Hava Almak mı ? Oksijen Vermek mi ?

Oksijen yaşam için elzem..

İlkokul bilgileriniz aklınıza geldiğinde havada % 21 Oksijen olduğunu hemen hatırlayacaksınız.

Lise bilgilerinize göre, “Dalton Kanununa göre bir gaz karışımı basıncı içeriğinde bulunan her bir bileşenin ayrı ayrı basınçlarının toplamıdır.” Yine aynı bilgilerinize göre, ”Atmosfer basıncı 760 mmHg

Üniversite de ilgili bir bölüm okuyan, ”Atmosfer basıncı 760 mmHg iken soluduğumuz hava içinde; %78 Azot, % 21 Oksijen, %0,97’si argon, neon, helyum ve metan gibi eser elementler, %0.03 Karbondioksit bulunduğunu biliyor.

Konumuza gelecek olursak, sağlık kuruluşlarında, ambulanslarda, revirlerde hatta bazen ”bu niye burada?” diyeceğimiz yerlerde tıbbi oksijen tüpleri görüyoruz. Ve tabi ki sağlıkçıların olduğu pekçok yerde de oksijen uygulamalarına şahit oluyoruz.

Gelelim sorulara

Hasta hava mı alacak yoksa siz oksijen mi vereceksiniz?

Hangi hastaya oksijen uygulaması yapılmalı?

Oksijen uygularken miktar nasıl ayarlanmalı?

Ne ile oksijen verilmeli?

Ne kadar süreli oksijen verilmeli?

Soruları çoğaltmak mümkün… Gelin oksijen kullanım bilgilerinizi tekrar edelim…

İşyerlerinizin Revirlerinde Oksijeni Nasıl Doğru ve Etkili Kullanabilirsiniz?

Önce Zarar Verme

Her ne kadar tıbbın felsefesi olarak söylense de aslında hayatın felsefesi olmalıdır. Önce Zarar Verme.

Yüksek konsantrasyonda oksijene maruziyetin potansiyel yan etkileri, normal fizyolojik fonksiyonlarda değişiklikler, oksijene bağlı doku hasarı / oksijen toksisitesi ve karbondioksit birikimidir.

Lakin…

Revirlerde; özel sebepleriniz ve ekipmanlarınız yoksa yüksek konsantrasyonlu oksijen vermeyeceğiniz, acil durumlarda ilk – geçici müdahale için kısa süreli kullanacağınız, uzun süreli oksijen vermeyeceğiniz için oksjien tedavisinin riski yok denecek kadar azdır.

Yine de önemli ve maalesef ihmal edilebilen bir konu olduğu için hatırlatayım; Oksijen tüplerinizi uygun bir yere muhakkak sabitleyin. Bu konuda iş güvenliği uzmanınızdan bilgi ve öneri alabilirsiniz.

Revir çalışmalarında hastaya oksijen vermeye karar verdiğiniz veya işyeri hekimi tarafından oksijen verilmesi istediğinde yapılacakları inceleyelim. (Oksijen verilmesi gerekli durumlara başka bir yazı konusudur.)

Hastanın başına geldik.

Oksijen Flowmetresi (Debimetresi)’ ni ayarlayama zamanı…

Flowmetre ile göz göze geldik. Hızla ayrıntılarına bakıyoruz.

Herhangi bir hasar sorun var mı? Yok… Devam

Gaz prizi oksijen tüpüne takılı mı? Evet… Devam

Nemlendirici şişede yeterli suyumuz var mı? Evet…Seviye ortanın üstünde… Devam

Oksijen çıkışı kanül / maske hortumuna takılı mı? Evet… Devam

Tercihen önce oksijeni açın – vermeye başlayın sonra oksijen kanülünü veya oksijen maskesini hastaya takın. Neden mi?

Çünkü

Oksijen açık değil iken taktığınızda; hasta burnunun / burun ve ağzının kapanması ile ve üstüne üstük de oksijen (hava) gelmediği endişesi ile anksiyeteye girebilir.

Bundan oksijen (hava) gelmiyor” uyarısı ile karşılaşmanız ve sizin hata yaptığınız unuttuğunuz vb gibi gereksiz ithamlara maruz kalabilirsiniz.

Bu hususlar acillerin sık yaşanılan gereksiz gerginlik sebepleridir. Tavsiyem ayrıntılara dikkat edin.

Geldik Flowmetrede son adımınıza;

Gözünüz oksijenin dakikadaki litre miktarını gösterecek üst biberondaki bilyede, eliniz de oksijenin dakikadaki litre miktarını ayarlayacağınız akış kontrol düğmesinde…

Varsayalım revirde tek sağlıkçı sizsiniz. Oksijeni ayarlayacağınız L/dk nın kararını da siz vereceksiniz..

Kafanızdan geçecekleri yazmaya çalışacağım.. Eksiklerimi siz uygulamada tamamlarsınız.

Hastaya oksijen verirken dikkat edilmesi gereken iki husus var

  1. Oksijen akış hızı
  2. Fi02

Oksijen akış hızı: Oksijen akış ölçer cihazımızda gördüğümüz sayıdır, genellikle 1-15 L/dk arasındadır.

Fi02 (Fraction of inspired oxygen)(Solunan Oksijenin Kesri): Solunan havanın oksijen yüzdesi anlamına gelir. Solunan her 100 hava molekülünün kaç tanesinin Oksijen olduğunu gösteren sayıdır. Normalde bu sayı 21 iken hastalarda bu ihtiyaç artmaktadır.

Fi – hesaplamalarımızda kullanılan “21” değeri atmosferde bulunan % 21 Oksijen den gelmektedir.

%100 Oksijen verilen bir kişi de tahmini Fi02 değeri Hesabı:  21 + (L / dk Oksijen X 4) = % değer

Örnek: 5 L/dk O2 verilen bir hasta için Fi02 = 21 + (5 x 4) = %41 = 0,41

  • Eğer oksijen akış hızını 1L/dk olarak ayarlarsanız, hastaya %100 oksijenden 1L/dk verirsiniz.
  • Eğer oksijen akış hızını 5L/dk olarak ayarlarsanız, hastaya %100 oksijenden 5L/dk verirsiniz.
  • Eğer oksijen akış hızını 10L/dk olarak ayarlarsanız, hastaya %100 oksijenden 10L/dk verirsiniz.
  • Eğer oksijen akış hızını 15L/dk olarak ayarlarsanız, hastaya %100 oksijenden 15L/dk verirsiniz.

Evet.. Siz %100 oksijen veriyorsunuz da...

Hasta Gerçekte Ne Kadar Oksijen Soluyor

Siz %100 oksijen veriyorsunuz. Lakin hastanın soluduğu gerçek Fi02 hastanın akış gereksinimlerine dayanır…

Haydaaa… Siz zaten gereksinimi olduğu için hastaya oksijen veriyordunuz.

Hastanın gereksinimi de ne demek ?

Bu hususu açıklamak için en yüksek inspirasyon (nefes alma – akciğerlerin hava ile dolması) akışımızı hatırlayalım.

Dış ortamdan (Atmosfer) alınan hava (oksijen) akciğerlere ortalama belirli bir hız ile ulaşır. Bu sırada yani normal solunum hızında nefes aldığımızda solunum kaslarımız rahat çalışır ve kişiye yorgunluk hissettirmez. Normal en yüksek inspirasyon akışımız 20-30L/dak arasında değişir.

Maske kullanımında; CO2 birikimini engellemek için minimum akım 5lt/dk olmalı.

Kişinin solunum hızının aynı oksijen tedavisinin farklı olduğu üç farklı durum inceleyelim.

1. İnspirasyon akışı 30L/dak olan ve oksijen uygulaması yapılmayan kişi

Kişinin hedef inspirasyon akışı hızını en üst normal değer olan 30 L / dak olmasını kabul ediyoruz.

Burada kişinin herhangi bir sorunu olmadığı için oksijen tedavisi verilmiyor. Odanı içerisinde normal hava olduğuna göre Fi02 = %21 dir.

Kişinin solunumla aldığı oksijenin hesabının formülü:

Solunan Oksijenin Konsantrasyonu = Solunan Oksijenin Konsantrasyonu X Dakikada Solunan Litre / Dakikada Solunan Litre

Birinci kişinin Soluduğu / Aldığı Oksijenin Konsantrasyonu = 21 X 30 / 30

Birinci kişinin Soluduğu / Aldığı Oksijenin Konsantrasyonu = 21 X 30 = 630

Birinci kişinin Soluduğu / Aldığı Oksijenin Konsantrasyonu = 630 ÷ 30 = %21

Birinci kişinin Soluduğu / Aldığı Oksijenin Konsantrasyonu = Fi02 %21 (dakikada aldığı)

Burada sonuç baştan belliydi lakin hesabı yapmaya normal solunumlu oksijen tedavisi verilmeyen bir kişi ile başlayarak karşılaştırma yapılabilirsiniz.

2. İnspirasyon akışı 30L/dak olan ve 10 L/dk oksijen uygulaması yapılan kişi

Kişinin hedef inspirasyon akışı hızını en üst normal değer olan 30 L / dak olmasını kabul ediyoruz.

Fi02 = % 100 oksijen tüpünden kanül / maske yolu ile 10 L / dak olacak şekilde ayarlama yaparak oksijen verdiğinizde hastanızın aldığı oksijenin konsantrasyonunu hesaplayalım.

Kişi dakikada 30 Litre solunum (inspirasyon) yapıyor: Dakikada 10 Litresi % 100 lük oksijen veriliyor.

Kişi dakikada 30 Litre solunum (inspirasyon) yapıyor: Dakikada 20 Litresi % 21 lik bulunduğu odanın havasını (oksijeni) kendisi soluyarak alacak.

(10 x 100) + (20 x 21) = 1420

1420 ÷ 30 = Fi02 %47 dakikada aldığı oksijenin konsantrasyonu bulduk.

3. İnspirasyon akışı 30L/dak olan ve 15 L/dk oksijen uygulaması yapılan kişi

Kişinin hedef inspirasyon akışı hızını en üst normal değer olan 30 L / dak olmasını kabul ediyoruz.

Fi02 = % 100 oksijen tüpünden kanül / maske yolu ile 15 L / dak olacak şekilde ayarlama yaparak oksijen verdiğinizde hastanızın aldığı oksijenin konsantrasyonunu hesaplayalım. (Revirlerinizde yer alan Flowmetre üst biberonu 15 L/dk)

Kişi dakikada 30 Litre solunum (inspirasyon) yapıyor: Dakikada 15 Litresi % 100 lük oksijen veriliyor.

Kişi dakikada 30 Litre solunum (inspirasyon) yapıyor: Dakikada 15 Litresi % 21 lik bulunduğu odanın havasını (oksijeni) kendisi soluyarak alacak.

(15 x 100) + (15 x 21) = 1815

1815 ÷ 30 = Fi02 %60,5 dakikada aldığı oksijenin konsantrasyonu bulduk.

Kişinin solunum hızının farklı oksijen tedavisinin aynı olduğu üç farklı durum inceleyelim.

1. İnspirasyon akışı 50 L/dak olan ve oksijen uygulaması yapılmayan kişi

Kişinin hedef inspirasyon akışı hızını en üst normal değer olan 50 L / dak olmasını kabul ediyoruz.

Burada kişinin herhangi bir sorunu olmadığı için oksijen tedavisi verilmiyor. Odanın içerisinde normal hava olduğuna göre Fi02 = %21 dir.

Kişinin solunumla aldığı oksijenin hesabının formülü:

Solunan Oksijenin Konsantrasyonu = Solunan Oksijenin Konsantrasyonu X Dakikada Solunan Litre / Dakikada Solunan Litre

Birinci kişinin Soluduğu / Aldığı Oksijenin Konsantrasyonu = 21 X 50 / 50

Birinci kişinin Soluduğu / Aldığı Oksijenin Konsantrasyonu = 21 X 50 = 1050

Birinci kişinin Soluduğu / Aldığı Oksijenin Konsantrasyonu = 1050 ÷ 50 = %21

Birinci kişinin Soluduğu / Aldığı Oksijenin Konsantrasyonu = Fi02 %21 (dakikada aldığı)

Solunum hızı artmış fakat oksijen tedavisi verilmeyen kişi ile başladık önceki gibi…

2. İnspirasyon akışı 50L/dak olan ve 15 L/dk oksijen uygulaması yapılan kişi

Kişinin inspirasyon akışı hızı herhangi bir sebep ile 50 L / dak olarak revire geldi.

Fi02 = % 100 oksijen tüpünden kanül / maske yolu ile 15 L / dak olacak şekilde ayarlama yaparak oksijen verdiğinizde hastanızın aldığı oksijenin konsantrasyonunu hesaplayalım.

Kişi dakikada 50 Litre solunum (inspirasyon) yapıyor: Dakikada 15 Litresi % 100 lük oksijen veriliyor.

Kişi dakikada 50 Litre solunum (inspirasyon) yapıyor: Dakikada 35 Litresi % 21 lik bulunduğu odanın havasını (oksijeni) kendisi soluyarak alacak.

(15 x 100) + (35 x 21) = 2235

2235 ÷ 50 = Fi02 %44,7 dakikada aldığı oksijenin konsantrasyonu bulduk.

⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️

15 L / dak hızla %100 oksijen verdiğiniz iki durumu görmüş olduk (Yukarıya tekrar bakın)

Kişinin İnspirasyon akışı 30L/dak olduğunda 15 L / dak hızla %100 oksijen verirseniz Fi02 %60,5

Kişinin İnspirasyon akışı 50L/dak olduğunda 15 L / dak hızla %100 oksijen verirseniz Fi02 %44,7

Gördüğünüz gibi hastanın solunum hızı arttıkça aynı hızda verdiğiniz oksijenden aldığı oksijen verimi düşüyor.

⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️ ⭐️⭐️⭐️⭐️

3. İnspirasyon akışı 15 L/dak olan ve 15 L/dk oksijen uygulaması yapılan kişi

Kişinin inspirasyon akışı hızı herhangi bir sebep ile 15 L / dak olarak revire geldi.

Fi02 = % 100 oksijen tüpünden kanül / maske yolu ile 15 L / dak olacak şekilde ayarlama yaparak oksijen verdiğinizde hastanızın aldığı oksijenin konsantrasyonunu hesaplayalım.

Kişi dakikada 15 Litre solunum (inspirasyon) yapıyor: Dakikada 15 Litresi % 100 lük oksijen veriliyor.

Kişi dakikada 15 Litre solunum (inspirasyon) yapıyor: Dakikada 0 Litresi % 21 lik bulunduğu odanın havasını (oksijeni) kendisi soluyarak alacak.

(15 x 100) + (0 x 21) = 1500

1500 ÷ 15 = Fi02 %100 dakikada aldığı oksijenin konsantrasyonu bulduk.

Bu Bilgileri ve Oksijeni Nasıl Kullanmalısınız?

⭐️ Oksijen tedavisinin hedefi olan hastanın oksijen satürasyonunu arttıran; verilen oksijenin hızı değil FiO2‘deki artıştır.

⭐️ Hastanın inspirasyon hızı değiştiğinde Fi02 yi korumak için oksijen akış hızını da değiştirmek gerekir.

⭐️ Doğru ve etkili oksijen tedavisi için, hastanın normal oksijen satürasyonuna ulaşması için gereken en düşük Fi02 dengesini sağlamak gerekir.

⭐️ Revir şartlarında oksijen tüpleri ile saf oksijen belirli (15 L/dk) bir akım hızında uygulanabilirse de hastanın dakikada aldığı havanın akciğerin içine ve dışına hareketinin  (ventilasyonun) kalan kısmı oda havasından karşılanmaktadır.

⭐️ Bu nedenle değişken ventilasyonu olan hastalarda bu cihazlarla sabit bir Fi02 verilmesi mümkün olmamaktadır.

⭐️ İşte bu nedenle sabit Fi02 ihtiyacı olan hastalarda düşük akımlı oksijen sistemleri uygulanırken dikkatli olunmalıdır.

Dikkat;

Nazal kanül, Basit yüz maskesi ve Rezervuarlı maske ile oksijen tedavisi uygularken özel durumlar (hastalıklar) haricinde aşağıdaki tabloda yer alan akım hızlarını (L/dk) uygulayabilirsiniz.

Düşük Akımla Oksijen Veren Sistemler ve Tahmini Oksijen Fraksiyonları Tablosu

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Oksijen Tüpü ve Sistemlerinin Güvenli Kullanımı Eğitimi

Hastaneler – Tıp Merkezleri – Poliklinikler – Şirket Revirleri vb gibi sağlık hizmeti verilen yerlerde oksijen tüpleri ve/veya Oksijen Sistemleri bulunmaktadır.

Oksijen tüplerinizi ve/veya Oksijen Sistemlerinizi kullanan, taşımalarını ve depolamalarını yapan personellerinizin bu konuda özel eğitimleri var mı?

İstenmeyen durumlarda görevlendirdiğiniz personelin bilgisi – eğitimi – yetkisi sorgulandığında evraklarınız tam mı?

Şüpheleriniz varsa danışmanlığımıza başvurabilirsiniz?

Eğitim eksiği – belgesiz personeliniz varsa bize başvurabilirsiniz?

Bilgi için bizi arayın

İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörümüz Dr Mustafa KEBAT 0 530 568 42 75

Çalışanlarınız en kısa zamanda Oksijen tüplerinizi ve/veya Oksijen Sistemleri konusunda yeterli bilgiye sahip olsunlar.

Merkez Adres: Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR

Merkez Telefon: +90 232 265 20 65

Çalışanlarınız eğitimde neler öğrenecek? Ve Daha fazlasını aşağıda bulabilirsiniz

Oksijen Tüpü ve Sistemlerinin Güvenli Kullanımı Eğitim Başlıkları

  1. Oksijen Tüpleri Teknik Özellikleri
  2. Oksijen Sistemi Bileşenleri ve Teknik Özellikleri
  3. Oksijen Kabin Çeşitleri ve Teknik Özellikleri
  4. Basınçlı Oksijen Sistemlerini Kullanma Becerileri
  5. Oksijen Tüpleri ve Oksijen Sistemlerinde İş Güvenliği Önlemleri

Oksijen Tüpü ve Sistemlerinin Güvenli Kullanımı Eğitim Süresi

8 Saatlik Eğitim (Uygulamalı ve Teorik)

Katılım Sertifikası verilmektedir. (Eğitim konuları içeriği ile birlikte)

Ayrıca;

Oksijen Tüpleri ve Oksijen Sistemleri ile ilgili eğitimi Mesleki Eğitim Belgeli olarak almak isteyenler için Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum Ve Depolama Eğitimimiz mevcut olup yapılacak sınavın sonunda Üniversite onaylı Mesleki Eğitim Belgesi vermekteyiz.

Aşağıda Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum Ve Depolama Eğitimi geniş bilgilendirmemizi okuyabilirsiniz.

Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum Ve Depolama Eğitimi Belgesini Firmamızdan Alabilirsiniz.

Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Eğitimi Belgesi için;

Başvuru Mail: [email protected]

Merkez Tel.: +90 232 265 20 65

Başvuru Tel: 0 530 568 42 75

  • Eğitim 232 saattir.
  • Eğitim sonrasında verilen sertifika ömür boyu geçerli
  • Sertifika e-devlette kayıtlıdır.
  • Sertifika Karekodlur.
  • Sertifika Üniversite onaylıdır.
  • Sertifikanın kaybedilmesi halinde e-devletten yenisini kendiniz de çıkartılabilirsiniz.

Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Eğitimi Belgesini nerede alabilirsiniz?

  • Çalışanlarınızı İzmir – Karabağlarda merkezimize eğitim için yollayabilirsiniz.
  • Firmanızda toplu eğitimlere katılabilirsiniz.
  • Uzaktan eğitimlerimize katılım sağlayabilirsiniz.
  • Türkiyenin her yerinden Başvurabilirsiniz.

Hastanelerde – Tıp Merkezlerinde Tıbbi Gazları Üretimi, Dolumu ve Depolamasının yapıldığı her yerde bu işlerde çalışan tüm personelin belgesi olması zorunludur

Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Eğitimi İçeriği

Eğitim içeriği MEB tarafından yayınlanan modüllerin, güncel bilgiler ve firmanız özelinde yaptığınız işlemlerin eklenmesi ile sektör deneyimi olan eğitmenlerimiz tarafından verilmektedir.

15.05.2013 tarihli ve 28648 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik

Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Eğitimi kimlere zorunlu?

Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama işlerinden herhangibirinde çalışan herkes için zorunludur.

İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Sertifikası, Tehlikeli Ve Çok Tehlikeli İşlerde Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Eğitimi Belgesi Yerine geçer mi?

Hayır. Yerine geçmez.

İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Sertifikası yasal düzenlemelerle belirlenmiş ve her çalışanın yaptığı işin tehlike sınıfına ve niteliğine göre İş Güvenliği uzmanları tarafından verilen ve süreli belgelerdir. Mesleki Eğitim belgesi değilerdir.

Biz arayın 0 530 568 42 75

Çalışanlarınız en kısa zamanda Sınai Ve Tıbbi Gazlar Üretim, Dolum ve Depolama Mesleki Eğitim belgesine sahip olsunlar.

Merkez Adres: Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR

Merkez Telefon: +90 232 265 20 65

Tetkik Danışmanlık

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

KOŞMAK MI?…TEMPOLU YÜRÜMEK Mİ?

Cevabı baştan vereyim: Tabi ki tempolu yürümek.

Gelelim nedenine..

Anlaşılabilmesi için ”HÜCRE HASARI” nedir onu hatırlayalım.

Hücre hasarının en büyük nedenlerinden biri “İSKEMİ” dir.

İskemi; sıklıkla belirli bir dokudaki kan akışının zayıflaması veya tamamen kesilmesi sonucu dokunun başta oksijen olmak üzere hayati önem taşıyan moleküllere erişiminin engellenmesine bağlı olarak gelişen doku hasarına verilen isimdir.

İskemi ile birlikte;

  • Oksijen
  • Vitamin
  • Mineral
  • Glikoz
  • Aminoasit
  • Yağ asiti vs geçişinin azalıp dokuların beslenmemesidir.

Sistemimiz Nasıl Çalışıyor?

Hücrede Sodyum-potasyum pompası bulunur. Bu pompa 3 tane sodyumu dışarıya atar, 2 potasyum içeriye alır. AMA Bunları yapabilmek için enerji harcar. Yani ATP gerekir..

ATP (enerji) oluşması için ise mitokondriye OKSİJEN gerekir.

🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️🏃‍♀️🏃🏃‍♂️ Koşuyoruz…

Koşarken daha çok enerji lazım. Enerjiyi üreten mitokondri olduğu için enerji santrali mitokondriye daha çok oksijen lazım

Bu durumda oksijeni daha çok alabilmek için solunum sayısı hızlanıyor. Oksijen yetmedikçe daha hızlı nefes alıyoruz. Kısa ve derin olmayan solunumlar başlıyor, Oksijen yetmedikçe Sodyum / potasyum pompası çalışmamaya başlıyor.

Hani 3 sodyum (NA) dışarı atıyordu ya pompa, oksijen yetersiliğinde sodyum (NA) dışarı atamıyor. Sodyum hücrede kalıyor. Bu durumda ne olacak?

Düşünün Sodyum ne yapar? Su tutar. su çeker.

Suyu hücre içine çekiyor.

Koşarken hem terleme hem suyun hücreye çekilmesi olduğunda SUSARIZ.

Su hücre içini şişirmeye başlar. Eyvah ki eyvah. Bu duruma HIDROPİK DEJENERASYON denir.

Hücre şişince içerde miyelin figür denilen fosfolipid yağ parçaları kopmaya başlar. (Bu süreçte halen hücre çeperi saglamdır)

Hücre şiştiği için hücre üzerindeki MİKROVİLLÜSLERDE ve RESEPTÖRLERDE kayıplar olur.

İnsülin reseptörü, D3, Magnezyum, çinko, B12 vb gibi hepsinin reseptörü var.

Hücre kendini kurtarmaya çalışır..

Oksijen olsa oksijenli solunum yapacaktık ama Oksijen yetersiz.

Oksijensiz solunuma yönelir.

Oksijensiz solunumla sadece 2 ATP elde etmek için glikozu yıkmaya başlar.

Oksijensiz solunumda son ürün. LAKTİK ASİT. (Kaslar taş gibi olur, ağrır. Ağır egzersiz sonrası oluşan ağrı)

Adı üstünde laktik ASİT. Hücre pH seviyesi düşer, asidik olur.

Hücre içinde protein üreten bir organel var. RİBOZOM. Bunlar protein üretemez hale gelir.

Protein üretilmeyince yağlar işaretlenip hücre dışına atılamaz. Kötü, çok kötü. Lipid birikimi var. Bu birikim en çok KARACİĞER ve KALP’te olur.

Buraya kadar olanlar. Eğer kısa süreli olursa, oksijen geri gelirse, oksijensiz halde zorlamazsak, geri döndürülebilir.

Diyelimki oksijensizlik devam ediyor.(IRREVERSIBLE) geri döndürülemez hücre hasarı.

İlk bulgu hücre membranı, bütünlüğü bozulur ve duvar çatlar.

İçeriye bol miktarda KALSİYUM girer ve enzimler aktifleşir ve yıkıma başlar. VE HÜCRE ÖLÜR

İLLE DE KOŞACAĞIM DİYORSANIZ

Nefes nefese kalmayın sakın.

Dikkat ederseniz en önemli konu hipoksi. Lakin damarın daralması/bozulması da bir hipoksi nedenidir.

Her yerde parmaktan ölçüm cihazları var. Hatta telefonlarla ble ölçülüyor. Satürasyonum 97 iyiyim diyemezsiniz. Çünkü arka plan var.

Diyelim kılcal damarlarınızda ENDOTEL HASAR var. Ve birçok organı besliyor o kılcallar.

İlk aklımıza gelen organın adı KALP olmalı.

Kalpte dokulara oksijen gitmiyor. Oksimetre isterse 100 göstersin. Kalpteki kılca damarlarıın durumunu GÖSTERMEZ.

Sonra genç kalp krizi geçirdi…!! Çünkü o kadar zorladı ki kendini

DEMİR ya da B12, B9 eksikliğine bağlı ANEMİ.

Özellikle demir eksikliğine bağlı anemide; Eritrosit içerisindeki Hemoglobin yetmiyor ve OKSİJEN TAŞIYAMIYOR. Görüldüğü gibi ANEMİ de önemli.

TRİGLİSERİT – LDL-a

Bunlar damarların içini tıkar. Oksijen yine geçmez. Ve bunların tıkama sebebi ise tükettiğimiz yağlar değil AĞIR KARBONHİDRATLAR

Bu oksijen yetersizliği endotel hasarları sebebi ile BEYINDE de olur ve beyin sisi dahil nörolojik semptomlar oluşur.

Daha Fazla