Cildinizdeki kırışıklıkların ve sarkmaların yaşlanmanız sebebi ile olduğunu düşünüyorsunuz değil mi?

Biraz haklısınız lakin biraz…

20 yaşından sonra her yıl %1 oranında kolajen üretimi azalır.

Ama.. Cildinizdeki kırışıklıkların ve sarkmaların sebebine baktığımızda, beslenmenizin büyük payı olduğunu görürüz.

Cildiniz Gerektiğinden Daha Hızlı Yaşlanıyor

Çünkü modern beslenme alışkanlığının %60’ına hakim olan rafine şekerler ve işlenmiş karbonhidratlar cildinizin yapısını içeriden sessizce bozar.

Rafine şekerler ve işlenmiş karbonhidratlar nedir mi diyorsunuz?

  • Beyaz ekmek,
  • Makarna,
  • Hamur işleri,
  • Şekerli içecekler gibi

Bu gıdaları tükettiğinizde, hızla parçalanarak kanınızda glikoza dönüşür. Ki bu da kan şekeri seviyelerinizin yükselmesine neden olur.

Eeee ne olacak şekerim yükseldiyse, cildimle ne alakası var diyorsanız…!!

Yükselen şeker, glikasyon adı verilen bir süreçle vücudunuzdaki proteinlere bağlanır.

Sürekli glikasyon, iltihaplanma ve oksidatif stresle birlikte hızla parçalanmaya başlarlar.

Ve Gelişmiş Glikasyon Son Ürünleri (AGE’ler) olarak bilinen zararlı moleküller oluşturur.

İşte sorun burada başlar çünkü AGE’ler, cildin dolgun, nemli ve sıkı kalmasından sorumlu Kolajen ve elastine zarar verir.

Bolca para harcadığınız kolajen kremleri vb gibi ürünlerden biliyorsunuz.. Cildin genç görünmesi için Kolajen önemli.

Tek sebep beslenme değil elbet.

Kolajen Yıkımı

Vücudunuzda özellikle de cildinizde varolan kolajen yapının yıkımını hızlandıran faktörler var.

  1. Beslenme bozukluğu
  2. Sigara – Alkol kullanımı
  3. Gece hayatı (gece yerine gündüz uyumak – Evinizde otursanız da)
  4. Ani soğuk – sıcak farklılıklarına çok sık maruz kalmak
  5. Yoğun stres
  6. Diyabet (Bu hastalığın genel olarak beslenme ve yaşam düzensizliği kaynaklı olduğunu hatırlayın)
  7. Romatizmal hastalıklar
  8. Hasimato
  9. Graves
  10. FMF
  11. Kanser
  12. Hava kirliliği

Dikkat ederseniz ilk 6 madde kişinin yaşam tercihleri kaynaklı yani önlenebilir – düzeltilebilir.

İlk madde beslenme.

Kolajen Alımı

Bu durumda hangi besinlerden kolajen alabiliriz?
🔸Balık
🔸Tavşan
🔸Tavuk
🔸Sığır

Kolajen Desteği

Kolajen yanında başka almam gereken var mı?

Et yediğimizde proteini direkt kana alamadığımız, aminoasitlere parcaladığımız gibi, kolajeni de direkt alamayız.

🔸 Vitamin C

🔸 Vitamin A

🔸 Vitamin E

🔸 Çinko

🔸 Magnezyum

🔸 Selenyum

Kolajen sentezinde önemli rol üstlenirler. Bu sebeple kolajen desteğinde diyete veya takviyeye eklnmelidirler.

Kolajen Takviyeleri

Tabi ki öncelikle doğal gıdalardan kolajen almanız en doğrusu.

Lakin takviye kullanacaksanız da bilmeniz gerekenler;

Alınan kolajen takviyelerde “kolajene ait aminoasitler” bulunur. Mide asiti zarar vermez ve bağırsaktan emilirler.. Yine de Kapsül olarak almak daha avantajlıdır. Tablet formunda bir miktar kayıp olur.

Cilt için gerekli olan Kolajen Tip 1 – 3 – 10 dur. Alacağınız takviyede bunların olmasına dikkat edin.

Takviye alacaksanız, Mümkünse Kolajen Tip 1 – 2 – 3 – 5 – 10 hep beraber olursa sağlığınız için daha yararlı olacaktır.

Cilt için günlük kolajen 1000-2000 mg almalısınız. Toplam dozu sabah ve akşam şeklinde alın.

Cildinizdeki değişimi 6 – 10 hafta arasında görmeye başlarsınız.

Cildin orta tabakası “dermis” %70-80 arasında kolajenden oluşur. Yani kolajen derin bir yapıdır. krem çok çok az emilir. Bu sebeple kolajen kremleri çok işlevsel değiler.

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

Kolajen Ailesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3003457/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.