansı
  • Nöromotor hız ölçümü
  • Refleks çalışmaları
  • Görsel-reaktif antrenman değerlendirmeleri

4. Klinik Rehabilitasyon
  • MS, Parkinson, periferik nöropati
  • İnme sonrası kognitif-motor geri kazanım
  • Vestibüler rehabilitasyon öncesi ve sonrası karşılaştırmalar

IV. TESTİN BİLEŞENLERİ

RZT 3 temel türde uygulanır:

1. Basit Reaksiyon Zamanı (Simple RT)

Tek tip uyaran – tek tip cevap
Örneğin: “Işık yanınca butona bas.”

2. Seçici Reaksiyon Zamanı (Choice RT)

Çeşitli uyaranlara farklı cevap
Örn: “Yeşile bas, kırmızıda basma.”

3. Ayrımcı Reaksiyon Zamanı (Discrimination RT)

Sadece belirli uyarana tepki verme
Örn: “Sadece üç kez yanıp sönen ışığa bas.”

4. Kompozit Çoklu İşlev Testleri (Dual/Multitask RT)
  • Görsel + İşitsel eş zamanlı
  • Görsel + motor koordinasyon
  • Reaksiyon + inhibitör kontrol testleri
    (Kognitif kapasiteyi daha derin değerlendirir.)

V. TEST ÖNCESİ HAZIRLIK PROTOKOLÜ
1. Ortam Hazırlığı
  • Oda sıcaklığı: 21–24°C
  • Gürültü: <40 dB
  • Aydınlatma: Homojen, gölgelenme yok
  • Dikkat dağıtıcı nesneler kaldırılmalı
  • Telefon, konuşma, hareketli objeler uzaklaştırılmalı

2. Cihaz Hazırlığı

Kullanılabilecek cihaz türleri:

Cihaz TürüAçıklama
Dijital RT cihazıProfesyonel tıbbi ölçüm cihazı
Mobil uygulama bazlı RT sistemleriEkran üzerinden ölçüm
Işık-bar duvar sistemleriSpor performans merkezlerinde
Rekabetçi reaksiyon panelleriÇoklu uyarı ve eğitsel uygulamalar

Cihaz kalibrasyonu mutlaka test öncesi yapılmalıdır:

  • Işık gecikmesi
  • Ses gecikmesi
  • Buton temas duyarlılığı
  • Sensör gecikme testi

3. Katılımcı Hazırlığı

Katılımcının test öncesi koşulları:

  • Son 8 saat alkol alınmamış olmalı
  • Son 24 saat ağır egzersiz yapılmamış olmalı
  • Son 6 saat kafein sınırlı (1 fincan üstü önerilmez)
  • Uyku süresi: en az 6-7 saat
  • Testten önce psikolojik durum değerlendirilmeli
    (Stres, panik, anksiyete RT’yi bozar.)

Sağlık Ön Değerlendirmesi:
  • Gözlük/lens kullanımı varsa bildirilir
  • İşitme kaybı olanlar test türüne göre ayrılır
  • Nörolojik hastalık öyküsü not edilir
  • Kol ve el yaralanmalarına dikkat edilir
  • İlaç kullanıyorsa kaydedilir
    (antidepresan, antipsikotik, antiepileptik RT’yi etkiler)

VI. REAKTİF ZAMAN TESTİNİN ADIM ADIM UYGULAMA PROTOKOLÜ

Aşağıdaki prosedür uluslararası geçerli RT ölçüm standardı temel alınarak genişletilmiştir.

📌 A. BASİT REAKSİYON ZAMANI PROTOKOLÜ

(Simple Reaction Time)

1. Pozisyonlama
  • Katılımcı sandalyeye dik oturur
  • Ayaklar yere tam temas eder
  • Ellerin pozisyonu: Dirsek 90–120° bükülü
  • Parmaklar buton üzerinde beklememeli
  • Göz yüksekliği ekrana paralel

2. Talimat

Örnek standart talimat:

“Birazdan ekranda rastgele bir zaman aralığında ışık yanacak. Işığı görür görmez mümkün olan en kısa sürede butona basmanızı istiyorum. Işığı beklemeyin, tahmin etmeyin. Uyarı gelmeden basmayın.”

3. Uyarı Süreleri

Rastgele aralıklar:

  • Minimum: 1.5 saniye
  • Maksimum: 3.5 saniye

Bu değişken süre tahmini önlemek içindir.

4. Deneme Sayısı
  • 5 deneme: Alıştırma
  • 15-30 deneme: Ölçüm
    (Profesyonel testlerde 30 tekrar önerilir.)

5. Ölçüm Sonuçları

Aşağıdaki parametreler kaydedilir:

  • Ortalama RT
  • En hızlı tepki
  • En yavaş tepki
  • “Anticipatory response” (erken basma) sayısı
  • “Missed response” (yanıtsız kalan uyarı) sayısı

📌 B. SEÇİCİ REAKSİYON ZAMANI PROTOKOLÜ

(Choice Reaction Time)

1. Talimat

“Yeşil ışık yanınca sol butona, sarı ışık yanınca sağ butona basın. Kırmızı ışık yanarsa hiçbir şeye basmayın.”

2. Uyarı–Cevap Haritalaması
UyarıMotor Cevap
YeşilSol el
SarıSağ el
KırmızıTepki yok

3. Hata Tipleri
  • Yanlış butona basma
  • Gereksiz basma
  • Geç cevap
  • Cevapsız uyarı

4. Ölçüm Süresi
  • 20–40 tekrar

📌 C. AYIRICI REAKSİYON PROTOKOLÜ

(Go/No-Go Testi)

1. Yöntem

Sadece hedef uyarıya basılır.

2. Örnek Talimat

“Sadece üç kez yanıp sönen ışığı gördüğünüzde butona basın. Diğer kombinasyonlarda basmayın.”

3. Ölçülen Değerlendirme
  • İnhibitör kontrol (özellikle sürücü ve operatör değerlendirmelerinde kritik)

VII. TESTİN GÜVENLİK KRİTERLERİ

Aşağıdaki durumlarda test uygulanmaz veya durdurulur:

1. Test Öncesi Yasak Durumlar
  • Epilepsi veya ışığa duyarlı epilepsi
  • Keskin baş ağrısı, migren atağı
  • Şiddetli uykusuzluk
  • Aktif psikotrop ilaç etkisi
  • Alkol/uyuşturucu şüphesi
  • Kafa travması sonrası ilk 24 saat
  • Akut panik atak veya anksiyete

2. Test Sırasında Durdurma Kriterleri
  • Baş dönmesi
  • Bulanık görme
  • Ani terleme / çarpıntı
  • Ellerde titreme
  • Bilinç bulanıklığı

VIII. SKORLAMA VE DEĞERLENDİRME
1. Normal Değerler (Yetişkin – Basit RT)
YaşOrtalama RT (ms)
18–30180–250 ms
30–40200–270 ms
40–50220–290 ms
50–60240–330 ms
60+260–360+ ms

2. Seçici Reaksiyon Normal Değerler
  • Genç yetişkin: 250–400 ms
  • Orta yaş: 300–450 ms
  • Yaşlı: 350–600 ms

3. Performansın Değerlendirme Şeması

A. İdeal Performans

  • Düşük varyans
  • Yüksek doğruluk
  • 1–2 anticipatory error
  • Ortalama <250 ms

B. Orta Seviye Performans

  • Ortalama 250–350 ms
  • Varyans artmış
  • 3–5 hata

C. Riskli Performans

  • Ortalama >350 ms
  • 5+ hata
  • Varyans çok yüksek

Bu sonuçlar özellikle makine operatörlerinde yüksek risk göstergesidir.

IX. REAKTİF ZAMAN TESTİNİN RAPORLANMASI
Standart Rapor İçeriği
  1. Katılımcı bilgileri
  2. Test yapılan ortam ve cihaz
  3. Test türü
  4. Hata analizi
  5. RT ortalaması ve dağılım grafiği
  6. Risk sınıfı
  7. Klinik/Operasyonel yorum
  8. Öneriler
    • Yeniden test
    • Uyku düzeni
    • Fiziksel kondisyon
    • Nörolojik değerlendirme
    • Gerekirse iş uygunluğu görüşü

X. HATALARIN YORUMLANMASI
1. Çok hızlı tepki (<100 ms)

→ Tahmin etme davranışı (anticipation)

2. Çok yavaş tepki (>500–600 ms)

  • Yorgunluk
  • Kognitif bozulma
  • Dikkat eksikliği
  • İlaç/alkol etkisi
  • Görsel–motor entegrasyon bozukluğu

3. Düzensiz tepki dağılımı

  • Uykusuzluk
  • Kafein etkisi
  • Anksiyete
  • Nörolojik problem şüphesi

XI. TESTİN TEKRARLAMA SIKLIĞI
İş Sağlığı İçin
  • Çok tehlikeli sınıf: 6 ayda 1
  • Tehlikeli sınıf: Yılda 1
  • Az tehlikeli: 1–2 yılda 1

Sporda
  • Sezon başı
  • Aylık takip
  • Rehabilitasyon sürecinde her 2 haftada bir

Sürücü Değerlendirmesi
  • 1–2 yılda bir
  • 65 yaş üstü: Yılda bir

XII. TESTİN GELİŞMİŞ VERSİYONLARI
1. DUAL TASK (Çift Görev) RT

İkili görev uygulanır:

  • Görsel uyaran + mental işlem
  • Görsel uyaran + koordinasyon

2. MULTITASK RT

Üç veya daha fazla görevin eş zamanlı yönetilmesi.

3. “Cognitive Load – Stress RT”

Stres altında reaksiyon ölçümü:

  • Zaman baskısı
  • Zorlayıcı ton
  • Gürültü stresörü

XIII. TEST PERFORMANSINI ETKİLEYEN TIBBİ, PSİKOLOJİK VE ÇEVRESEL FAKTÖRLER
A. Tıbbi Faktörler
  • Diyabetik nöropati
  • Hipotiroidi
  • MS
  • Parkinson
  • Serebellar bozukluklar
  • Depresyon
  • Anksiyete
  • ADHD
  • Antidepresanlar, benzodiazepinler

B. Psikolojik Faktörler
  • Test kaygısı
  • Agresif davranış
  • Motivasyon düşüklüğü

C. Çevresel Faktörler
  • Aydınlatma
  • Dikkat dağıtıcı ses
  • Ekran parlaklığı
  • Sandalyenin yüksekliği
  • Ortam sıcaklığı

XIV. TEST SONRASI GERİ BİLDİRİM

Katılımcıya aşağıdaki bilgiler verilmelidir:

  1. Ortalama reaksiyon süresi
  2. Hata türleri
  3. İş performansı / spor / sağlık açısından anlamı
  4. Risk kategorisi
  5. Geliştirilmesi gereken alanlar
  6. Gerekirse ileri değerlendirmenin önerilmesi
  7. Testten 24 saat sonra tekrar test yapılabilirliği

XV. PERFORMANSI GELİŞTİRME İÇİN ÖNERİLER
1. Nöromotor Antrenmanlar
  • El-göz koordinasyon çalışmaları
  • Renk seçici reaksiyon oyunları
  • Tenis topu yakalama egzersizleri

2. Kognitif Egzersizler
  • Hızlı karar oyunları
  • Dikey / çevresel görüş genişletme çalışmaları

3. Fiziksel Egzersizler
  • Refleks antrenmanı
  • Denge çalışmaları
  • Hafif kardiyo

4. Yaşam Tarzı Düzenlemeleri
  • Yeterli uyku
  • Kafein sınırı
  • Stres yönetimi
  • Düzenli egzersiz

XVI. TAM UYGULAMA SENARYOSU (ÖRNEK)

Aşağıda profesyonel kullanım için örnek bir uygulama seti yer almaktadır:

  1. Uygulayıcı ortamı hazırladı
  2. Cihaz kalibre edildi
  3. Katılımcı bilgilendirildi ve rıza alındı
  4. 5 denemelik alıştırma yapıldı
  5. 30 denemelik Simple RT uygulandı
  6. 40 denemelik Choice RT uygulandı
  7. Hatalar sınıflandırıldı
  8. Sonuçlar raporlandı
  9. Risk düzeyi belirlendi
  10. Öneriler sunuldu

XVII. SONUÇ

Reaktif Zaman Testi modern iş sağlığı, spor performansı, sürücü yeterliliği ve klinik nörolojik değerlendirme süreçlerinin temel parçalarından biridir. Sizlere; testi güvenli, geçerli, standardize ve bilimsel biçimde uygulamanızı sağlamak amacıyla hazırladığım bu yazının yararlı olmasını temenni ediyorum.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Çalışanın İşyerinde Kalp Krizi Sebepli Ölümünde İşyeri Hekiminin Ceza Alacağı Kusurları

İşyerinde bir çalışanın kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesi, ilk bakışta “doğal ölüm” gibi görünse de iş sağlığı ve güvenliği sistemi içinde çalışan herkes için — özellikle işyeri hekimi için — son derece ağır hukuki sonuçlar doğurabilecek bir olaydır.

Çalışanın işyerinde kalp krizi sonucu ölmesi halinde işyeri hekiminin sorumluluğu; yaptığı her muayene, yazdığı her rapor, görmezden geldiği her risk ve alımasını yazılı önermediği her önlem üzerinden tek tek incelenir. Eğer hekim, mevzuatın kendisine yüklediği yükümlülükleri ihmal etmişse, yalnızca idari değil, doğrudan ceza hukuku kapsamında yargılanması ve hapis cezası alması dahi mümkündür.

Sizler için, bir işyeri hekiminin bu tür bir olayda suçlu bulunmasına yol açabilecek tüm olası kusurları; iş sağlığı, güvenliği ve ceza hukuku açısından, ihlal edilen kanun ve yönetmelikleriyle birlikte ayrıntılı olarak aşağıda değerlendireceğim.

1. Olayın Hukuki Niteliği: Kalp Krizi = İş Kazası İncelemesi

Biliyoruz ki:
Bir çalışan işyerinde kalp krizi geçirerek ölürse, olay çoğu durumda iş kazası olarak kabul edilir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Madde 13’e göre:

Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen ve ölümle sonuçlanan olaylar iş kazasıdır.

Bu durumda olay yalnızca işveren açısından değil, işyeri hekimi açısından da soruşturulur.

Çünkü işyeri hekimi:

  • Çalışanın sağlık durumunu bilmek,
  • Riskleri belirlemek,
  • Uygunsuzluğu raporlamak,
  • Gerekirse çalıştırılamaz kararı vermek,
  • Acil müdahale sistemini kurmak/kurulması için gerekli yazılı bildirimleri yapmak

ile yükümlüdür.

Eğer bu yükümlülüklerden biri ihlal edilmişse, ölüm ile illiyet bağı kurulabilir

2. İşyeri Hekiminin Temel Yasal Sorumlulukları
2.1. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

Madde 8 – İşyeri Hekimi Görev ve Yetkileri

İşyeri hekimi:

  • Çalışanların sağlık gözetimini yapmak,
  • Riskleri değerlendirmek,
  • Uygunsuzlukları işverene yazılı bildirmek,
  • Hayati risk varsa Bakanlığa bildirmek,
  • Sağlık raporlarını doğru düzenlemek,
  • Acil durum planlarına katkı vermek

zorundadır.

Bu yükümlülüklerden herhangi biri ihlal edilirse hekim kusurlu sayılabilir.

3. Sağlık Gözetimi Yapmamak veya Yetersiz Yapmak
3.1. 6331 Sayılı Kanun Madde 15

Sağlık gözetimi zorunluluğu

İşyeri hekimi:

  • İşe giriş muayenesi yapmak
  • Periyodik muayene yapmak
  • Kronik hastaları izlemek
  • Riskli çalışanları takip etmek zorundadır.

Eğer kalp krizi geçiren çalışanda:

  • Hipertansiyon
  • Kalp hastalığı
  • Obezite
  • Diyabet
  • Kolesterol yüksekliği
  • Sigara bağımlılığı
  • Ailede kalp hastalığı öyküsü

varsa ve hekim bunları tespit etmemiş veya izlememişse:

→ Sağlık gözetimi ihlali oluşur.

Bu durumda hekim:

İşyeri Hekimi Yönetmeliği
Madde 9 ve 10’u ihlal etmiş sayılır.

Sonuç:

  • İdari para cezası
  • Belge askıya alınması
  • TCK kapsamında ceza davası
4. “Çalışamaz” veya “Uygun Değil” Raporu Vermemek

Eğer çalışan kalp hastası ise ve:

  • Ağır işte çalışıyorsa
  • Gece vardiyasındaysa
  • Aşırı stresli işteyse
  • Sıcak ortamdaysa

işyeri hekimi:

“Bu işte çalışamaz”
veya
“Şu şartla çalışır”

raporu vermek zorundadır.

Bu yapılmadıysa:

İhlal edilen mevzuat:

İşyeri Hekimi Yönetmeliği
Madde 7 – Sağlık gözetimi
Madde 9 – Risk değerlendirmesine katılım

Eğer hekim hastalığı biliyor ve çalışmasına izin veriyorsa:

→ Bilinçli taksir oluşabilir.

5. Risk Değerlendirmesine Katılmamak
6331 Madde 10

Risk değerlendirmesi zorunluluğu

İşyeri hekimi risk değerlendirmesine katılmak zorundadır.

Kalp krizi riskini artıran faktörler:

  • Aşırı sıcak
  • Aşırı efor
  • Gece vardiyası
  • Uzun mesai
  • Psikososyal stres
  • Gürültü
  • Kimyasallar

Eğer hekim bu riskleri yazılı olarak belirtmemişse:

→ Kusurlu sayılır.

6. İşverene Yazılı Uyarı Yapmamak

En kritik noktalardan biri:

İşyeri hekimi risk gördüğünde işverene yazılı bildirim yapmak zorundadır.

6331 Madde 8

Hayati tehlike varsa:
→ Bakanlığa bildirmek zorunda.

Eğer hekim:

  • Kalp hastası çalışanı biliyor
  • Ağır işte çalıştığını biliyor
  • Yazılı uyarı yapmıyor

ise ağır kusur oluşur.

Mahkemeler şu soruya bakar:
“Yazılı uyarı var mı?”

Yoksa:
→ Hekim sorumlu olur.

7. Acil Müdahale Sistemi Kurmamak/kurulması için gerekli yazılı bildirimleri yapmak

Kalp krizinde ilk 5 dakika kritik.

İşyeri hekimi:

  • İlk yardım sistemi kurmak
  • Eğitim vermek
  • Acil ekip oluşturmak
  • AED önerisinde bulunmak

zorundadır.

İhlal edilen mevzuat:

6331 Madde 11
Acil durum planı

İlk Yardım Yönetmeliği

Eğer:

  • İlk yardımcı yok
  • Eğitim yok
  • Müdahale gecikti
  • Ambulans geç çağrıldı

ve hekim sistem kurmadıysa:

→ ölüm ile illiyet bağı kurulabilir.

8. Türk Ceza Kanunu Açısından Hekim Sorumluluğu
TCK 85 – Taksirle Ölüme Neden Olma

Eğer hekimin ihmali ölümle bağlantılıysa:

2 yıldan 6 yıla kadar hapis.

Birden fazla kusur varsa:
2–15 yıl arası hapis.

TCK 22 – Bilinçli Taksir

Hekim riski biliyor ama önlem almıyorsa:

Ceza artırılır.

Örnek:

  • Kalp hastası olduğunu biliyor
  • Ağır işte çalıştırıldığını biliyor
  • Sessiz kalıyor

Bu durumda bilinçli taksir oluşur.

Ceza %50 artar.

9. Görevi Kötüye Kullanma
TCK 257

Görevini ihmal eden kamu görevlisi benzeri sorumluluk.

OSGB hekimi de sorumlu tutulabilir.

Ceza:
6 ay – 2 yıl hapis.

10. Olası Ceza Senaryoları
Senaryo 1

Sağlık muayenesi yapılmamış

İhlal:
6331 Md.15

Ceza:
İdari para cezası
2–6 yıl hapis (ölüm varsa)

Senaryo 2

Kalp hastası biliniyor, rapor verilmemiş

İhlal:
İşyeri Hekimi Yönetmeliği
TCK 85

Ceza:
3–9 yıl hapis
Bilinçli taksir artışı

Senaryo 3

Riskler yazılı bildirilmemiş

İhlal:
6331 Md.8

Ceza:
Hapis + belge askıya alma

Senaryo 4

Acil müdahale sistemi yok

İhlal:
6331 Md.11

Ceza:
2–6 yıl hapis
Tazminat sorumluluğu

11. Tazminat Sorumluluğu

Hekim:

  • İşverenle birlikte kusurlu bulunabilir
  • Maddi tazminat davasına dahil edilir
  • SGK rücu davası açabilir
  • Mesleki sorumluluk sigortası devreye girer

Milyon TL’lik davalar mümkündür.

12. Hekimin Belge ve Meslek Riski

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı:

  • Belge askıya alma
  • Yetki iptali
  • OSGB sözleşme iptali

uygulayabilir.

13. Değerlendirmem

Bu tür bir olayda en çarpıcı gerçeğin şu olduğunu düşünüyorum:
İşyeri hekimliği sadece “işe giriş / periyodik muayene yapmak – reçete yazmak” değildir.

İşyeri hekimi:

  • Riskleri gören,
  • Yazılı uyaran,
  • Gerekirse işi durduran,
  • Çalışanı koruyan

kişidir.

Eğer bir çalışan işyerinde kalp krizi geçirerek ölüyorsa ve hekim:

  • Hastalığı fark etmemişse
  • Fark edip raporlamamışsa
  • Uygunsuzluğu yazmamışsa
  • İşvereni zorlamamışsa
  • Acil sistemi kurmamışsa/kurulması gerekliğini yazmamışsa

soru şu olur:

“Bu ölüm gerçekten kaçınılmaz mıydı, yoksa ihmal sonucu mu gerçekleşti?”

Eğer mahkeme ikinci ihtimale inanırsa, işyeri hekimi için süreç yalnızca mesleki bir soruşturma olmaktan çıkar; ağır ceza yargılamasına dönüşür.

Ve şunu açıkça ifade ediyorum:
İşyeri hekimi artık yalnızca sağlık danışmanı değil, hukuki sorumluluğu son derece ağır olan risk yöneticisidir.

Attığı her imza, yazmadığı her rapor ve görmezden geldiği her sağlık riski; bir gün ceza dosyasında karşısına çıkabilecek potansiyel bir delildir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Pnömatik Sistemlerde EKED-LOTO Uygulamaları

Görünmeyen Enerjinin En Sessiz ve En Tehlikeli Hali

Pnömatik sistemler hakkında sahada en sık duyduğumuz cümle şudur:

“Hava bu, ne olacak ki?”

İşte kazalar tam olarak bu cümlenin kurulduğu noktalarda olur.

Biz pnömatik sistemleri hiçbir zaman “düşük riskli” görmedik. Aksine, kontrolsüz bırakıldığında en öngörülemez enerji türlerinden biri olarak kabul ederiz. Çünkü pnömatik enerji; görünmezdir, sessizdir, hızlıdır ve çoğu zaman kendini hissettirmeden öldürür.

EKED-LOTO’nun pnömatik sistemlerde doğru uygulanmaması, genellikle “elektrik kesildi ama…” ile başlayan cümlelerle sonuçlanır. Oysa pnömatik sistemlerde elektrik yalnızca kumandadır; asıl tehlike basınçtır.

1. Pnömatik Enerjinin Gerçek Tanımı – Sıkıştırılmış Risk

Pnömatik sistemlerde kullanılan hava veya gaz, yalnızca bir akışkan değildir.
O, sıkıştırılmış potansiyel enerjidir.

Bu enerji:

  • Ani ve kontrolsüz boşalabilir
  • Mekanik hareketi tetikleyebilir
  • Parçaları fırlatabilir
  • Uzuv sıkışmalarına neden olabilir

En kritik nokta şudur:

Pnömatik sistemlerde enerji, “kapattıktan sonra” da vardır.

2. Pnömatik Sistemlerde EKED-LOTO Neden Ayrı Ele Alınmalıdır?

Pnömatik EKED-LOTO uygulamaları, elektrikten farklıdır çünkü:

  • Enerji kaynağı tek noktadan gelmez
  • Hat içinde depolanmış basınç vardır
  • Akümülatör, hava tankı ve silindir içi basınç çoğu zaman unutulur
  • Valf kapalı olsa bile silindir hareket edebilir

Bu nedenle pnömatik LOTO, sadece kilitleme değil, sistematik basınç yönetimi gerektirir.

3. En Yaygın Ölümcül Yanılgı – “Hava Vanasını Kapattık”

Pnömatik kazaların büyük kısmı şu varsayımla başlar:

“Ana hava vanası kapalı.”

Bu yeterli değildir.

Ana vana kapalı olabilir ama:

  • Hat içinde basınç kalmış olabilir
  • Silindir iki yönlü basınç tutuyor olabilir
  • Regülatör sonrası basınç hâlâ aktiftir

Pnömatik EKED-LOTO’da yalnızca kaynağı kapatmak değil, sistemin tamamını basınçsızlaştırmak esastır.

4. Pnömatik EKED-LOTO’nun İleri Seviye Yaklaşımda Temel Adımları

Gerçek bir pnömatik EKED-LOTO uygulaması şu adımları içerir:

4.1 Enerji Kaynağının İzolasyonu
  • Ana hava besleme vanası kapatılır
  • Kilitlenir (kişisel kilit)
  • Etiketlenir
4.2 Basıncın Boşaltılması
  • Tahliye (dump) valfleri kullanılır
  • Hat içi basınç sıfırlanır
  • Silindirler güvenli konuma alınır
4.3 Artık Enerjinin Kontrolü
  • Silindirler manuel olarak hareket etmeye zorlanır
  • Manometreler sıfır basıncı göstermelidir
  • Akümülatörler ayrıca boşaltılır
4.4 Fiziksel Hareketin Engellenmesi
  • Askıda yükler mekanik olarak desteklenir
  • Silindir çubukları pim veya bloklarla emniyete alınır
4.5 Denetleme – Test
  • Sistem çalıştırılmaya zorlanır
  • Hiçbir hareket olmamalıdır

Bu adımlardan biri eksikse, yapılan işlem LOTO değildir.

5. Pnömatik Silindirler – En Çok Hafife Alınan Tehlike

Pnömatik silindirler, kazaların merkezindedir.

Çünkü:

  • Hızlıdırlar
  • Ani hareket ederler
  • İki yönlü kuvvet üretirler

Bir silindir, basınç aniden serbest kaldığında uzuv kopmasına kadar varan yaralanmalara neden olabilir.

Bu yüzden pnömatik EKED-LOTO’da:

  • Silindirler yalnızca basınçsız değil
  • Hareketsiz ve mekanik olarak kilitli olmalıdır.
6. Pnömatik EKED-LOTO’da Yapılan Kritik Hatalar

Sahada en sık karşılaştığımız hatalar şunlardır:

  • Tahliye valfinin kilitlenmemesi
  • Manometreye bakmadan “boşaldı” varsayımı
  • Silindir içi basıncın unutulması
  • Hava tanklarının devre dışı bırakılmaması
  • Birden fazla hava hattının varlığının gözden kaçması

Pnömatik sistemlerde hata payı sıfıra yakın olmalıdır.

7. Grup Çalışmalarında Pnömatik EKED-LOTO

Birden fazla kişinin çalıştığı pnömatik sistemlerde:

  • Herkesin kendi kilidi olmalıdır
  • Kilit kutusu kullanılmalıdır
  • Basınç boşaltma noktaları herkes tarafından görülmelidir

Aksi halde biri çalışırken diğeri farkında olmadan basıncı geri verebilir.

8. Pnömatik Sistemlerde Etiketlemenin Önemi

Pnömatik LOTO etiketleri özellikle şu bilgileri içermelidir:

  • Hangi hattın izole edildiği
  • Hangi silindirlerin devre dışı olduğu
  • Basıncın boşaltıldığı tarih/saat
  • Kilitleyen kişi

Etiketsiz pnömatik kilitleme, yanlış vananın açılmasına davetiye çıkarır.

9. Pnömatik EKED-LOTO Bir Refleks Olmalıdır

Pnömatik sistemlerde EKED-LOTO, “bakım başladığında” değil;
bakıma niyet edildiği anda devreye girmelidir.

Çünkü pnömatik enerji:

  • Beklemez
  • Uyarmaz
  • Affetmez
SONUÇ
HAVA GÖRÜNMEZ, AMA ETKİSİ ÖLÜMCÜLDÜR

Bizim pnömatik EKED-LOTO’ya bakışımız nettir:

Görmediğin enerji, en tehlikeli enerjidir.

Pnömatik sistemlerde doğru uygulanmayan EKED-LOTO:

  • Küçük yaralanma değil
  • Ani ve ağır travma üretir.

Bu nedenle pnömatik EKED-LOTO; basit bir vana kapatma işlemi değil, enerji disiplinidir.

Hemen Başvurun

Türkiye ve Yurt dışı eğitimlerimiz devam etmektedir.

📞 Bilgi ve kayıt için:

📍 Tetkik Eğitim Merkezi : Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
📞 Eğitim Koordinatörü Telefonu: +90 530 568 42 75

📞 Tetkik Merkez Telefonu: +90 232 265 20 65
🌐 Web sitemiz: https://tetkik.com.tr/
📧 Bilgi: [email protected]

🔔 Unutmayın: Bir enerji kaynağını güvenli hale getirmeden yapılan her müdahale, ciddi kaza riski demektir.
EKED – LOTO, iş güvenliğinde hayati bir kalkandır!

EKED – LOTO hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için bizi arayabilir yada internet sitemizdeki kaynakları okuyabilirsiniz..

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla