Biyosidal Ürünlerle Çalışan Personelin Sağlık Gözetimi

Biyosidal ürünler, halk sağlığını ve çevreyi korumak amacıyla zararlı organizmalarla mücadelede kullanılan kimyasal maddeleri içerir. Bu ürünler, hem içerikleri hem de etkileri açısından kimyasal risk barındırdıkları için, uygulama faaliyetlerinde görevli çalışanların sağlık ve güvenliklerinin korunması kritik önemdedir. Türkiye’de biyosidal ürünlerin saha uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar, Biyosidal Ürünlerin Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Bu çerçevede Madde 18, çalışanların sağlık kontrollerinin yapılmasını zorunlu kılar. Bu zorunluluklar İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatı ile doğrudan bağlantılıdır ve etkin bir sağlık gözetimi sistemi kurulmasını şart koşar.

Bu madde kapsamında belirlenen yükümlülükleri, ilgili İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatıyla ilişkisini, yapılması gereken tetkikleri ve olası risk sonuçlarını ayrıntılarıyla ele alacağım.

Madde 18’in Yasal Çerçevesi ve İlkeleri

“Biyosidal Ürünlerin Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” Madde 18 uyarınca; hazırlama ve uygulama işlerinde fiilen çalışacak personelin işe başlamadan önce sağlık raporu alması zorunludur. Raporda:

  • ASTIM, KOAH veya benzeri kronik solunum yolu hastalıkları,
  • Alerjik hastalıklar,
  • Cilt hastalıkları,
  • Nörolojik bozukluklar,
  • Kanda cholinesterase düzeyinin ölçümü,

gibi sağlık göstergelerinin değerlendirilmesi ve bu işi yapmaya uygunluk tespitinin yer alması gereklidir. Ayrıca; bu çalışanlar 12 ayda bir periyodik sağlık kontrolünden geçirilir ve aynı tetkikler tekrarlanır. Yapılan muayene ve ölçümler sonucunda sağlık durumu uygun olmayan veya bozulma eğilimi gösterenler, gerekli tedavi sağlanıncaya kadar bu işlerde çalıştırılamaz. (Biyosidal Ürünlerin Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik – https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=32642&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5)

Bu madde, biyosidal ürün uygulayıcılarının hem mesleki risklere karşı korunmasını hem de özellikle kimyasal maruziyetten kaynaklanabilecek sağlık etkilerinin önceden saptanmasını hedefler.

Madde 18 ve İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı Arasındaki İlişki
6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (İSG Kanunu)

6331 sayılı İSG Kanunu’nun Madde 15 “Sağlık Gözetimi” başlıklı hükmü, işverenin risk değerlendirmesi sonucunda sağlık açısından risk altında olduğu tespit edilen çalışanları uygun sağlık gözetimine tabi tutma yükümlülüğünü ifade eder. Bu kapsamda özellikle zararlı kimyasallar ile çalışılan işlerde, çalışanların düzenli aralıklarla sağlık kontrollerinden geçirilmesi gerekmektedir. Tetkik OSGB

Biyosidal ürünlerle çalışma doğası itibarıyla kimyasal maruziyet riski içerdiğinden (özellikle solunum ve deri teması), 6331 sayılı Kanun ile Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik’in gerektirdiği sağlık gözetimi yükümlülükleri doğrudan devreye girer. Bu mevzuatlar, biyosidal uygulamalarla çalışan personelin sağlık izleminin çalışma yaşamının ayrılmaz bir parçası olduğunu ortaya koyar.

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Yönetmeliği

Bu yönetmelik, kimyasal maddelerle çalışan personelin maruziyetlerini değerlendirmeyi, uygun sağlık gözetimini belirlemeyi, gerekli koruyucu tedbirleri uygulamayı zorunlu kılar. Sağlık gözetimi, sadece risk varlığında değil, risk belirlenmesinden sonra tedbirlerin etkinliğinin izlenmesi amacıyla da yapılmalıdır. Bu kapsamda biyosidal ürünler gibi aktif kimyasal karışımlarla çalışacak personelin periyodik kontrolleri, risk değerlendirmesinin somut bir uygulaması olarak görülür. Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik

Sağlık Kontrolleri İçin Yapılması Gereken Tetkik ve Tahliller

Madde 18 kapsamında çalışanlara uygulanması gereken sağlık kontrolleri, biyosidal ürünlerin maruziyet etkileri temel alınarak belirlenmiştir.

Uygulanacak tetkikler ve gerekçeleri aşağıdaki gibidir:

Nörolojik Muayene

Gerekçe: Biyosidal ürünler arasında bazı aktif maddeler, organik fosfat ve karbamat sınıfı bileşikler içerir. Bu bileşikler, sinir sistemi üzerinde inhibitör etki yapabilen cholinesterase enzimini baskılayabilir. Bu durum nörolojik belirtiler, refleks değişiklikleri veya periferik sinir sistemi bozukluklarına yol açabilir.

Yapılacak: İşe başlamadan önce ve periyodik olarak nörolojik muayene yapılmalıdır. Bu muayene; refleks testi, koordinasyon değerlendirmesi ve nörolojik semptom sorgulamasını kapsamalıdır.

Cholinesterase Enzim Seviyesi Ölçümü

Gerekçe: Cholinesterase, özellikle organik fosfat etken maddelerine maruziyette önemli bir biyomarkerdir. Düşük seviyeler, sinir impuls iletiminde bozulmayı ve ciddi toksik etkileri işaret edebilir. Bu nedenle hem başlangıçta hem periyodik olarak ölçüm yapılması zaruridir.

Yapılacak: Kan örneği alınarak cholinesterase aktivitesi belirlenmeli, normal referans aralıkları ile karşılaştırılmalıdır. Normal seviyenin altında değerler görüldüğünde; çalışan bu işlerde çalıştırılmamalı ve tıbbi gözetim sağlanmalıdır.

Solunum Fonksiyon Testleri

Gerekçe: Biyosidal ürünlerin püskürtülmesi, aerosoller ve partiküller oluşturabilir. Bu durum solunum yolları ile ilgili riskleri artırır. Astım, KOAH veya diğer kronik solunum yolu hastalıklarının varlığı; bu sektörde çalışmayı daha riskli hale getirir.

Yapılacak: Spirometri gibi solunum fonksiyon testleri ile akciğer kapasitesi ve havayolu performansı değerlendirilmelidir. Riskli bireyler tanımlanmalı, gerekirse alternatif görevler düşünülmelidir.

Deri ve Alerji Testleri

Gerekçe: Biyosidal ürünlerle temas, cilt bariyerini aşabilir ve dermatit, ekzema gibi cilt reaksiyonlarına yol açabilir. Ayrıca alerjik reaksiyon potansiyeli söz konusu olabilir.

Yapılacak: Cilt muayenesi, alerjen panel testleri ve gerekirse dermatolojik tetkik uygulanmalıdır. Cilt bütünlüğü bozuk veya alerjik reaksiyonu olan personel, risk değerlendirilmesine tabi tutulmalıdır.

Genel Sağlık Tarama Testleri

Gerekçe: Genel sağlık durumu, maruziyetin etkilerini daha geniş perspektifte değerlendirmek açısından gereklidir. Kan biyokimyası, böbrek ve karaciğer fonksiyonları gibi parametreler, maruziyetin sistemik etkilerini izlemek için önemlidir.

Yapılacak: Tam kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, elektrolit paneli gibi tetkikler yapılmalıdır.

Sağlık Gözetimi Sürecinin Uygulanması ve Takibi
İşe Başlamadan Önce Sağlık Gözetimi

Çalışanın biyosidal ürün hazırlama ve uygulama işlerinde çalışmasına karar verilmeden önce, yukarıda belirtilen tetkiklerin tamamı yapılır.

Bu aşama;

  • Çalışanın risklere uygunluğunu belirler,
  • Mevcut sağlık sorunlarının tanımlanmasını sağlar,
  • İşe uygunluk belgesi çıkarılmasına dayanak oluşturur.

Sağlık raporu bir yılllığına geçerlidir ve bu süre içinde aynı iş yerindeki iş değişikliklerinde rapor geçerliliğini korur.

Periyodik Sağlık Kontrolleri

Hem Biyosidal Ürünlerin Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ve İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu gereği bu kontroller yılda bir kez tekrarlanmalıdır. Bu tekrar, kronik problemlerin gözlemlenmesi, maruziyet etkilerinin izlenmesi ve yeni sağlık gelişmelerinin değerlendirilmesini sağlar.

Periyodik kontrollerde aşağıdakiler yapılmalıdır:

  • Nörolojik değerlendirme,
  • Cholinesterase ölçümü,
  • Solunum fonksiyon testleri,
  • Cilt ve alerji değerlendirmeleri,
  • Genel sağlık taraması.

Muayene Sonuçlarına Göre İşe Devam ve Çalıştırmama Kararları
Normal Sonuçlar

Çalışanın tüm test ve muayeneleri normal referans aralıkta ise ve belirgin bir risk faktörü bulunmuyorsa, kişi biyosidal ürünlerle ilgili işlerde çalışabilir. Ancak bu durum, işverenin risk değerlendirmesini sürekli güncellemesi ve çalışanı eğitmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Anormal veya Bozulma Eğilimi Gösteren Sonuçlar

Aşağıdaki durumlarda çalışan biyosidal ürün hazırlama ve uygulama işlerinde çalıştırılmamalıdır:

  • Cholinesterase düzeylerinde anlamlı düşüş,
  • Belirti veren nörolojik semptomlar,
  • Solunum fonksiyonlarında bozulma,
  • Cilt tahrişi, atopik reaksiyonlar,
  • Diğer sistemik anormallikler.

Bu durumda;

  1. Çalışan uzman tedavisine yönlendirilir,
  2. Sağlığı normale dönene kadar işe devam edilmez,
  3. Sağlık raporu yenilenmeden kişiye bu görev verilmez.

Periyodik İzleme, Eğitim ve Belgelendirme
Eğitim ve Farkındalık

İşveren ayrıca, çalışanlara biyosidal ürünlerin riskleri, uygun KKD kullanımı, ilk yardım ve acil durum prosedürleri konusunda eğitim vermelidir. Bu eğitimler İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu ve Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik kapsamında zorunludur.

Kayıt Tutma ve Denetim

Her bir çalışan için sağlık raporları, periyodik kontrol sonuçları ve izleme raporları iş yerinde tarih sırasına göre saklanmalı ve denetim elemanlarının incelemesine açık tutulmalıdır. Bu, hem mevzuata uyum hem de çalışan güvenliği açısından kritik bir gerekliliktir.

Biyosidal ürünlerle sahada çalışan personelin sağlık gözetimi, yalnızca bir yasal zorunluluk değil; aynı zamanda çalışanların uzun vadeli sağlığını korumak, meslek hastalıklarını önlemek ve işletmenin sürdürülebilir faaliyet göstermesi için temel bir uygulamadır. Madde 18, başlangıçta ve periyodik olarak yapılan sağlık kontrolleri ile personelin fizyolojik ve nörolojik durumunun izlenmesini şart koşarak bu çerçevenin somut uygulanmasını sağlar.

Bu kapsamda;

  • Cholinesterase gibi biyobelirteçlerin ölçümü,
  • Solunum ve deri tetkikleri,
  • Genel sağlık kontrolleri,

gibi uygulamalar hayati önem taşır. Ayrıca, bu tetkikler sadece bir uyum aracı değil; çalışanların iş güvenliği yönünden erken uyarı sistemi olarak da değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak, biyosidal ürün uygulama faaliyetlerinde yer alan tüm çalışanlar için önleyici sağlık gözetimi, periyodik takip, uygun eğitim ve kayıt sistemleri kurulması; işverenler için hem mevzuata uyum hem de çalışan sağlığının korunması açısından birincil yükümlülüktür.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Kanunun ve Yönetmelikleri Okumayı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Biyosidal Ürünler Yönetmeliği – https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=13672&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

⭐️⭐️ Biyosidal Ürünlerin Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik – https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=32642&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

⭐️⭐️ Aktif Madde İçermeyen Biyosidal Ürünler Tebliği – https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/08/20130802-19.htm

⭐️⭐️ Biyosidal Ürünle İşlenmiş Eşyalar Tebliği – https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/05/20180513-14.htm

⭐️⭐️ Biyosidal Ürünlerin Etiketlenmesi Hakkında – 08.07.2025 – T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Bir Kan Tahlili, Bin Soru

Bir hastane koridorunda ya da acil serviste en çok duyulan cümlelerden biri şudur:
“Troponininiz yüksek çıkmış.”

Bu tek cümle, çoğu kişi için kalp krizi korkusunu, belirsizliği ve yoğun bir endişeyi beraberinde getirir. Oysa troponin, tek başına bir “felaket habercisi” değildir. Tıpkı ateş gibi… Ateş bir hastalık değil, vücudun verdiği bir tepkidir. Troponin de kalp kasının “bir şeyler yolunda değil” deme biçimidir.

Ne var ki toplumda ve hatta zaman zaman sağlık çalışanları arasında bile “troponin yüksekliği = kesin kalp krizi” gibi yanlış ve dar bir algı bulunmaktadır. Bu algı, gereksiz korkuya, bazen de yanlış yönlendirmelere neden olabilmektedir.

Oysa günümüzde biliyoruz ki;

  • Ağır bir enfeksiyon,
  • Akciğer embolisi,
  • Böbrek yetmezliği,
  • Yoğun stres,
  • Hatta uzun süreli uykusuzluk ve ağır efor bile
    troponin düzeylerini yükseltebilir.

Amacım bu yazı ile sizler için, troponini bir “korku kelimesi” olmaktan çıkarıp, anlaşılır bir biyolojik gösterge hâline getirmek olacak. Kalp kasının ne zaman gerçekten zarar gördüğünü, ne zaman sadece “zorlandığını” ve hangi durumlarda alarm çanlarının çalması gerektiğini kolaylıkla görebileceksiniz.

Bu yazıyı okuduktan sonra şunu söyleyebilmenizi istiyorum:

“Troponin yüksekliğini duyduğumda paniklemiyorum; ne anlama gelebileceğini biliyorum.”

⭐⭐
Troponin Nedir?

Troponin, kalp kası hücrelerinin içinde bulunan bir protein grubudur. Kalbin kasılıp gevşemesini düzenler. Normal şartlarda bu protein kanda yok denecek kadar azdır.

Ancak kalp kası hücreleri zarar gördüğünde, strese girdiğinde ya da oksijensiz kaldığında troponin kana karışır. Yani troponin, kalbin “yardım çağrısıdır.”

⭐⭐⭐
KALP KRİZİ (AKUT MİYOKARD ENFARKTÜSÜ)

Troponin yüksekliğinin en bilinen ve en ciddi nedeni kalp krizidir.

Nasıl olur?
  • Kalbi besleyen damarlardan biri ani şekilde tıkanır
  • Kalp kası oksijensiz kalır
  • Hücreler ölür
  • Troponin kana karışır
Günlük hayattan örnek:

Bir bahçe hortumunu düşünün. Hortum aniden kıvrılırsa su akışı durur. Kalp kası da susuz (oksijensiz) kalırsa zarar görür.

Özellik:
  • Troponin yüksek ve yükselmeye devam eder
  • Göğüs ağrısı, terleme, mide bulantısı sık eşlik eder
KALP KRİZİ OLMADAN TROPONİN YÜKSEKLİĞİ (NON-KORONER NEDENLER)

Bu bölüm en çok yanlış anlaşılan kısımdır.

⭐⭐⭐
KALP YETMEZLİĞİ

Kalp yeterince güçlü kasılamadığında, hücreler sürekli stres altındadır.

  • Kalp krizi yoktur
  • Ama kalp yorulmuştur
  • Troponin hafif–orta düzeyde yükselebilir

Örnek:
Yokuş yukarı sürekli yük taşıyan bir kamyon… Motor yanmamıştır ama zorlanıyordur.

ŞİDDETLİ ENFEKSİYON (SEPSİS)

Vücut genel bir enfeksiyonla savaştığında:

  • Tansiyon düşer
  • Kalp daha hızlı çalışmak zorunda kalır
  • Oksijen dengesi bozulur

Sonuç: Troponin yükselir.

Önemli:
Bu durum kalp krizi değildir ama hayati önemdedir.

⭐ ⭐
AKCİĞER EMBOLİSİ

Akciğer damarlarına pıhtı gitmesi:

  • Kalbin sağ tarafını zorlar
  • Basınç artar
  • Kalp kası strese girer

Troponin yükselir çünkü kalp “sıkışmıştır”.

BÖBREK YETMEZLİĞİ

Böbrekler troponini yeterince temizleyemez.

  • Üretim artmamış olabilir
  • Ama kanda birikir

Bu nedenle böbrek hastalarında kronik troponin yüksekliği görülebilir.

KALP KASI İLTİHABI (MİYOKARDİT)

Özellikle gençlerde ve viral enfeksiyonlardan sonra görülür.

  • Göğüs ağrısı olabilir
  • Kalp krizi gibi taklit eder
  • Troponin yüksektir
  • Ama damarlar temizdir

Örnek:
Bir binanın kolonları sağlamdır ama duvarlar iltihaplıdır.

AŞIRI FİZİKSEL EFOR

Maraton koşucuları, ağır spor yapanlar:

  • Kalbi geçici olarak zorlar
  • Hücre zarları geçirgenleşir
  • Troponin geçici yükselir

24–48 saat içinde normale döner.

STRES, TRAVMA VE CERRAHİ
  • Trafik kazaları
  • Büyük ameliyatlar
  • Yoğun psikolojik stres

Kalp kası bu durumlarda da etkilenebilir.

TANSİYON KRİZLERİ VE RİTİM BOZUKLUKLARI

Kalp çok hızlı ya da düzensiz çalışırsa:

  • Oksijen ihtiyacı artar
  • Ama karşılanamaz
  • Troponin yükselir
Troponin Yüksekliği Nasıl Yorumlanmalı?

Troponin tek başına asla yeterli değildir.

Mutlaka birlikte değerlendirilmelidir:

  • Şikâyetler
  • EKG
  • Ekokardiyografi
  • Troponinin artış–azalış paterni

Altın cümle:

“Troponin sayısı değil, hikâyesi önemlidir.”

“Rakam Değil, Hikâye”

Modern tıpta en büyük hatalardan biri, laboratuvar sonuçlarını insandan koparmaktır. Troponin de bu hataya en sık kurban edilen parametrelerden biridir. Oysa hiçbir kan değeri, kişinin hikâyesinden bağımsız anlam taşımaz.

Troponin yüksekliği bazen gerçekten bir alarmdır; hızlı müdahale hayat kurtarır. Bazen ise kalbin geçici bir zorlanmasının sessiz bir kaydıdır. Bu iki durumu ayırt etmek, panik ile ihmali birbirinden ayırır.

Toplumda troponinin yalnızca “kalp krizi testi” olarak bilinmesi, gereksiz korkulara yol açmaktadır. Oysa troponin, kalbin dürüst bir habercisidir; yalan söylemez ama her zaman aynı şeyi de söylemez. Onu doğru dinlemek gerekir.

Hekim için troponin;

  • Sorgulayan,
  • Araştıran,
  • Bütüncül düşünen
    bir yaklaşımı zorunlu kılar.

Hasta için ise troponin;

  • Bilgiyle desteklenmesi gereken
  • Panikle değil, anlayışla karşılanması gereken
    bir bulgudur.

Unutulmamalıdır ki tıpta asıl olan insandır, rakamlar değil. Troponin yükselmiş olabilir; ama asıl soru şudur:

“Bu yükseliş, bu kişide, bu koşullarda ne anlatıyor?”

Bu soruya doğru cevap verildiğinde, troponin korkutucu bir kelime olmaktan çıkar; yol gösterici bir işaret hâline gelir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Falsely Elevated Troponin in Multiple Myeloma Case

Başlık: False Elevation of Troponin in a Case of Multiple Myeloma
Bu olgu raporunda, troponin yüksekliğinin kalp krizi ile ilişkili olmadığı; bunun yerine makrotroponin (immunoglobülin–troponin kompleksi) nedeniyle yanlış pozitif sonuç verdiği bildirilmiştir. Bu, özellikle bağışıklık sistemi hastalıklarında görülebilir. PubMed
PubMed linki:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36843687/ PubMed

⭐️⭐️ Troponin Yüksekliği ile Kardiyak Sarkoidoz

Başlık: Cardiac Sarcoidosis With Elevated Cardiac Troponin Mimicking Acute Myocardial Ischemia
Bu vaka raporunda, troponin yüksekliği akut iskemi (kalp krizi) düşüncesi oluşturmuş ancak hastanın temelinde kalp sarkoidozu olduğu gösterilmiştir. Böylece troponin yüksekliği başka sistemik hastalıklarda da görülebilir. PubMed
PubMed linki: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37038571/ PubMed

⭐️⭐️ Myoperikardit Olgu Sunumu

Başlık: A Young Male Presenting With Chest Pain, Elevated Troponin Levels, and a Clinical Dilemma: A Case Report
24 yaşındaki hastada göğüs ağrısı ve çok yüksek troponin seviyeleri gözlenmiş, ancak koroner tıkanıklık saptanmamış; tanı myoperikardit (kalp kası ve çevresi iltihabı) olarak yapılmıştır. PubMed
PubMed linki: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38213369/ PubMed

⭐️⭐️ Persistent High Troponin T in End-Stage Renal Disease

Başlık: A colossal, enigmatic, and long-lasting high-sensitivity cardiac troponin T elevation
Bu vaka, aşırı yüksek troponin T seviyesinin son dönemde böbrek yetmezliği olan bir hastada izlenmesi ile ilgilidir. Kalp hasarı bulunmamasına rağmen troponin düzeylerinin çok yüksek olması laboratuvar ve non-kardiyak nedenleri düşündürür. PubMed
PubMed linki: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34126066/ PubMed

⭐️⭐️ Troponin Elevation in Dermatomyositis (İnflamatuar Kas Hastalığı)

Başlık: Elevated Troponin T (TnT) in Non-acute Coronary Syndrome Due to Dermatomyositis
Bu makale, troponin seviyelerinin akut koroner sendrom dışı nedenlerle, özellikle dermatomiyozit gibi inflamatuar kas hastalıklarında da yükselebileceğini gösterir. PubMed
PubMed linki: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39807469/ PubMed

⭐️⭐️ Pediyatrik Olgu: Macrotroponin ile Sürekli Troponin Yüksekliği

Başlık: Persistent Elevation of Troponin I in a Pediatric Patient Resulting From Macrotroponin Complex
16 yaşında genç bir sporcu hastada uzun süreli yüksek troponin I seviyesi saptanmış; incelemede macrotroponin kompleksi tespit edilmiştir. Bu durum troponinin yanlış yüksek olmasına neden olabilmektedir. PubMed
PubMed linki: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36799035/ PubMed

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Titreşimin Propriyosepsiyon, Interosepsiyon Nörosepsiyon ve Nöroergonomi Üzerindeki Etkileri

Bu yazıda, titreşimin (vibrasyonun) insanın bedensel algı ve sinirsel düzenleme sistemleri üzerindeki çok katmanlı etkilerini ele alıyorum. Özellikle propriyosepsiyon, interosepsiyon ve nörosepsiyon gibi çoğu zaman ayrı ayrı incelenen duyusal–nöral sistemleri, ortak bir maruziyet olan titreşim üzerinden karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçlıyorum. Bununla birlikte, bu etkilerin bireyin bilişsel, motor ve davranışsal performansına nasıl yansıdığını nöroergonomi perspektifinden tartışıyorum.

Metin boyunca; titreşimin fizyolojik etki mekanizmalarını, algısal ve nörolojik sonuçlarını, iş sağlığı ve güvenliği açısından oluşturduğu riskleri ve ergonomik sonuçlarını bütüncül bir çerçevede ele alıyorum. Kuramsal açıklamaları, çalışma yaşamında karşılığı olan örneklerle ilişkilendirerek; uygulamaya dönük önlem ve iyileştirme önerilerini de bu bağlamda sunuyorum.

Yazımın temeli; nörofizyoloji, biyomekanik, nöroergonomi ve endüstriyel titreşim alanlarında yürütülmüş güncel bilimsel araştırmaların bulgularına dayanmaktadır. Amacım, titreşimin yalnızca mekanik bir maruziyet değil; insanın algısal bütünlüğünü, güvenli davranış kapasitesini ve nöroergonomik uyumunu doğrudan etkileyen karmaşık bir biyolojik etken olduğunu ve dikkate değer bir sorun olduğunu ortaya koymaktır.

Titreşimin Duyusal Sistemler ve Nöroergonomi Üzerindeki Etkileri

1️⃣ Propriyosepsiyon
(Kas, eklem, tendon kaynaklı beden konumu algısı)

Fizyolojik Etki Mekanizması

Titreşim, kas iğcikleri (muscle spindle) ve Golgi tendon organlarının aşırı uyarılmasına neden olur. Bu reseptörlerin afferent sinyalleri bozulur, merkezî sinir sistemine yanlış pozisyon bilgisi iletilir.

Algısal & Davranışsal Sonuçlar

Duruş bozulması, denge kaybı, ince motor hareketlerde hata artışı, “beden konumunu yanlış algılama” (proprioceptive drift).

İSG & Sağlık Etkileri

Uzun süreli maruziyette kas-iskelet rahatsızlıkları, postüral dengesizlik, refleks yavaşlaması. Özellikle el-kol titreşim hastalığı (HAVS) riskini artırır.

Ergonomik Sonuçlar (Performans / Verim)

El becerisi, alet kontrolü, koordinasyon ve stabilite gerektiren işlerde hata oranı artar. Reaksiyon süresi uzar.

Önlem ve Uygulama Önerileri

El aletlerinde antivibrasyon sistemleri.

Kas gevşeme ve denge egzersizleri.

İş öncesi proprioseptif ısınma.

Maruziyet süresinin ISO 5349 standardına göre sınırlandırılması.

2️⃣ Interosepsiyon
(İç organlardan gelen duyular, örn. kalp atımı, nefes, mide gerilimi)

Fizyolojik Etki Mekanizması

Titreşim, vagal tonus ve baroreseptör duyarlılığını değiştirir. Derin mekanoreseptörlerde (özellikle viseral periton ve damar düz kaslarında) mikroskobik gerilimler oluşur.

Algısal & Davranışsal Sonuçlar

Kalp atış farkındalığında azalma, nefes ritminde düzensizlik, içsel sinyalleri yorumlamada zayıflama (“bedenini dinleyememe” hissi).

İSG & Sağlık Etkileri

Otonom sinir sistemi dengesizliği, stres toleransında azalma, anksiyete veya mide rahatsızlıkları.

Ergonomik Sonuçlar (Performans / Verim)

Yorgunluk algısında artış, dikkat dağınıklığı, içsel uyarıların yanlış yorumlanması (örneğin sıcağı veya susuzluğu geç fark etme).

Önlem ve Uygulama Önerileri

Çalışma ortamında titreşim izolasyonu (taban, sandalye, koltuk)

Nefes farkındalık molaları

İçsel dengeyi artıran mikro molalar (örneğin 1 dk. derin nefes egzersizi)

3️⃣ Nörosepsiyon
(Beynin bilinçdışı tehdit algılama sistemi; özellikle amigdala ve beyin sapı kaynaklı)

Fizyolojik Etki Mekanizması

Düşük frekanslı titreşimler (özellikle 4–8 Hz) beyin sapı ve vestibüler çekirdeklerde “tehdit benzeri” sinyaller üretir. Vagal sistem geçici olarak baskılanır.

Algısal & Davranışsal Sonuçlar

Birey farkında olmadan “tehdit” moduna geçer: kas tonusu artar, kalp hızı yükselir, stres hormonları (kortizol, adrenalin) artar.

İSG & Sağlık Etkileri

Sürekli alarm haline bağlı olarak psikosomatik stres, baş ağrısı, irritabilite, dikkat azalması.

Ergonomik Sonuçlar (Performans / Verim)

Grup içi iletişimde gerginlik, liderlik pozisyonlarında duygusal kontrol zayıflar. Duygusal nötrleşme ve güven hissi azalır.

Önlem ve Uygulama Önerileri

Titreşim frekansının psikoakustik uyum aralığında tutulması (8–20 Hz üzeri)

Çalışma öncesi kısa gevşeme rutini

Ortam akustiğiyle titreşimin rezonansını azaltmak (zemin yalıtımı, titreşim sönümleyici malzeme)

4️⃣ Nöroergonomi
(Beyin–iş etkileşimi, bilişsel yük ve performans odaklı sistem yaklaşımı)

Fizyolojik Etki Mekanizması

Titreşim, sensörimotor korteks ve prefrontal kortekste bilgi bütünleştirmeyi zorlaştırır. EEG çalışmalarında β ve θ dalgalarında bozulma görülür.

Algısal & Davranışsal Sonuçlar

Karar alma hızında azalma, bilişsel yük artışı, hata farkındalığında gecikme. Özellikle araç, vinç, makine operatörlerinde kritik.

İSG & Sağlık Etkileri

Uzun vadede dikkat tükenmesi (vigilance decrement), öğrenme ve bellek performansında azalma.

Ergonomik Sonuçlar (Performans / Verim)

İş veriminde düşüş, güvenli tepki süresi uzaması, nöromotor yorgunluk.

Önlem ve Uygulama Önerileri

Vibrasyon azaltıcı koltuk sistemleri (örneğin ISO 2631-5 uyumlu)

Görsel-işitsel geri bildirimli ergonomik eğitim

EEG/NIRS tabanlı nöroergonomik izleme sistemleriyle maruziyet takibi

Ek Bilgiler ve Bilimsel Temel
  • Propriyoseptif bozulmalar, özellikle 20–80 Hz arasındaki yüksek frekanslı titreşimlerde belirginleşir.
  • Interoseptif etkiler, düşük frekanslı (<10 Hz) tam vücut titreşimlerinde (örneğin araç sürücüleri) ortaya çıkar.
  • Nöroseptif stres tepkileri, 5–7 Hz arası rezonans frekanslarında vestibüler çekirdeklerin etkilenmesiyle güçlenir.
  • Nöroergonomik bozulmalar, 30 dakikayı aşan sürekli maruziyetlerde frontal korteksin “sustained attention network” aktivitesinde %15’e varan düşüş olarak ölçülmüştür (NASA TLX, EEG verileriyle doğrulanmıştır).

Özet

Titreşim, yalnızca kas-iskelet sistemi değil, aynı zamanda beynin bedenle kurduğu çok katmanlı iletişim ağlarını da etkiler:

  • Propriyosepsiyon → Mekanik farkındalık bozulur.
  • Interosepsiyon → İçsel beden sinyalleri sessizleşir.
  • Nörosepsiyon → Tehdit algısı artar, güven azalır.
  • Nöroergonomi → Bilişsel kontrol zayıflar, karar kalitesi düşer.

Böylece, titreşimin nöroergonomik anlamda etkisi, yalnızca “fiziksel rahatsızlık” değil, algı, duygulanım ve bilişsel performansın entegrasyonuna yönelik bir sistemsel bozulma olarak değerlendirilmelidir.

Propriyosepsiyon, Interosepsiyon, Nörosepsiyon Eğitim Almak İçin Bizi Arayın

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü Dr Mustafa KEBAT yönetiminde deneyimli ekibimizle, firmanız beyaz yaka çalışanlarına özel – Yüksekte Çalışanlara Denge – Propriyoseptif Egzersizler Eğitimini Türkiyenin her yerinde planlayalım.

Eğitim Başvurusu

Dr Mustafa KEBAT – 0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

  • Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
  • +90 232 265 20 65
  • [email protected]

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Proprioseptif ve Vestibüler Duyu Sistemlerinin Harekete Göreli Katkısı: Moleküler Bilim Çağında Keşif Fırsatları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7867206/

⭐️⭐️ Propriosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2095254615000058

⭐️⭐️ Mekanoreseptör https://www.sciencedirect.com/topics/immunology-and-microbiology/mechanoreceptor

⭐️⭐️ Sensörimotor Sistemi, Bölüm I: Fonksiyonel Eklem Stabilitesinin Fizyolojik Temeli. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC164311/

⭐️⭐️ Propriosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6191985/

⭐️⭐️ PNF Kavramının Temel Unsurları, Bir Eğitim Anlatısı https://www.scientificarchives.com/article/the-essential-elements-of-the-pnf-concept-an-educational-narrative

⭐️⭐️ Motor fonksiyonu iyileştirmede proprioseptif eğitimin etkinliği: sistematik bir inceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4309156/

⭐️⭐️ Yaşlı yetişkinlerde denge ve gücün geliştirilmesinde geleneksel ve güncel yaklaşımların karşılaştırılması https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21510715/

⭐️⭐️ Yapı İşlerinde Yüksekte Çalışmalarda İSG Uygulama Rehberi. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.csgb.gov.tr/Media/0b3hcam2/yapiisleriyuksektecalismauygrehberi-in%C5%9Ft%C5%9Fb_revize.pdf

⭐️⭐️ Yaşlılarda Denge, Fonksiyonel Performans ve Düşme Önleme İçin Gövde Kas Gücünün Önemi: Sistematik Bir İnceleme https://www.researchgate.net/publication/236139834_The_Importance_of_Trunk_Muscle_Strength_for_Balance_Functional_Performance_and_Fall_Prevention_in_Seniors_A_Systematic_Review

⭐️⭐️ Dengesiz yüzeyler ve rehabilitasyon cihazları kullanılarak yapılan direnç antrenmanının etkinliği https://www.researchgate.net/publication/224822339_The_effectiveness_of_resistance_training_using_unstable_surfaces_and_devices_for_rehabilitation

⭐️⭐️ Futbolda duruş kontrolüne uzmanlık ve görsel katkının etkisi https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/j.1600-0838.2005.00502.x

⭐️⭐️ Spor veya günlük yaşamdaki fiziksel aktiviteler ile dik duruştaki duruş bozukluğu arasındaki ilişkinin sistematik bir incelemesi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23955562/

⭐️⭐️ NSC Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun 2021 Raporu Hakkındaki Açıklaması https://www.nsc.org/newsroom/nsc-statement-bls-report-2021#:~:text=In%202020%2C%20there%20were%204%2C764,highest%20annual%20rate%20since%202016.

⭐️⭐️ Hall, C. M., & Brody, L. T. (2005). Therapeutic Exercise: Moving Toward Function. Lippincott Williams & Wilkins. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://students.aiu.edu/submissions/profiles/resources/onlineBook/Q4X4S2_Therapeutic_Exercise_Moving_Toward_Function_3.pdf

⭐️⭐️ Motor Kontrolü: Araştırmayı Klinik Uygulamaya Dönüştürmek https://www.researchgate.net/publication/228118305_Motor_Control_Translating_Research_Into_Clinical_Practice

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

#propriyosepsiyon #interosepsiyon #nörosepsiyon #tetkikosgb #kebat

Daha Fazla

Türkiye’de ve Avrupa Birliğin’de Ekmek ve Mevzuatı

Ekmek yapımında kullanılan buğdayın niteliği, sağlık açısından önemi ve bu konudaki yasal düzenlemeler Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ülkeleri açısından kapsamlı bir şekilde ele alınabilir. Bu değerlendirme, hem buğdayın tarımsal ve teknolojik özelliklerini hem de ekmek üretiminde kullanılan buğdayın sağlık etkilerini ve mevzuat uyumunu karşılaştırmalı olarak içermektedir.

1. Buğdayın Niteliği ve Ekmek Yapımındaki Önemi
1.1. Buğdayın Tarımsal Özellikleri

Buğday, dünya genelinde temel gıda maddelerinden biridir ve ekmek yapımında kullanılan başlıca hammaddedir. Türkiye’de ve AB’de buğday üretimi, iklim, toprak ve tarımsal tekniklere bağlı olarak çeşitlilik gösterir.

Türkiye’de özellikle Esperia, Tosunbey ve Bezostaja 1 gibi çeşitler un sanayicileri tarafından tercih edilmektedir.

  • Protein ve Gluten İçeriği: Ekmek kalitesi, buğdayın protein ve gluten içeriği ile doğrudan ilişkilidir. Gluten, hamurun elastikiyetini ve gaz tutma kapasitesini sağlar. Türkiye’de buğday protein oranları AB ortalamalarına göre değişkenlik gösterir; AB’de ise yüksek proteinli buğday çeşitleri yaygın olarak tercih edilir.
  • Verim ve Kalite: Türkiye’de buğday verimi dünya ortalamasına yakın olmakla birlikte, AB ülkelerinde genellikle daha yüksek verim ve kalite standartları mevcuttur.

1.2. Sağlık Açısından Buğdayın Önemi

Buğday, karbonhidrat, protein, vitamin (özellikle B grubu) ve mineral kaynağıdır. Tam buğday unu, lif içeriği nedeniyle sindirim sağlığına olumlu katkı sağlar. Ayrıca kepekli ve tam buğday ekmekleri, kan şekeri kontrolü ve kalp-damar sağlığı açısından faydalıdır.

  • Gluten ve Alerjenler: Bazı bireylerde gluten intoleransı veya çölyak hastalığı bulunabilir. Bu nedenle gluten içeriği ve buğdayın işlenme şekli sağlık açısından önemlidir.
  • Katkı Maddeleri ve Enzimler: Ekmek yapımında kullanılan katkı maddeleri (malt unu, vital gluten, enzimler) belirli sınırlar içinde olmalı, sağlık açısından risk oluşturmayacak şekilde kullanılmalıdır.

2. Ekmek Yapımında Kullanılan Buğdayın Sağlık Açısından Diğer Özellikleri
  • Lif İçeriği: Tam buğday unu ve kepekli unlar, beyaz una göre daha yüksek lif içerir. Lif, bağırsak sağlığını destekler ve diyabet riskini azaltır.
  • Mikro Besinler: Buğdayda bulunan demir, magnezyum, çinko gibi mineraller ve B vitaminleri, ekmek tüketimi yoluyla alınır.
  • Gıda Güvenliği: Buğdayın pestisit kalıntıları, mikotoksinler (örneğin aflatoksin) gibi kontaminantlardan arındırılmış olması gerekir. Bu, hem Türkiye hem de AB’de gıda güvenliği açısından kritik bir konudur.
  • İşlenme ve Katkılar: Ekmek üretiminde kullanılan buğday unu, belirli standartlarda işlenmeli ve katkı maddeleri mevzuata uygun olmalıdır. Türkiye’de ve AB’de bu konuda sıkı denetimler yapılmaktadır.

3. Türkiye’de Buğday ve Ekmek Yapımına İlişkin Yasal Düzenlemeler
3.1. Buğday ve Un Piyasası Düzenlemeleri

Türkiye’de buğday piyasası ve un üretimi, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenir. Türkiye’de buğday kalitesi ve fiyatlandırması, süne emgi oranı gibi kriterlere göre belirlenir.

**** Süne, buğday verimini ve kalitesini etkileyen en önemli zararlıdır. Sünenin, buğday üzerine beslenmek için bıraktığı salgısında bulunan proteolitik enzim, proteinlerin hidrolizasyonuna neden olur. Süne emgi oranının %3.5’i geçmesi halinde buğday, yemlik olarak değerlendirilir.

3.2. Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği
  • Tanım: Türk Gıda Kodeksi kapsamında 2012 yılında yayımlanan “Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği”nde ekmek tanımı yapılmıştır. Buna göre ekmek; buğday ununa su, tuz, maya ve gerektiğinde şeker, enzimler, malt unu, vital gluten gibi katkı maddelerinin eklenmesiyle elde edilen üründür.
  • Çeşitler: Kepekli ekmek, tam buğday unlu ekmek ve tam buğday ekmeği gibi çeşitlerin üretiminde kullanılan un oranları ve kalite kriterleri belirlenmiştir.
  • Sağlık ve Hijyen: Ekmek üretiminde hijyen ve gıda güvenliği şartları zorunludur. Ayrıca ekmeklerin kasap, manav gibi yerlerde satılması yasaktır.
  • Zorunlu Ürün Çeşitleri: Tüketicilere tam buğday ve kepekli ekmek sunulması zorunluluğu getirilmiştir.

3.3. Gıda Katkı Maddeleri ve Denetimler
  • Türkiye’de ekmekte kullanılacak katkı maddeleri, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın belirlediği listelere uygun olmalıdır.
  • Denetimler Tarım ve Orman Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından yapılır.

4. Avrupa Birliği’nde Buğday ve Ekmek Yapımına İlişkin Yasal Düzenlemeler
4.1. Ortak Tarım Politikası ve Hububat Piyasası Düzenlemeleri
  • AB, Ortak Tarım Politikası (CAP) kapsamında hububat üretimini ve kalitesini düzenler. Hububat Ortak Piyasa Düzeni (OPD) ile üretim, kalite ve ticaret standartları belirlenmiştir.
  • AB’de buğday kalitesi, protein oranı, gluten kalitesi ve diğer teknik özellikler standartlarla sıkı şekilde kontrol edilir.

4.2. Gıda Güvenliği ve Hijyen Standartları
  • AB’de ekmek ve un ürünleri, Gıda Hijyeni Direktifleri ve Gıda Katkı Maddeleri Yönetmelikleri ile düzenlenir.
  • Gluten içeriği, katkı maddeleri ve mikotoksinler gibi konularda sıkı sınırlar vardır.
  • AB ülkelerinde tüketicinin sağlığını korumaya yönelik etiketleme zorunlulukları mevcuttur.

4.3. Ekmek Tanımı ve Çeşitleri
  • AB ülkelerinde ekmek tanımı ve çeşitleri ulusal mevzuatlarla belirlenir ancak genel olarak buğday unu esas alınır.
  • Tam buğday, kepekli ve özel ekmek çeşitleri için üretim standartları vardır.

5. Türkiye ile Avrupa Birliği Mevzuatlarının Karşılaştırılması
KonuTürkiyeAvrupa Birliği
Buğday KalitesiYerel çeşitler (Esperia, Tosunbey vb.), protein ve süne emgi oranı önemliYüksek kalite standartları, protein ve gluten kalitesi sıkı kontrol
Ekmek TanımıTürk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri TebliğiÜye ülkeler bazında farklılık, genel buğday unu esaslı
Katkı MaddeleriBakanlıkça izin verilen katkılar kullanılırAB Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği ile sıkı denetim
Gıda Güvenliği DenetimleriTarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık BakanlığıEFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi) ve ulusal otoriteler
Tüketici BilgilendirmeZorunlu etiketleme ve ürün çeşitliliği zorunluluğuEtiketleme yönetmelikleri, alerjen bildirimi zorunlu
Piyasa DüzenlemeleriTarım Bakanlığı tarafından fiyat ve kalite kontrolüOrtak Tarım Politikası ve Hububat OPD ile piyasa düzenlemesi

6. Sağlık Açısından Öne Çıkan Farklılıklar ve Benzerlikler
  • Her iki bölgede de tam buğday ve kepekli ekmek tüketiminin artırılması sağlık politikaları kapsamında teşvik edilmektedir.
  • Türkiye’de gluten intoleransı ve alerjiler konusunda farkındalık artmakla birlikte, AB’de bu konuda daha kapsamlı mevzuat ve etiketleme uygulamaları vardır.
  • Pestisit ve mikotoksin kalıntıları konusunda AB standartları genellikle daha sıkı ve denetimler daha sistematiktir.

7. Sonuç ve Değerlendirme

Türkiye ve Avrupa Birliği, ekmek yapımında kullanılan buğdayın kalitesi ve sağlık açısından güvenliği konusunda benzer hedeflere sahiptir. Lakin AB’nin daha uzun süredir uyguladığı Ortak Tarım Politikası ve gıda güvenliği mevzuatı, Türkiye’nin uyum sürecinde önemli bir referans noktasıdır.

Türkiye’de buğday kalitesinin artırılması, pestisit ve mikotoksin kontrolünün güçlendirilmesi, katkı maddeleri ve hijyen standartlarının AB normlarına yaklaştırılması gerekmektedir.

Ekmek ve un ürünlerinde tüketici sağlığının korunması için mevzuat uyumu ve denetimlerin artırılması önem taşımaktadır.

Bu kapsamda, Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği ve Ortaklık Anlaşması çerçevesinde mevzuat uyumu çalışmaları devam etmekte olup, tarım ürünlerinde kalite ve sağlık standartlarının yükseltilmesi hem iç tüketici sağlığı hem de ihracat açısından kritik önemdedir.

Bu değerlendirme, Türkiye ve AB mevzuatları ile buğdayın ekmek yapımındaki niteliği ve sağlık açısından önemine dair kapsamlı bir karşılaştırma sunmaktadır. Daha detaylı teknik ve yasal metinler için ilgili bakanlık ve AB resmi kaynaklarına başvurmalısınız.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Yönetmelikleri Okumak İsteyenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği

⭐️⭐️ TÜRK GIDA KODEKSİ GIDA KATKI MADDELERİ YÖNETMELİĞİ

⭐️⭐️ AB Ekmek ve Un Mevzuatı

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Kansere Karşı Kalkan Sarımsak

Kanser, genetik yatkınlık, çevresel faktörler, yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları gibi çok sayıda etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan karmaşık bir hastalıktır. Dünya genelinde artan kanser vakaları, koruyucu stratejilerin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu stratejiler içinde beslenme, en değiştirilebilir ve etkili yollardan biridir. Sarımsak (Allium sativum), binlerce yıldır hem mutfaklarda hem de geleneksel tıpta kullanılan, modern bilimin de desteklediği doğal antikanser bir gıdadır.

Kanser Riskini Azaltır

Sarımsağın kanser önleyici etkisi, içerdiği sülfürlü bileşikler ve antioksidanlar sayesinde gerçekleşir. Bu bileşenler:

  • Allisin (doğrandığında veya ezildiğinde oluşur)
  • Ajoene
  • Diallyl trisulfide (DATS)
  • S-allyl cysteine (SAC)
  • Organik selenyum bileşikleri
  • Flavonoidler ve fenolik bileşikler

Bu maddeler, hücre DNA’sını koruyarak, tümör gelişimini engelleyici çok yönlü mekanizmalarla çalışır.

Kanser Oluşum Sürecine Etkisi

Kanserin gelişimi genellikle üç aşamada incelenir: başlatma (initiation), ilerletme (promotion) ve ilerleme (progression). Sarımsak bu üç aşamayı da farklı şekillerde etkiler:

Başlatma Evresi

DNA hasarı, hücre mutasyonları ve genetik bozukluklar bu aşamada oluşur.

Sarımsaktaki sülfürlü bileşikler:

  • DNA mutasyonlarını önleyici etki gösterir
  • Karaciğer enzimlerini aktive ederek, vücuda giren toksinlerin zararsız hale getirilmesini sağlar
  • Serbest radikalleri etkisiz hale getirerek DNA’yı oksidatif strese karşı korur

İlerletme Evresi

Anormal hücrelerin çoğalıp tümör oluşturduğu evredir.

Sarımsak:

  • Hücre döngüsünü durdurarak çoğalmayı engeller
  • Hücre içi sinyal yollarını bloke eder
  • İnflamasyon faktörlerini baskılar

İlerlemiş Kanser Evresi

Bu aşamada metastaz (yayılma) riski vardır.

Sarımsağın bileşenleri:

  • Tümör hücrelerinin yayılmasını engeller
  • Anjiyogenez (yeni damar oluşumu) sürecini yavaşlatır
  • Bağışıklık sistemini uyararak kanser hücrelerine karşı savunmayı artırır

DNA Koruyucu Etki

Sarımsakta bulunan antioksidanlar, hücre DNA’sını serbest radikallerin neden olduğu hasara karşı korur. Bu, özellikle kanserin başlama aşamasında kritik öneme sahiptir. Sülfür bileşikleri, DNA onarım mekanizmalarını aktive eder.

Detoksifikasyon Enzimlerini Aktive Etme

Karaciğerin detoksifikasyon enzimleri (örneğin glutatyon S-transferaz) kansere neden olabilecek toksinleri parçalayarak zararsız hale getirir.

Sarımsak:

  • Bu enzimleri artırır
  • Kimyasal karsinojenlerin etkisini azaltır
  • Vücuttan toksin atılımını hızlandırır

Apoptoz (Programlı Hücre Ölümü) Etkisi

Sarımsakta bulunan diallyl trisulfide (DATS), kanser hücrelerinde apoptoz (kontrollü hücre ölümü) sürecini başlatır. Normal hücreleri etkilemeden, sadece kanserli hücrelerin ölümünü sağlar.

Hücre Proliferasyonunu (Bölünmesini) Engelleme

Kanserin temel özelliği, kontrolsüz hücre çoğalmasıdır.

Sarımsak bileşenleri:

  • Hücre döngüsünü G1 ve G2 fazlarında durdurur
  • Böylece kanserli hücrelerin çoğalmasını yavaşlatır

Anjiyogenez ve Metastazı Engelleme

Tümörlerin büyüyebilmesi ve yayılabilmesi için yeni damarlar oluşturması gerekir (anjiyogenez). Sarımsakta bulunan sülfürlü bileşikler:

  • Yeni damar oluşumunu baskılar
  • Kanser hücrelerinin diğer organlara yayılmasını önler

Bağışıklık Sistemini Güçlendirme

Kanserle savaşta bağışıklık sistemi en önemli savunma hattıdır.

Sarımsak:

  • Doğal öldürücü hücreleri (NK cells) aktive eder
  • Makrofajlar ve T-lenfositlerin aktivitesini artırır
  • Sitokin salınımını düzenleyerek tümör baskılayıcı ortam oluşturur

Sarımsağın Spesifik Kanser Türlerine Etkisi
Kolon Kanseri
  • Sarımsak, kolon mukozasını korur, hücre çoğalmasını azaltır
  • Lifle birlikte alındığında etkisi daha da artar

Mide Kanseri
  • Helikobakter pilori’ye karşı antibakteriyel etkisiyle mide kanseri riskini azaltır
  • Asya’da yapılan çalışmalar sarımsak tüketiminin mide kanseri insidansını düşürdüğünü göstermiştir

Prostat Kanseri
  • Sülfür bileşikleri, prostat hücrelerinde apoptozu uyarır
  • Hayvan deneylerinde tümör boyutunda azalma gözlenmiştir

Meme Kanseri
  • Sarımsakta bulunan S-allyl cysteine, östrojen reseptörlerini baskılayarak hormonla ilişkili tümörleri kontrol eder
  • Anti-inflamatuar etkileri sayesinde tümör mikro çevresini zayıflatır

Akciğer Kanseri
  • Sigara kaynaklı toksinlere karşı hücresel savunmayı artırır
  • Oksidatif DNA hasarını engelleyerek akciğer dokusunu korur

Klinik ve Epidemiyolojik Bulgular
Çin’de Yapılan Nüfus Araştırması

Haftada en az iki kez sarımsak tüketen bireylerde mide ve özofagus kanseri oranı %40 daha düşük bulunmuştur (Lan et al., 2004).

Iowa Kadın Sağlığı Çalışması

Sarımsak tüketimi ile kolon kanseri arasında negatif ilişki tespit edilmiştir. Daha fazla sarımsak tüketen kadınlarda risk düşüktür.

Meta-Analiz Sonuçları

200+ çalışmayı kapsayan bir meta-analiz, sarımsak tüketiminin toplam kanser riski üzerinde %20’ye varan azaltıcı etki sağlayabileceğini göstermiştir.

Sarımsak Nasıl Tüketilmeli?
  • Çiğ ve ezilmiş sarımsak en etkilisidir (allisin üretimi için)
  • Ezildikten sonra 10 dakika bekletmek allisin üretimini artırır
  • Aşırı pişirme sülfür bileşiklerini yok edebilir

Güvenlik ve Uyarılar
  • Aşırı sarımsak mide rahatsızlıklarına ve ağız kokusuna neden olabilir
  • Kan sulandırıcı ilaç kullananlar dikkatli olmalıdır
  • Ameliyat öncesi dönemde kullanılmamalıdır

Sonuç

Sarımsak, içerdiği güçlü sülfür bileşikleri, antioksidanlar ve fitokimyasallar sayesinde çok yönlü antikanser etkilere sahiptir. DNA’yı korur, bağışıklık sistemini uyarır, tümör hücrelerini durdurur, inflamasyonu azaltır ve metabolik detoksifikasyonu destekler. Sarımsak, sadece lezzet değil, aynı zamanda kanserden korunma açısından doğal bir zırh sunar.

Günlük beslenmeye çiğ sarımsak ya da kaliteli sarımsak takviyeleri eklemek, hem genel sağlığı destekler hem de kanser riskini azaltmaya yardımcı olur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Sarımsak ( Allium sativum ) Organosülfür Bileşiklerinin Antibakteriyel Özellikleri https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8362743/

⭐️⭐️ Sarımsağın ( Allium sativum ) ve organosülfür bileşiklerinin antiviral potansiyeli 
: Klinik öncesi ve klinik verilerin sistematik bir güncellemesi https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0924224420305641

⭐️⭐️ Grip-soğuk algınlığı mevsimlerinde Echinacea-sarımsaktan faydalanmak için stratejik bir çağrı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/10800289/

⭐️⭐️ Sarımsağın gerçek biyoaktif bileşenlerinin açıklanması https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16484550/

⭐️⭐️ Allium sativum L.’nin Antioksidan Etkisi ve Terapötik Etkinliği https://www.mdpi.com/1420-3049/18/1/690?utm_source=chatgpt.com

⭐️⭐️ Yaş Sarımsak Özütünün Antioksidan Sağlık Etkileri  https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0022316622147887?utm_source=chatgpt.com

⭐️⭐️ Sarımsak ( Allium sativum ) doğal bir panzehir veya hastalıklara ve toksisitelere karşı koruyucu bir madde olarak: Eleştirel bir inceleme https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2772753X23001752?utm_source=chatgpt.com

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Ağır İş Makinesi Operatörleri İçin Propriyosepsiyon Temelli Günlük İşbaşı Uygunluk Formu

İş makinesi operatörlerinin güvenli ve verimli çalışabilmeleri, yalnızca teknik becerilere değil; aynı zamanda bedenin denge, koordinasyon, dikkat ve proprioseptif (beden farkındalığı) işlevlerinin o günkü uygunluğuna da bağlıdır.
Bu form, operatörün günlük proprioseptif kapasitesini, bedensel farkındalığını, dikkat ve reaksiyon hızını öz-değerlendirme yöntemiyle gözden geçirmesini sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.

Formda yer alan sorular, görsel, vestibüler (denge), kas-iskelet, zihinsel ve psikososyal bileşenleri kapsamaktadır. Her operatör, işe başlamadan önce bu formu dürüst ve dikkatli biçimde doldurmalıdır.
Amaç, “çalışmaya elverişsiz” olduğu bir günde bunu fark edip kendisini, ekip arkadaşlarını ve çevresini koruma sorumluluğunu yerine getirmektir.

Doldurma Talimatı:

  1. Form, işbaşı öncesinde ve günlük olarak doldurulmalıdır.
  2. Tüm değerlendirmeler, o günkü öznel durumunuzu yansıtmalıdır (örneğin “bugün uykum iyi” veya “başım dönüyor” gibi).
  3. Gerektiğinde form, işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı tarafından yorumlanabilir.
  4. Uygunluk skoru “sınırda” çıkan durumlarda kişi işbaşı yapmadan önce 10 dakika dinlenmeli, su içmeli, kısa esneme yapmalı ve gerekirse tekrar değerlendirme yapmalıdır.
  5. Form, kişisel bir cezalandırma aracı değil; güvenli çalışma bilincini geliştirme aracıdır.

1️⃣ OPERATÖR BİLGİLERİ
AlanAçıklama
Adı Soyadı
T.C. No
Görevi / ÜnvanıKule Vinç Operatörü ☐ Bekoloder Operatörü ☐ Ekskavatör ☐ Loder ☐ Forklift ☐ Dozer ☐ Greyder ☐ Silindir ☐ Mobil Vinç ☐ Diğer (belirtiniz): ___________
Birim / Şantiye Alanı
Tarih
Vardiya Saati
Amir / Gözlemci

2️⃣ GÜNLÜK FİZİKSEL DURUM & PROPRİYOSEPTİF ÖZDEĞERLENDİRME

Her madde 0–5 arasında puanlanır:
0 = Çok Kötü / Uygun Değil, 5 = Çok İyi / Tam Uyumlu

KriterAçıklamaPuan (0–5)
Kas Denge HissiAyakta dururken ağırlığınızı iki ayağınızda eşit hissediyor musunuz?
Vücut FarkındalığıKollarınızı kapalı gözlerle yatayda tutarken dengesizlik hissediyor musunuz?
Hareket KoordinasyonuBasit el–göz hareketlerinde (ör. kalem tutma, direksiyon simidini kavrama) tutarsızlık hissediyor musunuz?
Refleks Tepki AlgısıAni bir ses ya da hareket karşısında tepki süreniz normal mi?
Kas Yorgunluğu DüzeyiBoyun, bel veya bacak kaslarında ağrı / sertlik var mı?
Denge Algısı (subjektif)Ayakta dururken sallanma hissediyor musunuz?
Uyku Kalitesi (son 24 saat)Uykunuzu tam aldığınızı düşünüyor musunuz?
Beslenme Durumu (son 12 saat)Öğün atladınız mı / yeterli sıvı aldınız mı?
Zihinsel Odak ve MotivasyonBugün işinize konsantre olabileceğinizi hissediyor musunuz?
Genel Propriyoseptif UygunlukTüm bedensel farkındalığınızla makineyi güvenle kullanabileceğinizi düşünüyor musunuz?

➡️ Toplam Puan (maks. 50): ______ / 50

  • 40–50: Uygun – İşe başlayabilir.
  • 25–39: Sınırlı Uygunluk – Yakın gözlem önerilir.
  • 0–24: Uygun Değil – İSG uzmanı tarafından yeniden değerlendirme gerekir.

3️⃣ HIZLI GÖZLEME DAYALI TESTLER (İSG UZMANI / AMİR TARAFINDAN)

Amaç: Operatörün propriyoseptif stabilitesini kısa süreli testlerle objektif olarak gözlemlemek.

TestYöntemDeğerlendirme
Romberg Denge TestiOperatör ayakta, ayaklar bitişik, kollar yanda, gözler kapalı 20 sn durur.Düşme / Sallanma yoksa “Normal”
Parmak–Burun TestiGözleri kapalı iken işaret parmağını burnuna 3 kez değdirir.Hedefi şaşırma yoksa “Koordinasyon Normal”
Yürüme Doğruluğu (Tandem Walk)Düz çizgi üzerinde topuk–parmak ucu yürür (3 m).Sapma ≤10 cm ise “Denge Normal”
Görsel Takip (Hareketli Nesne)Yavaşça hareket eden kalem veya lazeri gözleriyle takip eder.Göz atlamaları yoksa “Normal”

Sonuç:
☐ Tüm testler normal → İşe başlama onayı
☐ Bir testte sapma var → Gözlemli çalışma önerisi
☐ Birden fazla test uygunsuz → İşe başlatma yasak

4️⃣ PSİKOSOSYAL VE NÖROFİZYOLOJİK DURUM (ÖZ RAPORLAMA)
KriterAçıklamaDeğerlendirme Aralığı
Stres Düzeyi (VAS)0 (çok sakin) – 10 (aşırı stresli)☐0 ☐1 ☐2 ☐3 ☐4 ☐5 ☐6 ☐7 ☐8 ☐9 ☐10
Motivasyon (Likert)1 (hiç motive değil) – 5 (çok motive)☐1 ☐2 ☐3 ☐4 ☐5
İş Tatmini (Likert)1 (çok düşük) – 5 (çok yüksek)☐1 ☐2 ☐3 ☐4 ☐5
Zihinsel Odaklanma (1–5)1 (dağınık) – 5 (tam odak)☐1 ☐2 ☐3 ☐4 ☐5

Uyarı: Stres düzeyi ≥7 veya odaklanma ≤2 ise operatör propriyoseptif denge bakımından risklidir.
İSG birimi tarafından kısa mola, nefes egzersizi veya alternatif görev planlaması önerilir.

5️⃣ GÖRSEL VE DUYU ALGILAMA DURUMU
KriterAçıklamaEvet / Hayır
Gözlük / lens kullanıyor musunuz?☐ Evet ☐ Hayır
Gözlük numaranız güncel mi?Son muayene tarihi: ____☐ Evet ☐ Hayır
Görme bulanıklığı / çift görme yaşanıyor mu?☐ Evet ☐ Hayır
Duyma cihazı kullanıyor musunuz?☐ Evet ☐ Hayır
Duyusal algıda azalma hissediyor musunuz? (parmaklarda, ayaklarda)☐ Evet ☐ Hayır

6️⃣ SONUÇ VE İMZALAR
AlanAçıklama
Operatör Beyanı“Yukarıdaki bilgilerin doğru olduğunu, bugün görevimi güvenle yerine getirebilecek bedensel farkındalığa sahip olduğumu beyan ederim.”
Operatör İmzası__________________
Gözlemci / Amir Değerlendirmesi☐ Uygun ☐ Gözlemli ☐ Uygun Değil
İSG Uzmanı Onayı__________________

7️⃣ YÖNETİM RAPORLAMA REHBERİ (Formdan Elde Edilen Verilerle)

Yönetime gönderilecek günlük propriyosepsiyon uygunluk raporu aşağıdaki parametrelerle özetlenmelidir:

BaşlıkAçıklama
Günlük ortalama propriyosepsiyon puanı(Operatörlerin toplam puan ortalaması)
Uygun olmayan operatör oranı(%) olarak belirtilir
En sık bildirilen problemÖrn: Kas yorgunluğu, stres, görsel bulanıklık
Önleyici aksiyon önerisiErgonomik mola düzeni, sıvı tüketim takibi, eğitim vb.
Kaza Önleme Korelasyonu(Form skorları ile olay kayıtları arasındaki trend)

Propriyosepsiyon, bedenin kendi konumunu, hareketini ve dengesini fark etme yetisidir.
Bir kule vinç operatörünün joystiği kullanırken milimetrik hassasiyetle hareket etmesi, bir bekoloderin kepçeyi yana devirmeden konumlandırabilmesi, bir kepçe operatörünün dar alanda çevresini sezgisel olarak algılayabilmesi hep bu sistemin sağlıklı çalışmasına bağlıdır.

Her gün değişen ruh hali, uyku düzeni, beslenme, sıvı alımı, stres, kas yorgunluğu ve görsel odaklanma becerisi bu denge sistemini etkiler.
Bu formu doldurmak, “bugün ne kadar hazır hissediyorum?” sorusuna dürüst bir yanıt verme fırsatıdır.

Unutmayın:

  • Propriyosepsiyon eksikliği refleks gecikmesi, koordinasyon hatası ve kaza riskinde artış anlamına gelir.
  • Formu düzenli doldurmak, zamanla kendi beden dilinizi, limitlerinizi ve güçlü yanlarınızı tanımanızı sağlar.
  • Güvenli çalışma, bilinçli farkındalıkla başlar.

“Kendini fark et, kontrolü koru, güvenle çalış.”
Bu form, sizin ve çalışma arkadaşlarınızın güvenliği için atılmış en değerli adımdır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Propriyosepsiyon, Interosepsiyon, Nörosepsiyon Eğitim Almak İçin Bizi Arayın

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü Dr Mustafa KEBAT yönetiminde deneyimli ekibimizle, firmanız beyaz yaka çalışanlarına özel – Yüksekte Çalışanlara Denge – Propriyoseptif Egzersizler Eğitimini Türkiyenin her yerinde planlayalım.

Eğitim Başvurusu

Dr Mustafa KEBAT – 0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

  • Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
  • +90 232 265 20 65
  • [email protected]

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Proprioseptif ve Vestibüler Duyu Sistemlerinin Harekete Göreli Katkısı: Moleküler Bilim Çağında Keşif Fırsatları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7867206/

⭐️⭐️ Propriosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2095254615000058

⭐️⭐️ Mekanoreseptör https://www.sciencedirect.com/topics/immunology-and-microbiology/mechanoreceptor

⭐️⭐️ Sensörimotor Sistemi, Bölüm I: Fonksiyonel Eklem Stabilitesinin Fizyolojik Temeli. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC164311/

⭐️⭐️ Propriosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6191985/

⭐️⭐️ PNF Kavramının Temel Unsurları, Bir Eğitim Anlatısı https://www.scientificarchives.com/article/the-essential-elements-of-the-pnf-concept-an-educational-narrative

⭐️⭐️ Motor fonksiyonu iyileştirmede proprioseptif eğitimin etkinliği: sistematik bir inceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4309156/

⭐️⭐️ Yaşlı yetişkinlerde denge ve gücün geliştirilmesinde geleneksel ve güncel yaklaşımların karşılaştırılması https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21510715/

⭐️⭐️ Yapı İşlerinde Yüksekte Çalışmalarda İSG Uygulama Rehberi. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.csgb.gov.tr/Media/0b3hcam2/yapiisleriyuksektecalismauygrehberi-in%C5%9Ft%C5%9Fb_revize.pdf

⭐️⭐️ Yaşlılarda Denge, Fonksiyonel Performans ve Düşme Önleme İçin Gövde Kas Gücünün Önemi: Sistematik Bir İnceleme https://www.researchgate.net/publication/236139834_The_Importance_of_Trunk_Muscle_Strength_for_Balance_Functional_Performance_and_Fall_Prevention_in_Seniors_A_Systematic_Review

⭐️⭐️ Dengesiz yüzeyler ve rehabilitasyon cihazları kullanılarak yapılan direnç antrenmanının etkinliği https://www.researchgate.net/publication/224822339_The_effectiveness_of_resistance_training_using_unstable_surfaces_and_devices_for_rehabilitation

⭐️⭐️ Futbolda duruş kontrolüne uzmanlık ve görsel katkının etkisi https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/j.1600-0838.2005.00502.x

⭐️⭐️ Spor veya günlük yaşamdaki fiziksel aktiviteler ile dik duruştaki duruş bozukluğu arasındaki ilişkinin sistematik bir incelemesi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23955562/

⭐️⭐️ NSC Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun 2021 Raporu Hakkındaki Açıklaması https://www.nsc.org/newsroom/nsc-statement-bls-report-2021#:~:text=In%202020%2C%20there%20were%204%2C764,highest%20annual%20rate%20since%202016.

⭐️⭐️ Hall, C. M., & Brody, L. T. (2005). Therapeutic Exercise: Moving Toward Function. Lippincott Williams & Wilkins. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://students.aiu.edu/submissions/profiles/resources/onlineBook/Q4X4S2_Therapeutic_Exercise_Moving_Toward_Function_3.pdf

⭐️⭐️ Motor Kontrolü: Araştırmayı Klinik Uygulamaya Dönüştürmek https://www.researchgate.net/publication/228118305_Motor_Control_Translating_Research_Into_Clinical_Practice

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

#propriyosepsiyon #işmakinesi #işbaşıuygunlukformu #işgüvenliği #uzman #tetkikosgb #kebat

Daha Fazla

Sakkarin ve Diğer Yapay Tatlandırıcılar Bağırsak Sağlığını Nasıl Etkiler

Yapay tatlandırıcılar, özellikle sakarin, aspartam, sukraloz ve stevia gibi türler, bağırsak sağlığı üzerinde önemli etkiler yapabilir ve bağırsak mikrobiyotasının dengesini bozabilir.

Yapay Tatlandırıcıların Bağırsak Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Mikrobiyota Dengesinin Bozulması: Yapay tatlandırıcılar, bağırsakta yaşayan yararlı bakterilerin popülasyonunu azaltabilir veya dengesini bozabilir.

Örneğin, sakarin tüketimi probiyotik özellikteki Akkermansia muciniphila bakterisinin sayısını azaltabilir; sukraloz ise bifidobakteriler, laktobasiller ve diğer faydalı bakteri türlerinin sayısını düşürür.

Metabolik Bozukluklar: Bağırsak mikrobiyotasındaki bu bozulmalar, glikoz intoleransı ve insülin direnci gibi metabolik sorunlara yol açabilir. Bu durum diyabet ve metabolik sendrom riskini artırabilir. Yapay tatlandırıcıların kısa süreli ve düşük dozlarda bile kan şekerini artırdığı ve şeker metabolizmasını bozduğu gösterilmiştir.

Sindirim Sorunları ve Bağışıklık: Mikrobiyota dengesindeki bozukluklar, sindirim sorunlarına ve bağışıklık sistemi ile ilgili rahatsızlıklara neden olabilir.

İştah ve Kilo Kontrolü: Yapay tatlandırıcılar beynin iştah ve tokluk mekanizmasını etkileyerek tokluk hissi oluşturmaz, bu da aşırı yeme ve kilo artışına yol açabilir.

Bireysel Hassasiyet: Bazı kişilerde yapay tatlandırıcılar baş ağrısı, migren, depresyon ve alerjik reaksiyonlar gibi yan etkilere sebep olabilir.

Farklı Tatlandırıcıların Etkileri:

  • Aspartam hızlı parçalanır ve kalın bağırsağa ulaşmadığı için mikrobiyota üzerindeki etkisi daha az belirgindir.
  • Stevia ise bağırsak mikrobiyomunun belirli türleri için besin olabilen inülin ve fruktanlar içerdiğinden farklı bir mekanizmayla etki gösterebilir.
  • Ksilitol ve sorbitol gibi şeker alkolleri de mikrobiyota dengesini değiştirebilir.

Yapay tatlandırıcılar bağırsak mikrobiyotasında önemli değişikliklere yol açabilir, bu da metabolik hastalıklar, sindirim sorunları ve bağışıklık sistemi problemleri riskini artırabilir. Bu etkiler tatlandırıcı türüne ve bireysel duyarlılığa göre değişiklik gösterebilir.

Dolayısıyla yapay tatlandırıcıların bağırsak sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri göz önünde bulundurularak tüketimi dikkatle yapılmalıdır

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐⭐ Yapay Tatlandırıcılar İki Model Bağırsak Bakterisinin, E. coli ve E. faecalis’in Patojenik Özelliklerini Olumsuz Şekilde Düzenliyor https://www.mdpi.com/1422-0067/22/10/5228

⭐⭐ Sukraloz-6-asetat ve ana maddesi olan sukralozun toksikolojik ve farmakokinetik özellikleri: 
in vitro tarama testleri https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/10937404.2023.2213903

⭐⭐ Sukralozun Karbonhidratlı (Karbonhidratsız) Kısa Süreli Tüketimi İnsanlarda Şekere Karşı Sinirsel ve Metabolik Duyarlılığı Bozuyor https://www.cell.com/cell-metabolism/fulltext/S1550-4131(20)30057-7

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Sihirli Diş Fırçası – Küçük Gençlere

Hatice Öğretmenimin güzel sınıfı,

Bu hafta yoğunluğum sebebi ile sizlere özel bir hikaye olmadı. Kusuruma bakmayın küçük gençler..

Önümüzdeki hafta muazzam bir hikaye geliyor..Sihir dünyasında gezmeye devam edeceğiz.

Hepinizi çok seviyorum. Çok kitap okuyun lütfen…

Dr. Mustafa KEBAT

Ali 11 yaşındaydı. Dişlerini fırçalamayı pek sevmezdi. Annesi her akşam,
“Ali, dişlerini fırçala!” diye seslenirdi.
Ama Ali çoğu zaman, “Bir kere fırçalamazsam ne olur ki? Hem zaten sabah yaparım.” diye düşünürdü.

Bir akşam banyoda lavabonun kenarında garip bir ışık saçan eski bir diş fırçası buldu. Fırça, yıllardır çekmecede unutulmuştu. Ama bu gece farklıydı. Kendi kendine parlıyordu.

Ali fırçayı eline alınca incecik bir ses duydu:
“Merhaba, ben Sihirli Fırça! Seni dişlerinin derinliklerinden çok daha uzaklara, paralel evrenlere götürebilirim. Ama önce bana söz ver: Dişlerini düzenli fırçalayacaksın.”

Ali şaşkındı. “Paralel evren mi? Yani bizimki gibi başka dünyalar mı var?”

Fırça cevap verdi:
“Evet! Fizikçiler buna paralel evren teorisi diyor. Senin yaşadığın dünya ile yan yana var olan başka dünyalar olabilir. Oralarda senin başka versiyonların bile olabilir. Hadi, ilk yolculuğumuza çıkmak ister misin?”

Ali gözleri parlayarak:
“Tabii ki isterim! Ama… diş fırçalamakla bunun ne ilgisi var?” diye sordu.

Sihirli Fırça gülerek:
“Göreceksin… her evrende dişler farklı şekillerde karşına çıkacak. Ve sen, sağlıklı dişlerin neden önemli olduğunu öğreneceksin.”

Fırça Ali’yi ışıklar içinde döndürdü. Bir anda kendini bembeyaz bir arazide buldu. Her yer şekerden yapılmıştı. Dağlar kocaman pamuk şekeriydi, nehirler çikolata akıyordu. Evlerin duvarları şeker kamışından, yollar karameldendi.

Ali şaşkınlıkla bağırdı:
“Vay canına! Burada yaşamak çok eğlenceli olmalı!”

Tam o sırada dişleri kocaman ama simsiyah olmuş çocuklar yanına geldi. Bir tanesi konuştu:
“Sen yeni misin? Sakın çok gülme, dişlerin kırılabilir.”

Ali hayretle sordu:
“Dişleriniz neden böyle kötü durumda?”

Çocuk üzülerek anlattı:
“Biz hep şeker yiyoruz. Burada sebze, meyve yok. Dişlerimiz çürüdü. Çünkü bakteriler şekeri çok seviyor. Onlar şekeri yiyince asit üretiyor. Asit de dişlerimizin sert tabakası olan mineyi eritiyor. Sonra delikler oluşuyor, biz buna çürük diyoruz.”

Ali şaşırmıştı. “Yani şeker yemek dişlerimizi bu kadar kolay bozabilir mi?”

Sihirli Fırça araya girdi:
“Evet Ali. Şeker, bakteriler için enerji kaynağıdır. Bakterilerin oluşturduğu asit dişi yavaşça delik deşik eder. Düzenli fırçalamazsan, bakterilerin oluşturduğu ince yapışkan tabaka, yani plak, dişlerin üzerinde kalır ve çürük başlar.”

Ali kafasını salladı:
“Demek ki annem haklıymış…”

Bir sonraki yolculukta Ali kendini metalden yapılmış bir şehirde buldu. Buradaki insanların dişleri normal değil, tamamen çelikten yapılmıştı.

Bir çocuk yanına geldi ve gururla dedi ki:
“Bizim dişlerimiz asla çürümez. Çünkü metalden!”

Ali şaşkınlıkla sordu:
“Ama yemek yemek zor olmuyor mu?”

Çocuk güldü:
“Oluyor. Mesela sıcak çorba içtiğimizde dişlerimiz yanıyor çünkü metal ısıyı hemen iletiyor. Soğuk dondurma yediğimizde de dişlerimiz donuyor. Ayrıca tatları tam olarak alamıyoruz.”

Sihirli Fırça açıkladı:
“İşte bu yüzden doğanın yaptığı dişler mükemmel bir dengeye sahiptir. Dişlerimizin dış kısmındaki mine serttir ama iç kısımlarında dentin ve pulpa gibi canlı dokular vardır. Pulpa, dişin kalbi gibidir; içinde sinirler ve damarlar bulunur. Böylece diş hem güçlüdür hem de duyarlıdır.”

Ali düşündü:
“Yani dişlerimizin doğal hali aslında en iyisi…”

Ali bir sonraki evrende kendini kocaman bir ormanda buldu. Ama ağaçlar yeşil değildi; her biri bakterilere benziyordu. Büyüteçle bakınca, bunların aslında Streptococcus mutans adlı bakterilerin dev versiyonları olduğunu fark etti.

Bakteriler hep bir ağızdan bağırıyordu:
“Biz şeker yeriz, asit üretiriz, dişleri çürütürüz!”

Ali ürktü. “Bunlar gerçek hayatta da var mı?”

Sihirli Fırça başını salladı:
“Evet, ama bu kadar büyük değiller. Onlar mikroskobiktir, yani gözle göremeyeceğin kadar küçüktür. Ama ağızda milyarlarca yaşarlar. Eğer dişlerini fırçalarsan onları temizlersin. Eğer fırçalamazsan, dişlerdeki boşlukları doldurur ve zarar verirler.”

Ali merakla sordu:
“Peki onları tamamen yok edebilir miyiz?”

“Hayır,” dedi Fırça. “Ama onlarla dengeli yaşayabiliriz. Tıpkı bir ormanın içinde iyi ve kötü canlıların bir arada yaşaması gibi. Bizim görevimiz onları kontrol altında tutmak.”

Ali bu kez bir zaman kristalinin içine girdi. Burada insanların dişleri, zamanla birlikte hızla yaşlanıyordu. Bir gün fırçalamadıklarında, dişleri birkaç yıl yaşlanıyor gibiydi.

Bir çocuk ona yaklaşıp dedi ki:
“Biz fırçalamayı aksatırsak, dişlerimiz hızla sararır ve kırılır. Çünkü zaman burada daha hızlı akar.”

Ali şaşırdı:
“Gerçek dünyada da böyle mi?”

Fırça cevapladı:
“Aslında evet. Dişlerini fırçalamazsan, kısa sürede plak birikir. O plak sertleşir ve tartar olur. Bu da diş eti hastalıklarına yol açar. Diş eti çekilirse, dişler sallanır ve düşer. Yani fırçalamamak, zamanı hızlandırmak gibidir.”

Ali derin bir nefes aldı:
“Ben dişlerimi kaybetmek istemem. Çünkü onlar sadece yemek için değil, gülmek ve konuşmak için de önemli.”

Bir yolculuk sırasında Ali, evrenler arasında kaybolmuş küçük bir laboratuvara girdi. Burada beyaz önlüklü bilim insanları çalışıyordu. Mikroskoplarla dişlerin yapısını inceliyorlardı.

Ali dayanamayıp sordu:
“Dişler neden bu kadar önemli ki, siz bile araştırıyorsunuz?”

Bir bilim insanı gülümseyerek anlattı:
“Çünkü dişler sadece ağızda duran taş parçaları değildir. Onlar vücudun sağlığı için kapıdır. Eğer dişlerde çürük varsa, bakteriler kana karışabilir. Bu da kalbi, böbreği hatta beyni bile etkileyebilir. Biz buna sistemik etki diyoruz. Yani ağız sağlığı, bütün vücudu ilgilendirir.”

Ali şaşırarak tekrar sordu:
“Yani dişlerimizi fırçalamamak sadece çürük değil, kalp hastalığına bile yol açabilir mi?”

“Evet,” dedi bilim insanı. “O yüzden her gün düzenli bakım çok önemli.”

Son yolculukta Ali, kendi kopyasıyla karşılaştı. Ama bu kopya dişlerini hiç fırçalamamıştı. Dişleri sararmış, bazıları düşmüş, konuşurken zorlanıyordu.

Kopya Ali üzgün bir sesle dedi ki:
“Ben senin tembel halinim. Diş fırçalamayı hep erteledim. Şimdi gülümseyemiyorum, yemekleri zor çiğniyorum. Keşke zamanında fırçalasaydım.”

Gerçek Ali’nin içi burkuldu.
“Ben böyle olmak istemem.” dedi.

Sihirli Fırça ona son sözünü söyledi:
“İşte Ali, tüm yolculuğun özeti bu. Sağlıklı dişler, sana özgürce gülme, keyifle yemek yeme ve sağlıklı bir beden sağlar. Düzenli fırçalamak, seni bütün bu kötü ihtimallerden korur.”

Bir ışık hüzmesiyle Ali kendi banyosuna geri döndü. Elinde hâlâ sihirli diş fırçası vardı. Ama artık o fırçanın ışığı sönmüştü. Çünkü asıl sihir, Ali’nin kendi kararındaydı.

Ali derin bir nefes aldı ve gülerek dedi ki:
“Ben karar verdim. Bundan sonra her sabah ve her akşam dişlerimi fırçalayacağım. Çünkü dişlerim benim geleceğim.”

Ve o günden sonra, Ali sadece dişlerini fırçalamakla kalmadı; arkadaşlarına da öğrendiklerini anlattı. Paralel evrenlerde gördüğü her şeyi, bilimsel merakıyla süsleyerek paylaştı. Arkadaşları da onun sayesinde diş fırçalamanın önemini anladı.

Bir gün okulda, arkadaşlarıyla konuşuyordu.

Ayşe sordu:
“Ali, neden dişlerini fırçalamak bu kadar önemli? Ben bazen üşeniyorum.”

Ali gülümseyerek cevapladı:
“Çünkü dişlerin üstünde yaşayan bakteriler şekerle birleşince asit oluşturuyor. Asit, minemizi eritiyor. Mine, dünyanın en sert maddelerinden biri olsa da asite karşı zayıf. Eğer biz düzenli fırçalarsak, bakteriler plak oluşturamaz. Bu da çürükleri önler.”

Mehmet merakla araya girdi:
“Peki diş eti hastalıkları nasıl oluyor?”

Ali açıkladı:
“Plak temizlenmezse, sertleşip tartara dönüşüyor. Tartar diş etini rahatsız ediyor. Diş eti iltihaplanıyor, yani kızarıyor ve kanıyor. Buna gingivitis deniyor. Eğer ilerlerse periodontitis olur. Bu durumda dişler sallanıp düşebilir.”

Arkadaşları şaşırmıştı.
“Vay be Ali, resmen küçük bir diş doktoru olmuşsun!”

Ali gururla gülümsedi.
“Hayır, sadece paralel evrenlerde öğrendiklerimi anlatıyorum.”

O günden sonra sınıftaki bütün çocuklar, her sabah ve akşam dişlerini fırçalamaya başladı. Hatta öğretmenleri sınıfa “Gülümseme Panosu” kurdu. Her gün fırçalayan çocuk panoya bir yıldız yapıştırıyordu.

Bir ay sonunda, panoda parlayan yüzlerce yıldız vardı. Çocuklar öğrendiler ki, sağlıklı dişler sadece sağlık için değil, özgüven için de çok önemliydi.

Ve Ali, geceleri dişlerini fırçalarken sihirli fırçanın sesini hâlâ duyar gibiydi:
“Gerçek sihir, düzenli alışkanlıklarda saklıdır.”

Dr.Mustafa KEBAT

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Yukarıda yer alan hikaye firmalarımız Tetkik OSGB – Tetkik Danışmanlık tarafından sosyal sorumluluğumuz olan çocuklarımızı bilgilendirmek, okumaya, çalışmaya, doğal hayata heveslendirmek ülkemize ve geleceğimize yararlı bireyler olabilmelerine katkı sağlamak maksadı ile yayınlanmıştır.

Dr Mustafa KEBAT

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz. Varsa hatalarımızı bildirmeniz daha faydalı olmamıza desteğiniz bizim için çok değerli.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Kahve ve Çay Tansiyona İlaç Kadar Etkili!

Kahve ve Çaydaki Flavanoller Tansiyonu Düşürüyor – En Az İlaç Kadar Etkili!
☕ ☕ ☕
1. Neden Flavanoller? Kan Basıncını Nasıl Etkiliyorlar?

Flavan-3-ol olarak adlandırılan doğal bileşikler; çay, elma, üzüm, bitter çikolata ve kakao gibi günlük tüketilebilir besinlerde bolca bulunur. University of Surrey’de yapılan son meta-analiz, 1946–2024 yılları arasında yürütülen 145 randomize kontrollü çalışmanın verilerini bir araya getirerek çarpıcı sonuçlara ulaştı.

Oluşan etki:

  • Ofis ölçümlerinde kan basıncında ortalama –2.8/–2.0 mmHg düşüş
  • 24 saat ambülatuvar ölçümlerde yaklaşık –3.7/–2.6 mmHg azalma
  • Özellikle yüksek tansiyon hastalarında bu düşüş, bazı kan basıncı ilaçlarıyla karşılaştırılabilir düzeydedir .

2. Endotel Fonksiyonu ve Damar Sağlığı

Flavan-3-ollerin büyüsü burada gizli:

  • Endotelin işlevini geliştiriyor (damar iç yüzeyi),
  • Nitrik oksit üretimini artırarak damar gevşemesini destekliyor,
  • Bu sayede kan akışı iyileşiyor, dokulara oksijen ve besin ulaşımı güçleniyor. (Kanın damarlar içindeki akışını, yani hemodinamik akış veya damar içi akıcılığı iyileşir. Bu durum da kalbin daha az zorlanmasına, dokulara daha çok oksijen gitmesine, ve hipertansiyon gibi durumların azaltılmasına neden olur.)

3. Epicatechin: Flavanollerin Gözü Doymayan Yıldızı

Kakao ve çayda bulunan epicatechin, nitrit oksit üretimini teşvik ederek tansiyonu düşürüyor. Hayvan deneyleri de aynı etkiyi doğruluyor.

4. Günde Ne Kadar? Flavanolleri Ne Zaman Almalı?
  • Klinik çalışmalar günde 500–600 mg flavan-3-ol alımını öneriyor
  • Bunu sağlayan besinler:
    • Bitter çikolata / kakao (bir parça ya da toz),
    • Yeşil/ siyah çay (günde birkaç fincan),
    • Elma, üzüm ve kırmızı meyveler.
  • 4–8 hafta düzenli tüketim, anlamlı etkiler yaratıyor.

5. Tansiyon Düşüşü Ne Kadar Önemli?

Her 5 mmHg’lik düşüş, kalp krizi, felç ve kalp yetmezliği riskini yaklaşık %10 oranında azaltıyor. Bu, küçük gibi görünse de kronik hastalıklar üzerinde büyük bir koruyucu etki demek.

6. Her Şey Bir Yerden Fazlası Değil

⚠️ Flavanoller ilaç değildir, sadece güçlü bir destek unsurudur:

  • Tansiyon hastalarında ilaçlara tam alternatifi değil,
  • Bununla birlikte, sağlıklı yaşam tarzıyla birlikte ilaç ihtiyacını azaltabilir,
  • Prof. Heiss’in de altını çizdiği gibi bu veriler ilaç kullanımı yerine değil, tamamlayıcı olarak değerlendirilmelidir.
7. Flavanollerin Ötesini Keşfedin
  • Anti-enflamatuar etki: Flavanoller iltihabı azaltarak damar sağlığını korur.
  • Antioksidan koruma: Hücreleri oksidatif stresten korur.
  • Metabolik faydalar: Lipid ve şeker metabolizmasını destekler .
  • Bilişsel sağlık: Yoğun flavanollü beslenme, demans gibi nörodejeneratif hastalıklarda koruyucu olabilir .

8. Gündelik Yaşamda Uygulama Tüyoları

✅ Her sabah bir fincan yeşil çay ya da kahvaltınıza kakao tozu ekleyin.

✅ Öğününüz içerisinde elma, üzüm ya da bitter çikolata tüketin.

✅ Aşırıya kaçmamaya özen göstererek dengeli bir beslenme planına ekleyin.

Küçük Gıda, Büyük Etki!

Beslenmenin gücünü bir kez daha görüyoruz. Şekerli gıdalar yerine sağlıklı alternatifleri tercih ederek tansiyonunuzu düşürmek ve kalp sağlığınızı güçlendirmek mümkün.

🧩 🧩 🧩

Flavanoller, sadece bir mutfak malzemesi değil; kan damarlarınız için küçük bir koruma kalkanıdır.

📌 Ne Zaman İlaç Yerine Kullanabilirsiniz?

Hekiminizin önerisi olmadan ilaç yerine kullanılmamalıdır. Lakin gerekiyorsa ilacınızı desteklemek için beslenmeye destek olarak kullanılabilir.

İlgili Haberler
A treat with your evening cuppa is 'as good at slashing your blood pressure as drugs'
Favicon

thesun.co.uk A treat with your evening cuppa is ‘as good at slashing your blood pressure as drugs’ 13 May 2025


Sonuç: Bilim diyor ki; kahve ve çay ile flavanollerle dolu bir yaşam tarzı, kan basıncınızı düşürebilir ve kalp damar sağlığınızı koruyabilir—doğanın cevheri, sofranızda.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Flavan-3-ol’lerin çeşitli popülasyonlarda kan basıncı ve endotel fonksiyonu üzerindeki etkisi: randomize kontrollü çalışmaların sistematik bir incelemesi ve meta-analizi. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40126033/

⭐️⭐️ (−)-Epikateşin, Deoksikortikosteron Asetat-Tuz Hipertansif Sıçanlarda Kan Basıncını Azaltır ve Sol Ventrikül Fonksiyonunu ve Uyumluluğunu İyileştirir https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6100191/?utm_source=chatgpt.com

⭐️⭐️ Çikolata ve Çayda Bulunan Bileşikler Kan Basıncını Azaltmaya Yardımcı Olabilir https://www.sci.news/medicine/flavan-3-ols-blood-pressure-13905.html?utm_source=chatgpt.com

⭐️⭐️ Çikolata ve Çay Birleştiğinde Tansiyonunuz Ne Olur? https://www.verywellhealth.com/chocolate-and-tea-for-blood-pressure-11747030?utm_source=chatgpt.com

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Biyosidal Ürün Uygulama Yönetmeliği ve İş Sağlığı ve Güvenliği

Biyosidal ürünler, insan, hayvan ve çevre sağlığını korumak amacıyla zararlı organizmaların kontrolünü sağlayan aktif maddeler veya karışımlar şeklinde tanımlanmaktadır. Türkiye’de biyosidal ürünlerin ruhsatlandırılması, piyasaya arzı, etiketi, denetimi ve kullanım esasları “Biyosidal Ürünler Yönetmeliği” ile düzenlenmektedir. Bu yönetmelik, hem halk sağlığını hem de çevre güvenliğini hedeflemekte olup, iş sağlığı ve güvenliği açısından da önemli yükümlülükler içermektedir. Biyosidal Ürünler Yönetmeliği

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili iş sağlığı ve güvenliği yönetmelikleri, biyosidal ürünlerin üretimi, depolanması, taşınması ve uygulanması süreçlerinde çalışanların maruziyetini değerlendirmek, riskleri önlemek ve gerekli koruyucu tedbirleri almak zorundadır.

Biyosidal Ürünler Yönetmeliği – Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Yönetmeliğin Amacı

Biyosidal Ürünler Yönetmeliği’nin birinci maddesine göre; yönetmelik, biyosidal ürünlerin piyasaya arz edilmeden önce insan, hayvan ve çevre sağlığı ile ilgili risklerin değerlendirilmesini amaçlayan prosedürleri belirler. Buna göre ürünlerin üretimi, ambalajlanması, etiketlenmesi ve denetlenmesi safhalarında güvenliğin sağlanması hedeflenir. Biyosidal Ürünler Yönetmeliği

Bu tanımdan açıkça görülmektedir ki risk yönetimi, yalnızca ürünün etkinliği ve çevresel güvenlik açısından değil, aynı zamanda çalışanların güvenliği ve sağlığı açısından da birincil önceliktir. Biyosidal ürünlerle çalışanların korunması, iş sağlığı ve güvenliği yaklaşımının ayrılmaz bir parçasıdır.

Tanımların İş Sağlığı ve Güvenliği ile İlişkisi

Yönetmelikte yer alan tanımlarda “biyosidal ürün” ile birlikte ürünün zararlı organizmalar üzerindeki etkisi ve kullanım amacının belirlenmesi yer almaktadır. Bu tanım, işletmelerde risk değerlendirmesi ve kontrol tedbirlerinin belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir, çünkü biyosidal ürün içerikleri ve maruziyet yolları çalışan sağlığını doğrudan etkileyebilir. Biyosidal Ürünler Yönetmeliği

Yönetmeliğin İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatıyla İlişkisi

İş Sağlığı ve Güvenliği’nin Temel Mevzuatı – 6331 Sayılı Kanun

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, her türlü işyerinde çalışanların sağlığını korumayı ve güvenli çalışma koşullarını yaratmayı zorunlu kılar. Kanunun temel prensibi, risk değerlendirmesi yapma, riskleri ortadan kaldırma veya en aza indirme ve çalışanları bilgilendirme esaslarına dayanır. Bu çerçevede biyosidal ürünlerin kullanımı aynı zamanda bu kanunun kapsamına girer.

İşverenin genel yükümlülüğü (6331/4) çerçevesinde, işyerinde kimyasal risklerin tanımlanması, değerlendirilmesi ve kontrol altına alınması zorunludur. Biyosidal ürünlerin içerdiği kimyasal maddeler ve maruziyet riskleri bu kapsamda değerlendirilmelidir.

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği

6331 sayılı Kanun’un uygulama detaylarını düzenleyen “Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik”, biyosidal ürünler gibi kimyasal içeriğe sahip maddelerle çalışmayı kapsar.

Bu yönetmelik:

Bu kapsam, biyosidal ürün üreten veya uygulayan firmalar için olduğu kadar, ürünlerin saha kullanımı yapan iş ekipleri için de geçerlidir.

Yönetmeliğin Maddeleri ile İş Sağlığı ve Güvenliği İlişkisi

Biyosidal Ürünler Yönetmeliği’nden örnek maddeler ile İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatı arasındaki ilişkiyi ayrıntılandıralım.

Piyasaya Arz ve Ruhsatlandırma (Madde 5 ve devamı)

Yönetmelik kapsamında biyosidal ürünler, piyasaya arz edilmeden önce Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılır. Ruhsatlandırma süreci, ürünün içeriği, etiket bilgileri ve güvenlik verileri gibi unsurlar açısından incelenir. Biyosidal ürünlerin piyasaya arzı – Madde 5

İş Sağlığı ve Güvenliği açısında ise;

  • Risk değerlendirilmesi yapılırken biyosidal ürün içeriklerinin tehlike sınıflandırılması esas alınır.
  • Ürün etiketinde, çalışanların maruziyetini sınırlayacak güvenlik tedbirleri, KKD önerileri ve uygulama talimatları yer almalıdır. İşverenin, ürünün risklerini işyerinde çalışanlara bildirme yükümlülüğü vardır (6331/4-b).

Etiketleme ve Güvenlik Bilgileri (Madde 36)

Yönetmeliğin 36. maddesine göre etiketlerde zorunlu bilgiler bulunmalıdır ve bu bilgiler ürünün güvenli şekilde uygulanmasına rehberlik eder. Ürün etiketlerinde tehlike sınıflandırması, uygun kullanım talimatı ve güvenlik uyarıları yer alır. T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü

İş Sağlığı ve Güvenliği’nin Kimyasal Maddeler Yönetmeliği ile örtüşen bu madde, çalışanların doğru şekilde bilgilendirilmesi ve kullanım sırasında alınacak tedbirlerin tanımlanması açısından önemlidir. Riskler açıkça belirtilmeli ve işveren, çalışanlara etikette belirtilen güvenlik önlemleri konusunda eğitim vermelidir.

Denetim ve Uygunsuzluk Hallerinde Yaptırımlar (Madde 49 ve 57)

Yönetmelik 49. maddesi çerçevesinde biyosidal ürünler piyasada denetlenir; uygunsuzluk halinde 57. madde uyarınca cezai yaptırımlar uygulanır.

İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatı açısından bu durum, sadece çevresel veya sağlık açısından uygunsuzluğu değil; aynı zamanda çalışan güvenliği tehlikesi oluşturan uygunsuzlukların da İş Sağlığı ve Güvenliği müfettişlerince tespit edilmesini sağlar. Örneğin, etiket bilgileri eksik olan ürünün çalışma ortamında kullanılması, çalışanların zararlı maruziyet risklerini artırabilir.

Biyosidal Ürün Kullanımı ve Risk Değerlendirmesi
İşverenin Risk Değerlendirme Yükümlülüğü

6331 sayılı Kanun ve Kimyasal Maddeler Yönetmeliği, işverenin biyosidal ürünlerle çalışmadan önce risk değerlendirmesi yapmasını zorunlu kılar. Risk değerlendirmesi, biyosidal ürünlerin aktif maddeleri, kullanım şekli ve maruziyet yolları dikkate alınarak belirlenmelidir.

İşveren risk değerlendirmesinde aşağıdaki unsurları değerlendirmek zorundadır:

  • Ürün içeriğinin kimyasal tehlike profili,
  • Çalışanların maruziyet yolları (soluma, temas),
  • Uygulama süresi ve yoğunluğu,
  • Ortam koşullarının (havalandırma gibi) etkisi,
  • Maruziyet sonucu olası sağlık etkileri.

Bu değerlendirme, yazılı ve belgelenmiş olmalı, gerektiğinde denetim makamlarına sunulmalıdır.

Önleme ve Kontrol Tedbirleri

Risk değerlendirmesi sonucunda tanımlanan risklerin kontrolü için aşağıdaki önlemler alınmalıdır:

Mühendislik Kontrolleri: Uygulama alanının uygun havalandırma koşulları ile sağlanması, kapalı sistem kullanımının artırılması.

İdari Kontroller: Çalışanlara özel izin prosedürleri, uygulama talimatları ve eğitimlerin düzenlenmesi.

Kişisel Koruyucu Donanım (KKD): Eldiven, solunum maskeleri ve göz koruması gibi uygun KKD’nin sağlanması.

Kimyasal maddelerle ilgili yönetmeliklerde, tehlikeli kimyasallar ile çalışmalarda kişisel koruma ve mühendislik kontrollerinin uygulanması açıkça yer alır.Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik

Sağlık Gözetimi

Kimyasal Maddeler Yönetmeliği, maruziyet sonucu ortaya çıkabilecek sağlık etkilerinin izlenmesini sağlamak amacıyla sağlık gözetimi yapılmasını zorunlu kılar. Bu çerçevede işveren, biyosidal ürünlerle çalışan personelin düzenli sağlık kontrollerini organize etmelidir. Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik

Eğitim ve Bilgilendirme Yükümlülüğü
Çalışan Eğitimi

6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler, çalışanların maruziyet riskleri ve alınacak önlemler konusunda eğitilmesini öngörür.

Bu eğitimlerde aşağıdakiler yer almalıdır:

  • Biyosidal ürünlerin tehlike sınıflandırması,
  • Uygulama prosedürleri,
  • KKD kullanımı,
  • Acil durum prosedürleri (örn. dökülme, temas gibi).

Bu eğitimler, çalışanların risklerin farkında olmasını ve uygun koruyucu tedbirleri uygulamasını sağlar.

İşverenin Bilgilendirme Yükümlülüğü

İşveren, biyosidal ürünlerle ilgili riskleri ve alınan kontrol tedbirlerini çalışanlara yazılı olarak bildirmelidir. Etiket bilgilerinin ve MSDS Malzeme Güvenlik Bilgilerinin sunulması bu kapsamda değerlendirilmelidir.

Denetim, Uygunsuzluk ve Ürün İçi İş Sağlığı ve Güvenliği Sonuçları
Denetim Süreçleri

Biyosidal ürünlerin mevzuata uygunluğu, Sağlık Bakanlığı ve il sağlık müdürlükleri tarafından denetlenir. Denetimler, işyerinin biyosidal ürün uygulama prosedürlerini, etiketleme ve güvenlik bilgi gerekliliklerini ve çalışan güvenliğini değerlendirir. T.C.Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü

İş Sağlığı ve Güvenliği Denetimleri ve Yaptırımlar

İş Sağlığı ve Güvenliği müfettişleri, biyosidal ürünlerin kullanımının işyeri içi riskleri artırıp artırmadığını değerlendirirken, Kimyasal Maddeler Yönetmeliği ve 6331 sayılı Kanun hükümlerine göre uygunsuzluk tespit edebilir.

Örneğin:

  • Risk değerlendirmesi yapılmamış olması,
  • Yetersiz KKD sağlanması,
  • Eğitim eksiklikleri,
  • Sağlık gözetiminin yapılmaması,

gibi durumlar İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatı uyarınca yaptırımlara konu olur. Denetimler, hem biyosidal ürün yönetmeliğinin hem de İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatının ortak uygulanmasını gerektirir.

Biyosidal Ürünler Yönetmeliği, biyosidal ürünlerin güvenli üretimi ve uygulanması için gerekli prosedürleri belirlerken, iş sağlığı ve güvenliği açısından da kritik bir çerçeve sunmaktadır. Yönetmelik maddeleri, biyosidal ürünlerle çalışma faaliyetlerinin İş Sağlığı ve Güvenliği yükümlülükleriyle doğrudan bağlantılıdır.

Özetle:

  • Yönetmelik, ürün güvenliği, risk değerlendirmesi, etiketleme ve piyasa denetimi gibi süreçleri düzenler. Biyosidal Ürünler Yönetmeliği
  • İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatı ise bu ürünlerle çalışmanın çalışan sağlığı ve güvenliği açısından risklerinin değerlendirilmesini ve kontrol altına alınmasını zorunlu kılar. Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik
  • Firma olarak, biyosidal ürünlerle yapılan her faaliyette; risk değerlendirmesi, KKD sağlanması, eğitim, sağlık gözetimi ve denetimlere hazırlık konularına öncelik verilmelidir.

Sonuç olarak, biyosidal ürün uygulamaları sadece halk sağlığı açısından değil, aynı zamanda çalışan güvenliği ve işletme sürdürülebilirliği açısından da İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatına uyumlu bir şekilde yönetilmelidir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Kanunun ve Yönetmelikleri Okumayı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Biyosidal Ürünler Yönetmeliği – https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=13672&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

⭐️⭐️ Biyosidal Ürünlerin Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik – https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=32642&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

⭐️⭐️ Aktif Madde İçermeyen Biyosidal Ürünler Tebliği – https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/08/20130802-19.htm

⭐️⭐️ Biyosidal Ürünle İşlenmiş Eşyalar Tebliği – https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/05/20180513-14.htm

⭐️⭐️ Biyosidal Ürünlerin Etiketlenmesi Hakkında – 08.07.2025 – T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla