Antibiyotikler, Asetil Sistein ve İlaç Etkileşimi “Zamanlama Her Şeydir”

💊 💊 💊
İlaçlar Arasında Görünmeyen Savaş

Kış aylarında hepimizin başına gelir: boğaz ağrısı, geniz akıntısı, öksürük… Doktora gideriz; elimizde iki ilaçla eve döneriz.
Birincisi genellikle amoksisilin + klavulanik asit (örneğin Augmentin, Klamoks, Croxilex, Klavunat gibi),
ikincisi ise asetil sistein içeren balgam söktürücüler (Asist, Mucovit, NAC gibi).

Her iki ilaç da doğru kullanıldığında faydalıdır.
Fakat aynı anda alınırsa, iyi niyetli bu ikili birbirinin etkisini kırar.
Biri bakteriyi öldürmeye çalışırken, diğeri ilacın işini yapmasını engeller.
Yani hedefi vurmak isteyen bir askerin tam o anda dürtülmesi gibidir bu.

Bu yazıda, neler okuyacaksınız:

  • Antibiyotik vücutta nasıl çalışır?
  • Asetil sistein hangi biyokimyasal yolları etkiler?
  • İkisi neden “aynı anda” kullanılmamalıdır?
  • Peki ne zaman kullanılmalıdır?
🧱 🧱 🧱
Antibiyotiklerin Mimarisi – Amoksisilin ve Klavulanik Asit Nasıl Çalışır?

Bir bakteriyi bir kale gibi düşünün.
Bu kalenin duvarları “peptidoglikan” adlı özel bir çimentoyla birbirine bağlanmıştır.
Bu çimentoyu duvar arasına süren “usta” enzimlerin adı transpeptidazdır.

İşte amoksisilin, bu ustayı kandıran bir sahte harçtır.
Ustaya “beni de kullan” der ama usta, malayı sürdüğü anda mala yapışır, harcı süremez.
Kale duvarı tamir edilemez hale gelir; bakterinin zırhı zayıflar ve parçalanır.
İşte antibiyotiklerin en bilinenlerinden β-laktam grubu (penisilin türevleri) böyle çalışır:
“Ustanın elini kilitleyerek” bakteriyi öldürür.

Ancak bakteriler de boş durmaz.
Bu ustayı felç eden molekülü parçalamak için β-laktamaz adında “savunma askerleri” üretirler.
Bu enzimler, antibiyotiğin β-laktam halkasını kırarak ilacı etkisiz hale getirir.
İşte burada klavulanik asit devreye girer:
O da sahte bir β-laktam gibidir, bakterinin askerlerine “beni parçala” der ve onları oyalarken asıl amoksisilin işini yapar.

Yani amoksisilin + klavulanik asit, tıpkı iyi bir ikili gibi çalışır:
Biri savaşır, diğeri dikkat dağıtır.
Ama tüm bu hassas mekanizma, zamanlamaya ve biyokimyasal dengeye çok bağlıdır.

🧪 🧪 🧪
B-laktam Halkasının Çift Yüzü – İyileştirici mi, Alerjen mi?

Antibiyotik, bakteriyi hedef alır ama vücuda da girer.
Amoksisilin küçük bir moleküldür, tek başına bağışıklık sistemini kızdırmaz.
Ancak karaciğerde metabolize olurken veya kan dolaşımında uzun süre kaldığında,
β-laktam halkası açılır ve vücuttaki bazı proteinlerin lizin amino gruplarına bağlanır.

Bu olaya haptenleşme denir:
Küçük bir molekül, büyük bir vücut proteiniyle birleşir ve yeni bir “yabancı madde” gibi görünür.
Bağışıklık sistemi bu yeni birleşimi tanımaz, saldırıya geçer.
Sonuç: döküntü, kaşıntı, ödem, ürtiker ve bazen ciddi alerjik reaksiyonlar…

İşte bu yüzden bazı kişilerde, daha önce sorunsuz kullanılan bir antibiyotik, ikinci kez alındığında aniden alerji yapabilir.
Vücut, bir önceki “lekeyi” hatırlamıştır.
Yani mavi bir boya parçası (amoksisilin), beyaz duvarın (protein) üstüne yapışmış ve bağışıklık sistemi o lekeyi düşman sanmıştır.

🌿 🌿 🌿
Asetil Sistein (NAC) – Antioksidan Kahraman, Ama Yanlış Zamanda Engel

Asetil sistein, halk arasında balgam söktürücü olarak bilinir ama bundan çok daha fazlasıdır.
Vücudun en güçlü antioksidanı olan glutatyonun öncül maddesidir.
Karaciğeri toksinlerden temizler, akciğer mukusunu inceltir, hücrelerdeki serbest radikalleri süpürür.
Ayrıca –SH (sülfhidril) grubu sayesinde reaktif molekülleri bağlayarak zararsız hale getirir.

Ama işte bu bağlama özelliği, antibiyotiklerle “çakışır”.
Çünkü amoksisilin de β-laktam halkasında reaktif bir karbonil grubu taşır.
Asetil sistein geldiğinde, bu reaktif grubu yakalar ve “bağlar.”
Yani antibiyotik bakteriye ulaşmadan önce, asetil sistein tarafından etkisiz hale getirilir.

Bu yüzden amoksisilin + asetil sistein aynı anda alınırsa, antibiyotik bakteriyi öldüremez.
Antibiyotik “tutuklanır”, savaşmadan etkisizleşir.

Ancak zamanlama doğru yapılırsa, asetil sistein tam tersine faydalı olur.
Nasıl mı?

⏱️ ⏱️ ⏱️
Zamanlama Hayat Kurtarır – 2 Saat Kuralı

Amoksisilin ağızdan alındığında, yaklaşık 45 dakika içinde kana karışır ve bakteriler üzerinde etki göstermeye başlar.
Karaciğer metabolizması 2 saat civarında tamamlanır.
Bu süre sonunda hâlâ bazı “reaktif β-laktam halkaları” dolaşımda kalır ve bunlar vücut proteinlerine bağlanarak alerjik reaksiyon başlatabilir.

Asetil sistein ise bu noktada devreye girdiğinde –yani antibiyotikten 2 saat sonra alındığında
bu reaktif halkaları yakalar, bağlar ve vücuttan uzaklaştırır.
Sonuç: hem antibiyotik etkisi korunur hem de alerjik reaksiyon riski azalır.

Ama aynı anda alınırsa, antibiyotik daha bakteriye ulaşamadan “nötralize” olur.
Yani savaş başlamadan silah elinden alınır.

🔹 Önerilen Zamanlama:
İlaçKullanım ZamanıNot
Amoksisilin + Klavulanik AsitSabah tok karnına (veya doktorun önerdiği şekilde)Antibiyotik etkisi için öncelikli alınır.
Asetil Sistein (NAC, Mucovit, Asist)Antibiyotikten 2 saat sonraAlerjik yan etkiyi azaltır, antibiyotik etkisini etkilemez.
🧬 🧬 🧬
Biyokimyasal Arka Plan – Sistein, Glutatyon ve B6 Döngüsü

Vücudumuzun detoks sistemi üç temel bileşenle çalışır:

  1. Sistein – Antioksidan glutatyonun hammaddesi
  2. Glutatyon – Hücre içi temizlik ekibi
  3. B6 vitamini (piridoksin) – Homosisteinden sistein üretiminde görevli kofaktör

Bu üçlünün ortak yönü: hepsi sülfür (–SH) grubu taşır.
Ve hepsi, tıpkı asetil sistein gibi, β-laktam antibiyotikleri bağlayabilir.

Bu yüzden yalnızca asetil sistein değil,

  • glutatyon takviyeleri,
  • B6 vitamini
    de antibiyotikle aynı anda alınmamalıdır.

Aksi halde antibiyotik etkisi azalır.
Ancak antibiyotikten 2 saat sonra alınırsa, alerjik reaksiyonları engelleme avantajı sürer.

⚗️ ⚗️ ⚗️
Farmakolojik Özeti Bir Bakışta
ParametreAmoksisilin + Klavulanik AsitAsetil Sistein (NAC)
Etki MekanizmasıBakteri hücre duvarı sentezini durdurur (β-laktam halkasıyla transpeptidazı inhibe eder)Mukolitik, antioksidan, glutatyon öncülü, reaktif bileşik bağlayıcı
Yarı Ömrü1–1.5 saat1.5–2 saat
Etkileşim RiskiAynı anda alındığında β-laktam halkasını bağlayarak antibiyotik etkisini azaltır
En Uygun KullanımYemekle veya yemekten sonra (doktor önerisine göre)Antibiyotikten 2 saat sonra
Faydalı EtkisiEnfeksiyon kontrolü, ateş düşürme, enfeksiyon kaynaklı ağrının azalmasıMukus çözme, karaciğer koruma, antioksidan etki, alerji riskini azaltma
Yan EtkilerDöküntü, ürtiker, ishal, alerji, mide rahatsızlığıMide bulantısı, nadiren düşük tansiyon, aşırı dozda baş ağrısı
Uygun KombinasyonNAC, glutatyon veya B6 ile zaman aralığına dikkat edilerekAntibiyotik sonrası destekleyici olarak kullanılır
🧠 🧠 🧠
Metaforla Anlamak – İki İlaç, Bir Kale ve Zamanlama

Bir kale düşünün…

  • Kale: bakteridir.
  • Ustalar: bakterinin duvarını onaran enzimlerdir.
  • Harç: peptidoglikandır.
  • Amoksisilin: harç gibi davranan ama ustanın malasında yapışıp kalan sahte çimentodur.
  • Klavulanik asit: ustayı kandıran “yalancı düşmandır.”
  • Asetil sistein: ortalıkta dolaşan, fazla harcı (reaktif molekülü) temizleyen bir süpürgedir.

Ama süpürge, tam inşaat sırasında devreye girerse, usta işini yapamaz.
İnşaat bittikten sonra temizliğe gelirse, ortam pırıl pırıl olur.

Yani doğru zaman, doğru etkiyi belirler.

⚕️ ⚕️ ⚕️
Klinik Pratikte Anlamı
  • Doktorlar genellikle gribal enfeksiyonlarda bakteriyel ve viral olasılığı aynı anda değerlendirir.
  • Mukus birikimi, bronş tıkanıklığı varsa asetil sistein verilir.
  • Ancak bakteriyel enfeksiyon riski varsa amoksisilin + klavulanik asit eklenir.
    Bu durumda iki ilaç birlikte reçete edilse de eşzamanlı alınmaları önerilmez.

Hekim – eczacı, bu ayrıntıyı anlatmasa bile, aslında 2 saatlik aralık kuralı büyük fark yaratır:

  • Antibiyotik görevini yapar.
  • NAC alerji ve toksin riskini azaltır.
  • Vücut daha hızlı iyileşir.
🩺 🩺 🩺
“İlaç Savaşında Zamanlama Zaferi Belirler”

Tıpta sık söylenen bir söz vardır:

“Yan etkisi olmayan madde, etkisi olmayan maddedir.”

Yani ilaç etkiliyse, vücutta bir mekanizmaya dokunuyordur.
Bu da bazen olumlu, bazen olumsuz sonuç verir.
Mühim olan, o mekanizmayı doğru zamanda yönetebilmektir.

Asetil sistein, yanlış zamanda antibiyotiğin düşmanı, doğru zamanda onun koruyucusudur.
Sabah tok karnına antibiyotik alıp 2 saat sonra NAC kullanmak, hem enfeksiyonu bastırır hem de alerjik riski azaltır.
Glutatyon veya B6 vitamini kullananlar da aynı kuralı uygulamalıdır.

Unutmayın:
İlaçlar birer “iyileştirici araçtır.”
Ama doğru zamanlama olmazsa, iyilik yarıda kalır.

Bir antibiyotik, bir antioksidanla dost olabilir —
yeter ki birbirlerinin alanına aynı anda girmesinler.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

#antbiyotik #asetilsistein #tetkikosgb #kebat

Daha Fazla

Ben Gribim Ama Doktor Antibiyotik Yazmış !

Gripte Antibiyotik Kullanılır mı? Doktor Yazdıysa Neden Yazmıştır?

“Grip oldum ama doktor antibiyotik yazdı, oysa grip viral bir hastalık. Antibiyotikler virüslere karşı etkisiz, o zaman neden kullanayım ki?”
Bu cümle size de tanıdık geldi mi?

💊 Evet, antibiyotikler virüslere karşı işe yaramaz.

Grip, nezle gibi enfeksiyonlara virüsler neden olur ve bu nedenle direkt olarak antibiyotik tedavisiyle iyileşmez. Ancak durum bu kadar basit değil…

🤧 🤧 🤧
Gribe Bağlı Bakteriyel Enfeksiyon Riski

Grip virüsü, vücudun savunma hattını zayıflatır.
Bağışıklık sistemi, virüsle savaşırken yorulur. Bu esnada vücutta ağır solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilecek bakteriler fırsat kollar.

Ve işte hekim burada devreye girer.

👉 Hekiminiz size antibiyotiği gribi geçirmek için değil, grip sırasında veya sonrasında gelişmeye başlayan bakteriyel enfeksiyonları önlemek veya tedavi etmek için yazar.

Özellikle:

  • Zatürre (pnömoni)
  • Bakteriyel bronşit
  • Orta kulak iltihabı
  • Sinüzit

gibi komplikasyonlar gribi takiben gelişebilir.

🌬️ 🌬️ 🌬️

Aşı Oldum, Neden Yine Antibiyotik?

Diyelim ki Zatürre aşısı oldunuz (PPA23 tipi).
Bu aşı sizi en yaygın 23 tip bakteriyel zatürreye karşı korur.
Ama… daha birçok farklı bakteri vardır ve bu aşı onları kapsamaz.
Üstelik zatürre sadece bakterilerle değil, bazı virüslerle de oluşabilir.

Yani grip sonrası ikincil bakteriyel enfeksiyon riski halen mevcuttur.
Bu yüzden doktorunuz, vücudunuzu ekstra koruma altına almak için antibiyotik reçete edebilir.

🛡️ 🛡️ 🛡️
Neden Bağışıklık Zayıflayınca Bakteriler Saldırır?

Bakteriler zaten vücudumuzda ağızda, boğazda, hatta akciğerlerde bulunabilir.
Ancak sağlıklı ve güçlü bir bağışıklık sistemi onları dengede tutar.

Griple birlikte:

  • Bağışıklık sistemi yorulur,
  • Vücut savunması düşer,
  • Bakteriler “aç kurtlar” gibi çoğalır,
  • Zatürre, sinüzit, bronşit gibi tehlikeli enfeksiyonlar gelişir.

İşte tam da bu nedenle heekiminnz antibiyotiği sizin henüz fark etmediğiniz enfeksiyon bulgularını erken fark ederek ilerlemesini önlemek amaçlı reçete etmiş olabilir.

💡 💡 💡
Antibiyotiği Gelişigüzel Kullanmayın!

🛑 Grip oldunuz diye eczaneye koşup kafanıza göre antibiyotik almayın.
🛑 Arkadaşınızın reçetesini kullanmayın.
🛑 “Bir antibiyotik vardı işe yaramıştı, yine alayım” demeyin.

Antibiyotikler sadece hekim önerisiyle, belirtilen dozda ve sürede kullanılmalıdır.
Doz ayarlaması, süresi ve antibiyotik türü tamamen kişiye özel olarak hekim tarafından belirlenir.

🧠 🧠 🧠
Unutmayın – Sağlık Ciddiyetsizliğe Gelmez!

Bağışıklık sisteminiz sizin ordunuzdur.
Grip, bu orduyu zayıflatabilir ve düşmanlar (bakteriler) bu zayıf anı bekler.

Hekiminiz bir antibiyotik yazdıysa, grip virüsünü değil, onun ardından başlamış olan bakteri istilasını önlemek içindir.

Antibiyotiği doğru kullanmak, sadece sizi değil, toplum sağlığını da korur.
Yanlış kullanım ise antibiyotik direnci gibi büyük bir küresel sağlık sorununa neden olabilir.

✅ ✅ ✅
Sonuç
  • Grip viral bir hastalıktır, antibiyotik doğrudan grip virüsünü öldürmez.
  • Ancak grip sırasında veya sonrasında gelişmeye başlamış bakteriyel enfeksiyonlar için hekiminiz antibiyotik reçete edebilir.
  • Antibiyotiği doktor yazmadıysa kullanmayın, yazdıysa aynen tarif edildiği gibi kullanın.
  • Bağışıklığınızı güçlü tutmak için beslenmenize, uykunuza, stres düzeyinize dikkat edin.
🩺 🩺 🩺

Sağlıklı kalın, bilinçli kullanın!
Sorularınız varsa hekiminize danışın; internet değil, hekiminiz karar versin.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Grip enfeksiyonu sırasında antibiyotik kullanımı, sekonder bakteriyel pnömoniye karşı bağışıklığı bozan akciğer eozinofillerini artırır https://www.jci.org/articles/view/180986

⭐️⭐️ Yetişkinlerde Akut Solunum Yolu Enfeksiyonu İçin Uygun Antibiyotik Kullanımı: Amerikan Tabipler Birliği ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinden Yüksek Değerli Bakım İçin Tavsiyeler https://www.acpjournals.org/doi/10.7326/M15-1840

⭐️⭐️ Akut Üst Solunum Yolu Enfeksiyonlarında Antibiyotik Kullanımı https://www.aafp.org/pubs/afp/issues/2012/1101/p817.html

⭐️⭐️ Çalışma: Antibiyotikler Grip Hastalarına Zarar Verebilir https://www.cedars-sinai.org/newsroom/study-antibiotics-can-cause-harm-to-flu-patients/

⭐️⭐️ Gereksiz görüldüğünde komplike olmayan solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotik tedavisinin kesilmesinin etkinliği ve güvenliği. Birincil bakımda çok merkezli, randomize klinik çalışma https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34363942/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

CROHN HASTALIĞI

Genellikle Ülseratif kolit ile Crohn hastalığı birbiri ile sıkça karıştırılır.

Ülseratif kolit ilk etapta anüsün (makat) hemen üstünde kalın bağırsakta “Rektumda” başlar ve yukarıya doğru aralıksız ilerler.

Crohn hastalığı ise ağızdan anüse kadar ince bağırsak dahil her yerde olabilir.

Örneğin ince bağırsağın son kısmı olan “terminal ileum”da lezyonlar olur ve biraz hasarsız alandan sonra kalın bağırsağın her hangi bir yerinde biraz daha görülebilir.

Ülseratif kolit ile crohn arasındaki en önemli farkların başında lezyonların yayılılarının farkı gelir; chrone aralıksız ilerler, ülseratif kolit atlayarak gider. Diğer önemli fark barsak duvarındaki yayılmalarıdır.

Barsak duvarının katmanları

  1. Mukoza: Besinlerin ilk temas ettigi parmaksı çıkıntılarında bulunduğu yüzey alanıdır.
  2. Submukoza: Mukozanın altındaki ara katmandır.
  3. Muskülaris Eksterna: kas liflerinden oluşan en alt tabakadır.

Ülseratif Kolit’te de Chrone hastalığında da makrofaj ve nötrofiller mukoza ve submukozaya saldırırlar. Yara ve inflamasyona sebep olurlar.

Kanlı ishal görülme nedeni bu yaralardır.

Makrofaj ve nötrofiller kendi bağışıklık hücrelerimizdir. Kendi bağırsağımızı yabancı görür ve saldırırlar. Bu sebeple bu iki hastalık otoimmün sebeplidir.

Crohn hastalığında makrofaj ve nötrofillerlerin açtığı yaradan bir diğer bağışıklık hücremiz lenfositler girerek hasarı artırarak bağırsağın muskülaris eksterna tabakasına da hasar verir.

Crohn hastalığında bağırsağın üç katmanını etkilemesine Transmural İnflamasyon denir. (TRANSMURAL latincede duvarı geçen anlamına gelir.)

Tabi ki bağırsağın üç tabakasının da etkilenmesi tehlikelidir ve bu sebeple Crohn ülseratif kolitten daha sorunlu bir hastalıktır.

Her ikisinde de bağırsakların yapısı bozulduğu için;

  • B12 Vitamini
  • B9 Vitamini
  • B6 Vitamini
  • B1 Vitamini
  • Demir
  • Çinko emilimi azalır. Ve vücutta bunların eksikliği görülür.

Bağırsaklar normalde karın içerisinde solucan gibi kıvrılmış ve birbirlerine temas eder durumdadırlar. Aşınan bağırsak duvarları yoluyla temas ettikleri sağlam bağırsağa yada dokuya geçiş meydana gelir.

Böylece bir tarafta chrone hastalığı sebebi ile inflamasyonla haraplanmış bağırsak diğer tarafta ise ince bağırsak, kalın bağırsak, mesane veya vajina arasında bir tünel oluşur. Bu tünele Fistül denir.

Burada düşünülmesi gereken önemli bir durum mesane ya da vajina ile bağırsak arasındaki oluşan tünel (fistül) bağırsak bakterilerinin steril olan bu organlara dağılmasına neden olur ki bu durum ciddi enfeksiyonlara neden olur. Bu sebep de crohn hastalığının ülseratif kolitten daha sorunlu olduğunun bir göstergesidir.

Otoimmün kökenli olan Crohn hastalığında bağışıklık hücrelerinin bağırsaklara neden saldırdığı halen belirlenememiştir.

En çok genetik faktörler düşünülmektedir. Kişilerin erken yaşlarda herhangi bir sorunları olmadan yaşamlarına devam ederken 30 lu yaşlarda Crohn hastalığının gelişmesi genetik köken de olsa olası tetikleyen faktörlerin olduğunun göstergesidir. Bu olası tetikleyici faktörler oldukça fazladır ve tedavi için de belirleyici rol alırlar.

BESLENME

  1. Aşırı kızarmış yağ (Günümüzde özellikle faastfood olmak üzere endüstriyel gıda sektöründe çok sık kullanılmaktadır)
  2. Aşırı baharatlı beslenme (Uzakdoğu mutfağı başta ollmak üzere ülkemizde doğu ve güneydoğu anadolu bölgelerinde)
  3. Kızarmış hamur işi, ağır karbonhidrat (Mutfağımızın maalesef vazgeçilmezidir)
  4. Paketlenmiş gıdalar (Giderek yaygınlaşan tüketimi ile ciddi bir sorundur)
  5. Olgunlaşmamış peynir
  6. Sürekli tok durmak ve gece tok uyumak (Özellikle yapılan bu yanlış metabolik bir çok hastalığın meydana gelmesinde. çok etkilidir)

SİGARA ve ALKOL

Sigara, Crohn hastalığında tetikleyici ve zarar verici bir etken iken ülseratif kolit hastalığında ise sigara (nikotin) bağırsağa saldıran antikorların bazılarını bloke edip hastalığın seyrini ve sıkıntılarını hafifletir.

TOKSİNLER

Aslında toksinlerin bağırsak duvarına verdiği zararın altında bağırsakların aşırı geçirgenliği vardır. Aşırı geçirgen bağırsak sebeplerine öncelikle yönelmek daha doğru olur.

Bağışıklık sistemini yanıltan ve otoimmün saldırıya neden olan önemli bir etmende ağır metallerdir. Bu sebeple hem gıda alımında hem de çalışma alanında ağır metallere maruziyetin önlenmesi şarttır.

İLAÇLAR

İlaçların bazıları, özellikle de antibiyotikler ve steroidler bağırsak duvarına zarar verdiği gibi kan biyokimyasına olumsuz etkileyerek bağışıklık sistemini yanıltırlar.

TEDAVİ

Tedavinin iki ana ilkesi vardır. İlki semptomları (şikayetleri) baskılamak ikincisi de hastalığa neden olan etkenleri engellemektir.

Semtomatik tedavi maalesef günümüzde ön panda tutulmaktadır. Hastanın şikayetlerine göre günü. kurtaracak ilaçlarla takip etmek ve ömür boyu ilaca mahkum yaşama mahkum edilmektedir. (Bu tarz tedavi bir çok kronik hastalık için de maalesef geçerlidir.)

Asıl olması gereken hekim hasta ve hasta yakınlarını işbirliği ile sebebe yönelik yaşam ve beslenme tarzı düzenlenmesi ve takibidir.

BESLENME (DİYET)

Kişisel farklılıklar olsa da genel olarak beslenmede – diyette özen gösterilmesi gereken genel unsurlar;

  • Tohum gıdalar (kuruyemiş, keten tohumu, patlamış mısır vb gibi ) ve yağlar (ayçiçek yağı vb gibi) tüketilmemelidir.
  • Lahana ve turpgillerin hepsi (brokoli, karnabahar, lahana, turp, şalgam) öğünlerden çıkarılmalıdır.
  • İşlenmiş paketli etler (salam, sosis, sucuk, pişirilip dondurulmuş et ürünleri vb gibi)
  • Asitli tüm gıdalar ve içecekler (domates, kolalı içecekler, gazoz vb gibi)
  • Fruktoz ve glikoz şurubu içeren tüm gıdalardan uzak durulmalıdır.
  • Kafein, alkol içeren içecekve gıdalardan uzak durulmalıdır.
  • Gıdaların kızartılması yerine fırınlanması tercih edilmelidir.
  • Her türlü baharat diyetten çıkarılmalıdır.
  • Süt ve süt ürünleri tüketilmemelidir.
  • Sigara

TOKSİNLER

  • Bağırsaklarda her zaman bakteriler ve ölü bakteriler bulunur.
  • Ölü bakterilerin parçaları barsak lümeninden kana geçtiğinde bağışıklık hücreleri antijenik özellikleri dolyısı ile bu parçaları da bakteri gibi algılar ve reaksiyon başlatır.
  • Bu reaksiyonun başladığı ilk yer bağırsak kan bariyeridir.
  • Bu saldırı – reaksiyon sırasında bağırsak duvarı yara alır ve geçirgen hale gelir.
  • Bunun sonucu olarak da toksinlerin ve ağır metallerin dolaşıma karışması önlenemez.

Bu noktada;

  • Glutatyon (Antioksidan zengin beslenme / takviye)
  • Resveratrol (Antioksidan zengin beslenme / takviye)
  • Vitamin E
  • Vitamin C gibi Antioksidanlar çok önemlidir.

Hem kana karışan toksin ve ağır metalleri karaciğere giden yolda ve karaciğerde yok etmek için hem de bağırsak geçirgenligini önlemek için çok önemlidirler.

VİTAMİN ve MİNERALLER

  • B12 Vitamini
  • B9 Vitamini
  • B6 Vitamini
  • B1 Vitamini
  • Demir
  • Çinko emilimi azaldığı için takviye edilmesi gerekir. Bu vitaminlerin eksikliği de hastalığı alevlendirir.

BENFOTİAMİN

Burada Benfotiaminden ayrıca bahsedeceğim. Çünkü; Aslen B1 vitamini de dahil B vitaminlerinin tamamı suda erirler. Benfotiamin yağda eriyebilen B1 vitaminidir.

Benfotiamin ilk olarak

  • Diyabetik sinir ve göz hasarı, organ hasarı
  • Hafıza zayıflığı
  • Alzheimer ve parkinson hastalıkları için kullanıldı

Yaplan çalışmalar arttıkça

  • IL-4
  • IL-6
  • IL-13
  • IL-1β
  • interferon-c,
  • IL-17
  • IL-22
  • TNF-α
  • IFN-γ
  • TGF-β sitokin ekspresyonunu (dönüşümünü), iltihaplanma şiddetini, enflamasyon boyutunu ve kript hasarını önlediği görüldü. Bu sebeple inflamasyon ve buna bağlı doku hasarı oluşan hastalıklarda özellikle de hem crohn hastalığında hem de ülseratif kolitte oldukça etkili olduğu görüldü.

Bu listelediğim sitokinler ve yardımcı T hücreleri barsak lümenine otoimmün saldırıda görev yapan ve Crohn hastalığını başlatan moleküllerdir.

Benfotiamin günlük kullanım dozu : 150 mg 2×1 dır.

BİTKİSEL TEDAVI ve DESTEKLER

Kudret Narı Yağı – Momordica Charantia

  • IL-1β seviyelerini önemli ölçüde azalttığı
  • IL-6 seviyelerini önemli ölçüde azalttığı
  • TNF-α seviyelerini önemli ölçüde azalttığı
  • IL-10 düzeylerini arttırdığı

Saptanmıştır.

Kudret Narı, çocuklarda hipoglisemi, hamilelerde düşük riski nedeni ile kullanılmamalıdır.

“Glukoz-6-fosfat dehidrojenaz” eksikliği olanlarda favizm (hemolitik anemi) riski nedeni ile kullanılmaz.

Kudret Narı, günlük dozu: sabah ve akşam tok 8’er damla içilmelidir.

Eşek Otu – Oenothera Biennis

  • TNF-α üretimini azaltır.
  • Antienflamatuar etki gösteren STAT-3 yolağını inhibe ederek hücre proliferasyonunu inhibe eder.

Eşek otu bitkisi Crohn hastalığına iyi gelirken ülseratif kolit hastalarında tam tersine zararlıdır.

Eşek otu günlük dozu: Eşek otunun tohum (semen) kısmından 1 çay kaşığı 1 bardak sıcak su içinde 10 dakika demlenip akşam tok olarak içilmelidir. (Tohumlar tüketilmemelidir)

Gardenya Esansiyel Yağı – Gardenia Jasminoides

  • IL-1β
  • IL-6
  • TNF-α seviyelerini önemli ölçüde azaltarak inflamasyonu önler.

Gardenya Esansiyel Yağı günlük kullanım dozu: sabah tok 1 tatlı kaşığı zeytinyağı içine 1 damla damlatılarak içilmelidir.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Crohn Hastalığı: Epidemiyoloji, Tanı ve Tedavi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28601423/

⭐️⭐️ Crohn Hastalığı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28613792/

⭐️⭐️ Crohn Hastalığı: Tanı ve Tedavi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30485038/

⭐️⭐️ Crohn hastalığı hakkında kapsamlı bir inceleme ve güncelleme https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28826742/

⭐️⭐️ Ülseratif kolit https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31272578/

⭐️⭐️ Ülseratif kolit https://www.nature.com/articles/s41572-020-0205-x

⭐️⭐️ Ülseratif kolit https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29083748/

⭐️⭐️ Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığının Tedavi Yükü ve Hedefleri Benzerdir https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31301452/

⭐️⭐️ Belirsiz kolitin klinik özellikleri ve paterni: Ülseratif kolit benzeri klinik sunumlu Crohn hastalığı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12898357/

⭐️⭐️ Crohn hastalığı ve ülseratif kolitin bağırsak dışı komplikasyonları: 700 hastayı kapsayan bir çalışma https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/957999/

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla