Kalp Krizi Geçirme Riskiniz Var mı?

Çalışanlarımız zaman zaman muayene sırasında ve tahlillerini değerlendirmemizi istediklerinde kalp krizi geçirme riskim var mı diye sorarlar.

Biz hekimler her ne kadar %100 net cevap veremesek de bazı tetkiklere bakarak çalışanların kalp sağlığı ve olası riskleri hakkında yorum yapabiliriz.

Son 10 yıla kadar LDL yüksekliği ile kalp sağlığı riski belirlenirken artık LDL yüksekliğini dikkate almak tarihe karışmak üzere.

Çünkü Artık biliyoruz ki kan Apo-B seviyesi LDL’den çok daha önemli bilgiler veriyor.

ApoB-100 seviyesi: Yetişkinlerde normal 100 mg/dL’den azdır. 110 mg/dL’den yüksek bir sonucunuz varsa riskiniz yüksektir. Yüksek ApoB seviyeleri, kardiyovasküler hastalık geliştirme riskinizin normalden daha yüksek olduğu anlamına gelebilir.

Hastalarımızda kalp hastalığı riskini belirlemede dikkate aldığımız kan testleri;

Verdiğim bilgiler hakkında bilimsel yazı okumak isteyenler için;

http://academic.oup.com/eurheartj/advance-article/doi/10.1093/eurheartj/ehae257/7685937

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Çalışanın İşyerinde Kalp Krizi Sebepli Ölümünde İş Güvenliği Uzmanının Ceza Alacağı Kusurları

Bir çalışanın işyerinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesi, çoğu zaman “doğal ölüm” başlığı altında geçiştirilmeye çalışılır. Ancak ben bu tür olaylara baktığımda şunu çok net görüyorum: Bu tür ölümler, iş sağlığı ve güvenliği sistemi doğru kurulmuş olsaydı, büyük ölçüde önlenebilir ölümler sınıfındadır.

Bu nedenle olay sadece işvereni değil; tam zamanlı ya da yarı zamanlı fark etmeksizin iş güvenliği uzmanını da doğrudan ilgilendirir. Çünkü iş güvenliği uzmanı artık yalnızca “evrak düzenleyen” bir teknik personel değildir. Hukuken; riskleri gören, bildiren, yazan ve gerekirse durduran kişidir.

Sizlere, bir çalışanın işyerinde kalp krizi geçirerek ölmesi halinde tam zamanlı ve yarı zamanlı iş güvenliği uzmanının hangi durumlarda suçlu bulunabileceğini, hangi kanun ve maddeleri ihlal etmiş sayılacağını ve hangi cezalarla karşılaşabileceğini aşağıda ayrı ayrı değerlendireceğim.

1. OLAYIN HUKUKİ ÇERÇEVESİ: KALP KRİZİ VE İŞ KAZASI

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
Madde 13 açık:

Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen ve ölümle sonuçlanan olay iş kazasıdır.

Dolayısıyla işyerinde geçirilen kalp krizi, çoğu durumda iş kazasıdır.

Bu tespitten sonra soru şudur:
“Bu ölümde kim kusurlu?”

İşte burada iş güvenliği uzmanının yaptığı ya da yapmadığı her şey masaya yatırılır.

BÖLÜM 1
Tam Zamanlı İş Güvenliği Uzmanının Sorumluluğu

Tam zamanlı iş güvenliği uzmanı, işyerinde sürekli bulunan, iş organizasyonunu bilen, süreçlere hâkim olan kişidir. Bu nedenle sorumluluk alanı çok daha geniştir.

Tam Zamanlı Uzmanın Temel Hukuki Dayanağı

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
Madde 8

İş güvenliği uzmanı:

  • Risk değerlendirmesine katılmak
  • Tehlikeleri belirlemek
  • Önlem önerilerini yazılı sunmak
  • Uygulanıp uygulanmadığını izlemek
  • Hayati tehlike varsa bildirim yapmak

zorundadır.

Risk Değerlendirmesi Kusuru (Tam Zamanlı)

Kalp krizine yol açabilecek riskler:

  • Aşırı sıcak ortam
  • Ağır fiziksel efor
  • Uzun mesai
  • Gece vardiyası
  • Psikososyal stres
  • Gürültü
  • Kimyasal maruziyet

Eğer risk değerlendirmesinde:

  • “Kardiyovasküler riskler” yoksa
  • Vardiya ve mesai etkisi değerlendirilmemişse
  • Psikososyal riskler yazılmamışsa

tam zamanlı uzman doğrudan kusurludur.

İhlal edilen mevzuat:
  • 6331 Md.10
  • Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği Md.6
Yazılı Uyarı Yapmamak (En Kritik Kusur)

Benim gördüğüm davalarda en yıkıcı soru şudur:

“Uzman bu riski yazılı olarak bildirdi mi?”

Eğer tam zamanlı uzman:

  • Aşırı çalışmayı biliyor
  • Ağır iş yükünü görüyor
  • Sağlık risklerini fark ediyor
    ama yazılı bildirim yapmıyorsa, artık “ihmal” değil kusur vardır.

İhlal:

  • 6331 Md.8
  • İş Güvenliği Uzmanlarının Görev Yetki Yönetmeliği
Çalışmayı Durdurma Sürecini İşletmemek

6331 sayılı Kanun
Madde 13

Hayati tehlike varsa çalışma durdurulur.

Kalp krizi riski:

  • Bilinen kalp hastası
  • Aşırı sıcak + ağır iş
  • Uzun vardiya

birlikteyse hayati tehlikedir.

Buna rağmen tam zamanlı uzman susmuşsa:

→ Ağır kusur oluşur.

Tam Zamanlı Uzman İçin Ceza Senaryoları
Senaryo 1

Riskler yazılmamış, ölüm gerçekleşmiş

  • TCK 85 – Taksirle ölüme neden olma
  • 2–6 yıl hapis
Senaryo 2

Risk biliniyor, yazılı bildirim yok

  • TCK 22 – Bilinçli taksir
  • Ceza %50 artırılır
  • 3–9 yıl hapis
Senaryo 3

Birden fazla ihmal

  • TCK 85/2
  • 2–15 yıl hapis
BÖLÜM 2
Yarı Zamanlı İş Güvenliği Uzmanının Sorumluluğu

Şimdi çok kritik bir noktaya geliyorum.

Yarı zamanlı iş güvenliği uzmanları arasında çok yaygın bir yanlış inanış var:

“Ben ayda birkaç saat geliyorum, sorumluluğum sınırlı.”

Bu hukuken doğru değildir.

Yarı Zamanlı Uzmanın Hukuki Statüsü

Mevzuat, tam zamanlı–yarı zamanlı ayrımı yapmaz.
Sorumluluk görev alanı ve yapılan iş üzerinden değerlendirilir.

Yani:

  • Risk değerlendirmesine imza attıysan
  • Deftere yazdıysan
  • Tespit–öneri sunduysan

sorumlusun.

Yarı Zamanlı Uzmanın En Büyük Riski: İmza

Yarı zamanlı uzman genellikle:

  • Risk değerlendirmesine imza atar
  • Yıllık planları onaylar

Ama sahayı yeterince görmez.

Eğer imza attığı risk analizinde:

  • Kardiyak risk yoksa
  • Vardiya etkisi yoksa

ölüm halinde uzman doğrudan sorumlu olur.

“Görmedim” Savunması Neden Çöküyor?

Mahkemelerin yaklaşımı nettir:

“İmza attıysan, gördün sayılırsın.”

Yarı zamanlı uzmanın:

  • İşyerine az gelmesi
  • İşverene bağımlı olması

mazeret sayılmaz.

Yarı Zamanlı Uzman İçin Ceza Senaryoları
Senaryo 1

Eksik risk analizi + ölüm

  • TCK 85
  • 2–6 yıl hapis
Senaryo 2

Risk biliniyor, yazılı uyarı yok

  • Bilinçli taksir
  • 3–9 yıl hapis
Senaryo 3

Sahaya hiç girmeden imza

  • Ağır kusur
  • Belge iptali + hapis
Belge ve Meslek Sonuçları (Her İki Uzman İçin)
  • Yetki askıya alma
  • Belge iptali
  • OSGB sözleşme feshi
  • Mesleki itibar kaybı

Bunlar çoğu zaman hapis cezasından daha yıkıcı olur.

İş güvenliği uzmanı, “Ben söyledim ama dinlemediler” deme lüksüne sahip değildir.
Bunu yazılı hale getirmediyse, hukuken söylememiş sayılır.

Tam zamanlı ya da yarı zamanlı fark etmez.
İmza atan, sorumludur.

Bir çalışanın işyerinde kalp krizi geçirerek ölmesi halinde mahkeme şu soruyu sorar:

“Bu risk öngörülebilir miydi?”

Cevap “evet” ise, dosya kapanmaz.
Cevap “evet ama uzman yazmadıysa”, artık bu bir meslek sorumluluğu değil, ceza dosyasıdır.

Benim için en çarpıcı gerçek şudur:

İş güvenliği uzmanlığı artık teknik bir görev değil, yüksek cezai sorumluluk taşıyan bir meslektir.
Ve bu sorumluluk, sahaya girildiği gün değil; imza atıldığı an başlar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Hangi kozmetik yüz kremi hangisi ile kullanılmaz?

Çalışanlarımız çoğu zaman çevrelerinden duydukları kozmetik amaçlı tıbbi ürünleri hekime danışmadan kullanmaktalar. Arkadaşlarına iyi geldiği için aynı ilaçları almalarının yanı sıra bir de farklı etkili ilaçları bilinçsizce ve hekim kontrolü olmaksızın kullandıklarında karşılaşabilecekleri sorunların da pek farkında değiller.

Aşağıda sıklıkla karşıma çıkan ve aslında birlikte kullanılmaması gereken ilaçları paylaşıyorum.

RETINOL KREM ve C VİTAMİNİ Beraber kullanılmaz. Bir birini hem nötralize eder, hem de ciltte tahriş oluşturur.

⭐️ C vitamini gündüz, Retinol gece kullanılır.

⭐️ Retinol Krem: Retinol hücre yenileyicidir. Kapalı cilt gözeneklerinin açılmasına yardımcı olur. Retinol ayrıca cildinizdeki ölü cilt hücrelerinin giderilmesini destekleyerek kolajen üretim miktarını arttırır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

RETİNOL – SALİSİLİK ASİT / GLİKOLİK ASİT

⭐️ Retinol hücre yenileyicidir. Salisilik asit ve glikolik asit pling etkisi yapar.

⭐️ Beraber kullanımı tahrişe neden olur.

⭐️ Salisilik asit, cilt için serumlar, kremler ve tonikler olarak satılmakta olup, sabah. veya akşam kullanılabilir.

⭐️ Retinol ile aynı zamanda kullanacaklar; Salisilik asit sabah, Retinol akşam kullanılmalıdır.

⭐️ Retinol ile aynı zamanda kullanacaklar; Glikolik asit, sabah, Retinol akşam kullanılmalıdır.

⭐️ Salisilik asit, mevsim değişimi, hava kirliliği, cilt yağlanması ve ölü deri kaynaklı gözenek tıkanıklıklarını temizler. Salisilik asit kullanımı gözenek tıkanıklığının neden olabildiği ciltte siyah nokta, sivilce, yağ bezeleri gibi cilt problemlerini de önler ve/veya ortadan kaldırır. 

⭐️ Salisilik asit, Beyaz söğüt ve keklik üzümü yapraklarının kabuğundan elde edilir.

⭐️ Salisilik asit, elma, çilek, ahududu, üzüm, kiraz, salatalık ve brokoli gibi çeşitli meyve ve sebzelerde bulunur. Bu besinler, cilt sağlığını destekleyici özellikleriyle bilinir.

⭐️ Glikolik asit, nemlendirici etkisi olan, hücre yenilenmesini hızlandırma ve kolajen üretimini artırmada kullanılan, şeker kamışından yapılan suda çözünür bir alfa hidroksi asit türüdür. Doğal bir asit olan glikolik asit, cilt yüzeyinde bulunan ince çizgileri yumuşatmak, cilt dokusunu iyileştirmek, cilt lekeleri ve yaşlanma karşıtı olarak kullanılır.

Glikolik asitin ciltte etkileri

  • Akne, komedonlar, siyah noktaları ve iltihaplı sivilceleri önlemek için gözenekleri temizler
  • Düzenli kullanıldığında cildi aydınlanmasına yardımcı olur
  • Güneş hasarının sebep olduğu koyu lekeleri giderir
  • Cildi dolgunlaştırır, nemlendirir ve kurumasını önler
  • Güneş hasarının sebep olduğu koyu lekeleri giderir
  • Cildin ölü deri hücrelerini atmasına yardımcı olur
  • Gözeneklerin daha küçük görünmesini sağlar
  • Cildin tonunu ve dokusunu iyileştirir
  • Ciltteki ince kırışıklıkları yumuşatır
  • Kıl dönmesini önler

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

HYALURONİK ASİT ve C VİTAMİNİ

⭐️ İlk önce Hyaluronik asit ve aradan bir saat geçtikten sonra C vitamini uygulamak cildin neme doymasını ve canlı, parlak görünmesini sağlar.

Hyalüronik asit, cilt dokularının yağlanmasını sağlayarak cildin nemini korumasına yardımcı olur. Bunların yanında ciltte nemlendirici görevi görür.

Hyaluronik Asit İçeren Besinler

  • Ispanak, lahana, brokoli, marul, Kuşkonmaz, bezelye ve tatlı patates
  • Sardalya ve somon gibi soğuk su balıkları,
  • Ahududu, Yaban merkezi, çilek ve kiraz gibi kırmızı meyveler,
  • Soya fasulyesi ve soya ürünleri.
  • Kemik suyu
  • Badem

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

BENZOİL PEROKSİT ve VİTAMİN C

⭐️ C vitamini ile birlikte etkisi artar

⭐️ Fakat Retinol ile birlikte kullanılmaz.

⭐️ Benzoil peroksit, Retinolün etkisini nötralize eder.

Benzoil peroksit, antiseptik ve keratolitik (ölü cilt hücrelerinin dökülmesini teşvik eden) özelliklere sahip beyaz kristalimsi bir tozdur. Sivilce oluşumunu azaltmaya yardımcı olabilir. Özellikle yağlı ciltlerde sıkça görülen sivilcelerin tedavisinde kullanılır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

NİACİNAMİD ve VİTAMİN C

⭐️ Niacinamid bir B3 vitamini türevidir. Cilt için bir antioksidan ve cilt bariyerini yenileyici özelliği vardır.

⭐️ Her ne kadar aynı kutuda ikisi birden bulunan çok krem olsa da, aslında beraber kullanılmaz. Asit konsantrasyonu artar ve ciltte kuruluk oluşur.

⭐️ C vitamini serumu sabah kullanın, niacinamide serumu ise akşam uygulayın.

Niacinamide, sivilce oluşumuna sebep olan enfeksiyonu yok ederek iyileştirici bir etki yaratıyor. Leke giderme özelliği de bulunan Niacinamide, hem sivilceyi hem de izlerini tamamen yok eder. Ayrıca cilt üzerinde iltihap birikmesini önleyerek ciltte yeni sivilce oluşumunu engeller.

Niasinamid (B3 Vitamini) genellikle günlük multivitaminin bir parçasıdır, ancak çoğu insan yedikleri yiyeceklerden yeterince niasin alır. Niasinamid (B3 Vitamini) açısından zengin besinler arasında maya, süt, et, tortilla ve tahıl taneleri bulunur.

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Eked – Loto’da Yapılan 20 Ölümcül Hata

Bu yazıyı yazmamızın nedeni teorik eksiklikler değil.
Bu yazıyı yazıyoruz çünkü aynı hataların tekrar tekrar yapıldığını, buna rağmen herkesin “bizde LOTO var” demeye devam ettiğini görüyoruz.

Şunu en baştan netleştirelim:

EKED-LOTO uyguladığını söyleyen ama aşağıdaki hataları yapan her işletme, aslında hiçbir şey uygulamıyordur.

Aşağıda sıraladığımız 20 hata; sahada, bakımda, duruşta, revizyonda ölümle sonuçlanmış veya sonuçlanmaya ramak kalmış olaylardan süzülmüştür.

1. “Makine Kapalı” Varsayımı

En ölümcül hata budur.

Makine kapalı olabilir.
Ama enerji kapalı değildir.

Kumandadan kapatılan hiçbir sistem izole edilmiş sayılmaz. Bu hata, bakım kazalarının başlangıç noktasıdır.

2. Tek Enerji Kaynağı Olduğunu Sanmak

Makinenin yalnızca elektrikle çalıştığını düşünmek, sahadaki en yaygın körlüktür.

Hidrolik, pnömatik, mekanik, termal veya yerçekimi enerjileri hesaba katılmadığında EKED-LOTO yarım bırakılmıştır.

Yarım bırakılan LOTO, hiç yapılmamış sayılır.

3. Artık Enerjiyi Yok Saymak

Kapatılmış ama boşaltılmamış sistemler sessizdir.
Ve sessiz sistemler en tehlikelileridir.

Basınçlı hatlar, kondansatörler, yaylar, sıcak yüzeyler…
Artık enerji dikkate alınmadığında kilit yalnızca bir aksesuar olur.

4. Kilidi Ortak Kullanmak

“Bu kilidi herkes kullanıyor.”

Bu cümle, EKED-LOTO’nun ruhuna ihanettir.

Kilit kişiseldir.
Ortak kilit, ortak ölüm riskidir.

5. Etiketsiz Kilitleme

Etiket yoksa iletişim yoktur.
İletişim yoksa kaos vardır.

Kimin, ne zaman, neden kilitlediği bilinmeyen her kilit; başkası tarafından açılabilir varsayılır.

6. Standart Dışı Etiket Kullanımı

Silinmiş, okunmayan, eksik veya el yazısıyla yazılmış etiketler etiket değildir.

Etiket, sahadaki herkes için aynı dili konuşmalıdır.

7. Denetleme (Test Etme) Aşamasını Atlamak

Enerjinin kesildiğini varsaymak, denetlemek değildir.

Makineyi çalıştırmaya zorlamadan, basıncı ölçmeden, hareketi test etmeden yapılan her LOTO tahmindir.

Tahminler insan öldürür.

8. “Hemen Yapıp Çıkacağım” Mantığı

En tehlikeli bakım cümlesi:

“İki dakikalık iş.”

Kazaların süresi yoktur.
İki dakika, iki saniyeye yeter.

9. Yetkisiz Personelin LOTO Yapması

EKED-LOTO bir refleks değil, yetkinlik işidir.

Eğitim almamış, yetkilendirilmemiş personelin yaptığı her kilitleme; sistemin bütünlüğünü bozar.

10. Grup LOTO’yu Bireysel Gibi Yönetmek

Birden fazla kişinin çalıştığı yerde tek kilit kullanmak, organizasyonel intihardır.

Grup LOTO; kilit kutusu, isim listesi ve eş zamanlı kontrol gerektirir.

11. Kilidin Anahtarını Saklamak

Anahtar cebinizde değilse, kilit sizin değildir.

Anahtarın bir yere bırakılması, kilidin sembolik gücünü yok eder.

12. Başkasının Kilidini Açmak

Hiçbir gerekçe, başkasının kilidini izinsiz açmayı meşrulaştıramaz.

Bu bir “iş hızlandırma” değil, potansiyel adam öldürme girişimidir.

13. LOTO’yu Sadece Bakım İçin Sanmak

Temizlik, ayar, kalibrasyon, arıza giderme…
Bunların hepsi LOTO gerektirir.

Bakım tanımını daraltmak, risk alanını genişletir.

14. Enerji İzolasyon Noktalarını Bilmemek

Makineyi tanımadan LOTO yapılamaz.

Enerji kaynakları, vanalar, şalterler, akümülatörler net değilse; yapılan işlem rastgeledir.

15. Prosedürü Kopyala-Yapıştır Yapmak

Başka tesisin LOTO prosedürü, sizin tesisinizde çalışmaz.

Her makine için özgün enerji izolasyon analizi yapılmalıdır.

16. Yönetimin LOTO’yu “Zaman Kaybı” Görmesi

Yönetimin inanmadığı bir sistem sahada uygulanmaz.

LOTO’ya tolerans tanıyan yönetim, kazaya zımni onay vermiştir.

17. LOTO İhlallerini Görmezden Gelmek

Bir kere göz yumulan ihlal, standart haline gelir.

Standartlaşan ihlal, istikrarlı kazaya dönüşür.

18. Kilidi Sökmeden Enerji Vermek

Bazı kazalar kilit varken olur.
Çünkü biri “kilidi görmezden gelmiştir”.

Bu, prosedür değil disiplin çöküşüdür.

19. LOTO’yu Kağıt Üzerinde Yapmak

İmzalanmış formlar, sahada kilit yoksa hiçbir anlam taşımaz.

EKED-LOTO masa başında değil, enerji noktasında yapılır.

20. EKED-LOTO’yu Kültür Haline Getirmemek

En büyük hata budur.

LOTO bir belge değil, reflekstir.
Refleks olmayan hiçbir güvenlik uygulaması kalıcı değildir.

SONUÇ
EKED-LOTO HATA KABUL ETMEZ

Benim için EKED-LOTO’nun özeti şudur:

Enerji affetmez.
Prosedür tolerans kaldırmaz.
İnsan hayatı pazarlık konusu değildir.

Bu 20 hatadan biri bile varsa, o tesiste EKED-LOTO yoktur.
Sadece adı vardır.

Hemen Başvurun

Türkiye ve Yurt dışı eğitimlerimiz devam etmektedir.

📞 Bilgi ve kayıt için:

📍 Tetkik Eğitim Merkezi : Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
📞 Eğitim Koordinatörü Telefonu: +90 530 568 42 75

📞 Tetkik Merkez Telefonu: +90 232 265 20 65
🌐 Web sitemiz: https://tetkik.com.tr/
📧 Bilgi: [email protected]

🔔 Unutmayın: Bir enerji kaynağını güvenli hale getirmeden yapılan her müdahale, ciddi kaza riski demektir.
EKED – LOTO, iş güvenliğinde hayati bir kalkandır!

EKED – LOTO hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için bizi arayabilir yada internet sitemizdeki kaynakları okuyabilirsiniz..

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Rabdomiyoliz nedir? Kolestol Düşürücülerin Etkisi Var mı?

Rabdomiyoliz: iskelet kaslarının çeşitli nedenlerle yıkıma uğraması sonucu yapı ürünlerinin kana karışmasını ifade eder. Aralarında miyoglobinin de bulunduğu bu maddeler, böbrekler tarafından süzüldükten sonra vücuttan uzaklaştırılırken böbrek dokusuna çeşitli düzeylerde zarar vererek böbrek sorunlarına yol açabilir. Bu yıkım parçaları böbreğin filtre sistemini tıkayabilir. Akut böbrek yetmezliğine neden olur. Hasta diyalize bağlanabilir.

Rabdomiyolizin Belirtileri Nelerdir?

  • Kaslarda şişme
  • Kasların zayıflaması
  • Kas ağrısı ve kaslarda hassasiyet
  • Mide bulantısı
  • Yüksek sıvı kaybı (dehidratasyon)
  • İdrar miktarında azalma
  • Koyu renkli idrar

Ne zaman Rabdomiyoliz düşünmeliyiz?

  • Kaslarda ağrı (Miyalji) + koyu renkli idrar
  • Kas hassasiyeti
  • Hücresel yıkımı gösteren laboratuvar bulguları veya böbrek yetmezliği bulguları varsa düşünmeliyiz.

Rabdomiyoliz tehlikeli bir durumdur. Bu sebeple ciddiye alınmalı çalışanların kontrollerinde dikkatli olunmalıdır.

Rabdomiyolizin Sebepleri Nelerdir?

  • Dolaşım yetmezliği: Kan damarlarında farklı sebeplerle oluşan tıkanıklıklara bağlı olarak kanın ve dolayısı ile başta oksijen olmak üzere kan içeriğindeki besinlerin kas hücrelerine ulaşamadığı durumlarda, oksijensiz kalan kas hücreleri yıkıma uğrar ve buna bağlı olarak rabdomiyoliz gelişebilir.
  • Travma: Kas hücrelerine doğrudan zarar veren ağır fiziksel travmalar rabdomiyolizin sık görülen nedenlerinden biridir. Özellikle kasların ezilmesiyle sonuçlanan iş kazalarında durumlarda rabdomiyoliz gelişme riski fazladır.
  • Kasların zorlanması: Yoğun kas faaliyeti (Ağır bedensel işlerde çalışma, Spor Egzersizi vb gibi) kas dokusunun uzun süre kullanıldığı durumlarda, kas hücreleri yıkıma uğrayabilir. Bu durum, rabdomiyoliz görülme riskini artırır.
  • Elektrik çarpması: Yıldırım düşmesi gibi vücudun yüksek enerjili elektrik akımına maruz kaldığı durumlarda, kaslarda ciddi zarar görülebilir ve buna bağlı olarak rabdomiyoliz ortaya çıkabilir.
  • Sıcaklık: Yüksek sıcaklıklara maruz kalma sonucu görülen sıcak çarpması (hipertermi) durumunda, kas hücrelerinde görülen yıkıma bağlı olarak rabdomiyoliz ortaya çıkabilir.
  • Yanık: Özellikle üçüncü derece yanıklarda kas dokusu da zarar gördüğünden, ciddi boyutta rabdomiyoliz görülebilir.
  • Metabolik: Hipokalemi, hipofosfatemi, hipokalsemi gibi durumlarda da rabdomiyoliz ortaya çıkabilir.
  • Genetik: Glikoliz-glikojenoliz bzk, lipid metabolizması genetik bozukluklarda rabdomiyoliz ortaya çıkabilir.
  • Hipotiroidi: Tiroit hormonlarının yetersiz üretildiği durumlarda kas hücrelerinde gerçekleşen yapım olaylarının sekteye uğraması sonucu rabdomiyoliz görülebilir.
  • Ketoasidoz gibi kan kimyasında görülen bozulmalar: Kanın asitliğinin artmasına neden olan diyabetik ketoasidoz vakalarında, kan elektrolitlerinin değişmesi gibi durumlarda kas hücrelerinde yıkım görülebilir.
  • Enfeksiyonlar: Bazı bakteri, virüs veya mantar enfeksiyonları kaslarda tahribata yol açarak rabdomiyolizle sonuçlanabilir.
  • Genetik hastalıklar: Duchenne musküler distrofi ve McArdle hastalığı gibi kas dokusuyla ilgili çeşitli genetik hastalıklarda kas hücrelerinin yıkıma uğramasına bağlı olarak rabdomiyoliz görülebilir.
  • Zehirlenme: Yılan sokması gibi zararlı toksinlerin vücuda karıştığı durumlarda rabdomiyoliz gelişebilir.
  • İlaç yan etkileri: Statin grubu ilaçlar, amfetamin, siklosporin, kolşisin ve eritromisin gibi çeşitli ilaçlar kaslarda yıkıma neden olabilir.

Rabdomiyoliz için risk altında olan gruplar:

  • Erkekler
  • 10 yaş altı ve 60 yaş üstü bireyler
  • Siyahi ırk
  • Obez insanlar BMİ >40 kg/m2
  • Sıcak çarpması ya da yanık öyküsü olan bireyler
  • Normalde düşük fiziksel aktiviteye sahip insanlar
  • Lipid düşürücü ilaçların uzun süreli kullanımı
  • Dehidrate kalmış bireyler

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Tıbbi ayrıntıları sevenler okumaya devam edebilir.

Rabdomiyoliz metabolik oluşum mekanizması aşağıdaki şemada görülebilir.

Teşhis Nasıl Konur ?

Teşhiste temel tetkik serum kreatin kinaz (CK) düzeyidir. Üst limitin 5 katı yükseklik (≈1000 U/L) rabdomiyoliz için tanısaldır.

  • CK normalde enerji rezervuarıdır (Kreatin + ATP = Kreatin kinaz + ADP); hasar sonrası 2-12 saatte yükselir, 24-72 saatte pik yapar ve 5-10 günde geriler.
  • Kronik kas hastalığı veya genetik hastalıkları olan hastalarda rabdomiyoliz durumu olmadan da CK yüksek seyredeceğinden bu hastalarda karar bazal CK düzeyleri ile karşılaştırmalı olarak verilmelidir.
  • CK düzeyinin yüksekliği kas yıkımının ciddiyeti ile korele olmakla beraber böbrek yetmezliği gelişme riski ile ilişkili değildir.
  • Büyük kısmından iskelet kası ve kalp kasında bulunan izoenzim CK-MM sorumludur. Daha çok kalp kasında bulunan formu olan CK-MB de yükselebilir, fakat totalin %5’ini aşmaz.

Miyoglobin

  • Hem ve globin içeren koyu kırmızı renkli bir proteindir ve temel görevi iskelet ve kalp kasına oksijen taşımaktır.
  • Böbrekte glomerullerden filtre edilir, kıvrımlı tübülde hem ve globin ayrılır, reabsorbe edilir. Asidik ortamda Fe-hem bileşimi ve reaksiyon sırasında hidroksil grupları açığa çıkar.
  • Kanda 1-3 saatte pik yapar, 24 saatte düşer. Yarı ömrünün kısa olması sebebiyle tanıda kullanılamamaktadır.
  • Serum kons. >0.3 mg/L olduğunda ve böbrek atılım eşiği olan 1.0 mg/dL aşıldığında reabsorbsiyon yeterli düzeyde yapılamaz, idrar miyoglobin düzeyi artar, idrar rengi koyulaşır.
  • Hem içerdiği için miyoglobinüri durumunda dipstick idrar testlerinde kan+ görülür, fakat eritrosit görülmemesi ile hemoglobinden ayrılır.
  • Normal idrar testi rabdomiyolizi ekarte ettirmez.

Diğer laboratuvar bulguları

Temel olarak hücre içi (intrasellüler) içeriğin hücre dışına çıkmasına bağlı olarak;

  1. Hiperkalemi,
  2. Hiperfosfatemi,
  3. Metabolik asidoz,
  4. Hiperürisemi görülür.

Erken dönemde Ca-ATPaz pompa disfonksiyonu sebebiyle Ca hücre içine girer ve hipokalsemi görülebilir fakat ilerleyen dönemde yine hücre yıkımıyla beraber hiperkalsemi gelişebilir.

Tedavi:

Tedavi temel amacı yeterli sıvı resüsitasyonu sağlayarak hastalarda gelişebilecek akut böbrek hasarının önüne geçmektir.

Tedavide ederken hastanın etiyolojisinde yer alan faktörü de tedavi etmek gerekecektir. Tedavi sürecinde hastaların havayolu, solunum ve dolaşım verilerinin yakın takip edilmesi önemlidir. Ayrıca hastaların end organ perfüzyonlarının değerlendirilmesi, idrar çıkışının takibielektrolit değerlerinin takibi, gereklilik halinde EKG takibi yapılması gerekir.

  • Uygun sıvı replasmanı için %0,9 sodyum klorür tercih edilmelidir.
  • Pozitif sıvı replasmanına rağmen idrar çıkışı 150 ml/saat’in altında kaldığında diüretik tedavisi gerekebilir.
  • İdrar pH’sının takibi önemlidir, sıvı replasmanı ve diüretik tedaviye rağmen pH<7 ise idrar alkalizasyonu için sodyum bikarbonat uygulanması gerekebilir.
  • Hastalarda uygun sıvı tedavisi ve diüreze rağmen gelişen akut böbrek yetmezliği durumunda renal replasman tedavisi hemodiyaliz düşünülebilir.
  • Hastanın ABC değerlendirmesinin yapılması
  • Etiyolojik faktörlerin belirlenmesi
    • Travma hastalarında travmatik sürecin değerlendirmesi ve yönetimi yapılmalıdır.
  • İki büyük damaryolu açılmalıdır.
  • Hızlı sıvı resüsitasyonuna başlanılması gerekmektedir.
    • İzotonik NaCl öncelikli tercih olmalıdır.
    • Sıvı tercihinde Ringer laktat gibi K içeren sıvılardan kaçınmak önemlidir.
  • Hastalar hızla yakın takip edilebilecekleri hastaneye ulaştırılmalıdır.
  • Acil serviste ilk değerlendirmede (ABC) havayolu, solunum ve dolaşım parametreleri yeniden değerlendirilmelidir.
  • Hastalardan etiyolojik faktörlere yönelik anamnez alınmalıdır.
  • Hastaların fizik muayenesi etiyolojide yer alan faktörler dikkate alınarak dikkatle değerlendirilmelidir.
  • Hastadan EKG değerlendirilmesi yapılmalıdır. Tanı konulmasının ardından hiperpotasemisi olan hastalarda EKG monitörizasyonu gereklidir.
  • Hastalardan alınan kan örneğinden Hemogram, kan gazı, elektrolitler, KCFT, CK ve BFT değerlerini içeren biyokimyasal parametreler öncelikle istenilmelidir. Ayrıca şüphelenilen etiyolojide yer alan faktörlere yönelik laboratuvar istemi de yapılmalıdır.
  • Hastanın sıvı resüsitasyonuna 1 litre/saat (çocukta 15-20ml/kg/sa) gidecek şekilde İzotonik NaCl başlayın, 2 saatin ardından 0,5 litre/saat İzotonik NaCl sıvı desteğine geçilebilir.
  • Hastanın idrar çıkışının takibi önemlidir. İdrar sondası takılarak saatte en az 150ml idrar çıkışı olacak şekilde sıvı resüsitasyonunu düzenlenmelidir.
  • Hastaların elektrolit bozukluğu gelişmesi durumunda elektrolit bozukluğuna uygun tedavi edilmesi gereklidir. Hiperkalemi, Hiperkalsemi, Hiperürisemi ve Hiperfosfatemi rabdomiyoliz ile ilişkili en sık elektrolit bozukluklarıdır. EKG değişikliği yapabilecek eletrolit bozuklukları seviyesine gelmeden tedavi edilmelidirler.
  • Akut böbrek yetmezliği gelişmesi durumunda renal replasman tedavileri gerekirse diyaliz planlanılmalıdır.

Rabdomiyoliz olan hastaların yüksek volümlü sıvı replasmanı ya da renal replasman tedavisi ihtiyacını öngörmek için geliştirilen McMohan Skoru yol gösterici olabilir.

McMohan SkoruPuan
Yaş50-701,5
71-802,5
>803
CinsiyetKadın1
Başvuru Kreatinin1.4-2.2 mg/dL1,5
>2.2 mg/dL3
Başvuru Ca<7.5 mg/dL2
Başvuru CK>40,000 U/L2
Etiyoloji (herhangi birisi)Nöbet, Senkop, Egzersiz, Statin, Miyozit3
Başlangıç Fosfat4,0-5,4 mg/dL1,5
>5,4 mg/dL3
Başlangıç Bikarbonat <19 mEq/L2

Düşük risk: McMohan Risk skoruna göre alınan puan 5 ve altındaysa hastaların %3’ü renal replasman tedavisine ihtiyaç duyarlar.

Düşük olmayan risk: McMohan Risk skoruna göre alınan puan 6 ve üstündeyse hastaların böbrek koruyucu sıvı replasmanına hemen başlanılması gerekir (idrar çıkışı 1-2 ml/kg/sa). 10 ve üzerinde skora sahip olanların hastaların mortalitesi %52 olarak bildirilmiştir.

Genel bilgiler konusunda ayrıtılı kaynak arayanlar için

⭐️⭐️⭐️⭐️ https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK448168/

⭐️⭐️⭐️⭐️ https://www.mdcalc.com/calc/4017/mcmahon-score-rhabdomyolysis

⭐️⭐️⭐️⭐️ https://turkjnephrol.org/Content/files/sayilar/350/90-93.pdf

⭐️⭐️⭐️⭐️ https://www.yogunbakim.org.tr/data/pdf/RabdomiyolizKonsensus.pdf

Konu hakkında bilimsel makale okumak isteyenler aşağıdaki makalelerden yararlanabilir.

⭐️⭐️⭐️ Kolesterol düşürücü ilaçlar (statinler) sıklıkla rabdomiyolize neden olur. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3149274chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3149274

⭐️⭐️⭐️ Statin Kullanımına Bağlı Rabdomiyolizde ECMO (Ekstrakorporal Membran Oksijenizasyonu) Kullanımı http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://jag.journalagent.com/gkdaybd/pdfs/GKDAYBD_25_1_68_71.pdf

⭐️⭐️⭐️ Kolesterol düşürücülerin ömür boyu kullanılması öneriliyor. Ancak bu ilaçların yan etkisi o kadar çok ki bazı yayınlarda insanların %25-50 kadarı bu ilacı 6 ay 1 yıl içinde bırakmak zorunda kaldığını bildiriyor. https://ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5012887/#:~:text=In%20clinical%20trials%2C%20the%20discontinuation,between%2011%25%20and%2053%25.&text=According%20to%20studies%20using%20electronic,year%20after%20initiating%20their%20use.

Daha Fazla

İSG’ye Özel Reaktif Zamanlama Risk Matrisi

İş sağlığı ve güvenliği alanı, yalnızca teknik önlemlerle değil; aynı zamanda insan davranışının, bilişsel performansın ve nörofizyolojik kapasitenin doğru anlaşılmasıyla bütünlük kazanan multidisipliner bir yapıya sahiptir. Bu bağlamda reaktif zamanlama, yani bireyin bir uyarana karşı verdiği tepkinin hızı, iş kazalarının önlenmesinde çoğu zaman göz ardı edilen fakat kritik önem taşıyan bir parametredir. Özellikle yüksek dikkatlilik gerektiren sektörlerde—örneğin inşaat, maden, kimya, metal, enerji üretimi, trafik yönetimi, yüksekte çalışma, kapalı alan operasyonları ve ağır makine kullanımı—reaktif zamanlama performansındaki küçük bir yavaşlama bile ölümcül sonuçlara yol açabilmektedir.

Sizlere sunduğum Reaktif Zamanlama Risk Matrisi, iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerine ve her sektörden yönetici vve teknik sorumlulara yeni bir perspektif kazandırmayı amaçladığım bilimsel ve uygulamaya dönük bir araçtır.

Geleneksel risk değerlendirme yöntemleri çoğunlukla fiziksel, kimyasal ve mekanik tehlikelere odaklanırken, insan faktörünün bilişsel bileşenlerini yeterince derinlikte ele almaz. Oysa ki birçok kazanın kökeninde; yanıt gecikmesi, algı–karar verme sürecindeki yavaşlama, dikkat dağınıklığı, nöromotor performansta düşüş veya çevresel stresörlerin reaksiyon hızını baskılaması gibi mekanizmalar yer almaktadır.

Reaktif zamanlama, tek başına bir “refleks ölçümü” değildir; çalışan sağlığı, nörolojik bütünlük, dikkat yönetimi, iş yükü dengesi, ergonomi, yorgunluk, vardiya düzeni, psikososyal stres ve çevresel faktörlerin bir kesişim noktasında yer alır. Dolayısıyla matriste belirlenen risk seviyeleri, yalnızca ölçülen milisaniyeleri değil, ölçüm sonuçlarının operasyonel anlamını ve iş ortamındaki fiili tehlike profiliyle olan ilişkisini de yansıtmaktadır.

İSG’ye Özel Reaktif Zamanlama Risk Matrisini, İş güveliği uzmanları, işyeri hekimleri, OSGB yöneticileri, işveren vekilleri, eğitimciler ve İSG politika üreticileri için hazırladım. Lakin altı çizilmeliyim ki verdiğim örnekler, uyarı niteliğinde olan, genelleştirilmiş, kurgusal ve öğretici amaçlı temsillerdir. Gerçek çalışma ortamlarında risk faktörlerinin dinamiği çok daha kompleks olup, her işyerinin kendi özgün koşullarına göre yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Çalışmanın tüm bölümlerinde nesnel ve bilimsel bir yaklaşım benimsenmeye gayret ettim, herhangi bir meslek grubunu veya kişi-topluluğu hedef alan bir değerlendirmeden özellikle kaçınmaya çalıştım. Bu çalışmayı, İSG profesyonellerinin çabasını küçümsemek için değil; tam tersine, bu çabanın ne kadar kritik olduğunu göstermek ve insan faktörünün ölçülebilir bileşenleri hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla hazırladım. Sektörde özveriyle çalışan tüm uzmanların, işyeri hekimlerinin, OSGB yöneticilerinin ve akademisyenlerin katkıları ile İSG kültürünün daha da güçleneceğine olan inancım tamdır.

İSG’ye bu Özel Reaktif Zamanlama Risk Matrisi, insan performansı temelli risk yönetiminin İSG alanında daha görünür kılınması, karar vericilerin bilimsel veriye dayalı uygulamalar geliştirmesi ve çalışan güvenliğinin ölçülebilir göstergelerle desteklenmesi için bir araç olarak değerlendirilebilir. Uygulayıcıların bu matrisi kendi sektörlerine, ekipman yapılarına, vardiya düzenlerine ve çalışan profillerine uyarlayarak kullanmaları özellikle iş sağlığı ve güvenliğinin gelişimine katkı sağlayacaktır.

Son olarak, bu çalışma herhangi bir ürün, test cihazı veya ticari yöntem önermek amacıyla hazırlanmış değildir. Burada sunulan tüm bilgi ve modeller, eğitsel, bilimsel ve farkındalık amaçlıdır.


Bu matris hem işe giriş/periyodik muayenelerde, hem de operatör risk değerlendirmelerinde, hem de yorgunluk–uyku–alkol–ilaç etkisi analizlerinde doğrudan kullanılabilir.

Matris;

  • Reaktif zaman ortalaması (ms)
  • Hata sayısı (anticipatory, choice error)
  • Performans varyansı (dağılım kararsızlığı)
  • İşin tehlike sınıfı
  • Risk sonuç derecesi

üzerinden profesyonel bir sınıflama yapmaktadır.

Aşağıdaki tablo, Reaktif Zaman (RT) performansını 5 seviyede değerlendiren, OSGB ve işyeri hekimliği uygulamalarına uygun bir risk matrisidir.

1️⃣ Reaktif Zaman (RT) Performans Seviyeleri
RT Ortalama (ms)Hata SayısıPerformans VaryansıRisk Düzeyiİşle İlgili Sonuç
<200 ms0–1Çok düşükDüşük RiskÜstün performans, nöromotor fonksiyonlar çok iyi
200–250 ms0–2DüşükKabul Edilebilir RiskNormal performans, operatörlük için uygun
250–300 ms2–4OrtaOrta RiskYorgunluk / uykusuzluk / kafein etkisi olabilir
300–350 ms4–7BelirginYüksek RiskOperatörlük için geçici kısıtlama gerektirebilir
>350 ms7+Çok yüksekÇok Yüksek RiskMakine kullanımında ciddi tehlike, işten uzaklaştırma ve tıbbi değerlendirme şart

2️⃣ Tehlike Sınıfı × Reaktif Zaman Matrisi

Bu matrisi doğrudan İş Güveliği uzmanları ve işyeri hekimleri için tasarladım.

Aşağıdaki matriste renklerin ifade ettikleri:

  • Yeşil: Kabul edilebilir
  • Sarı: Kontrollü kabul / iyileştirme gerekebilir
  • Turuncu: Sınırlı görev / geçici kısıtlama
  • Kırmızı: Göreve uygun değil
  • Koyu Kırmızı: Ciddi tehlike – derhal görevden alınmalı
📌 📌 📌
Matris Tablosu
Reaktif Zaman (ms)

Aşağıdaki satırlar:

  • <250 ms
  • 250–300 ms
  • 300–350 ms
  • 350–400 ms
  • >400 ms

Tehlike Sınıfı

Sütunlar:

  • Az Tehlikeli
  • Tehlikeli
  • Çok Tehlikeli
📍 📍 📍
Matris
RT / Tehlike SınıfıAz TehlikeliTehlikeliÇok Tehlikeli
<250 msYeşil (Uygun)YeşilSarı (ek kontrol)
250–300 msYeşilSarıTuruncu (sınırlı görev)
300–350 msSarıTuruncuKırmızı (uygun değil)
350–400 msTuruncuKırmızıKoyu Kırmızı (acil risk)
>400 msKırmızıKoyu KırmızıKoyu Kırmızı

3️⃣ İşveren ve İş Güvenliği Uzmanı İçin Risk Karşılıkları

Her risk rengine karşılık gelen İş Sağlığı ve Güvenliği aksiyonları

🟢 YEŞİL – Kabul Edilebilir
  • Göreve uygun
  • Standart takip yeterli
  • RT testinin tekrar periyodu: 12 ay

🟡 SARI – Kontrollü Uygun
  • Uykusuzluk / kafein / stres şüphesi
  • KT: Eğitim ve uyarı
  • RT tekrar: 3–6 ay

🟠 TURUNCU – Sınırlı Görev
  • Yüksek dikkat isteyen görev verilmez
  • Operatörlük / forklift / pres makinesi yasak
  • Gerekli: Tıbbi değerlendirme
  • RT tekrar: 2–4 hafta

🔴 KIRMIZI – Göreve Uygun Değil
  • İşveren tarafından derhal görev değişikliği
  • Operatörlük kesinlikle yasaktır
  • Nörolojik veya psikiyatrik değerlendirme önerilir
  • RT tekrar: tıbbi karar sonrası

🟥 KOYU KIRMIZI – Ciddi Tehlike
  • İş kazası riski çok yüksek
  • İşveren acil olarak işten uzaklaştırmalı
  • Sağlık birimi tarafından ayrıntılı muayene
  • Yeniden işe dönüş RT testi zorunlu

4️⃣ Hata Sayısı ve Türüne Göre Ek Risk Matrisi

Reaktif Zaman (RT) süresi kadar hata türleri de risk belirtecidir:

Hata TürüAnlamıRiskİSG Aksiyonu
Anticipatory
(erken basma)
Tahmin etmeOrtaStres/uykusuzluk kontrolü
Choice Error
(yanlış buton)
Dikkat azalmasıYüksekGörev kısıtlaması
No Response
(cevap yok)
Kognitif/motor bozulmaÇok yüksekGörevden alma, tıbbi inceleme
Farklı varyans
(>60 ms)
Düzensiz sinirsel kontrolYüksekSağlık değerlendirmesi

5️⃣ İSG Reaktif Zamanlama Risk Kategorileri
KategoriTanımRTHataİşverene Öneri
A – Düşük RiskMükemmel performans<250 ms0–1Görev uygun
B – NormalKabul edilebilir250–3001–2Normal takip
C – Orta RiskDikkat azalması300–3502–4Görev sınırlı
D – Yüksek RiskOperatörlük için riskli350–4004–7Görev değişikliği
E – Çok Yüksek RiskTehlikeli iş için kesinlikle uygun değil>400 ms7+İşten uzaklaştırma / tıbbi değerlendirme
Daha Fazla

Bitmeyen Sağlık Sorunlarınız mı Var?

  • Açıklayamadığınız eklem ağrısı varsa
  • Hemen her şeye alerjiniz varsa
  • Oto-immün hastalığınız varsa -sürekli bağırsak sorunları yaşıyorsanız
  • Sürekli akne, egzama, kaşıntı varsa
  • Uyku bozukluğunuz varsa
  • Baş ağrıları, konsantrasyon bozukluğu, halsizlik, yorgunluktan kurtulamıyorsanız
  • Sürekli bir şeyler atıştırma ihtiyacı duyuyorsanız
  • Sürekli kilo alıyorsanız
  • Arada bir tansiyon çıkmaya başladıysa
  • Arada bir açlık şeker yükseliyorsa

Diyetinizi değiştirme zamanın gelmiştir. Çünkü günlük yaşamanızda beslenmenizde ki yanlışlar enflamasyona yol açar.

Vücudumuzda enflamasyona yol açabilen ilk 10 neden:

◦Sigara
◦Yüksek karbonhidratlı beslenme (insülin direnci)
◦Yanmış yağlar (fastfood)
◦Tarım zehirleri
◦Bitkisel yağlar (zeytinyağ hariç)
◦Disbiosis (bağırsak geçirgenliği)
◦Bir çok ilaç
◦Yüksek işlenmiş gıdalar
◦Kozmetikler&ev kimyasalları
◦Ve elbette çevre kirliliği

Kendinizi kontrol edin. Yukarıdaki şikayetleriniz varsa ve bu 10 maddede ki yanlışları yapıyorsanız, diyetinizi düzene sokma zamanı gelmiş demektir.

İlk tercih etmeniz gereken diyet Ketojenik diyettir. (Zeytinyağı ve bir çok sebzeler tüketilebiliyor)

Sonuç alamaz isen en kuvvetli eleminasyon (dışlama) diyeti olan Carnivore (Aslan) diyetine geçebilirsiniz. (Zeytin yağı dahil tüm bitkiler dışlanıyor)

Yalnızca 3 ayda her şeyin geride kaldığını göreceksiniz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Biraz da bilimsel yayın okumak isteyenler için:

Örnek 1: İnflamatuar barsak hastalığının (Ülseratif kolit, Chrone hastalığı) tedavisinde etobur (Carnivor) ve ketojenik diyet uygulayan 10 hastadan oluşan bir vaka serisi. Yalnızca et, tavuk, balık ve yumurta ile düzelen bağırsaklar. https://frontiersin.org/journals/nutrition/articles/10.3389/fnut.2024.1467475/full

Örnek 2: Et tüketimi arttıkça yaşam beklentisi de artıyor.https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35228814/

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Kalp Krizinden Sonra Nasıl Diyet Yapmalı

Değerli çalışanlar, sizlerde ve yakınlarınızda meydana gelecek bir kalp krizi sonrası özellikle beslenme çok daha fazla önem kazanmaktadır. Farklı yerlerde yapılan çalışmalara göre;

Kalp krizinden sonra yapılan Intermittent Fasting (IF) (aralıklı oruç) diiyeti yani beslenme tarzı kalp fonksiyonlarını (çalışmasını) iyileştiriyor.

Kalp krizinden hemen sonra başlanan aralıklı oruç ile kalbin kasılma gücünü gösteren Ejeksiyon fraksiyonunda (EF) anlamlı iyileşmeler gözlenmiş.

Ejeksiyon fraksiyonu (EF) her kalp atışında kalbin kendine gelen kanın ne kadarını pompaladığını gösterir.

Aralıklı Oruç nedir?

Aslen gün içerisinde tükettiğiniz besinlerin tüketilme düzeninin değiştirilmesidir. Bu düzen değişikliğini yaşınıza, sağlık durumunuza ve yaşam tarzınıza göre her zaman hekiminizin onayı ve kontrolü altında yapmalısınız.

16:8 Yöntemi: 16 saat aç kalıp (uyku dahil), 8 saatin başında ve sonunda yemek yeme şeklindedir.

Herkesin kolaylıkla yapabileceği aralıklı oruç =16 / 8’dir.

Aralıklı Oruç’un 5 ana özelliği var;

1-12.00-13.00 arası öğlen yemeği

2-18.00-20.00 arası akşam yemeği

3-Saat 20.00’den ertesi gün 12.00’ye kadar yalnızca su, çay, kahve (16 saat).

4-Ara öğün yok. Az az ye sık ye gibi sindirim sistemini yoran beslenme tarzı ASLA YOK.

5-Öğünler düşük karbonhidratlı / Ketojenik Diyet olmalıdır.

Kalp krizinden sonra hasar alan kalbinizin iyileşmesine, çalışma fonksiyonlarının düzelmesine yarayan bir beslenme tarzını uygulamak için kalp krizi geçirmeyi beklemek mi gerekiyor?

Yoksa hemen başlayıp kalp krizi riskini azaltmayı mı tercih edersiniz?

Karar sizin…!

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Konu hakkında bilimsel verileri merak edenler, aşağıda ilgili konuda yapılmış çalışmalara ait makalelerden örnekler okuyabilirsiniz.

  1. – ST-Segment Yükselmeli Miyokard Enfarktüsünden Sonra Aralıklı Oruç Sol Ventrikül Fonksiyonunu İyileştirir: Randomize Kontrollü INTERFAST-MI Çalışması. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38695175/
  2. ST yükselmeli miyokard enfarktüsünden sonra aralıklı orucun sol ventrikül fonksiyonu üzerindeki etkisi: pilot randomize kontrollü bir çalışmanın (INTERFAST-MI) çalışma protokolü. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35393305/

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Kolay Kilo Vermenin Yolu

Sumo güreşçileri, güreş müsabakaları sezonu başladığında ne kadar kilolu olurlarsa o kadar çok yüksek bir avantajla güreşe başlamış olurlar.

Bu yüzden genellikle yarış zamanı 200 kilo ya da daha fazla olmaya çalışırlar. Ancak yıl boyu bu kiloyla antrenman yapmaları imkansızdır. Antrenmanlarını nisbeten düşük (150-160) kilolarda yaparlar. Yarıştan bir kaç ay önce de hızla 40-50 kg almaya çalışırlar.

Peki çok kısa sürede bu kadar kilo nasıl alınır?

Japonlar yüzyıllardır bu işi güreşçilerine “sıfır yağ” ve bol karbonhidrat vererek çözmüşler. Sıfır yağ ile sonsuz bir iştaha ulaşılmaktadır. Sporcu durmaksızın yemek yer.

Yağın iştahımız üzerine kuvvetli bir baskılayıcı etkisi vardır.

Kilo sorunu olanların sumo güreşçilerinin tam tersini yapmaları yeterlidir.

Vücudumuz aynen şu şekilde programlıdır. Eğer;

1. Yağ alımını keser, karbonhidrat alımını arttırırsanız = Yağı depolarsınız.

2. Karbonhidratı keser, yağı arttırırsanız = yağ yakarsınız.

Yağ olarak tercihleriniz aşağıdaki şekilde olmalıdır.

  • Kuyruk yağı – iç yağ
  • Tereyağı
  • Zeytinyağı

”Yağ alımını arttırmak ve Karbonhidratı kesmek” bu süreci diyette nasıl mı uygulayacaksınız?

Ketojenik Diyet bu konuda idealdir. Tabi ki bu diyeti yapmadan önce hekiminize danışmalısınız. Sağlıklı bir erişkin için vereceğim tavsiyeler, farklı hastalıkları olan bireyler için uygun olmayabilir.

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Probiyotik / Prebiyotik

Probiyotik

Barsaklardaki iyi bakterileri (normal mikrop florası) korumayı ve iyileştirmeyi amaçlayan canlı mikroorganizmalar içeren gıdalar ve takviyelerdir. 

Prebiyotik

vücudun sindiremediği karbonhidratlar olup bağırsaklardaki mikroorganizmalar tarafından parçalandığında sağlıklı bakteriler için kısa zincirli yağ asitleri, kolon hücrelerine enerji sağlamak, mukus üretimine yardımcı olmak, iltihaplanmayı gidermek ve bağışıklığa yardımcı olmak gibi faydaları mevcuttur. (Turşu, Kefir, Yoğurt, Mayalı besinler)

Probiyotikler ve Prebiyotikler Ne Zaman Kullanılmaz

  • Candida
  • IBS
  • Crohn
  • Ülseratif kolit
  • SİBO
  • Aşırı Geçirgen Bağırsak
  • Helikobakter Pylori gibi hastalığı olanların kesinlikle kullanmaması gerekir.

Çalışanlarımız, (Hastalarımız) sıkça,

Meyve çok yararlı bol bol meyve yiyorum. (Trigliserit ve yağ kitlesi artar)

Ceviz Omega-3 içeriyor. Yararlı olduğu için bol bol yiyorum (Ceviz, ALA formunu içerir ve biz bunun sadece %2.5 kadarını kullanabiliriz) “Ceviz elbette çok faydalı ama Omega-3 için degil”

Bol süt içiyorum kalsiyum alıyorum.(Sütte ki kalsiyum zor emilir, biz yeşil yapraklı sebzelerdeki kalsiyumu daha çok alırız)

Kefir, Yogurt, Turşu, Probiyotik içerir çok faydalı bol bol yiyorum. Fakat bu kadar çok probiyotikle besleniyorum yine de gittikçe kötüleşiyorum. diyorlar.

Bağırsaklarımız milyarlarca bakteri ve mantar barındırır. Bizim toplam hücre sayımızın 15-20 katıdırlar. Bu bakteri ve mantarlar insan karakterleri gibi iyisi var, kötüsü var, asalak geçineni var, muptezel alkoliği var, gece vardiyasında çalışanı var, sabah 8 akşam 5 memur olanı var, iyi tarım uygulamasıyla vitamin, yağ asiti üreteni var. Bir de anarşist terör estirenler var her yere saldırır.. (diğer bakteri ve mantarlara, bağırsak duvarına)

Ama tıpkı dış dünya gibi, orada da ” iyilerle kötülerin savaşı” var ve hiç bitmiyor.

Bunlar bizim yediklerimizle beslenir. En çok sevdikleri ise şeker, mayalı besinler ve PRE- BİYOTIKLER.

Pre-biyotik: hem iyilerin hem kötülerin yaşamak, çoğalmak için yediği besin maddeleri.

Yukarıda listelediğim hastalıklardan birine sahipseniz barsaklarınızda kötü bakteriler iyilerden kat kat fazladır.

Diyelim ki oran kötüler 80 / iyiler 20

Turşu yedik, kefir içtik, Pre-biyotik beslendik. Bu durumda sayıca fazla olan 80 kötü bakteri daha çok yiyip güçlenecek ve daha çok çoğalacak.

Probiyotik takviye kullandığınızda, iyi bakterileri beslediğimizi çoğalttığımızı zannederiz.

Aslında, hepsi ölüyor… Neden ?

Çünkü bu canlılar bir birini yok ederek üstünlük sağlamaya çalışır. Kötüler fazla olduğuna göre onlar kazanacak

Örneğin mantarlar MİKOTOKSİN üreterek diğerlerini zehirler.

Bu mikotoksinler aynı zamanda bize de zarar verir. Bağırsaklar aşırı geçirgense kana geçer ve yeni senaryolar gelişir. Ölen iyi bakterilerin, mantarların değerli moleküllerini de kullanıp iyice çoğalır kötüler.

Çalışanlarımız, (hasta) aynen şu cümleyi kurar, ”Kefir içtim davul gibi oldum, probiyotikli yoğurt yedim ishal oldum, probiyotik kullandım acayip gaz oldu.”

Olacak çünkü onlar ölürken, sindirilirken Hidrojen ve metan gazı açığa çıkar, şişkinlik oluşur.

Bütün bunlar harici, lifli besinleri de çok güzel kullanır bu bakteriler. Yani “bol lifli beslen” cümlesi her insan için geçerli değil.

Şikayetleri Düzeltmek İçin Ne Yapmalıyız

Önce kötü bakterileri öldürmek gerek. Bunun için bazı hastalıklarda antibiyotikte kullanmak gerekebilir. (Örneğin Sibo da “rifaksimin” gibi) Biz doğal yolları inceleyelim:

KEKİK SUYU

Timol etken maddesini içerir. Bu etken madde bazı bakterileri hücre zarına zarar vererek öldürür

Mantarların ise 14-a metilaz enzimini bloke ederek ergisterol sentezini engeller ve mantar çoğalamaz, ölür

Günlük bir çay bardağı AÇ OLARAK günün herhangi bir saati içilir.

(10 gün kullanılır, 10 gün ara verilir, sonra 15 gün kullanılır)

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

KARANFİL (Toz olarak)

Öjenol (C10H12O2 – eugenol) etken maddesi içerir.

Listeria monocytogenes, Streptococcus pyogenes, Proteus vulgaris ve Escherichia coli üzerinde ” hücre duvarı ve hücre zarını” parçalar.

Toz halinde yarım çay kaşığından biraz daha az TOK OLARAK 21 gün kullanılır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

TARÇIN YAĞI (Uçucu değil)

Sinnamaldehit etken maddesi içerir.

Bakterilerin hücre duvarına, mantarların ise squalen epeksidaz enzimini bloke ederek lanesterol oluşumunu engelleyerek mantarı öldürür.

2-3 damla uçucu olmayan Tarçın yağı 10-15 damla zeytinyağı içine koyulup karıştırılarak içilir. ( 1/5 oranında)

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

LEYLAK ÇAYI

Alfa terpineol etken maddesini içerir.

Hem gram negatif, hem gram pozitif bakterilerin hücre duvarı üzerinde etkilidir.

Yağı haricen kullanılır kesinlikle içilmez/dahili kullanılmaz

Bir çay kaşığı kurutulmuş leylak çiçeği 1 bardak sıcak su içerisinde 10 dakika kadar demlenir ve AÇ OLARAK günde 1 kez içilir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

SONUÇ

Her iyi, herkese iyi gelmez.

Hekiminize danışmadan – onayını almadan yukarıdaki önerileri uygulamayın.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla