Şeker İnflamasyon İlişkisi

Şeker sadece şekerlemelerde, gazlı içeceklerde ya da pastaların tepesindeki süslerde bulunmaz. Asıl mesele zaten burada başlar… Şeker, artık hayatın her köşesinde karşımıza çıkar: Sabah yediğiniz ekmekte, “hafif” sandığınız yoğurtta, marketten sağlıklı niyetiyle aldığınız granola bar’da, hatta makarna sosunda bile.

Ve çoğu zaman onu görmezsiniz.

Çünkü gıda endüstrisi şekerin ismini değiştirerek size bambaşka yüzler gösterir: Glikoz şurubu, yüksek fruktozlu mısır şurubu, dekstroz, maltodekstrin, sakkaroz… Hepsi farklı gibi görünür lakin vücutta aynı kapıya çıkar: kan şekerinin hızlı yükselmesi ve daha fazlasını isteme dürtüsü.

Bu bir tesadüf değildir. Bu, bilinçli bir tasarımdır.

Şeker Beyninizle Konuşur (Hem de Çok İyi)

İşlenmiş şeker tükettiğinizde beyniniz, özellikle de ödül ve motivasyondan sorumlu bölgeleri, dopamin salgılar. Bu, tıpkı uyuşturucu maddelerin uyardığı ödül merkezleriyle benzer bir mekanizmadır.

Kendinizi iyi hissedersiniz.
Bir parça daha istersiniz.
Sonra bir tane daha…

Bu nedenle bazı bilimsel çalışmalarda şeker, bağımlılık potansiyeli açısından kokainle kıyaslanmıştır. Elbette şeker bir uyuşturucu değildir, ancak beynin verdiği kimyasal yanıt oldukça benzerdir.

Şeker sizi tok değil, istekli tutar

Ama işin daha da karanlık tarafı vardır…

Şeker ve İnflamasyon – Yangının Başlangıcı

İnflamasyon, aslında vücudun bir savunma mekanizmasıdır. Yaralanma veya enfeksiyona karşı verilen doğal bir tepkidir. Ancak sorun şu ki:

Şeker, vücutta yangın çıkarır ve bu yangın sönmezse kronik hale gelir.

İşte burada işler tehlikeli bir boyut kazanır.

1. Kan Şekeri Dalgalanmaları ve İnsülin Direnci

Yüksek miktarda şeker tüketildiğinde kan şekeri hızla yükselir. Pankreas buna karşılık insülin salgılar. Süreklilik kazandığında ise hücreler insüline duyarsız hale gelir. Buna insülin direnci denir.

İnsülin direnci, kronik inflamasyonun en önemli tetikleyicilerinden biridir.

Ve bu süreç şu zinciri doğurur:

  • Sürekli yüksek kan şekeri
  • Sürekli yüksek insülin
  • Hücresel stres
  • Kronik inflamasyon
  • Tip 2 diyabet riski

Bir başka deyişle, şeker vücudun alarm sistemini sürekli açık bırakır.

2. Serbest Radikaller ve Oksidatif Stres

Şekerin metabolizması sırasında vücutta daha fazla serbest radikal oluşur. Bunlar hücre zarlarına, DNA’ya ve proteinlere zarar verebilen reaktif moleküllerdir.

Bu da şu anlama gelir:

Şeker sadece kilo yapmaz.
Şeker hücrenizin yaşlanmasını hızlandırır.

Bu hücresel stres, iltihap mekanizmalarını devreye sokar ve zamanla;

  • Erken yaşlanma
  • Damar sertliği
  • Organ hasarı
  • Kansere zemin hazırlayan hücresel bozukluklar

ortaya çıkabilir.

3. Yağlanma, Obezite ve İnflamatuar Moleküller

Aşırı şeker, özellikle de fruktoz içeren türleri, vücutta kolaylıkla yağa dönüştürülür.

Özellikle karın bölgesi (visseral yağ), aktif olarak inflamatuar maddeler salgılayan bir dokudur.

Bu yağ dokusu:

  • TNF-α
  • IL-6
  • CRP

gibi iltihap artırıcı maddeleri üretir.

Yani yağ dokusu sadece depolama alanı değil, adeta iltihap üreten bir fabrika gibidir.

Bu nedenle obezite, artık sadece bir “kilo sorunu” değil, bilimsel olarak kabul edilmiş bir kronik inflamasyon hastalığıdır.

Glukoz mu, Fruktoz mu? Hangisi Daha Sinsi?

İki temel şeker vardır ama etkileri farklıdır:

Glukoz

  • Tüm hücrelerde kullanılabilir
  • Kan şekerini hızla yükseltir
  • Glikasyon yoluyla dokuları yaşlandırır

Fruktoz

  • Sadece karaciğerde metabolize edilir
  • Yağ üretimini artırır
  • Karaciğer yağlanmasına neden olabilir
  • Daha güçlü inflamasyon tetikleyicisidir

Yüksek fruktozlu mısır şurubu bu nedenle günümüzün en tehlikeli tatlandırıcılarından biri olarak kabul edilir.

Çünkü sessizce karaciğeri yağlandırır ve bunu yaparken pek bir uyarı vermez…

Şeker ve Kronik Hastalıklar – Gizli Ortak

Şeker = sadece şeker değildir.

Aşırı tüketildiğinde şu hastalıklarla doğrudan ilişkilidir:

  • Tip 2 Diyabet
  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Hipertansiyon
  • Metabolik sendrom
  • Alzheimer (bazı çalışmalarda “Tip 3 diyabet” olarak anılır)
  • Bazı kanser türleri (özellikle pankreas, kolon ve meme kanseri)

Bunların ortak noktası ne?

Kronik inflamasyon.

Şeker bu yangının kibritidir.

Peki Ne Yapmalıyız?

Şekeri tamamen sıfırlamak mümkün değil ve çoğu zaman sürdürülebilir de değil. Burada önemli olan: Azaltmak ve bilinçli seçmek

Yapabilecekleriniz:

✅ Etiket okumayı alışkanlık haline getirin
✅ “Şekersiz” değil, “ilavesiz” seçin
✅ Tam tahıllar, lifli besinler tercih edin
✅ Omega-3 alımını arttırın (balık, ceviz, keten tohumu)
✅ Glisemik indeksi düşük gıdalar tüketin
✅ Şekerli içeceklerden uzak durun
✅ Tatlı ihtiyacınızı az miktarda olmak şartı ille meyveyle karşılayın

✅ İşlenmiş gıdalardan uzak durun

✅ Paketlenmiş ürünler yerine günlük – taze – doğal hallerini tercih edin

Ve en önemlisi:
Şeker ihtiyacının çoğu biyolojik değil, psikolojiktir.

Bazen şeker aslında yalnızlık, yorgunluk, stres ya da alışkanlıktır.

Şeker Bir Gıda Değil, Bir Stratejidir

Her şekerli lokmada sadece kalori almazsınız.

Bir sisteme para kazandırırsınız.
Bir alışkanlığı güçlendirirsiniz.
Bir döngüyü beslersiniz.

Ama güzel haber şu:

Bedeniniz onarma konusunda inanılmazdır.

Şeker azaltıldığında:

  • Enerjiniz artar
  • Zihniniz berraklaşır
  • Cildiniz nefes almaya başlar
  • Bağırsaklarınız düzelmeye başlar
  • İnflamasyon sessizleşir

Ve siz, yeniden kontrolü elinize alırsınız.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️

Daha Fazla

Kalp Dostu Nitrik Oksit – Karbonhidrat – Yağlar

Karbonhidratlar

Glikoz

Nitrik Oksit üretimi glikoza (NADPH kaynağı olarak) bağlıdır, ancak hiperglisemi büyük damarlarda NOS3 tarafından Nitrik Oksit üretimini engeller (glukozamin-sentetik yolu aktive ederek) ve kılcal damarlarda Nitrik Oksit‘i uyarır; NOS2 aracılı Nitrik Oksit üretiminin engellenmesini (inhibisyonu) sağlar.

Hipergliseminin diyabette endotel disfonksiyonunun gelişimi ve ilerlemesinde ve insülin duyarsızlığının indüklenmesinde rolü vardır; diyabette retina degradasyonu, beta hücre disfonksiyonu ve nefropati patogenezinde rolü vardır.

Sonuç: Damarlarda Nitrik Oksit üretimi için gerekli olan glikoz (kan şekeriniz) normalin üzerine çıktığında da damarlarda Nitrik Oksit üretimi durur.

Fruktoz

Endotelyal Nitrik Oksit‘nin inhibisyonu, BH4 eksikliğinden kaynaklandığı düşünümektedir. NOS2 aracılı Nitrik Oksit üretiminin inhibisyonuna neden olur.

Fruktoz damar gevşemesini, hipertansiyonu ve insülin direncini bozar.

Sonuç: Fruktoz, damarlarda Nitrik Oksit üretimini durdurur.

Yağlar

Doymuş Yağlar ve Trigliseridemi

Daha düşük NOS3 fosforilasyonu ve insülin aracılı vazodilatasyon ile bozulmuş endotelyal Nitrik Oksit üretimi; NOS2 aktivitesini arttırır.

Hiperkolesterolemi hastalarında endotel disfonksiyonu ile birlikte Nitrik Oksit üretimi azalmıştır; Doymuş yağ asitleri, kolesterol ve LDL’nin beta hücre yıkımı veya disfonksiyonunun ve karaciğer, gastrointestinal, vasküler (hipertansiyon dahil) ve nörolojik hastalıkların patogenezinde rolü mevcuttur.

Sonuç: Doymuş yağ asitleri, kolesterol, LDL ve Trigliserid kan değerleri yükseldiğinde damarlarda Nitrik Oksit üretimini baskılar.

Doymamış yağ asitleri: n-3 (Balık yağı, EPA, DHA); n-6 (Linoleik asit); n-9 (Oleik asit)

n-3 ve n-6 PUFA, endotel hücreleri tarafından Nitrik Oksit üretimini artırır; n-9 PUFA, NOS3 aktivitesini azaltarak Nitrik Oksit üretimini engeller.

Hücresel n-3 ve n-6 FA konsantrasyonunun oranı, NOS2 tarafından Nitrik Oksit üretimi için önemli bir belirleyicidir.

PUFA’lar, Nitrik Oksit üretimindeki değişiklikler yoluyla kısmen vasküler endotel fonksiyonunu düzenler; Balık yağı, DHA ve EPA’nın kardiyovasküler fonksiyon için yararlı olduğu düşünülmektedir; n-9 FA’nın plazma konsantrasyonlarının artması, endotel disfonksiyonunun patogenezine katkıda bulunabilir; inflamatuar yanıtta rol oynar.

Sonuç: Balık yağı, EPA, DHA ve Linoleik asit değerleri arttıkça damarlarda Nitrik Oksit üretimi artarken, Oleik asit arttıkça da damarlarda Nitrik Oksit üretimi azalır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Lezzet Uğruna Bedeninize Zarar Vermeyin

Gaziantep’e gezmeye giden karı koca kahramanlarımız dünyaca ünlü lezzeti olan baklavayı yerinde yemenin keyfine yaşamak için birer büyük porsiyon (4 er dilim) sipariş veriyorlar.

Yapılan yere kesim şekline ve büyüklüğüne göre değişmekle birlikte genel olarak 1 kg baklava yaklaşık olarak 20 ila 30 dilim  Biz örneğimizde 1 kg baklava 20 dilim olarak kabul edelim.

Gelelim 1 kg baklavanın içeriğine;

  • %35 şeker
  • %25 un var.

Un’un %75’i Glikoz’dur.

Kahramanımız karı koca birer porsiyon (4 er dilim) sipariş vermişlerdi.

Başka bir hesapla her birine 100 gr baklava gelecek.

Baklavadaki Şekerin içerisinden; 17.5 gr Fruktoz (sofra şekerinden gelir) + 17.5 gr şeker glikozu var.

Baklavadaki Un‘un içerisinden; 20 gr da nişasta glikozu var.

Her biri 100′ er gr baklavadan = 37 gr Glikoz + 17 gr da Fruktoz alacaklar.

Ortalam beden ölçülerine sahip bir insanın 5 litre kanı var.

Hemen hesabı yapalım;

Kan şekeri ölçü birimi: miligram/desilitre (mg/dl)

1 Litre = 10 Desilitre

1 gram = 1000 mg

Kahramanımız karı kocanın gündelik yaşamda Açlık Kan Şekerleri 100.

Yani 100 miligram/desilitre (mg/dl)

5 Litre kan: 5 X 10 = 50 Desilitre eder.

1 Desilitre de 100 miligram şeker varsa 50 Desilitre de 50 X 100 = 5 000 mg = 5 gr şeker var.

Kahramanımız karı koca önlerine baklava porsiyonları geldiğinde yüzleri güldü.

O sırada kan şekerleri 100.

Eveett kadın zorlansa da ikisi de iştahla baklavaları bitirdiler. Üç gündür tansiyon düşürmesi maksadı ile günde 3-4 bardak içtikleri sarı kantaron çayı sipariş etmek isteseler de olmadığı için yerine limonlu birer çay sipariş ettiler. Gezecekleri yerlerin sohbetine başladılar.

Biz de yedikleri baklavaların yolculuğuna bir göz atalım. Ağızdan başlayan sindirim mide ve barsaklar yolu ile devam edecek. Her biri 100′ er gr baklavadan = 37 gr Glikoz + 17 gr da Fruktoz aldı.

Bilgi: Sofralık şekerin kana geçişi oldukça hızlıdır. Kan tepe noktası 30-40 dk dır.

Bilgi: Fruktoz için aynısını söylemek mümkün değil çünkü sindirimi çok zordur. Fruktozun sindirimi için gerekli enzim yalnızca karaciğerde bulunur. Früktoz-1- Fosfotaz. Bu enzim yüzünden karaciğer yağlanması oluyor. Fruktozu vücudumuz kullanamıyor. Bu sebeple Karaciğer bunu trigliseride çevirmek zorunda. Beslenmesi içerisinde fruktoz fazla olanlarda karaciğer yağlanması çok fazla oluyor.

Bilgi: Fruktozun diğer bir sorunu glikasyondur. Yani proteinlere yapışıp onların yapısını bozmasıdır. Aslında gikozda da glikasyon sorunu var fakat bir araştırmaya göre fruktozun glikasyon potansiyeli glikozun 20 katı. Yani fruktoz yapıştı mı pek bırakmıyor. Kötü yani.

5 Litre kanlarında 5 gr şeker vardı ve kan şekerleri 100 mg/dl di. Bir anda 37 gr Glikoz aldılar.

Eeeee durum vahim… 37 gr / 5 gr = 7.4 kat kan şekeri artışı olacak.

Gözlerinizin de görmesi için alt alta yazacağım;

5 Litre kanlarında 5 gr şeker vardı ve kan şekerleri 100 mg/dl di.

Kan miktarları değişmiyor 5 Litre.

  1. 5 gr şeker kan şekerini 100 mg/dl arttırır.
  2. 5 gr şeker kan şekerini 100 mg/dl arttırır.
  3. 5 gr şeker kan şekerini 100 mg/dl arttırır.
  4. 5 gr şeker kan şekerini 100 mg/dl arttırır.
  5. 5 gr şeker kan şekerini 100 mg/dl arttırır.
  6. 5 gr şeker kan şekerini 100 mg/dl arttırır.
  7. 5 gr şeker kan şekerini 100 mg/dl arttırır.
  8. 2 gr şeker kan şekerini 40 mg/dl arttırır.

…………………………………………………………..

37 g şeker kan şekerini 740 mg/dl arttırır.

Başlangıçta kan şekerleri 100 mg/dl di.

Oldu mu kan şekerleri 840 mg/dl

Bitmeeediiii 17 gr da Fruktoz da aldılar. Onu da doğruca karaciğere yolcu ediyoruz. Trigliserit olması için.

O karaciğeri yağlandırmaya katkı sağlasın biraz… Zaten bolca glikoz alındı kanda şeker o kadar çok ki harcanacak enerji için yağ yakmaya gerek kalmayacak.

Bir bilgi daha: 1970 yılından beri biliyoruz ki insülin böbreklere tuz tutmayı emreder. Ve yüksek şeker yüksek insülin demektir. Tuz tutulumu artışı kanın daha fazla su çekmesine ve volüm artışına dolayısı ile de kanın basıncının yükselmesi ile yüksek tansiyona sebep olur.

Kahramanımız karı kocanı baklavayı yedikten 40 dk sonra kan şekerleri tepe noktaya ulaştı. O sırada ikinci çayları da bitmiş ve ayağa kalkıp yürüyüşe hazırlanıyorlardı.

Ama o ne beyefendi hafif sendeledi ve tekrar yerine oturdu. Yüzünde ağrılı bir ifadeyle gözlerini kapayarak eşine ” Beynim yerinden çıkacak gibi zonkluyor başım döndü bir anda” dedi.

Kadın paniklemeden ”Sabah tansiyon ilacını içmiş miydin?” diye sordu.

Adam ”İçmiştim niye böyle oldu anlayamadım” dedi.

Yan dükkanın bir eczane olması şansları odu. Ricayla bir eleman gelip tansiyonu ölçtü.

T.A: 180 / 110 Nabız 121

Ve derhal en yakın hastanenin aciline gittiler..

Yorum mu?

Öncelikle dikkatle okuduysanız;

  1. Kan şekeri 840 mg/dl oldu (Bu yükselme bile ciddi bir sorun)
  2. İnsülin çok yükseldi ve tuz tutulumu ile kan basıncı arttırdı
  3. Gaziantep’e gitmeden önce 3 (üç) gündür içmeye başladıkları Sarı kantaron çayı hiperforin içerir ve CPY3A4 ‘ün aktivitesini arttır (Ayrıntı için Sarı kantaronu tıklayarak öğrenebilirsiniz.) Tansiyon ilacı kullananların içmemesi gerekir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Gaziantep’i de baklavayı da çok severim.

Bu yazının amacı güzelliklerden alınacak zevk uğruna beden ve ruh sağlığımızın bozulmaması.

Her şey kararında yapıldığında güzel.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Meyve Gut Hastalığı mı Yapıyor ?

Meyve Fruktoz’u Serum Ürik Asit’ini Yükseltir

Meyve‘nin içindeki şeker Fruktoz‘dur. Meyve tüketimi arttıkça kan serum Ürik asit değeri artar.

Yapılan bir çalışmada; Ağızdan 75 g glikoz alan bir grup insan ile yine ağızdan 75 g fruktoz alan bir grup insanın üçüncü saatte Fruktoz alan grubun sistolik kan basıncındaki artışın daha yüksek olduğu ayrıca alınan kanlarının sonuçlarında Serum;

  • Ürik asit
  • Aldoz redüktaz
  • Laktat dehidrojenaz değerlerinin daha fazla yükseldiği

Endotel nitrik oksitin azaldığını bildirmiştir.

Fruktoz ürik asidi yükseltir ve ikincisi nitrik oksit biyoyararlanımını engeller. 

Serum ürik asit dört önemli sürecin etkileşimlerini yansıtır
  • Diyetle purin alımı (Beyin ve karaciğer gibi sakatatlar, geyik, tavşan, sincap, ördek ve kaz etleri, yağlı balıklar ve deniz ürünleri, ton balığı, ringa balığı, hamsi, morino, alabalık, mezgit, tarak, karides, ıstakoz ve balık yumurtası tamamen çıkarılır. Bu gıdalarda pürin içeriği çok yüksektir)
  • Endojen purin metabolizması (Vücut içerisinde pürin’in parçalanarak ürik asit e çevrilmesi süreci)
  • İdrarla ürat atılımı (Ürik asitin idrarla atılımı) (Böbrek, ürik asidin atılması için ana yerdir ve günlük kayıpların üçte ikisi ila dörtte üçünden sorumludur)
  • Bağırsakta ürikolizis (Bağırsakta ürik asitin parçalanması) (Ürik asidin yaklaşık dörtte biri ila üçte biri normalde bağırsak bakteri florasının enzimleri tarafından gerçekleştirilen bağırsak ürikolizi ile atılır)

Bu dört önemli sürecin dengesinin bozulma yönüne göre serumda ürik asit artar veya azalır.

Ürik asit (ÜA)

Pürin metabolizmasının son ürünüdür ve birçok çalışmaya göre hiperürisemi (Ürik asit yüksekliği);

  • Sistemik inflamasyon (vücudun, enfeksiyonla savaşmak veya hasarlı dokuyu iyileştirmek için bağışıklık tepkisini tetikleyen kimyasalları salgılaması)
  • Endotel disfonksiyonu (Damarlar iç yüzey dokusuna (endotele) bağlı damar genişlemesinin (vazodilatasyonun) bozulması)
  • Hipertansiyon
  • Bozulmuş açlık glukozu
  • Kardiyovasküler hastalık (KVH) için önemli bir risk faktörüdür.

Sonuç: Serum Ürik Asit değeriniz yüksek ise meyve yemekten sakınmalısınız.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Şekerli içeceklerden alınan fruktozun plazma ürik asidi üzerindeki akut etkisi: randomize kontrollü bir çalışma https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27329612/

⭐️⭐️ Fruktoz, glikoz ve sakarozla beslenmenin kan lipid düzeyleri ve sistemik inflamasyon üzerindeki akut etkileri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25515398/

⭐️⭐️ Fruktoz alımının serum ürik asit üzerindeki etkileri kontrollü diyet denemeleri arasında değişmektedir https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22457397/

⭐️⭐️ Asemptomatik hiperürisemi. Normatif Yaşlanma Çalışmasında riskler ve sonuçlar https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/3826098/

⭐️⭐️ Fruktoz alımının serum ürik asit üzerindeki etkileri kontrollü diyet denemeleri arasında değişmektedir https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22457397/

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Meyve = Kilo

Sıklıkla “bol bol meyve yiyin vitamin alın sağlıklı kalın, Meyve sağlıktır vb gibi” cümleleri duyarsınız…

Lakin işin aslı tabi ki bu söylemlerdeki gibi değil..

Eğer kilo sorununuz varsa, kan yağları (Trigliserit, Kolesterol) sorununuz varsa meyve tüketimi sınırlı olmalıdır.

Neden mi? O zaman okumaya devam edin.

Meyve nasıl kilo yapar?

Maltoz = Glikoz + Glikoz

Bir düşünün bakalım Glikoz tatlı mıdır?

Maltoz içeren besinlere; Patates, Nohut, Barbunya, Pirinç pilavı, makarna, Kuru fasulye, Buğday ekmeği örnek olarak verebiliriz. Evet bu bilgiler ışığında Glikoz’ un tatlı olmadığını artık biliyorsunuz.

Örneğin: Bir porsiyon Kuru Fasulye yediniz (200 kalori)

Sindirim sistemimiz (ağızdan başlayarak) Kuru Fasulyedeki Glikoz + Glikoz + Glikoz + Glikoz + Glikoz +…..şeklinde sıralı glikozları tek glikoz kalana kadar parçalar ve bağırsaktan kana çeker.

Glikozun %80 ‘ini (160 Kalori) kaslarımızda harcarız ve kalan %20’si karaciğere gider.

Karaciğere giden %20’nin yarısı (20 Kalori) glikojen olarak depolanır. Diğer yarısı VLDL ‘ye gider ve Trigliserit olarak 20 kalori yağa dönüşür.

Laktoz = Galaktoz + Glikoz

Laktoz Süt şekeridir. Tadını hatırlayın bakalım süt tatlı mıdır?

Süt şekeri biraz tatlıdır. Glikozun tatlı olmadığını öğrenmiştik. Bu durumda tadı veren Galaktoz’ dur.

Örneğin: Tam yağlı bir bardak sütün 128 kcal (Sütün içerisinde laktozun yanı sıra protein ve yağ da olduğunu hatırlayın bu sebeple kalori hesabında dikkate alınmalıdır.)

Lakin konumuz karbonhidratlar.

Laktozda, Galaktoz %50 ve Glikoz %50 dir.

Galaktoz karaciğerde Glikoz 6 P (Fosfat) a metabolize olur.

Sükroz = Glikoz + Fruktoz

Sükraz içeren besinlere; Meyve şekeri, Bal, Pekmez, Çay Şekeri, Akça Ağaç Şurubu örnek olarak verebiliriz. Tartışmaya bile gerek yok değil mi? Gayet tatlı bunların hepsi. Glikozu biliyoruz tatlı değil. Bu durumda Fruktoz, Galaktoz’dan da tatlı sonucuna varabiliriz.

Maalesef bu çok tatlı tadı veren Fruktoz, insanlarda kilo sorunu da yağın fazlasını da yapar.

Örneğin: Bir kase üzüm yedik (240 gram – 170 kalori)

Sindirim sistemimiz (ağızdan başlayarak) Üzüm’ ü Glikoz + Fruktoz şeklinde parçalar ve bağırsaktan kana çeker.

Üzümde Glikoz / Fruktoz oranı neredeyse yarı yarıyadır.

Fruktozdan aldığımız 85 kaloriyi enerji olarak kullanamayız hepsi karaciğere gider. Karaciğerde Fruktoz’u metabolize edemeyiz. Bu sebeple Fruktoza 1 tane fosfor ekleriz. Bu da 12 kalori daha ilave demektir. 85+12=97 kalori ulaştı toplamda. Tabi bu arada Ürik Asit oluşur.

Sonuç olarak üzümdeki fruktozdan 97 kalori yağa dönüşür.

Hatırlayın Üzüm’ün diğer yarısı da Glikoz du ve yukarıda hesaplamıştık. Hesaba üzümde ki glikozdan (%10) 8.5 kaloride yağa dönüştü.

Fruktoz’ dan 97 kalori + Glikoz’ dan 8.5 kalori = 105,5 kalori Üzümden yağ oluşur.

Vücudumuza aldığımız kaloriler yolu ile fazla yağ oluşursa önce karaciğerde, sonra kaslarda, organlarda birikmeye başlar.

Sonuç olarak:

  • Kilo sorununuz veya kan yağları (Trigliserit, Kolesterol) sorununuz varsa meyve tüketiminizi fazlasıyla azaltın.
  • Günlük toplam meyve tüketiminiz bir avucunuzdan daha fazla olamamalı.
  • Beslenmemizin de bir matematiği var. Doğru hesaplayın.
  • Sağlığınız için meyve yiyin lakin abartmayın.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla