Haydi Safra Kesenize Taş Yapalım

İlk olarak bir bakalım safra kesemiz neymiş, ne işe yarıyormuş?

Safra kesesi, armut büyüklüğünde ve şeklinde küçük, içi boş bir organdır.

Safra ağacı veya safra yolu olarak da bilinen safra sisteminin bir parçasıdır.

Safra sistemi, karaciğer, safra kesesi ve pankreas içinde ince bağırsağa boşalan bir dizi kanaldır.

Karaciğer içi (karaciğer içinde) ve karaciğer dışı (karaciğerin dışında) bileşenler vardır. Safra kesesi, safranın depolandığı ve yoğunlaştığı karaciğer dışı safra sisteminin bir bileşenidir.

Safra kesesinin işlevi, sindirim sırasında duodenuma salınan safrayı depolamak ve yoğunlaştırmak. Safra, karaciğer tarafından sürekli olarak üretilen ve birincil işlevi suda çözünmeyen lipitlerin sindirimine ve emilimine yardımcı olmak olan alkali bir sıvıdır.

Kolesterol, bilirubin, su, safra tuzları, fosfolipitler ve iyonlardan oluşur. Safraya atılan kolesterol, vücuttaki kolesterolün çoğunu ortadan kaldırır. 

Safra kesemiz hakkında genel bilgiler sonrası taş oluşumu nasıl oluyor bir bakalım…

Karaciğerimizde mevcut olan kolesterolü kullanarak “Primer Safra Asiti” üretiyoruz.

Üretimi karaciğerde ” ➖7- a hidroksilaz➖ ”enzimini kullanarak yapıyoruz.

⭐️ Buraya bir not koyayım. Bir enzim hidroksilaz ise bunun Koenzimi C vitaminidir. Ki bu demektir ki kanda C vitamini eksikse hidroksilaz enzimi az çalışır. Aynı zamanda NAD/NADPH gereklidir.

Kolesterolden elde ettiğimiz primer safra asitine GLİSİN ve TAURİN aminoasiti ekleriz ve safra tuzu oluştururuz.

Kolesterol

⬇️ 7- a hidroksilaz enzimi

Primer Safra Asiti

⬇️ GLİSİN ve TAURİN aminoasiti

Safra Tuzu

Dikkat: safra tuzu sentezi – üretimi karaciğerde olur. Safra kesesinde sentez – üreti olmaz.

Taurin takviyesi kullananlar (vücut geliştime, hater, güreş vb gibi ağır spor yapanlar, enerji içeceği alanlar) dikkat etmelisiniz. Fazla taurin alımı fazla safra tuzu oluşturur ve bu sebeple ishal yapar.

Gelelim safra tuzuna…


Safra tuzunu safra kesesime atarız. Safra kesesi sadece depodur.

Yağlı bir besin tükettiğimizde sindirim amacı ile safra tuzu bağırsaklara akar.

Barsaklarda safra tuzlarının işi bittiğinde:

Bağırsak bakterileri

⬇️ 7-a Dehidroksilaz enzimi

Safra TuzuGLİSİN ve TAURİN aminoasiti

⬇️

Primer Safra Asiti olarak kalır

GLİSİN ve TAURİN aminoasiti bağırsaktan geri emilir.

Bağırsak bakterileri 7-a Dehidroksilaz isimli bir enzimle işi biten safra tuzunda glisin ve taurin‘i ayırır. Sonrasında bağırsaktan geri emeriz.

Dikkat: GLİSİN ve TAURİN aminoasitlerinin geri emilimin sağlayan bağırsak bakterileri. Toplumsal sorunumuz bilinçsiz – keyfi – doğru olmayan antibiyotik kullanımı ile bağırsak bakterileri ölür.

GLİSİN ve TAURİN aminoasiti, Safra Tuzundan ayrılınca geriye kalan Primer Safra Asiti olur.

Bağırsak bakterileri Primer Safra Asidinin bir kısmını Sekonder Safra Asidine parçalar.

Sekonder Safra Asidi, zehirlidir. Dışkı ile atarız.

Geri kalan Primer Safra Asidini apikal sodyum bağımlı safra asidi taşıyıcısı (ASBT) ile bağırsaklardan geri emeriz. Evet bu geri emilim için SODYUM (Na) kullanırız.

Dikkat: Vücutta sodyum (tuz) seviyemiz düşerse safra asitleri geri emilemez ve ishal, mide bulantısı, aşırı bağırsak geçirgenliği yapmaya başlar.

ÖNEMLİ: Na (sodyum) seviyemizi düşüren ilaçlara dikkat etmeliyiz!!!

Hangileri bunlar?

Diüretikler

PLUS olan tansiyon ilaçları (Tiyazid etken maddelilerdir)

Bu ilaçlar aynı zamanda geçirgen bağırsak sendromu sebepleridir.


Haydi safra kesemizde taş oluşturalım

Kolesterol

⬇️ 7- a hidroksilaz enzimi

Primer Safra Asiti

⬇️ GLİSİN ve TAURİN aminoasiti

Safra Tuzu

Bu mekanizmayı yukarıda görmüştük.

Karacigerde 7-a hidroksilaz enzimi fibratların (Kolesterol, trigliserid LDL yüksekliğinde kullanılan ilaç grubu) kullanımı ile bloke olur. Kolesterolden safra asidi üretilemez.

Safra kesesinde çok fazla kolesterol birikimi olur ve bu kolesterol safra taşı yapar.

Safra taşı oluşumunu yanısıra safra tuzu da oluşmadığı için yağların emilimi gerçekleşmez. Bağırsakta kalan ve emilemyen yağlar ishal ve kramplara yol açar. Aynı zamanda geçirgen bağırsak sendromu gelişir.

Safra tuzları, yağda eriyen A,D,E,K vitaminlerinin emilimini sağlamaktadır. Safra tuzları üretilemediğinde bu vitaminlerin de emilimi gerçekleşmez. Değerleri düşer.

Eveeett… Safra kesenizde taş oluştu..

Neler öğrendik?

  1. Gelişigüzel kullandığınız antibiyotikler bağırsak floranızı (bakterilerinizi) öldürür. Bağırsak bakterileri ölünce 7-a Dehidroksilaz isimli bir enzim çalışmaz. GLİSİN ve TAURİN aminoasitleri bağırsakta geri emilemez.
  2. Karacigerde 7-a hidroksilaz enzimi fibratlar tarafından bloke edilir. Kolesterolden safra asidi üretilemez. Safra taşı oluşur. A,D,E,K vitaminlerinin emilemmez. Trigliserit biraz yükseldi fibrat kullanalım. Doğru değil. İlaç son çare olmalı. Diyet, tempolu yürüyüş, gece aç uyuma, bitkisel tedaviler trigliserid yüksekliğinde öncelikli tercihler olmalı. Fibrat kullanımı kaçınılmaz olduğunda;
    • C vitamini
    • D vitamini
    • K2 vitamini
    • A ve E vitamini (eksikse)
    • Glutatyon ve Resveratrol
    • Hesperidin/NAD (Hesperidin Trigliseriti %30 civarında düşürür. Zaten damarlardaki endotel hasarı onarmada bu fonksiyonu da etkilidir.)
    • Koenzim Q10

Kullanılmalıdır..

Ayrıca:

⭐️⭐️ Kabızlık tedavisi için kullanılan ELOBIKlXIBAT adlı ilaç apikal sodyum bağımlı safra asidi taşıyıcısı (ASBT) engelleyerek safra asidinin bağırsakta kalması yolu ile ishal yapma özelliğini kullanarak kabızlığa engel olmayı hedefler.

Bu sebeple bağırsak duvarında geçirgenlik artarak vücuda toksin girişinin armasına yol açar.

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Safra asidi taşıyıcıları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC2781307/

⭐️⭐️ Fibrat İlaçlar https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK547756/

⭐️⭐️ Safra kesesi taşı ve safra kesesi iltihabı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16022643/

⭐️⭐️ Safra Taşı Oluşumunu Etkileyen Faktörler: Literatür İncelemesi https://www.mdpi.com/2218-273X/12/4/550

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Nöroergonomi

İş güvenliği – insan hayatı açısından kritik önemi olan işlerde – koşullarda çalışan operatörlerin bilişsel performansının değerlendirilmesi ve tahmini birçok iş disiplini için çok önemlidir.

Pek tabi ki askeri sektörün başı çektiği nöroergonomi araştırma faaliyeti günümüzde özel sektörün de ilgi alanına girmiştir.

Güncel yaşamda en tipik örneğimiz mesleği gereği otoyollarda, cadde ve sokaklarda araç süren çalışanlardır. Çünkü diğer araçlarla paylaşımı gerektiren sivil otoyol sürüşü faaliyeti, değişen görev yükü ve stres koşulları altında gerçekleştirilir. Bu sebeple farklı lakin birbiri ile ilişkili, koordineli becerilerin yetkin bir şekilde gerçekleştirilmesinin gerektiği bütünleşik ve çok görevli bir iş sürecini yürütmek zorundadırlar.

Burada bahsi geçen beceriler, hepsi birbirine bağlı görsel, motor ve bilişsel beyin sistemlerine dayanır.

Nöroergonomi, terimi ortaya atan kişi tarafından “ iş yerindeki beyin ve davranışın incelenmesi” olarak tanımlanmıştır (Parasuraman ve Rizzo, 2007)

Bu temel ve en basit tanımın üzerine;

Tüm insan faaliyetleri bir miktar zihinsel işleme ve dolayısıyla en azından bir miktar zihinsel iş yükü içerir.

Zihinsel iş yükü karmaşık, dinamik, kişiye özgü, doğrusal olmayan bir yapıdır. Birçok bilim insanına göre çok boyutludur.

iş yerinde iş memnuniyeti veya memnuniyetsizliği ile sonuçlanabilen ve dolayısıyla zihinsel iş yükünü etkileyebilen belirli bağımsız faktörler vardır.

Zihinsel iş yükü, belirli bir görevi sonlu bir zaman diliminde tamamlamak için gereken toplam bilişsel çalışmadır.

İşin zihinsel iş yükünü aşıp aşmadığını; zaman, bilişsel kapasite, bilgi işleme kapasitesi, zihinsel çaba ve hafıza parametrelerin göre değerlendirebiliriz.

Örneğin,

Bir sürüş ortamında uyanıklık, göz kapağı hareketinin izlenmesiyle güvenilir bir şekilde belirlenebilir.(Dinges ve ark., 1998).

Nöronal durum ölçümü öncelikli konudur, lakin işlevsel beyin durumları ve davranışlarının biyobelirteçleri olarak güvenilirlikleri değerlendirilebilecek birçok başka fizyolojik gösterge vardır.

Günümüzde eldeki teknik imkanlara ölçümlendirdiğimiz biyobelirteçler:

  • Galvanik deri tepkisi (GSR)
  • Kalp atışı, hızı ve atımlar arası aralık dahil
  • Tepki süreleri, bakış gecikmesi ve denge dahil göz hareketleri
  • Pupilometri
  • Düşük kanal sayılı elektroensefalografi (EEG)
  • Yakın kızılötesi spektroskopisi (NIRS) kullanılarak ölçülen kortikal kan akışındaki değişiklikler
  • Kan oksijen satürasyonu (NIRS kullanılarak da)
  • Optik bilgisayar tanıma (OCR) teknikleriyle izlenen yüz ifadesi

Bun fizyolojik ölçümlerin kombinasyonları da mümkündür. 

Beyin-Bilgisayar Arayüzleri

Son yirmi yılda giderek artan şekilde ilgi gören sinir bilim teknolojisinin bir alanı EEG tabanlı beyin-bilgisayar arayüzlerinin geliştirilmesi ve kullanımıdır.

Bu arayüz sistemleri uzaktan, gerçek zamanlı fizyolojik izleme gibi alanlarda potansiyel operasyonel kullanıma sahiptir;

örneğin, bir savaş alanı komutanı bir askerin maksimum zihinsel iş yüküne veya strese yaklaştığına dair bazı belirtiler alabilir.

Yakın vadede Ordu için daha faydalı olabilecek ticari bir uygulama, öz düzenleme için bir nörogeri bildirim sistemidir. Biyolojik geri bildirime benzeyen nörogeri bildirim, bireylerin öz düzenlemeyi desteklemek için beyin dalgası aktiviteleri hakkında görsel ve işitsel geri bildirim almalarını sağlar.

Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından desteklenen araştırmalarla geliştirilen bu teknik,

  • Çocuklarda ve ergenlerde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu
  • Travmatik beyin hasarı
  • Travma sonrası stres bozukluğu
  • Depresyon

tedavilerinde kullanımı için çalışılmaktadır.

VR – AR

Oyun endüstrisindeki gelişmelerle grafiksel temeli oluşturulan bir teknoloji olan VR, artık davranışsal sinir bilim araştırmaları ve uygulamalarında yaygın bir araç olarak kullanılıyor.

Askeri araştırmalar için özellikle önemli olan, VR‘nin insan davranışının incelenmesi ve değiştirilmesi ve insan yeteneklerinin geliştirilmesi için kullanılmasıdır.

VR, uçuş, denizcilik navigasyonu, tank ve zırhlı araçları simüle etmek için bilinen bir teknik olarak kulanılmaya başlanmıştır.

Askeri araştırmalarda VR uygulamaları, geleceğin Muharebe Sistemleri programı için eğitimin merkezinde yer almaktadır. Askeri alanda yaşanan gelişimler zaman farkı ile de olsa iş ve sosyal hayata yansıyacaktır.

Duyusal ve dolayısıyla algısal deneyimin tüm yelpazesini simüle edilmiş bir deneyimle değiştirmeyi amaçlayan VR’nin aksine, artırılmış gerçeklik (AR), doğal dünyanın bir görüntüsünün bilgi açısından zengin sanal öğelerle karıştırıldığı bir hibrit teknolojidir. Ki nöroergonomi için kullanıldığında çalışan sağlığının iyileştirilmesi için büyük bir adım olacaktır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ İnsan Zihinsel İş Yükü: Bir Araştırma ve Yeni Bir Kapsayıcı Tanım https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9201728/#s4

⭐️⭐️ Hareket Halindeyken Nöroergonomi: İşyeri Değerlendirmesi ve Tasarımı için Mobil EEG’nin Potansiyelinin Değerlendirilmesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9846382/

⭐️⭐️ Nöroergonomi: Fiziksel ve bilişsel çalışmalara yönelik uygulamaların gözden geçirilmesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3870317/https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3870317/

⭐️⭐️ Zihinsel İş Yükü, Katılım ve İnsan Performansına Nöroergonomi Yaklaşımı https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7154497/https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7154497/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Yüzünüz Neden Şişer Nasıl İner?

Zaman zaman aynaya baktığınızda yüzünüzü şiş hissedersiniz. Bazen gerçekten de şişmiştir.

Peki yüzünüz neden şişer?

En sık karşılaştığınız sebep uykudur. Evet az uyku veya fazla uyku.

Yüz bağ dokusu çok hassastır. Bu hassasiyet sebebi ile gece yatay durumda geçirilen zaman cilt altı bağ dokusunda sıvı tutulumuna neden olur. Özellikle yüz üstü yatanlarda daha da fazla görülür.

Bu durumda uyandıktan itibaren başınızı dik tutmak işe yarayacaktır.

Yüzde şişmeye çeşitli tıbbi sorunlar da neden olabilir.

Yüz Şişmesinin Hastalıklara Bağlı Nedenleri

Alerji / Anafilaksi

Neler Görülür

  • Burun tıkanıklığı
  • Hapşırık
  • Burun veya gözlerde kaşıntı ve akıntı
  • Boğazda kaşıntı veya ağrı
  • Öksürük
  • Kaşıntılı kızarıklıklar
  • Nefes alma güçlüğü
  • Boğazda şişme
  • Nabzın hızlanması
  • Terleme
  • Bulantı
  • Kusma
  • Karın krampları
  • İshal
  • Baş dönmesi
  • Bayılma

Nasıl Tedavi Edilir

Alerjik reaksiyonların farklı süreçleri vardır.

Eğer reaksiyon hafif ise kişinin kullanmaması için tıbbi bir neden yoksa antihistaminikler (tabletler, kremler, göz damlaları ve burun spreyleri) ve steroid kremler kullanılabilir.

İlaç kullanımının yanısıra soğuk uygulama veya nemlendirici kremler ​​ile de hafif durumlarda rahatlama olabilir.

Daha şiddetli alerjik reaksiyonlar hatta anafilaksi geliştiği durumlarda derhal 112’yi aramalı veya kendi imkanlarınızla gidebilecek durumda iseniz en yakın hastanenin acil servisine gitmelisiniz.

Cushing Sendromu

Neler Görülür

  • Bel çevresinde kilo alımı
  • Kol ve bacaklarda kilo kaybı
  • Derinin incelmesi
  • Cilitte mor renki çatlak görünümü
  • İyileşmenin yavaş olması
  • Akne

Nasıl Tedavi Edilir

Cushing sendromu, Kanda kortizol seviyesinin arttığı bir hastalıktır. Hekiminize başvurmalısınız.

Hipotiroidizm

Neler Görülür

  • Enerji düşüklüğü
  • Kilo artışı
  • Ciltte ve saçlarda kuruluk
  • Saç dökülmesi
  • Kabızlık
  • Soğuğa toleransın azalması

Nasıl Tedavi Edilir

Hipotiroid, Tiroid bezinizin çalışmasında azalmadır. Hekiminize başvurmalısınız.

Enfeksiyon

  • Selülit
  • Kabakulak
  • Diş Apsesi

Neler Görülür

  • Ateş
  • Ağrı
  • Kızarıklık
  • Şişlikler veya kabarcıklar (apseler)
  • Ciltte portakal kabuğu görünümü
  • Nefesin kokması
  • Diş ağrısı veya hassasiyet
  • Baş ağrısı
  • Kas ağrısı
  • Zayıflık ve yorgunluk
  • İştahsızlık

Nasıl Tedavi Edilir

Her türlü bakteriyel enfeksiyon şüphesinde hekiminize başvurmalısınız.

Yaralanma

  • Spor
  • Motorlu taşıt
  • Düşmek
  • Kavga
  • İş veya evle ilgili

Neler Görülür

  • Kesikler
  • Morluklar
  • Yaralanmalar
  • Kırık kemikler
  • Bilinç bulanıklığı, konfüzyon
  • Uyku hali
  • Bulanık veya Çift Görme
  • Nöbetler
  • Konuşmada pelteklik veya karışıklık
  • Zayıflık
  • Farklı boyutlardaki öğrenciler
  • Kulağınızdan veya burnunuzdan kan veya sıvı geliyorsa

Nasıl Tedavi Edilir

Ufak – basit yaralanmalarla oluşan şişlikler, aralıklı soğuk uygulama yapılarak evde tedavi edilebilir. İbuprofen içeren (NSAID) ilaç kullanılması ağrının giderilmesinde ve şişliğin inmesinde destek olabilir. Burada önemli olan kişinin İbuprofen kullanmasında bir sakınca olmamasıdır.

Daha ciddi yaralanmalarda muhakkak en yakın acil servise müracat edilmelidir.

Preeklampsi – Gebelikle İlişkili Yüksek Tansiyon

Neler Görülür

  • Ellerde şişme
  • 2,5 Kg veya daha fazla kilo alımı
  • Baş ağrısı
  • Görmede bulanıklaşma lekeli görme
  • Üst karın bölgesinde ağrı

Nasıl Tedavi Edilir

Gebelikte yüksek tansiyon (Preeklampsi) hem annenin hem de fetusun yaşamı tehdit eden bir durumdur. Gebelik hassas bir süreçtir Bu sebeple derhal Kadın. Doğum uzmanınıza başvurmalısınız.

Ameliyat

Nasıl Tedavi Edilir

Ameliyatınızla ilişkili şişlik geliştiğinde en doğrusu derhal cerrahınıza danışmaktır

Sinüzit

  • Enfeksiyon
  • İltihaplanma

Neler Görülür

  • Ateş
  • Baş ağrısı
  • Ağrı
  • Basınç
  • Kırmızılık
  • Şefkat
  • Burundan kalın sarı veya yeşil akıntı
  • Kuru öksürük

Nasıl Tedavi Edilir

Sinüzit çoğunlukla kendiliğinden düzelebilir. Buruna tuzlu su uygulaması, buhar uygulaması – soluma, veya NSAID ilaç alma da (kişi için zararlı değilse) yardımcı olabilir.

Sinüzit şikayetleriniz üç günde düzelmezse hekiminize başvurmalısınız.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Zeytin Varken Zeytin Meyve Suyuna Kanmayalım

Nasıl bir zamanda yaşıyoruz akıl alır gibi değil” diyorum lakin her gün bir yenisi ile karşılaşıyorum.

Zeytin memleketinde doğmuş olmanın hissiyatını yaşıyorum diyerek kendimi eleştirmeye de kalktım. Amma velakin bilim beni çağırıyor her zamanki gibi..

Lakin bilim de eskisi gibi değil ki…

Sponsorlar var artık çalışmaları arka planda destekleyen…

Akla hemen deli sorular geliyor;

İlaç, aşı, katkı ürünler, işlenmiş gıdalar ve daha nicelerini üreten bir firmanın ürünü için yapılan bir araştırmanın sponsoru ürünün üreticisi firma ise:

Ürünün sağlıksız olduğunu yada reklamlarında ilan ettiklerinin doğru olmadığını bulan araştırmacılar sonucu ilan edebilir mi?

Parayı veren düdüğü çalar’‘ diyen Nasrettin Hoca geldi nedense aklıma…!!

Neyse…

Bakıyorum, Anglia Ruskin Üniversitesi tarafından yapılan araştırmanın sonuç makalesine ve inceliyorum.

Yazan aynen şu;

Zeytinyağı üretiminde bir yan ürün olarak ortaya çıkan zeytin meyve suyunun antioksidan etkileri olduğu ve solunum parametrelerini, oksijen tüketimini iyileştirerek aerobik egzersiz performansını artırabileceği tespit edildi.

Eveeet… Bildiniz.

Zeytin meyve suyu, OliPhenolia adıyla besin desteği olarak satılıyor….!!!

Fenolik bileşiklerden özellikle de hidroksitirosol’ den zengin. Hidroksitirosol zeytin yağı üretimi sırasında atılıyor.

Araştırmada her zamanki klasik uygulama yapılmış.

Bir grubu OliPhenolia ve bir grubu da plasebo kullanan profesyonel sporcu olmayan 29 kişi üzerinde yapılmış.

Sonuç da gıda takviyesi parlatılmış..

Aklınızı Kullanın

Aslı varken benzerinin daha iyi olduğunu iddia edenlere güvenebilir misiniz?

Artık şu çılgınlığa son verilmeli…

Balığın kendisi varken balık hapı..!!

Et varken B12 hapları..!!

Zeytin varken üretim zeytin suyu..!!

Aslı varken benzerinden uzak durun

Doğru olan suyunu içmek değil zeytini yemektir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Hidroksitirosol Zengini, Zeytin Türevi Fitokompleksin Aerobik Egzersiz ve Akut İyileşme Üzerindeki Etkisi https://www.mdpi.com/2072-6643/15/2/421

⭐️⭐️ Hidroksitirosol: Umut vadeden farmakolojik aktivitelere sahip doğal bir bileşik https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31884046/

⭐️⭐️ Hidroksitirosol ve potansiyel terapötik etkileri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24479643/

⭐️⭐️ İnsan İnmesinin Yönetiminde Umut Vaat Eden Bir Takviye Olan Hidroksitirosol: Keşifsel Bir Çalışma https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38732018/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Uyku Sorununuza Muz Çayı

Eğer uyku problemi çekiyorsanız, evde kendinizin rahatlıkla hazırlayabileceği ve doğal meyveleri – bitkileri kullanacağınız çaylardan birini hazırlamayı ve tabiki içmeyi düşünebilirsiniz. Lakin her zaman olduğu gibi hatırlatmam gereken önemli bir konu özellikle altta yatan bir sağlık sorununuz varsa, öncelikle hekiminizin onayını almanız sağlığınız için çok önemli.

Neden önemli?

Hazırlayacağınız çaylara ekleyeceğiniz meyvelere – bitkilere allerjiniz olabileceği gibi kullanmakta olduğunuz ilaçlarla etkileşime girerek etkilerini zayıflatabilir yada arttırabilir. Ki her iki durum da sağlığınızı risk sokabilir.

Günümüzde uyku sorunları giderek artmakta lakin bir sorunu çözme gayreti ile başka sorunlara da kapı açmamalısınız.

Bu gün ilk olarak kolay ulaşılabilir ve genel olarak da tadı sevilen muz ile basitçe hazırlanabilen muz çayının tarifini vereyim tabi ki öncesinde nasıl etkili olduğunu görelim.

Tropikal bir meyve olan muz, sevilen meyvelerden biridir ve muz otu ömrü boyunca yalnızca bir kez meyve verir; hasattan sonra kesilir ve yalnızca %40’ı yeterli şekilde değerlendirilir, kalan %60’ı selüloz, hemiselüloz ve doğal lifler açısından zengin çöp olarak kalır.

Psödostem atıkların %75’ini oluştururken, geri kalanı %25’ini oluşturmaktadır.

Muz, uyku düzenlemesinde rol oynayan triptofan, magnezyum ve potasyum içerir.

Triptofan

Muz, triptofan adlı bir aminoasit içerir. Triptofan, uykunun düzenlemesinde rol oynar.

Triptofan, vücutta serotonine ve ardından uyku hormonu olarak da bilinen melatonine dönüşür.

Diğer tüm faktörlerden bağımsız ele aldığımızda, hem triptofan dan melatonine giden sürece dair bilgilerimiz hem de yapılan çalışmalarla triptofandan zengin gıdalarda zengin beslenme uykuya dalma süresini kısaltırken uyku süresini de artırır.

İnsan vücudu triptofan üretmez.

Bu sebeple triptofanı yiyeceklerden almanız gerekir.

Yulaf, muz, kuru erik, tavuk, ton balığı, süt, peynir, yumurta ekmek, fasulye, hindi, fıstık ve çikolata triptofan açısından zengin yiyeceklerdir.

Orta boy muz, kişinin önerilen günlük miktarının %2,5 ila %4,5’i olan 11 miligram triptofan içerir.

Magnezyum

Magnezyum, sinir ve kas fonksiyonu, kemik gelişimi, kan şekeri kontrolü ve kalp ritmi tutarlılığında rol oynayan ve uykudaki rolü tam olarak anlaşılmamış olsa da, insan uyku döngülerini sürdürmede önemli olan vücuttaki temel bir mineraldir.

Bazı uzmanlar, triptofan gibi magnezyumun da vücudun melatonin üretmesine yardımcı olduğunu düşünüyor.

Ispanak ve fındık kadar magnezyum açısından zengin olmasa da muzlar nispeten iyi bir magnezyum kaynağıdır.

Orta boy muz, kişinin önerilen günlük miktarının %8 ila %10’u olan 31,9 miligram magnezyum içerir.

Potasyum

Potasyum vücut içerisindeki bir çok aktivitede rol oynayan önemli bir elektrolittir. Yapılan araştırmalarda, yeterli potasyum alamayan kişilerde (özellikle kadınların) düşük kalitede uyku uyuduğunu göstermektedir. Potasyum düşüklüğünde kas krampları veya spazmları (Geceleri bacak krampları) uykuyu bozabilir.

Muzlar iyi bir potasyum kaynağıdır; tek bir orta boy muz, yetişkin bir bireyin günlük potasyum ihtiyacının yaklaşık %12 ila %16’sını karşılar. 

Diğer Besinler

Muz, B6 vitamini, manganez olmak üzere antioksidan besinleri de içerir.

Muz Çayı Tarifleri

Kabuksuz Muz Çayı

  1. Muzu soyup iç kısmını ince ince dilimleyin.
  2. Dilimleri 2 su bardağı suyu içinde hafif aroma için 5 dakika yoğun aroma için 10 dakika kaynatın.
  3. Muz parçalarını süzün ve muz parçaları ie karışık olan suyu içeceğiniz bardağa dökün.
  4. Kalan muz çayını buzdolabınızda saklayabilirsiniz.

Kabuklu Muz Çayı

Meyve kabuklarına günümüzde sentetik pestisit ve kimyasal gübreler bulaştığı için sağlık için tehlikelidir. Bu sebeple kabuklu muz kullanmak istiyorsanız organik olanları kullanmanız önemlidir. 

  1. Kabuklu Soyulmamış organik bir muzu iyice yıkayın. Sonra karbonatlı suda 10 dk bekletin Tekrar yıkayın.
  2. Muzu he iki ucunda içi görünecek kara az miktarda kesin. Sonra kabuk kısmını soymadan 3 veya 4 parçaya bölün.
  3. Muz parçalarını 3 – 4 su bardağı suda muzun rengi kahverengiye dönene kadar kaynatın.
  4. Muz parçalarını süzün ve muz parçaları ie karışık olan suyu içeceğiniz bardağa dökün.
  5. Kalan muz çayını buzdolabınızda saklayabilirsiniz.

Kurutulmuş Muz Kabuğuyla Muz Çayı

Kurutulmuş muz kabukları yaprak çay gibi kullanılabilir. Muz kabuğunu kurutmak, elinizde taze muz olmasa bile muz çayı yapmanızı sağlar. Tabi ki organik muzlar kullanılmalıdır.

  1. Miktarı sizin takdirinizde olmak üzere muzların kabuklarını 2,5 cm’lik parçalar (kare – kare) kesin.
  2. Kestiğiniz parçaları, (gıda kurutma makineniz var ise onunla yoksa evde kullandığınız fırını da kullanabiirsinniz) fırının tepsisine yayın ve 70 °C da 5 – 7 saat (kabuklar tamamen kuruyana kadar) pişirin. 
  3. Çay içmek istediğiniz zaman 1 – 2 yemek kaşığı kurutulmuş muz kabuğunu 2 – 3 bardak suda hafif aroma için 5 dakika yoğun aroma için 10 dakika kaynatın.
  4. Zaman içinde damak tadınıza ve size vereceği uyku desteğine göre kaynama süresini ve kulanacağınız miktarı ayarlayabilirsiniz.
  5. Kaynattığınız kaptan süzerek bardağınıza dökün.

Kurutulmuş muz kabukları hava geçirmez cam kavanozda saklayabilirsiniz.

Kurutulmuş kabukları en fazla altı ay saklayın. Aralıklarla küf kontrolü yapın. En ufak şüphenizde tamamını derhal atın. Asla kullanmayın.

Muz Çayı Yapımı İçin İpuçları

Eğer muz çayı içmek akşam rutininizin bir parçası haline geldiyse, işte dikkate almanız gereken birkaç ipucu.

  • Pişirme – demleme süresini değiştirebilirsiniz: Damak tadınıza göe pişirme – demleme sürelerini kendiniz değiştirebilirsiniz güçü bir aroma için kaynama süresini uzatırken hafif bir aroma için de kısaltabilirsiniz.
  • Çay yapımında kullandığınız muzun posalarını değerlendirebilirsiniz: Muz çayıyapımında kullandığını kabuksuz meyveleri anlık olarak kek – pastalarınızda kullanabileceğiniz gibi (Ki unutmayın karbonhidrat zararlıdır) daha sonra kullanmak üzere dondurucunuzda saklayabilirsiniz.
  • Çay yapımına kadar muz kabuklarını dondurucuda saklayabilirsiniz: Muzu yedikten sonra kabuklarını dondurucuda saklayarak biriktirebilirsiniz. Yeterli miktara ulaştıktan dondurucudan çıkartıp sonra oda sıcaklığına gelene kadar. bekleetip kurutma işlemini yapabilirsiniz.
  • Damak tadınıza göre Tarçın veya diğer baharatlardan ekleyebilirsiniz: Damak tadı ve lezzet algısı kişisel olduğu için (tarçın, hindistan cevizi, karanfil veya vanilya gibi) çayınıza baharat eklemek sizin tercihiniz.

Sadece muz yemek de bir tercih olabilir. Muz, triptofan, magnezyum, potasyum ve diğer besinler ile değerli bir meyvedir.

Yapılan araştırmalarda, triptofan ile birlikte karbonhidrat almanın amino asidin beyne daha fazla geçmesine yardımcı olduğu ve uyku hormonu olarak bilinen melatonine dönüşümüm arttığı tespit edilmiş.

Bir muz yemek, yaklaşık 23 – 31 gram karbonhidrat almanızı sağlar. – Muz çay halinde daha az karbonhidrat içerir. Çayınızı ılık içmeniz durumunda bal da ilave edebilirsiniz.

SICAK ÇAYA BAL ASLA KOYMAYIN

Unutmayın, sadece doğal içerikli bir çay hazırladınız. İlk günlerde mucize yaratmasını beklememelisiniz. Ayrıca muz çayından içenlerin kimisi çok fayda görürken bir kısım da hiç fayda görmeyebilir. Güzel olan tarafı vücudunuza bilinmeyen bir kimyasal almak yerine doğal ve tercih ettiğiniz aroması ile kendinizin hazırladığı çay keyfi yapmış olacaksınız.

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️ İnsanlarda, kırmızı kan hücresi (RBC) magnezyum seviyeleri genellikle kan magnezyum seviyelerinden daha iyi bir vücut magnezyum durumu yansıması sağlar. Kandaki magnezyum konsantrasyonu düşük olduğunda, kan magnezyum seviyelerini normal aralıkta tutmak için magnezyum hücrelerden çekilir. Bu nedenle, magnezyum eksikliği durumunda, magnezyum kan testi normal seviyeleri gösterebilirken, bir RBC magnezyum testi vücudun magnezyum durumunun daha doğru bir yansımasını sağlar. 

⭐️⭐️ Triptofan Metabolizmasındaki Cinsiyet Farklılıkları: Nöropsikiyatrik Bozukluklara Odaklı Sistematik Bir İnceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10057939/

⭐️⭐️ Yatmadan önce muz ve süt tüketiminin uyku ve biyokimyasal parametreler üzerindeki etkisi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39209357/

⭐️⭐️ Muz meyvelerindeki biyoaktif bileşikler ve sağlık yararları https://academic.oup.com/fqs/article/2/4/183/5164297

⭐️⭐️ Triptofanın insan sağlığı açısından önemi nedir? https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28799778/

⭐️⭐️ Mikroorganizmalar, Triptofan Metabolizması ve Kinurenin Yolu: İnsan Sağlık Durumunu Etkileyen Karmaşık Bir Bağlantılı Döngü https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6585246/

⭐️⭐️ Uyku ve Diyet: Döngüsel Bir İlişkinin Artan Kanıtı https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8511346/

⭐️⭐️ Triptofan takviyesinin uyku kalitesi üzerindeki etkisi: sistematik bir inceleme, meta-analiz ve meta-regresyon https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33942088/

⭐️⭐️ L-triptofanın uyku hali ve uyku üzerindeki etkileri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/6764927/

⭐️⭐️ L-triptofanın neden olduğu uyku. Normal diyet alımı içindeki dozajların etkisi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/469515/

⭐️⭐️ L-triptofanın uykuya dalma güçlüğü çekenler üzerindeki etkileri https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/227180/

⭐️⭐️ Magnezyum: Yeterince Tüketiyor muyuz? https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6316205/

⭐️⭐️ Magnezyum https://ods.od.nih.gov/factsheets/Magnesium-HealthProfessional%20/

⭐️⭐️ Egzersiz yapan erkeklerde muz tüketiminden sonra plazma potasyum konsantrasyonu ve içeriğindeki değişiklikler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23182013/

⭐️⭐️ Muzdaki biyoaktif bileşikler ve bunlarla ilişkili sağlık yararları – Bir inceleme https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27041291/

⭐️⭐️ Olgunlaşma Sırasında Analitik ve In Silico Tekniklerinin Uygulanmasıyla Muz Fenolik İçeriğinin Potansiyel Sağlık Faydaları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9962436/

⭐️⭐️ Muz etinin antioksidan aktivitesi ve meme ve pankreas kanseri hücreleri üzerindeki antiproliferatif etkisi. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8907754/https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8907754/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Beyin, Rastgeleliği Nasıl Güçlü Bir Hafızaya Dönüştürüyor?

Hiç dikkat ettiniz mi?

Gün içerisinde arka sesler – gürültüler genel olarak rahatsızlık verir. Öyle düşünür hissederiz.

Telefonla görüşürken arka plan sesler mesela…

Lakin o arka sesler – gürültüler bizler için gerçekten zararlı mı?

Gürültü bizi engelliyor mu?

Yoksa faydası da var mı? Bize yardımcı oluyor olabilir mi?

Sanırım içinize bir şüphe düşürdüm..!!

Yapılan araştırmaları ve sonuçlarını inceleyelim o zaman.

16 Ocak 2025 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi Bildirileri’nde (PNAS)  Columbia Engineering biyomedikal mühendisliğinde yardımcı doçent ve projenin baş araştırmacısı Nuttida Rungratsameetaweemana yaptığı ayrıntılı açıklamada;

Beyin aktivitesi rastgele, öngörülemeyen değişkenlikle doludur.Buna rağmen beyin, hafıza ve karar verme gibi bilişsel süreçlerde mükemmeldir diyor. Bunu nasıl yönetiyor? Gürültü engelliyor mu yoksa yardımcı oluyor mu?dedi.

Araştırmada;

Beynin, belleğe dayanan hesaplamaları yapmak için rastgele uyaranların (dalgalamaların) aktivitesini kullanabileceğini buldular.

Araştırma ekibi;

Bu bulguların yalnızca beynin nasıl çalıştığına dair anlayışımızı derinleştirmekle kalmayıp, aynı zamanda daha akıllı, daha dayanıklı teknolojiler geliştirmek için kullanılabileceğini söylüyor.

EK BİLGİ: Boltzmann beyni, kaos halinde rastgele dalgalanmalar sonucu ortaya çıkan ve farkındalığa erişmiş bir varlık hipotezidir. Bu hipotez bilinen evrenin rastgele dalgalanma sonucu yükseldiği düşüncesini öne süren fizikçi Ludwig Boltzmann’a ithafen adlandırılmıştır.

Bilgisayarlarda da Durum Aynı

Yapay zeka sistemleri, sinir ağlarından oluşan kompleks olan beyni taklit ederler. Aktif halde verilen bir görevi yerine getirmeyi öğrenirken rastgele uyaran – dalgalanma verilmesi performansını arttırabileceği ileri sürülmüş lakin bu araştırma nispeten basit sinir ağları üzerinde yürütüldüğü için bu etkinin gerçek hayatta ne kadar doğru rol oynayabileceği sorusunu gündeme getirmiştir.

Yeni çalışmada Rungratsameetaweemana ve meslektaşları;

Sırasıyla beyindeki genel aktiviteyi artıran ve baskılayan uyarıcı ve engelleyici nöronları taklit eden modüller içeren, biyolojik olarak daha makul sinir ağları geliştirdiler.

Bu araştırma, Columbia Engineering tarafından desteklenen Systems Intelligence Laboratory tarafından sağlanan yüksek hesaplama kaynaklarına dayanıyordu” diyor.

Bu hesaplama yetenekleri, karmaşık sinirsel dinamikleri benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla keşfetmemizi sağladı.

Ver Coşkuyu – Yap Gürültüyü – Her şey Beynin İçin

Araştırmacılar;

Eğitimleri sırasında bu sistemlere rastgele gürültü dahil ettiklerinde, “Genellikle üstesinden gelinmesi gereken bir zorluk olarak düşünülen rastgele gürültünün, aslında beynin hafıza gibi kritik hesaplamaları nasıl gerçekleştirdiği açısından önemli olabileceğini keşfettik

diyor.

Özellikle,

Gürültünün diğer nöronlarla inhibitör nöron bağlantılarının zayıflaması için gereken süreyi artırdığı görülmektedir.

Bu yavaşlama etkisi, anılarla ilgili nöral aktivite örüntülerini stabilize ederek, bunların zaman içinde kalıcı olmasına yardımcı olur.

Rungratsameetaweemana;

Beyniniz gürültüyü engellemez, onunla birlikte çalışır, hafızanızı dengelemek için rastgeleliği entegre eder” – “Benim için bu proje karmaşıklığın güzelliğini vurguluyor ve rastgele görünen şeylerin bile doğada anlamlı bir rolü olduğunu gösteriyor.” diyor.

New York Üniversitesi Sinir Bilimi Merkezi ve New York’taki Flatiron Enstitüsü’ndeki Hesaplamalı Sinir Bilimi Merkezi’nde yardımcı doçent olan ve bu araştırmaya katılmayan Alex Williams,

Beyindeki rastgele gürültünün hafızayı zayıflattığı yönündeki geleneksel görüşün aksine, bu çalışma bu tür dalgalanmaların aslında hafızanın sağlamlığını artırabileceğini ortaya koyuyor” diyor.

Bu çalışma, (hesaplamalı modellerin bize)

”Anılarımızı yıllarca hatta on yıllarca nasıl saklarız?

Anılarımız ne kadar güvenilir olabilir?

Rastgelelik gibi nöronların doğal özelliklerini hafıza performansını artırmak için kullanabilir miyiz?’

gibi uzun süredir devam eden bilimsel sorulara karşı sezgisel olmayan iç görüler sağlayabileceğinin harika bir örneğidir.”

Sonraki adımlar

Rungratsameetaweemana,

Bu yeni bulgular, gerçek dünyadaki belirsizlikle başa çıkmak için daha uyumlu ve daha donanımlı yapay zeka sistemlerinin tasarımına ilham verebilir. Bunlara dinamik ortamlarda çalışan robotlar veya hasta verilerindeki ince, uzun vadeli değişiklikleri izleyen sağlık hizmeti araçları dahil olabilir, diyor

Rungratsameetaweemana,

Bu çalışmanın sonuçları ile bilim dünyası beyin değişkenliğinin hem sağlık hem de Alzheimer, şizofreni ve dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi hastalıklarda insan bilişinde oynayabileceği rolü anlamalarına yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Kendisi ve meslektaşları ayrıca gürültünün dikkat, karar verme veya karmaşık duyusal girdileri bütünleştirme gibi hafızanın ötesindeki bilişsel görevlerde oynayabileceği rolü de araştırmak istiyorlar. “Bu işlevler, hafızaya çok benzer şekilde, beynin içsel değişkenlik içinde bilgiyi sabitleme ve işleme yeteneğine dayanır” diye açıklıyor.

Ayrıca bu bulgular, beyin aktivitesiyle etkileşime girmek için dikkatlice kontrol edilen sinyalleri kullanan nörostimülasyon ve nöromodülasyon tekniklerinin iyileştirilmesine de yardımcı olabilir .

Sonuç

Bu araştırma sonrası, bilişsel bozukluğu olan hastaların hafızalarının güçlenmesini geliştirebilecek sinyallerin beynin rutin çalışması sırasındaki değişkenliği ile uyum içerisinde çalışabileceği ve bunun geliştirilebileceğini görmek geleceğimize ışık tutuyor.

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Rastgele gürültü, sağlam çalışma belleği hesaplaması için önemli olan yavaş heterojen sinaptik dinamikleri teşvik eder https://www.pnas.org/doi/10.1073/pnas.2316745122

⭐️⭐️ İnsan serebral organoidleri ve bilinç: iki ucu keskin bir kılıç https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7723930/

⭐️⭐️ Özellik Tabanlı Görsel Kısa Süreli Bellek Yaygın Olarak Dağıtılmıştır ve Hiyerarşik Olarak Organize Edilmiştir https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29909999/

⭐️⭐️ İnsan gelişimi: Mini beyin teknolojisindeki ilerlemeler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28470206/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Kapsaisin Sağlığınız İçin Tadından Daha Fazlası

Acı biber yetiştiriciliği MÖ 5. binyıl civarında başladığı bilinmektedir. Kökeninin Bolivya olduğu tahmin edilmektedir. Acı biberler, Amerikanın keşfinden yani Kolomb Değişimi’nden sonra Avrupa’ya getirilmiştir.

İçeriğinde tüm sağlık yararlarından sorumlu olan kapsaisin maddesi bulunmaktadır. Kapsaisin saf haliyle katı, renksiz, hidrofobik, oldukça uçucu ve oldukça keskin bir maddedir.

Bir Yemek Kaşığı Acı Biberin İçeriği

  • 17 kcal enerji değeri mevcuttur.
  • A vitamini günlük ihtiyacın %44’ü
  • C vitamini günlük ihtiyacın %7’si
  • B6 vitamini günlük ihtiyacın %6’sı
  • E Vitamini günlük ihtiyacın %’si 8
  • Potasyum günlük ihtiyacın %3’ü

Acı Biber – Kapsaisin Sağlığa Etkileri

1 – Metabolizmayı hızlandırır

Kapsaisin, vücudun kalori yakma yeteneği olan termojenezi arttırarak metabolizmayı hızlandırır ve kilo kaybına yardımcı olur. Ghrelin’i (açlık hormonu) düşürerek açlık hissini azaltır, bu vesile ile kişinin kilo kontrolünde destek olur.

2 – Kalp Damar Sağlığına İyi Etkilidir

Kapsaisin, kan damarlarında genişleme (vazodiatasyon) yolu ile kan basıncını düşürürü. LDL kolesterolün düşürülmesinde ve HDL kolesterolüN yükseltilmesinde rol oynar. Kanın pıhtılaşmasını önleme mekanizmasına katılarak kalp krizi ve felç riskini azalmasında rol oynar.

3 – Sindirim Sistemini Aktive Eder

Kapsaisin, sindirim enzimlerini uyarır. Bu yolla alınan gıdaların emilimini artar. Aynı zamanda mide barsak sisteminde gaz, şişkinlik ve hazımsızlığı oluşumunu önlemede etkin rol oynar. Antibakteriyel özelliği mide enfeksiyonları için önleyici ro oynar.

4 – Ağrı Kesici ve İltihap Giderici Özelliği

Kapsaisin, P maddesini (Beyne ağrı sinyalleri gönderen bir nörotransmitter) bloke eder. Kapsaisin, eklem ağrısı, artrit ve sinir ağrılarına etkili olduğu için günümüzde kremlerin içeriğinde kullanılmaktadır. Migren ve kas ağrılarında da ağrının kesimesine destek olmaktadır.

5 – Üst Solunum Yollarında Etkilidir

Kapsaisin doğal bir dekonjestandır. Burunda mukusu inceltirken ve sinüslerde basıncı hafifletir. Bu yolla burun tıkanıklığını gidererek soğuk algınlığı, grip ve alerji bulgularını azaltır.

6 – Kan Şekerinin Düzenlenmesinde Rol Oynar

Kapsaisin, hücrelerin insülin duyarlılığını artırarak kan şekeri seviyesinin düzenlenmesine destek olur. Yemek sonrası hızlı gelişen kan şekeri yükselmesini dengeleyerek diyabet hastalarının kan şekeri regülasyonuna destek olur.

7 – Kanser Hücrelerinin Büyümesini Engellediği Öne Sürülmektedir

Kapsaisin ile yapılan araştırmaların ön sonuçlarına göre özellikle prostat, akciğer ve pankreas kanserinde kanser hücrelerinin büyümesini engelleyici aktivitesi olduğu kanıtları mevcuttur. Lakin araştırmalar derinleşip bulgular netleşmeden kesin bir bilgi demek doğru değildir.

Kanser hücrelerinde apoptozu teşvik ederek, normal hücrelere zarar vermeden etki ettiği görülmüş.

Ayrıca biber bağışıklık sistemini güçlendiren C vitamini açısından da zengindir.

Gelelim bu kadar yararı olan Cayenne biberinin (Azalarak da olsa diğer acı biber çeşitlerinde benzer iyi etkiler ve istenmeyen etkiler mevcuttur) istenmeyen etkilerine;

Cayenne Biberi İstenmeyen Etkileri

  1. Gastrointestinal Etkiler
    • Midede ekşime
    • Reflü
    • Mide ağrısı
    • Bulantı
    • Kusma
    • Kramplar
  2. Göz tahrişi
    • Kızarıklık
    • Sulanma
    • Kaşıntı
  3. Cilt tahrişi
    • Döküntüler
    • Yanma
    • Kaşıntı
  4. İlaçlarla Etkileşim
    • Steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar ile
    • Kan incelticiler ile
    • Bazı astım ilaçları ile

Gibi etkileri ve ilaç uyumsuzlukları olabileceği dikkate alınmalıdır.

DİKKAT:

Cayenne biberi veya diğer acı biberlere dokunduğunuzda ellerinizi çok iyi yıkamalı ve bir süre elleriniz vücudunuza temas ettirmemelisiniz.

Emzirenleri ve gebelerin acı biber yeme konusunda çok daha dikkatli olması gerekir.

Allerjileri yada kronik hastalığı olanların da acı yeme konusunda çok daha dikkatli olmaları gerekir.

En doğrusu her tür fazlaya dair süreçte hekiminize danışmalı ve onayını almalısınız.

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

Kapsaisin lipofiliktir ve bu nedenle kolayca emilebilir.

Hem nosiseptif hem de nosiseptif olmayan yapılarda bulunabilen TRPV1 reseptörüne ulaşır ve onu aktive eder.

Kapsaisinin bağlanması, reseptör aktivasyonuna yol açar ve bunun üzerine uzun süreli bir duyarsızlaşma durumu hakim olur; bu ikinci durum, kapsaisinin kronik ağrı sendromlarında ve hiperplazilere, iltihaplanmaya ve iltihaplı cilt hastalıklarına, çeşitli dermatozlara ve kemoterapi kaynaklı ve radyoterapi kaynaklı mukozitlere karşı kullanımını oldukça ümit verici hale getirir

⭐️⭐️ Kapsaisin: Ortaya Çıkan Farmakolojik ve Terapötik Görüşler https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11352336/

⭐️⭐️ Kapsaisin https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK459168/

⭐️⭐️ Kapsaisinin mekanizmaları ve klinik kullanımları https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24211679/

⭐️⭐️ Kapsaisin: Mekanizmaları ve Ağrı Tedavisi ve Diğer Klinik Öncesi ve Klinik Kullanımları Hakkındaki Güncel Anlayış https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6273101/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Kurtlandınız mı? Nasıl Anlarsınız?

Bağırsak kurtları (Parazit) sanıldığının aksine çok yaygındır. Farkına varmak uzun zaman alabilir çünkü kişinin şikayetleri birçok hastalık ile karışır.

Bu sebeple kişinin vücudunda zamanla gelişen farklılıkların farkıda olması – kendinin farkında olması gerekir.

Farklı bağırsak kurtları (Parazit) farklı sorunlar – bulgular meydana getirir. Sizler için önemli olan bağırsak kurdu ihtimalini düşünmenizdir. Hangi parazit – bağırsak kurdu olduğunun tespiti hekim muayenesi ve tahlillerden sonra tespit edilebilir.

Gastrointestinal (Sindirim Sistemi) Bulguları

  • Karın Ağrısı
  • Bulantı – kusma
  • İshal – Kabızlık
  • Şişkinlik – Gaz
  • Dışkıda gözle görülür kurtçuklar

Beslenme Eksiklikleri

  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Anemi – Bazı parazitler kırmızı kan hücreleriyle beslenir.
  • B12 vitamini eksikliği
  • Yorgunluk ve bitkinlik

Solunum Bulguları

  • Öksürük ve hırıltı
  • Şiddetli vakalarda nefes darlığı

Cilt Bulguları

  • Kızarıklık ve şişlik
  • kaşıntı ve kızarıklıklar (Özellikle giriş noktasında – örneğin anüs)

Sistemik Bulgular

  • Şişmiş lenf düğümleri
  • Yorgunluk ve güçsüzlüğe neden olan kronik inflamasyon
  • Şiddetli enfeksiyonlarda ateş

Nörolojik Bulgular

  • Kronik ve açıklanamayan baş ağrıları
  • Nadir durumlarda nöbetler –

Diğer Bulgular

  • Eklem ve kas ağrıları – Bazı enfeksiyonlarda
  • Anal kaşıntı – Özellikle geceleri
  • Bruksizm – Dişleri sıkma ve gıcırdatma

Bu belirtilerden bir kısmını yaşıyorsanız muhakkak hekiminize başvurmalısınız.

Bağırsak kurtları (Parazit) – enfeksiyonları çok dikkate alınmasa da tedavi edilmedikleri takdirde hayatı tehdit edebilecek komplikasyonlara neden olabilirler.

Yaşanan bulguların en kısa zamanda tespit edilmesi sorun – hastalık yaşanmasını önlemeye yardımcı olur.

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Paraziter enfeksiyonların patofizyolojisi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/3295690/

⭐️⭐️ Paraziter Enfeksiyonlar https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK579956/

⭐️⭐️ Gastrointestinal Sistem ve Karaciğerin Paraziter Enfeksiyonları https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34024446/

⭐️⭐️ Gastrointestinal parazit istilası https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/14749961/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Aspirin ➖ İbuprofen Birlikte Asla

Sıkça yapılan bir hata..

Hekime giden hasta muayene tetkik ve tahliller sonrası reçetelenen “ASPİRİN”i kullanmaya başlıyor…

Burada bir sorun yok..

Lakin bir süre sonra kas – iskelet sisteminin herhangi bir yerinde ağrı olduğunda sorun – risk başlıyor…!!

Nasıl mı?

  • Arkadaşından alınan yada tavsiyesi ile
  • Eczaneye gidip kafasına göre
  • Hekim muayenesi olup reçete ile (hastalar genellikle aspirin kullandıklarını muayene sırasında söylemiyorlar)
  • Ve aklıma gelmeyen pek çok yol ile

İBUPROFEN de kullanmayla başlıyor..

İbuprofenbir tür iltihap giderici ağrı kesici ilaçtır. Non-steroidal antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) adı verilen ilaç grubuna aittir. İbuprofen, ateş, hafif ila orta şiddette ağrı ve iltihabın kısa süreli tedavisinde kullanılabilir.

Çünkü;

Kanda pıhtılaşmayı önlemek – kanı sulandırmak için Aspirin kullanıyorsanız birlikte İbuprofen etken maddeli ilaçlardan kullandığınız takdirde Aspirin’i boşuna kullanmış oluyorsunuz…

O da ne demek?

İbuprofen; aspirinin pıhtılaşmayı önleyici etkisini engellediği için kullanmakla kullanmamak arasında fark olmuyor.

Tabi ki burada asıl soru şu olacak.

Aspirin kullanımına ne kadar çok ihtiyacınız var?

Eğer kanda pıhtılaşmayı engellemek için elzem bir kullanımınız var ve hassas bir denge ile yürüyen bir durumda iseniz İbuprofen kullanımı sizde çok ciddi riskler ihtiva edecektir.

Yani şunu düşünmemelisiniz Aspirin ➖ İbuprofen birlikte kullanan herkese pıhtı atacak değil elbet. Lakin kan dengenizin hassasiyetine göre risk artacaktır.

Bu riski almaya değer mi?

Mevsim dengesizliklerinde (Soğuk algınlığı, grip vb gibi hastalıklar için), vücudunuzda ağrılar olduğunda (Eklem, kas vb gbi) İbuprofen içerikli ilaçlar sık tercih ediliyor.

Artık biliyorsunuz ve Aspirin kullanmanız şart ise İbuprofen içerikli ilaçları tercih etmemelisiniz. Etmeyeceksiniz.

Tabi ki bazı özel durumlar olabilir.

Eğer her ikisi de kullanılması gerekiyor ise İbuprofen içeren ilaçlar Aspirin‘den
➖Ya 1 saat sonra
➖Ya 8 saat önce kullanılmalıdır.

Hazır yeri gelmişken İbuprofen ve Aspirin kullanımı ile ilgili toplu bir değerlendirme de yapalım

  • Hamilelik sırasında aspirin veya ibuprofen önerilmez
  • Mide bağırsak sistemi (Gastrointestinal) rahatsızlıkları olanlar aspirinden uzak durmalı, ibuprofen’i sadece hekimleri reçete ederse kullanmalıdır.
  • Kanama bozuklukları veya hemofili hastaları asla hekim onayı olmadan aspirin kullanmamalıdır. İbuprofen’i ise sadece elzem olduğunda ve hekimi reçeye yazdığında kullanmalıdır.
  • Aspirin kalp krizi veya felç riskinizi azaltmak için reçete edilirse, sadece ibubrufen değil herhangi bir NSAID almadan önce hekim onayı alınmalıdır.
  • Hem aspirin hem de ibuprofen böbrek toksisitesine ve alerjik tip reaksiyonlara neden olabilir. Etkileşimler de benzerdir. Hem aspirin hem de ibuprofen anjiyotensin-II reseptör blokerleri (ARB’ler), diüretikler, klopidogrel, varfarin, dabigatran ve aspirin ile etkileşime girer.

Çoklu ilaç kullanımları (polifarmasi) hemen her zaman için kimyasal riskleri arttırır.

İlaç etkileşimlerinin (özellikle ikili kullanımların) bir kısmının sonuçlarını bilsek de maalesef ilaç sayısı arttıkça bilinmezlik ve dolayısı ile riskler de artıyor.

O sebeple ilaç kullanımı kaçınılmaz (başka bir alternatif yok) ise evet gereği kadar miktar ve süre ile çoklu ilaç kullanmak da gerekli.

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ İbuprofenin aspirinin kardiyoprotektif etkisine etkisi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12598144/

⭐️⭐️ Aspirin ve ibuprofen kullanımının aspirin ile karşılaştırılması ve miyokard enfarktüsü riski https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15111370/

⭐️⭐️ Aspirin ile ibuprofenin zamana bağlı etkileşiminin farmakokinetik/farmakodinamik bir model kullanılarak tahmini https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22122406/

⭐️⭐️ Aspirin, ibuprofen ve PLCO Kanser Tarama Denemesinde ileri kolorektal adenom insidansı ve tekrarı ve kolorektal kanser riskinin azalması https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33974712/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Tırnaklarınızda Beyaz Noktalar mı Var?

Tırnaklarınızda küçük beyaz noktalar fark ettiniz mi ve bunların ne anlama geldiğini merak ettiniz mi?

Ne olabilir ki tırnaklarınızdaki süt lekelerinin sebebi?

Tırnaklarınızdaki bu küçük beyaz noktalara veya çizgilere lökonişi denir.

Zararsızdırlar.. Diye mi düşünüyorsunuz?

Lakin neden oluyorlar?

Sebeplerini inceleyelim.

Küçük Travmalar

Tırnağınızı çarpma, sıkıştırma vb gibi tırnak altını yaralamayan travmalar tırnaklarda beyazlamaya sebep olabilir.

Manikür ve Takma Tırnaklar

Tırnakların zayıflamasına sebep olan akrilik tırnaklar jel cilanın sık kullanımı veya aşırı törpüleme tırnakları zayıflatarak beyazlamaya sebep olabilir.

Küçük travmalara bağı lökonişi

Çinko Eksikliği

Kan ve dokularda çinko seviyesinin düşmesi tırnaklarda dağınık küçük küçük beyaz lekelere sebep olabilir.

Kalsiyum Eksikliği

Çok daha nadir görülmekle brlikte kan kalsiyum seviyesindeki ciddi eksiklik durumunda tırnaklarda beyazlık görülebilir.

Mantar Enfeksiyonları

Bazı tırnak mantarı tipleri başlangıç aşamasında tırnaklarda beyazlık (süt lekeleri) görülür lakin lekeler yayılır, tırnaklar kırılgan ve kalın hale gelirse, mantar enfeksiyonu düşünülmelidir.

Alerjik Reaksiyonlar

Kimyasallar vücuda temas ettiğinde kişiden kişiye farklı farklı öngörülemez reaksiyonlar oluşabilir. Tırnaklarda da başta oje olmak üzere takma tırnak çıkarmak için kullanılan kuvvetli kimyasallar tırnak yüzeyinde beyazlamaya sebep olabilir.

Kronik Hastalıklara Bağlı

Darier hastalığı, Refleks Sempatik Distrofi, Epilepsi, Cüzzam, Crohn hastalığı, Hirschsprung hastalığı, Anemi, Lenfödem, Sézary sendromu, Karaciğer sirozu (%80’e kadar), akut viral hepatit, otoimmün hepatit, diabetes mellitus, eritromelalji, kalp yetmezliği, hematolojik hastalık, insan immün yetmezlik virüsü, hipertiroid, yaşlılarda idiyopatik, Kawasaki hastalığı, metastatik karsinom, POEMS sendromu, akciğer tüberkülozu, Reiter sendromu, böbrek yetmezliği, tüberküloid cüzzam, vitiligo, Hemodiyalizli veya diyalizsiz böbrek yetmezliği, Behçet hastalığı, siroz, İzole kalıtsal lökonişi, Hopf akrokeratozis verruciformis, Alagille sendromu, Bart-Pumphrey sendromu, Carvajal/Naxos sendromu, tip 1 ekstraoküler kasların konjenital fibrozisi, FLOTCH sendromu, kalıtsal lökonişi totalis, akantozis-nigrikans benzeri lezyonlar ve saç displazisi, keratoderma-hipotrikozis-lökonişi totalis sendromu, keratosis follicularis spinulosa dekalvans, lökonişi totalis-keratozis pilaris hiperhidrozu, Moulin doğrusal atrofoderması, Lowry–Wood sendromu, Olmsted sendromuna benzeyen, sakat bırakmayan palmoplantar ve periorifisyal keratoderma,sağırlık ile birlikte palmoplantar keratoderma, PLACK sendromu 

İlaçlara Bağlı

Siklosporin, sitostatikler (birçok), sentetik opioid MT-45, retinoidler (asitretin, etretinat, izotretinoin), sülfonamid, pilokarpin

Yüksek İrtifa

Yüksek rakımda yaşayanlarda görülebilir.

Okuduğunuz bilgileri dikkate aldığınızda tırnaklarınızdaki beyazlamanın çok basit bir sebepten kaynaklanma ihtimali olduğu gibi altta yatan ciddi hastalıkların da olabileceğini hatırdan çıkarmamak gerekiyor.

Tırnaklarda Beyaz Lekelerin Önleyelim

  • Diyetinizi dengeli almalısınız – Çinko, kalsiyum başta olmak üzere minerallerden zengin beslenmelisiniz.
  • Sıvı alımı – Su alımınızı idrarınızın su renginde veya açık sarı olacak şekilde ayarlamalısınız.
  • Tırnak ürünleri – Tırnaklarınız için kullandığınız ürünlerin doğal olanlarını tercih etmelisiniz.
  • Ellerin ve tırnakları korunması – Çalışma veya yaşam sırasında ellerinizi kullanırken daha dikkatli olmalısınız.

Hekime Ne Zaman Başvurmalısınız?

Eğer tırnaklarınızdaki lekeler artma eğilimindeyse kırılganlaşmaya başladıysa, farklı bir renk değişikliği başladıysa en kısa sürede hekiminize başvurmalısınız.

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Lökonişi Türleri https://www.news-medical.net/health/Types-of-Leukonychia.aspx

⭐️⭐️ Tırnak Anormallikleri: Sistemik Hastalıklara İşaret Eder https://www.aafp.org/pubs/afp/issues/2004/0315/p1417.html

⭐️⭐️ Tırnak Anormallikleri: Sistemik Hastalıklara İşaret Eder https://www.aafp.org/pubs/afp/issues/2004/0315/p1417.html

⭐️⭐️ Kırmızı Lunulalar, Beyaz Tırnaklar ve Siroz https://www.amjmed.com/article/S0002-9343(24)00618-1/abstract

⭐️⭐️ Terry’nin Tırnakları: Sistemik Hastalığın Bir Belirtisi https://www.researchgate.net/publication/317752554_Terry’s_Nails_A_Sign_of_Systemic_Disease

⭐️⭐️ İdiyopatik konjenital gerçek lökonişi totalis https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4252963/

⭐️⭐️ Lökoniki: Beyaz Tırnaklar Bize Ne Anlatıyor? https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8809498/https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8809498/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.



Daha Fazla