Bağışıklık Sisteminizi Lokma Lokma Zehirliyorlar

Tabağınızdaki Şer

Market raflarında rengarenk ambalajlarıyla dikkat çeken ürünler, modern hayatın koşuşturmasında bize büyük kolaylıklar sunuyor gibi görünüyor. Ancak hiç düşündünüz mü, bu “pratiklik” aslında sağlığımıza nasıl bir bedel ödettiriyor?

Gıda kimyasalları sadece vücudumuza girip sindirilmekle kalmıyor; aynı zamanda bağışıklık sistemimizi doğrudan etkileyerek onu zayıflatıyor, hatta bazen kendi bedenimize karşı savaş açmasına neden olabiliyor.

Bu yazıda, gıda endüstrisinde yaygın şekilde kullanılan katkı maddeleri, tarım ilaçları, ambalajdan kaynaklanan kimyasallar ve işlenmiş gıdaların bağışıklık sistemimiz üzerinde oluşturduğu kalıcı ve yıkıcı etkileri sizlerle paylaşmayı amaçlıyorum. Sağlığınızı korumak için bilinçli seçimler yapmanın önemini birlikte keşfedelim.

I. Gıda Kimyasalları: Bağışıklığın Gizli Yıpratıcıları
1. Katkı Maddeleri (E kodları) – Bağışıklık Tetikleyicileri

Gıdalarda renk verici, tat artırıcı, raf ömrü uzatıcı olarak kullanılan katkı maddeleri (özellikle E kodlarıyla bilinenler), bağışıklık sisteminde alerjik reaksiyonlar, iltihaplanma (inflamasyon) ve hatta otoimmün bozuklukları tetikleyebilir.

Örneğin:

  • E621 (Monosodyum glutamat – MSG): Sinir sistemine etki eder, bazı bireylerde aşırı bağışıklık cevabına neden olabilir.
  • E250 (Sodyum nitrit): Nitrosaminlere dönüşerek kanserojen etki gösterirken, lenfosit üretimini baskılayabilir.
  • Tartrazin (E102): Bağışıklık sisteminde mast hücrelerini uyararak alerjik tepkiler yaratır.

👉 Sonuç: Katkı maddeleri, vücudu “sürekli alarmda” tutarak bağışıklık sistemini yorar ve bağışıklık dengesini bozar.

2. Pestisit Kalıntıları – Tabağınızda Kimyasal Savaş

Tarım ürünlerinde yaygın olarak kullanılan pestisitler, çoğu zaman yıkanarak temizlenemez ve vücutta birikir. Özellikle organofosfat grubu pestisitler, immünsüpresyon (bağışıklık baskılanması) yapabilir.

  • Araştırma (Environmental Health, 2020): Pestisit kalıntıları taşıyan gıdaları tüketen bireylerde T hücresi aktivitesinde düşüş gözlemlenmiştir.
  • Çocuklarda pestisit maruziyeti, alerjik astım, egzama gibi immünolojik hastalıklarla ilişkilendirilmiştir.

👉 Sonuç: Pestisitler bağışıklık hücrelerini doğrudan etkiler; enfeksiyonlara karşı zayıf hale getirir.

3. Ambalaj Kimyasalları – Yemeğinizi Değil, Direncinizi Paketliyor

Plastik ambalajlarda bulunan kimyasallar, özellikle ısıya veya asitliğe maruz kaldığında gıdaya geçebilir.

  • Bisfenol A (BPA): Sentetik östrojen gibi davranır, bağışıklık sisteminde hücresel sinyalleşmeyi bozar.
  • Ftalatlar: Doğrudan bağışıklık sisteminin düzenlenmesini engeller; bağışıklık hücrelerinin “yanlış hedeflere” saldırmasına neden olabilir.

👉 Sonuç: Ambalajlar görünmez tehditleri sofraya taşır; bağışıklık sistemi hormon dengesiyle birlikte çökertilir.

II. Kronik Bağışıklık Baskılanması: Modern Hastalıkların Sessiz Ortağı

Bağışıklık sistemi, yalnızca grip virüslerine karşı değil; aynı zamanda kanser hücrelerinin tespiti, iltihap kontrolü ve doku yenilenmesi gibi yaşamsal görevlerde aktiftir. Ancak bu sistemin sürekli kimyasal saldırılara maruz kalmasıyla ne olur?

1. Otoimmün Hastalıklar ve Gıda Kimyasalları
  • Romatoid artrit, Hashimoto tiroiditi, lupus gibi otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin kendi dokularını hedef almasıyla ortaya çıkar.
  • Araştırmalar, yüksek işlenmiş gıda tüketiminin bu hastalıkların görülme sıklığını artırdığını göstermektedir.

2. Kanser Riski
  • Kronik inflamasyon, DNA hasarı, bağışıklık sisteminin tümör hücrelerini fark edememesi → onkojenez (kanser oluşumu) için ideal ortam.
  • Nitrat, nitrit, işlenmiş etlerdeki kimyasallar → kolon kanseri, mide kanseri ile ilişkilendirilmiştir.

III. İş Hayatı ve Bağışıklık Hasarı: Kimyasallarla Zayıflayan Performans

Bağışıklık sisteminin zayıflaması sadece hastalığa yakalanma riskini artırmaz; aynı zamanda iş gücü performansı, dikkat, dayanıklılık ve iyileşme kapasitesi gibi birçok alanda düşüşe neden olur.

Aşağıdaki durumlar gözlenmiştir:
  • Sık hastalanma ve devamsızlık
  • Geç iyileşen yaralanmalar, enfeksiyonlar
  • Kronik yorgunluk, iş veriminde düşüş
  • İlaç kullanım oranında artış

Bu durumlar işletmelerde iş güvenliği risklerini de artırır; özellikle dikkat dağınıklığı, koordinasyon bozukluğu ve hatalı kararlar, iş kazalarını tetikler.

IV. Bağışıklık Sistemi Tükenmeden Ne Yapılabilir?
  1. Katkı maddelerinden uzak doğal beslenme
    • Etiket okuma alışkanlığı kazanın
    • Renkli, kokulu, raf ömrü uzun ürünlerden kaçının
  2. Organik ve mevsimsel gıda tüketimi
    • Pestisit kalıntılarından uzak, yerel ürünler tercih edin
  3. Ambalaj farkındalığı
    • Plastik yerine cam/karton ambalajlı ürünler alın
    • Mikrodalgada plastik kap kullanmayın
  4. Bağışıklık dostu besinler
    • Kefir, yoğurt, zerdeçal, zencefil, omega-3 kaynakları, C vitamini açısından zengin meyveler
  5. Kurumsal farkındalık
    • İşyerlerinde sağlıklı yemek politikaları oluşturulmalı
    • İşyeri hekimleri gıda takviyeleri ve bağışıklık taramaları ile yönlendirme yapmalı

Sessiz Tahribatı Görünür Kılmak

Modern beslenme düzeni, bizi sadece şeker, tuz ve yağla değil; görünmez gıda kimyasallarıyla da zehirliyor. Bağışıklık sistemi, bu saldırılar karşısında sessizce yıpranıyor ve bir gün artık savunamayacak hale geliyor.

Unutulmamalıdır ki, sağlıklı bir toplum güçlü bir bağışıklık sistemine sahip bireylerle mümkündür. Ve bu savunma sistemi, sadece aşılarla değil; doğru gıda seçimleri, bilinçli tüketim ve gıda endüstrisinin daha etik olmasıyla korunabilir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Pestisit – Risk – Kanser

Pestisitler, tarımı veya ev hayatını olumsuz etkileyebilecek hayvan ve bitki yaşamını ortadan kaldırmak ve kontrol altına almak için tasarlanmış kimyasallardır.

Neden pestisit kullanılıyor?

Çünkü;

Pestisit kullanmayan organik çiftliklerin verimi kullananlara göre %15-%50 daha düşüktür.

Nedir bu pestisitler?

Buprofezin, glifosat, imazethapyr, Metolachlor, metolachlor-S, Atrazin, Boscalid, Dimetomorf, Dikamba, Dinotefuran, Dimetenamid, Etksazol, Prochloraz, Formetanate, İmazalil, Deltamethrin, Taufluvalinate, Flonicamid, Diafenhiuron vb gib daha bir çok çeşidi mevcut. Her birinin kullanım alanı farklı. Tabi ki insan vücuduna zararı da farklı farklı.

Bu konuda yapılan araştırmalara göre pestisit uygulaması yapılan taraların çiftçileri, tarım işçileri yanı sıra bu tarlaların yakınında ve rüzgâr yönünde yaşamak bile kanser riskini arttırıyor.

Hangi kanserlerin riski artıyor ?

  • Lösemi
  • Hodgkin olmayan lenfoma
  • Mesane kanseri
  • Kolon kanseri
  • Akciğer kanseri
  • Pankreas kanseri

Ayrıca kanser kombinasyonları yani birden fazla kanserin eş zamanlı gelişimi de önemli bir risk.

Tarım ekonomisi – endüstrisinin gücü yadsınamaz bir gerçek.

Ve bu gücü arkasına alarak yapılan açıklamalar pestisitlerin vazgeçilmez önemi üzerine..

Örneğin;

Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), glifosatı (Roundup) muhtemel kanserojen olarak sınıflandırdı. Bazı bilimsel çalışmalarada glifosat enfoma ile ilişkilendirildi. Ve Alman ilaç şirketi Bayer ABD’de Roundup davasında 1,56 milyar dolar ödemeye mahkum edildi.

Peki aynı tarım ilacının kulanıldığı ülkemizde dava konusu oldu mu? Tazminat alındı mı?

Yapılan araştırmalarla, türüne göre pestisit maruziyetiyle ilişkilendirilen kanserlere bir bakalım

  • Glifosat, tüm kanserler, kolon kanseri ve pankreas kanseri
  • İmazethapyr, tüm kanserler, kolon kanseri ve akciğer kanseri
  • Metolachlor, metolachlor-S tüm kanserler, kolon kanseri ve pankreas kanseri
  • Atrazin, tüm kanserler ve kolon kanseri
  • Boscalid, lösemi, Hodgkin dışı lenfoma ve pankreas kanseri
  • Dimetomorf, lösemi ve Hodgkin dışı lenfoma, kolon kanseri
  • Dikamba, kolon kanseri ve pankreas kanseri
  • Dinotefuran, lösemi ve Hodgkin dışı lenfoma
  • Dimetenamid, mesane kanseri
  • Dimetenamid ve Dimetenamid-P ile kombinasyon: mesane kanseri ve pankreas kanseri

Tabi ki araştırma bütçeleri, zaman ve ek etmenler sebebi ile %100 kanser etkeni olup olmadığı kesinleştirlememektedir.

Tabi ki burada akla gelen bir soru var…

Pestisitler Nasıl Kansere Sebep Oluyor?

Pestisitler, Oksidatif stres yaratarak DNA hasarı ve hücreler arası yollarda sinyallerin yani iletişimin bozulmasına yol açıyorlar.

Pestisitler, Reaktif oksijen türlerinin (ROS) oluşumu ile DNA, protein ve lipitlerine zarar vererek (anormal protein oluşumu) mutasyonlara, değişikliklere, gen ifadesine ve sonuçta karsinojeneze yol açar.

Unutulmaması gereken kanser gelişimi uzun vadeli bir süreçtir. Bu süreç içerisinde hücre bozulması sebebi ile gelişen bir çok hastalık ile de performası ve konforu giderek düşen hayatı yaşamaya mahkum olmak….

Herkes kanser olmuyor lakin herkesin hayat konforu ve sağlığı azalıyor.

Ne yapmalı? Pestisitlere karşı ne önlem almalı? Suyla mı yıkasak? Bezle mi Silsek? yazımızda.

DNA’ nızla Oynanmasına Müsaade Etmeyin

Pestisitler Ciddi Halk Sağlığı Sorunudur

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Pestisit kullanım kalıplarının ve artan kanser riskinin kapsamlı değerlendirmesi https://www.frontiersin.org/journals/cancer-control-and-society/articles/10.3389/fcacs.2024.1368086/full

⭐️⭐️ Glifosat bazlı herbisitlere maruz kalma ve Hodgkin dışı lenfoma riski: Bir meta-analiz ve destekleyici kanıtlar https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1383574218300887

⭐️⭐️ Kanserojen ilaç mağduru Türk insanına da milyar dolarlar ödenecek mi? https://www.sozcu.com.tr/kanserojen-ilac-magduru-turk-insanina-da-milyar-dolarlar-odenecek-mi-wp5895593

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Suyla mı Yıkasak – Bezle mi Silsek

Önce cevabı yazayım:

Sebzeler ve meyveleri pestisit’lerde temizlemek için 10% Sirkeli suda veya 10% Tuzlu suda 20 dakika bekletmelisiniz. Devamında. sebzeleri pişirecekseniz de Stir-frying tarzı pişirmelisiniz.

Neden sorusunu soranlar için cevap aşağıda;

Günlük tüketimimizde yer alan hemen hemen tüm sebze ve meyvelerin üretimi sırasında Pestisit kullanımı yaygındır.

Ve bu sebeple…

Sebze ve meyveler yenmeden önce Pestisit‘ lerden temizlenmelidir.

Çünkü…

Pestisit, bakteriler, kemirgenler, yabani bitkiler ve mantarlar gibi zararlı organizmaları engellemek, öldürmek, uzaklaştırmak, üremesini kontrol altına almak ya da zararlarını azaltmak için kullanılan kimyasal madde ya da maddelerden oluşan karışımlardır.

Pestisitlere maruz kalma başlıca ağız, deri ve solunum yolu ile olmaktadır.

Pestisitlere kronik maruziyet

Pestisitlere kronik maruziyete bağlı istenmeyen etkiler arasında aşırı duyarlılık reaksiyonları, bazı otoimmün hastalıklar, kanserler gibi bağışıklık sistemi yanıtındaki değişiklikler, nörolojik hastalıklar ve işlev bozuklukları vardır.

Sebze ve meyveler Pestisit‘ lerden nasıl temizlenmelidir

Çinli araştırmacıların yayınlanan bir araştırmasında üretimi sırasında pestisit kullanılmış lahana’ ların temizlenmesi için aşağıdaki yöntemler denenmiş;

  • Bir bölümü sadece su ile iyice yıkanmış
  • Bir bölümü sadece bezle sıkıca silinmiş
  • Bir bölümü sadece tuzlu suda yıkanmış
  • Bir bölümü sadece farklı konsantrasyonlarda sirkeli su
  • Bir bölümü sadece dondurulmuş
  • Bir bölümü sadece Stir-frying tarzı pişirilmiş

Stir frying  Çin mutfağı malzemelerin az miktarda çok sıcak yağda kızartıldığı ve bir wokta karıştırıldığı pişirme yöntemidir.

▶️Lahanalar, 20 dakika sadece suyla yıkama ise pestisit’ler yüzde 19.1 – 15.2 oranında temizlendi.

▶️ Lahanalar, bezle temizlenmesi ile pestisit’ler yüzde 1 – 2 oranında temizlendi.

▶️Lahanalar, 20 dakika süreyle yüzde 10’ luk tuzlu suda yıkama ile pestisit’ler yüzde 74.1 – 65 oranında temizlendi.

▶️Lahanalar, 20 dakika süreyle yüzde 10’ luk sirkeli suda yıkama ile pestisit’ler yüzde 79.8 – 65.8 oranında temizlendi.

▶️Lahanalar, 48 saat süreyle dondurulması ile pestisit’lerin yüzde 3.6 oranında temizlendi.

▶️ Lahanalar, 5 dakika Stir-frying tarzı pişirilmesi ile pestisit’ler yüzde 86.6 – 67.5 oranında temizlendi.

Sonuç olarak;

Ne suyla yıkamak ne de bezle silmek lahanadan pestisit’leri arındırmak için doğru temizlik değil.

Lahanayı pestisit kalıntılarından temizlemede; önce Sirkeli veya tuzlu su ile temizlenmesi sonrasında Stir-frying tarzı pişirmek lahanadan pestisit’leri arındırmak için en etkili yoldur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Evde yapılan hazırlıkların lahana üzerindeki pestisit kalıntılarına etkisi https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0956713506002696

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla