Analitik Macera – Küçük Gençlere
Hatice öğretmen sınıfa girdiğinde öğrenciler her zamanki gibi oldukça hareketliydi.
“Tibet! Kaleminle davul çalma artık,” dedi hafif gülümseyerek.
Tibet hemen kalemini bıraktı ama bu sefer Çınar fısıldadı:
“Bence bugün kesin deney yapacağız.”
“Yok ya,” dedi Mila, “geçen hafta yaptık.”
Arka sıradan Ege seslendi:
“Ben deney istiyorum!”
“Ben de!” diye bağırdı Yaman.
Sınıfın içinde küçük bir uğultu oluştu.
Hatice öğretmen masasının başına geçti, çekmecesini açtı ve içinden küçük, altın renkli bir çıngırak çıkardı.
Ela 1 fısıldadı:
“Bu daha önce yoktu…”
Defne Yaz gözlerini büyüttü:
“Bu sihirli olabilir mi?”
Hatice öğretmen hiçbir şey söylemeden çıngırağı kaldırdı.
Çıng!
Çıng!
Çıng!
Bir anda sınıfın içindeki hava değişti.
Pencereler hafifçe titredi.
Tahtanın önünde küçük bir ışık belirdi.
Işık büyüdü… büyüdü…
Ve bir anda ortasında uzun beyaz sakallı, renkli cübbeli biri belirdi!
“Selam genç zihinler!” dedi neşeli bir sesle.
Sınıf DONDU.
Asya: “Bu… gerçek mi?”
Nilda: “Ben rüya görüyorum galiba…”
Ali yavaşça dedi:
“Eğer rüyadaysak, umarım matematik yoktur…”
Herkes güldü.
Hatice öğretmen sakin bir şekilde konuştu:
“Çocuklar, sizi tanıştırayım. Bu, Sihirli Profesör Bilim.”
Profesör şapkasını eğdi:
“Karar verme ustasıyım. Ve bugün size en güçlü süper gücü öğreteceğim.”
Kıvanç merakla sordu:
“Uçmak mı?”
Profesör güldü:
“Hayır.”
Aziz:
“Görünmez olmak?”
Profesör:
“Hayır.”
Mercan dayanamadı:
“Zamanı durdurmak mı?!”
Profesör göz kırptı:
“Daha güçlü.”
Eylül:
“Daha güçlü ne olabilir ki?”
Profesör tahtaya yürüdü ve büyük harflerle yazdı:
ANALİTİK DÜŞÜNME
Sınıf sessizleşti.
Mehmet Atlas kaşlarını çattı:
“Bu… biraz sıkıcı gibi geldi.”
Profesör gülümsedi:
“Öyle mi? O zaman 5 soru ile analitik düşünmeye başlayalım. Ve hemen test edelim.”
Profesör elini salladı ve sınıfın ortasında bir görüntü belirdi.
Bir okul kantini…
Öğrenciler sırada ama herkes sinirli.
“Problem şu,” dedi Profesör.
“Bu kantinde satışlar düşmüş. Herkes nedenini tartışıyor.”
Yaman hemen atladı:
“Çünkü yemekler kötüdür.”
Zehra:
“Hayır! Fiyatlar pahalıdır.”
Atlas:
“Bence sırada çok bekleniyordur.”
Ela 2:
“Belki de herkes evden yemek getiriyordur.”
Profesör alkışladı:
“İşte başladı! Ama durun…”
Tahtaya büyük bir 1 yazdı.
1. SORU: VERİ NE SÖYLÜYOR?
Profesör ciddi bir sesle konuştu:
“Birinci kural: Tahmin etmeden önce bak!”
Tibet:
“Neye bakacağız?”
Profesör:
“VERİYE.”
Defne Ebrar kaşlarını kaldırdı:
“Yani sayılara mı?”
Profesör:
“Evet. Kanıtlara.”
Bir anda görüntü değişti.
Ekranda yazılar belirdi:
- 3 hafta önce satış: 120 sandviç
- 2 hafta önce: 95
- 1 hafta önce: 70
Can şaşırdı:
“Gerçekten düşmüş!”
Ege:
“Ama neden?”
Profesör:
“Henüz bilmiyoruz. Ama artık tahmin etmiyoruz.”
Ali:
“Yani ‘kötü yemek’ demek yanlış mı?”
Profesör:
“Belki doğru, belki değil. Ama veri söylemeden bilemeyiz.”
Profesör sınıfa döndü:
“Şimdi siz söyleyin. Veri bize ne söylüyor?”
Mila:
“Satışlar düzenli düşüyor.”
Kıvanç:
“Yani bir şey değişmiş olmalı.”
Eylül:
“Belki yeni bir şey oldu.”
Asya:
“Ya da bir şey bozuldu.”
Profesör gülümsedi:
“Harika!”
Profesör bir düğmeye bastı.
Bir öğrenci belirdi:
“Satışlar düştü. Kesin yemekler kötü.”
Profesör başını salladı:
“Bu ne?”
Nilda:
“Sezgi.”
Profesör:
“Ve tehlikeli.
Başka bir öğrenci çıktı:
“3 haftada %40 düşüş var. Ne değişti?”
Defne Yaz heyecanlandı:
“Bu daha iyi!”
Profesör:
“İşte analitik düşünme bu.”
Çınar el kaldırdı:
“Peki veri yanlış olabilir mi?”
Profesör:
“Evet. O yüzden şu da sorulur: Eksik veri var mı?”
Aziz:
“Mesela?”
Profesör:
“Kaç öğrenci hasta? Yeni kantin açıldı mı? Hava değişti mi?”
Zehra:
“Yani sadece sayılara bakmak yetmez?”
Profesör:
“Bravo.”
Profesör ellerini çırptı.
“Şimdi küçük bir görev.”
Tahtada yazdı:
Okul bahçesinde oyun oynayan çocuk sayısı azaldı.
“Ne yaparsınız?”
Ali:
“Çünkü sıkılmışlardır.”
Mila:
“Hayır hava soğuk olabilir.”
Ege:
“Yeni bir oyun çıkmıştır.”
Profesör eliyle “dur” işareti yaptı:
“Hayır. Önce…”
Sınıf hep bir ağızdan:
“VERİ!”
Profesör alkışladı.
Mercan:
“Kaç çocuk oynuyordu?”
Atlas:
“Şimdi kaç kişi oynuyor?”
Ela 1:
“Hangi saatlerde?”
Kıvanç:
“Hangi oyunlar?”
Profesör:
“İşte bu! Artık siz tahmin etmiyorsunuz. Araştırıyorsunuz.”
Profesör sınıfa döndü.
“Bugün ne öğrendik?”
Tibet:
“Önce veri.”
Eylül:
“Sonra yorum.”
Defne Ebrar:
“Sezgi yetmez.”
Zehra:
“Kanıt gerekir.”
Profesör başını salladı:
“Eğer bunu öğrenirseniz, hatalı kararların yarısını engellersiniz.”
Hatice öğretmen tekrar çıngırağı eline aldı.
Profesör gülümsedi:
“Bu daha başlangıç.”
Can heyecanlandı:
“Devamı var mı?”
Profesör:
“Tabii ki. Çünkü bir soru yetmez…”
Tahtaya yazdı:
2. SORU: VARSAYIM NE?
Ama yazı bir anda kayboldu.
Profesör:
“Bunu… yarın öğreneceksiniz.”
Çıngırak tekrar çaldı.
Çıng! Çıng! Çıng!
Profesör yavaşça ışığa dönüştü.
Gitmeden önce dedi ki:
“Unutmayın…
Gerçek dedektifler tahmin etmez… kanıt arar.”
Sınıf sessizdi.
Sonra Yaman dedi ki:
“Ben artık her şeyi araştıracağım.”
Ali:
“Ben de anneme ‘veri ne söylüyor’ diyeceğim.”
Herkes güldü.
Hatice öğretmen gülümsedi:
“Yarın çok eğleneceğiz çocuklar.”
Hatice öğretmen tahtaya yazdı:
“Sizce en çok nerede tahmin yapıyoruz ama veri kullanmıyoruz?”
Sınıf düşünmeye başladı…
Evet küçük gençler…. Burayı siz bulacaksınız…
Belki öğretmeniniz de size yardımcı olur…
Sohbetiniz bitti ve hikayemize devam edelim.
Ertesi sabah sınıf her zamankinden farklıydı.
Normalde derse zor gelen Yaman bile sıraya erkenden oturmuştu.
“Bugün kesin yine gelecek,” dedi fısıldayarak.
Mila başını salladı:
“Kesinlikle. O çıngırak normal değil.”
Ela 2:
“Ben dün eve gidince anneme ‘veri ne söylüyor’ dedim.”
Ege güldü:
“Ne dedi?”
Ela 2:
“‘Önce ödevini yap’ dedi…”
Sınıf güldü.
Tam o sırada Hatice öğretmen içeri girdi.
Hiç konuşmadan çekmeceyi açtı.
Tibet yerinde doğruldu:
“Başlıyor!”
Hatice öğretmen çıngırağı kaldırdı.
Çıng!
Çıng!
Çıng!
Bir anda sınıf yine ışıkla doldu.
Ve…
Sihirli Profesör Bilim geri geldi!
“Günaydın genç analistler!” dedi neşeyle.
Çınar:
“Bugün ne öğreneceğiz?”
Profesör tahtaya yürüdü.
Büyük bir 2 yazdı.
2. SORU: VARSAYIM NE?
Profesör döndü:
“Dün veriyle başladık. Ama bugün daha tehlikeli bir şeyle tanışacağız…”
Defne Yaz meraklandı:
“Nedir?”
Profesör dramatik bir sesle:
“GİZLİ VARSAYIMLAR!”
Nilda:
“Gizli mi? Nerede?”
Profesör:
“Zihninizde.”
Profesör elini salladı.
Yeni bir görüntü oluştu.
Bir okul…
Bir öğrenci konuşuyor:
“Kimse yeni uygulamayı kullanmıyor. Çünkü uygulama kötü.”
Profesör sınıfa döndü:
“Bu cümlede ne var?”
Ali:
“Bir fikir.”
Kıvanç:
“Bir şikayet.”
Zehra:
“Bir tahmin?”
Profesör başını salladı:
“Daha derin.”
Asya düşündü:
“Bir… varsayım?”
Profesör gülümsedi:
“İŞTE BU!”
Profesör tahtaya yazdı:
Varsayım: Uygulama kötü.
Eylül kaşlarını çattı:
“Peki bu yanlış mı?”
Profesör:
“Bilmiyoruz.”
Mercan:
“O zaman?”
Profesör:
“Test etmeden doğru kabul edemeyiz.”
Yaman:
“Ama bazen hemen anlarız!”
Profesör:
“Emin misin?”
Yaman durdu.
Atlas araya girdi:
“Belki kullanıcılar bilmiyordur.”
Mila:
“Ya da giriş yapmak zordur.”
Defne Ebrar:
“Ya da internet yavaştır.”
Profesör alkışladı:
“İşte şimdi düşünüyorsunuz.”
Profesör tahtaya yazdı:
- Kullanıcılar biliyor
- Kullanıcılar denedi
- Uygulama kolay
- İnternet sorunu yok
“Bunların hepsi…” dedi.
Sınıf hep birlikte:
“VARSAYIM!”
Profesör bir sahne gösterdi.
Bir ekip konuşuyor:
“Kimse kullanmıyor. O zaman yeni özellik ekleyelim.”
Aziz hemen atladı:
“Bu yanlış!”
Profesör:
“Neden?”
Aziz:
“Çünkü nedenini bilmiyorlar.”
Başka bir sahne:
“En kritik varsayım ne? Kullanıcılar uygulamayı biliyor mu? Bunu test edelim.”
Ege:
“Bu doğru!”
Profesör:
“Varsayımı test etmek için ne yaparsınız?”
Ela 1:
“Anket yaparız.”
Can:
“Kullanıcıya sorarız.”
Çınar:
“Deneme yaptırırız.”
Kıvanç:
“Küçük bir grup üzerinde deneriz.”
Profesör:
“Mükemmel!”
Profesör elini kaldırdı.
“Şimdi oyun zamanı: VARSAYIM AVCILARI!”
Sınıf heyecanlandı.
Profesör bir cümle söyleyecek.
Öğrenciler gizli varsayımı bulacak.
1. TUR
Profesör:
“Kimse kitap okumuyor çünkü kitaplar sıkıcı.”
Zehra:
“Varsayım: Kitaplar sıkıcı.”
Ali:
“Belki kitaplar değil, dikkat dağıtıcı şeyler vardır.”
Profesör:
“Harika!”
2. TUR
Profesör:
“Öğrenciler derse geç geliyor çünkü tembeller.”
Mila:
“Varsayım: Öğrenciler tembel.”
Atlas:
“Belki servis geç geliyor.”
Eylül:
“Ya da trafik var.”
Profesör:
“İşte bu!”
3. TUR
Profesör:
“Kimse spor yapmıyor çünkü sevmiyorlar.”
Tibet:
“Varsayım: Sevmiyorlar.”
Mercan:
“Belki zaman yoktur.”
Yaman:
“Ya da yer yoktur.”
Profesör:
“Mükemmel!”
Profesör ciddileşti:
“Varsayımlar görünmezdir. Ama kararları onlar yönetir.”
Nilda:
“Yani fark etmezsek yanlış yaparız?”
Profesör:
“Evet. Ve fark etmezseniz… yanlışın nedenini de bulamazsınız.”
Profesör tahtaya yazdı:
“Arkadaşın sana kızgın.”
“Ne yaparsınız?”
Ali:
“Çünkü bana kızdı!”
Ege:
“Belki başka bir şey oldu.”
Defne Yaz:
“Belki yanlış anladı.”
Ela 2:
“Belki hiç kızgın değil.”
Asya:
“Belki üzgün.”
Profesör:
“İşte fark bu.”
Profesör bir anda elini salladı.
Sınıf bir dedektif ofisine dönüştü!
Kapıda yazıyordu:
“VARSAYIM DEDEKTİFLERİ AJANSI”
Herkes şaşırdı.
Kıvanç:
“Bu harika!”
Profesör:
“Yeni göreviniz var.”
GÖREV: KAYIP OYUN
Bir öğrenci geliyor:
“Oyun alanı boş. Kimse gelmiyor çünkü oyun kötü.”
Profesör:
“Ne yaparsınız?”
Çınar:
“Bu varsayım.”
Mila:
“Test etmeliyiz.”
Eylül:
“Çocuklara soralım.”
Aziz:
“Gözlem yapalım.”
Mercan:
“Hangi saatlerde boş?”
Atlas:
“Hava nasıl?”
Zehra:
“Başka oyun var mı?”
Profesör:
“İşte gerçek analistler!”
Veri gelir:
- Yeni park açılmış
- Oyun kötü değil
- Ama uzak
Ali bağırdı:
“Yani sorun oyun değil!”
Profesör:
“Evet. Varsayım yanlıştı.”
Profesör tahtaya yazdı:
- Varsayım fark edilmez
- Test edilmezse hata olur
- Her kararın altında vardır
Hatice öğretmen çıngırağı kaldırdı.
Ama bu sefer Mehmet Atlas sordu:
“3. soru ne?”
Profesör gülümsedi:
“En tehlikeli olan…”
Tahtaya yazdı:
3. SORU: ALTERNATİF NE?
Profesör:
“Unutmayın…
En büyük hata, doğru sandığınız şeyleri sorgulamamaktır.”
Çıng! Çıng! Çıng!
Ve kayboldu.
Yaman:
“Ben artık hemen karar vermeyeceğim.”
Zehra:
“Ben önce varsayım bulacağım.”
Ali:
“Ben anneme ‘bu bir varsayım’ diyeceğim.”
Sınıf kahkahaya boğuldu.
Hatice öğretmen tahtaya yazdı:
“Bugün yaptığınız en büyük varsayım neydi?”
Sınıf düşünmeye başladı…
Evet küçük gençler…. Burayı siz bulacaksınız…
Belki öğretmeniniz de size yardımcı olur…
Sohbetiniz bitti ve hikayemize devam edelim.
Sınıf o sabah alışılmadık derecede sessizdi.
Normalde en çok konuşan Ali bile düşünceliydi.
Hatice öğretmen içeri girdiğinde bunu hemen fark etti.
“Bugün neden bu kadar sakinsiniz?” diye sordu.
Ege el kaldırdı:
“Çünkü… dün herkesin aslında yanlış düşündüğünü fark ettik.”
Mila başını salladı:
“Ben dün kardeşime kızdım. Sonra düşündüm… belki de açtı.”
Sınıf güldü.
Yaman:
“Ben de arkadaşım geç geldi diye sinirlendim. Sonra düşündüm… servis geç kalmış olabilir.”
Hatice öğretmen gülümsedi:
“Demek düşünmeye başladınız.”
Tibet heyecanla:
“Bugün 3. soru var!”
Hatice öğretmen çekmeceyi açtı.
Sınıf nefesini tuttu.
Çıng!
Çıng!
Çıng!
Işık…
Titreşim…
Ve…
Sihirli Profesör Bilim yeniden sınıfta!
Profesör tahtaya yürüdü.
Büyük bir 3 yazdı.
Ve altına:
ALTERNATİF NE?
Sınıfa döndü:
“Bugün en tehlikeli hatayı öğreneceksiniz.”
Aziz:
“Varsayımdan daha mı tehlikeli?”
Profesör:
“Evet.”
Defne Yaz:
“Nasıl olabilir?”
Profesör ciddi bir sesle:
“Çünkü bu hatayı yapanlar… doğru düşündüklerini sanırlar.”
Profesör elini salladı.
Bir görüntü belirdi.
Bir öğrenci konuşuyor:
“Satışlar düştü. Kesin fiyat pahalı.”
Profesör döndü:
“Bu cümlede ne var?”
Ali:
“Varsayım.”
Profesör:
“Evet… ama başka?”
Kıvanç düşündü:
“Tek açıklama.”
Profesör parmağını kaldırdı:
“İŞTE BU!”
Profesör tahtaya yazdı:
1 NEDEN = ZAYIF ANALİZ
Eylül:
“Ama bazen gerçekten tek sebep vardır.”
Profesör:
“Olabilir. Ama analiz yapmadan bunu bilemezsin.”
Profesör:
“Beyin belirsizliği sevmez. İlk mantıklı cevaba yapışır.”
Nilda:
“Çünkü kolay?”
Profesör:
“Evet. Ama tehlikeli.”
Profesör tahtaya yazdı:
EN AZ 3 AÇIKLAMA YOKSA ANALİZ YOKTUR
Sınıf bir anda hareketlendi.
Yaman:
“3 tane mi?!”
Mercan:
“Zor ama eğlenceli.”
Profesör yeni bir sahne açtı:
“Bir öğrenci sınavdan düşük aldı.”
“Sebep ne?”
Ali:
“Çalışmadı.”
Zehra:
“Heyecanlandı.”
Atlas:
“Sorular zordu.”
Ela 1:
“Uykusuzdu.”
Çınar:
“Hasta olabilir.”
Mila:
“Dikkati dağıldı.”
Profesör alkışladı:
“İşte ANALİTİK DÜŞÜNME!”
Profesör bir sahne gösterdi:
“Düşük aldı çünkü tembel.”
Ege:
“Bu yanlış!”
Profesör:
“Neden?”
Ege:
“Tek açıklama.”
Başka sahne:
“3 ihtimal: çalışmadı, zor sorular, heyecan.”
Defne Ebrar:
“Bu daha iyi.”
Profesör:
“Şimdi hangisi doğru?”
Asya:
“Veriye bakarız.”
Profesör:
“Evet!”
Profesör:
“Şimdi oyun zamanı.”
SORU 1
“Arkadaşın seni aramadı.”
Ali:
“Unuttu.”
Zehra:
“Telefonu kapalıydı.”
Ege:
“Meşguldü.”
Mila:
“Şarjı bitmiş olabilir.”
Yaman:
“Belki de sinirlidir.”
Profesör:
“Harika!”
SORU 2
“Bahçe boş.”
Atlas:
“Hava kötü.”
Mercan:
“Yeni oyun çıktı.”
Ela 2:
“Sınav var.”
Kıvanç:
“Öğretmen izin vermedi.”
Profesör:
“Mükemmel.”
Profesör aniden durdu.
“Şimdi dikkat.”
Yeni sahne:
“Satışlar düştü çünkü fiyat pahalı.”
Profesör:
“Şimdi siz de aynı hatayı yapacaksınız.”
Sınıf şaşırdı.
Profesör:
“Fiyat pahalı olabilir mi?”
Sınıf:
“Evet!”
Profesör:
“Peki doğru mu?”
Sessizlik…
Defne Yaz:
“Bilmiyoruz.”
Profesör:
“İşte bu fark.”
İKİNCİ SEVİYE: 3 DÜNYA
Profesör elini kaldırdı.
Sınıf bir anda üçe bölündü!
1. DÜNYA: FİYAT DÜNYASI
Satışlar düştü çünkü fiyat yüksek.
2. DÜNYA: KALİTE DÜNYASI
Satışlar düştü çünkü kalite düşük.
3. DÜNYA: REKABET DÜNYASI
Satışlar düştü çünkü rakip geldi.
Sınıf şaşkın.
Tibet:
“Hangisi doğru?!”
Profesör:
“İşte analiz burada başlar.”
Profesör sınıfı böldü.
Takım 1 (Ali, Zehra, Atlas)
“Fiyat pahalı mı?”
Takım 2 (Mila, Ege, Çınar)
“Kalite nasıl?”
Takım 3 (Yaman, Defne Ebrar, Mercan)
“Rakip var mı?”
Takım 4 (Ela 1, Ela 2, Nilda, Asya)
“Başka ihtimaller?”
Takımlar konuşmaya başladı.
Ali:
“Fiyat değişmemiş.”
Mila:
“Kalite aynı.”
Yaman:
“Yeni rakip açılmış!”
Ela 2:
“Ve çok yakın!”
Profesör:
“Sonuç?”
Sınıf hep birlikte:
“RAKİP!”
Profesör:
“Eğer tek açıklamayla gitseniz…”
Ege:
“Yanlış karar verirdik.”
Profesör:
“Evet. Ve para kaybederdiniz.”
Profesör elini salladı.
Sınıf bu sefer bir uzay gemisine dönüştü!
Kapıda yazıyordu:
“ANALİTİK KEŞİF GEMİSİ”
Kıvanç:
“Bu çok iyi!”
Alarm çaldı:
“Enerji düşüyor!”
Yaman:
“Kesin yakıt bitti!”
Profesör:
“Dur.”
3 ALTERNATİF
Zehra:
“Yakıt mı?”
Ali:
“Sistem arızası mı?”
Mila:
“Enerji kaçağı mı?”
Profesör:
“Test edin!”
- Yakıt var
- Sistem çalışıyor
- Ama enerji sızıntısı var
Atlas:
“Yani sorun bu!”
Profesör:
“Evet.”
Profesör tahtaya yazdı:
- İlk açıklama nadiren doğrudur
- 3 alternatif üret
- Sonra test et
Hatice öğretmen çıngırağı kaldırdı.
Ama bu sefer Eylül sordu:
“4. soru ne?”
Profesör gülümsedi:
“En korkutucu olan…”
Tahtaya yazdı:
RİSK NE?
Ve kayboldu.
Ali:
“Ben artık hemen karar vermeyeceğim.”
Zehra:
“Ben 3 seçenek düşüneceğim.”
Yaman:
“Ben anneme 3 sebep söyleyeceğim.”
Sınıf kahkaha attı.
Hatice öğretmen tahtaya yazdı:
“Bugün tek açıklama yaptığın bir anı hatırla.”
Sınıf derin düşüncelere daldı…
Evet küçük gençler…. Burayı siz bulacaksınız…
Belki öğretmeniniz de size yardımcı olur…
Sohbetiniz bitti ve hikayemize devam edelim.
O sabah sınıfta garip bir enerji vardı.
Kimse bağırmıyordu.
Kimse şakalaşmıyordu.
Herkes… düşünüyordu.
Ali defterine bir şeyler yazıyordu.
Zehra pencereden dışarı bakıyordu.
Mila kalemini çevirirken kendi kendine mırıldanıyordu:
“Üç alternatif… üç alternatif…”
Hatice öğretmen içeri girdiğinde durumu hemen fark etti.
“Sanırım bir şeyler değişmiş,” dedi.
Ege gülümsedi:
“Artık hemen karar vermiyoruz.”
Yaman:
“Önce düşünüyoruz.”
Kıvanç:
“Sonra alternatif buluyoruz.”
Hatice öğretmen başını salladı:
“Peki ya… risk?”
Sınıf sustu.
Tibet:
“Risk… yani tehlike mi?”
Tam o anda Hatice öğretmen çekmeceyi açtı.
Sınıf nefesini tuttu.
Çıng!
Çıng!
Çıng!
Işık yine sınıfı doldurdu.
Ve…
Sihirli Profesör Bilim ortaya çıktı.
Ama bu sefer yüzü her zamankinden biraz daha ciddiydi.
4. SORU: RİSK NE?
Profesör tahtaya büyük bir 4 yazdı.
Altına:
RİSK NE?
Sınıfa döndü:
“Bugün… en çok ihmal edilen soruyu öğreneceksiniz.”
Defne Ebrar:
“En zor olan mı?”
Profesör:
“Evet. Çünkü insanlar düşünmek istemez.”
Profesör elini salladı.
Bir görüntü oluştu.
Bir ekip konuşuyor:
“Bu projeyi hemen başlatalım! Çok para kazanacağız!”
Profesör sınıfa döndü:
“Bu cümlede ne eksik?”
Ali:
“Veri yok.”
Zehra:
“Varsayım var.”
Ege:
“Alternatif yok.”
Profesör başını salladı:
“Doğru… ama daha önemli bir şey eksik.”
Sessizlik…
Mila yavaşça:
“Risk?”
Profesör gülümsedi:
“Evet.”
Profesör tahtaya yazdı:
RİSK = “YA OLMAZSA?” SORUSU
Yaman:
“Yani kötü ihtimal mi?”
Profesör:
“Evet. Ama sadece kötü değil…”
Tahtaya ekledi:
RİSK = OLASILIK × ETKİ
Kıvanç:
“Bu biraz matematik gibi.”
Profesör:
“Çünkü gerçek dünya da öyle.”
Profesör sınıfa döndü:
“Bu proje başarısız olursa… neden başarısız olur?”
Sınıf dondu.
Profesör:
“Buna PRE-MORTEM denir.”
Atlas:
“Yani… önce başarısızlığı düşünmek?”
Profesör:
“Evet.”
Mercan:
“Para biter.”
Ela 1:
“Müşteri gelmez.”
Çınar:
“Ürün bozulur.”
Aziz:
“Rakip çıkar.”
Eylül:
“Ekip anlaşamaz.”
Profesör:
“İşte şimdi gerçek analiz başladı.”
Profesör bir sahne gösterdi:
“Plan yap, başla, sonra bakarız.”
Ege:
“Bu kötü!”
Profesör:
“Neden?”
Ege:
“Risk düşünülmemiş.”
Başka sahne:
“Eğer başarısız olursa neden olur?”
Zehra:
“Bu doğru.”
Profesör tahtaya yazdı:
- Para kaybı
- Zaman kaybı
- İtibar kaybı
- Fırsat kaybı
Ali:
“Fırsat kaybı ne?”
Profesör:
“Yanlış şeyle uğraşırken doğruyu kaçırmak.”
Ali:
“O daha kötü…”
Profesör:
“Evet.”
Profesör:
“Şimdi oyun zamanı!”
“Okulda yeni bir oyun alanı yapılacak.”
“Risk ne?”
Yaman:
“Kimse gelmez.”
Mila:
“Çabuk bozulur.”
Ege:
“Tehlikeli olabilir.”
Ela 2:
“Yağmurda kullanılamaz.”
Atlas:
“Çok pahalı olur.”
Zehra:
“Bakımı zor olur.”
Profesör:
“Harika!”
Profesör:
“Şimdi hangisi daha tehlikeli?”
Nilda:
“Tehlikeli olması.”
Kıvanç:
“Çünkü zarar verir.”
Profesör:
“İşte risk analizi.”
Profesör aniden elini kaldırdı.
Sınıf karardı.
Bir ekran açıldı.
“Merhaba… ben sizden 6 ay sonrayım.”
Sınıf şok.
Tibet:
“Bu… biz miyiz?!”
“Proje başarısız oldu.”
Sınıf:
“NE?!”
Profesör:
“Neden?”
- Kimse kullanmadı
- Çok pahalıydı
- Tehlikeliydi
Ali:
“Bunu önceden bilebilirdik!”
Profesör:
“Evet.”
Profesör:
“Geleceği görmek sihir değildir.”
Zehra:
“Nasıl?”
Profesör:
“Doğru soruları sorarsan… zaten görürsün.”
Profesör elini salladı.
Sınıf bu sefer bir köprüye dönüştü.
“Bir köprü yapacaksınız.”
“En hızlı yapalım!”
Köprü çöker.
“Ne yanlış gidebilir?”
Çınar:
“Malzeme zayıf olabilir.”
Mila:
“Yağmur zarar verebilir.”
Ege:
“Aşırı yük olabilir.”
Aziz:
“Tasarım hatalı olabilir.”
Köprü sağlam.
Profesör tahtaya yazdı:
“Önce tersini düşün.”
- Risk düşünmeden karar alma
- Başarısızlığı önceden hayal et
- Büyük riskten kaçın
Hatice öğretmen çıngırağı aldı.
Ama bu sefer Asya sordu:
“Son soru ne?”
Profesör gülümsedi:
“En önemli olan…”
Tahtaya yazdı:
BAŞARI KRİTERİ NE?
Ve yazı kayboldu.
Profesör:
“Eğer neyin başarı olduğunu bilmiyorsan…
başarıyı asla bilemezsin.”
Çıng! Çıng! Çıng!
Ve kayboldu.
Ali:
“Ben artık ‘ya olmazsa’ diyeceğim.”
Zehra:
“Ben önce risk düşüneceğim.”
Yaman:
“Ben anneme ‘risk var’ diyeceğim.”
Sınıf güldü.
Hatice öğretmen tahtaya yazdı:
“Bugün düşündüğün en büyük risk neydi?”
Sınıf derin düşüncelere daldı…
Evet küçük gençler…. Burayı siz bulacaksınız…
Belki öğretmeniniz de size yardımcı olur…
Sohbetiniz bitti ve hikayemize devam edelim.
O sabah sınıf… farklıydı.
Ama bu sefer sadece düşünceli değil…
Hazırdı.
Ali defterinin üstüne büyük harflerle yazmıştı:
“VERİ – VARSAYIM – ALTERNATİF – RİSK”
Zehra yanına eklemişti:
“SON SORU BEKLENİYOR.”
Mila sessizce:
“Bence en zor soru olacak…”
Ege:
“Bence en önemlisi.”
Yaman:
“Kesin yine sihir olacak.”
Hatice öğretmen içeri girdi.
Bu sefer hiçbir şey söylemedi.
Sadece sınıfa baktı…
Ve gülümsedi.
“Hazır mısınız?” dedi.
Sınıf hep birlikte:
“EVET!”
Hatice öğretmen çekmeceyi açtı.
Çıngırağı aldı.
Ama bu sefer… durdu.
“Bugün,” dedi,
“sadece dinlemeyeceksiniz.”
Tibet:
“Ne yapacağız?”
Hatice öğretmen:
“Karar vereceksiniz.”
Çıng!
Çıng!
Çıng!
Işık bu sefer daha güçlüydü.
Sınıf sanki genişledi…
Duvarlar kayboldu…
Ve ortada dev bir masa oluştu.
Üzerinde yazıyordu:
“BÜYÜK KARAR MASASI”
Sihirli Profesör Bilim ortaya çıktı.
Ama bu sefer daha ciddi… ve daha gururluydu.
“Artık son seviyedesiniz,” dedi.
Profesör tahtaya yazdı:
BAŞARI KRİTERİ NE?
Sınıfa döndü:
“Bu soruyu sormayanlar… her zaman tartışır.”
Profesör elini salladı.
Bir ekip konuşuyor:
“Proje iyi gitti.”
Başka biri:
“Hayır, kötü gitti.”
Üçüncü kişi:
“Bence ortalama.”
Profesör sınıfa döndü:
“Kim haklı?”
Sessizlik…
Defne Ebrar:
“Bilmiyoruz.”
Profesör:
“Neden?”
Asya:
“Çünkü neyin ‘iyi’ olduğu belli değil.”
Profesör:
“İşte bu!”
Profesör tahtaya yazdı:
BAŞARI = ÖLÇÜLEN SONUÇ
Mila:
“Yani sayı olmalı?”
Profesör:
“Evet. Net olmalı.”
Profesör:
“‘Daha iyi olsun’ bir hedef midir?”
Sınıf:
“Hayır!”
“‘30 günde %20 artış’?”
Sınıf:
“EVET!”
Profesör:
“Şimdi… gerçek test.”
“Okulda yeni bir kulüp açacaksınız.”
Amacınız – “Öğrencilerin katılımını artırmak.”
Yaman:
“Harika!”
Ali:
“Ben liderim!”
Zehra:
“Ben plan yaparım.”
Profesör elini kaldırdı:
“Durun.”
“Başlamadan önce…”
Tahtaya yazdı:
- Veri ne söylüyor?
- Varsayım ne?
- Alternatif ne?
- Risk ne?
- Başarı kriteri ne?
Profesör sınıfı karışık gruplara böldü.
GRUP 1 (Ali, Mila, Ege, Ela 1)
Ali:
“Veri: Kaç kişi kulüplere katılıyor?”
Mila:
“Hangi kulüpler popüler?”
Ege:
“Kaç kişi bırakıyor?”
Ela 1:
“Neden bırakıyor?”
GRUP 2 (Zehra, Yaman, Çınar, Defne Yaz)
Zehra:
“Varsayım: Öğrenciler kulüp istemiyor.”
Yaman:
“Belki zaman yok.”
Çınar:
“Belki sıkıcı.”
Defne Yaz:
“Test etmeliyiz.”
GRUP 3 (Atlas, Aziz, Mercan, Nilda)
Atlas:
“Alternatif: spor, bilim, sanat kulübü.”
Aziz:
“Online kulüp olabilir.”
Mercan:
“Haftasonu olabilir.”
Nilda:
“Farklı saatler.”
GRUP 4 (Kıvanç, Eylül, Ela 2, Asya)
Kıvanç:
“Risk: kimse gelmez.”
Eylül:
“Erken bırakırlar.”
Ela 2:
“Organizasyon zor olur.”
Asya:
“Çakışma olur.”
Profesör:
“Peki başarı nedir?”
Sessizlik…
Ali:
“Çok kişi gelirse?”
Zehra:
“Ne kadar çok?”
Mila:
“% kaç?”
Ege:
“Ne zaman?”
Defne Ebrar:
“30 gün içinde katılım %50 artsın.”
Atlas:
“Ve %80 devam etsin.”
Eylül:
“Ve en az 3 kulüp aktif olsun.”
Profesör alkışladı:
“İŞTE BU!”
Profesör elini salladı.
Sınıf bu sefer bir şehir oldu!
Görev – “Yeni bir park yapılacak.”
“Park yaptık, güzel oldu.”
Ama kimse gelmiyor.
“Başarı ne?”
Ali:
“Günde 100 kişi gelsin.”
Zehra:
“%90 memnuniyet.”
Mila:
“3 ay kullanım artsın.”
Ege:
“Güvenli olsun.”
Sonuç: Park dolu!
Profesör:
“Şimdi tüm sistemi söyleyin.”
Sınıf koro halinde
- Veri!
- Varsayım!
- Alternatif!
- Risk!
- Başarı kriteri!
Profesör yavaşça konuştu:
“Artık siz…”
Durdu…
“…analitik düşünüyorsunuz.”
Hatice öğretmen çıngırağı aldı.
Ama bu sefer herkes sustu.
Biraz üzgün…
“Unutmayın…”
“Doğru kararlar…
şans değil…
sistemdir.”
Çıng! Çıng! Çıng!
Ve kayboldu.
Ali:
“Ben artık farklıyım.”
Zehra:
“Ben de.”
Mila:
“Ben artık düşünüyorum.”
Yaman:
“Ben artık acele etmiyorum.”
Hatice öğretmen tahtaya son cümleyi yazdı:
“En son verdiğin kararı tekrar düşün: Bu 5 soruyu sordun mu?”
Sınıf sessizdi.
Ama bu sessizlik…
anlam doluydu.
Evet küçük gençler..!!! Neler öğrendiniz bir görelim..
Küçük Gençlere Çalışma Sorularım
Oyunun kuralları:
- ❌ Tek cevap yasak
- ❌ “Bence” tek başına yeterli değil
- ✅ Her fikir veri / mantık / alternatif ile desteklenmeli
- ✅ En az 3 açıklama zorunlu
SORU 1 — “Kaybolan Öğrenciler Problemi”
Okul bahçesinde teneffüslerde oynayan öğrenci sayısı son 1 ayda belirgin şekilde azalmıştır.
Veriler:
- 1 ay önce: Ortalama 120 öğrenci
- 2 hafta önce: 90 öğrenci
- Bu hafta: 60 öğrenci
Ek bilgiler:
- Hava koşulları normal
- Okul saatleri değişmedi
- Yeni bir öğretmen geldi
❓ Dikkat:
- Veri ne söylüyor? (Sadece görünen değil, görünmeyeni de düşün)
- Hangi varsayımlar gizli?
- En az 3 farklı alternatif açıklama üret
- En büyük risk ne?
- Bu problemi çözdüğünüzü nasıl anlarsınız? (başarı kriteri)
SORU 2 — “Başarısız Kulüp Gizemi”
Yeni açılan bir okul kulübüne ilk hafta 40 öğrenci katılmıştır.
3 hafta sonra katılım 12’ye düşmüştür.
Veriler:
- İlk hafta çok ilgi var
- Sonraki haftalarda düşüş var
- İçerik değişmemiş
❓ Dikkat:
- İlk haftadaki yüksek katılım neyi yanıltıyor olabilir?
- “Kulüp sıkıcı” demek neden yeterli değildir?
- En az 3 farklı alternatif sebep üret
- Hangi varsayımı önce test edersin?
- Hangi risk gözden kaçarsa kulüp tamamen kapanır?
- Başarıyı nasıl ölçersin?
SORU 3 — “Sessiz Sınıf Paradoksu”
Bir sınıfta öğretmen derse girince öğrenciler hiç konuşmamaktadır.
Öğretmen bunu “çok disiplinli sınıf” olarak yorumlamaktadır.
Ama:
- Sınav sonuçları düşüktür
- Öğrenciler soru sormamaktadır
❓ Dikkat:
- Veri ne söylüyor ve neyi söylemiyor?
- “Disiplinli sınıf” bir veri mi yoksa varsayım mı?
- En az 3 alternatif açıklama üret
- En büyük risk nedir?
- Başarı kriteri nasıl tanımlanmalı?
SORU 4 — “En Hızlı Karar Tuzağı”
Bir grup öğrenci bir proje yapacaktır.
En hızlı karar veren grup seçilmiştir.
Sonuç:
- Proje hızlı bitmiş
- Ama başarısız bulunmuştur
❓ Dikkat:
- Hız neden yanıltıcı bir başarı göstergesi olabilir?
- Hangi varsayımlar yapılmıştır?
- Hangi alternatifler düşünülmemiş olabilir?
- Risk analizi yapılmış mı?
- Başarı kriteri başta tanımlansaydı ne değişirdi?
SORU 5 — “Görünmeyen Sorun Problemi”
Bir okulda hiçbir öğrenci şikayet etmiyor.
Her şey “sorunsuz” görünüyor.
Ama:
- Katılım düşük
- Performans düşüyor
- Öğrenciler pasif
❓ Dikkat:
- Veri ile görünen gerçek arasında fark olabilir mi?
- Hangi kritik veri eksik?
- En az 3 alternatif açıklama üret
- En tehlikeli varsayım ne olabilir?
- Bu durumun en büyük riski nedir?
- Başarı kriteri nasıl yeniden tanımlanmalı?
Dr. Mustafa KEBAT
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Sayın okuyucu,
Yukarıda yer alan hikaye firmalarımız Tetkik OSGB – Tetkik Danışmanlık tarafından sosyal sorumluluğumuz olan çocuklarımızı bilgilendirmek, okumaya, çalışmaya, doğal hayata heveslendirmek ülkemize ve geleceğimize yararlı bireyler olabilmelerine katkı sağlamak maksadı ile yayınlanmıştır.
Dr Mustafa KEBAT
Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz. Varsa hatalarımızı bildirmeniz daha faydalı olmamıza desteğiniz bizim için çok değerli.
Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Doğal Yaşayın
Doğal Beslenin
Aklınıza Mukayet Olun
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Dr Mustafa KEBAT
Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

