2020–2024 Makine Kaynaklı İş Kazalarına İlişkin Güncel Görünüm

Makine güvenliği, iş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca bir alt başlığı değil; işin kendisinin nasıl tasarlandığının, üretimin nasıl kurgulandığının ve insan hayatının ne derece değer gördüğünün aynasıdır. Bugün geldiğimiz noktada iş kazalarının büyük bir bölümü, aslında tasarım aşamasında yapılabilecek sade bir revizyonla önlenebilecek niteliktedir. “Doğası gereği güvenli tasarım” yaklaşımı da tam bu noktada, iş güvenliği profesyonelleri ile makine imalatçılarını aynı paydada buluşturan bilimsel bir zorunluluktur.

Son on yılda yaşanan makine kaynaklı iş kazaları ve bu kazalara ilişkin Yargıtay içtihatları, güvenli tasarımın yalnız teknik değil aynı zamanda hukuki bir gereklilik olduğunu açıkça ortaya koymuştur. İstatistikler her yıl tekrar eden aynı risk desenlerini gösterirken, mahkeme kararları işveren ve tasarımcıların sorumluluk sınırlarını giderek daha belirgin hâle getirmiştir. Bu nedenle, güvenliği “tedbirle” değil “tasarımla” üretmek; insan faktörünü en baştan koruyan bir mühendislik disiplinine yönelmek artık ertelenemez bir mecburiyet hâline gelmiştir.

Bu yazımda sizlere, makine güvenliğini tasarım ilkeleri, mühendislik prensipleri, son yılların iş kazası verileri ve Yargıtay kararlarının ışığında, mesleğin tüm paydaşlarına — İSG profesyonellerine, mühendis ve teknik ekiplere, işverenlere ve idarecilere — kısa bir tarih aralığındaki durumu sergilemeye çalışacağım.

  1. Genel yükseliş trendi ve boyut
    2013–2023 dönemini kapsayan derlemeler ve SGK verileri, iş kazası sayılarında genel bir yükseliş eğilimi gösteriyor; makine sektörü kazalarının sayısında 2018–2023 arasında belirgin artışlar kaydedildi. Özellikle 2020 sonrası dönem (pandemi sonrası normalleşme ile) iş kazası sayıları artış göstermiştir; çalışmalar 2021–2023 aralığında makine sektöründeki kazaların yıllık bazda önemli artışlar içerdiğini raporlamaktadır. Bu durum, makine kaynaklı risklerin tasarım ve uygulamada yeterince azaltılamadığını işaret eder. DergiPark
  2. Sektörel dağılım ve ağır sonuçlar
    İstatistikler, makine kullanımının yoğun olduğu imalat, inşaat ve madencilik gibi sektörlerin ciddi paya sahip olduğunu gösterir. Ölümlü ve ağır yaralanmalı kazalar arasında makine etkenli olayların payı küçümsenemeyecek düzeydedir; bu da “tasarım ile risk ortadan kaldırma” stratejisinin önceliklendirilmesini zorunlu kılar. Resmi ve sivil örgüt verileri arasındaki farklılıklar (ör. SGK vs. bağımsız İSİGM/TMMOB raporları) gerçek kaza sayılarının resmi kayıtlardan daha yüksek olabileceğini düşündürür. Güvenli İnşaat
  3. Makineye özel risk faktörleri (2020–2024 bulguları)
    Literatür ve raporlamalar tekrarlayan nedenleri şöyle sıralıyor:
    • Makine tasarımında erişim/yerleşim hataları (operatörün tehlikeli bölgeye girişini kolaylaştıran yerleşimler),
    • Enerji birikimi yönetiminin yetersizliği (ör. beklenmeyen hareket, geri tepme),
    • Bakım/arıza senaryolarında kilitleme/etiketleme (LOTO) uygulamalarının eksikliği,
    • Koruyucu muhafaza uygulanmamış veya uygunsuz uygulanmış tasarımlar,
    • Eğitim ve uygun iş kıyafeti/donanım sağlanmaması. Bu faktörler, saha raporları ve akademik analizlerde tutarlı şekilde tekrar etmektedir. DergiPark
  4. Maliyet ve toplumsal etki (2020–2023 verileri ile bağlantı)
    Makine kaynaklı kazaların doğrudan tıbbi ve dolaylı üretim/duruş maliyetleri yüksek; son yılların değerlendirmeleri milli ekonomi açısından ağır yük oluşturduğunu gösteriyor. Bu ekonomik yük, yalnızca işverenin değil, toplumun da maliyetini artırmakta — dolayısıyla önleyici yatırımların ekonomik gerekçesi güçlüdür. DergiPark

2020–2024 Döneminde Yargıtay İçtihatlarından Dersler

Aşağıdaki başlıklarda, son 5 yıla (2020–2024) ait bulabildiğim Yargıtay kararlarında tekrar eden temaları özetlemeye çalıştım. Her maddeye, ilgili kararlara dayanan çıkarımlarımı ekledim.

  1. Objektifleştirilmiş Sorumluluk ve Mevzuata Uyumun Belirleyiciliği
    Yargıtay, iş kazalarında işverenin (ve/veya asıl/alt işveren ilişkilerinde ilgili tarafların) teknik mevzuata, yönetmeliklere ve öngörülebilir güvenlik standartlarına uymasını beklemektedir. Teknik kurallara aykırılık, kusurun belirlenmesinde ağır etken olarak değerlendiriliyor; bu durum, tasarım kararlarında mevzuat ve standart uyumunun hukuki savunma için zorunlu olduğunu gösterir. Yargı Kararları+1
  2. Eğitim ve Donanım Eksiklikleri, Kusur Sebebi
    Yargıtay kararları sık sık işverenin çalışanına uygun eğitim, koruyucu donanım veya uygun iş kıyafeti sağlamamasını kusur nedeni olarak görmektedir. Makine kazalarında, tasarım eksikliği birleştiğinde (ör. tehlikeli bölgeye kolay erişim) eğitim/donanım eksikliği işvereni ağır sorumluluk altına sokmaktadır. Bu içtihatlar, tasarımın yanı sıra işletme safhasında da proaktif önlemler alınması gerektiğini teyit eder. Yargı Kararları
  3. Asıl İşveren / Alt İşveren Müteselsil Sorumluluğu
    Yargıtay uygulamalarında, iş güvenliği önlemlerinin alınmasında zincir boyunca sorumluluk paylaşıldığına dair kararlar bulunmaktadır; bu, tedarik/imalat zincirinde güvenli tasarım ve montaj süreçlerine tüm tarafların dâhil edilmesini zorunlu kılar. Özellikle makine kurulumu, bakımı ve adaptasyonunda birden fazla taraf varsa, hukuki sorumluluk dağılımı karmaşıklaşır ve muhtemelen müteselsil sorumluluk gündeme gelir. A Evrak
  4. Bilirkişi Raporlarının Belirleyiciliği
    Mahkemeler teknik konularda bilirkişiye büyük ağırlık veriyor; makine mühendisleri ve İSG uzmanlarının hazırladığı raporlar kusur oranı ve tazminat tayininde kilit rol oynuyor. Bu yüzden işveren ve tasarımcıların risk değerlendirmelerini, test/validasyon raporlarını ve protokol kayıtlarını eksiksiz tutmaları yargı sürecinde savunma açısından kritik. Son Karar+1
  5. Tazminat eğilimleri: Caydırıcı Yaklaşımlar
    Son yıllarda ağır kusur tespit edilen vakalarda Yargıtay kararlarında tazminatın caydırıcı olması gerektiği yönünde yaklaşım görülüyor. Özellikle ölümlü veya kalıcı sakatlıkla sonuçlanan makine kazalarında mahkemeler yüksek meblağlarda tazminat kararları verebiliyor; bu da işverenler için hem mali hem itibar açısından ciddi sonuçlar doğuruyor. Son Karar

İş Güvenliği Uzmanlarına

Tasarım Öncelikli Hareket Edin: Yargı ve istatistik verileri birlikte söylüyor: tasarım aşamasında riskleri ele almak hem kaza olasılığını hem hukuki kusur riskini azaltır. (Kaynaklar: SGK/akademik derlemeler ve Yargıtay içtihatları). DergiPark

Dokümantasyon ve Bilirkişi Hazırlığı: Tasarım kararlarınıza ilişkin risk değerlendirme ve validasyon belgelerini eksiksiz tutun — bunlar olası mahkeme süreçlerinde en önemli savunma verileridir. Son Karar

Tedarik zinciri sorumluluğu: Makine satın alma/entegrasyon süreçlerinde asıl/alt işveren, tedarikçi ve bakım sağlayıcıların rollerini sözleşmeyle ve teknik şartnamelerle netleştirin. A Evrak

Eğitim + Donanım + LOTO: Tasarımla kaldırılamayan riskler için işletme aşamasında LOTO, ergonomi, uygun PPE ve düzenli eğitim programları zorunludur; yargı kararları bu eksiklikleri kusur nedeni saymaktadır. Yargı Kararları

Makine güvenliğinde esas mesele, kazadan sonra sorumluyu aramak değil; kazayı en başından mümkün kılmayacak bir tasarım anlayışını hâkim kılmaktır. İster imalat hattında çalışan bir operatör olsun, ister bakım ekibi, ister mühendis; tüm paydaşların yaşam hakkı, bizlerin ortaya koyacağı teknik ve yönetsel kararlarla doğrudan ilişkilidir. Ve bu kararların en kritik olanları, makine henüz kâğıt üzerindeyken verilir.

Son yılların istatistikleri bize şunu söylüyor: Aynı kalıpta tekrarlayan riskler, hâlen aynı nedenle can kayıplarına yol açıyor. Yargıtay kararları ise çok net bir mesaj veriyor: Öngörülebilir her riskten işveren ve tasarımcı sorumludur. Bu iki güçlü veri kümesi bir araya geldiğinde, güvenliğin ancak tasarım aşamasında köklü olarak sağlanabileceği gerçeği tartışmasız hâle geliyor.

İş güvenliği profesyonelleri için bu tablo, yalnızca mesleki bir görev değil; aynı zamanda teknik bir vicdan muhasebesidir. Her makine çizimi, her proses düzenlemesi, her risk değerlendirmesi, gelecekte yaşanabilecek bir kazayı ya doğuracak ya da sonsuza kadar ortadan kaldıracaktır.

Bu nedenle, güvenliği projenin sonunda eklenen bir katman değil; projenin başlangıcına yerleştirilen temel bir ilke hâline getirmek zorundayız. Çünkü gerçek ve sürdürülebilir iş güvenliği, sahada değil tasarım masasının başında başlar.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️

#makine #işkazası #risk #kebat #tetkikosgb

Daha Fazla

Türkiye – ABD – Avrupa Birliği Ülkeleri İş Kazası Bildirimi Karşılaştırması

Neden Bu Karşılaştırmayı Yapıyoruz?

İş kazaları, yalnızca bireysel trajedilerin değil; aynı zamanda kurumsal sorumluluğun, kamu politikalarının ve uluslararası rekabetin de merkezindedir. Bir çalışanın saniyelik dikkatsizliği ya da bir işverenin ihmali, yalnızca o işyerinde değil, tüm sistemde domino etkisi yaratabilir. Ancak bu zincirin kırılabileceği önemli halkalardan biri de kazanın bildirilmesi ve doğru şekilde kayda geçirilmesidir.

Peki, bu bildirim her ülkede aynı ciddiyetle mi ele alınıyor?

Bu yazıda, Türkiye’deki iş kazası bildirim sisteminin idari ve hukuki boyutlarını, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerindeki uygulamalarla karşılaştırmalı olarak sunmaya çalışacağız.

Hedefimiz; yalnızca farkları göstermek değil, aynı zamanda Türkiye’nin güçlü ve zayıf yönlerini objektif ölçütlerle kıyaslamak ve iyileştirme alanlarını somutlaştırmaktır.

Dünya giderek daha entegre hale gelirken, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün evrensel ilkeleri de şekilleniyor. Bu karşılaştırma yazımızda, evrensel yapının Türkiye’deki yerini, eksiklerini ve potansiyelini görebilmek için bakış açısı sunmayı amaçlıyoruz.

Cemil Tanju ANAKLI – Dr. Mustafa KEBAT

1. Türkiye’de İş Kazası Bildirimi – Hukuki ve İdari Süreçler

1.1. Yasal Dayanaklar

Türkiye’de iş kazası bildirimi, başta 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olmak üzere, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeler, işverenlerin ve sağlık hizmeti sunucularının iş kazalarını belirli süreler içinde bildirmelerini zorunlu kılar.

1.2. Bildirim Süreleri ve Yöntemleri

1.3. İdari ve Hukuki Yaptırımlar

İş kazasının süresi içinde bildirilmemesi durumunda, işverene idari para cezası uygulanır. 2025 yılı itibarıyla bu ceza 20.000 TL’ye kadar çıkabilmektedir.

1.4. Hukuki Sorumluluklar

İş kazası sonucunda işverenin hukuki sorumluluğu doğabilir. Bu sorumluluk, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alıp almadığına, kazanın önlenebilir olup olmadığına ve işverenin kusur durumuna göre değerlendirilir. İşverenin kusurlu bulunması halinde, tazminat yükümlülüğü doğabilir.

2. Amerika Birleşik Devletleri’nde İş Kazası Bildirimi – OSHA Düzenlemeleri

2.1. Yasal Çerçeve

ABD’de iş kazası bildirimi, İş Sağlığı ve Güvenliği İdaresi (OSHA) tarafından düzenlenir. OSHA’nın 29 CFR 1904 ve 1904.39 numaralı yönetmelikleri, işverenlerin iş kazalarını nasıl bildirmeleri gerektiğini belirler.

2.2. Bildirim Süreleri ve Yöntemlerir

  • Ölüm Durumu: İşveren, işyerinde meydana gelen bir ölüm olayını, olaydan sonraki sekiz saat içinde OSHA’ya bildirmelidir.
  • Hastaneye Yatış, Ampütasyon veya Göz Kaybı: Bu tür olaylar, olaydan sonraki 24 saat içinde OSHA’ya bildirilmelidir.
  • Kayıt Tutma: İşverenler, iş kazaları ve meslek hastalıklarıyla ilgili kayıtları en az beş yıl süreyle saklamalıdır. Her yıl Şubat ve Nisan ayları arasında, önceki yılın özetini çalışanların görebileceği bir yerde asmalıdırlar.

2.3. İdari ve Hukuki Yaptırımlar

OSHA, iş kazalarının bildirilmemesi veya iş sağlığı ve güvenliği kurallarının ihlal edilmesi durumunda işverenlere para cezaları uygulayabilir. Bu cezalar, ihlalin ciddiyetine ve işverenin daha önceki ihlallerine bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

2.4. Çalışan Hakları

Çalışanlar, iş kazalarını ve işyerindeki tehlikeleri bildirme hakkına sahiptir. İşverenler, bu bildirimler nedeniyle çalışanlara karşı misilleme yapamazlar. OSHA, çalışanların bu haklarını korumak için çeşitli mekanizmalar sunar.

3. Avrupa Birliği’nde İş Kazası Bildirimi – Üye Devlet Uygulamaları

3.1. Genel Yasal Çerçeve

AB’de iş sağlığı ve güvenliği konuları, Avrupa Komisyonu tarafından belirlenen direktiflerle düzenlenir. Ancak, iş kazası bildirimiyle ilgili detaylar üye devletlerin ulusal mevzuatlarına bırakılmıştır.

3.2. Üye Devlet Örnekleri

3.3. İdari ve Hukuki Yaptırımlar

AB üye devletlerinde, iş kazalarının bildirilmemesi durumunda çeşitli idari yaptırımlar uygulanabilir. Bu yaptırımlar, para cezaları veya diğer idari yaptırımlar şeklinde olabilir ve her ülkenin kendi mevzuatına göre belirlenir.

📌 📌 📌

4. İş Kazası Bildirimi Karşılaştırma Tablosu

KriterTürkiyeABD (OSHA)AB (Üye Devletler)
Yasal Dayanak5510 sayılı Kanun, 6331 sayılı İSG Kanunu, SGK yönetmelikleriOSHA Kanunu, 29 CFR 1904 ve 1904.39Çerçeve Direktif 89/391/EEC, üye ülke mevzuatları
Yetkili KurumSGK
(Sosyal Güvenlik Kurumu)
OSHA (Occupational Safety and Health Administration)Ülke bazlı iş sağlığı kurumları (örn. INAIL, HSE)
Bildirimi Kim Yapar?İşveren ve sağlık hizmeti sunucusuİşverenİşveren, bazı ülkelerde sağlık kuruluşları
Bildirim Süresiİşveren için 3 iş günü, sağlık kuruluşu için 10 günÖlüm için 8 saat, Hastane yatışı: 24 saatGenellikle 3-10 gün arası, ülkeye göre değişken
Bildirim YöntemiElektronik veya yazılı (e-Devlet/SGK)
SGK e-bildirge sistemi
Telefon, çevrimiçi sistem, yerel OSHA ofisleriUlusal çevrimiçi portallar, Resmi formlar Online, yazılı ya da dijital sistemler
Bildirim İçeriğiKazanın yeri, zamanı, nedeni, yaralanma durumuOlay türü, sonuç, yer, tarih, etkilenen kişiKazanın koşulları, sonuçları, önlemler
Kayıt Tutma Yükümlülüğüİş kanununa göre 5 yıl, 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanununa göre de 10 yıl saklama süresi vardır.5 yıl süreyle detaylı kayıt tutulmalıÇoğu ülkede 5 yıl, bazı ülkelerde daha uzun
İdari Para Cezaları
(Yıllara göre değişmektedir)
Bildirmeme halinde 20.000 TL’ye kadarOSHA’ya göre 14.502 $’a kadar, kasıt varsa daha da yüksek olabilirAB ülkesine göre yüksek para cezaları veya hapis

Ülkeye göre değişir (örneğin Almanya’da 5.000 €’ya kadar çıkabilir)
Hukuki SorumlulukTazminat, ceza sorumluluğu (kusur oranı, iş güvenliği önlemleri esas alınır)Tazminat, OSHA incelemesi ve cezaları, ayrıca dava açma hakkıİş hukuku ve ceza hukuku kapsamında tazminat, bazı durumlarda ceza davaları
Çalışan HaklarıSGK’ya doğrudan başvuru hakkı var, misillemeye karşı koruma zayıfMisillemeye karşı güçlü federal koruma, şikâyet hakkıMisillemeye karşı genellikle sendika ve ulusal iş sağlığı birimleri tarafından koruma
İşçinin Bildirim HakkıDolaylı
(mahkemeye başvurabilir)
Var – OSHA’ya doğrudan şikâyet hakkıVar – Sendika ya da ilgili kuruma başvuru olabilir
Sigorta Kurumu RolüSGK, hem sağlık hem sigorta yükünü üstlenirİşveren tarafından ödenen özel iş kazası sigortası (workers’ compensation insurance)Devlet veya özel fonlar (örneğin Almanya’da “Berufsgenossenschaft”)
Veri Toplama ve İstatistikSGK ve TÜİK tarafından yayımlanırOSHA yıllık raporlar yayımlarEurostat, ulusal istatistik kurumları

5. Genel Değerlendirme ve Karşılaştırma

KriterTürkiyeABDAB Ülkeleri
Hızlı Bildirim SistemiOrtaÇok hızlıOrta
Denetim SıklığıOrtaYüksek (OSHA denetimleri yoğun)Orta-Yüksek
Çalışan KatılımıSınırlıGüçlüGüçlü (özellikle Batı Avrupa’da)
Yaptırım GücüDüşük-OrtaYüksekOrta-Yüksek
Veri ŞeffaflığıGelişmekteŞeffaf (kamuya açık)Şeffaf (Eurostat ile ortak)

🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷

5.1. Türkiye’nin Yapısı ve Güçlü Yönleri

  • Dayanak: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 5510 sayılı SGK Kanunu.
  • Bildirim Yeri: SGK İl Müdürlükleri / e-Devlet / İşverenin kayıt sistemi.
  • Özellik: SGK bildirimi işverenin sorumluluğundadır. Bildirim yapılmazsa hem SGK cezası hem de tazminat yükümlülüğü doğabilir.

Türkiye’de iş kazalarının bildirimi tek merkezli bir yapıya, yani SGK odaklı bir modele dayalıdır. Bu durum, veri toplama ve analiz açısından avantaj sağlasa da:

  • Bildirim yükünün yalnızca işverende olması ve çalışanların şikâyet mekanizmalarının zayıflığı,
  • İSG kültürünün halen gelişmekte olması nedeniyle,
    ihmal edilen vakaların sıklığını artırabilmektedir.

Ancak son yıllarda elektronik bildirimin yaygınlaşması ve sağlık kuruluşlarına da yükümlülük verilmesi önemli gelişmelerdir.

🇺🇸 🇺🇸 🇺🇸

5.2. ABD’nin Yapısı ve Güçlü Yönleri

  • Dayanak: OSHA’nın 29 CFR 1904 kayıt ve bildirim düzenlemeleri.
  • Kritik Fark: Ölüm ve hastane yatışı için çok kısa süreler içinde bildirim zorunludur (8-24 saat). Ayrıca “OSHA Form 300” adlı yıllık iş kazası kayıt formu tutulur.
  • Çalışan Hakları: Çalışanlar iş kazalarının bildirilmemesi durumunda OSHA’ya doğrudan başvurabilir.

ABD’de OSHA sistemi:

  • Ciddi olaylar için hızlı bildirim zorunluluğu (ölüm → 8 saat, ampütasyon → 24 saat),
  • Ayrı bir tazminat sigortası sistemi (Workers’ Compensation),
  • Misillemeye karşı güçlü çalışan koruma mevzuatı ile,
    önleyici ve hesap verilebilir bir yapı kurmuştur.

Ancak bu sistemde farklı eyalet yasalarının uygulanması (Federal + Eyalet OSHA kuralları), uygulamada karmaşıklıklara neden olabilir.

🇪🇺 🇪🇺 🇪🇺

5.3. Avrupa’nın Yapısı ve Esnekliği

  • Yasa Temeli: Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Direktifi 89/391/EEC.
  • Ulusal Farklılıklar: Bildirim süreleri ve sistemleri ülkelere göre değişiklik gösterebilir. Örneğin:
    • Almanya: İş kazaları 3 gün içinde yasal meslek birliklerine (Berufsgenossenschaften) bildirilmelidir.
    • İtalya: INAIL kurumuna 2 gün içinde elektronik olarak bildirim gerekir.
    • İngiltere (AB sonrası): RIDDOR kapsamında ciddi kazalar 10 gün içinde Health and Safety Executive (HSE)’e bildirilir.
  • Sendikaların Rolü: AB’de işçi sendikaları, kazaların raporlanmasında ve soruşturulmasında güçlü rol oynar.

AB üyesi ülkelerde iş kazası bildirimi:

  • Temel ilkeler bakımından birleşik, ancak
  • İdari uygulamalar açısından dağınık bir yapıdadır.

Ancak AB, 89/391/EEC sayılı Çerçeve Direktif ile işveren yükümlülüklerini net belirlemiş ve ülkelerin ulusal sistemlerine entegre etmiştir.

Düşünce ve Önerilerimiz

Türkiye açısından değerlendirdiğimizde:

  • Çalışanların doğrudan iş kazası bildirim hakkı güçlendirilmeli,
  • Bildirim sistemine dijital teyit mekanizmaları eklenmeli,
  • İş kazası sonrası incelemelerin bağımsız bir kurulca yapılması teşvik edilmeli kanaatideyiz.

Pek tabi ki sizlerin görüş ve önerileri ile eklenecek maddeler olacaktır.

Sonuç olarak, iş kazası bildirimi sistemleri ülkelerin mevzuat altyapıları, sosyal güvenlik rejimleri ve iş sağlığı kültürlerine göre değişmektedir. Ancak ortak hedef, kazaların azaltılması ve meydana gelenlerin etkin, şeffaf şekilde kayıt altına alınarak tüm tarafların korunmasıdır.

Bu karşılaştırma ile yalnızca sistemler arasındaki mevzuatları değil; aynı zamanda iş kazasına yaklaşım tarzlarını, kurumsal refleksleri ve hukuki kültürü de kısaca ortaya koymaya çalıştık.

Türkiye’nin iş kazası bildirim sistemini; ABD’nin hızlı müdahale ve bireysel hak temelli yaklaşımıyla, Avrupa’nın örgütlü, sosyal devlet odaklı sistemleriyle kıyasladığımızda önemli bir gerçek su yüzüne çıkıyor: Bildirim sistemi sadece bir prosedür değil, aynı zamanda bir güvenlik kültürüdür.

Karşılaştırma sayesinde, Türkiye’nin hangi yönlerinin uluslararası düzeyde güçlü olduğunu (örneğin tek merkezli SGK sistemi), hangi yönlerde ise geliştirilmesi gerektiğini (örneğin misillemeye karşı koruma zayıflığı) açıkça görebiliyoruz. Ayrıca küresel uygulamaların ışığında işverenlerin, hukukçuların ve politika yapıcıların nasıl daha etkili stratejiler geliştirebileceği konusunda fikir sahibi oluyoruz.

Analizimiz tartışmaya açıktır. Ki gayemizde katılımcı sayısının arttığı fikirlerin müzakere edildiği katılımcı bir iş sağlığı – güvenliği kültürünün yaygınlaşmasıdır.

Sadece iş hukukçularına değil; aynı zamanda İş Güvenliği uzmanlarına, işyeri hekimlerine akademisyenlere, kamu yöneticilerine ve işletme sahiplerine pratik ve stratejik bir perspektif kazandırabilecek derin bir kültür ortamına yelken açmış bulunuyoruz. Fırtınalarla karşılaşacağımızı uzun yolculuğumuzda yıpranacağımızı da biliyoruz. Lakin hep birlikte karaya ayak basacağımız ve kutlayacağımız günlerin de hayal olmadığına inanıyoruz…

Zira iş kazası bildirimi sadece geçmişte olanı kayda geçirmek değil, aynı zamanda gelecekte olacakları engellemenin ilk adımıdır.

Bu yüzden, bildirim süreci bir evrak değil; bir hayat sigortasıdır. Ve onu ne kadar şeffaf, hızlı ve kapsayıcı kurgularsak; işyerlerini o kadar güvenli, sistemleri o kadar adil ve çalışanları o kadar değerli kılarız.

Saygılarımızla…

Cemil Tanju ANAKLI – Dr. Mustafa KEBAT

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Cemil Tanju ANAKLI – Dr. Mustafa KEBAT
Tetkik OSGB

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla