Tırnaklarınızda Beyaz Noktalar mı Var?

Tırnaklarınızda küçük beyaz noktalar fark ettiniz mi ve bunların ne anlama geldiğini merak ettiniz mi?

Ne olabilir ki tırnaklarınızdaki süt lekelerinin sebebi?

Tırnaklarınızdaki bu küçük beyaz noktalara veya çizgilere lökonişi denir.

Zararsızdırlar.. Diye mi düşünüyorsunuz?

Lakin neden oluyorlar?

Sebeplerini inceleyelim.

Küçük Travmalar

Tırnağınızı çarpma, sıkıştırma vb gibi tırnak altını yaralamayan travmalar tırnaklarda beyazlamaya sebep olabilir.

Manikür ve Takma Tırnaklar

Tırnakların zayıflamasına sebep olan akrilik tırnaklar jel cilanın sık kullanımı veya aşırı törpüleme tırnakları zayıflatarak beyazlamaya sebep olabilir.

Küçük travmalara bağı lökonişi

Çinko Eksikliği

Kan ve dokularda çinko seviyesinin düşmesi tırnaklarda dağınık küçük küçük beyaz lekelere sebep olabilir.

Kalsiyum Eksikliği

Çok daha nadir görülmekle brlikte kan kalsiyum seviyesindeki ciddi eksiklik durumunda tırnaklarda beyazlık görülebilir.

Mantar Enfeksiyonları

Bazı tırnak mantarı tipleri başlangıç aşamasında tırnaklarda beyazlık (süt lekeleri) görülür lakin lekeler yayılır, tırnaklar kırılgan ve kalın hale gelirse, mantar enfeksiyonu düşünülmelidir.

Alerjik Reaksiyonlar

Kimyasallar vücuda temas ettiğinde kişiden kişiye farklı farklı öngörülemez reaksiyonlar oluşabilir. Tırnaklarda da başta oje olmak üzere takma tırnak çıkarmak için kullanılan kuvvetli kimyasallar tırnak yüzeyinde beyazlamaya sebep olabilir.

Kronik Hastalıklara Bağlı

Darier hastalığı, Refleks Sempatik Distrofi, Epilepsi, Cüzzam, Crohn hastalığı, Hirschsprung hastalığı, Anemi, Lenfödem, Sézary sendromu, Karaciğer sirozu (%80’e kadar), akut viral hepatit, otoimmün hepatit, diabetes mellitus, eritromelalji, kalp yetmezliği, hematolojik hastalık, insan immün yetmezlik virüsü, hipertiroid, yaşlılarda idiyopatik, Kawasaki hastalığı, metastatik karsinom, POEMS sendromu, akciğer tüberkülozu, Reiter sendromu, böbrek yetmezliği, tüberküloid cüzzam, vitiligo, Hemodiyalizli veya diyalizsiz böbrek yetmezliği, Behçet hastalığı, siroz, İzole kalıtsal lökonişi, Hopf akrokeratozis verruciformis, Alagille sendromu, Bart-Pumphrey sendromu, Carvajal/Naxos sendromu, tip 1 ekstraoküler kasların konjenital fibrozisi, FLOTCH sendromu, kalıtsal lökonişi totalis, akantozis-nigrikans benzeri lezyonlar ve saç displazisi, keratoderma-hipotrikozis-lökonişi totalis sendromu, keratosis follicularis spinulosa dekalvans, lökonişi totalis-keratozis pilaris hiperhidrozu, Moulin doğrusal atrofoderması, Lowry–Wood sendromu, Olmsted sendromuna benzeyen, sakat bırakmayan palmoplantar ve periorifisyal keratoderma,sağırlık ile birlikte palmoplantar keratoderma, PLACK sendromu 

İlaçlara Bağlı

Siklosporin, sitostatikler (birçok), sentetik opioid MT-45, retinoidler (asitretin, etretinat, izotretinoin), sülfonamid, pilokarpin

Yüksek İrtifa

Yüksek rakımda yaşayanlarda görülebilir.

Okuduğunuz bilgileri dikkate aldığınızda tırnaklarınızdaki beyazlamanın çok basit bir sebepten kaynaklanma ihtimali olduğu gibi altta yatan ciddi hastalıkların da olabileceğini hatırdan çıkarmamak gerekiyor.

Tırnaklarda Beyaz Lekelerin Önleyelim

  • Diyetinizi dengeli almalısınız – Çinko, kalsiyum başta olmak üzere minerallerden zengin beslenmelisiniz.
  • Sıvı alımı – Su alımınızı idrarınızın su renginde veya açık sarı olacak şekilde ayarlamalısınız.
  • Tırnak ürünleri – Tırnaklarınız için kullandığınız ürünlerin doğal olanlarını tercih etmelisiniz.
  • Ellerin ve tırnakları korunması – Çalışma veya yaşam sırasında ellerinizi kullanırken daha dikkatli olmalısınız.

Hekime Ne Zaman Başvurmalısınız?

Eğer tırnaklarınızdaki lekeler artma eğilimindeyse kırılganlaşmaya başladıysa, farklı bir renk değişikliği başladıysa en kısa sürede hekiminize başvurmalısınız.

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Lökonişi Türleri https://www.news-medical.net/health/Types-of-Leukonychia.aspx

⭐️⭐️ Tırnak Anormallikleri: Sistemik Hastalıklara İşaret Eder https://www.aafp.org/pubs/afp/issues/2004/0315/p1417.html

⭐️⭐️ Tırnak Anormallikleri: Sistemik Hastalıklara İşaret Eder https://www.aafp.org/pubs/afp/issues/2004/0315/p1417.html

⭐️⭐️ Kırmızı Lunulalar, Beyaz Tırnaklar ve Siroz https://www.amjmed.com/article/S0002-9343(24)00618-1/abstract

⭐️⭐️ Terry’nin Tırnakları: Sistemik Hastalığın Bir Belirtisi https://www.researchgate.net/publication/317752554_Terry’s_Nails_A_Sign_of_Systemic_Disease

⭐️⭐️ İdiyopatik konjenital gerçek lökonişi totalis https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4252963/

⭐️⭐️ Lökoniki: Beyaz Tırnaklar Bize Ne Anlatıyor? https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8809498/https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8809498/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.



Daha Fazla

Saf Sızma Zeytinyağı – Alzheimer

Yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, zeytinyağı Alzheimer’a ve beyin fonksiyonlarındaki yavaşlamaya karşı faydalı – etkili olduğu bulundu.

Araştırmacılar saf sızma zeytinyağının;

  • Hafızayı güçlendirdiğini,
  • Öğrenme kabiliyetinin arttığını,
  • Alzheimer hastalığına sebep olan beyindeki amiloid-beta plak oluşumunu ve nörofibriler yumakları azalttığını buldular.

1. Çalışmayı İnceleyelim

Araştırmada;

Araştırmacılar fareleri 2 gruba ayırmışlar.

1. grup farelerin rutin gıdalarına saf-sızma zeytinyağı eklenmiş,

2. grup farelere 1. gruptakilerle aynı rutin gıdalar verilmiş lakin takviye yapılmamış.(saf-sızma zeytinyağı eklenmemiş)

bu beslenme tarzı devam ederken 9. ayda ve 12. ayda her iki gruba da fareler üzerine yapılan rutin değerlendirmeler yapılmış.

1. grup farelerin (zeytinyağı takviyesi alan) hafızalarının ve öğrenme kabiliyetlerinin geliştiği,

2. grup farelerin (zeytinyağı takviyesi almayan) hafızalarının ve öğrenme kabiliyetlerinde herhangi bir değişiklik olmadı görülmüş.

Bu çalışmanın yorum bölümünde; beyinde oluşan enflamasyonun azalmasında, otofajiyi (hasarlı hücrelerin kontrollü olarak yok edimesini) aktive etmede zeytinyağının önemli bir etkisinin olduğu sonucuna varılmış.

2. Çalışmayı İnceleyelim

Araştırmada;

İtalyada 8 ayrı belediye sınırlarında yaşayan ve yaşları 65 ila 84 yaşları arasında olan 5632 kişiden oluşan bir örneklem grubu incelemeye alınmış.

Akdeniz diyeti (zeytinyağı içeren) ile beslenen örneklem grubu 15 ay boyunca takip edilmiş.

Takip sonunda yapılan değerlendirmede;

Yüksek Bitkisel Kaynaklı Tekli Doymamış Yağ Asitleri (MUFA) – Zeytinyağı alımının bilişsel gerilemeye karşı koruyucu bir etkiye sahip olduğu sonucuna varılmış.

Sonuç

Saf Sızma Zeytinyağı Hafızayı Güçlendiriyor ve Alzheimer Hastalığına Karşı Koruyor

Saf-sızma zeytinyağı,

Otofajiyi aktive ettiğini bilmek önemli bir bilgidir. Çünkü bu yazını konusu Alzheimer’ın başlangıcına sebep olabilen amiloid ve fosforilli tau protein birikmesinin otofajinin artması ile azaltılabilmesi çok ciddi bir başlangıçtır.

Otofaji aktivitesinin doğru kullanılması ile başta kanser olmak üzere günümüzde çözüm bekleyen. bir çok hastalığın daha başlamadan önüne geçilebilmesi mümkün olacak.

Alzheimer Hastalığı Nedir?

Alzheimer, kronik nörodejeneratif bir hastalıktır.

Nörofibriler yumaklar (neurofibrillary tangles – NFTs), Alzheimer hastalığının ana biyolojik belirteçlerinden biridir ve hiperfosforile tau protein birikimleridir.

Demans yani bunamanın en yaygın nedenidir. Halen Alzheimer hastalığının nedenine yönelik kesin bir tedavisi yoktur. Mevcut tedaviler şimdilik sadece belirtileri hafifletmeye yönelik etki göstermektedir.

Alzheimer hastalığında çalışmaların genelinde hastalıktan korunma ve hastalığın neden olduğu zihinsel bozukluklar, kişilik değişmesi, unutkanlık ve ilerleyici hafıza kaybının giderilmesi hedef alınmaktadır.

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Alzheimer Hastalığında Sızma Zeytinyağı: Hücresel, Hayvansal ve Klinik Çalışmaların Kapsamlı Bir İncelemesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10856527/

⭐️⭐️ Zeytinyağının Alzheimer’a karşı gizli silahı: fenolik bileşikler https://www.news-medical.net/news/20240212/Olive-oils-secret-weapon-against-Alzheimers-phenolic-compounds.aspx

⭐️⭐️ Zeytinyağı Tüketimi ve Diyet Kalitesi ve Demansla İlgili Ölüm Riski https://jamanetwork.com/journals/jamanetworkopen/fullarticle/2818362

⭐️⭐️ Alzheimer hastalığında kullanılan bazı ümit verici tıbbi bitkiler: etnofarmakolojik bir bakış açısı https://link.springer.com/article/10.1007/s42452-024-05811-7

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Sizde de Var mı? Ganglion Kisti

El bileğinizde, dizinizde veya başka bir eklem bölgenizde yumuşak bir şişlik var mı?

Endişeleniyor musunuz?

Ağrı – sızı yok nasıl olsa diyerek boş mu verdiniz?

Öncelikle sizi rahatlatayım ilk akla gelen ve en çok korkulan sonunun cevabını hemen vereyim.

Ganglion Kisti kanserli olmayan kitlelerdir.

Ganglion kistleri, genel olarak eklemlerin veya tendonların etrafında, cildin altında görülen küçük kitlelerdir.

Ganglion kistleri, genellikle içi yoğun (jöle gibi) bir sıvı ile doludur. Boyutları leblebi ebadından çok değişkendir.

Ganglion kistleri, tendon veya eklemi kaplayan dokunun yırtılması ile şişen dokunu keseleşmesine denir.

Ganglion Kisti Nerelerde Olur?

Bilekte Ganglion Kisti

El bileğinin ön veya arka kısmında görülür.

Parmakta Ganglion Kisti

Avuç içine yakın veya tırnağın hemen altında herhangi bir parmak ekleminde görülür.

Ayakta Ganglion Kisti

Ayak bileği veya ayak parmaklarının yakınında görünür.

Gizli Ganglionlar

Bazı ganglion kistleri o kadar küçüktür ki gözle görülmezler, lakin yine de ağrıya neden olabilirler.

Ganglion Kistinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Şekil ve Boyut

Ganglion kistleri değişik boyutlarda ve genellikle yuvarlak veya ovaldir. Eklem bölgesinin hareket yoğunluğu ile orantılı olarak büyüme eğilimindedir.

Ağrı ve Rahatsızlık

Kistlerin bazıları ağrısızdır. Ağrı yapmalarının nedeni bulundukları bölgede sinirlere bası yapmalarıdır.

Diğer Hisler

Kistin olduğu bölgede ağrının yanısıra karıncalanma, uyuşma veya güçsüzlük de eşlik eder.

Görünür Belirtiler

Ganglion kistleri, genel olarak gözle görülür büyüklükte olup dokunulduğunda (palpasyonda) sert veya süngerimsi hissedilen cilt altı yapılardır.

Hareket Sorunları

Ekleme yakın olan ganglion kistleri eklemin hareketini kısıtlayabilir ve eklemin esnemesini veya uzamasını engelleyebilir.

Ganglion Kisti Oluşum Nedenleri

Ganglion kistlerinin oluşum nedenleri kesin olarak bilinmiyor.

Lakin teoriler mevcut.

Eklemlerin veya tedonların çevresindeki dokuların farklı nedenlerle yaralanması – zedelenmesi (travma, aşırı kullanma, sürekli stres vb gibi) sonrası oluştuğu düşünülmektedir.

Ganglion Kisti Risk Faktörleri

  • Kadınlarda en sık görülür
  • 20-40 yaş arası kişilerde daha fazla görülür
  • Tekrarlayan zorlayıcı eklem hareketi yapanlarda daha fazla görülür. (Örneğin Jimnastikçiler, daktilograflar vb gibi işlerde)
  • Daha önce eklem veya tendon yaralanması geçiren kişilerde daha fazla görülür
  • Eklemlerinde artrit olan kişiler de daha fazla görülür

Ganglion Kisti Teşhisi Nasıl Konur?

Fiziksel Muayene

Ganglion kistlerini hekimler sadece göz muayenesi (inspeksiyon) ve elle dokunarak (palpasyon) tespit edilebilir.

Radyolojik İnceleme

Ganglion kistleri rutin röntgen filminde görünmezler. Eğer hekim gözle ve elle muayenede net bir bulgu elde edememiş ise ultrason veya MRI ile analiz isteyebilir.

Patolojik İnceleme

Ganglion kistinden iğne ile sıvı alınması ve sıvını patolojik incelemesi (test edilmesi) tanıyı doğrulamada yardımcı olacaktır.

Yarı Saydamlık Testi

Ganglion kistinin yarı saydam olup olmadığını kontrol etmek için üzerine ışık tutulması ile yapılır

Ganglion Kisti Tedavisi

  • Ganglion Kisti olan eklemin hareketi sınırlamak için destek veya atel takılabilir.
  • Anti-inflamatuar ilaçlar ganglion kistinin şişliğini ve rahatsızlık hissini azaltabilir.
  • Kistin içindeki sıvıyı iğne ile boşaltılabilir. Kistin içine tekrar sıvının dolması – tekrarlayabilmesi mümkündür.
  • Kist kalıcıysa veya çok rahatsız ediciyse, ameliyat gerekebilir.

Hekiminize Ne Zaman Gitmelisiniz

Vücudunuzda normalde olmayan bir oluşum – görünüm vb gibi olduğunda muhakkak hekiminize danışmalısınız.

Teşhisi konmuş bir ganglion kisti var ise hekiminiz ile birlikte sizin de takibinizde olmalı.

Ganglion kisti

  • Hızlı büyürse
  • Ağrı yaparsa
  • Uyuşmaya sebep olursa
  • Eklem hareketini engelerse

Derhal hekiminize başvurmalısınız.

Ganglion Kistiniz Olmasını İstemiyorsanız

  • Tekrarlayan eklem hareketi içeren durumlarda sık sık mola verin.
  • El ve bilek eklemlerinizi destekleyen kasları güçlendirme egzersizleri yapın.
  • Eklemlerdeki zorlanmayı en aza indirmek için duruş pozisyonunun doğru olmasını sağlayın.
  • Eklem yaralanmaları önlemek için fiziksel aktivitelerden önce bölgesel ısınmayı sağlayın.

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Ganglion kisti https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK470168/

⭐️⭐️ Bileğin ganglion kistleri: patofizyoloji, klinik tablo ve tedavi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19468907/

⭐️⭐️ Bilek ganglion tedavisi: sistematik inceleme ve meta-analiz https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25708437/

⭐️⭐️ İntranöral ganglion kistleri: Dünya literatürünün sistematik bir incelemesi ve yeniden yorumlanması https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26799306/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Tırnağınızdaki Mantar mı?

Tırnak Mantarı (Onikomikoz)

Daha sıklıkla ayak tırnaklarında olmak üzere el tırnaklarında da görülen yaygın bir mantar enfeksiyonudur. Genelde onikomikoz olarak adlandırılsa da tıbbi teşhis adı olan tinea unguium, halk arasında tırnak mantarı olarak da bilinir. Tırnağın ve tırnak yatağının mantar enfeksiyonudur.

Tırnak Mantarı Bulguları Nelerdir?

Tırnakta;

  • Renk değişikliği – Tırnaklar beyaz, sarı, kahverengi veya hatta siyaha dönebilir
  • Kalınlaşma – Enfekte tırnaklar genellikle kalınlaşır ve kesilmesi zorlaşır.
  • Kırılgan hale gelmesi – Tırnaklar kırılgan, ufalanan veya yırtık hale gelebilir.
  • Deformasyon – şekil bozukluğu – Tırnaklar şekilsizleşebilir ve tırnak yatağından ayrılabilir (onikoliz).
  • Koku – Enfekte tırnaktan kötü bir koku yayılabilir.
  • Çevresindeki ciltte kızarıklık – Tırnağın enfekte olan kısımlarının deriye teması arttıkça bölgesel kızarıklık oluşur.
  • Ağrı – Şiddetli vakalarda tırnak ağrılı hale gelebilir ve yürümede veya elleri kullanmada zorluklara yol açabilir.

Gibi görünümü ile diğer tırnaklardan kolayca ayrılır.

Mantar Hastalıkları Neden Daha Çok Ayaklarda Olur?

Çünkü genelikle ayaklar mantar oluşumu için ideal ortamdadır Yani sıcak ve nemlidir.

Gün içerisinde genellikle giyilen çorap ve ayakkabıların hava geçirmez ve nem tutucu özellikte olmaları mantar üremesi için ideal bir ortam oluşturur.

Günün devamında ayakkabı çıkarıldıktan sonraki dönemde ayak temizliği ve bakımının yeterli olmaması yanı sıra ayakların hava almasının sağlanmaması ayaklarda mantar gelişimi için ortam koşullarını idealize eder.

Tırnak Mantarı (Onikomikoz) Risk Faktörleri

Tırnak Mantarı (Onikomikoz) Mantar Enfeksiyonları

  • Dermatofitler – Tırnağı oluşturan ana protein olan keratinde gelişir. En yaygın nedendir.
  • Mayalar ve Küfler – Tırnakları nadir olarak enfekte ederler.

Tırnak Mantarı (Onikomikoz) Mantar Enfeksiyonlarının Gelişmesini Etkileyen Etkenler

  • Yaş – Yaş arttıkça kan dolaşımı yavaşladığında yada azaldığında dokuların beslenmesi ve dış etkenlere karşı koruması azalır. Ayı zamanda yaş arttıkça mantarlara maruz kalınan zaman arttıkça onikomikoza daha yatkın hale gelinir.
  • Aşırı terleme – Kişisel farklılıklar sebebi ile terleme de değişkenlik gösterir. Yapılan bedensel aktiviteler de terlemeyi arttırır. Terlemiş (nemli) deri mantarın üremesi için ortam oluşturur.
  • Kıyafet – Ayakkabı – Dar ve kapalı ayakkabılar aynı zamanda hava geçirmeyi önleyen malzemeden yapılmış kıyafet ve ayakkabılar sıcak nemi ve oksijensiz ortam oluşturarak mantarın gelişimi için ortam yaratır.
  • Kronik Hatalıklar – En önemlisi şeker (Diyabet) hastalığı olmak üzere dolaşım sistemini ve HIV veya bağışıklık sistemini zayıflatan tüm hastalık ve durumlar mantar gelişimi için ortam yaratırlar.
  • Yaralanmalar – Deri ve Tırnağın bütünlüğünü bozacak yaralanmalar (Tırnak veya tırnak yatağındaki) mantarın doku içine girerek gelişimi için ortam elde eder.
  • Sosyal ortamlar – Çıplak ayakla başka kişilerin de temas ettiği ortak kullanım alanlarında çıplak ayakla (özellikle ayakta hasarlı – yaralı alan var ise) aynı mantar enfeksiyonu olan kişilerle aynı yerlere temas etmek bulaşmaya – mantarın kişiden kişiye geçmesine neden olur. Spor salonları – saunalar – havuzlar gibi yerler en çok bullaşma olasılığı olan yerlerdir.

    Tırnak Mantarı (Onikomikoz) Nasıl Teşhis Edilir

    Aslında hastaların çoğu oldukça geç başvurduğu için Tırnak Mantarı (Onikomikoz) teşhisi koymak oldukça kolaydır. Görüntüsü çok tipiktir.

    Başlangıç seviyesinde olan Tırnak Mantarı (Onikomikoz) u deneyimli bir göz rahatlıkla ayırt edebilirken kesin tanı koymak için laboratuvar testi destek olacaktır.

    Laboratuvar Testi: Test için tırnaktan veya tırnak altındaki döküntülerden dikkatlice kazıntı – örnek alınır. Mantar olup olmadığının yanı sıra mantarın türünü belirlemek için de etkilidir.

    Tırnak Mantarı (Onikomikoz) Hangi Hastalıklardan Ayırt Etmeliyiz

    • Sarı tırnak sendromu
    • İlaç reaksiyonu
    • Hipotiroidizm
    • Tırnak malignitesi
    • Sedef hastalığı olan tırnak
    • Kontakt dermatit

    Tırnak Mantarı (Onikomikoz) Nasıl Tedavi Edilir?

    Biraz araştırdığınız zaman merhemler, spreyler, haplar, cerrahi hatta lazer tedavisi gibi pek çok tedavi usulleri göreceksiniz.

    Bilmeniz gereken tırnağı yani keratin dokuyu iyileştiremeyiz.

    Tırnak Mantarı (Onikomikoz) da tedavinin hedefi tırnağın kök kısmının iyileştirilmesini ve yeni çıkacak tırnağın iyileşmiş olarak çıkmasını sağlamaktır.

    Tırnaklar ayda 2 ila 3 mm, ayak tırnakları ise ayda 1 mm oranında uzar. Bu nedenle, bir el tırnağının yenilenmesi yaklaşık 6 ay, bir ayak tırnağının yenilenmesi ise 12 ila 18 ay sürer.

    Tırnağın uzamasının uzun sürmesi sebebi ile verilen tedavi de uzun sürmelidir. Tabi ki sonuç almak için de sabırlı olmak gerekir.

    Tedavi başarısızlığının ana sebebi uzun süren iyileşme dönemine hasta uyumsuzluğudur.

    Gelelim tedaviye

    Hekim tarafından yapılan muayene sonrası reçetelediği oral (hap) tedavi en idealidir.

    Tırnak Mantarı (Onikomikoz) için kullanılacak oral antifungallar karaciğer görme bozuklukları, ateş, döküntü,kusma, ishal, baş ağrısı. Karaciğer fonksiyon testleri bozukluğu gibi yan etkiler ortaya çıkarabilir. Bu. sebeple hekim kontrolünde tedavi başlanmalı ve sürecin tamamı hekimin kontrolü – takibinde olmalıdır.

    Tırnağın fazla deforme olduğu, yan dokulara battığı durumlarda cerrahi yolla çekilmesi gerekebilir.

    Tırnak Anatomisi

    Tırnak ünitesinin anatomisinin ve tırnak büyüme sürecinin gözden geçirilmesi, tırnak ünitesindeki dermatofitik mantarların patogenezini anlamakta yardımcı olabilir.

    Proksimal ve lateral kıvrımlar, kütikül, matris, tırnak plakası (genellikle tırnak olarak adlandırılır), tırnak yatağı ve hiponikyum. Kütikül, proksimal tırnak kıvrımının boynuzsu tabakasıdır; modifiye stratum korneumdan oluşur ve tırnak matrisini enfeksiyondan korur.

    Tırnak matrisi, tırnağın büyüme merkezidir.

    Tırnak büyüdükçe, tırnak matrisinin hücreleri bölünür, farklılaşır, keratinize olur ve tırnak plağına dahil olur. Matrisin distal, görünen kısmı “yarım ay” gibi görünür ve lunula olarak adlandırılır. Matris, proksimal tırnak kıvrımının yaklaşık 5 mm altında proksimal olarak uzanır.

    Tırnak plağı tırnak ünitesinin en büyük yapısıdır ve tırnak yatağı üzerinde öne doğru kayarak büyür, bunun üzerine distal uç tırnak yatağından kurtulur.

    Tırnak yatağının en distal bileşeni olan hiponişyum, plantar ve volar yüzeylerde görülenlere benzer granüler bir tabaka içeren epidermisten oluşur.

    Bu büyüme hızı genellikle periferik vasküler hastalık ve onikomikoz varlığında ve yaşlılarda azalır.

    Önemli olan Tırnak Mantarı (Onikomikoz) oluşmasını önleyici kontrollü yaşamak – ayak hijyenini sağlamaktır. Bunun için;

    • Ayak Hijyeni – Ayaklar temiz ve kuru tutulmalıdır. Çoraplar günlük değiştirilmeli, ayakkabılar hava alabilen türden seçilmelidir.
    • Bulaş riskinden kaçınılmalıdır – Mantar bulaşma riskli ortak kullanım olan yerlerde terlik giyilmelidir.
    • Tırnak Bakımı – Tırnak kesiminde kişisel tırnak makası kullanılmalıdır. Tırnak kesimi düz ve kısa olacak şekilde yapılmalıdır.
    • Tırnak Aletleri Dezenfeksiyonu – Kişisel de kullanılsa tırnak makasları, törpüler ve benzeri diğer tırnak bakım aletleri düzenli olarak dezenfekte edilmelidir. Dış ortamlarda tırnak bakımı yaptırılacaksa hijyenik salonlardan hizmet alındığından emin olunmalıdır.

    Doğal Yaşayın

    Doğal Beslenin

    Aklınıza Mukayet Olun

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Sayın okuyucu,

    Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

    Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

    ⭐️⭐️ Onikomikozis https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK441853/

    ⭐️⭐️ Onikomikoz: Patogenez, Tanı ve Tedavi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC88888/

    ⭐️⭐️ Onikomikoz: patogenez, tanı ve tedavi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/9665975/

    ⭐️⭐️ Tırnak organının anatomisi, biyolojisi, fizyolojisi ve temel patolojisi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24718505/https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24718505/

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Dr Mustafa KEBAT

    Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

    Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
    Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
    .

    Daha Fazla

    Parasetamol Neler Yapıyor Bir Bilseniz..!!

    Ağrısı olan içiyor.

    Ateşi yükselen içiyor.

    Kırgınlığım var diyen içiyor..

    Hastalar birbirlerine ikram bile ediyor..

    Adı çok bilinen ve hastaların bolca istediği bir ilaç..

    Farklı firmaların farklı isimlerle ürettiği ve eczanelerde reçetesiz de satılan bir ilaçtır.

    Parasetamol (asetaminofen veya para-hidroksiasetanilid), ateş ve hafif ila orta şiddette ağrı tedavisinde kullanılan opioid olmayan analjezik ve antipiretik bir ajandır.

    Ağrınız var ve 1 tablet Parasetamol içtiniz (500 mg)

    Kronik bir sağlık sorununuz yoksa şanslısınız 500 mg Parasetamol tabletin %95’lik bölümü hiç bir toksik etki olmadan vücuttan atılır. (Bu da 475 mg vücuttan atıldı demektir)

    Bu durumda vücudunuzda 25 mg Parasetamol (%5’lik kısım) kaldı.

    Vücudunuz ne yapacak?

    Karaciğeriniz devreye girer…

    Nasıl mı?

    Karaciğerdeki CYP2E1 enzimi Parasetamol‘ ü parçalar.

    Lakin karaciğerinizde Parasetamol‘ ün parçalanması çok toksik zehirli bir madde ortaya çıkarıyor bu süreç..

    N-Asetil Benzokinonimin

    N-asetil benzokinonimin aşırı zehirli bir maddedir ve karaciğer hücrelerini öldürür.

    Ammaaa vücudunuz bir mucizedir.. Siz her ne kadar bu mucizeye kötü davransanız da o bir yolunu bulmaya çalışır.

    Aldığınız Parasetamol sonrası N-asetil benzokinonimin ortaya çıkınca ne oluyor?

    Antioksidanların babası Glutatyon derhal devreye girer ve N-asetil benzokinonimin karaciğer hücrelerine zarar veremeden temizler. (N-asetil benzokinonimin i inaktive hale getirir)

    Harika değil mi?

    Siz keyfe keder hapları yutun vücudunuz kendisini korumak için mücadele etsin..

    Bitmedi…

    Ağrınız var ve 1 tablet Parasetamol içtiniz (500 mg) sonra ”Ne olacak canım bir tane haptan dediniz” bir de sofraya oturdunuz alkol de aldınız…

    Ohhhh keyfiniz nasıl bilemem.

    Lakin vücudunuzda özellikle karaciğerinizde ne oluyor biliyorum.

    Alkol aldığınızda karaciğerinizin çalışmasında bazı değişiklikler olur. Burada konumuz Parasetamol olduğu için alkol kısmına baktığımızda göreceğimiz CYP2E1 enzimini indükler / çoğaltır / hızlı çalıştırır.

    Eyvah…. telaşımın nedenini anladınız siz de değil mi?

    Parasetamol‘ün 25 mg ı CYP2E1 enzimini tarafından parçalanıyorken, alkol sebebi ile 10 kat çoğalan CYP2E1 enzimi 250 mg Parasetamol parçalayacak..

    Sonuç olarak da N-asetil benzokinonimin 10 kat fazla üretilecek…

    İşte sorun burada..

    Glutatyon var temizler diye biliyoruz. Lakin vücutta bulunan glutatyon seviyesinin üzerinde N-asetil benzokinonimin üretilirse glutatyon bunları temizlemeye yetmez ve karaciğer hücrelerini öldürmeye başlar..

    Yahu bir tanecik hap” dediniz olay nerelere vardı…

    Amaaann iki kadeh …… içeceğim keyfimi kaçırmayın” dediniz neler oldu..

    Sonuç olarak aklınızdan çıkarmamanız gerekenler;

    • Vücudunuza giren her kimyasalın (İlaç, aşı, gıda vb gibi) sizi tatmin eden etkileri olduğu gibi hızlı veya yavaş gelişen olumsuz etkileri de mevcut.
    • Bir ilacı vücudunuza alacağınız zaman (yutarak, sürerek, vurularak vb gibi yollardan biri) almasam – kullanmasam ne kaybederim sorusunu kendinize sormalısınız.

    Doğal Yaşayın

    Doğal Beslenin

    Aklınıza Mukayet Olun

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Sayın okuyucu,

    Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

    Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

    ⭐️⭐️ Parasetamol : asetaminofen https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK482369/

    ⭐️⭐️ Düzenli parasetamolün kullanımı ve karaciğer kanseri riski: prospektif kohort çalışması https://bmccancer.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12885-023-11767-5

    ⭐️⭐️ Asetaminofen kaynaklı karaciğer hasarı: Moleküler mekanizma ve doğal ürünlerden tedaviler https://www.frontiersin.org/journals/pharmacology/articles/10.3389/fphar.2023.1122632/full

    ⭐️⭐️ Parasetamol (Asetaminofen) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK526213/

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Dr Mustafa KEBAT

    Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

    Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
    Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
    .

    Daha Fazla

    Haydi Ağır Metal Detoksu Yapalım

    İnsanın bitmeyen çilesi kimyasallar ve çevresel toksinler…!!

    Her gün giderek artan miktarda maruz kalındığını muhakkak biliyorsunuz..

    Peki güzel.. Biliyorsunuz da ne yapıyorsunuz?

    İçinizden bu soruya ne yanıt verdiğiniz size kalsın.

    Paranızla, davranışlarınızla kendinize ne kadar zarar verdiiğinizi hatırlamak üzücü olmuştur.

    Kimyasallar ve çevresel toksinlerin neler olduğunu tekrar hatırlatmakta fayda var.

    ☁️ Hava kirleticileri

    • Ağır metaller
    • Araba egzozu
    • Endüstriyel kimyasallar


    💦 Pestisitler ve Herbisitler

    Merak edenler için yazının sonunda listesi mevcut.


    💉 Ağır metaller

    • Kurşun
    • Cıva
    • Arsenik
    • Kadmiyum vb gibi


    🧴 Plastik Kimyasalları

    • BPA
    • Ftalatlar
    • Mikroplastikler

    🧽 Evsel toksinler

    • Temizlik ürünleri
    • Kokular
    • Kozmetikler


    🌭 İşlenmiş gıda katkı maddeleri

    • Koruyucu maddeler
    • Yapay boyalar
    • Emülgatörler

    ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️ ⬆️

    Ana başlıkları bile okuduğunuzda gündelik yaşamda kaçış olmadığını kabul etmek gerekiyor. Lakin yine de biraz gayretle bazılarından uzak durabiliriz.

    Gelin birlikte tamamen doğal malzemelerden oluşan bir tarifi hazırlayarak vücudumuza biraz katkı sağlayalım. Unutmayın mucize iksir yoktur. Doğal takviyeler vücudunuzu çalışma sistemine destek olurlar. Tek mucize insanın kendi vücududur.

    Ağır Metal Detoks Yağı Tarifi

    Malzeme Listemiz:

    🌿 1 demet taze kişniş
    🌱 2 yemek kaşığı kişniş tohumu
    🧄 4 diş sarımsak
    🫒 Zeytinyağı (Malzemelerin tamamını kaplayacak kadar)

    Hazırlama:

    • Temiz bir cam kavanoza kişniş, kişniş tohumları ve doğranmış sarımsağı ekleyin.
    • Malzemelerin üzerini tamamen kaplayacak kadar zeytinyağı dökün.
    • Kavanozun ağzını kapatıp su dolu bir tencerenin içine yerleştirin.
    • Suyu kaynatın. Kaynama başlayınca hafif ateşte 1 saatten az olmamak kaydı ile kaynatın ve sonrasında kaynar suyun içinde kavanozun 4 saat demlenmesini bekleyin. (Ne kadar uzun süre kaynarsa o kadar etkili olur.)
    • Kavanozu dikkatlice çıkarıp soğumaya bırakın.
    • Yağı süzün ve temiz bir cam şişede saklayın.
    • Kalan posaları salatanıza her seferinde bir tutam – bir çay kaşığı kadar ilave edebilirsiniz.

    Elde Ettiğinizi Yağın Kullanım Şekli:

    Doğal bir detoks desteği için salatalarınıza sofraya koyacağınız çiğ sebzelerin üzerine günlük 1 çay kaşığı kadar koyarak tüketin.

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Doğal Yaşayın

    Doğal Beslenin

    Aklınıza Mukayet Olun

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Sayın okuyucu,

    Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

    Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Dr Mustafa KEBAT

    Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

    Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
    Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
    .

    Pestisitler

    Herbisitler

    Pestisit ve Herbisitlerin alıntılandığı adres: Pestisit aktif bileşenleri veritabanı https://ipm.ucanr.edu/home-and-landscape/pesticide-active-ingredients-database/#gsc.tab=0

    Daha Fazla

    Ağız Kokunuzu Geçirelim mi?

    Sabah uyandığınızda çöp kutusu gibi kokan kötü bir nefesle uyanıyor musunuz?

    Nefesinizin kokusu gün içinde çevrenizi rahatsız ediyor mu?

    Herhangi birine cevabınız ”EVET” ise ; neden olabileceğini ve nasıl geçireceğiniz birlikte inceleyim.

    Önce teknik adını bir öğrenelim.. Halitosis (Ağız Kokusu)

    Neden Ağız Kokunuz Olabilir?

    1 – Tükürük Üretiminin Az Olması

    Ağzınızda üretilen tükürük ağız içinde tutunmaya çalışan bakterileri temizlemeye yardımcı olur. Lakin geceleri tükrük salınımı yavaşlar ve tabi ki ağız içinde bakterilerin çoğalması kolaylaşır. Ağız içerisine yerleşmeye çalışan bakteriler diş aralarında kalan artık yiyecekleri parçalayarak beslenir. Bu sırada kötü kokuya neden olan kükürtlü bileşikler meydana gelir.

    2 – Ağızdan Solunum ve Horlama

    Ağzınız açık uyumak ağzı içinde kurumaya yol açar. Tükürüğün azalması bakteri aktivasyonuna yarar ve sorunu daha da kötüleştirir.

    3 – Geç Saatte Yemek Yemek

    Yatmadan hemen önce yenilen gıdalar (sarımsak, soğan, alkol ve güçlü baharatlar) mide barsak sisteminizde kalır ve nefesinize yansıyabilir.

    4. Kötü Ağız Hijyeni

    Dişlerinizi düzgün bir şekilde fırçalamazsanız/diş ipi kullanmazsanız, gıda artıkları diş aralarında ağız içerisinde kaldığı takdirde bakteriler gece boyunca beslenerek çoğalır. Gıdaların parçalanması sırasında yukarıda yazdığı gibi kükürtlü gaz ortaya çıkar.

    5. Diş Eti Hastalığı (Diş Eti İltihabı)

    Dişlerde ve diş etlerinde plak birikimi = daha fazla koku üreten bakteri anlamına gelir. O sebeple tedavi edilmesi gerekir.

    6. Sinüs Enfeksiyonları/Geniz Akıntısı

    Sinüslerden postnazal/geniz bölgeden boğazınıza gelen sinüs sıvısı (boğazınızdaki mukus) kötü kokuya neden olabilir.

    7. Asit Reflü (GÖRH)

    Geceleri mide asidi ve mide içeriğinin yukarı ağzınıza doğru çıkması kötü bir tat ve kokuya neden olabilir.

    8. Diyabet

    Kann şekerinin düzensizliği / yükselmesi ağızda – nefestee meyveli veya çürük kokuya sebep olabilir.

    9. Kullanılan İlaca Bağlı

    • Alkol
    • Tütün
    • Betel
    • Çözücü kötüye kullanımı
    • Kloral hidrat
    • Nitritler ve nitratlar
    • Dimetil sülfoksit
    • Disülfiram
    • Bazı sitotoksik ajanlar
    • Fenotiyazinler
    • Amfetaminler

    İlaç kullanımına dikkat edilmeli. Hekimin onayı alınarak bir süreliğine ilacın kesilmesi ile ağız kokusunun geçip geçmeyeceği kontrol edilebilir.

    Ağız Kokusunun Olası Sistemik Nedenleri

    • Akut ateşli hastalık
    • Solunum yolu enfeksiyonu (genellikle üst)
    • Helicobacter pylori enfeksiyonu (?)
    • Farenks-özofageal divertikül
    • Gastroözofageal reflü hastalığı
    • Pilor stenozu veya duodenum tıkanıklığı
    • Karaciğer yetmezliği (fetor hepaticus)
    • Böbrek yetmezliği (son evre)
    • Diyabetik ketoasidoz
    • Lösemiler
    • Trimetilaminüri
    • Hipermetiyoninemi
    • Adet (adet nefesi)

    Ağız kokusu kronik hastalık sebebi de olabilir. İlk 8 ve basit sorunun çözümü ile yol alınamaz ve ağız kokusu giderilemez ise kişide kronik hastalıkların araştırılması gerekir.

    Ağız Kokusunu Önlemek İçin Ne Yapmalısınız?

    ✅ Gün içinde ve özelikle yatmadan önce dişlerinizi fırçalayın ve diş ipi kullanın – Diş aralarında ve ağızda kalmış olan yiyecekleri ve plakları temizleyin.
    ✅ Ağız bakımında dilinizin üst yüzeyini dil kazıyıcı kullanarak temizlemelisiniz – Unutmayın ki dilinizin üst kısmında girintili çıkıntılı (papiller) yapıları bakterilerin yerleşmesi için uygun bir ortamm yaratır.
    ✅ Ağız kuruluğunu önlemek için şeker düzeyinizi kontrol altında tutmalısınız ve yatmadan önce su içerek ağız içerisinin nemli kalmasını sağlamalısınız.
    ✅ Viral şüphelerinde karbonatlı su ile bakteriyel şüphelerinizde tuzlu su ile ağzınızı gargara yaparak temizlemelisiniz Sonrasında sade su ile karbonat / tuzu ağızdan uzaklaştırmalısınız.

    Unutmayın sabah uyandığınızda hafif bir ağız kokusu normaldir, lakin aşırı kötü kokulu ve sürekli olan ağız kokusunun nedenine yönelik bakımı yapılmalı ağız spreylerinden kaçınılmalıdır.

    Doğal Yaşayın

    Doğal Beslenin

    Aklınıza Mukayet Olun

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Sayın okuyucu,

    Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

    Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

    ⭐️⭐️ Ağız kokusu (halitozis) https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC1570844/

    ⭐️⭐️ Halitosis https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK534859/

    ⭐️⭐️ Halitozisin Nedenleri ve Yönetimi: Bir Anlatı İncelemesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10506127/

    ⭐️⭐️ Halitozisde Standart ve Yeni Terapötik Yaklaşımların Yeniden Gözden Geçirilmesi: Bir İnceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9516975/

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Dr Mustafa KEBAT

    Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

    Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
    Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
    .

    Daha Fazla

    Neden Tüylerim Diken Diken Oluyor?

    Ürperecek bir durum yok…!! Rahat olun basit bir konu..

    Tüylerinizin diken diken olması bilimsel olarak piloereksiyon olarak bilinir.

    Vücudunuzun çeşitli uyaranlara (küçük ürpertiler) hafif tepki vermesiyle oluşur.

    Temel olarak uyarılması ile birlikte her bir kıl folikülünün tabanında bulunan arrector pili adı verilen küçük kasların harekete geçmesi ile meydana gelen bir olaydır.

    Soğuk Sıcak

    Çevresel sıcaklık azaldığında, vücudunuz düşen sıcaklığın derecesi ile orantılı olarak hayatta kalma moduna geçer. İşte bu noktada ısıya tutunur. Arrector pili kasları kasılır, saçlarınız dikleşir ve cildinizin etrafında rahatlatıcı havası tabakası (yalıtım) oluşturur.

    Kalın kürklü hayvanlarda olduğu kadar etkili olmasa da, doğanın sizi sıcak tutmaya çalışmasının (ısı kaybetmenizi engellemenin) bir yoludur

    Duygusal Tepkiler

    Adrenalin… Kiminizin tutkunu olduğunu söylediği vücut hormonu. Heyecanlanınca, korkunca veya hayrete düşmüş olduğunuzda adrenalin damarlarınızdan hücrelerinize yayılan adrenalini yaşamışsınızdır. Adenalin vücudunuzu harekete hazırlar da diyebiliriz. İşte bu duygusal durum değişiklikleri sırasında salgılanan adrenalin Arrector pili kaslarının kasılmasına ve tüylerin diken diken olmasına yol açan bir tepkiyi tetikler. İnsanlığın dünya yüzeyindeki ilk zamanlarından itibaren hayatta kalma dürtüsünün temelinde yer alan adrenalin tüylerinizi de diken diken yapmaktadır.

    Stres – Anksiyete

    Adrenalin temelinde olan diğer bir durum da kuvvetli duygular benzeri stres veya anksiyete durumudur. Vücudunuzun salgıladığı adrenalin savaş ya da kaç tepkisini harekete geçirir. İşte bu süreçte eş zamanlı oarak arrector pili kasları tekrar çalışmaya başlar ve size konumuz olan ürpertiyi verirken tüyleriniz de diken diken olur.

    Ani Reaksiyonlar – Ses – Hareket

    Herhangi bir yaşınızda muhakkak korku yaşamışsınızdır. Hatırlayın o anlarda hatta sonrasında bir süre nasıl kalbinizin çarptığını hissettiniz…Normalde kabinizin attığının farkında bile olmazsınız..!!

    Yüksek bir ses veya beklenmedik bir olay anlarında otonom sinir sisteminiz harekete geçer. Adrenalinin yine yüksek perdeden damarlarınızda dolaşmasına neden olur. Ki bu da arrector pili kaslarının kasılmasına ve tüylerinizin diken diken olmasına neden olur..!

    Adrenalin

    Muazzam bir sistem olan vücudunuzun işleyişinde önemsiz gibi değerlendirilebilecek olan tüylerin diken diken olması otonom sinir sisteminizin heyecan verici ve genel olarak da zararsız bir parçasıdır.

    Doğal Yaşayın

    Doğal Beslenin

    Aklınıza Mukayet Olun

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Sayın okuyucu,

    Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

    Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

    ⭐️⭐️ Tüylerin Diken Diken Olmasının Ötesinde: Arrector Pili Kasının Saç Dökülmesinde Rolü Var Mı? https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4158628/

    ⭐️⭐️ Arrector pili kası ve yağ bezlerinin foliküler ünite yapısına katkısı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15280840/https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15280840/

    ⭐️⭐️ Fizyoloji, Kas https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK532258/

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Dr Mustafa KEBAT

    Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

    Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
    Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
    .

    Daha Fazla

    Ketojenik Diyet Ekmeği Yapalım

    Ketojenik diyet yapıyorum, lakin ekmeği de çok özlüyorum’

    Ekmek yiyebilseydim ketojenik diyet yapardım

    Diyenlere denemeye değer bir tarif.. (içeriğindeki malzemelerden birine dahi allerjiniz var ise asla uygulamamalısınız)

    Malzemeler

    • Yumurta – 4 adet
    • Tuz – 1 çay kaşığı
    • Sirke – 1 çay kaşığı
    • Kabartma tozu – 1/2 paket
    • Tahin – 1 su bardağı
    • Çörek otu – Bir tutam
    • Susam – Bir tutam
    • Ceviz – kırıntı şeklinde bir tutam

    Yapılışı

    Yumurtaları cam bir kasede uzunca çırparak beyazı – sarısı ayırt edilmez hale getirin. Ardından tüm malzemeyi (Çörek otu – Susam – Ceviz tercihinize göre içine yada fırına koymadan önce üzerini süslemek için kullanabilirsiniz) içine koyarak homojen hale gelene kadar iyice karıştırın. (içerisinde topak parça kalmayacak şekilde)

    Fırına uygun olmak şartı ile tercihen porsiyonluk kase veya kek kalıbı kullanabilirsiniz.

    Klasik olarak kabı yeter derecede yağlayın..(Tereyağ, kuyruk yağı, iç yağ, zeytinyağı, harici yağ kullanmamanız gerektiğini zaten biliyorsunuz)

    Fırını 180 dereceye ısıttıktan sonra hazırladığınız kabı içine yerleştirin. Fırınların pişirme farklılıklarını dikkate alarak 35-40dk pişirin.

    Fırından tamamen çıkarmadan önce kürdan kontrolünüzü muhakkak yapın. İçinin piştiğine kanaat getirdiyseniz ve İstediğiniz görüntüde de kızarmış ise fırından çıkarın. Oda sıcaklığında soğuması için beklemeye alın.

    Dilimlemek için soğumasını beklemelisiniz.

    Ketojenik diyete uygun gıdalar ile birlikte tükettiğinizde hem zihinsel hem de damak tadı olarak ekmek zevkini alacağınızı umuyorum.

    Afiyet olsun..

    Doğal Yaşayın

    Doğal Beslenin

    Aklınıza Mukayet Olun

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Sayın okuyucu,

    Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

    Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

    ⭐️⭐️ Düşük karbonhidratlı, ketojenik diyet, egzersiz yapan kadın ve erkeklerde anaerobik egzersiz performansını bozar: rastgele dizili çapraz geçişli bir çalışma https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29619799/

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Dr Mustafa KEBAT

    Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

    Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
    Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
    .

    Daha Fazla

    Hiç Bademcikleriniz Şişti mi?

    Bademcikler (Tonsiller) Nedir?

    Boğazın girişinin her iki yanında yer alan Zindan Kaleler. Surları yok. Topları tüfekleri de yok. Lakin akciğerlere ve sindirim sistemine giden yolu koruyan önemli yapılar.

    Daha teknik bir anlatımla, bağışıklık sistemimizde önemli bir rol oynayan lenfoid doku kümeleridir. Solunan veya yutulan zararlı yapılara (enfeksiyonlara ve yabancı patojenlere karşı) karşı ilk bağışıklık (immünolojik) yanıtı oluşturan ön cephe savunması işlevini yerine getirirler.

    Kestirip atmak kolay lakin önemli işlevlerinden mahrum kalmanın da sonuçları var elbet.

    Bademcikler (Tonsiller) Nasıl Çalışıyor?

    Mikropları içine çekerek hapseder ve enfeksiyonları durdururlar.

    Bunun yanı sıra;

    Bademciklerin yüzeyinde, M hücreleri olarak adlandırılan özel yabancı madde (antijen) yakalama hücreleri bulunur. Bu hücreler, mikroorganizmalar tarafından üretilen yabancı maddelerin (antijenlerin) yakalanmasına izin verir.

    M hücreleri, bir antijeni tanıdıktan sonra (bademciklerdeki T ve B hücrelerini aktive ederek) bağışıklık tepkisini başlatır.

    Bademcikler, bağırsak bakteri popülasyonunu izleyen ve bağırsak bakterilerinin aşırı çoğalmasını önleyen, gastrointestinal sistem içerisinde yer alan diğer lenf dokularıyla ortak bir yapıya ve fonksiyona sahiptir (Peyer plakları).

    Bademciklerin (Tonsillerin) İltihabına Ne Sebep Olur?

    • Virüsler – Çok iyi bildiğiniz soğuk algınlığı sebebi olanlar, grip sebebi olanlar
    • Bakteriler – Staphylococcus aureusStreptococcus pneumoniae ve Haemophilus influenza akla ilk gelen bakterilerdir. Halk arasında ‘Beta olmuşum” ”Boğazımda beta varmış” söylemlerine neden olan bakteridir.

    Her ikisinin başlangıcı birbirine benzese de kısa sürede birbirinden çok farklı görünümü ile kolayca ayırt edilebilirler.

    Aslında çok karıştırlan ve çoğunlukla yanlış tedavi verilen PAFA da aynı bölgenin (tonsiller) hastalığıdır. Bir başka yazımda PAFA yı okuyabilirsiniz.

    Bademcik (Tonsillit) İltihabı Nasıl Anlaşılır?

    1. Boğaz ağrısı (yutma güçlüğü)
    2. Ateş
    3. İştahsızlık
    4. Eklemlerde ağrı – sızlama
    5. Kötü nefes kokusu
    6. Şişmiş, kırmızı bademcikler (bazen fotoğraftaki gibi beyaz lekelerle birlikte)
    7. Şişmiş lenf düğümleri

    Şikayet ve bulguları çok tipiktir.

    Bademcik İltihabı – Boğaz Enfeksiyonu Farkı Nedir?

    Bademcik İltihabı – Boğaz Enfeksiyonu birbirinin içine girmiş (iç içe) olduğu için genellikle ayrı ayrı değerlendirilmez. Tedaviyi belirleyeceği için daha çok enfeksiyonun kaynağı bakteriyel mi viral mi olduğuna bakılır.

    Bademcik (Tonsillit) İltihabı : Virüs etken olduğunda burun akıntısı – tıkanıklığı ve öksürük ön plandadır.

    📌 Bademcik iltihabı viral veya bakteriyel olabilir.

    Boğaz Enfeksiyonu : Öksürük yoktur. Damağınızda kırmızı lekeler görülebilir. (Öpücük hastalığı – enfeksiyöz mononükleoz – kısaca mono hastalığı, Epstein-Barr virüsünün neden olduğu yaygın bir bulaşıcı hastalıktır.)

    📌 Boğaz enfeksiyonu sadece bakterilerden kaynaklanır, antibiyotik gerekir.

    Bademcik İltihabı (Tonsillit) Nasıl Tedavi Edilir?

    💊 Viral ise: Dinlenme, sıvılar, ağrı kesiciler ( Parasetamol / ibuprofen )
    💊 Bakteriyel ise: Komplikasyonları durdurmak için antibiyotikler (Penisilin, Amoksisilin)

    Bademcik İltihabı (Tonsillit) Tedavi Edilmezse?

    Bademcik enfeksiyonu viral ise dinlenme ile zaman içinde kendiliğinden iyileşir. Sadece ateş ve kırgınlık durumunda ilaç ( Parasetamol / ibuprofen ) kullanmak yeterli olur. Kişinin bağışıklığını zayıflatan özel bir sağlık sorunu varsa hastalığının alevlenmesine – ağırlaşmasına sebep olabilir.

    Bademcik enfeksiyonu bakteriyel ise;

    1. Peritonsiller apse (Bademciğin çevresinde doku altında iltihabi birikim)
    2. Romatizmal ateş (Özellikle streptok enfeksiyonu tedavi edilmezse)
    3. Kronik kötü nefes ve boğaz enfeksiyonları

    Ameliyata Ne Zaman İhtiyacınız Var?

    Zamanla değişen bir çok kriter mevcut. Tüm kriterler bir yana hekiminizin sizin hakkınızda vereceği karar en. önemli ve doğru olandır.

    • Bir yıl içerisinde geçirilen bademcik enfeksiyon sayısının belirlenen sayı kriterinden fazla olması
    • Solunum problemlerinin hayati risk oluşturması (uyku apnesi)
    • Sürekli kötü nefes kokusu ve ağrı

    ⭐️ Apandis ve Bademciklerin Alınması Kalp Krizi Riskini Neden Arttırır? https://tetkik.com.tr/2024/12/25/18518/

    Bademcik İltihabı Nasıl Önlenir

    • Bağışıklık sisteminin güçlü tutulması en önemlisidir. Bunun için;
      • Beslenme – Dengeli ve düzenli (Protein, Vitamin, Yağ) alınmalı. Karbonhidrat yaşa uygun minimal alınmalı. İşlenmiş gıdalardan – Yüksek karbonhidratlardan – Tohum Yağlardan uzak durulmalıdır.
      • Uyku – Yaşa ve bedensel egzersize göre ihtiyaca göre (ortalama 7 saat) uyku uyunmalıdır.
      • Egzersiz – Düzenli günlük 30 dk hızlı tempo yürüyüş yapmalısınız. 40 yaş sonrası kas egzersizi (fitnes) yapmayı ihmal etmeyin
      • Su – İdrar renginiz şeffaf veya çok açık sarı olacak şekilde içtiğiniz suyu ayarlamalısınız.
      • Stres – Sorunları çözmenin yanı sıra rahatlamanızı sağlayacak aktiviteleri ihmal etmeyin.
    • Hasta insanlardan uzak durun – Virüsler ve bakteriler yakın temasla ve ağızdan çıkacak damlacıklar yolu ile kolaylıkla bulaşır.
    • Temizliğinize özen gösterin – kişisel hijyen önemlidir.

    Doğal Yaşayın

    Doğal Beslenin

    Aklınıza Mukayet Olun

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Sayın okuyucu,

    Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

    Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

    ⭐️⭐️ Anatomi, Baş ve Boyun, Bademcikler https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK539792/

    ⭐️⭐️ Bademcik iltihabı https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK544342/

    ⭐️⭐️ Anatomi, Baş ve Boyun, Palatin Tonsil (Faucial Tonsils) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK538296/

    ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

    Dr Mustafa KEBAT

    Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

    Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
    Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
    .

    Daha Fazla