Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi Olan İşyerlerinde İş Kazasında Sorumluluk Payları

Hemen hemen her sektörde, üretim – hizmet faaliyetlerinin bir kısmının veya firma içerisindeki yardımcı işlerin başka firmalara yaptırılması durumunu sık görüyoruz.

Aynı işyerinde birden fazla işverenin faaliyet gösterdiği bu durumlarda; iş kazası veya meslek hastalığı meydana geldiğinde sorumluluğun kimde – hangi işverende olduğu konusu çok tartışılır.

Hukuk sitemimizde; Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi olarak bilinen bu durumu anlayabilmek için öncelikle kanuni tanımını bilmek gerekir.

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2.maddesinin 7.fıkrasına göre ”bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi’ denir.

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi‘nde asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte (müteselsilen) sorumludur.

Özellikle iş kazası yaşanması halinde, bu ilişkinin doğurduğu müteselsil sorumluluk, hem işçilerin korunması hem de hukuki adaletin sağlanması bakımından kritik bir yer tutar.

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi Yasal Dayanakları

4857 Sayılı İş Kanununda Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi

İş Kanunu’nun 2. maddesinin 6 ve 7. fıkraları, Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisini nasıl düzenlediğini görelim;

  • Madde 2/6 – Alt işverenin işçileri, bu Kanun uygulaması bakımından asıl işverenin işçilerine tanınan haklardan yoksun bırakılamaz.
  • Madde 2/7 Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi, sadece işyerinde yürütülen yardımcı işler veya asıl işin bir bölümüyle sınırlı olarak ve işletmenin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde kurulabilir.
  • Madde 77 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.) – İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alma yükümlülüğü.

Bu düzenlemeye göre; alt işverenin işçileriyle ilgili İş Kanunu, iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinden doğan tüm yükümlülüklerde, asıl işveren ile alt işveren müteselsilen sorumludur.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunununda Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi

  • Madde 4 – İşverenin genel yükümlülükleri.
  • Madde 5 – Risk değerlendirmesi, kontrol, ölçüm ve araştırma.
  • Madde 6 – İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi

5510 sayılı Kanun’un 12. maddesi, 6. fıkrasında Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisini nasıl düzenlediğini görelim;

Alt işveren işçisinin iş kazası, meslek hastalığı ve analık sigortası hallerinde bu Kanun gereğince ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği ile sürekli iş göremezlik geliri, ölüm aylığı gibi ödemeler yönünden asıl işveren, alt işverenle birlikte sorumludur.”

Bu hüküm ile, SGK tarafından işçiye yapılan ödemelerde işveren (Kanunun yüklediği yükümlülüklerden dolayı) alt işveren ile birlikte (Müteselsilen) sorumlu tutulmuştur.

5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi – göre ”iş kazası ve meslek hastalığı halinde işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınacaktır.

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Borçlar Kanunu Açısından Sorumluluk

Türk Borçlar Kanunu’nun 112. maddesi müteselsil sorumluluğu destekler:

“Birden çok borçlu, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumluysa, alacaklı borcun tamamını dilediği borçludan talep edebilir.”

İş kazasında işçinin (veya yakınlarının), doğrudan asıl işverene karşı tazminat davası açma hakkı vardır.

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Müteselsil Sorumluluğun Kapsamı

Asıl işveren, kendi işçisi olmayan ancak aynı işyerinde faaliyet gösteren alt işveren işçisinin iş kazası veya meslek hastalığına uğraması durumunda:

  • İş Kanunu’ndan doğan yükümlülüklerden,
  • Toplu iş sözleşmesinden,
  • SGK tarafından sağlanan yardımların iadesinden,
  • Tazminat ödemelerinden (maddi/manevi),

alt işveren ile birlikte sorumludur. Bu sorumluluk, kusur oranına bakılmaksızın geçerlidir;

Tazminat davası yönünden kusur oranları, mahkemece belirlenir.

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Sorumluluğun Şartları

Asıl işverenin müteselsil sorumlu tutulabilmesi için bazı şartların varlığı gerekir:

  1. Geçerli bir alt işverenlik ilişkisi kurulmuş olmalı;
  2. Alt işverenin işçisinin iş kazası, meslek hastalığı veya ölüm olayı yaşanmış olmalı;
  3. İş kazası, asıl işverenin işyerinde gerçekleşmiş olmalı;
  4. İşçi zarar görmeli veya ölüm gerçekleşmiş olmalı.

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde İş Kazası Halinde Hukuki Süreç

İş kazası sonrası zarar gören işçi veya hak sahipleri:

  • Asıl işverene, alt işverene veya her ikisine birden dava açabilir.
  • SGK tarafından işçiye yapılan yardımlar nedeniyle SGK, asıl işverene ve alt işverene rücu davası açabilir.
  • Asıl işveren, ödemek zorunda kaldığı tazminatları alt işverene rücu edebilir.

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Yargıtay Kararları

Yargıtay 21. HD, E. 2015/12057, K. 2016/13410

“Asıl işverenin denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği, iş güvenliği önlemlerinin eksikliği nedeniyle meydana gelen iş kazasında, asıl işverenin %40 oranında kusurlu olduğu, alt işverenin %60 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Her iki işveren de tazminattan müteselsilen sorumludur.”

Yargıtay 9. HD, E. 2009/36719, K. 2011/14942

“İş kazasında hayatını kaybeden işçinin, asıl işveren işyerinde faaliyet gösterdiği, iş güvenliği tedbirlerinin asıl işveren gözetiminde olduğu gerekçesiyle asıl işverenin de sorumlu olduğu kabul edilmiştir.”

Yargıtay 10. HD, E. 2017/3827, K. 2018/1405

“Asıl işveren, alt işverenin işçilerine yönelik iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini denetlemekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali, kazaya yol açtığında doğrudan müteselsil sorumluluk doğar.”

Yargıtay 21. HD, E. 2018/10023, K. 2019/6324

“İş kazasında kusur bulunmayan asıl işveren dahi, İş Kanunu gereği alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Kusur oranı yalnızca rücu aşamasında dikkate alınmıştır.”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/21-1112, K. 2017/1255

“Asıl işveren, alt işverenin işçisinin iş kazasında zarar görmesi halinde, iş sözleşmesine taraf olmasa dahi 4857 sayılı Kanun kapsamında müteselsil sorumludur. İşçinin sosyal hakları, asıl işveren güvencesindedir.”

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi – Yönetmeliklerdeki Düzenlemeler

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği

  • Madde 5: İşverenin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yerine getirme yükümlülüğü.
  • Madde 7: İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesi.

İşyerinde birden fazla işveren olması halinde, iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri konusunda işbirliği yapılması zorunludur.

Alt İşverenlik Yönetmeliği

  • Madde 3: Alt işverenlik sözleşmesinin şekli ve içeriği. – Alt işverenlik ilişkisi yazılı olarak yapılmalı ve işin kapsamı açıkça belirtilmelidir.
  • Madde 4: Alt işverenlik ilişkisinin kurulma şartları. – Uygulamada muvazaalı işlemlere karşı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı denetim yetkisini haizdir.

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Asıl İşverenin Denetim Yükümlülüğü

Asıl işverenin en önemli yükümlülüklerinden biri, alt işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini denetlemektir. Denetim yapılmaması veya eksik yapılması halinde, iş kazasında sorumluluğun artmasına neden olur.

Örneğin:

  • Baret kullanımının zorunlu olduğu bir alanda, alt işverenin işçisinin baret takmaması nedeniyle kaza yaşanırsa;
  • İş güvenliği eğitimlerinin verilmediği tespit edilirse;
  • Risk analizlerinin eksik veya hatalı yapıldığı belirlenirse;
    asıl işverenin de ciddi sorumluluğu doğar.

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Rücu Davası Hakkı

İş kazası nedeniyle asıl işverenin yaptığı tazminat ödemeleri, kusur oranı kadar alt işverene rücu edilebilir. Bu tür rücu davalarında:

  • Önceki kararlar delil olarak sunulabilir.
  • SGK’nın rücu ettiği meblağlar da alt işverene aktarılabilir.

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi

Asıl İşveren-Alt işveren İlişkisi, özellikle iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları açısından büyük önem taşır.

Asıl işveren, kendi işçileri kadar alt işverenin işçilerinin de can güvenliğinden sorumludur.

İş kazaları ve meslek hastalıklarında mağdur olan işçinin korunması, müteselsil sorumluluk ilkesi ile sağlanır.

Örneklerini de verdiğim, Yargıtay kararlarında da gördüğünüz gibi verilen kararlarda; iş güvenliği tedbirlerini almayan, denetim görevini yerine getirmeyen asıl işverenler sorumlu tutulmuştur.

Yürürlükte olan ve okuduğunuz yasal düzenlemeler, asıl işveren ve alt işverenin iş kazaları ve meslek hastalıkları karşısındaki sorumluluklarını açıkça ortaya koyduğu gibi yüksek yargı organı olan Yargıtay kararları da son noktayı koymaktadır.

Tüm bu yasal yükümlülüklerin yanı sıra ahlaki – etik sorumluluklar gereği de Asıl İşveren-Alt işveren İlişkisi‘nde hayatın kutsallığını korumak ana gaye olmalıdır. Bu sebeple iş sağlığı ve güvenliği açısından etkili bir denetim ve işbirliği süreci Asıl İşveren-Alt işveren İlişkisi‘nin merkezinde olmalıdır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Kanun ve yönetmelikleri Okumayı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ 4857 Sayılı İş Kanunu https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4857&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5

⭐️⭐️ 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6331&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5

⭐️⭐️ 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5510.pdf

⭐️⭐️ T.C. Yargıtay Başkanlığı https://www.yargitay.gov.tr/

⭐️⭐️ İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=16924&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

⭐️⭐️ Alt İşverenlik Yönetmeliği https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=12459&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Çalışanın İşyerinde Kalp Krizi Sebepli Ölümünde İşverenin Ceza Alacağı Kusurları

Bir işyerinde çalışan bir kişinin kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesi, ilk bakışta “doğal ölüm” gibi değerlendirilebilse de iş sağlığı ve güvenliği hukuku açısından olay bu kadar basit değildir. Türkiye’de yürürlükte bulunan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve bağlı yönetmelikler kapsamında işverenin yükümlülükleri son derece geniştir. Bu nedenle bir çalışanın işyerinde kalp krizi geçirerek ölmesi halinde işverenin (şirket sahibi/patron) kusurlu bulunması ve ceza alması; çoğu zaman ihmal edilen risk yönetimi, sağlık gözetimi, çalışma koşulları ve organizasyonel sorumluluklar ile doğrudan ilişkilidir.

Aşağıda bu tür bir olayda işverenin hangi ihmal ve hataları yapmış olabileceğini, hangi kanun ve maddeleri ihlal ettiğini ve hangi koşullarda ne tür cezalarla karşılaşabileceğini kendi değerlendirmem olarak ayrıntılı biçimde ele alıyorum.

1. Olayın Hukuki Niteliği: İş Kazası mı, Doğal Ölüm mü?

Benim açımdan ilk kritik nokta şudur: İşyerinde gerçekleşen bir kalp krizi vakası çoğu durumda iş kazası sayılabilir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesine göre:
Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen ve ölümle sonuçlanan olaylar iş kazasıdır.

Bu nedenle:

  • Kalp krizi işyerinde gerçekleşmişse,
  • Çalışma sırasında tetiklenmişse,
  • Aşırı stres, vardiya, sıcaklık, ağır iş yükü gibi faktörler etkiliyse

olay iş kazası olarak değerlendirilir.

Bu durumda işverenin sorumluluğu otomatik olarak incelenir.

2. İşverenin Genel Yükümlülükleri ve İhlal Alanları
2.1. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu – Madde 4

İşverenin genel yükümlülüğü

İşveren:

  • Çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamakla,
  • Riskleri önlemekle,
  • Organizasyonu buna göre kurmakla,
  • Gerekli araç ve ekipmanı sağlamakla,
  • Denetim yapmakla yükümlüdür.

Eğer kalp krizi sonucu ölümde işverenin;

  • Aşırı iş yükü,
  • Uzun mesai,
  • Dinlenme yetersizliği,
  • Aşırı sıcak/soğuk ortam,
  • Psikososyal stres,
  • Sağlık takibi eksikliği

gibi riskleri önlemediği tespit edilirse Madde 4 ihlali oluşur.

Bu madde ihlal edildiğinde:

→ İdari para cezası
→ Kusur oranına göre ceza davası
→ Tazminat sorumluluğu

doğar.

3. Risk Değerlendirmesi Yapılmamış veya Yetersizse
3.1. 6331 Sayılı Kanun – Madde 10

Risk değerlendirmesi zorunluluğu

İşveren:

  • Tüm riskleri belirlemek,
  • Analiz etmek,
  • Önlem almak zorundadır.

Kalp krizi ölümünde risk değerlendirmesinde şu unsurlar yoksa işveren ağır kusurlu sayılabilir:

  • Aşırı sıcak ortamda çalışma
  • Ağır fiziksel iş
  • Vardiya sistemi
  • Gece çalışması
  • Yüksek stresli görev
  • Kronik hastalığı olan çalışanlar

Eğer risk analizi hiç yapılmamışsa:
→ 6331 Md.10 ihlali
→ 2026 itibariyle her tespit için yüksek idari para cezası
→ Ölüm varsa ceza davasında ağırlaştırıcı unsur

4. Sağlık Gözetimi Yapılmamışsa
4.1. 6331 Sayılı Kanun – Madde 15

Sağlık gözetimi zorunluluğu

İşveren:

  • İşe giriş muayenesi yaptırmak,
  • Periyodik sağlık muayenesi yapmak,
  • Riskli çalışanları izlemek zorundadır.

Eğer ölen çalışanın:

  • Kalp hastalığı,
  • Hipertansiyon,
  • Obezite,
  • Diyabet,
  • Daha önce kalp rahatsızlığı

olduğu halde sağlık gözetimi yapılmadıysa, işveren doğrudan kusurlu sayılabilir.

Ayrıca:

İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personeli Yönetmeliği
gereği kronik hastalığı olan çalışanlar özel izlenmelidir.

İhlal sonucu:
→ İdari para cezası
→ Taksirle ölüme neden olma davasında ağır kusur

5. Aşırı Çalıştırma ve Dinlenme İhlalleri
5.1. İş Kanunu 4857 – Madde 63

Haftalık çalışma: 45 saat.

5.2. Fazla Mesai – Madde 41

Fazla mesai sınırları ve onay zorunluluğu.

Eğer çalışan:

  • Sürekli 12 saat çalıştırıldıysa
  • Dinlenme verilmediyse
  • Gece vardiyası yoğun ise
  • Tatil kullandırılmadıysa

kalp krizi ile ölüm arasında nedensellik bağı kurulabilir.

Bu durumda işveren:

  • İş Kanunu ihlali
  • İSG Kanunu ihlali
  • TCK kapsamında taksirle ölüme neden olma

ile karşılaşabilir.

6. Acil Müdahale Eksikliği
6.1. 6331 – Madde 11

Acil durum planı zorunluluğu

İşyerinde:

  • İlk yardım eğitimi yoksa
  • AED (defibrilatör) yoksa (riskli işyerinde)
  • Ambulans geç çağrıldıysa
  • Revir yoksa
  • Eğitimli personel yoksa

ölüm gerçekleşmişse işveren sorumluluğu artar.

İlk Yardım Yönetmeliği
Her işyerinde belirli sayıda ilk yardımcı zorunlu.

Eksiklik varsa:
→ İdari para cezası
→ Ceza davasında ağır kusur

7. Türk Ceza Kanunu Açısından Sorumluluk
7.1. TCK Madde 85 – Taksirle Ölüme Neden Olma

Eğer işverenin ihmal ve kusuru ölümle bağlantılıysa:

2 yıldan 6 yıla kadar hapis

Birden fazla ihlal varsa:
→ 2–15 yıl arası hapis

Bilinçli taksir varsa:
→ Ceza %50 artırılır

Bilinçli taksir örnekleri:

  • Kalp hastası çalışana ağır iş vermek
  • Aşırı sıcak ortamda çalıştırmak
  • Doktor uyarılarına rağmen çalıştırmak
  • Dinlenme vermemek
7.2. TCK Madde 22 – Bilinçli Taksir

İşveren riskleri biliyor ama önlem almıyorsa:

→ Ceza artırılır
→ Hapis yatma ihtimali yükselir
→ Erteleme zorlaşır

8. Olası Ceza Senaryoları (Duruma Göre)
Senaryo 1 – Risk analizi yok + sağlık takibi yok

İhlaller:

  • 6331 Md.4
  • 6331 Md.10
  • 6331 Md.15

Ceza:

  • İdari para cezaları (yüz binlerce TL)
  • TCK 85 → 2–6 yıl hapis
Senaryo 2 – Kalp hastası biliniyor, ağır iş veriliyor

İhlaller:

  • Sağlık gözetimi ihlali
  • Bilinçli taksir

Ceza:

  • 3–9 yıl hapis
  • Bilinçli taksir artışı
Senaryo 3 – Aşırı mesai + stres + vardiya

İhlaller:

  • İş Kanunu 63
  • İSG risk yönetimi

Ceza:

  • 2–6 yıl hapis
  • Tazminat davaları
Senaryo 4 – Acil müdahale yapılmadı

İhlaller:

  • Acil durum planı yok
  • İlk yardımcı yok

Ceza:

  • 2–6 yıl hapis
  • Kusur oranı yükselir
9. Tazminat Boyutu

Ölüm halinde:

  • Maddi tazminat
  • Manevi tazminat
  • Destekten yoksun kalma
  • SGK rücu davası

Toplam maliyet:

Milyon TL seviyesine çıkabilir.

SGK ayrıca işverene rücu eder.

10. Patronun Doğrudan Sorumlu Olacağı Durumlar

Şirket sahibi/patron:

  • İSG sistemi kurmadıysa
  • İşyeri hekimi yoksa
  • Risk analizi yaptırmadıysa
  • Bilerek ihmal ettiyse

kişisel olarak yargılanabilir.

Limited/A.Ş. olması kurtarmaz.

Ceza sorumluluğu şahsidir.

11. Değerlendirmem

Bu tür bir olayda şunu çok net görüyorum:
İşyerinde kalp krizi ile ölüm, çoğu zaman “kaçınılmaz kader” değildir.

Eğer:

  • Risk analizi yapılmamışsa
  • Sağlık gözetimi eksikse
  • Çalışan aşırı zorlanmışsa
  • Acil müdahale yetersizse

işverenin kusurlu bulunması son derece olasıdır.

Bu durumda işveren:

  • İdari para cezaları
  • 2–15 yıl arası hapis
  • Milyonluk tazminatlar
  • SGK rücu davaları
  • İtibar kaybı

ile karşı karşıya kalabilir.

Benim açımdan en çarpıcı gerçek şu:
İş sağlığı ve güvenliği artık sadece idari bir yükümlülük değil, doğrudan ceza hukuku konusudur.

Bir çalışanın işyerinde kalp krizi geçirerek ölmesi halinde işverenin sorumluluğu; yapılan her ihmal, alınmayan her önlem ve göz ardı edilen her sağlık riski ile birlikte katlanarak büyür.

Ve çoğu zaman mahkemeler şu soruyu sorar:
“Bu ölüm gerçekten kaçınılmaz mıydı, yoksa önlenebilir miydi?”

Eğer önlenebilir olduğu kanaatine varılırsa, işveren için süreç yalnızca bir iş kazası soruşturması olmaktan çıkar; ağır ceza yargılamasına dönüşür.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla