Dalış Yapanlarda Kulakta Perilenf Fistülü

Scuba dalışlarda gelişebilecek soruların ilk sırasında barotravmalar gelmektedir. Barotravmalara bağlı da bir çok sağlık sorunu gelişmektedir.

Barotravmaya bağlı gelişen sağlık sorunlarından biri de;

Perilenf fistülü, iç kulak sıvısının (perilenf) sızdığı yuvarlak ve/veya oval pencere zarlarında oluşan bir yırtıktır.

Perilenf, kemik labirentin içinde bulunan ve zarlı labirenti çevreleyen ve koruyan sıvıdır.

Perilenf, bileşim olarak hücre dışı sıvıya benzer (sodyum tuzları baskın pozitif elektrolittir) ve koklear su kemeri (bazen “perilenfatik kanal” olarak da adlandırılır) yoluyla beyin omurilik sıvısıyla süreklilik içindedir.

boşluk

Perilenf Fistülü Oluşumu

Dalış (scuba) sırasında Orta kulakta oluşan şiddetli barotravma veya kuvvetli Valsalva manevrası yapılması sonucu yuvarlak veya oval pencerenin bozulması ile labirentten perilenf sıvısı kaçağı olur.

Perilenf Fistülü Semptomları

  • Baş dönmesi
  • Vertigo
  • Dengesizlik
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • Kulaklarında çınlama (tinnitus)
  • Kulaklarda dolgunluk hissi
  • İşitme kaybı

Perilenf fistülünde semptomlar irtifa değişiklikleriyle (asansörler, uçaklar veya dağlarda seyahat), hava değişiklikleriyle ve fiziksel eforla kötüleşir.

Perilenf Fistülünde Yapılması Gerekenler

İç kulakta basınç dalgalanmasını önlemek için;

  • Ikınma
  • Hapşırma
  • Sümkürme
  • Cinsel aktivite
  • Yüksek sesle konuşma
  • Orta kulak dengeleme eylemi yapılmamalıdır.

Yatak istirahati ve 45 derece eğimli oturma pozisyonunda dinlenme tavsiye edilir.

Dalgıç uyarıları dikkate alarak dinlenir ise yuvarlak pencere fistülü genel oolarak 1 -2 haftada kendiliğinden iyileşir.

İşitme kaybının ilerlemesi veya şikayetler (semptomlar) devam ederse fistülü (yuvarlak pencere sızıntısını) onarmak için cerrahi müdahale gerekebilir.

Perilenf Fistülü Sonrası Dalış İzni

Fistülün (Oval veya yuvarlak pencere) akut semptomları düzelme kaydettikten sonra yaralanmanın veya fistülün cerrahi onarımın tamamen iyileşmesi bir kaç ay beklenmeli ve sonrasında dalgıcın ayrıntılı KBB muayenesi yapılmalı şüpheli süreçlerde dalışına onay verilmemelidir.

Dalış Sırasında Perilenf Fistülü Oluşumu Engelleme

Dalgıç dalış (scuba) öncesi kendi sağlık performansını – durumunu değerlendirmelidir. Soğuk algınlığı – Nezle – Grip ve kulak burun boğaz yollarında bir sorunu olup olmadığına özenn göstermelidir. Ööstaki borularının düzgün çalıştığından emin olmak için yüzeyde hafifçe dengeleme yapmalıdır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️ Anatomi, Baş ve Boyun, Corti Kulak Organı https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK538335/

⭐️⭐️Ses, patolojik akışkan-mekanik dalgalar üreterek kanal dehisansı sendromunda vestibüler sistemi anormal şekilde uyarır. https://www.nature.com/articles/s41598-018-28592-7

⭐️⭐️ SCUBA Dalgıçlarında İç Kulak Rahatsızlıkları: Bir İnceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9450052/

⭐️⭐️ Perilenfatik Fistül: Sınıflandırma, Etiyoloji, Tanı ve Tedavinin İncelenmesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7522398/https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7522398/

⭐️⭐️ Tüplü dalış ve otoloji: Tanı, tedavi ve ameliyat sonrası bakıma ilişkin öneriler içeren sistematik bir inceleme https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28641322/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla
Dalışta İç Kulak Barotravması

Dalış Yapanlarda İç Kulak Barotravması

İç kulak barotravması, su altı dalış sırasında eşitlemenin eksik yapılması veya eşitlemenin zorlayıcı yapılması sebebi ile basınç farkları oluşması ile iç kulakta oluşan hasardır.

Oluşan hasar sebebi ile iç kulak sıvısısının sızması görülebilir de görülmeyebilir de..

İç Kulak Barotravmasının Oluşma Mekanizması

İç kulak, orta kulaktan sonra gelen bölümdür. Hem işitme hem de denge organıdır.

Orta kulak boşluğundaki basınç düzgün bir şekilde eşitlendiğinde, iç kulak barotravması riski son derece düşüktür.

Orta kulaktaki basınç iniş sırasında eşitlenmezse, kulak zarındaki su basıncı orta kulak kemikçikleri aracılığıyla içeriye doğru oval pencerelere aktarılır ve yuvarlak pencere dışarı doğru çıkıntı yapar. Basıncın kendisi hassas iç kulak yapılarına zarar verebilir. Basınç aşırıysa, oval pencere veya daha yaygın olarak yuvarlak pencere yırtılabilir ve iç kulak sıvısı (perilenf) orta kulağa sızabilir (perilenf fistülü).

Valsalva manevrası, kranial dokulardaki ve dolaşımdaki basıncı artırır ve bu basınç koklear sıvıya iletilerek yuvarlak pencerenin dışarı doğru hareket etmesine neden olabilir. Basınç dalgaları tek başına pencere yırtılması olmadan iç kulağa zarar verebilir. Yırtılma meydana gelirse, iç kulaktan sıvı kaybı işitme organının ve bazen denge organının hasarına yol açar. Sızıntı kendiliğinden iyileşme veya cerrahi onarımla kısa sürede durdurulmazsa kalıcı işitme kaybı meydana gelebilir.

İç Kulak Barotravması Sırasında Dalgıçlar

Şunları deneyimleyebilir:

  • Şiddetli vertigo
  • İşitme kaybı
  • Kulaklarda uğultu/çınlama (tinnitus)
  • İstemsiz göz hareketi (nistagmus)
  • Etkilenen kulağın dolgunluğu

İç kulak barotravması geişimi sırasında orta kulak barotravmasının belirtileri neredeyse her zaman mevcuttur. Vertigo genellikle şiddetlidir ve mide bulantısı ve kusma eşlik eder.

İşitme kaybı tam, anında ve kalıcı olabilir, ancak dalgıçlar genellikle sadece yüksek frekansları kaybederler.

Kayıp ancak birkaç saat sonra fark edilir hale gelir. İşitme testi yaptırana kadar kaybın farkında olmayabilir.

Dalış Sırasında İç Kulak Barotravması Şüphesi Olursa

Sualtında vertigo başlaması durumunda derhal dalış sonlandırılmalıdır. Budy yardımı ile yüzeye çıkış sağlanmalıdır.

Dekompresyon hastalığı şüphesi varsa yüzeye çıkar çıkmaz oksijen tedavisine başlanmalıdır.

İlk yardım sağlayıcıları tam bir nörolojik değerlendirme yapmalı ve tüm bulgular kaydedilerek sağlık kuruuşuna varıldığında hekime teslim edilmelidir.

İç Kulak Barotravması mı, İç Kulak Dekompresyon Hastalığı mı?

Bu iki durum arasında ayrım yapmak önemlidir çünkü tedavileri farklıdır.

Herhangi bir tür dekompresyon hastalığı gelişiminde rutin tedavi uygulaması hiperbarik oksijen tedavisidir. (Rekompresyon odasında)

İç kulak barotravması olasılığı varsa tedavide rekompresyon veya herhangi bir basınç değişikliği uygulanmamalıdır.

Her iki durumda da semptomlar benzer olsa da, barotravma orta kulak basıncının eşitlenmesinin başarısız olmasından önce gelir ve genellikle dalışın başında meydana gelirken, dekompresyon hastalığı dalışın sonunda dekompresyonun başarısız olmasından kaynaklanır.

Tedavi Nasıl Yapılmalıdır?

Dekompresyon hastalığını ekarte etmek için acilen bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Hekim dekompresyon hastalığı olmadığına karar verirse, dalgıçları tedavi etme konusunda deneyimli bir KBB uzmanına danışınmalıdır.

Herhangi bir efordan, orta kulak dengelemesinden, irtifa veya dalış maruziyetinden, hapşırmaktan veya burun sümkürmekten kaçınılmalıdır.

  • Aspirin,
  • Nikotinik asit (vitaminler),
  • Diğer vazodilatörler
  • Antikoagülanlar kullanılmamalıdır.

Tedavinin ana hatları, oturma pozisyonunda yatak istirahatini ve intrakraniyal veya orta kulak basıncını artırabilecek herhangi bir zorlanmadan kaçınmayı içerir.

Semptomlar düzelmezse, ameliyat gerekebilir.

Yırtığın (fistül) iyileşmesi genellikle bir veya iki hafta içinde gerçekleşir. İşitme kaybı kalıcı hale gelebilir.

İç Kulak Barotravması Sonrası Dalış için Uygunluk Değerlendirmesi

Dalışa uygunluğun değerlendirilmesi, kalıcı hasarın derecesi ve tekrarlama olasılığına bağlı olarak uzman bir dalış hekimi tarafından yapılır.

İç Kulak Barotravması Sonrası Süreç

Çoğu durumda, tam iyileşme kendiliğinden gerçekleşir.

Fistül ortaya çıkarsa ve kendiliğinden kısa sürede iyileşmezse, ameliyat önerilebilir.

Bazı durumlarda, iç kulak kalıcı olarak hasar görebilir; vücut düzgün çalışmayan bir tarafa uyum sağlayabilir.

Diğer kulakta yaralanma meydana gelirse, durum ciddi olabilir ve denge sorunlarını güçsüzleştirebilir.

İç Kulak Barotravması Önlemek

Nazik ama etkili eşitleme tekniklerini öğrenilmelidir.

Valsalva manevrasını agresif bir şekilde kullanmaktan kaçınılmalıdır.

Sıkışıkken dalınmamalıdır

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Diyabetliler Nasıl Dalış Yapmalı?

Öncelikle herhangi bir kronik hastalığı olan her dalıcının hastalığının dalışa ve dalışın hastalığına etkilerini iyi öğrenmesi ve hekiminden tıbbi izin almadan dalış yapmaması gerekir.

Tabi ki olmazsa olmaz genel tıbbi değerlendirmelerden de geçmelidir.

Tüplü dalış eğitimini tamamlamanın yanı sıra kronik hastalığı olanların genele göre daha temkinli olması ve daha az derinliklerde tecrübe kazanması gerekmektedir.

Bu yazıdaki konumuz diyabetlilerin – şeker hastalarının dalış yapması olduğu için, diyabetik dalış protokolünü öğrenmeleri ve uymaları hayati önem arz eder.

O sebeple öncelikle diyabetik kişinin dalış yapıp yapamayacağına karar verelim.

Çünkü;

Diyabet, dalgıç için en azından göreceli bir kontrendikasyondur çünkü bilinç bozukluğu dalgıcın kendisine veya dalış partnerine bakma yeteneğini etkiler ve potansiyel olarak sağlık veya yaşam için önemli bir risk oluşturur. 

Diyabetik Kişinin Dalış Başvurusunda Onay Kriterlerimiz Ne Olmalı ?

  • Yaşı 18 ve 18’den büyük olmalıdır. Özel bir eğitim programında ve veli onayı varsa 16 yaş ve yukarı olmalıdır.
  • Diyabet için ilaç yeni başlanmışsa veya yeni değiştirilmiş ise;
    • Oral hipoglisemik ilaçlarla (OHA) üç ay dalışı erteleyin.
    • İnsülin tedavisinin başlamasından sonra bir yıl dalışı erteleyin.
  • En az son bir yıl içerisinde başkasının yardımı – müdahalesini gerektiren hipoglisemi veya hiperglisemi atağı yaşamamış olmalıdır. Olmuşsa son olay tarihinden itibaren bir yıl dalışı erteleyin.
  • Hipoglisemi farkındalığına ve kendi kendine erken müdahale edebilme becerisi sorgulanmalı – beceri eksikliğinde dalış onayı verilmemelidir.
  • Son bir ay içerisinde yapılmış olan Kan HbA1c ≤9 % olmalıdır.
    • >%9’luk değerlerde dalış izni verilmemelidir.
  • Diyabet hastalığına bağlı gelişmiş başka sorunlar (ikincil komplikasyonlar) var ise dalış izni verilmemelidir.
  • Diyabet hastalığı için takibini yapan hekim tarafından en az yıllık inceleme yapmalı ve dalgıcın hastalığının süreci ve dalış egzersizinin hastalığına etkisi hakkında takibi yapılmalı onayı alınmalıdır. Onay alınamadığı durumda dalış izni verilmemelidir.
    • Gerektiğinde su altı uzman hekiminden görüş alınmalıdır.
  • 40 yaşınnın üzerindeki dalış adaylarında kapta sessiz iskemi değerlendirmesi yapılmalıdır.
    • İlk değerlendirmeden sonra onay verilse dahi, diyabetlilerde sessiz iskemi için periyodik kontrol (kardiyoloji uzmanı aksini belirtmedikçe en az 6 ay aralıklarla) yapılması istenmelidir.

Diyabetik Dalıcılar Dalış Planlamasında Nelere Dikkat Etmeli

  • Konforlu çevre koşullarında dalmalıdırlar.
  • Dalışları deniz suyunda 30 metre derinliği geçmemelidir.
  • Dalış 60 dakikadan az sürmelidir.
  • Dalış zorunlu dekompresyon durakları içermemelidir.
  • Dalış arkadaşı – budy’si durumu hakkında (diyabetik olduğu) bilgi sahibi olmalıdır.
  • Dalış arkadaşı – budy’si hipoglisemi durumunda ne yapılacağını bilmelidir.
  • Dalış arkadaşı – budy’sinin diyabet veya dalışta risk teşkil eden bir hastalığı olmamalıdır.

Diyabetliler Dalış Günü Ne Yapmalı

Diyabet hastası olanlar, yaptıkları egzersiz, tükettikleri gıdalar veya kullandıkları ilaçlar sebei ile hipoglisemi riski taşırlar.Bu riski en aza indirmek maksadı ile dalış günü de sistemli olmaları ve önceden belirlenmiş bir protokol kullanmalıdırlar.

  • Dalış planlanan günden önceki gün;
    • Yaşantısı – egzersizler dengeli olmalıdır.
    • Beslenmesine – sıvı alım dengesine dikkat etmelidir.
    • İlaçlarını (Oral antidiyabetik haplar veya insülin dozlarını) saatinde almalıdır.
    • Önceden dalış deneyimi varsa, dalıştan önceki gün içinden başlayarak oral antidiyabetik veya insülin dozunda ayarlama – düzenleme yapılabilir.
  • Dalış planlanan gün sabahtan itibaren dalış anına kadar kendi öz değerlendirmesi yapmalıdır.
  • Diyabetli dalgıçların dalış günlerinde yeterli sıvı alımına özellikle dikkat etmeleri şarttır. Yüksek kan şekeri, artan diüreze yol açacaktır. Veriler sınırlı olsa da, diyabetli dalgıçlardan dalış sonrası gözlemlenen hematokrit artışının (dehidratasyona işaret eder) kasıtlı sıvı alımıyla önlenebileceğine dair bazı kanıtlar vardır.
  • Dalış sırasında glikoz değişkenliğini azaltmak için dalıştan en az 1,5 ila 2 saat, tercihen 3 saat önce bir öğün tüketilmelidir. 
  • Dalış öncesi suya girmeden önce;
    • Kan şekeri ölçümünde ≥150 mg·dL -1 (8,3 mmol·L-1) sabit veya yükselme eğiliminde olmalıdır.
    • Kan şekeri eğilimin değerlendirmek için aralıklara en az üç kan şekeri ölçümü yapılmalıdır. (60 dakika, 30 dakika ve dalıştan hemen önce)
  • Dalış öncesi suya girmeden önce kan şekeri değerleri;
    • <150 mg·dL-1 (8,3 mmol·L-1) ise dalışı geciktirin veya iptal edin.
    • >300 mg·dL-1 (16,7 mmol·L-1) ise dalışı geciktirin veya iptal edin.
  • Dalış yapılacak yerde (Teknede – botta vb gibi) Acil durumlara karşı;
    • Kolayca erişilebilen ve kullanılabilen oral glikoz bulundurulması gerekir.
    • Kolayca erişilebilen ve kullanıma hazır parenteral glukagon bulundurulması gerekir.
    • Dalış arkadaşı veya yüzeydeki başka bir kişi parenteral glukagon kullanımı konusunda bilgili olmalıdır.
  • Şüpheli hipoglisemi için bir sinyal olarak her iki elin baş ve işaret parmaklarıyla bir “L” işareti kullanılması önerilir.
  • Dalış esnasında su altındayken hipoglisemi emareleri olması durumunda, dalıcı budy’si ile yüzeye çıkmalıdır. (dalgıç arkadaşıyla birlikte), yüzeyde pozitif yüzdürme sağlamalı, derhal glikoz almalı ve sudan çıkmalıdır.
  • Dalıştan sonra 12-15 saat boyunca kan şekerini sık sık kontrol edilmelidir.
  • Tüm dalış bilgileri kaydedilmelidir. (Kan şekeri ölçüm değerleri, beslenme ve ilaç alımı )
  • Diyabetli dalgıçlar tüm dalış ayrıntılarını, olası kan şekeri müdahalelerini ve dalışla ilişkili olarak yapılan tüm kan şekeri değerlerini kaydetmelidir. Bu kayıt, dalışla ilgili gelecekteki planlamayı iyileştirmek için kullanılmalıdır.

Şeker hastaları doğru yaşam tarzı ile her sporu yapabilirler.

Hayatın keyfini doğruları yaparak çıkarın

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Tip 1 ve tip 2 diyabetli kişilerde rekreasyonel dalış: Yeteneklerin ve önerilerin geliştirilmesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7481121/

⭐️⭐️ Diyabetli tüplü dalış – İngiltere deneyimi 1991-2001 https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15796312/

⭐️⭐️ İnsülin gerektiren diyabetli rekreasyonel dalgıçlarda plazma glikoz tepkileri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15568417/

⭐️⭐️ Diyabetik bir tüplü dalgıç grubunda kan şekerinin kontrolü https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/9308144/

⭐️⭐️ Sürekli Glikoz İzleme Dalış ve Diyabet: İsveç Tavsiyelerinin Güncellenmesi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30712367/

⭐️⭐️ İnsülin gerektiren diyabetli acemi genç dalgıçlarda eğlence amaçlı dalışa plazma glikoz tepkisi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16716063/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Dalış Yapanlarda Hipotermi

Hipotermi, vücut içi sıcaklığının 35°C’nin (95°F) altına düşmesiyle ortaya çıkar.

İnsan homeotermdir.

Vücut yapısal olarak çevrelendiği ortama göre ısı üretimini ayarlar. Soğuğun beli bir değerinde vücut üretebildiğinden daha hızlı ısı kaybeder.

Vücudun ısı kaybedp kaybetmeyeceğini belirleyen faktörler

  • Cilt ile çevre arasındaki sıcaklık farkı
  • Çevrenin ısı kapasitesi (su için havaya göre çok daha fazladır)
  • Rüzgar veya su hareketlerinden (gelgitler ve akıntılar soğumayı hızlandırır)
  • Vücut kompozisyonu (hem daha yüksek yağ-yağ oranı hem de daha düşük vücut kütlesi-yüzey alanı oranı soğumayı hızlandırır)
  • Dalış kıyafetinin koruyucu kapasitesi

Hipotermi dalış da yaygın değildir ve olmamalıdır da. Lakin birçok dalış yapan farklı sebeplerle (Su altı fotoğraf çekimlerinde veya seyirlerinde hareketsiz kalmak yada çalışma sırasında vb gibi) aşırı derecede üşüyebilir ve rahatsız olabilir.

Dalış yapanın gövdesinin soğuktan korunması (yeterli izolasyonun sağlanması) kolaydır, lakin hareketlerin ve el becerisi korunabilmesi için, kol ve bacakların serbest kalması izolasyonu azaltırken üşümeye neden olur.

Su ısıyı havadan 20 ila 27 kat daha hızlı vücuttan uzaklaştırır.

Hipotermi genel olarak dalışın soğuk suya yapıması ile oluşur.

Dalışın (termal koruma olmadan) ani olarak 15°C daha soğuk suya yapılması ani bir soluk alma refleksine bu da dalıcının su solumasına neden olabilir.

Soğuğa bağlı stres vücutta tepkisel olarak kalp ve solunum hızının aşırı yükselmesine sebep olur.

Soğuk şokunun devamında ağrı ve zihinsel yönelim de bozukluk korku ve paniğe yol açabilir.

Dalış sırasında su sıcaklığına bağlı Islak elbise, kuru elbise, yarı kuru elbise ve diğer termal koruma ekipmanları, hayatta kalmaya yönelik malzemeler, soğuk suya bağlı şok etkisini büyük ölçüde azaltır. Lakin dalış süresi uzadıkça ısı kaybı kaçınımazdır.

Normotermik insan beyni, 10 dakikadan uzun süre akut asfiksiye maruz kalırsa geri döndürülemez hasara uğrar. Beyin dokusunun hipoksiye karşı önemli direnci, yalnızca sıcaklığı 37 santigrat dereceden 30 santigrat dereceye veya altına düştükten sonra gerçekleşir. 

Dalış esnasında vücudun ısı üretimini arttırmanın doğal ve istemsiz yolu titremedir. Bilinçli olarak yapılan hareketler de ısı artışını bier seviyeye kadar sağlar. Lakin dalış için kullanılan elbisenin termal koruması yetersiz hatta hiç yoksa su içinde soğuk ile temas yüzeyi arttığı için dalıcının vücut ısısının suya aktarılma ve dolayısı ile beden ısısının düşme hızı artar.

Dalış yapanlar genel olarak 24°C ve daha sıcak sularda vücut sıcaklıklarını koruyabilirler. Termal koruyucu dalış kıyafeti olmadan 24°C dan soğuk sularda vücut sıcaklığını koruyamaz.

Memelilerin hipotermiye tepkisi, genellikle titreme gibi kas aktivitesi yoluyla artan metabolik ısı üretimidir. 

Dalışta hipotermi, sıcak hatta tropikal sularda bile meydana gelebilir. Vücut sıcaklığının altında olan tüm su kütleleri içerisinde ısı alışverişi (Genel kütlesi küçük olan, büyük olanın sıcaklığına ulaşıncaya kadar devam eder) olur. Dalış yapan termal koruma giymediği takdirde 29°C ila 33°C lık suda yavaş ısı kaybının farkında olamayabilir.

Hipoterminin belirtileri ve semptomları, soğuğa maruziyetin ne kadar şiddetli olduğuna göre değişir.

Hipoterminin Sınıflandırılması

Hafif (35–32 °C)

Orta (32–22 °C)

Şiddetli (22–8 °C)

Hafif Hipotermide İlk Müdahale

Dalış sırasında hafif hipotermi geçiren dalıcı, yüzeye çıktığında konuşması berraktır. Soğuktan şikayet eder ve genel olarak titrer. Dudaklarında ve parmak uçlarında hafif mor renk görülür.

Hipotermik dalıcının vücudunda farklı – ek bir yaralanma olmadığı takdirde;

  1. Islak kıyafetlerini çıkarması sağlanır.
  2. Vücudun hızla ve travmatze edilmeden kurutulması sağlanır.
  3. Hızlı bir şekilde kuru ısıyı muhafaza edebilen kıyafetler giymesi sağlanır.
  4. Başı, saçları ve boynu muhafaza edecek şekilde sarılır. (Kapşon, bere, atkı, havlu vb gibi)
  5. Titremesine izin verilmelidir. Hafif hipotermide etkili bir yeniden ısınma sağlar.
  6. Egzersiz yapması da yeniden ısınma oranını artırabilir, lakin ilk zamanda ısı düşüşünü hafifçe artıracaktır. (Soğuk stresinden kurtulduktan sonra bile o anki sıcaklıkta devam eden bir düşüş) Bu düşüş süreci hafif hipotermi vakalarında sorun olarak düşünülmez.
  7. Hafif ısı veren ılık sıvılar içirilmesi hipotermyee eşlik eden dehidratasyonu da telaf eder. Burada dikkat edilmesi gereken ve sık yapılan hata alkol verilmesidir. ASLA Alkol vermeyin. Çünkü, Dehidratasyonu ve vazodilatasyonu (kan damarlarının genişlemesi) şiddetlendirir.
  8. Soğuk olmamak kaydı ile hazmetmesi kolay (hafif) ve enerji verici gıda verilebilir.
  9. Çeşitli pasif veya aktif yollarla vücudun ısınması sağlanır.
  10. Direk ısıya maruz bırakılmaz. (Isıtıcının önünde tutulması vb gibi)

Orta Düzeyde Hipotermide İlk Müdahale

Dalış sırasında orta düzeyde hipotermi geçiren dalıcı, yüzeye çıktığında/çıkarıldığında bilinçli fakat kafası karışıktır. İletişim kurulmaya çalışıldığında ilgisiz olabildikleri gibi iş birliği yapmayabilirler yada konuşmada zorluk çekebilirler.

  1. Hafif hipotermide yapılanlar aynen yapılmalıdır
  2. Kalp ritimlerinin bozulmuş olma ihtimali vardır. Bu sebeple nabız ve mümkünse kalp kontrolü yapılmalıdır.
  3. Vücudu nazik bir şekilde ovularak ısıtılmaya çalışabilir.
  4. Aktif ısıtma teknikleri olarak ısıtılmış battaniye, havayı ısıtma, ısıtılmış ve nemlendirilmiş solunum gazı gibi uygulamalar yapılabilir.
  5. Egzersiz önerilmez çünkü dalıcının fiziksel koordinasyonu bozulmuş durumdadır ve halen beden ısısının düşme halindedir.
  6. Dalış hipotermisinde beden ısısında devam eden düşme eğilimi kurtarma sırasında veya hemen sonrasında dalıcının fizyolojik çöküş riskini arttırır.
  7. Hipotermik dalgıç, emniyetli bir yere alıp ve ilk kısım işlemlerini yaptıktan sonra sırt üstü yatırılır, kalp ve baş aynı seviyede olacak şekilde ve tamamen istirahat halinde tutulur. Bu sayede çöküş riski azalır.
  8. Hipotermik dalgıç, yerden veya diğer soğuk yüzeylerden izole edilmelidir.
  9. Mümkün olduğunca fazla oksijen verin.
  10. Ilık su banyosu, (41°C fazla olmamalıdır çünkü daha yüksek ısı ciltte yanma hissi ve acı verir) orta düzeyde hipotermi mağduru dalgıçlar için iyi seçenektir. Banyoya transferleri ve banyo süresince yalnız bırakılmamalı ve devamlı yardımcı olunmalıdır.
  11. Su sıcaklığını kademeli olarak 45°C fazla olmayacak şekilde artırabilirsiniz.
  12. Sıcak su banyosu immkanı yoksa, yeniden ısıtmak için elektrikli pedler kullanılabilir. DİKKAT – bu ısıtıcı petleri asla doğrudan cilde uygulamayın. YANIK OLUŞABİLİR.

Şiddetli Düzeyde Hipotermide İlk Müdahale

Dalış sırasında orta düzeyde hipotermi geçiren dalıcı, yüzeye çıkartıldığında bilinçsiz olabilir, kalp atışları ve solunumları yavaşlamış olabilir veya kalp atışı algılanamayabilir, hatta ölmüş gibi görünebilir.

  1. Dalgıcın sudan çıkarılması sırasında, tepki verme yeteneğini ve normal solunumunu değerlendirin ve mağdurun sudan çıkarılması sırasında kalp durması riskinin arttığını unutmayın.
  2. İlk yardımın ABC sin hatırlayın ve solunum kontrolü yapın, boyunda şah damarı (karotis arterinde) nabız gibi yaşam belirtilerini kontrol edin.
  3. Hipotermi soğuk suya dalışı sonucu oluşmuşsa, ölüm genellikle bilinç kaybı ve ardından boğulma sonucu gerçekleşir.
  4. Solunum veya kalp atışı varsa, harici kalp masajına (göğüs kompresyonu) gerek yoktur. 
  5. Mümkün olduğunca fazla oksijen verin.
  6. Şiddetli hipotermik dalgıçın bilinci olmadığı durumlarda en önemli hedefler kan basıncını yeterli hale getirmek, solunumunu korumak ve daha fazla ısı kaybını önlemektir.
  7. Şiddetli hipotermi dalgıcın kalp durması riskini arttırır. Bu sebeple elle yapılan ısıtma nazik yapılmalıdır.
  8. Kalp ve baş aynı seviyede olacak şekilde ve tamamen istirahat halinde tutulmalıdır.
  9. Hareket etmesi (fiziksel aktiviteleri) engellenmelidir.
  10. Isıtma işlemleri yavaş seyirli olmalıdır.
  11. Şiddetli hipotermi de şiddetli hipotermik dalgıcı yeniden ısıtmak da kalpte aritmiye neden olabilir.
  12. Solunum ve nabız yoksa kalp atmıyorsa canlandırma – CPR’ a başlamalısınız.
  13. Eğer, boğulma hipotermiden önce gerçekleşmişse, başarılı bir canlandırma – CPR olasılığı düşüktür.
  14. Eğer, boğulma hipotermiden sonra gelişmiş ise başarı şansınız kalbin durduğu süre ile müdahaleye başladığınız aralığı süresine göre değişir (aslında bu tüm kalp durmaları için geçerlidir lakin soğuk suda olması CPR ile başarı şansını yükseltir)
  15. CPR, tıbbi yardım gelene kadar devam edilmelidir.
  16. Şiddetli hipotermi mağduru dalgıcı ortamda tekrar ısıtmak pek olası değildir, lakin onları daha fazla ısı kaybına karşı korumak amaç olmalıdır.

Temel yaşam desteği sağlamak, yeniden ısıtma çabalarından daha önceliklidir.

Hipoterminin bazı doğal koruyucu etkileri nedeniyle, uzun süreli CPR’den sonra başarılı canlandırma işlemleri olmuştur.

Soğuk (Hipotermi), beyin ve kardiyovasküler işlevleri belirgin bir şekilde yavaşlatır.

Bu sebeple klinik olarak ölü gibi görünen dalgıçların, uzun süreli CPR’den sonra bile nörolojik işlevleri bozulmadan tamamen canlandırıldığı durumlar olmuştur.

Kanama, vücut çekirdek sıcaklığının düşmesiyle oluşan bir diğer korkulan komplikasyondur. Kanama, pıhtılaşma sisteminde ve kan trombositlerinde hipotermi kaynaklı bir arızanın sonucudur.

Pıhtılaşma sistemindeki bu arızanın nedeni, enzimle çalışan kaskad sistemlerinin yalnızca sınırlı sıcaklık kısıtlamaları içinde çalışabilmesidir.

Sonuç olarak, çoklu travma geçirmiş hastaların çekirdek sıcaklığındaki bir düşüş, kanama kontrolünün eksikliği nedeniyle %100’e yakın ölüm oranıyla ciddi bir tehdittir.

Yeniden ısıtma şoku, iyi tanımlanmamış bir kavramdır ancak yeniden ısıtma sırasında kendiliğinden oluşan dolaşım fonksiyonunda ani ve beklenmedik bir azalmayla ilişkilidir. Ani formunda yeniden ısıtma şoku, yeniden ısıtma sırasında veya hemen sonrasında meydana gelir ve aritmi oluşumuyla ilgisi yoktur.

Dalış Harici Suda Hipotermiyi Önleme

  • Soğuk suya girildiğinde termal koruma giyilmemişse, can yeleği veya benzeri yüzdürme desteği ve bulunulan yerden kurtarılma şansı varsa, su yolu ile soğuğa maruz kalınan yüzey alanı en aza indirilen (dizleri bir araya getirip ve göğüse doğru çekilmelidir. Vücudun yüksek ısı kaybı olan bölgelerinin, yani koltuk altlarının, kasıkların, göğsün ve uylukların daha iyi korunmasını sağlar.) pozisyonda kalınmalıdır.

Dalışta Hipotermiyi Önleme

  • Dalış soğuk veya serin suda yapılacaksa, 27°C daha soğuk suda termal koruma dalış kıyafeti giyilmelidir.
  • 24°C daha soğuk suda önemli termal stres beklenir.
  • Serin veya soğuk suda güvenli dalış eğitimi ve deneyimine sahip olunmalıdır.
  • Termal koruma kıyafeti olmadan soğuk suya dalış, normalden çok daha hızlı bir güçten kaybına neden olur.

Ek – BİLGİ

Dachau İnsan Hipotermisi Çalışması

Daldırma-hipotermi projesi, Ağustos 1942 ile Mayıs 1943 arasında Hitler Almanyasında Dachau toplama kampında yürütüldü. Bilim dünyasını ikiye bölen bu çalışmaların sonuçları hakkında yorumları okumak isteyenler için… https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJM199005173222006

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Kadınlarda Dalış Öncesi Muayene ve Seçim Kriterleri

Dalış Muayenesi

Dalıcının sağlık durumunun dalışa uygunluğu değerlendirebilmek için; sualtının yoğun ve viskoz bir ortam olduğunu, derinliğin artışı ile birlikte dalıcının basınca maruziyetindeki değişimi, ortam (özellikle düşen) sıcaklıklığının insanlar üzerindeki etkisi bilmek gerekir.

Bilinmelidir ki dalıcının bazı tıbbi ve psikolojik durumları tüplü dalışa kesin veya geçici süreyle engel teşkü etse de sportif – keyif amaçlı dalışların kuralları, ticari veya askeri amaçlı dalışın katı kurallarından daha esnektir.

Scuba (Su altı tüplü dalış) dalışlarda gerekli tüm şartlar yerine getirildiğinde amatör dalıcılar için de profesyonel dalgıçlar için de riskler düşüktür.

Risklerin düşürülmesi için gereken şartların başında kişinin sağlık durumu gelir.

Bu sebeple dalış yapacak amatörlere de ve profesyonellere de sağlık durumlarının su altındaki şartlara uygun olup olmadığı açısından doğru bir değerlendirme – muayeneye yapımalıdır.

Dalış öncesi muayenenin amacı, dalış yapacak kişinin sualtı dalışını sağlığı açısından tehlikeye düşürecek bir sağlık sorunu olup olmadığını araştırmaktır.

Ayrıca dalıcıların su altına adaptasyonu için disiplinli olması ve uygun ekipmanla dalış yapması gerekir.

Her ne maksatla olursa olsun dalıcılar su altına ilk kez dalışın öncesinde ve sonra da yıllık periyodik olarak scuba dalışı konusunda hekimlik tecrübesi olan;

  • KBB
  • Göğüs Hastalıkları
  • Kalp Damar, Psikiyatri
  • Nöroloji
  • Dahilliye (Endokrin-Kan-Sindirim Sistemi açısından değerlendirecek)
  • Göz uzmanları değerlendirmelidir.

Dalıcını sorunu varsa ayrıca;

  • Ortopedi
  • Plastik Cerrahi
  • Cerrahi vb gibi bölümler değerlendirmelidir.

Tüm hekimlerin raporları ile birlikte Su Altı Uzmanı Hekim tarafından son değerlendirme yapılmalıdır.

Kadın ve erkek arasında fizyolojik bazı farklılıklar mevcuttur.

Bu farklar-farklılıklar su altı tüplü dalışını etkiler mi?

Gebelik süreci haricinde çok önemli bir fark olmadığını söylemek mümkünse de dalış muayenesinde fizyolojik farklılıkların bilinci içerisinde değerlendirme yapılmalıdır.

Kadınlar, erkeklere oranla yapı olarak daha ufak ve vücut ağırlığı olarak da hafiftirler. Buna bağlı olarak da yerçekimi merkezi daha aşağıdadır bu da özellikle iskelet sisteminde bazı önemli farklılıkları meydana getirmektedir.

Dalış İçin Kadınlarda Fizyolojik Genel Farklılıklar

  • Akciğerleri daha küçüktür
  • O2 kullanma kapasitesinin (VO2) erkeğinkinin %70 ‘idir
  • Vital kapasite daha düşük, istirahat solunum frekansı daha yüksektir
  • Aerobik kapasiteleri daha düşüktür (erkeklere nazaran %25 az hb’ne sahip oldukları için)
  • Kas kütleleri daha düşüktür
  • Laktik asit sistemi daha düşüktür
  • Kemik dansitesi kadında daha düşüktür
  • Pelvisin daha küçük olmasının etkisiyle kadınlarda, patella raterale doğru çekilir ve sonuç olarak menisküsler kadınlarda daha küçüktür
  • Artiküler kartilaj erkeğe oranla daha zayıftır ve kadınlarda kemik korteksleri daha incedir
  • Asetabulum ve pubis senfizi arasındaki mesafe fazla olduğundan iki kalça birbirinden daha uzak durur. Bu nedenle geniş valgum ve “ x bacak” görünümü vardır.
  • Aynı vücut ölçülerine sahip kadın ve erkek, alt ve üst extremitelerine göre karşılaştırıldığında erkekler genelde uzun kol ve bacaklara sahiptirler
  • Kadınların ise dirsek açısı erkeklerden daha geniştir
  • Kadınlarda ayak ve eller erkeklere oranla daha küçüktür
  • Eklem ve bağ yapıları daha ince ve zayıftır. Eklemlerde sürtünme daha azdır. Bu nedenle esneklik erkeklerden daha iyi gelişmiştir
  • Gövdelerinin üst kısımları bacaklara oranla daha fazla gelişmiştir
  • Vücut yağ oranları daha yüksektir (erkeklere oranla yağ dokusu %10 ile – iki kat arası daha fazladır)
  • Yağ kitlesinin rengi beyazdır, içerisinde mitakondria ve kılcal damar yoktur. İç ısıyı izole eder, destek doku vazifesi görür
  • Fizik kuvvetleri daha azdır
  • Isıya daha duyarlıdırlar
  • Kalp – nabız daha hızlıdır
  • Kalp volümü gerek mutlak gerek nispi anlamda daha düşüktür
  • Kalbin atım volümü daha düşüktür
  • Motor ve nönovejatif sistemle ilgili reaksiyon zamanları daha süratlidir
  • Erkeğe oranla daha heyecanlıdır
  • Arterleri daha dar ve duvar yüzeyleri daha incedir
  • Damar ağları daha yoğundur
  • Kan değerlerinde
    • Kreatin fosfokinaz,
    • inorganik fosfat,
    • açlık kan şekeri,
    • plazma testesteron,
    • eritrosit,
    • hematokrit,
    • hemoglobin,
    • serum demiri, daha düşüktür
  • İdrar değerlerinde
    • 17-ketosteroidi,
    • 17- hidroksi steroidi daha düşüktür.

Bu farklılıklar dalış performansını zamann zaman etkileyebilir.

Kadınlar düşük metabolizma hızı yüzünden hem birim yüzey alanı başına daha az ısı üretir hem de yüksek yüzey alanı oranı nedeniyle daha hızlı ısı kaybetmeye eğilimlidir. Bu durum birim hacme karşılık gelen yüzey alanının oldukça yüksek olduğu el ve ayaklar gibi vücudun uç bölümlerinde daha belirgin hissedilir.

Kadınlarda Dalışda Dekompresyon Hastalığı ve Gaz Embolisi Riski

Yağın nitrojen tutma yeteneği kana göre beş kat fazladır. Yağ oranları kadınların daha fazla olması sebebi ile dalış sırasında vücutta eriyen nitrojen gazının daha fazla tutulmasını ve yağ dokusunun nitrojeni bırakması daha uzun sürmesi beklenirken yapılan çalışmalar ve tüm istatistikler her iki cinste bu risklerin eşit olduğu görülmüştür.

Arteriel gaz embolisi içinde risk aynı şekilde daha farklı değildir.

Dokompresyon Hastalığı ve Gaz Embolisi riskinin dalıcıların cinsiyetleri ile ilgili değil tecrübeleri ve kurallara uyumu ile ilgili olduğu görülmüştür.

Menstrüasyon ve Dalış

Yapılan sınırlı çalışmalar incelendiğinde su altında hiperbarik ortama maruz kalma tekrarının artması ile hormonal süreçlerin, ovülasyonun ve menstrüasyonun etkilendiği yönünde bir bulguya rastlanmamıştır.

Menstrüasyon ile birlikte oluşan ödem ile teorik olarak nitrojen tutulumunun ve dolayısı ile dekompresyon hastalığı riskinin artması beklenir. Lakin bu güne kadar böyle bir bulguya rastlanmamıştır.

Menstrüasyon sırasında dalışlar tampon kullanımı ile yapılabilir. Genel olarak dalışlar en fazla 45 dk ya kadar sürmekte ve bu sırada minimal miktarda dışarı sızacak kanın köpekbalığı saldırısı riskini arttırmadığı bilinmektedir.

Menstrüasyon sırasında kadından kadına değişene baş ağrısı, halsizlik vb gibi yan etkiler dikkatli takip edilmelidir. Genel ollarak dalış için bir risk taşımadığı görülmüştür.

Gebelik

Gebelik sırasında vücutta su tutulumu artar, bu sebeple dalışlarda nitrojen retansiyonu riski artar.

Aynı zamanda gebelikte boğazda (farenks) ve gırtlakta da ödem olduğu için kulak ve sinüslerde basınç eşitlenmesi zorlaşmaktadır.

Gebelik bulantı kusmaları özellikle ilk üç ay sık rastlanmaktadır. Dalış sırasından risk teşkil etmektedir.

Gebe kadınların dalıştan kaçınmalarını gerektiren asıl konu ana rahmindeki fetüsün dekompresyon sorunlarından korunamaması ve dekompresyon hastalığı sonrasında malformasyon ve gaz embolisi riski altında olmalarıdır.

Gebelik Sonrası ve Süt Verme Döneminde Dalış

Öncelikle doğumun nasıl gerçekleştiği önemlidir.

Normal doğum sonrası enfeksiyon riski sebebi ile 3 hafta cinsel ilişki yasak olduğu gibi dalışı da bu şekilde değerlendirmeliyiz.

Sezeryan ile yapılan doğum sonrasında kesilen bölgenin fıtıklaşması (dalış tüpü, Ağırlık, BC ve diğer ekipmanların yükü sebebi ile) riski sebebi ile en az 2 ay dalış yapılmamalıdır.

Emzirme (süt verme) sırasında süt içinde birikebilecek nitrojenin miktarı önemsenmeyecek kadar az olup bebek üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi görülmemiştir

Doğum kontrol hapı (Oral Kontraseptif Hap) Kullananlarda Dalış

Genel olarak bilinen doğum kontrol hap kullanımı ile birlikte sigara kullanımı son derece risklidir. Bu risk su altı dalış (scuba) için ek bir risk teşkil etmez.

Lakin geçmiş veriler üzerinde yapılan bir incelemede dekompresyon hastalığı geçirmiş kadınların yaklaşık 1/3 ü menstüasyon sırasında olduğu ve yine tamamına yakının doğum kontrol hapı kullandığı görülmüş. Sadece istatistiksel verilere göre yapılmış bir araştırma da olsa kadınların menstrüasyon sırasında dalış yapmaları konusunda risk görülmektedir.

Kadınlara Yönelik Kanserlerde ve Tedavilerinde Dalış

Meme, Serviks, Yumurtalık ve Rahim Kanseri riski 30 yaş sonrası görülme sıklığı arttığı gibi kadınlarda ölüm sebeplerinin büyük bir oranını teşkil eder.

Bu hastalıkların süreçlerinde de tedavilerinde de farklı şikayetler görülmektedir. Bunların başında ciddi bulantı ve kusma gelmektedir. Ki bu durum dalışa uygun değildir.

Bu hastalıkların tedavisinde yapılan hem kemoterapilerde hem de radyoterapilerde başta akciğer olmak üzere diğer organlarda hassasiyet – hasar meydana gelebilir. Dalış sırasındaki zorlanmalar risk teşkil edebileceği için kişinin hekiminin dalış onayı alınmalıdır.

Tabi ki kanser cerrahisi sonrasında organlarının ve yüzeyel yara iyileşmesinin takibini yapan hekimin onayı ille dalış yapılabilir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Spor dalışının tıbbi yönleri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/9148089/

⭐️⭐️ Tüplü dalış: Sizin ve hastalarınızın bilmesi gerekenler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16913196/

⭐️⭐️ Hamilelikte SCUBA Dalışı https://www.jogc.com/article/S1701-2163(17)30967-2/abstract

⭐️⭐️ Dalış ve hamilelik https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/8888455/

⭐️⭐️ Dalış tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/378050/

⭐️⭐️ Çevresel Fizyoloji ve Dalış Tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29456518/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Yukarıdaki Tüm Bilgiler farkındalık yaratmak maksadı ile olup hekiminizin muayenesi veya görüşleri yerini tutamaz.

Bu sebeple hekiminize / hekimlerinize düzenli periyodik muayene olun ve yönlendirmelerine uyun.

Sağlıklı dalışlar dilerim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Dalış Öncesi Göz Muayenesi ve Seçim Kriterleri

Dalış Muayenesi

Dalıcının sağlık durumunun dalışa uygunluğu değerlendirebilmek için; sualtının yoğun ve viskoz bir ortam olduğunu, derinliğin artışı ile birlikte dalıcının basınca maruziyetindeki değişimi, ortam (özellikle düşen) sıcaklıklığının insanlar üzerindeki etkisi bilmek gerekir.

Bilinmelidir ki dalıcının bazı tıbbi ve psikolojik durumları tüplü dalışa kesin veya geçici süreyle engel teşkü etse de sportif – keyif amaçlı dalışların kuralları, ticari veya askeri amaçlı dalışın katı kurallarından daha esnektir.

Scuba (Su altı tüplü dalış) dalışlarda gerekli tüm şartlar yerine getirildiğinde amatör dalıcılar için de profesyonel dalgıçlar için de riskler düşüktür.

Risklerin düşürülmesi için gereken şartların başında kişinin sağlık durumu gelir.

Bu sebeple dalış yapacak amatörlere de ve profesyonellere de sağlık durumlarının su altındaki şartlara uygun olup olmadığı açısından doğru bir değerlendirme – muayeneye yapımalıdır.

Dalış öncesi muayenenin amacı, dalış yapacak kişinin sualtı dalışını sağlığı açısından tehlikeye düşürecek bir sağlık sorunu olup olmadığını araştırmaktır.

Ayrıca dalıcıların su altına adaptasyonu için disiplinli olması ve uygun ekipmanla dalış yapması gerekir.

Her ne maksatla olursa olsun dalıcılar su altına ilk kez dalışın öncesinde ve sonra da yıllık periyodik olarak scuba dalışı konusunda hekimlik tecrübesi olan;

  • KBB
  • Göğüs Hastalıkları
  • Kalp Damar, Psikiyatri
  • Nöroloji
  • Dahilliye (Endokrin-Kan-Sindirim Sistemi açısından değerlendirecek)
  • Göz uzmanları değerlendirmelidir.

Dalıcını sorunu varsa ayrıca;

  • Ortopedi
  • Plastik Cerrahi
  • Cerrahi vb gibi bölümler değerlendirmelidir.

Tüm hekimlerin raporları ile birlikte Su Altı Uzmanı Hekim tarafından son değerlendirme yapılmalıdır.

Dalıcının yakın zamanda gelişen görmesinde azalma, çift görme, ışıktan rahatsız olma (fotofobi) ve gözde ağrıya sebep olan akut göz hastalıkları tedavi olana kadar dalışa kesin engeldir.

Görmenin yeterli olmaması hem dalıcının kendisi hem de eşlik ettiği için tehlike arzeder. Bu sebeple görme bozukluğu kırma kusurundan kaynaklanıyorsa maskeye uygun dereceli cam takılmalıdır. Araba kullanma yetisine sahip bir göz dalış için de yeterlidir diyebiliriz.

Görmenin yeterli olmamasının sebebi dekompresyon hastalığı veya arteriyel gaz embolisi ise dalışa kesin engeldir.

Geçirilmiş göz ameliyatlarından sonra dalış kararı vermek için en azından yara iyileşmesi beklenmelidir. Deniz suyunda bulunan mikroorganizmalar yada temas edebilecek diğer deniz canlıları enfeksiyona yol açabilir.

Bazı göz ameliyatlarında göz içine verilen havanın dokular tarafından emilmesini beklemeden yapılan dalışlarda derinlikle birlikte değişen basınç göz içi travmalara hatta gözün kaybına yol açabilir.

Dalış esnasında maske içinde oluşan negatif basınç göz operasyonlarından sonra yeterli iyileşmemiş yaraların tekrar açılmasına yol açar.

Ameliyat ile gözün alındığı operasyonlarda kişinin estetik görünümü için yalancı göz küresi (içi boş) yerleştirilmişse, basıncın artması ile küre sıkışıp orbitaya zarar verebileceğinden dalışa kesin engeldir.

Göz Kapak Hastalıkları ve Dalış

Kapak kenarları arpacık veya hordeolum adı verilen lokalize bakteriyel enfeksiyonlara maruz kalır. Bu yaygın lezyonlar, herhangi bir lokalize piyojenik enfeksiyonun klasik kızarıklığını, şişliğini, hassasiyetini ve irin akıntısını ortaya çıkarır. Akut inflamasyon belirtisi olmayan kapakta belirgin bir yumru muhtemelen kapak kenarında salgıların kist benzeri birikmesi olan bir şalazyondur. Enfeksiyon tedavi olana kadar dalış yapılmamalıdır.

Kapağın medial yönünde ayrı mumsu sarımsı bir tortu, anormal kan lipitleri olasılığını düşündüren bir ksantelazmadır. Dalışa engel bir durum değildir.

Göz küresine değmeyecek şekilde dışa doğru sarkan bir kapak ektropiondur. Kirpiklerin gözü çizmesine izin veren içe doğru dönen bir kapağa entropion denir. Dalışa engel bir durum değildir.

Konjonktiva Sorunları ve Dalış

Konjonktiva birçok iltihap türüne yanıt olarak kırmızıya döner. Genellikle bakteriyel enfeksiyonlar veya daha nadiren viral veya fungal enfeksiyonlar kırmızı göze neden olabilir. Enfeksiyon tedavi olana kadar dalış yapılmamalıdır.

Üst veya alt göz kapağını kaplayan konjonktivaya küçük bir kum parçası gömülebilir. Bu, korneayı çizer ve özellikle gözler kırpıldığında şiddetli ağrıya neden olur; çıkarılması hızlı bir rahatlama sağlar. Enfeksiyon gelişmişse tedavi olana kadar dalış yapılmamalıdır. Enfeksiyon yoksa tercihen ertesi gün dalış yapılabilir.

Kontakt lensler veya göz travması da korneayı çizebilir ve gözü kırmızı ve ağrılı hale getirebilir. Enfeksiyon gelişmişse tedavi olana kadar dalış yapılmamalıdır. Enfeksiyon yoksa tercihen ertesi gün dalış yapılabilir.

Göz ameliyatları sonrası dalış izni çin literatürde belirlenmiş zamanlar yoktur. Bu sebeple ameliyat sonrası iyileşme süreleri değerlendirilerek dalışa onay sürecini belirlemek gerekir.

Kornea Ameliyatı ve Dalış

Tam Kat Korneal Kesi Sonrası Dalış Süresi

Korneada diğer dokulara göre iyileşme ve yara direnci gelişme süresi uzundur.

Birinci ayın sonunda eski halinin % 30’una

3-6 ay içinde yara direnci % 50’ye

12. ayın sonunda iyileşme gerçekleşir.

Penetran keratoplasti (göz nakli) de bu grupta sayılabilir.

Tam olmayan Korneal Kesi Sonrası Dalış Süresi

Tam kat olmayan kesiler ile yapılan ve komplikasyonsuz gerçekleştirilen Radyal keratotomi (miyopiyi (yakını görememe) tedavi etmek için tasarlanmış bir cerrahi işlemdirkorneada az sayıda radyal yönelimli kesi yapılır. Bu kesiler korneanın dayanıklılığında azalmaya neden olur. Teorik olarak göz, yüz maskesi sıkışması, barotravma dahil olmak üzere travmaya maruz kalırsa ciddi yaralanma riskini artırabilirse de literatürdde böyle vaka beyan edilmemiştir.) veya Astigmatik Keratotomi (elmas bıçakla çizik ameliyatı) operasyonlarından 3 ay sonra dalışa izin verilebilir.

Profesyonel dalgıçlar, bu operasyonlar sonrası görülme ihtimali olan gece-gündüz görüş farkı, ışık etrafında hareler görülmesi, düzensiz astigmat ve ilerleyici hipermetropi gibi iyi görmeyi engelleyebilecek durumlar yaşarlarsa dalışa kesin engel bir durumdur.

Kornea kesilerine “Boyle Yasası Stres Testi” uygulanmasından kaçınmak önemlidir.

Lasik ve Dalış

LASIK, (Laser-Assisted In Situ Keratomileusis) gözlerdeki şaşılık veya gözlük gerektiren refraktif hataları düzeltmek için sadece korneanın en üst tabakasını ilgilendiren göz ameliyatıdır. Komplikasyon olmadığı takdirde ameliyattan 2 – 4hafta sonra dalış mümkündür. Hekiminizin onayını almanız sağlığınız için daha iyi olacaktır.

Katarakt Ameliyatı ve Dalış

Katarakt operasyonları farklı yöntemler ile yapıldığı için;

Dikişli yöntemle yapılmış katarakt ameliyatında (pekke) kompikasyon gelişmemiş ise 6 ay sonra dalış yapılabilir.

Dikişsiz yöntemle yapılmış katarakt ameliyatında (Fako) uygulanan cerrahi tekniğine (kesinin yerine ve tipine) göre 1 ayla 3 ay sonrasında dalış yapılabilir.

Glokom (Göz Tansiyonu) Ameliyatı ve Dalış

Glokom, göz içindeki artan basıncın optik sinir hasarı ve görme kaybıyla ilişkili olduğu ilerleyici görme alanı daralması ve görme kaybı yapan bu hastalıktır. Bu güne kadar dalışın glokom hastaları için bir sorun olduğu gösterilmemişse de dalış için göreceli bir kontra endikasyon teşkil eder.

Glokomla meydana gelen hasar, göz içindeki basıncın mutlak büyüklüğünden ziyade, göz içindeki basınç ile çevredeki basınç arasındaki farkın bir faktörü olması sebebiyle dalışlarda sorun oluşmadığı düşünülmektedir.

Göz tansiyonu (Glokom) ameliyatında (toplu olarak glokom filtreleme prosedürleri olarak adlandırılır) gözdeki basıncı düşürmeye yardımcı olmak için gözün ön odası ile subkonjonktival boşluk arasında bir iletişim oluşturulur. Burada iki husus önemlidir.

  1. Ameliyat komplikasyon olmaması durumunda 2 ay sonrasında dalış yapılabilir.
  2. Yüz maskesi barotravması, ameliyat ile olluşturulan filtrenin işleyişi üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilir ve yeni bir operasyona ihtiyaç duyulmasına neden olabillir. Tabi ki bu durum glokom kaynaklı göz hasarını da arttırabilir. Bu durumda tam iyileşme olana ve göz hekiminin onay vermesine kadar tam dalış yasağı uygulanır.

Glokom hastaları göz içi basıncı düşürmek için kullandıkları ilaçların bir kısmı dalış sırasında olumsuzluklara sebep olabilir.

Örneğin;

Timolol (ağız yoluyla veya göz damlası olarak kullanılan bir beta bloker ilaçtır) Beta bloker etki ie kalp atım hızını düşürerek su altında bilinç kaybı riski yaratabilir. Her ne kadar bu etki teorik de olsa olasılık göz önünde bulundurulmalıdır.

Asetazolamid (Göz içi basıncını, beyin basıncını ve kan basıncını düşürmek için diüretik grubundan aktif bir maddedir)(diamox) Diürezis sebebi ile ellerde ve ayaklarda karıncalanma hissine neden olabilir ki bu dekompresyon hastalığı semptomlarıyla karıştırılabilir.

İlerleyici görme alanı daralması ve görme kaybı söz konusu olduğunda sualtı hekimi ve göz hekimi tarafından ayrıntılı değerlendirme sonrası dalış kararı verilmelidir.

Vitreoretinal Cerrahi Sonrası Dalış

Vitrektomi, gözün arka kısmında geniş alandaki boşluğu dolduran jeli, bulunduğu yerden ayırıp boşaltma işlemidir. Operasyon sırasında göz içine verilen hava veya diğer gazların tamamen çevre dokular tarafından emilmesi (absorbe olması) beklenmelidir. Aksi halde su altında basınç farkından göz içinde oluşacak travma gözün kaybına yol açabilir. Bu sebeple en erken 2 ay sonra dalış yapılabilir.

Benzer sebeplerle her türlü retina dekolmanı ve vitrektomi ameliyatı sonrası dalış için en az 2 ay beklenmesi gerekir. Bir gözde gelişen retina dekolmanı tedavi edilse de diğer gözde de gelişme olasılığı mevcuttur.

Oküloplasti Ameliyatları ve Dalış

Okülopasti: Gözün işlevsel özelliklerini yitirmesi veya kanser gibi belirli hastalıklarda gözün çıkarılması işlemidir.

Gözün alınmasından (Enükleasyon) 2 hafta sonra dalış yapılabilir. Lakin göze eski teknoloji implant uygulanmışsa dalış tamamen yasaklanır.

Göz implantlarında kulanılan materyal önemlidir.

Hidroksiapetit ve daha ileri teknoloji implantların kullanılması implantın kollabe olmasını ve göz çukuru (orbita) travmasına engel olur.

Şaşılık Ameliyatı ve Dalış

Komplikasyonsuz geçmiş bir şaşılık ameliyatından 2 hafta sonra dalış mümkündür.

Dalışa Bağlı Görme Yeteneğinde Azalma

Dalış sonrası gelişen görme yeteneğindeki azalma aşağıdaki sebeplerden biri sebebiyle olabilir

Kontak Lense Bağlı Gelişen Görme Yeteneğinde Azalma

  • Dalıcıların kullandığı yumuşak kontakt lensin tuzlu su nedeniyle yapışması sonucunda iritasyon ve bulanık görme gelişmesi riski vardır.
  • Dalıcıların kontakt lensinin yerinden kayması veya düşmesi ile oluşan kornea rahatsızlıkları oluşması.
  • Dalıcıların “sert” lensler veya sert gaz geçirgen lensleri kullanması ile lensinin altında oluşan kabarcıklar nedeniyle kornea ödemi oluşabilir. Bu durum dalış sırasında ve sonrasında göz ağrısı ve bulanık görme semptomlarına neden olduğu ve dalgıcın önemli miktarda inert gaz yükü biriktirdiği tespit edilmiştir.

Maske İle Gelişen Görme Yeteneğinde Azalma

  • Maske camı için kullanılan buğu çözücü sprey veya çözeltilerin yeteri kadar temizlenmemeleri nedeniyle gözde Kimyasal Keratopati gelişebilir.
  • Maske içinde oluşan negatif basınç nedeniyle meydana gelen kapak ödemi, morarma, subkonjonktival kanama ve bazen hifema tarzında göz içi kanaması şeklinde Göz Barotravması gelişebilir.

Göz Dekompresyon Hastalığı

  • Nistagmus (gözlerin hızlı şekilde tekrarlayan hareketleri)
  • Çift görme
  • Siyah alanlar görme
  • Bir gözün görmesinin yarısının kaybolması
  • Göz kaslarında ağrı
  • Yakını net görememe
  • Optik Sinir İltihabı
  • Santral Retinal Arter Tıkanıklığı
  • Körlük

Tarzında kendini gösterebilir

Gözde Arteryel Gaz Embolisi

Akciğer barotravması ile oluşan kabarcıkların alveol yırtılması nedeniyle pulmoner venöz sisteme ve arteryel dolaşıma katılması ile oluşur. Beyinde oluşan defektler nedeniyle hemianopi ve kortikal körlükler görülebilir.

Göz İle İlgili Dalışa Kesin Engel Durumlar

  1. Göz içinde hava veya gaz olması
  2. İçi boş göz implantları
  3. Ağrı, çift görme ve görme azlığına sebep olan akut göz hastalıkları
  4. Geçirilmiş dekompresyon hastalığı sonucu görme azlığı

Göz İle İlgili Dalışa Göreceli Engel Durumlar

  1. İyileşme döneminde geçirilmiş göz ameliyatı
  2. Glokom
  3. Yüksek miyopi

Göz İle İlgili Dalışa Geçici Engel Durumlar

  1. Her türlü akut göz hastalığı
  2. Diplopi (Çift görme)
  3. Fotofobi
  4. Görme azalması ve bulanık görme

Profesyonel Sualtı Adamları ve Dalış Muayenesi

Renk Körlüğü, gece körlüğü ve glokomu olanlar ile görme keskinliği her iki gözde 8/10’un altında olanlar profesyonel su altı adamı olamazlar.

GÖZ AMELİYATI SONRASI DALIŞA DÖNÜŞ
Ön Segment Cerrahisi  
Penetran Keratoplasty                         6 ay
Kornea laserasyonu tamiri                  6 ay  
Korneadan sütür alınması                  1 hafta   Pterjiyum eksizyonu                         2 hafta Konjonktiva cerrahisi                       2 hafta  
Katarakt Cerrahisi  
Kornea dışı valv insizyonları              3 ay  
Saydam kornea tünel                           2 ay insizyonu Skleral tünel insizyonu.       1 ay
YAG Laser kapsülotomi              Bekleme yok  
Refraktif Cerrahi  
Radyal Keratotomi                              3 ay Astigmatik Keratotomi                        3 ay Fotorefraktif Keratotomi (PRK)       2 hafta
LASIK, LASEK                                   1 ay
Glokom  
Glokom filtran cerrahisi                         2 ay
Argon Laser                                     Bekleme yok trabeküloplasti/iridotomi  
Vitreoretinal Cerrahi  
(Göz içi hava tamamen emilmeden dalış yasaktır) Vitrektomi                                            2 ay
Retina dekolmanı                                 2 ay
Pnömatik retinopeksi                          2 ay
Kriopeksi veya retinal                          2 hafta fotokoagülasyon   Oküloplastik Cerrahi  
Yara sütürasyonu                                 2 hafta
Deri grefti veya granülasyon          Epitelizasyon dokusu                                               tamamlanınca Enükleasyon                                         2 hafta   Şaşılık Cerrahisi  
Her türlü şaşılık cerrahisi                     2 hafta

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

⭐️⭐️ SCUBA Dalışının Oftalmik Parametreler Üzerindeki Etkisi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35334584/

⭐️⭐️ Spor dalışının tıbbi yönleri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/9148089/

⭐️⭐️ Tüplü dalış: Sizin ve hastalarınızın bilmesi gerekenler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16913196/

⭐️⭐️ Dalış tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/378050/

⭐️⭐️ Çevresel Fizyoloji ve Dalış Tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29456518/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Yukarıdaki Tüm Bilgiler farkındalık yaratmak maksadı ile olup hekiminizin muayenesi veya görüşleri yerini tutamaz.

Bu sebeple hekiminize / hekimlerinize düzenli periyodik muayene olun ve yönlendirmelerine uyun.

Sağlıklı dalışlar dilerim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Dalış Öncesi Sindirim Sitemi Muayenesi ve Tercih Kriterleri

Dalış Muayenesi

Dalıcının sağlık durumunun dalışa uygunluğu değerlendirebilmek için; sualtının yoğun ve viskoz bir ortam olduğunu, derinliğin artışı ile birlikte dalıcının basınca maruziyetindeki değişimi, ortam (özellikle düşen) sıcaklıklığının insanlar üzerindeki etkisi bilmek gerekir.

Bilinmelidir ki dalıcının bazı tıbbi ve psikolojik durumları tüplü dalışa kesin veya geçici süreyle engel teşkü etse de sportif – keyif amaçlı dalışların kuralları, ticari veya askeri amaçlı dalışın katı kurallarından daha esnektir.

Scuba (Su altı tüplü dalış) dalışlarda gerekli tüm şartlar yerine getirildiğinde amatör dalıcılar için de profesyonel dalgıçlar için de riskler düşüktür.

Risklerin düşürülmesi için gereken şartların başında kişinin sağlık durumu gelir.

Bu sebeple dalış yapacak amatörlere de ve profesyonellere de sağlık durumlarının su altındaki şartlara uygun olup olmadığı açısından doğru bir değerlendirme – muayeneye yapımalıdır.

Dalış öncesi muayenenin amacı, dalış yapacak kişinin sualtı dalışını sağlığı açısından tehlikeye düşürecek bir sağlık sorunu olup olmadığını araştırmaktır.

Ayrıca dalıcıların su altına adaptasyonu için disiplinli olması ve uygun ekipmanla dalış yapması gerekir.

Her ne maksatla olursa olsun dalıcılar su altına ilk kez dalışın öncesinde ve sonra da yıllık periyodik olarak scuba dalışı konusunda hekimlik tecrübesi olan;

  • KBB
  • Göğüs Hastalıkları
  • Kalp Damar, Psikiyatri
  • Nöroloji
  • Dahilliye (Endokrin-Kan-Sindirim Sistemi açısından değerlendirecek)
  • Göz uzmanları değerlendirmelidir.

Dalıcını sorunu varsa ayrıca;

  • Ortopedi
  • Plastik Cerrahi
  • Cerrahi vb gibi bölümler değerlendirmelidir.

Tüm hekimlerin raporları ile birlikte Su Altı Uzmanı Hekim tarafından son değerlendirme yapılmalıdır.

Sindirim Sistemi ve Dalış

Diğer vücut sistemlerinde olduğu gibi sindirim sistemi ile ilgili hastalıkların da br kısmı dalışa kesin engel iken diğer ise her hastanın özelinde değerlendirilmesi gereken göreceli olarak engel durumlar oluşturur.

Sindirim sistemi barotravmasına yol açabilecek veya oluşabilecek barotravmanın şiddetini arttırabilecek hastalıklar dalışa kesin engeldirler.

Fıtık Barotravması ve Dalış

Dalış sırasında dalıcının fıtık olan vücut bölümlerinde hava hapsolabileceğinden yüzeye çıkış bölümünde basınç azalmasına ve hacim genişlemesine bağlı gelişen hasara – tabloya çıkış barotravması veya genleşme-patlama denir.

Barotravmanın fiziksel temeli Boyle yasası ile açıklanır. Bu kanuna göre sabit sıcaklık altında gazların hacimleri ile basınçları ters orantılıdır.

Boyle Yasası matematiksel olarak şu şekilde ifade edilebilir;

{\displaystyle P\propto {\frac {1}{V}}}

Basınç hacimle ters orantılıdır.

Veya PV = k Basınç ve hacmin çarpımı sabit bir sayıdır (burada k olarak gösterilir)

Burada 
P – gazın basıncı 
V – gazın hacmi ve 
k – belirli bir sıcaklık ve gaz miktarı için sabittir.

Boyle yasası, belirli bir gaz kütlesinin sıcaklığı sabit olduğunda, basıncı ve hacminin çarpımının da sabit olduğunu belirtir. Aynı maddeyi iki farklı koşul kümesi altında karşılaştırırken, yasa şu şekilde ifade edilebilir:

{\displaystyle P_{1}V_{1}=P_{2}V_{2}.}

Bir gazın hacmi arttıkça basıncının orantılı olarak azaldığını ve bunun tersinin de geçerli olduğunu göstermektedir.

Dalışın her 10 metresinde basınç 1 atmosfer artar.

Bu hesaba göre su yüzeyindeki herhangi bir hava boşluğunun hacmi 10. metresinde yarıya, 20 m de üçte birine, 30 m de dörtte birine iner. Dalıcının vücudunun gaz içeren boşluklarının hacmi de aynı şekilde küçülür ve yüzeye çıkış esnasında da basınç azaldığından gaz boşlukları genişler.

Sıvılar ve katılar basınç değişikliklerinden gazlar gibi etkilenmezler. Bu sebeple dalıcı vücudundaki katı ve sıvı kısımlarda hacim değişim olmaz. Yani dalış sırasında basınç artışı ile vücudun küçülmesi sadece çizgi filimlerde olur, gerçek hayatta olmaz.

Genellikle derinlikler endişe verici görülse de aslında ilk 10 m de en büyük hacim değişikliği olur ve hava boşluğunun hacmi 10. metresinde yarıya iner. Bu sebeple sığ dalışlar bile oldukça tehlikelidir.

Dalıcının tedavi edilmemiş sindirim sistemi fıtığı mevcut ise hayati riske sebep olabileceğinden dalışa kesin engeldir.

Ayrıca;

  • Akalazia
  • Paraözofagial veya İnkarsere hiatal herni

hastalıkları dalışa kesin engeldir.

Semptomsuz hafif Sliding Tip Herni, takip eden hekimini kontrolü ve onayı şartıyla dalış yapabilir.

Sindirim Sistemi Tıkanıklıkları Baro Travması ve Dalış

Sindirim sistemi tıkanıklıkları

  • Karın içinden ameliyat geçirmiş olmak
  • Crohn hastalığı gibi inflamatuvar hastalıklar
  • Karın içerisindeki organlarda kanser olması
  • Karın bölgesine radyasyon uygulanmış olması
  • Bağırsaklarda abancı cisimler

Ve benzeri sebeplerden olabilir.

Sindirim sistemi tıkanıklığı da hacmi genişleyen gazın hareketini engelleyerek baro travmaya yol açar.

Bu nedenle dalıcının sindirim kanalı tıkanıklığı olması durumunda gerekli cerrahi girişim yapılıp düzeldiği ilgili cerrah tarafından onaylanmadıkça dalış izni verilmez.

Kusma Riski ve Dalış

Kusma riskinin olduğu tüm hastalıklar ve sağlık süreçlerinde, aspirasyonla boğulma, pulmoner barotravma ve hava embolisine yol açabileceğinden iyileşinceye kadar geçici dalışa kesin engel oluşturur.

Kusma ayrıca vücut sıvı ve elektrolit dengesi etkiler.

Gastroenterit de kusma riski sebebi ile iyileşinceye kadar geçici dalışa kesin engel oluşturur.

Mide Bağırsak Hastalıkları ve Dalış

Peptik Ülser ve İnflamatuar Barsak Hastalıkları ve Dalış

(ülseratif kolit ve crohn hastalığı ve benzerleri gibi) mide-barsak (gastrointestinal) sistem hastalıklarında ani gelişen alevlenmeler görülür. Alevli dönemlerinde sıvı ve elektrolit kaybıyla dekompresyon hastalığının ve sıcak dalış bölgelerinde kardiyak rahatsızlıkların oluşma riskinin artması sebebi ile geçici olarak dalışa engel durumlardandır.

Uzun süreli sessiz ve stabil kalmaktadırlar. İşte bu süreçler dalışa engel değildir. Divers Alert Network (DAN)

Özofagus Divertikülü ve Gastroözofagial Reflü ve Dalış

Dalış sırasında divertikül ve reflüde mide içeriği akciğere kaçabilir.( Mide içeriğini aspire edebilir)

Bu sebeple dalış yapacaklara muayene sırasında; reflüye sebep olabilecek durumlardan (özellikle beslenmede baharatlı yiyecekler, asitli meyveler, sigara, kızartılmış besinler, alkol, kafein, nane, sigara, alkol vb birçok gıdadan stres düzensiz yaşam ve uyku vb gibi uzak durmaları) konusunda uyarılmalıdırlar.

Burada bahsedilmesi gereken önemli bir husus da dalış ve dalış sağlığı ile ilgili kuruluşların yayınlarıdır.

Amerikan NOAA (National Oceanic and Atmospheric Administration) (Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi) ne göre; ülser dahil semptomatik akut veya kronik gastrointestinal rahatsızlıklarda dalışa izin verilmez.

ABD ordusu, Duke Üniversitesi Tıp Merkezi’nde, hükümet örgütleri ve Denizaltı Tıp Derneği ile ortak olarak Ulusal Dalış Kazası Ağı (NaDAN) adı le kurulan ve bugün Divers Alert Network (DAN) olarak devam etmekte olan yapıya’a göre bir aydır semptomsuz peptik ülserliler dalabilir.

Dumpig sendromu ise dalışa engeldir. Hipotansiyon, çarpıntı, konfüzyon ve şuur kaybı riski vardır.

Karaciğer ve Safra Yolları Hastalıkları ve Dalış

Hepatit A, B, C, D, E oldukça ciddi ve bulaşıcı infeksiyon hastalıklarıdır. Fekal-oral yol ve içme suları Hepatit A ve E yi yayabilir. Hepatit B ise kan ve cinsel yol ile bulaşabilir.

Çoğunlukla soğuk algınlığı benzeri hafif bulgular görüldüğü için teşhisi konulamaz.

Akut veya kronik olsun aktif hepatit dönemi dalışa kesin engel oluşturur.

Hepatit A ve B için antijen pozitiften negatife dönünce ve antikor (+) olunca, enfeksiyon bittiğinde dalışa uygunluk verilebilir.

Dalıcılar kendi ve çevrelerindeki insanların hijyenleri konusunda gerekli önlemleri alacak şekilde uyarılmalıdırlar.

Hepatit C ve D içinse güvenilir antijenik testler tartışmalıdır.

Sirozda ise sekonder komplikasyonsuz ve egzersizi tolere edebilen adaylar dalış yapabilir.

Safra yolları taşları semptomsuz ve komplikasyonsuzsa dalış izni verilir.

Pankreas Hastalıkları ve Dalış

Kronik pankreatit pankreasın ilerleyici ve yıkımla seyreden hastalığıdır. Pankreas dokusunun kaybı, insülin yetersizliğine yol açabilir.

Diyabet dahil pankreatite bağlı gastrointestinal yan etkiler yoksa, kronik ağrı için medikal tedaviye gerek duyulmuyorsa, halsizlik olmadan dalıcı egzersiz yapabiliyorsa dalışa izin verilebilir.

Aşağıda yer alan hastalıklarda, organların normal anatomik yapılarındaki değişiklik nedeniyle hava hapsi oluşabilir. Dalıcı, su yüzeyine doğru çıkarken ortam basıncının azalmasıyla hapsolan hava hacmi artarak bulantı ve organ rüptürü meydana gelebilir. Su altı için tehlikeli bu durumlar, boğulma ve ölümle sonlanabilir.

Dalışa Kesin Engel Sindirim Sistemi Hastalıkları

  1. Barsak muhtevası içeren onarılmamış karın duvarı fıtığı
  2. Drene olmayan enterokütanöz (barsak-cilt) fistüller
  3. Kronik ve tekrarlayan ince barsak tıkanıklıkları
  4. Mide çıkışı darlıkları ve tıkanıklıkları
  5. Şiddetli gastro-ösofagial reflü
  6. Ösofagus divertiküli
  7. Akalazia

Dalışa Göreceli Engel Sindirim Sistemi Hastalıklar

  1. Post gastrektomi dumping sendromu
  2. Fonksiyonel barsak hastalıkları
  3. Paraösofagial veya hiatal herni
  4. İnflamatuar barsak hastalıkları
  5. Malabsorbsiyon sendromu
  6. Peptik ülser

Dalışa Geçici Engel Sindirim Sistemi Hastalıklar

  1. Gastroenterit Bulantı ve kusma
  2. Semptomsuz safra yolu taşları

⭐️⭐️⭐️⭐️

⭐️⭐️ Tüplü dalış: Sizin ve hastalarınızın bilmesi gerekenler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16913196/

⭐️⭐️ Dalış tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/378050/

⭐️⭐️ Çevresel Fizyoloji ve Dalış Tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29456518/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Yukarıdaki Tüm Bilgiler farkındalık yaratmak maksadı ile olup hekiminizin muayenesi veya görüşleri yerini tutamaz.

Bu sebeple hekiminize / hekimlerinize düzenli periyodik muayene olun ve yönlendirmelerine uyun.

Sağlıklı dalışlar dilerim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Dalış Öncesi Hematolojik Muayene ve Seçim Kriterleri

Dalış Muayenesi

Dalıcının sağlık durumunun dalışa uygunluğu değerlendirebilmek için; sualtının yoğun ve viskoz bir ortam olduğunu, derinliğin artışı ile birlikte dalıcının basınca maruziyetindeki değişimi, ortam (özellikle düşen) sıcaklıklığının insanlar üzerindeki etkisi bilmek gerekir.

Bilinmelidir ki dalıcının bazı tıbbi ve psikolojik durumları tüplü dalışa kesin veya geçici süreyle engel teşkü etse de sportif – keyif amaçlı dalışların kuralları, ticari veya askeri amaçlı dalışın katı kurallarından daha esnektir.

Scuba (Su altı tüplü dalış) dalışlarda gerekli tüm şartlar yerine getirildiğinde amatör dalıcılar için de profesyonel dalgıçlar için de riskler düşüktür.

Risklerin düşürülmesi için gereken şartların başında kişinin sağlık durumu gelir.

Bu sebeple dalış yapacak amatörlere de ve profesyonellere de sağlık durumlarının su altındaki şartlara uygun olup olmadığı açısından doğru bir değerlendirme – muayeneye yapımalıdır.

Dalış öncesi muayenenin amacı, dalış yapacak kişinin sualtı dalışını sağlığı açısından tehlikeye düşürecek bir sağlık sorunu olup olmadığını araştırmaktır.

Ayrıca dalıcıların su altına adaptasyonu için disiplinli olması ve uygun ekipmanla dalış yapması gerekir.

Her ne maksatla olursa olsun dalıcılar su altına ilk kez dalışın öncesinde ve sonra da yıllık periyodik olarak scuba dalışı konusunda hekimlik tecrübesi olan;

  • KBB
  • Göğüs Hastalıkları
  • Kalp Damar, Psikiyatri
  • Nöroloji
  • Dahilliye (Endokrin-Kan-Sindirim Sistemi açısından değerlendirecek)
  • Göz uzmanları değerlendirmelidir.

Dalıcını sorunu varsa ayrıca;

  • Ortopedi
  • Plastik Cerrahi
  • Cerrahi vb gibi bölümler değerlendirmelidir.

Tüm hekimlerin raporları ile birlikte Su Altı Uzmanı Hekim tarafından son değerlendirme yapılmalıdır.

Hemotolojk Hastalıklar

Anemi (kansızlık)

Gelişmiş ülkelerde hastanelere başvuran hastaların %30’undan fazlasında anemi saptanmaktadır. Bu kadar yaygın olan ve dalıcının gene kondisyonu yanı sıra kalp damar performansını da yakından ilgilendirdiği için; Anemi (kansızlık) düşünüldüğünde, sebebi muhakkak araştırılmalıdır. Tedavi edilene kadar dalış izni verilmemelidir.

Ortalama hemoglobin değeri 12 g üstünde olmalıdır.

Kadınlardaki hemoglobinin alt sınırı 10.5 gr olarak kabul edilebilmektedir.

Rutin tüplü dalış sonrasında dalıcıların kanında kırmızı kan hücresi (RBC) sayısında, hemoglobin ve hematokritte azalma olmaktadır. Hali hazırda Anemi’si (kansızlık) olan dalıcılarda zaten düşük olan bu değerler dalışla birlikte daha da düştüğünde vücudun tolere edebileceği sınırları zorlaması ihtimali vardır.

Orak Hücreli Anemi ve Dalış

Orak hücreli anemi (homozigot ve heterozigot) iki tiptir.

Orak hücreli anemili (homozigot); kişilerin, hipoksiden kaçınmaları gerekir. Düşük oksijenli ortamda orak hücreli anemili kişilerde anormal bir Hb tipi olan mutant Hemoglobin S (HbS) proteini kırmızı hücrelerde şekil değişikliğine neden olarak uzamış yarım ay şeklini ya da başka bir deyişle orak şeklini alırlar ve bu durum küçük damarlarda kümelenerek tıkanıklığa sonuçta dolaşımın akışkanlığının bozulmasına neden olur.

Orak hücreli anemide heterozigot (sickle cell trait) kişilerde hematolojik ve klinik büyük değişiklikler yoktur.

Tüplü dalışta ortam koşulları hiperbariktir.

Dalton kanunu, gaz karışımının içinde yer alan her bir gazın sahip olduğu basınca kısmi basınç demekte ve her bir gaz kısmi basıncı değerinin de toplam gaz karışımı içindeki oranlar ile belirlendiğini ifade etmektedir.

Matematiksel olarak,reaktif olmayan gazların basıncı aşağıdakilerin toplamı şeklinde ifade edilir:

Ptoplam=∑n=1npn

{\displaystyle P_{\text{toplam}}=\sum _{n=1}^{n}{p_{n}}}

ya da     Ptotal=p1+p2+⋯+pn

{\displaystyle P_{\text{total}}=p_{1}+p_{2}+\cdots +p_{n}}

 pn=Ptoplamyn

{\displaystyle \ p_{n}=P_{\text{toplam}}y_{n}}

Örneğin deniz seviyesinde soluduğumuz havanın toplam gaz basıncı 1 bar ise ve bu karşımda %21 oranında oksijen bulunuyorsa, oksijen gazının kısmi basıncı da 0,21 bar olur. Oksijenin sahip olduğu bu değere kısmi basınç değeri denir ve “p” işareti ile gösterilir.

Hava gibi gaz karışımlarının toplam kısmi basınçları arttığında, içlerindeki her bir gazın da aynı oranda kısmi basınçları artar.

Buna farklı bir örnek daha verilecek olursa; 10 metre derinlikte soluduğumuz hava 2 bar basınçtadır ve bunun içindeki oksijen kısmi basıncı da 2 x 0,21 = pO2 0,42 bar dır. İşte bu özellikleri ile gazlar sualtında solunduğunda vücuda daha yoğun miktarda ulaşır ve fizyolojik etkileri de farklılaşır. Bu dekompresyon hastalığı, nitrojen narkozu ve solunum havasında bulunan bazı gazların zehirleyici özellikleriyle yakından ilgilidir.

Yani ortam basıncı arttıkça, solunan havadaki oksijenin parsiyel basıncı da artar. Dalış esnasındaki hipoksinin esas sebepleri tüpteki havanın CO ile kontaminasyonu ve boğulmadır.

Bu yüzden heterozigot dalıcı adaylarında buna bağlı dalış yasağı getirilmesi tartışılabilir. Bu yüzden heterozigot kişilerin normal hemoglobin konsantrasyonunda ve daha önce anemi gözlenmemişse, özellikle dekompresyon limitleri içinde dalışına izin verilebilir.

Literatür taraması, orak hücreli anemi (heterozigot) özelliğinin komplikasyonlarının nadir olduğunu ve dalışla ilişkili yaralanmaya dair hiçbir rapor olmadığını ortaya koymaktadır.

Durumla ilgili dalış fizyolojisinin analizi ve bildirilen vakaların olmaması, spor ve teknik sivil dalışlarda minimal artmış risk olduğunu göstermektedir. Askeri dalışa uygunluk hakkındaki görüşler çeşitlidir.

Travma, doku ve intavasküler ortamda kabarcıkların büyümesi başlıca risklerdendir. Ayrıca beyin, içkulak, spinal korddaki disbarik patoloji hemoraji ile büyüyebilir.

Orak hücreli anemi (homozigot), lösemi, polisitemi gibi kan hastalıklarında doku perfüzyonunun bozulmasından dolayı dekompresyon hastalığı riski de arttığından dalışa izin verilmez.

Kan içeriği ile ilgili hastalıklarda, kanın viskozitesi ve akışkanlığı değişir. Bu değişim dekompresyon hastalığı, multi organ infarktı ve benzeri risklere neden olur.

Polisitemi ve Dalış

Polisitemi veya eritrositoz, vücuttaki mutlak kırmızı kan hücresi (RBC) kütlesinde bir artışa işaret eder. Fizyolojik olarak kabul edilenin üzerinde hemoglobin seviyelerinde veya hematokritinde bir artışla yansıtılır. Kanın yoğunluğu (hiperviskozitesi) nedeniyle akışkanlığı bozularak pıhtılaşma (trombotik olayların) riski yükselir. Dekompresyon hastalığı, multi organ infarktı ve benzeri sorunlara neden olur. Bu sebeple dalışa kesin engel bir durumdur.

Hemofili ve Dalış

Hemofili kanın pıhtılaşamaması hastalığıdır. Vücutta kanın pıhtılaşma sisteminde rol alan ve pıhtılaşma faktörleri olarak adlandırılan proteinlerin eksikliği veya yokluğu nedeniyle ortaya çıkan, kalıtsal bir hastalıktır.

Normal bir kişinin kan plazmasının her 100 mililitresinde % 50-150 ünite arasında faktör bulunur. Bu düzeyin %40’ın altında indiği durumda hemofili hastalığı ortaya çıkmaktadır.

Faktörün kandaki oransal miktarına göre; hafif, orta ve ağır olarak derecelendirilen hemofili özellikle eklemlerin zorlanması – travması ile belirti verir.

Hemofili, faktör VIII veya IX eksikliği sonucunda gelişen nadir bir kalıtsal kanama bozukluğu olup, eklem içi (hemartroz) ve kas içi (hematom) kanamalarla kendini gösteren bir grup hastalıktır. Faktör VIII eksikliği Hemofili A, faktör IX eksikliği ise Hemofili B olarak adlandırılır.

Dalış gibi eklemlere özellikle su üzerinde iken yük binen ve zorlanmalara sebebiyet veren yine dalış esnasında olası zorlanmalar ve basıncın etkisi ile vücudun genelinde kanama riski oluşturması sebebi ile dalışa kesin engel bir durumdur.

Dalışa Kesin Engel Hematolojik Hastalıklar
  1. Orak hücreli anemi (homozigot)
  2. Polisitemi
  3. Lösemi, lenfoma
  4. Hemofili (hem amatör hem de profesyonel dalıcılar için)
  5. Von Willebrand vb kanama-pıhtılaşma mekanizmasını etkileyen hastalıklar (hem amatör hem de profesyonel dalıcılar için)
Dalışa Göreceli Engel Hematolojik Hastalıklar
  1. Orak hücreli anemi (heterozigot)
  2. Akut anemi
Dalışa Geçici Engel Hematolojik Hastalıklar
  1. Demir eksikliği anemisi
  2. B12 vitamin eksikliğine bağlı anemi
  3. Folik asit eksikliği anemisi

Hematolojik Hastalıklar Tanı Yöntemleri

Anemi tanısında          Tam kan sayımı

Anemi tipi tayini          Periferik kan yayması

Anemi tipi tayini          Retikülosit sayımı

Hemolitik anemi          Serum bilirübin düzeyi

Fe eksikliği anemisi    Fe, Fe bağlama, Ferritin

Megaloblastik, pernisiyözanemi Folik asit, B12

Hemoglobinopati (Orak hücre anemisi) Hemoglobin elektroforezi

Lösemi, infeksiyon      Sedimantasyon

Kanama pıhtılaşma mekanizması ile ilgili hastalıklar   Kanama pıhtılaşma zamanı

Anemi tipi tayini         Dışkıda gizli kan

⭐️⭐️⭐️⭐️

⭐️⭐️ Tüplü dalış: Sizin ve hastalarınızın bilmesi gerekenler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16913196/

⭐️⭐️ Dalış tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/378050/

⭐️⭐️ Çevresel Fizyoloji ve Dalış Tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29456518/

⭐️⭐️ Ticari Satürasyon Dalışından Sonra Hemoglobin ve Eritropoietin https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6113572/

⭐️⭐️ Rekreasyonel tüplü dalışın rutin hematolojik parametreler üzerinde klinik açıdan anlamlı bir etkisi var mıdır? https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28694723/

⭐️⭐️ Orak hücre özelliği ve dalış: inceleme ve öneriler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24984317/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Yukarıdaki Tüm Bilgiler farkındalık yaratmak maksadı ile olup hekiminizin muayenesi veya görüşleri yerini tutamaz.

Bu sebeple hekiminize / hekimlerinize düzenli periyodik muayene olun ve yönlendirmelerine uyun.

Sağlıklı dalışlar dilerim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Dalış Öncesi Plastik Cerrahi ve Cerrahi Hastalıklar Muayenesi ve Seçim Kriterleri

Dalış Muayenesi

Dalıcının sağlık durumunun dalışa uygunluğu değerlendirebilmek için; sualtının yoğun ve viskoz bir ortam olduğunu, derinliğin artışı ile birlikte dalıcının basınca maruziyetindeki değişimi, ortam (özellikle düşen) sıcaklıklığının insanlar üzerindeki etkisi bilmek gerekir.

Bilinmelidir ki dalıcının bazı tıbbi ve psikolojik durumları tüplü dalışa kesin veya geçici süreyle engel teşkü etse de sportif – keyif amaçlı dalışların kuralları, ticari veya askeri amaçlı dalışın katı kurallarından daha esnektir.

Scuba (Su altı tüplü dalış) dalışlarda gerekli tüm şartlar yerine getirildiğinde amatör dalıcılar için de profesyonel dalgıçlar için de riskler düşüktür.

Risklerin düşürülmesi için gereken şartların başında kişinin sağlık durumu gelir.

Bu sebeple dalış yapacak amatörlere de ve profesyonellere de sağlık durumlarının su altındaki şartlara uygun olup olmadığı açısından doğru bir değerlendirme – muayeneye yapımalıdır.

Dalış öncesi muayenenin amacı, dalış yapacak kişinin sualtı dalışını sağlığı açısından tehlikeye düşürecek bir sağlık sorunu olup olmadığını araştırmaktır.

Ayrıca dalıcıların su altına adaptasyonu için disiplinli olması ve uygun ekipmanla dalış yapması gerekir.

Her ne maksatla olursa olsun dalıcılar su altına ilk kez dalışın öncesinde ve sonra da yıllık periyodik olarak scuba dalışı konusunda hekimlik tecrübesi olan;

  • KBB
  • Göğüs Hastalıkları
  • Kalp Damar, Psikiyatri
  • Nöroloji
  • Dahilliye (Endokrin-Kan-Sindirim Sistemi açısından değerlendirecek)
  • Göz uzmanları değerlendirmelidir.

Dalıcını sorunu varsa ayrıca;

  • Ortopedi
  • Plastik Cerrahi
  • Cerrahi vb gibi bölümler değerlendirmelidir.

Tüm hekimlerin raporları ile birlikte Su Altı Uzmanı Hekim tarafından son değerlendirme yapılmalıdır.

Plastik ve rekonstrüktif cerrahi, genel anlamıyla vücudun her tarafındaki deri, deri altı, kas ve kemik dokuları içeren defektlerin onarımı, eksik doku ve organların tamamlanması, fonksiyon kazandırılması, bunun yanında tümörler ve diğer nedenlerle oluşan, fonksiyon ve görünüm bozukluğuna yol açan istenmeyen fazla dokuların vücuttan uzaklaştırılması ve rekonstrüksiyonu ile uğraşır.

Bunların arasında baş boyun bölgesi, yüz yumuşak doku ve kemik yapıları, çene eklemi, ağız, dil ve boğaz önemli bir yer tutar.

Baş boyun bölgesindeki doğumsal anomaliler, dudak damak yarıkları (Tavşan dudak, Kurt ağzı), yüz kemik kırıkları en sık karşılaşılan sorunlardır.

El, önkol, kol, ayak ve bacak travmaları, yaralanma, burkulma ve kırıklar, gövde ön ve arka yüzü, meme sorunları da bu branşın alanına girmektedir.

Plastik cerrahi ameliyatlarında onarım amacıyla genellikle kişinin kendi dokularından yararlanılır, gereğinde suni maddeler (silikon gibi) kullanılır.

Ayrıca vücudun çeşitli bölümlerinin kişinin keyfiyeti ve genel normlara göre güzelleştirilmesi olarak yapıllan estetik cerrahi de plastik cerrahinin kapsamındadır.

Cerrahinin aslında temelinde yara iyileşmesi vardır. Bu sebeple su altı dalış ile ilgili cerrahi husulardan önce genel yara iyileşmesi ile ilgili temel bilgileri tazeleyelim.

Genel Yara İyileşmesi Prensipleri ve Dalış

Vücutta, özellikle ciltte meydana gelen herhangi bir hasardan sonra, savunma ve tamir sistemlerimiz harekete geçer.

Yara iyileşmesinin temel şartları

  • Yaralı bölgeye yeterli kan akımı olmalıdır.
  • Yaralı bölgeye yeterli oksijen taşınmalıdır.
  • Kanın içerisinde yara tamiri için kullanılan molekülleri yeterli düzeyde olmalıdır.
  • Vücudun genel olarak sağlıklı çalışan bir tamir sistemi olmalıdır.

Ciltte meydana gelen bir kesi iki şekilde iyileşir.

Primer (Birincil) yara iyileşmesi nde yara cerrahi olarak dikilerek kapatılır. Bu sayede vücudun tamir edeceği alan küçülür. İyi bir cerrahi dikiş ile oluşacak iz azaltılır iyileşme hızlanır.

Ciltte meydana gelen kesi, vücudun duyarlı iç ortamını dış ortamdan izole etmek için ilk olarak pıhtılaşan kan ile tamir iskelesi oluşturulur.

Deri hücreleri bu iskelenin üzerinde ilerleyerek 48 saat içinde yaranın üzerini örter ve su geçirmez hale gelir. Banyo yapmak ya da denize girmekte sakınca yoktur. Ancak yarayı kapatan bu zar çok ince olduğundan hemen yırtılma ihtimali vardır.

Yaralanmanın birinci haftasında dokuyu sağlamlaştırıcı kollajen proteini üretilmeye başlarken cildin üst katmanı normal kalınlığa erişmiş olur.

Yaralanmanın 60. gününde yara dokusu ulaşabileceği maksimum gücün % 30’una ulaşır.

Yaralanmanın 90. gününde ise yara dokusu ulaşabileceği maksimum gücün % 90’ına ulaşır.

Yaralanmalar başımızdan uzaklaştıkça, kan dolaşımı, dolayısı ile yara iyileşmesi bozulur.

Örneğin yüzdeki bir kesi 1 haftada iyileşirken bacaktaki iyileşme 2-3 haftaya uzar.

Cerrahiyi/tedaviyi gerçekleştiren hekimin onayı olmadan dalış yapmamalıdır.

Seconder (ikincil) yara iyileşmesi nde yaraya cerrahi kapatma uygulanmaz yaranın kendi kendine iyileşmesi için pansuman ile takip edilir. Vücut kanın içerisinde bulunan moleküller ile yara alanını büzer daraltır ve yavaş yavaş yaranın üzerini örter. Bu tür yara iyileşmesi yüzeyel yanık yaralarında ve geniş cilt sıyrılmalarında olur. Tedaviyi gerçekleştiren hekimin onayı olmadan dalış yapmamalıdır.

Sualtının Yara İyileşmesine Etkisi

Doğal yaşam ortamımız olmayan sualtı şartları yara iyileşmesi farklı etkilenir

  • Akciğerler ile solunabilecek havanın bulunmaması – SCUBA dalış sistemi ile çözülmüştür.
  • Derinlik ile doğru orantılı artan basınç – Vücuda bölgesel – kısmen basınç uygulandığınnda kan dolaşımı bozulur ve yara iyileşmesini kötü etkiler. Lakin sualtında vücudun geneli bütün olarak aynı basınca maruz kaldığı için sorun yaşannmaz.
  • Sudan oluşan bir ortam içinde bulunmamız – Yara bakımında en çok kullanılan pansuman malzemesi tuzlu sudur. Genel olarak yara yüzeyinin epitelizasyonu (su geçirmezliği) 48 – 72 saattir. Sonrasında dalış serbesttir.
  • Suda yaşayan mikro ve makro canlılar olması – Yara yüzeyinin epitelizasyonu suda yaşayan mikrorganizmalara bağlı enfeksiyon riski için de geçerlidir. Yara iyileşmesinin tam gerçekleşmediği durumlarda deniz patojenleri enfeksiyonlara sebep olabilir.

Baş Boyun Bölgesi Problemleri ve Dalış

Baş Boyun Bölgesi Travması – Yüz kırıkları ve Dalış

Kemik kırıklarında dalış için kesinlikle kemiklerin kaynaması beklenmelidir.

Özelliği olan bu durumda, dalıcı cerrahiyi/tedaviyi gerçekleştiren hekimin onayı olmadan dalış yapmamalıdır.

Beyin travmasında risk yaralanmanın ciddiyeti ile doğru orantılıdır. Özellikle beyine ulaşan delici yaralanmalarda geç dönemde epilepsi riski olduğundan uzmanların onayı olmadan dalış yapılmamalıdır. Kısa süreli bilinç kaybı ile seyreden kafa travmalarında epilepsi riski aradan geçen zamana bağlı olarak hızla azalır.

Dudak Damak Yarıkları ve Dalış

Doğumsal anomaliler olup tedavileri bebeklik döneminde cerrahi olarak yapılmış dahi olsa, bu kişilerde yutak ve östaki fonksiyonları bozuk olabilir. Dalışa başlanmadan önce uzman hekim muayenesi ve onayı alınmalıdır.

Yüz Felci ve Dalış

Yüzün yarısının kaslarını kontrol eden sinirin felci sonucu bir taraf kasları hareketsiz kaldığı bu hastalıkta regülatörün mapsının ağızda tutulmasını zorlaştıracağından göreceli bir dalış kontrendikasyonudur.

Temporomandibüler Eklem Disfonksiyonu ve Dalış

Genellikle çene ekleminde özellikle ağız açıp kapatmakta ağrı, sesli kapanma ve ağız açıklığının kısıtlanması şikayetleri ile seyreden; oklüzyon, yani dişlerin ısırma fonksiyonunun bozuk olmasına bağlı çene eklemi enflamasyonuna Temporomandibüler eklem disfonksiyonu ya da sendromu denir.

Regülatörün mapsı dalış sırasında sıkıca ağızda tutulması gerekir. Dalışlar genel olarak 30 – 60 dk sürer, sağlıklı dalıcılar bile dalış sonrası çene, hatta baş ağrısı çekmektedir.

Temporomandibüler eklem disfonksiyonu sebebi ile çene eklemleri zaten deformasyona uğramış, ağız hareketleri ağrılı olan kişilerde ciddi sorundur. Dalış sırasında akut bir ağrı krizi ciddi bir risktir. Dalış için kontrendikasyon teşkil eden bu hastalığın uzun döneminde anti-enflamatuar ilaçlar ve özel ortodontik ısırma plakları ile dalış mümkün olabilir.

Dişler ve Dalış

Boyle kanunu nedeni ile dişler içinde hava dolu boşluklar ile dalış yapmak sakıncalıdır. Diş içinde kapalı kalan havanın sebep olduğu ağrı “Barodontalji” olarak tanımlanmaktadır. Bunun engellenmesi için dalıştan önce dişlerin içine hava girmesine sebep olabilecek periodontal abse, defektif mine kenarları, pulpal lezyonlar gibi durumlar ortadan kaldırılmalıdır.

Diş ve çene yaralanmalarında, regülatörü tutabilecek diş yapısı sağlanıncaya kadar dalış yapılmamalıdır. Eğer bu sağlanamayacaksa özel regülatörler ile dalış yapılabilir.

Özellikle heliox (Helyum ve oksijenin bu karışımı) ile yapılan dalışlarda diş patlaması (odontocrexis) riski mevcuttur. Total porselen kaplamalar iyi sabitlenmiş olmalıdır. Porselen kaplamalar basınç etkisi ile gevşeyebilir ya da atabilir.

Yüzeyel Estetik Uygulamalar ve Dalış

Botoks Uygulamaları ve Dalış

İnvaziv olmayan plastik cerrahileri uygulamaları arasındadır. Uygulamayı yapan hekimin onayı olmadan dalış yapılmamalıdır.

Uygulamaya bağlı nadir de olsa gelişen komplikasyonlar varlığında dalış yapılmamalıdır.

Dudak çizgileri tedavi edilenler, dalıştan önce nefes alıp verme kontrolünü yapmalıdır (Ağzın regülatörü kavrayabildiğinden ve rahatça nefes alabildiğinden emin olmalıdır)

Kimyasal Peeling ve Dalış

Genellikle hastalar peelingden sonraki gün normal aktivitelerine dönebilirler. Fakat dalış yapıp yapamayacağını incelediğimizde deniz suyu içeriği, mikrocanlılar, ilgili bölgeye temas edebilecek deniz canlıları vb gbi faktörler sebebi ile allerjik reaksiyonlar enfeksiyonlar ve benzeri sorunlar göz ardı edilmemelidir. Bu sebeple;

Hafif bir peeling için, bir haftalık iyileşme süresi tanınmalıdır.

Hem orta peeling hem de fenol peeling için, en az üç aylık iyileşme süresi gerekir.

Bu sebeplerden uygulamayı yapan hekimin onayı ile dalış yapılmalıdır.

Kolajen Enjeksiyonları ve Dalış

Kolajen, bir kişinin vücudundaki cilde, eklemlere, kemiklere ve bağlara destek sağlayan doğal olarak oluşan bir proteindir. Çoğu hasta tedaviden hemen sonra normal aktivitelerine döner. Hafif bir rahatsızlık hissi oluşur. Bazı hastalar enjeksiyon bölgesinde kızarıklık ve geçici şişlik yaşar. Kızarıklık genellikle bir günde, şişlik ise birkaç gün içinde kaybolur.

Çok nadirdir ancak apse, açık yaralar, deri soyulması, yara izi ve tedavi edilen bölgede yumru oluşumu gibi komplikasyonlar görülebilir.

Komplikasyon yok ise uygulamayı yapan hekiminin onayı ile işlemden 24 – 48 saat sonra dalış yapılabilir.

Lazer Epilasyon ve Dalış

Lazer Epilasyon aşırı vücut kıllarını ve kıl üretimini kalıcı olarak ortadan kaldırmak için yapılan ve metabolizma, hormonal seviye, kıl kalitesi ve kıl foliküllerinin sayısındaki farklılıkların süreci ve sonucu etkilediği bir uygulamadır.

Dalış veya diğer aktivitelerde herhangi bir kısıtlama yoktur, ancak tedavi edilen bölge güneşten korunmalıdır.

Lazer Cilt Yenileme ve Dalış

Lazer cilt yenileme, özellikle ağız ve göz çevresindeki ince çizgiler oluşmaya başladığında onları en aza indirmeye ve ayrıca yüz yaraları gibi diğer cilt sorunlarını gidermeye yardımcı olur.

Göz çevresinde yapılan cilt yenileme için hasta güneş gözlüğü takmalıdır. Diğer cilt yüzeyleri de güneşten korunmalıdır.

Lazerle cilt yenileme işlemi uygulanan hastalar dalış yapmadan önce en az üç ay beklemelidir.

Dudak Dolgusu ve Dalış

Dudak büyütmenin iki ana yöntemi enjeksiyonlar ve greftlemedir. Enjeksiyonlar, daha dolgun bir görünüm yaratmak için dudağın yumuşak bir maddeyle (genellikle ineklerde bulunan saflaştırılmış kolajen veya kişinin vücudunun çoğunlukla karın veya uyluklarından alınan yağ) doldurulmasını içeren küçük iğneleri içerir.

Ağız içinde bir kesi yapılarak, bazen greftleme ile birlikte, ağız içindeki dokuyu yukarı ve dışarı doğru dudağa itme işlem de yapılır.

Enjeksiyonlar için, dalışa geri dönmeden önce yaklaşık bir hafta beklenmesi önerilir. Greftler için, üç haftalık bir bekleme önerilir.

Mikrodermabrazyon ve Dalış

Mikrodermabrazyon, cilt hücrelerinin ve kolajen üretiminin uyarılması (cildin yüzeyine minik kristaller püskürtür ve kristalleri ve gevşemiş cildi tekrar makine ile vakumlanması) ile eksfoliasyon ve hafif bir aşındırma veya “cilalama” işlemidir.

Dalış için herhangi bir kısıtlama yoktur. Lakin olası cilt reaksyonları ve benzeri süreçlerde işlem yapan hekimin onayının alınmasında fayda vardır.

Mikropigmentasyon (Kalıcı Makyaj, Kozmetik Dövme) ve Dalış

Bir bobin makinesine (dövmede kullanılana benzer) veya döner bir makineye bağlı ince iğneler pigmente batırılır ve ardından derinin derin bir katmanına enjekte edilir. İğne cilde nüfuz ederken az miktarda kanama meydana gelebilir.

İyileşme süreci boyunca hastalar güneş ışığından kaçınmalıdır

Dalıcı, dalışa başlamadan önce yara iyileşmesine bağlı olarak 7 ila 10 gün beklemelidir.

Skleroterapi (Kılcal Damar Varis Tedavisi)

Derinin hemen altında bulunan kırmızı, mavi veya mor renkli iplik görünümlü yüzeyel kılcak damarların içine ince iğne ile sklerozan sıvı veya köpüğün verilmesi ve sonrasında kompresyon sargısı ile damarların içerisiinden yapışarak içine kan giremediği için zamanla vücut tarafından eritilmesini sağlayan bir tedavidir.

Birkaç gün boyunca bir kompresyon sargısı takılması ve enjeksiyon bölgesini kuru tutulması, ağır kaldırma veya koşma gibi tedavi edilen bölgeye baskı uygulayan aktivitelerden kaçınılması gerektiği gibi dalış yapmasına da kesin engeldir.

Lazer Dövme Silme ve Dalış

Dövmeler cildin oldukça derinlerine yerleştirildiğinden, dermabrazyon gibi çıkarma yöntemleri önemli yara izlerine neden olur.

Lazerlerin farklı dalga boyları ve darbe süreleri vardır. Dövmenin derinliği ve rengi(leri) için lazer kombinasyonu uygulaması yapılır.

Herhangi bir komplikasyon olmazsa, dalıcı uygulamadan sonraki gün güneşten korunarak dalış yapabilir.

El Cerrahisi, Ortopedik Problemler ve Dalış

Kemik Kırıkları, Kas Yaralanmaları, Burkulmalar ve Dalış

Kırık kemik bölgesinde meydana gelen ödem ve dolaşım bozukluğu nedeni ile inert gaz eliminasyonu bozulduğundan, kabarcık oluşum riski yüksek olduğu için dekompresyon hastalığı riski artar. Dalış su üstünde ve su altında vücut hareketleri gerektirir. Bu hareketlerin kısıtlanması dalışı engelleyici ciddi bir sebeptir.

İskelet ve kas sistemi problemleri (Kırık, çatlak, çıkık, tendon enflamasyonu ya da burkulma gibi) olan dalıcıların, problemli bölge tamamen fonksiyon ve hareketlerine kavuşmadan, ağrı ve şişlikleri kontrol altına alınmadan ve cerrahiyi/tedaviyi gerçekleştiren hekimin onayı olmadan dalış yapmamalıdır.

Uzuv Kayıpları ve Dalış

Uzuv kaybı olan kişiler yara iyileşme süreçleri tamamlandıktan (cerrahiyi/tedaviyi gerçekleştiren hekimin onayı aldıktan) ve uygun bir eğitim aldıktan sonra başarı ile dalabilir.

Uzuv kaybı olan kişiler yeni fiziki durumlarına özel dizayn edilmiş dalışa uygun protezler ya da özel ekipman (Palet, BC vb gibi) yaptırabilir.

Çift taraflı uzuv kaybı olan dalıcılar da dalabilmektedir. Lakin bu dalıcılar çok yakın dalış eşi (budy) takibi altında olmalıdır.

Yapay Eklem ve Plaklar ve Dalış

Yapay diz, kalça eklemleri ya da kemiklerin tamirinde kullanılmış olan, halk arasında platin olarak geçen plak ve vidalar, eğer yaralar tam olarak iyileşmiş, uygun ve tam sabitlenmiş, hasarlı organın hareket ve fonksiyonları kabul edilebilir düzeyde geri dönmüş ise hasta dalışa geri dönebilir.

Aseptik Kemik Nekrozu ve Dalış

Disbarik osteonekroz, (daha önceki dalışlara bağlı gelişmiş) yada çeşitli sebeplere bağlı meydana gelmiş aseptik kemik nekrozu, olan dalıcıların dalışa devam hastalıklarının ilerlemesine sebep olabileceğinden dalışları uygun değildir.

Bazı hekimler Disbarik osteonekroz geçiren dalıcılara, dalışa devam etmenin riskleri anlatmak kaydı ile kararın kendilerine bırakılması gerektiği görüşündedirler.

Puberte Öncesi Gelişme Dönemi ve Dalış

Büyüme çağında (14-16 yaş alt sınırda olgunluk) ekipman uyumu ve fiziksel güç gibi kriterler yerine getirildiğinde dalış yapmalarının büyümelerine (epifiz kıkırdaklarına) ve gelişmelerine negatif bir etkisi olduğu yolunda bir bulgu yoktur.

Kozmetik (Estetik) Cerrahi ve Dalış

Rutinde kozmetik – estetik cerrahi ameliyatları sonrası dikişlerin alınması dalışa dönme süresi olarak kabul edilse de her zaman için cerrahiyi gerçekleştiren hekimin onayı olmadan dalış yapılmamalıdır.

Bazı örnekleri inceleyelim.

Estetik Burun Ameliyatları ve Dalış

Estetik amaçlı yapılan burun ameliyatlarında kemiklerin de ameliyata dahil olması nedeni ile iyileşme süresi 3 haftaya kadar uzar. Normal şartlarda burun üzerindeki alçının çıkarılması 1 hafta sürer, sonrasında bir hafta flaster ile takip edilse de burun iç mukozasında meydana gelen ödem nedeni ile sinüs ve östaki borusu fonksiyonlarının normale dönmesi bir buçuk ayı bulabilir. Bu nedenle dalış en az bir buçuk ay ertelenmelidir. Lakin cerrahiyi gerçekleştiren hekimin onayı olmadan dalış yapılmamalıdır.

Yüz Germe ve Göz kapağı Ameliyatları ve Dalış

Bu ameliyatlar sonrası yara iyileşmesinin erken dönemi tamamlanınca dalış için sakınca yoktur. Yüz germe ameliyatlarından sonra dikişler normal koşullarda 2 hafta içinde, Göz kapağı ameliyatlarından sonra bu süre 1 haftada alınır. Muayene ile ödemin çözülmesi takip edilir. Her iki ameliyat sonrasında da 3 hafta içinde dalışa dönülebilir. Lakin cerrahiyi gerçekleştiren hekimin onayı olmadan dalış yapılmamalıdır.

Silikon ile Meme Büyütme Ameliyatları ve Dalış

Kullanılan silikon balon, sıvı ile hatta çoğunlukla su ile dolu olduğundan dalışı etkileyici bir rolü yoktur. Kas altına konulan silikonlar kaslarda gerginliğe neden olduğundan kas hareketlerinde bir süre kısıtlılık olabilir.

Bu ameliyatlarda kullanılan teknik, içi silikon ya da tuzlu su ile dolu silikon bir balonun göğüs dokusu altına, ya da daha derine, göğüs kası altına farklı tekniklerle (üç giriş yeri) yerleştirilmesi şeklindedir. Slikonun yerleştirilmesinde tekniklerden hangisi kullanıldığı fark etmeden yara iyileşmesi süresi 2 haftayı geçmese de dalışa başlamak için 3 hafta gibi bir süre gereklidir. Basınç, implantları etkileyebilir ve iyileşme sürecinde olası deri altı havanın yer değiştirmesine sebep olabilir. Bazı hekimler 3 ay bazıları 6 ay dalışı uygun görmemektedir.

Her halükarda cerrahiyi gerçekleştiren hekimin onayı olmadan dalış yapılmamalıdır.

Aşağıdaki Tablolarda cerrahi açısından dalışa kesin, göreceli ve geçici olarak engel durum ve hastalıklar özetlenmiştir.

DALIŞA KESİN ENGEL DURUMLAR

BAŞ BOYUN BÖLGESİ   
  • Ağızlık tutmayı engelleyen her türlü yaralanma ya da deformite
  • Sekel bırakmış baş boyun travması
  • Opere edilmemiş beyin tümörleri
  • İntrakranial cerrahi hikayesi

EL CERRAHİSİ VE ORTOPEDİ 

Spinal travma

DİĞER       

Tedavi aşamasındaki kanser olguları

DALIŞA GÖRECELİ ENGEL DURUMLAR

BAŞ BOYUN BÖLGESİ 
  • Yüz felci
  • Dudak damak yarıkları
  • Ağır temporomandibuler eklem disfonksiyonu

                           

EL CERRAHİSİ VE ORTOPEDİ 
  • Aseptik kemik nekrozu
  • Uzuv kayıpları

DALIŞA GEÇİCİ ENGEL DURUMLAR

  • Epitelize olmamış yaralar
  • Epitelize olmamış yanıklar
  • Dikişi alınmamış cerrahi yaralar
  • Yüz yaralanmaları ve fraktürleri
  • Kemik kırıkları, çatlaklar
  • Kas yaralanmaları ve burkulmalar
  • Her türlü ameliyat

Profesyonel Sualtı Adamları

Tüm ekstremiteleri tam ve ekstremite hareketleri normal sınırları içinde bulunmalıdır.

İlk ve kontrol muayenelerinde disbarik asteonekroz (DO) dalgıçlarda ve yüksek basınçlı ortamlarda çalışan Caisson (basınçlı tünel) işçilerinde görülen, genellikle uzun kemikleri tutan aseptik bir kemik nekrozu yönünden radyolojik tetkiklerin yapılması zorunludur.

⭐️⭐️⭐️⭐️

⭐️⭐️ Spor dalışının tıbbi yönleri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/9148089/

⭐️⭐️ Tüplü dalış: Sizin ve hastalarınızın bilmesi gerekenler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16913196/

⭐️⭐️ Dalış tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/378050/

⭐️⭐️ Çevresel Fizyoloji ve Dalış Tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29456518/

⭐️⭐️⭐️⭐️ Aston S., Grabb and Smith’s Plastic Surgery, fifth ed. Lippincott Raven Pub., 1997

⭐️⭐️⭐️⭐️ Cotran R., Kumar V., Robbins Pathologic Basis of Disease,WB Saunders Company, 1994

⭐️⭐️⭐️⭐️ Dovenbarger J., Fittness and Diving, Alert Diver, Jan-Feb. 1998

⭐️⭐️⭐️⭐️ Cohen M., Mastery of Plastic and Reconstructive Surgery, Little and Brown Company, Boston, New York, 1994

⭐️⭐️⭐️⭐️ Hobson R.S., Temporomandibular Dysfunction Syndrome Assosiated with Scuba Diving Mouthpieces, British Jour. of Sports Medicine, 25(1):49-51, 1991

⭐️⭐️⭐️⭐️ Edmonds C., Mc Kenzie B., Diving Medicine for Scuba Divers, J.L. Publications, Melbourne, 1992

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Yukarıdaki Tüm Bilgiler farkındalık yaratmak maksadı ile olup hekiminizin muayenesi veya görüşleri yerini tutamaz.

Bu sebeple hekiminize / hekimlerinize düzenli periyodik muayene olun ve yönlendirmelerine uyun.

Sağlıklı dalışlar dilerim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Dalış Öncesi Endokrin Sistem Muayenesi ve Seçim Kriterleri

Dalış Muayenesi

Dalıcının sağlık durumunun dalışa uygunluğu değerlendirebilmek için; sualtının yoğun ve viskoz bir ortam olduğunu, derinliğin artışı ile birlikte dalıcının basınca maruziyetindeki değişimi, ortam (özellikle düşen) sıcaklıklığının insanlar üzerindeki etkisi bilmek gerekir.

Bilinmelidir ki dalıcının bazı tıbbi ve psikolojik durumları tüplü dalışa kesin veya geçici süreyle engel teşkü etse de sportif – keyif amaçlı dalışların kuralları, ticari veya askeri amaçlı dalışın katı kurallarından daha esnektir.

Scuba (Su altı tüplü dalış) dalışlarda gerekli tüm şartlar yerine getirildiğinde amatör dalıcılar için de profesyonel dalgıçlar için de riskler düşüktür.

Risklerin düşürülmesi için gereken şartların başında kişinin sağlık durumu gelir.

Bu sebeple dalış yapacak amatörlere de ve profesyonellere de sağlık durumlarının su altındaki şartlara uygun olup olmadığı açısından doğru bir değerlendirme – muayeneye yapımalıdır.

Dalış öncesi muayenenin amacı, dalış yapacak kişinin sualtı dalışını sağlığı açısından tehlikeye düşürecek bir sağlık sorunu olup olmadığını araştırmaktır.

Ayrıca dalıcıların su altına adaptasyonu için disiplinli olması ve uygun ekipmanla dalış yapması gerekir.

Her ne maksatla olursa olsun dalıcılar su altına ilk kez dalışın öncesinde ve sonra da yıllık periyodik olarak scuba dalışı konusunda hekimlik tecrübesi olan;

  • KBB
  • Göğüs Hastalıkları
  • Kalp Damar, Psikiyatri
  • Nöroloji
  • Dahilliye (Endokrin-Kan-Sindirim Sistemi açısından değerlendirecek)
  • Göz uzmanları değerlendirmelidir.

Dalıcını sorunu varsa ayrıca;

  • Ortopedi
  • Plastik Cerrahi
  • Cerrahi vb gibi bölümler değerlendirmelidir.

Tüm hekimlerin raporları ile birlikte Su Altı Uzmanı Hekim tarafından son değerlendirme yapılmalıdır.

Dalıcı adayının dalışa uygunluğu söz konusu olduğunda, en başta dikkat edilmesi gereken temel faktörler şunlardır; egzersiz toleransı, ortam basıncı değişiklikleri, sensoriyal bozulma ve soğuk.

ENDOKRİN SİSTEM

Diabetes Mellitus (DM) Şeker Hastalığı

Diyabet, sebebe yönelik yaşam ve beslenme tarzı uygulanmadığı taktirde kronikleşen ve aynı zamanda yaşam süresini kısaltan tüm organlarda farklı farklı komplikasyonlar görülebilen metabolik bir hastalıktır.

Sualtı hekimlerinin geneli insüline bağımlı diyabeti (IDDM) olanların veya ağız yolu ile şeker ilacı (oral antidiyabetik) kullananların dalmamaları düşüncesindedirler. Lakin bir kısım dalış hekimi de sadece diyetine uyması ve kilo kontrolü olması şartıyla şeeker hastaların (diyabetlilerin) dalış yapmasını uygun bulmaktadır.

Hekimler arasında yaygın kanaat, insüline bağımlı diyabeti (IDDM) olanlarda ve hipoglisemi atağı hikayesi olan insüline bağımlı olmayan diyabetlilerde (non IDDM) dalışa izni verilmemesidir.

Diyabeti olan ve geçmişinde düzensiz şeker düzeyi olan dalıcıların özgeçmişleri ayrıntılı sorgulanmalıdır

  • Geçmişte insülin kullanım ihtiyacında değişiklik var mı ?
  • Hastalığı nedeniyle hastaneye yatırılma hikayesi var mı?
  • İdrar yolu infeksionu ve irritasyonu sıklığı var mı?
  • Kan şekerinin kontrollü regülasyonu var mı?
  • Geçirilmiş hipoglisemi atağı var mı?
  • Görmede bulanıklık var mı?
  • Poliüri, polidipsi var mı?

Muayeneyi yapan hekim tecrübesinin yanı sıra kararı verirken anlık kan şekeri düzeyi sınırların içerisinde olan, idrarında şeker olmayan (glikozüri yok), diet ile diyabeti kontrol altında olan diyabetli dalıcılara dalış izni verilebilir.

Diyabeti olan dalıcıların taşıdığı riskler

  1. İnsülin reaksiyonu: İnsülin dozu, uygulama şekli ve saatleri, kulandığı insülinin markası vb gibi değişimlere hem dalıcının hem de vücudunun adaptasyon süresi kişiye göre değişse de riskli bir süreçtir. Bu süreçte meydana gelebilecek bir İnsülin reaksiyonu gelişmesi, kişinin muhakeme gücünü bozar. Bu durumda da sualtında hem dalıcı hem de yanındakilerin hayatını riske atar.
  2. Dekompresyon hastalığının değerlendirilmesi güçleşir: Dekompresyon hastalığı riski açısından diyabetik nöropati ayırıcı tanıyı güçleştirir.
  3. Dekompresyon hastalığı riski: Diyabetik hastalarda yaygın küçük damar hastalığı mevvcuttur. Bu da dokuları, organları ve uzuvları besleyen uç damarlara gelen kan akışını ve miktarını (periferik perfüzyonu) bozar. Beslenemeyen – oksijenlenemeyen dokularda da dekompresyon hastalığı riski artar.
  4. Elektrolit dengesizliği: Böbreklerden sekresyonun azalmasından dolayı diyabetiklerde potasyumun kanda yükselmesine (hiperkalemi) sebep olur.
  5. Ani ölüm; Damar sertliği (Ateroskleroz) erken yaşta başlar.
  6. Hipo/hiperglisemi riski: Kan şekerinin dalışlarda farklı sebeplerle sınırları içerisinde düşmesi ve yükselmesi olağandır. Lakin şeker hastalarında dengeleme mekanizmaları zayıfladığı için bu düşme ve yükselme değerleri çok olabilir. Dalıcının şuurunu etkileyebilir.

Örneğin:

British Sub Aqua Club’e göre, diyabetik dalıcılar dalış öncesi kan şekerinin ölçülmesi, dalış eşinin ve eğitmenlerinin diyabetten haberdar olmaları koşuluyla, hastalık kontrol altındayken, dalış yapabilirler.

Farklı ülkelerin kendi iç düzenlemeleri de mevcuttur. Örneğin:

Amerika’da mevcut standartlarda insüline bağımlı diyabetik adayın dalış izni onaylanmamaktadır.

NOAA (National Oceanic Atmospheric Association) kriterlerine göre medikal tedavi gerektiren diyabet ve diğer endokrin hastalıklar dalıştan men edilir.

Buradaki gerekçe: egzersiz esnasında insülin ihtiyacı azalır. Uniform doz insülin kullananlarda egzersizle kan şekerinde bariz azalma ortaya çıkabilir. Bunun sonucunda şuur kaybı, konvülsiyon ve boğulmaya yol açabilecek sorunlar ortaya çıkabilir.

Gene olarak dalış konusunda çalışma yapan tecrübeli endokrin hekimlerinin görüşleri, insüline bağımlı diyabeti (IDDM) olanların herhangi bir tipi için ve insüline bağımlı olmayan diyabeti (non IDDM) olanların da hipoglisemi geçmişi varsa dalış izni verilmemesi şeklindedir.

Diyabet / Hipoglisemi Tanı Yöntemleri

                                       Açlık kan şekeri (En az 8 saatlik açlığı takiben > 126 mg/dL)

                                       Oral glikoz tolerans testi

                                       (75 gr glikozu takiben 2. saatte plazma glikozun > 200 mg/dL

Glikozüri tetkiki             Tam idrar tetkiki

                                       Diyabet semptomları ile birlikte (poliüri, polidipsi, kilo kaybı) günün herhangi bir saatinde plazma glikozunun > 200 mg/dL olması

                                       Hb A1c

Obezite

Obeziteye bağlı egzersiz toleransı azalabilir.

Dekompresyonlu dalışlarda obezite problemdir. Eldeki kanıtlar çok kuvvetli olmasa da dekompresyon hastalığı insidansı ile obezite arasında korelasyon olduğuna dair veriler vardır.

Boy-kilo çizelgelerine göre vücut ağırlığının % 20’nin üstünde olduğu, kolun triseps ve sırtta skapula altındaki bölgeden yapılan cilt-ciltaltı dokusu katlantısındaki yağ dokusu arttığında risklidir.

(National Oceanic Atmospheric Association) NOAA’ ya göre
Cinsiyet Ve Yaşa Göre Kabul Edilebilen Maksimum Yağ Oranı Tablosu
ERKEK
YaşKabul Edilebilir Maksimum Vücut Yağ Oranı (%)
< 30 %23
< 40 %25
40 ve üstü %27
KADIN
Yaş  Kabul Edilebilir Maksimum Vücut Yağ Oranı (%)
< 30 %33
< 40< 40%35
40 ve üstü40 ve üstü%37

DAN (Divers Alert Network) obeziteyi tek başına dalışa engel saymamaktadır. Beraberindeki egzersiz toleransının azalmasını ve bunun getireceği acil durumlardaki yetersizliği vurgular. Aşırı kilolularda görülen ani ölümlere dikkat edilmesini önerir.

Obezite Tanı Yöntemleri                                                                                     

                                       Boy-kilo çizelgelerine göre vücut ağırlığının ölçümü ve maksimum normalin   

                                       %20 üstünde olması

                                       Kolun triseps ve sırtta skapula altındaki bölgeden yapılan cilt- ciltaltı dokusu katlantısındaki yağ dokusu oranı

                                       Total lipid, kolesterol, HDL, LDL, VLDL Egzersiz testi

                                       Tansiyon arteriyal kontrolü

                                       Solunum testi

Tiroid bezi hastalıkları

Tiroid bezi hastalıkları: genellikle geç teşhis edilir. Dalış muayenesi öncesi fark edilmemiş tiroid hastalığı varsa tedavi görmediği için dolaşım ve sinir sistemi üzerine etkilerinden dolayı önemlidir.

Tiroid fonksiyon testleri ile doğrulanarak iyi kontrollü ve tedaviyle hipo veya hipertiroidi’de rekreasyonel dalış yapılabilir. Solunum yoluna bası yapma riski nedeniyle büyük ve belirgin guatr var ise, tedavi edilene kadar dalıcı adayının dalıştan muaf tutulması gereklidir.

Tiroid Hastalıkları Tanı Yöntemleri

Hiper/hipotiroidi        T3, T4, TSH (en geç dalıştan 3 ay öncesi)

                                    Tiroid bezi ultrasonografisi

                                    Tiroid bezi sintigrafisi

                                    Ayrıntılı kardiyolojik muayene

                                    Tansiyon arteriyal ve nabız kontrolü

Hipofiz Bezi Hastalıkları

Tedavi gören hipopituitarizmde stabil olduktan sonra dalış yapılabilir. ACTH yetersizliğinde kortizon kullananlarda ise dikkat edilmesi gereken husus şudur; Bu hastalar yaralanmalardan sonra, bulantı ve kusmayla eşlik eden durumlarda kortizon absorbe edilemeyeceğinden bayılabilirler. Bu kişilerin mutlaka yanlarında kortizon taşımaları önerilmektedir.

Hipofizin aşırı çalışmasıyla ortaya çıkan akromegalide ise, tümör dokusu çıkartıldığında kardiyak ve diyabet açısından komplikasyon taşımadığında dalış izni verilebilir. Aşırı prolaktinemide ise bromokriptin tedavisiyle yan etki gözlenmediği takdirde dalışa uygundur. Cushing sendromu cerrahi olarak tedavi edildikten sonra ve sekonder adrenal yetersizlik olmadıkça dalış yapılabilir.

Gonadlar

Östrojen veya androjen içeren hormon replasman tedavisi dalışa engel oluşturmaz. Menapoz, Andropoz ilk akla gelen örneklerdir.

Böbrek Üstü Bezi

Addison, Feokromositoma genellikle adrenal medulladan kaynaklanan patolojilerdir. Aktif dönemde (hipertansiyon v.s.) riskleri açısından dalışa uygun değildir. Tümörün çıkartılmasından sonra ve katekolamin seviyeleri normal düzeylerindeyse dalışa izin verilebilir.

Paratiroid Bezi

Hipoparatiroidizmde tetani riski bulunmaktadır. Asid-baz dengesinde bozukluk riski taşıdığından uzun sürel, dalışlardan muaf tutulmalıdır. Asemptomatik minor hiperkalsemide ise nefrokalsinozis de yoksa dalış yapılabilir. Bu hastalıkta uygulanması gerekli testler Ca fonksiyon testleri, renal fonksiyon testleri, renal direkt grafi ve ultrosonografidir. Bu tip ciddi sistemik hastalıkların varlığında unutulmaması gereken en önemli husus, dalış kazalarının yanlış teşhis edilebilirliğidir. Ayrıca uygunsuz çevre koşullarında gerekli ilk yardım ve medikal desteğin dalgıca ulaşması mümkün olmaz.

Paratiroid Hastalıkları Tanı Yöntemleri

Kalsiyum fonksiyon testleri

Böbrek fonksiyon testleri

Renal direkt grafi ve ultrosonografi

DALIŞA KESİN ENGEL ENDOKRİN HASTALIKLAR

  1. Diyetle veya oral antidiyabetik ilaçlarla kontrol edilen ancak hipoglisemi riski taşıyan diyabet (non İDDM)
  2. Cushing sendromu (tedavi edilmemiş)
  3. Addison hastalığı (tedavi edilmemiş)
  4. İnsüline bağlı diyabet (İDDM)
  5. Hiperparotiroidizm

DALIŞA GÖRECELİ ENGEL ENDOKRİN HASTALIKLAR

  1. Obesite
  2. Renal yetersizlik
  3. Hiper/hipotiroidizm
  4. Endokrin sistemle ilgili diğer hormonal yetersizlikler ve fazlalıklar

Profesyonel Sualtı adamları

  • Kronik sindirim sistemi hastalıkları
  • Crohn hastalığı
  • Ülseratif kalit gibi enteropailer
  • Aktif peptik Ülser
  • Kardia disfonksiyonu bulunanlar profesyonel sualtı adamlığı yapamazlar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Spor dalışının tıbbi yönleri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/9148089/

⭐️⭐️ Tüplü dalış: Sizin ve hastalarınızın bilmesi gerekenler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16913196/

⭐️⭐️ Dalış tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/378050/

⭐️⭐️ Çevresel Fizyoloji ve Dalış Tıbbı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29456518/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Yukarıdaki Tüm Bilgiler farkındalık yaratmak maksadı ile olup hekiminizin muayenesi veya görüşleri yerini tutamaz.

Bu sebeple hekiminize / hekimlerinize düzenli periyodik muayene olun ve yönlendirmelerine uyun.

Sağlıklı dalışlar dilerim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla
  • 1
  • 2