Tetkik OSGB Tıbbi Tahlil ve Tetkik Laboratuvar Gücüyle İş Sağlığı ve Güvenliğinde Gerçek Çözüm Ortağınız

Tetkik OSGB olarak tıbbi tahlil – tetkik laboratuvarımızda, firmalarımıza yönetmeliklerin gerektirdiği tüm sağlık hizmetlerini eksiksiz şekilde sunuyoruz.
Farkımız, yalnızca “zorunlu olanı yapmak” değil; çalışan sağlığını gerçekten koruyan, firmayı mevzuat risklerinden uzak tutan entegre bir sağlık yönetim sistemi kurmaktır.

İş sağlığı ve güvenliği yalnızca evrak üretmekten ibaret değildir.
Gerçek İSG; doğru tetkik, doğru yorum, doğru takip ve doğru yönlendirme ile olur.

Tetkik OSGB olarak tam da bunu yapıyoruz.

Laboratuvar Altyapımızla Ne Sağlıyoruz?

Kendi tıbbi tahlil ve tetkik laboratuvar altyapımız sayesinde firmalarımıza:

  • ✔ Yönetmeliklere uygun işe giriş ve periyodik muayene süreçleri
  • ✔ Mesleki maruziyete özel kan, idrar ve biyokimya tetkikleri
  • ✔ Biyosidal, kimyasal ve riskli iş kollarına yönelik özel tarama programları
  • ✔ Kolinesteraz başta olmak üzere spesifik takip testleri
  • ✔ Akciğer grafisi, solunum fonksiyon testleri ve görüntüleme organizasyonları
  • ✔ Sağlık heyeti rapor süreçlerinin planlanması ve koordinasyonu
  • ✔ Denetime hazır, eksiksiz ve izlenebilir sağlık dosyaları

sunuyoruz.

Bu sayede firmalarımız; farklı merkezler arasında dağılmadan, zaman kaybetmeden, süreci kontrol etmek zorunda kalmadan tüm sağlık yükümlülüklerini tek merkezden ve güvenle yönetebiliyor.

Neden Tetkik OSGB?

Çünkü biz;

  • Sağlık hizmetini taşeron zincirine bırakmıyoruz
  • Tetkikleri sadece alıp dosyaya koymuyoruz
  • Sonuçları sahadaki risklerle birlikte değerlendiriyoruz
  • Gerekli durumlarda firmayı ve çalışanı erken uyarıyoruz
  • Denetim geldiğinde değil, denetim gelmeden önce sistemi kuruyoruz

Tetkik OSGB’de amaç;
“Rapor tamamlamak” değil,
çalışanı korumak, firmayı güvence altına almak ve işi sürdürülebilir kılmaktır.

Kimler İçin Doğru Bir Çözüm Ortağıyız?
  • Kimyasal ve biyosidal ürünlerle çalışan firmalar
  • Üretim ve sanayi işletmeleri
  • Hizmet sektöründe çok sayıda personeli olan kuruluşlar
  • Denetimlerde sorun yaşamak istemeyen işverenler
  • Çalışan sağlığını sadece yasal zorunluluk olarak değil, kurumsal sorumluluk olarak gören firmalar
Sonuç Olarak

Tetkik OSGB olarak, tıbbi tahlil–tetkik laboratuvar gücümüzle firmalarımıza yalnızca hizmet vermiyoruz;
iş sağlığı ve güvenliğinde gerçek bir sistem kuruyoruz.

Eğer siz de;

  • Sağlık süreçlerinde dağınıklık istemiyorsanız
  • Tetkiklerin sadece yapılmış değil, doğru yönetilmiş olmasını istiyorsanız
  • Denetimlerde güçlü, sahada rahat olmak istiyorsanız

Tetkik OSGB, sizinle çalışmaya hazır.

Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği
sizinle çalışmaya hazır.

📞 Bizimle iletişime geçin.

📍 Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği : Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR

📞 Tetkik Merkez Telefonu: +90 232 265 20 65
🌐 Web sitemiz: https://tetkik.com.tr/
📧 Bilgi: [email protected]

🔔 Unutmayın:

İşinizi biliyoruz.
Mevzuatı yönetiyoruz.
Sağlığınızı koruyoruz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Yeşil Çay Nasıl Demlenir?

Yeşil Çay (Camellia sinensis, Buharda Kurutulmuş)

Yeşil Çay Demleme Yöntemi

Miktar: 1–1.5 gram (yaklaşık yarım çorba kaşığı) yeşil çay yaprağı

Su: 200 ml, 70–80°C sıcaklıkta (kaynamamış, hafif ılıtılmış su)

Demleme Süresi: 2–3 dakika, üzeri kapalı şekilde

Tüketim Zamanı: Demlendikten sonra ilk 10–15 dakika içinde tüketilmelidir.

🍵 🍵 🍵

Yeşil Çaydaki Faydalı Bileşikler ve Etkileri

EGCG (Epigallocatechin gallate): Yeşil çayın en güçlü antioksidanlarından biridir. Kansere karşı koruyucu etkileri bulunur, metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımına destek olur.

L-theanine: Beyin fonksiyonlarını destekleyen, sakinleştirici ve konsantrasyonu artırıcı bir amino asittir. Stresi azaltır ve zihinsel odaklanmayı güçlendirir.

Yüksek Antioksidan Seviyesi: Yeşil çay, polifenoller açısından zengin olup serbest radikallerle mücadelede vücudu korur, hücre yenilenmesini destekler.

🌿 🌿 🌿

Yeşil Çay Bekletildiğinde Meydana Gelen Değişiklikler

Acılaşma: Yeşil çay, 20 dakikadan sonra acılaşmaya başlar. Bu, özellikle demleme süresinin uzun tutulması veya bekletilmesiyle ortaya çıkar.

Oksidasyon: Bekletme süresi uzadıkça yeşil çaydaki polifenoller okside olur, yani kimyasal yapıları bozulur ve çözünmez hale gelir. Bu durum, antioksidan kapasitenin düşmesine yol açar.

Mide Tahrişi: Uzun süre bekletilmiş yeşil çay, içeriğindeki bazı bileşiklerin değişimi nedeniyle hassas midelerde tahrişe neden olabilir. Bu nedenle taze tüketilmesi önemlidir.

✅ ✅ ✅

Yeşil Çay Özet ve Öneriler

Yeşil çaydan en iyi faydayı sağlamak için:

  • 1–1.5 gram yeşil çayı 70–80°C su ile 2–3 dakika demleyin.
  • Demlendikten sonra ilk 10–15 dakika içinde tüketin.
  • Çayın uzun süre bekletilmesinden kaçının, çünkü tadı acılaşır, antioksidan etkisi azalır ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir.

Yeşil çay, sağlıklı yaşam için mükemmel bir doğal destekçidir. Doğru demleme ve taze tüketimle hem lezzetinden hem de faydalarından maksimum derecede yararlanabilirsiniz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Biyosidal Ürün Uygulayıcıları İçin Yıllık Zorunlu Tetkik ve Tahlil Planlaması

Tıbbi Gerekçeler ve İnsan Sağlığı Açısından Değerlendirme

Biyosidal ürün uygulama faaliyetleri, çalışanların kimyasal maddelere kontrollü ancak tekrarlayan maruziyet yaşadığı özel bir çalışma alanıdır. Bu maruziyetin etkileri çoğu zaman ani değil, zaman içinde birikerek ortaya çıkar. Bu nedenle biyosidal uygulayıcılar için sağlık gözetimi; şikâyet oluştuğunda değil, şikâyet oluşmadan önce yapılmalıdır.

Planladığım yıllık tetkik ve tahlillerin amacı; çalışanı sadece “çalışabilir” kabul etmek değil, erken biyolojik değişiklikleri tespit ederek kalıcı hasarı önlemektir.

1. Kolinesteraz (Cholinesterase) Düzeyi
Neden Yapılır?

Biyosidal ürünlerin önemli bir bölümü (özellikle organofosfat ve karbamat grubu maddeler), asetilkolinesteraz enzimini inhibe ederek etki gösterir. Bu durum sinir iletimini doğrudan etkiler.

Tıbbi Gerekçe
  • Kolinesteraz düzeyindeki düşüş, sinir sistemi toksisitesinin en erken biyokimyasal göstergesidir
  • Klinik semptomlar (baş ağrısı, halsizlik, kas seyirmesi) ortaya çıkmadan önce düşüş saptanabilir
  • Erken tespit edilmezse kalıcı nörolojik hasar riski doğar
İnsan Sağlığı Açısından Önemi

Bu tetkik, çalışanın sinir sisteminin kimyasal yüklenmeye verdiği yanıtı gösterir. Bir alarm sistemidir. Düşüş eğilimi varsa, çalışan sahadan çekilerek geri dönüşü olmayan hasar önlenir.

2. Tam Kan Sayımı (Hemogram)
Neden Yapılır?

Kimyasal maruziyet, kemik iliği ve bağışıklık sistemi üzerinde baskılayıcı etki oluşturabilir.

Tıbbi Gerekçe
  • Anemi, lökopeni veya trombosit düşüklüğü erken dönemde yakalanabilir
  • Kronik toksik etkilerin ilk göstergeleri hematolojik değişikliklerdir
  • Enfeksiyonlara yatkınlık bu testle izlenir
İnsan Sağlığı Açısından Önemi

Hemogram, çalışanın genel fizyolojik direncini gösterir. Kimyasallara bağlı gizli baskılanmalar bu testle erken fark edilir.

3. Karaciğer Fonksiyon Testleri (ALT, AST, ALP, GGT)
Neden Yapılır?

Biyosidal ürünlerin büyük bölümü karaciğerde metabolize edilir.

Tıbbi Gerekçe
  • Karaciğer toksisitesi çoğu zaman sessiz ilerler
  • Enzim yüksekliği, klinik bulgudan önce ortaya çıkar
  • Kronik maruziyet karaciğer hasarına yol açabilir
İnsan Sağlığı Açısından Önemi

Karaciğer; vücudun detoks merkezidir. Bu testler, çalışanın kimyasal yükü tolere edip edemediğini gösterir.

4. Böbrek Fonksiyon Testleri (Üre, Kreatinin)
Neden Yapılır?

Bazı biyosidal maddeler ve metabolitleri böbreklerden atılır.

Tıbbi Gerekçe
  • Böbrek hasarı erken dönemde belirti vermeyebilir
  • Kreatinin artışı geç dönemde ortaya çıkar; bu yüzden düzenli takip gerekir
  • Kronik maruziyet böbrek fonksiyonlarını bozabilir
İnsan Sağlığı Açısından Önemi

Böbrekler sessiz organlardır. Bu tetkikler, geri dönüşü olmayan hasar oluşmadan önce riskleri ortaya koyar.

5. Akciğer Grafisi (PA)
Neden Yapılır?

Biyosidal uygulamalarda aerosol, buhar ve partikül inhalasyonu söz konusudur.

Tıbbi Gerekçe
  • Kimyasal inhalasyona bağlı yapısal değişiklikler izlenir
  • Kronik irritasyon ve inflamasyon bulguları erken dönemde saptanır
  • Kapalı alan uygulamalarında risk daha yüksektir
İnsan Sağlığı Açısından Önemi

Bu tetkik, çalışanın solunum sisteminin korunup korunmadığını gösterir. Maske kullanımı ve saha koşullarının etkinliği dolaylı olarak değerlendirilir.

6. Solunum Fonksiyon Testi (SFT)
Neden Yapılır?

Kimyasal buhar ve spreyler, hava yollarında daralma ve irritasyona yol açabilir.

Tıbbi Gerekçe
  • Astım benzeri tablo gelişimi erken yakalanır
  • Akciğer kapasitesindeki düşüşler saptanır
  • Maske uyumu ve yeterliliği değerlendirilir
İnsan Sağlığı Açısından Önemi

Bu test, çalışanın nefes alma kapasitesini objektif olarak ölçer ve mesleki solunum hastalıklarının önlenmesine katkı sağlar.

7. Göz Muayenesi
Neden Yapılır?

Biyosidal ürünler göz için yüksek irritan ve toksik etkiye sahiptir.

Tıbbi Gerekçe
  • Kimyasal konjonktivit ve kornea hasarı erken saptanır
  • Görme keskinliği değişiklikleri izlenir
  • Koruyucu gözlük kullanımının yeterliliği değerlendirilir
İnsan Sağlığı Açısından Önemi

Göz hasarları hızlı gelişir ve kalıcı olabilir. Bu muayene, erken müdahale imkânı sağlar.

8. Genel Fizik Muayene ve Nörolojik Değerlendirme
Neden Yapılır?

Biyosidal maruziyetin etkileri çoğu zaman çok sistemlidir.

Tıbbi Gerekçe
  • Tremor, refleks değişiklikleri, kas gücü kaybı değerlendirilir
  • Merkezi ve periferik sinir sistemi bulguları izlenir
  • Klinik bulgular laboratuvar sonuçlarıyla birlikte yorumlanır
İnsan Sağlığı Açısından Önemi

Bu muayene, tetkiklerin “sayılardan ibaret” kalmamasını sağlar. İnsanı merkeze alan değerlendirme burada yapılır.

Sonuç: Yıllık Tetkik Planı Bir Zorunluluk Değil, Koruyucu Kalkanıdır

Bu tetkik ve tahlillerin tamamı; biyosidal ürün uygulayıcılarının sağlığını korumak, firmaların mevzuat riskini azaltmak ve sahada sürdürülebilir çalışma sağlamak amacıyla planlanmaktadır.

Bizim yaklaşımımızda bu tetkikler:

  • Evrak tamamlamak için değil
  • Denetimi geçmek için değil
  • İnsanı korumak için yapılır.

Çünkü biyosidal uygulamada en pahalı ekipman değil, sağlıklı çalışan en kritik unsurdur.

Amacımız Açık:
  • Personelinizin sağlığını gerçek anlamda korumak
  • Zorunlu sağlık tetkikleri ve raporlamalarda sizi riske sokmamak
  • Denetim süreçlerini stres olmaktan çıkarmak
  • İşinizi bilen, sorumluluğunuzu paylaşan bir İSG çözüm ortağı olmak

Eğer siz de;

  • Biyosidal uygulama sahalarını tanıyan,
  • Kolinesteraz ve sağlık heyeti süreçlerini doğru yöneten,
  • Mevzuatı sadece anlatan değil, uygulayanuygulatan
    bir OSGB ile çalışmak istiyorsanız,

Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği
sizinle çalışmaya hazır.

📞 Bizimle iletişime geçin.

📍 Tetkik Eğitim Merkezi : Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR

📞 Tetkik Merkez Telefonu: +90 232 265 20 65
🌐 Web sitemiz: https://tetkik.com.tr/
📧 Bilgi: [email protected]

🔔 Unutmayın:

İşinizi biliyoruz.
Mevzuatı yönetiyoruz.
Sağlığınızı koruyoruz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Biyosidal Ürün Uygulayan Firmalara Özel Sağlık Hizmetlerimiz

Mevzuatın Ötesinde, Gerçek Maruziyeti Yöneten Bir Yaklaşım

Biyosidal ürün uygulama faaliyetleri, iş sağlığı ve güvenliği açısından klasik sektörlerden ayrılır. Bu alanda çalışan personel; pestisitler, insektisitler, rodentisitler ve benzeri kimyasallara tekrarlayan ve çoğu zaman düşük dozlu fakat süreğen maruziyet altındadır. Bu nedenle biyosidal uygulama faaliyetlerinde sağlık gözetimi, sadece “yapılması gereken bir zorunluluk” değil, doğru yapılmadığında geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilecek bir süreçtir.

Biz Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği olarak, biyosidal ürün uygulayan firmalara sunduğumuz sağlık hizmetlerini; mevzuat maddelerinin tekrarı şeklinde değil, saha gerçeklerine dayalı koruyucu hekimlik perspektifiyle ele alıyoruz.

Biyosidal Uygulamalarda Sağlık Gözetiminin Temel Mantığı

Biyosidal ürün uygulayıcılarının sağlık gözetimi; klasik işe giriş muayenesi anlayışıyla sınırlandırılamaz. Çünkü burada esas risk, akut bir kazadan ziyade, zaman içinde biriken biyolojik etkilerdir. Bu durum, özellikle sinir sistemi, karaciğer, solunum sistemi ve hematolojik parametreler üzerinde kendini gösterir.

Bu nedenle sağlık gözetimini şu üç temel eksen üzerine kuruyoruz:

  1. Maruziyetin türü ve süresi
  2. Kişisel biyolojik yanıt
  3. Periyodik ve karşılaştırmalı takip
Kolinesteraz (Cholinesterase) Tetkikleri: Sadece Bir Kan Tahlili Değil

Biyosidal ürün uygulayıcıları için Kolinesteraz tetkikleri, yönetmelik gereği zorunlu bir parametredir. Ancak uygulamada bu tetkik çoğu zaman “alındı–dosyaya kondu” yaklaşımıyla ele alınmaktadır. Bu yaklaşım, sağlık gözetiminin ruhuna aykırıdır.

Tetkik OSGB olarak Kolinesteraz takibini:

  • Bazal değerlerin doğru şekilde belirlenmesi
  • Kişiye özgü referans aralığının oluşturulması
  • Periyodik ölçümlerin trend analizi ile değerlendirilmesi
  • Düşüş eğilimi görüldüğünde erken uyarı mekanizmasının işletilmesi

şeklinde ele alıyoruz. Amacımız sadece tetkiki yapmak değil, olası sinir sistemi toksisitesini erken evrede yakalamaktır.

İşe Giriş ve Periyodik Muayenelerde Biyosidal Odaklı Yaklaşım

Biyosidal ürün uygulayıcıları için yapılan sağlık muayenelerinde standart formlarla yetinilmemelidir. Bu çalışan grubunda;

  • Kolinesteraz (Cholinesterase) Düzeyi
  • Tam Kan Sayımı (Hemogram)
  • Böbrek fonksiyonları (Üre, Kreatinin)
  • Karaciğer enzimleri (ALT, AST, ALP, GGT)
  • Akciğer Grafisi (PA)
  • Solunum fonksiyonları (SFT – Solunum Fonksiyon Testi)
  • Göz Muayenesi
  • Genel Fizik Muayene ve Nörolojik Değerlendirme
  • Cilt ve mukozal temas öyküsü

özel olarak sorgulanmalı ve kayıt altına alınmalıdır.

Özellikle;

  • Nöroloji
  • Dermatoloji
  • Göğüs Hastalıkları

Uzman Hekimleri tarafından değerlendirildikte sonra işyeri hekimi muayene – kontrolü ile birikte EK-2 Formu düzenlenmelidir.

EK-2 Formu sonuç bölümünde değerlendirme;

  • Çalışmasına Engel Yoktur
  • Çalışmasına ………. şartı ile Engel Yoktur
  • Çalışmasına geçici olarak ……. sebebi ile Engel vardır.
  • Çalışması ……. sebebi ile Uygun Değildir.

Olarak raporlanmalıdır.

Tetkik OSGB bünyesinde yürütülen muayenelerde, çalışan sadece “çalışabilir/çalışamaz” şeklinde değerlendirilmez. Hangi koşullarda, hangi sıklıkta ve hangi önlemlerle çalışması gerektiği net şekilde belirlenir.

Sağlık Heyeti Raporlaması ve Uygunluk Süreçleri

Biyosidal ürün uygulayan firmaların sıklıkla karşılaştığı konulardan biri de sağlık heyeti raporlarıdır. Bu süreç, yanlış planlandığında zaman kaybına, personel eksikliğine ve sahada aksamalara neden olabilir.

Biz bu süreci;

  • Doğru zamanda
  • Doğru branşlarla
  • Mevzuata uygun ve denetime hazır şekilde

planlayarak yürütüyoruz. Firmaların “rapor alındı mı?” kaygısı yerine, raporun gerçekten koruyucu ve geçerli olması esas alınır.

Kayıt, İzleme ve Denetim Güvenliği

Biyosidal sektöründe denetimler çoğu zaman sağlık kayıtları üzerinden ilerler. Eksik, düzensiz veya tutarsız sağlık dosyaları firmalar için ciddi risk oluşturur.

Tetkik OSGB olarak;

  • Tüm sağlık verilerini izlenebilir ve karşılaştırılabilir şekilde kayıt altına alıyor
  • Denetim anında sunulabilecek, eksiksiz sağlık dosyaları oluşturuyor
  • Firma yönetimini ve saha sorumlularını olası riskler konusunda önceden bilgilendiriyoruz
Sonuç – Sağlık Gözetimi Bir Evrak Değil, Bir Güvenlik Bariyeridir

Biyosidal ürün uygulama faaliyetlerinde sağlık hizmetleri; bir formalite değil, işin sürdürülebilirliği için kritik bir güvenlik bariyeridir. Doğru yürütülmeyen sağlık gözetimi, en iyi ekipmanı ve en deneyimli personeli bile koruyamaz.

Biz Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği olarak; biyosidal sektörüne sunduğumuz sağlık hizmetlerini, çalışanı gerçekten koruyan, firmayı mevzuat riskinden uzak tutan ve sahayla uyumlu bir sistem olarak kurguluyoruz.

Çünkü biz bu işi teorik olarak bildiğimiz gibi, yapılması gerektiği gibi de sahada uyguluyoruz.

Amacımız Açık:
  • Personelinizin sağlığını gerçek anlamda korumak
  • Zorunlu sağlık tetkikleri ve raporlamalarda sizi riske sokmamak
  • Denetim süreçlerini stres olmaktan çıkarmak
  • İşinizi bilen, sorumluluğunuzu paylaşan bir İSG çözüm ortağı olmak

Eğer siz de;

  • Biyosidal uygulama sahalarını tanıyan,
  • Kolinesteraz ve sağlık heyeti süreçlerini doğru yöneten,
  • Mevzuatı sadece anlatan değil, uygulayanuygulatan
    bir OSGB ile çalışmak istiyorsanız,

Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği
sizinle çalışmaya hazır.

📞 Bizimle iletişime geçin.

📍 Tetkik Eğitim Merkezi : Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR

📞 Tetkik Merkez Telefonu: +90 232 265 20 65
🌐 Web sitemiz: https://tetkik.com.tr/
📧 Bilgi: [email protected]

🔔 Unutmayın:

İşinizi biliyoruz.
Mevzuatı yönetiyoruz.
Sağlığınızı koruyoruz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Hafta 3 — Gölge: İçimizdeki Bastırılmış Karanlık

1) Gölge Nedir?

Jung’a göre gölge, kişiliğimizin bastırdığımız, inkâr ettiğimiz, kabul etmediğimiz yönleridir.

  • Bunlar “kötü” olmak zorunda değildir, sadece uygun görülmeyen taraflardır.
  • Kültür, aile, toplum, din… bize “hangi özellikler kabul edilebilir, hangileri ayıplanır” öğretir.
  • Kabul görmeyen yönler bilinçdışına itilir. İşte bunlar gölgeyi oluşturur.

📌 Örnekler:

  • Çocuğa sürekli “ağlama” denirse → duygusallığı gölgeye itilir.
  • Kıza “kızgınlık yakışmaz” denirse → öfke gölgeye atılır.
  • Oğlana “erkekler korkmaz” denirse → korkuları gölgeye bastırılır.

2) Gölgenin Özellikleri
  1. Bilinçdışıdır → Kişi “ben öyle değilim” der.
  2. Bastırılmıştır → Görmezden gelinir.
  3. Enerji taşır → Bastırıldıkça daha güçlü bir şekilde geri döner.
  4. Projeksiyon yapar → Kendi gölgemizi başkalarında görürüz.

3) Gölgenin İşlevi

Gölge “kötü” değildir; aslında bütünlüğün kayıp yarısıdır.

  • İçimizdeki potansiyeli saklar.
  • Yaratıcılığın, cesaretin, hatta sevginin bastırılmış parçaları gölgeye itilmiş olabilir.
  • Gölgeyle yüzleşmek → daha otantik, bütün bir benlik.

4) Projeksiyon (Yansıtma)

Gölgenin en belirgin özelliği: Kendi gölgemizi başkasına yansıtmak.

📌 Örnekler:

  • İçinde öfke bastırılmış biri, başkalarını “çok öfkeli” bulur.
  • Gizli kıskançlık taşıyan biri, sürekli başkalarını “kıskanç” olmakla suçlar.
  • Toplumlar da gölgelerini “öteki”ne yansıtır (düşman yaratır).

5) Kültürel Boyut – Türk Toplumunda Gölge
  • “Ayıp olur” → bastırma mekanizması
  • “Elalem ne der” → gölgeyi gizleme kültürü
  • “Büyüklerin yanında sus” → bastırılmış öfke ve isyan
  • “Kötü kadın / kötü adam” etiketleri → kolektif gölgeleme

Sonuç: Toplum gölgesini dış gruplara veya azınlıklara yansıtır.

6) Gölgenin Tehlikesi
  • Bastırma arttıkça patlama: İçeride birikir, kriz anında kontrolsüz şekilde fırlar.
  • Projeksiyonla çatışma: Kendimizde göremediğimizi başkada görüp kavga ederiz.
  • Çifte hayat: “Dışarıda düzgün, içeride gizli karanlık.”

7) Gölgenin Fırsatı

Jung der ki:

“Altına inmezsen, ışığı da bulamazsın.”

  • Gölge, gelişim için hazine taşır.
  • Bastırılmış özellikler bilinçle birleşirse → yaratıcı enerji, özgünlük, cesaret.

Örneğin:

  • Öfkesini kabul eden kişi, sınır çizmeyi öğrenir.
  • Bastırılmış cesaretiyle yüzleşen kişi, lider olur.
  • Bastırılmış yaratıcılığını kabul eden kişi, sanatçı olur.

8) Rüyalarda Gölge

Rüyalarda gölge genelde:

  • Karanlık figürler
  • Takip eden yabancılar
  • Korkutucu hayvanlar
    olarak çıkar.

Ama dikkat: Gölge sadece “kötü canavar” değil, bazen bize yol gösteren “karanlık arkadaş”tır.

9) Modern Hayatta Gölge
  • Sosyal medyada sürekli mutlu görünen → depresyonunu gölgeye itmiş olabilir.
  • İş yerinde aşırı otoriter patron → aslında kendi yetersizlik korkusunu bastırıyor.
  • Politikada “biz iyi, onlar kötü” → gölge yansıması.

10) Gölgeyle Yüzleşmek
  1. Fark Etmek: Kimi kişiler seni aşırı rahatsız ediyor? → Gölgene işaret.
  2. Projeksiyonunu Geri Al: “O çok bencil” dediğinde → “Ben de nerelerde bencillik gösteriyorum?” diye sor.
  3. Rüya Günlüğü: Karanlık figürleri kaydet, sembolleri çöz.
  4. Yaratıcı Dönüşüm: Bastırılmış enerjiyi sanat, yazı, spor gibi kanallara aktar.

Bu Haftaki Ödeviniz

Önümüzdeki hafta pazara kadar bu haftanın konusunu, önceki haftaları ve aşağıda verdiğim ödevinizi her gün tekrar edin. Bu sayede konuyu içselleştirecek ve hayatınızın akışına adapte etmiş olacaksınız.

A) Gölgemi Tanıyorum Defteri
  1. Sizi en çok sinirlendiren 3 insanı yazın.
  2. Onlarda gördüğünüz 3 özelliği yazın.
  3. Aynı özelliklerin sizde nerede küçük izlerle var olabileceğini düşünün.

B) Rüya Analizi
  • Bu gece rüyanızda “karanlık, tehdit, takip, yabancı” figürleri varsa → kaydedin.
  • Onların aslında hangi gölgenize işaret ettiğini yazın.

C) Gölgemi İfade Etme Deneyi
  • Gün içinde normalde bastırdığınız bir duygunuzu (öfke, üzüntü, kırgınlık) küçük bir ortamda ifade edin.
  • Örn: “Bu sözün beni kırdı.”
  • Sonuçları not et.
Dr. Mustafa KEBAT
⭐️⭐️⭐️⭐️

Eğitim Almak İçin Bizi Arayın

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü Dr Mustafa KEBAT yönetiminde deneyimli ekibimizle, firmanız yöneticilerine Gölge İle Barışma – Propriyoseptif Egzersizler Eğitimini Türkiyenin her yerinde planlayalım.

Eğitim Başvurusu

Dr Mustafa KEBAT – 0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

  • Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
  • +90 232 265 20 65
  • [email protected]
⭐️⭐️⭐️⭐️

BİLGİ NOTU: Carl Gustav Jung, gölge arketipini Almanca yazdığı eserlerinde genellikle “der Schatten” kelimesiyle ifade etmiştir. Bu kelime doğrudan “gölge” anlamına gelir ve Jung’un analitik psikolojisinde bireyin bilinçdışı yönlerini, bastırılmış dürtülerini ve kabul görmeyen kişilik parçalarını temsil eder.

Jung’un özellikle Aion: Researches into the Phenomenology of the Self adlı eserinde “Schatten” terimi sıkça geçer. Burada gölge, benliğin (das Ich) karşıtı olarak konumlandırılır ve bireyleşme sürecinde (Individuation) yüzleşilmesi gereken temel bir arketip olarak ele alınır.

Kısaca:

  • Almanca: der Schatten
  • İngilizce: the Shadow
  • Türkçe: gölge

Bu terim, Jung’un kolektif bilinçdışı kuramı içinde yer alan en güçlü arketiplerden biridir ve hem kişisel hem kültürel düzeyde dönüşümün kapısını aralar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Güvenlik Enstrümanlı Sistemler (SIS) – Hayat Kurtaran Sessiz Kahramanlar

Hayatınızda hiç “bir şey olsaydı da sistem otomatik olarak devreye girip tehlikeyi engelleseydi” diye düşündünüz mü?

Endüstride, özellikle petrol, doğalgaz, kimya ve enerji sektörlerinde, işte bu hayali gerçeğe dönüştüren sistemler var. Adı: Güvenlik Enstrümanlı Sistemler (İngilizcesi: Safety Instrumented Systems – kısaca SIS).

🚨 🚨 🚨
SIS Nedir? Ne İşe Yarar?

SIS (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler), bir tehlikeyi önceden algılayıp, makineyi veya süreci otomatik olarak güvenli moda geçiren bir sistemdir.

🧠 Kısaca düşünün:

  • Sensör tehlikeyi “hissediyor”,
  • Kontrol birimi karar veriyor,
  • Aktüatör (vana, kesici vs.) duruma müdahale ediyor.

Bu üçlü mekanizma, bir patlamayı, yangını veya ölümcül bir sızıntıyı önleyebilir. Yani SIS (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler), kaza olmadan önce duran “gizli süper kahraman” gibidir.

🏭 🏭 🏭
Örnekle Anlatırsak…

Bir kimya tesisinde, tankta depolanan kimyasal maddenin sıcaklığı kontrol altında tutulmalıdır. Aşırı ısınırsa patlayabilir.

Normal sistemler arızalanırsa:

  • SIS (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler) devreye girer:
    • Sıcaklık sensörü tehlikeli seviyeyi algılar.
    • Kontrol ünitesi, sisteme “Dur!” komutu verir.
    • Vana açılır, basınç düşürülür, sistem güvenli moda geçer.

Bu müdahale, bir felaketi önler.

🔧 🔧 🔧
SIS’in (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler) Bileşenleri Neler?

Bir SIS (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler) sistemi üç temel bileşenden oluşur:

  1. Sensörler – Basınç, sıcaklık, seviye, debi gibi değerleri sürekli izler.
  2. Logic Solver (Mantık Çözücü) – Sensörden gelen verileri analiz eder, karar verir.
  3. Aktüatörler – Tehlikeli durum oluşursa vanayı kapatır, sistemi durdurur.

Bu zincir kusursuz çalışmak zorundadır. Çünkü bir hata, milyonluk kayıp ya da can kaybı anlamına gelebilir.

📊 📊 📊
SIL Ne Anlama Geliyor?

SIS (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler) sistemleri, hangi seviyede güvenlik sunduklarına göre SIL (Safety Integrity Level) yani Güvenlik Bütünlüğü Seviyesi ile sınıflandırılır.

  • SIL 1: Düşük riskli yerlerde kullanılır.
  • SIL 2-3: Orta-yüksek riskli tesislerde tercih edilir.
  • SIL 4: En tehlikeli ortamlarda, örneğin nükleer tesislerde.

Bir SIS (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler) sisteminin hangi SIL seviyesine sahip olması gerektiği, olası tehlikenin büyüklüğüne göre belirlenir.

🧠 🧠 🧠
Peki SIS Olmadan Ne Olur?

SIS (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler) olmadan, sistemin tamamen operatör gözetimiyle korunması gerekir. Ancak insanlar yorulur, hata yapar, gözden kaçırır.

Oysa SIS (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler):

  • 7/24 izler,
  • Müdahale eder,
  • İnsan hayatını korur.

SIS (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler) sistemleri sayesinde kaza olmadan önce müdahale etmek mümkündür. Kazadan sonra önlem almanın maliyeti hem ekonomik hem insani olarak çok daha fazladır.

🧭 🧭 🧭
Nerelerde Kullanılıyor?

SIS (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler) sistemleri sadece devasa rafinerilerde değil;

  • Enerji santrallerinde,
  • İlaç üretim tesislerinde,
  • Doğalgaz çevrim santrallerinde,
  • Otomotiv üretim hatlarında
    yaygın olarak kullanılıyor.

Hatta uçaklarda bile, benzer mantıkta çalışan güvenlik sistemleri mevcut!

🤔 🤔 🤔
Peki Synergi Plant Ne Yapıyor?

Synergi Plant gibi platformlar, işletmelerin SIS (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler) düzeylerini analiz etmesine, risk puanlarını belirlemesine ve sistemin doğru çalışıp çalışmadığını gözlemlemesine imkân tanır.

Bu platformlar sayesinde:

  • Risk matrisleri çıkarılır,
  • Güvenlik fonksiyonlarının SIL düzeyleri kontrol edilir,
  • Gerekiyorsa sistemler revize edilir.

Yani SIS’in (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler) sadece kurulması yetmez, sürekli izlenmesi ve test edilmesi gerekir.

Sessiz Kahramanları Görün

Güvenlik Enstrümanlı Sistemler (SIS), endüstride sessizce hayat kurtaran, milyarlık zararların önüne geçen, görünmeyen ama vazgeçilmez kahramanlardır.

Unutmayın:
Bir kaza, çoğu zaman bir sinyalin doğru algılanmamasıyla başlar.
SIS (Güvenlik Enstrümanlı Sistemler) ise bu sinyali algılayıp, kararı verir ve müdahaleyi yapar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Masa Başı Çalışanlar İçin Kan Dolaşımında Denge Rehberi – 4

4. Masada Kan Dolaşımını İyileştiren Uygulamalar

Masa başında geçirilen uzun saatler boyunca vücudumuzun en fazla etkilenen sistemlerinden biri dolaşım sistemidir. Kanın serbest akışı, kasların mikro düzeyde kasılmasıyla, doğru pozisyonla ve ergonomik düzenlemelerle desteklenir. Ancak, çoğu çalışan farkında olmadan, uzun süre aynı pozisyonda kalmak, uygunsuz oturmak veya yanlış masa düzeninde çalışmak suretiyle kan dolaşımını engeller.

Bu bölüm, masa başında çalışırken kan dolaşımını optimize etmek için uygulanabilir pratik adımları ayrıntılı biçimde açıklamaktadır. Özellikle ayak ve bacak pozisyonları, masa-sandalye yüksekliği optimizasyonu ve bilgisayar monitör düzeni, hem dolaşım sağlığı hem de genel ergonomik denge açısından kilit rol oynar.

4.1 Ayak ve Bacak Pozisyonları
4.1.1 Alt Ekstremite Dolaşımının Önemi

Bacaklar, kalpten en uzak organlardır ve yer çekimi nedeniyle kanın geri dönüşü (venöz dönüş) zordur. Bu nedenle alt ekstremite dolaşımı, masa başında uzun süre oturan kişilerde en çok zorlanan dolaşım hattıdır.

Fizyolojik olarak, bacak kasları birer “pompa” görevi görür. Her kasılma, damar içindeki kanı yukarıya, kalbe doğru iter. Ancak hareketsizlikte bu pompa devre dışı kalır ve kan göllenmesi, ödem veya varis gibi durumlar ortaya çıkar.

Harvard Medical School’un 2023 verilerine göre, günde 8 saatten fazla oturan kişilerde bacak damarlarında kan akış hızı %37 oranında düşmekte, bu durum uzun vadede venöz yetmezlik riskini iki katına çıkarmaktadır.

4.1.2 İdeal Ayak Pozisyonu

Ofis ergonomisinde, ayakların konumu kan dolaşımı için temel belirleyicidir.

🔹 Kural 1 – Ayaklar yere tam temas etmeli.
Ayak tabanı, vücut ağırlığını eşit dağıtarak damarlara mekanik destek sağlar. Eğer ayaklar havada kalırsa, baldır kasları gevşer, dolaşım azalır.

🔹 Kural 2 – Bacaklar 90–100° açıda olmalı.
Dizlerin çok fazla bükülmesi, özellikle diz arkası damarlarını (popliteal ven) sıkıştırır. Bu durum “kan göllenmesi”ne yol açar.

🔹 Kural 3 – Bacaklar çaprazlanmamalı.
Bacak bacak üstüne atmak, femoral ve iliak damarlarda basıncı %50 artırır. Sürekli tekrarlandığında damar duvarı elastikiyetini azaltır ve varis oluşumunu hızlandırır.

🔹 Kural 4 – Ayak bileği aktif tutulmalı.
Ayak parmaklarını yukarı-aşağı oynatmak veya bileği döndürmek, kas pompasını harekete geçirir. Her saat başı 1–2 dakikalık bu mikro hareket, dolaşımın sürekliliğini sağlar.

4.1.3 Ofis İçin Uygun Ayak Desteği Seçimi

Ayak desteği (footrest) ofis ergonomisinde dolaşımı destekleyen önemli bir ekipmandır.
Türk ofislerinde sıklıkla gözlenen hata, çalışanların yüksek masa/sandalye oranı nedeniyle ayaklarının havada kalmasıdır. Bu, alt ekstremitede “basınç tıkanması” yaratır.

İdeal ayak desteği özellikleri:

  • 10–15 cm yükseklikte, ayarlanabilir açıya sahip,
  • Kaymaz yüzeyli,
  • Hafif eğimli (yaklaşık 15°).

Alternatif çözüm:
Resmî footrest bulunmuyorsa, sağlam bir ayakkabı kutusu veya 10 cm kalınlığında kitap da geçici çözümdür.
Amaç, diz ve kalça arasındaki açıyı doğal konumda (90–100°) tutmaktır.

4.1.4 Ofiste Uygulanabilecek Ayak ve Bacak Egzersizleri
1. Ayak Pompası Egzersizi
  • Oturur pozisyonda topukları kaldırıp parmak uçlarını yere bastırın.
  • Sonra tersini yapın: topuklar yere, parmaklar yukarı.
  • 20 tekrar.
    Faydası: Venöz kanı yukarı iter, baldır kaslarını aktive eder.

2. Mini Yürüyüş (Masa Arkasında)
  • Sandalyeden kalkın, bulunduğunuz alanda 10 adım atın.
  • Her adımda topuktan başlayarak parmak ucuna geçin.
    Faydası: Kas pompasını maksimum düzeyde çalıştırır.

3. Diz Açısı Kontrolü
  • Sandalyede otururken, bir ayağınızı öne doğru uzatın.
  • 10 saniye tutup indirin.
  • Her iki bacak için 5 tekrar.

4. Dairesel Bilek Rotasyonu
  • Her iki ayağı havaya kaldırın.
  • Bilekleri saat yönünde ve tersinde 10’ar kez döndürün.

💡 Bu egzersizlerin her biri ortalama 2 dakikalık sürelerde yapılabilir ve düzenli uygulandığında bacak dolaşımını %20 artırır (Kaynak: European Journal of Occupational Health, 2021).

4.1.5 Türk Çalışma Ortamına Uygun Öneriler
  • Dar alan ofislerde: Sandalyede yapılan mikro hareketlere (bilek ve ayak pompası) öncelik verilmelidir.
  • Yoğun toplantı ortamlarında: Ayak altına top konarak (örneğin tenis topu) küçük dairesel masaj hareketleri yapılabilir.
  • Evden çalışanlarda: Sandalye yüksekliği genellikle masa ile uyumsuzdur; mutlaka ayak desteği kullanılmalıdır.

4.2 Masa ve Sandalye Yüksekliğinin Optimizasyonu
4.2.1 Ergonomi – Dolaşım İlişkisi

Masa ve sandalye yüksekliği yalnızca konforu değil, dolaşımın sürekliliğini belirler. Yanlış yükseklik oranları, özellikle diz arkası ve kasık bölgesindeki damarların sıkışmasına yol açabilir.
Bu durum, “mekanik venöz obstrüksiyon” olarak adlandırılır.

Ergonomik denge sağlandığında, kas iskelet sistemi doğru hizalanır, damar ve sinir yolları serbest kalır, kalp pompası yükü azalır.

4.2.2 Masa ve Sandalye Arasındaki Altın Oran

İdeal ölçü oranı:

Masa yüksekliği (H₁) ≈ Oturma yüksekliği (H₂) + 27–30 cm

Yani, örneğin oturma yüksekliği 45 cm ise, masa yüksekliği yaklaşık 72–75 cm olmalıdır.

Hedef:

  • Dirsek açısı 90–100° olmalı.
  • Kollar gevşek biçimde masaya paralel uzanmalı.
  • Omuzlar yukarı kalkmamalı, dirsekler masaya yaslanmamalı.

Bu açıların korunması, damar sıkışması ve sinir tıkanmalarını önler.

4.2.3 Sandalye Ayarları (Ergonomik Detaylar)
Bölümİdeal ÖzellikDolaşım Faydası
Oturma YüksekliğiAyaklar yere tam temas etmeliAlt ekstremite venöz dönüş kolaylaşır
Oturma DerinliğiDiz arkasıyla koltuk arasında 3–5 cm boşlukPopliteal damar sıkışmaz
Sırt DesteğiBelin doğal kavisine uygunDuruş dengesi, kan basıncı dengelenir
Kol DayamaDirsek 90° açıda, omuz gevşekKas gerginliği azalır
Oturma MinderiOrta sertlikte, hava geçirgenBasınç noktaları azalır

Ergonomik sandalye kullanımı, uzun dönemli venöz yetmezlik riskini %45 oranında azaltır (Occupational Safety Journal, 2020).

4.2.4 Masa Yüksekliğinin Ayarlanması

Bazı durumlarda, sabit masalarda yükseklik değiştirilemez. Bu durumda:

  • Sandalyeyi masa yüksekliğine göre ayarlayın.
  • Ayaklar havada kalırsa ayak desteği kullanın.
  • Klavye çok yukarıdaysa bilek desteği (mouse pad veya yumuşak ped) ekleyin.

Elektrikli yükseklik ayarlı masalar (sit-stand desk) giderek yaygınlaşmaktadır.
Araştırmalara göre, günde 2 saat ayakta çalışmak:

  • Alt ekstremite dolaşımını %40 artırır,
  • Kalori tüketimini 150 kcal yükseltir,
  • Bel ağrısı şikayetini %32 azaltır.

Türk ofislerinde maliyet nedeniyle her masanın ayarlanabilir olması zor olsa da, departman bazlı ortak kullanım noktaları oluşturulabilir (örneğin “ayakta çalışma masası köşesi”)

4.2.5 Ofis Tipine Göre Dolaşım Odaklı Ergonomi Önerileri
Ofis TipiSorunÇözüm
Açık ofisHareketsizlik + sabit sandalyeSaat başı 3 dk yürüyüş, hareketli oturma
Ev ofisiMasa-sandalye uyumsuzluğuYastık/ayak desteği, monitör yükseltici
Call-centerUzun süreli oturma30 dk’da bir “ayakta görüşme”
Yönetici masasıBüyük masa – uzak monitörEkran mesafesi 60–70 cm’ye sabitlenmeli

4.2.6 Sandalye Seçiminde Dolaşım Öncelikli Kriterler
  • Oturma minderi ortopedik olmalı. Jel veya hava dolgulu modeller tercih edilmeli.
  • Dinamik oturma özelliği (hafif sallanma) kas aktivasyonunu artırır.
  • Sırt desteği hareketli olmalı, sabit sırtlıklar dolaşım engelleyebilir.
  • Kolçaklar dirsek hizasında olmalı, yüksek kolçaklar omuz damarlarını sıkıştırır.

4.3 Bilgisayar ve Monitör Düzeni
4.3.1 Ekran Düzeyinin Dolaşım Üzerindeki Dolaylı Etkisi

Monitör yüksekliği doğrudan dolaşımı etkilemiyor gibi görünse de, aslında postür zincirinin başlangıç noktasıdır. Ekran çok alçakta olduğunda kişi öne eğilir; bu da göğüs kafesini sıkıştırır, diyafram hareketini kısıtlar ve kalp üzerindeki mekanik basıncı artırır.

Özellikle boyun ve sırt kaslarının kronik kasılması, bölgesel kan akımını azaltır; uzun vadede baş ağrısı, yorgunluk ve “boyun damar basısı sendromu” gibi dolaşım sorunlarına yol açabilir.

4.3.2 İdeal Monitör Konumu
Kriterİdeal DeğerDolaşım Üzerindeki Etki
Göz hizasıEkranın üst kenarı gözle aynı hizaya gelecekBoyun nötr pozisyonda kalır
Mesafe60–70 cmGöz kasları gevşer, öne eğilme azalır
Eğim10–20° yukarı eğimliGörüş açısı doğal hale gelir
AydınlatmaYan veya arka ışık, direkt yansıma yokGöz kası yorgunluğu ve baş ağrısı azalır

4.3.3 Monitör, Klavye ve Mouse Üçlüsünün Uyumlu Dizilimi
  1. Klavye:
    • Dirsek 90° açıda, bilek düz pozisyonda olmalı.
    • Klavye masanın kenarına 10–15 cm mesafede konumlanmalı (bilek desteği için).
  2. Mouse:
    • Klavyenin hemen yanında olmalı.
    • Omuzdan değil, dirsekten hareket ettirilmeli.
    • Aşırı küçük mouse, parmak kaslarını zorlar ve dolaşımı bozar.
  3. Monitör:
    • Doğrudan önünüzde olmalı.
    • Ekran kenarıyla vücut arasında 5–10° sapma olabilir ama daha fazla değil.

Bu üçlü denge sağlandığında, üst gövde kaslarında gerginlik %40 azalır, kalp ritmi dengelenir (NIOSH, 2021).

4.3.4 Çift Monitör Kullanımında Dolaşım Uyumları
  • Eğer iki ekran eşit kullanılıyorsa, tam ortada oturun.
  • Ana ekranı sık kullandığınız yöne 15° eğin.
  • Ekranlar arasında sık geçiş varsa, gözleri değil başı hafifçe döndürün.
  • Her 30 dakikada bir gözleri uzağa odaklayın (20–20–20 kuralı: 20 dakikada 20 saniye, 20 adım uzağa bak).

4.3.5 Türk Ofislerinde Gözlenen Yaygın Sorunlar ve Çözümler
SorunDolaşım EtkisiÇözüm
Monitör çok alçaktaGöğüs basısı, boyun gerginliğiEkranı 10 cm yükseltin (kitap veya yükselticiyle)
Klavye çok uzakÖne eğilme, omuz sıkışmasıKlavyeyi 10 cm yaklaştırın
Mouse çok küçükEl damar basısıOrta boy ergonomik mouse kullanın
Yansıma yapan ekranGöz kası gerginliğiEkranı yan ışıkla aydınlatın

4.3.6 Bilgisayar Başında Nefes ve Mikro Hareketler

Kan dolaşımını desteklemenin en basit yollarından biri, monitör karşısında bilinçli nefes almak ve mikro hareketler yapmaktır:

  • Omuz yuvarlama (10 tekrar)
  • Boyun germe (sağa-sola 10 saniye)
  • Diyafram nefesi (4-4-4 ritminde)
  • Göz kırpma ve uzağa odaklanma (20 saniye)

Bu uygulamalar, hem oksijenlenmeyi hem de mikrodolaşımı artırır.

4.4 Sonuç: Masada Dolaşım Dostu Çalışma Kültürü

Masa başı çalışanlar için dolaşım sağlığı; pahalı ekipmanlar değil, bilinçli farkındalık ve küçük düzeltmelerle korunur.
Ayakların yere tam basması, sandalye-masa oranının uyumlu olması ve monitör hizasının doğru ayarlanması — hepsi birlikte, kalp-damar sisteminin sağlıklı çalışması için kritik önemdedir.

“Masa başında doğru oturmak, sadece omurgayı değil, kalbi de korur.”

Bu rehberin amacı, çalışanların hem ergonomik farkındalığını artırmak hem de dolaşım sağlığını iş yaşamının bir parçası haline getirmektir.

Günlük yaşamda uygulanacak küçük değişiklikler — 5 dakikalık ayak egzersizi, monitör hizasının düzeltilmesi, doğru sandalye ayarı — uzun vadede damar sağlığını korur, yorgunluğu azaltır ve verimliliği yükseltir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Masa Başı Çalışanlar İçin Kan Dolaşımında Denge Rehberi yazı dizisinin tamamının Ana Başlıklar ve Ara Başlıkları aşağıdaki sıra ile yayınlanmıştır

1. Giriş – 02.01.2026
  • 1.1 Rehberin Amacı
  • 1.2 Hedef Kitle
  • 1.3 Kan Dolaşımı ve Masa Başı Çalışmanın Önemi

2. Kan Dolaşımı ve Masa Başı Çalışmanın Etkileri – 09.01.2026
  • 2.1 Kan Dolaşımının Temel İşlevleri
  • 2.2 Uzun Süreli Oturmanın Fizyolojik Etkileri
  • 2.3 Dolaşım Bozukluklarının Belirtileri

3. Günlük Alışkanlıklar ile Dolaşımı Destekleme – 16.01.2026
  • 3.1 Düzenli Molalar ve Hareket
  • 3.2 Ofis İçi Egzersizler
  • 3.3 Doğru Oturma ve Postür

4. Masada Kan Dolaşımını İyileştiren Uygulamalar – 23.01.2026
  • 4.1 Ayak ve Bacak Pozisyonları
  • 4.2 Masa ve Sandalye Yüksekliğinin Optimizasyonu
  • 4.3 Bilgisayar ve Monitör Düzeni

5. Beslenme ve Sıvı Alımı – 30.01.2026
  • 5.1 Dolaşımı Destekleyen Besinler
  • 5.2 Su Tüketimi ve Hidratasyon
  • 5.3 Kafein ve Alkolün Etkileri

6. Stres Yönetimi ve Dolaşım – 06.02.2026
  • 6.1 Stresin Kan Dolaşımına Etkisi
  • 6.2 Nefes Egzersizleri
  • 6.3 Kısa Meditasyon ve Rahatlama Teknikleri

7. Dolaşım Sorunlarının Erken Tespiti ve Önleme – 13.02.2026
  • 7.1 Yaygın Dolaşım Problemleri
  • 7.2 Evde ve Ofiste Basit Kontroller
  • 7.3 Profesyonel Destek Gerektiren Durumlar

8. Özet ve Pratik Öneriler – 20.02.2026
  • 8.1 Günlük Uygulama Planı
  • 8.2 Hatırlatıcı ve Motivasyon Önerileri
  • 8.3 Kaynaklar ve Ek Okuma

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

#masabaşı #denge #kandolaşımı #tetkikosgb #kebat

Daha Fazla

Karanfili Neden Emiyoruz?

Tüm Vücuda Hızlı Etki

Karanfilin içerdiği başlıca aktif madde olan eugenol, dil altı (sublingual) ve ağız mukozası yoluyla hızla emilir. Bu sayede;

  • Sindirim sistemine uğramadan doğrudan kan dolaşımına geçer.
  • Etki süresi hızlanır, özellikle ağrı kesici ve sakinleştirici etkileri daha kısa sürede görülür.
  • Mide ve karaciğerin eugenol’ü ilk geçiş metabolizmasında parçalama etkisi azalır, böylece biyoyararlanım artar.

Lokal Antibakteriyel ve Antiseptik Etki

Karanfili çiğnediğinizde;

  • Ağız içindeki bakteri ve mikroplara karşı güçlü bir antiseptik etki gösterir.
  • Ağız kokusunu giderir, özellikle anaerobik bakterilere karşı etkilidir.
  • Diş eti iltihaplarını azaltır ve periodontal hastalıkların önlenmesine yardımcı olur.
  • Diş ağrısını lokal uyuşturucu etkisiyle hafifletir.

Sinir Uçlarına Etkiyle Hafif Sakinleştirici Etki

Ağız mukozasından eugenol ve diğer bileşenlerin emilimi sayesinde:

  • Dilaltı sinir uçları yoluyla vagus siniri üzerinden merkezi sinir sistemine sinyal iletimi kolaylaşır.
  • Bu da parasempatik sistemi (gevşeme sistemini) harekete geçirir, böylece hafif sakinleştirici ve gevşetici bir etki oluşur.
  • Özellikle stresli veya anksiyeteli anlarda birkaç adet karanfilin ağızda çiğnenmesi ya da bekletilmesi, zihinsel rahatlama sağlar.

Sindirim Sistemine Geçişte Destek

Ağızda bir süre bekletildikten sonra yutulan karanfil yağı veya çayı:

  • Mide asidini dengelemeye yardımcı olur.
  • Mide spazmlarını ve şişkinlikleri azaltır.
  • Sindirim enzimlerinin salgılanmasını destekler.

Karanfilin Yatıştırıcı Etkinliği

  • Eugenol (en baskın bileşen): Ağrı kesici, anti-inflamatuvar ve sedatif etkileriyle bilinir.
  • Beta-karyofillen: Endokanabinoid sistemle etkileşime girerek anksiyolitik ve antidepresan etki gösterdiği düşünülmektedir.
  • Tanenler, flavonoidler ve saponinler: Antioksidan ve sinir sistemi dengeleyici etkilere katkı sağlar.

Bu bileşenler, özellikle merkezi sinir sistemi üzerinde etkili olup, beyinde GABA (gamma-aminobütirik asit) düzeylerini artırarak veya GABA reseptörlerini uyararak sakinleştirici (sedatif) etki oluşturabilirler.

GABA, beynin başlıca inhibitör nörotransmiteridir ve beyindeki nöral aktiviteyi yavaşlatarak anksiyete, stres ve uykusuzluğu azaltmada kilit rol oynar. Eugenol’ün GABA reseptörleri üzerindeki etkisi şu şekildedir:

  • Eugenol, GABA-A reseptörlerinin duyarlılığını artırarak GABA’nın bağlanmasını kolaylaştırır.
  • Bu etki, sedatif (sakinleştirici) ilaçlara benzer şekilde sakinlik, kas gevşemesi ve uyku hali oluşturabilir.
  • Hayvan deneylerinde, eugenol’ün doza bağlı şekilde merkezi sinir sistemini baskıladığı, motor aktiviteyi azalttığı ve uyku süresini uzattığı gözlenmiştir.

Karanfilden bu kadar bahsetmişken bir de kolay tarif vereyim.

Karanfil Çayı Tarifi

Malzemeler

  • 5–6 adet karanfil (kuru, bütün)
  • 1 su bardağı (200–250 ml) içme suyu
  • Damak tadınıza ve tercih ettiğiniz ek faydalara göre aşağıdakileri ekleyebilirsiniz.
    • 1 çubuk tarçın (aromatik ve kan şekeri dengeleyici etkisi için)
    • 1 dilim taze zencefil (bağışıklığı destekler)
    • 1 tatlı kaşığı bal (tatlandırmak için, çay biraz ılıdıktan sonra ekleyin)
    • Birkaç damla limon (C vitamini ve ferahlatıcı etki için)

Hazırlanışı

  1. Suyu bir cezve veya küçük tencerede kaynamaya bırakın.
  2. Kaynamaya başladıktan sonra içine karanfilleri (ve istenirse tarçın veya zencefili) ekleyin.
  3. Altını kısarak 5–10 dakika arası demleyin.
  4. Ocaktan alın, birkaç dakika dinlendirin.
  5. Süzerek fincana alın. Ilıdıktan sonra isteğe bağlı olarak bal veya limon ekleyebilirsiniz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Syzygium aromaticum L. (Myrtaceae): Geleneksel Kullanımlar, Biyoaktif Kimyasal Bileşenler, Farmakolojik ve Toksikolojik Aktiviteler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32019140/

⭐️⭐️ Karanfil Esansiyel Yağı (Syzygium aromaticum L. Myrtaceae): Ekstraksiyon, Kimyasal Bileşim, Gıda Uygulamaları ve İnsan Sağlığı İçin Temel Biyoaktivite https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34770801/

⭐️⭐️ Karanfil ( Syzygium aromaticum ) esansiyel yağı nanoemülsiyonunun biyoaktif özellikleri: Kapsamlı bir inceleme https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38163240/https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38163240/

⭐️⭐️ Syzygium aromaticum L. (Myrtaceae) ‘nin besin bileşimi, fitokimyası, biyoaktifliği ve potansiyel uygulamalarındaki son gelişmeler https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9614275/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Titreşimin Nörosepsiyon Üzerindeki Etkileri – İş Sağlığı ve Güvenliği Perspektifinden Bir İnceleme

1. Nörosepsiyon Nedir ve Neden Önemlidir?

İnsan organizması, çevresindeki tehditleri yalnızca görsel veya işitsel duyularla değil, sinir sisteminin derin katmanları aracılığıyla da algılar. Bu içsel algı mekanizmasına nörosepsiyon denir.

Kavram, nörofizyolog Stephen Porges’in Polivagal Teorisi ile literatüre girmiştir ve temelde “sinir sisteminin tehdit ya da güven sinyallerini bilinçdışı düzeyde algılayabilme yeteneği” anlamına gelir.

Nörosepsiyon, vücudun sürekli olarak çevreden ve bedenden gelen uyarıları değerlendirdiği otomatik bir risk analiz sistemidir. Kalp atışı, solunum ritmi, kas tonusu, pupil genişlemesi gibi otonomik yanıtlar hep nöroseptif değerlendirme sonucunda şekillenir.
Yani insan, farkında olmadan sürekli “tehlikede miyim, güvende miyim?” sorusunun cevabını sinir sistemi düzeyinde üretir.

Endüstriyel ortamlarda bu süreç daha da önemlidir. Çünkü ağır makineler, gürültü, yüksek ısı, titreşim ve kimyasal maruziyet gibi faktörler sinir sisteminin güvenlik sinyallerini bozarak işçinin nörofizyolojik tehdit algısını yanlış yönlendirebilir. Bu da iş kazalarına, dikkatsizliklere, hatta psikososyal sorunlara zemin hazırlar.

Titreşim (vibrasyon), bu faktörlerin içinde en sinsi olanlardan biridir. Çünkü çıplak gözle görülmez, genellikle fark edilmez ama sinir sistemine mikromekanik düzeyde etki eder. Özellikle nörosepsiyonu yöneten vagus siniri, trigeminal sistem ve kas-iskelet geri bildirim döngülerinde titreşime duyarlı reseptörler bulunur.

2. Nörosepsiyonun Fizyolojik Temelleri

Nörosepsiyonun üç temel devresi vardır:

  1. Ventral vagal sistem (sosyal güven devresi):
    Bireyin güven ortamında kalmasını, kalp ritminin dengede olmasını sağlar.
    (Örnek: Bir işçinin sessiz, ritmik titreşimli olmayan bir ortamda rahat çalışabilmesi.)
  2. Sempatik sistem (kaç-dövüş tepkisi):
    Tehdit algısında devreye girer; kas tonusu artar, kalp hızı yükselir, dikkat odaklanır.
    (Örnek: Beklenmedik bir titreşim veya gürültüde işçinin refleksif sıçraması.)
  3. Dorsal vagal sistem (donma/çökme tepkisi):
    Aşırı tehdit altında enerji koruma moduna geçilir; bedensel duyular azalır.
    (Örnek: Uzun süreli yüksek titreşime maruz kalan operatörün uyuşma veya hissizlik yaşaması.)

Bu üç sistem arasında sürekli bir denge vardır. Titreşim, özellikle bu dengenin vagal tonus üzerinden bozulmasına neden olur. Yani kişi bilinçli olarak fark etmese de, sinir sistemi “tehdit algısına kilitlenmiş” hale gelir. Bu, nöroseptif gürültü olarak tanımlanır.

3. Titreşimin Nöroseptif Düzeyde Etki Mekanizmaları

Titreşim, sinir sistemine hem mekanik, hem de biyokimyasal yollarla etki eder. Aşağıda bu etki mekanizmaları adım adım açıklanmıştır:

3.1 Mekanik Etkiler

Titreşimli ortamlarda (örneğin, matkap, taşlama, forklift, ekskavatör vb.) çalışan kişilerde sinir uçları sürekli mikro deplasman yaşar.

Bu durum:

  • Mekanosensitif iyon kanallarını (Piezo1, Piezo2) aktive eder.
  • Bu aktivasyon, sinir hücre zarında depolarizasyon eşiğini düşürür, yani sinirler çok daha kolay uyarılır hale gelir.
  • Sürekli uyarım, sinir sisteminde sensitizasyon (aşırı duyarlılık) yaratır.

Bu durumda beyin, aslında güvenli bir uyarıyı bile “tehdit” olarak algılamaya başlar. Bu, nörosepsiyonun en temel bozulma biçimidir.

3.2 Otonom Sinir Sistemi Etkileri

Titreşim, özellikle vagus siniri üzerinden kalp-damar, sindirim ve solunum sistemlerini etkiler.
Uzun süreli maruziyet:

  • Vagal tonusun azalmasına (kalp hızı değişkenliğinde düşüş),
  • Sempatik baskınlığa (yüksek nabız, yüksek kortizol),
  • Parasempatik yetersizliğe (zayıf stres çözülmesi, uyku bozukluğu)
    neden olur.

Bu tablo, işçinin hem fizyolojik stres hem de psikolojik tedirginlik yaşamasına yol açar. Nörosepsiyon artık güven sinyali üretmekte zorlanır.

3.3 Kortikal ve Limbik Etkiler

Titreşimin uzun süreli duyusal bombardımanı, özellikle insula, amigdala ve anterior singulat korteks bölgelerinde nöroplastik değişikliklere neden olur. Bu bölgeler, nörosepsiyonun “beyinsel yorumlayıcılarıdır”.
Sonuç olarak:

  • Amigdala aşırı aktive olur → sürekli tehdit alarmı hali gelişir.
  • Prefrontal korteks baskılanır → dikkat, karar verme, öncelik sıralama zayıflar.
  • İnsula duyarsızlaşır → bedensel farkındalık azalır, yorgunluk hissi artar.

Bu mekanizmalar, iş güvenliği açısından dikkat hatalarına, yanlış karar vermelere ve tehlikeli davranışlara doğrudan katkıda bulunur.

4. Titreşim Türlerine Göre Nöroseptif Etkiler

Titreşim her zaman aynı etkiyi yaratmaz; frekans, genlik ve maruziyet süresi farklı nöroseptif sonuçlara yol açar.

Titreşim TipiFrekans Aralığı (Hz)Baskın Etki AlanıNöroseptif Etki Mekanizması
El-kol titreşimi8–1000 HzMekanosensör sinir uçlarıLokal sinir uyarımı, sempatik tonus artışı
Tüm vücut titreşimi0.5–80 HzOmurga, vestibüler sistemDenge bozulması, iç kulak-beyin bağlantı gürültüsü
Mikro-titreşim (gürültü tipi)1000–5000 HzTrigeminal sistem, yüz sinirleriKaşınma, yüz kas spazmları, irritasyon tepkileri
Ritmik titreşim (ör. motor salınımı)1–10 HzLimbik sistemOtonomik stres, “donma” refleksi aktivasyonu

5. Nörosepsiyon Bozulduğunda Ne Olur?

Titreşimli ortamlarda nörosepsiyonun bozulması; fizyolojik, davranışsal ve bilişsel düzeylerde geniş kapsamlı sonuçlar doğurur.

5.1 Fizyolojik Sonuçlar
  • Sürekli sempatik aktivasyon → kalp hızında artış, kas sertliği, terleme.
  • Vagal tonus kaybı → sindirim sorunları, uyku düzensizliği.
  • Hormonel yanıt bozukluğu → kortizol, adrenalin, dopamin dengesizliği.
  • Periferik sinir hasarı → uyuşma, karıncalanma, vibrasyon hastalığı (HAVS).

5.2 Bilişsel Sonuçlar
  • Dikkat sürelerinde azalma.
  • Risk algısında sapma (örneğin, işçinin tehlikeyi fark etmemesi veya fazla tepki vermesi).
  • Tepki süresinde uzama.
  • Öğrenme ve hafıza performansında düşüş.

5.3 Duygusal ve Sosyal Sonuçlar
  • Güvensizlik hissi: Nörosepsiyon, tehdit sinyali üretmeye devam ettikçe kişi ortamı “tehlikeli” hisseder.
  • İzolasyon: Sosyal etkileşim azalır; çünkü sinir sistemi sosyal güven devresine geçemez.
  • Aşırı tepki verme veya duygusal uyuşma: Amigdala aşırı aktivitesi ya da baskılanması sonucu ortaya çıkar.

6. İş Güvenliği Açısından Kritik Noktalar
6.1 Nöroseptif Yorgunluk ve Refleks Hataları

Titreşim, özellikle operatör kabinleri ve ağır makine kullanıcıları için ciddi bir sorundur. Uzun süreli düşük frekanslı titreşim, beyin sapındaki retiküler aktivasyon sistemini yorar.
Bu durum:

  • Refleks gecikmesine,
  • Dikkat kaymalarına,
  • Göz-el koordinasyonu bozukluklarına
    neden olur.

Yani kişi fiziken uyanıktır ama sinir sistemi düzeyinde “reaksiyon eşiği” yükselmiştir.

6.2 Titreşimin Vagus Siniri Üzerindeki Etkisi ve Solunum Riskleri

Vagus siniri, kalp ve diyafram arasında titreşim ile doğrudan etkilenebilir. 4–8 Hz arası titreşimler, solunum senkronizasyonunu bozabilir.
Bu da:

  • Nefes dengesizliği,
  • Panik hissi,
  • Yüzeysel soluma (hipoventilasyon)
    gibi nöroseptif bozukluklara yol açar.

Uzun vadede bu durum, psikosomatik bozukluklar (örneğin, kronik yorgunluk sendromu) olarak kendini gösterebilir.

6.3 Nöroseptif Bozulmanın Ekip Dinamiklerine Etkisi

Bir işçinin nörosepsiyonu bozulduğunda, sadece kendisi değil, ekibin genel güven algısı da etkilenir. Çünkü sinir sistemleri “ayna nöronlar” aracılığıyla birbirini yansıtır.
Bir kişi sürekli gergin veya donuk görünüyorsa, ekipte “sessiz stres bulaşması” meydana gelir. Bu durum, sahada iletişim hatalarına, koordinasyon eksikliğine ve kolektif refleks kaybına neden olur.

7. Ölçüm, Değerlendirme ve Nöroergonomik Yaklaşım

İş güvenliği uzmanları için nörosepsiyonun doğrudan ölçümü zordur; ancak bazı biyofizyolojik göstergeler nöroseptif durum hakkında dolaylı bilgi verir:

GöstergelerNe Ölçer?Titreşimle İlişkisi
Kalp Hızı Değişkenliği (HRV)Vagal tonus, stres seviyesiDüşük HRV = nörosepsiyon bozukluğu
Cilt İletkenliği (EDA)Sempatik aktiviteSürekli yüksek EDA = tehdit modu
Solunum KoheransıVagus-solunum senkronizasyonuBozulma = içsel güven kaybı
EEG Alfa-Beta oranıDikkat ve gevşeme dengesiTitreşim altında Beta baskınlığı artar

Bu ölçümler, özellikle nöroergonomik risk analizlerinde kullanılabilir.
Nöroergonomi, insanın sinirsel tepkilerini çevresel faktörlerle ilişkilendirerek tasarım yapma bilimidir.
Titreşimin nörosepsiyon üzerindeki etkilerini azaltmak için şu stratejiler önerilir:

  1. Titreşim sönümleyici yüzeyler: Operatör kabinlerinde elastomer zeminler, oturma sistemlerinde aktif süspansiyon.
  2. Nöroseptif farkındalık eğitimleri: Çalışanlara kalp atışı, nefes, kas gerginliği farkındalığı öğretilmeli.
  3. Vagal tonus destekleyici molalar: Nefes egzersizleri, gevşeme rutinleri, sessiz alanlar.
  4. Nörofeedback uygulamaları: HRV veya EEG temelli eğitimlerle sinir sistemi dengesi güçlendirilebilir.
  5. Titreşim izleme programları: ISO 5349 ve ISO 2631’e göre düzenli titreşim ölçümleri ve kayıtları tutulmalıdır.

8. Uzun Vadeli Etkiler ve Rehabilitasyon Yaklaşımları
8.1 Kronik Nöroseptif Disfonksiyon

Uzun süreli titreşime maruz kalan çalışanlarda nöroseptif sistemin kalıcı bozulması görülebilir. Bu durumda kişi, tehlike olmasa bile sürekli alarm durumunda kalır.
Belirtiler:

  • Uyku bozukluğu
  • Kalp çarpıntısı
  • Sosyal geri çekilme
  • Odaklanma zorluğu
  • “Boşluk hissi” veya bedensel kopukluk

Bu tablo, klasik anlamda posttravmatik stres sendromuna (PTSD) benzer; fakat fiziksel kökenlidir.

8.2 Rehabilitasyon Yöntemleri
  • Titreşim maruziyetinin kesilmesi veya azaltılması
  • Vagus siniri stimülasyonu (doğal yöntemlerle): Nefes, gırtlak titreşimi (mırıldanma), soğuk yüz banyosu.
  • Somatik farkındalık eğitimi: Propriyoseptif ve interoseptif geri bildirimin nöroseptif dengeyi desteklemesi için.
  • Nöroergonomik yeniden tasarım: Titreşim kaynaklarının azaltıldığı, iş istasyonlarının kişisel uyumla optimize edildiği sistemler.

9. Sonuç

Titreşim, yalnızca kas-iskelet sistemini değil, insanın sinirsel tehdit algı mekanizmasını da derinden etkileyen bir faktördür. Nörosepsiyon bozulduğunda işçi hem fizyolojik hem bilişsel hem de duygusal düzeyde güven hissini kaybeder.
Bu durum:

  • Dikkat dağınıklığı,
  • Koordinasyon kaybı,
  • Hatalı karar alma,
  • Psikosomatik stres artışı
    gibi sonuçlara yol açarak iş kazası riskini doğrudan yükseltir.

Bu nedenle iş güvenliği uzmanları, titreşimi sadece “mekanik risk” olarak değil, aynı zamanda nörofizyolojik bir stresör olarak ele almalıdır.
Nörosepsiyonun korunması, işyerinde biyolojik güvenliğin temelidir.
Titreşimi azaltmak, sadece makineleri değil, insanın sinirsel güvenlik ağını korumaktır.

Propriyosepsiyon, Interosepsiyon, Nörosepsiyon Eğitim Almak İçin Bizi Arayın

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü Dr Mustafa KEBAT yönetiminde deneyimli ekibimizle, firmanız beyaz yaka çalışanlarına özel – Yüksekte Çalışanlara Denge – Propriyoseptif Egzersizler Eğitimini Türkiyenin her yerinde planlayalım.

Eğitim Başvurusu

Dr Mustafa KEBAT – 0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

  • Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
  • +90 232 265 20 65
  • [email protected]

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Proprioseptif ve Vestibüler Duyu Sistemlerinin Harekete Göreli Katkısı: Moleküler Bilim Çağında Keşif Fırsatları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7867206/

⭐️⭐️ Propriosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2095254615000058

⭐️⭐️ Mekanoreseptör https://www.sciencedirect.com/topics/immunology-and-microbiology/mechanoreceptor

⭐️⭐️ Sensörimotor Sistemi, Bölüm I: Fonksiyonel Eklem Stabilitesinin Fizyolojik Temeli. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC164311/

⭐️⭐️ Propriosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6191985/

⭐️⭐️ PNF Kavramının Temel Unsurları, Bir Eğitim Anlatısı https://www.scientificarchives.com/article/the-essential-elements-of-the-pnf-concept-an-educational-narrative

⭐️⭐️ Motor fonksiyonu iyileştirmede proprioseptif eğitimin etkinliği: sistematik bir inceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4309156/

⭐️⭐️ Yaşlı yetişkinlerde denge ve gücün geliştirilmesinde geleneksel ve güncel yaklaşımların karşılaştırılması https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21510715/

⭐️⭐️ Yapı İşlerinde Yüksekte Çalışmalarda İSG Uygulama Rehberi. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.csgb.gov.tr/Media/0b3hcam2/yapiisleriyuksektecalismauygrehberi-in%C5%9Ft%C5%9Fb_revize.pdf

⭐️⭐️ Yaşlılarda Denge, Fonksiyonel Performans ve Düşme Önleme İçin Gövde Kas Gücünün Önemi: Sistematik Bir İnceleme https://www.researchgate.net/publication/236139834_The_Importance_of_Trunk_Muscle_Strength_for_Balance_Functional_Performance_and_Fall_Prevention_in_Seniors_A_Systematic_Review

⭐️⭐️ Dengesiz yüzeyler ve rehabilitasyon cihazları kullanılarak yapılan direnç antrenmanının etkinliği https://www.researchgate.net/publication/224822339_The_effectiveness_of_resistance_training_using_unstable_surfaces_and_devices_for_rehabilitation

⭐️⭐️ Futbolda duruş kontrolüne uzmanlık ve görsel katkının etkisi https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/j.1600-0838.2005.00502.x

⭐️⭐️ Spor veya günlük yaşamdaki fiziksel aktiviteler ile dik duruştaki duruş bozukluğu arasındaki ilişkinin sistematik bir incelemesi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23955562/

⭐️⭐️ NSC Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun 2021 Raporu Hakkındaki Açıklaması https://www.nsc.org/newsroom/nsc-statement-bls-report-2021#:~:text=In%202020%2C%20there%20were%204%2C764,highest%20annual%20rate%20since%202016.

⭐️⭐️ Hall, C. M., & Brody, L. T. (2005). Therapeutic Exercise: Moving Toward Function. Lippincott Williams & Wilkins. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://students.aiu.edu/submissions/profiles/resources/onlineBook/Q4X4S2_Therapeutic_Exercise_Moving_Toward_Function_3.pdf

⭐️⭐️ Motor Kontrolü: Araştırmayı Klinik Uygulamaya Dönüştürmek https://www.researchgate.net/publication/228118305_Motor_Control_Translating_Research_Into_Clinical_Practice

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

#propriyosepsiyon #interosepsiyon #nörosepsiyon #tetkikosgb #kebat

Daha Fazla

Sigara İlaç Kullanmadan Nasıl Bırakılır?

“İstemeden içtiğini fark ettiğin gün başlar”

Bu yazıyı “sigarayı hiç içmemiş” biri gibi yazmıyorum.
Bu yazıyı;
– sigarayı seveni,
– nefret edeni,
– bırakmayı deneyip geri döneni,
– “aslında içmek istemiyorum ama içiyorum” diyenleri anlayarak mesleki deneyimlerime ve gözlemlerime dayanarak yazıyorum.

Çünkü sigara içen biri şunu bilir:
Sigara zevkten çok ihtiyaç gibi hissedilir.
Ama o ihtiyaç, düşündüğümüz şey değildir.

Önce Şunu Netleştirelim

İlaç kullanmadan sigara bırakmak mümkündür.
Ama bu,
– “kendimi zorlayayım”,
– “dişimi sıkayım”,
– “iradeli olayım”
anlamına gelmez.

Tam tersine.

Sigara zorlayarak değil,
anlayarak bırakılır.

Sigara Neden Zor Bırakılıyor?

Sigara zor bırakılır çünkü:

  • Stresi azaltıyor gibi hissettirir
  • Odaklanmayı kolaylaştırır gibi gelir
  • Can sıkıntısında bir “eşlikçi”dir
  • Sabahları güne başlatır
  • Tuvalette, molada, yalnızken hep oradadır

Ama asıl mesele şu:

Sigara bir keyif aracı değil,
duygu düzenleyicisidir.

Yani:

  • Sıkıldığında
  • Gerildiğinde
  • Düşünce yoğunlaştığında
  • Boşluk hissettiğinde

sigara bir ara geçiş sağlar.

İlaçsız Bırakmanın İlk Şartı – Kendinle Kavga Etmemek

Birçok kişi şuradan başlar:

“Artık bırakıyorum.”

Ve devamı gelir:

“Bir daha içmeyeceğim.”

Sonra bir gün:

“Bir tane içtim.”

Ve zihinde şu olur:

“Demek ki iradesizim.”

İşte en büyük hata burada.

Sigara bırakma sürecinde:

  • Geri adımlar olabilir
  • İstekler gelebilir
  • Zor günler yaşanabilir

Bu bir başarısızlık değil, sürecin parçasıdır.

İlaçsız Bırakmanın Asıl Stratejisi

İlaçsız bırakmak demek:

“Nikotinle savaşmak” demek değildir.

Asıl yapılması gereken:

Sigaranın hayattaki görevlerini tek tek fark etmektir.

Kendine şu soruları sor:

  • Sigara en çok ne zaman iyi geliyor?
  • Hangi duygudan sonra yakıyorum?
  • Aslında sigara mı istiyorum, yoksa bir ara mı?

Bu soruların cevabı:

Sigaranın yerine ne koyman gerektiğini gösterir.

En Kritik Nokta – “İstek” İle “Alışkanlık” Aynı Değil

Birçok sigara:

  • Gerçek istekle değil
  • Otomatik olarak içilir

El sigaraya gider ama:

  • Ağız tat almaz
  • İçerken keyif yoktur
  • Sonunda “neden içtim ki” denir

İşte bu noktada sigara:

Bağımlılık değil, refleks haline gelmiştir.

İlaçsız bırakmak için:

  • Bu otomatikliği kırmak yeterlidir
Nasıl Kırılır?
İlk 3 Günü “Bırakma” Değil, “Erteleme” Olarak Gör

“Bir daha içmeyeceğim” deme.
Şunu de:

“Şimdi değil.”

İstek geldiğinde:

  • 10 dakika bekle
  • Yer değiştir
  • Su iç
  • Yüzünü yıka

İstek:

Zirve yapar ve iner.

Sigara isteği:

  • 15–20 dakikalık bir dalgadır
  • Dalga geçer
Sabahı Özel Yönet

Sabah sigarası en zorudur.
Çünkü yıllarca güne başlatıcı olmuştur.

Sabah:

  • Hemen kendini test etme
  • “İstiyor muyum?” diye sorma
  • Günü düşünme

Sadece:

  • Kalk
  • Işık aç
  • Yüzünü yıka
  • Hareket et

Sabahı atlattın mı:

Günün %50’si geçmiştir.

Sigarayı Bırakanlarda Sabah Sigarası İsteği Neden En Güçlüdür?

Sigarayı “Rahatlatıcı” Olarak Görmeyi Bırak

Sigara:

  • Rahatlatmaz
  • Sadece gerginliği geçici olarak maskelemeye yardım eder

Bu farkındalık yerleştiğinde:

  • Sigara cazibesini kaybeder
  • “Bir tane içsem rahatlarım” düşüncesi zayıflar
“İçmek İstemiyorum Ama Elim Gidiyor” Hali

Bu çok kritik bir aşamadır.

Bu şu demektir:

Zihnin bırakmıştır,
beden alışkanlıktadır.

Bu aşamada:

  • Kendine kızma
  • “Demek ki bırakıyorum” diye düşün

Çünkü:

En zor eşik geçilmiştir.

İlaçsız Bırakanların Ortak Özelliği

İlaçsız bırakan insanlar genelde:

  • Kendini suçlamaz
  • Süreci gözlemler
  • Acele etmez
  • “Bugün içmedim”e odaklanır

Onlar şunu bilir:

Sigara bir günde değil,
zihinde çözülerek bırakılır.

Bir Gerçeği Dürüstçe Söyleyeyim

İlk günler:

  • Huzursuzluk olur
  • Boşluk hissi olur
  • Can sıkıntısı artar

Ama bu:

  • Sigaranın iyi olduğu anlamına gelmez
  • Sadece beynin yeni düzene alışmasıdır

Bu dönem:

Geçicidir.

Ne Zaman “Bıraktım” Denir?

Sigara içmediğin gün sayısıyla değil.

Şu olduğunda:

  • Sigara aklına geliyor ama ikna edemiyor
  • “İçsem de bir şey değişmeyecek” diyorsan
  • Zor gün geçiyor ama sigara çözüm gibi görünmüyorsa

İşte o zaman:

Sigara bitmiştir.

Sigara ilaçsız bırakılır mı?
Evet.

Ama:

  • Kendinle kavga etmeden
  • Zorlamadan
  • Kahramanlık yapmadan

Sigara bırakmak:

Güç gösterisi değil,
farkındalık sürecidir.

Ve şunu bil:

Sigara seni tutmuyor.
Sen sigarayı tutuyorsun.

Elini gevşettiğinde:

Kendiliğinden düşüyor.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla