Lityum-iyon bataryalar, günümüzün endüstriyel, tüketici elektroniği ve enerji depolama sistemlerinin omurgasını oluşturuyor. Enerji yoğunlukları yüksek ve çalışmaları verimli olmakla birlikte, bu pillerin yangın ve patlama olaylarında ortaya çıkan ortam koşullarının insan sağlığı üzerindeki etkileri hâlen kapsamlı değerlendirme gerektiriyor.
Bu bağlamda yayınlanan “Pil Test Tesisindeki Patlama Test Odasında Lityum İyon Pil Yangınına İlişkin Maruziyet Değerlendirme Çalışması – Exposure Assessment Study on Lithium-Ion Battery Fire in Explosion Test Room in Battery Testing Facility” hem bilimsel camiada hem de iş güvenliği uygulamaları açısından önemli bir çerçeve sunmaktadır.
Çalışmanın Özeti ve Ana Teması
Bu araştırma, Kore’de bir batarya test tesisinde gerçekleşen lityum-iyon batarya yangınından beş gün sonra ortamda bulunan potansiyel tehlikeli maddelerin maruziyet düzeylerini incelemiştir. Önemli hedef, işçilere ne zaman güvenle geri dönülebileceğini belirlemektir. Araştırmacılar, yangın sonrasında askıda partikül madde (PM1, PM2.5, PM10), hidrojen florür (HF) ve lityum gibi muhtemel tehlikeli materyallerin konsantrasyonlarını ölçmüşlerdir.
Alan örneklemesi ve gerçek zamanlı izlemeler sonucunda bu maddelerin seviyeleri, hem Kore Çalışma Bakanlığı’nın hem de American Conference of Governmental Industrial Hygienists’in (ACGIH) sınır değer önerileriyle karşılaştırıldığında önerilen eşiklerin altında kalmıştır. Bu durum, çalışmanın yapıldığı tesis çalışanları için yeniden çalışmaya dönüşün risk açısından kabul edilebilir düzeyde olduğuna işaret eder.
Çalışmanın Mesleki Sağlık Perspektifi
Bu çalışma, lityum-iyon pillerin yangın sonrası ortam havasında kalıntı bırakabilen tehlikeli kirleticiler üretebileceğine dair bilimsel endişeyi doğrudan ele almıştır. Lityum iyon pillerin iç yapılarına bakıldığında, yaygın olarak kullanılan organik elektrolitlerdeki bileşenlerin yangın sırasında çeşitli toksik gazlara dönüşebildiği raporlanmıştır; örneğin hidrojen florür üretimi, yangın kaynaklı sağlık risklerinin önemli bir ölçüsüdür. Bu toksik gazlar, kapalı veya yarı kapalı alanlarda daha ciddi solunum yolu riskleri oluşturabilir.
Ayrıca, literatürde yapılan diğer çalışmalar da lityum-iyon yangınlarının yan ürünlerinin toksik etki potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Örneğin farklı pil kimyasalları ile yapılan incelemeler, yangınla birlikte ortaya çıkan CO, NO, SO₂ gibi gazların ve partiküllerin solunum sağlığı için risk oluşturabileceğini göstermiştir.
Neden Bu Çalışma Önemli?
Bu araştırma, yangın sırasında değil, yangın sonrası ortamda risk değerlendirmesi yaparak profesyonel pratik açısından önemli bir bakış açısı sunar. Test tesisindeki ölçümlerin sonucu, sınırlı olsa da çalışanların ortam havasında maruziyetin sınır değerlerin altında olduğunu göstermiştir. Bu, iş güvenliği açısından iki önemli çıkarımı beraberinde getirir:
- Yangın sonrasında ortam ölçümleri yapılmadan işe dönülmemelidir. Test sonuçları olmadığı sürece risk bilinemez.
- Sadece alev ve ısı değil, yangın sonrası ortam havasındaki kirleticiler de izlenmelidir. Hidrojen florür gibi bileşikler, toksisite açısından ısıdan bile riskli olabilir.
Bu tür bilimsel değerlendirmeler işyeri ortamına dönüş kararlarının yalnızca görsel temizliğe göre değil, nesnel maruziyet ölçümleri ve sınır değerlerle karşılaştırma ile verilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Genel Literatür Perspektifinden Bir Bakış
Lityum-iyon pillerin yangın ve güvenlik riskleri üzerine yapılan daha geniş araştırmalar, bu pillerden çıkan dumanın içeriğinde hem yanıcı hem de toksik gazların bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bunlar yangın söndürme sürecinde kontrol altına alınamayan yangın dumanı veya parçacıklarıdır. Solunum sistemine giren partikül maddeler ve florür bileşikleri, sadece yangın alanındakileri değil, yakın çevredeki işçileri ve halkı da etkileyebilmektedir.
Ayrıca uluslararası vaka analizleri ile yangın riskleri değerlendirildiğinde, lityum-iyon pil yangınlarının termal kaçak (thermal runaway) nedeniyle hızla yayılabildiği bilinmektedir. Bu durum, yangının ilk aşamasında çevreye yayılan toksik gazların ve partiküllerin kontrolünü zorlaştırabilir.
Sonuç Olarak
Bu çalışma, lityum-iyon batarya yangınları sonrasında yalnızca yangının kendisinin değil, yangın sonrası ortamda olası sağlık tehlikelerinin de bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi gerektiğini gösteren önemli bir örnektir. Maruziyet değerleri ölçümlerinin sınır değerlerin altında olması olumlu olsa da bu, her senaryo için genellenmemelidir. Özellikle kapalı alanlarda uzun süreli maruziyet veya farklı yangın koşulları ile bu tür verilerin tekrar edilmesi gerekmektedir.
Sonuçta, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında bilimsel ölçüm temelli karar alma yaklaşımı, benzer olaylarda çalışanların sağlığının korunması açısından kritik öneme sahiptir.
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Doğal Yaşayın
Doğal Beslenin
Aklınıza Mukayet Olun
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Sayın okuyucu,
Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.
Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75
Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

