Sıcak Çarpması

Güneşin etkisinin ve sıcakların artması özellikle açık havada korunmasız çalışanlar başta olmak üzere tüm çalışanların ve işverenlerin ortam şartlarına dikkat etmesi gerekir.

Çalışanların aşırı sıcak havalarda rahat çalışabilmeleri için bazı önlemler alması gerekir.

Her bölgeye göre değişen sıcaklıkların, kabul edilen değerlerin üzerine çıkması aşırı sıcak olarak kabul edilir. Mevsim normallerinin 10 C üzerindeki değerlerde ise ciddi önlemler alınması gereken aşırı sıcaklardır.

Alışılmış değerlerin üzerindeki sıcaklıkların yarattığı en ciddi sağlık sorununun Sıcaklık Çarpması ve Güneş Çarpmasıdır.

Sıcaklıkların yarattığı bu tabloda kişinin vücut ısısı 40 derecenin üzerine çıkar.

Güneş ışınlarına direkt maruz kalınması, kaybedilen sıvının yerine konulmaması, bulunulan ortamın aşırı sıcak ve hava akımı yetersizliği, kalın ve sentetik kıyafetler gibi nedenlerin sıcak çarpmasına yol açar.

Terleme, solunum, vücudun temas ettiği daha soğuk cisimler ve ısının dalgalar şeklinde havaya verilmesi ısı kaybetme yollarımızdır. Sıcak havalarda bu sistemler yoluyla yeterli ısı kaybedilemez. Böylece sıcağın olumsuz etkileri ortaya çıkar dedi.

Sıcak çarpmasında tüm vücut sistemleri olumsuz etkilenir. Erken önlem alınmazsa % 80 lere kadar varan ölüm olayları görülebilir.

Daha Fazla

Acil Enerjiye mi İhtiyacınız Var?

Çalışma sürecinde çok hızlı enerjiye gereksiniminiz olduğunda;

Sıcak şekerli şerbetin içine limon sıkarak içmelisiniz.

Merak edenler için olayın etki mekanizmasına bakalım:

Biz insanlar şekeri ağzımıza aldığımız anda parçalamaya ve vücudumuzun içine almaya başlarız. Ağzımızda emilen şeker formu Glikoz, Fruktozdur

Çaya attığımız şeker ise ; Glikoz + Fruktoz birleşiminden oluşur. Bunlar arka arkaya zincir şeklinde bağlıdır. Buna sakkaroz veya diğer adı ile sükroz deriz.

Ağzımızın içine yanaklarımızdaki salgı bezlerinden salınan sindirim enzimi AMİLAZ ile bunları 2’li olarak glikoz + fruktoz seklinde parçalarız. İşte bu ikisini amilaz parçalamaz
Normalde sadece şeker (Glikoz + Fruktoz birleşimi) alınırsa barsaklara gelene kadar parçalanamaz ve emilemez. Bağırsaklara geldiğinde SÜKRAZ enzimi bu ikiliyi ayırır ve glikoz ayrı fruktoz ayrı emilir.

Eğer şeker limonla birlikte tüketilirse;

Limondaki Sitrik asit, Sükraz enziminin yaptığına benzer şekilde  (% 60 oranında) glikoz ve früktozu birbirinden ayırır. Yani İNVERT eder…
Durum böyle olunca bağırsakta parçalanmaya uğraşılmaz, şişkinlik yapmaz, çok kısa surede glikoz ve fruktoz kana karışır, ENERJI DÖNGÜSÜNE katılır…

Baklava şerbeti, Reçel vs gibi tatlıların şerbeti hazırlanırken bir parça limon sıkılır. Bu şekeri invert eder. Ve invert şeker KRISTALLEŞMEZ…Amaç tatlının kristalleşmesini önlemektir..

Arı yetiştiricileri de baharda yavru atımı (Arı mevcudu coğaltırken) bu şekilde invert şeker (şurup) verir. Arı şekeri parçalamaya uğraşmaz, hızlıca enerjiye dönüşür.

Aynı zamanda arının sindirim sistemi zorlanıp bozulmaz (saf şeker zorlar)

NOT : Bal akım dönemi şeker, invert vs verilmez. Sadece baharda bal alımı yok, yavru çoğalsın diye verilir. Aksi halde zaten bal kalitesi düşer…

Akla gelebilecek bir soru da: Çaya değil de sadece limonlu suya şeker atıp içsek olur mu?

Maalesef olmaz.

Şekerin invert olması için belirli bir sıcaklık gerekli. “70 derece üstü ” Bu sebeple çayda, baklava şerbetinde invert olur.

Limon tuzu da aynı etkiyi yapar fakat tavsiye etmiyorum, doğal olan her zaman çok daha iyidir.

Dr Mustafa KEBAT

Daha da fazla ayrıntı merak edenler için: (Bu kısım wikipedia dan alıntıdır)

Bilimsel literatürde “karbonhidrat” terimi, “şeker” (geniş anlamda), “sakkarit”, “oz”,“glusit”,“karbon hidratı”, “polihidroksi” ya da “aldehit veya keton içeren bileşikler” gibi birçok eş anlamlıya kavrama sahiptir. Bu terimlerden bazıları, özellikle “karbonhidrat” ve “şeker”, başka anlamlarda da kullanılmaktadır.

Sakkaritler; içerdikleri basit şeker birimlerinin sayılarına bağlı olarak monosakkaritlerdisakkaritleroligosakkaritler ve polisakkaritler olmak üzere dört kimyasal gruba ayrılır.

Monosakkaritler, su ile daha küçük birimlere parçalanamadıklarından basit şekerler, tek şekerler, monozlar olarak da bilinirler. Bu şekerler karbonhidratların en küçük yapı birimidir. Çoğu Cn(H2O)n formülüne uyar. Bazı monosakkaritler tatlıdır. Zincir veya halkalı yapıya sahip olup, genellikle 3-6 arasında karbon (C) atomu taşırlar. Moleküllerindeki karbon sayılarının Latincelerinin sonuna -oz eki getirilerek gruplandırılırlar. Üç karbonlu olanlar trioz, dört karbonlular teroz, beş karbonlular pentoz, altı karbonlular heksoz adını alırlar. Pentozlardan riboz (C5H10O5) ve deoksiriboz (C5H10O4) nükleik asitlerin yapısına girer. Hücre zarından difüzyon ile kolay geçebilirler.

Besin kaynağı bakımından önemli olan monosakkaritler heksozlardır. Bunlardan glukoz (kan ve üzüm şekeri), fruktoz (meyve şekeri, levüloz) ve galaktoz (süt şekeri) en önemlileridir. Sindirilmeden kana karışırlar. Hepsinin kapalı formülleri C6H12O6 şeklinde olup birbirlerinin izomeridirler.

İçerdikleri C sayısına göre monosakkaritler:

  • 3C’li şekerler: Gliseraldehit (Triozlar)
  • 5C’li şekerler: Riboz, Deoksiriboz (Pentozlar)
  • 6C’li şekerler: Glikoz, Galaktoz, Fruktoz (Heksozlar)

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Daha Fazla

Reaktif Zamanlama Testleri

Reaktif zamanlama testleri, insan performansının en temel ve aynı zamanda en hassas göstergelerinden birini oluşturur. Günlük hayatta fark etmeden gerçekleştirdiğimiz yüzlerce eylem—ani fren yapmak, düşmek üzere olan bir nesneyi tutmak, bir makine alarmına tepki vermek, spor müsabakasında kritik bir hareketi yakalamak—aslında karmaşık bir nörofizyolojik döngünün ürünüdür. Bu döngü, duyusal algıdan motor cevaba uzanan hızlı ve kritik bir işlem zinciridir. Birkaç milisaniyelik gecikmeler, bir sporcunun performansını düşürebilir, bir operatörün hatasına yol açabilir, hatta bir insan hayatının kaybına neden olabilir.

Bu nedenle reaktif zamanlama, yalnızca ölçülmesi “ilginç” olan bir fizyolojik parametre değil; sağlık, güvenlik, spor performansı, nörolojik değerlendirme ve insan faktörleri mühendisliği açısından çok boyutlu bir öneme sahiptir. Reaktif zaman testleri, insanın çevresine ne kadar hızlı uyum sağladığını, tehlikeleri ne kadar çabuk algıladığını, karmaşık kararları ne kadar seri verebildiğini ve bu kararları ne ölçüde doğru uyguladığını bilimsel bir objektiflikle ortaya koyar.

Szllere, reaktif zamanlama testlerini bütün yönleriyle açıklamak, amaca göre uygun test seçimini kolaylaştırmak, sonuçları yorumlarken dikkat edilmesi gereken noktalara ışık tutmak ve pratik uygulamalarda karşılaşılabilecek hatalara dikkat çekmek amacıyla hazırladığım bu derlemede; anlatılan bilgiler; iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri, nöropsikolojik değerlendirme uzmanları, spor bilimciler, klinisyenler, araştırmacılar ve insan performansına ilişkin disiplinlerde çalışan tüm uzmanlar için yararlı olacağını umuyorum.

Reaktif zamanlama basit bir refleks testi değildir; insan beyninin, kas sisteminin ve bilişsel süreçlerinin gerçek zamanlı işbirliğini değerlendiren kritik bir performans ölçümüdür. Bu nedenle önemi her geçen gün daha fazla anlaşılmakta, teknolojinin gelişmesiyle birlikte uygulama alanları da hızla genişlemektedir.

Sizlere, bu alandaki bilimsel literatür ile pratik uygulama arasındaki boşluğu kapatmayı ve reaktif zamanlama kavramını daha anlaşılır, daha uygulanabilir ve daha ölçülebilir kılmayı amaçladım.

Reaktif zamanlama (Reaction Time – RT), bir uyarana (ses, ışık, görsel hareket, dokunsal sinyal vb.) verilen tepkinin ortaya çıkmasına kadar geçen süreyi ifade eder. Bu kavram, nörofizyoloji, spor bilimleri, iş sağlığı–güvenliği, trafik psikoteknik testleri ve klinik nörolojide kritik önem taşır.

Basitçe:
Uyarı → Algılama → İşleme → Motor Yanıt
Bu döngünün toplam süresi “reaksiyon zamanı” olarak ölçülür

1. Reaktif Zamanlamanın Bileşenleri
1.1. Duyusal Algılama Süresi (Sensation Time)
  • Uyarının duyusal organ tarafından fark edilmesi.
  • Işık için ≈ 20–40 ms
  • Ses için ≈ 10–20 ms (daha hızlıdır)

1.2. Merkezi İşleme Süresi (Cognitive Processing)
  • Beynin uyaranı tanımlaması, ne yapılacağına karar vermesi.
  • Testin türüne göre 50–300 ms arasında değişir.

1.3. Motor Cevap Süresi (Motor Response)
  • Kasların harekete geçmesi için geçen süre.
  • 100–150 ms civarındadır.

Toplam reaktif zaman genelde 180–350 ms aralığındadır; ancak test türlerine göre çok farklılaşır.

2. Reaktif Zamanlama Testlerinin Türleri
2.1. Basit Reaksiyon Zamanı (Simple Reaction Time – SRT)
  • Tek uyaran, tek tepki.
  • Örn: Işık yanınca düğmeye basmak.
  • İnsan performansının temel nörofizyolojik sınırını ölçer.

Normal değerler:

  • Genç sağlıklı erişkin: 200–250 ms
  • Sporcularda: 150–200 ms
  • Yaş ilerledikçe artar.

2.2. Seçici Reaksiyon Zamanı (Choice Reaction Time – CRT)
  • Birden fazla uyaran ve farklı tepki seçenekleri vardır.
  • Örn: Kırmızı ışık → Sağ buton | Yeşil ışık → Sol buton
  • Bilişsel yük artar; süre uzar: 300–600 ms.

Bu test dikkat, karar verme, renk ayrımı, koordinasyon gibi fonksiyonları değerlendirir.

2.3. Ayırt Edici Reaksiyon Zamanı (Discrimination RT)
  • Uyaranlardan yalnızca belli olanlara tepki verilir.
  • Örn: Yalnızca mavi ışık yanınca bas, kırmızı yanınca basma.
  • Yanlış cevap oranı ayrı bir parametredir.

2.4. Motor Zaman Testi
  • Algılama süresi çıkarılarak sadece kas-bağ sisteminin yanıt verme hızını ölçer.
  • Özellikle sporcularda veya rehabilitasyon programlarında kullanılır.

2.5. Sürüş Simülasyonu Tepki Testleri
  • Trafik psikoteknik değerlendirmesinde standarttır.
  • Ani fren, çarpışma engelleme, far tepkisi testi yapılır.
  • Çok sayıda uyaran – çoklu motor çıktı barındırır.

2.6. Vizyon-Temelli Reaktif Zaman Testleri
  • “Dynavision”, “FitLight”, “Reaction Wall” gibi ışık duvarları.
  • Spor branşlarında (boks, basketbol, futbol kalecileri) sıklıkla uygulanır.
  • Çevresel görüş, periferik algı, yön değiştirme kararları ölçülür.

2.7. Nöropsikolojik Reaksiyon Testleri
  • Continous Performance Test (CPT)
  • Stroop Test
  • Go/No-Go Test
    Bunlar, reaksiyon zamanını dürtüsellik, dikkat dağınıklığı, inhibisyon kontrolü ile birlikte değerlendirir.

3. Reaktif Zamanlamayı Etkileyen Faktörler
3.1. Biyolojik Faktörler
  • Yaş (yaş arttıkça RT uzar)
  • Cinsiyet (erkeklerde motor yanıt daha kısa; kadınlarda karar süreçleri daha hızlı olabilir)
  • Genetik
  • Kas lif tipi dağılımı
  • Göz–el koordinasyonu gelişimi

3.2. Fizyolojik Durumlar
  • Yorgunluk
  • Uykusuzluk
  • Dehidratasyon
  • Açlık–tokluk
  • Kas güçsüzlüğü
  • Kafein veya stimülanlar (RT’yi hızlandırır)

3.3. Psikolojik Faktörler
  • Dikkat düzeyi
  • Stres
  • Kaygı
  • Motivasyon
  • Beklenti (anticipation)

3.4. Çevresel Faktörler
  • Işık şiddeti
  • Arka plan gürültüsü
  • Ergonomi (oturma pozisyonu, mesafe)
  • Cihaz gecikmesi (latency)

4. Reaktif Zamanlama Testlerinin Kullanım Alanları
4.1. İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG)
  • Yüksek riskli işlerde çalışanların reaksiyon hızını değerlendirme
    (forklift operatörü, vinç operatörü, güvenlik, acil durum ekipleri)
  • Psikoteknik değerlendirmeler
  • İş kazası analizlerinde bilişsel fonksiyonların incelenmesi

Örneğin:
Ani düşen yük, acil durdurma butonu gibi durumlarda tepkisi 100 ms daha geç olan bir operatör, ölümcül kazaya sebep olabilir.

4.2. Spor Bilimleri
  • Basketbol, futbol, voleybol, tenis, boks sporcularının refleks performansı.
  • Kalecilerin “reaction saves” değerlendirmesi.
  • Groin veya hamstring rehabilitasyonunda motor yanıt ölçümü.

4.3. Klinik Kullanım
  • Nörolojik değerlendirme:
    • Parkinson
    • Multipl Skleroz
    • Periferik nöropati
    • Demans
  • Psikiyatrik değerlendirme:
    • ADHD
    • Bipolar bozukluk
    • Şizofreni

4.4. Ergonomi ve İnsan Faktörleri
  • Hızlı karar vermeyi gerektiren işlerde uygun personelin seçilmesi.
  • Kullanıcı arayüzü tasarımlarında (trafik sinyalleri, kontrol odaları) insan tepkisinin sınırları hesaplanır.

5. Testlerin Uygulama Yöntemleri
5.1. Bilgisayar Tabanlı Testler
  • En yaygın yöntemdir.
  • Milisaniye çözünürlükte veri toplar.
  • Yazılım tabanlı gecikme düzeltmeleri bulunur.

5.2. Mekanik Tepki Cihazları
  • Pedal, buton, joystick ile ölçüm yapılır.
  • Ergonomik değerlendirmelerde tercih edilir.

5.3. Işık Duvarı – LED Sistemleri
  • 360° görüş alanında anlık karar gerektirir.
  • Spor ve askeri eğitimlerde kullanılır.

5.4. Mobil Uygulamalar
  • Güvenilirliği tartışmalı olsa da tarama testleri için faydalıdır.

6. Test Parametreleri (Sadece Süre Değil)

Reaktif zamanlama testleri yalnızca süre ölçmez. Önemli diğer çıktılar:

6.1. Yanlış Tepki Sayısı
  • Yanlış butona basma
  • Gereksiz tepki verme (false alarm)

6.2. Kaçırılan Tepkiler (Miss Rate)
  • Uyarana tepki verilmemesi

6.3. Değişkenlik (Variability)
  • Her bir tepkinin milisaniyeler içinde tutarlılığı
  • Dikkat bozukluğunun önemli göstergesidir.

6.4. Yorgunluk Eğrisi
  • 2–5 dakikalık test boyunca RT’nin uzayıp uzamadığı
  • Operatör dayanıklılığı hakkında bilgi verir.

6.5. Lateralizasyon (Sağ / Sol Performansı)
  • Beyin hemisfer fonksiyonları açısından klinik değer taşır.

7. Normal Değerler
YaşBasit RTSeçici RT
18–30200–250 ms300–500 ms
30–45230–280 ms350–550 ms
45–60250–330 ms400–650 ms
60+300–400+ ms500–800+ ms

8. Yanıltıcı Faktörler (Test Hataları)
  • Uygulayıcı hataları
  • Cihaz gecikmesi
  • Yetersiz ısınma / deneme sayısı
  • Katılımcının teste aşina olmaması
  • Test süresinin fazla kısa tutulması
  • Zaman damgası sisteminin yanlış ayarlanması

9. Test Sonuçlarının Yorumlanması
9.1. 200 ms civarı
  • Mükemmel performans
  • Sporcular ve genç erişkinlerde

9.2. 250–300 ms
  • Ortalama yetişkin

9.3. 300–350 ms
  • Dikkat dağınıklığı, uykusuzluk, stres olabilir
  • Operatörlük için sınır değerlere yaklaşma

9.4. 350 ms üzeri
  • Klinik değerlendirme gerekebilir
  • Psikoteknik açısından zayıf performans

10. Reaktif Zamanı İyileştirme Yöntemleri
10.1. Nöromüsküler Egzersizler
  • Plyometrik çalışmalar
  • El-göz koordinasyonu antrenmanları
  • Refleks topları

10.2. Bilişsel Antrenmanlar
  • Video tabanlı tepki oyunları
  • Dikkat artırıcı egzersizler
  • Çift görev (dual-task) çalışmaları

10.3. Yapay Uyaran Eğitimleri
  • FitLight
  • Dynavision
  • Reaction Wall

10.4. Beslenme–Fizyoloji
  • Kafein 100–200 mg (hızlandırır)
  • Yeterli uyku
  • Omega-3 (nöroiletimi destekler)

11. Reaktif Zaman Testlerinde Güvenlik ve Etik İlkeler
  • Test kişinin stres altında olduğu anlarda yapılmamalıdır.
  • Kişi sonucu işten çıkarma tehdidi altında hissetmemelidir.
  • Psikoteknik değerlendirmelerde bilimsel protokoller izlenmelidir.
  • Ölçümler yaş, hastalık, ilaç kullanımı gibi bilgilerle birlikte yorumlanmalıdır.

12. Reaktif Zamanlama Testleri
  • İnsan performansının en hızlı ölçülebilir göstergelerinden biridir.
  • İSG, spor, klinik nöroloji ve ergonomide kritik rol oynar.
  • Tipine göre 150–800 ms arası değişir.
  • Yorgunluk, dikkat, hastalık ve ekipman testi ciddi şekilde etkiler.
  • Eğitimle geliştirilebilir.
  • Değerlendirme yalnızca “süre” üzerinden değil, “doğruluk”, “değişkenlik”, “yorgunluk eğrisi” gibi parametrelerle birlikte yapılmalıdır.

Reaktif zamanlama, insan performansının merkezinde yer alan ve çoğu zaman bir kararın, bir hareketin veya bir kazanın kaderini belirleyen kritik bir parametredir. Bu testlerin bilimsel temelli uygulanması, yalnızca bireyin anlık performansını ölçmekle kalmaz; aynı zamanda bilişsel işlevlerini, motor kontrol yeteneğini, dikkat kapasitesini ve güvenlik açısından ne kadar “riske açık” olduğunu da ortaya koyar. Bu nedenle doğru tasarlanmış ve doğru yorumlanmış bir reaktif zamanlama testi, hem performans artırıcı bir araç hem de koruyucu bir güvenlik önlemidir.

Gelecek yıllarda yapay zekâ destekli test protokolleri, sanal gerçeklik tabanlı simülasyonlar, giyilebilir sensörler ve nörofizyolojik ölçümler ile reaktif zaman değerlendirmesi çok daha kapsamlı bir yapıya kavuşacaktır. Bu gelişmeler, yalnızca bir “süre ölçümü” olmaktan çıkarak insan-makine etkileşiminin, risk yönetiminin ve insan faktörlerinin bütünsel analizinin temel bileşeni hâline gelecektir.

Bu metnin amacı, reaktif zamanlama kavramını sadeleştirmek değil, onu bütün etki mekanizmalarıyla birlikte anlaşılır hâle getirmektir. Çünkü reaktif zaman bir sayı değildir; bir davranışın, bir kararın ve bazen bir hayatın ardındaki görünmez süreçtir.

Sonuç olarak:

  • Spor için daha hızlı bir performans,
  • İSG için daha güvenli bir çalışma ortamı,
  • Klinik için daha doğru bir nörolojik değerlendirme,
  • Ergonomi için daha insancıl bir tasarım süreci,
    doğru uygulanmış reaktif zamanlama testleriyle mümkün olabilir.

Bu çalışma, alanında uzman herkese daha bilinçli, daha bilimsel ve daha güvenli uygulamalar geliştirmelerinde katkı sağlamayı hedeflemektedir. Unutulmamalıdır ki milisaniyeler, bazen hayatın en kritik ayrıntılarıdır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️

#reaktifzamanlama #test #duyu #reaksiyon #kebat #tetkikosgb

Daha Fazla

Çimento Fabrikası Çalışanlarında Krom Var mı?

Çimento fabrikasında çalışan işçilerin hayatı, zannedildiğinden çok daha yorucu ve zorludur. Ağır makineler, tozlu ortam, yüksek ısı, vardiyalı çalışma düzeni… Bunların her biri hem bedeni hem de zihni sınar. Böyle ortamlarda ayakta kalabilmek, dikkatli ve güçlü kalabilmek için sadece koruyucu ekipmanlar yetmez; vücudun içten de sağlam olması gerekir. İşte burada devreye giren, adı pek az bilinen ama etkisi büyük bir mineral vardır: Krom.

Sessiz bir kahraman gibidir; ne tabelalarda adı yazar, ne iş güvenliği eğitimlerinde sıkça anılır. Ama o yoksa, fabrikanın en güvenilir işçisi bile bir anda dikkati dağılmış, yorgun düşmüş veya halsiz kalmış olabilir.

Krom, insan vücudu için özellikle kan şekeri dengesinde kritik rol oynar. Fabrikada sabah vardiyasına başlayan bir işçiyi düşünelim. Kahvaltıda sadece beyaz ekmek ve çay içtiyse, kısa süre sonra elleri titremeye, dikkati dağılmaya başlar. Çünkü hızlı yükselen kan şekeri krom desteği olmadan çabuk düşer, insülin görevini tam yapamaz. Oysa aynı işçi sabah kahvaltısında tam buğday ekmeği, yumurta ve fındık yese, krom sayesinde kan şekeri dengeli olur, sabah boyunca enerjisi sabit kalır. İş güvenliği açısından bu fark hayati önem taşır; çünkü dalgınlık, ani halsizlik ya da tatlı isteği üretim hattında dikkatin bir saniyeliğine bile kaybolmasına neden olabilir. Ve hepimiz biliriz: O bir saniye bazen iş kazalarının başlangıcıdır.

Krom, yalnızca şeker dengesinde değil, yağ ve kolesterol metabolizmasında da rol oynar. Çimento fabrikasında çalışan işçiler, çoğu zaman ağır öğünler yemek zorunda kalır. Yağlı yemekler, hızlı tüketilen ekmek ağırlıklı beslenme, zamanla kalp ve damar sağlığını tehdit eder. Krom, bu noktada kötü kolesterolü düşürüp iyi kolesterolü yükselterek kalbi korur. Çünkü bilinir ki, kalp krizi ya da damar tıkanıklığı sadece masa başında çalışanların değil, ağır sanayide çalışan işçilerin de kabusu olabilir. Bir fabrikanın üretim hattı kadar, işçinin damar hattı da sorunsuz çalışmalıdır. Krom, işte bu hattın görünmez bakımcısıdır.

Sporcuların kromu kas onarımı ve enerji verimliliği için yakından takip etmesi boşuna değildir. Fabrika işçisinin kas gücü de benzer biçimde krom desteğine muhtaçtır. Çuvalları kaldırırken, makinelerin bakımını yaparken ya da yüksek sıcaklığa dayanırken kasların dayanıklılığı kromla artar. Bir anlamda krom, işçinin bedenini ikinci bir koruyucu donanımla kaplar. Baret, maske, eldiven dışarıdan korurken; krom içeriden enerji ve direnç sağlar.

Peki, kromu nereden bulacağız? Fabrikadaki kantin menülerine baktığımızda çoğu zaman beyaz ekmek, makarna, pilav ve yağlı yemekler görüyoruz. Bunlar enerji verir ama krom açısından fakirdir. Oysa tam buğday ekmeği, bulgur pilavı, mercimek çorbası, brokoli ya da bir avuç fındık, işçiye yalnızca doygunluk değil aynı zamanda krom desteği de sağlar. Anadolu mutfağı aslında krom açısından çok zengindir. Köylerde yapılan bulgur pilavı, nohutlu yemekler ya da cevizli tarhana çorbası krom deposudur. Çimento fabrikası kantinlerinde bu tür yiyeceklerin düzenli sunulması, iş güvenliği önlemleri kadar önemli olabilir. Çünkü doğru beslenmeyen işçi, dikkati dağıldığında makinenin düğmesine yanlış basabilir, vincin yükünü dengesiz kaldırabilir veya yüksekte çalışırken sendeleyebilir.

Burada önemli olan nokta şudur: İş güvenliği sadece baret ve emniyet kemeriyle sağlanmaz. Vücudun iç dengesi bozulduğunda, kazalar için görünmez bir kapı aralanır. Krom eksikliğinde işçilerde tatlıya düşkünlük artar, ani acıkmalar olur. Bu durum vardiya boyunca sürekli enerji dalgalanmaları yaratır. Bir işçinin öğleden sonra tatlı isteğiyle kantine gitmesi, o sırada yapması gereken güvenlik kontrolünü aksatmasına neden olabilir. Ya da vardiya sonunda yorgun düşmesi, kişisel koruyucu donanımını doğru kullanmasını engelleyebilir. Dolayısıyla kromun eksikliği, zincirleme olarak iş güvenliğini de tehdit eder.

Kromun günlük ihtiyacı aslında çok küçüktür: 25 ila 35 mikrogram. Bu miktar gözle bile görülmeyecek kadar azdır. Ama etkisi, fabrika boyutundaki makinelerin çalışmasına eşdeğer büyüktür. Bu yüzden işçilerin beslenme düzenine dikkat edilmesi, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün bir parçası haline getirilmelidir. Fabrika yönetimleri, kantinlerde beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmeğe yer verebilir, menülere yeşil fasulye ya da mercimek çorbası ekleyebilir. Bu küçük adımların iş güvenliği açısından büyük farklar yaratacağı kesindir.

Kromun eksikliği uzun vadede tip 2 diyabete zemin hazırlar. Diyabet, sadece bireysel bir hastalık değil, iş güvenliği açısından da ciddi bir risktir. Diyabetli bir işçi, vardiya sırasında ani hipoglisemi yaşayabilir; bu da makine başında bayılma veya düşme riskini beraberinde getirir. Dünya Sağlık Örgütü verileri diyabetin hızla arttığını gösteriyor. Eğer fabrikalarda beslenme kültürü göz ardı edilirse, bu artış iş kazaları istatistiklerine de yansıyacaktır. Dolayısıyla krom takibi, yalnızca sağlık departmanının değil, iş güvenliği departmanının da radarında olmalıdır.

Burada bir toplumsal boyut da var. Eskiden Anadolu köylerinde kendi yetiştirdiği buğdayı yiyen, doğal yoğurt ve sebzelerle beslenen insanlar daha dengeli bir krom alımı yapıyordu. Şimdi şehirleşme, hızlı yaşam ve hazır gıdalar bu dengeyi bozdu. Çimento fabrikasında çalışan işçiler de bu kültürel değişimden etkileniyor. Kantinlerde hızlı ve ucuz öğünler tercih ediliyor, hazır içecekler tüketiliyor. Bunun sonucu olarak işçilerde yorgunluk, obezite ve diyabet riski artıyor. Yani krom meselesi sadece biyolojik bir eksiklik değil, aynı zamanda kültürel ve ekonomik bir problem olarak karşımıza çıkıyor.

Felsefi açıdan bakıldığında krom, bize küçük şeylerin büyük farklar yaratabileceğini gösteriyor. Nasıl ki iş güvenliğinde küçücük bir vida eksikliği büyük bir kazaya yol açabiliyorsa, kromun yokluğu da büyük sağlık sorunlarına kapı açıyor. Hannah Arendt’in dediği gibi, “İnsanın varoluşu küçük eylemlerle inşa edilir.” Krom da bu küçük ama hayati eylemlerden biridir; bir işçinin dikkati, bir fabrikanın üretim güvenliği onun sessiz desteğiyle sürer.

Sonuç olarak, çimento fabrikalarında iş sağlığı ve güvenliğini konuşurken sadece makinelerden, ekipmanlardan ve prosedürlerden bahsetmek yeterli değildir. İnsan vücudu da bu sistemin merkezindedir. Ve o vücudu ayakta tutan gizli kahramanlardan biri kromdur.

İşçilerin dengeli beslenmesi sağlanmadığında, ne kadar sıkı iş güvenliği kuralları konulursa konulsun risk sıfırlanamaz. Ama kromun düzenli alınmasıyla hem enerji hem dikkat hem de sağlık korunur. Baretin, maskenin ve çelik burunlu ayakkabının yanında görünmez bir koruyucu daha vardır: Krom.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Kromun Kaslar Üzerindeki Potansiyel Etkileri

Krom eksikliği, doğrudan kas erimesine neden olmasa da, dolaylı yoldan kas kütlesini etkileyebilir.

İşte olası etkiler:

  1. Metabolizma ve Enerji Üretimi:
    • Krom, vücudun enerjiyi daha verimli kullanmasını sağlar. Eğer krom eksikliği varsa, metabolizma hızı düşebilir ve bu da kas yapımı ve onarımını etkileyebilir.
    • Krom eksikliği, insülinin düzgün çalışmaması anlamına gelebilir. İnsülin, kas hücrelerine glikoz taşınmasını sağlar, bu da enerji kaynağı olarak kullanılır. Eğer insülin etkin değilse, kas hücreleri yeterince beslenemez ve bu da kas kaybına yol açabilir.
  2. Yağ Kütlesinin Artışı:
    • Kromun eksikliği, vücudun daha fazla yağ depolamasına neden olabilir. Vücutta yağ depolama, genellikle metabolik dengesizliklerin bir göstergesidir. Yağ oranındaki artış, kas kütlesinin azalmasına yol açabilir, çünkü vücut kas yapımından ziyade yağ depolamaya eğilimli hale gelir.
  3. Protein Metabolizması:
    • Kromun vücutta protein metabolizmasında da etkisi vardır. Proteinlerin kas dokusu oluşturmak ve onarmak için kullanıldığını göz önünde bulundurursak, krom eksikliği, kas büyümesi ve onarımı için gereken protein kullanımını engelleyebilir.
  4. İnsülin Direnci ve Kas Kütlesi:
    • Krom eksikliği, insülin direncine yol açabilir. Bu, vücudun kas kütlesi yapmakta zorlanmasına ve yağ birikimine yol açabilir. Kas yapmak için vücut, yeterli miktarda glikoz ve protein kullanmalıdır. İnsülin duyarlılığının bozulması, kas gelişimini engelleyebilir.
Krom Eksikliği Belirtileri

Krom eksikliği, kas kaybı yerine genellikle başka belirtilerle kendini gösterir:

  • Yüksek kan şekeri (insülin direnci)
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Açlık krizleri (özellikle şekerli yiyeceklere karşı artan istek)
  • Ağırlık artışı, özellikle karın bölgesinde
  • Düşük enerji seviyeleri
Krom Eksikliği ve Kas Kaybı Arasındaki İlişki

Krom eksikliği, kas kaybına doğrudan yol açmaz. Ancak, metabolizmanın bozulması ve yağ depolanmasının artması gibi dolaylı etkiler, kas kütlesinin azalmasına neden olabilir. Kasların korunması ve gelişmesi için, vücudun doğru şekilde beslenmesi, yeterli miktarda protein alımı, egzersiz ve uyku gibi faktörler çok daha önemlidir.

Sonuç

Krom eksikliği, kas kaybına doğrudan yol açmaz. Ancak, kromun metabolizma üzerindeki rolü, kas yapımını etkileyebilir. Eğer krom eksikliği varsa, metabolizma yavaşlar ve bu da kas gelişimini ve yağ kaybını zorlaştırabilir. Kas kaybı, genellikle yetersiz protein alımı, hareketsiz yaşam tarzı ve genel beslenme eksiklikleri ile ilişkilidir. Bu nedenle, sağlıklı bir kas yapısı ve korunması için dengeli bir beslenme ve düzenli egzersiz programı gereklidir.

Eğer krom eksikliği olduğunu düşünüyorsanız, beslenmenizde yeterli krom alımını sağlamayı hedeflemek ve gerekirse takviye kullanmak önemli olabilir. Bunun için bir sağlık profesyoneline danışmak en doğru yaklaşım olacaktır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

İşveren ve İşçi İlişkisinin Epistemolojisi

İş güvenliği alanında yıllardır sahada çalışan biri olarak, işveren ve işçi ilişkisini sadece hukuki bir çerçevede değil, deneyimlediğim pratik olaylar üzerinden değerlendirmek benim için daha anlamlı oluyor. İşçi sağlığı ve güvenliği denince genellikle yasalar, yönetmelikler ve standartlar öne çıkıyor; lakin işin özünde ilişkisel bir boyut var: bilgi, güven ve deneyim etrafında dönen bir epistemoloji. Yani “bilgi” ve “bilmenin biçimi” burada belirleyici.

İşçi-işveren ilişkisine giriş yapmadan önce, konuyu bilgi ve düşünce yapısı açısından temellendirmek gerekir. Epistemoloji, bilginin doğasını, nasıl üretildiğini, doğruluğunu ve sınırlarını sorgular. İşyerinde bilgi dediğimiz şey, yalnızca resmi prosedürler veya yönetmelikler değildir; aynı zamanda saha tecrübeleri, gözlemler, söylentiler, hatta kulaktan kulağa yayılan pratik bilgiler de bilgi kapsamında değerlendirilmelidir. İşveren ve işçi arasındaki iletişimde, bilginin nereden geldiğini, ne kadar güvenilir olduğunu ve nasıl kullanıldığını anlamak kritik.

Deneyimlerim, makine – metal işleri, tekstil, balıkçılık ve inşaat sahalarında yoğunlaşıyor. Birbirinden ne kadar da farklı sektörler – alanlar değil mi? Bu alanlarda işçi ve işveren ilişkisi çoğu zaman doğrudan “güven” üzerinden şekilleniyor. Örneğin, 2012 öncesi işyeri hekimliğini yaptığı bir işletmedeki bakım ekibinin çalışma şekli hâlâ aklımdadır: Bakım ekibindeki işçi arkadaşlarımız, yeni bir makineyi çalıştırmadan önce küçük güvenlik testlerini kendi aralarında yapıyorlardı. İşveren bunu resmi prosedür olarak görmüyordu; hatta zaman zaman işi geciktirmemeleri konusunda uyarıyordu. Buna rağmen bakımcılar, kendi deneyimlerini ve gözlemlerini kullanarak olası kazaları önlüyorlardı. Burada bilgi, sadece resmi dokümanlardan değil, işçinin sahadaki deneyiminden ve kolektif hafızasından doğuyordu.

Türkiye’de iş hukuku, işçi sağlığı ve güvenliği açısından oldukça detaylıdır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sorumluluklarını net bir şekilde ortaya koyar: risk değerlendirmesi yapmak, çalışanları bilgilendirmek, gerekli eğitimleri sağlamak ve uygun iş güvenliği ekipmanları temin etmek. İşçi ise bu süreçte hem kendi güvenliğini gözetmek hem de işverene doğru bilgi aktarmakla yükümlüdür. Teoride her şey net gözükse de sahada durum çoğu zaman farklıdır.

Bir örnek üzerinden açıklamak gerekirse, eski bir üretim sahasında, toz maruziyetinin yüksek olduğu bir bölümde çalışıyorduk. İşveren, işçileri korumak için maske ve havalandırma sağlıyordu; ancak işçiler maskeleri doğru şekilde kullanmıyor veya yoğunluk arttığında havalandırmayı yeterince etkin kullanmıyorlardı. Bu noktada işverenin sağladığı bilgi (riskleri anlatan eğitimler, yazılı prosedürler) ile işçilerin sahadaki bilgisi (hangi alanlarda daha yoğun toz olduğunu, hangi makinelerin daha tehlikeli olduğunu gözlemleme) birbirine karışıyordu. İş güvenliği profesyoneli olarak, bilgiyi anlama ve geçerliliğini sorgulama (epistemoloji) çerçevesinde bu iki kaynağı birleştirip daha güvenli bir ortam oluşturmak benim sorumluluğumdaydı.

Güven, işveren ve işçi ilişkisini bilgi felsefesi (epistemolojik) bağlamda derinleştiren önemli bir unsurdur. İşçiler, işverene güvenmediklerinde ya da prosedürleri sahada yeterince anlamlı bulmadıklarında bilgiyi uygulama motivasyonları düşer. Örneğin, bazı işyerlerinde işçilerin maskeleri sadece “gösteriş” için taktığını, ciddi bir maruziyeti önlemek için kullanmadığını gözlemledim. Burada sorun, bilgi eksikliğinden değil, bilginin güven çerçevesinde işlevsiz kalmasından kaynaklanıyordu. İşveren, bilgi aktarımını sadece formalite ve resmi bir süreç olarak görüyorsa, işçilerin saha bilgisi ve deneyimi göz ardı ediliyor.

Türkiye’deki iş güvenliği uygulamaları açısından bu ilişkiyi daha da somutlaştırmak mümkün. İşverenler çoğu zaman risk değerlendirmelerini belgeler üzerinden yürütüyor. Risk analizi raporları hazırlanıyor, imza karşılığı işçilere dağıtılıyor; ama saha pratiğinde bu belgelerin uygulanması işçilerin deneyimine ve anlayışına bağlı kalıyor. Örneğin bir çimento fabrikasında gördüğüm uygulamada, toz ölçümleri belirli periyotlarla yapılıyordu. Ölçüm sonuçları raporlara yansıtılıyor, ama işçiler hangi bölgelerde daha yoğun toz olduğunu ve hangi ekipmanın riskli olduğunu kendi deneyimlerinden biliyordu. Epistemolojik olarak işçi bilgisi ile işveren bilgisi arasında bir uyumsuzluk vardı ve bu uyumsuzluğu köprülemek, güvenlik önlemlerini sahada işler hâle getirmek için profesyonel müdahale gerekiyordu.

İşçinin ve işverenin bilgiye yaklaşımında; bilginin ne olduğuna, nasıl öğrenildiğine, öğretildiğine ve üretildiğine dair bakış açısındaki farklılıkları, güvenlik önlemlerinin uygulamaya geçirilmesinde bir engel oluşturuyordu ve bu nedenle profesyonel bir aracılıkla bu durumun düzeltilmesi gerekiyordu.

Bilginin gelişimi perspektifinden bakınca, işverenin bilgisi genellikle kişinin ne “yapması gerektiğine” dair yönergeler belirleyen ve prosedüreldir: “Şu adımları izle, bu ekipmanı kullan, bu eğitimleri al.” İşçinin bilgisi ise pratik ve deneyimseldir: “Bu makineyi çalıştırırken şu riskler var, bu koşullarda şunlara dikkat etmeliyim.” Bu iki bilgi kaynağını birleştirmek, iş güvenliği kültürünü oluşturmak ve iş kazalarını önlemek için kritik. Çalışan ve işveren arasındaki güven ilişkisi, bilgi alışverişinin ne kadar verimli yapıldığına göre şekillenir.

Bir başka somut örnek: Bakım sırasında yüksek basınçlı sistemle çalışırken işçilerin bir kısmı prosedürleri eksik uyguluyordu. İşveren prosedürleri sıkı şekilde uygulama talimatı vermişti, ama sahadaki işçiler bazen “daha hızlı bitirmek” için sıralı işlemlerin bir kısmını atlıyorlardı. Burada sahadaki bilgi, işin hızına ve pratik gerekliliklerine dayanıyor; işverenin bilgi ise güvenlik odaklı ve teorik. Farklı bakış açılarından gelen bu iki bilgi, birbiriyle çelişerek tehlikeye yol açıyordu. Çözüm, iş güvenliği eğitimlerini sadece formal prosedürler üzerinden yürütmek değil, aynı zamanda işçilerin deneyimlerini dinlemek ve prosedürleri onların sahadaki pratiğine adapte etmekti.

Ülkemizde iş hukuku ve uygulamaları bağlamında, işverenin sorumlulukları çok net. Fakat işçilerin sahadaki bilgisi ve deneyimi göz ardı edildiğinde, hukuki çerçeve tek başına yeterli olmuyor. Örneğin, iş kazası sonrası yapılan incelemelerde sık sık gördüğüm şey, işçilerin prosedürleri bilmesine rağmen uygulamadıkları için kazaların gerçekleştiği oluyor. Bu, sadece bilgi sahibi olmakla aşılamayacak bir sorundur: Ortada bir anlama ve uygulama boşluğu var: bilgiye sahip olmak değil, onu güvenle yaymak ve faaliyete geçirmek esas olandır.

İşçi ve işveren arasındaki ilişkinin bilgi oluşturma boyutu incelenirken bu ilişkinin bilginin nasıl ortaya çıktığı yönünden ele alınmasında, ortaklaşa bilgi yaratma kavramı da büyük önem taşır. Saha tecrübeleri, işçilerin gözlemleri, uyarıları ve deneyimleri bir araya geldiğinde, güvenliği artıran yeni bilgi üretimi ortaya çıkıyor. Örneğin bir vardiyada bir işçi, belirli bir makinenin belirli bir koşulda tehlikeli olabileceğini fark ediyor ve diğer işçilere söylüyor. İşveren bu bilgiyi prosedürlere adapte ediyor. Bu, işveren ve işçi bilgisinin ortak bir zeminde birleştiği aşamadır.

İş güvenliği profesyoneli olarak benim görevim, bu bilgi akışını yönetmek, Anlama ve uygulama farklılıklarını bulmak ve bilginin uygulama alanında hayata geçirilmesini garantilemek. İşverenin prosedürel bilgisi ile işçinin pratik bilgisi arasında bir köprü kurmak, riskleri azaltmanın temel yolu. Türkiye’deki uygulamalardan örnek vermek gerekirse, bir fabrikada maruziyet ölçümleri ve eğitimler yeterince yapılmış olmasına rağmen, işçiler belirli alanlarda maskeleri çıkarmak zorunda kalıyordu; sebep ise işçilerin pratik ihtiyaçları ve prosedürlerin sahadaki uygulanabilirliği arasındaki çatışmaydı. Bu durumda, güvenlik kültürünü güçlendirmek için hem prosedürleri revize etmek hem de işçilerin deneyimlerini dinlemek gerekiyordu.

Sonuç olarak, işveren ve işçi arasındaki bağ, hukuki zorunlulukları aşarak, bilgiyi üretme ve ortaklaştırma üzerine kurulu bir yapıya sahiptir.İşverenin sağladığı eğitim ile işçilerin pratik bilgisi ve çalışma ortamındaki tespitleri dengelenmelidir; aksi takdirde bilgi sadece kağıt üzerinde kalır ve işe yaramaz. Türkiye’deki iş hukuku ve işyeri pratikleri, yasal gerekliliklerin ve pratik saha bilgisinin ortak kullanılmaması durumunda güvenlik kültürünün zayıf kaldığını ortaya koyuyor.

Deneyimlerime dayanarak şunu net bir şekilde ifade edebilirim: İşveren ve işçi arasındaki anlayış ve bilgi paylaşımı ilişkisini sağlamlaştırmak için atılması gereken üç temel adım bulunmaktadır:

  1. Bilgiyi Karşılıklı Açıklıkla Paylaşmak:
    • Çalışanların tecrübeleri ve işverenin hazırladığı kurallar, birbirine açık olmalıdır. Sahada yapılan gözlemler ve hazırlanan raporlar düzenli olarak karşılıklı paylaşılmalıdır.
  2. Güven Ortamı Oluşturmak:
    • Çalışanlar, güvenlik kurallarını sadece “yapılması zorunlu” bir iş olarak değil, kendi can güvenlikleri için bir gereklilik olarak görmelidir. İşveren ise, sahadan gelen pratik bilgileri ciddiye alıp dikkate katmalıdır.
  3. Kuralları Sahaya Uygun Hale Getirmek:
    • Kitap bilgileri ile sahadaki gerçek deneyimler birleştirilmelidir. Risk analizleri ve eğitimler, çalışanların günlük iş yapış biçimlerine ve pratiklerine uyacak şekilde düzenlenmelidir.

Bu yaklaşım, iş güvenliği profesyoneli olarak bizim görevimizi de çok net ortaya koyuyor: Biz sadece kuralları uygulayan memurlar değiliz. Biz, farklı bilgileri birleştiren köprüler kuran, bilgi eksiklerini gideren ve güvenli bir çalışma ortamı kültürü yaratan kişileriz. İşveren ve işçi ilişkisine bu bilgi alışverişi penceresinden bakmak, aslında iş sağlığı ve güvenliği yönetiminin temelini anlamaktır: doğru bilgi, karşılıklı güven ve uygulamanın el ele yürüdüğü bir süreç.

Türkiye’de sahadaki en başarılı örneklere baktığımızda şunu görüyoruz: Üretim hattındaki çalışanlar, kendi gözlemleriyle tehlikeleri tespit edip çözüm önerileri sunuyorlar ve işveren bu önerileri dikkate alarak kuralları yeniliyor. Bu sayede kazalar ciddi ölçüde azalıyor. İşte o teknik dille anlattığımız bilgi birleşimi, burada gerçeğe dönüşüyor: bilginin üretildiği, paylaşıldığı ve hemen uygulamaya konduğu kesintisiz bir döngü.

Sonuç olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: İşveren ve işçi arasındaki ilişkiyi sadece imzalanmış sözleşmeler ve yasal kurallarla değerlendirmek, büyük bir resmi atlamak demektir. Sahada gözlemlediğimiz, yaşadığımız ve hayata geçirdiğimiz pratik bilgi, güçlü bir güvenlik kültürünün gerçek temelidir. İşveren ve işçi bilgisi mutlaka birbirini tamamlamalı, aralarındaki anlama köprüleri kurulmalıdır; aksi halde en iyi kurallar bile kâğıt üzerinde kalır ve tehlikeler sürmeye devam eder. Biz iş güvenliği profesyonelleri olarak, bu köprüleri kurmak ve bilginin işyerinde can bulmasını sağlamak için varız.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Sigarayı Bırakanlarda Konsantrasyon Neden Bozulur?

Bu bir dikkat sorunu değil, bir nörolojik yeniden ayarlamadır

Sigarayı bırakan birçok insan şu cümleyi kurar:

“Eskisi gibi odaklanamıyorum.”
“Okuduğumu anlamıyorum.”
“Zihnim sisli gibi.”

Ve hemen ardından gelen suçlama:

“Demek ki sigara bana iyi geliyormuş.”

Burada durun..!!
Bu sonuç doğru değil.

Ortada bir beyin hasarı yok.
Ortada bir irade sorunu da yok.

Ortada, beynin dikkat sistemlerinin nikotinsiz çalışmayı yeniden öğrenmesi var.

KONSANTRASYON DEDİĞİMİZ ŞEY TEK BİR MERKEZ DEĞİLDİR

Odaklanma:

  • Tek bir “dikkat düğmesi” ile olmaz

Beyinde aynı anda çalışan birkaç ağ gerekir:

  • Prefrontal korteks (yürütücü kontrol)
  • Anterior singulat korteks (odak sürdürme)
  • Parietal dikkat ağı (hedefe yönelme)
  • Locus coeruleus (uyanıklık – noradrenalin)
  • Asetilkolin sistemi (filtreleme)

Nikotin bu ağların hepsine doğrudan veya dolaylı temas eder.

NİKOTİN ODAKLANMAYI NASIL SAĞLIYORDU?

Nikotin:

  • Nikotinik asetilkolin reseptörlerini uyarır
  • Prefrontal kortekste sinyal–gürültü oranını artırır
  • Dikkati dağıtan uyaranları baskılar

Bu yüzden kişi şunu hisseder:

“Sigara içince kafam açılıyor.”

Ama bu:

  • Beyni güçlendirmek değildir
  • Beyni kısa süreli uyararak yapay bir netlik yaratmaktır
BIRAKINCA NE OLUYOR?

Nikotin gittiğinde:

  • Asetilkolin sinyali düşer
  • Dikkat ağlarının eşgüdümü bozulur
  • Prefrontal korteks daha çabuk yorulur

Sonuç:

  • Odak çabuk dağılır
  • Zihin aynı anda çok şeye gider
  • Dikkati toplamak daha fazla enerji ister

Bu bir yavaşlama değil,
bir verimsizleşme hissidir.

DOPAMİN VE MOTİVASYON BOYUTU

Konsantrasyon sadece dikkat değildir.
Motivasyon da gerekir.

Nikotin:

  • Dopamin salınımını artırır
  • “Bu işe devam et” sinyali verir

Nikotin bırakıldığında:

  • Dopamin geçici olarak düşer
  • Beyin şu mesajı verir:

“Bu uğraş yeterince ödüllendirici değil.”

Bu yüzden:

  • İşe başlamak zorlaşır
  • Başlanan iş çabuk bırakılır

Bu tembellik değildir.
Bu ödül sisteminin geçici suskunluğudur.

NORADRENALİN FAZLALIĞI – FAZLA UYANIK, AZ ODAK

İronik ama gerçektir:

Sigarayı bırakanlarda:

  • Noradrenalin bazen fazla çalışır

Bu:

  • Huzursuzluk
  • İç gerginlik
  • Zihinsel dağınıklık yaratır

Çünkü:

  • Noradrenalin belli bir aralıkta faydalıdır
  • Fazlası dikkati keskinleştirmez, parçalar

Beyin:

  • Sürekli çevre tarar
  • Derine inemez
UYKU BOZUKLUĞU VE DİKKAT

Nikotin bırakıldıktan sonra:

  • Uyku derinliği geçici olarak bozulur
  • REM ve derin uyku dengesi sarsılır

Sonuç:

  • Beyin tam dinlenemez
  • Ertesi gün dikkat rezervi düşer

Kişi bunu:

“Zihnim çalışmıyor”
diye yorumlar.

Aslında:

  • Zihin yorgundur, bozuk değil.
OTONOM DALGALANMA VE ZİHİN

Otonom sinir sistemi düzensiz çalıştığında:

  • Beyin arka planda sürekli “tehlike taraması” yapar

Bu:

  • Dikkatin içe dönmesine
  • Bedensel sinyallerin aşırı fark edilmesine yol açar

Kişi:

  • Metni okur ama kalp atışını dinler
  • Konuşmayı dinler ama nefesini kontrol eder

Bu durumda:

  • Gerçek konsantrasyon mümkün değildir
NEDEN “KENDİME GELEMİYORUM” HİSSİ OLUR?

Çünkü:

  • Prefrontal korteks (üst beyin)
  • Beyin sapı ve limbik sistemle sürekli pazarlık halindedir

Nikotin yokken:

  • Alt merkezler daha gürültülüdür
  • Üst merkezler bu gürültüyü bastırmakla meşguldür

Bu da:

  • Zihinsel yorgunluk yaratır
BU NE KADAR SÜRER?

Çoğu kişide:

  • 2–4 hafta belirgin
  • 6–8 haftada belirgin düzelme
  • 2–3 ayda büyük ölçüde toparlanma

Bu sürenin sonunda:

  • Odak daha doğal
  • Daha sürdürülebilir
  • Daha dalgalanmasız olur

Nikotinle gelen “ani netlik” gider
Ama yerine daha stabil bir dikkat gelir.

“BENDE HİÇ DÜZELMEDİ” DİYENLER

Bu genelde şunlarla ilişkilidir:

  • Yetersiz uyku
  • Aşırı kafein
  • Yüksek stres
  • Sürekli “kendini test etme”

Beyni sürekli kontrol etmek:

  • Konsantrasyonu daha da bozar
NE YAPILMAMALI?
  • Kendini suçlamak
  • “Demek sigara lazımmış” demek
  • Sürekli performans ölçmek
  • Aşırı kafeinle telafi etmeye çalışmak

Bunlar süreci uzatır.

Sigarayı bıraktıktan sonra yaşanan dikkat bozukluğu:

  • Zayıflık değildir
  • Geriye gidiş değildir
  • Kalıcı değildir

Bu:

  • Beynin nikotinsiz netliği öğrenme sürecidir

Beyin önce sendeleyebilir.
Ama sonra şunu yapar:

Daha az uyarıyla,
daha temiz sinyalle,
daha sürdürülebilir bir odak.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

KEBAT – Kule Vinç Operatörü Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Formu

KEBAT – FONKSİYONEL İŞE UYGUNLUK TARAMA FORMU
(KULE VİNÇ OPERATÖRÜ ÖZEL UYGULAMA)

1. GENEL BİLGİLER
AlanBilgi
İşletme Adı…………………………………………
Şantiye / Lokasyon…………………………………………
Çalışan Adı Soyadı…………………………………………
GöreviKule Vinç Operatörü
Sicil No…………………………………………
Tarih…. / …. / 20….
Saat……….
Vardiya☐ Gündüz ☐ Gece
Değerlendirmeyi Yapan…………………………………………
Değerlendirmeyi Yapan Ünvanı…………………………………………

Not: Bu uygulama sağlık muayenesi değildir, tanı koymaz, cezai amaçla kullanılamaz.


Uygulayıcının Dikkatine: Uygulayıcı değerlendirme sırasında dikkat etmesi gereken hususlara doğru puan verebilmesi için; her bölümün değerlendirme sorusunu sormadan önce gözlem / senaryo tepkisi bölümlerini bilmeli yada okumalıdır.


2. KONSANTRASYON – DİKKAT – ODAKLANMA

Talimat: Aşağıdaki sorular yüksekten çalışma ve uzun süreli dikkat gereksinimi dikkate alınarak değerlendirilir.

Gözlem Uygun (2)Şüpheli (1)Uygun Değil (0)
Sorulara odaklanarak ve tekrar istemeden yanıt verebiliyor mu?
Çevresel uyaranlara aşırı duyarlılık gösteriyor mu?
Basit yönergeleri kaçırma / yanlış anlama gözlendi mi?

Alt Toplam (Bölüm 2): ……… / 3

3. EL–GÖZ KOORDİNASYONU (PSİKOMOTOR KONTROL)

Talimat: Operatöre, kâğıt üzerinde verilen yön–işaret eşleştirme görevleri uygulanır.

Gözlem Uygun (2)Şüpheli (1)Uygun Değil (0)
Sağ–sol–yukarı–aşağı yönleri karıştırmadan işaretleyebildi mi?
İnce motor kontrolünde titreme / gecikme var mı?
Eş zamanlı algı–aksiyon uyumu yeterli mi?

Alt Toplam (Bölüm 3): ……… / 3

4. BELLEK (TALİMAT HATIRLAMA)

Talimat: Operatöre 3 aşamalı kısa bir iş akışı sözel olarak anlatılır, 1 dakika sonra tekrar etmesi istenir.

Gözlem Uygun (2)Şüpheli (1)Uygun Değil (0)
Talimatların tamamını doğru hatırladı mı?
Sıralamada hata yaptı mı?

Alt Toplam (Bölüm 4): ……… / 2 =

5. ALGILAMA ve REAKSİYON (KARAR HIZI)

Talimat: Operatöre 3 kısa senaryo okunur, ne yapacağını söylemesi istenir.

Senaryo TepkisiUygun (2)Şüpheli (1)Uygun Değil (0)
Beklenmeyen yük salınımı
İşaretçiyle iletişim kopması
Ani durdurma ihtiyacı

Alt Toplam (Bölüm 5): ……… / 3 =

6. TEYİT – TAKDİRKARAR VERME
GözlemUygun (2)Şüpheli (1)Uygun Değil (0)
Karar vermeden önce teyit eğilimi gösteriyor mu?
Aceleci veya risk küçümseyen davranış var mı?

Alt Toplam (Bölüm 6): ……… / 2 =

7. TOPLAM SKOR ve DEĞERLENDİRME

Maksimum Skor: 10
(10 en iyi – 0en riskli)

Toplam SkorDeğerlendirme
8–10☐ İşe Uygun
5–7☐ Şüpheli – Amir / İSG Değerlendirmesi
0–4☐ Geçici Olarak İşe Uygun Değil

Toplam Puan: ……… / Hedef Puan 10

8. ÖNERİLEN AKSİYON

☐ İşe devam
☐ Dinlenme / mola
☐ Görev değişikliği
☐ Riskli işten geçici uzaklaştırma

Açıklama:
………………………………………………………………………………………………….
………………………………………………………………………………………………….


9. İMZA ve KAYIT
Değerlendirmeyi Yapanİmza: __________
Çalışanİmza: __________
Tarih…. / …. / 20….

Bu form KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli kapsamında kullanılır.
Sağlık tanısı içermez. Disiplin amacıyla kullanılamaz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Formun Uygulanması Eğitimi – Bilgilendirmesi

KEBAT – Kule Vinç Operatörü Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Formu Uygulayıcılarının da (çalışanın değerlendirmesini ve formun doldurulmasını doğrulukla yapabilmeleri için) eğitilmesi – bilgilendirilmesi gerekir.

Uygulayıcıya Talimat
  • Operatöre metni aynen, sakin ve tarafsız bir tonla okuyun.
  • Soruları tekrar etmeyin. (zorunlu olmadıkça).
  • Yönlendirme yapmayın.
  • Amacın bilgi ölçmek değil, anlık dikkat – sürekliliğini gözlemlemek olduğunu unutmayın.
  • Tereddüt, dalgınlık, konu dışına kayma durumlarını formda çıklamalara kaydedin.

Uygulayıcının Dikkatine: Uygulayıcı her soru grubunda yer alan sorulardan istediği birini sorar. Şüpheli durumlarda yada ilgili soruda cevabı değerlendirmekte zoralandığında diğerlerinden birini de sorabilir. Çalışanın sadece son sorusunun cevabı puanlandırılır. Zaman yeterli ise veya değerlendirmenin daha hassas olması isteniyorsa tüm sorular sorulup elde edilen toplam puan soru sayısına bölünerek puanlandırılır.


BÖLÜM 2 – KONSANTRASYON, DİKKAT ve ODAKLANMA
📌 SORU 2.1 – Talimat Takibi

Soru: “Şimdi senden şunu istiyorum:
Önce adını söyle, sonra bugünün gününü söyle, en son da çalıştığın vinç tipini söyle.”

Gözlenenler:

  • Sıralamaya uyum
  • Dalgınlık
  • Soruyu tekrar ettirme ihtiyacı

SoruUygulama (operatöre verilen kısa talimat): “Şimdi sana bir dizi talimat söyleyeceğim.
Lütfen söylediğim sırayla ve aynen uygula.”

Talimat Dizisi (örnek – standart):
  1. Sağ elini kaldır
  2. Masaya dokun
  3. Ayağa kalk
  4. Tekrar otur
  5. ‘Tamam’ de

Talimatlar tek seferde, ara vermeden verilir.
Tekrar edilmez.

🎯 BEKLENEN YAKLAŞIM

(Değerlendirme kriteri)

Operatörden beklenen:

  1. Talimatları doğru sırayla uygulaması
  2. Atlamadan veya ekleme yapmadan tamamlaması
  3. “Ne demiştiniz?” gibi geri dönüşler olmadan ilerlemesi
  4. Panik, donakalma veya karışıklık göstermemesi

PUANLAMA KRİTERLERİ
2 PUAN – UYGUN
  • Tüm talimatlar doğru ve sırasıyla uygulanır
  • Akışta duraksama yok
  • Zihinsel yüklenmeye rağmen kontrol korunur

➡️ Çalışan talimatı algılıyor, işliyor ve uygulayabiliyor

1 PUAN – SINIRDA
  • 1 talimat unutulur, karıştırılır veya gecikmeli uygulanır
  • “Bir daha söyler misiniz?” ihtiyacı oluşur
  • Kısa süreli kafa karışıklığı görülür

➡️ Talimat takibi sınırda

0 PUAN – UYGUN DEĞİL
  • Birden fazla talimat yanlış uygulanır
  • Sıra tamamen bozulur
  • Donakalma, rastgele davranma
  • Talimatın tamamı hatırlanamaz

➡️ Talimat zinciri güvenilir değil

📌 SORU 2.2 – Seçici Dikkat

Soru: “Birazdan bazı kelimeler söyleyeceğim.
Sadece araç – iş makinesi olanları duyduğunda ‘tamam’ de.”

Okunacak kelimeler (karışık):

Vinç – Masa – Forklift – Kalem – Kamyon – Defter

Gözlenenler:

  • Yanlış kelimeye tepki
  • Gecikmeli yanıt
  • Atlanan doğru yanıt
Uygulama (operatöre verilen kısa talimat):

“Şimdi bazı kelimeler söyleyeceğim.
Sadece ‘KIRMIZI’ kelimesini duyduğunda ‘Evet’ de.
Diğerlerine tepki verme.”

Okunan Kelimeler (karışık sırayla):
  • Mavi
  • Sarı
  • Kırmızı
  • Yeşil
  • Turuncu
  • Kırmızı
  • Siyah

🎯 BEKLENEN YAKLAŞIM

Değerlendirme şu yeteneklere dayanır:

  1. İlgili uyaranı ayırt edebilme
  2. Alakasız uyaranlara tepkiyi baskılayabilme
  3. Dikkati kısa süre boyunca sürdürebilme
  4. Refleks–kontrol dengesini koruyabilme

PUANLAMA KRİTERLERİ
2 PUAN – UYGUN
  • “Kırmızı” kelimelerinin tamamına doğru tepki
  • Diğer kelimelere hiçbir tepki yok
  • Tepki ne geç ne panik

➡️ Seçici dikkat ve inhibisyon yeterli

1 PUAN – SINIRDA
  • 1 kez yanlış kelimeye tepki
  • Ya da “kırmızı” kelimesinde gecikme
  • Dikkatin sonlara doğru düşmesi

➡️ Dikkat sürdürülebilirliği sınırda

0 PUAN – UYGUN DEĞİL
  • Birden fazla yanlış tepki
  • “Kırmızı” kelimesinin kaçırılması
  • Rastgele veya otomatik cevap verme

➡️ Seçici dikkat güvenilir değil

📌 SORU 2.3 – Dikkat Sürekliliği

Soru:

“Şimdi 20’den geriye doğru üçer üçer saymanı istiyorum.”

(20 – 17 – 14 – 11 – 8 – 5…)

Gözlenenler:

  • Sayı atlama
  • Duraksama
  • Düzeltme ihtiyacı

Veya / alternatif

OPERATÖRE VERİLEN KISA TALİMAT

“Şimdi önümdeki kartlara/sayılarıma bakacaksın.
Ben ‘başla’ dediğimde,
her ‘7’ gördüğünde / duyduğunda ‘Evet’ diyeceksin.
Test bitene kadar aynı şekilde devam et.”

Uygulama Şekli (Standart):

  • Süre: 45–60 saniye
  • Uyaranlar:
    • Rastgele sayı dizisi (1–9 arası)
    • Her 2–3 saniyede bir yeni uyaran
  • Hedef uyaran: 7

Örnek dizi:
3 – 5 – 7 – 2 – 9 – 7 – 4 – 6 – 7 – 1 – 8 – 7

Toplam hedef sayısı: 4 adet

🎯 BEKLENEN YAKLAŞIM (DEĞERLENDİRME ESASI)

Operatörden beklenen:

PUANLAMA TABLOSU
2 PUAN – UYGUN
  • Tüm hedef uyaranlara doğru tepki
  • Başlangıç ve bitiş arasında dikkat düşüşü yok
  • Tepki süreleri tutarlı
  • Göz teması ve zihinsel canlılık korunuyor

➡️ Dikkat sürekliliği yeterli

⚠️ 1 PUAN – SINIRDA
  • Sonlara doğru 1 hedef kaçırılır
  • Tepki gecikmeleri başlar
  • Yüz ifadesinde ve duruşta yorgunluk artar

➡️ Dikkat sürdürülebilirliği sınırlı

0 PUAN – UYGUN DEĞİL
  • Birden fazla hedef kaçırılır
  • İlk doğru performans hızla düşer
  • Donuk bakış, dalma, otomatikleşmiş tepkiler
  • Test bitmeden zihinsel kopuş

➡️ Süreklilik gerektiren iş için uygun değil

⚠️ SAHADAKİ KARŞILIĞI (KRİTİK)

Bu bozulma sahada şuna karşılık gelir:

  • Yük ilk başta düzgünken son manevrada hata
  • Vardiya sonunda yapılan kazalar
  • “En sona gelmiştik” kazaları
  • Uzun süren operasyonda tek kritik hata

Yargı ve müfettiş ifadelerinde sık geçen cümle:

“O ana kadar sorun yoktu.”

BÖLÜM 3 – EL–GÖZ KOORDİNASYONU (PSİKOMOTOR)
📌 UYGULAMA 3.1 – İşaret Takibi

Uygulama:
Uygulayıcı masaya 5 adet yön oku (↑ ↓ ← → ○) dizer.

Talimat:

“Şimdi parmağınla sırayla sadece yukarı ve sağ okları göster.”

Gözlenenler:

  • Yanlış yön
  • Titreme
  • Kararsızlık

Yada / alternatif

Uygulama (operatöre verilen):

“Şimdi sana bazı el işaretleri göstereceğim.
Lütfen sadece ‘dur’ işareti verildiğinde yüksek sesle ‘DUR’ de.”

Uygulayıcı aşağıdaki işaretleri karışık sırayla gösterir:

  • Yük kaldır
  • Yük indir
  • Sağa al
  • Sola al
  • Dur
  • Bekle

Uygulama süresi: 20–30 saniye

🎯 BEKLENEN YAKLAŞIM

(Değerlendirmeye esas davranış)

Operatörden beklenen:

  1. Sadece “dur” /”doğru” işarete tepki vermesi
  2. Diğer işaretlere refleksif tepki vermemesi
  3. Tepkinin gecikmeden ama kontrolle ortaya çıkması
  4. Dikkatin uygulama boyunca korunması
PUANLAMA KRİTERLERİ
2 PUAN – UYGUN
  • “Dur”/”doğru” işaretlerinin tamamına doğru tepki
  • Yanlış işarete tepki yok
  • Tepki süresi makul (refleksif ama panik yok)

➡️ Seçici dikkat ve inhibisyon yeterli

1 PUAN – SINIRDA
  • 1 kez yanlış işarete tepki
  • Ya da “Dur”/”doğru” işarete gecikmeli cevap
  • Kısa süreli dikkat kaybı

➡️ Dikkat sürdürülebilirliği sınırda

0 PUAN – UYGUN DEĞİL
  • Birden fazla yanlış tepki
  • “Dur”/”doğru” işaret kaçırma
  • Kararsızlık / donakalma
  • Rastgele tepki verme

➡️ Seçici dikkat yetersiz

📌 UYGULAMA 3.2 – Hedefe Dokunma

Uygulama:
Masada farklı renklerde 5 daire bulunur.

Talimat:

“Söylediğim renge, parmağınla dokun.”

Sıra:

Kırmızı – Mavi – Yeşil – Kırmızı – Sarı

Gözlenenler:

  • Gecikme
  • Renk–yer karışması

Yada / alternatif

Uygulama (operatöre verilen):

“Masadaki üç noktadan hangisini söylediğimi duyarsan,
sadece onu parmağınla işaretle.”

Uygulayıcı karışık sırayla söyler:

  • “Bir”
  • “Üç”
  • “İki”

Masada numaralanmış 3 sabit hedef bulunur.

Uygulama: 10–12 tekrar

🎯 BEKLENEN YAKLAŞIM

Değerlendirme şu unsurlara dayanır:

  1. Doğru hedefe yönelme
  2. El–göz koordinasyonu
  3. Hız–kontrol dengesi
  4. Süreklilik (ilk–son deneme tutarlılığı)

PUANLAMA KRİTERLERİ
2 PUAN – UYGUN
  • Tüm hedeflere doğru dokunuş
  • Akıcı, kontrollü hareket
  • Belirgin gecikme yok

➡️ El–göz koordinasyonu yeterli

1 PUAN – SINIRDA
  • 1–2 kez yanlış hedef
  • Hafif tereddüt veya yavaşlama
  • Son denemelerde performans düşüşü

➡️ Motor dikkat sınırda

0 PUAN – UYGUN DEĞİL
  • Birden fazla yanlış hedef
  • El titremesi / yön şaşırma
  • Komutu işleyememe
  • “Şaşırdım” deme

➡️ Koordinasyon ve dikkat yetersiz

BÖLÜM 4 – KISA SÜRELİ BELLEK (TALİMAT HATIRLAMA)
📌 UYGULAMA 4.1 – İş Sırası Hatırlama

Uygulayıcı okur (tek sefer):

“Vinçte işe başlamadan önce:

  1. Kumandayı kontrol ediyorsun
  2. Yük bağlama alanına bakıyorsun
  3. Telsiz kontrolü yapıyorsun”

30 saniye sonra soru:

“Şimdi bana bu adımları sırayla tekrar eder misin?”

Gözlenenler:

  • Adım atlama
  • Sıra karışıklığı
  • Ek adım ekleme

🎯 BEKLENEN YAKLAŞIM

(Değerlendirmeye esas davranış çerçevesi)

Operatörün performansında aşağıdaki unsurlar değerlendirilir:

  1. Adımların eksiksiz hatırlanması
  2. Doğru sıra ile ifade edilmesi
  3. Ek veya uydurma adım eklenmemesi
  4. Tereddütsüz ve akıcı ifade

PUANLAMA KRİTERLERİ
2 PUAN – UYGUN
  • 3 adımın tamamı
  • Doğru sırayla
  • Ek adım olmadan
  • Belirgin tereddüt olmadan

➡️ Kısa süreli bellek yeterli, işe uygun

1 PUAN – SINIRDA
  • 2 adımı doğru hatırlama
  • Sıra karışıklığı
  • Küçük duraksama veya tereddüt

➡️ Kısmi bellek yeterliliği

0 PUAN – UYGUN DEĞİL
  • 1 veya 0 adımı hatırlama
  • Sıralamanın tamamen bozulması
  • Uydurma / ilgisiz adım ekleme
  • “Hatırlamıyorum” deme

➡️ Kısa süreli bellek yetersiz

📌 UYGULAMA 4.2 – Sayı Dizisi

Söylenen:

“4 – 9 – 2 – 7”

Soru:

“Bunları bana aynı sırayla tekrar eder misin?”

(Gerekirse ikinci tur: 6 – 1 – 8 – 3 – 5)

🎯 BEKLENEN YAKLAŞIM

Operatörün performansı şu başlıklarda değerlendirilir:

  1. Tüm sayıları doğru tekrar etme
  2. Sıra bütünlüğünü koruma
  3. Araya sayı eklememe veya çıkarmama
  4. Belirgin gecikme veya şaşırma olmaması

PUANLAMA KRİTERLERİ
2 PUAN – UYGUN
  • Tüm sayılar doğru
  • Sıra korunmuş
  • Akıcı tekrar

➡️ Kısa süreli sayısal bellek yeterli

1 PUAN – SINIRDA
  • 1 sayı hatası
  • Sıra karışıklığı
  • Belirgin ama kısa tereddüt

➡️ Sınırda bellek performansı

0 PUAN – UYGUN DEĞİL
  • Birden fazla hata
  • Diziyi sürdürememe
  • Rastgele sayı söyleme
  • “Unuttum” deme

➡️ Bellek işlevi yetersiz

BÖLÜM 5 – ALGILAMA ve REAKSİYON (SAHA SENARYOLARI)
📌 SENARYO 5.1 – Görüş Kaybı

Soru:

“Yük havadayken bağlama noktasını bir an göremediğini fark ettin.
İlk yapacağın şey ne olur?”

🎯 BEKLENEN YAKLAŞIM

(Puanlama ve değerlendirme için esas alınacak davranış çerçevesi)

Operatörün cevabında aşağıdaki unsurlardan en az ikisinin açıkça yer alması beklenir:

  1. Yük hareketini derhal durdurma
  2. Görüş sağlanmadan operasyona devam etmeme
  3. Saha personelinden yönlendirme veya teyit alma
  4. Gerekirse yükü güvenli pozisyona alma

PUANLAMA KRİTERLERİ
2 PUAN – UYGUN
  • “Yükü hemen durdururum.”
  • “Görüş sağlanmadan devam etmem.”
  • “Aşağıdan net yönlendirme alırım.”
  • “Yükü güvenli konuma getiririm.”

➡️ Yüksek risk farkındalığı, güvenli refleks

1 PUAN – SINIRDA
  • “Bir anlık bakar, hemen görürsem devam ederim.”
  • “Yavaşça hareket edip görüş sağlamaya çalışırım.”

➡️ Kısmi risk farkındalığı, belirsiz yaklaşım

0 PUAN – UYGUN DEĞİL
  • “Yükün nerede olduğunu biliyorum, devam ederim.”
  • “Zaten genelde böyle oluyor.”
  • “Tahminen indiririm.”

➡️ Kabul edilemez risk alma, kör çalışma eğilimi

📌 SENARYO 5.2 – Telsiz Sessizliği

Soru:

“Yük hareket halindeyken telsizden yönlendirme kesildi.
Ne yaparsın?”

🎯 BEKLENEN YAKLAŞIM

(Puanlama ve değerlendirme için esas alınacak davranış çerçevesi)

Operatörün cevabında aşağıdaki unsurlardan en az ikisinin açık şekilde yer alması beklenir:

  1. Yük hareketini derhal durdurma
  2. Kör devam etmeme / tahminle hareket etmeme
  3. Telsiz bağlantısını yeniden kurma veya yedek iletişim yoluna geçme
  4. Saha teyidi almadan harekete devam etmeme

PUANLAMA KRİTERLERİ
2 PUAN – UYGUN
  • “Yükü durdururum.”
  • “Telsiz bağlantısını kurmadan devam etmem.”
  • “Görmeden ve yönlendirme almadan hareket etmem.”

➡️ Risk farkındalığı yüksek, güvenli yaklaşım

1 PUAN – SINIRDA
  • “Eğer yük güvenliyse yavaşça devam ederim.”
  • “Bir süre beklerim ama çok uzamazsa devam ederim.”

➡️ Kısmi risk farkındalığı, kararsız yaklaşım

0 PUAN – UYGUN DEĞİL
  • “Yükü zaten görüyorum, devam ederim.”
  • “Genelde kopukluk olur, sorun olmaz.”
  • “Tahminen yönlendiririm.”

➡️ Kabul edilemez risk alma, kör operasyon eğilimi

BÖLÜM 6 – TEYİT ve TAKDİR – KARAR VERME
📌 SORU 6.1 – Riskli Durum

Soru:

“Yük güvenli görünüyor ama içinden ‘emin değilim’ hissi geçti.
Bu durumda ne yaparsın?”

🎯 BEKLENEN YAKLAŞIM

(Değerlendirmeye esas davranış çerçevesi)

Operatörün cevabında aşağıdaki unsurlardan en az ikisinin yer alması beklenir:

  1. İşi durdurma veya yavaşlatma
  2. Teyit alma ihtiyacı belirtme
  3. Şüpheyi risk sinyali olarak görme
  4. “Emin olmadan devam etmem” yaklaşımı

PUANLAMA KRİTERLERİ
2 PUAN – UYGUN
  • “Emin değilsem dururum.”
  • “Teyit alırım, netleşmeden devam etmem.”
  • “Şüphe varsa risktir.”

➡️ Yüksek risk farkındalığı, doğru karar refleksi

1 PUAN – SINIRDA
  • “Biraz daha kontrol ederim ama çok vakit kaybetmem.”
  • “Şartlara bakarım, büyük risk yoksa devam ederim.”

➡️ Kısmi farkındalık, belirsiz karar dengesi

0 PUAN – UYGUN DEĞİL
  • “Güvenli görünüyorsa devam ederim.”
  • “İçgüdüye bakılmaz, iş devam eder.”
  • “Sorun yoksa durmam.”

➡️ İçsel risk sinyalini yok sayma

📌 SORU 6.2 – Zaman Baskısı

Soru:

“Acele etmen isteniyor ama şartların tam uygun olmadığını düşünüyorsun.
Nasıl davranırsın?”

🎯 BEKLENEN YAKLAŞIM

Operatörün cevabında aşağıdaki unsurlardan en az ikisinin bulunması beklenir:

  1. Güvenliği zamandan önce koyma
  2. Baskıya rağmen işi durdurabilme
  3. Koşullar düzelmeden devam etmeme
  4. Yetkiliye durumu bildirme

PUANLAMA KRİTERLERİ
2 PUAN – UYGUN
  • “Güvenlik sağlanmadan devam etmem.”
  • “Acele istense de durumu bildiririm.”
  • “Şartlar uygun değilse beklerim.”

➡️ Zaman baskısına direnç, güvenli karar

1 PUAN – SINIRDA
  • “Biraz hızlanırım ama dikkat ederim.”
  • “Çok zorlamazlarsa beklerim.”

➡️ Baskıya açık, kararsız yaklaşım

0 PUAN – UYGUN DEĞİL
  • “İş aksamasın diye devam ederim.”
  • “Acele varsa yapacak bir şey yok.”

➡️ Zaman baskısına teslimiyet

📌 SORU 6.3 – Yetki Algısı

Soru:

“Sence vinç operatörü için ‘dur’ demek ne zaman gereklidir?”

🎯 BEKLENEN YAKLAŞIM

Operatörün cevabında aşağıdaki unsurlardan en az ikisinin yer alması beklenir:

  1. Risk gördüğünde
  2. Görüş, iletişim veya teyit kaybında
  3. Şartlar prosedüre uymadığında
  4. Kendini veya sahayı güvende hissetmediğinde

PUANLAMA KRİTERLERİ
2 PUAN – UYGUN
  • “Risk varsa durulur.”
  • “Görüş yoksa, telsiz yoksa dururum.”
  • “Güvenli değilse dur demek görevimdir.”

➡️ Doğru yetki algısı, sorumluluk bilinci

1 PUAN – SINIRDA
  • “Bazen gerekebilir.”
  • “Büyük bir risk olursa.”

➡️ Belirsiz yetki algısı

0 PUAN – UYGUN DEĞİL
  • “Benim görevim dur demek değil.”
  • “Yetkililer söylerse dururum.”
  • “Kendim karar vermem.”

➡️ Pasif rol algısı, ciddi risk

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Testi – Modeli Eğitim El Kitabı

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Testi – Modeli Eğitim El Kitabı

İÇİNDEKİLER

BÖLÜM 1 – GİRİŞ ve KAVRAMSAL ÇERÇEVE
1.1 Eğitimin Amacı ve Kapsamı
  • Bu eğitim neden veriliyor?
  • KEBAT neyi çözmeyi hedefliyor?
1.2 İş Kazalarına Klasik Bakışın Sınırları
  • “Eğitim vardı, talimat vardı” yanılgısı
  • Kazaların görünmeyen nedenleri
1.3 Fonksiyonel Risk Nedir?
  • Fiziksel uygunluk ≠ zihinsel uygunluk
  • Anlık risk kavramı

BÖLÜM 2 – KEBAT MODELİNİN FELSEFESİ
2.1 KEBAT Bir Test Değil, Bir Modeldir
  • Test–tarama–model farkı
2.2 KEBAT Ne Değildir?
  • Sağlık muayenesi değildir
  • Tanı koymaz
  • Ceza aracı değildir
2.3 “İşe Uygunluk” Kavramının Yeniden Tanımı
  • Günlük hayattan örnekler
  • Vardiya ve yorgunluk etkisi

BÖLÜM 3 – KEBAT’İN ÖLÇTÜĞÜ FONKSİYONEL ALANLAR
3.1 Konsantrasyon (Dikkat ve Odaklanma)
  • Sahadaki karşılığı
  • Bozulma belirtileri
3.2 El–Göz Koordinasyonu
  • Psikomotor kontrol neden kritiktir?
3.3 Bellek (Kısa Süreli Hafıza)
  • Talimat unutma – kaza ilişkisi
3.4 Algı ve Aksiyon (Reaksiyon Süresi)
  • Milisaniyelerin önemi
3.5 Teyit ve Takdir (Karar Verme)
  • Yanlış karar – doğru uygulama farkı

BÖLÜM 4 – KEBAT NASIL UYGULANIR?
4.1 Uygulama Öncesi Hazırlık
  • Kim uygular?
  • Nerede ve ne zaman uygulanır?
4.2 Uygulama Süreci (Adım Adım)
  • Talimat verme
  • Gözlem
  • Kayıt alma
4.3 Skorlama Mantığı
  • Puanlama sistemi
  • Neden “geçti/kaldı” yok?

BÖLÜM 5 – SONUÇLARIN YORUMLANMASI ve AKSİYONLAR
5.1 İşe Uygun – Şüpheli – Uygun Değil
  • Her seviye ne anlama gelir?
5.2 Alınabilecek Önleyici Aksiyonlar
  • Dinlenme
  • Görev değişikliği
  • Riskli işten geçici uzaklaştırma
5.3 Yanlış Uygulama Örnekleri
  • Etiketleme
  • Suçlama
  • Disiplinle karıştırma

BÖLÜM 6 – HANGİ İŞLERDE KEBAT KRİTİKTİR?
6.1 Tehlikeli ve Çok Tehlikeli İşler
6.2 Makine ve Araç Operatörleri
6.3 Yüksekte Çalışma
6.4 Kritik Karar Noktaları
6.5 Vardiyalı ve Gece Çalışma

BÖLÜM 7 – HUKUKİ ÇERÇEVE ve SORUMLULUKLAR
7.1 6331 Sayılı Kanun Perspektifi
  • Madde 4
  • Madde 15
7.2 İşverenin Gözetim Borcu
7.3 Çalışanın Sorumluluğu
7.4 KEBAT ve KVKK Uyumu

BÖLÜM 8 – DENETİM ve OLAY SONRASI KULLANIM
8.1 Müfettiş İncelemelerinde KEBAT
8.2 İş Kazası Sonrası Kayıtların Önemi
8.3 “Bu kazadan önce ne yaptınız?” sorusuna cevap

BÖLÜM 9 – SAHA ÖRNEKLERİ ve VAKA ANALİZLERİ
9.1 Ramak Kala Senaryoları
9.2 KEBAT Uygulansaydı Ne Olurdu?
9.3 Grup Tartışma Soruları

BÖLÜM 10 – ÖZET, KONTROL LİSTELERİ ve EKLER
10.1 KEBAT Uygulayıcı Kontrol Listesi
10.2 Sık Sorulan Sorular
10.3 Yanlış Bilinenler
10.4 EK Belgeler (EK-1–EK-4 Referansı)

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli Eğitim Katılımcı El Kitabı

BÖLÜM 1 – GİRİŞ VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE

1.1. Eğitimin Amacı ve Kapsamı
Bu Eğitim Neden Veriliyor?

İş sağlığı ve güvenliği alanında son yıllarda yapılan düzenlemeler, yatırımlar ve eğitim faaliyetlerine rağmen iş kazalarının belirli bir düzeyin altına indirilememesi, mevcut yaklaşımların sorgulanmasını zorunlu kılmıştır.

Sahada karşılaşılan gerçeklik şudur:

  • Çalışanlar çoğu zaman gerekli eğitimleri almıştır
  • Talimatlar yazılıdır ve imza altına alınmıştır
  • Kişisel koruyucu donanımlar mevcuttur

Buna rağmen kazalar meydana gelmektedir.

Bu durum, sorunun yalnızca bilgi, ekipman veya prosedür eksikliği ile açıklanamayacağını göstermektedir.

Bu eğitim; iş kazalarına yol açan görünmeyen, ölçülmeyen ve çoğu zaman fark edilmeyen bir risk alanına odaklanmak üzere tasarlanmıştır:

Çalışanın o andaki fonksiyonel işe uygunluk durumu.

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli eğitimi, klasik İSG eğitimlerinin yerine geçmek üzere değil; onları tamamlayan, derinleştiren ve sahaya indiren bir bakış açısı kazandırmak amacıyla verilmektedir.

KEBAT Neyi Çözmeyi Hedefliyor?

KEBAT modeli şu temel problemi ele alır:

Bir çalışan, tüm bilgi ve deneyimine rağmen, belirli bir anda yaptığı işi güvenli biçimde yapamayacak durumda olabilir.

Bu durum;

  • Alkol veya madde etkisiyle
  • Psikoaktif ilaç kullanımıyla
  • Aşırı yorgunluk ve uykusuzlukla
  • Dikkat ve algı bozulmasıyla
  • Yoğun zihinsel veya duygusal yükle

ortaya çıkabilir.

Bu etkilerin önemli bir kısmı:

  • Klinik bir hastalık oluşturmaz
  • Dışarıdan bakıldığında fark edilmez
  • Çalışanın kendisi tarafından da çoğu zaman doğru değerlendirilmez

KEBAT modeli, “kişide ne var?” sorusunu değil;

“Bu kişi şu anda bu işi güvenli şekilde yapabilecek durumda mı?”

sorusunu merkeze alır.

Eğitimin kapsamı bu nedenle;

  • Fonksiyonel risk kavramını anlamayı
  • İnsan performansındaki geçici düşüşleri tanımayı
  • Bu düşüşlerin iş kazalarıyla ilişkisini kurmayı
  • KEBAT modelinin mantığını ve kullanım alanlarını kavramayı

amaçlar.

1.2. İş Kazalarına Klasik Bakışın Sınırları
“Eğitim Vardı, Talimat Vardı” Yanılgısı

Birçok iş kazası inceleme raporunda benzer ifadeler yer alır:

  • Çalışan gerekli eğitimi almıştı
  • Talimatlar yazılıydı ve imzalıydı
  • Daha önce aynı işi defalarca yapmıştı

Bu ifadeler doğru olabilir; ancak eksiktir.

Çünkü bu yaklaşım, çalışanın:

  • Eğitimi aldığı günü
  • Talimatı imzaladığı anı

referans alır.

Oysa kaza, bambaşka bir zamanda ve bambaşka bir zihinsel durumda meydana gelmiştir.

Klasik İSG yaklaşımı şuna dayanır:

“Bir kez öğrenilen bilgi, her zaman doğru şekilde uygulanır.”

Saha gerçekliği ise bunun tersini göstermektedir.

Kazaların Görünmeyen Nedenleri

Birçok kazanın arka planında şunlar yer alır:

  • Dikkatin daralması
  • Algının bozulması
  • Tepki süresinin uzaması
  • Karar verme kalitesinin düşmesi

Bu faktörler;

  • Risk değerlendirme formlarında yer almaz
  • Eğitim katılım listelerinde görünmez
  • Sağlık raporlarında çoğu zaman saptanmaz

Ancak kazanın oluş anında belirleyici rol oynar.

Bu nedenle “dikkatsizlik” ifadesi, sorunu açıklamak yerine çoğu zaman örtbas eder.

KEBAT yaklaşımı, kazayı kişisel kusurla etiketlemek yerine şu soruyu sorar:

Bu dikkatsizlik hangi fonksiyonel bozulmanın sonucudur?

1.3. Fonksiyonel Risk Nedir?
Fiziksel Uygunluk ≠ Zihinsel Uygunluk

İş sağlığı uygulamalarında uygunluk kavramı çoğu zaman fiziksel yeterlilikle sınırlandırılır:

  • Sağlık raporu alınmıştır
  • Görme ve işitme testleri uygundur
  • Bedensel engel yoktur

Ancak fiziksel olarak işe uygun olmak, zihinsel ve nöromotor olarak da uygun olmak anlamına gelmez.

Bir çalışan:

  • Ayakta durabilir
  • Aracı çalıştırabilir
  • Makineyi kullanabilir

ancak;

  • Tehlikeyi geç fark edebilir
  • Yanlış refleks gösterebilir
  • Basit karar hataları yapabilir

Bu durum, fonksiyonel riskin temelini oluşturur.

Anlık Risk Kavramı

Fonksiyonel risk, dinamik ve değişkendir.

Bir çalışanın fonksiyonel kapasitesi:

  • Gün içinde
  • Vardiyalar arasında
  • Aynı vardiya süresince bile

değişebilir.

Bu nedenle fonksiyonel risk:

  • Yıllık sağlık muayenesiyle
  • Tek seferlik eğitimlerle
  • Genel risk analizleriyle

tam olarak yakalanamaz.

Fonksiyonel risk, “şu an” ile ilgilidir.

KEBAT modeli, bu anlık riski kısa, pratik ve standart bir değerlendirme ile görünür kılmayı amaçlar.

Bu yaklaşımın temel varsayımı şudur:

Kazalar çoğu zaman kötü niyetten değil, geçici performans düşüşlerinden kaynaklanır.


BÖLÜM 2 – KEBAT MODELİNİN FELSEFESİ

2.1. KEBAT Bir Test Değil, Bir Modeldir

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli, çoğu zaman ilk bakışta bir “test” olarak algılanma eğilimindedir. Ancak bu yaklaşım eksik ve yanıltıcıdır.

KEBAT bir testten ibaret değildir; bütüncül bir risk yönetimi yaklaşımıdır.

Bu farkın doğru anlaşılması, modelin sahada doğru uygulanması ve hukuki olarak doğru konumlandırılması açısından kritik önemdedir.

Test – Tarama – Model Farkı

Bu üç kavram sıklıkla birbirinin yerine kullanılsa da işlevleri ve sonuçları farklıdır:

Test;

  • Belirli bir parametreyi ölçer
  • Genellikle kesin bir sonuç üretir
  • Çoğu zaman bireysel tanı veya sınıflama amacı taşır

Örnek: Alkolmetre, laboratuvar testleri, klinik ölçümler.

Tarama;

  • Olası bir riski erken aşamada fark etmeyi amaçlar
  • Kesin tanı koymaz
  • Önleyici aksiyon için sinyal üretir

Örnek: Görme taramaları, ön değerlendirme anketleri.

Model ise;

  • Birden fazla parametreyi birlikte ele alır
  • Süreç, uygulama, değerlendirme ve karar mekanizmasını kapsar
  • Kurumsal sisteme entegre edilir

KEBAT bu üçüncü kategoriye girer.

KEBAT;

  • Tek bir ölçümden oluşmaz
  • Yalnızca sonuç değil, nasıl ve ne zaman uygulanacağını da tanımlar
  • Eğitim, kayıt, değerlendirme ve karar süreçlerini birlikte ele alır

Bu nedenle KEBAT, bir “ölçüm aracı” değil, fonksiyonel risk yönetim modelidir.

2.2. KEBAT Ne Değildir?

KEBAT modelinin doğru anlaşılması kadar, ne olmadığının net biçimde ortaya konması da büyük önem taşır.

Yanlış beklentiler, yanlış uygulamalara ve ciddi hukuki risklere yol açabilir.

Sağlık Muayenesi Değildir

KEBAT;

  • Periyodik sağlık muayenesinin alternatifi değildir
  • İşyeri hekiminin görev alanını ikame etmez
  • Klinik değerlendirme yapmaz

Sağlık muayenesi;

  • Çalışanın genel sağlık durumunu
  • Meslek hastalığı risklerini
  • Uzun vadeli uygunluğunu

incelemeyi amaçlar.

KEBAT ise;

  • O andaki fonksiyonel kapasiteyi
  • İş kazası açısından anlık riski

değerlendirir.

Bu iki yaklaşım birbirini dışlamaz; tamamlar.

Tanı Koymaz

KEBAT:

  • Alkol varlığı
  • Madde kullanımı
  • Psikiyatrik durum
  • Nörolojik hastalık

tanısı koymaz.

KEBAT şu sorularla ilgilenmez:

  • “Kişide hangi madde var?”
  • “Hangi hastalığı var?”

KEBAT şu soruya odaklanır:

“Bu kişi şu anda bu işi güvenli şekilde yapabilecek durumda mı?”

Bu yaklaşım, modeli hem etik hem de hukuki açıdan güçlü kılar.

Ceza Aracı Değildir

KEBAT, disiplin veya yaptırım amacıyla tasarlanmamıştır.

Modelin temel varsayımı şudur:

Çalışanlar kaza yapmak istemez; ancak bazen güvenli çalışamayacak durumda olabilirler.

KEBAT’ın uygulanması;

  • Suçlama
  • Etiketleme
  • Damgalama

amacı taşımaz.

Aksine;

  • Çalışanı korumayı
  • Kazayı önlemeyi
  • Yönetimi proaktif hale getirmeyi

hedefler.

Bu nedenle sonuçlar;

  • “Geçti / kaldı” şeklinde değil
  • “İşe uygun / geçici olarak uygun değil”

şeklinde değerlendirilir.

2.3. “İşe Uygunluk” Kavramının Yeniden Tanımı

İşe uygunluk kavramı, geleneksel olarak statik bir değerlendirme olarak ele alınır.

Bir çalışan:

  • İşe girişte sağlık raporu aldıysa
  • Gerekli eğitimleri tamamladıysa

“işe uygundur” kabul edilir.

KEBAT modeli bu yaklaşımı yetersiz bulur.

Dinamik Bir Kavram Olarak İşe Uygunluk

KEBAT’a göre işe uygunluk:

  • Sabit değil
  • Zamanla değişen
  • İşin niteliğine bağlı

bir durumdur.

Bir çalışanın işe uygunluğu;

  • Sabah uygunken akşam uygun olmayabilir
  • Gündüz vardiyasında uygunken gece vardiyasında riskli hale gelebilir
Günlük Hayattan Örnekler

Herkes şu durumu yaşamıştır:

  • Uykusuz bir geceden sonra araç kullanmak
  • Yoğun bir günün sonunda dikkat gerektiren bir iş yapmak

Bu durumlarda kişi:

  • Ehliyet sahibidir
  • Aracı kullanmayı bilir

Ancak risk altındadır.

KEBAT modeli, iş hayatında da aynı mantığı esas alır.

Bilmek, her zaman yapabilmek anlamına gelmez.

Vardiya ve Yorgunluk Etkisi

Vardiyalı çalışmada;

  • Biyolojik ritim bozulur
  • Dikkat ve tepki süresi düşer
  • Hata yapma olasılığı artar

Özellikle:

  • Gece vardiyaları
  • Uzatılmış çalışma süreleri
  • Arka arkaya gelen vardiyalar

fonksiyonel risk açısından kritik dönemlerdir.

KEBAT modeli, bu dönemlerde ek bir güvenlik katmanı oluşturur.


BÖLÜM 3 – KEBAT’İN ÖLÇTÜĞÜ FONKSİYONEL ALANLAR

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli, iş kazalarına yol açan insan kaynaklı riskleri soyut kavramlar üzerinden değil, sahada doğrudan karşılığı olan ölçülebilir fonksiyonel alanlar üzerinden ele alır.

Bu bölümde yer alan her fonksiyonel alan;

  • İş kazası zincirinde kritik rol oynayan,
  • Geçici olarak bozulabilen,
  • Klinik hastalık olmaksızın risk yaratabilen

insan performansı bileşenleridir.

3.1. Konsantrasyon (Dikkat ve Odaklanma)
Sahadaki Karşılığı

Konsantrasyon, çalışanın yaptığı işe zihinsel olarak ne kadar “orada” olduğunun göstergesidir.

Sahada konsantrasyon;

  • Tehlikeyi zamanında fark edebilme,
  • Aynı anda birden fazla uyaranı yönetebilme,
  • Dikkatini kritik noktada sürdürebilme

yetkinliği olarak karşımıza çıkar.

Örneğin:

  • Forklift kullanan bir çalışanın hem yükü hem çevreyi izleyebilmesi,
  • Kontrol odasında çalışan bir operatörün aynı anda birden fazla parametreyi takip edebilmesi,

yüksek konsantrasyon gerektirir.

Bozulma Belirtileri

Konsantrasyon bozulduğunda sahada sıklıkla şu durumlar gözlemlenir:

  • Basit talimatların tekrar sorulması
  • İşe başlama veya tamamlama süresinin uzaması
  • Dikkatin kolayca dağılması
  • Çevresel uyarıların geç fark edilmesi

Bu belirtiler çoğu zaman “önemsiz” olarak değerlendirilir; ancak kazadan önceki son sinyaller olabilir.

3.2. El–Göz Koordinasyonu

El–göz koordinasyonu, algılanan bilginin doğru ve zamanında motor harekete dönüştürülmesidir.

Psikomotor Kontrol Neden Kritiktir?

Makine, araç veya ekipman kullanan çalışanlarda:

  • Hedefe doğru uzanma,
  • Zamanında durdurma,
  • Hassas manevra yapabilme

psikomotor kontrolün doğrudan sonucudur.

Koordinasyon bozulduğunda;

  • Hedef şaşar,
  • Hareket gecikir,
  • Aşırı veya yetersiz kuvvet uygulanır.

Bu durum, özellikle döner ekipmanlar ve hareketli makinelerde ciddi kazalara yol açabilir.

3.3. Bellek (Kısa Süreli Hafıza)

Kısa süreli hafıza, verilen bilginin kısa bir zaman aralığında hatırlanıp uygulanabilmesini sağlar.

Talimat Unutma – Kaza İlişkisi

Birçok iş kazasında;

  • Bir adımın atlandığı,
  • Kontrol listesinin eksik uygulandığı,
  • Sıralamanın karıştırıldığı

tespit edilir.

Bu durum çoğu zaman bilgi eksikliğinden değil, kısa süreli hafıza zayıflığından kaynaklanır.

Yorgunluk, stres ve zihinsel yük;

  • Bilginin hatırlanmasını,
  • Talimatın doğru sırayla uygulanmasını

zorlaştırır.

3.4. Algı ve Aksiyon (Reaksiyon Süresi)

Reaksiyon süresi, algılanan bir uyarana verilen ilk motor yanıt arasındaki zaman dilimidir.

Milisaniyelerin Önemi

Birçok kazada kritik an;

  • Frenin geç basılması,
  • Acil durdurmanın gecikmesi,
  • Yanlış yöne refleks gösterilmesi

şeklinde ortaya çıkar.

Bu gecikmeler çoğu zaman milisaniyeler düzeyindedir; ancak sonuçları ağırdır.

Uykusuzluk, alkol, ilaçlar ve dikkat dağınıklığı reaksiyon süresini belirgin şekilde uzatır.

KEBAT modeli, bu gecikmeleri doğrudan ölçmeyi hedefler.

3.5. Teyit ve Takdir (Karar Verme)

Karar verme, algılanan bilginin doğru yorumlanması ve uygun aksiyonun seçilmesidir.

Yanlış Karar – Doğru Uygulama Farkı

Bir çalışan;

  • Talimatı biliyor olabilir,
  • Doğru ekipmana sahip olabilir,

ancak yanlış anda yanlış kararı verebilir.

Örneğin;

  • “Bir şey olmaz” düşüncesiyle koruyucuyu devre dışı bırakmak,
  • Riskli bir durumu normalleştirmek,

fonksiyonel karar hatalarına örnektir.

KEBAT, bu tür yargı ve teyit hatalarının erken sinyallerini yakalamayı amaçlar.


BÖLÜM 4 – KEBAT NASIL UYGULANIR?

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli’nin en kritik gücü, sahada uygulanabilir, standartlaştırılabilir ve denetlenebilir bir yapıya sahip olmasıdır.

Bu bölüm, KEBAT’ın keyfî bir uygulama değil; belirli kuralları, sınırları ve kayıt sistemi olan resmî bir değerlendirme süreci olduğunu ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.

4.1. Uygulama Öncesi Hazırlık
Kim Uygular?

KEBAT uygulaması, rastgele kişiler tarafından yapılamaz.

Modelin güvenilirliği ve hukuki geçerliliği açısından uygulayıcı profili net biçimde tanımlanmıştır.

KEBAT aşağıdaki kişiler tarafından uygulanabilir:

  • İşyeri hekimi (tıbbi değerlendirme yapmaksızın, fonksiyonel tarama kapsamında)
  • İş güvenliği uzmanı
  • KEBAT uygulayıcı eğitimi almış İSG personeli
  • İşveren tarafından yazılı olarak yetkilendirilmiş yönetici veya vardiya amiri

Burada temel kriter şudur:

Uygulayıcı, testin sonucundan çıkar veya ceza üretmeyecek, yalnızca işe uygunluk riskini yönetecek konumda olmalıdır.

Uygulayıcı;

  • Tanı koymaya çalışmaz
  • Yorum eklemez
  • Kişisel kanaatini değil, standart gözlemi kayda geçirir
Nerede ve Ne Zaman Uygulanır?

KEBAT uygulaması, sahaya en yakın ve dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırılmış bir ortamda yapılır.

Uygulama alanı:

  • Gürültüden mümkün olduğunca uzak
  • Ayakta veya oturarak rahat uygulama yapılabilecek
  • Gizliliği sağlayan

bir alan olmalıdır.

Uygulama zamanları şunlardır:

  • Vardiya başlangıcında
  • Yüksek riskli iş öncesinde
  • Gece vardiyası başlangıcında
  • Ramak kala veya riskli davranış gözlemi sonrası
  • Yönetimin gerekli gördüğü özel durumlarda

KEBAT, rutin ve önleyici bir uygulamadır; olağanüstü hâl aracı değildir.

4.2. Adım Adım Uygulama Süreci

KEBAT uygulaması kısa sürer (ortalama 2–5 dakika) ancak belirli bir sırayla yapılmalıdır.

Adım 1: Talimat Verme

Uygulayıcı, çalışana test öncesinde şu çerçevede bilgi verir:

  • Uygulamanın amacı cezalandırma değildir
  • Sağlık muayenesi yapılmamaktadır
  • Değerlendirme anlık işe uygunlukla ilgilidir

Talimatlar:

  • Açık
  • Kısa
  • Standart ifadelerle

verilmelidir.

Talimatların anlaşılması, değerlendirmenin bir parçasıdır.

Adım 2: Gözlem

KEBAT’ın en önemli bileşeni, yapılandırılmış gözlemdir.

Gözlem sırasında uygulayıcı şunlara dikkat eder:

  • Talimatı anlama hızı
  • Göreve başlama gecikmesi
  • El–göz koordinasyonu
  • Dikkatin sürdürülmesi
  • Hata yapıldığında toparlanma becerisi

Bu gözlemler öznel yorumlarla değil, önceden tanımlanmış kriterlerle yapılır.

Adım 3: Kayıt Alma

KEBAT uygulamasının en kritik unsurlarından biri kayıt sistemidir.

Kayıt;

  • Tarih ve saat bilgisiyle
  • Uygulayıcı adıyla
  • Standart form üzerinden

alınır.

Kayıt tutulmayan bir KEBAT uygulaması, yapılmamış kabul edilir.

4.3. Skorlama Mantığı
Puanlama Sistemi

KEBAT’ta her fonksiyonel alan, belirlenmiş puan aralıklarıyla değerlendirilir.

Amaç, çalışanın:

  • Hangi alanda
  • Ne düzeyde
  • Ne tür bir risk taşıdığını

görünür kılmaktır.

Puanlama;

  • “iyi/kötü”
  • “var/yok”

ikiliğinden bilinçli olarak kaçınır.

Çünkü insan performansı siyah–beyaz değildir.

Neden “Geçti / Kaldı” Yok?

“Geçti/kaldı” yaklaşımı:

  • Eğitsel değildir
  • Savunmacı davranışı tetikler
  • Çalışanı cezaya odaklar

KEBAT ise şunu hedefler:

Riski sınıflandırmak ve yönetmek.

Bu nedenle sonuçlar:

  • İşe uygun
  • Dikkat gerektirir
  • Geçici olarak uygun değil

şeklinde yorumlanır.

Bu yaklaşım;

  • Çalışanı korur
  • Yönetimi güçlendirir
  • Hukuki savunmayı destekler

BÖLÜM 5 – SONUÇLARIN YORUMLANMASI ve AKSİYONLAR

5.1 İşe Uygun – Şüpheli – Uygun Değil

KEBAT Modeli’nde elde edilen skorlar, tek başına “iyi” ya da “kötü” şeklinde yorumlanmaz. Amaç, çalışanın o anki fonksiyonel durumunu, yaptığı veya yapacağı işin risk profili ile birlikte değerlendirmektir. Bu nedenle sonuçlar üç ana yorum düzeyinde ele alınır:

a) İşe Uygun

Bu seviye, çalışanın ölçülen fonksiyonel alanlar açısından beklenen performans aralığında olduğunu gösterir. Dikkat, reaksiyon, koordinasyon ve karar verme kapasitesi; mevcut vardiya, görev ve çevresel koşullar altında kabul edilebilir risk düzeyindedir.

Önemli bir nokta şudur: “İşe uygun” ifadesi, çalışanın her koşulda ve her işte risksiz olduğu anlamına gelmez. Bu sonuç yalnızca ölçüm anı ve tanımlı iş için geçerlidir. KEBAT, sürekli geçerliliği olan bir belge değil, anlık bir risk fotoğrafı üretir.

Bu grupta yapılması gereken temel aksiyonlar:

  • Mevcut görevin planlandığı şekilde sürdürülmesi
  • Rutin İSG uygulamalarının devamı
  • Ölçüm sonuçlarının kayıt altına alınması
b) Şüpheli

“Şüpheli” sonucu, çalışanın fonksiyonel alanlarının bir veya birkaçında sınırda bozulma belirtileri olduğunu gösterir. Bu durum, henüz açık bir uygunsuzluk anlamına gelmez; ancak riskli işlerde kaza olasılığının arttığını işaret eder.

Şüpheli düzey genellikle şu durumlarla ilişkilidir:

  • Uzamış vardiya veya yetersiz dinlenme
  • Dikkat bölünmesi
  • Hafif yorgunluk veya zihinsel yüklenme
  • Çevresel stres faktörleri

Bu seviye, KEBAT’ın en kritik çıktılarından biridir. Çünkü klasik sistemlerde çoğu kaza, çalışan henüz “tamamen uygun değil” hale gelmeden önce, bu ara bölgede meydana gelir.

Bu grupta temel yaklaşım:

  • Riskli işlerin yeniden değerlendirilmesi
  • Kısa süreli dinlenme veya görev uyarlaması
  • Gerekirse ölçümün belirli bir süre sonra tekrarlanmasıdır.
c) Uygun Değil

“Uygun değil” sonucu, çalışanın ölçülen fonksiyonel alanlarında belirgin bozulma olduğunu gösterir. Bu durumda çalışanın, özellikle yüksek riskli işlerde görev alması kabul edilemez risk oluşturur.

Bu sonuç bir tanı değildir; sağlık durumu hakkında hüküm vermez. Yalnızca, çalışanın mevcut koşullar altında güvenli çalışamayacağını ifade eder.

Bu seviyede temel ilke şudur: Kaza olduktan sonra müdahale etmek yerine, kaza olmadan önce işi durdurmak.

5.2 Alınabilecek Önleyici Aksiyonlar

KEBAT sonuçlarının en önemli çıktısı, alınabilecek orantılı ve önleyici aksiyonların tanımlanmasını sağlamasıdır. Bu aksiyonlar cezalandırıcı değil, koruyucu ve geçicidir.

a) Dinlenme

En sık başvurulan ve en etkili aksiyonlardan biri, çalışanın kısa veya planlı dinlenmeye alınmasıdır. Yapılan çok sayıda saha gözlemi, dikkat ve reaksiyon bozulmalarının önemli bir kısmının uygun dinlenme sonrası düzeldiğini göstermektedir.

Dinlenme aksiyonu:

  • Çalışanı etiketlemez
  • İş ilişkisinde kalıcı bir iz bırakmaz
  • Hem çalışan hem işveren açısından düşük maliyetlidir
b) Görev Değişikliği

Bazı durumlarda çalışanın tamamen işten uzaklaştırılması yerine, risk seviyesi daha düşük bir göreve geçici olarak alınması yeterli olabilir.

Örneğin:

  • Yüksekte çalışacak bir personelin geçici olarak yer seviyesinde görevlendirilmesi
  • Ağır makine kullanacak bir çalışanın kontrol veya destek görevine alınması

Bu yaklaşım, iş sürekliliğini korurken riski yönetmeyi sağlar.

c) Riskli İşten Geçici Uzaklaştırma

Fonksiyonel bozulmanın belirgin olduğu durumlarda, çalışanın yüksek riskli işlerden geçici olarak uzaklaştırılması gerekir. Buradaki “geçici” vurgusu kritiktir.

Bu aksiyon:

  • Disiplin cezası değildir
  • Performans değerlendirmesi değildir
  • Sağlık raporu yerine geçmez

Amaç yalnızca, hem çalışanı hem de çalışma ortamındaki diğer kişileri korumaktır.

5.3 Yanlış Uygulama Örnekleri

KEBAT Modeli, doğru uygulanmadığında amacının tam tersine hizmet edebilir. Bu nedenle yanlış uygulama örneklerinin açıkça tanımlanması, sistemin sürdürülebilirliği açısından zorunludur.

a) Etiketleme

Çalışanların KEBAT sonuçlarına göre etiketlenmesi (“hep şüpheli”, “zayıf”, “sorunlu” gibi) modelin ruhuna tamamen aykırıdır. KEBAT, kişiyi değil anı ve koşulu değerlendirir.

Etiketleme:

  • Güven ilişkisini bozar
  • Ölçümün doğruluğunu düşürür
  • Çalışanların sistemi sabote etmesine yol açar
b) Suçlama

Bir çalışanın “uygun değil” sonucu alması, onun hatalı veya ihmalkâr olduğu anlamına gelmez. Bu sonucu kişisel bir kusur gibi sunmak, KEBAT’ı önleyici bir araçtan cezalandırıcı bir mekanizmaya dönüştürür.

c) Disiplinle Karıştırma

KEBAT sonuçlarının doğrudan disiplin süreçlerine bağlanması, sistemin en tehlikeli yanlış kullanımıdır. Böyle bir uygulama:

  • Hukuki açıdan savunulamaz
  • İSG’nin önleyici karakterini zedeler
  • Çalışan katılımını tamamen ortadan kaldırır

KEBAT, bir denetim veya ceza sistemi değil; erken uyarı ve risk yönetimi modelidir.


BÖLÜM 6 – HANGİ İŞLERDE KEBAT KRİTİKTİR?

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli, teorik olarak her işte uygulanabilir olmakla birlikte, bazı iş gruplarında kritik bir risk kontrol aracı niteliği taşır. Bu bölümde KEBAT’ın hangi işlerde neden vazgeçilmez olduğu, işin doğası, risk profili ve insan faktörü ilişkisi üzerinden ele alınmaktadır.

Buradaki temel yaklaşım şudur:
Bir iş ne kadar az telafi edilebilir hata içeriyorsa, çalışanın anlık zihinsel ve nöromotor uygunluğu o kadar hayati hale gelir.

6.1 Tehlikeli ve Çok Tehlikeli İşler

Tehlikeli ve çok tehlikeli işler; hata toleransı düşük, zincirleme risk içeren ve çoğu zaman geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilen faaliyetleri kapsar. İnşaat, madencilik, metal sanayi, kimya, enerji üretimi ve ağır sanayi bu gruba dahildir.

Bu işlerde kazaların önemli bir bölümü:

  • Bilgi eksikliğinden değil,
  • Talimat yokluğundan değil,
  • Eğitim verilmemesinden değil,
    anlık dikkat, algı ve karar verme bozulmasından kaynaklanır.

KEBAT’ın bu işlerde kritik olmasının temel nedenleri:

  • Çalışanın işe girişte veya vardiya ortasında fonksiyonel olarak uygun olup olmadığını hızlıca ortaya koyması,
  • Yorgunluk, uykusuzluk, stres, ilaç kullanımı gibi klasik muayenelerde görünmeyen riskleri yakalaması,
  • İşverenin “öngörülebilir risk” karşısında önleyici bir sistem kurduğunu belgelemesi.

Tehlikeli işlerde KEBAT, bir kontrol aracı olmanın ötesinde iş kazası zincirini daha başlamadan kesen bir bariyer işlevi görür.

6.2 Makine ve Araç Operatörleri

Makine ve araç kullanımı, insan–makine etkileşiminin en yoğun olduğu çalışma alanlarından biridir. Forklift, vinç, crane, iş makineleri, üretim hatları ve taşıma araçları bu kapsamdadır.

Bu tür işlerde riskin temel kaynağı çoğu zaman makinenin kendisi değil, makineyi kullanan insanın o anki performansıdır.

Makine operatörlerinde kritik fonksiyonel gereklilikler:

  • Sürekli ve bölünmeyen dikkat,
  • Hızlı ve doğru reaksiyon,
  • El–göz koordinasyonu,
  • Ani durumlarda doğru karar verme.

KEBAT bu noktada şunu sorgular:

“Bu kişi ehliyetli mi?” değil,
“Bu kişi şu an bu makineyi güvenle kullanabilecek durumda mı?”

Bu ayrım özellikle kazalardan sonra yapılan soruşturmalarda belirleyici hale gelir. Zira ehliyet ve eğitim belgeleri mevcut olsa dahi, anlık fonksiyonel yetersizlik kazanın temel nedeni olabilir.

6.3 Yüksekte Çalışma

Yüksekte çalışma; düşme riskinin yüksek, hatanın telafisinin çoğu zaman mümkün olmadığı işlerden biridir. İskele, çatı, platform, kule, enerji iletim hatları ve benzeri faaliyetler bu gruba girer.

Yüksekte çalışmada risk şu özelliklerle tanımlanır:

  • Tek bir yanlış adımın ölümcül olabilmesi,
  • Koruyucu ekipman olsa dahi refleks ve denge kaybının ağır sonuçlar doğurması,
  • Çalışanın kendi hatasını düzeltme şansının çok sınırlı olması.

Bu nedenle yüksekte çalışmada sadece:

  • Fiziksel uygunluk,
  • KKD kullanımı,
  • Talimat bilgisi

yeterli değildir.

KEBAT, yüksekte çalışacak kişinin:

  • Dikkatinin dağınık olup olmadığını,
  • Reaksiyonlarının yavaşlayıp yavaşlamadığını,
  • Psikomotor kontrolünde bozulma olup olmadığını

uygulama öncesinde ortaya koyarak, düşme riskini daha iş başlamadan yönetilebilir hale getirir.

6.4 Kritik Karar Noktaları

Bazı çalışanlar doğrudan fiziksel risk altında olmasalar bile, aldıkları kararlarla çok sayıda çalışanın güvenliğini etkiler. Bu kişiler;

  • Vardiya amirleri,
  • Kontrol odası operatörleri,
  • Proses izleme ve müdahale personeli,
  • Enerji, basınç, sıcaklık gibi kritik parametreleri yöneten görevlerdir.

Bu pozisyonlarda yapılan hatalar:

  • Gecikmeli fark edilir,
  • Zincirleme sonuçlar doğurur,
  • Çoğu zaman kazadan sonra geri döndürülemez.

KEBAT bu tür görevlerde, kişinin:

  • Algılama doğruluğunu,
  • Bilgiyi doğru yorumlayıp yorumlamadığını,
  • Risk–doğru/yanlış ayrımını sağlıklı yapıp yapmadığını

fonksiyonel olarak değerlendirir.

Bu sayede kritik kararların, uygun olmayan bir zihinsel durumda alınmasının önüne geçilir.

6.5 Vardiyalı ve Gece Çalışma

Vardiyalı ve gece çalışma, insan biyolojisine doğrudan müdahale eden bir çalışma biçimidir. Sirkadiyen ritmin bozulması;

  • Dikkat azalması,
  • Reaksiyon süresinde uzama,
  • Karar hatalarında artış

ile doğrudan ilişkilidir.

Bu etki çoğu zaman çalışan tarafından fark edilmez veya normal kabul edilir. Ancak istatistikler, gece ve vardiya kazalarının:

  • Daha ağır sonuçlu,
  • Daha yüksek ölüm ve yaralanma oranına sahip olduğunu göstermektedir.

KEBAT, vardiyalı çalışmada:

  • Vardiya başında,
  • Uzun vardiya ortasında,
  • Fazla mesai öncesinde

uygulanarak, çalışanın biyolojik olarak işe uygun olup olmadığını pratik biçimde değerlendirir.

Bu yaklaşım, vardiya planlamasının da statik değil, dinamik bir risk yönetimi süreci olduğunu ortaya koyar.

KEBAT’ın:

  • Her iş için değil,
  • Ama doğru işlerde uygulandığında son derece güçlü

bir risk kontrol aracı olduğu nettir.

KEBAT’ın kritik olduğu işlerde ortak payda şudur:
Hata pahalıdır, telafi zordur ve insan faktörü belirleyicidir.

Bu nedenle KEBAT, bu işlerde bir tercih değil, çağdaş iş sağlığı ve güvenliği anlayışının doğal bir uzantısıdır.


BÖLÜM 7 – HUKUKİ ÇERÇEVE ve SORUMLULUKLAR

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli, hukuki açıdan boşlukta duran bir uygulama değildir. Aksine; mevcut iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının öngördüğü yükümlülüklerin sahadaki karşılığını somutlaştıran, işverenin gözetim borcunu yerine getirdiğini gösteren önleyici bir sistemdir.

Bu bölümde KEBAT’ın hukuki zemini; işveren, çalışan ve uygulayıcı perspektifinden ele alınmakta, aynı zamanda kişisel verilerin korunması bakımından sınırları net biçimde çizilmektedir.

7.1 – 6331 Sayılı Kanun Perspektifi

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, iş kazalarını yalnızca sonuç üzerinden değil, önlenebilir riskler üzerinden ele alır. Kanunun ruhu; kazadan sonra sorumlu aramak değil, kazaya giden süreci yönetmektir.

Madde 4 – İşverenin Genel Yükümlülüğü

Madde 4’e göre işveren;

  • Çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla,
  • Mesleki risklerin önlenmesi için gerekli her türlü tedbiri almakla,
  • Organizasyon, araç, gereç ve yöntemleri sağlamakla yükümlüdür.

Burada dikkat edilmesi gereken kritik nokta şudur:
“Sağlık” kavramı yalnızca hastalık veya tanı ile sınırlı değildir.

Çalışanın:

  • Dikkatinin,
  • Algısının,
  • Reaksiyon yeteneğinin

bozulduğu bir durumda çalıştırılması, işverenin riskleri önleme yükümlülüğü ile bağdaşmaz.

KEBAT, Madde 4 kapsamında işverenin;

  • Öngörülebilir bir riski fark ettiğini,
  • Bu riske karşı sistematik bir önlem geliştirdiğini,
  • Kontrol ve izleme mekanizması kurduğunu

gösteren somut bir uygulamadır.

Madde 15 – Sağlık Gözetimi

Madde 15, çalışanların yaptıkları işin niteliğine uygun şekilde sağlık gözetimine tabi tutulmasını zorunlu kılar.

KEBAT bu noktada doğru şekilde konumlandırılmalıdır:

  • Bir sağlık muayenesi değildir,
  • Tanı koymaz,
  • Laboratuvar veya klinik test değildir.

Ancak;

  • İşe uygunluk açısından önleyici bir tarama niteliği taşır,
  • Çalışanın o anki fonksiyonel kapasitesini değerlendirir,
  • Sağlık gözetimini tamamlayıcı bir araçtır.

Bu yönüyle KEBAT, Madde 15’in öngördüğü “önleyici yaklaşım” ile birebir örtüşür.

7.2 İşverenin Gözetim Borcu

İşverenin gözetim borcu, yalnızca talimat vermek veya eğitim düzenlemekle sınırlı değildir. Yargı içtihatlarında da sıkça vurgulandığı üzere;

“Risk öngörülebilir ise, önlem alınmalıdır.”

Bu bağlamda gözetim borcu;

  • Çalışanın işe uygunluğunu izlemeyi,
  • Riskli durumları fark etmeyi,
  • Gerekli hallerde müdahale etmeyi

içerir.

KEBAT, işverenin gözetim borcunu şu açılardan güçlendirir:

  • Denetimin rastlantısal değil, sistematik olduğunu gösterir,
  • Müdahalenin keyfi değil, önceden tanımlı kriterlere dayandığını ortaya koyar,
  • Kazadan sonra “hiçbir kontrol yapılmadı” iddiasını geçersiz kılar.

Bu nedenle KEBAT, işveren açısından yalnızca bir İSG aracı değil, aynı zamanda hukuki risk yönetimi mekanizmasıdır.

7.3 Çalışanın Sorumluluğu

6331 sayılı Kanun, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca işverenin yükümlülüğü olarak görmez. Çalışan da;

  • Kendisine verilen talimatlara uymakla,
  • Kendi sağlığını ve güvenliğini tehlikeye sokacak davranışlardan kaçınmakla,
  • İş güvenliği önlemlerine riayet etmekle

yükümlüdür.

KEBAT uygulaması sırasında çalışanın sorumluluğu şunları kapsar:

  • Uygulamaya dürüst ve iş birliği içinde katılmak,
  • Bilinçli olarak sonucu yanıltmaya çalışmamak,
  • Uygun bulunmadığı durumda verilen geçici önlemlere uymak.

Bu yaklaşım, KEBAT’ın bir denetim–ceza ilişkisi değil, ortak güvenlik sorumluluğu olduğunu pekiştirir.

7.4 KEBAT ve KVKK Uyumu

KEBAT uygulamalarında kişisel verilerin korunması temel bir ilkedir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

  • KEBAT sağlık verisi üretmez; tanı veya teşhis içermez.
  • Kayıtlar, çalışanın anlık işe uygunluğuna ilişkin fonksiyonel değerlendirme niteliğindedir.
  • Sonuçlar, “alkollü”, “uyuşturucu kullanmış” gibi nitelemeler içermez.

KVKK uyumu açısından temel prensipler:

  • Amaçla sınırlılık: Veriler yalnızca iş sağlığı ve güvenliği amacıyla kullanılır.
  • Veri minimizasyonu: Gereksiz bilgi toplanmaz.
  • Saklama süresi: Mevzuata ve kurum prosedürüne uygun sürelerle sınırlıdır.
  • Erişim yetkisi: Sadece yetkilendirilmiş kişilerle sınırlıdır.

Çalışanlara yapılan açık bilgilendirme ve bildirim metinleriyle birlikte uygulandığında, KEBAT KVKK açısından orantılı, meşru ve hukuka uygun bir uygulama çerçevesi sunar.


BÖLÜM 8 – DENETİM ve OLAY SONRASI KULLANIM


KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli yalnızca kaza öncesi bir önlem değildir. Aynı zamanda denetimlerde, müfettiş incelemelerinde ve iş kazası sonrası süreçlerde işverenin risk yönetimi yaklaşımını ortaya koyan güçlü bir belgeleme ve savunma aracıdır.

Bu bölümde KEBAT’ın; denetim anında, kaza sonrasında ve hukuki sorgulamalarda nasıl konumlandığı ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

8.1 Müfettiş İncelemelerinde KEBAT

İş müfettişi incelemelerinde temel sorgulama ekseni şudur:

“İşveren, bu kazaya yol açabilecek riskleri öngörmüş ve önleyici tedbir almış mıdır?”

Bu noktada yalnızca;

  • Risk değerlendirme dokümanları,
  • Eğitim katılım listeleri,
  • Talimat ve prosedürler

çoğu zaman yeterli görülmez. Müfettişler, riskin sahada nasıl yönetildiğini görmek ister.

KEBAT, müfettiş incelemelerinde şu avantajları sağlar:

  • Denetimin kağıt üzerinde değil, uygulamada var olduğunu gösterir.
  • Çalışanın işe başlamadan önce veya vardiya sırasında fonksiyonel olarak değerlendirildiğini belgelendirir.
  • Alınan önlemlerin rastgele değil, standart ve sistematik olduğunu ortaya koyar.

Müfettiş açısından KEBAT;

  • Önleyici yaklaşımın somut örneği,
  • “Öngörülebilir risk” kavramına verilen pratik yanıt,
  • İşverenin gözetim borcunu yerine getirdiğinin göstergesidir.

Bu nedenle KEBAT kayıtları, denetimlerde açıklayıcı ve rahatlatıcı bir rol üstlenir.

8.2 İş Kazası Sonrası Kayıtların Önemi

Bir iş kazası meydana geldikten sonra süreç yalnızca olayın kendisiyle sınırlı kalmaz.

İnceleme şu başlıklara odaklanır:

  • Kaza öncesinde hangi önlemler vardı?
  • Riskler biliniyor muydu?
  • Bu risklere karşı ne yapıldı?

KEBAT kayıtları bu sorulara kronolojik ve somut cevaplar üretir.

Özellikle aşağıdaki unsurlar kritik önem taşır:

  • Kazaya karışan çalışanın kaza öncesi fonksiyonel durumu,
  • “İşe uygun”, “şüpheli” veya “uygun değil” değerlendirmesi,
  • Alınmışsa geçici önlemler (dinlenme, görev değişikliği vb.).

Bu kayıtlar sayesinde;

  • Kaza tekil bir olay olarak ele alınabilir,
  • Sistematik bir ihmal iddiası zayıflatılır,
  • İşverenin kazaya giden süreci yönettiği gösterilir.

Aksi durumda, yani hiçbir kayıt yoksa, varsayımlar devreye girer ve bu durum çoğu zaman işveren aleyhine yorumlanır.

8.3 “Bu Kazadan Önce Ne Yaptınız?” Sorusuna Cevap

İş kazası sonrası denetimlerde, savcılık soruşturmalarında ve bilirkişi raporlarında en sık sorulan soru şudur:

“Bu kazadan önce siz ne yaptınız?”

KEBAT bu soruya şu çerçevede net bir cevap üretir:

  • Risk değerlendirmesi yapıldı.
  • Yüksek riskli işler belirlendi.
  • Bu işler için fonksiyonel işe uygunluk tarama modeli kuruldu.
  • Çalışanlar işe başlamadan önce veya vardiya sırasında değerlendirildi.
  • Uygun bulunmayan durumlarda geçici önleyici aksiyonlar alındı.

Bu cevap zinciri, işverenin yaklaşımını şu şekilde konumlandırır:

  • Kaza sonrası değil, kaza öncesi aksiyon alan,
  • Reaktif değil, proaktif davranan,
  • Sorumluluğu yalnızca çalışana yüklemeyen,
  • Sistemi kuran ve işleten bir yönetim anlayışı.

Bu durum hem idari hem de adli süreçlerde işveren lehine güçlü bir zemin oluşturur.

KEBAT, yalnızca “kaza olmasın” diye değil;
kaza olursa neyin yapıldığını gösterebilmek için de hayati bir sistemdir.


BÖLÜM 9 – SAHA ÖRNEKLERİ ve VAKA ANALİZLERİ

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli’nin en güçlü yönlerinden biri, soyut bir kavram olmaması; sahadaki gerçek olaylarla birebir örtüşmesidir. Bu bölümde, farklı sektörlerden seçilmiş ramak kala senaryoları, bu senaryolarda KEBAT uygulanmış olsaydı sürecin nasıl değişebileceği ve eğitimlerde kullanılabilecek tartışma soruları yer almaktadır.

Amaç; katılımcıların modeli ezberlemesi değil, olaylar üzerinden içselleştirmesidir.

9.1 Ramak Kala Senaryoları

Senaryo 1 – Forklift Operatörü (Dikkat ve Reaksiyon)

Bir depo sahasında forklift operatörü, geri manevra sırasında yaya geçiş alanına yaklaşan bir çalışanı son anda fark eder ve ani fren yapar. Çarpma olmaz; olay “ramak kala” olarak kayda geçer.

Olay sonrası yapılan değerlendirmede:

  • Operatörün vardiyasının 10. saatinde olduğu,
  • Bir önceki gece yeterli uyku uyumadığı,
  • Forklift’i yıllardır kullandığı için kendini “rahat” hissettiği

anlaşılır.

Bu olayda dikkat çekici nokta şudur:
Ekipman sağlamdır, alan işaretlidir, operatör eğitimlidir. Ancak fazla mesai, uyku – dinlenme eksiği, dikkatin tünelleşmesine, devamında anlık dikkat ve reaksiyon bozulması ile kazaya çok yaklaşılmasına neden olmuştur.

Senaryo 2 – Yüksekte Çalışma (Psikomotor Kontrol)

Bakım ekibinde çalışan bir personel, platform üzerinde çalışırken dengesini kaybeder; emniyet kemeri sayesinde düşmez. Olay ciddi bir yaralanmaya yol açmaz ancak potansiyel olarak ölümcül bir risk içerir.

İnceleme sonucunda:

  • Çalışanın sabah saatlerinde soğuk algınlığı nedeniyle ilaç kullandığı,
  • Kendini “iyi hissettiğini” beyan ettiği,
  • Ancak ince motor kontrolünde hafif bir yavaşlama olduğu

tespit edilir.

Bu tür durumlar çoğu zaman çalışanın kendisi tarafından fark edilmez ve bildirilmez.

Kullanılan ilaçlar, bilişsel ve motor fonksiyonlarda yavaşama yada bozulmaya yol açabilir.

Senaryo 3 – Kontrol Odası (Algı ve Karar Verme)

Bir enerji tesisinde kontrol odası operatörü, ekranda görünen basınç artışını geç fark eder. Müdahale edilir ve sistem durdurulur; büyük bir arıza önlenir.

Sonradan yapılan analizde:

  • Operatörün uzun süredir vardiyalı çalıştığı,
  • Gece vardiyalarında dikkat düşüşü yaşadığı,
  • Alarm yorgunluğu belirtileri gösterdiği

ortaya çıkar.

Bu senaryo, fiziksel riskten çok bilişsel yük ve karar kalitesi ile ilgilidir.

9.2 KEBAT Uygulansaydı Ne Olurdu?

Bu senaryolar KEBAT perspektifinden değerlendirildiğinde, sürecin nasıl değişeceği net biçimde görülür.

Senaryo 1 için KEBAT Yaklaşımı
  • Vardiya başında veya vardiya ortasında yapılan KEBAT uygulamasında,
  • Operatörün reaksiyon süresinde uzama ve dikkat dağınıklığı saptanabilirdi.

Bu durumda:

  • Operatör “şüpheli” olarak değerlendirilir,
  • Kısa süreli dinlenme veya görev rotasyonu uygulanır,
  • Yoğun yaya trafiği olan alandan geçici olarak uzaklaştırılırdı.

Sonuç olarak ramak kala olayın yaşanma ihtimali önemli ölçüde azalırdı.

Senaryo 2 için KEBAT Yaklaşımı
  • Yüksekte çalışma öncesi yapılan kısa bir KEBAT taraması,
  • Psikomotor koordinasyondaki bozulmayı ortaya koyabilirdi.

Bu durumda:

  • Çalışan geçici olarak yüksekte çalışmadan alınır,
  • Yer seviyesinde görev verilir veya çalışmaya ara verdirilirdi.

Bu yaklaşım çalışanın cezalandırılması değil, hayatının korunması anlamına gelirdi.

Senaryo 3 için KEBAT Yaklaşımı
  • Gece vardiyası öncesi veya vardiya sırasında yapılan değerlendirmede,
  • Algı ve karar verme alanında yavaşlama tespit edilebilirdi.

Bu durumda:

  • İkili kontrol sistemi devreye alınır,
  • Kritik müdahaleler için ikinci bir onay mekanizması kurulur,
  • Operatör desteklenirdi.

Bu sayede hata zinciri büyümeden kırılmış olurdu.

9.3 Grup Tartışma Soruları

Bu vaka analizleri eğitimlerde grup çalışmalarıyla ele alındığında, modelin etkisi önemli ölçüde artar. Aşağıdaki sorular, katılımcıların düşünmesini ve deneyimlerini paylaşmasını amaçlar:

  1. Bu olayda gerçekten eksik olan neydi: bilgi mi, dikkat mi, karar mı?
  2. Çalışan kendini uygun hissederken sistem neden farklı düşünmelidir?
  3. Bu olay sizin iş yerinizde yaşansaydı, hangi aşamada fark edilebilirdi?
  4. KEBAT uygulaması hangi noktada devreye girmeliydi?
  5. Alınacak önlem çalışana nasıl anlatılmalıydı ki direnç oluşmasın?

Bu sorular, KEBAT’ın yalnızca bir kontrol mekanizması değil, ortak öğrenme ve farkındalık aracı olduğunu da ortaya koyar.

KEBAT’ın;
  • Gerçek saha olaylarıyla uyumu,
  • Ramak kala olayları önlemedeki potansiyeli,
  • Eğitimlerde davranış değişikliği yaratma gücü

somut biçimde gösterir.

KEBAT, kazaları yalnızca istatistikten ibaret görmez; yaşanmış olaylardan ders çıkaran yaşayan bir sistem olarak konumlanır.


BÖLÜM 10 – ÖZET, KONTROL LİSTELERİ ve EKLER

Bu bölüm, KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli Eğitim El Kitabı’nın kapanış ve bütünleştirme bölümüdür. Amaç; önceki bölümlerde aktarılan kavramsal, uygulamalı ve hukuki içeriği özetlemek, sahada doğrudan kullanılabilecek kontrol listelerini sunmak ve ek dokümanların nasıl kullanılacağını netleştirmektir.

Bu bölüm, özellikle uygulayıcılar, yöneticiler ve denetim süreçlerinde rol alan kişiler için pratik başvuru kaynağı niteliğindedir.

10.1 KEBAT Uygulayıcı Kontrol Listesi

Aşağıdaki kontrol listesi, KEBAT uygulamasının standartlara uygun, tutarlı ve savunulabilir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.

Uygulama Öncesi

  • Uygulayıcı yetkilendirilmiş ve eğitim almış mı?
  • Uygulama ortamı dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırılmış mı?
  • Çalışana uygulamanın amacı net ve sakin bir dille anlatıldı mı?
  • Çalışan bilgilendirme / bildirim metni ile süreç hakkında haberdar mı?

Uygulama Sırasında

  • Talimatlar standart metne uygun verildi mi?
  • Gözlemler objektif şekilde yapıldı mı?
  • Çalışan yönlendirilmeden, kendi performansıyla değerlendirildi mi?
  • Süre ve koşullar standartlara uygun mu?

Uygulama Sonrası

  • Skorlama tanımlı kriterlere göre yapıldı mı?
  • Sonuç doğru kategoriye yerleştirildi mi (uygun / şüpheli / uygun değil)?
  • Gerekli önleyici aksiyon belirlendi mi?
  • Kayıtlar eksiksiz ve güvenli şekilde saklandı mı?

Bu liste, KEBAT’ın keyfi değil, kontrollü bir sistem olarak uygulandığını göstermenin temel araçlarından biridir.

10.2 Sık Sorulan Sorular

KEBAT zorunlu mu?
KEBAT mevzuatta adı geçen bir test değildir; ancak işverenin riskleri önleme ve gözetim borcunu yerine getirmesi kapsamında makul ve güçlü bir önleyici uygulamadır.

KEBAT bir sağlık muayenesi midir?
Hayır. KEBAT tanı koymaz, sağlık verisi üretmez. Anlık fonksiyonel uygunluğu değerlendirir.

Sonuçlar disiplin cezasına konu edilir mi?
Hayır. KEBAT sonuçları cezalandırma değil, geçici risk yönetimi amacıyla kullanılır.

Çalışan uygulamaya katılmak istemezse ne olur?
Uygulamanın amacı ve hukuki dayanağı açıkça anlatılır. Amaç güvenliği sağlamak olup, süreç şeffaf şekilde yürütülür.

Her gün uygulanabilir mi?
Risk düzeyine ve işin niteliğine göre uygulanabilir. Özellikle vardiyalı ve kritik işlerde tekrar eden uygulamalar uygundur.

10.3 Yanlış Bilinenler

“KEBAT alkol testi gibidir.”
Yanlış. KEBAT madde aramaz; davranışsal ve fonksiyonel riskleri değerlendirir.

“KEBAT çalışanı fişler.”
Yanlış. Sonuçlar etiketleme amacıyla değil, anlık işe uygunluk değerlendirmesi için kullanılır.

“İyi çalışanlara gerek yok.”
Yanlış. KEBAT geçmiş performansa değil, o ana bakar.

“Bu testle sorumluluk çalışana devredilir.”
Yanlış. KEBAT, işverenin sorumluluğunu azaltmaz; doğru şekilde yerine getirdiğini gösterir.

10.4 EK Belgeler (EK-1 – EK-4 Referansı)

Bu el kitabı ile birlikte kullanılan ek dokümanlar, KEBAT modelinin sahada eksiksiz uygulanmasını sağlar:

  • EK-1: KEBAT Skorlama ve Risk Matrisi
    Değerlendirme kriterleri, puanlama sistemi ve risk seviyeleri.
  • EK-2: KEBAT Uygulama ve Kayıt Formu
    Her uygulamanın standart biçimde kayıt altına alınması için kullanılır.
  • EK-3: Çalışan Bilgilendirme ve Bildirim Metni
    Şeffaflık, bilgilendirme ve KVKK uyumu için temel dokümandır.
  • EK-4: Hukuki Dayanak ve Denetim Metni
    Müfettiş, denetim ve adli incelemelerde referans olarak sunulur.

Kitap Kapanış Notu

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli;

  • İnsan faktörünü merkeze alan,
  • Önleyici,
  • Hukuka uyumlu,
  • Sahada karşılığı olan

çağdaş bir iş sağlığı ve güvenliği yaklaşımıdır.

Bu el kitabı, KEBAT’ı yalnızca öğretmek için değil; doğru, tutarlı ve sürdürülebilir şekilde uygulamak için hazırlanmıştır.

I

EK-1 KEBAT SKORLAMA ve RİSK MATRİSİ
1. EK-1’İN AMACI

Bu ekin amacı;
KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli kapsamında yapılan değerlendirmelerin;

  • Standart,
  • Ölçülebilir,
  • Tekrar edilebilir,
  • Objektif

şekilde skorlanmasını ve bu skorların iş sağlığı ve güvenliği açısından anlamlı risk düzeylerine dönüştürülmesini sağlamaktır.

2. GENEL SKORLAMA PRENSİPLERİ
  1. Her KEBAT bileşeni 0–2 puan aralığında değerlendirilir.
  2. Değerlendirme davranışa ve performansa dayanır, yoruma açık ifadelerden kaçınılır.
  3. Toplam skor tek başına disiplin veya ceza gerekçesi değildir.
  4. Skor, işe uygunluk açısından geçici risk düzeyini ifade eder.

3. BİLEŞEN BAZLI SKORLAMA TABLOSU
K – Konsantrasyon (Dikkat & Odaklanma)
PuanTanım
2Talimatı tek seferde doğru algılar ve eksiksiz uygular
1Tereddüt eder, tekrar ister veya küçük hata yapar
0Talimatı yanlış anlar veya uygulayamaz

E – El–Göz Koordinasyonu (Psikomotor Kontrol)
PuanTanım
2Kontrollü, düzgün, koordineli hareket
1Hafif titreme, küçük koordinasyon kaybı
0Belirgin kontrol kaybı veya görevi tamamlayamama

B – Bellek (Kısa Süreli Hafıza)
PuanTanım
2Verilen bilgilerin tamamını doğru hatırlar
1Bilgilerin bir kısmını hatırlar
0Bilgileri hatırlayamaz

A – Algı ve Aksiyon (Reaksiyon Süresi)
PuanTanım
2Hızlı ve uygun tepki (≈1 sn)
1Gecikmeli ama doğru tepki
0Tepki yok veya çok geç

T – Teyit ve Takdir (Karar Verme & Yargılama)
PuanTanım
2Doğru karar + mantıklı gerekçe
1Doğru karar ancak zayıf gerekçe
0Yanlış karar veya gerekçesiz yanıt

4. TOPLAM SKOR HESAPLAMA

Toplam KEBAT Skoru = K + E + B + A + T

  • Minimum: 0
  • Maksimum: 10

5. KEBAT RİSK MATRİSİ
Toplam SkorFonksiyonel DurumRisk Seviyesiİş Güvenliği YorumuYönetim Aksiyonu
8–10İşe UygunDüşükGüvenli çalışma kapasitesi yeterliÇalışmaya devam
5–7ŞüpheliOrtaDikkat / performans düşüklüğü ihtimaliAmir/İSG değerlendirmesi
0–4Geçici Olarak İşe Uygun DeğilYüksekİş kazası riski belirginRiskli görevden geçici uzaklaştırma

6. RİSK MATRİSİNİN YORUMLANMASI
6.1. Düşük Risk (8–10)
  • Çalışan fonksiyonel olarak uygundur
  • Kayıt alınır
  • İlave işlem yapılmaz
6.2. Orta Risk (5–7)
  • Geçici dikkat veya performans düşüklüğü olabilir
  • Amir, İSG uzmanı veya işyeri hekimi görüşü alınır
  • Gerekirse:
    • görev değişikliği
    • kısa dinlenme
    • yeniden değerlendirme
6.3. Yüksek Risk (0–4)
  • İş kazası riski kabul edilemez düzeydedir
  • Çalışan riskli işten geçici olarak uzaklaştırılır
  • Disiplin veya cezai işlem uygulanmaz
  • Uygunluk yeniden değerlendirilmeden işe başlatılmaz

7. KRİTİK NOT (HUKUKİ SAVUNMA AÇISINDAN)
  • KEBAT skoru sağlık tanısı değildir
  • Alkol, madde veya hastalık tespiti yapmaz
  • Yalnızca o anki fonksiyonel işe uygunluğu gösterir
  • Risk matrisi, önleyici iş güvenliği tedbiri kapsamında değerlendirilir

Bu yönüyle;

İşverenin öngörülebilir riske karşı makul ve ölçülü önlem aldığını belgeleyen bir araçtır.

8. EK-1’İN KULLANIMI

Bu EK-1;

  • KEBAT Uygulama Talimatnamesi’nin ayrılmaz parçasıdır
  • Denetimlerde, iş kazası incelemelerinde ve iç tetkiklerde referans alınır
  • Gerektiğinde işyerine özgü risklere göre alt eşik değerleri revize edilebilir

Form No: KEBAT-EK1
Revizyon: 0
Yürürlük Tarihi: …… / …… / ………

II

EK-2 KEBAT FONKSİYONEL İŞE UYGUNLUK TARAMA FORMU
A. GENEL BİLGİLER

EK-2 – KEBAT Uygulama ve Kayıt Formu (Doldurulabilir)

İşyeri / Birim: ……………………………………………………..
Çalışan Adı – Soyadı: ……………………………………………………..
Görevi / Ünvanı: ……………………………………………………..
Çalışma Türü:
☐ Gündüz ☐ Gece ☐ Vardiya

KEBAT Uygulama Nedeni:
☐ İşe başlama öncesi
☐ Vardiya başlangıcı
☐ Şüpheli durum gözlemi
☐ Ramak kala olay sonrası
☐ Diğer: ……………………………………….

Tarih: …… / …… / ………
Saat: …………

B. KEBAT BİLEŞEN DEĞERLENDİRMESİ

Her bileşen için uygun puanı işaretleyiniz.


K – Konsantrasyon (Dikkat & Odaklanma)

2 Puan – Talimatı doğru ve eksiksiz uygular
1 Puan – Tereddüt / küçük hata
0 Puan – Talimatı yanlış anlar / uygulayamaz

Gözlem (isteğe bağlı):
………………………………………………………………….


E – El–Göz Koordinasyonu (Psikomotor Kontrol)

2 Puan – Kontrollü ve koordineli hareket
1 Puan – Hafif titreme / küçük sapma
0 Puan – Belirgin koordinasyon kaybı

Gözlem:
………………………………………………………………….


B – Bellek (Kısa Süreli Hafıza)

2 Puan – Bilgilerin tamamını doğru hatırlar
1 Puan – Kısmi hatırlama
0 Puan – Hatırlayamaz

Gözlem:
………………………………………………………………….


A – Algı ve Aksiyon (Reaksiyon Süresi)

2 Puan – Hızlı ve uygun tepki
1 Puan – Gecikmeli ancak doğru tepki
0 Puan – Tepki yok / çok geç

Gözlem:
………………………………………………………………….


T – Teyit ve Takdir (Karar Verme & Yargılama)

2 Puan – Doğru karar + gerekçe
1 Puan – Doğru karar / zayıf gerekçe
0 Puan – Yanlış karar

Gözlem:
………………………………………………………………….


C. TOPLAM SKOR ve RİSK DEĞERLENDİRMESİ

Toplam KEBAT Skoru:
K + E + B + A + T = …… / 10

Risk Seviyesi (EK-1’e göre):
☐ Düşük (8–10) – İşe Uygun
☐ Orta (5–7) – Şüpheli
☐ Yüksek (0–4) – Geçici Olarak İşe Uygun Değil

D. UYGULAMA SONUCU ve ALINAN AKSİYON

☐ Çalışmaya devam etti
☐ Kısa süreli dinlenme verildi
☐ Görev değişikliği yapıldı
☐ Riskli görevden geçici uzaklaştırıldı
☐ İşyeri hekimi / İSG değerlendirmesine yönlendirildi

Açıklama:
………………………………………………………………….

E. UYGULAYAN ve ONAY

KEBAT Uygulayan Yetkili:
Ad – Soyad: ……………………………………………………..
Unvan: ……………………………………………………..

İmza: _____________________  Tarih: ___ / ___ / _____

F. BİLGİLENDİRME NOTU (FORMUN AYRILMAZ PARÇASI)

Bu değerlendirme:

  • Bir sağlık muayenesi değildir
  • Tanı koymaz
  • Alkol, madde veya hastalık tespiti yapmaz
  • Yalnızca çalışanın o anki fonksiyonel işe uygunluğunu değerlendirmeyi amaçlayan önleyici bir iş sağlığı ve güvenliği uygulamasıdır

Form No: KEBAT-EK2
Revizyon: 0
Yürürlük Tarihi: …… / …… / ………

III

EK-3 KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Taraması Çalışan Bilgilendirme ve Açık Rıza / Bildirim Metni
1. BİLGİLENDİRME

İşbu metin; çalıştığım işyerinde uygulanmakta olan KEBAT (Konsantrasyon – El-Göz Koordinasyonu – Bellek – Algı/Aksiyon – Teyit/Takdir) Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Uygulaması hakkında tarafıma yapılan bilgilendirmeyi ve beyanımı içermektedir.

KEBAT uygulaması;

  • Bir sağlık muayenesi değildir,
  • Tanı koymaz,
  • Alkol, uyuşturucu veya herhangi bir tıbbi durum tespiti yapmaz,
  • Yalnızca çalışanın uygulama anındaki dikkat, koordinasyon ve karar verme yeterliliğini,
  • İş kazalarını ve ramak kala olayları önlemek amacıyla,
  • İş sağlığı ve güvenliği kapsamında önleyici bir değerlendirme olarak uygulanır.

2. UYGULAMANIN AMACI

KEBAT uygulamasının amacı;

  • Çalışanların kendilerinin ve çalışma arkadaşlarının güvenliğini sağlamak,
  • Yüksek riskli işlerde anlık fonksiyonel yetersizliklere bağlı kazaları önlemek,
  • İşverenin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki önleme ve risk yönetimi yükümlülüğünü yerine getirmektir.

Bu uygulama disiplin cezası, suç isnadı veya tıbbi değerlendirme amacı taşımaz.

3. UYGULAMANIN KAPSAMI VE SONUÇLARI

KEBAT değerlendirmesi sonucunda;

  • Çalışanın işe uygun,
  • Şüpheli,
  • Veya geçici olarak işe uygun olmadığı

tespit edilebilir.

Geçici uygunsuzluk halinde; dinlenme, görev değişikliği, riskli işten geçici uzaklaştırma gibi önleyici ve koruyucu tedbirler uygulanabilir.

4. KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI

KEBAT uygulaması kapsamında;

  • Sağlık verisi toplanmaz,
  • Biyolojik örnek alınmaz,
  • Alkol veya madde testi yapılmaz.

Elde edilen bilgiler;

  • Yalnızca iş sağlığı ve güvenliği amacıyla,
  • Sınırlı yetkili kişilerce,
  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) hükümlerine uygun şekilde saklanır ve kullanılır.
5. ÇALIŞAN BEYANI ve AÇIK RIZA

Yukarıda belirtilen hususlar tarafıma açık ve anlaşılır şekilde anlatılmıştır.

KEBAT uygulamasının;

  • Bir sağlık muayenesi olmadığını,
  • Tanı koymadığını,
  • Ceza veya disiplin amacı taşımadığını,
  • İş sağlığı ve güvenliği kapsamında önleyici bir uygulama olduğunu

anladığımı,
uygulamanın yapılmasına bilgilendirilmiş olarak rıza gösterdiğimi beyan ederim

6. TARİH ve İMZALAR

Çalışanın
Ad – Soyad: ……………………………………………………..
İmza: ……………………………………………………..
Tarih: …… / …… / ………


İşveren / Yetkili Temsilci
Ad – Soyad: ……………………………………………………..
Unvan: ……………………………………………………..
İmza: ……………………………………………………..
Tarih: …… / …… / ………


Belge Kodu: KEBAT-EK3
Revizyon: 0
Yürürlük Tarihi: …… / …… / ………

IV

EK-4 KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Taraması Denetim, Müfettiş ve Savcılık İncelemesi İçin Hukuki Dayanak Metni
1. BELGENİN AMACI

İşbu metin; işyerinde uygulanmakta olan KEBAT (Konsantrasyon – El-Göz Koordinasyonu – Bellek – Algı/Aksiyon – Teyit/Takdir) Fonksiyonel İşe Uygunluk Taraması’nın;

  • Hukuki dayanaklarını,
  • İş sağlığı ve güvenliği mevzuatıyla uyumunu,
  • Ceza, disiplin ve sağlık muayenesi uygulamalarından ayrışan yönlerini

denetim, teftiş ve adli incelemelerde açıklamak amacıyla hazırlanmıştır.

2. KEBAT UYGULAMASININ HUKUKİ NİTELİĞİ

KEBAT uygulaması;

  • Bir sağlık muayenesi değildir,
  • Tıbbi teşhis veya tanı koymaz,
  • Alkol, uyuşturucu veya hastalık tespiti yapmaz,
  • Biyolojik örnek almaz,
  • Çalışanın yalnızca uygulama anındaki fonksiyonel işe uygunluğunu değerlendirir.

Bu yönüyle KEBAT; önleyici risk değerlendirme aracı olup, işverenin gözetim ve önleme borcunun bir parçasıdır.

3. 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU DAYANAKLARI

Madde 4 – İşverenin Genel Yükümlülüğü

İşveren, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.
Bu yükümlülük kapsamında;

  • Risklerin önlenmesi,
  • Eğitim ve organizasyonun sağlanması,
  • Uygun denetimlerin yapılması zorunludur.

KEBAT, yüksek riskli işlerde anlık dikkat ve algı yetersizliklerinden doğabilecek riskleri önlemeye yönelik bir denetim aracıdır.

Madde 5 – Risklerden Korunma İlkeleri

Riskler kaynağında yok edilir veya en aza indirilir.

KEBAT uygulaması, risk gerçekleşmeden önce yapılan önleyici kontrol niteliğindedir.

Madde 15 – Sağlık Gözetimi

Madde 15 kapsamındaki sağlık gözetimi işyeri hekimi tarafından yapılan tıbbi değerlendirmeleri kapsar.

KEBAT:

  • Sağlık gözetiminin yerine geçmez,
  • Sağlık verisi üretmez,
  • Madde 15 kapsamı dışında kalan fonksiyonel değerlendirme aracıdır.
4. TÜRK BORÇLAR KANUNU (TBK) DAYANAĞI

TBK Madde 417 – İşverenin Gözetme Borcu

İşveren, işçinin kişiliğini korumak ve iş sağlığı–güvenliği önlemlerini almakla yükümlüdür.

Yargıtay yerleşik içtihatlarında;

“İşveren, öngörülebilir risklere karşı önleyici tedbir almak zorundadır.”

KEBAT, öngörülebilir bir risk olan dikkat ve karar verme bozulmalarına karşı alınmış orantılı ve ölçülü bir tedbirdir.

5. CEZA HUKUKU VE KUSUR DEĞERLENDİRMESİ AÇISINDAN

Olası iş kazası veya ölümle sonuçlanan olaylarda;

  • Savcılık incelemesinde,
  • Bilirkişi raporlarında,

işverenin önleyici sistem kurup kurmadığı değerlendirilir.

KEBAT sistemi ile;

  • Riskli işe başlamadan önce değerlendirme yapılmış,
  • Uygunsuzluk halinde önlem alınmış,
  • Kayıt altına alınmış bir sistematik süreç işletilmiştir.

Bu durum, işveren açısından kusurun azalması veya kusursuzluk savunması açısından önemlidir.

6. KİŞİSEL VERİLER VE ÖZEL HAYATIN KORUNMASI

KEBAT uygulaması;

  • Sağlık verisi üretmediği,
  • Biyolojik test içermediği,
  • Yalnızca iş güvenliği amacıyla kullanıldığı

için 6698 sayılı KVKK kapsamında özel nitelikli kişisel veri işlemesi oluşturmaz.

Veriler;

  • Amaçla sınırlı,
  • Orantılı,
  • Yetkili kişilerce saklanır.
7. DİSİPLİN ve CEZA UYGULAMALARINDAN AYRIŞMA

KEBAT;

  • Disiplin cezası aracı değildir,
  • Tek başına yaptırım nedeni oluşturmaz,
  • İş akdinin feshi gerekçesi olarak kullanılmaz.

Uygulama yalnızca önleyici iş organizasyonu amacı taşır.

8. SONUÇ ve DEĞERLENDİRME

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Taraması;

  • 6331 sayılı Kanun’un ruhuna uygun,
  • İşverenin gözetim ve önleme borcunun doğal uzantısı,
  • Ölçülü, kayıtlı ve şeffaf,
  • Hukuka uygun bir iş sağlığı ve güvenliği uygulamasıdır.

Denetim, teftiş ve adli incelemelerde işverenin yükümlülüklerini yerine getirdiğinin somut göstergesi olarak değerlendirilmelidir.

Belge Kodu: KEBAT-EK4
Revizyon: 0
Yürürlük Tarihi: …… / …… / ………

Daha Fazla

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli

Kazayı Sonuçta Değil, Nedeninde Durdurun

İş Kazalarının Asıl Nedeni Görünmeyen Bir Risk

İş kazalarının büyük bölümü;
bilgi eksikliği, talimat yetersizliği veya ekipman hatasından değil,
dikkat, algı ve karar verme bozulmalarından kaynaklanır.

Yorgunluk, uykusuzluk, vardiya yükü, stres, psikoaktif ilaçlar veya alkol–madde dışı pek çok etken;
çalışanı işe fiziksel olarak hazır, ancak zihinsel olarak riskli hale getirebilir.

KEBAT Fonksiyonel İşe Uygunluk Tarama Modeli,
tam olarak bu görünmeyen riski ortaya çıkarmak için geliştirilmiştir.

KEBAT Nedir?

KEBAT; çalışanın o an yaptığı işi güvenli şekilde icra edip edemeyeceğini değerlendiren,
hızlı, pratik ve sahada uygulanabilir bir fonksiyonel tarama modelidir.

KEBAT;

  • Bir sağlık muayenesi değildir
  • Tanı koymaz
  • Alkol, madde veya hastalık tespiti yapmaz

KEBAT şu soruya odaklanır:

“Bu kişi şu anda bu işi güvenli biçimde yapabilecek durumda mı?”

Bu yönüyle KEBAT Testi ; klasik alkol metre veya laboratuvar testlerinden farklı olarak
davranışsal ve nöromotor riskleri değerlendirir.

KEBAT Nasıl Çalışır?

KEBAT Testi değerlendirmesi ortalama 2–5 dakika sürer ve sahada uygulanır.
Dijital ortamda veya basit ekipmanlarla gerçekleştirilebilir.

Test, çalışanın aşağıdaki beş kritik fonksiyonel alanını değerlendirir:

  • K – Konsantrasyon: Dikkat ve odaklanma
  • E – El–Göz Koordinasyonu: Psikomotor uyum
  • B – Bellek: Kısa süreli hafıza
  • A – Algı & Aksiyon: Reaksiyon süresi
  • T – Teyit & Takdir: Karar verme ve yargılama

Sonuçlar “geçti / kaldı” şeklinde değil;
“işe uygun” veya “geçici olarak işe uygun değil” olarak değerlendirilir.

KEBAT Neden Gereklidir?

Çünkü kazalardan sonra sorulan soru şudur:

“Bu kazadan önce siz ne yaptınız?”

KEBAT;

  • İş kazalarını ve ramak kala olayları azaltır
  • Vardiya ve gece çalışmalarındaki bilişsel düşüşleri yakalar
  • Yönetimin proaktif risk yönetimi yaptığını belgelendirir
  • Hukuki ve cezai sorumluluğun yönetilmesine katkı sağlar
  • “Ben fark etmedim” savunmasını ortadan kaldırır

KEBAT, cezalandırıcı değil; önleyici bir güvenlik yaklaşımıdır.

Hangi İşletmeler İçin Uygundur?

KEBAT özellikle yüksek riskli faaliyetlerde kritik bir güvenlik aracıdır:

  • İnşaat, madencilik, ağır sanayi
  • Kimya ve enerji tesisleri
  • Makine ve araç operatörleri
  • Yüksekte çalışan ekipler
  • Kontrol odaları ve kritik karar pozisyonları
  • Vardiyalı ve gece çalışan personel

Hukuki ve Kurumsal Güvence

KEBAT Testi – Modeli;

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun
    önleme ve risk yönetimi yaklaşımıyla uyumludur,
  • İşverenin gözetim ve denetim yükümlülüğünün
    somut bir uygulamasıdır,
  • Denetim, müfettiş ve adli incelemelerde
    kayıtlı ve savunulabilir bir sistem sunar.

KEBAT Saece Bir Test Değil, Bir Yönetim Modelidir

KEBAT;

  • Güvenlik kültürünün,
  • Yönetim ciddiyetinin,
  • Hukuki öngörünün

sahadaki karşılığıdır.

Kazayı sonuçta değil, nedende durdurmak isteyen kurumlar için geliştirilmiştir.

KEBAT ile Riskleri Görünür Kılın

İşe başlamadan önce tek bir soru sorun:

“Bu çalışan şu an bu işi güvenli yapabilecek durumda mı?”

KEBAT, bu soruya zamanında ve doğru yanıt verebilmenizi sağlar.

Not: Yazının içerisinde; KEBAT, KEBAT Modeli, KEBAT Testi gibi farklı yazım tarzı kullanmamın nedeni kullanıcıların sahada bu farklı yazımlardan istediği herhangi birini daha uygun bularak kullanabilmesinin önünü açmaktır.

Aslen bu bir modelleme olup yapılan test ile aynı ”KEBAT” adını almaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla