Fosfor – Kalsiyum – Magnezyum: Vücudun Denge Üçlüsü

İnsan vücudu, kusursuz bir denge sistemi üzerine kuruludur. Bu sistemde vitaminler, hormonlar ve mineraller birbirinden bağımsız çalışmaz; tam tersine, birbirini tamamlayan ve dengeleyen bir ağ oluşturur. Bu ağın en kritik üç minerali ise fosfor, kalsiyum ve magnezyumdur.

Bu üçlü; kemikten enerji üretimine, kas hareketlerinden sinir iletimine kadar hayatın temel süreçlerini birlikte yönetir. Birinin eksikliği ya da fazlalığı, diğerlerini de doğrudan etkiler. Bu nedenle onları ayrı ayrı değil, bir bütün olarak anlamak gerekir.

Fosfor: Enerjinin ve Hücresel Yaşamın Temeli

Fosfor, vücutta en bol bulunan ikinci mineraldir ve çoğu kişi farkında olmasa da hayatın biyokimyasal altyapısında merkezi bir role sahiptir.

En temel görevi, hücrelerin enerji para birimi olan ATP’nin (Adenozin Trifosfat) yapısında yer almasıdır. Hücreler enerjiyi, ATP içindeki fosfat bağlarının kopmasıyla elde eder. Yani enerji dediğimiz şey, aslında fosforun kontrollü şekilde kullanılmasıdır.

Fosfor aynı zamanda:

  • DNA ve RNA’nın yapısında,
  • Hücre zarlarını oluşturan fosfolipitlerde,
  • Asit–baz dengesinin düzenlenmesinde

kritik görev üstlenir.

Fosfor eksikliğinde kişilerde:

  • Şiddetli halsizlik,
  • Kas güçsüzlüğü,
  • Egzersiz yapamama,
  • Zihinsel yorgunluk

görülebilir. Ağır eksiklikler ise solunum kaslarının zayıflamasına ve kalp fonksiyonlarının bozulmasına kadar ilerleyebilir.

Ancak günümüzde asıl sorun çoğu zaman fosfor eksikliği değil, fosfor fazlalığıdır. İşlenmiş gıdalar, paketli ürünler ve gazlı içecekler yüksek miktarda katkı fosforu içerir. Bu fosfor türü hızla emilir ve vücutta denge kurmadan dolaşıma girer. Sonuç olarak kalsiyumla olan denge bozulur ve kemikten kalsiyum çekilerek damar duvarlarında birikim riski artar.

Kalsiyum: Kemiklerin Ötesinde Bir Hayat Minerali

Kalsiyum denince çoğu kişinin aklına yalnızca kemik sağlığı gelir. Oysa kalsiyumun asıl hayati görevleri kan dolaşımında ve hücre içi sinyal sistemlerinde gerçekleşir.

Kalsiyum:

  • Kas kasılmasının başlatıcısıdır,
  • Kalp ritminin düzenlenmesinde rol oynar,
  • Sinir hücreleri arasında iletişimi sağlar,
  • Kanın pıhtılaşması için zorunludur.

Kalp kası hücreleri, kalsiyum hücre içine girdiğinde kasılır; kalsiyum çıktığında gevşer. Bu nedenle kalsiyum dengesizlikleri çarpıntı, ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği tablolarına yol açabilir.

Kalsiyum eksikliğinde:

  • Kas krampları,
  • El–ayak uyuşmaları,
  • Titreme,
  • Panik hissi,
  • İleri vakalarda nöbetler

ortaya çıkabilir.

Öte yandan kalsiyum fazlalığı da masum değildir. Yüksek kalsiyum düzeyleri böbrek taşı, damar sertliği ve böbrek hasarı riskini artırabilir. Özellikle D vitamini, magnezyum ve K2 vitamini dengesi gözetilmeden alınan kalsiyum takviyeleri, kemik yerine damarlarda kalsiyum birikimine neden olabilir.

Bu nedenle kalsiyum, tek başına değil; doğru ortaklarla birlikte düşünülmelidir.

Magnezyum: Dengenin ve Sakinliğin Sessiz Yöneticisi

Magnezyum, genellikle en az konuşulan ama en çok eksik olan minerallerden biridir. Oysa magnezyum, vücutta 300’den fazla enzimatik reaksiyonun çalışması için gereklidir.

Magnezyumun temel görevi, sistemi “frenlemek” ve dengelemektir. Eğer kalsiyum kası kasıyorsa, magnezyum kası gevşetir. Eğer sinir hücresi uyarılıyorsa, magnezyum bu uyarının sönümlenmesini sağlar.

Magnezyum eksikliğinde sık görülen belirtiler:

  • Kas krampları ve spazmlar,
  • Göz seğirmesi,
  • Çene sıkma,
  • Uykuya dalamama,
  • Gece sık uyanma,
  • Kaygı ve huzursuzluk,
  • Çarpıntı hissi.

Modern yaşam magnezyumu hızla tüketir. Stres, kafein, alkol, şekerli beslenme, yoğun egzersiz ve bazı ilaçlar magnezyum kaybını artırır. Bu nedenle “normal besleniyorum” diyen pek çok kişide bile magnezyum eksikliği görülür.

Magnezyum ayrıca insülin duyarlılığını artırır, migren ataklarını azaltır ve kalp ritminin stabilitesine katkı sağlar.

Üçlü Denge: Fosfor – Kalsiyum – Magnezyum Birlikte Nasıl Çalışır?

Bu üç mineralin asıl gücü, birlikte çalıştıklarında ortaya çıkar.

  • Fosfor, enerji üretimini sağlar.
  • Kalsiyum, kasılma ve iletimi başlatır.
  • Magnezyum, gevşemeyi ve dengeyi sağlar.

Eğer fosfor fazla, kalsiyum yetersizse; kemik zayıflar.
Eğer kalsiyum fazla, magnezyum düşükse; damar sertliği riski artar.
Eğer magnezyum eksikse; alınan kalsiyum doğru yere gidemez.

Bu nedenle tek bir minerale odaklanmak yerine dengeye odaklanmak gerekir.

Sonuç Olarak
  • Enerji düşüklüğü sadece “yorgunluk” değildir.
  • Kas krampları sadece “potasyum eksikliği” değildir.
  • Kemik sorunları sadece “kalsiyum azlığı” değildir.

Çoğu zaman altta yatan sorun, fosfor–kalsiyum–magnezyum dengesinin bozulmasıdır.

Fosfor, kalsiyum ve magnezyum; vücudun sessiz ama vazgeçilmez ortaklarıdır. Biri enerjiyi, biri yapıyı, biri dengeyi temsil eder. Bu üçlüden biri aksadığında sistem çalışmaya devam edebilir; ancak sağlıklı, dengeli ve sürdürülebilir şekilde çalışamaz.

Gerçek sağlık, tek bir değeri yükseltmekte değil; doğru oranı ve dengeyi kurmakta yatar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Sütteki Kalsiyum Neden Her Zaman Vücuda Yararlı Olmaz

🥛 🥛 🥛

Süt, kalsiyum açısından zengin bir besin olarak bilinir. Ancak her içilen süt, düşündüğümüz kadar kalsiyum faydası sağlamaz.

Bunun arkasında, sütün sindirim sürecinde ortaya çıkan biyokimyasal etkiler ve vücut pH’ını etkileyen faktörler yer alır.

🔬 🔬 🔬
Sütün Bileşimi ve Kalsiyum Formu

Sütteki kalsiyum genellikle şu formlarda bulunur:

  • Kalsiyum fosfat (Ca₃(PO₄)₂)
  • Kalsiyum sitrat
  • Serbest iyonik kalsiyum (Ca²⁺)
  • Laktoz ile bağlanmış kompleks kalsiyum

Bu formların biyoyararlılığı farklıdır.

Süt içildiğinde, bu bileşikler midede mide asidiyle karşılaşır ve çözünerek serbest kalsiyuma dönüşür. Ancak bundan sonraki süreçte, vücudun pH dengesi ve sütün metabolik etkileri devreye girer.

⚖️ ⚖️ ⚖️
Vücut pH Dengesine Etkisi ve Asidik Yük

Süt, içerdiği hayvansal proteinler (özellikle kazein) nedeniyle metabolik olarak asidik bir besindir.

Bu şu demektir:

  • Sindirildiğinde, vücutta sülfürik asit, fosforik asit gibi asit oluşturan metabolitler ortaya çıkar.
  • Bu asidik yük, kan pH’ının düşmesini engellemek amacıyla tamponlanmalıdır. Çünkü kan pH’ı çok hassas bir aralıkta (7.35 – 7.45) tutulmalıdır.

İşte burada vücut bazik minerallerle bu asidi nötralize etmeye çalışır. En kolay ulaşabildiği mineral ise kemiklerde depolanan kalsiyumdur.

🔁 Yani ne olur?

  • Süt içilir → asidik yük artar → pH düşme eğilimi gösterir → vücut tamponlama yapar → kemikten kalsiyum çekilir → idrarla dışarı atılır.

Bu durum, osteoklast aktivitesiyle kemiklerden kalsiyum çözülmesi ve hiperkalsiüri (idrarda aşırı kalsiyum atılımı) ile sonuçlanır.

🚽 🚽 🚽
Kalsiyumun Emilim – Atılım Dengesi

Süt içildiğinde bağırsaklardan bir miktar kalsiyum emilir.

Ancak:

  • Eğer kişi yeterli D vitamini almıyorsa (güneş ışığı ya da takviye yoluyla), bu emilim ciddi oranda azalır.
  • Aynı zamanda protein, fosfat, sodyum gibi maddelerle fazla yüklü diyet, kalsiyumun idrarla atılmasını artırır.
  • Sütte doğal olarak yüksek miktarda bulunan fosfat (PO₄³⁻), kandaki kalsiyumla birleşerek çözünmeyen kalsiyum fosfat oluşturur ve emilmeden atılabilir.

Sonuç olarak, sütten alınan kalsiyumun bir kısmı ya emilemeden dışarı atılır, ya da emilse bile kemikten çekilen kalsiyum nedeniyle net kazanç sıfırlanır.

🧪 🧪 🧪
Kan Kalsiyumu ile Hücre İçi Kalsiyum Farkı

Birçok kişi, kandaki kalsiyum düzeyine bakarak yeterli kalsiyuma sahip olduğunu düşünebilir. Ancak bu yanıltıcıdır.

Çünkü:

  • Serum kalsiyumu genellikle sabit tutulur; vücut bunu sağlamak için gerekirse kemiklerden kalsiyum çeker.
  • Ancak bu, kemik yoğunluğu pahasına olur.
  • Hücre içi kalsiyum, örneğin kas hücrelerinde ya da sinir hücrelerinde farklı görevler üstlenir (kas kasılması, sinyal iletimi vs.) ve bu depo değil, işlevsel kalsiyumdur.

Yani:

Kanda kalsiyum seviyesi normal görünse bile, bu kişinin yeterli kalsiyum aldığı anlamına gelmez; çünkü kemik rezervleri tükeniyor olabilir.

🥬 🥬 🥬
Alternatif Kalsiyum Kaynakları – Bitkisel Seçenekler

Süt ve süt ürünlerinin dışında kalsiyumun daha verimli ve asit yükü oluşturmayan kaynakları vardır:

Besin100 g’daki kalsiyum (mg)Not
Susam (tahin)975 mgAlkali etki yaratır
Lahana200 mgEmilim oranı %60’a kadar
Ispanak99 mgOksalat nedeniyle emilim düşebilir
Badem264 mgMagnezyum ve K vitamini içerir
Pazı140 mgGüçlü antioksidanlar taşır

Bu besinler:

  • Daha az asidik yük oluşturur,
  • D vitamini ve magnezyumla birlikte alınırsa emilim artar,
  • Vücutta bazik ortam sağladıkları için kemiklerden kalsiyum çekilmesine neden olmazlar.
✅ ✅ ✅
Süt = Her Zaman Faydalı Kalsiyum Kaynağı Değildir

Süt içeriğinde kalsiyum taşımasına rağmen:

  • Metabolik asidik yük oluşturur,
  • Fosfor ve protein yükü nedeniyle kalsiyum atılımını artırabilir,
  • Kemik rezervlerini tüketerek kan kalsiyumunu sabit tutabilir,
  • Net kalsiyum kazancı sağlamayabilir.

Bu nedenle kalsiyum dengesini korumak, sadece süt içmekle değil;

  • Yeşil yapraklı sebzeler, badem, susam gibi bitkisel kaynaklardan kalsiyum almakla,
  • D vitamini düzeyine dikkat etmekle,
  • Fiziksel aktivite ve alkali beslenme ile mümkün olabilir.

Kemik erimesi için halen Süt içmeyi düşünüyor musunuz?

İyi Düşünün..!!

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Kalsiyum https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557683/

⭐️⭐️ Kalsiyum https://ods.od.nih.gov/factsheets/Calcium-HealthProfessional/

⭐️⭐️ Kalsiyum ve Kemik https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31792679/

⭐️⭐️ Kalsiyum Homeostazının Fizyolojisi: Genel Bir Bakış https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34774235/

⭐️⭐️ Fizyoloji, Kalsiyum https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK482128/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Kaslar Evrenine Yolculuk – Küçük Gençlere

(Hatice Öğretmenin Sınıfının koridorunda…)

📚 Mehmet Han (omzunda spor çantasıyla):
– Eda, hiç düşündün mü? Bacak kaslarımız nasıl çalışıyor? Yani bir anda koşabiliyoruz, zıplayabiliyoruz… Ama nasıl?

🎒 Eda (ellerini beline koyarak):
– Bilmem… Bence kaslar kasılıyor işte. Ama tendon neydi ya? Hatice Öğretmenim “kaslar kemiğe tendonla bağlıdır mı?” demişti.

🧠 Mehmet Han:
– Evet evet, ben de hatırlıyorum ama tendon kas mı? Sinir mi? Kıkırdak mıydı? Kafam iyice karıştı…

Tam o anda tavandan döne döne inen mor-sarı ışıklı bir hortumun içinden bir adam yavaşça yere indi. Başında devasa büyüteç şeklinde bir şapka, elinde parlayan bir baston vardı. Gözlüklerini düzeltti, bastonunu yere üç kez vurdu.

🧪 Sihirli Profesör:
– Hah! Yine bir “kas ve tendon” tartışması duyuyorum. İşte bu benim uzmanlık alanım! Siz küçük gençler hazırsanız, sizi Kaslar Evreni’ne götürebilirim!

😮 Eda ve Mehmet Han birlikte:
– Vaaaay! Evet evet! Gidelim!

🧪 Sihirli Profesör:
– Tutunun bastonuma… Sıkıca!

Bir anda mor bir girdap etraflarını sardı. Uçtular, döndüler, parladılar… Ve kendilerini devasa bir parkurun ortasında buldular. Etraflarında yürüyen kaslar, zıplayan tendonlar vardı!

🦵 🦵 🦵
Kaslar Ülkesi

🧪 Sihirli Profesör:
– Hoş geldiniz! Burası Kaslar Ülkesi. Önce temel bilgilerle başlayalım. Mehmet Han, sen koştuğunda bacağını hareket ettiren şey nedir sence?

👟 Mehmet Han:
– Hımm… Kaslarım tabii.

🧪 Sihirli Profesör:
– Doğru! Kasların kasılır, kemiği çeker ve sen koşarsın. Ama kas, kemikten ayrı bir şeydir. O kemiğe tendon denen özel halat gibi yapılarla bağlanır.

🎒 Eda:
– Yani kaslar ip gibi uzayıp kemiğe tutunamıyor mu direkt?

🧪 Sihirli Profesör:
– Bravo! Tutunamıyor. Çünkü kaslar yumuşaktır, kolay koparlar. Ama tendonlar süper dayanıklı liflerdir. Sanki çelikten yapılmış ipler gibi. Kas çektiğinde, tendon bunu kemiğe aktarır ve hareket oluşur.

📦 (Profesör bastonuyla yere vurdu. Aniden yerde bir ekran açıldı. “Kas-Tendon-Kemik Bağlantısı” yazıyordu. Simülasyon başlatıldı.)

🦵 🦵 🦵
Kaslar Nasıl Güçlenir?

🧪 Sihirli Profesör:
– Şimdi asıl meseleye gelelim. Siz beden eğitimi dersinde neden yoruluyorsunuz?

👟 Mehmet Han:
– Çünkü kaslar çalışıyor.

🧠 Sihirli Profesör:
– Harika! Kaslar çalıştıkça minik minik yırtıklar oluşur. Bu kötü bir şey değil! Vücudun bu yırtıkları tamir ederken kası biraz daha kalın yapar.

🎒 Eda (şaşkın):
– Vay canına… Demek kas yapmak demek, önce kası yormak demekmiş!

🧪 Sihirli Profesör:
– Kesinlikle! Ama bu yırtıklar tendonlarda olmaz. Çünkü tendonlar çok serttir. Fakat dikkat etmezseniz fazla yüklenmede tendon da zarar görebilir.

🧰 Simülasyon ekranında kas lifleri gösterildi. Mikroskobik minik yırtıklar görünüyordu. Ardından beyaz hücreler gelip tamir ediyordu.

🦵 🦵 🦵
Tendonlar Nasıl Güçlenir?

🎒 Eda:
– Peki tendonlar da güçlenir mi?

🧪 Sihirli Profesör:
– Evet, ama daha yavaş! Kaslar haftada gelişebilir ama tendonlar aylarca zaman ister. O yüzden ani hareketlerde en çok tendon kopması olur.

👟 Mehmet Han:
– Aaa! Bu yüzden mi futbolcuların bazen “tendonu koptu” deniyor?

🧪 Sihirli Profesör:
– Aynen öyle. Kaslar kuvvetlenmiş ama tendonlar o kadar hazır olmayabilir. Bu yüzden ısınma hareketleri tendonları uyarır ve sakatlıkları azaltır.

🎒 Eda:
– O zaman hızlı gelişmek için ısınmadan yüklenmek yanlış!

🧠 Sihirli Profesör:
– Kesinlikle! Tendonları sabırla güçlendirmeliyiz. Sihirli bir formül yok.

🦵 🦵 🦵
Enerji Nereden Geliyor?

👟 Mehmet Han:
– Peki Profesör… Bacak kaslarımız bu kadar çok çalışıyor. Enerjiyi nereden alıyor?

🧪 Sihirli Profesör:
– Harika soru! Kaslarınız enerji için önce şeker (glikoz) yakar. Ama glikoz bitince yağlar devreye girer. Ancak bu enerji için oksijen gerekir.

🎒 Eda:
– Yani nefes almak da kaslar için mi?

🧪 Sihirli Profesör:
– Evet! Nefes almak, kaslarınıza oksijen taşımak içindir. O yüzden koşarken daha hızlı nefes alırsınız.

🦵 🦵 🦵
Kalsiyum ve Kasların İletişimi

🧪 Sihirli Profesör:
– Bu arada unutmadan… Kasların kasılması için kalsiyum gerekir!

👟 Mehmet Han:
– Aaa kalsiyum kemik için değil miydi?

🧪 Sihirli Profesör:
– Hem kemik hem kas için! Kas hücrelerinin içinde minik kalsiyum depoları vardır. Beyinden kaslara sinyal gelince bu depolar açılır, kasılma başlar.

🎒 Eda:
– Yani sinyal ➡ kalsiyum çıkışı ➡ kas kasılır!

🧪 Sihirli Profesör:
– Harika özet!

👟 Mehmet Han:
– Aaa Sinyal nereden geliyor ki?

✨ ✨ ✨
Komutan Beyin ve Sihirli Düşünce Akımı

Sihirli Profesör, bastonunu yere vurdu ve onları Beyin Zirvesi adında başka bir bölgeye ışınladı.

🧪 Sihirli Profesör:
– Size bu mucizeyi göstermeliyim: Asıl patron kim biliyor musunuz?

👟 Mehmet Han:
– Kaslar mı?

🎒 Eda:
– Tendonlar olabilir mi?

🧪 Sihirli Profesör (gülerek):
– Hayır, hayır. Asıl komutan beyindir! Gelin görün.

(Birden gökyüzünde kocaman bir hologram belirdi: Bir beyin parlıyordu ve içinden elektrikli yollar geçiyordu.)

🧪 Sihirli Profesör:
– Beyninizde hareketten sorumlu bir bölüm var. Adı Motor Korteks. Buradan elektriksel sinyaller çıkar ve sinir yollarıyla kaslara gider.

🎒 Eda:
– Aaa yani düşünmek bile yeterli mi?

🧪 Sihirli Profesör:
– Harika! Evet, örneğin “şimdi zıpla!” diye düşündüğünde bile, beyin hemen plan yapar ve kaslara sinyal yollar.
Bu sinyal → omurilik → sinirler → kas yolunu izler.

👟 Mehmet Han:
– Ama ben zıplamak istemezsem kasım hareket etmez, değil mi?

🧪 Sihirli Profesör:
– Aynen öyle! İşte bu yüzden her hareketin bir düşüncesi, her düşüncenin bir elektriği vardır.

🎒 Eda:
– Peki ya istemsiz hareketler?

🧪 Sihirli Profesör:
– Güzel soru. Beyin dışında bazı refleks yolları vardır. Örneğin elin sıcak sobaya değdiğinde, beyin daha fark etmeden omurilik hızlıca “çek elini!” sinyali yollar.

👟 Mehmet Han (şaşkın):
– Vay be! Beynimiz bizim gerçek koçumuz gibi!

🧪 Sihirli Profesör:
– Evet. Spor yaparken ya da oyun oynarken bile beyniniz sürekli planlar, kaslara emir verir ve kaslar uygular.

🎒 Eda:
– Ya düşünmeden yapılan şeyler? Hani bisiklete binerken artık düşünmüyoruz…

🧪 Sihirli Profesör:
– Mükemmel soru! O zaman devreye kas hafızası dediğimiz sistem girer.
Yani, beyin hareketi o kadar çok tekrarlamıştır ki artık “alt beyin” dediğimiz yapılar (örneğin serebellum) bu işi otomatik yapar. İşte bu yüzden ustalaşırsınız.

⚡ ⚡ ⚡
Kasları Yöneten Süper Takım

🧪 Sihirli Profesör:
– Şimdi geri dönmeden öğrendikleriniz tekrarlayalım. Kaslar yalnız değildir. İşte süper takım:

  1. 🧠 Beyin: Komutan. Ne yapacağını planlar.
  2. Sinirler: Emri taşır.
  3. 🧬 Kas Hücresi: Sinyali alır, kasılır.
  4. 🧲 Kalsiyum: Kasılmayı başlatır.
  5. 🧵 Tendon: Hareketi kemiğe iletir.
  6. 🦴 Kemik: Sonuç olarak yer değiştirir.

🎒 Eda:
– Vay canına! Meğer bir adım atmak bile takım çalışmasıymış!

👟 Mehmet Han:
– Ve tüm bu takımı yöneten düşüncelerimizmiş!

🧪 Sihirli Profesör (gülümseyerek):
– Bravo çocuklar. Düşüncenizi ne kadar iyi yönetirseniz, vücudunuz da o kadar akıllı hareket eder.

🎓 🎓 🎓
Geri Dönüş ve Yeni Bakış

🧪 Sihirli Profesör:
– Artık gerçek dünyaya dönme zamanı! Ama artık her kas hareketinizin ardında nasıl bir mucize olduğunu biliyorsunuz.

👟 Mehmet Han:
– Kaslarımı artık daha dikkatli çalıştıracağım.

🎒 Eda:
– Ve düşüncelerimin hareketlerimi nasıl yönettiğini unutmayacağım.

🧪 Sihirli Profesör:
– Unutmayın: “Akıllı beyin → doğru düşünce → sağlıklı hareket!”

✨ (Baston yere vurulur. Girdap belirir. İki öğrenci okul spor salonunun kapısında belirir.)

🧠 🧠 🧠
Hikâyeden Öğrendiklerimiz
  1. Kaslar hareketi sağlar ama kemiğe tendonla bağlıdır.
  2. Kaslar çalıştıkça güçlenir ama minik yırtıklar oluşur.
  3. Tendonlar çok sağlamdır ama yavaş güçlenir.
  4. Isınma hareketleri tendonları sakatlıktan korur.
  5. Kasların çalışması için oksijen ve kalsiyum gerekir.
  6. Kalsiyum sadece kemik için değil, kaslar için de önemlidir.

Dr. Mustafa KEBAT

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Yukarıda yer alan hikaye firmalarımız Tetkik OSGB – Tetkik Danışmanlık tarafından sosyal sorumluluğumuz olan çocuklarımızı bilgilendirmek, okumaya, çalışmaya, doğal hayata heveslendirmek ülkemize ve geleceğimize yararlı bireyler olabilmelerine katkı sağlamak maksadı ile yayınlanmıştır.

Dr Mustafa KEBAT

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz. Varsa hatalarımızı bildirmeniz daha faydalı olmamıza desteğiniz bizim için çok değerli.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Birlikte Kullanılmamalı

Çoklu ilaç yazımı ve kullanımı, (Polifarmasi) ilaç-ilaç etkileşimleri ve potansiyel olarak uygunsuz ilaçların reçete edilmesi olasılığını artırır. İlaç-ilaç etkileşimi, iki ayrı ilacın her birinin tek başına verildiğinde bilinen etkilerinden beklenen yanıttan farklı verilen farmakolojik veya klinik yanıtı ifade eder.

Son yıllarda, reçetesiz satılan (OTC) ilaçlar muazzam miktarda arttı. Yanı sıra reçete yazımlarında hastadan gelen taleplerin baskı – şiddet boyutuna ulaşması da reçete edilen ilaç çeşitliliğini ve sayısını arttırdı. Polifarmasi 90 llı yıllarda yaşlı nüfus arasında oldukça yaygınken günümüzde gençlerde de yaygınlaştı.Büyük sorun hastaların büyük bir kısmının bitkisel takviyeleri, diğer ürünleri veya tamamlayıcı tıp kullanımınını hekimlerine danışmadan uygulamaları.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Gelin günlük hayatta sık kullanılan ilaçlardan örnekle vererek yanlış kullanımları görelim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

ÇİNKO ➖ BAKIR beraber alınmamalı

İnanılır gibi değil lakin sadece ÇinkoBakır bir arada olan tablet satılıyor. ÇinkoBakır aynı reseptöre bağlanır ve Bakır baskın gelerek çinkoyu engeller.

Bakır aynı zamanda şampuanlarda çok kullanılan B5 (pantotenik asit) vitamini de engeller.

Baklagiller ve tam tahıllar gibi fitat içeriği yüksek besinler çinko emilimini azaltır. Bu besinleri ıslatmak ve filizlendirmek fitat içeriklerini azaltmaya ve çinko emilimini iyileştirmeye yardımcı olur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

DEMİR ➖ KALSİYUM beraber alınmamalı

Kalsiyum demiri engeller. Ayrıca gıdalardaki kalsiyum ve fitatlar da demiri engeller.

Bu sebeple demir ilacı / preparatları ile yemek arasında 4-5 saat olmalı. (Mümkünse gece yatmadan aç alınmalı)

Kahve ve çay gibi polifenol açısından zengin besinler demir emilimini azaltır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

E vitamini / Omega-3 ➖ K vitamini beraber alınmamalı

E vitamini ve Omega-3 kanı sulandırırken K vitaminin pıhtılaştırma özelliğini engeller.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

EUTHYROX – LEVITRON ➖ DEMİR beraber alınmamalı

Levotiroksin içeren hipotiroidi ilaçları ile demir beraber kullanılmaz.

Dikkat burada demir ilacı tiroit ilaçlarının emilimi engellenir.

Mide ilaçları da hipertiroidi ilaçlarının emilimini engeller.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

B12, B9, B6, D vitamini, C vitamini

Bu vitaminler GECE ALINMAZ.

D vitamini melatonini engelleyerek uykusuzluk yapar. Yatma saati ile D vitamini alımı arasında 12 saat olmalıdır.

B12, B9, B6, C vitamini ise enerji metabolizmasına katılarak uykusuzluk yapar. Yatma saati ile bu vitaminleri alım arasında 5 saat fark olmalıdır.

C vitamini B12 vitamini ile birlikte alınmamalı. C vitamini yüksek dozda B12 yi baskılar.

Parkinson hastaları nadiren karbidopa olmadan levodopa aldıklarında B6 (Pridoksin) 10 ila 25 mg gibi küçük dozlarda bile levodopa‘nın etkisini yok eder.

Demir tuzları da levodopa emilimini engeller. Levodopa alan parkinson hastalarında birlikte kullanılmamalıdır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

SELENYUM ➖ BAKIR bir arada kullanmaz.

Selenyum ve Bakır bir arada alındığından selenyum engellenir.

C vitamini selenyum etkisini artırır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

MİDE İLAÇLARI ile ilaç kullanımı nasıl olmalı

Demir, Çinko, Magnezyum, B12 arasında 5 (beş) saat farkı olmalı.

Demir, Çinko, Magnezyum, B12 emilimi için mide asiti gerekli, eğer mide ilacı (PPI, ANTİ-ASİT, H2 antagonisti) kullanıyorsanız vücudunuzda bunlar eksilir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

ASPİRİN

Vitamin E, Omega-3, Vitamin K1 aspirinle beraber kullanılmaz.

Vitamin E ve Omega-3 aspirin etkisini artırır, damarlarda sızıntıya neden olabilir. Aspirinle aralarında 7-8 saat fark olmalıdır.

Vitamin E warfarin gibi kan sulandırıcılarla birlikte de kulanılmamalı. Warfarinin etkisini arttırarak kanamalara yo açabilir.

Aspirin K1‘in etkisini nötralize eder, K1 bir işe yaramaz, beraber kullanılmaz.

Warfarin ve K vitamini içeren ürünler birlikte alındığında, warfarinin aktivitesi azalır ve protrombin zamanı ve INR’de azalmaya neden olur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

METFORMİN ➖ B12 beraber alınmamalı

Metformin içeren Diyabet /obezite ilaçları B12 emilimini tam olarak engeller.

Metformin bağırsak duvarında (+,-) yönünü değiştirir ve B12 bağırsağa giremez.

Metformin kullanımından en az 8 saat sonra B12 kullanmak gerekir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

KALSİYUM – MAGNEZYUM birlikte alınmamalı

Ispanak ve ravent gibi oksalat içeriği yüksek besinler bağırsaktaki kalsiyumla bağlanarak emilimini azaltır. Ispanak yoğurtsuz olur mu? demeyin..

Gastrointestinal sistemde emilim için rekabet edebilirler. Kalsiyum ve Magnezyum kemik mineralizasyonu ve çeşitli fizyolojik işlevler için gerekli olduğu kadar, birinin yüksek alımı diğerinin emilimini engeller.

Kalsiyum ile Tetrasiklinler ve Florokinolonlar ile birikte alınmamalıdır. Bu antibiyotiklerin kulanımı sırasında takviyelerden kaçınılmalıdır.

Kalsiyum karbonat, siprofloksasinin biyoyararlanımını %40 oranında azaltarak antibiyotik etkinliğini zayıflatır. BİRLİKTE ALINMAMALIDIR.

Kalsiyum ve levotiroksin‘in etkisini (biyoyararlanımını) azalttığı için dozlarının en az dört saat arayla alınmalıdır.

Kortikosteroidler kalsiyum emilimini azaltır ve bu da zamanla osteoporoza yol açabilir

Florokinolon ve tetrasiklin antibiyotikleri, bifosfonatlar ve levotiroksin alüminyum ve magnezyumdan etkilenebilir; bu nedenle, bu ilaçların dozları alüminyum veya magnezyum tüketiminden sonraki iki saat içinde alınmamalıdır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

POTASYUM

Potasyum takviyeleri, Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri veya anjiyotensin reseptör blokerleri, digoksin, indometasin, reçeteli potasyum takviyeleri ve potasyum tutucu diüretikler triamteren veya spironolakton ile birlikte kullanılmamalıdır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Polifarmasiyi Önlemek ve İlaçlara Bağlı Zararları En Aza İndirmek İçin

  • Doğru bir ilaç listesi ve tıbbi geçmişinizi koruyun ve mümkün olduğunda güncellenmesi için hekiminizle görüşün.
  • Hekiminize giderken reçeteli, reçetesiz, takviye edici ve bitkisel ilaçlar dahil tüm ilaçlarınızı yanınızda götürün.
  • Herhangi bir ilaç değişikliğini diğer hekimlerinizle birlikte gözden geçirin ve mümkünse tüm değişikliklerin yazılı olmasını sağlayın.
  • Mümkün olan en az sayıda ilacı ve en basit dozaj rejimini kullanın.
  • Reçete edilen her ilacı tanısıyla ilişkilendirmeye çalışın.
  • Gereksiz tüm ilaçlarınızı kesin.
  • İlaç-ilaç ve ilaç-hastalık etkileşimlerini öğrenin.
  • Mümkünse size bakım vereni, ailenizi ve eczacınızı da dahil ederek bir ekip yaklaşımı kullanın.
  • Potansiyel olarak zararlı ilaçlara başlamaktan kaçının.
  • Hekim takdiri olmadan ilaca/takviyeye başlamayın. Başlarsanız da en düşük dozda başlamayı deneyin ve ardından yavaş yavaş artışı hekiminize takip ettirin.
  • Diğer ilaçların olası yan etkileriyle mücadele etmek için ilaç kullanmaya başlamaktan kaçının. 
  • İlaç uygunluğunu değerlendirirken yaşam beklentinizi göz önünde bulundurun.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ İlaç etkileşimleri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19601724/

⭐️⭐️ Palyatif Bakımda İlaç Etkileşimleri https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK551619/

⭐️⭐️ İlaç Reçeteleme: İlaç-İlaç Etkileşimleri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34491709/

⭐️⭐️ İlaç Etkileşimi Denetleyicisi https://www.webmd.com/interaction-checker/default.htm

⭐️⭐️ Vitaminler ile İlaçlar Arasındaki Etkileşim https://www.turkiyeklinikleri.com/article/tr-vitaminler-ile-ilaclar-arasindaki-etkilesim-91855.html

⭐️⭐️ Polifarmasi https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK532953/

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

MİDE İLAÇLARI ve BAZI ZARARLARI (PPI ilaçlar)

Hasta:5 yıldır mide koruyucu PPI grubu ilaç (Pazarlama sloganı) kullanıyorum. Kullanmazsam midem midem kötü oluyor. Kullandığımda midemi iyi hissediyorum.”

🔸 Sizce bu durumda hasta tedavi mi oluyor?

🔸 İlaca bağımlı olarak yaşamak ne kadar doğru?

🔸 Hastanın şikayetlerinin kök nedenini bulmak gerekmez mi?

🔸 Hastalığın nedenini her zaman ilaçla mı tedavi etmek gerekir?

🔸 Hastanın beslenme alışkanlığındaki, yaşam tarzındaki hataları düzeltmek gerekmez mi?

Yaşam içerisinde bolca ”midemde asit var” ”midem ağrıyor mide koruyucu içeyimbenzeri cümleleri duyarsınız.

Peki.. Midede niye asit oluyor?

Bu asit bize yararlı mı? zararlı mı?

İlk olarak mide asidi hakkında biraz bilgilerimizi tazeliyelim

MİDE ASİDİ

Midenin mukoza zarı tarafından üretilen, PH değeri ortalama 1,5 olan oldukça asidik renksiz bir sıvıdır. Yiyeceklerin kolayca parçalanıp sindirilmesi işlevini gerçekleştirir.

Mide günde yaklaşık 1,5 ila 3 litre mide suyu üretir. Mide suyundaki hidroklorik asit yiyecekleri parçalar ve sindirim enzimleri proteinleri böler. Asidik mide suyu aynı zamanda bakterileri öldürür, patojenlere karşı ilk savunma görevini görür. 

Gastrik asit, mide öz suyunda yer alan bir tür sindirim asididir. Asit, midenin iç yüzeyinde yer alan hücreler (Parietal hücreler) tarafından üretilmektedir. Asit, tam bir formüle sahip olmamakla beraber, hidroklorik asit (HCl), potasyum klorit (KCl) ve sofra tuzu (NaCl) içermektedir. Asidin PH değeri, 1 ve 2 arasında olup, normal şartlarda insanlar için oldukça zararlıdır. Gastrik asidin fazla üretildiği zamanlarda, midede yaralar, gastrit ve gastrik ülser oluşmaktadır. Aynı şekilde bu asidin yetersiz kaldığı zamanlarda da sindirim sorunları yaşanmaktadır. Asit, herhangi bir gıdayı sindirirken, aşağıdaki kimyasal tepkime meydana gelmektedir.

HCL + NaHCO3 → NaCL + H2CO3

Bu asit ortamda; Principal hücrelerden Gastrin hormonu salınmasını tetikler. Gastrin hormonu ise H2 reseptörlerinin duyarlılığını artırarak Gastrik asit sekresyonunu uyarır. Yine bu asit pH’da Pepsinojen’in Pepsin’e dönüşmesi ile birlikte özellikle protein sindirimini başlatılır.

İkinci olarak Mide ve çevresindeki asit üretimi işleyişine bakalım.

Altta bir tek çıkışı mideye olan sıvı deposu hayal edin.(Bu çıkıştan mideye asit geliyor) Bu deponun üstünde ayrı köşelerinde de iki tane de sıvı girişi olsun. Bu üstteki iki girişte de alttaki tek çıkışta da musluklar olsun.

Üçüncü olarak mide asidi ile ilgili farklı grup ilaçları ve etki yolarını görelim.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Proton pompa inhibitörü (PPI) ilaçlar en alttaki o çıkış musluğunu kapatır ve böylece mideye asit gelmez.

O çıkış musluğunun adı PROTON POMPASI’ dır. PPI ilaçlar bu musluğu kapatır. (inhibe eder)

PPIi grubu ilaçların ticari adlarını yazmayacağım. Aşağıda tanımanızı sağlayacak,

  • Omeprazol
  • Lansoprazol
  • Pantoprazol gibi etken maddeleri olan ilaçlardır. Bu tür ilaçların atken madde isimleri PRAZOL diye biter.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

H2 (histamin-2) antagonisti ilaçlar mide asitini azaltır lakin deponun altında ki musluğu kapatmaz.

En üstteki girişlerden sadece birini kapatır ve birinden yine asit depoya dolar ve yine alttaki çıkış musluğundan mideye asit akabilir. Yani asidi yarı yarıya kesmiş oluruz.

H2 (histamin-2) antagonisti ilaçların ticari adlarını yazmayacağım. FAMOTİDİN etken maddeli ilaçlardır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

ANTİ-ASİT ilaçlar. Bu ilaçlar deponun ne üstünde ne altında musluk kapatmıyorlar.

Bu ilaçlar midedeki asitin PH sını yükseltir. (bazik tarafa yaklaştırır) Böylece asidik seviye azalmış olur. Asit üretimi engellenmez, mideye gelmesi (muslukların kapanması yolu ile olmaz) engellenmez.

ANTİ-ASİT ilaçları ticari isimleri ile veriyorum. Gaviscon, Gavcin, Metsil, Talcid, Rennie gibi ilaçlar bu grupta yer alır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Son olarak ne musluk kapatan, ne asiti bazik hale getiren direk mide yüzeyini ince bir film gibi kaplayarak fazla asitin mide duvarına zarar vermesini önleyen ilaçlar.

Bu grupta da ticari ismini veriyorum .Antepsin isimli ilaç SUKRALFAT etken maddesi ile bunu yapar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Deponun çıkış musluğunu (proton pompası) kapatan, mide asitini tamamen kesen PPI ilaçlara gri dönelim.

PPI ilaçların kullanımında karşılaşacağımız sağlık sorunlarına bi göz atalım;

🔶🔶 Mide asidi tamamen kesilince emilim için “mide asitine” ihtiyaç duyan bazı vitamin ve mineraller vücutta eksik kalır.

B12 Vitamini: B12 ilk etapta mide asiti ile salgılanan bir protein olan HAPTOCORRİN’e bağlanır. Bu protein ile ince bağırsak ilk kısmına iner. Mide asiti olmazsa, bu proteinde olmaz, B12 de bağlanıp ince bağırsağa geçemez.

  • Çinko,
  • Magnezyum,
  • Demir,
  • Kalsiyum,
  • C vitamini emilimi için mide asiti gereklidir.

PPI ilaçlar sebebi ile eksilen bu vitamin ve minerallere bağlı olarak da, el, kol ve bacaklarda uyuşma, karıncalanma, Kas kitlesi kaybı (sarkopeni), Kas harabiyeti (rabdomiyoliz) Karpopedal spazm (ebe eli) ve tetani (kalsiyum düşüklüğü ile birlikte)kaslarda güçsüzlük, Fibromiyalji, kansızlık, hafıza zayıflığı, düşük bağışıklık, kalpte aritmi başlar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

🔶🔶 Helikobakter Pylori , normalde herkesin mide mukozasında gömülü olarak bir miktar vardır.

Helikobakter Pylori asitli ortamda çoğalamaz, bu sebeple mide mukozasından yüzeye çıkmaz. Hatta kendinde bir mekanizma ile çevresinde ki asidik ortamı bazik hale getirir.

Eğer PPI ilaç kullanır ve asidi kesersek helikobakter pylori mide mukozasından yüzeye çıkar ve hızlıca ortamda çoğalır. (Mide içersinde)

Hastalığı sebebi ile tedavi almış dikkatli kişiler hemen şu soruyu soracaktır.O zaman Helikobakter pylori tedavisinde antibiyotik ve bizmut tuzu yanında PPI ilaç neden veriliyor ?

Çünkü; Antibiyotiğin mideye zarar vermesini önlemenin yanısıra Helikobakter Pylori mukozada gömülü olduğu yerden ASİT AZALDIĞI İÇİN yüzeye çıksın ve antibiyotik helikobakter pyloriye etki etmesi maksadı ile yapılan bir uygulamadır.

PPI ilaçlar sebebi ile azalan mide asidi helikobakter pylori’ nin üremesi ve yayılması için ortam sağlar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

🔶🔶Mide asiti azlığı ağız florasını da bozar. Tıpkı Bağırsaklarımız gibi ağzımızın da bir bakteri florası var

Ağız florasının bozukluğu ise kulak ve boğaz iltihabi hastalıkları ile diş eti hastalıklarına neden olur.

PPI ilaçlar sebebi ile azalan mide asidi ağız florasının da bozulması ile diş eti, kulak ve boğaz enfeksiyonlarının oluşmasına sebep olur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

🔶🔶 PPI (Mide koruyucu) lar 7 günlük kullanımda bile ağız florasındaki patojen streptococcus bakterisinin bağırsağa ulaşıp çoğalmasına yol açar.

http://bit.ly/3Xntb4g

PPI ilaçlar sebebi ile azalan mide asidi ağız florasındaki patojen streptococcus bakterisinin bağırsağa ulaşıp çoğalmasına yol açar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

🔶🔶 Beslenme amacı ile aldığımız gıdalar başta olmak üzere ağız yolu ile birçok bakteriyi alırız. Normal şartlarda sağlıklı bir mide ve mide asidi ile bu bakteriler bize zarar veremez, çünkü mide asitinde ölürler.

Eğer mide asidini PPİ lar ile tamamen kesersek ağız yolu ile aldığımız tüm bakteriler bağırsaklara gider ki aşırı geçirgen bağırsak dahil bir çok hastalığa neden olurlar, bağırsak florası bozulur.

PPI ilaçlar sebebi ile azalan mide asidi gıdalarla alınan bakterilerin ince barsağa geçmesine ve aşırı geçirgen barsak başta olmak üzere bir çok hastalığın oluşmasına sebep olur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

🔶🔶 Kulak çınlaması, Vertigo: İç kulak koklea içinde de proton pompaları bulunur. Koklea sadece labirentin arter tarafından beslenmektedir. PPI ilaç kullanımı ile buradaki proton pompaları da çalışmaz (inhibe) olur, koklea’ya giden kan akımı yavaşlar

Koklea, iç kulakta bulunan bezelye tanesi kadar küçük ve spiral şekilli bir yapıdır. Sesleri mekanik titreşimlerden sinyallere dönüştürmekle sorumludur. Dönüştürdüğü bu sinyaller, işitme siniri aracılığıyla beyne iletilir. Bu işlemi gerçekleştiren, kokleadaki özel algılayıcı hücrelerdir (tüy hücreler).

PPİ ilaçlar nitrik oksit sentezini azaltarak, homosistein düzeylerini yükselterek, oksidatif stresi artırarak ve/veya pıhtılaşmaya eğilimi artırarak koklear kan akımını etkileyerek iç kulak patolojilerine, işitme kaybına ve baş dönmesine zemin hazırlayabilir. 

PPI ilaçların etkisi vücuttaki diğer proton pompalarına da olur ve bu pompaları (muslukları) kapatırlar. Buna bağlı olarak koklea’yı etkilemeleri ile Kulak çınlaması, baş dönmesi, denge kaybı, işitme kaybı oluşur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

🔶🔶 Demans, Hafıza kaybı, Depresyon: Lansoprazol ve omeprazol’ün %15 civarında kan beyin bariyerini geçtiği yapılan çalışmalarla tespit edilmiş durumda. Beyinde de proton pompaları var. Peki bunun sonucu ne olur ?

Beynin içerisinde sinaptik veziküllerde bulunan proton pompaları nörotransmiterlerin veziküllerin içerisine depolanmasında görev alır. Serotonin, Dopamin gibi norotransmitterlerin depolanmasını bozmak demek depresyon demektir.

PPİ ilaçlar beyinde tau ve amiloid beta kaynaklı nörotoksisiteyi artırır. Bunu vakuol pompalarının işlevlerini bozarak amiloid beta plaklarının temizlenmesini engelleyerek ve tau fosforilasyonunu artırarak yaparlar.

Yapılan çalışmalarda en çok lansoprazole bağlı olarak amiloid beta oluşumu görülür. Demans da amiloid beta oluşumu ile gelişir.

PPI ilaçların etkisi beyindeki proton pompalarına da olur ve bu pompaları (muslukları) kapatırlar. Buna bağlı olarak Seratonin ve Dopamin depolanması bozulur. Depresyon, Demans, Hafıza kaybı gelişir.

Sonuç Olarak Tüm Bu Bilgilerin Eşliğinde;

  • Her seferinde hekiminiz gerek görmeden PPİ kullanılmamalıdır.
  • Çok zorunlu olmadıkça PPI ilaç kullanılmamalı
  • Kullanılacaksa süresi 3 haftayı geçmemelidir.
  • Mide asidini illede azaltmak gerekiyorsa H2 Reseptör Antagonisti ilaç ve Anti-asit ilaçlar tercih edilmelidir.

Mide Asidini Azaltmak İçin Bitkisel Tavsiyelerim

  • Ebe gümeci,
  • Kudret Narı (Özellikle zeytinyağının içinde bekleterek)
  • Karanfil tozu,
  • Papatya,
  • Hatmi çiçeği gibi

Mide Asidini Azaltmak İçin Yardımcı İlaç Olarak Tavsiyelerim

  • N-Asetil Glukozamin
  • Magnezyum karbonat
  • Çinko L- Karnozin

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Hangi vitamin hangisi ile kullanılmaz ?

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

DEMİR – KALSİYUM beraber alınmaz.

Kalsiyum demiri engeller.

Ayrıca gıdalardaki kalsiyum ve fitatlar da engeller.

Bu sebeple Demir ilacı / demir preparatları ile yemek arasında 4-5 saat olmalı. (Tercihen gece yatmadan aç alınmalı. Akşam 20.00 de son öğünden 4 saat sonra gece 24.00 de. Böylece sabaha kadar da yeme içme olmadığı için tam emilme olur.)

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

ÇİNKO-BAKIR beraber alınmaz.

Her ikiside aynı reseptöre bağlanır ve bakır baskın gelerek çinkoyu engeller.

Bakır aynı zamanda şampuanlarda çok kullanılan B5 (pantotenik asit) vitamini de engeller.

Maalesef sadece ikisinin bir arada olduğu tablet bile var. Alırken dikkat edin.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

SELENYUM ve BAKIR bir arada kullanmaz.

Selenyum engellenir. C vitamini selenyum etkisini artırır..

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

MİDE İLAÇLARI ile Demir, Çinko, Magnezyum, B12 arasında 5 (beş) saat fark olmalı.

Bunların emilimi için mide asiti gerekli, eğer mide ilacı (PPI, ANTİ-ASİT, H2 antagonisti) kullanıyorsanız vücudunuzda bu vitamin ve mineraller eksilir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

METFORMİN ➖ B12 beraber alınmaz.

METFORMİN içeren Diyabet /obezite ilaçları B12 emilimini NET ENGELLER

Metformin Bağırsak duvarında (+,-) yönünü değiştirir ve B12 bağırsağa giremez.

METFORMİN kullanımından 8 saat sonra B12 kullanmak gerekir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

EUTHYROX – LEVITRON ve DEMİR beraber alınmaz.

Levotiroksin içeren hipertiroidi ilaçları ile DEMİR beraber kullanılmaz..

Ama bu kez Demir degil tiroit ilaçlarının emilimi engellenir

Sadece demir değil MİDE İLAÇLARI DA hipertiroidi ilaçlarını engeller.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

ASPİRİNVitamin E, Omega-3, Vitamin K1 ile beraber kullanılmaz.

Vitamin E ve Omega-3 aspirin etkisini artırır, damarlarda sızıntıya neden olabilir. Aspirinle aralarında 7-8 saat fark olmalıdır.

Aspirin K1’in etkisini nötralize eder, K1 bir işe yaramaz, beraber kullanılmazlar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

E vitamini / Omega-3 ve K vitamini beraber alınmaz

E vitamini ve Omega-3 kanı sulandırırken K vitaminin pıhtılaştırma özelliğini engeller.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

B12, D vitamini, B9, B6, C vitaminleri GECE ALINMAZ.

D vitamini melatonini engelleyerek uykusuzluk yapar. Diğerleri ise enerji metabolizmasına katılarak uykusuzluk yapar.

Yatma saati ile D vitamini arasında 12, diğerleri ile 5 saat fark olmalıdır.

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Fosfor – Kalsiyum – Magnezyum Vücudun Üç Atlısı

Fosfor – Kalsiyum – Magnezyum: Sağlığın Görünmeyen Denge Sistemi

İnsan vücudu, tek tek çalışan parçalardan oluşan bir makine değildir. Aksine, her parçası bir diğeriyle sürekli iletişim hâlinde olan, hassas dengeler üzerine kurulmuş canlı bir sistemdir. Bu sistemin en kritik bileşenlerinden biri de mineraller arası dengedir. Özellikle fosfor, kalsiyum ve magnezyum, vücudun yapısal bütünlüğünü, enerji üretimini ve hücresel düzenini birlikte yönetir.

Bu üç mineral çoğu zaman ayrı ayrı ele alınır; oysa gerçek sağlık, onları birlikte ve ilişkileriyle anlamaktan geçer. Hazırlanan karşılaştırmalı infografik, tam olarak bu dengeyi görünür kılmayı amaçlar.

Neden Bu Üç Mineral Birlikte Ele Alınmalı?

Fosfor, kalsiyum ve magnezyum vücutta:

  • Aynı dokularda bulunur,
  • Aynı hormonlarla düzenlenir,
  • Birbirlerinin emilimini ve etkisini doğrudan etkiler.

Birinin eksikliği ya da fazlalığı, diğerlerini de kaçınılmaz olarak etkiler. Bu nedenle “sadece kalsiyum alıyorum”, “magnezyum kullanıyorum” gibi yaklaşımlar, denge bozulduğunda beklenen faydayı sağlamaz, hatta zararlı sonuçlara yol açabilir.

Fosfor: Enerjinin ve Hücresel Yaşamın Temeli

Fosfor, vücutta en bol bulunan minerallerden biridir ve çoğu kişi farkında olmasa da yaşamın biyokimyasal altyapısında merkezi bir rol oynar.

Fosforun Temel Görevleri
  • Hücrelerin enerji kaynağı olan ATP’nin (Adenozin Trifosfat) yapısında yer alır
  • DNA ve RNA’nın omurgasını oluşturur
  • Hücre zarlarının ana bileşeni olan fosfolipitlerin parçasıdır
  • Asit–baz dengesinin korunmasına katkı sağlar

Enerji dediğimiz şey, aslında ATP içindeki fosfat bağlarının kopmasıyla ortaya çıkar. Yani fosfor olmadan:

  • Hücre enerji üretemez,
  • Kaslar güç oluşturamaz,
  • Beyin sağlıklı çalışamaz.
Fosfor Eksikliği ve Fazlalığı

Fosfor eksikliği nadir görülür; ancak geliştiğinde:

  • Şiddetli halsizlik,
  • Kas güçsüzlüğü,
  • Egzersiz intoleransı,
  • Solunum kaslarında zayıflık

ortaya çıkabilir.

Günümüzde asıl sorun ise fosfor fazlalığıdır. Paketli gıdalar, katkı maddeleri ve gazlı içecekler yüksek miktarda “katkı fosforu” içerir. Bu fosfor türü hızlı emilir ve kalsiyumla denge kurmadan dolaşıma girer.

Sonuç olarak:

  • Kemikten kalsiyum çekilir,
  • Damar duvarında kireçlenme artar,
  • Kemik erimesi ve damar sertliği birlikte ilerleyebilir.
Kalsiyum: Sadece Kemik Değil, Hayatın Kendisi

Kalsiyum denince çoğu insanın aklına yalnızca kemikler gelir. Oysa kalsiyumun hayati görevleri kemikten çok kan dolaşımı ve hücresel iletişim alanındadır.

Kalsiyumun Temel Görevleri
  • Kas kasılmasını başlatır
  • Kalp ritminin düzenlenmesini sağlar
  • Sinir hücreleri arasında sinyal iletiminde rol oynar
  • Kanın pıhtılaşması için zorunludur

Kalp kası hücresine kalsiyum girdiğinde kasılır, çıktığında gevşer. Bu nedenle kalsiyum dengesizlikleri:

  • Çarpıntı,
  • Ritim bozuklukları,
  • Kalp yetmezliği tablolarına

zemin hazırlayabilir.

Kalsiyum Dengesizliğinin Sonuçları

Kalsiyum eksikliğinde:

  • Kas krampları,
  • El–ayak uyuşmaları,
  • Titreme,
  • Panik hissi,
  • İleri vakalarda nöbetler

görülebilir.

Kalsiyum fazlalığında ise:

  • Böbrek taşı,
  • Damar kireçlenmesi,
  • Böbrek fonksiyon bozukluğu

gibi ciddi sorunlar ortaya çıkabilir.

Özellikle magnezyum ve fosfor dengesi gözetilmeden alınan kalsiyum takviyeleri, kalsiyumun kemiğe değil, damarlara yerleşmesine neden olabilir.

Magnezyum: Dengenin Sessiz Yöneticisi

Magnezyum, genellikle en az konuşulan ama en yaygın eksikliği görülen minerallerden biridir. Oysa magnezyum, vücudun “denge ve sakinlik” mineralidir.

Magnezyumun Temel Görevleri
  • 300’den fazla enzimin çalışmasını sağlar
  • Kas gevşemesini mümkün kılar
  • Sinir sisteminde aşırı uyarıyı baskılar
  • Kalp ritminin stabilitesine katkı sağlar
  • Enerji üretiminde ATP’nin aktifleşmesini sağlar

Kalsiyum kası kasarken, magnezyum kasın gevşemesini sağlar. Bu iki mineral arasındaki denge bozulduğunda kaslar kasılı kalır ve kramplar ortaya çıkar.

Magnezyum Eksikliği

Magnezyum eksikliğinde sık görülen belirtiler:

  • Gece krampları,
  • Göz seğirmesi,
  • Çene sıkma,
  • Uykuya dalamama,
  • Huzursuzluk,
  • Çarpıntı hissi,
  • Baş ağrıları ve migren

Modern yaşam tarzı magnezyum kaybını hızlandırır. Stres, kafein, alkol, şekerli beslenme ve bazı ilaçlar magnezyumun idrarla atılımını artırır. Bu nedenle “normal besleniyorum” diyen birçok kişide bile magnezyum eksikliği görülebilir.

Üçlü Denge Nasıl Çalışır?

Bu infografikte vurgulanan temel mesaj şudur:
Fosfor, kalsiyum ve magnezyum birlikte çalışır.

  • Fosfor → enerji üretir
  • Kalsiyum → kasılmayı ve iletimi başlatır
  • Magnezyum → gevşemeyi ve dengeyi sağlar

Eğer:

  • Fosfor fazla, kalsiyum yetersizse → kemik zayıflar
  • Kalsiyum fazla, magnezyum düşükse → damar kireçlenmesi artar
  • Magnezyum eksikse → alınan kalsiyum doğru yerde kullanılamaz

Bu nedenle tek bir minerali hedef almak yerine dengeyi hedeflemek gerekir.

Kemikten Damar Sağlığına Uzanan Etki

Bu üç mineralin dengesizliği sadece kemikleri değil:

  • Kalbi,
  • Damarları,
  • Böbrekleri,
  • Sinir sistemini

doğrudan etkiler.

Denge bozulduğunda:

  • Kemik erimesi,
  • Damar sertliği,
  • Böbrek taşı,
  • Kas zayıflığı,
  • Kramplar,
  • Ritim bozuklukları

bir arada görülebilir. Bu tablo, infografikte “denge bozulduğunda ne olur?” başlığı altında görselleştirilmiştir.

Önemli
  • Mineraller tek başına değil, birlikte anlamlıdır
  • “Azı iyi, fazlası daha iyi” yaklaşımı yanlıştır
  • Doğru yer, doğru oran, doğru denge esastır
  • Takviyeler bilinçsizce kullanılmamalıdır

Fosfor, kalsiyum ve magnezyum; sağlığın görünmeyen ama vazgeçilmez üç ayağıdır. Biri enerjiyi, biri yapıyı, biri dengeyi temsil eder. Bu üçlüden biri bozulduğunda vücut çalışmaya devam edebilir; ancak sağlıklı, dayanıklı ve sürdürülebilir şekilde çalışamaz.

Gerçek sağlık:

  • Tek bir değeri yükseltmekte değil,
  • Doğru minerali, doğru zamanda, doğru dengeyle kullanabilmektedir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla