“İşlenmiş gıda” ve “aşırı işlenmiş gıda” tabirlerini benden belki yüzlerce, belki binlerce kez duymuşsunuzdur. Yazılarımda, konuşmalarımda, eğitimlerimde bu kavramlar sürekli geçer. Lakin bugün özellikle şunun altını çizmek istiyorum: İşlenmiş kelimesi, gıda söz konusu olduğunda masum değildir. Hatta kanaatimce son derece sinsi, insan zihnini yönlendiren, algıyı yumuşatan, gerçeği örten bir kelimedir.

Çünkü “işlemek” kelimesi insan zihninde müspet bir çağrışım yapar. İşlemek; emek vermek, geliştirmek, değer katmak, olgunlaştırmak gibi anlamlar taşır. Ham maddeyi alıp daha kıymetli bir forma sokmayı çağrıştırır. Nitekim bazı alanlarda bu yüzde yüz doğrudur. Ham petrolü düşünün. Topraktan çıktığında neredeyse hiçbir işinize yaramaz. Ama rafineride işlendiğinde uçak yakıtına, benzine, plastiğe, enerji kaynağına dönüşür. Değeri katlanır. Yine “işleme” kelimesi bize nakışı, oya ve danteli, ustalıkla şekil verilmiş ahşabı, işlenmiş metali hatırlatır. Gözümüze hoş gelen, estetik değeri olan şeylerdir bunlar.

İşte tam da bu nedenle “işlenmiş gıda” ifadesi insan zihninde otomatik olarak “üzerinde çalışılmış, geliştirilmiş, belki daha iyi hale getirilmiş gıda” algısı doğurur. Oysa gıda söz konusu olduğunda, çoğu zaman yapılan şey geliştirmek değil, bozmak, yoksullaştırmak, doğasından koparmak ve ticari bir nesneye indirgemektir.

Bu nedenle ben “işlenmiş” yerine iki kavramı tercih ediyorum: yoz gıda ve yozlaştırılmış gıda.

Bu ayrım basit ama çok kritiktir.

Yoz gıda nedir?

Yoz gıda, tabiatta hiçbir karşılığı olmayan, doğada bir örneği bulunmayan, baştan sona laboratuvar ve fabrika ürünüdür. Yani kökü yoktur. Toprağa, ağaca, hayvana, mevsime, coğrafyaya dayanmaz.

Gofret böyledir. Cips böyledir. Jelibon, renkli şekerlemeler, aromalı içecekler, toz tatlılar, hazır sosların büyük bölümü böyledir. Bunların doğada bir “ham hali” yoktur. Kimse dağa çıkıp gofret toplamaz. Nehirden kola akmaz. Ağaçta cips yetişmez.

Bu ürünler bir gıdanın bozulmuş hali değildir; başlı başına yapay kurgulardır. Tat, koku, renk ve doku; insan beyninin zaaflarına göre laboratuvarda tasarlanır. Amaç doymak değil, tekrar tekrar tükettirmektir. Beslemek değil, bağımlılık oluşturmaktır. Bunlara ben net şekilde yoz gıda diyorum.

Yozlaştırılmış gıda nedir?

Yozlaştırılmış gıda ise tabiatta bir karşılığı olan bir ürünün, fiziksel ve kimyasal işlemlerle doğasından koparılmasıdır.

Elma tabiatta vardır. Ama siz o elmayı lifinden ayırır, suyunu sıkıp posa­sını atar, şeker ilave eder, aroma koyar, renklendirir, raf ömrü uzatıcılar eklerseniz; artık o elma değildir. Elmanın hatırası üzerine kurulmuş bir endüstri içeceğidir. Yani yozlaştırılmıştır.

Buğday tabiatta vardır. Ama siz onu defalarca rafine eder, kepeğini ve ruşeymini ayırır, geriye sadece nişasta yüklü beyaz bir toz bırakırsanız; sonra da bunu şeker, yağ ve katkılarla karıştırıp yüzlerce ürüne dönüştürürseniz; buğdayı besin olmaktan çıkarır, ticari bir ham maddeye indirgersiniz. Bu da yozlaştırmadır.

Süt tabiatta vardır. Ama siz onu aromalarla, stabilizatörlerle, kıvam artırıcılarla, renklerle bir “tatlı içeceğe” çevirirseniz; artık o süt değildir. Ambalajın üzerinde inek resmi olması, onun biyolojik gerçekliğini geri getirmez.

Fıstık tabiatta vardır. Ama siz onu yüksek ısıda kavurur, oksitlerseniz; üzerine tuz, şeker, tat artırıcılar, aroma vericiler, topaklanma önleyiciler eklerseniz; artık fıstık yemezsiniz. Beynin ödül sistemine hitap eden yozlaştırılmış bir ürünü tüketirsiniz.

Sorun sadece içerik değil, anlam kaybıdır

Burada mesele sadece katkı maddeleri değildir. Asıl mesele, gıdanın anlam kaybıdır.

Doğal gıda; mevsime bağlıdır, sınırlıdır, bozulur, değişir, her seferinde aynı tatta olmaz. Çünkü canlıdır. Yoz ve yozlaştırılmış gıdalar ise standarttır, her yerde aynıdır, aylarca bozulmaz, mevsim tanımaz. Çünkü canlı değildir. Gıdanın biyolojik kimliği silinmiş, yerine endüstriyel bir kimlik konmuştur.

Bu noktada “işlenmiş” kelimesi devreye girer ve olan biteni maskelemiş olur. Sanki ortada bir ustalık, bir iyileştirme, bir olgunlaştırma vardır. Oysa çoğu zaman yapılan şey, gıdanın:

  • Lifini azaltmak
  • Mineral ve vitamin dengesini bozmak
  • Doğal yapısını parçalamak
  • Sindirim hızını anormal artırmak
  • Beynin ödül devrelerini hedeflemek
  • Raf ömrünü insan ömrünün önüne koymak

…dır.

Bu bir işleme değil, yozlaştırmadır.

Yozlaşma sadece bedende olmaz

Bu tür gıdalar sadece metabolizmayı değil, kültürü de bozar. Çünkü gıda aynı zamanda bir ilişkidir: toprakla, emekle, zamanla, beklemekle, pişirmekle, paylaşmakla kurulan bir ilişkidir. Yoz gıdalar bu ilişkiyi koparır. Gıdayı bir “ürüne”, beslenmeyi bir “tüketim davranışına” indirger.

Paket açılır, tüketilir, atılır. Ne mevsim vardır, ne sofra vardır, ne emek. Bu yüzden yoz gıda sadece biyolojik değil, kültürel bir bozulmadır da.

Kavramları doğru koymadan mücadele edemeyiz

Ben bu nedenle “işlenmiş gıda” demeyi bilinçli olarak reddediyorum. Çünkü kelime zihni uyuşturur. Oysa “yoz” dediğinizde rahatsız edici bir şey söylersiniz. Bozulmayı kabul edersiniz. Yozlaşmayı kabullenirsiniz. Ve ancak o zaman gerçek bir yüzleşme başlar.

Bugün mesele, “şu katkı maddesi zararlı mı değil mi?” tartışmasının çok ötesindedir. Mesele, gıdanın hangi ontolojik sınıfa ait olduğudur. Bu bir gıda mı, yoksa yenilebilir bir endüstri ürünü mü?

Bu ayrımı yapmadığımız sürece, ne etiket okuma bizi kurtarır ne de “daha az zararlı” seçenekler.

Son sözüm şudur:
Biz işlenmiş gıda tüketmiyoruz.
Biz ya yoz olanı,
ya da yozlaştırılmış olanı yiyoruz.

Ve bir toplum, ne yerse zamanla ona dönüşür.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT
0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️