<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hipoglisemi &#8211; Tetkik iş Güvenliği ve Sağlığı</title>
	<atom:link href="https://tetkik.com.tr/tag/hipoglisemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tetkik.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 Oct 2024 17:35:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>REAKTİF HİPOGLİSEMİ</title>
		<link>https://tetkik.com.tr/2024/10/17/reaktif-hipoglisemi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=reaktif-hipoglisemi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tetkik Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Oct 2024 05:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[Hipoglisemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kebat]]></category>
		<category><![CDATA[Krom]]></category>
		<category><![CDATA[Lipoik asit]]></category>
		<category><![CDATA[reaktif]]></category>
		<category><![CDATA[Resveratrol]]></category>
		<category><![CDATA[Tetkik OSGB]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tetkik.com.tr/?p=11158</guid>

					<description><![CDATA[Zaman zaman, yemek yedikten sonra yaklaşık 1-3 saat içerisinde aşağıdaki şikayetleri yaşıyor musunuz? Bu durum topumda yaygın olmasına rağmen genellikle çok veya ağır yemek yemeğe yada yemeğin içindekilere bağlanır. Aslında kanda glikoz (şeker) seviyesinin düşmesinden kaynaklanan bir durumdur. Ve bu durumun ana sebebi de son yıllarda çok popüler olan bazı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-4fc3f8e1 wp-block-group-is-layout-flex">
<p class="wp-block-paragraph">Zaman zaman, yemek yedikten sonra yaklaşık 1-3 saat içerisinde aşağıdaki şikayetleri yaşıyor musunuz?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Terleme</li>



<li>Bulanık görme</li>



<li>Tükenmişlik hissi</li>



<li>Konsantre olamama</li>



<li>Baş ağrısı, baş dönmesi</li>



<li>Ağır uyku hali, el-kol titremesi</li>



<li>El ve ayaklarda cansızlık denilen güçsüzlük</li>
</ul>
</div>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Bu durum topumda yaygın olmasına rağmen genellikle çok veya ağır yemek yemeğe yada yemeğin içindekilere bağlanır. Aslında kanda glikoz (şeker) seviyesinin düşmesinden kaynaklanan bir durumdur. Ve bu durumun ana sebebi de son yıllarda çok popüler olan bazı yanlış yeme davranışlarıdır.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Aklınıza şu soru gelebilir daha yeni yemek yemişim kan şekerim yükselmesi gerekirken yemekten 1 (Bir) saat sonra niye düşsün?</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Bu sorunuzu vücutta neler olduğunu inceleyerek cevaplayalım.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Yemeğimizi yedik, midemizde ve barsaklarımızda karbonhidratlar amilaz enzimi ile disakkarite kadar  parçalanır.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Disakkarit,</mark></strong> <mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-purple-color">iki monosakkaritin glikozit bağı ile birleşmesi ile oluşan şekerdir. Monosakkaritler gibi suda çözünürler ve basit şekerlerdir. Maltoz (malt şekeri), sakkaroz (çay şekeri) ve laktoz (süt şekeri) disakkaritlere örnek verilebilir.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Sakkarit </mark></strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-purple-color">kelimesi, &#8220;şeker&#8221; anlamına gelen Eski Yunanca&#8217;da&nbsp;<em><strong>σάκχαρον</strong></em>&nbsp;(<strong>sákkharon</strong>) kelimesinden gelmektedir.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph">En son bağırsağımızda geldiğinde &#8220;<strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-purple-color">Maltoz</mark>, <mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-purple-color">sakkaroz</mark>, <mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-purple-color">laktoz</mark></strong>&#8221; disakkaritleri de ikiye parçalanır ve glikoz olarak emilir ve kana karışır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Lakin glikozun kanda olması yetmez. Glikozu hücre içine almamız lazım ki, mitokondride enerjiye dönüşsün ve vücudumuz ihtiyacı olan enerjiye ulaşsın.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Glikozun vücuda girmesi ile birlikte pankreasımız insülin salgılar. İnsülin kas hücresinin kapısını (Glut-4) açar, glikoz içeriye girer ve enerjiye dönüşüm döngüsü başlar.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph">NAD, glikoz ile parçalanan hidrojeni (H) alır, mitokondriye taşır ve burada enerjiyi elde eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Normal işleyen sistemin kısa ve basit özeti bu&#8230; </mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Lakin kişide ne Tip-2, ne Tip-1 diyabet olmamasına rağmen yemekten bir süre sonra glikoz aniden düşüyordu.. </mark>Çünkü..</p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Alınan gıdalar çok hızlı sindirildi ve aşırı insülin salgılandı&#8230; </mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Konunun özü bu ve de çok da önemli</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph">Besinler hızlıca sindirildiğinde kana da çok hızlı glikoz geliyor. Pankreas bu durumda ani uyarılarak gereğinden fazla insülin salgılıyor. Bunun sonucu olarak da glikoz çok hızlı hücre içine alınıyor.  Tabi ki kandaki şekerde önce 70 mg/dl ardından da kritik sınır olan 55 mg/dl nin altına düşüyor.</p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-4fc3f8e1 wp-block-group-is-layout-flex">
<p class="wp-block-paragraph">Kan şekeri 55 mg/dl nin altına düştüğünde;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Terleme</li>



<li>Bulanık görme</li>



<li>Tükenmişlik hissi</li>



<li>Konsantre olamama</li>



<li>Baş ağrısı, baş dönmesi</li>



<li>Ağır uyku hali, el-kol titremesi</li>



<li>El ve ayaklarda cansızlık denilen güçsüzlük <mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">gibi bulguların hepsi veya bir kısmı görüldüğü gibi aynı zamanda açlık da hissedilir.</mark></li>
</ul>
</div>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Acıkınca bir daha yediğimizde yine hızlı sindirilir ve bbu döngü devam eder. Tabi ki kana gelen glikozun enerjiye çevrilemeyen kısmı yağa dönüşür ve kilo alırız.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Burada merak edilecek önemli bir husus da hangi gıdaların hızlı sindirileceğidir</mark><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2753.png" alt="❓" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2753.png" alt="❓" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2753.png" alt="❓" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Tabi ki tahmin ettiğiniz gibi <strong>Karbonhidratlar</strong></mark></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıda &#8221;<mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color"><em>popüler olan bazı yanlış yeme davranışları</em></mark>&#8221; yazmıştım. Şimmdii oraya geliyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kan şekeri sık düşenlere veya başka bir deyişle bu şikayetleri olanlara ne tavsiye ediliyor<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2753.png" alt="❓" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Popüler diyetlerde de sık duyduğunuz <strong>&#8221;AZ AZ YE SIK SIK YE&#8221;</strong> cümlelerini hatırlayın.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Mantıkları ne; &#8221;<em>sık yersen her şekerin düştüğünde yemiş olursun ve semptomlar görülmez</em></mark>&#8221; İnsanlara nasıl zararlı olurum diye kafa yorsanız en iyi sonuç olarak bu cümleye ulaşırsınız. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Kulağınıza hoş gelse de sağlığınız için hiç de hoş değil</mark>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Bu <strong>&#8221;AZ AZ YE SIK SIK YE&#8221;</strong> tavsiyesi kişinin kısa vadede sorununu çözse de tedavi olmadığı gibi her yemek yediğimizde insülin salınımına sebep olduğu için hücrelerin zaman içerisinde insüline duyarsız hale gelmesine ve insülini tanımaz olmasına yol açıyor.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">İşte bu duruma İNSULİN DİRENCİ denir. Kendi kendinize neler yaptığınıza bakın.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">İnsülin Direnci ile başlayan süreç kişiyi TİP-2 DİYABET&#8217;e götürür. Nereden nereye getirdiniz kendinizi.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color"><strong>&#8221;AZ AZ YE SIK SIK YE&#8221;</strong> ile başladığının yanlış beslenme ile insülin direnci gelişti artık glikozu hücreye sokamaz olduğumuz için de şeker hastası oluyoruz.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Yani anlayacağınız Reaktif hipoglisemi var diye <strong>&#8221;AZ AZ YE SIK SIK YE&#8221;</strong> gibi vücudumuza zararlı beslenme şekli uygulanmaz.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Bu güne kadar bilmiyordunuz. Lakin artık biliyorsunuz. </mark></p>



<p class="wp-block-paragraph">Çözüm olarak ne yapmalısınız?  Şimdi de çözümü okuyun..</p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Yukarıdaki sakıncalı beslenmenin mekanizmasında hızlı sindirilme vardı. Yerine yavaş sindirilen bir besin tüketseydik, hızlı parçalanamayacak kana glikoz hızlı girmeyecek, insülin ani ve çok salınmadığı için de glikoz hücreye hızlı giremeyecek ve kanda glikoz (şeker) düşüklüğü olmayacaktı.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Buradan yola çıktığımızda hızlı sindirilen karbonhidratları azaltıp yavaş sindirilen protein ve sağlıklı yağ tüketimini arttırmak gerekiyor.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Yağ olarak kuyruk yağı, hayvani iç yağ, tereyağı ve zeytinyağı düşünmelisiniz.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Sabahları <strong>2 yemek kaşığı Zeytin yağı</strong> + <strong>1/2 tatlı kaşığı Tereyağı</strong> karışımını tüketen kisilerde Reaktif hipoglisemi semptomlarının oldukça azaldığı görülmektedir.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Protein olarak ilk akla gelmesi gereken yumurtadır. Yumurtayı beslenmemizde eksik etmememiz gerekiyor, en sağlıklı ve geç sindirilip hızlı insülin salgılatmayan besinlerin başında gelir.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Diğer <strong>proteinler</strong>; ET,BALIK,TAVUK vb gibi..</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Kuru fasulye ,mercimek, nohut, buğday, çavdar vs gibi bakliyat ve hububatlar protein yanında karbonhihidrat içerir ve hızlı sindirilir. Bu sebeple yumurta, et, tavuk, balık önemli.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color"><strong>Meyveler</strong>in %90&#8217;dan fazlası karbonhidrat. Bu sebeple çok tüketmemek gerekiyor.</mark></p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-4fc3f8e1 wp-block-group-is-layout-flex">
<p class="wp-block-paragraph">Sebzeler; özellikle yeşil yapraklı ve renkli sebzeler.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Marul</li>



<li>Bamya</li>



<li>Brokoli</li>



<li>Lahana</li>



<li>Ispanak</li>



<li>Semiz otu</li>



<li>Maydonoz</li>



<li>Karnabahar</li>



<li>Taze fasulye vb gibi sebzeleri proteinlerle birlikte almak gerekir. </li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
</div>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Süt ve Süt ürünleri</strong> şeker içerir ve %3 yağı hariç diğerleri ile aynı etkiyi gösterir. Özellikle sek süt %4.8 şeker içerdiği için uzak durmak gerekir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>Takviye alımını da düşünürsek;</strong></mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Mitokondri sahibi olmayan hücrelerin glikozu kullanmasnda ve oksidasyonu engellemede </mark><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">ALFA LİPOİK ASİT </mark></strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">önemlidir.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Hücre zarlarının oksidasyonu ve elastikiyeti, insülin direnci ve Omega-3/6 dengesi için </mark><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">OMEGA-3</mark></strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color"> önemlidir.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Tüm hücrelerin oksidasyonunu, pankreastaki Beta hücreleri ve Langerhans adacıklarının oksidasyonunu önlemede </mark><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">GLUTATYON </mark></strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">ve </mark><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><strong>RESVERATROL</strong></mark><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color"> oldukça onemlidir.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">İnsülin reseptörlerinin duyarlılığı için </mark><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">VİTAMİN E </mark></strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">ve </mark><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">KROM</mark></strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color"> önemlidir. (glut-4)</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Besinlerin enerji olarak kullanılması için şart olan, gençliğin sırrı olarak bilinen SIRT6 genlerini aktive eden, glutatyon ile beraber önemli takviyelerden birisi </mark><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">NAD+ </mark></strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">dir.</mark>NAD yaş ile beraber azalır. </p>



<div class="wp-block-group is-vertical is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-4fc3f8e1 wp-block-group-is-layout-flex">
<p class="wp-block-paragraph"><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Dr Mustafa KEBAT</mark></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color">Tetkik OSGB İş Sağlığı ve Eğitim Koordinatörü</mark></strong></p>
</div>



<p class="wp-block-paragraph"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><strong>Sınırlı Sorumluluk Beyanı:</strong><br>Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
