FFP Maskeleri

FFP Maskeleri – İş Sağlığı ve Güvenliği Açısından Kapsamlı Bilgilendirme Rehberi

Solunum yolu, birçok iş kolunda maruz kalınan kimyasal, biyolojik ve toz kökenli risklerin en hassas hedeflerinden biridir. Bu nedenle, çalışanların sağlığını korumak için en kritik kişisel koruyucu donanımlardan biri solunum koruma maskeleridir.

Özellikle Avrupa Normlarına göre tasarlanan ve Türkiye’de de yaygın olarak kullanılan FFP maskeleri, partikül tutucu filtreli yarım yüz maskeleri sınıfına girer ve doğru seçilmediği veya kullanılmadığı takdirde, korunma değil sahte bir güvenlik algısı yaratır.

FFP Nedir? Ne İşe Yarar?

FFP, İngilizce “Filtering Face Piece” (Filtreleyici Yüz Parçası) ifadesinin kısaltmasıdır. Avrupa standardı EN 149:2001+A1:2009 kapsamında üretilen FFP maskeleri, partiküllere karşı koruma sağlar ve genellikle tek kullanımlıktır.

Özellikle:

  • Toz
  • Duman
  • Aerosol
  • Mikrobiyolojik ajanlar (örneğin virüs, bakteri)
  • Katı ve sıvı partiküller

gibi solunabilir tehlikeli maddelere karşı etkilidir.

FFP Maskelerinin Sınıfları ve Koruma Düzeyleri

FFP maskeleri, filtrasyon verimliliklerine göre üç ana sınıfa ayrılır:

SınıfFiltrasyon EtkinliğiMaksimum Toplam SızıntıKullanım Alanı
FFP1≥ %80≤ %22Düşük toz maruziyeti (ör. inşaatta toprak, alçı), kötü kokular ama toksik olmayan maddeler
FFP2≥ %94≤ %8Orta seviye tozlar, katı ve sıvı zararlı partiküller, metal dumanları
FFP3≥ %99≤ %2Çok ince tozlar, bakteriler, virüsler, tehlikeli kimyasallar (ör. asbest, biyolojik ajanlar)

Not:

  • FFP2 maskeleri genellikle N95 eşdeğeri,
  • FFP3 maskeleri ise N99/N100 eşdeğeri olarak kabul edilir.

Teknik Özellikler

FFP maskeleri aşağıdaki teknik bileşenleri içerebilir:

a. Valf (Nefes Alma Vanası):
  • Egzoz valfli modeller, özellikle sıcak ve nemli ortamlarda nefes almayı kolaylaştırır.
  • Ancak enfeksiyon kontrolü gereken ortamlarda, valfsiz modeller tercih edilmelidir.

b. Burun Teli ve Köpük Yastık:
  • Yüze daha iyi oturması ve sızıntıyı azaltması için burun kıvrımlarına göre ayarlanabilir.

c. Baş Bantları:
  • Elastik yapılıdır, maskenin yüze sıkı oturmasını sağlar.
  • Bazı modellerde baş üstü ve ense bandı ayrı ayrı yer alır.

Hangi Durumda Hangi FFP Maskesi Kullanılır?
FFP1 Tercih Edilen Durumlar:
  • Düşük toz ortamları: marangoz atölyeleri, inşaat alanında alçı sıva işleri
  • Toksik olmayan maddelerle çalışılan alanlar
  • Günlük bakım onarım işleri

FFP2 Tercih Edilen Durumlar:
  • Metal işleme dumanı, öğütme işlemleri
  • Maden sahalarında kuvars içerikli tozlar
  • Tarımda pestisit tozları
  • Sağlık hizmetlerinde

FFP3 Tercih Edilen Durumlar:
  • Asbest söküm ve bertaraf işleri
  • İlaç endüstrisi üretim tesisleri
  • Hastanelerde verem, SARS gibi bulaşıcı hastalıkların kontrolü
  • Biyolojik ajanlarla doğrudan temas ihtimali olan laboratuvarlar

Doğru Kullanım Kuralları
a. Uygunluk ve Fit Test:
  • Maskenin yüze tam oturması sağlanmalıdır.
  • Sakal, bıyık gibi faktörler sızdırmazlığı azaltır. Bu nedenle sakallı çalışanlar için tam yüz maskesi veya PAPR (Powered Air-Purifying Respirator) önerilebilir.

b. Kullanım Süresi:
  • FFP maskeleri genellikle tek kullanımlıktır.
  • Nemlenmiş veya deforme olmuş maske hemen değiştirilmelidir.
c. Saklama Koşulları:
  • Güneş ışığından, nemden ve kirli ortamlardan uzak, orijinal ambalajında saklanmalıdır.

d. Maskenin Doğru Takılması:
  1. Maske yüze yerleştirilir.
  2. Burun teli bastırılarak şekil verilir.
  3. Baş bantları sırayla geçirilir.
  4. Pozitif/negatif basınç testi ile sızdırmazlık kontrolü yapılır.

Yasal ve Standart Referanslar
a. EN 149:2001 + A1:2009
  • FFP maskelerinin Avrupa standardıdır.
  • Maskelerin filtrasyon performansı, nefes alma direnci ve sızdırmazlık testleri bu standarda göre yapılır.

FFP Maskeleri ile Karıştırılan Diğer Solunum Koruyucular
Koruyucu TipiAçıklamaKullanım Alanı
Cerrahi MaskeSıvı damlacıklara karşı bariyerHasta koruma amaçlı, partikül filtrasyonu düşüktür
Yarım Yüz Maskesi (Filtre Kartuşlu)Gaz/buhar için özel kartuşlar kullanılabilirOrganik çözücüler, asit buharları
Tam Yüz MaskesiGözleri de korur, yüksek riskli işlerYüksek toksisite, biyolojik risk
PAPRMotorlu, pozitif basınçlı sistemUzun süreli çalışma, yüksek konfor

Saha Örnekleri ve Uygulama Notları
İnşaat Sektörü:
  • Harç, çimento ve toprak işlemlerinde genelde FFP1 yeterlidir.
  • Ancak taş kesimi, delme gibi yüksek toz çıkaran işlemlerde FFP2 önerilir.

Sağlık Kurumları:
  • Enfeksiyon – salgın yönetimi, verem hastalarıyla temas durumlarında FFP2 veya FFP3 maske şarttır.
  • Ventilli maskeler, hasta yönü için uygun değildir.

Tersaneler ve Boya Atölyeleri:
  • Yüzey hazırlık ve zımpara işlemlerinde FFP2
  • Kimyasal sprey boya uygulamalarında, FFP maskesi yetersiz kalabilir, bu durumda kartuşlu maskeler gerekir.

İş Güvenliği Uzmanları için Öneriler
  • FFP maskesi seçimi risk değerlendirmesine dayalı olmalıdır.
  • Sahada kullanım alışkanlıkları gözlenmeli, eğitimler verilmeli ve doğru kullanım denetimleri yapılmalıdır.
  • Çalışanlar maskeyi neden kullanmaları gerektiğini bilmeli, maskenin ömrü ve sınırları anlatılmalıdır.
  • Doğru maskeye rağmen ortamın havalandırılması ve maruziyetin kaynağında önlenmesi ilk sırada yer almalıdır.

Soluduğumuz Havanın Bedeli Olmasın

İş yerlerinde solunan hava, çoğu zaman görünmeyen ama en sinsi tehlikeleri barındırır. Toz, duman, biyolojik ajanlar ve kimyasal partiküller; çalışanların sağlığına günbegün zarar veren, bazen sessizce ilerleyen meslek hastalıklarının temel nedenlerindendir. Bu nedenle FFP maskeleri yalnızca bir ekipman değil; çalışanla birlikte nefes alan, onu görünmez düşmanlardan koruyan hayati bir savunma hattıdır.

Ancak unutulmamalıdır: En iyi maske bile yanlış seçilirse, yanlış kullanılırsa ya da zamanında değiştirilmezse işe yaramaz. Bu nedenle yeni başlayan her iş güvenliği uzmanı için FFP maskesi bilgisi; teoriden öte, sahadaki gerçekleri kavrama, riskin doğasını anlama ve çalışanı bilinçle yönlendirme sorumluluğudur.

FFP1, FFP2 veya FFP3 fark etmeksizin, her maskenin arkasında bir amaç, her takılmayan maskenin ardında ise potansiyel bir trajedi vardır. İş güvenliği uzmanının görevi yalnızca uygun maskeyi temin etmek değil, aynı zamanda maskeye ihtiyaç duyan insanı görmek, ona ulaşmak ve onu korumaktır.

Çünkü bazen bir çalışanı korumak, sadece bir maske kadar yakın, ama bir ihmalkârlık kadar uzaktır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ İşyerinde solunum koruyucu ekipman: Filtreli yüz parçası (FFP) maskesi için iyi uygulamalar https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31332608/

⭐️⭐️ Aerosolize edilmiş floresan, FFP maske yüz contası sızıntısını ölçebilir: Mevcut bakım noktası uyum testine uygun maliyetli bir uyarlama https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34001582/

⭐️⭐️ Gerçek Yaşam Kullanım Koşullarında Elektret Filtre Ortamlı FFP Maskelerinde Nemin Etkisi https://www.mdpi.com/2073-4433/16/1/62

⭐️⭐️ Yoğun Bakım Ünitesindeki Sağlık Çalışanlarında N95 FFP ve Kişisel Koruyucu Ekipmanların Fizyolojik Etkileri: Prospektif Bir Kohort Çalışması https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7775935/

⭐️⭐️ Parçacık Boyutu-Avrupa Standardı FFP Solunum Cihazları ve Cerrahi Maskelerin Parçacıklara Karşı Korumasının Seçici Değerlendirmesi-İnsan Denekler Üzerinde Test Edildi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC5058571/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Biyosidal Ürün Uygulayan Firmalara Özel Sağlık Raporlaması

Sahayı Bilen, Mevzuatı Yöneten İş Sağlığı ve Güvenliği Desteği

Biyosidal ürün uygulama faaliyetlerinin;
kimyasal maruziyet, personel sağlığı, saha riskleri ve sıkı mevzuat yükümlülükleri içerdiğini çok iyi biliyoruz.
Bu işin sadece kâğıt üzerindeki tarafını değil, uygulama sahasındaki gerçeklerini tanıyoruz.

Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği (OSGB) olarak;
biyosidal ürün uygulayan firmalara, mevzuata tam uyumlu ve sahada gerçekten çalışan iş sağlığı ve güvenliği çözümleri sunuyoruz.

Biyosidal Mevzuatına Özel Sağlık Hizmetleri

Biyosidal ürün uygulayıcıları için zorunlu olan sağlık gözetimi süreçlerinde uçtan uca destek sağlıyoruz:

  • Kolinesteraz (Cholinesterase) tetkikleri
    (Yönetmeliklere uygun periyodik takip ve kayıt)
  • Kimyasal maruziyet odaklı işe giriş ve periyodik muayeneler
  • Sağlık heyeti raporlarının planlanması, yönlendirilmesi ve rapor süreçlerinin takibi
  • Denetimlerde sorun yaşamamanız için eksiksiz sağlık dosyası ve kayıt sistemi
  • Personelin sahaya uygunluğunu gerçekten ölçen koruyucu sağlık yaklaşımı
İSG’de Neyi Farklı Yapıyoruz?
  • Biyosidal uygulama faaliyetlerine özel risk değerlendirmeleri
  • Kapalı alan, ilaçlama ve maruziyet risklerine uygun önleyici İSG sistemi
  • Denetim ve resmi kontrollerde hazır, savunulabilir ve eksiksiz dokümantasyon
  • Sahayı yavaşlatmayan, işi aksatmayan pratik çözümler
  • “Yönetmelik var diye değil, gerçekten gerekli olduğu için” yapılan İSG uygulamaları
Hizmet Bölgelerimiz

İzmir ve çevresinde faaliyet gösteren biyosidal ürün uygulayan firmalarla aktif olarak çalışıyoruz.

Amacımız Açık:
  • Personelinizin sağlığını gerçek anlamda korumak
  • Zorunlu sağlık tetkikleri ve raporlamalarda sizi riske sokmamak
  • Denetim süreçlerini stres olmaktan çıkarmak
  • İşinizi bilen, sorumluluğunuzu paylaşan bir İSG çözüm ortağı olmak

Eğer siz de;

  • Biyosidal uygulama sahalarını tanıyan,
  • Kolinesteraz ve sağlık heyeti süreçlerini doğru yöneten,
  • Mevzuatı sadece anlatan değil, uygulayanuygulatan
    bir OSGB ile çalışmak istiyorsanız,

Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği
sizinle çalışmaya hazır.

📞 Bizimle iletişime geçin.

📍 Tetkik Eğitim Merkezi : Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR

📞 Tetkik Merkez Telefonu: +90 232 265 20 65
🌐 Web sitemiz: https://tetkik.com.tr/
📧 Bilgi: [email protected]

🔔 Unutmayın:

İşinizi biliyoruz.
Mevzuatı yönetiyoruz.
Sağlığınızı koruyoruz.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

D Vitamini Sentezi İçin Güneşlenme Şartları

☀️ ☀️ ☀️
Ne Zaman Güneşlenmeli?
  • En ideal saatler: 11:00 ile 15:00 arası
  • Bu saatlerde güneş ışınları daha dik açıyla gelir (UVB yoğunluğu yüksektir).
  • Sabah erken ya da akşam saatlerinde UVB ışınları atmosferde daha fazla süzülür, D vitamini sentezi düşer.

Ne Kadar Güneşlenmeli?
  • Açık tenli bireyler için: 10–15 dakika
  • Esmer tenli bireyler için: 30–45 dakika (melanin UVB’yi filtrelediği için süre uzar)
  • Süre, yaşa, kiloya, cilt tipine ve mevsime göre değişebilir.

Vücutta Ne Kadarlık Alan Güneş Görmeli?
  • En az %20–25’lik bir vücut yüzeyi güneş görmelidir.
  • Örnek: Yüz, kollar, bacaklar, eller açıkta olmalı.
  • Sadece yüz yeterli değildir; diz ve dirsek altı gibi geniş alanlar daha etkilidir.

Güneş Işını Açısı ve Coğrafi Etki

D vitamini sentezi için UVB ışınlarının ciltle 45°–90° arasında bir açıyla gelmesi gerekir. Bu açı, güneşin gökyüzündeki konumuna bağlıdır ve yıl boyunca değişir.

🧠 Ek Bilgiler ve Tavsiyeler
  • Güneş kremi kullanımı: UVB’yi engelleyebilir. D vitamini sentezi için kısa süreli korumasız güneşlenme önerilir.
  • Cam arkasından güneşlenme: UVB geçmediği için etkisizdir.
  • Gölge ve bulutlu hava: UVB yoğunluğunu azaltır.
  • Kış aylarında İzmir’de: Güneş ışınları daha yatay geldiği için D vitamini sentezi düşer; takviye gerekebilir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Physical Determinants of Vitamin D Photosynthesis: A Review (Bu kapsamlı derleme, D vitamini sentezinde UVB ışınlarının rolünü, güneş ışını açısının etkisini, enlem, rakım, mevsim ve kişisel faktörleri ayrıntılı olarak inceler. Özellikle UVB dalga boyunun (<5% oranında) sentezdeki kritik rolü vurgulanır.) https://academic.oup.com/jbmrplus/article/5/1/e10460/7486276?login=false

⭐️⭐️ Development and Effect Analysis of UVB-LED General Lighting to Support Vitamin D Synthesis (Bu çalışma, UVB ışınlarının yapay ortamda D vitamini sentezini destekleyip desteklemediğini araştırır. UVB ışını açısının ve süresinin optimize edilmesiyle sentezin mümkün olduğu gösterilmiştir.) https://www.mdpi.com/2076-3417/10/3/889

⭐️⭐️ A Pilot Clinical Trial to Explore the Effects of UV Exposure on Vitamin D Synthesis and Inflammatory Responses (Kontrollü UVB maruziyetinin D vitamini düzeylerini nasıl artırdığını ve hangi sürelerde etkili olduğunu gösteren klinik bir çalışmadır. UVB ışını yoğunluğu ve açısı doğrudan ölçülmüştür.) https://www.nature.com/articles/s41598-025-09203-8

⭐️⭐️ Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü (2023). D Vitamini Kaynağı ve Güneşten Yararlanma. T.C. Sağlık Bakanlığı. ↪ Türkiye’de D vitamini sentezi için önerilen saat aralıkları ve vücut yüzeyi oranları hakkında resmi halk sağlığı bilgisi. https://gumushaneism.saglik.gov.tr/TR-283790/d-vitamini-kaynagi-ve-gunesten-yararlanma.html

⭐️⭐️ Wacker M & Holick MF. (2013). Sunlight and Vitamin D: A Global Perspective for Health. Dermato-Endocrinology ↪ UVB ışını açısı, enlem ve mevsimsel değişimlerin D vitamini sentezine etkisini küresel düzeyde ele alan çalışma. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3897598/

⭐️⭐️ Engelsen O. (2006). The Relationship Between Ultraviolet Radiation Exposure and Vitamin D Status. Photochemical & Photobiological Sciences ↪ UVB ışını açısı ve atmosferik koşulların D vitamini sentezine etkisini matematiksel modellemeyle analiz eder. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3257661/

⭐️⭐️ Holick MF. (2004). Vitamin D: Importance in the Prevention of Cancers, Type 1 Diabetes, Heart Disease, and Osteoporosis. American Journal of Clinical Nutrition ↪ Güneş ışını açısının D vitamini eksikliğiyle ilişkili hastalıklar üzerindeki etkisini vurgular. https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0002916522038527

⭐️⭐️ Webb AR, Kline L, Holick MF. (1988). Influence of Season and Latitude on the Cutaneous Synthesis of Vitamin D3. Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism ↪ Enlem ve mevsimsel güneş açılarının D vitamini sentezine etkisini deneysel olarak gösteren klasik çalışma.https://academic.oup.com/jcem/article-abstract/67/2/373/2652007

⭐️⭐️ Kimlin MG. (2008). Geographic Location and Vitamin D Synthesis. Molecular Aspects of Medicine ↪ Coğrafi konumun UVB ışını açısı üzerinden D vitamini sentezine etkisini haritalandırır. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/18786559/

⭐️⭐️ Van der Mei IA et al. (2007). Latitude, Sun Exposure and Vitamin D Status in Australia. Medical Journal of Australia ↪ Enlem ve güneş ışını açısının halk sağlığı düzeyinde D vitamini durumuna etkisini gösterir.https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9955356/

⭐️⭐️ Bogh MK et al. (2010). Vitamin D Production After UVB Exposure Depends on Baseline Vitamin D and Skin Pigmentation. Journal of Investigative Dermatology ↪ UVB ışını açısı ve cilt tipi arasındaki ilişkiyi D vitamini üretimi bağlamında inceler. https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0022202X15347035

⭐️⭐️ D vitamini https://ods.od.nih.gov/factsheets/VitaminD-HealthProfessional/

⭐️⭐️ D vitamini takviyesinin sağlık üzerindeki etkileri: İnsan çalışmalarından elde edilen kanıtlar https://www.nature.com/articles/s41574-021-00593-z

⭐️⭐️ D vitamini https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK441912/

⭐️⭐️ D Vitamini Eksikliği, Takviyesi ve Ölüm ve Kronik Hastalık Riski: İsrail ve ABD’deki Eşleştirilmiş Kohortlardan Elde Edilen Kanıtlar https://www.medrxiv.org/content/10.1101/2025.05.29.25328548v1

⭐️⭐️ D vitamini eksikliği https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/15050-vitamin-d-vitamin-d-deficiency

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

İSG ve Sürdürülebilirlik – Çevresel Riskler ile İş Sağlığı Arasındaki Bağlantı

Çevre, sağlık ve güvenliğin entegrasyonu

Modern iş güvenliği anlayışı artık yalnızca çalışanı anlık kazalardan korumayı değil; çevresel sürdürülebilirliği, kaynak yönetimini ve uzun vadeli halk sağlığını da kapsamak zorundadır. Bu makalede çevresel risk değerlendirmesi, atık yönetimi, emisyon kontrolü ve iş sağlığı entegrasyonu; tekil başlıklar olarak değil, birbirini besleyen bütüncül bir sistem olarak ele alınmaktadır.

Neden Artık İSG Tek Başına Yeterli Değil?

Ben iş sağlığı ve güvenliğini yıllardır sahada, üretim hattında, maden ocağında, hastanede, sanayi tesisinde yaşıyorum. Ve bugün çok net bir noktadayım:

İş güvenliği artık sadece “iş kazasını önlemek” değildir.
İş güvenliği; çevresel riskleri yönetmeden, atığı kontrol etmeden, emisyonu azaltmadan, maruziyeti izleme altına almadan gerçek anlamda yapılamaz.

Çünkü çalışan; fabrikanın içinde olduğu kadar fabrikanın dışındaki çevrenin de bir parçasıdır. Soluduğu hava, temas ettiği su, üretimde ortaya çıkan atıklar ve kimyasallar; yalnızca çevre sorunu değil, doğrudan iş sağlığı sorunudur.

Bugün dünyada İSG ile sürdürülebilirliğin birleştiği yeni bir disiplin konuşuluyor:

EHS (Environment – Health – Safety)
Yani çevre, sağlık ve güvenliğin tek sistemde yönetilmesi.

Bu makalede tam olarak bu bakış açısını ortaya koyuyorum.

ÇEVRESEL RİSK = İSG RİSKİDİR

Klasik risk değerlendirmelerinde şu sorular sorulur:
– Düşer mi?
– Sıkışır mı?
– Kesilir mi?

Oysa modern risk analizinde artık şu sorular da sorulmak zorunda:

  • Bu proseste hangi kimyasallar açığa çıkıyor?
  • Bu kimyasallar hangi maruziyet yollarıyla (solunum, deri, yutma) çalışana ulaşıyor?
  • Bu emisyon hangi sıklıkta ve hangi yoğunlukta oluşuyor?
  • Bu atıklar çevreye karıştığında hangi ikincil sağlık risklerini doğuruyor?

Çevresel risk; çoğu zaman sessiz risktir.
Kaza gibi bağırmaz.
Patlama gibi görünmez.
Ama yıllar içinde kanser olur, KOAH olur, infertilite olur, nörolojik hasar olur.

Bu nedenle çevresel risk analizi, artık İSG risk analizinin alt başlığı değil; ayrılmaz bir katmanıdır.

ÇEVRESEL RİSK DEĞERLENDİRMESİNİN İSG’YE ENTEGRASYONU

Sahada gördüğüm en büyük yapısal hata şudur:

Çevre riskleri ayrı dosyada,
İSG riskleri ayrı dosyada,
Kalite başka yerde,
Atık yönetimi başka klasörde.

Oysa gerçek güvenlik yönetimi şunu gerektirir:

Aynı prosese hem çevre gözünden hem çalışan sağlığı gözünden aynı anda bakmak.

Örneğin bir boya hattı düşünelim:

  • Çevre açısından risk: VOC salınımı, atık solvent, arıtma çamuru
  • İSG açısından risk: Solvent inhalasyonu, cilt emilimi, patlama riski

Bunları iki ayrı disiplin gibi yönetmek hatadır.
Çünkü çözüm tekildir:

  • Kapalı sistem
  • Lokal emiş
  • Uygun filtrasyon
  • Proses değişimi
  • Kimyasal ikamesi

İyi bir çevresel risk analizi yapılmadan iyi bir mesleki maruziyet yönetimi yapılamaz.

ATIK YÖNETİMİ – ÇEVRE FAALİYETİ DEĞİL, İŞ SAĞLIĞI FAALİYETİ

Atık çoğu işletmede “bertaraf edilecek bir problem” olarak görülür.

Benim için atık, önce şudur:

Potansiyel maruziyet kaynağıdır.

Yanlış etiketlenmiş bir varil,
ağzı açık bir atık kabı,
geçici depolamada uygunsuz bekleyen kimyasal…

Bunların her biri:

  • Solunum riskidir
  • Yanık riskidir
  • Zehirlenme riskidir
  • Patlama riskidir

Bu nedenle sürdürülebilir atık yönetimi;

  • Doğru sınıflandırma
  • Doğru etiketleme
  • Kaynağında ayırma
  • Kapalı taşıma
  • İzlenebilirlik
  • Minimizasyon

ilkeleri üzerine kurulmalıdır.

Gerçek sürdürülebilirlik, atığı sadece “elden çıkarmak” değil,
atığın oluşmasını azaltmaktır.

Bu doğrudan iş sağlığı kazanımıdır.

EMİSYON KONTROLÜ = MARUZİYET KONTROLÜ

Bir bacadan çıkan gaz sadece çevreyi kirletmez.

O gazdan önce kim etkilenir?

O tesisin çalışanı.

Bu nedenle;

  • Emisyon ölçümü
  • Ortam havası ölçümü
  • Kişisel maruziyet ölçümü

ayrı çalışmalar değil, aynı zincirin halkalarıdır.

Modern EHS yaklaşımında;

  • Çevresel emisyon verileri
  • İş hijyeni ölçümleri
  • Sağlık gözetimi sonuçları

birlikte değerlendirilir.

Bu sayede sadece “sınır değerin altında mıyız?” sorusu değil,
“bu proseste çalışan vücudu ne yaşıyor?” sorusu sorulabilir.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK = ÖNLEYİCİ İSG

Sürdürülebilirliğin özü şudur:

Bugünü kurtarırken yarını hasta etmemek.

Bu bakış açısı İSG’nin özüdür.

  • Kimyasal ikamesi → Daha az toksisite
  • Enerji verimliliği → Daha az emisyon
  • Kapalı devre sistemler → Daha az maruziyet
  • Proses otomasyonu → Daha az insan teması

Bunların tamamı sürdürülebilirlik politikası gibi görünür.
Ama sahada karşılığı şudur:

  • Daha az meslek hastalığı
  • Daha az kronik maruziyet
  • Daha az uzun vadeli tazminat
  • Daha sağlıklı iş gücü

Yani sürdürülebilirlik;
İSG’nin uzun vadeli koruyucu hekimliğidir.

YÖNETİM SİSTEMLERİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ (EHS MODELİ)

Bugün etkin kurumlar şunu yapıyor:

  • ISO 14001 (Çevre)
  • ISO 45001 (İSG)
  • ISO 9001 (Kalite)

sistemlerini ayrı ayrı yürütmüyor.

Bunları tek risk diliyle konuşan bir EHS sistemi altında topluyor.

Bu ne sağlar?

  • Çakışan prosedürler ortadan kalkar
  • Risk değerlendirmeleri birleşir
  • Denetimler sadeleşir
  • Çalışan farkındalığı netleşir
  • Yönetim kararları veri temelli olur

Ve en önemlisi:
İSG, “yasal zorunluluk” olmaktan çıkar,
kurumsal sürdürülebilirlik aracına dönüşür.

TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK BİR ZORUNLULUK

Türkiye sanayisi için bu entegrasyon artık tercih değil, zorunluluktur.

Çünkü:

  • Avrupa Yeşil Mutabakatı
  • Sınırda karbon düzenlemeleri
  • ESG raporlamaları
  • Tedarik zinciri denetimleri

doğrudan şunu soruyor:

“Bu üretim insan sağlığını ve çevreyi nasıl etkiliyor?”

İSG’sini çevreden kopuk yürüten işletmeler,
yakın gelecekte yalnızca denetim değil, pazar kaybı da yaşayacaktır.

SONUÇ – GELECEĞİN İŞ GÜVENLİĞİ

Benim mesleki kanaatim çok nettir:

Geleceğin iş güvenliği uzmanı;
çevreyi bilmeyen, maruziyeti ölçmeyen, sürdürülebilirliği okumayan biri olamaz.

Geleceğin İSG sistemi;

  • Çevresel riskleri,
  • İş hijyenini,
  • Sağlık gözetimini,
  • Proses güvenliğini,
  • Sürdürülebilirlik hedeflerini

tek bir stratejik çatı altında yönetecektir.

İSG ve sürdürülebilirlik birleştiği noktada,
iş kazaları yalnızca azalmaz…

Hastalıklar azalır.
Maliyetler azalır.
İnsan yıpranması azalır.
Kurumsal değer artar.

İşte gerçek güvenlik budur.

Cemil Tanju ANAKLI

Tetkik OSGB Genel Müdürü

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

İSG’de Sualtı -2- Su Altında Fizyolojik Maruziyetler ve Termal Riskler

2. Su Altında Fizyolojik Maruziyetler ve Termal Riskler
2.1. Su Altı Ortamının İnsan Fizyolojisine Temel Etkileri

Su altı, insan organizması için doğal olmayan ve zorlayıcı bir çalışma ortamıdır. İSG açısından değerlendirdiğimizde dalgıç; aynı anda termal, hidrostatik, solunumsal ve dolaşımsal stres altındadır.

Temel fark:
  • Hava ortamında: Isı kaybı sınırlıdır
  • Su ortamında: Isı kaybı çok hızlıdır

Su, havaya kıyasla yaklaşık 25 kat daha fazla ısı iletkenliğine sahiptir.

Bu tek başına dalış elbisesini hayati bir KKD haline getirir.

2.2. Vücut Isı Dengesinin (Termoregülasyon) Temelleri

İnsan vücudu çekirdek ısısını 36,5–37,5 °C aralığında tutmaya çalışır.

Isı dengesi şu mekanizmalarla sağlanır:
  • Metabolik ısı üretimi
  • Deri damarlarının vazodilatasyonu / vazokonstriksiyonu
  • Terleme (suda etkisizdir)
  • Kas aktivitesi (titreme)

⚠️ Su altında terleme ve hava ile temas yoktur, bu nedenle ısı kaybı telafi edilemez.

2.3. Su Altında Isı Kaybı Mekanizmaları
2.3.1. İletim (Conduction)
  • Soğuk su, vücuttan ısıyı doğrudan çeker
  • Elbise yoksa veya yetersizse → çok hızlı hipotermi

Dalış elbisesi:

  • Su ile cilt arasına yalıtkan tabaka koyar
  • Isı transferini yavaşlatır
2.3.2. Konveksiyon
  • Elbise içine giren suyun hareketi ısı kaybını artırır
  • Geniş veya bol elbise → sürekli su sirkülasyonu

⚠️ İSG açısından:

“Bol elbise = daha rahat” algısı yanlıştır.

2.3.3. Radyasyon (İkincil Etki)
  • Su altında sınırlıdır ancak uzun dalışlarda etkisi birikir
2.3.4. Solunum Yoluyla Isı Kaybı
  • Soğuk ve kuru gaz solunması
  • Regülatör ile ısı kaybı
  • Uzun dalışlarda çekirdek ısıyı anlamlı düşürür
2.4. Hipotermi: Tanım, Evreler ve Klinik Önemi
2.4.1. Tanım

Hipotermi:

Çekirdek vücut ısısının 35 °C altına düşmesi

Dalışta çoğu zaman:

  • Hafif ama sinsi seyreder
  • Dalgıç fark etmeden performans kaybı yaşar
2.4.2. Hipoterminin Evreleri
EvreIsı (°C)Klinik Bulgular
Hafif35–32Titreme, refleks yavaşlama
Orta32–28Koordinasyon bozukluğu
Ağır<28Bilinç kaybı, aritmi

⚠️ Hafif hipotermi, iş kazaları açısından en tehlikeli evredir çünkü dalgıç dalışa devam eder.

2.5. Soğuğun Dolaşım Sistemi Üzerine Etkileri
2.5.1. Periferik Vazokonstriksiyon
  • El, ayak ve yüzde damarlar daralır
  • Kan çekirdeğe yönlendirilir

Sonuç:

  • El becerisi azalır
  • Ekipman kullanımı zorlaşır

İSG açısından:

Acil durumda müdahale süresi uzar.

2.5.2. Kardiyovasküler Yük

Soğuk maruziyeti:

  • Kalp hızını artırır
  • Kan basıncını yükseltir

Riskli gruplar:

  • Hipertansiyon
  • Koroner arter hastalığı öyküsü olanlar
2.6. Soğuğun Kas-İskelet Sistemi Üzerine Etkileri
  • Kas sertliği
  • Kuvvet azalması
  • İnce motor beceri kaybı

Bu durum:

  • Regülatör değişimi
  • Acil durum prosedürleri
  • İniş-çıkış kontrolü

gibi kritik görevleri etkiler.

2.7. Soğuğun Sinir Sistemi ve Bilişsel Fonksiyonlara Etkisi

Hafif hipotermide bile:

  • Dikkat azalır
  • Karar verme yavaşlar
  • Risk algısı bozulur

İSG açısından bu durum:

“Gizli performans düşüşü” olarak tanımlanır.

2.8. Termal Stres ve İş Kazası İlişkisi

Araştırmalar göstermektedir ki:

  • Soğuk maruziyet süresi arttıkça
  • Hata yapma oranı yükselir

Dalış elbisesi bu zincirde:

  • Birincil önleyici faktördür
2.9. İşyeri Hekimi Açısından Değerlendirme Kriterleri

Bir dalgıç için şu sorular sorulmalıdır:

  • Planlanan su sıcaklığı nedir?
  • Dalış süresi kaç dakikadır?
  • Tek mi çoklu dalış mı?
  • Fiziksel efor düzeyi nedir?
  • Dalgıcın yağ oranı / vücut kitle indeksi?

Bu parametreler elbise kalınlığını ve tipini belirler.

2.10. Termal Risklerin Önlenmesinde Dalış Elbisesinin Rolü

Dalış elbisesi:

  • Isı kaybını yavaşlatır
  • Dalgıcın emniyetli çalışma süresini uzatır
  • Yorgunluk ve hata riskini azaltır

İşyeri hekimi açısından:

Doğru elbise seçimi = doğrudan iş kazası önleme

2.11. Bölüm 2 de Vermek İstediğim Ana Mesajım
  • Su altı termal açıdan agresif bir ortamdır
  • Hipotermi sadece “üşüme” değildir
  • Performans, güvenlik ve sağlık sorunudur
  • Dalış elbisesi tıbbi öneme sahip KKD’dir

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️

Daha Fazla

Hafta 4 — Anima & Animus: İçimizdeki Karşıt Ruh

1) Tanım

Carl Gustav Jung’a göre her insanın içinde karşı cinsin ruhsal imgesi vardır:

  • ErkekteAnima (kadınsı yan, dişil ruh)
  • KadındaAnimus (erkeksi yan, eril ruh)

Bu kavramlar sadece biyolojik cinsiyetle ilgili değildir; her insanda hem eril hem dişil enerji bulunur.

2) Neden Önemli?
  • Anima & Animus, bireyin ruhsal bütünlüğe ulaşmasında köprü görevi görür.
  • Bilinç ile bilinçdışı arasında aracıdırlar.
  • İlişkilerimizde yaşadığımız yoğun aşk, hayranlık ya da nefret duygularının çoğu → bu projeksiyonların yansımasıdır.

3) Anima (Erkeğin İçindeki Kadınsı Ruh)
  • Duygular, sezgiler, şefkat, yaratıcılık, içsel rehberlik gibi yönleri temsil eder.
  • Erkek, duygusal yanıyla yüzleşmediğinde → Animası gölgede kalır ve rüyalarına “tehlikeli kadınlar” olarak girer.
  • Olumlu olduğunda → Anima erkeğe yaratıcılık, empati, hayal gücü verir.

📌 Rüyalarda Anima:

  • Gizemli kadın
  • Rehber kadın
  • Tehlikeli büyücü kadın (bastırılmış animanın gölge hali)

4) Animus (Kadının İçindeki Erkeksi Ruh)
  • Mantık, analiz, düşünce gücü, irade, girişimcilik gibi yönleri temsil eder.
  • Kadın, kendi gücünü inkâr ettiğinde → Animus’u “dışarıda güçlü erkek” figürlerine yansıtır.
  • Olumlu olduğunda → Kadına özgüven, karar verme gücü, bağımsızlık verir.

📌 Rüyalarda Animus:

  • Kahraman, savaşçı, bilge adam
  • Otoriter baba
  • Yabancı erkek toplulukları

5) Projeksiyon Mekanizması

Anima & Animus en çok aşk ilişkilerinde belirir.

  • Birini görürüz ve “ilk görüşte aşk” yaşarız.
  • Aslında karşımızdakine, kendi içimizdeki Anima/Animus’u yansıtırız.

Örneğin:

  • Erkek, kendi içindeki hassas ve yaratıcı yanını bir kadında gördüğünde ona aşık olur.
  • Kadın, kendi içindeki cesur ve özgüvenli yanını bir erkekte gördüğünde büyülenir.

👉 Bu yüzden bazen insanlar partnerlerine değil, kendi içsel imgelerine aşık olur.

6) Türk Kültüründe Anima & Animus
  • Erkekte duygular bastırıldığı için “ağlama, erkek adam” → Anima gölgede kalır.
  • Kadında güç bastırıldığı için “kadın kısmı haddini bil” → Animus gölgede kalır.

Sonuç:

  • Erkek, “duygusal kadına” aşırı çekilir.
  • Kadın, “otoriter ve güçlü erkeğe” hayran olur.
  • Ama aslında kendi içsel yanlarını dışarıda aramaktadırlar.

7) Olumsuz ve Olumlu Yönler
Anima’nın Olumsuz Hali
  • Erkekte: Aşırı duygusal patlamalar, melankoli, hayal âlemine kaçış.

Anima’nın Olumlu Hali
  • Yaratıcılık, sezgi, empati, ruhsal derinlik.

Animus’un Olumsuz Hali
  • Kadında: Aşırı mantıkçılık, inat, “ben bilirim” tavrı, saldırganlık.

Animus’un Olumlu Hali
  • Kararlılık, özgüven, girişimcilik, fikir üretme.

8) Bütünleşme

Jung’a göre psikolojik olgunluk, kişinin kendi Anima/Animus’u ile barışmasıyla olur.

  • Erkek, kendi içindeki dişil yanla barıştığında → Daha bütün bir insan olur.
  • Kadın, kendi içindeki eril yanla barıştığında → Gücünü bulur.

9) Rüyalarda Çalışma
  • Anima/Animus rüyaları, genelde “rehber figürler” olarak çıkar.
  • Onlarla diyalog kurmak (aktif imajinasyon yöntemi) Jung’un önerdiği bir tekniktir.

Bu Haftaki Ödeviniz

Önümüzdeki hafta pazara kadar bu haftanın konusunu, önceki haftaları ve aşağıda verdiğim ödevinizi her gün tekrar edin. Bu sayede konuyu içselleştirecek ve hayatınızın akışına adapte etmiş olacaksınız.

A) İçsel Ruh Diyaloğu
  • Gözlerini kapat, derin nefes al.
  • İçinde bir kadın figürü (erkeksen) veya bir erkek figürü (kadınsan) hayal et.
  • Onunla diyalog kur:
    • “Sen bana neyi öğretmek istiyorsun?”
    • “Bende hangi yönümü temsil ediyorsun?”

B) İlişki Yansıması
  • Aşık olduğun ya da hayranlık duyduğun bir kişiyi seç.
  • O kişide hangi özellik seni cezbediyor?
  • Bu özellik aslında sende bastırılmış olabilir mi?

C) Rüya Çalışması
  • Bu gece rüyanda çıkan kadın/erkek figürlerini kaydet.
  • Onların sana hangi mesajı verdiğini çözmeye çalış.

Bu hafta deneme ve uygulamalarınızı biraz daha genişletebilmeniz için bir egzersiz daha veriyorum. Adımları sakin bir şekilde uygulayın.

Anima & Animus İçsel Diyalog Meditasyonu
1) Hazırlık
  • Sessiz bir yere geç.
  • Telefonu sessize al.
  • Dik bir sandalyeye ya da rahat bir mindere otur.
  • Gözlerini kapat, 3 derin nefes al (burundan al, ağızdan yavaşça ver).

2) İçsel Mekâna Yolculuk
  • Şimdi kendini güvenli bir yerde hayal et.
  • Bu bir orman, sahil, mağara ya da çocukken en sevdiğin yer olabilir.
  • Ortamda huzurlu bir ışık var.

3) Karşıt Ruh’un Belirişi
  • Uzakta bir figürün sana doğru yaklaştığını gör.
  • Eğer erkeksen → bir kadın figürü (Anima).
  • Eğer kadınsan → bir erkek figürü (Animus).
  • Onun dış görünüşüne dikkat et:
    • Ne giyiyor?
    • Yüz ifadesi nasıl?
    • Sıcak mı, soğuk mu hissediyorsun?

4) İlk Diyalog

Şimdi ona sor:

  • “Sen benim hangi yanımı temsil ediyorsun?”
  • “Bana hangi mesajı getirdin?”
  • “Hayatımda hangi yönümü görmemi istiyorsun?”

Bir süre sessizce bekle, zihnine gelen ilk cevabı kabul et.

5) Teşekkür Et
  • Ona teşekkür et.
  • Figür yavaşça uzaklaşsın, tekrar güvenli alanında yalnız kal.
  • 3 derin nefes daha al ve gözlerini aç.
6) Meditasyon Sonrası
  • Gördüğün figürü defterine çiz (çöp adam bile olur).
  • Onun sana verdiği mesajı bir cümle ile yaz.
  • Bu mesajı gün içinde hatırlamaya çalış.

Bu uygulamayı birkaç gün tekrar ederseniz, Anima & Animus figürleriniz daha netleşir ve daha derin mesajlar verebilir.

Dr. Mustafa KEBAT

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

70 Gram’lık Lityum-İyon Batarya ile 70 Kilogram’lık İnsanın Karbon ve Su Ayak İzi Karşılaştırması

Enerji dönüşümü ve elektrifikasyon süreci, lityum-iyon bataryaları modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası hâline getirmiştir. Lakin bu teknolojilerin çevresel etkileri çoğu zaman yalnızca kullanım aşaması üzerinden değerlendirilmekte, üretim süreçlerinde ortaya çıkan karbon ve su tüketimi yeterince görünür kılınmamaktadır.

Son yılların ağızlarda sakız olmuş karbon ve su ayak izi kelimeleri ile konuya son moda bir bakış açısı getirme zamanı geldi.

Sizlere, 70 gr’lık (DİKKAT Sadece 70 Gram) bir lityum-iyon bataryanın üretim sürecindeki çevresel ayak izini, 70 kg ağırlığındaki bir insanın yıllık karbon ve su ayak iziyle karşılaştırarak, sosyal medyada gördüğünüz birçok yazının ciddiyetini göstereceğim.

Lityum-İyon Batarya Üretimi Karbon ve Su Ayak İzi Değerlendirme Raporu

Rapor Türü: Teknik – Bilgilendirici
Kapsam: Üretim (Cradle-to-Gate) – Silindirik 21700

1. RAPORUN AMACI VE KAPSAMI

Bu raporun amacı; lityum-iyon batarya üretiminde kullanılan hammadde, enerji ve su girdilerinin karbon ayak izi (CO₂-eşdeğeri) ve su ayak izi üzerindeki etkilerini ortaya koymak, çevresel yükleri nicel olarak değerlendirmek ve karar vericilere bilimsel bir çerçeve sunmaktır.

Değerlendirme, hammadde çıkarımı + hücre üretimi aşamalarını kapsamakta olup, kullanım ve geri dönüşüm fazları (ayrı olarak değerlendirilip raporlanacaktır) bu raporun dışında tutulmuştur.

2. REFERANS ÜRÜN TANIMI
ParametreDeğer
Hücre tipiSilindirik 21700
KimyaNMC 811
Nominal enerji~18 Wh
Ağırlık~70 g
Sistem sınırıCradle-to-Gate
3. METODOLOJİ
  • ISO 14040 / 14044 Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) prensipleri esas alınmıştır.
  • Literatür kaynakları: hakemli derlemeler, NFPA – IEC – UL teknik raporları.
  • Enerji kaynakları için küresel ortalama elektrik karışımı varsayılmıştır.
  • Tüm değerler ortalama endüstriyel üretim koşullarına göre verilmiştir.
4. KARBON AYAK İZİ ANALİZİ
4.1 Toplam Karbon Ayak İzi
ÖlçekKarbon Ayak İzi
1 adet 21700 hücre~0,15 – 0,22 kg CO₂-eq
1 kWh batarya kapasitesi~8 – 12 kg CO₂-eq
60 kWh EV batarya paketi~480 – 720 kg CO₂-eq
4.2 Karbon Ayak İzine Katkı Dağılımı
KaynakPay (%)
Elektrik tüketimi (dry room, formasyon)%35–45
Katot üretimi (Ni, Co, Mn rafinasyonu)%30–40
Alüminyum ve bakır üretimi%10–15
Elektrolit ve kimyasallar%5–10
Diğer süreçler%5

Yorum: Karbon ayak izinin ana belirleyicisi enerji yoğun üretim süreçleri ve metal rafinasyonudur.

5. SU AYAK İZİ ANALİZİ
5.1 Toplam Su Ayak İzi
ÖlçekSu Tüketimi
1 adet 21700 hücre (doğrudan)~5–10 litre
1 adet 21700 hücre (dolaylı)~300–500 litre
1 kWh batarya kapasitesi~18.000 – 25.000 litre
60 kWh EV batarya paketi~1,1 – 1,5 milyon litre
5.2 Su Ayak İzine Katkı Dağılımı
KaynakPay (%)
Lityum çıkarımı ve işlenmesi%35–45
Nikel ve kobalt madenciliği%25–30
Elektrik üretimi (soğutma)%15–20
Fabrika içi kullanım%5–10

Yorum: Su ayak izinin büyük bölümü doğrudan fabrikada değil, madencilik ve rafineri aşamalarında oluşmaktadır.

6. ÇEVRESEL RİSK VE DUYARLI NOKTALAR
  • Lityum çıkarımı su stresi yüksek bölgelerde yerel ekosistemleri zorlamaktadır.
  • Kobalt ve nikel rafinasyonu yüksek karbon ve su yoğunluğu taşır.
  • Elektrolit üretimi flor bazlı kimyasallar nedeniyle çevresel risk içerir.
  • Üretim tesislerinde dry room ve formasyon hatları en yüksek enerji tüketimine sahiptir.
7. İYİLEŞTİRME VE AZALTIM STRATEJİLERİ
AlanAzaltım Yaklaşımı
ElektrikYenilenebilir enerji kullanımı
KatotDüşük kobaltlı kimyalar (LFP, yüksek Mn)
SuKapalı devre su sistemleri
AtıkElektrot firelerinin geri kazanımı
TasarımHücre başına enerji yoğunluğunu artırma
8. GENEL DEĞERLENDİRME

Lityum-iyon batarya üretimi, enerji dönüşümünün temel taşı olmakla birlikte, yüksek karbon ve su ayak izi barındıran karmaşık bir endüstriyel süreçtir.
Bu ayak izinin azaltılması; teknoloji seçimi, enerji kaynağı ve sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi ile doğrudan ilişkilidir.

Buraya kadar okumuş ve incelemiş olduğunuz ~70 gram‘lık Lityum-İyon Batarya Karbon ve Su Ayak İzi Değerlendirme Raporundaki değerleri; 70 kg bir kadın, 70 kg bir erkek, 1 kedi, 1 köpek ve 1 inek ile bilimsel literatürde kabul gören ortalama yıllık karbon ve su ayak izi değerleri üzerinden karşılaştırmalı olarak aşağıda sunuyorum.

Not: İnsan ve hayvan verileri yıllık ortalama ayak izi, batarya verileri ise üretim (cradle-to-gate) aşamasına aittir. Amaç bire bir eşitleme değil, ölçek ve etkiyi zihninizde somutlaştırmanızdır.

1️⃣ Karbon Ayak İzi Karşılaştırması (CO₂-eşdeğeri)
Referans:
  • 1 adet 21700 Li-ion hücre: ~0,18 kg CO₂-eq
  • 1 kWh batarya kapasitesi: ~10 kg CO₂-eq
  • 60 kWh EV batarya paketi: ~600 kg CO₂-eq
VarlıkYaklaşık Karbon Ayak İzi
70 kg kadın (1 yıl)~3.5 – 4.5 ton CO₂
70 kg erkek (1 yıl)~4.5 – 5.5 ton CO₂
1 kedi (1 yıl)~0.2 – 0.3 ton CO₂
1 köpek (orta boy, 1 yıl)~0.6 – 0.9 ton CO₂
1 inek (1 yıl)~2.5 – 3.5 ton CO₂
60 kWh Li-ion batarya (üretim)~0.6 ton CO₂
🔎 Yorum
  • Tek bir 60 kWh batarya paketi, yaklaşık olarak:
    • 🟰 1 köpeğin yıllık karbon ayak izine,
    • 🟰 3 kedinin yıllık karbon ayak izine,
    • 1 ineğin 2–3 aylık karbon salımına eşdeğerdir.
  • Bir insanın 1 yıllık karbon ayak izi, yaklaşık 7–9 adet 60 kWh batarya üretimine denktir.

2️⃣ Su Ayak İzi Karşılaştırması
Referans:
  • 1 adet 21700 hücre: ~300–500 litre
  • 1 kWh batarya kapasitesi: ~20.000 litre
  • 60 kWh EV batarya paketi: ~1.2 milyon litre
VarlıkYaklaşık Su Ayak İzi
70 kg kadın (1 yıl)~120.000 – 150.000 litre
70 kg erkek (1 yıl)~130.000 – 170.000 litre
1 kedi (1 yıl)~30.000 – 40.000 litre
1 köpek (1 yıl)~80.000 – 100.000 litre
1 inek (1 yıl)~600.000 – 1.000.000 litre
60 kWh Li-ion batarya (üretim)~1.200.000 litre
🔎 Yorum
  • Tek bir 60 kWh batarya paketi üretimi, su tüketimi açısından:
    • 🟰 1 ineğin 1 yıllık su ayak izine,
    • 🟰 7–9 insanın yıllık su ayak izine,
    • 🟰 12–15 köpeğin yıllık su ayak izine eşdeğerdir.
  • Su ayak izinin %80’den fazlası, batarya fabrikasında değil madencilik (lityum, nikel, kobalt) aşamasında oluşur.
Karşılaştırma

Bir adet 60 kWh lityum-iyon batarya, karbon açısından bir köpeğin, su açısından ise bir ineğin yaklaşık bir yıllık çevresel etkisine denktir.

Bu karşılaştırma şunu açıkça gösterir:

  • Lityum-iyon bataryalar kullanım aşamasında çevreci,
  • Ancak üretim aşamasında son derece kaynak yoğun sistemlerdir.

Bu nedenle:

  • Depolama, geri dönüşüm ve yangın güvenliği yalnızca İSG konusu değil,
  • Aynı zamanda karbon ve su ayak izinin azaltılmasında kilit bir yönetim alanıdır.
Teknik Detayları Yorumlayalım

Canlılar çevreyle etkileşimlerini doğal döngüler içinde sürdürür; tükettikleri kaynaklar, çoğu zaman ekosistemin kendi kendini yenileyebildiği sınırlar dâhilindedir. İnsanlar, hayvanlar ve tarımsal varlıklar yaşamlarını sürdürürken karbon ve su tüketir, ancak bu tüketim biyolojik süreçler yoluyla doğaya geri döner.

Lityum-iyon bataryalar ise canlı değildir; tüketirler fakat geri vermezler. Üretimleri sırasında kullanılan su, çıkarılan mineraller ve harcanan enerji, doğal döngülerle kısa vadede telafi edilemeyen kalıcı çevresel izler bırakır.

Bu karşılaştırmada maksadım, bataryaların “kötü” olduğu izlenimi yaratmak değildir; Lakin onların doğal varlıklar gibi masum olmadığını açıkça ortaya koymak gerekir. İnsan yaşamı boyunca çevreyle dinamik bir ilişki kurarken, binde biri ağırlıktaki bir lityum-iyon batarya daha üretilmeden, onlarca insanın ve hayvanın yıllık su ve karbon ayak izine denk bir çevresel yük oluşturabilmektedir. Bu yük, kullanım süresi boyunca değişmez; batarya var olduğu sürece doğanın hanesine yazılı kalır.

Bu nedenle mesele yalnızca “daha fazla batarya üretmek” değil, nasıl üretildiği, nerede depolandığı, ne kadar güvenli kullanıldığı ve nasıl geri dönüştürüldüğüdür. Bataryalar canlı değildir; fakat yanlış yönetildiklerinde canlı yaşamı doğrudan etkileyebilecek yangınlar, su stresi ve çevresel bozulmaların tetikleyicisi olabilirler.

Sürdürülebilirlik, bu teknolojileri romantize etmekle değil; onları gerçek çevresel maliyetleriyle birlikte kabul edip, bilimsel ve sorumlu bir yönetim anlayışıyla ele almakla mümkündür.

Sonuç olarak, lityum-iyon bataryalar geleceğin enerjisini taşırken, doğanın taşıma kapasitesini zorlamamak insanlığın ortak sorumluluğudur.

Lityum-iyon batarya ile canlılar arasında yaptığım bu karşılaştırma, teknolojinin değil; bilinçsiz üretim ve yönetimin çevre üzerindeki asıl risk olduğunu hatırlatmak için güçlü bir aynadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Lityum-İyon Batarya Bulunan Yerler İçin İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri

Değerlli yöneticiler

Lityum-iyon bataryalar; şarj istasyonlarından enerji depolama sistemlerine (BESS), elektrikli araç park alanlarından bakım-onarım ve geri dönüşüm tesislerine kadar birçok alanda yaygınlaşırken, beraberinde yangın, patlama, termal kaçak (thermal runaway) ve toksik gaz salımı gibi yüksek etkili riskleri de getirmektedir.

Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği, NFPA, IEC ve UL standartları ile hakemli bilimsel yayınlar temel alınarak; lityum-iyon batarya içeren tüm tesisler için klasik İSG hizmetlerinin ötesine geçen, teknik derinliği olan özel İSG çözümleri sunmaktadır.

Cemil Tanju ANAKLI

Genel Müdür

Hizmet Kapsamımız

Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği bünyesinde;

  • 🔹 Lityum-iyon pil şarj istasyonları
  • 🔹 Batarya depolama alanları (küçük hücre, EV modülü, BESS rack sistemleri)
  • 🔹 Elektrikli araç park alanları ve filolar
  • 🔹 Batarya bakım-onarım ve test alanları
  • 🔹 Batarya geri dönüşüm ve geçici depolama tesisleri

için tesis tipine özel aşağıdaki hizmetler sunulmaktadır:

Özel Lityum-İyon Batarya İSG Hizmetlerimiz

Tesis Tipine Özel Risk Analizi
Termal kaçak, TR-propagation, yangın yayılımı ve elektriksel riskler dikkate alınarak, batarya tipi ve kapasiteye özgü risk değerlendirmesi.

Uyarlanmış Depolama ve İşletme SOP’leri
NFPA 855, IEC 62133, UL 9540 / 9540A ve bilimsel literatüre dayalı, tesise özel hazırlanmış:

  • Lityum-iyon batarya depolama prosedürleri
  • Şarj, bakım ve elleçleme talimatları
  • Hasarlı/şüpheli batarya karantina prosedürleri

Acil Durum ve Yangın Senaryoları

  • Termal kaçak erken belirti senaryoları
  • Yangın, duman ve gaz salımına özel acil durum akış şemaları
  • İtfaiye ve dış paydaşlarla uyumlu müdahale planları

Kontrol Listeleri ve Denetim Dokümanları

  • Günlük / aylık / yıllık kontrol listeleri
  • SOC, sıcaklık ve çevresel koşul izleme formları
  • Ramak kala ve olay kayıt sistemleri

Eğitim ve Teknik Farkındalık

  • Lityum-iyon batarya risklerine özel çalışan eğitimleri
  • Yönetici ve teknik ekipler için karar destek eğitimleri
  • Tatbikat ve saha uygulamaları
Bilimsel ve Standartlara Dayalı Yaklaşım

Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği tarafından sunulan tüm bu hizmetler;

  • NFPA, IEC, UL standartları,
  • UL 9540A termal kaçak yayılım testleri,
  • Hakemli bilimsel derlemeler ve güncel akademik yayınlar

esas alınarak hazırlanmakta; talep edilmesi hâlinde tam bibliyografik kaynaklar ve teknik referanslar dokümantasyonla birlikte sunulmaktadır.

Tetkik Yaklaşımı

Lityum-iyon batarya güvenliği, genel geçer önlemlerle değil;
bilimsel veri + tesis özelinde mühendislik + güçlü İSG kültürü ile sağlanır.

Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği, bu yaklaşımı sahaya indiren çözüm ortağınızdır.

✅ ✅ ✅

Türkiyenin her Yerinde Hizmetinizdeyiz

📞 Bilgi ve başvuru için:

📍 Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği : Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR

📞 Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği Merkez Telefonu: +90 232 265 20 65
🌐 Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği Web sitemiz: https://tetkik.com.tr/
📧 Tetkik İş Sağlığı ve Güvenliği Bilgi: [email protected]

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

#lityumiyon #isg #batarya #tetkikosgb #tanjuanaklı

Daha Fazla

İş Güvenliğinde LOPA ile SIL Doğrulama Süreci

LOPA ile SIL Doğrulama Süreci Süslü Bir Zorunluluk Değil, Hayat Kurtaran Bir Metodolojidir
🎯 🎯 🎯
Neden SIL Doğrulama?

Endüstriyel tesislerde risk sıfırlanamaz ama kabul edilebilir seviyeye indirilebilir. Bu da çoğunlukla bir “güvenlik enstrümanlı fonksiyon” (SIF) üzerinden gerçekleşir.

Ancak şu soruyu net olarak cevaplamadan sistem devreye alınamaz:

“Bu güvenlik fonksiyonu gerçekten yeterli mi?”

İşte burada SIL (Güvenlik Bütünlüğü Seviyesi) doğrulaması devreye girer.

Ve bu doğrulamanın pratik, sistematik ve akılcı yolu: LOPA (Layer of Protection Analysis) Koruma Katmanları Analizi yöntemidir.

🧩 🧩 🧩
Kavramlar Arası Köprü
  • SIS (Safety Instrumented System): Sistem düzeyinde güvenlik çerçevesi
  • SIF (Safety Instrumented Function): O sistemin gerçekleştirdiği güvenlik görevleri
  • SIL (Safety Integrity Level): Her SIF’in risk düşürme kabiliyeti (Seviye 1-4 arası)
  • LOPA (Koruma Katmanları Analizi): Bu SIF’in gerçekten yeterli olup olmadığını test eden metodoloji
🛠️ 🛠️ 🛠️
LOPA Nedir?

LOPA (Koruma Katmanları Analizi), adım adım giderek tehlikeleri analiz eden, her adımda mevcut güvenlik bariyerlerini ve eksik kalanları ortaya koyan, yarı kantitatif bir risk analiz metodudur.

  • “Risk yüksek mi?”
  • “Var olan önlemler yeterli mi?”
  • “Ek önlem gerekiyor mu?”
  • “SIF gerekli mi? Gerekliyse SIL 1 mi, yoksa SIL 3 mü olmalı?”

Bu sorulara LOPA (Koruma Katmanları Analizi) ile cevap verilir.

🔬 🔬 🔬
LOPA ile SIL Doğrulama Süreci Nasıl İşler?
1. İlki: Tehlike Senaryosunun Tanımlanması (PHA/HAZOP Ön Koşul)

LOPA’dan (Koruma Katmanları Analizi) önce sistemin HAZOP veya benzeri yöntemle analiz edilmesi şarttır. Tehlikeli durum açıkça tarif edilmeden, neyi azaltacağınızı bilemezsiniz.

2. Başlangıç Riskinin Tanımı (İnhibit Edilmemiş Durum)
  • Tehlike gerçekleşirse ne olur?
  • Frekansı ve sonucu ne kadar ciddi?

Örneğin: “Basınç kontrol vanası çalışmazsa tank patlayabilir.”
Başlangıç frekansı: 1/10 yıl
Sonuç: Felaket (ölümcül kaza)

3. Koruma Katmanlarının Belirlenmesi (IPL – Independent Protection Layer)

Var olan önlemlerden bağımsız olanlar göz önüne alınır.
Bağımsızlık = aynı arızadan etkilenmemesi

Örneğin:

  • Basınç tahliye valfi
  • Operatör müdahalesi
  • Alarm sistemi
  • Emniyet ventili

Her biri için “Risk azaltma faktörü” (RAF) belirlenir.

4. Hedeflenen Risk Seviyesinin Belirlenmesi

Kabul edilebilir seviyeyi tanımlayın. (Örneğin: 1×10⁻⁴/yıl – ölüm riski)

5. Eksik Kalan Azaltmayı Belirleme (Risk Gap)

Bu noktada halen risk yüksekse, işte tam burada SIF devreye girer.
Yani diyoruz ki:

“Yukarıdaki tüm katmanlara rağmen risk hâlâ yüksek. O zaman bir emniyet fonksiyonu tanımlamalı ve onu güvenilir hale getirmeliyiz.”

📈 📈 📈
Örnek Hesaplama: SIL Doğrulama

Senaryo:

  • Başlangıç riski: 1×10⁻¹ / yıl (yani 1 kazada 10 yılda bir)
  • IPL’ler toplamda 100x risk azaltıyor (RAF = 100)

LOPA sonunda kalan risk = 1×10⁻³ / yıl

Ancak hedef 1×10⁻⁴ / yıl’dı.

Gerekli ek risk azaltma faktörü: 10

Bu durumda, SIF’in SIL 1 olması yeterli. (Çünkü SIL 1 = 10x azaltma sağlar)

🛡️ 🛡️ 🛡️
Avantajları Nelerdir?

Sistematik: Varsayıma dayalı değil, hesaplamaya dayalıdır
Karar destekleyicidir: “SIL 2 olsun” demek yerine “neden SIL 2 olması gerektiğini” sayısal verilerle gösterir
Dokümantasyon kazandırır: Denetimlerde, yetkililere güvenliğin ölçüldüğünü gösterir
Maliyet-etkin: Gereksiz yüksek SIL taleplerini engeller

🚨 🚨 🚨
Neden Önemlidir?
  • Yanlış belirlenmiş SIL = Ya gereksiz pahalı önlem, ya da riskli bir boşluk demektir.
  • SIL 3’lük bir durum varsa ama SIL 1 uygulanıyorsa, SIF başarısız olursa insanlar ölebilir.
  • Tersine, SIL 1 yeterliyken gereksiz yere SIL 3 talep edilirse, sistem karmaşıklaşır, maliyet yükselir, hata ihtimali artar.
📝 📝 📝
Sonuç ve Öneriler

LOPA yöntemiyle SIL doğrulaması yapmak, “standartlara uyum sağlamak” için değil, insan hayatını ve tesisi gerçekten korumak içindir. Firmalarda şu adımlar önerilir:

  1. HAZOP’u güncel tutun – zemin burası
  2. LOPA eğitimli ekiplerle yapılmalı – her IPL bağımsız mı? Gerçekten etkili mi?
  3. SIL doğrulama raporlarını belgeleyin – denetimlerde değil, risk anlarında hayat kurtarır
  4. SIF test planlarını unutmayın – SIL, tasarımla başlar ama sürdürülebilirlikle devam eder

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Masa Başı Çalışanlar İçin Kan Dolaşımında Denge Rehberi – 5

5. Beslenme ve Sıvı Alımı

Kan dolaşımı, yalnızca fiziksel hareketlerle değil, doğru beslenme ve yeterli sıvı alımıyla da doğrudan ilişkilidir. Vücudun damar yapısını, kanın akışkanlığını, hücrelerin oksijenlenmesini ve enerji üretimini etkileyen en temel faktörlerden biri, bireyin beslenme alışkanlıklarıdır. Özellikle masa başında uzun süre geçiren çalışanlarda, hareketsizlikle birleşen yetersiz beslenme veya yanlış sıvı tüketimi, dolaşım sisteminde önemli dengesizliklere neden olabilir.

Bu bölümde, kan dolaşımını destekleyen besin gruplarından, su tüketimi alışkanlıklarına, kafein ve alkolün etkilerine kadar bilimsel temelli, uygulanabilir ve kültürel olarak Türkiye iş ortamına uygun yaklaşımlar sunulmaktadır.

5.1 Dolaşımı Destekleyen Besinler
5.1.1 Temel İlkeler

Dolaşım dostu bir beslenme planının üç ana ilkesi vardır:

  1. Damar elastikiyetini korumak ve inflamasyonu azaltmak.
    Bu, antioksidanlardan zengin gıdalar (özellikle sebze, meyve ve tam tahıllar) ile mümkündür.
  2. Kan viskozitesini (akışkanlığını) optimize etmek.
    Omega-3 yağ asitleri ve yeterli su alımı, kanın pıhtılaşma eğilimini azaltır.
  3. Kardiyometabolik dengeyi sağlamak.
    Yani kolesterol, trigliserid ve glikoz seviyelerini dengede tutmak.

Bu ilkeler doğrultusunda, hem enerji seviyesini koruyan hem de damar sağlığını destekleyen bir beslenme sistemi benimsenmelidir.

5.1.2 Dolaşımı Güçlendiren Gıda Grupları
1. Omega-3 Yağ Asitleri (Balık, Ceviz, Keten Tohumu)

Omega-3 yağ asitleri kanın akışkanlığını artırır, damar iç yüzeyindeki iltihaplanmayı azaltır.
Haftada en az iki kez somon, sardalya veya uskumru gibi yağlı balıkların tüketilmesi önerilir.
Bitkisel kaynaklar arasında keten tohumu, chia tohumu ve ceviz öne çıkar.

Ofis ortamına uygun pratik örnek:
Öğle arasında 5–6 ceviz veya 1 tatlı kaşığı keten tohumu yoğurtla karıştırılarak tüketilebilir.

2. Antioksidan Zengini Sebze ve Meyveler

Renkli sebze ve meyveler (ıspanak, pancar, yaban mersini, nar, portakal, kırmızı biber) damar elastikiyetini artırır.
Özellikle pancar suyu ve nar suyu, nitrik oksit üretimini artırarak damar genişlemesini destekler.

İş yerinde öneri:
Her sabah taze meyve ile yapılan ara öğün veya ofis mutfağında taze sıkılmış sebze suyu hazırlamak, kısa sürede bile fark yaratır.

3. Tam Tahıllar ve Lifli Besinler

Yulaf, esmer pirinç, karabuğday, tam buğday ekmeği gibi lif açısından zengin gıdalar, damar sertliğini azaltır, kolesterol dengesini korur.

Türk mutfağına uyarlanmış örnek:
Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı tercih edilmelidir.


4. Bitkisel Yağlar (Zeytinyağı, Avokado, Ayçiçek Yağı)

Soğuk sıkım zeytinyağı, özellikle tekli doymamış yağlar açısından zengindir ve damar duvarında plak oluşumunu engeller.

İpucu:
Ofis çalışanları için hazırlanacak salatalarda margarin veya ağır soslar yerine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı tercih edilmelidir

5. Protein Kaynakları (Tavuk, Balık, Baklagil, Yumurta)

Kas dokusu dolaşım sistemini destekler; yeterli protein, dokulara oksijen taşınmasını kolaylaştırır.
Özellikle haftada 2 gün baklagil (mercimek, nohut, kuru fasulye) tüketimi hem protein hem lif açısından önemlidir.

6. Magnezyum ve Potasyum Kaynakları (Muz, Ispanak, Badem)

Bu mineraller damar kaslarının gevşemesine yardımcı olur, kan basıncını düzenler.
Yetersizliği, el ve ayaklarda soğukluk, kas spazmları ve dolaşım yavaşlamasıyla kendini gösterebilir.

Ofiste ara öğün örneği:
Bir avuç badem + bir adet muz.

5.1.3 Türk İş Ortamına Uygun Beslenme Planı (Örnek)
ZamanÖnerilen BesinDolaşım Faydası
KahvaltıTam tahıllı ekmek, lor peyniri, yeşillik, zeytin, haşlanmış yumurta

Ceviz + taze meyve
Damar elastikiyetini korur, sabah kan basıncını dengeler

Omega-3 desteği, antioksidan koruma
Ara ÖğünGıda alımını tavsiye etmiyorum.

Bitki çayı (yeşil çay, adaçayı)
Sindirim sisteminizin de dinlenmeye ihtiyacı olduğunu unutmayın..!!
Dolaşım artırıcı, antioksidan etki
ÖğleIzgara tavuk/balık, bulgur pilavı, yoğurtProtein + lif dengesi
Ara ÖğünGıda alımını tavsiye etmiyorum.

Bitki çayı (yeşil çay, adaçayı)
Sindirim sisteminizin de dinlenmeye ihtiyacı olduğunu unutmayın..!!
Dolaşım artırıcı, antioksidan etki
AkşamSebze yemeği + tam tahıllı ekmekLif ve magnezyum dengesi
Gün Boyuİdrarınızın rengi şeffaf veya çok açık sarı olacak miktarda su içilmeliKanın akışkanlığını korur

5.2 Su Tüketimi ve Hidratasyon
5.2.1 Su ve Kan Dolaşımı Arasındaki Doğrudan Bağlantı

Kan, %90 oranında sudan oluşur. Bu nedenle vücuttaki su oranındaki küçük bir düşüş bile kanın viskozitesini artırır, kalp yükünü artırır ve dolaşımı zorlaştırır.
Masa başı çalışanlar genellikle klimayla çalışan kapalı ortamlarda bulunur. Bu durum, fark edilmeden gelişen kronik dehidrasyona (susuzluk) yol açar.

5.2.2 Günlük Su Gereksinimi

Genel öneri:

  • Kadınlar için günde 2–2,5 litre,
  • Erkekler için 2,5–3 litre su tüketimi önerilir.

Ancak masa başı çalışanlarda ek 0,5 litre su önerilir çünkü uzun süreli oturma lenfatik dolaşımı yavaşlatır.

Basit formül:
Kilo (kg) × 0,03 = Günlük su ihtiyacı (litre)

Örneğin 70 kg bir kişi için ≈ 2,1 litre/gün.

5.2.3 Ofis İçin Uygulanabilir Sıvı Takvimi
ZamanUygulamaAmaç
08:301 bardak su (kahvaltıdan önce)Dolaşımı uyandırmak
10:00Bitki çayı / suKalp ritmini desteklemek
12:30Öğle yemeği öncesi 1 bardak suSindirim kolaylığı
15:001 bardak su + kısa yürüyüşHareketsizlik sonrası denge
17:00Bitki çayı / ılık suKan akışını koruma
19:00Akşam yemeğiyle suHacim dengesi
Gün Sonu1 bardak su (yavaş içilerek)Kan yoğunluğunu düzenleme

5.2.4 İş Ortamında Su Tüketimini Artırma Stratejileri
  1. Masa üzerinde ölçülü su şişesi bulundurun.
    1 litrelik şişe, gün içinde kaç defa doldurulduğunu görsel olarak hatırlatır.
  2. Ofis uygulamaları veya telefon alarmlarıyla hatırlatma kurun.
    1 saatlik aralıklarla “su iç” hatırlatması alışkanlık kazandırır.
  3. Tatlı gazlı içecekler yerine maden suyu tercih edin.
    Elektrolit dengesini destekler.
  4. Bitkisel çaylar (yeşil çay, ıhlamur, melisa) sıvı alımına katkı sağlar
    Ancak aşırı kafein içeren türlerden (ör. siyah çay fazlası) kaçınılmalıdır.

5.3 Kafein ve Alkolün Etkileri
5.3.1 Kafein: Denge Unsuru veya Dolaşım Engeli

Kafein, uyarıcı etkisiyle geçici bir vazokonstriksiyon (damar daralması) yapabilir.
Az miktarda tüketildiğinde (günde 1–2 fincan kahve), zihinsel performansı artırabilir; ancak fazlası kan basıncını yükseltir, kalp ritmini bozabilir.

Ofis için optimum düzey:

  • Günde maksimum 300 mg kafein (yaklaşık 2 fincan kahve veya 4 bardak siyah çay).
  • Saat 15.00’ten sonra kafein alınmamalıdır, çünkü uyku kalitesini düşürür.

Alternatifler:

  • Kafeinsiz kahve, yeşil çay, rooibos veya rezene çayı.

5.3.2 Alkol: Damar Sistemi Üzerine Etkileri

Alkol kısa vadede damarları genişletse de uzun vadede karaciğer yağlanması, trigliserid artışı ve damar sertliğine yol açar.
Masa başı çalışanlarda, hareketsizlikle birleştiğinde bu etki hızla artar.

Bilimsel gözlem:
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kardiyovasküler fayda sağlayan güvenli alkol miktarının “sıfır” olduğunu belirtmektedir.

Ancak sosyal içicilik bağlamında, haftada 1–2 kadeh şarap gibi sınırlı tüketim kabul edilebilir sınırdadır.

5.3.3 Türk İş Kültürüne Uygun Kafein Dengesi Stratejisi
DurumTercih Edilecek İçecekDolaşım Etkisi
Sabah (yoğun işe başlangıç)1 fincan filtre kahve / yeşil çayZihinsel aktivite artışı
Öğle sonrası yorgunlukBitki çayı (nane-limon, melisa)Kalp ritmini dengeleme
Akşam mesaisiKafeinsiz içecekler / ılık suSakinleştirici, damar gevşetici
Sosyal toplantılarMaden suyu veya taze meyve suyuElektrolit dengesi

5.3.4 Kafein Tüketiminde Bireysel Farklılıklar

Bazı bireylerde genetik faktörler nedeniyle kafein metabolizması yavaş işler.
Bu kişilerde az miktarda kafein bile çarpıntı, baş dönmesi, el titremesi gibi dolaşım tepkileri oluşturabilir.

Bu nedenle çalışanlar, kendi vücut tepkilerini izlemeli ve kendi kafein tolerans eşiğini belirlemelidir.

5.4 Genel Değerlendirme: Dolaşım Dostu Ofis Beslenmesi

Masa başı çalışanlar için sağlıklı dolaşım, sadece egzersizle değil, günlük beslenme farkındalığıyla mümkündür.
Ofis ortamında dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak, hem enerji seviyesini korur hem de dolaşım sistemi üzerindeki yükü azaltır.

Özetle:

  • Günlük su tüketimi idrar rengine göre ayarlanmalıdır.
  • Öğünlerde doymuş yağlar yerine kuyruk yağı, iç yağ veya zeytinyağı tercih edilmelidir.
  • Rafine şekerden tamamen uzak durulmalıdır.
  • Kristal / kaya tuzu (Çankırı, Anadolu kaya tuzu vb.) tercih edilmelidir.
  • Lifli gıda artırılmalıdır.
  • Kafein kontrollü alınmalıdır.
  • Alkol ve sigara kullanılmamalıdır.
  • Her 2–3 saatte bir kısa ara verilerek birkaç adım atmak alışkanlık haline getirilmelidir.

5.5 Uygulama Önerileri (Ofis Ortamı İçin Pratik Plan)
  1. Sabah rutini:
    • Ofise gelir gelmez bir bardak su.
    • Kahve yerine yeşil çayla başlamak.
  2. Öğle öncesi
    • 5 – 15 dakikalık yürüyüş.
  3. Öğle:
    • Hafif protein (tavuk/balık) + sebze.
    • Gazlı içecek yerine maden suyu.
  4. Öğleden sonra:
    • 1 bardak su + nefes egzersizi.
    • Kafeinsiz bitki çayı.
  5. Gün sonu:
    • Hafif akşam yemeği, bol salata.
    • Ekran süresini azaltarak gevşeme.

Sonuç

Bu bölümde anlatılan beslenme ve sıvı yönetimi ilkeleri, masa başı çalışanların sadece dolaşım sistemlerini değil, genel sağlık durumlarını da iyileştirmeyi hedeflemektedir.
Dengeli beslenme, düzenli su alımı ve kafein farkındalığı; basit ama sürdürülebilir alışkanlıklarla birleştiğinde, masa başında geçirilen uzun saatlerin etkilerini büyük ölçüde dengeleyebilir.

Kısacası, “iyi dolaşım, iyi beslenmeden geçer.”

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Masa Başı Çalışanlar İçin Kan Dolaşımında Denge Rehberi yazı dizisinin tamamının Ana Başlıklar ve Ara Başlıkları aşağıdaki sıra ile yayınlanmıştır

1. Giriş – 02.01.2026
  • 1.1 Rehberin Amacı
  • 1.2 Hedef Kitle
  • 1.3 Kan Dolaşımı ve Masa Başı Çalışmanın Önemi

2. Kan Dolaşımı ve Masa Başı Çalışmanın Etkileri – 09.01.2026
  • 2.1 Kan Dolaşımının Temel İşlevleri
  • 2.2 Uzun Süreli Oturmanın Fizyolojik Etkileri
  • 2.3 Dolaşım Bozukluklarının Belirtileri

3. Günlük Alışkanlıklar ile Dolaşımı Destekleme – 16.01.2026
  • 3.1 Düzenli Molalar ve Hareket
  • 3.2 Ofis İçi Egzersizler
  • 3.3 Doğru Oturma ve Postür

4. Masada Kan Dolaşımını İyileştiren Uygulamalar – 23.01.2026
  • 4.1 Ayak ve Bacak Pozisyonları
  • 4.2 Masa ve Sandalye Yüksekliğinin Optimizasyonu
  • 4.3 Bilgisayar ve Monitör Düzeni

5. Beslenme ve Sıvı Alımı – 30.01.2026
  • 5.1 Dolaşımı Destekleyen Besinler
  • 5.2 Su Tüketimi ve Hidratasyon
  • 5.3 Kafein ve Alkolün Etkileri

6. Stres Yönetimi ve Dolaşım – 06.02.2026
  • 6.1 Stresin Kan Dolaşımına Etkisi
  • 6.2 Nefes Egzersizleri
  • 6.3 Kısa Meditasyon ve Rahatlama Teknikleri

7. Dolaşım Sorunlarının Erken Tespiti ve Önleme – 13.02.2026
  • 7.1 Yaygın Dolaşım Problemleri
  • 7.2 Evde ve Ofiste Basit Kontroller
  • 7.3 Profesyonel Destek Gerektiren Durumlar

8. Özet ve Pratik Öneriler – 20.02.2026
  • 8.1 Günlük Uygulama Planı
  • 8.2 Hatırlatıcı ve Motivasyon Önerileri
  • 8.3 Kaynaklar ve Ek Okuma

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

#masabaşı #denge #kandolaşımı #tetkikosgb #kebat

Daha Fazla