İnsan Ruhunun Evrensel Haritası – Jung’un Arketip Sistemi

2026 Yılı sonuna kadar her pazar günü; Jung’un Arketip Sistemi ile kendinizi tanımanızı belki de yenilemenizi sağlayacak yazı dizimizin ilki ile sizlerle birlikteyim. Okumanızın yanı sıra uygulayarak da kendinize fayda sağlamanızı temenni ediyorum.

Saygılarımla

Dr. Mustafa KEBAT

1. Giriş: Arketip Nedir?

Arketip, insanların kolektif bilinçdışında yer alan evrensel semboller, temalar ve temel davranış kalıplarını tanımlayan bir kavramdır. 

İsviçreli psikiyatrist Carl Gustav Jung (1875–1961), insan ruhunu anlamak için derin bir yolculuğa çıktı. Ona göre bilinçaltımız sadece kişisel deneyimlerimizden oluşmuyordu; aynı zamanda insanlığın ortak geçmişinden gelen bir kolektif bilinçdışı da vardı. İşte bu derin yapının içinde arketipler bulunur.

Arketip, Yunanca arche (ilk, başlangıç) ve typos (model, şekil) kelimelerinden gelir. Yani “ilk model”, “ilk örnek” demektir. Jung, arketipleri insan ruhunun evrensel kalıpları olarak tanımlar. Arketipler, insanların davranışlarını ve yaşantılarını şekillendiren içgüdüsel enerjiler ve kalıplar olarak görülür. Her kültürde, her çağda, her insanda benzer şekilde ortaya çıkan imgeler, hikâyeler ve roller arketiplerin tezahürüdür.

Örneğin:

  • Kahraman arketipi: Dede Korkut hikâyelerindeki Bamsı Beyrek, Yunan mitolojisinde Herkül, Hollywood’da Superman.
  • Ana arketipi: Türk toplumunda “ana ocağı”, “ana yüreği”; mitolojide Kibele.
  • Bilge arketipi: Nasreddin Hoca, Hızır, Mevlana.

Bu örnekler gösteriyor ki arketipler sadece psikolojinin konusu değil, aynı zamanda kültürün, masalların, dini sembollerin, günlük hayatın da yapı taşlarıdır.

2. Jung’un Kolektif Bilinçdışı Kavramı

Freud kişisel bilinçdışına odaklanırken, Jung bunun ötesinde insanlığın ortak hafızasını ortaya koydu. Ona göre:

  • Kişisel bilinçdışı: Çocukluk travmaları, unutulan anılar, bastırılan duygular.
  • Kolektif bilinçdışı: İnsan türünün evrimsel geçmişinden gelen ortak semboller ve kalıplar.

Nasıl ki genetik olarak göz rengimizi, saç rengimizi ebeveynlerimizden alıyoruz, ruhsal olarak da arketipleri insanlığın tarihinden devralıyoruz. Bu yüzden, Anadolu’daki bir köylü kadının rüyasında gördüğü “yılan” ile Amazon ormanındaki bir kabile üyesinin rüyasında gördüğü “yılan” aynı korku ve aynı sembolik anlamı taşıyabilir.

3. Arketiplerin Temel Özellikleri

Arketipleri anlamak için üç temel noktayı bilmek gerekir:

  1. Evrenseldir: Her toplumda benzer şekilde bulunur.
  2. Simgeseldir: Doğrudan değil, semboller ve imgeler aracılığıyla ifade edilir.
  3. Dinamik Yapıya Sahiptir: Bir arketip hem olumlu hem olumsuz yüzünü gösterebilir.

Örneğin “Anne Arketipi” hem şefkati, beslemeyi temsil ederken, aşırı olduğunda boğucu, engelleyici bir figüre dönüşebilir.

Arketiplerin bazı bilinçdışındaki temel türleri şunlardır:

  • Anima ve Animus: Kadınsı ve erkeksi içsel imgeler
  • Gölge: Kişiliğin karanlık, bastırılan yönleri
  • Persona: Sosyal hayatta takınılan roller, dışa sunulan kimlik
  • Ben: Kişiliğin tüm parçalarını düzenleyen merkez

4. Başlıca Arketipler

Jung onlarca arketipten bahseder. Ancak bazıları daha temel ve güçlüdür. Türk toplumunun daha kolay anlayabilmesi için hem Jung’un açıklamalarını hem de kültürümüzdeki karşılıklarını sunalım.

4.1. Kahraman Arketipi
  • Tanımı: Güçlü, cesur, mücadele eden, kötülüğü yenmeye çalışan kişidir.
  • Evrensel Örnekler: Herkül, Odysseus, King Arthur.
  • Türk Kültüründe: Battal Gazi, Köroğlu, Dede Korkut hikâyelerindeki Tepegöz’le savaşan yiğitler.
  • Modern Hayatta: Kurtuluş Savaşı’nda “Mehmetçik”, günlük hayatta zorluklara direnen işçi, öğrenci ya da anne de kendi çapında kahramandır.

Kahraman arketipi bize “zor zamanlarda ayağa kalkmayı” öğretir. Ama aynı zamanda gölge yönü de vardır: Ego şişkinliği, kahramanlık uğruna kör cesaret.

4.2. Ana (Anne) Arketipi
  • Tanımı: Koruyucu, besleyici, hayat verici figürdür.
  • Evrensel Örnekler: Kibele, Meryem Ana.
  • Türk Kültüründe: “Ana ocağı”, “ana kuzusu”, “ana gibi yar olmaz” deyişi. Köylerde köyün yaşlı kadınları “ana” rolünü üstlenir.
  • Modern Hayatta: Çocuklarını tek başına büyüten bir kadın, öğretmeninin öğrencilerine olan şefkati, ya da toplumsal dayanışma ruhu.

Gölge yönünde ise “aşırı sahiplenici” veya “boğucu ana” figürü ortaya çıkar.

4.3. Baba Arketipi
  • Tanımı: Otorite, düzen, kural koyan figür.
  • Evrensel Örnekler: Zeus, Tanrı Baba.
  • Türk Kültüründe: Osmanlı’daki “Baba Sultan”, “Devlet Baba” kavramı.
  • Modern Hayatta: Patron, öğretmen ya da yöneticide bu arketip canlanabilir.

Gölge yönü: Baskıcı baba, otoriter lider.

4.4. Bilge (Yaşlı Bilge) Arketipi
  • Tanımı: Yol gösterici, rehber, akıl kaynağıdır.
  • Evrensel Örnekler: Merlin, Gandalf, Lao Tzu.
  • Türk Kültüründe: Nasreddin Hoca, Hacı Bektaş-ı Veli, Dede Korkut.
  • Modern Hayatta: Öğretmen, psikolog, tecrübeli büyükler.

Bilge arketipi bize “deneyimle gelen bilgeliği” hatırlatır. Ama bazen “aşırı didaktik” ya da “pasif” hale de gelebilir.

4.5. Gölge Arketipi
  • Tanımı: Ruhumuzun bastırılmış, karanlık, görmek istemediğimiz tarafı.
  • Evrensel Örnekler: Şeytan, Dracula, masallardaki kötü cadılar.
  • Türk Kültüründe: Albastı, Kara Kuru, korkutucu cin hikâyeleri.
  • Modern Hayatta: Kıskançlık, öfke, hırs, şiddet eğilimi.

Jung der ki: “Gölgesini tanımayan insan, başkalarının gölgesine tutsak olur.” Yani kendi karanlık yanlarımızı fark etmezsek onları başkasına yansıtırız.

4.6. Persona Arketipi
  • Tanımı: Sosyal maskemiz, başkalarına gösterdiğimiz yüz.
  • Evrensel Örnekler: Tiyatrodaki maskeler.
  • Türk Kültüründe: “El için” davranmak, “komşu ne der” kaygısı.
  • Modern Hayatta: Sosyal medyada gösterdiğimiz imaj, işyerinde resmi tavır.

Persona, toplumla uyumu sağlar ama aşırıya kaçtığında sahte bir kişiliğe dönüşür.

4.7. Anima ve Animus
  • Tanımı: Erkek ruhundaki dişil (anima) ve kadın ruhundaki eril (animus) yön.
  • Türk Kültüründe: “Erkek dediğin biraz kadın ruhundan anlamalıdır”, “kadının da mert olanı makbuldür” söylemleri.
  • Modern Hayatta: Erkeklerin duygusal yanlarını kabullenmesi, kadınların liderlik özelliklerini geliştirmesi.

Bu arketip bize cinsiyet ötesi bütünlüğü hatırlatır.

4.8. Çocuk Arketipi
  • Tanımı: Masumiyet, saflık, yeni başlangıç, umut.
  • Evrensel Örnekler: Mitolojilerdeki “kurtarıcı çocuk” motifi.
  • Türk Kültüründe: “Çocuktan al haberi” sözü, “masumiyet” kavramı.
  • Modern Hayatta: İçimizdeki oyun oynamak isteyen yan, yeni projelere başlama heyecanı.

Ama gölge yönünde “çocuksu bağımlılık” veya “sorumluluktan kaçış” olabilir.

5. Türk Masalları, Din ve Arketipler

Jung’un arketiplerini anlamak için kültürümüze bakmak yeterlidir:

  • Kahraman: Keloğlan, Köroğlu.
  • Ana: Şefkatli Ayşe Nine, Kibele.
  • Gölge: Tepegöz, cinler, şeytan.
  • Bilge: Dede Korkut, Hızır.
  • Çocuk: Keloğlan’ın saf ve temiz kalbi.

Ayrıca dini semboller de arketiplerin ifadesidir:

  • Peygamberler kahraman ve bilge arketiplerini taşır.
  • Melekler “aydınlık” yön, şeytan “gölge” yönü temsil eder.
  • Cennet “anne kucağı gibi huzur”, cehennem “gölgeyle yüzleşme”dir.

6. Modern Toplumda Arketiplerin İşlevi

Bugün arketipler sadece masallarda değil, dizilerde, reklamlarda, siyasette de kullanılır.

  • Reklamlarda: Güçlü bir otomobil “kahraman arketipi”, deterjan reklamındaki anne “ana arketipi”.
  • Siyasette: Liderler genelde “baba” veya “kahraman” arketipini temsil eder.
  • Sosyal medyada: Gençler “persona” arketipi ile farklı maskeler dener.

Arketipler bilinçdışımızı yönlendirdiği için, onların farkında olmak günlük yaşamda daha bilinçli seçimler yapmamızı sağlar.

7. Arketiplerle Çalışmanın Yolları
  • Rüyalar: Rüyalarda semboller aracılığıyla arketipler ortaya çıkar.
  • Sanat: Resim, edebiyat, sinema arketipleri işler.
  • Kişisel Gelişim: İçimizdeki gölgeyi tanımak, anima/animus dengesini kurmak ruhsal olgunluğa götürür.

8. Sonuç: Jung’un Mirası

Jung’un arketip sistemi bize şunu öğretir: İnsan ruhu evrensel bir dille konuşur. Türk toplumunun masalları, türkülerinde geçen imgeler, dini semboller hep bu evrensel dilin parçalarıdır.

Arketipler, sadece bireysel psikoloji için değil, toplumların kendini anlaması için de bir pusuladır. Kahraman arketipine ihtiyaç duyduğumuzda bağımsızlık mücadeleleri doğar; bilge arketipi öne çıktığında kültürel aydınlanmalar yaşanır.

Bugün birey olarak yapmamız gereken şey, içimizdeki arketipleri tanımak ve denge içinde yaşamaktır. Çünkü her birimizin içinde bir kahraman, bir gölge, bir bilge ve bir çocuk vardır. Onları tanımak, hayat yolculuğunda bizi daha bilinçli, dengeli ve güçlü kılar.

Dr. Mustafa KEBAT

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Bu sitede yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Paylaşılan bilgiler, bir hekim muayenesinin, tedavisinin veya profesyonel danışmanlığın yerini tutmaz. Buradaki bilgiler esas alınarak herhangi bir ilaç tedavisine başlanması, mevcut tedavinin değiştirilmesi ya da bırakılması uygun değildir.

Aynı şekilde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili içerikler, bir iş güvenliği uzmanı, mühendis veya teknik ekip tarafından yapılması gereken değerlendirme ve kararların yerine geçemez. Bu bilgiler temel alınarak saha risk değerlendirmesi yapılması ya da mevcut sistemin değiştirilmesi önerilmez.

Sitede herhangi bir yasa dışı ilan ya da yönlendirme yapılması amacı bulunmamaktadır. İçerikler, sadece farkındalık yaratmak ve bilinçlendirme sağlamak amacıyla sunulmuştur.

⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Propriyoseptif Egzersizlerin Psikolojik Durum, Stres Yönetimi ve Bilişsel Performans Üzerindeki Etkileri

Propriyoseptif egzersizler, genellikle fiziksel performans, denge ve motor kontrol gelişimi amacıyla uygulansa da, modern nörobilim ve psikofizyoloji çalışmaları bu egzersizlerin bilişsel ve duygusal sistemler üzerinde de çok yönlü etkiler yarattığını göstermektedir.

Hazırladığım eğitim öncesi-sonrası tablosu incelendiğinde, özellikle stres düzeyinde azalma, duygu durumda iyileşme, dikkat süresi ve görev performansında artış gibi parametrelerde belirgin gelişmeler gözlemlenmiştir.

Bu durum, propriyoseptif egzersizlerin yalnızca periferik motor sistem değil, aynı zamanda merkezi sinir sistemi düzeyinde de geniş çaplı etkileşimler sağladığını ortaya koymaktadır.

Psikolojik Durum Üzerindeki Etkiler

Psikolojik iyilik hali; duygusal düzenleme, motivasyonel seviye, stres algısı ve öznel mutluluk gibi bileşenlerden oluşur. Propriyoseptif uyarılar bu parametreleri hem doğrudan hem de dolaylı yollarla etkilemektedir.

1. Beden Farkındalığı ve Psikolojik Denge

Propriyoseptif egzersizler, kişinin kendi bedensel duruşunu, hareketini ve içsel duyumlarını daha hassas algılamasını sağlar. Tabloda yer alan “öz algı skorlarında artış”, “beden imgesi olumlaması” gibi parametreler, bu farkındalığın duygusal regülasyona da yansıdığını göstermektedir. Bu farkındalık:

  • Kaygı düzeyini azaltır
  • Psikosomatik gerilimleri hafifletir
  • Depresif duygu durumlarını dengelemeye katkıda bulunur

2. Serotonin ve Endorfin Düzeyleri

Fiziksel aktiviteyle birlikte artan serotonin ve endorfin düzeylerinin; mutluluk, rahatlama ve zihinsel açıklık üzerinde belirleyici olduğu bilinmektedir. Propriyoseptif egzersizler, özellikle düşük-orta şiddette tekrarlı kas-iskelet aktivitesi içerdiği için, bu nörokimyasal maddelerin salımını optimize eder. Tabloya yansıyan:

  • Ruh halinde pozitif değişim
  • Sabah-öğle-ikindi zamanlamalarında ruh hali stabilizasyonu
  • İş tatmini skoru artışı

gibi bulgular, bu biyokimyasal süreçlerin psikolojik durum üzerindeki etkilerini desteklemektedir.

3. Propriyosepsiyonun Psikolojik Güvenlik Duygusuna Etkisi

Stabil bir beden hissi, psikolojik anlamda da güven hissi yaratır. Özellikle iç kulak, kas iğciği ve eklem reseptörlerinden gelen verilerin merkezi sinir sistemi tarafından doğru şekilde bütünleştirilmesi, kişinin çevresel etkileşimlere karşı daha dengeli hissetmesini sağlar. Bu, özellikle anksiyete bozukluklarında olumlu etki gösterir.

Stres Yönetimi Üzerindeki Etkiler

Stres yönetimi, modern iş ortamlarında çalışan sağlığını doğrudan etkileyen bir parametredir. Tablo verileri, propriyoseptif egzersizlerin stres fizyolojisine etkisini net biçimde ortaya koymaktadır.

1. Otonom Sinir Sistemi Regülasyonu

Propriyoseptif egzersizler sırasında vagal tonus artar, sempatik aktivasyon azalır. Bu durum kalp atım hızı değişkenliği (HRV) başta olmak üzere birçok fizyolojik belirteçte iyileşmeye neden olur. Tablo bulgularında:

  • Nabız frekansında istikrar
  • Kortizol düzeyi gerilemesi (endirekt belirtilerle)
  • Stres ölçek puanlarında düşüş

gibi sonuçlar bu etkileri doğrular niteliktedir.

2. Nefes Farkındalığı ve Postüral Denge

Propriyoseptif egzersizler, özellikle core stabilite ve omurga hizalanması üzerine kurulu olduğunda, diyafragmatik solunumu destekler. Bu sayede solunum ritmi dengelenir ve stres tepkileri azalır. Tabloda “solunum derinliği farkındalığı” ve “göğüs kafesi mobilitesinde artış” gibi maddeler, bu bileşenlerin fizyolojik stres regülasyonu ile olan ilişkisini gösterir.

3. Psikovejetatif Denge

Stres, yalnızca zihinsel değil; sindirim, dolaşım ve bağışıklık sistemlerini de etkileyen psikosomatik bir yanıtlar bütünüdür. Propriyoseptif egzersizlerle bu sistemler arası uyum yeniden sağlanır. Örneğin:

  • Uyku kalitesinde artış
  • Kas gerginliğinde azalma
  • Baş ağrısı ve boyun tutukluğu şikayetlerinde gerileme

gibi veriler, hem stres düzeyinin azaldığını hem de sinir-hormon-immün sistem etkileşimlerinin daha sağlıklı bir dengeye kavuştuğunu göstermektedir.

Bilişsel Performans Üzerindeki Etkiler

Propriyoseptif egzersizlerin dikkat, hafıza ve yürütücü işlevler gibi bilişsel parametreler üzerindeki etkileri son yıllarda yapılan çok sayıda araştırmayla ortaya konmuştur. Tablo verileri de bu doğrultuda bilişsel gelişimi destekleyen niteliktedir.

1. Yürütücü İşlevlerde Gelişme

Yürütücü işlevler; planlama, karar verme, problem çözme ve dikkat gibi süreçleri içerir. Propriyoseptif egzersizler sayesinde serebellum, prefrontal korteks ve anterior singulat korteks gibi alanların etkileşimi güçlenir. Tabloda:

  • Karar alma süresinde kısalma
  • Görev değiştirme testlerinde performans artışı
  • Çoklu görevlerde bilişsel esneklik gelişimi

gibi gözlemler, bu alanlardaki nörofizyolojik adaptasyonların yansımasıdır.

2. Çalışma Belleği ve Odaklanma

Propriyoseptif uyarılar, dikkat ve çalışma belleğini destekleyen nörotransmitterlerin (özellikle dopamin ve noradrenalin) düzenlenmesine yardımcı olur. Gözlemlenen:

  • Görsel-uzamsal dikkat süresinde artış
  • Bilgi işleme hızında iyileşme
  • Günlük görevlerde hata oranında azalma

verileri, propriyoseptif sistemin bilişsel işlevlerde doğrudan rol oynadığını göstermektedir.

3. Nöroplastisiteyi Artırıcı Etkiler

Nöral adaptasyon, tekrarlayıcı proprioseptif yükleme ile artar. Özellikle hipokampal bölgede meydana gelen nöroplastik değişiklikler, uzun süreli belleği ve öğrenme kapasitesini olumlu etkiler. Tabloda “öğrenilen bilgiye transfer süresi” ve “bilgi hatırlama sıklığı” gibi bilişsel ölçütlerdeki gelişmeler, bu mekanizmanın bir göstergesidir.

Kurumsal ve Fonksiyonel Yansımalar

Propriyoseptif egzersizlerin psikolojik, fizyolojik ve bilişsel etkileri, kurumsal ölçekte de çok önemli çıktılar sağlar. Tablo verilerinde gözlenen:

  • Çalışan memnuniyetinde artış
  • Devamsızlık oranında düşüş
  • İş yerinde dikkat ve odaklanma kaynaklı kazalarda azalma
  • Takım içi iletişim kalitesinde yükselme

gibi göstergeler, bu egzersizlerin sadece bireysel değil organizasyonel düzeyde de verimlilik sağladığını doğrulamaktadır.

Sonuç

Propriyoseptif egzersizler, sinir sistemiyle kas-iskelet sisteminin ötesinde, zihinsel ve duygusal sistemlerle de entegre çalışan bütüncül müdahale araçlarıdır. Hazırlanan tablo, eğitim sonrası dönemde çalışanların psikolojik durumunda belirgin bir iyileşme, stres düzeyinde azalma ve bilişsel fonksiyonlarda artış olduğunu göstermektedir. Bu egzersizlerin:

  • Psikolojik dayanıklılık
  • Stres fizyolojisinin regülasyonu
  • Nörokognitif işlevsellik

gibi alanlarda sağladığı gelişmeler, bireyin hem yaşam kalitesini hem de kurumsal katkı kapasitesini artırmaktadır.

Propriyoseptif Egzersizlerin Psikolojik Durum, Stres Yönetimi ve Bilişsel Performans Üzerindeki Etkileri Tablosu
Etki AlanıEğitim Öncesi DurumEğitim Sonrası Durum
Stres düzeyiKas gerginliğiyle artan stresBedensel gevşeme ile stres azalması
Anksiyete düzeyiBelirsiz hareket kontrolüyle tedirginlikKontrollü beden kullanımıyla güven hissi
Konsantrasyon süresiFiziksel rahatsızlıkla kısa dikkat süresiRahat beden ile uzamış dikkat süresi
Odaklanma kapasitesiZihinsel dağınıklıkZihinsel merkezlenmede artış
Psikolojik dengeHuzursuzluk ve içsel gerginlikİçsel sakinlik ve gevşeme
Tükenmişlik hissiFiziksel zorlanmalarla zihinsel yorgunlukVücut-zihin uyumuyla enerji korunması
Karar verme becerisiYorgunlukla hata yapma eğilimiBeden dengesiyle zihinsel netlik
Problem çözme yetisiDikkat dağınıklığı ile sorunları değerlendirememeZihinsel berraklık ile hızlı çözüm üretme
Zihinsel esneklikBeklenmedik durumlara zihinsel tepki gecikiyorÇevik refleksle birlikte zihinsel adaptasyon
İşe karşı motivasyonAğrı ve huzursuzlukla motivasyon düşüklüğüBedensel iyilik halinin motivasyonu artırması
Duygusal regülasyonGerilimle birlikte ani tepkilerKas gevşemesiyle duygu kontrolü artışı
Uyku kalitesiStres ve kas ağrısıyla bölünmüş uykuEgzersiz sonrası daha derin ve dinlendirici uyku
Zihinsel yorgunluk hissiKonsantrasyon kaybıyla artan mental yorgunlukFiziksel rahatlamayla zihinsel enerjide artış
Psikosomatik şikayetlerKas gerginliği kaynaklı baş/boyun ağrılarıFiziksel gevşemeyle bu şikayetlerde azalma
Zihinsel toparlanma süresiUzun süre dikkat gerektiren iş sonrası mental tükenmeDaha kısa sürede zihinsel toparlanma
Kaygı eşiğiFiziksel kararsızlıkla düşük toleransBeden kontrolüyle kaygıya karşı direnç artışı
Bilişsel hızKararsızlıkla yavaş algıNetlik ve hız artışı
Algı açıklığıYorgunlukla görsel ve işitsel algı azalıyorNet algılama kapasitesi artıyor
Zihinsel koordinasyonParça-parça düşünme eğilimiBütünsel düşünme yeteneği artışı
Psikolojik dayanıklılıkZorlayıcı durumlarda kolay tükenmeBedensel kontrolle ruhsal direnç artışı

Eğitim Almak İçin Bizi Arayın

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü Dr Mustafa KEBAT yönetiminde deneyimli ekibimizle, firmanız sektörüne özel – Yüksekte Çalışanlara Denge – Propriyoseptif Egzersizler Eğitimini Türkiyenin her yerinde planlayalım.

Eğitim Başvurusu

Dr Mustafa KEBAT – 0 530 568 42 75

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

  • Yeşillik Cad. No:230 Kat:4/424, Selgeçen Modeko İş Merkezi – Karabağlar/İZMİR
  • +90 232 265 20 65
  • [email protected]

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Proprioseptif ve Vestibüler Duyu Sistemlerinin Harekete Göreli Katkısı: Moleküler Bilim Çağında Keşif Fırsatları https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7867206/

⭐️⭐️ Propriosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2095254615000058

⭐️⭐️ Mekanoreseptör https://www.sciencedirect.com/topics/immunology-and-microbiology/mechanoreceptor

⭐️⭐️ Sensörimotor Sistemi, Bölüm I: Fonksiyonel Eklem Stabilitesinin Fizyolojik Temeli. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC164311/

⭐️⭐️ Propriosepsiyonun değerlendirilmesi: Yöntemlerin eleştirel bir incelemesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6191985/

⭐️⭐️ PNF Kavramının Temel Unsurları, Bir Eğitim Anlatısı https://www.scientificarchives.com/article/the-essential-elements-of-the-pnf-concept-an-educational-narrative

⭐️⭐️ Motor fonksiyonu iyileştirmede proprioseptif eğitimin etkinliği: sistematik bir inceleme https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4309156/

⭐️⭐️ Yaşlı yetişkinlerde denge ve gücün geliştirilmesinde geleneksel ve güncel yaklaşımların karşılaştırılması https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21510715/

⭐️⭐️ Yapı İşlerinde Yüksekte Çalışmalarda İSG Uygulama Rehberi. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.csgb.gov.tr/Media/0b3hcam2/yapiisleriyuksektecalismauygrehberi-in%C5%9Ft%C5%9Fb_revize.pdf

⭐️⭐️ Yaşlılarda Denge, Fonksiyonel Performans ve Düşme Önleme İçin Gövde Kas Gücünün Önemi: Sistematik Bir İnceleme https://www.researchgate.net/publication/236139834_The_Importance_of_Trunk_Muscle_Strength_for_Balance_Functional_Performance_and_Fall_Prevention_in_Seniors_A_Systematic_Review

⭐️⭐️ Dengesiz yüzeyler ve rehabilitasyon cihazları kullanılarak yapılan direnç antrenmanının etkinliği https://www.researchgate.net/publication/224822339_The_effectiveness_of_resistance_training_using_unstable_surfaces_and_devices_for_rehabilitation

⭐️⭐️ Futbolda duruş kontrolüne uzmanlık ve görsel katkının etkisi https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/j.1600-0838.2005.00502.x

⭐️⭐️ Spor veya günlük yaşamdaki fiziksel aktiviteler ile dik duruştaki duruş bozukluğu arasındaki ilişkinin sistematik bir incelemesi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23955562/

⭐️⭐️ NSC Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun 2021 Raporu Hakkındaki Açıklaması https://www.nsc.org/newsroom/nsc-statement-bls-report-2021#:~:text=In%202020%2C%20there%20were%204%2C764,highest%20annual%20rate%20since%202016.

⭐️⭐️ Hall, C. M., & Brody, L. T. (2005). Therapeutic Exercise: Moving Toward Function. Lippincott Williams & Wilkins. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://students.aiu.edu/submissions/profiles/resources/onlineBook/Q4X4S2_Therapeutic_Exercise_Moving_Toward_Function_3.pdf

⭐️⭐️ Motor Kontrolü: Araştırmayı Klinik Uygulamaya Dönüştürmek https://www.researchgate.net/publication/228118305_Motor_Control_Translating_Research_Into_Clinical_Practice

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Sıfır İnsan Hatası Hedefinde Psikolojik Sınır – İnsan Dayanımının ve Algı Kapasitesinin Eşiği

Sıfır insan hatası hedefi her ne kadar sistem odaklı bir mükemmellik vizyonu olsa da, bu hedefin sahadaki gerçek uygulayıcısı insandır. İnsan faktörü işin merkezinde olduğunda, bu hedefin başarısını belirleyen en kritik unsurlardan biri de insanın psikolojik sınırıdır.

🧠 🧠 🧠

Psikolojik Sınır Ne Demektir?

Psikolojik sınır; bir bireyin dikkat, algı, karar verme ve duygusal denge bakımından zorlanmaya başladığı, hata yapma olasılığının önemli ölçüde arttığı bilişsel eşiği ifade eder.

Bu sınırın aşılması durumunda birey:

  • Stresle karar veremez hale gelir,
  • Refleksif ve otomatik davranışlara yönelir,
  • Karmaşık durumları basitleştirerek hatalı yorumlar,
  • Sinyalleri gözden kaçırır veya yanlış yorumlar.
🧠 🧠 🧠
Sıfır Hata Hedefi Psikolojik Olarak Ne Zaman Aşırıya Kaçar?
A) Sürekli baskı ortamı:

Çalışana açık ya da örtük şekilde “asla hata yapmayacaksın” mesajı verilmesi, zamanla şu etkilere yol açar:

  • Aşırı tetikte olma → tükenmişlik
  • Kendini sürekli izleme → özgüven kaybı
  • Risk almaktan kaçınma → sistem tıkanıklığı

B) Hata yapmanın suç olduğu kültür:
  • Hataların öğrenme aracı değil, yargılama nedeni olarak görülmesi
  • Geri bildirimin sadece olumsuz odaklı olması
  • Bu durumda çalışanlar:
    • Hataları saklamaya eğilim gösterir
    • İş arkadaşlarıyla iletişimden kaçınır
    • Psikolojik güven ortamı zedelenir
🧠 🧠 🧠
Psikolojik Sınırı Belirleyen Ana Unsurlar
FaktörPsikolojik EtkisiRisk
Dikkat Süresi (maks. 45–60 dk)Uzun vardiyada odak azalırGözden kaçan uyarılar
Çevresel stres (gürültü, sıcaklık, kalabalık)Algıda seçicilik bozulurHatalı karar alma
Yüksek sorumluluk baskısıSürekli “fail olmamalıyım” kaygısıTükenmişlik sendromu
Karışık prosedürlerBilişsel yük artarTalimat atlama
Yetersiz dinlenme / uykuReaksiyon süresi uzarKritik anda refleks kaybı
Sürekli performans izlemeSosyal baskı hissiPsikolojik çekilme / donma
🛑 🛑 🛑
Psikolojik Sınır Aşıldığında Ne Olur?
A) Kritik hataların görünme sıklığı artar.
  • Örneğin, havacılıkta yorgun pilotların yanlış pist seçmesi
  • Sağlıkta hemşirenin ilaç dozu hatası
  • Petrokimyada valf sırasını karıştırma

B) Sistem dışı davranışlar ortaya çıkar.
  • Süreci kısaltmak için prosedür atlama
  • Otomatikleşmiş “göz ucuyla” kontrol
  • “Nasıl olsa bir şey olmuyor” psikolojisi

C) Davranışsal uyum bozulur.
  • Dalgınlık, içe kapanma, aşırı reaksiyonlar
  • Tehlike sinyallerine körlük (inattentional blindness)
  • “Yeter ki bugün bitsin” bakışı
🧠 🧠 🧠
Psikolojik Sınırın Yönetimi: Sıfır Hata İçin Sağlıklı Zemin
UygulamaEtki
Psikolojik güven ortamı oluşturmaHataların açıklıkla paylaşılabilmesi
Davranışsal gözlemler ve destekleyici geri bildirimErken tükenme belirtilerinin fark edilmesi
Sistem hatalarını kişiden ayırmakHatalardan öğrenme kültürünün yerleşmesi
Rota içi molalar, dikkat yenileyici uygulamalarZihinsel yenilenme, dikkat toparlama
Çalışanlara karar destek sistemleri sağlamakBilişsel yükün azaltılması
LOTO, Poka-Yoke, Andon gibi sistem bariyerleriHata sonucu tehlikenin önlenmesi
🔚 🔚 🔚

Sıfır insan hatası hedefinde en büyük tehdit, insanın psikolojik sınırının görmezden gelinmesidir. Bu sınır, bireysel kapasite ile çevresel baskı arasındaki gerilim hattıdır.

Bu nedenle sıfır insan hatası ancak şu koşullarda gerçekçi ve sürdürülebilir olur:

  • Sistemler insanı hataya zorlamayacak şekilde tasarlanır,
  • Hatalar cezalandırılmaz, analiz edilip sistemsel çözümlere dönüştürülür,
  • Çalışanın psikolojik güvenliği, iş güvenliği kadar önemsenir.

İnsanı anlamadan, hata yönetimi yapılamaz.

🧠 🧠 🧠

Ve Son Bir Gerçek: İnsan Asla Hatasız Değildir… Lakin

…insan, doğru sistem içinde daha az hata yapan, hatasından öğrenebilen ve gelişebilen bir varlıktır.
Onu baskıyla değil, anlayış ve veriyle yönettiğimizde; insan en büyük risk olmaktan çıkar, en değerli güvenlik faktörüne dönüşür.

📌 📌 📌
Unutmayın:
  • Bir çalışanın hata yapma hakkı yoksa, onun öğrenme hakkı da yoktur.
  • Hataları örtmeye zorlanan sistemler, kazaları kaçınılmaz hale getirir.
  • Psikolojik sınırlar tanınmadığında, fiziksel sınırlar ihlal olur.
📌 📌 📌

İnsana uygun işler, insana uygun sistemler ve insana uygun beklentiler.
Ve bu, yalnızca bir politika değil; ahlaki bir sorumluluktur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ İnsan hatası https://oshwiki.osha.europa.eu/tr/themes/human-error

⭐️⭐️ İnsan hatası https://www.sciencedirect.com/topics/social-sciences/human-error

⭐️⭐️ Sağlık hizmetlerinde insan hataları ve önlenmesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8562433/

⭐️⭐️ İnsan Hatası ve Hasta Güvenliği https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK585626/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

İş Güvenliğinin Dördüncü Boyutu

Gürültü, titreşim, kesilme, düşme, kimyasal maruziyet… Geleneksel iş sağlığı ve güvenliği (İSG) uygulamaları yıllarca gözle görülür fiziksel riskleri merkeze aldı. Ancak modern çalışma hayatında, görünmeyen ama etkisi çok daha derin olan yeni bir tehlike türü sahneye çıktı: Psikososyal riskler.

İş güvenliğinin dördüncü boyutu olarak tanımlanan bu alan, çalışanların zihinsel ve duygusal yüklenmeleri, sosyal baskılar ve iş organizasyonuna dair yapısal stres faktörleriyle ilişkilidir. Yani iş kazalarının artık yalnızca fiziksel ekipman eksikliği ya da teknik arızalardan değil, iş yükü, mobbing, belirsizlik, aşırı denetim, yalnızlık, sosyal izolasyon veya tükenmişlik gibi faktörlerden kaynaklandığı gerçeğiyle yüz yüzeyiz.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı (EU-OSHA) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi otoriteler; psikososyal faktörlerin yalnızca birey sağlığını değil, üretim verimliliğini, işyeri uyumunu ve kurumsal sürdürülebilirliği doğrudan etkilediğini defaatle vurgulamaktadır.

İş güvenliğinin bu kritik ama sıklıkla göz ardı edilen boyutunu; bilimsel veriler, saha örnekleri ve mevzuat çerçevesiyle sistematik olarak bu yazıda okuyacaksınız.

Psikososyal riskleri anlamak, tanımak ve önlemek yalnızca bir İSG yükümlülüğü değil, aynı zamanda bir insan onuru, iş barışı ve stratejik yönetim gerekliliğidir.

Çünkü iş güvenliği yalnızca kas, kemik ve kaskla değil; aynı zamanda ruh, bilinç ve sosyal dengeyle sağlanır.

Bu, iş güvenliğinde giderek daha çok önem kazanan ve insan faktörünü odağa alan bir boyuttur.

📌 📌 📌
İş Güvenliğinin Dört Boyutu
BoyutAçıklama
1. FizikselGürültü, titreşim, sıcaklık, aydınlatma, ergonomi sorunları gibi fiziksel çevre faktörleri.
2. KimyasalGazlar, buharlar, sıvılar, tozlar gibi zararlı kimyasalların maruziyeti.
3. BiyolojikVirüs, bakteri, mantar, parazit gibi organizmalardan kaynaklı riskler.
✅ 4. Psikososyal (Dördüncü Boyut)İş yükü, stres, mobbing, vardiya düzensizliği, iletişim sorunları, duygusal tükenme gibi insan psikolojisine dayalı riskler.

Neden Dördüncü Boyut?
  • Çünkü iş kazalarının büyük bölümü insan davranışlarından kaynaklanır.
  • Stresli, tükenmiş ya da psikolojik olarak baskı altında olan çalışanların algıları bozulur, dikkatsizlik artar.
  • Psikososyal riskler uzun vadede fiziksel kazalara da neden olabilir.

Kaynak Perspektifiyle

  • ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü), bu boyutu uzun süredir iş sağlığı kapsamında değerlendiriyor.
  • EU-OSHA (Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı), psikososyal riskleri işyerindeki yeni ve yükselen riskler arasında kabul ediyor.
  • ISO 45003, işyerlerinde psikolojik sağlığı ele alan ilk uluslararası standarttır (ISO 45001’in tamamlayıcısıdır).
🎯 🎯 🎯

İş sağlığı ve güvenliği, uzun yıllar boyunca sadece fiziksel tehlikeleri bertaraf etmeye odaklanmış klasik bir anlayışla yönetildi. Fakat artık 21. yüzyılın işyeri gerçekliği, çalışanları sadece koruyucu baretlerle değil, anlamlı ilişkilerle, psikolojik dayanıklılıkla ve sosyal destek sistemleriyle korumanın gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Psikososyal riskler, görünmeyen ama derin izler bırakan bir tehlike grubudur. Aşırı iş yükü, belirsiz rol tanımları, mobbing, sosyal izolasyon, düşük iş kontrolü, ödül eksikliği, iş-aile çatışması, yönetici baskısı gibi etkenler; çalışanların yalnızca performansını değil, doğrudan sağlıklarını ve yaşam kalitelerini tehdit eder.

Bu bağlamda, iş güvenliğinin dördüncü boyutuna ilişkin alınacak önlemler, yalnızca mevzuata uygunluk açısından değil, aynı zamanda kurumsal kültürün olgunluğu ve etik sorumlulukların yerine getirilmesi açısından da önemlidir. Psikososyal riskler; “kaza” değil, “ihmal” sonucu gelişen yapısal sorunlardır ve göz ardı edilmesi çoğu zaman psikosomatik hastalıklar, depresyon, tükenmişlik sendromu, işten ayrılma, verim kaybı gibi geri döndürülmesi güç sonuçlara yol açar.

Ne Yapılmalı?
  • İş organizasyonlarının tasarımı, çalışanların yükünü değil kapasitesini temel almalı.
  • Duygusal güvenliği öncelikleyen liderlik modelleri desteklenmeli.
  • İşyeri psikolojik iklimi, anketler ve ölçümlerle periyodik olarak izlenmeli.
  • Psikolojik ilk yardım, mentorluk ve destek hizmetleri, erişilebilir hale getirilmeli.
  • Eğitimler yalnızca teknik riskleri değil, duygusal dayanıklılığı da kapsamalı.

Unutulmamalıdır ki..

İnsan, sadece bir üretim aracı değil; duygu taşıyan, anlam arayan, değer bekleyen canlı bir varlıktır.
İSG sistemleri, bu bütünlüğü gözettiği ölçüde güvenli ve sürdürülebilir hale gelir.

Görünmeyen tehlikeler, göz ardı edildiklerinde en tehlikelileri haline gelir.
Bu nedenle, iş güvenliğinin dördüncü boyutunu tanımak; sadece iyi bir uygulama değil, etik bir zorunluluktur.

Dr Mustafa KEBAT
Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Sıfır İnsan Hatası Hedefinin Çalışanlar Üzerindeki Psikolojik Etkileri

Modern iş dünyasında verimliliği artırma ve hata oranlarını azaltma amacıyla benimsenen “sıfır insan hatası” hedefi, başlangıçta oldukça cazip ve mantıklı görünmektedir. Ancak bu hedefin insan psikolojisi üzerindeki etkileri çoğu zaman göz ardı edilmektedir. Çalışanların, hata yapma ihtimali tamamen yok sayılarak yönetildiği sistemlerde; baskı, stres ve kaygı kronikleşebilir, üretkenlik yerini duygusal tükenmişliğe bırakabilir.

Bu yazıda, “sıfır hata” anlayışının çalışanlar üzerindeki psikolojik baskılarını detaylı bir şekilde inceleyerek, her başlık altında gerçek hayatla örtüşen örneklerle durumu görünür kılmayı amaçlıyorum.

Amaç; hatasızlık değil, sağlıklı ve sürdürülebilir çalışma ortamlarının nasıl inşa edileceğini birlikte düşünmek olmalıdır.

“Sıfır insan hatası” hedefinin çalışanlar üzerindeki potansiyel psikolojik etkileri şunlardır:

Artan Stres ve Kaygı

Mükemmeliyetçi bir yaklaşım, çalışanlar üzerinde sürekli hata yapma korkusu yaratarak stres ve kaygı düzeylerini yükseltebilir. Gerçekçi olmayan beklentiler ve yoğun iş temposu stresi artırabilir.

Örnek: Bir kalite kontrol teknisyeni, bir ürünün paketlemesinde ufak bir sapma tespit ettiğinde amirinden aldığı sert uyarı sonrası, her vardiya öncesi mide bulantısı yaşamaya başlamış ve iş öncesi ilaç kullanmak zorunda kalmıştır.

Tükenmişlik Sendromu

Sürekli baskı altında çalışmak, enerji tükenmesine, motivasyon kaybına ve işe yabancılaşmaya yol açabilir.

Örnek:Bir banka çağrı merkezi çalışanı, ay boyunca tek bir işlem hatası yapmamak adına tüm öğle tatillerinde dahi masa başında kalmış, sonunda hem sesi kısılmış hem de işten ayrılma isteği duymaya başlamıştır.

Performans Kaygısı

Çalışanlar, hata yapmaktan kaçınmak için aşırı çaba gösterebilirler, bu da verimliliklerini düşürebilir ve iş kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Örnek: Bir mühendis, “yanlış hesaplama yaparsam iş güvenliği riske girer” kaygısıyla basit bir çizimi dahi birkaç kez kontrol etmek zorunda kaldı, bu da proje teslim süresini aşmasına neden oldu.

Duygusal Tükenme

Yüksek beklentiler ve sürekli tetikte olma hali, duygusal kaynakların tükenmesine ve çalışanların kendilerini yorgun, bitkin hissetmelerine neden olabilir.

Örnek: Bir hemşire, hastaya ilaç dozu verirken hata yapmaktan öylesine korkuyordu ki, vardiya sonlarında sıklıkla ağlamaya başlamış ve kendi duygularını yönetemediğini fark ederek psikolojik destek almak zorunda kalmıştır.

İş-Aile Çatışması

İş hayatındaki stres ve baskı, aile yaşamına yansıyarak iş-aile çatışmasına yol açabilir. Bu durum, hem iş hem de özel yaşamda memnuniyetsizliğe neden olabilir.

Örnek: Bir üretim sorumlusu, vardiya sonrası eşinin anlattıklarına odaklanamayacak kadar zihinsel yorgunluk yaşıyor ve çocuklarının okul etkinliklerine katılamadığı için evde huzursuzluk oluşuyordu.

Azalan Motivasyon ve Yaratıcılık 

Sürekli hata yapma korkusu, çalışanların yeni fikirler üretme ve risk alma konusunda çekingen davranmalarına neden olabilir.

Örnek: Bir tasarımcı, yeni bir ürün fikrini sunmak üzereyken “ya eleştirilirsem?” endişesiyle kendini geri çekti. Proje sonunda benzer bir fikrin dışarıdan bir danışmanla hayata geçirilmesi onu daha da demotive etti.

Sağlık Sorunları

Kronik stres, bağışıklık sistemini zayıflatarak baş ağrısı, mide problemleri, kas ağrıları ve hipertansiyon gibi fiziksel sağlık sorunlarını tetikleyebilir.

Örnek: Bir depo çalışanı, hata yapmamak adına fiziksel gücünün üstünde performans sergilediği için bel fıtığı geçirdi ve üç ay rapor almak zorunda kaldı. Doktoru, stresin kas gerginliğini artırdığını özellikle vurguladı.

Özgüven Eksikliği

Sürekli hata yapma korkusu ve yetersizlik hissi, çalışanların özgüvenini zedeleyebilir ve kendilerini değersiz hissetmelerine neden olabilir.

Örnek: Yeni işe başlayan bir yazılımcı, kodlama sırasında bir satırlık küçük bir hata yaptığı için ekip liderinden uyarı aldı. Bu olaydan sonra hiçbir toplantıda fikir sunmamaya başladı ve zamanla “Ben bu işi yapamıyorum” demeye başladı.

İletişim Problemleri

Hata yapmaktan çekinen çalışanlar, sorunları gizlemeye veya başkalarını suçlamaya yönelebilirler, bu da iş yerinde iletişimin bozulmasına ve güvensizlik ortamının oluşmasına neden olabilir.

Örnek: Bir bakım teknisyeni, yaptığı küçük bir uygulama hatasını bildirmek yerine sessiz kaldı. Günler sonra bu hata daha büyük bir arızaya neden oldu ve herkes birbirini suçlamaya başladı.

Çalışma Ortamında Güvensizlik

Belirsizlik veya rol çatışması ve yetersiz iletişim gibi durumlar, çalışanların kendilerini değersiz hissetmesine neden olabilir.

Örnek:

Bir çağrı merkezi çalışanı, her ay değişen performans kriterleri nedeniyle neye göre değerlendirildiğini anlayamıyor ve “Her şey patronun keyfine bağlı” diyerek kendisini kurumdan kopuk hissetmeye başlıyordu.

Unutulmamalıdır ki, insanın olduğu her sistemde hata potansiyeli doğal bir gerçektir. Ancak bu hatalar doğru yönetildiğinde öğrenme fırsatlarına dönüşebilir. “Sıfır insan hatası” gibi mutlak hedefler, çalışanların gelişimini desteklemek yerine psikolojik bir baskıya dönüşürse, sistemlerin kendisi zarar görmeye başlar.

Bu nedenle kurumların, hataları bastırmak yerine anlamaya, cezalandırmak yerine geliştirmeye yönelmesi elzemdir. Sağlıklı bir iş ortamı, sadece başarıların değil, öğrenilen hataların da paylaşılabildiği ortamlarda mümkündür. Gerçek başarı, sıfır hataya ulaşmakta değil, hata yapıldığında bile insana değer veren sistemler kurabilmektedir.

Bu etkileri azaltmak için, işverenlerin gerçekçi hedefler belirlemesi, çalışanlara destekleyici bir ortam sunması, hatalardan öğrenmeyi teşvik etmesi ve psikososyal riskleri yönetmeye yönelik önlemler alması önemlidir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ İnsan hatası https://oshwiki.osha.europa.eu/tr/themes/human-error

⭐️⭐️ İnsan hatası https://www.sciencedirect.com/topics/social-sciences/human-error

⭐️⭐️ Sağlık hizmetlerinde insan hataları ve önlenmesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8562433/

⭐️⭐️ İnsan Hatası ve Hasta Güvenliği https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK585626/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Mobbing ve Rol Çatışmasının Çalışan Ruh Sağlığına Etkileri

Mobbing ve Rol Çatışmasının Psikososyal Risk Boyutları Çalışan Ruh Sağlığına Etkileri

Gelişen iş dünyası, teknolojik ilerlemeler ve çok disiplinli çalışma ortamları beraberinde çalışanlar üzerinde farklı düzeylerde psikososyal riskleri de getirmektedir. İş sağlığı ve güvenliği kavramı, sadece fiziksel tehlikelerin azaltılmasıyla sınırlı kalmayıp; bireylerin ruhsal ve sosyal iyilik hallerinin korunmasını da içermektedir.

Bu bağlamda öne çıkan en kritik sorunlardan ikisi “mobbing” ve “rol çatışması”dır. Her iki durum da uzun vadede çalışanların ruh sağlığını derinden etkilemekte, bireysel verimliliği düşürmekte ve kurum içi dengenin bozulmasına yol açmaktadır.

Özgüven ve Uyum Yeteneğinin Azalması

Mobbing, sistematik ve sürekli bir psikolojik yıldırma biçimi olarak, hedef alınan çalışanın kendine olan güvenini zamanla aşar. Bu güvensizlik duygusu, sadece mesleki yetersizlik hissi yaratmakla kalmaz, aynı zamanda bireyin sosyal işlevselliğini de bozar. Örneğin, bir çalışanın sürekli olarak fikirleri göz ardı ediliyor, görevleri sınırlanıyor ya da hataları abartılıyorsa, bu birey zaman içinde iş ortamına uyum sağlamakta zorlanabilir ve sosyal geri çekilme davranışları sergileyebilir.

Stres, Anksiyete ve Depresyon

Mobbing‘e maruz kalan bireylerde en sık görülen psikolojik tepkilerden biri kronik strestir. Bu stres zamanla anksiyeteye (kaygı bozukluğu) ve depresyona evrilerek bireyin genel yaşam kalitesini düşürür. Küçük düşürülen, görmezden gelinen ya da alay edilen çalışan, kendini hem iş yerinde hem sosyal çevresinde yalnız hissedebilir. Bu ruhsal çöküntü hali, işe devamlılıkta düşüşe ve iş kazası risklerinde artışa yol açabilir.

Motivasyon ve İş Tatmininde Azalma

Motivasyon, bir bireyin bir işi yapmaya olan isteği ve enerjisini ifade eder. Ancak mobbing ya da rol belirsizliği yaşayan çalışanlar için bu motivasyon kaynağı tükenir. Örneğin, bir hemşire, her vardiyada farklı beklentilerle karşılaşıp hangi yöneticiye yanıt vereceğini bilemiyorsa, zamanla sorumluluktan kaçma, kendini geri çekme ve işinden soğuma davranışları sergileyebilir. Bu da iş devamsızlığı, çıkışlar ve kurum içi üretkenlik kaybı anlamına gelir.

Rol Çatışmasının Yol Açtığı Psikolojik Yük

Çalışanlar bazen birden fazla yöneticiye raporlama yapmak ya da aynı anda birbirine ters düşen iş rollerini yürütmek durumunda kalabilir. Bu durumda “rol çatışması” ortaya çıkar. Kimi zaman bir projede liderlik etmesi beklenen bir personel, aynı anda başka bir üst düzey yönetici tarafından sadece teknik destek sağlaması konusunda uyarılabilir. Bu karışıklıklar zamanla kararsızlığa, yetersizlik hissine ve zihinsel yorgunluğa neden olur.

Rol Belirsizliği ve Kaygı

Bir çalışanın görevi, yetkisi ve sorumluluğu net tanımlanmadığında rol belirsizliği baş gösterir. Rol belirsizliği, çalışanın neyin beklendiğini bilememesi ve yaptığının yeterli olup olmadığı konusunda sürekli kaygı duymasına neden olur. Bu durum da verimliliği düşürürken, kişinin öznel iyi olma halini de zedeler. Kurum içi şefaflığın olmaması, beklentilerin yazılı olmaktan çok sözel talimatlarla belirlenmesi bu süreci tetikler.

Sosyal İzolasyon ve İş Yerinde Dışlanma

Mobbing süreci sadece yönetici kaynaklı olmayabilir; çoğu zaman ekip içi ilişkilerde de sosyal dışlanma biçiminde kendini gösterir. Çalışanlar grup içi sohbetlere dahil edilmemek, toplantılarda fikirlerinin dikkate alınmaması, sosyo-kültürel etkinliklere davet edilmemek gibi uygulamalarla yalnızlaştırılabilir. Bu sosyal izolasyon, insanın en temel psikolojik ihtiyaçlarından biri olan ait olma hissini zedeler ve depresif belirtileri artırabilir.

Fiziksel ve Ruhsal Sağlık Sorunları

Psikososyal riskler zaman içinde sadece ruhsal değil fiziksel sağlığı da etkiler. Uzun süreli stres ve mobbing, uykusuzluk, mide rahatsızlıkları, tansiyon problemleri ve kas ağrıları gibi psikosomatik belirtilerle kendini gösterir. Daha ileri düzeyde ise, bireyde tükenmişlik sendromu, panik atak ya da intihar düşünceleri gelişebilir. Yapılan çalışmalar, mobbing’e maruz kalan bireylerin iş göremezlik oranlarının daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.

Örgütsel Verimlilikte Düşüş

Tüm bu bireysel etkiler doğrudan kurum performansına da yansır. Yüksek personel devir hızı, iş kazalarında artış, yaratıcılıkta azalma ve kurumsal sadakatte düşüş; mobbing ve rol çatışmasının doğrudan sonucudur. Ayrıca bu tip olumsuz çalışma iklimleri, şirket itibarını zedeler ve yetenekli çalışanları elde tutmayı zorlaştırır.

Sonuç ve Öneriler

Mobbing ve rol çatışması gibi psikososyal riskler, sadece bireysel değil, sistemsel önlemlerle ele alınması gereken karmaşık sorunlardır. Kurumların bu riskleri tanıması, önleme politikaları geliştirmesi ve çalışanlarına destek mekanizmaları sunması hayati önem taşır. Psikolojik destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması, açık iletisim kanallarının kurulması ve yönetici eğitimlerinin arttırılması bu sürecin yönetilmesinde temel unsurlardır. Unutulmamalıdır ki, sağlıklı bir iş yeri ortamı, ancak fiziksel kadar ruhsal sağlığı da gözeten bir anlayışla mümkündür.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Zorbalık Davranışının 4 Sonucu https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK390414/

⭐️⭐️ Çalışanlarda psikolojik zarar kaynağı olarak mobbing https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10124815/

⭐️⭐️ İşyerinde Mobbing – Psikolojik Travma ve Psikiyatrik Semptomların Belgelenmesi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30911239/

⭐️⭐️ Çalışanlarda psikolojik zarar kaynağı olarak mobbing https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37101437/

⭐️⭐️ İnsan hatası https://oshwiki.osha.europa.eu/tr/themes/human-error

⭐️⭐️ İnsan hatası https://www.sciencedirect.com/topics/social-sciences/human-error

⭐️⭐️ Sağlık hizmetlerinde insan hataları ve önlenmesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8562433/

⭐️⭐️ İnsan Hatası ve Hasta Güvenliği https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK585626/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

Sıfır Hata Mümkün mü? İşyerlerinde Psikolojik Sınır Gerçeği

“Sıfır Hata” Bir Tehdit mi, Hedef mi?

Günümüz iş dünyasında “Sıfır İnsan Hatası” hedefi, neredeyse kutsal bir mantra hâline gelmiş durumda. Panolarda yazıyor, yöneticilerin ağzından düşmüyor, denetimlerde sıkça dile getiriliyor. Ancak asıl soru şu:
Bu hedefi gerçekten anladık mı? Yoksa yanlış anlayarak çalışanı mı zorluyoruz, sistemi mi kandırıyoruz?

Ne yazık ki pek çok işyerinde, “sıfır hata” hedefi; sıfır tolerans, maksimum baskı ve tam gözetim anlamına geliyor. Bu durum da çalışanlar için bir gelişim rotası değil, bir cezalandırma yoluna dönüşüyor.
“İnsan makine değildir.” cümlesi ise yöneticilerin eğitimlerde kullandığı ama pratiğe asla yansımayan boş bir slogan olarak kalıyor.

Şirket panolarında “Hatasız Gün: 43” yazarken, çalışanların zihinlerinde “Tükeniş Günü: 42” yazıyor olabilir.

İşte bu noktada gözden kaçan en büyük gerçek devreye giriyor:
👉 Her insanın bir psikolojik sınırı vardır.
Yorgunlukla, stresle, kaygıyla, belirsizlikle, iletişim eksikliğiyle bu sınır aşılırsa; hata artık bir “ihmal” değil, “kaçınılmaz bir sonuç” hâline gelir.

Ancak sorun burada bitmiyor.
İşverenler, bazen hatayı sistemsel eksiklerde değil, kişisel zayıflıkta arar.
İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri, sahadaki gerçekleri gözlemlemeden sadece prosedürler üzerinden kararlar alabilir.
Ve çalışanlar, kendi sınırlarını inkâr ederek daha fazlasını yapmaya çalıştıkça, bir gün o sınırın bedensel ya da zihinsel çöküşle sonuçlandığını fark ederler — ama çoğu zaman çok geç olur.


Sıfır hata hedefinin gerçekten ne olduğu, ne olabileceği ve ne olmaması gerektiği, insanın zihinsel kapasitesi ve duygusal dayanıklılığı üzerinden tartışılıyor.
Birilerini suçlamak için değil, sistemi hep birlikte iyileştirmek için…

Çünkü hatasız iş, hatasız insanlarla değil, insanı anlayan sistemlerle mümkün olabilir.

Gelin yanılgılarımıza ayna tutalım…

İşyerlerinde “Sıfır İnsan Hatası” hedefi için bilinmesi gereken ”Psikolojik Sınır” ile başlayalım.

🔍 🔍 🔍

Psikolojik Sınır Nedir?

Psikolojik sınır, bir çalışanın zihinsel ve duygusal kapasitesinin, dikkatinin, yorgunluk toleransının, stres yönetiminin ve motivasyonunun toplamını ifade eder.

Bu sınır:

  • Algılama,
  • Odaklanma,
  • Karar verme yetisi,
  • Risk farkındalığı gibi birçok faktörü kapsar.

Bu sınır aşıldığında, insan hatası yapma ihtimali istatistiksel olarak hızla artar.

🎯 🎯 🎯

Sıfır İnsan Hatası Hedefinde Psikolojik Sınırın Oluşumu

Psikolojik Sınırı Belirleyen Başlıca Etkenler

EtkenlerAçıklama
Zihinsel yükAynı anda çok görev yapma, karmaşık süreçlerle uğraşma
Fiziksel yorgunlukUzun çalışma saatleri, ağır işler, vardiya sistemi
Duygusal durumKorku, kaygı, öfke, tatminsizlik gibi duygular
İletişim kalitesiAnlaşılır talimat eksikliği, bilgi kirliliği
İşyerinin kültürüHata yapmaya tolerans gösterilip gösterilmemesi
Geri bildirimPozitif/negatif geribildirim sıklığı ve biçimi

📈 📈 📈

Psikolojik Sınırın Yükselmesi (Dayanıklılığın Artması)

Katkı SahibiPozitif Katkılar
Çalışanlar– Kendi sınırlarını tanıma
– Dinlenme ve dikkat tekniklerini uygulama
– Takım içi destek oluşturma
İşveren– Dinlenme ve mola politikaları
– Açık iletişim ve geri bildirim sistemleri kurma
– İş yükünü adil dağıtma
İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri– Ergonomik düzenlemeler
– Psikososyal risk değerlendirmeleri yapma
– Çalışanları stres yönetimi konusunda eğitme

🌱 Sonuç: Psikolojik sınır genişledikçe, birey daha yüksek tempoda, daha kompleks işlerde bile hata yapmadan çalışabilir hale gelir.

📉 📉 📉

Psikolojik Sınırın Düşmesi (Hata Riskinin Artması)

Katkı SahibiNegatif Katkılar
Çalışanlar– Aşırı özveri (molaları atlama, fazla mesaiyi kabullenme)
– Yardım istememe
– Sorunları bastırma
İşveren– Performansa aşırı odaklanma
– Sürekli denetim ve baskı ortamı
– Yetersiz kadro ve aşırı iş yükü
İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri– Sahaya inmeden masa başı analizlerle riskleri değerlendirme
– İnsan psikolojisini göz ardı eden teknik yaklaşımlar

💥 Sonuç: Psikolojik sınırın aşılmasıyla dikkat dağılır, karar mekanizmaları zayıflar ve hata kaçınılmaz olur.

⚖️ ⚖️ ⚖️

Psikolojik Sınır ve “Sıfır Hata” Arasındaki Denge

  • “Sıfır hata” hedefi ancak insan doğasını ve psikolojik sınırları gözeten bir sistem içinde sürdürülebilir.
  • Bu hedef, cezalandırıcı bir yaklaşım yerine, öğrenen bir organizasyon kültürü ile desteklenmelidir.

“Hata”yı Yok Etmek Değil, “Anlamak” Gerekir

İşyerlerinde “Sıfır İnsan Hatası” hedefi, doğru şekilde kurgulandığında bir ütopya değil, bir rehber ilke olabilir. Ama bu hedefe ulaşmanın yolu, insanı zorlamaktan değil, sistemi insanın sınırlarına göre akıllıca ve duyarlı bir biçimde tasarlamaktan geçer.

🌐 🌐 🌐

Gerçekçi İdealler Neler Olmalı?

  1. Hatanın değil, nedeninin sorgulandığı bir kültür:
    • Japonya’da bir otomobil fabrikasında çalışan bir işçi, her hatada üretim hattını durdurabilme yetkisine sahiptir. Çünkü sistem bilir ki hata, bireyin değil, süreçlerin eksiğidir. Bu yüzden hata durdurulmaz, düzeltilir ve öğretilir.
  2. İnsanı bir “kaynak” değil, bir “özne” olarak kabul eden yönetim tarzı:
    • İsveç’teki bir nükleer santralde, çalışanlara her üç ayda bir psikososyal değerlendirme yapılır. Gerekirse rotasyon uygulanır. Çünkü o santralde bilinir ki, mental yorgunluk nükleer kazadan önce gelir.
  3. Ceza değil, destekle iyileşen güvenlik anlayışı:
    • Hollanda’da bir inşaat firmasında, çalışan bir çekiç düşürdüğünde tutanak tutulmaz; bunun yerine ekip olarak “neden düştü, tekrar olur mu?” sorusu tartışılır. Sonuç? 3 yılda %87 oranında ekipman kazası düşüşü sağlanmıştır.
      Çünkü insanı korkutarak değil, güçlendirerek güvenliğe ulaşılır.
🔄 🔄 🔄

İdeal Uygulamalarda Sistem Nasıl Davranmalı?

Uygulama PrensibiAçıklama
Öğrenen sistem kurmakHer hata bir veri olarak ele alınmalı, sistem kendini bu verilerle yeniden tasarlamalı.
Dinamik risk değerlendirmesiÇalışanın ruhsal ve zihinsel durumunun da günlük değerlendirmelere yansıması sağlanmalı.
Psikolojik ilk yardım protokolüTıpkı iş kazasındaki fiziksel müdahale gibi, psikolojik zorlanma durumlarında da müdahale yöntemi olmalı.
İnsan merkezli vardiya planlamasıDikkat düşüşü, bioritim, yaş, görev geçmişi gibi parametrelerle uyumlu sistemler kurulmalı.

🧠 🧠 🧠

Psikolojik Sınırı Yönetmek İçin Kurumlara Öneriler

  1. Psikolojik güvenlik ortamı oluşturun: Hata yapanın cezalandırılmadığı, sorunların açıkça konuşulabildiği bir atmosfer yaratın.
  2. Çevik iş yükü yönetimi uygulayın: Yorgunluk verilerini analiz ederek görev dağılımını optimize edin.
  3. Mola alanlarını ergonomik hale getirin: Gerçek dinlenme sağlayan fiziksel alanlar sunun.
  4. Dönemsel ruhsal taramalar yapın: Anksiyete, tükenmişlik gibi sınır aşımı göstergelerini erken saptayın.
  5. İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünü sadece kurallar değil, empati ile inşa edin.
🧠 🧠 🧠

Ve Son Bir Gerçek: İnsan Asla Hatasız Değildir… Lakin

…insan, doğru sistem içinde daha az hata yapan, hatasından öğrenebilen ve gelişebilen bir varlıktır.
Onu baskıyla değil, anlayış ve veriyle yönettiğimizde; insan en büyük risk olmaktan çıkar, en değerli güvenlik faktörüne dönüşür.

📌 📌 📌

Unutmayın:

  • Bir çalışanın hata yapma hakkı yoksa, onun öğrenme hakkı da yoktur.
  • Hataları örtmeye zorlanan sistemler, kazaları kaçınılmaz hale getirir.
  • Psikolojik sınırlar tanınmadığında, fiziksel sınırlar ihlal olur.
📌 📌 📌

İnsana uygun işler, insana uygun sistemler ve insana uygun beklentiler.
Ve bu, yalnızca bir politika değil; ahlaki bir sorumluluktur.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ İnsan hatası https://oshwiki.osha.europa.eu/tr/themes/human-error

⭐️⭐️ İnsan hatası https://www.sciencedirect.com/topics/social-sciences/human-error

⭐️⭐️ Sağlık hizmetlerinde insan hataları ve önlenmesi https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8562433/

⭐️⭐️ İnsan Hatası ve Hasta Güvenliği https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK585626/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.

Ayrıca, sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir iş güvenliği uzmanının, ilgili mühendisin ya da teknik ekibin yetki ve kararlarının yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, çalışma sahanız içerisindeki tehlike – risk belirlemesi ya da mevcut işleyişin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla firmanızın işleyişine müdahil olma ya da sorumlularınızın vereceği kararların yerine tutması olarak değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

⭐️⭐️⭐️⭐️

Daha Fazla

İş Yerinde Psikolojik ve Nörolojik Güvenlik

İş yerinde psikolojik ve nörolojik güvenlik, çalışanların zihinsel sağlığını korumayı ve nörolojik rahatsızlıkların iş güvenliğine olan etkilerini yönetmeyi amaçlar.

İş yerinde güvenlik kültürünü geliştirmek, çalışanların güvenliğe verdiği önemi artırmak ve riskli davranışları azaltmak için kritik öneme sahiptir. 

Zihinsel sağlık risk yönetimi, stres, anksiyete ve depresyon gibi psikolojik sorunların iş yerindeki yaygınlığını azaltmak için çeşitli stratejiler içerir.

Nöroergonomik eğitim stratejileri, çalışanların güvenlik bilincini artırmak ve doğru kararlar vermelerini sağlamak için bilişsel yaklaşımlar kullanır.

Bu eğitimler, çalışanların tehlikeleri daha iyi anlamalarını ve önleyici tedbirler almalarını teşvik eder.

Eğitim stratejileri arasında farkındalık eğitimleri, danışmanlık hizmetleri ve destek grupları bulunur.

Zihinsel Sağlık Farkındalık Eğitimleri

Farkındalık eğitimleri, çalışanların zihinsel sağlık sorunları hakkında bilinçlenmesini sağlar ve erken belirtileri tanımalarına yardımcı olur.

Nöroergonomik eğitimler, çalışanların dikkatini çekmek ve bilgileri daha iyi hatırlamalarını sağlamak için interaktif ve ilgi çekici materyaller kullanır.

Örneğin, sanal gerçeklik (VR) tabanlı simülasyonlar, çalışanların tehlikeli durumlarla güvenli bir ortamda karşılaşmalarını ve pratik yapmalarını sağlar. Bu tür eğitimler, çalışanların öğrenme süreçlerini optimize eder ve güvenlik bilincini artırır.

  • Nöroergonomik eğitimlerin önemi
  • Bilişsel davranışçı terapi (CBT) teknikleri
  • Sanal gerçeklik (VR) tabanlı simülasyonlar
  • Güvenlik mesajlarının sık sık tekrarlanması

Zihinsel Sağlık Danışmanlık Hizmetleri

Danışmanlık hizmetleri, çalışanların kişisel veya işle ilgili sorunlarla başa çıkmasına yardımcı olur.

Davranış değişikliği için bilişsel yaklaşımlar, çalışanların alışkanlıklarını değiştirmek ve daha güvenli davranışlar sergilemelerini sağlamak için kullanılır.

Örneğin, bilişsel davranışçı terapi (CBT) teknikleri, çalışanların riskli davranışlarının altında yatan düşünceleri ve duyguları anlamalarına yardımcı olur ve daha güvenli alternatifler geliştirmelerini sağlar.

Zihinsel Sağlık Destek Grupları

Destek grupları ise çalışanların birbirleriyle deneyimlerini paylaşmasını ve desteklemesini sağlar.

Güvenlik bilincini artırma teknikleri, çalışanların sürekli olarak güvenliği hatırlamasını ve önemsemesini sağlamak için kullanılır.

Bu teknikler, güvenlik mesajlarının sık sık tekrarlanmasını, görsel uyarıların kullanılmasını ve güvenlik performansının düzenli olarak değerlendirilmesini içerir. Ayrıca, çalışanların güvenlik önerileri sunmaları ve iyileştirme fikirleri paylaşmaları teşvik edilmelidir.

Stres azaltma programları, çalışanların stres seviyelerini düşürmek ve stresle başa çıkma becerilerini geliştirmek için uygulanır.

Bu programlar arasında yoga, meditasyon ve nefes egzersizleri gibi teknikler bulunur. Yoga ve meditasyon, çalışanların zihinsel ve fiziksel olarak rahatlamasını sağlayarak stres seviyelerini düşürür.

Nefes egzersizleri ise, çalışanların anlık stres durumlarıyla başa çıkmasına yardımcı olur.

Nörolojik rahatsızlıkların iş güvenliğine etkisi, epilepsi, travmatik beyin hasarı ve demans gibi durumların çalışanların bilişsel ve fiziksel yeteneklerini nasıl etkilediğini anlamayı içerir.

Bu rahatsızlıkların iş güvenliğine olan etkilerini yönetmek için, çalışanların bireysel ihtiyaçlarına uygun düzenlemeler yapılmalı ve destek sağlanmalıdır.

İş yerinde psikolojik ve nörolojik güvenliğin sağlanması, çalışanların genel sağlığını ve refahını artırarak iş güvenliğini iyileştirir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Doğal Yaşayın

Doğal Beslenin

Aklınıza Mukayet Olun

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Sayın okuyucu,

Aşağıdaki linkten yazımızda yer alan konu hakkında sorularınızı ve görüşlerinizi, merak ettiğiniz ve yazılarımıza konu olmasını istediğiniz hususları iletebilirsiniz.

Bilginin paylaştıkça çoğalacağı düşüncesi ve sizlere daha iyi hizmet verme azmi ile her gün daha da iyiye ilerlemede bizlere yorumlarınız ve katkılarınız ile yardımcı olursanız çok seviniriz. https://g.page/r/CTHRtqI0z0gjEAE/review

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Çalışanların Psikolojik Güvenlik Algısı ve Politik Taktik Davranışları http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1193579?utm_source=chatgpt.com

⭐️⭐️ Acil durum ve güvenlik yönetiminde nöroteknolojinin kullanımıyla daha güvenli bir çalışma ortamı yaratmak https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37270412/

⭐️⭐️ Beyinden işyerine: fNIRS’in bilişsel çalışmalarda ve işçi güvenliğindeki rolü https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10634210/

⭐️⭐️ Nörogüvenlik bilimi: Güvenlik sorunlarının sinirsel mekanizmalarını ortaya çıkarmak için ortaya çıkan yeni bir disiplin https://www.frontiersin.org/journals/neuroscience/articles/10.3389/fnins.2023.1190995/full

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hukuki tavsiye yerini alamaz. Web sitemizdeki yayınlardan yola çıkarak, işlerinizin yürütülmesi, belgelerinizin düzenlenmesi ya da mevcut işleyişinizin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriğinde yer alan bilgilere istinaden profesyonel hukuki yardım almadan hareket edilmesi durumunda meydana gelebilecek zararlardan firmamız sorumlu değildir. Sitemizde kanunların içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ayrıca;
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla

Çocuklarda Dalış Öncesi Muayene ve Seçim Kriterleri

Ülkemizde, Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu (TSSF) kuralları gereği yasal dalış yaş sınırı 14‘dür.

Güney Pasifik Sualtı Tıbbı Derneği (SPUMS) Rekreasyonel Dalış için Tıbbi Standartlar Komitesi, 1990 yılında tüplü dalış eğitimi için asgari yaşın 16 olması gerektiğini önermiştir ve bu tavsiye tamamen güvenlik faktörlerine dayanmaktadır. 2010 SPUMS kılavuzu, 14 yaşın altındaki çocuklar için dalışı önermemektedir.

Profesyonel Dalış Eğitmenleri Derneği (PADI), aynı zaman diliminde 12 yaşından küçük çocuklara 30 yıllık eğitim vererek elde ettiği verileri Confédération Mondiale des Activités Subaquatiques (CMAS) gibi diğer kuruluşlardan elde edilen verilerle birleştirerek asgari yaş sınırını 10 olarak belirlemiştir.

Confédération Mondiale des Activités Subaquatiques (CMAS)’ın asgari yaş sınırı 8 olan bir gençlik programı bulunmaktadır.

Amerikan tüplü dalış eğitim kurumları 8-12 yaş arasında yaş sınırları konusunda anlaşmış durumdalar.

2003 yılında Hollanda Dalış ve Hiperbarik Tıp Derneği (DSDHM), tüplü dalış için asgari yaşın 14 olarak belirlendiği ulusal bir kılavuz yayınlamıştır.

Görüldüğü gibi resmi su altı dalış organizasyonları dünya genelinde dalış sporu için çocuk yaşı konusunda ortak bir sınır belirleyememiş durumdalar.

18 yaş altına inildikçe dalış öncesi muayenesinde erişkinlere göre çok daha titiz olmak gerekmektedir.

Çünkü;

– Sekiz yaşına kadar akciğer gelişiminin yeterli olmaması
– Daha yüksek pulmoner kapanma hacmi olması
– Akciğer uyumluluğunun azalması (barotravma riskinin artması)
– Daha fazla sayıda solunum yolu enfeksiyonu geçirmeleri
– Östaki borusunun açılma mekanizmasının işlevsel olarak olgunlaşmamış olması
– Vücut yüzeyi:ağırlık oranının uygun olmaması (hipotermi riski)
– Kemik gelişiminin tamamlanmamış olması
– Matematiksel ve fiziksel yasaları anlama yeteneklerinin sınırlı olması
– Duygusal dengesizlikleri
– Kendine ve başkalarına bakım yapma konusunda sınırlı yetenekleri

Gibi farklılıklarının olduğu bilinci içerisinde değerlendirmelerinin yapılması gerekir.

Kulak Burun Boğaz Muayenesinde Farklı Bulgular

İniş sırasında dalgıç, timpanik membran üzerindeki basınç arttıkça iç kulaklarında ağrı hissedecektir. Bu basınç farkını dengelemek için, nazofarenks yoluyla iç kulağa hava zorlayarak “telafi edebilmelidir”.

İç kulaklardaki basıncı dengelemek için en yaygın teknik, üst hava yolları, östaki boruları ve orta kulak içindeki basıncı artırmak ve dengelemek için ağız ve burun deliklerini kapatırken nefes vermeye çalışılarak gerçekleştirilen Valsalva manevrasıdır.

Çocuklarda en önemli risk faktörü östaki borularının işlev bozukluğudur. Çocukların yetişkinlere kıyasla daha kısa, daha dar, daha yatay boruları, olgunlaşmamış gevşek elastik kıkırdakları ve daha büyük geniz etleri vardır.  Sekiz yaşına kadar olan çocuklarda eşitleme yeteneğini etkiler. Aynı sebeple çocukluk çağında orta kulak hastalıkları daha sık görülür.

Çocuklarda daha önceki timpanik membran ameliyatı, sık kulak enfeksiyonları ve atopik bir kulak yapısı sinüzit, akut ve kronik orta kulak iltihabı ve akut tüp ventilasyon bozuklukları olması durumunda tüplü dalışına izin verilmez.

Akciğer Muayenesinde Farklı Bulgular

Akciğerlerde alveol sayısı sekiz yaşına gelindiğinde maksimuma ulaşır. Lakin nispeten düşük akciğer elastikiyeti ve hava yolu çapı, yetişkinlere kıyasla daha yüksek bir solunum çabasına ve akciğerlerdeki havanın dışarı boşalmasının (ekspirasyon) sonunda artan hava yolu çöküşüne yol açar. Bu, küçük çocukları teoride hava hapsine ve akciğer barotravmasına karşı daha savunmasız hale getirir. Sonraki ergenlik döneminde, alveoller ve hava yolları yaklaşık 16 yaşında yetişkin boyutuna ulaşana kadar büyür.

Çocuklarda, hava yollarının daha küçük nispi çapı ve daha fazla uyum nedeniyle dalış sırasında solunum çabası daha da fazladır. Bu da küçük hava yollarının çökmesine ve gaz değişiminin bozulmasına yatkın hale getirir. Ayrıca, çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları sık görülür ve bu da hava yolu tıkanıklığı riskini artırır.

  • Kistik adenomatoid malformasyonlar
  • Pulmoner büller

Pnömotoraks riskinin yüksek olması nedeniyle dalışa onay verilmez.

  • Yakın zamanda geçirilmiş plevra hastalıklarında uzman hekim onayı alınmadan dalış onayı verilmemelidir.
  • Kistik fibrozis, bronşiolitis obliterans ve malaziler tanısı olanlara dalışa onay verilmez.
  • Spontan pnömotoraks geçirmiş olanlarda dalışa onay verilmez.
  • Plevral drenaj öyküsü varsa, en az altı hafta dalışa izin verilmez.

Hafif – İyi Kontrol Edilen Astım ve Çocuklarda Dalış

Yetişkinlerde sağlık takibi yapılarak ve önlemler alınarak güvenli bir şekilde dalış yapabilirler.

Lakin, çocuklarda soğuk kuru hava akciğerlerdeki hava yollarının çevresindeki düz kasların kasılması sonucu daralmasına (bronkokonstriktif) yol açan uyaranlara karşı daha duyarlı oldukları için astım mevcudiyeti durumunda ve bronşiyal hiperreaktivite belirtileri (ilaçlı veya ilaçsız) olması durumunda tüplü dalışına izin verilmez.

British Thoracic Society‘ye göre  dalış, semptomları olmadığı, normal bazal spirometri değerlerine (FEV1) sahip olduğu sürece 12 yaş üstü astımlı yetişkinlerde ve çocuklarda izin verilmektedir.

Kardiyovasküler Muayenesinde Farklı Bulgular

  • Atriyal septal defekt (ASD)
  • Ventriküler septal defekt (VSD)
  • Pulmoner stenoz (PS)
  • Aort koarktasyonu (CoA)
  • Fallot tetralojisi (ToF)
  • Büyük arterlerin transpozisyonu (TGA)

Bu hastalıklara benzeri doğuştan kalp hastalığı olan çocuklar erken yaşlarda opere edilirler. Komplikasyon olmayan durumlarda iyileşme dönemleri sonrasında tüplü dalış konusunda uzman bir kardiyolog tarafından değerlendirildikten sonra onay vermesi şartı ile dalış yapabilirler.

Pulmoner hipertansiyonu ve/veya rezidüel atriyal veya ventriküler septum defektleri (sağdan sola şantları) olan doğuştan kalp rahatsızlığı olan çocukların tüplü dalışına izin verilmez.

Kas İskelet (lokomotor) Sistemi Muayenesinde Farklı Bulgular

Tüplü dalışa girişen çocukların kullandığı dalış ekipmanlarının maksimum ağırlığına ilişkin uluslararası bir kılavuz bulunmamaktadır.

Amerikan Mesleki Terapi Derneği (AOTA), sırt çantalarının öğrencinin vücut ağırlığının %10’undan daha ağır olmamasını önermektedir. 

Tam dalış ekipmanının ağırlığı, ıslak elbisenin kalınlığına, tüp ve denge yeleği (BC) boyutuna ve ağırlık kemeri gereksinimlerine göre değişmektedir. Ortalama olarak bir çocuk yaklaşık 15 kg taşıyacaktır. 

Bu bilgiler eşliğinde çocuk yaş grubunda dalış elbisesi ve ekleri harici malzemelerin suya giriş sonrası kuşanılması kas iskelet sistemlerine binecek yükü eksiltecek ve riski azaltacaktır.

Termoregülasyon (Isı) Regülasyonu Sistemleri – Hipotermi Riski – Metabolizma

Çocuklar genellikle vücut ağırlığına göre daha yüksek bir yüzey alanına, daha düşük vücut kitle indeksine ve kiloya ve nispeten daha az deri altı yağ dokusuna sahiptir. Bu, daha fazla ısı rezervine sahip olan yetişkinlerden daha hızlı bir ısı kaybına neden olur.

Hipotermi riski genellikle 25°C’den daha soğuk suda başlar.

Çocuklarda (yetişkinlerde olduğu gibi) hipotermi yalnızca bronkomotor tonusu değil aynı zamanda kas iskelet sistemi (lokomotor) ve bilişsel yetenekleri de etkiler. 

Çocuk yaş grubunda hipotermi riskini azaltmak için soğuk suda dalışlardan kaçınılmalı yada dalış kıyafetlerinin kalınlığı ve tipi dalış yapılacak suyun ısısına göre doğru tercih edilmelidir.

Diyabet ve Çocuklarda Dalış

Yetişkin diyabet hastaları gerekli önlemler ve kısıtlamalarla dalış yapabilirler. Lakin Uluslararası tıbbi yaklaşımlar, 18 yaşından küçük diyabet hastalarının dalış yapmasına izin verilmemesi yönündedir.

Yetişkinler için geliştirilmiş olan öz beyan formu genel olarak dalış organizasyonları tarafından yeterli ve geçerli kabul etmektedir.

Epilepsi Hastalığı ve Çocuklarda Dalış

Bir kısım Çocuk Nöroloji Uzmanının görüşüne göre; dalış, çocuğun dört yıldan uzun süredir stabil ilaç tedavisiyle nöbet geçirmemiş olması, sakinleştirici ilaç kullanılmaması ve risklerin yeterince anlaşılması durumunda yapılmalıdır. 

Psikolojik Durum Değerlendirme ve Çocuk Dalışı

Bir çocuğun dalış yeteneğini değerlendirmek için özel bir psikoteknik test yoktur. Çocuklarda psikolojik değerlendirme her zaman kapsamlı ve bireyselleştirilmiş olmalı ve aşağıdaki faktörler dikkate alınmalıdır:

  • Dikkat yeteneğindeki tipik azalma, hiperaktivite ve dürtüsellik bu bozukluğu dalışla bağdaşmaz hale getirir.
  • Çocuklar yetişkinlere göre daha kolay dikkati dağılır ve dikkatlerini çeken bir şey olduğunda derinliklerini değiştirme olasılıkları daha yüksektir.
  • Macera duygusu yüksektir. Hastalık ve riskler konusunda farkındalıkları düşüktür veya yoktur. Davranışlarını tahmin etmek daha zordur.
  • Çocuklar somut düşünmeyi kullanırlar ve öğrendiklerinden farklı durumlarda yeterli tepki verme yetenekleri daha azdır.
  • Her eğitim aşamasında psikolojik bir değerlendirme yapılmalıdır. 
  • Çocuğun dalmak istediğinin ve bunu ebeveyn veya akran baskısı nedeniyle yapmadığının belirlenmesi önemlidir.

18 yaş altı çocuklar için;

Tüplü dalış için gerekli ve yeterli düzeyde yönetici işlevine sahip oldukları, kontrol yeterliliklerinin yeterli olduğu, sürekli dikkat ve bilişsel esnekliğe sahip oldukları, kanaatına varılmadan dalışına onay verilmemelidir.

Çocuğun Dalışa Kabul Edilmesi

1. Çocuk dalışa gitmek istiyor mu? (yoksa ebeveynleri veya akranları mı istiyor)
2. Çocuk tıbbi gereklilikleri karşılıyor mu?
3. Çocuk yüzme biliyor mu? (en az 25m ekipmansız)
4. Çocuk dinleme ve anlama becerisine sahip mi?
5. Çocuk kurallara uyma becerisine sahip mi?
6. Çocuk korkuyu tanımlayıp yorumlama becerisine sahip mi?
7. Çocuk varsayımsal durumları yorumlama becerisine sahip mi?
8. Çocuk stresli, korkmuş veya sinirli olduğunda yeterli tepki verme yeteneğine sahip mi?
9. Çocuk sorunlarını iletebilme, yardım isteme ve yardım teklif etme becerisine sahip mi?
10. Çocuk sorumluluk sahibi midir?

Sorularının cevaplarının olumlu olması gerekir.

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Bilimsel Yazı Sevenler Devam Edebilirler

⭐️⭐️ Çocukların tüplü dalışa uygunluğunun değerlendirilmesi https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12057003/https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12057003/

⭐️⭐️ Çocuklarda tüplü dalış: Fizyoloji, riskler ve öneriler https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26022420/

⭐️⭐️ Güney Pasifik Sualtı Tıbbı Derneği’nin (SPUMS) çocuk ve ergen dalışına ilişkin pozisyon beyanı https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39675742/https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39675742/

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️

Dr Mustafa KEBAT

Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü

Sınırlı Sorumluluk Beyanı:
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır
.

Daha Fazla