Neden Siyah Çay İçmeliyiz? Ne Kadar İçmeliyiz?

Siyah çay (Camellia sinensis yapraklarının tam oksidasyona uğratılmasıyla elde edilir) dünya çapında en yaygın tüketilen içeceklerden biridir.

Siyah çay, sadece sıcak içecek konforu sağlamaz; aynı zamanda polifenoller (özellikle theaflavinler ve thearubiginler), az miktarda vitamin ve mineraller ile kafein içerir.

Son yıllarda epidemiolojik çalışmalar, randomize kontrollü denemeler ve mekanistik araştırmalar siyah çayın kardiyovasküler, metabolik ve nöropsikiyatrik alanlarda yararlı etkileri olabileceğini göstermiştir. Lakin kanıta dayalı öneri verirken hem fayda büyüklüğü hem de güvenlik (kafein ve etkileşimler) dikkate alınmalıdır. PubMed

Siyah Çayın Bileşenleri ve Etki Mekanizmaları

Siyah çayın biyolojik etkileri büyük oranda içerdiği polifenollere bağlanır. Yeşil çaydaki kateşinlerin oksidasyonu sonucu ortaya çıkan theaflavin ve thearubigin gibi bileşenler antioksidan, antiinflamatuar ve endotelyal fonksiyonu iyileştirici etkilere sahiptir. Bu bileşenler hücresel düzeyde oksidatif stres sinyallemesini ve inflamatuar yolakları modüle edebilir; bazı çalışmalarda nitrik oksit biyoyararlanımını olumlu etkileyerek damar fonksiyonunu destekleyebileceği gösterilmiştir. Ayrıca çaydaki L-theanine gibi aminoasitlerin beyin fonksiyonlarına olumlu etkisi ve kafeinin uyanıklık/odaklanma üzerine katkısı da bildirilmektedir. PubMed

Kardiyovasküler Sağlık

Epidemiyolojik çalışmalar ve meta-analizler siyah çay tüketiminin koroner kalp hastalığı riskini azaltabileceğine işaret eder. Yeni meta-analizler, düzenli siyah çay tüketimi ile koroner olaylarda azalma ilişkisi bildirmiştir. Ayrıca randomize çalışmalarda düzenli siyah çay tüketiminin küçük ama tutarlı olarak kan basıncını düşürdüğü gösterilmiştir; bu etki popülasyon düzeyinde küçük düşüşler olsa bile toplum sağlığı açısından anlamlı olabilir. Özetle, siyah çayın kardiyovasküler risk üzerinde olumlu etkileri olduğu yönünde giderek artan kanıt vardır. PubMed+1

Metabolik Sağlık (T2DM ve Prediyabet)

Çay tüketimi ile tip 2 diyabet riski arasındaki ilişki üzerine yapılan kohort çalışmalar karışık bulgular vermiştir; bazı meta-analizler düzenli çay tüketiminin (özellikle belirli türlerde ve belirli dozlarda) diyabet riskini azaltabileceğini öne sürmüştür. Bunun mekanizması insülin duyarlılığının artması, glukoz metabolizmasının düzenlenmesi ve kronik inflamasyonun azalmasıyla ilişkilendirilebilir. Ancak bu alandaki kanıtlar tamamen tutarlı değildir; dolayısıyla çay tek başına önleyici bir tedavi yerine yaşam tarzı içinde destekleyici bir rol oynayabilir. PMC

Kanser Riski

Laboratuvar ve hayvan çalışmalarında çay polifenollerinin antikanserojen etkileri gösterilmiş olsa da insan epidemiyolojisi daha kesin sonuçlar vermemektedir. Bazı çalışmalar sindirim sistemi kanserlerinde hafif azalmalar gösterirken, diğer çalışmalarda anlamlı koruyucu etki saptanmamıştır. Bu nedenle siyah çayın kanser önleyici etkileri konusunda kesin bir klinik öneri yapmak için yetersiz kanıt vardır; yine de polifenol zengini bir içecek olarak olası faydaları araştırılmaya değerdir. PubMed

Zihinsel Sağlık ve Biliş

Kafein + L-theanine kombinasyonu çay tüketimiyle huzur, dikkat ve bilişsel performansta kısa vadede olumlu etkilere yol açabilir. Bazı çalışmalarda günde 2–4 fincan siyah çay içmenin depresyon belirtilerini azaltabileceği veya ruh halini iyileştirebileceği gösterilmiştir; EFSA değerlendirmeleri de belirli kafein miktarlarının uyanıklık/odaklanma üzerine etkili olduğunu not eder. Ancak kronik nörodejeneratif hastalıklarda koruyucu etkiler konusunda daha fazla uzun süreli çalışma gereklidir. PMC+1

Ne Kadar Siyah Çay İçmeliyiz? — Kanıt Temelli Yaklaşım

Bilimsel çalışmalarda fayda ile ilişkilendirilen miktarlar genellikle günde 2–4 fincan aralığındadır. Büyük kohort çalışmaları ve meta-analizler, günde en az 2 fincan içen gruplarda daha düşük mortalite veya kardiyovasküler olay oranları bildirmiştir; kardiyovasküler kanıtlar için de 3 fincanı ve üzeri faydayla ilişkilendiren çalışmalar vardır. RCT’lerde kullanılan suplement veya standart demleme koşullarına göre değişmekle birlikte 2–4 fincan/gün makul ve güvenli bir hedef olarak görünmektedir. PMC

Kafein Güvenliği

Kafein içeriği kişiden kişiye değişen etkiler gösterir. Genel popülasyon için güvenli kabul edilen günlük kafein dozu çalışmalarda genelde ≤400 mg/gün civarındadır; bu, ortalama demlenme ve fincan hacmine göre yaklaşık 4–5 fincan siyah çaya karşılık gelebilir. Ancak gebelik, adrenal/siyokardiyal hastalık, anksiyete bozuklukları, uykusuzluk veya kafein duyarlılığı olan bireylerde limitler çok daha düşüktür ve tıbbi öneri gerektirir. Ayrıca çayın demleme süresi, tane miktarı ve fincan boyutu kafein içeriğini etkiler. PMC

Riskler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Demir Emilimi: Siyah çaydaki tanenler, özellikle yemeklerle birlikte tüketildiğinde non-hem demir emilimini azaltabilir; demir eksikliği riski olanlar yemek zamanında çay tüketimini sınırlamalıdır.

Kafein Etkileri: Uykusuzluk, taşikardi, anksiyete artışı gibi etkiler kafeinle ilişkilidir; hassas bireylerde dozu azaltmak gerekebilir.

İlaç Etkileşimleri: Bazı ilaçlarla etkileşimler (ör. bazı antikoagülanlar, psikotrop ilaçlar) olabilir; düzenli ilaç kullananların hekimine danışması gerekir.
Bu riskler göz önünde bulundurulduğunda genel öneri sağlıklı yetişkinler için günde 2–4 fincan arasında olup, özel durumlarda bu aralık hasta-hekim-eczacı işbirliğiyle kişiselleştirilmelidir. PMC

Pratik Öneriler
  1. Günde 2–4 fincan siyah çay çoğu yetişkin için fayda/kayıp dengesini olumlu tutar. PMC
  2. Çayı aç karnına veya yemekle birlikte yoğun miktarda içmekten kaçının (özellikle demir eksikliği riski varsa).
  3. Kafein duyarlılığı, gebelik, kalp hastalığı gibi durumlarda miktarı sınırlandırın veya hekime danışın. PMC
  4. Tatlandırıcı ve çok şekerli tüketim sağlık yararlarını azaltır; mümkünse şekersiz tercih edin.

Sonuç

Siyah çay, içerdiği theaflavin/thearubigin gibi polifenoller ve kafein-L-theanine kombinasyonu sayesinde kardiyovasküler, metabolik ve bilişsel alanlarda faydalı etkilere sahip olabilecek bir içecektir. Mevcut kanıtlar, toplumsal düzeyde günde 2–4 fincan tüketiminin fayda ile ilişkilendirildiğini göstermektedir; buna karşın bireysel risk faktörleri, kafein toleransı ve ilaç etkileşimleri dikkate alınmalıdır. Kesin klinik öneriler koyarken bireysel tıbbi durumlar göz önünde bulundurulmalı ve “çay mucize değil ancak sağlıklı bir diyetin yararlı bir unsuru” olarak değerlendirilmelidir. PubMed

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Wang ZM et al., Black tea consumption and the risk of coronary heart disease (Meta-analysis). PubMed

⭐️⭐️ Hodgson JM et al., Effects of black tea on blood pressure: a randomized controlled trial. Arch Intern Med. 2012. PubMed

⭐️⭐️ Greyling A et al., The effect of black tea on blood pressure: systematic review/meta-analysis. PubMed

⭐️⭐️ Jing Y et al., Tea consumption and risk of type 2 diabetes (meta-analysis). PMC

⭐️⭐️ Goldbohm RA et al., Consumption of black tea and cancer risk: a prospective study. PubMed

⭐️⭐️ Butt MS et al., Black tea polyphenols: a mechanistic treatise. PubMed

⭐️⭐️ Khan N & Mukhtar H., Tea polyphenols in promotion of human health (review). PubMed

⭐️⭐️ Temple JL., The Safety of Ingested Caffeine: A Comprehensive Review. (PMC review) PMC

⭐️⭐️ Inoue-Choi M. et al., Tea Consumption and All-Cause and Cause-Specific Mortality. (UK Biobank analysis; 2022) PMC

⭐️⭐️ Rasheed Z. et al., Molecular evidences of health benefits of drinking black tea. PMC

⭐️⭐️ Gardner EJ., Black tea—helpful or harmful? A review of the evidence. PubMed

⭐️⭐️ Ma C. et al., The effect of black tea supplementation on blood pressure (meta-analysis). PubMed

⭐️⭐️ Asil E. et al., Effects of black tea consumption and caffeine intake on depression/mental health. PMC

⭐️⭐️ Oba S. et al., Consumption of coffee, green tea, oolong tea, black tea… (diabetes relation). PubMed

⭐️⭐️ Blot WJ., Cancer rates among drinkers of black tea (epidemiology). PubMed

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Oolong Çayı Nasıl Demlenir?

Oolong Çayı (Yarı Okside, Yeşil ve Siyah Çay Arası)

Oolong Çayı Demleme Yöntemi

Miktar: 1 tatlı kaşığı (yaklaşık 2 gram) kuru oolong çayı

Su: 250 ml, 85–90°C sıcaklıkta (kaynamamış, hafif ılıtılmış su)

Demleme Süresi: 4–6 dakika, üzeri kapalı şekilde

Tüketim Zamanı: Demlendikten sonra 15–20 dakika içinde tüketilmelidir.

🍂 🍂 🍂

Oolong Çayındaki Faydalı Bileşikler ve Etkileri

Polifenoller ve Theaflavin Dengesi: Oolong çayı, yeşil ve siyah çayın özelliklerini taşıyan yarı okside bir çaydır. Polifenol ve theaflavin bileşenleri dengeli şekilde bulunur. Bu bileşikler antioksidan özellik gösterir ve hücreleri serbest radikallerden korur.

Hafif Yağ Yakıcı Etki: Metabolizmayı hızlandırarak kilo kontrolüne destek olur.

Sindirime Yardımcı: Oolong çayı sindirimi kolaylaştırır, mideyi rahatlatır.

Kolesterol Metabolizmasına Destek: LDL kolesterolün düşürülmesine yardımcı olur ve kalp sağlığını destekler.

🌿 🌿 🌿

Oolong Çayı Bekletildiğinde Meydana Gelen Değişiklikler

Oksidasyon ve Renk Değişimi: Demlendikten sonra zamanla oksidasyon devam eder ve çayın rengi koyulaşır. Bu, çayın tazeliğinin azalmasına işaret eder.

Polifenollerin Çözünmez Hale Gelmesi: Bekletme süresi uzadıkça polifenoller yapısal değişikliğe uğrayarak su içinde çözünmez hale gelir, bu da antioksidan kapasitenin azalmasına yol açar.

Tat Değişimi ve Faydaların Azalması: 30 dakikadan sonra çayın tadında bozulma (acılık veya burukluk) oluşur ve sağlık faydaları belirgin şekilde azalır.

✅ ✅ ✅

Oolong Çayı Özet ve Öneriler

Oolong çayının faydalarından tam olarak yararlanmak için:

  • 1 tatlı kaşığı oolong çayını 85–90°C su ile 4–6 dakika demleyin.
  • Demlendikten sonra 15–20 dakika içinde tüketin.
  • Uzun süre bekletmekten kaçının, çünkü tat bozulur, antioksidan etkiler azalır ve çayın rengi koyulaşır.

Oolong çayı, yeşil ve siyah çayın en iyi özelliklerini bir araya getiren, lezzetli ve sağlıklı bir içecektir. Doğru demleme ve taze tüketimle, hem tadını hem de sağlık faydalarını en üst düzeye çıkarabilirsiniz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Adaçayı Nasıl Demlenmeli?

Adaçayı (Salvia officinalis), hem aroması hem de sağlık faydalarıyla çok sevilen bir bitkidir. İşte adaçayının demlenme yöntemi, içeriğindeki faydalı bileşikler ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında ayrıntılı bilgiler:

☘️ ☘️ ☘️

Demleme Yöntemi

Miktar: 1 tatlı kaşığı (yaklaşık 1–1,5 gram) kuru adaçayı yaprağı kullanılır.

Su: 200 ml kaynar su (95–100°C) tercih edilir.

Demleme Süresi: Üzeri kapalı şekilde 5-7 dakika demlenmelidir. Bu süre, adaçayının aromasını ve faydalı bileşiklerini en iyi şekilde suya geçirmesi için idealdir.

Tüketim Zamanı: Demlendikten sonra 15–20 dakika içinde tüketilmelidir. Çünkü taze tüketildiğinde en yüksek faydayı sağlar.

🌿 🌿 🌿

Faydalı Bileşikler ve Etkileri

Rosmarinik Asit, Karnosol, Salvigenin: Bu bileşikler güçlü antioksidan ve iltihap önleyici özelliklere sahiptir. Vücuttaki serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını azaltır ve iltihaplanmayı hafifletir.

Hafif Östrojenik Etki: Özellikle menopoz dönemindeki kadınlarda hormonal dengeyi destekleyerek semptomların hafiflemesine yardımcı olabilir.

Antibakteriyel Özellik: Adaçayı, özellikle ağız gargarası olarak kullanıldığında ağız içi bakterilerini azaltır, ağız sağlığını destekler.

✅ ✅ ✅

Demleme Sonrası Bekletmenin Etkileri

20 Dakikadan Sonra: Adaçayının uçucu yağlarından biri olan tujon kaybolmaya başlar. Tujon, adaçayına karakteristik kokusunu ve bazı sağlık etkilerini veren önemli bir bileşendir.

Bekledikçe Acılaşma: Uzun süre bekleyen adaçayı çayı acılaşır ve bu da mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Bu nedenle taze tüketilmesi önerilir.

1 Saatten Sonra: Polifenollerin oksidasyonu başlar, yani antioksidan etkisi azalır ve çayın sağlık faydaları düşer.

Özetle

Adaçayını en faydalı şekilde tüketmek için 5-7 dakika demleyip, demleme sonrası 15-20 dakika içinde içmek gerekir. Uzun süre bekletmek, hem tadını bozar hem de içindeki değerli bileşiklerin etkisini azaltır. Ayrıca, gebeler, emziren anneler ve küçük çocuklar adaçayını kullanmadan önce mutlaka hekimine danışmalıdır.

Bu şekilde hazırlanan adaçayı, hem lezzetli hem de sağlığınızı destekleyen doğal bir içecek olarak günlük rutininizde yer alabilir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

TARÇIN

Tarçın, iki ana çeşidi olan, tropikal, yaprak dökmeyen Cinnamomum cinsi ağaçların iç kabuğundan elde edilir. Bugüne kadar yaklaşık 250 tarçın türü tanımlanmıştır ancak baharat tarçınını elde etmek için 4 tanesi kullanılmaktadır.

⭐️ Seylan tarçını: “cinnamomum verum” Çok katmanlıdır, kolay kırılır, açık renklidir, bir gramında 0,1 miligram kumarin vardır, pahallıdır.

⭐️ Çin tarçını: “cinnamomum cassia” Tek katmanlıdır, çok sert ve koyu renklidir, ucuzdur.

Alman Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü’ne göre, 1 çay kaşığı Çin tarçını tozu, yaklaşık 5.8-12.1 mg kumarin içerir.

⭐️ Endonezya tarçını “cinnamomum burmanni” Burma tarçını olarak da bilinir. Kumarin Çin tarçını kadar yüksektir, Çin tarçınından da ucuzdur

⭐️ Vietnam tarçını “cinnamomum loureiroi” Saygon tarçını da denir. Taksonomik (Botanik sınıfsal ayrımı) olarak şüphelidir. bir gramında 6,8 miligram kumarin vardır, diğerlerinden farklı eser miktarlarda kamfen, ꞵ-pinen, p-simen, limonen ve γ-terpinen gibi maddeler içerir, Çin tarçınından da ucuzdur.

Ülkemizde ucuz olması sebebi ile %98 oranında Çin ve Endonezya tarçını olduğu görülmektedir.

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından tavsiye edilen günlük kilogram başına 0.1 mg’dır. Yani 60-70 kilo bir insan için günlük 6-7 miligramdır. Çin ve Endonezya tarçının kumarin içeriği bu değerin üstündedir. Özellikle küçük çocuklar, düşük ağırlıklı oldukları için yüksek miktarda tüketmeleri engellenmelidir.

Kumarinlerveyakuamadinlerolarak adlandırılan kan pıhtılaşmasında önemli billeşen olan K vitamininin sentezini engeller. (4-hidroksikumarinler bir tür K vitamini antagonistidir. K vitamini rejenerasyonunu ve geri dönüşümünü engellerler.)

Tanin, flavonoid ve kumarin içeren tarçında ki kumarin önemli bir etken madde olup kan sulandırıcı olarak ilaçlarda “Modifiye edilerek” kullanılır.

Kumarin’de bir sıkıntı var. Çok hızlı karaciğer hasarı ve akciğerde kalıcı hasar yapar, fazlası kanserleşmeyi tetikler.

Kumarin (Coumarin), keşfedildiğinde ilk başlarda fare zehiri olarak kullanıldı. Fareler, kumarini yediklerinde kanları ileri derecede sulandığı için iç kanama sebebi ile ölürler.

Zaman içerisinde kan sulandırıcı özelliğini değerlendirmek için işlemlerden geçirilip ilaç olarak kullanıldı. Fakat dikkat edilmesi gereken tarçında ki kumarin saf haldedir.

⭐️⭐️⭐️⭐️ Bu sebeple kanda pıhtılaşma sorunu olanların; günlük aspirin, Ecopirin, Warfarin vs…gibi ilaç kullanıp üzerine 5gr üzeri tarçın kullanmak iç kanamalara sebep olabilir.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Kemik iliğinizde Trombosit üretimi ile ilgili bir sorun varsa Aspirin ve türevlerini, Omega-3, Vitamin E Heparin – Varfarin, Tarçın kullanmamalısınız.

⭐️⭐️⭐️⭐️

İç içe geçmiş ince dokusu ile uçucu yağında taşıdığı az miktarda “öjenol” ile o güzel koku ve aromayı vermektedir.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Tarçın, sindirim sistemindeki karbonhidratların parçalanmasını yavaşlatıp insülin duyarlılığını artırarak kan şekerini düşürmeye yardım eder. Güçlü bir anti-diyabetik etkiye sahiptir.

Araştırmalar, günde 0.5-2 çay kaşığı tüketilen tarçının (1-5 gram, 40 gün) diyabetik hastalarda açlık kan şekerini %10-29 oranında düşürebildiğini göstermektedir.

Tarçın’ın içerisinde bulunan MHCPMetilhidroksi Kalkon Polimer” içeriği ile insülin sentezini (üretimi) ve etkisini 15-20 kat artırır.

Tip-2 diyabet hastası olup insülin kullanan bir kişi aynı zamanda 5 gr (Bir çay kaşığı) tarçın tüketirse, insülin 20 kat daha etkin olup şekeri çok fazla düşürebilir, hipoglisemi yapar

Glikozun bağırsaktan emilimini sağlayan enzimleri bloke eder. Bu da kişinin enerjisini azaltarak halsiz kalmasına sebep olur.

⭐️⭐️⭐️⭐️

ALT, AST, ALP gibi karaciğer enzimleri problemli olan kişilerde, karaciğer fonksiyon bozukluğu olanlarda, akciğerlerinde sorun olanlarda tarçın hasara yol açar.

Tarçın karaciğer hasarı, ağız yaraları ve hipoglisemiye yol açabilir, kanser riskini artırabilir. Günde 1 çay kaşığını geçmemek gerekir.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Zayıflamak için tarçın günlük 5 gr (bir çay Kaşığından az) ve SEYLAN TARÇINI Kullanmak daha akıllıca olur.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Tarçın ağaç kabuğu normalde düzdür. 35-40 derecede ısıtılınca kıvrılır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Tarçının tıbbi özelliklerinden sorumlu olan sinnamaldehit bileşiği güçlü bir antioksidandır. İltihapla savaşmaya yardımcı olur.

Sinnamaldehit etken maddesi bakterilerin hücre duvarını etkileyerek bakteriyi öldürür.Mantarların ise squalen epeksidaz enzimini bloke ederek lanesterol oluşumunu engelleyerek mantarı öldürür.

2-3 damla uçucu olmayan Tarçın yağı 10-15 damla zeytinyağı içine koyulup karıştırılarak içilir. (1/5 oranında)

Kandaki kolesterol ve trigliserit düzeyini düşürür ve kalp hastalığı riskini azaltır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Tarçın kullanamayanlar; Benzer desteği (takviyeyi) sağlaması için, Omega-3 (EPA) 1000 mg sabah aç ve 1000 mg akşam aç ayrıca sabahları 1 yemek kaşığı zeytinyağı içebilirler. (Zeytinyağı içeriğindeki polifenoller de aynı etkiyi gösterir.)

Polifenol, güçlü antioksidan yapıya sahip kimyasal bileşiklerdir. Bitkilerde genel olarak bulunur. Polifenoller, antioksidan özelliğe sahiptirler. Bu sayede iltihabi süreçlerde vücuda destek olduğu gibi oksidatif stresten korunmasına da yardımcı olur.

Polifenoller vücudumuzun kanserli hücrelerle mücadele edebilmesi için serbest radikalleri etkisiz hale getirmede destek olur.

Polifenollerin; kalp hastalıkları riskini azaltma, kan şekeri seviyelerini düşürme, beyin sağlığı ve sindirim sistemimizde de yararlı desteleri söz konusudur.

Yüksek Polifenollü Zeytinyağı: Öncelikle bilinmesi gereken dalından toplanan zeytinlerin oksitlenmesine fırsat vermeden kısa süre içerisinde zeytinyağına çevrilmesi ile polifenol yüksek kalabiliyor. Polifenoller; ısı, ışık ve kimyasal tepkimelerden kolayca etkilenip azalırlar. Polifenol yüksek kalabilesi için; zeytin ve zeytinyağı üretim sürecinde kimyasal müdahalelerden kaçınılması ve soğuk sıkım tekniğinin uygulanması gerekir. Yine erken hasat zeytinyağı içinde polifenoller daha yüksektir.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Alzheimer da bir tatlı kaşığı zeytinyağına 2-3 damla tarçın yağı damlatıp içilmelidir.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Tarçın, potasyum, magnezyum ve kalsiyum içerir. Potasyum, sodyumun kan basıncı üzerindeki etkisini dengelemeye yardımcı olur ve kalp atış hızını kontrol eder. Potasyum ayrıca sinir fonksiyonunda da rol oynar. 

Magnezyum ve kalsiyum sağlıklı bir kalp atışını sürdürmek için birlikte çalışır. Bu iki mineral, osteoporoz adı verilen bir durum olan kemiklerin zayıflamasını önleyerek iskelet sağlığı için önemlidir.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Bir çay kaşığı toz tarçın (2.6 gram) şunları içerir:

Enerji: 6.42 kalori

Karbonhidratlar: 2,1 g

Kalsiyum: 26.1 miligram (mg)

Demir: 0.21 mg

Magnezyum: 1.56 mg

Fosfor: 1.66 mg

Potasyum: 11,2 mg

A vitamini  0.39 mikrogram

Öte yandan 2.6 gram tarçında aynı zamanda eser miktarda B ve K vitamini, antioksidanlar olan kolin, beta-karoten, alfa-karoten, beta-kriptoksantin, likopen, lutein ve zeaksantin de mevcuttur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Tarçın Yağı Nedir ? (Cinnamon Bark Oil)

İngilizce ve Arapça’da  “kokulu Baharat bitkisi” anlamına gelen “amomon” veya “qinnamon” terimlerinden adlandırılmıştır.

Güney Asyada yetiştirilen tarçın yağının iki türü bulunmaktadır. Bunlar; Cinnamomum zeylanicum ve Cinnamomum vervun.

Tarçın yağı bitkilerin kabuklarından veya yapraklarından elde edilmektedir. Dolayısıyla iki çeşit olarak karşımıza çıkar. Eğer kabuklarından yağ elde ediliyorsa Tarçın Kabuğu Esansiyel Yağı, yapraklarından elde ediliyorsa Tarçın Yaprağı esansiyel yağı olarak adlandırılmaktadır.

TARÇIN YAĞI : ( 4 damla /gün)

Gram negatif bakteriler üzerinde öncelikle sinnamaldehit (cinnamaldehyde) etken maddesi, (carvacrol, carvone, thymol, terpinen-4-ol, eugenol, anethol) etken maddeleri ile etkili olup
Tarçın yağı, özellikle diş eti enfeksiyonu sebebi de olan “Porphyromonas gingivalis” bakterisini yok etmede etkilidir.

Bu bakteri Alzheimer sebeplerinden ve hastalığın semptomlarını artırıcı bir etkiye sahip olup son dönemde oldukça üzerinde duruluyor.
Tarçın yağının diğer bir etkisi de butirik asit miktarını artırmasıdır.

Butirik asit: Özellikle bağırsak iç duvarının onarılması için önemlidir. Bu onarım ile bağırsak duvarı geçirgenliğinin önlenmesi sağlanır.

Tarçın Kabuğu Yağının İçeriği

4 ana bileşeni vardır. Bunlar; Cinnamaldehyde, Cinnamyl Asetat, Eugenol ve Eugenol Asetattır.

Tarçın Kabuğu Yağı Faydaları

  • Cinnamaldehyde : Tarçın’ın karakteristik ısıtıcı ve rahatlatıcı kokusundan sorumludur. Bununla beraber Anti-fungal, anti-bakteriyel ve anti-mikrobiyal özellikler vermektedir.
  • Cinnamyl Asetat: Tarçının o aromatik kokusundan sorumludur. Üretilen parfümlerde kullanılan bir bileşendir. Böcek kovucu ürünlerde faydalanılmaktadır.
  • Eugenol : Anti-septik, antiinflamatuar ve analjezik özellikleri vardır. Birçok mantarın büyümesini engellemeye yardımcı olmaktadır.
  • Eugenol Asetat : Karanfili anımsatan tatlı, meyveli, balzamik koku aynı zamanda antioksidan özellikten sorumludur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Aşağıdaki Yazılarla Devam Edebilirler

Farelerde yapılan deneylerde, tarçına has lezzeti veren sinamaldehit isimli bileşiğin (tarçın yağı) obezite ve hiperglisemiye karşı koruyucu olduğu gösterilmiştir.

Fareler ve insan yağ hücreleri üzerinde yapılan yeni araştırmada tarçın yağının metabolizmayı hızlandırdığı da ortaya çıktı.

Kaliforniya Üniversitesi uzmanları tarafından gerçekleştirilen çalışmada tarçında bulunan “sinnamaldehit” ve “epikateşin” isimli maddelerin beyin hücrelerinde “tau proteinlerini” oksidatif stresten koruyarak çökmelerini engelledikleri gösterildi.

Araştırmada, sinnamaldehit ve epikateşinin bu etkilerinin tau proteinlerindeki iki sistein kalıntısıyla etkileşimleriyle ilgili olduğu ve sinnamaldehidin tau proteinlerinin biyolojik fonksiyonlarını bozmadığı da tespit edildi.

Ayrıca, bu bileşiklerin tau proteinlerini oksijen radikalleri ve H2O2’ nin sebep olduğu oksidasyondan koruduğu, tau proteinlerinin çökelmelerini uyaran yüksek molekül ağırlıklı maddelerin oluşumuna mani oldukları ve oksidasyona sonucu ortaya çıkan akrolein gibi toksik maddeleri de parçaladıkları belirlendi.

Bu sonuçlar, tarçında bulunan bileşiklerin tau proteinlerindeki sistein kalıntılarıyla reverzibl etkileşime girerek bunların bozulmaları ve çökmelerini önlediğini gösteriyor.

TÜRKİYE’DE TÜKETİME SUNULAN TARÇIN TÜRLERİNİN ANATOMİK İNCELENMESİ VE KUMARİN MİKTARLARININ BELİRLENMESİ GIDA THE JOURNAL OF FOOD E-ISSN 1309-6273, ISSN 1300-3070 http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2205301

Michigan Üniversitesi uzmanlarının, sinamaldehitin fare ve insanlardan elde edilen yağ hücrelerine etkisi incelendikleri araştırmada bu bileşiğin birçok gen, enzim ve proteini aktive ederek her iki hücre türünde de termogenez adı verilen bir mekanizma ile yağ yakılmasını sağladığı belirlendi.

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0026049517302123

Journal of Alzheimer’ s Disease isimli dergide yayınlanan yeni bir araştırma, tarçına has tadı ve kokuyu veren bileşiklerin Alzheimer tedavisinde etkili olabileceğini ortaya koydu. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23531502

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla